Sport management
105 theses under this subject heading
Örgütsel değişim ve Türkiye Futbol Federasyonu'nda altı sigma yönetim modeli'nin uygulanabilirliği
Bu araştırmanın temel amacı Altı Sigma Yönetim Modelini ve Araçlarını Türkiye Futbol Federasyonu'nda uygulamaktır. Türkiye Futbol Federasyonu'nu en iyi temsil ettiği düşünülen Türkiye A Milli Futbol Takımı'nın 2012 ve 2013 yıllarında yapmış olduğu 24 müsabaka araştırmanın örneklemi oluşturmaktadır. Araştırmada TÖAİK yöntemi kullanılmıştır. Araştırma verilerinin istatistiksel çözümlemesi için IBM SPSS 18.0 for Windows, Minitab 17 ve Sigma Plot 13 istatistik paket programları kullanılmıştır. İstatistiksel teknikler olarak altı sigma araçlarından beyin fırtınası, balık kılçığı, ki-kare ilişki analizi, spearman korelasyon testi, çoklu uyum analizi, süreç yeterlilik analizi ve kontrol grafikleri kullanılmıştır. Elde edilen sayısal değerler p<0.01 ve p<0.05 anlamlılık seviyeleri ile test edilmiştir. Araştırma sonucunda Türkiye A Milli Futbol Takımının müsabaka sonucu ile oyun sistemi (p=0.04), FİFA Dünya Sıralaması (p=0.02), şut olumlu oranı (p=0.03), I. bölgede savunma olumlu oranı (p=0.00) ve II. bölgede savunma olumlu oranı (p=0.00) arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Ayrıca oyun sistemi ile yenilen gol (p=0.01), oyun sistemi ile I. bölgede savunma olumlu oranı (p=0.02), I. bölgede savunma olumlu oranı ile yenilen gol (p=0.00), II. bölgede savunma olumlu oranı ile atılan gol (p=0.01), II.bölgede savunma olumlu oranı ile yenilen gol (p=0.02), merkez hücumlar olumlu oranı ile atılan gol (p=0.00), uzun pas olumlu oranı ile atılan gol (0.01), kısa pas olumlu oranı ile atılan gol (p=0.04), sarı kart ile yenilen gol (p=0.04) arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Anahtar Kelimeler: Altı Sigma, Futbol, TÖAİK, Korelasyon.
Spor etkinliklerinde gönüllü motivasyonu: 2011 Avrupa Gençlik Olimpiyatları örneği
Bu tez çalışmasında, gerek dünya çapında, gerekse ülkemizde önemi her geçen gün artan "etkinlik yönetimi" kavramı ile özellikle spor etkinliklerinde görev alan gönüllülerin yönetimi konusu temel alınmıştır. Bu sayede, ilerleyen yıllarda gerçekleştirilmesi kesin ya da planlanan spor etkinliklerinin başarısına katkı sağlanması amaçlanmıştır. Spor etkinliklerinin başarısında önemli role sahip olan gönüllülerin hangi motivasyonel faktörler sonucunda etkinliklere katılmayı tercih ettikleri sorularının yanıtlarına cevap aranmıştır. Bu amaçla, temel motivasyon kaynaklarını belirleyebilmek için, öncelikle Erzurum Universiade 2011 Kış Oyunlarında görev alan 108 gönüllü üzerinde bir pilot çalışma yapılmış, açıklayıcı faktör analizi kullanılarak, çalışmanın faktörleri belirlenmiştir. Bu sayede son halini alan anket formu, Trabzon 2011 Avrupa Gençlik Olimpiyatları'nda görev alan 540 gönüllüye uygulanarak, araştırmanın veri toplama ayağı gerçekleştirilmiştir. Elde edilen nicel verilerin analiz aşamasında ilk olarak gönüllülerin cinsiyet, yaş, eğitim ve medeni durum gibi demografik özellikleri betimleyici istatistikler yardımıyla ortaya konmuştur. Daha sonra, çalışmanın gerçekleştirileceği etkinliğin özelliklerine uygun seçilen Gönüllü Motivasyonu Ölçeği ile demografik özellikler arasında anlamlı bir istatistiksel ilişkinin varlığı öncelikle ki-kare testi olmak üzere bağımsız örneklem t-Testi ve tek yönlü varyans analizi (One-way Anova) kullanılarak araştırılmıştır. Ayrıca, insanların spor etkinliklerine gönüllü olarak katılmasının ardındaki motivasyonların temelinde yatan boyutları belirlemek amacı ile de Açıklayıcı Faktör Analizi yapılmıştır. Bununla birlikte gözlem yöntemiyle elde edilen nitel veriler yorumlanarak, spor etkinliklerindeki gönüllü yönetiminin gerçekleşme süreci irdelenmiştir.
Spor tesis çevresi faktörleri: Memnuniyet ve ağızdan ağıza iletişim (WOM) üzerine etkisi
Spor tesis çevresini oluşturan fiziksel faktörler, tesiste müsabaka izlemek için bulunan katılımcıların memnuniyetini doğrudan etkileyen unsurlardır. Bu unsurların etkili ve verimli olarak yönetilmesi, gerektiğinde iyileştirme ve düzenlemelerin yapılması, katılımcıların memnuniyet düzeylerine olumlu yönde etki edecektir. Memnun olan katılımcıların, memnuniyetlerini potansiyel katılımcılarla paylaşmaları beklenen bir durumdur. Mevcut bu duruma bağlı olarak çalışmanın öncelikli amacı; spor tesis çevresi faktörlerini belirlemek, ortaya çıkan faktörlerin, seyircilerin tesisten elde ettikleri memnuniyet düzeyleri ve WOM üzerinde etkilerini belirlemektir. Bu amaç doğrultusunda yapılan analizler sonucunda, spor tesis çevresini etkileyen yedi faktör ortaya çıkmıştır. Bu faktörler; tesis estetiği, mekan içi erişilebilirlik, koltuk konforu, skorbord kalitesi, otopark, işaretler ve yönlendirme levhaları, davranışsal niyet olarak isimlendirilmiştir. Ortaya çıkan yedi faktörden davranışsal niyet faktörü hariç diğer tüm faktörlerin tesisten elde edilen memnuniyet üzerine bir etkiye sahip olduğu, WOM üzerinde ise tüm faktörlerin etkisinin olduğu belirlenmiştir. Ayrıca, spor tesisinden elde edilen memnuniyetin WOM üzerinde güçlü bir etkisinin olduğu da bulgular arasında yer aldığı belirlenmiştir. İkincil amaç olarak, araştırmaya katılan basketbol izleyicilerinin demografik özellikleri ve müsabaka izleme sıklıkları belirlenmiş, ortaya çıkan spor tesis çevresi faktörlerinin, tesisten elde edilen memnuniyetin ve WOM'un katılımcıların demografik özelliklerine ve müsabaka izleme sıklıklarına göre farklılaştığı tespit edilmiştir.
Türkiye'de 1990-2010 yılları arasında spor yönetiminde meydana gelen gelişmeler
ÖZETBu araştırmada, Türkiye'de 1990 - 2010 yılları arasında spor yönetimindemeydana gelen mevzuat ve sayısal gelişmeler incelenmiştir. Bu anlamda Türkiye'deanayasa, yönetmelik, hükümet programları, siyasi parti programları ve kalkınmaplanları ile spor bütçesi, sporcu ve spor adamı sayısı, spor tesislerindeki sayısal artışlarkonunun kapsamına alınmıştır.Bu araştırmayla, Türkiye'de spor yönetiminde meydana gelen gelişmeleri belirlemek,spor alanında araştırma yapan uzman ve bilim adamlarına rehberlik yapmakve spor yönetimi alanında ihtiyaç duyulan bilgi ve belgeleri sunmak amaçlanmıştır.Verilerin toplanması ve değerlendirilmesinde literatür taraması yapılmış, sayısalverilerin toplanmasında ise konu ile ilgili yayın, resmi kurum ve kuruluşlardaarşiv taraması yapılmıştır. Metot olarak tarihsel ve karşılaştırma metodu uygulanmıştır.Mevzuatta; devletin spor konusundaki ödevini açıkça ifade ettiği 59. Maddeye,2011 yılında 6214/1 madde ile sporda anlaşmazlıkların çözümünde tahkim kurulununoluşmasını ön gören ek fıkra eklenmiştir. Ayrıca, hükümetlerin pek çoğunda,siyasi partilerde ve kalkınma planlarında spora yer verildiği tespit edilmiştir. Araştırmanınkapsadığı yılları içerisinde 4 kanun, 1 Kanun Hükmünde Kararname ve 84de yönetmelik çıkarılmıştır. Devletin Konsolide Bütçeden spora ayırdığı ödenek debir önceki yıla göre sürekli bir artış (2005 ile 2006 yılı arası hariç) olmuştur. Sayısalverilerde, spor tesisi ve sporcu ve spor adamları sayılarında sürekli bir artışın yaşandığıtespit edilmiştir. Durum, Türkiye'de sporun ve spor yönetiminin gelişme kaydettiğininönemli bir göstergesi olarak ortaya çıkmıştır.Devlet 1990 - 2010 yılları arasında yapmış olduğu bu değişikliklerle, sporave onun yönetimine yeni ve çağdaş bir bakış açısı getirmiş ve bunu uygulamak içingerekli mekanizmalarını da hayata geçirmeye çalışmıştır.Anahtar Kelimeler: Spor Yönetimi, Türkiye'de Spor Yönetimi, Spor veYönetim, Türkiye'de Spor Organizasyonu, Spor Mevzuatı
Spor yöneticilerinin kişilik özelliklerinin karar verme stilleri üzerine etkileri
Bu çalışmanın amacı, spor yöneticilerinin kişilik özelliklerinin karar verme stilleri üzerinde etkisini incelemektir. Araştırma ilişkisel tarama modelinde tasarlanmıştır. Çalışmanın evreni Gençlik ve Spor Bakanlığında görev yapan spor yöneticilerini kapsamaktadır. Örneklem grubunu ise kolayda örnekleme yöntemiyle seçilmiş merkez ve taşra teşkilatında görev yapan toplam 286 spor yöneticisi oluşturmaktadır. Veri toplama araçları olarak Gosling ve ark., (2003) tarafından geliştirilen ve Türkçeye uyarlaması Atak (2013) tarafından yapılan "On-maddeli Kişilik Ölçeği", Mann ve ark. (1998), tarafından geliştirilen ve Deniz (2004) tarafından Türkçe 'ye uyarlanan "Melbourne Karar Verme Ölçeği" ve araştırmacı tarafından hazırlanmış "Kişisel Bilgi Formu" kullanılmıştır. Verilerin analizinde yüzde, frekans, parametrik testlerden bağımsız örneklemler için t-testi, bağımsız örneklemler için tek yönlü varyans analizi (anova), ilişkilerin kuvvetini ve yönünü tespit etmek için pearson korelasyon ve bağımsız değişkenin bağımlı değişken üzerindeki etkisini belirlemek için çoklu regresyon analizi yapılmıştır. Yapılan analizler sonucunda kişilik ölçeğinin alt boyutları ile demografik bilgiler arasında anlamlı düzeyde farklılık olmadığı tespit edilmiştir (p>0,05). Karar verme stilinin alt boyutlarından medeni durum, asta sahip olma durumu, yaş değişkeni, aylık gelir, toplam mesleki deneyim ve spor yöneticiliği deneyim durumuna göre anlamlı fark bulunmamıştır (p>0,05). Spor yöneticilerinin karar verme stillerinin mezun olunan program durumu değişkenine göre panik karar verme stili alt boyutunda ve karar verme öz saygı toplam puanında anlamlı fark olduğu tespit edilmiştir (p<0,05). Panik karar verme stili alt boyutunda eğitim durumu ve görev durumu değişkenine göre anlamlı bir fark olduğu görülmektedir (p<0,05). Spor yöneticilerinin yumuşak başlılık özelliğinin karar verme özsaygı ölçeği toplam puanı üzerinde anlamlı düzeyde etkisi olduğu tespit edilmiştir (p<0,05). Sonuç olarak kişilik özelliklerinin karar verme stilleri üzerinde değişik ölçülerde etkileri olduğu söylenebilir.
Merkezi spor yönetiminde çalışanların kişilik özellikleri ile iş değerlerinin örgüte bağlılık düzeylerine göre incelenmesi
Bu çalışmanın amacı; Merkezi spor yönetimi'nde (Gençlik ve Spor Bakanlığı'na bağlı Spor Genel Müdürlüğü) çalışanların kişilik özellikleri ile iş değerlerini ortaya koyarak merkezi spor yönetimi'nde çalışanlar arasında örgüte bağlılık düzeylerine göre incelenmesidir. Çalışmaya spor genel müdürlüğü çalışanlarından 282 kişi gönüllü olarak katılmıştır. Çalışmada veri toplama aracı olarak araştırmacı tarafından katılımcıların kişisel bilgilerine ulaşabilmek için hazırlanmış olan ''Kişisel Bilgi Formu'', John, Donahue ve Kentle tarafından 1991 yılında geliştirilen ve Alkan tarafından 2007 yılında dilimize uyarlanmış "Beş Faktör Kişilik Ölçeği'', Kaya tarafından 2010 yılında hazırlanmış "İş Değerleri Ölçeği" ve Allen ve Meyer tarafından 1990 yılında geliştirilen Türkçe uyarlamasını Yıldırım tarafından yapıldığı "Örgütsel Bağlılık Ölçeği" kullanılmıştır. Araştırmada elde edilen veriler SPSS (Statistical Package for Social Sciences) for Windows 22.0 programı kullanılarak analiz edilmiştir. Verilerin değerlendirilmesinde tanımlayıcı istatistiksel yöntemleri olarak sayı, yüzde, ortalama, standart sapma kullanılmıştır. İki bağımsız grup arasında niceliksel sürekli verilerin karşılaştırılmasında t-testi, ikiden fazla bağımsız grup arasında niceliksel sürekli verilerin karşılaştırılmasında Tek Yönlü (One Way) Anova Testi kullanılmıştır. Anova Testi sonrasında farklılıkları belirlemek üzere tamamlayıcı post-hoc analizi olarak Scheffe Testi kullanılmıştır. Araştırmanın sürekli değişkenleri arasında pearson korelasyon ve hiyerarşik regresyon analizi uygulanmıştır. Hiyerarşik regresyon analizi ile bağımsız değişkenlerin bağımlı değişken üzerine etkilerinde determinasyon katsayısındaki (R2) değişim ile neden- sonuç ilişkisinin gücü ortaya konulmuştur. Elde edilen bulgular %95 güven aralığında, %5 anlamlılık düzeyinde değerlendirilmiştir. Sonuç olarak Kişilik özelliklerine algılanan iş değerleri alt boyutları eklenerek çıkan sonuçlar doğrultusunda dışadönüklük, sorumluluk, geçimlilik, gelişime açıklık, duygusal dengesizlik, işin anlamlılığı ve yararlılığı, insani ilişkiler, iş ortamı, özerklik ile örgüte bağlılık alt boyutlarının genel sonuçları arasında neden-sonuç ilişkisini belirlemek üzere yapılan regresyon analizi istatistiksel olarak anlamlı bulunmuştur (f=14,730; p=0,000<0.05). Diğer bir ifade ile çalışanların kişilik özellikleri ve iş değerlerinin örgüte bağlılıkta önemli bir faktör olduğu saptanmıştır.
Merkezi spor yönetiminde örgüt kültürünün ve çalışanların kişilik özelliklerinin karar verme stillerine etkisinin incelenmesi
Bu çalışmanın amacı; Merkezi spor yönetimi olan Spor Genel Müdürlüğü (SGM) örgüt kültürünün ve çalışanların kişilik özelliklerinin karar verme stillerine etkisinin incelenmesidir. Çalışmaya Spor Genel Müdürlüğü çalışanlarından 282 kişi gönüllü olarak katılmıştır. Çalışmada veri toplama aracı olarak araştırmacı tarafından katılımcıların kişisel bilgilerine ulaşabilmek için hazırlanmış olan Kişisel Bilgi Formu.Öcal ve Ağca tarafından geliştirilen "Örgüt Kültürü Ölçeği". Türkçe uyarlamasını Karancı ve arkadaşları (2007)'nın yaptığı "Eysencik Kişilik Ölçeği" ve Türkçe uyarlamasını Deniz (2004)'ün yaptığı "Melbourne Karar Verme Ölçeği" kullanılmıştır. Araştırmada elde edilen veriler SPSS 22.0 programı kullanılarak analiz edilmiştir. Verilerin değerlendirilmesinde tanımlayıcı istatistiksel yöntemleri olarak sayı, yüzde, ortalama ve standart sapma kullanılmıştır. İki bağımsız grup arasındaki karşılaştırmalar için t-testi, ikiden fazla bağımsız grup arasındaki karşılaştırmalar içinse Tek yönlü (One way) Anova testi kullanılmıştır. Anova testi sonrasında farklılıkları belirlemek için tamamlayıcı post-hoc analizi olarak Scheffe testi kullanılmıştır. Araştırmanın sürekli değişkenleri arasında pearson korelasyon ve regresyon analizi kullanılmıştır. Sonuç olarak karar vermede özsaygı alt boyutunda anlamlı derecede, 16 yıldan fazla çalışma süresi olanların en yüksek düzeyi tarifledikleri tespit edilmiştir (p<0.05). Karar verme stillerinin pozisyona göre ortalamaları incelendiğinde; sadece erteleyici karar verme boyutunda şefin en düşük, diğer personellerin en yüksek olmak üzere anlamlı düzeyde farklılaştığı tespit edilmiştir (p<0.05). Karar verme stillerinin öğrenim durumuna göre ortalamaları incelendiğinde; karar vermede özsaygı boyutunda üniversite mezunu olanların lehine anlamlı düzeyde farklılaşma tespit edilmiştir (p<0.05). Ayrıca ölçekler arası ilişkiyi tespit etmek için yapılan korelasyon analizi sonucunda kimi alt boyutlarda pozitif kimi alt boyutlarda ise negatif yönde ilişki olduğu tespit edilmiştir.
Spor federasyonlarında görev yapan üst düzey yöneticilerin problem çözme becerilerinin araştırılması
Bu araştırma; spor federasyonlarının merkez teşkilatında çalışan personellerin, problem çözme beceri düzeylerini tespit ederek, kişisel özelliklere göre bunların farklılaşıp farklılaşmadığını ortaya koymak amacıyla yapılmıştır. Betimsel bir nitelikte olan bu araştırmanın örneklemini, 2016 yılında 56 farklı özerk spor federasyonların merkez teşkilatında çalışan 21 Başkan, 28 As Başkan, 37 Genel Sekreter olmak üzere toplam 86 personele anket uygulanmıştır. Araştırmada veri toplama aracı olarak personelin problem çözme becerilerini belirlemek için 1982 yılında Heppner ve Peterson tarafından geliştirilen ve 1993 yılında Şahin tarafından Türkçe'ye uyarlanan "Problem Çözme Envanteri" ve personelin kişisel özelliklerini belirlemek için araştırmacı tarafından geliştirilen "Kişisel Bilgi Formu" kullanılmıştır. Verilerin değerlendirilmesinde ve hesaplanmış değerlerin bulunmasında SPSS 16.0 istatistik paket program kullanılmıştır.Verilerin analizinde SPSS programından yararlanılarak frekans dağılımları oluşturulmuş, Bağımsız Gruplar t- testi, Tek Yön Anova testlerinden LSD ve ve Tukey Post Hoc analizleri kullanılmıştır.Araştırma sonucunda; Spor federasyonlarında görev yapan üst düzey yöneticilerin, problem çözme envanterinden (PÇE) aldıkları puanların; eğitim durumuna ve medeni hal değişkenine göre farklılaştığı, yaş, cinsiyet, meslekteki çalışma yılı, federasyondaki çalıma yılı, statü değişkenine göre farklılaşmadığı görülmüştür (p<0,05). Anahtar kelimeler: Spor federasyonları, yönetim, spor, sosyal beceri, problem çözme
Spor yöneticilerinin hizmetkâr liderlik davranışlarının araştırılması
Bu çalışmanın amacı; spor yöneticilerinin hizmetkâr liderlik anlayışlarının araştırılmasıdır. Bu amaçla Türkiye'de Beden Eğitimi ve Spor Eğitimi veren Spor Bilimleri Fakülteleri, Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokullarında ve Bölümlerinde, Dekan, Yüksekokul Müdürü ve Bölüm Başkanı görevinde bulunan Spor Yöneticilerinin (N=69) Hizmetkâr Liderlik davranışları bu kurumlarda görev yapan akademisyenlere (N=1185) uygulanan anketler yoluyla araştırılmıştır. 2014-2015 akademik yılında Türkiye'deki Beden Eğitimi ve Spor eğitimi veren Fakülte, Yüksekokul ve Bölümlerde çalışan akademisyenlere Hizmetkâr Liderlik Anketi e-mail yoluyla gönderilmiştir. Geri dönüş alınan ve eksiksiz olarak ölçeği dolduran 406 akademisyen değerlendirmeye alındı. Çalışmada Spor Yöneticilerin Hizmetkâr Liderlik davranışlarının araştırılması için Barbuto ve Wheeler tarafından (2006) yılında geliştirilen ve geçerlilik güvenirlik çalışması yapılmış olan "Hizmetkâr Liderlik Anketi" uygulandı. Ölçek Türkçeye çevrilerek geçerlilik ve güvenirlilik testi yapıldı. Hizmetkâr Liderlik Anketinin ölçme modelinin doğrulanmasının ardından elde edilen verilere cinsiyet, görev unvanı, görev süresi, bölüm ve değerlendirilen yöneticiye bağlı olarak normal dağılıma sahip olup olmadığının değerlendirilmesi amacıyla Shapiro Wilk normallik testi uygulandı. Uygulanan normallik testleri sonucu verilerin normal bir dağılıma sahip olmadığı (nonparametrik) görüldü. Sonra Spor Yöneticilerinin cinsiyete bağlı olarak hizmetkâr liderlik puanları arasında anlamlı farklılıklar olup olmadığını belirlemek için α=0.05 anlamlılık düzeyinde Mann Whitney-U testi ve görev unvanı, görev süresi, bölüm ve değerlendirilen yöneticiye bağlı olarak bir fark olup olmadığını belirlemek için α=0.05 anlamlılık düzeyinde Kruskal Wallis Testi uygulandı. Test sonuçları spor yöneticilerinin cinsiyete bağlı olarak; Fedakârlık (p>0.05), Duygusal Destek (p>0.05), Bilgelik (p>0.05), İkna Edici Yol Gösterme (p>0.05) ve Örgütsel Hizmet Etme (p>0.05) alt boyutları arasında önemli bir fark olmadığını gösterdi. Çalışma sonucunda görev durumuna, görev süresi, bölümler ve değerlendirilen yöneticiye göre de spor yöneticilerinin Fedakârlık (p>0.05), Duygusal Destek (p>0.05), Bilgelik (p>0.05), İkna Edici Yol Gösterme (p>0.05) ve Örgütsel Hizmet Etme (p>0.05) alt boyutları arasındaki farkın önemli olmadığı görüldü. Araştırma sonuçlarının ışığında kullanılan anketin objektif olduğu ve değerlendirilen yöneticilerin hizmetkâr liderlik davranışlarını gözler önüne serdiği düşünülmektedir. Anahtar Kelimeler: Spor Yönetimi, Liderlik, Hizmetkâr Liderlik
Farklı spor dallarındaki sporcu, seyirci ve yöneticilerin küresel vatandaşlık ve saldırganlık ilişkisi (Adana – Mersin ili örneği)
Bu çalışmanın amacı farklı spor dallarındaki sporcu, seyirci ve yöneticilerin küresel vatandaşlık ve saldırganlık düzeyleri arasında ilişki olup olmadığının araştırılmasıdır. Araştırmanın evrenini, Adana ve Mersin illerinde bulunan sporcular, seyirciler ve yöneticiler oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemi ise evrenden tesadüfi olarak seçilen, 18 yaş ve üzeri 200 profesyonel sporcu, 514 seyirci ve 71 yönetici olmak üzere toplam 785 katılımcıdan oluşmaktadır. Bu araştırmada, veri toplama aracı olarak Morais ve Ogden (2011) tarafından geliştirilen, İbrahim Fevzi Şahin ve Fatih Çermik tarafından Türkçeye uyarlanan "Küresel Vatandaşlık Ölçeği", ile İpek İlter (Kiper) tarafından geliştirilen "Saldırganlık Envanteri" (Kiper 1984) kullanıldı. Ayrıca, katılımcıların demografik özelliklerini tespit etmek için araştırmacı tarafından geliştirilen kişisel bilgi formu kullanıldı. Araştırma problemlerine cevap bulmak için deneklere uygulanan anketler bilgisayar ortamına SPSS 15,0 ile girildi. Araştırma sonucunda; sporcuların küresel vatandaşlıkları ile cinsiyet, yaş ve spor yapma sürelerinde istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık görülmemektedir (p>0.05). Ancak, öğrenim durumlarında küresel vatandaşlık ölçeğinin, küresel yetkinlik alt boyutunda, aylık gelirin ise küresel sosyal sorumluluk alt boyutunda anlamlı fark olduğu tespit edildi (p<0.05). Saldırganlık durumlarında ise cinsiyet değişkeninde atılgan saldırganlığın kadınlarda erkeklere oranla anlamlı düzeyde daha yüksek olduğu tespit edildi (p<0.05). Öğrenim durumu değişkeninde de, yıkıcı saldırganlık alt boyutu ile edilgen saldırganlık alt boyutunda orta öğretim eğitim düzeyine sahip olanların üniversite eğitimine sahip olanlara göre anlamlı düzeyde daha yüksek olduğu tespit edildi (p<0.05). Yaş değişkeninde de yıkıcı ve edilgen saldırganlık alt boyutları ile toplam saldırganlıkta 20 yaş ve altı sporcuların, 21-25 yaş ile 31 yaş üstüne göre anlamlı düzeyde fark olduğu tespit edildi (p<0.05). Spor yapma süresinde ise toplam saldırganlığın 6-10 spor yapanın 16 yıldan fazla spor yapana göre anlamlı düzeyde fark olduğu görüldü (p<0.05). Spor yöneticilerinde; küresel vatandaşlık ile çalışmaya katılanların demografik özelliklerinin herhangi birinde anlamlı bir farklılık tespit edilmedi (p>0.05). Ancak, saldırganlık durumlarına ilişkin, yaş değişkeninde atılgan saldırganlık alt boyutunda 31-40 yaş arası grubun 30 yaş ve altı ile 41 yaş ve üstünde anlamlı düzeyde fark olduğu tespit edildi (p<0.05). Aylık gelir değişkeninde ise, edilgen saldırganlık alt boyutunda 2000 TL ve daha az aylık gelire sahip olanların 3001 TL daha fazla olanlara göre anlamlı düzeyde daha yüksek olduğu tespit edildi (p<0.05). Seyircilerde; cinsiyet değişkenine göre toplam küresel vatandaşlık, küresel sivil katılım ve sosyal sorumluluk alt boyutlarında anlamlı farklılık tespit edildi (p<0.05). Müsabakalara gitme durumunda da toplam küresellik, küresel sivil katılım ve küresel yetkinlik alt boyutlarında anlamlı farklılık tespit edildi (p<0.05). Seyircilerin saldırganlık durumunda ise sadece cinsiyet değişkeninde erkek seyircilerin kadın seyircilere göre yakıcı saldırganlık alt boyutunda anlamlı düzeyde farklılık olduğu tespit edildi (p<0.05). Anahtar Kelimeler: Küresel Vatandaşlık, Saldırganlık, Sporcu, Seyirci, Spor Yöneticisi
Elektronik sporcuların kariyerlerinde karşılaştıkları sorunların incelenmesi
Bu çalışmanın amacı elektronik sporcuların kariyerlerinde karşılaştıkları sorunları ortaya çıkarmaktır. Literatürde dijital oyunların; bağımlılık, asosyallik ve şiddet gibi kavramlar çerçevesinde araştırıldığı görülmektedir. Bu araştırmayla, e-sporu bir kariyer seçeneği olarak değerlendirip literatüre farklı bir bakış açısı getirmek ve e-sporda kariyer yapacak bireylere katkı sağlamak istenmektedir. Bu bağlamda çalışmanın ana araştırma sorusu "Elektronik sporcuların kariyerlerinde karşılaştıkları sorunlar nelerdir?" olarak belirlenmiştir. Elektronik sporcuların geçmiş deneyimlerini ortaya çıkarmak için nitel araştırma yöntemlerinden fenomenolojik desen yaklaşımı tercih edilmiştir. Amaçlı örneklem türlerinden ölçüt örneklem yöntemiyle 8 profesyonel elektronik sporcu örneklem olarak seçilmiştir. Elektronik sporcuların profesyonel niteliği taşıması için alanda maddi getiri elde eden ve profesyonel takımlara dahil olan kişiler örneklem olarak alınmıştır. Katılımcılar ile 12 temel boyuttan oluşan yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılarak ortalama 62,5 dakika süren görüşmeler yapılmıştır. Verilerin analizinde tematik analiz yöntemi kullanılmıştır. Kod, örüntü, kategori oluşturma sürecinde son olarak temalara ulaşılmaya çalışılarak araştırma sorusuna yönelik ilişkiler ortaya çıkarılmıştır. Veriler ilk olarak el ile kodlanarak kod defteri oluşturulmuş ardından MAXQDA programı kullanılarak detaylı analiz yapılmıştır. Yapılan analiz sonucunda, araştırma sorusuna yönelik elde edilen bulgular 4 ana tema ve 13 alt tema altında toplanmıştır. 4 ana tema: "Dijital oyunculuk serüveni; sanal rekabetten gerçek paraya uzanış", "Dijital karakter oluşturma; eğlenceli ve stresli ekranın doğası", "Yükselen gerçekliğe tırmanış; geleceğin sporunda dijital seyirci" ve "Sanal dünyada gerçek arkadaşlık; ebeveyn ve okul gölgesinde elektronik spor kariyeri" şeklindedir. Elde edilen bulgular; ebeveynlerin e-sporcuya tepki gösterdiğini, akademik başarının ön planda tutulduğunu ve elektronik sporcuların kariyerlerine yönelik kararsızlık yaşadığını göstermektedir. Ayrıca e-sporcular, asgari ücretin üzerinde maddi gelire sahip olmalarına rağmen Türkiye'de elektronik sporların istedikleri düzeyde olmadığını belirtmektedir. Pandemi sürecinde elektronik sporların pozitif ivmelenme gösterdiği ifade edilmektedir.
Spor Genel Müdürlüğü merkez ve taşra teşkilatları üzerine yapılan çalışmaların analizi: Bir meta-sentez çalışması
Bu araştırma, Türkiye' deki Spor Genel Müdürlüğü ve Gençlik ve Spor Bakanlığı üzerine yapılmış çalışmalar dikkate alınarak, spor yönetimine ilişkin mevcut durumu, yapılan tüm araştırma bulguları ve sonuçlarından yola çıkılarak meta-sentez yöntemi ile ortaya koymak amacına yöneliktir. Bu çalışmada hem nicel hem de nitel araştırma bulgularını sentezlemek için nitel araştırma deseni olan meta-sentez araştırma yöntemi kullanılmıştır. Spor Genel Müdürlüğü üzerine yapılmış olan dâhil edilme ve hariç tutulma işlemleri çerçevesinde bu meta çalışmanın amacına hizmet edebilecek, nitel veya nicel araştırma yöntemlerini kullanarak 1994-2018 yıllarında hazırlanmış 20 Doktora Tezi, 62 Yüksek Lisans Tezi ve 72 Makale araştırma kapsamına alınmıştır. Meta-Senteze dahil ettiğimiz çalışmalar; konusu, genel amaçları ve elde edilen sonuçlarına göre 6 ana tema, 46 alt tema altında gruplandırılmıştır. Çalışmaların dağılımlarına bakıldığında, 22 çalışma, 8 alt tema ile "Gençlik ve Spor Hizmetleri", 50 çalışma, 9 alt tema ile "Spor Yönetimi", 60 çalışma, 15 alt tema ile "Örgütsel Davranış", 8 çalışma, 2 alt tema ile "Gençlik ve Spor Politikaları", 20 çalışma, 6 alt tema ile "Liderlik ve Yöneticilik", 9 çalışma 6 alt tema ile "İnsan Kaynakları" temaları yer almaktadır Sonuç olarak, spor örgüt yapısının yeniden düzenlenmesi ve bu düzenlemenin spor ve gençlikle ilgili sivil toplum kuruluşlarının fikirleri alınarak özerk bir yönetim yapısı oluşturulması, oluşturulan yapının siyasi iktidarların egemenliğinden uzak ve politikaların spor hizmetlerinin daha verimli ve sporun halka yaygınlaştırılmasını sağlayacak şekilde belirlenmesi gerektiği ortaya çıkmıştır. Ayrıca spor örgütünün bütün kademelerinde, halkla ilişkiler, insan kaynakları, zaman yönetimi, kariyer planlama gibi konularda sürekli eğitimlerin düzenlenmesi gerektiği söylenebilir. Bunun yanında, spora ayrılan bütçenin artırılması ve spor tesislerinin, bölge halkının ihtiyaç istek ve görüşleri doğrultusunda, bölgenin iklim şartlarına ve demografik özelliklerine uygun şekilde planlanması gerektiği ortaya çıkmıştır. Anahtar Kelimeler: Spor Genel Müdürlüğü, Gençlik ve Spor, Spor Yönetimi, Meta-sentez.
Türkiye'deki spor örgüt yöneticileri üzerinde duygusal zeka ve liderlik davranışları ilişkisinin incelenmesi
Bu tez çalışmasının amacı Türkiye'deki üst düzey spor yöneticilerinin liderlik davranışları ve duygusal zeka yetenekleri arasındaki olası bir ilişkinin varlığını sorgulamaktır. İlgili yabancı ve yerli yazında konuyu farklı iş kollarındaki işletme, eğitim kurumu ve güvenlik güçleri yöneticileriyle inceleyen çalışmaların çokça olmasına karşın, spor yöneticileri genelinde araştıran çalışma sayısı oldukça azdır. Bu açıdan çalışmamız, üst düzey Türk spor yöneticisinin tipik özelliklerinin tanımlanmasına ve genellikle benimsediği liderlik tarzı ile duygusal zeka yeteneği arasındaki ilişkinin belirlenmesine olanak sağlaması nedeniyle önem taşımaktadır. Ana kütlesi Türkiye'deki tüm Spor Federasyonu Başkanları ve Genel Sekreterleri ile Gençlik Hizmetleri ve Spor İl Müdürlerinden oluşan çalışmamızda anakütlenin tam sayımına gidilerek toplam 205 üst düzey spor yöneticisine çalışmaya katılım çağrısında bulunulmuştur. Katılım sağlayan 103 (%50.2) spor yöneticisinden elde edilen verilerin analiz sonuçları, çalışmamızın amacına yönelik iki temel konuda önemli bulgular sunmaktadır. Bunlardan ilki, duygusal zeka skorunun yaş, görev süresi ve spor geçmişi gibi 'zaman' temelli değişkenlerin hiçbirine göre farklılık göstermediğidir. İkinci grup analiz sonuçları da liderlik tarzı ile duygusal zeka arasında pozitif yönlü güçlü bir ilişki olduğuna yöneliktir. Ancak bu ilişki hem kişiye-yönelik hem de işe-yönelik lider tarzını benimseyen spor yöneticilerinde gözlenmiştir. Çalışmanın son bölümünde, araştırma kısıtlarının bulgular üzerindeki olası etkisi ile konu üzerine gelecekteki çalışmalar için yol gösterici öneriler sunulmaktadır.
Spor yöneticilerinin psikolojik iyi oluş, yaşam doyumu ve psikolojik ihtiyaç doyumunda denge düzeylerinin incelenmesi
Bu araştırmanın amacı, spor kulüplerinde görev alan yöneticilerin psikolojik iyi oluş, yaşam doyumu ve psikolojik ihtiyaç doyumu düzeylerinin incelenmesidir. Araştırma grubunu Hatay Amatör Spor Kulüpleri Federasyonu ve Hatay Gençlik ve Spor İl Müdürlüğüne bağlı olan spor kulüplerinden 242 spor yöneticisi oluşturmaktadır. Katılımcılara kişisel bilgileri toplamak amacıyla "Kişisel Bilgi Formu", Telef (2013) tarafından Türkçeye uyarlanan "Psikolojik İyi Oluş Ölçeği", Dağlı ve Baysal (2016) tarafından Türkçeye uyarlanan Yaşam Doyumu Ölçeği" ve Kardaş ve Yalçın (2018) tarafından Türkçeye uyarlanmış olan "Psikolojik İhtiyaç Doyumunda Denge Ölçeği" uygulanmıştır. Elde edilen veriler SPSS 15.0 paket programına işlenerek analiz işlemleri yapılmıştır. Verilerin analizinde, demografik özellikleri tanımlamak için sayı yüzde dağılımı ve tanımlayıcı istatistikler yapılmıştır. Verilerin normal dağılıma uygunluğuna Skewness ve Kurtosis değerleri ile bakılmıştır (Skewness ve Kurtosis değerleri -1,5 ile +1,5 arasında). Verilerin analizinde tek yönlü Varyans Analizi T testi, Mann Whitney U ve Kruskal Wallis testleri kullanılmıştır. Ölçekler arasındaki ilişkiyi değerlendirmede ise Pearson korelasyon analizi ve regresyon analizi yapılmıştır. Araştırmanın sonucunda, Psikolojik İhtiyaç Doyumunda Denge Ölçeğinden algıladıkları puanların spor yöneticilerinin yaş, medeni durum, meslek, eğitim, yöneticilik süresi, gelir, sigara kullanımı, kaygılı bir insan olma değişkenlerine göre farklılaştığı; Psikolojik İyi Oluş Ölçeği puanlarının medeni durum, gelir, alkol kullanımı, kaygılı ve stresli bir insan olma değişkenlerine göre farklılaştığı görülmüştür. Analiz sonucunda anlamlı bir regresyon modeli ve psikolojik iyi oluş değişkendeki varyansın %37'sinin ilişkisellik, yeterlik ve özerklik alt boyutları tarafından açıklandığı bulunmuştur. Bu bulgulara göre, ilişkisellik, yeterlik ve özerklik alt boyutları psikolojik iyi oluşu olumlu ve anlamlı olarak yordamaktadırlar.
Sporcu marka imajı ölçeğinin Türkçe formunun güvenirlik ve geçerlik çalışması
Spor taraftarı ve izleyicilerin spora olan ilgisi ve spor tüketimi davranışları, sporun ana unsuru olan sporcuların imajından etkilenmektedir. Fiziksel görünümü beğeni toplayan, toplumda olumlu algılar oluşturan, sporla ilgilenen kişiler tarafından takdir edilen yıldız oyunculara karşı spor tüketicilerinin (taraftar olsun ya da olmasın), özel bir ilgisi olduğu söylenebilir. Bu sebeple sporcu marka imajının belirlenmesi hem o spor dalının hem de ilgili sporcuların pazarlanması sürecinde yönetimsel ve stratejik bilgiler kazandırabilir. Bu tez çalışmasının amacı, sporcu marka imajı ölçeğinin Türkçeye uyarlanarak güvenirlik ve geçerlik çalışmasının yapılmasıdır. Ayrıca, sporcu marka imajı ölçeği konusunda Türkiye'de henüz yapılmış bir araştırmaya rastlanılmadığı için bu çalışma ile Türkiye'ye uyarlanacak ölçeğin, diğer araştırmalarda kullanabileceği düşünülmektedir. Araştırmada Arai vd. (2013) tarafından geliştirilen Sporcu Marka İmajı Ölçeği (SMİÖ) kullanılmıştır. Bu ölçek üç boyut, on alt boyut ve otuz maddeden oluşmaktadır. Bu boyutlar, sporcu performansı, çekici bir görünüm ve pazarlanabilir yaşam tarzıdır. Sporcu performansı; sporcu uzmanlığı, yarışma biçimi, sportmenlik ve rekabet olmak üzere dört alt boyuttan oluşmaktadır. Çekici bir görünüm; fiziksel çekiciliği, giyim tarzı ve vücut zindeliği olmak üzere üç alt boyuttan oluşmaktadır. Pazarlanabilir yaşam tarzı; hayat hikâyesi, rol model ve taraftarlarla ilişkisi olmak üzere üç alt boyuttan oluşmaktadır. Araştırmanın evrenini, Ege Bölgesi'nde Beden Eğitimi ve Spor Yüksek Okulu ve/veya Spor Bilimleri Fakültesinde öğrenim gören öğrenciler oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemi ise kolayda örneklem alma yöntemi ile seçilen Adnan Menderes Üniversitesi, Dokuz Eylül Üniversitesi, Ege Üniversitesi, Manisa Celal Bayar Üniversitesi ve Pamukkale Üniversitesi oluşturmaktadır. 1027 öğrenci araştırmaya katılmıştır. Güvenirlik ölçümlerinde iç tutarlık katsayısı ve bileşik güvenirlik hesaplamaları yapılmıştır. Yapı geçerliğini ölçmek amacıyla ilk önce açıklayıcı faktör analizi (AFA) daha sonra doğrulayıcı faktör analizi (DFA) yapılmıştır. DFA analizlerinde güvenirlik ölçümü için bileşik güvenirlik (AVE ve yapı güvenirliği) analizleri kullanılmıştır. Araştırmanın sonucunda, sporcu marka imajı ölçeğinin Türkçe formunun güvenilir ve geçerli bir ölçek olduğu tespit edilmiştir. SMİÖ 6 alt boyut ve 30 maddeden oluşmaktadır. Anahtar Kelimeler: Sporcu , Marka, İmaj, Güvenirlik, Geçerlik
Spor eğitimi veren yükseköğretim kurumlarında kraliçe arı sendromu
Bu araştırma; spor eğitimi veren yükseköğretim kurumlarında çalışan kadın akademisyenlerin çalışma hayatında; hedefledikleri üst yönetim pozisyonlarına ulaşan ve kazandıkları pozisyonda rekabet ortamı oluşmasına izin vermeyip, yetkisini ve kişisel çabalarını kullanarak diğer kadınların kariyer hedeflerinin gerçekleşmesini engellemeye çalışan kadınlar (kraliçe arılar) sebebiyle, kariyerlerinin bir üst kademesine geçiş aşamasının sağlanamaması ile sonuçlanabilen engellerle karşılaşıp karşılaşmadıklarının belirlenmesi amacıyla yapılmıştır. Araştırma beş bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde; kadınların toplum ve iş hayatındaki yeri ile ilgili literatür sunulmaktadır. İkinci bölümde; kadınların çalışma hayatlarında karşılarına çıkan veya çıkartılan engellerden olan "cam tavan sendromu" ile "kraliçe arı sendromu" kavramları ile ilgili detaylı bilgiler yer almaktadır. Üçüncü bölümde; araştırmanın metodolojisi anlatılmaktadır. Araştırmada nitel araştırma yönteminden faydalanılmıştır. Veri toplama aracı olarak; yüz yüze görüşme yöntemi seçilmiş, örneklem grubu olarak Spor Bilimleri Fakültesi ve/veya Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu'nda çalışan kadın akademisyenler ölçüt örneklem seçme yolu ile belirlenmiş ve araştırmaya katılmaya gönüllü olan 29 kadın akademisyen ile görüşmeler yapılmıştır. Elde edilen veriler Nvivo programı ile analiz edilmiştir. Dördüncü bölümde; araştırmanın bulgularına ve yorumlarına yer verilmektedir. Beşinci ve son bölümde ise sonuç ve öneriler kısmı yer almaktadır. Araştırma sonucunda, spor eğitimi veren yükseköğretim kurumlarında çalışan kadın akademisyenlerin çoğunluğunun kendi ön yargıları sebebiyle cam tavan sendromu yaşadıkları ve kadın yöneticileri tarafından da kraliçe arı sendromuna maruz kaldıkları bulunmuştur. Anahtar kelimeler: cam tavan sendromu, kraliçe arı sendromu, spor, üniversite, kadın akademisyenler.
Spor yöneticilerinin risk alma eğilimleri ile özgüvenleri arasındaki ilişkinin incelenmesi
Bu araştırmanın amacı spor yöneticilerinin risk alma eğilimleri ve özgüvenleri arasındaki ilişkinin incelenmesidir. Güney Marmara'da birçok profesyonel spor kulübü bulunması ve bölgede daha önce böyle bir çalışmanın yapılmaması, kulüplerin gelişime açık yönetici grubunun istekli olması bu çalışmanın yapılma amaçlarındandır. Bu amaçla bu araştırmanın örneklemi 2018-2019 yılında Marmara bölgesinin güneyindeki profesyonel spor kulüplerinin yöneticilerinden 200 kişidir. Veriler anket yolu ile toplanmıştır. Araştırmada toplanan veriler SPSS 22 programına girilerek kodlanmıştır. Verilerin analizinde bağımsız örneklem t testi, Anova testi ve korelasyon analizi kullanılmıştır. Araştırmamızda özgüven ile cinsiyet, yaş, medeni durum ve gelire göre anlamlı bir farklılık gözlenmezken eğitim durumu ve kaç senedir yönetici olduğuna göre anlamlı bir farklılık olduğu gözlenmiştir; Risk alma davranışı ile cinsiyet, yaş, medeni hale göre anlamlı bir değişkenlik sergilemediği gözlemlenirken eğitim durumuna göre farklılık gösterdiği saptanmıştır. Aynı zamanda özgüven ile risk alma arasında pozitif yönlü anlamlı ilişki olduğu saptanmıştır.
Türkiye Milli Paralimpik Komitesi'nin (TMPK) işleyişi ve engelli sporlarına yaklaşımı
Türkiye'de engelli sporlarının gelişimi Türkiye Milli Paralimpik Komitesi'nin (TMPK) kurulmasıyla ivme kazanmış, uluslararası arenada her geçen gün daha fazla yer almaya başlamıştır. Bu araştırmanın amacı; TMPK'nin sorumlulukları,görevlerini,ve fonksiyonları ele alarak incelemek ve Engelli Spor Federasyonları ile ilişkileri yoluyla engelli sporlarına yaklaşımını tespit etmektir. Araştırmada nitel araştırma yöntemlerinden doküman incelemesi ve görüşme yöntemi kullanılmıştır. Görüşme yöntemi türlerinden yarı yapılandırılmış görüşme formu tercih edilmiştir. Bu araştırmanın görüşme verilerini Araştırma da amaçlı örneklem yoluyla seçilen TMPK ve engelli spor federasyonları yöneticileri oluşturmaktadır.Araştırma özellikle engelli sporlarına yaklaşımınna odaklandığından bir durum çalışmasıdır.Veriler TMPK ve komitenin paydaşları olan engelli spor federasyonlarında çeşitli kademelerde görev yapan toplamda 11 yönetici, antrenör ve IPC üyesi ile yüz yüze görüşmeler yapılmıştır.Araştırma da görüşmecilerden elde edilen veriler betimsel ve sistematik analiz yöntemi ile içerik analizi yöntemi kullanılarak yorumlanıp 3 kişi tarafından kodlanmıştır.Benzer kodlar bir araya getirilerek temalar oluşturulmuştur. Araştırmada TMPK'nin engelli sporlara katkısı ile ilgili bulunan kodlarda Engelli Spor Federasyonlarına, engelli sporlarına, engelli sporculara ve Spor Genel Müdürlüğü'ne değinilmiştir. Paralimpik branşlara katılamama sebebi ile ilgili yasa ve yapılanma, kotalar ve fonksiyonel engel dış sebepler olarak tespit edilmiştir. Katılımcılar, engelli federasyonları, bütçe, alt yapı, sporcu yetiştirme, spor kültürünün gelişimi ile ilgili olumsuz görüşlerini bildirmişlerdir. Araştırma sonucunda, TMPK'nin işleyişi ile yaşadığı sorunlara rağmen, Türkiye'de engelli sporuna, engelli sporcuya ve engelli spor federasyonlarına önemli katkıları olduğu tespit edilmiştir.Kanuni yapılanma gereği yürütme işinin engelli spor federasyonlarında olduğu ve ilişkilerde sorunlar yaşandığı sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar kelimeler: Türkiye Milli Paralimpik Komite, engelli sporları, engelli sporcular, engeli spor federasyonları
Liderlik boyutlarının yaşam tatmini üzerindeki etkisi: Spor yöneticileri üzerine bir alan araştırması
Bu araştırmada Adıyaman ilinde bulunan spor yöneticilerinin görevci, ilişkici ve statükocu liderlik özelliklerinin yaşam tatmin düzeyleri ve bazı demografik değişkenlerin ilişkisi belirlenmiştir.İlişkisel tarama modeli ve kolay örnekleme yöntemi ile yapılan bu araştırmadaLiderlik Görüş Ölçeği ve Yaşam Tatmini Ölçeği'nden elde edilen veriler istatistiksel analizler değerlendirilmiştir.Yapılan değerlendirmelerde spor yöneticilerinin yaşına ve toplam çalışma süresine göre liderliğin tümalt boyutlarında; cinsiyet, medeni durum, eğitim durumu, kurumda ve yönetimde çalışma süresine göre ilişkici vestatükocu liderlik boyutlarında anlamlılık saptanmıştır. Katılımcıların yaşam tatmini ile cinsiyet, yaş, kurumda, yönetimde ve toplam çalışma süresinde, kurs/seminerlere katılma durumu arasında anlamlı farklılıklar bulunduğu;yaşam tatmini ile sadecegörevci ve ilişkici liderlik arasında pozitif yönde orta düzeyde bir anlamlılık olduğu belirlenmiştir. Sonuç olarak spor yöneticilerinin yaşam tatmin düzeylerinin görevci, ilişkici ve statükocu liderlik boyutlarını pozitif yönde orta düzeyde anlamlı bir şekilde yordadığısaptanmıştır.
Spor yöneticilerinin başarı ihtiyaçları güdüsü ve gelişimlerine yönelik verilen zorlu görevlerin yönetsel yetkinliklerine etkileri
Özet Amaç: Bu çalışmanın amacı: Türkiye'deki spor federasyonlarında görev alan üst ve orta seviyedeki spor yöneticilerinin başarı ihtiyacı güdüsü (BİG) ve yöneticilerin gelişimlerine yönelik verilen zorlu görevlerin (YG), yönetsel yetkinlik (YY) düzeylerini ortaya çıkarmaktı. Gereç ve Yöntem: Çalışmanın gerçekleştirilmesinde Türkiye'deki Spor Federasyonlarının merkez teşkilatlarında başkan, başkan yardımcısı, yönetim kurulu üyesi, bağlı ve yan kurullarda görev alan farklı mevkilerdeki (üst ve orta) spor yöneticilerinden veri toplanmıştır. Veri toplama aşamasında web tabanlı online form ve anketlerin araştırmacı tarafından yüz yüze doldurtulması yöntemleri kullanılmıştır. Spor yöneticilerinin yönetici yetkinliklerini belirlemek için kullanılan ölçek Ko ve ark. (2011) yetkinlik algısı çalışmasından uyarlanmıştır (21). Ko ve ark. (2011)'nın yetkinlik algısı ölçme aracı 11 alt ölçekten (Yönetim Teknikleri, Sporla İlgili Teoriler ve Temeller, Servis Sağlama ve Geliştirme, Yabancı Dil ve Öğrenme Yeteneği, Liderlik, Finans, Ekonomi ve Analitik Yetenekler, İletişim, Politik/Siyasi Farkındalık, Muhasebe ve Risk Yönetimi, Bilgi Yönetimi ve Teknolojileri, Yönetim Teorileri ve Bilgi Yönetimi) ve toplamda 70 maddeden meydana gelen ve cevap seçeneğinde 7'li Likert derecelendirme seçeneği kullanılan bir ölçektir. Yöneticilere verilen gelişimlerine yönelik zorlu görevlerle ilgili verilerin toplanmasında McCauley (1994)'un "Developmental Challenge Profile" ölçeğinde istifade edilmiştir. Bu ölçek toplamda 50 maddeden ve 10 alt ölçeğinden istifade edilmiştir. Araştırmanın amacı doğrultusunda 10 alt ölçekten 5 tanesi; örgüte yeni yön verme, alışılmadık sorumluluklar, zor şartlarda karar verme, kültürler arası çalışabilme alt ölçekleri kullanılmıştır. Bu alt boyutlar 25 maddeden meydana getirilen 7'li Likert cevaplama seçeneği kullanılan bir ölçekle belirlenmiştir. Bir diğer ölçme aracı olarak yöneticilerin Başarı İhtiyacı Güdülerini belirlemede Heckert ve ark. (1999) 'nın başarı ihtiyacı alt ölçeği 5 maddeden ve 5'li Likert derecelendirme seçeneği ile meydana gelmektedir. Bulgular: Ölçme aracının güvenirliği SPSS 22.00 programıyla, geçerliği ise LISREL 8.15 programı ile gerçekleştirilmiştir. Yapılan doğrulayıcı faktör analizi, güvenirlik ve geçerlik analizleri sonucunda yönetsel yetkinlik (YY) ölçeği 5 alt boyut 31 madde, yöneticilerin gelişimlerine yönelik verilen zorlu görevler (YG) ölçeği 5 alt boyut 16 madde ve başarı ihtiyacı güdüsü (BİG) alt ölçeği ise 5 maddeden meydana gelmiştir. Analizler sonucunda, yöneticilerin gelişimlerine yönelik zorlu görevlerin alt boyutları olan alışılmadık sorumluluklar (negatif yönlü), yönetim alanın genişliği ve kültürlerarası çalışabilme başarı ihtiyacı güdüsü aracılığı ile spor yöneticilerinin yönetsel yetkinleri üzerinde anlamlı bir etkisi olduğu tespit edilmiştir. Sonuç: Bu araştırmada spor yöneticilerinin yönetsel yetkinlikleri ile ilgili güvenilir ve geçerli bir model sunulmuştur. Bu modele göre, spor yöneticilerin alışılmadık sorumluluklar karşısında başarı ihtiyacı güdülerinin olumsuz etkilendiği söylenebilir. Bununla birlikte yönetim alanının genişliği ve kültürlerarası çalışabilme olanaklarının arttırılması, spor yöneticilerinin yönetsel yetkinlik düzeylerinin artmasında etkili olduğu tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Spor yönetimi, yönetsel yetkinlik, zorlu görevler, başarı ihtiyacı.
Libya'da spor bakanlığının gelişiminde insan kaynakları planlamasının rolü
Spor alanındaki ya da diğer alanlardaki organizasyonların başarısı gerçek ve başarılı bir yönetim stratejisinin uygulanmasına bağlıdır. Belirlenen hedeflere ulaşmada karşılaşılan zorlukların üstesinden gelinmesi için etkin bir planlamaya ihtiyaç duyulmaktadır ve insan kaynakları planlaması planlama sürecinin ayrılmaz bir parçasıdır. Bu çalışma, Libya Spor Bakanlığının gelişiminde insan kaynakları planlamasının rolünü ortaya çıkarmayı ve genel olarak Spor Bakanlığı tarafından izlenen programları, politikaları ve stratejileri belirlemeyi amaçlamaktadır. Bu çalışmada, araştırmacı, değişkenler arasındaki ilişkiyi ölçmede analitik tanımlayıcı yaklaşımı benimsemiştir. Bu yaklaşım, gerçekliği veya olguyu gerçekte var olduğu şekliyle incelemeye ve daha sonra onlar hakkında doğru açıklamalar ve bilgilere ulaşmaya ve sonrasında incelenen gerçekliği anlamaya ve geliştirmeye katkıda bulunacak olan sonuçlara ve genellemelere ulaşmak için bilgilerin sınıflandırılması ve organize edilmesi ilkesi üzerine kuruludur. Ayrıca bu çalışmada, bu yöntem geçerliliği sağlamak ve araştırma hipotezlerini doğrulamak, araştırma sorunu ile ilgili sorulara cevap vermek için tercih edilmiştir. Bu temel yöntemin kullanımı yoluyla elde olası gerçekler ve verileri ortaya çıkarmak için derleme olduğu kadar çok bilgi toplamak amacıyla bir anket formu hazırlanmış ve bu yöntem sözlü etkileşim ile desteklenerek veri toplamada tercih edilmiştir. Çalışmada belirlenen hedeflere ulaşmak katılımcıların bu anket formlarını belirli bir süre ve zaman içinde cevaplanması istenmiştir. Sonuçlar, iyi bir planlama programının olumlu davranışlar kazandığını açıkça ortaya koydu. Ayrıca verilen eğitim programından memnuniyet derecesi, iyi, gerçekçi ve ulaşılabilir bir hedefin yanı sıra bakanlığın vizyonundaki işlevsellik seviyesini yükseltmek için iyi bir planlama programıdır. , İnsan kaynakları yönetimine artan ilgi, politikaların uygulanmasına da yardımcı olur. İnsan kaynağının eğitim, tanıtım ve ücretten korunmasına yardımcı olan uzak politikalara da odaklanın, kalkınmanın başarısı bakanlık tarafından hazırlanan iyi bir programa bağlı olarak eğitim kursları olmalıdır. Ülke, insan kaynağına daha fazla getiri verecektir.
Spor yöneticilerinin karar verme stilleri ile problem çözme becerileri üzerine bir araştırma
Bu araştırma; Spor Genel Müdürlüğü merkez ve taşra teşkilatı ile Bağımsız Spor Federasyonlarında görev yapan spor yöneticilerinin problem çözme ve karar verme stillerini belirlemek, demografik değişkenlerinin problem çözme ile karar verme stilleri üzerindeki etkisini araştırmak ve problem çözme ile karar verme stilleri arasında bir ilişki olup olmadığını ortaya koymak amacıyla yapılmıştır. Araştırmanın örneklem grubu toplam 215 spor yöneticisinden oluşmaktadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak Heppner ve Petersen (1982) tarafından geliştirilen ve Şahin, Şahin ve Heppner (1993) tarafından Türkçe 'ye uyarlanan "Problem Çözme Envanteri"dir. Diğer ölçek ise Mann ve ark (1998), tarafından geliştirilen ve Deniz (2004) tarafından Türkçe 'ye uyarlanan "Melbourne Karar Verme Ölçeği" dir. Spor yöneticilerinin karar vermede özsaygı ve karar verme stilleri ölçek puanlarının eğitim seviyesine göre anlamlı düzeyde farklılık gösterdiği belirlenmiştir (p<0,05). Spor yöneticilerinin karar verme özsaygı, dikkatli karar verme ve erteleyici karar verme alt boyutlarında ölçek puanlarının mezun olunan alana göre anlamlı düzeyde farklılık göstermediği tespit edilmiştir(p> 0,05). Kaçıngan karar verme ve panik karar verme alt boyutlarının ise anlamlı farklılık gösterdiği belirlenmiştir (p<0,05). Katılımcıların hizmet süresine göre karar vermede özsaygı, dikkatli karar verme, kaçıngan karar verme, panik karar verme puanlarının anlamlı düzeyde farklılık gösterdiği belirlenmiştir (p< 0,05). Spor yöneticilerinin problem çözme becerileri eğitim düzeyine göre karşılaştırıldığında; aceleci yaklaşım, düşünen yaklaşım, değerlendirici yaklaşım, kendine güvenli yaklaşım, planlı yaklaşım alt boyut puanlarının istatistiksel olarak anlamlı düzeyde farklılık gösterdiği tespit edilmiştir (p<0,05). Spor yöneticilerinin Problem çözme becerileri hizmet süresine göre karşılaştırıldığında; tüm alt boyutlarda anlamlı farklılık olduğu görülmüştür (p<0,05). Spor yöneticilerinin görevli oldukları birime problem çözme ölçeği alt boyutları incelendiğinde; merkez ve taşra teşkilatında çalışan spor yöneticileri arasında anlamlı farklılık tespit edilmemiştir (p>0,05). Sonuç olarak; spor yöneticilerinin çok azının alan mezunu olduğu görülmektedir. Yöneticilik kariyerinin ilk yıllarında spor yöneticilerinin daha çok kaçıngan karar verme stilini kullandıkları görülmektedir. Eğitim seviyesi daha düşük olan yöneticilerin kaçıngan karar verme stilline daha yatkın olduklarını ifade edebiliriz. Ayrıca spor yöneticilerinin çoğunlukla dikkatli karar verme stilini tercih ettikleri görülmektedir. Eğitim düzeyi yükseldikçe spor yöneticilerinin problem çözme becerilerinin de yükseldiği söylenebilir. Yöneticilik sürelerinin ilk yıllarında yöneticilerin problem çözmede başarısız oldukları ilerleyen yıllarda problem çözme becerilerinin geliştiği görülmektedir.
Spor Genel Müdürlüğü merkez örgütünde uygulanan yönetim biçimlerinin belirlenmesi
Bu çalışma, Gençlik ve Spor Bakanlığına bağlı Spor Genel Müdürlüğü merkez örgütünde görev yapan yöneticilerin ve yönetici olmayan personelin, yönetim anlayış ve biçimlerine ilişkin algılarını belirlemek, kişisel özelliklerin algılanan yönetim biçimlerine etkilerini araştırmak ve yöneticilerin ve yönetici olmayan personelin yönetim biçimi algılarını karşılaştırmak amacıyla yapılmıştır.Araştırmanın evrenini, Spor Genel Müdürlüğü merkez örgütünde görev yapan 900'e yakın yönetici ve yönetici olmayan personel oluşturmaktadır. Bu çalışmanın örneklemini ise, Random yöntemiyle belirlenmiş ve çalışmaya gönüllü olarak katılan 355 (66 yönetici, 289 yönetici olmayan personel) kişi oluşturmaktadır.Araştırmada veri toplama aracı olarak, alan ve konu uzmanlarınca elde edilen veriler ışığında geliştirilen ölçek kullanılmıştır. Güvenirlik analizinde, madde toplam korelasyonu ve alt ve üst çeyrekler testleri, geçerlilik analizinde ise, faktör analizi ve iç tutarlık analizi testleri kullanılmıştır. Faktör analizi sonucunda uygulanan yönetim biçimlerini belirlemede önemli rol üstlendikleri düşünülen 5 faktörün (yetkeci, koruyucu, destekçi, birlikçi ve başıboş) etkinlikleri araştırılmıştır.Elde dilen veriler, bilgisayar ortamına aktarıldıktan sonra SPSS programı ile istatistiksel analizler yapılmış. Verilerin çözümlenmesine ilişkin olarak da aritmetik ortalama, yüzde, standart sapma testleri, t testti, tek yönlü varyans analizi gibi veri çözümleme yöntemleri kullanılmıştır.Araştırma bulgularına göre; katılımcıların tamamına bakıldığında, % 44,5'inin kadın ve % 55,5'nin erkek, % 40'ının 26-35 yaş aralığında, % 72,4'ünün üniversite mezunu, % 36,1'inin birden fazla hizmet-içi eğitime katıldığı ve % 43,9'unun 0-5 yıl hizmet süresine sahip olduğu, ayrıca, yönetici ve yönetici olmayan personelin yönetim biçimine ilişkin algıları betimsel istatistiklere göre değerlendirildiğinde, ağırlıklı olarak destekçi yönetim biçiminin uygulandığı belirlenmiştir.Araştırmanın sonuçlarına göre; yöneticilerin ve yönetici olmayan personelin algılarına göre, Spor Genel Müdürlüğü merkez örgütünde yetkeci ve başıboş yönetim anlayışının uygulanmadığı, koruyucu, destekçi ve birlikçi bir yönetim anlayışının uygulandığı, her iki grubun da bu yönetim biçimlerini aynı şekilde algıladıkları ve yöneticilerin uyguladıklarıyla yönetici olmayan personelin uygulandığını düşündüğü yönetim biçimlerinin birbiriyle paralellik gösterdiği tespit edilmiştir. Bu noktadan hareketle de Spor Genel Müdürlüğü merkez örgütünde yarı demokratik ve demokratik bir yönetim anlayışının olduğu söylenebilir.Anahtar Kelimeler: Spor Yönetimi, Yönetim Biçimleri, Spor Genel Müdürlüğü.
Investigating the relationship between internet use self-efficacy levels and online information-searching strategies of the students of the department of sports management
The purpose of this study is to investigate the relationship between the self-efficacy of internet usage and the online information searching strategies of the sports management students. In this study, a descriptive research (screening) method was used. The literature forming the basis of the study was obtained through a comprehensive literature review. The study was conducted with 902 students who were studying sports in the Sports Management departments at Fırat University, Ardahan University, Ağrı İbrahim Çeçen University, Inonu University, and Erzincan University. Demographic information (12 items), an internet self-efficacy scale (17 items) and a scale measuring online information search strategies scale (25 items) were all prepared in order to obtain the statistical data from the students. Analyses of the data obtained from the scale forms were conducted using the SPSS 22.0 package program. Frequencies and percentages were calculated in configuration to show the distribution of the research group according to their demographic variables. Independent sample t-tests and one-way variance analyses (ANOVA) were used for the parametric data to assess the levels of difference depending on the independent variables. For the non-parametric data, the Kruskal Wallis test and the Mann-Whitney U tests were used. "Correlation Analysis" was conducted to determine the level of the relationships between the sub-dimensions. The statistical significance level (alpha (α) error level) was accepted as p <0.05. As a result of the study, significant differences were determined between the groups in the variables of gender, monthly income, type of education and age according to the internet self-efficacy scale of the research group. In the online information searching strategies scale, significant differences were observed according to variables of gender, monthly income, type of education, age and the grade of sports education. It was concluded that internet self-efficacy of students receiving sports education was related to their online information searching strategies. Keywords: Internet, Information, Self-Efficacy, Sports Management, Student