Spor psikolojisi

65 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessTR

Genç sporcularda takım sargınlığı ve kolektif yeterlik inançlarının incelenmesi

Bu araştırmanın amacı, genç sporcularda takım sargınlığı ve kolektif yeterlik inançlarının incelenmesidir. Araştırmaya takım sporları (basketbol, voleybol ve futbol) altyapı liglerinde mücadele eden 180 erkek (yaş: 15.41±1.15) ve 70 kadın (yaş: 14.70±1.09) sporcu olmak üzere toplam 250 sporcu (yaş: 15.10±1.16) katılmıştır. Sporcuların kolektif yeterlik inançlarını değerlendirmek üzere Kolektif Yeterlik Ölçeği kullanılırken, takım sargınlığı algıları için ise Genç Spor Çevre Envanteri kullanılmıştır. Envanter, iki boyutta yer alan 16 madde ve geçersiz yanıtları tespit etmek amacıyla yer verilmiş 2 olumsuz madde olmak üzere toplam 18 maddeden oluşmaktadır. Genç Spor Çevre Envanteri araştırmacı tarafından Türkçe'ye uyarlanarak geçerlik ve güvenirlik çalışmaları yapılmıştır. Genç Spor Çevre Envanterinin iç tutarlığına ilişkin Cronbach Alpha güvenirlik katsayıları, envanterin tümü için .89 olarak, görev ve sosyal sargınlık boyutları için .87 olarak; Kolektif Yeterlik Ölçeğinin iç tutarlığına ilişkin Cronbach Alpha güvenirlik katsayısı ise .72 olarak hesaplanmıştır. Araştırma verilerinin analizinde tanımlayıcı istatistikler, doğrulayıcı faktör analizi, madde toplam korelâsyonu analizi, T-testi, tek faktörlü MANOVA, tek yönlü ANOVA ve korelâsyon analizlerinden yararlanılmıştır. Sonuçlar değerlendirildiğinde, takım sargınlığının görev ve sosyal boyutlarında cinsiyete göre anlamlı bir farklılık olduğu (p<.05), ancak kolektif yeterlik inançlarının farklılaşmadığı gözlemlenmiş (p>.05), sporcuların takımda bulunma sürelerine göre takım sargınlığı ve kolektif yeterlik inançlarının farklılaşmadığı görülmüştür (p>.05). Son olarak, araştırmaya katılan sporcuların takım sargınlığı ve kolektif yeterlik inançları arasında negatif bir ilişkinin varlığı tespit edilmiştir. Buna göre, genç sporcularda yüksek düzeyde takım sargınlığı algısı, sporcuların kolektif yeterlik inançlarının zayıflamasına neden olabilmektedir. Bu bağlamda takım sargınlığı ve kolektif yeterlik arasındaki negatif ilişkiyi etkilediği düşünülen faktörler tartışılmıştır.

FutbolcularKolektif bilinçSpor+4
Umut Sezer
Anadolu University · Institute of Health Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Devlet ve özel üniversite perspektifinden spor eğitimi alan öğrencilerin cinsiyet rolü ve liderlik özellikleri

Spor eğitimi alan üniversite öğrencilerinin devlet ve özel üniversite perspektifinden cinsiyet rollerini ve liderlik özelliklerini belirleyerek, aralarındaki ilişkinin yönünü ve düzeyini tespit etmek amacı ile gerçekleştirilen bu araştırmanın evrenini üniversite öğrenimlerine devam eden spor yöneticiliği, rekreasyon, antrenörlük eğitimi, beden eğitimi ve spor bölümü öğrencileri oluşturmaktadır. Buna göre çalışmaya; Esenyurt Üniversitesi (n=102), Nişantaşı Üniversitesi (n=102), Marmara Üniversitesi (n=149) Gelişim Üniversitesi (n=92), Bilgi Üniversitesi (n=98) ve Hitit Üniversitesi (n=1113), olmak üzere toplam 687 öğrenci katılmıştır. Nicel araştırma desenlerinden ilişkisel tarama modelinin kullanıldığı bu araştırmada veriler, toplamda 3 bölümden oluşan araştırma formu ile toplanmıştır. Araştırma formunun birinci bölümünde katılımcıların demografik bilgilerine ilişkin sorular, ikinci bölümünde Türkçe uyarlaması Dökmen (2009) tarafından gerçekleştirilen 'BEM cinsiyet rolü envanteri" yer alırken, üçüncü bölümde ise Türkçe 'ye uyarlaması Tabak, Sığrı ve Türköz (2013) tarafından gerçekleştirilen 'Öz-liderlik ölçeği' yer almaktadır. Araştırmadan elde edilen sonuçlara göre spor eğitimi alan üniversite öğrencilerinin öğrenim gördükleri üniversite türü, değişkenlerinin ÖLÖ tüm alt faktörlerinde anlamlı farklılığa neden olmaktadır. Öğrencilerin cinsiyetleri, öğrenim gördükleri bölümler, ÖLÖ kendini ödüllendirme ve kendini cezalandırma alt faktörlerinde anlamlı farklılığa neden olduğu tespit edilmiştir. Öğrencilerin cinsiyet, BEM tüm alt boyutlarında anlamlı farklılığa, öğrenim gördükleri bölümler BEM kadınsılık ve erkeksilik alt boyutlarında, anlamlı farklılığa neden olduğu tespit edilmiştir.

Cinsiyet rolleriLiderlikSpor+7
Ayşegül Söylemez
Hitit University · Institute of Health Sciences
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Zihinsel ve life kinetik antrenmanların voleybolcularda dikkat ve konsantrasyon üzerine etkisi

Bu araştırmanın amacı, zihinsel ve life kinetik antrenmanların voleybolcuların dikkat ve konsantrasyon düzeyleri üzerine etkilerini ortaya koymaktır. Araştırmada, nicel araştırma modellerinden deneysel araştırma modeli tercih edilmiştir. Araştırmaya katılan 66 voleybolcu zihinsel antrenman grubu (grup 1) (n=22), life kinetik antrenman grubu (grup 2) (n=22) ve kontrol grubu (grup 3) (n=22) olmak üzere 3 gruba ayrılmıştır. Voleybol Antrenmanlarına ek olarak 1. Grup 8 haftalık zihinsel antrenman programına, 2. Grup life kinetik antrenman programına dahil edilmiş ve 3. Grup ise voleybol antrenman programlarına devam etmişlerdir. Uygulama öncesi ve sonrası 1. Grup, 2. Grup ve kontrol gruplarına (d2) dikkat testi uygulanmış ve psikometrik ölçümler için NeuroSky Beyin Dalgaları Mobil 2 EEG cihazından elde edilen veriler kaydedilmiştir. Çalışmaların etkisinin değerlendirilebilmesi için detraning dönemde 12 ve 16. haftalarda ölçümler tekrarlanmıştır. Elde edilen veriler SPSS 22.00 paket programı ile analiz edilmiştir. Voleybolcuların 8 haftalık zihinsel ve life kinetik antrenman sürecinden sonra dikkat ve konsantrasyon düzeylerinde ön test ölçümlerine göre son test, 12. ve 16. hafta sonuçları arasındaki fark istatistiksel olarak anlamlı bulunurken (p<0.001), kontrol grubunun sadece ön test sonuçlarına göre 16. hafta ölçümleri d2 testi konsantrasyon puanları arasındaki fark anlamlı bulunmuştur. Sonuç olarak 8 hafta süreyle düzenli ve planlı olarak uygulanan zihinsel ve life kinetik antrenmanların voleybolcularda dikkat ve konsantrasyon düzeyleri üzerinde olumlu etkileri olduğu ve life kinetik antrenmanların zihinsel antrenman uygulamalarına göre dikkat ve konsantrasyon düzeyleri üzerinde daha etkili olduğu ortaya çıkmıştır. Kontrol grubunun 16. hafta ölçümlerine göre voleybol antrenmanlarının sporcuların konsantrasyon düzeylerine olumlu etkileri olduğu elde edilen sonuçlar arasındadır. Zihinsel antrenman ve life kinetik grubunun detraining dönemde yapılan ölçümlerde elde edilen dikkat ve konsantrasyon puanlarında ki düşüş nedeniyle bu tür çalışmaların daha etkili ve kalıcı olabilmesi için belirli bir plan dahilinde devamlı bir şekilde yapılması önerilmektedir.

AntrenmanDikkatKonsantrasyon+6
Turgut Yıldırım
Hitit University · Institute of Health Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Üst düzeydeki judocularda müsabaka öncesi durumluk kaygı düzeylerinin değerelendirilmesi

Bu çalışmanın amacı, 2009 yılı Büyükler Türkiye Şampiyonasına katılan ve üst düzeye yükselmiş judocuların durumluk kaygı düzeylerinin belirlenmesi ve bu düzeylerin performanslarına etkisi değerlendirilmiştir.Araştırma grubumuz erkek ve bayan olmak üzere 263 sporcudan oluşmaktadır.Sporcuların durumluk kaygı düzeylerini belirlemek için durumluk kaygı envanteri kullanılmış bazı kişisel bilgilerin tespiti içinde anket uygulanmıştır. Değerlendirmeler için ki-kare, frekans, T testi ve one way testleri uygulandı. Sporcuların cinsiyet, yaş, medeni durumu, eğitim durumu, judo branşı ile kaç yıldır uğraştıkları ve haftalık antrenman saatleri ile ilgili karşılaştırmalar yapılmış ve değerlendirmeler uygulanmıştır. Ayrıca verilerin normal dağılımdan geldiği ve homojen olduğu ve analiz sonucunda değişkenler arasında farklar olduğu ortaya çıkmıştır.Deneklerin büyük kısmı 21-23 yaş arasında (%30,4)'lük oranla katılım sağlanmıştır. Katılımcıların büyük kısmı (%64'6)lık oranla erkek deneklerden oluşmaktadır. Deneklerin çoğunluğunun lise mezunu oldukları tespit edildi. Eğitim düzeylerinin yaşlarının ve cinsiyetin müsabaka öncesi durumluk kaygı düzeylerine etkisi olduğu görülmüştür.Judonun gelişmesi için judo eğitimine önem verilmesi ve judo çalışmalarının bilimsel temellere dayandırılarak yapılması gerekir. Bunun yanında yapılacak olan çalışmaların akademisyen antrenörler tarafından bilimsel yollarla ve sporcuların fiziksel ve psikolojik durumlarını göz önüne alarak yapılması gerektiği vurgulanmaktadır.

AnksiyeteJudoSpor+3
Gökmen Çelik
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Health Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Taekwondo sporcularında imgeleme türlerinin karşılaştırılması

Bu araştırmanın temel amacı, imgeleme türleri arasındaki yapısal ilişkiyi test etmek, imgelemenin belirtilen dört boyutu ne derece temsil ettiğini ortaya koymak ve son olarak sporcuların sosyo-demografik özellikleri ile imgeleme türleri/düzeyleri arasında istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık olup olmadığını tespit etmektir. Araştırma amacının gerçekleştirilmesi ve sorunsalın çözümü için en uygun yöntemin nicel araştırma yöntemi olduğu düşünülmüştür ve araştırmada nicel araştırma yöntemi kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma evrenini, Türkiye'de 12 yaş ve üzeri lisanslı aktif olarak spor hayatına devam eden taekwondo sporcuları oluşturmuştur. Türkiye'de 12 yaş ve üzeri lisanslı aktif olarak spor hayatına devam eden 449 taekwondo sporcusu araştırmanın örneklemini oluşturmuştur. Verilerin bir kısmı yüz yüze anket tekniği ile büyük çoğunluğu ise internet üzerinden anket tekniği kullanılarak, kolayda örnekleme yöntemi ile elde edilmiştir. Araştırma kapsamında veri setinin analizi için IBM SPSS Statistic Base 23V ve AMOS paket programları kullanılmıştır. Bu araştırma kapsamında yapılan farklılık analizi sonuçlarına göre; katılımcıların bilişsel imgeleme, motivasyonel özel imgeleme ve motivasyonel genel ustalık faktörleri antrenörün millilik durumuna göre farklılık göstermektedir. Doğrulayıcı faktör analizi sonuçlarına göre; model için elde edilen uyum değerleri model uyumunun (model fit) sağlandığını tespit edilmiştir. İyileştirilmiş ölçüm modeline ilişkin doğrulayıcı faktör analizi sonuçlarına göre örtük değişkenler ve gözlenen değişkenlerin "p" değerleri 0,001'den küçük olarak tespit edilmiştir.

SporSpor psikolojisiSporcular+3
Seyyid Burhaneddin Fırat
Yozgat Bozok University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Sporcularda belirsizliğe tahammmülsüzlüğün yordanmasında mükemmeliyetçilik ve zihinsel dayanıklılığın rolü

Bu araştırmanın amacı; sporcularda belirsizliğe tahammülsüzlüğün yordanmasında mükemmeliyetçilik ve zihinsel dayanıklılığın rolünü cinsiyet, yaş, eğitim düzeyi, yaşanılan çevre, spor tecrübe yılı ve spor branş türü gibi çeşitli değişkenler ile karşılaştırmaktır. Araştırmanın evrenini Türkiye'de yaşayan sporcular oluştururken, örneklem grubunu 204 kadın ve 182 erkek olmak üzere toplamda 386 gönüllü sporcu oluşturmuştur. Araştırmada veri toplama aracı olarak araştırmacı tarafından oluşturulan''Kişisel Bilgiler Formu'' Freeston Rhéaume, Letarte Dugas and Ladouceur (1994) tarafından geliştirilen, Türkçeye uyarlama çalışması Sarı ve Dağ (2009) tarafından yapılan Belirsizliğe Tahammülsüzlük Ölçeği, Spor ortamındaki zihinsel dayanıklılık seviyesini belirlemek amacıyla Sheard, Golby ve Wersch (2009) tarafından geliştirilen, Türkçe'ye uyarlaması Altıntaş ve Koruç (2016) tarafından yapılan Sporda Zihinsel Dayanıklılık Ölçeği, Dunn, Causgrove-Dunn ve Syrotuik (2002) tarafından geliştirilen, Türk sporcular için geçerlik ve güvenirlik çalışması Çepikkurt (2011) tarafından yapılan Spora Özgü Çok Boyutlu Mükemmeliyetçilik Ölçeği kullanılmıştır. Elde edilen verilen SPSS 25,0 programına yüklenmiştir. Yapılan analizler sonucunda; verilerin normal dağılım sergilediği belirlenmiş ve istatistiki analizlerde parametrik testler kullanılmıştır. ANOVA ve t-testi yapılarak incelenen cinsiyet, yaş, eğitim durumu, yaşanılan çevre, spor tecrübe yılı ve spor branş türü değişkenlerinde tespit edilen farklar için Posthoc LSD analizleri yapılmıştır. Yapılan analizler sonucunda; eğitim düzeyi arttıkça zihinsel dayanıklılığın arttığı, kadın katılımcıların zihinsel dayanıklılık düzeylerinin erkek katılımcılara göre daha düşük olduğu ve spor tecrübesinin artmasıyla katılımcıların zihinsel dayanıklılık düzeylerinin arttığı tespit edilmiştir.

Belirsizliğe tahammülsüzlükMükemmeliyetçilikSpor+7
Orhan Bal
Yozgat Bozok University · Institute of Graduate Studies
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Antrenörlerin Makyavelizm ve narsistlik durumlarının incelenmesi

Sporcuların başarıya ulaşmalarında kendi performanslarının yanında, antrenörlerin sayısız katkılarının bütünü sporcunun performansına yansır, antrenör bu başarı yolcuğunda programlarını uygularken göz ardı etmememiz gereken antrenörlerin psikolojik sağlamlık düzeyleri de önemlidir. Bu psikolojik durumlardan makyavelizm ve narsistlik durumları da içerisinde bulunmaktadır. Araştırmanın amacı antrenörlerin makyavelizm ve narsisizm durumlarını incelemektir, bu amaç doğrultusunda 101 kadın, 209 erkek olmak üzere toplam 320 antrenör katılım sağlamıştır. Araştırmada veri toplama aracı olarak makyavelizm ölçeği ve narsistlik kişilik envanteri ölçeği kullanılmıştır. Verilerin normal dağılım gösterip göstermediği çarpıklık ve basıklık testi ile verilerimiz normal sınanmıştır. İkili kategoriden oluşan değişkenler için t testi, üç veya daha fazla kategorik değişkenler için tek yönlü varyans analizi ANOVA kullanılmıştır. Ayrıca, yaş ile makyavelizm ve narsistik durumları arasındaki ilişkinin tespiti için ise pearson korelasyon testi uygulanmıştır. Araştırma sonucunda, antrenörlerin makyavelizm durumlarının yüksek olduğu alt boyutların demografik değişkenleri medeni durum, spor branşı, mesleki tecrübe, kardeş sayısı, ekonomik algı, alkol kullanım durumu, genel toplamda ise alkol kullanım durumu, yaşanılan yer değişkeni yüksek olduğu tespit edilmiştir. Yaş değişkeni düşük çıkmıştır. Eğitim durumunda anlamlı bir farklılık çıkmamıştır. Narsisizmde medeni durum, ekonomik algı, eğitim durumu, mesleki tecrübe, alkol kullanım yüksek yaş ise düşük çıkıştır. Cinsiyet değişkeninde ise anlamlı bir farklılık yoktur. Antrenörler üzerine yapılan bu çalışmada makyavelizm ve narsisizm durumlarında makyavelizm boyutları daha öne çıkmıştır. Anahtar Kelimeler: Beden eğitimi ve spor, Antrenör, Narsistlik, Makyavelizm, Spor psikolojisi

AntrenörBeden eğitimiMakyavelizm+3
Hatice Kübra Tekçe
Yozgat Bozok University · Institute of Graduate Studies
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Spor bilimleri fakültesi öğrencilerinde kişilik tipleri ve riskli davranışlar arasındaki ilişkinin incelenmesi

Bu araştırmanın amacı Spor Bilimleri Fakültesi öğrencilerindeki riskli davranışları (anti-sosyal davranışlar, alkol kullanımı, sigara kullanımı, intihar eğilimi, beslenme alışkanlıkları, okul terki ve madde kullanımı) Eysenck Kişilik Kuramı kapsamında incelemektir. Araştırmada ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmaya Yozgat Bozok Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesinde öğrenim gören 475 üniversite öğrencisi katılmıştır. Veriler Google Formlar üzerinden çevrimiçi olarak toplanmıştır. Veri toplama araçları olarak Kişisel Bilgi Formu, Eysenck Kişilik Anketi Gözden Geçirilmiş Kısaltılmış Formu ve Riskli Davranışlar Ölçeği Üniversite Formu kullanılmıştır. Veriler, IBM SPSS 22.0 paket programı ile analiz edilmiştir. Katılımcıların demografik bilgilerini belirlemek için yüzde, standart sapma ve frekans hesaplamaları yapılmıştır. Katılımcıların riskli davranış düzeylerini ölçmek ve baskın olan kişilik tipini tespit etmek için betimsel istatistikler yapılmıştır. Cinsiyet değişkeninin analizinde Bağımsız Örneklem T Testi kullanılırken, bölüm, algılanan gelir düzeyi, ikamet yeri, anne ve baba eğitim düzeyi ve kardeş sayısı değişkenlerinin analizinde Tek Yönlü ANOVA testi kullanılmıştır. Değişkenler arası korelasyonların analizinde ise Pearson korelasyon analizi kullanılmıştır. Araştırma sonucunda, katılımcıların dışadönüklük ve nörotisizm düzeylerinin orta, yalan ve psikotisizm düzeylerinin ise düşük olduğu tespit edilmiştir. Katılımcıların sergiledikleri riskli davranışlarının da düşük düzeyde olduğunu tespit edilmiştir. Katılımcıların kişisel özellikleri ile kişilik tipleri ve riskli davranışları arasına anlamlı farklılıklar tespit edilmiştir. Kişilik tipleri ile riskli davranışlar arasında da pozitif yönde korelasyonlar olduğu görülmüştür. Araştırma sonuçları ilgili literatür çerçevesine tartışılmış ve çeşitli önerilere ver verilmiştir.

Spor psikolojisiSporcu öğrencilerÜniversite öğrencileri
Fatma Şeyda Yazan
Yozgat Bozok University · Institute of Graduate Studies
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Ergen sporcularda kişilik özellikleri ile yeme bozuklukları arasındaki ilişkinin incelenmesi

Amaç: Bu çalışmanın amacı, ergen sporcularda yeme bozuklukları ile kişilik özellikleri arasında ilişki olup olmadığını tespit etmektir. Gereç ve Yöntem: Araştırmaya 17-19 yaş aralığında yer alan; 112 kadın, 177 erkek olmak üzere 289 sporcu katılmıştır. Araştırmada veriler, gönüllü katılım formu, demografik bilgi formu, YTT-26 ve SCL 90 R üzerinden toplanmıştır. İstatistiksel analizler SPSS paket programı kullanılarak yapılmıştır. Bulgular: Çalışmanın ana hipotezini test etmek etmek amacıyla YTT-26 ile SCL 90 R toplam puanı ve tüm alt testleri arasındaki ilişkiyi incelemek amacıyla korelasyon analizi yapılmıştır. Yapılan korelasyon analizi sonucuna göre, YTT-26 toplam puanları ile SCL 90 R toplam puanları ve tüm alt testleri arasında anlamlı, pozitif yönde bir ilişki bulunmuştur. Çalışmanın alt hipotezini test etmek amacıyla ise YTT-26'nın cinsiyete göre değerlendirilmesi için bağımsız gruplar t-testi yapılmıştır. Bağımsız örneklem t-testi sonucuna göre; kadınların (Ort.=12,17, SS=12.003) yeme tutum testi puanlarının, erkeklere (Ort.=8,34, SS=7,19) göre anlamlı olarak daha yüksek olduğu bulunmuştur, t(161,871)=3,049, p<.01. Sonuçlar: Araştırma sonucu yeme bozuklukları değerlendirilirken kişilik özelliklerinin ve belli demografik özelliklerin göz önüne alınması gerektiğini göstermiştir.

Beslenme bozukluklarıBeslenme incelemeleriBeslenme ve yeme bozuklukları+6
Nagehan Özkayalar Ortaç
Manisa Celal Bayar University · Institute of Health Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Farklı güdüsel iklimlerde performansın ön görücüsü olarak akış ve duygusal zekâ

Amaç: Bu çalışmada amaç, farklı güdüsel iklimlerde akış ve duygusal zekânın performansa olan etkisinin incelenmesidir. Gereç ve Yöntem: Araştırmanın çalışma gurubu 2015-2016 eğitim öğretim yılında Celal Bayar Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesinde öğrenim gören 112 öğrenciden oluşmaktadır. Bu araştırmada veri toplama aracı olarak sürüş simülasyonu, optimal performans duygu durumu ölçeği, Schutte duygusal zekâ ölçeği, sporda görev ve ego yönelimi ölçeği, 10 basamaklı durumluluk kaygı durumluluk güven görsel skala ölçeği, 10 basamaklı haz ve uyarılmışlık görsel skala ölçeği kullanılmıştır. Optimal performans duygu durumu ölçeğinin Türkçe uyarlamasını Aşçı ve ark.(2007) tarafından, Schutte duygual zekâ ölçeğinin Türkçe uyarlamasını Tatar ve ark.(2011), sporda görev ve ego yönelimi ölçeğinin Türkçe uyarlamasını ise Toros (2001) tarafından yapılmıştır. Çalışma verileri SPSS 21.00 versiyonu ile analiz edilmiştir. Elde edilen verilerin analizinde betimsel istatistikler, t testi veya nonparametrik eş değeri, regresyon ve korelasyon teknikleri kullanılmıştır. Bulgular: Görev grubundaki katılımcıların test toplam zaman ve akış boyutları arasındaki ilişki görev zorluğu deneyimi ile oluşan modelin tur zamanlarındaki değişimi anlamlı bir şekilde açıklayabildiğini göstermiştir. [F (1, 38)= 10,70 P= .002, R2adj = .20] Ego grubundaki katılımcıların test toplam zaman ve akış boyutları arasındaki ilişki kontrol duygusu ve amaca ulaşma deneyimi ile oluşan modelin tur zamanlarındaki değişimi anlamlı bir şekilde açıklayabildiğini göstermiştir. [F (2, 37)= 20,45 P= .000, R2adj = .50] Kontrol grubundaki katılımcıların test toplam zaman ve akış boyutları arasındaki ilişki belirli geri bildirim ve göreve odaklanma deneyiminden oluşan modelin tur zamanlarındaki değişimi anlamlı bir şekilde açıklayabildiğini göstermiştir. [F (2, 31)= 22,82 P= .000, R2adj = .57] Sonuç: Araştırma verilerinden elde edinilen sonuçlara göre, bir performans esnasında oluşturulan iklime bağlı olarak performansın ve akış alt boyutlarının farklılaştığı görülmüştür.

BenlikDuyguDuygu hayatı+7
Hatice Aslı Budak
Manisa Celal Bayar University · Institute of Health Sciences
2017
00
Medical SpecialtyOpen AccessTR

Spor taraftarı olan üniversite öğrencilerinde takımla özdeşleşme düzeyinin benlik saygısı, öfke düzeyi ve tarzı ile ilişkisi

Giriş ve Amaç: Bu çalışmanın amacı spor taraftarlarının takımla özdeşleşme düzeyleri ile benlik saygısı, öfke düzeyleri ve özelliklerini ölçmek ve bu değişkenler arasındaki ilişkiyi saptamaktır. Yöntem: Çalışmanın örneklemini Celal Bayar Üniversitesi Uncubozköy Kampüsünde bulunan, Tıp ve İktisadi ve İdari Bilimler Fakültelerinde örgün eğitim görmekte olan ve spor taraftarı olduğunu belirten öğrenciler oluşturmaktadır. Araçlar; Sosyodemografik veri formu, Spor Taraftarı Özdeşleşme Ölçeği, Rosenberg Benlik Saygısı Ölçeği, Sürekli Öfke ve Öfke Tarzı Ölçeği olarak belirlenmiştir. Bulgular: Benlik saygısı yüksek olan öğrencilerin takım özdeşleşmesi puanları, orta ve düşük olanlardan yüksek, benlik saygısı orta olan öğrencilerin takım özdeşleşmesi puanları da benlik saygısı düşük olan öğrencilerden düşüktür. Ancak bu ilişki istatistiksel açıdan anlamlı değildir.Öğrencilerin Sürekli Öfke ve Öfke Tarzı ölçeğinin alt ölçekleri ile, takımla özdeşleşme düzeyleri karşılaştırıldığında; özdeşleşme düzeyleri arttıkça, sürekli öfke düzeyleri de artmaktadır.(p=,001) STÖÖ puanları ile; Durumluk Öfke, Öfke Kontrol, İçte Tutulan Öfke alt ölçek puanları arasında istatistiksel açıdan anlamlı ilişki saptanmamıştır. Dışa Vurulan Öfke alt ölçek puanları arasında pozitif yönde bir ilişki saptanmıştır. Tartışma ve sonuç: Takım özdeşleşmesinin, benlik saygısı, sürekli öfke ve öfke tarzı ile olan ilişkisi incelenmiştir ve özdeşleşme düzeyleri ile benlik saygısı arasında ilişki saptanmamıştır. Sürekli öfke ve dışa vuran öfke düzeyi ile pozitif yönde ilişkili saptanmıştır.

Benlik saygısıFutbol takımlarıSpor+6
Deniz Alçı
Manisa Celal Bayar University
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de spor psikolojisi alanında sporcuları inceleyen lisansüstü tezlerin nitel ve nicel analizi

Sporcular, belirli antrenman süreçlerini uygulamakla beraber psikolojik birçok süreci de doğru yönetmek zorundadırlar. Artan rekabet ortamı bu yaklaşımı zorunlu kılmaktadır. Sporcuların zihinsel ve psikolojik süreçleri genellikle spor psikolojisi alanında ele alınmaktadır. Bu bağlamda bu tez çalışmasının amacı Türkiye'de spor psikolojisi alanında sporcuları inceleyen lisansüstü tezlerin nitel ve nicel özelliklerinin incelenmesidir. Bu tez çalışmasında, doküman tarama yöntemi kullanılmıştır. Nicel verilerin analizinde betimleyici istatistik yöntemleri, nitel verilerin analizinde ise içerik analizi yöntemi kullanılmıştır. Lisansüstü tezler yüksek lisans tezleri ve doktora tezleri üzerinden incelenmiştir. Araştırmada kriterleri sağlayan 159 lisansüstü tez analiz edilmiştir. Araştırmada elde edilen bulgulara göre lisansüstü tezlerin coğrafi bölge, şehir ve üniversite açısından Marmara, Ege ve İç Anadolu Bölgelerindeki yükseköğretim kurumlarında yoğunlaştığı görülmektedir. Konu ile ilgili lisansüstü tez üretiminin son yıllarda içerisinde artmasına rağmen, Covid-19 pandemisinin yaşandığı 2020 yılında ise tez üretim sayılarında önemli oranda düşüş olduğu görülmüştür. İncelenen lisansüstü tezlerde çoğunlukla nicel veya nitel araştırma yaklaşımlarının kullanıldığı görülmüştür. Buna karşılık karma araştırma deseni ile yapılan lisansüstü tezlerin oranının ise sadece %5,03 oranında olduğu görülmüştür. Araştırmada incelenen lisansüstü tezlerde en fazla araştırılan konular kaygı (%10,23), zihinsel dayanıklılık (%5,28) ve psikolojik ihtiyaçlar (%4,62) olarak bulunmuştur. Son yıllarda yazılan lisansüstü tezlerde geçmişe göre çok daha fazla sayıda psikolojik özelliğin incelendiği, daha gelişmiş istatistiksel uygulamaların yapıldığı ve çok farklı ölçeklerin kullanıldığı görülmüştür. Ayrıca son yıllarda etik kurul izni alma oranının bazı yıllarda %100'lere kadar ulaştığı görülmüştür. Sonuç olarak konu ile ilgili lisansüstü tez üretiminin Türkiye'deki tüm bölgelerde, şehirlerde ve üniversitelerde yaygınlaştırılması gerektiği düşünülebilir. Olumsuz psikolojik özellikleri inceleyen tezlere ek olarak daha fazla sayıda olumlu psikolojik özelliklere odaklanan araştırmalar yapılması önerilebilir. Ayrıca, son yıllarda hızla artan psikolojik ölçüm araçlarının daha etkili ve verimli kullanılabilmesi için sahada karşılığı bulunan gerçekçi problem durumlarının daha fazla araştırılması önerilebilir. Anahtar Kelimeler: Spor, Sporcu Psikolojisi, Lisansüstü Tez, Nitel ve Nicel Analiz, Karma Desen Araştırma

Lisansüstü tezlerNicel araştırmaNitel araştırma+5
Mahmut Çağatay Nazlıcan
Çukurova University · Institute of Health Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Spor alanında özel yetenek sınavına giren adayların sosyal destek algılarının stresle başa çıkma tarzlarına etkisinin incelenmesi

Bu çalışmanın amacı; spor alanında özel yetenek sınavına giren adayların sosyal destek algılarının stresle başa çıkma tarzlarına etkisinin incelenmesidir. Çalışmanın araştırma grubunu 2016-2017 eğitim öğretim yılında Adnan Menderes Üniversitesi'nde düzenlenen BESYO özel yetenek sınavına giren adaylar oluşturmaktadır. Araştırmaya 542 kişinin gönüllü katılımı sağlanmıştır. Araştırmanın veri toplama araçlarını Çok Boyutlu Algılanan Sosyal Destek Ölçeği, Stresle Başa Çıkma Tarzları Ölçeği ve araştırmacı tarafından hazırlanmış olan Kişisel Bilgi Formu oluşturmaktadır. Verilerin analizinde; t testi, varyans analizi, korelasyon analizi ve çoklu regresyon analizinden faydalanılmıştır. Araştırmanın istatistiksel bulguları, SPSS 23TM paket proğramı aracılığıyla elde edilmiştir. Araştırma sonucunda cinsiyet ve yaşın stresle başa çıkma ve algılanan sosyal destek üzerinde istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık yarattığı bulgusuna ulaşılmıştır. Spor branşı ve lisansa sahip olma durumunun stresle başa çıkma ve algılanan sosyal destek üzerinde anlamlı bir farklılık yaratmadığı ortaya çıkmıştır. Sosyal destek algısının stresle başa çıkma tarzlarına etkisinin analizi sonucunda, arkadaştan algılanan sosyal desteğin, kendine güvenli yaklaşım iyimser yaklaşım ve sosyal destek arama yaklaşımlarını pozitif yönde etkilediği, boyun eğici yaklaşımı ise negatif yönde etki ettiği sonucuna ulaşılmıştır. Aileden algılanan sosyal desteğin sosyal destek arama ve boyun eğici yaklaşımı pozitif yönde etkilediği, özel kişiden algılanan sosyal desteğin iyimser yaklaşım üzerine pozitif yönde etki ettiği sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Algılanan Sosyal Destek, Stresle Başa Çıkma, Spor Alanında Özel Yetenek Sınavları

Algılanan sosyal destekSosyal algıSosyal destek+5
Münevver Hacıoğlu
Manisa Celal Bayar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Profesyonel kadın voleybolcularda sezon öncesi zihinsel hazır oluş düzeylerinin incelenmesi

Bu çalışma, Türkiye voleybol liglerinde mücadele eden kadın voleybolcuların, sezon öncesindeki zihinsel hazır oluş düzeylerinin incelenmesi amacıyla gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın evreni, 2020-2021 sezonunda Sultanlar Ligi, Kadınlar 1. Ligi ve Kadınlar 2. Liginde mücadele eden 1335 sporcudan oluşmuştur. Evrenin tamamına ulaşılamadığından, bu evreni temsil eden örneklem grubu olarak; bu liglerde mücadele eden 353 kadın voleybolcu çalışmaya katılmıştır. Araştırma ilişkisel tarama modeli olup, veriler anket yöntemiyle elde edilmiştir. Veri toplama aracı olarak, Kişisel Bilgi Formu ve sporcuların zihinsel hazır oluşlarını ölçmek için Zekioğlu (2017) ve arkadaşlarının, geliştirmiş oldukları "Zihinsel Hazır Oluş Ölçeği" kullanılmış; elde edilen veriler, bilgisayar ortamında analiz edilmiştir. Veriler normal dağılım göstermediğinden nanparametrik testler uygulanmıştır. Normallik varsayımını sağlamayan değişkenlere ilişkin Mann Whitney U testi, üç veya daha fazla kategorili değişkenlere ilişkin Kruskal-Wallis testi, anlamlı farkın hangi gruplar kaynaklandığı saptamak için Mann Whitney U testi uygulanmıştır. Yapılan analizlerde anlamlılık düzeyi p<0,05 olarak alınmıştır. Çalışmanın sonunda elde ettiğimiz verilere göre; kadın voleybolcuların mücadele ettikleri lig değişkenine göre gruplar arasında toplam zihinsel hazır oluş puanlarında (p<0.05), odaklanma (p<0.001), motivasyon (p<0.05), korku (p<0.001) ilgi (p<0.001) alt boyutlarında; spor yapma süresi değişkenine göre incelendiğinde, gruplar arasında toplam zihinsel hazır oluş puanlarında (p<0.05), odaklanma (p<0.01) ve korku (p<0.001) boyutlarında; profesyonel yardım alan ve almayanların kadın voleybolcuların toplam zihinsel hazır oluş puanlarında (p<0.001), odaklanma (p<0.001), motivasyon (p<0.05), korku (p<0.001) ve soğukkanlılık (p<0.001) alt boyutlarında; milli sporculuk değişkenine göre incelendiğinde toplam zihinsel hazır oluş puanlarında (p<0.05), zihinsel hazırlık (p<0.05), motivasyon (p<0.05), ilgi (p<0.001) ve soğukkanlılık (p<0.05) alt boyutlarında istatistiksel olarak anlamlı farklılık olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Kadın voleybolcular eğitim değişkenine göre incelendiğinde gruplar arasında istatiksel olarak anlamlı farklılığa rastlanmamıştır (p>0.05).

HazırbulunuşlukKadınlarSpor+4
Seval Turhan
Düzce University · Institute of Health Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Sporcuların kazanmaya yönelik algılarının incelenmesi

Bu araştırmanın amacı; sporcuların kazanmaya yönelik algılarını belirlemek, bu algıların sporcuların kişisel bilgilerinden elde edilen bağımsız değişkenlere göre farklılaşıp farklılaşmadığını karşılaştırarak, ortaya koymaktır.Çalışmaya, Ankara Gazi Üniversitesi Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu ve Tokat Gazi Osman Paşa Üniversitesi Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu öğrencilerinden, tesadüfî (random) yöntemi kullanılarak seçilen 266 sporcu katılmıştır. Araştırmada veri toplama araçları olarak; ``Kişisel Bilgi Formu'' ve ``Kazanma Algısı Ölçeği (KAÖ)'' kullanılmıştır.Araştırma sonucunda, sporcuların, kazanma algısı ölçeğinden aldıkları puanların, bireylerin; sporculuk yaşı, millîlik durumları, spordaki statülerine göre farklılaştığı tespit edilmiştir.Anahtar Kelimeler: Sporcu, algı, kazanmak.

AlgıBaşarıSpor+3
Kutluay Okur
Gazi University · Institute of Health Sciences
2012
00
DoctorateOpen AccessTR

Spor alanında çalışan akademisyenlerin iletişim becerileri ile kültürel zekâ düzeylerinin incelenmesi

Spor; fiziksel aktiviteye dayalı oyun, yarışma ve kazanma etkinliklerini belirli kurallar eşliğinde gerçekleştirme çabasını içermektedir. Sporla ilgilenen bireyler sıklıkla farklı kültürlerle karşılaşırken, iletişim süreçlerini de yaşamaktadırlar. İletişimin etkili ve güçlü olmasını sağlayan faktörlerden biri de kültürel zekâdır. Kültürel zekâ; çok kültürlü ortamlarda bireylerin başarılı ve uyumlu olmasını kolaylaştıran yetenekleri içermektedir. İleri düzeyde Kültürel zekâya sahip insanlar farklı kültürlerdeki bireylerle hoşgörü ve anlayış içerisinde iletişim kurabilmektedir. Spor eğitimi veren akademisyenlerin kendilerini ifade ederken ve alanlarında etkin olabilmeleri açısından iletişim becerilerinin ve kültürel zekâlarının gelişmiş olması kendilerini ve eğittikleri insanlar açısından önem taşımaktadır. Bu doğrultuda gerçekleştirilen çalışma, spor alanında çalışan akademisyenlerin iletişim becerileri ile kültürel zekâ düzeylerini ortaya koymayı hedeflemektedir. İlişkisel tarama modeli ile gerçekleştirilen araştırma, Türkiye'de farklı Üniversitelerde görev yapan 340 akademisyeni kapsamaktadır. Araştırmada "İletişim Becerileri Düzeyi Değerlendirme Ölçeği" ile "Kültürel Zekâ Ölçeği" kullanılmıştır. Verilerin analizinde Kolmogorov-Smirnov, Shapiro-Wilk Mann-Whitney U, Kruskal Wallis H testleri ile tanımlayıcı istatistiklerden (frekans, yüzde, aritmetik ortalama ve standart sapma) yararlanılmıştır. Araştırma sonucunda Türkiyede görev yapan akademisyenlerin iletişim becerilerinin (x̄=4,19) "çok yüksek" düzeyde olduğu, kültürel zekâ düzeylerinin ise (x̄=3,67) "yüksek" olduğu belirlenmiştir. Ayrıca iletişim becerileri düzeyleri ile kültürel zekâ düzeyleri arasında doğrusal bir ilişki olduğu ve bu ilişkinin (x̄=3,57) "yüksek" düzeyde anlamlı ve pozitif bir ilişki olduğu bulunmuştur. Akademisyenlerin iletişim düzeyi artıkça kültürel zekâ düzeylerinin de arttığı görülmüştür. Çalışmanın sonunda, spor alanında çalışan akademisyenlerin meslekî verimlilikleri açısından önemli olduğu varsayılan iletişim ve kültürel zekâ yeterliklerini artırmak için yapılabilecek bir takım çalışmalar önerilmiştir.

Akademik personelAkademisyenlerBeden eğitimi+6
Baykal Karataş
Fırat University · Institute of Health Sciences
2020
00
DoctorateOpen AccessTR

Karizmatik antrenör algısının futbolcularda antrenör sporcu ilişkisi, sporcu doyumu, takım birlikteliği ve takım bağlılığına etkileri

Bu çalışma, karizmatik antrenör davranışlarının sporcular üzerindeki etkilerini belirleme amacını taşımaktadır. Araştırma, karizmatik liderlik algısı ile antrenör sporcu ilişkisi, sporcu doyumu, takım birlikteliği ve takım bağlılğını arasındaki nedensel ilişkileri sınamak için bir hipotez modeli test etmeyi ve kurulan ilişkilerin değişkenler üzerindeki oluşturduğu etkileri ve farklılıkları anlamaya çalışmıştır.Araştırmada Türkiye Süper Lig'de ve diğer liglerde (Bank-Asya ve 2-B) mücadele eden 343 sporcudan veri toplanmış ve değerlendirilmiştir. Veri toplamada Sporcuların Karizmatik Lider Algısı, LMX 7, Sporcu Doyumu, Takım Birlikteliği ve Bağlılığı Ölçekleri Kullanılmıştır. Ölçek geliştirme çalışmalarında betimleyici ve doğrulayıcı faktör analizi kullanılmıştır. Karizmatik antrenörlüğün; antrenör sporcu ilişkisi, sporcu doyumu, takım birlikteliği ve bağlılığı üzerindeki etkileri path analizi yapılarak incelenmiştir.Yapılan path analiz sonucunda, sporcuların karizmatik lider algılarında ve üzerlerinde oluşan etkilerde farklılıklar olduğunu göstermiştir. Karizmatik etkinin değişkenler üzerinde doğrudan güçlü etkileri olduğunu, takım birlikteliği ve takım bağlılığı sağlanmasında, antrenör sporcu ilişkisinin aracı (mediatör) rolü vasıtasıyla dolaylı etkisinin olmadığı, sporcuların antrenörle çok yakın değil, derin saygı içeren bir ilişki tercih ettikleri ve görüşlerinin lig düzeyine göre değişmediği bulguları elde edilmiştir.Sonuç olarak, araştırma bulguları karizmatik antrenör algısının, sporcu doyumu, antrenör sporcu ilişkisi, takım birlikteliğini ve takım bağlılığını artırdığını göstermiştir.

AntrenörFutbolFutbolcular+6
Gökhan Çalışkan
Gazi University · Institute of Health Sciences
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Spor taraftarlarının akılcı ve akıldışı taraftar inançları ile psikolojik sıkıntı arasındaki ilişkinin incelenmesi

Akılcı Duygusal Davranışçı Terapi (ADDT), geliştirildiğinden beri öğrenciler, çalışanlar, sporcular gibi farklı örneklemlerin yaşamış olduğu psikolojik sıkıntı ve iyi oluşları üzerinde araştırmalar yapılmaktadır. Bu araştırmanın amacı taraftarlarda akılcı ve akıldışı inançlar ile psikolojik sıkıntı (depresyon, anksiyete ve stres) arasındaki ilişkiyi ve bu ilişkide cinsiyet, medeni durum ve müsabaka sonuçlarının düzenleyici rolünü incelemektir. Araştırmanın katılımcılarını Türkiye Futbol Federasyonu Trendyol Süper Ligde 2024-2025 sezonunda yer alan iki İstanbul takımının taraftarları oluşturmaktadır. Veriler, iki takımın kendi aralarında oynadıkları müsabakadan sonra üç gün içinde toplanmıştır. Araştırmaya 100 kadın (%39,06), 156 erkek (%60,94) olmak üzere 256 taraftar katılmıştır. Katılımcılar 23-48 yaş aralığında ve ortalama 26,34 (SS=5,38) yaşındadır. Veri toplama aracı olarak Sporda Taraftar İnançları Envanteri ile birlikte Depresyon Anksiyete Stres-21 Ölçeği kullanılmıştır. Verilerin analizinde PROCESS Macro (V4.2) ile düzenleyici etki analizi yapılmıştır. Analizler sonucunda psikolojik sıkıntı ile akılcı inançlar arasında negatif yönlü, akıldışı inançlar arasında pozitif yönlü ilişki görülmüştür. Akılcı ve akıldışı inançlar ile psikolojik sıkıntı arasındaki ilişkide cinsiyet, medeni durum ve müsabaka sonucunun düzenleyici rolü anlamlı bulunmamıştır. Aynı zamanda taraftarların erkek olmasının, bekâr olmasının ve izledikleri müsabakada kaybetmelerinin ruh sağlığı üzerinde bir risk faktörü olduğu bulunmuştur. Sonuç olarak taraftarların akılcı ve akıldışı inançları ile gündelik hayatta yaşamış oldukları psikolojik sıkıntı arasındaki ilişki incelenmiştir ve taraftarların ruh sağlığı ile akılcı inançların olumlu, akıldışı inançların ise olumsuz yönde ilişkili olduğu görülmüştür. Araştırma sonuçları ADDT alan yazın kapsamında tartışılmış ve araştırma sonuçlarından hareketle gelecekte yapılacak olan araştırmalara, ruh sağlığı çalışanlarına, spor kulüplerine ve spor medyasına yönelik öneriler sunulmuştur.

Sosyal psikolojiSpor psikolojisi
Osman Urfa
Burdur Mehmet Akif Ersoy University · Institute of Educational Sciences
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Bireysel mücadele sporlarındaki (taekwondo, judo, güreş) elit sporcuların kişilik özellikleri ile öfke düzeyleri arasındaki ilişkinin incelenmesi

Bu çalışmada, bireysel mücadele sporundaki, elit düzey sporcuların kişilik özellikleri ile öfke düzeyleri arasındaki ilişkiyi incelemek amacıyla; 2008-2009 sezonu Türkiye şampiyonası ve milli takım kamplarına katılan, tekvando, judo ve güreş branşlarında yarışan, 16 yaş ve üstü, 174 sporcuya Sürekli Öfke-Öfke Tarz Ölçeği ve Beş Faktör Kişilik Envanteri uygulanmıştır.Verilerin analiz ve hesaplanmasında Pearson momentler korelasyon katsayısı hesaplanmış; t testi, kruskal wallis ve varyans analizi yapılmıştır. Tüm bu hesaplamaları yaparken SPSS 11,5 istatistik paket programı kullanılmıştır.Elde edilen bulgulara göre, beş faktör kişilik envanterinin faktörlerinden dışadönüklük ile içe yöneltilmiş öfke arasında ters yönde ilişki vardır. Yumuşak başlılık/geçimlilik faktörüyle, öfke testinin sürekli öfke, öfke içe ve öfke dışa alt testleri arasında ters yönde; yumuşak başlılık/geçimlilik faktörünün, öfke kontrol boyutuyla arasında ise doğrusal, anlamlı ilişki vardır. Yine aynı şekilde, öz-denetim/sorumluluk faktörünün sürekli öfke, öfke içe ve öfke dışa alt testleriyle ters yönde; öfke kontrol boyutuyla ise doğrusal, anlamlı ilişkisi vardır. Duygusal tutarsızlık faktörünün sürekli öfke, öfke içe ve öfke dışa alt boyutlarıyla doğrusal; öfke kontrol alt testiyle ise ters yönlü ilişkisi saptanmıştır. Gelişime açıklık faktörüyle sürekli öfke alt testi arasında ters yönde; öfke kontol alt testiyle ile doğrusal, anlamlı ilişkisi olduğu görülmüştür.Sporcuların öfke ve kişilik özellikleri, branş ve demografik özellikler açısından incelendiğinde anlamlı ilişkiler vardır.

Kişilik envanteriSporSpor psikolojisi+1
Özkan Zengin
Gazi University · Institute of Health Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Spor salonunda spor yapan bireylerde yeme farkındalığı ile ortoreksiya nervoza belirtileri arasındaki ilişkinin incelenmesi

Bu araştırma, spor salonunda spor yapan bireylerde Yeme Farkındalığı ile Ortoreksiya Nervoza Belirtileri arasındaki ilişkiyi incelemek üzere yürütülmüştür. Yeme farkındalığı kazanan bireylerde otomatik yeme etkisi azalır ve açlık-tokluk sinyallerine göre beslenilir, böylece vücut ağırlık kontrol edilerek sağlıklı yaşam sürdürülebilmektedir. Düzenli fiziksel aktivite, yeterli ve dengeli beslenme insan sağlığı için önemli etkenlerden ikisidir. Spor yapan bireylerde sağlıklı beslenmeye olan ilgi ve dikkat fazladır. Spor yapan kişiler, Ortoreksiya Nervoza riski taşıyan gruplardan biridir. Bu nedenle araştırmanın örneklemi spor salonu olarak seçilmiştir. Araştırmanın örneklemi Adana Bilfen Sports Plaza'da 18 yaş üstü 350 spor salonunda spor yapan ve 60 spor yapmayan kişilerden oluşturulmuştur. Araştırmaya katılan kişilere kişisel bilgi formu, Yeme Farkındalığı Ölçeği-30 (YFÖ-30) ve ORTO-15 (Ortoreksiya Nervoza Belirtileri Ölçeği) ölçeği uygulanmıştır. Araştırmaya katılan kişilerde spor yapan katılımcıların Ortoreksiya Nervoza belirtileri ölçeği (ORTO-15) puanı 2,38±0,37; spor yapmayan katılımcıların Ortoreksiya Nervoza belirtileri ölçeği (ORTO-15) puanı 2,41±0,40'tır. Spor yapan katılımcıların Yeme Farkındalığı Ölçeği (YFÖ-30) puanı 3,42±0,50; spor yapmayan katılımcıların Yeme Farkındalığı Ölçeği (YFÖ-30) puanı 3,36±0,43 olarak saptanmıştır. Spor yapan katılımcıların yaşı ile besin seçimi ve yeme tutumu arasında pozitif yönlü ve anlamlı ilişki tespit edilmiştir (r=0,22; p<0,05). Spor yapan katılımcıların sağlıklı beslenmeye ilişkin endişeler ile farkındalık (r=-0,24; p<0,05) ve yeme disiplini (r=-0,35; p<0,05) arasında negatif yönlü; sağlıklı beslenmeye ilişkin endişeler ile bilinçli beslenme (r=0,15; p<0,05) arasında pozitif yönlü ve anlamlı ilişki tespit edilmiştir. Spor yapan katılımcıların besin seçimi ve yeme tutumu puanları ile düşünmeden yeme (r=-0,24; p<0,05), duygusal yeme (r=-0,22; p<0,05) puanları arasında negatif yönlü ve anlamlı ilişki tespit edilmiştir. Spor yapan katılımcıların besin seçimi ve değeri puanları ile düşünmeden yeme (r=0,11; p<0,05) ve enterferans (dış etmenlerden etkilenme) (r=0,13; p<0,05) puanları arasında pozitif yönlü ve anlamlı ilişki tespit edilmiştir. Besin seçimi ve değeri puanları ile yeme disiplini (r=-0,20; p<0,05), bilinçli beslenme (r=-0,25; p<0,05), yeme farkındalığı (r=-0,12; p<0,05) puanları arasında negatif yönlü ve anlamlı ilişki tespit edilmiştir. Spor yapan katılımcıların ORTO-15 ölçeği puanları ile duygusal yeme (r=-0,16; p<0,05), yeme disiplini (r=-0,15; p<0,05) ve bilinçli beslenme (r=-0,31; p<0,05) puanları arasında negatif yönlü ve anlamlı ilişki tespit edilmiştir. Spor yapmayan katılımcıların yaşı ile düşünmeden yeme davranışları arasında negatif yönlü ve anlamlı ilişki tespit edilmiştir (r=-0,30; p<0,05). Spor yapmayan katılımcıların kilosu ile bilinçli beslenme (r=-0,15; p<0,05) puanları arasında negatif yönlü ve anlamlı ilişki tespit edilmiştir. Spor yapmayan katılımcıların sağlıklı beslenmeye ilişkin endişeler puanları ile farkındalık (r=0,31; p<0,05) puanları arasında pozitif yönlü ve anlamlı ilişki tespit edilmiştir. Spor yapmayan katılımcıların besin seçimi ve yeme tutumu puanları ile farkındalık (r=0,25; p<0,05) puanları arasında pozitif yönlü ve anlamlı ilişki tespit edilmiştir. Spor yapmayan katılımcıların besin seçimi ve değeri puanları ile düşünmeden yeme (r=0,26; p<0,05), farkındalık (r=0,40; p<0,05) ve enterferans (dış etmenlerden etkilenme) (r=0,30; p<0,05) puanları arasında pozitif yönlü ve anlamlı ilişki tespit edilmiştir. Besin seçimi ve değeri puanları ile yeme kontrolsüzlüğü (r=-0,25; p<0,05) puanları arasında negatif yönlü ve anlamlı ilişki tespit edilmiştir. Spor yapmayan katılımcıların ORTO-15 ölçeği puanları ile farkındalık (r=0,39; p<0,05) puanları arasında pozitif yönlü ve anlamlı ilişki tespit edilmiştir. Spor yapma durumunun ORTO-15 ve alt boyut puanlarını; YFÖ-30 Ölçeği ve düşünmeden yeme, duygusal yeme, bilinçli beslenme, enterferans alt boyutları puanlarını etkilemediği (p>0,05) tespit edilmiştir. Spor yapmayan bireylerin ORTO-15 ve YFÖ-30 ölçeklerine göre Ortoreksiya Nervoza ve Yeme Farkındalığı arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki bulunamamıştır (r=0; p>0,05). Sonuç olarak spor yapan bireylerin ORTO-15 ve YFÖ-30 sonuçlarının birbirini etkilemediğine ulaşılmıştır.

BeslenmeBeslenme davranışıBilinçli farkındalık+7
Elif Gökçe Üstündağ
Çağ University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Spor bilimleri fakültesindeki sporcu öğrencilerde bilinçli farkındalık ve öz şefkatin incelenmesi

Bu çalışmanın amacı, spor bilimleri fakültesindeki sporcu öğrencilerde bilinçli farkındalık ve öz şefkat ilişkisini incelemektir. Bununla birlikte, mevcut katılımcılarda bilinçli farkındalık ve öz şefkatin cinsiyet, edinilen en yüksek sportif derece ve bireysel ya da takım sporcusu olma durumlarına göre anlamlı şekilde değişip değişmediğini araştırmaktır. Araştırmanın katılımcılarını Gazi Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesindeki sporcu öğrenciler oluşturmaktadır. 2019-2020 bahar yarıyılında Gazi Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesinde öğrenim gören toplamda 256 sporcu öğrenci kolay ulaşılabilir örnekleme yöntemiyle belirlenmiş ve araştırmaya dahil edilmiştir. Katılımcılar, psikiyatrik ilaç kullanmayan ve psikolojik destek almayan kişilerden oluşmaktadır. Sporcu öğrenciler 18-32 yaş aralığında ve yaş ortalamaları 21.74'tür (SS=4.04). Sporcuların 91'i kadın 146'sı ise erkektir. Araştırmada, kişisel bilgi formu ile birlikte sporcularda bilinçli farkındalığı ölçmek için Sporcu Bilinçli Farkındalık Ölçeği, öz şefkati ölçmek için ise Öz Şefkat Ölçeği kullanılmıştır. Araştırmadan elde edilen veriler SPSS 23.00 ile analiz edilmiştir. Sonuç olarak, bilinçli farkındalık toplam puanı ve farkındalık alt boyut puanı kadın sporcularda anlamlı şekilde yüksek bulunmuştur. Bireysel ve takım sporcularında bilinçli farkındalığın alt boyutu olan farkındalık toplam puanı anlamlı şekilde kadın sporcularda daha yüksektir. Bilinçli farkındalığın alt boyutu yeniden odaklanma puan ortalaması bireysel sporcularda takım sporcularına göre anlamlı şekilde daha yüksektir. Türkiye derecesi elde etmiş sporcular herhangi bir derece elde edememiş sporculara göre bilinçli farkındalığın yargılamama alt boyutundan anlamlı şekilde daha yüksek puan almışlardır. Genel örneklemde, bireysel ve takım sporcularında bilinçli farkındalık, farkındalık ve yeniden odaklanma ile öz şefkat arasında pozitif yönde anlamlı bir ilişki olduğu görülmüştür.

Bilinçli farkındalıkSpor Bilimleri FakültesiSpor psikolojisi+3
Emre Ozan Tingaz
Çağ University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Antrenör-sporcu ilişkileri ve başarıda spor psikolojisinin önemi

AntrenörSpor psikolojisiSporcular
Temel Çakıroğlu
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
1987
00
Master'sOpen AccessTR

13-21 yaş arası futbolcuların yaşadıkları kaygı düzeylerinin çeşitli değişkenlere göre incelenmesi

Çalışmanın amacı, Gençlerbirliği futbol Kulübü'nün alt yapı yarışmacı gruplarında yer alan U13-14-15-16-17-18-19-20 yaş ve üzeri takım oyuncularının yaşadıkları Anksiyete düzeylerinin maç öncesinde ve maç sonrasında, çeşitli değişkenlere göre kaygı düzeylerini ortaya çıkartmaktır.Araştırmamızın evrenini Gençlerbirliği futbol kulübünün alt yapısında forma giyen, yarışmacı grupların oluşturduğu toplam 169 genç futbolcu olmuştur. Veriler öncelikle Gençlerbirliği futbol kulübünden ve takım antrenörlerinden izin alınarak yapılmıştır. Araştırmada veri toplama aracı olarak iki bölümden oluşan anket formu kullanılmıştır. Birinci bölüm kişisel bilgileri içermektedir. İkinci bölümde sporcuların kaygı düzeylerini ölçmek amacıyla Beck ve arkadaşları tarafından geliştirilmiş ?Beck Anksiyete Ölçeği? kullanılmıştır. Araştırmada verilerin değerlendirilmesinde ve çeşitli değişkenler arasındaki ilişkinin genel Anksiyete durumlarını ortaya çıkartan problemlerle ilgili istatistiksel analizler için SPSS 15 For Windows paket programı kullanılmıştır.Ölçülen parametrelerin gruplar arası farklılığı ise one-way anova testi kullanılarak belirlendi. Araştırmada sporcuların kaygı düzeyleri arasında anlamlı fark olup olmadığını belirlemek için tek yönlü varyans analizi ( Karşılaştırılacak grup sayısı iki ise t testi, ikiden büyük ise varyans analizi) uygulanmıştır. Yaş grupları ve takımlar arası bir varsayım gerektirmeyen Tukey testi kullanılmıştır. Çıkan sonuçların varsayımları sağlanıp sağlanmadığının tespiti için Shapiro-Wilk Normallik testi uygulanmıştır. Gruplara ait verilerin (P<0,05)'e göre normal dağılıma sahip olmadığı durumda ise Kruskal- wallis Testi uygulanmıştır.Araştırmada sporcuların çeşitli değişkenlere göre, gruplar arası anlamlı farklar bulunmuştur (P<0,05)'e göre. Kardeş sayısı, aile gelir düzeyi, spor yaşı ve grup içi değişkenler arasında anlamlı fark bulunmuştur.Anahtar Kelimeler: Beck Anksiyete Ölçeği, Gençlerbirliği Futbol Kulübü, Altyapı, Kaygı

FutbolcularGençlerbirliğiKaygı+7
Erkan Babur
Karadeniz Technical University · Institute of Educational Sciences
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Sporcuların tutkunluk düzeylerinin; optimal performans duygu durumu, güdüsel yönelim ve hedef yönelimini belirlemedeki rolü

Bu çalışmanın amacı tutkunluğun optimal performans duygu durumu, güdüsel yönelim ve hedef yöneliminin belirleyicisi olup olmadığını sporcularda araştırmaktır. Çalışmanın ikincil amacı ise sporcuların tutkunluk düzeylerinin farklı demografik özelliklere göre farklılaşıp farklılaşmadığını incelemektir. Çalışmaya 189 kadın (Xyaş: 25.26 ± 5.16) ve 201 erkek (Xyaş: 24.97 ± 4.8) toplam 390 sporcu (Xyaş: 25.11 ± 4.97) gönüllü olarak katılmıştır. Katılımcılara Vallerand, Mageau, Leonard, Blanchard, Koestner, Gagne ve Marsolais (2003) tarafından geliştirilen ?Tutkunluk Ölçeği?, Jackson ve Eklund (2004) tarafından geliştirilen ?Optimal Performans Duygu Durumu Ölçeği?, Pelletier, Fortier, Vallerand, Tuson, Briere ve Blais (1995)?in ?Sporda Güdülenme Ölçeği?, Duda ve Whitehead (1998)?in ?Sporda Görev ve Ego Yönelimi Ölçeği? ve araştırmacı tarafından geliştirilen ?Kişisel Bilgi Formu? uygulanmıştır. Yapılan analiz sonuçlarına göre; takıntılı tutkunluk ve uyumlu tutkunluk, optimal performans duygu durumunun belirleyicisidir ( R2=0.04; p<0.05). Optimal performans duygu durumu ile uyumlu tutkunluk arasında pozitif ( ß= 0.25; p<0.05); takıntılı tutkunluk ile ise negatif ( ß= -0.17; p<0.05) ilişki bulunmuştur. İçsel güdülenme ve dışsal güdülenme hem takıntılı tutkunluk (ß=0.32; p<0.01; ß=0.43; p<0.01) hem de uyumlu tutkunluk ( ß=0.15; p<0.05; ß=0.18; p<0.01) ile pozitif ilişkilidir. Öte yandan, güdülenmeme ile uyumlu tutkunluk arasında negatif bir ilişki ( ß= -0.29; p<0.01) bulunurken; takıntılı tutkunluk ile arasındaki ilişkinin pozitif ( ß= 0.42; p<0.01) olduğu bulunmuştur. Yapılan analiz sonuçlarında uyumlu tutkunluğun sporcuların hedef yönelimlerini belirlemediği; öte yandan, takıntılı tutkunluğun hem görev ( ß= 0.40; p<0.01) hem de ego yönelimi ( ß= 0.47; p<0.01) ile pozitif ilişki olduğu ortaya konmuştur. Yapılan analiz sonucu elde edilen bulgular, sporcuların uyumlu (t(388) = -0.84; p > .05) ve takıntılı (t(388)= -0.73; p > .05) tutkunluk düzeylerinde cinsiyet açısından istatistiksel olarak anlamlı bir fark olmadığını göstermektedir. Sporcuların tutkunluk düzeylerinde spor deneyimi farkına bakıldığında ise, spor yaşı 0-10 yıl olan sporcuların hem uyumlu (t (388)=4.29; p< .01) hem de takıntılı (t (388)=7.36; p< .01) tutkunluk düzeylerinin spor yaşı 11 yıl ve üzeri olan sporculardan daha yüksek olduğu görülmüştür. Sonuç olarak; kadın ve erkek sporcuların tutkunluk düzeyleri, optimal performans duygu durumu, güdülenme ve hedef yönelimlerini belirlemede önemli bir rol oynamaktadır. Buna ek olarak, deneyimi az olan sporcuların, spora olan tutkunlukları daha deneyimli sporculara göre daha fazladır.

MotivasyonSporSpor psikolojisi+1
Selen Kelecek
Başkent University · Institute of Health Sciences
2013
00

Related subjects