Sürdürülebilir kalkınma

Bu konu başlığı altında 207 tez

Yüksek LisansAçık ErişimTR

Sürdürülebilir kalkınma ve çevre bilincinin oluşturulmasında kooperatiflerin rolü: Dalyan örneği

Daha sonra doldurulacaktır

KooperatiflerKooperatifçilikMuğla-Dalyan+5
Gamze Acar
Muğla Sıtkı Kocman University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2021
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Bir sürdürülebilir kalkınma göstergesi olarak ekolojik ayak izi ve Türkiye

Sürdürülebilir kalkınma, bugünkü toplulukların ihtiyacı olan ekonomik gelişmenin gelecekte dünya üzerinde yaşayacak olan toplulukların ihtiyaçlarını karşılamada engel oluşturmayacak şekilde olmasını gerektirmektedir. Geleneksel enerji üretim ve tüketim alışkanlıklarının çevre ve doğal kaynaklar üzerinde yerel, bölgesel ve küresel ölçekte olumsuz etkilere neden olduğu bilinmektedir. Fosil yakıtların kullanımına bağlı olarak başta karbondioksit olmak üzere sera etkisi yaratan gazların atmosferde hızla artması insanlığın karbon ayak izini arttırmakta ve Türkiye'nin de aralarında bulunduğu gelişmiş ve gelişmekte olan bir çok ülkede ekolojik açık sorunu ortaya çıkmaktadır. Bu çalışmada, Türkiye'nin karbon ayak izini azaltmaya yönelik yenilenebilir enerji kaynaklarına yönelmesinin ne derece gerekli olduğuna vurgu yapılmıştır. Temiz enerji üretim ve tüketiminin yaratacağı pozitif etkilerin çevresel, sosyal ve ekonomik yönleri sürdürülebilirlik yolunda büyük değer kazanmaktadır. Bu doğrultuda enerji kaynaklarından gerçekleştirilen enerji üretiminin yüksek verim ve temiz teknolojilerle gerçekleştirilmesi, fosil yakıtların yerine çevre dostu yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanılmasının teşvik edilmesi günümüzün en önemli hedefleri arasında yer almaktadır. Anahtar Kelimeler: Sürdürülebilir Kalkınma, Ekolojik Ayak İzi, Karbon Ayak İzi, Türkiye

Ekolojik ayak iziKalkınmaKalkınma politikaları+5
Ahmet Dinç
Anadolu University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2015
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Sürdürülebilir kalkınma temeline dayalı yaşanabilir çevre oluşturulması: Eskişehir Tepebaşı ilçesi örneği

Günümüzde enerjiye olan aşırı talep nedeniyle her türlü enerji kaynağının kullanımı çevresel sorunları da beraberinde getirmektedir. 1992 Rio Konferansı ve 1996 yılında Habitat-2 Kent Zirvesi'nde sürdürülebilirlik ve yaşanabilir çevre oluşumu amaçlarının benimsenmesi günümüzde sürdürülebilir kentsel gelişmenin "ekolojik temele" dayandırılmasını gerektirmektedir. Nitekim tüm bunlar sürdürülebilir kalkınma ve sürdürülebilir kentsel gelişme kavramlarının günümüz ve gelecek kuşaklar için daha iyi bir yaşam kalitesi, ekonomik ve toplumsal kalkınmayla birlikte çevrenin korunması gerekliliğini beraberinde getirmektedir. Bu amaçla örnek model olarak alacağımız Eskişehir Tepebaşı İlçesi bir rol model olarak tercih edilmektedir. Çalışmada sürdürülebilir kentsel gelişmenin, bilhassa kentsel değişim ile beraberinde getirdiği gelişmenin çevreye zarar vermeyecek şekilde yönlendirilmesi açısından ele alınmak istenmektedir. Tepebaşı İlçe Belediyesi, tüm bu aşamaları gerçekleştirirken küresel ısınmanın en önemli unsuru sayılan karbondioksit emisyonu oluşturmamayı ve sera gazı gibi çevresel sorunlara sebebiyet vermemeyi hedeflemesinden dolayı ülkemizde sürdürülebilir çevre ve kalkınma anlayışına hizmet etmede yol gösterici nitelikte olması beklenmektedir. Anahtar Kelimeler: Sürdürülebilirlik, Sürdürülebilir Çevre, Sürdürülebilir Kalkınma.

Sürdürülebilir enerjiSürdürülebilir kalkınmaSürdürülebilir kentleşme+5
Zehra Lale
Anadolu University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2016
00
DoktoraAçık ErişimTR

Öğretmen adaylarının küresel iklim değişikliği farkındalığı, sürdürülebilir kalkınma farkındalığı ve ekolojik vatandaşlık düzeyleri arasındaki ilişkinin modellenmesi

Bu araştırmanın amacı, öğretmen adaylarının küresel iklim değişikliği farkındalığı, sürdürülebilir kalkınma farkındalığı ve ekolojik vatandaşlık düzeyleri arasındaki ilişkileri yapısal eşitlik modeliyle incelemek ve bu ilişkileri nitel verilerle derinlemesine değerlendirmektir. Araştırma, açıklayıcı sıralı karma yöntemle yürütülmüş; nicel aşamada ilişkisel tarama, nitel aşamada ise fenomenolojik desen kullanılmıştır. Örneklem, 2022-2023 eğitim-öğretim yılında 4. sınıfta öğrenim gören, tabakalı ve basit seçkisiz örnekleme yöntemiyle belirlenen 978 öğretmen adayından oluşmaktadır. Çalışma grubunda ise 13 öğretmen adayı yer almaktadır. Nicel veriler; "Küresel İklim Değişikliği Farkındalık Ölçeği", "Sürdürülebilir Kalkınma Farkındalık Ölçeği" ve "Ekolojik Vatandaşlık Ölçeği" ile toplanmıştır. Nitel veriler ise yarı yapılandırılmış görüşme formu aracılığıyla toplanmıştır. Nicel analizlerde SPSS-27 programıyla güvenirlik ve normallik analizleri, Lisrel 8.7 ile doğrulayıcı faktör analizi yapılmıştır. Verilerin normal dağılması nedeniyle parametrik testler tercih edilmiş; değişkenlere göre farklılıkları belirlemek için Bağımsız Örneklemler t-testi ve Tek Yönlü Varyans Analizi (ANOVA) yapılmıştır. Değişkenler arası ilişkileri belirlemek için Pearson korelasyon analizi uygulanmıştır. Ayrıca, AMOS-22 ve PROCESS Macro v4.2 programlarıyla aracılık analizleri yapılmış ve anlamlılığı test etmek için Bootstrap analizi uygulanmıştır. Nitel veriler ise içerik analizi tekniğiyle çözümlenmiştir. MAXQDA 2022 programı ile kodlanan veriler, alt temalar altında birleştirilmiş ve frekansları belirlenmiştir. Araştırma nicel bulgularına göre öğretmen adaylarının küresel iklim değişikliği farkındalığı yüksek, doğal ve beşeri ortama etkiler ve enerji tüketimi ilişkisi alt boyutları çok yüksek, küresel organizasyonlar ve ortaya çıkaran sebepler alt boyutları ise orta düzeydedir. Sürdürülebilir kalkınma farkındalığı, toplum ve çevre alt boyutları çok yüksek, ekonomi boyutu ise yüksektir. Ekolojik vatandaşlık düzeyleri ise orta, hak ve adalet çok yüksek, sürdürülebilirlik ve sorumluluk yüksek, katılım orta düzeydedir. Öğretmen adaylarının küresel iklim değişikliği farkındalığı cinsiyete göre anlamlı farklılık göstermezken, doğal ve beşeri ortama etkiler alt boyutunda kadınların lehine anlamlı fark vardır. Sürdürülebilir kalkınma farkındalığı ile çevre ve toplum alt boyutlarında da kadınların lehine anlamlı farklar belirlenmiştir. Ekolojik vatandaşlık düzeyleri cinsiyete göre farklılık göstermemekle birlikte, sürdürülebilirlik ve hak ve adalet boyutlarında kadınların lehine anlamlı fark tespit edilmiştir. Üniversite değişkenine göre ölçek ve alt boyutlarda anlamlı bir fark bulunmamıştır. Bölüm değişkenine göre, sosyal bilgiler öğretmen adaylarının iklim değişikliği farkındalığı sınıf öğretmen adaylarına göre daha yüksektir. Alt boyutlarda, fen ve sosyal bilgiler öğretmen adayları küresel organizasyonlar farkındalığında sınıf öğretmen adaylarına göre; fen bilgisi öğretmen adayları ise enerji tüketimi ilişkisi farkındalığında diğer iki bölüme göre daha yüksek düzeydedir. Sürdürülebilir kalkınma farkındalığı ve alt boyutları ile ekolojik vatandaşlık düzeyleri ve alt boyutları bölüm değişkenine göre anlamlı farklılık göstermemektedir. Ancak, fen bilgisi öğretmen adaylarının sürdürülebilirlik düzeyleri, sınıf öğretmen adaylarına göre daha yüksektir. Bunu yanı sıra, küresel iklim değişikliği farkındalığı ile ekolojik vatandaşlık arasında orta, sürdürülebilir kalkınma farkındalığıyla zayıf düzeyde; ekolojik vatandaşlık ile sürdürülebilir kalkınma arasında ise çok zayıf düzeyde pozitif yönlü anlamlı ilişkiler belirlenmiştir. Ayrıca, iklim değişikliği farkındalığının, ekolojik vatandaşlık ile sürdürülebilir kalkınma farkındalığı arasındaki ilişkide aracılık rolü bulunmaktadır. Araştırmanın nitel bulgularına göre öğretmen adayları, küresel organizasyonlar ve uluslararası anlaşmalara yönelik farkındalığın gelişimini engelleyen başlıca etkenin, bu konulara okulda yeterince yer verilmemesi olduğunu belirtmişlerdir. Küresel iklim değişikliğinin nedenlerine yönelik farkındalık, bilinçlendirme etkinliklerinin yetersizliğinden etkilenmektedir. Sürdürülebilir kalkınma farkındalığını artıran temel unsur, çevre odaklı ders içerikleridir. Ekolojik vatandaş olmayı ise alışkanlıklara bağlılık ve tüketim odaklı yaşam tarzı olumsuz etkilemektedir. Çevresel farkındalık eksikliği, bireylerin çevresel katılımını önemli ölçüde sınırlandırmaktadır. Öğretmen adayları, ekolojik vatandaşlık ile sürdürülebilir kalkınma farkındalığı arasındaki ilişkide küresel iklim değişikliği farkındalığının belirleyici olduğunu vurgulamış; ekolojik vatandaşların çevre dostu davranışlarının sürdürülebilir kalkınma hedeflerine katkı sağladığını, bu farkındalığın da çevresel bilinç ve davranış değişimini desteklediğini ifade etmişlerdir. Araştırmanın bulguları neticesinde çeşitli önerilere yer verilmiştir.

Ekolojik vatandaşlıkSürdürülebilir kalkınmaÇevre eğitimi+2
Dilan Kuruyer
Fırat University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2025
00
Yüksek LisansCrossrefindexliAçık ErişimTR

Uzaktan çalışma ve sürdürülebilirlik İlişkisi: Küresel literatürün bibliyometrik analizi

Uzaktan çalışma, bilgi ve iletişim teknolojilerindeki gelişmelerin etkisiyle giderek yaygınlaşan bir çalışma modeli hâline gelmiş, özellikle COVID-19 pandemisi sonrasında çalışma yaşamında önemli bir dönüşüm yaratmıştır. Pandemi sürecinde uzaktan ve hibrit çalışma uygulamalarının hızla yaygınlaşması, bu çalışma modelinin ekonomik, sosyal ve çevresel sürdürülebilirlik üzerindeki etkilerine yönelik akademik ilgiyi de artırmış ve uzaktan çalışma ile sürdürülebilirlik ilişkisini inceleyen bilimsel yayınlar önemli bir ivme kazanmıştır. Buradan hareketle, bu tez çalışmasının amacı, uzaktan çalışma ve sürdürülebilirlik ilişkisini ele alan akademik literatürün gelişim eğilimlerini, entelektüel yapısını ve temel araştırma temalarını bibliyometrik analiz yöntemiyle incelemektir. Araştırma verileri Scopus veri tabanından elde edilmiş ve belirlenen kriterler doğrultusunda 258 yayın analiz kapsamına alınmıştır. Analizlerde R programlama dili, Bibliometrix paketi ve Biblioshiny arayüzü kullanılmıştır. Araştırma bulguları, uzaktan çalışma ve sürdürülebilirlik alanındaki yayınların özellikle COVID-19 sonrasında hızla arttığını ve alanın yıllık büyüme oranının %13,35 olduğunu göstermektedir. Sustainability dergisi en etkili yayın kaynağı olarak öne çıkarken, ABD, İtalya, Çin ve Avustralya alanın en üretken ülkeleri arasında yer almaktadır. Anahtar kelime analizleri, literatürün uzaktan çalışma, hibrit çalışma, sürdürülebilirlik, karbon ayak izi ve COVID-19 temaları etrafında yoğunlaştığını ortaya koymuştur. Özetle bu çalışma, uzaktan çalışmanın sürdürülebilir kalkınma ile ilişkili ekonomik, sosyal ve çevresel boyutlarının giderek daha fazla önem kazandığını göstermekte ve alanın gelecekteki araştırma yönelimlerine ilişkin önemli çıkarımlar sunmaktadır.

Bibliyometrik analizHibrit çalışmaSürdürülebilirlik+2
Abdoul Wahidou Mahamane Seydou
Gümüşhane University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2026
20
doi.org/10.71008/gumushane.thesis.2026.252
DoktoraAçık ErişimTR

Ekonomi – doğa çatışmasına bir çözüm olarak yeşil yeni düzen

Küresel ekonomik sistem sürdürülebilir kalkınmaya ulaşmayı amaçlarken bugün geçmişin krizlerine ek olarak etkisi geri döndürülemez olan iklim krizi ile de mücadele etmek durumundadır. Artık tüm bu krizlerin merkezinde doğası gereği iklim krizi yer almaktadır. Sanayileşme ve ekonomik büyüme saplantısının bir sonucu olan küresel iklim krizini durdurmak ve/veya etkilerini azaltmak amacıyla hem uluslararası kuruluşların yaptığı uyarı ve öneriler hem de uluslararası anlaşmalar etkisiz kalmıştır. Literatürde sürdürülebilir kalkınmaya ulaşmayı sağlamak amacıyla küçülme hipotezi ve yeşil büyüme gibi yaklaşımlar geliştirilmiştir. Ne var ki küçülme yaklaşımının ütopik yapısı ve yeşil büyümenin çoğunlukla sadece büyümeyi odağına koyması daha kapsamlı bir yola başvurulması ihtiyacını doğurmuştur. Bu eksende, bu çalışmada, Yeşil Yeni Düzen'in ekonomi- doğa çatışmasının bir sonucu olan çoklu krizlerle etkin mücadele edip sürdürülebilir kalkınmaya ulaşmayı sağlayacak en etkin ve gerçekçi yol olduğunu göstermek amaçlanmıştır. Bu amaçla, Yeşil Yeni Düzen politikalarıyla paralel olan çevresel mal ve hizmetler sektöründe istihdam sayısı, hükümetlerin genel çevre koruma yatırımları, çevreye duyarlı teknolojik gelişme, yenilenebilir enerji kamu AR-GE bütçesi, çevre ile ilgili resmi kalkınma yardımları ve çevre vergileri Yeşil Yeni Düzen değişkenleri olarak kabul edilmiştir. Erişilebilen veriler çerçevesinde, iki farklı ülke grubu ile 2015- 2019 yılları arasında iki ayrı model kurularak Yeşil Yeni Düzen değişkenleri ile sürdürülebilir kalkınma endeksi arasındaki ilişki sabit etkiler ve rassal etkiler modelleri ile ampirik olarak incelenmiştir. Elde edilen sonuçlara göre, çevresel mal ve hizmetler sektöründe istihdam sayısı, yenilenebilir enerji kamu AR-GE bütçesi, çevre ile ilgili resmi kalkınma yardımları ve çevre vergilerinin sürdürülebilir kalkınma endeksi üzerinde istatistiksel olarak pozitif ve anlamlı etkileri olduğu tespit edilmiştir.

DoğaEkolojik ekonomiEkonomi+7
Sevginaz Işık
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Uluslararası rekabet gücünün teşvikinde devletin rolü: Türkiye örneği

Uluslararası rekabet gücü kavramı, bir ülkenin sahip olduğu firmaların uluslararası piyasalarda başarılı olma yeteneği ile birlikte devletin vatandaşlarının yaşam standartlarını ve yaşam kalitesini artırması anlamına gelmektedir. Bu bağlamda devletler ülkelerinin rekabet gücünü artırmak ve bu artışı sürdürülebilir bir hale getirmek için firma destekli ve piyasa ekonomisi tabanlı politikalar izlemelidir.Çalışmanın birinci bölümünü teorik çerçevede uluslararası rekabet gücü kavramı ve uluslararası rekabet gücünü belirleyen faktörler oluşturmaktadır. İkinci bölümde ise uluslararası rekabet gücünün teşvikinde devletin izlemesi gereken roller açıklanmaktadır.Çalışmanın üçüncü ve son bölümünde ise uluslararası rekabet gücünü belirleyen makro-ekonomik faktörler ile Türkiye ve seçilmiş olan ülkeler arasında karşılaştırma yapılmakta olup çalışmanın üçüncü bölümünün son kısmında ise Türkiye'de devletin uluslararası rekabet gücünü artırmaya yönelik izlemesi gereken politika önerileri sunulmaktadır. Türkiye hukukun üstünlüğünü benimsediği ve uyguladığı, makro ekonomik istikrarı sağladığı, ekonomik ve teknolojik altyapı yatırımlarını ve kalitesini artırdığı, kayıtdışı ekonomi ve kayıtdışı istihdamı daralttığı, inovasyon gelişimini artırdığı, KOBİ'lerin rekabet gücünü artırmaya yönelik stratejiler oluşturduğu ve eğitimin kalitesini artırdığı takdirde uluslararası rekabet gücünü de artıracağı sonucuna varılmıştır.

MakroekonomiMakroekonomik etkiMakroekonomik politikalar+5
Güner Tuncer
Kütahya Dumlupınar University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2009
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Sürdürülebilir kent kavramına farklı bir bakış olarak yavaş şehirler (Cittaslow): Seferihisar örneği

Sürdürülebilirlik, ekosistemdeki yenilenemez kaynakların gelecek nesillere aktarılabilmesi için, insanın ekosistem üzerindeki olumsuz etkilerinin sistemin taşıma kapasitesinin üzerine çıkmayacak düzeyde tutulması olarak tanımlanmaktadır. Sürdürülebilir kent ise, değişim ve gelişimin devamlılığını sağlamak amacıyla sosyo-ekonomik çıkarların çevre ile ilgili kaygılarla uyumlu hale getirildiği yerlerdir. Bu tanımlardan hareketle kentlerin sürdürülebilirliğini sağlamak için farklı yaklaşımlar geliştirilmiştir.Bu çalışmada sürdürülebilir kentleşme kavramına farklı bir bakış olarak ?Cittaslow (Yavaş Şehir)? yaklaşımı incelenmiştir. Bu çerçevede ilgili literatürün taranması yoluyla Yavaş Şehirleri ortaya çıkaran nedenler tespit edilmiş ve Yavaş Şehir olmak isteyen şehirlerin yerine getirmek zorunda olduğu kriterler ortaya konulmuştur. Ayrıca Cittaslow hareketinin tarihsel süreci ve dünya çapında yayılma durumu örneklerle incelenmiştir.Elde edilen veriler ve bilgiler ışığında, Cittaslow kriterlerinin sürdürülebilir kent bağlamında şehirleri fiziksel ve sosyo-kültürel olarak nasıl etkilediğini belirleyebilmek için Seferihisar incelenmiştir. Bu bağlamda Cittaslow'un sürdürülebilir bir kent modeli olarak ortaya konulup-konulamayacağı tartışılmıştır.Anahtar Kelimeler: Cittaslow, Seferihisar, Sürdürülebilir Kent, Sürdürülebilirlik, Yavaş Şehir

Kent planlamaKentlerKentleşme+7
Enes Battal Keskin
Kütahya Dumlupınar University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2010
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Sürdürülebilir kalkınma çerçevesinde çevre politikaları ve iktisadi etkileri

Çevre sorunlarının önlenmesine ilişkin yapısal değişiklikler yoluyla birtakım önlemler almak, çevreye zarar veren veya vermesi muhtemel üretim yöntemleri ve tüketim kalıpları yerine ekolojik dengeye saygılı ve çevre dostu tekniklere yönelmek çalışmanın konusunu oluşturmaktadır. Bu nedenle sürdürülebilir çevre ve kalkınma politikalarının analizinin yapılacağı bu çalışmada, çevre kalitesini artırmak ve gelecek kuşaklara yaşanabilir bir dünya bırakabilmek için hangi politikaların izlenmesi yararlıdır sorusu teorik ve ampirik literatür kapsamında analiz edilerek, bu soruya cevap bulunmaya çalışılacaktır.Tezin amacı, çevreyi ve kaynaklarını dengeli kullanarak sürdürülebilir kalkınmanın nasıl gerçekleştirilebileceğine yönelik bir yol haritası çizmektir. Bu bağlamda çalışmada gelecek kuşakların olanaklarını sınırlamadan bugünkü gereksinmeleri karşılayabilen ve çevresel dengeleri de gözeten bir büyüme modeli ile sürdürülebilir kalkınmanın başarılabileceği bir ekonomik ortamın mümkün olup olmadığı tartışılacaktır. Çalışmanın literatüre katkısının daha çok sürdürülebilir kalkınmanın gerçekleştirilmesinde nasıl bir çevre dostu politika uygulanabileceği sorusuna getirmeyi planladığı cevaplar yoluyla olması beklenmektedir.Anahtar Kelimeler: Sürdürülebilir Kalkınma, Çevre Politikaları, Kalkınma ve Çevre

Ekonomik etkiSürdürülebilir kalkınmaÇevre politikaları+1
Kudret Çoker
Kütahya Dumlupınar University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2012
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Avrupa Birliği'nde ve Türkiye'de sürdürülebilir kalkınma ve sürdürülebilir bankacılık uygulamaları

ÖZET AVRUPA BİRLİĞİ'NDE VE TÜRKİYE'DE SÜRDÜRÜLEBİLİR KALKINMA VE SÜRDÜRÜLEBİLİR BANKACILIK UYGULAMALARI KILIÇ, Zehra Yüksek Lisans Tezi, İktisat Ana Bilim Dalı Tez Danışmanı: Yrd. Doç. Dr. Ayşen ALTUN ADA Temmuz, 2014, 130 sayfa Sürdürülebilir kalkınma, gelecek nesillerin ihtiyaçlarını karşılayabilmelerini tehlikeye atmadan, bugünkü neslin kendi ihtiyaçlarını karşılayabilmelerini ifade eder. Bu kavramın temelinde insan yatar. İnsan ile doğa arasında denge kurarak doğal kaynakları bilinçli kullanmayı ifade eder. Sürdürülebilir kalkınma sürecinde başta devletler olmak üzere, şirketlere, sivil toplum örgütlerine ve tüketicilere önemli görevler düşmektedir. Ancak, bankacılık sektöründe çevresel ve sosyal konulara ilişkin farkındalık, diğer sektörlere kıyasla daha geç gelişme göstermiştir. 1990'lı yıllardan sonra sürdürülebilir kalkınma kavramı finansal kuruluşların faaliyetlerinin arasına dahil olmuştur. Sürdürülebilir bankacılık, bankaların finansal ürün ve hizmetlerinin sürdürülebilir kalkınmayı destekleyecek şekilde dizayn edilmesine denir. Sürdürülebilir bankacılık anlayışının günümüzde özellikle de Avrupa Birliği ülkelerinde çok sayıda finansal kuruluşlar tarafından benimsendiği görülmektedir. Türkiye'de ise sürdürülebilir bankacılık anlayışının gelişmesine engel olan nedenler; yasal düzenlemelerin yetersizliği, sürdürülebilir kalkınma politikalarının istikrarsızlığı, siyasal yapının sürekli değişmesi, finansal kuruluşların sürdürülebilir finansa ilişkin bilgi yetersizliği ve toplumun sürdürülebilir kalkınma konusundaki bilinçsiz oluşu olarak dikkat çekmektedir. Çalışmada, Türkiye'de ve Avrupa Birliği'nde faaliyet gösteren bankaların sürdürülebilir kalkınmaya katkıları, sürdürülebilir kalkınmaya destek vermek için hangi yöntemleri kullandıkları ve hedeflerine ulaşabilme konusundaki başarıları incelenmiştir. Bu doğrultuda, sürdürülebilir kalkınma kavramı ve geçmişten günümüze geçirdiği evreleri araştırılıp, Türkiye ve Avrupa Birliği'ndeki bankaların sürdürülebilir kalkınmaya katkıları ortaya konulmuştur. Çalışmanın sonucunda Türkiye'deki bankaların Avrupa Birliği'ndeki bankalara kıyasla sürdürülebilir bankacılık konusunda rakamlarla geride olduğu görülmüştür. Ancak son yıllarda müşterilerin ve bankaların etik bilincinin artmasıyla bankacılık sektörünün sürdürülebilir kalkınmaya katkılarının arttığı söylenebilir. Anahtar Kelimeler: Sürdürülebilir Kalkınma, Bankacılıkta Sürdürülebilirlik, Avrupa Birliği, Türkiye

Avrupa BirliğiBankacılıkBankalar+6
Zehra Kılıç
Kütahya Dumlupınar University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2014
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Madencilik sektörünün Türkiye'de sürdürülebilir kalkınmaya etkisi

Gelecek kus?akların ihtiyac?larını kars?ılayabilme olanag?ından o?du?n vermeksizin gu?nu?mu?zdeki neslin ihtiyac?larını kars?ılayabilecek bir kalkınma modeli olan su?rdu?ru?lebilir kalkınma, 20. yu?zyılın son c?eyreg?inde du?nya gu?ndemine, 1990'larda imzalanan anlas?malarla global anlamda uygulanan bir kalkınma stratejisi konumuna gelmis?tir. Madencilik sekto?ru?nu?n gu?c?lu? ve dog?rudan, sosyal, c?evresel ve ekonomik etkileri mevcuttur. Madencilik dog?ası gereg?i c?evre u?zerinde negatif etkiler olus?turması ve sonlu bir kaynag?ı tu?ketmesinden dolayı, su?rdu?ru?lemez bir aktivite olarak deg?erlendirilmektedir. Ancak madencilikten elde edilen gelir, yeni teknolojilerin gelis?tirilmesi, sosyal yapının gelis?tirilmesi ve yeni madencilik sahalarının aras?tırılması gibi alanlara yatırım yapılırsa, madencilik su?rdu?ru?lebilir kalkınmaya pozitif katkı sag?layabilmektedir. Bu c?alıs?manın amacı Tu?rkiye'de madencilik sekto?ru?nu?n su?rdu?ru?lebilir kalkınmaya pozitif katkı sag?layıp sag?lamadıg?ını VAR (Vector Auto Regressive) model kurularak test etmektir. Etki- tepki fonksiyonuyla madencilik gelirinin madencilik dıs?ı gelir u?zerine uzun do?nem c?arpanı hesaplanmıs?tır. Su?rdu?ru?lebilir kalkınma kriteri olarak elde edilen c?arpanın hesaplanan su?rdu?ru?lebilirlik kriterinin minimum oldug?u yıldan daha yu?ksek olması gerekmektedir. C?alıs?mamızda 1989-2010 yılları arasındaki veriler kullanılıp, veri seti Tu?rkiye I?statistik Kurumundan elde edilmis?tir.Anahtar Kelimeler: Sürdürülebilir Kalkınma, Türkiye'de Madencilik Sektörü, VAR

Madencilik sektörüSürdürülebilir kalkınmaVektör otoregresyon modeli
Umut Ökten
Yıldız Technical University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2012
00
DoktoraAçık ErişimTR

Türkiye'de il halk kütüphanelerinde sürdürülebilirlik olgusu ve kurumsal sürdürülebilirlik izleği önerisi

Kütüphane türleri arasında, hizmet verdiği kullanıcı kitlesinin genişliği ve hizmet çeşitlilikleri kadar yenilikçi uygulamalara öncülük eden kimliği ile de ön plana çıkan halk kütüphaneleri, diğer unsurların yanı sıra, sürdürülebilirlik bağlamında da ilk elde ele alınması gereken kütüphane türüdür. Kütüphanecilik dünyası ile sürdürülebilirlik arasındaki bağlantının son dönemde literatürde kendine yer bulmaya başlaması, sürdürülebilirlik konusunun kütüphaneler için önemini vurgulama sorumluluğunu doğurmuştur. Bu bağlamda özellikle halk kütüphaneleri için sürdürülebilirlik ölçütleri belirlenerek bu konuda kurumsal rehberlik yapacak Türkçe literatürün henüz olmaması, konunun ve bu çalışmanın önemini artırmaktadır. Çalışmanın nihai amacı Türkiye'deki il halk kütüphanelerinin kurumsal sürdürülebilirlik açısından sahip oldukları yapısal unsurlar bağlamında (bina, personel, kullanıcı, bütçe, derme, yönetici yaklaşımı, uygulamalar ve hizmetler) ne durumda olduklarını tespit edip, elde edilen veriler ışığında halk kütüphanelerinde kurumsal sürdürülebilirlik için bir izlek geliştirmektir. Buna göre araştırmanın kapsamı, araştırmanın sonuçlarının tüm Türkiye'deki durumu yansıtabilmesi için 81 il halk kütüphanesi olarak belirlenmiştir. Araştırmanın amacı doğrultusunda betimleme yöntemi, anket ve yarı yapılandırılmış görüşme teknikleri kullanılmıştır. Öncelikle Türkiye'deki il halk kütüphaneleri yöneticilerine uygulanan anket formu sonucunda elde edilen veriler kapsamında anketi yanıtlayan kütüphaneler arasından basit rastgele örnekleme yöntemi ile yedi coğrafi bölgeden seçilen kütüphane yöneticileri ile görüşmeler yapılmıştır. Çalışmada elde edilen sonuçlara göre literatürde henüz çok yeni bir kavram olan "sürdürülebilirlik" kavramına ilişkin il halk kütüphanesi yöneticileri, personeli ve kullanıcıları tarafından farkındalık ve bilgi eksikliği söz konusudur. Bu eksikliğin giderilmesinde yol gösterici olması amacıyla Türkiye'de il halk kütüphanelerinin kurumsal sürdürülebilirliği sağlayabilmek için sahip olması gereken temel özellikleri içeren bir izlek oluşturulmuştur. Bu izlek, başta il halk kütüphaneleri olmak üzere diğer kütüphane türleri için de bir örnek niteliğindedir. Söz konusu izleğin kütüphanelere, kütüphanelerin tüm paydaşlarına, bilgibilim alan yazınına önemli katkısı olacaktır. Ayrıca bu çalışma ve sonucunda ortaya çıkan izlek bu alanda yapılacak sonraki çalışmalar için de temel oluşturacağı düşünülmektedir.

Halk kütüphaneleriKurumsal sürdürülebilirlikSosyal sürdürülebilirlik+3
Zarife Yıldırım Mercan
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2024
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Türkiye için yeni kalkınma ve gelişme stratejisi arayışları

Türkiye 1990'lardan itibaren "istikrarsızlık-kriz-büyüme-istikrarsızlık" sarmalında bir kısır döngü içine itilmiş görülmektedir. Son dönem yeni arayışların ve yeni bir yapılanma gerekliliğinin yoğun bir biçimde artış gösterdiği bir dönem olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu çalışmada özellikle planlı ekonomi dönemlerindeki iktisat politikaları ve son dönemde yaşanan darboğaz ve bu darboğazın sonuçlarında yaşanan son dönem ekonomik krizleri üzerinde durulmuştur. Yaşanan darboğazdan çıkmak için acilen özgün politikalar üretilmesi ve bunların bir an önce uygulamaya konması gerekmektedir. Bunun planlı bir yaklaşım ile gerçekleştirileceği açıktır. Burada önemli bir nokta olarak, kısa süreli dayatma planlar ve programlarla sonuca varılamayacağı ortaya çıkmıştır. Anahtar Kelimeler: Yeni Kalkınma ve Gelişme Stratejisi, Sürekli ve Sürdürülebilir Planlama Gereği, Türkiye

GelişmeGelişme stratejileriKalkınma+6
Emre Kuyumcu
Yıldız Technical University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2004
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Türkiye ve Almanya'da yenilenebilir enerji kaynakları - Sürdürülebilir kalkınma ilişkisi

Gelişmişliğin en önemli unsurlarından biri şüphesiz ki sanayileşmedir. Sanayileşmenin girdisi olan enerjinin günümüzde büyük oranda yenilenemeyen fosil kaynaklardan elde edilmesi, çevre sorunlarına neden olmakta kalkınmanın sürdürülebilirliğini zorlaştırırken; yaşanabilir bir çevrenin gelecek nesillere aktarılmasını tehlikeye sokmaktadır. Günümüzde giderek artan enerji ihtiyacının karşılanmasında yerli, çevre dostu ve sınırsız kaynaklardan olan yenilenebilir enerji kaynakları ülke ekonomilerine katkı sağlarken sürdürülebilir bir çevrenin devamını sağlamaktadır. Bu çalışmada, öncelikle sürdürülebilir kalkınma ve yenilenebilir enerji kaynakları arasındaki ilişki incelenmiştir. Türkiye'de ve Almanya'da yenilenebilir enerji kaynakları kullanımının sürdürülebilir kalkınmaya katkısı ele alınmıştır. Almanya ile Türkiye karşılaştırması yapılmaya çalışılmıştır.

AlmanyaEnerjiKarşılaştırmalı analiz+4
Esra Kevser Karaarslan
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2018
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Sürdürülebilir (yeşil) demiryolu yolcu taşımacılığı: Yolcu perspektifinden bir değerlendirme

21.yy'ın başından itibaren çevresel problemler, artık insanoğlunun en büyük problemi olarak tanımlanagelmektedir. Bu problemler sadece şimdi değil, gelecek kuşakların yaşam kalitelerini de kesinlikle etkileyecektir. İnsan ve endüstri faaliyetlerinden kaynaklı çevresel problemleri çözmek için iktisat ve işletme bilimlerinin her dalından otoriteler, klasik kalkınma felsefesi içerisindeki sürdürülemez nitelikteki boşlukları yeşille doldurmak için optimum nitelikte yaklaşımlar geliştirmeye çalışmaktadırlar. Bu noktada yeşil pazarlama sürdürülebilir bir kalkınma kurgusunun yaratılması için kritik bir rol üstlenmektedir. Bir çok makale, pazarlama bilimini ekoloji ile endüstri arasında ve dünyadaki insanlar arasında sürdürülebilir bir ilişkinin kurulması için en önemli bileşen olarak işaret etmektedir.Çalışma öncelikle sürdürülebilir kalkınmanın önemli bir parçası olarak sürdürülebilir (yeşil) pazarlama felsefesi ve yeşil taşımacılığa, ikincil olarak ise yeşil bir taşımacılık enstrümanı olarak demiryollarına odaklanmaktadır.Grant'in yeşil pazarlama manifestosu ise çalışmanın üçüncü bölümünde tartışılmakta ve sonuç olarak Adana-Mersin arasında seyahat eden yolcuların yorumlarını içeren pazarlama araştırma verilerinin analiz ve değerlendirilmesi yapılmaktadır. Grant'in yeşil pazarlama çerçevesi, yolcu görüşleri kullanılarak, iki şehir arasında yeşil bölgesel bir yolcu taşımacılığı modeli oluşturma amacı ile doldurulmuştur.Anahtar Kelimeler: Sürdürülebilir pazarlama, yeşil pazarlama, yeşil taşımacılık, sürdürülebilir taşımacılık, demiryolu taşımacılığı

Demir yolu taşımacılığıKalkınmaPazarlama+10
Ekrem Alper Canan
Çukurova University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2010
00
DoktoraAçık ErişimTR

Finansal içerme ve sürdürülebilir kalkınma üzerine makaleler

Finansal gelişim kavramının, toplumun özellikle finansal hizmetlere erişim noktasında sorun yaşayan kesimine yönelik bir çözüm oluşturamaması, farklı gelir gruplarının finansal enstrümanlara erişimini önceleyen finansal içerme kavramını son yıllarda ön plana çıkarmıştır. Finansal içermenin, ülkelerin sürdürülebilir kalkınma hedeflerine ulaşmaları noktasında sunacağı avantaj ve dezavantajları da önemli bir tartışma konusu haline gelmiştir. Bu doğrultuda, bu çalışma EAGLE ülkeleri (Brezilya, Çin, Hindistan, Endonezya, Rusya, Meksika, Türkiye) için finansal içermenin farklı sürdürülebilir kalkınma türleri (ekonomik, sosyal ve çevresel) üzerindeki etkilerini Driscoll-Kraay tahmincisi ve moment-kantil regresyon tekniği aracılığıyla araştırmaktadır. Araştırma boyunca, ekonomik sürdürülebilirliği temsilen ekonomik büyüme, sosyal sürdürülebilirliği temsilen gelir dağılımı ve çevresel sürdürülebilirliği temsilen çevresel bozulma göstergelerinden faydalanılmıştır. Çalışmada elde edilen bulgulara göre, finansal içermenin baz alınan sürdürülebilir kalkınma hedeflerinin tamamına katkı sağladığı sonucuna ulaşılmıştır. Buna karşın, finansal içermenin ekonomik büyüme üzerindeki pozitif etkisinin, reel milli gelir düzeyi yüksek olan ülkeler için daha düşük olduğu görülmüştür. Benzer şekilde, finansal içermenin gelir dağılımını düzenleyici etkisi de gelir eşitsizliği yükseldikçe zayıflamaktadır. Son olarak, finansal içermenin çevresel bozulmayı azaltıcı etkisinin de ekolojik ayak izi yüksek olan ülkelerde daha düşük olduğu gözlemlenmiştir. Bu bulgulara dayalı olarak, üç farklı sürdürülebilirlik boyutu için de finansal içermenin azalan marjinal verimliliğe sahip olduğu çıkarımı yapılmıştır. Çalışmanın bulgularıyla uyumlu olarak, özellikle finansal içermenin marjinal verimliliğinin azaldığı ülkeler için çeşitli politika önerileri yapılmıştır.

Finansal içermeGelir dağılımıKantil regresyon+2
Sercan Aydın
Gaziantep University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2024
00
DoktoraAçık ErişimTR

Fiziksel aktivite ve yaşam kalitesi arasındaki ilişkinin sürdürülebilir kalkınma açısından değerlendirilmesi: Antalya ve Osmaniye halk Eğitimi merkezleri örneği

Bu çalışma, gelişmişlik düzeyi iki farklı ilde yaşayanların fiziksel aktivite düzeyleri ile yaşam kaliteleri durumlarının belirlenmesini amaçlamıştır. Toplum sağlığının önemli bileşenlerini oluşturan fiziksel aktivite ve yaşam kalitesi giderek daha önemli hale gelmektedir. Bu konuda ülkeler ve ilgili kuruluşlar düzenli fiziksel aktiviteye ve yaşam kalitesinin yükseltilmesine dikkat çekmek için birçok araştırma ve raporlar yayımlamaktadırlar. İnsan sağlığının üzerinde olumlu etkileri olan fiziksel aktivite ve dolayısıyla yaşam kalitesinin sürdürülebilir hale gelmesi, insana bu boyutları ile yatırım yapılmasını gerektirmektedir. Bu durum kalkınmayla ilgili bir tabloyu karşımıza çıkarmaktadır. İnsan sağlığının sürdürülebilirliğinin, fiziksel aktivite ve yaşam kalitesi ile ilişkili olabileceği ve bu durumun sürdürülebilir kalkınma çerçevesinde ele alınabileceği düşüncesinin gündeme getirilmesi için bu çalışma gerçekleştirilmiştir. Mevcut tablonun bilinmesi yatırımların daha akılcı yapılmasına olanak tanıyacaktır. etimsel olarak nicel tasarlanan bu çalışmanın örneklemini, Halk Eğitimi Merkezlerine devam eden ve çalışmaya gönüllü olarak katılan Antalya'dan 916, Osmaniye'den 309 olmak üzere toplam 1225 kursiyer oluşturmuştur. Veriler, "Uluslararası Fiziksel Aktivite Anketi", "SF-36 Yaşam Kalitesi Ölçeği" ve "Kişisel Bilgi Formu" ile toplanmıştır. Çalışmada tanımlayıcı istatistikler ile parametrik olmayan istatistik testlerden Mann-Whitney U ve Kruskal-Wallis H ile Ki-Kare testleri kullanılmıştır. Çalışmanın bulgularına göre; iller arasında fiziksel aktivite düzeylerinde fark olmadığı ancak, her iki ildeki bireylerin az aktif düzeyde fiziksel aktivite yaptıkları görülmüştür. Antalya ilindeki yaşam kalitesi puanlarının daha yüksek olduğu, Antalya ve Osmaniye'de obez bireylerin ve cepten sağlık harcaması en fazla olan bireylerin yaşam kalitelerinin düşük olduğu belirlenmiştir. Sonuç olarak, insan sağlığının sürdürülebiliyor olması için fiziksel olarak daha aktif bir toplum yaratılması ve insanlara aktif yaşam tarzının benimsetilmesi gereklidir. Ekonomik ve sosyal gelişmişliğin yaşam kalitesinde fark yaratabileceği, dolayısıyla sürdürülebilir kalkınmanın geleceğine olumlu katkılar sunacağı ifade edilebilir.

Fiziksel aktiviteHalk eğitim merkezleriSağlık+2
Alparslan Gazi Aykın
Çukurova University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2016
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Türkiye'de hazine taşınmazlarının ekonomik kalkınma üzerindeki rolü

Türkiye'nin iktisadi kalkınmasının sağlanmasının ve sürdürülebilir olmasının en temel şartı ülkenin sahip olduğu doğal, beşeri ve ekonomik kaynakların etkin biçimde kullanılmasıdır. Türkiye'de sürdürülebilir iktisadi kalkınmayı sağlayacak doğal ve ekonomik kaynaklardan olan hazine taşınmazlarının tamamının rasyonel, etkin ve verimli kullanımı vazgeçilmez bir unsurdur. Bu nedenle hazine taşınmazlarının kısa, orta ve uzun dönemli olarak ekonomiye kazandırılması gerekmektedir. Türkiye'de hazine taşınmazlarının ekonomiye kazandırılmasına yönelik yapılan işlemler: tahsis, kira, irtifak hakkı tesisi, satış ve ecrimisildir. Ancak, bu taşınmazların ekonomiye kazandırılmasına yönelik yapılan işlemler istenilen düzeyde değildir. Hazine taşınmazlarının yönetimi ve ekonomiye kazandırılmasına ilişkin yasal ve kurumsal değişiklik yapılması gerekmektedir. Bu değişikler ile birlikte yapılacak bir planlama doğrultusunda hazine taşınmazları ekonomiye kanalize edilmelidir. Böylelikle, hazine taşınmazları rasyonel, etkin ve verimli ticari yatırımlara konu edilerek ekonomiye kazandırılacak ve iktisadi kalkınmaya katkı sunacaktır. Bu çalışmada Türkiye'de hazine taşınmazlarının ekonomik kalkınma üzerindeki rolü tartışılacaktır.

Beşeri sermayeEkonomik kalkınmaEkonomik sermaye+6
Deniz Kara
Çukurova University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2017
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

TR 72'de girişimcilik profilinin analizi

Türkiye'yi 26 bölgeye ayıran NUTSII kriterlerine göre TR72(Kayseri, Sivas ve Yozgat) bölgesinde her ilde girişimcilik eğitimi alan kişilerin girişimcilik profillerini değerlendirmek amacıyla hazırlanan bu çalışma genel olarak genel olarak üç bölümden oluşmaktadır. Çalışmanın birinci bölümünde girişimcilik kavramı ve ilgili kavramlar anlatılmaktadır. İkinci bölümünde bölgesel kalkınma ajanslarına yer verilmiştir. Çalışmanın üçüncü bölümünde ise çalışma kapsamında yapılan uygulama ve bulgular yer almaktadır. Çalışmanın evrenini TR 72 bölgesi oluşturmaktadır. Örneklem ise ORAN Kalkınma Ajansı ve KOSGEB tarafından ortaklaşa verilen uygulamalı girişimcilik eğitimine katılan kursiyerlerden gönüllülük esasına göre321 kişiye uygulanmıştır. Çalışmadan elde edilen sonuçlara göre kendi işlerinin sahibi olmak katılımcıların en büyük idealleridir ve katılımcılar maddi kazanç elde edemeyecekleri işlerde çalışmayı istememektedir. Anahtar Kelimeler: Girişimcilik, Kalkınma, Bölgesel Kalkınma

Bölgesel kalkınmaBölgesel kalkınma ajanslarıEkonomik kalkınma+7
Timur Yıldız
Yozgat Bozok University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2017
10
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Yenilenebilir enerji, ekonomik büyüme ve rüzgar enerjisine ilişkin bir inceleme: Seçilmiş OECD ülkeleri örneği

Ekonomik büyüme, rüzgar enerjisi tüketimi ve teknolojik gelişmeler birbirleriyle karmaşık ve dinamik bir etkileşim ağı oluşturur. Ekonomik büyüme, enerji tüketimini ve teknolojik gelişmeyi hızlandırırken, teknolojik ilerlemeler, rüzgar enerjisi tüketimini daha verimli ve ekonomik kılabilir. Aynı zamanda, rüzgar enerjisi tüketiminin artışı, ekonomik büyümeyi tetikleyebilir ve yeni teknolojik ilerlemelere yol açabilir. Bu makale, bu üç faktörün birbirleri üzerindeki etkilerini ve bu etkileşimin enerji politikalarına olan potansiyel etkilerini detaylı olarak incelemeyi amaçlamaktadır. Çalışmamızın ülke seçimi; Ülkelerin yenilenebilir enerji yatırım ve dağıtım potansiyeline göre analizlerinin yer aldığı "Yenilenebilir Enerji Ülke Çekiciliği Endeksi (RECAI)" de bulunan ve rüzgar enerjisi verilerine ulaşılabilen; küresel yenilenebilir enerji rehberliğinin aktörlerinden olan Ekonomik Kalkınma ve İşbirliği Örgütü (OECD)' ye mensup ülkeler arasından seçilmiştir. Analizde kullanılan veriler yıllık bazda seçilmiştir ve çalışmada Türkiye' nin de yer alması planlandığından Türkiye' nin rüzgar enerjisi verilerine ulaşılabilen yıl başlangıç yılı olarak baz alınmış, Orta ve İleri Teknoloji Üretim Katma Değeri parametresi verileri' ne de en son ulaşılan yıl 2020 olmasından dolayı çalışmanın yıl çerçevesi 2008-2020 olarak belirlenmiştir. Kişi Başına Gayri Safi Yurtiçi Hasıla (GSYH) verileri ile Orta ve İleri Teknoloji Üretim Katma Değeri verileri Dünya Bankası veri tabanından, Rüzgar Enerjisi Tüketim Oranları ise BP Enerji İstatistikleri veri tabanından alınmıştır. Çalışmamızın analizinde, metodolojik bir yaklaşımla üç aşamalı bir süreç izlemiştir. İlk aşama, kullanılan modelin değişkenlerindeki yatay kesit bağımlılığı ve eğim parametresinin homojenliğinin kontrolüdür. Bu kontrol, 𝐶𝐷𝐿𝑀1, 𝐶𝐷𝐿𝑀2 ve 𝐶𝐷𝐿𝑀𝑎𝑑𝑗 testleri kullanılarak gerçekleştirilmiştir. İkinci aşama, serilerin durağanlık hallerinin, Pesaran (2007)' nin ortaya koyduğu CADF birim kök testiyle belirlenmesidir. Sonrasında elde edilen bulgulardan hareketle, üçüncü aşama olarak Westerlund ve Edgerton (2007) eşbütünleşme analizlerinin uygulanmasıdır. Bu analizlerin ardından nedensellik ilişkisini belirlemek için ise Emirmahmutoğlu ve Köse (2011) nedensellik testi uygulanmıştır. Elde edilen sonuçlar neticesinde, ekonomik büyüme ve rüzgar enerjisi tüketimi arasında %10 anlamlılık düzeyinde tek yönlü bir nedensellik ilişkisi olduğu ve bu ilişkinin yönünün ekonomik büyümeden rüzgar enerjisi tüketimine doğru gerçekleştiği tespit edilmiş olup seçilmiş OECD ülkeleri ekonomilerinde "koruma hipotezi" nin geçerli olduğu gözlemlenmiştir. Bu, rüzgar enerjisi kullanımının maliyetli olduğunun bir göstergesidir. Ayrıca panel bazında incelendiğinde, rüzgar enerjisi tüketimi ile orta ve ileri teknoloji üretim katma değeri arasında herhangi bir nedensel ilişkiye rastlanılmamış olup, "yansızlık hipotezi" yaklaşımı geçerlidir. Bunun nedeni, rüzgar enerjisi teknolojilerinin kullanım yaygınlığının yeni ve gelişme aşamasında olmasından kaynaklanmaktadır. Ülkeler bazında tek tek ele alındığında ise hem ekonomik büyüme ile rüzgar enerjisi tüketimi arasında hem de rüzgar enerjisi tüketimi ile orta ve ileri teknoloji üretim katma değeri arasında çeşitli nedensel ilişkiler olduğu tespit edilmiştir. Örneğin; Belçika'da rüzgar enerjisi tüketimi ile orta ve ileri teknoloji üretim katma değeri arasında çift taraflı nedensellik ilişkisine rastlanırken; Fransa, İrlanda, Portekiz ve Avustralya'da nedensellik, rüzgar enerjisi tüketiminden orta ve ileri teknoloji üretim katma değerine doğru gerçekleştiği tespit edilmiştir. Bu sonuçlar, rüzgar enerjisi yatırımlarına yönelik politika belirleyicilere çeşitli bilgiler sunar ve yenilenebilir enerji sektörünün ilerlemesini teşvik etmek adına bir rehber niteliğindedir. Bürokratik engellerin ve altyapı eksikliklerinin giderilmesi, rüzgar enerjisi alanında yapılacak yatırımların önünü açabilir. Dahası, yenilenebilir enerji yatırımlarını teşvik edici politikaların uygulanması ve bireylerin bu konuda bilinçlendirilmesi, sürdürülebilir enerji kaynaklarının geniş çaplı kullanımına katkı sağlayabilir. Bu, özellikle teknolojik gelişimin, enerji sektöründe sürdürülebilir büyüme ve gelişme için kritik bir öneme sahip olduğu düşünüldüğünde, çok daha fazla anlam kazanır. Teknolojik ilerleme, özellikle yenilenebilir enerji sektöründe, kaynak verimliliğini artırmak, maliyetleri düşürmek ve enerji erişimini genişletmek için kilit bir rol oynamaktadır.

Ekonomik büyümeEkonomik etkiRüzgar enerjisi+7
Saniye İrem Kırıcı
Manisa Celal Bayar University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
10
DoktoraAçık ErişimTR

Sürdürülebilirlik bağlamında döngüsel ekonomi: Seçilmiş AB ülkeleri ve Türkiye

Küreselleşme, teknolojik ilerleme, endüstrileşme ile hızlı nüfus büyümeleri sonucunda tüketim eğilimlerindeki artışla, enerji kullanımlarının artması ve hammaddelerin atık haline dönüşmesi dünya ekonomilerinin büyümesinin önünde bir engel teşkil etmektedir. Doğrusal sistemin beraberinde ortaya çıkan çevre kirliliği, bugünkü ve gelecek nesil üzerinde büyük zararlar meydana getirmektedir. Tüm dünya ülkelerinin doğrusal ekonomi denilen al – kullan – at modeli nedeniyle karşılaşılan çevre sorunları, hükümetlerin bu konuda bir çözüm üretmelerine neden olmuştur. Bu ekonomi modelinin içerisinde sürdürülebilir büyümeyi yakalayabilmenin kilit noktası; kaynak israfının azaltıldığı, sıfır atığın birincil hedef olarak ele alındığı döngüsel ekonomi modelini benimseyerek ekonomiye artı bir değer kazandırmaktır. Döngüsel ekonomi modeli, atık yönetimi ve yeşil çevre politikaları izlenerek temiz ve gelecek nesillere aktarılabilecek dünya bırakabilmenin lider bir modeli haline gelmektedir. Bu çalışmada; AB ülkeleri ve Türkiye'nin izlemiş olduğu döngüsel ekonomi modeli politikaları, bu politikaların başarısını ölçmek adına döngüsel ekonomi verileri ele alınarak sürdürülebilir büyümeye olan katkısı değerlendirilmeye çalışılacaktır.

Döngüsel ekonomiSürdürülebilir kalkınma
Selin Sert
Manisa Celal Bayar University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2025
10
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Yenilenebilir enerjinin sürdürülebilir kalkınma üzerine olan etkisi elektrikli araçların SWOT analizi çerçevesinde incelenmesi

Bu çalışma, yenilenebilir enerji ve sürdürülebilir kalkınma arasındaki ilişkiyi derinlemesine inceleyerek, özellikle elektrikli araçlar örneği üzerinden somut bir değerlendirme yapmayı amaçlamaktadır. Günümüzde artan enerji talebi ve fosil yakıtların çevresel etkileri, yenilenebilir enerji kaynaklarının önemini artırmıştır. Güneş, rüzgâr, hidroelektrik, jeotermal ve biyokütle gibi yenilenebilir enerji kaynakları, düşük karbon salınımı ve çevresel sürdürülebilirlik açısından kritik rol oynamaktadır. Sürdürülebilir kalkınma, ekonomik büyüme, çevresel koruma ve toplumsal refahı dengeleyen bir yaklaşım olarak öne çıkmaktadır. Elektrikli araçlar, fosil yakıt tüketimini azaltarak sürdürülebilir ulaşım çözümleri sunarken, bu dönüşüm süreci altyapı, batarya geri dönüşümü ve teşvik mekanizmaları gibi çok yönlü gereksinimleri beraberinde getirmektedir. Tez kapsamında, yenilenebilir enerji politikalarının ekonomik, sosyal ve çevresel etkileri analiz edilerek, farklı ülkelerin enerji stratejileri karşılaştırılmıştır. Elektrikli araçların sektörel değerlendirmesi SWOT analizi ile ele alınarak güçlü ve zayıf yönleri, fırsatlar ve tehditler sistematik bir şekilde ortaya konulmuştur. Araştırmada, literatür taraması ve uluslararası kuruluşlardan elde edilen istatistikler ışığında, yenilenebilir enerji ve sürdürülebilir kalkınma arasındaki etkileşimin kapsamlı bir çerçevesi sunulmuştur. Sonuç olarak, enerji dönüşüm sürecinde karşılaşılan zorluklar ve fırsatlar değerlendirilmiş, politika yapıcılara ve yatırımcılara yönelik stratejik öneriler geliştirilmiştir.

Elektrikli araçlarSWOT analiziSürdürülebilir kalkınma+1
Melih Ünal
Manisa Celal Bayar University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2025
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Okul öncesi öğretmen adaylarının sürdürülebilir kalkınma farkındalıklarının incelenmesi

Bu çalışmanın amacı okul öncesi öğretmen adaylarının sürdürülebilir kalkınma farkındalıklarının incelenmesidir. Bu çalışmada hem nicel hem de nitel araştırma desenlerinin birlikte ele alındığı karma yöntem kullanılmıştır. Çalışmanın deseni ise karma yöntem desenlerinden biri olan açımlayıcı sıralı desendir. Çalışmanın nicel boyutu tarama yöntemi ile, nitel kısmı ise durum çalışması desenlerinden biri olan bütüncül çoklu durum deseni üzerine inşa edilmiştir. Mevcut çalışmaya Kırşehir Ahi Evran Üniversitesi, Eğitim Fakültesi, Temel Eğitim Bölümü, Okul Öncesi Eğitimi Anabilim dalında, 2020-2021 eğitim-öğretim yılı bahar döneminde öğrenimini sürdüren 204 öğretmen adayı katılmıştır. Pandemi süreci nedeniyle kolayda örnekleme yöntemi tercih edilerek seçilen 204 okul öncesi öğretmen adayı arasından araştırmanın amacına uygun olarak sürdürülebilir kalkınma farkındalığı düşük düzeyde (f=4 öğretmen adayı) ve yüksek düzeyde (f=4 öğretmen adayı) katılımcılar amaçlı örneklem yöntemi ile seçilerek görüşmeler yapılmıştır. Çalışmanın nicel verileri Türkiye genelinde kapanma sürecinin yaşanması nedeniyle Google forms üzerinden elektronik olarak hazırlanan iki ölçek ile toplanmıştır. Veriler iletişim uygulaması olan Whatsapp kullanılarak katılımcılara eş zamanlı olarak gönderilen Kişisel Bilgi Formu ve Sürdürülebilir Kalkınma Farkındalık Ölçeği ile toplanmıştır. Nitel veriler, Zoom programı üzerinden online görüşmeler yapılarak gerçekleştirilmiştir. Verilerin analiz sürecinde; nicel veriler analiz edilirken SPSS 22 paket programı kullanılmıştır. Bu program kullanılarak bir değişkene ilişkin analizler yapılırken frekans (f), yüzde (%), aritmetik ortalama (x̄), standart sapma (SD) değerleri hesaplanmış ve tek faktörlü gruplar arası desenler için ilişkisiz t-testi, iki faktörlü gruplar arası desenler için ANOVA modeli tercih edilmiştir. Nitel verilerin analizi ise, içerik analizi yöntemi ile gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın nicel bulgularına göre, araştırmaya katılan okul öncesi öğretmen adaylarının sürdürülebilir kalkınma farkındalıkları yüksek düzeydedir. Öğretmen adaylarının sürdürülebilir kalkınma farkındalıkları çevreye duyarlılık, baba eğitim düzeyi ve çevre ile ilgili bir sivil toplum kuruluşuna (STK) üye olma değişkenlerine göre anlamlı bir farklılık gösterdiği, buna karşın cinsiyet, sınıf düzeyi, anne eğitim düzeyi, ailenin gelir düzeyi değişkenlerine göre anlamlı bir farklılık göstermediği tespit edilmiştir. Öğretmen adayları ile yapılan görüşmelerde elde edilen bulgulara göre, öğretmen adaylarının sürdürülebilir kalkınma farkındalıklarının yüksek olmasında çevreye karşı duyarlılık başta olmak üzere tasarruf, eğitim, yakın çevrenin etkisi, din, cinsiyet eşitliği, iletişim ve bu konuya yönelik kavramsal bilgi düzeyinin, sorumluluk, empati ve okul öncesi eğitimin öneminin farkında olma gibi faktörlerin etkili olduğu tespit edilmiştir. Araştırmanın sonucuna göre öğretmen adaylarının sürdürülebilir kalkınma farkındalıklarının yüksek düzeyde olmasında başat boyut çevredir. Ancak bunun yanında toplum ve ekonomi boyutu, bilgi ve kişilik özelliklerinin de etkili olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Öneri olarak, sürdürülebilir kalkınma farkındalığını artırmak için tek bir boyut yeterli değildir. Her üç boyut (çevre, ekonomi, toplum) göz önünde bulundurularak lisans döneminde öğretmen yetiştirme eğitiminin uygulamaya dayalı ve deneyim sağlayıcı olması önerilmektedir. Anahtar Kelimeler: Okul öncesi eğitimi, Öğretmen adayları, Sürdürülebilir kalkınma farkındalığı

Aday öğretmenlerFarkındalıkKalkınma+5
Memduh Sefa Türk
Kırşehir Ahi Evran University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Sürdürülebilir kalkınma çerçevesinde doğrudan yabancı yatırımlar ve CO2 ilişkisi: Türkiye örneği

Küreselleşme süreci, sermayenin uluslararası serbestliğe sahip olmasına yol açmıştır. Sürdürülebilir ekonomik büyüme hedeflerine ulaşmak isteyen ve yeni yatırımları finanse etmeye çalışan ülkeler, sermayenin serbest hale geldiği bu ortamda uluslararası şirketler aracılığı ile yapılan DYY'leri çekmeye çalışmaktadır. Sanayileşme konusunda gelişmiş ülkeleri yakalamak için hızla büyümek zorunda kalan gelişmekte olan ülkeler için, DYY'ler çok daha önemli bir yere sahiptir. Sanayileşme ve ekonomik büyüme faaliyetleri sonucunda oluşan CO2 emisyonu ve çevreye verilen zararın sorumlusu olan gelişmiş ülkelerde, uluslararası sözleşmeler gereği sıkı çevre politikası uygulanmaktadır. Gelişmiş ülkelerde uluslararası şirketlerin, kirli endüstrilerini DYY yoluyla gelişmekte olan ülkelere yönlendirdiği göze çarpmaktadır. Literatürde bu konuda yapılan uygulamalı çalışmalar, Kirlilik Sığınağı Hipotezi üzerine kurulmuştur. Bu çalışmada, Türkiye'ye gelen DYY akımlarının CO2 emisyonu ve ekonomik büyüme ile olan ilişkisi araştırılmıştır. Türkiye'de CO2 emisyonu, DYY ve GSYİH arasında karşılıklı nedensellik ilişkisinin olduğu yönünde kurulan hipotez, 1980-2017 dönemi verileri kullanılarak Granger Nedensellik testi yöntemiyle incelenmiştir. Analiz sonucunda değişkenler arasında karşılıklı nedensellik bulunamamış fakat, DYY ve GSYİH'dan CO2 emisyonuna doğru tek yönlü bir nedensellik olduğu belirlenmiştir. Ayrıca GSYİH'nın da DYY'nin nedeni olduğu belirlenmiştir. Elde edilen bulgular, Kirlilik Sığınağı Hipotezini doğrular niteliktedir. Bu bilgiler ışığında, Türkiye'ye gelen DYY'nin ve ekonomik büyümeye bağlı olarak gerçekleşen üretim artışının, ülkede CO2 emisyonlarını arttırdığı ve çevreye zarar verdiği görülmektedir. Türkiye son yıllarda CO2 emisyonlarını azaltmak için çevreyle uyumlu olan yenilenebilir enerji kaynaklarına yönelmekle birlikte, henüz istenilen seviyeye ulaşmadığı söylenilebilir.

Doğrudan yabancı sermaye yatırımlarıEmisyonGranger Nedensellik Testi+6
İdil Güner
Manisa Celal Bayar University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00

İlgili konular