Satın alma
Bu konu başlığı altında 249 tez
Sağlık işletmelerinde satın alma ve tedarik zinciri yönetimi
Hastaneler, sağlık ocakları, tıp merkezleri veya poliklinik gibi sağlık hizmeti sunan tüm kuruluĢlarda satın alma ve tedarik zinciri yönetiminin gün geçtikçe önem kazanmakta olduğunu ve sürekli geliĢen bir süreç olduğunu görmekteyiz. Tıbbi cihaz gruplarından, sarf malzemelere ve ilaçlara kadar çok sayıda malzeme, sağlık kuruluĢları tarafından talep edilmekte, depolanmakta ve kullanılmaktadır. Hangi tedarikçilerle çalıĢılacak, ürünler nasıl stoklanacak, yeni sipariĢler nasıl verilecek, nasıl takip edilecek, miktarları ne olacak gibi konular satın alma ve tedarik zinciri yönetimi sürecinde yöneticilerin vermesi gereken kararlardır. Zaten planlamadan, lojistiğe, satın alma ve tedarikten, malzeme yönetimine kadar tüm konular iĢletme bünyesinde satın alma ve tedarik zinciri yönetimi bölümü içerisinde yer alan bir süreçtir. Bu süreç yönetilirken en doğru ve en rasyonel kararlar alınmalı, kaynaklar en etkin biçimde kullanılmalı ve verimliliğin arttırılması yönünde satın alma ve tedarik zinciri yönetimi baĢarılı bir Ģekilde yönetilmelidir. Bu çalıĢmada; sağlık sektöründe satın alma ve tedarik zincir yönetimi nasıldır sorusunun cevabı verilmeye çalıĢılmıĢtır. Anahtar Kelimler: Lojistik, Tedarik Zinciri Yönetimi, Sağlık, Hastaneler
Dijital tekniklerin turizm pazarlama performansına etkisi ve turistik ürün satınalma karar sürecindeki rolü
Son yıllarda internet teknolojilerindeki hızlı gelişmeler ve buna bağlı olarak internet kullanımına yönelik geliştirilen cihazlar hem işletmeler hem de tüketiciler tarafından yoğun bir şekilde kullanılmaktadır. Buna bağlı olarak pazarlama çalışmaları da dijital ortamda yapılmaya başlanmış ve dijital pazarlama kavramı ortaya çıkmıştır. Dijital pazarlama pek çok işletme tarafından kullanılmaktadır. COVID 19 salgın süreci dijital pazarlamanın kullanımını daha da arttırmıştır. İşletmeler dijital ortamda pazarlama faaliyetlerini gerçekleştirmek için dijital pazarlama tekniklerinden yararlanmaktadırlar. Dijital pazarlama, web sayfası pazarlama, e-posta pazarlama, sosyal medya pazarlaması, içerik pazarlaması, SMS-MMS pazarlaması, mobil pazarlama, pazarlama otomasyonu ile pazarlama, arama motoru pazarlaması, tavsiye pazarlaması, dinamik ücretlendirme, anlamsal pazarlama, tahmine dayalı pazarlama, temas noktası pazarlama, büyük veri pazarlaması, giyilebilir teknoloji gibi pazarlama teknikleri ile gerçekleştirilmektedir. Turizm endüstrisinde de dijital pazarlama teknikleri yoğun şekilde kullanılmaktadır. Bu çalışmanın amacı dijital tekniklerin Türkiye'deki seyahat acentelerinin pazarlama performansına etkisi ve turistik ürün satın alma kararı üzerindeki etkilerini tespit etmektir. Bu kapsamda öncelikle iki adet ölçek geliştirilmiştir. İlk ölçek dört faktörden oluşan Dijital Tekniklerin Turizm Pazarlama Performansına Etkisine İlişkin Tutum Ölçeğidir. İkinci ölçek ise yine dört faktörden oluşan Dijital Tekniklerin Turistik Ürün Satın Alma Karar Sürecindeki Rolüne İlişkin Tutum Ölçeğidir. Araştırmada geliştirilen ölçekler ve yapılan analizler sonucunda ortaya çıkan sonuçlar; literatürdeki boşluğun giderilmesine, araştırmacılara farklı bakış açısı kazandırmaya, seyahat acentelerinin farklı pazarlama stratejileri belirlemelerine ve nihai olarak turizm ürünü satın alma aşamalarında tüketicilere dijital teknikleri kullanırken farkındalık yaratmada katkı sağlayabilir. Turizm endüstrisinde pazarlama fonksiyonu genellikle 1618 sayılı kanun ile Türkiye Seyahat Acenteciliği Birliği'ne üye seyahat acenteleri tarafından yürütülmektedir. Dolayısı ile araştırmanın birinci evrenini Türkiye'de turistik ürün (paket tur) pazarlamasını gerçekleştiren 10.480 adet A grubu belgeye sahip seyahat acentelerinin yetkilileri oluşturmaktadır. Araştırmanın ikinci evrenini ise dijital teknikleri kullanarak en az bir defa turistik ürün satın alan tüketiciler (turistler) oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak anket kullanılmıştır. A grubu seyahat acentelerinden Edirne, Kırklareli, Tekirdağ, Çanakkale ve İstanbul illerinde bulunanlar ziyaret edilmiş; kâğıda basılı anketler elden teslim edilmiştir. Para, zaman, mesafe gibi kısıtlar nedeni ile Türkiye'nin diğer illerindeki acentelere anketler Google forms, Word, PDF şeklinde TURSAB e-posta grupları, kurumsal e-posta, sosyal medya (facebook vb.) şeklinde ulaştırılmıştır. Araştırmada hem işletme hem de tüketiciler için amaçlı örneklem tercih edilmiştir. Bu kapsamda dijital teknikleri kullanarak pazarlama faaliyetinde bulunan A grubu seyahat acentesi yetkililerinden gelen 334 adet çevrimiçi ve 127 adet basılı olmak üzere toplam 461 adet anket değerlendirmeye alınmıştır. Araştırmada dijital teknikler kullanmak sureti ile en az bir kez turistik ürün satın alan tüketicilerden ise 808 adet çevrimiçi ve 254 adet basılı olmak üzere toplam 1062 adet anket değerlendirmeye alınmıştır. Analizler SPSS (Statistical Package for Social Sciences) ve AMOS (Analysis of Moment Structures) paket programı kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın sonucuna göre acenteler e-posta, SMS, MMS, sosyal medya ve web sitelerini etkin olarak kullanmakta; özellikle tanıtım ve yorumlardan yararlanmakta, içerik pazarlaması ise maliyet avantajı nedeni ile tercih edilmektedir. Arama motoru pazarlaması, giyilebilir teknolojiler ve anlamsal pazarlama acenteler tarafından daha az tercih edilmektedir. Dijital teknoloji kullanımı seyahat acentelerinin turizm pazarlama maliyetlerini genel olarak azaltmakta, satışlarında ise ciddi artışlar sağlamaktadır. 30 yaş ve altındaki tüketiciler turizm ürünü satın alma karar sürecinde ihtiyacın doğması, karar verme ve satın almanın gerçekleşmesi aşamasında dijital teknikleri daha etkili kullanmaktadırlar. Turizm ürününe ilişkin ihtiyacın doğması, alternatiflerin değerlendirilmesi ve karar verme aşamalarında eğitim ve meslek değişkenleri oldukça etkilidir. Özellikle gelir seviyesi değişkeninde bu etki daha da belirgindir. Dijital teknikler satın alma kararı vermeyi kolaylaştırmaktadır. Dijital teknikler sayesinde ödemelerde ise web sitelerinde çok az sorun yaşanmakta; bu durum satın alma aşamasında etkili olmaktadır. Dijital ortam işletmeler ve tüketiciler açısından avantajlarla dolu olduğu gibi bazı riskler de taşımaktadır. Dolayısı ile işletmelere resmî web sayfalarına sahip olmaları, tüketicilere ise öncelikle işletmelerin resmî web sayfasını inceleyip gerekli bilgileri edindikten sonra gerekirse diğer kanallardan işletmeye ulaşmaları önerilmektedir. Anahtar Kelimeler: Ölçek Geliştirme, Dijital Teknolojiler, Pazarlama Performansı, Satın Alma Karar Süreci, Seyahat Acentesi, Turizm Ürünü, Turist.
Sosyal medya etkileyicilerinin tüketicinin satın alma niyeti ve kararına etkisi
Bu çalışmanın amacı, sosyal medya mecralarını kullanan tüketicilerin sosyal medya etkileyicisine (SME) ilişkin nasıl bir tutum içinde olduklarını, SME'ye yönelik tutum ve davranışların tüketicinin satın alma niyeti ve kararına etkisini ve SME' ye yönelik tutumların satın alma kararlarına etkisinde satın alma niyeti değişkeninin rolünü ortaya çıkarmaktır. Bu doğrultuda araştırmanın evrenini en az bir SME takip eden sosyal medya kullanıcıları oluşturmuştur. Araştırmada veri toplama aracı olarak anket yöntemi kullanılmıştır. Araştırma kapsamında 821 anket geçerli olarak kabul edilmiş ve değerlendirilmeye alınmıştır. İlgili hipotezlere ilişkin gerekli testler ve analizler, SPSS (Statistical Package for Social Sciences) programı ve AMOS (Analysis of Moment Structures) paket programları kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Araştırmada SME'ye ilişkin tutum ölçeği, SME'nin satın alma niyetine etkisi ölçeği ve SME'nin satın alma kararına etkisi ölçekleri için ölçek geliştirme çalışmaları yapılmıştır. Uygulanan Yapısal Eşitlik Modeli (YEM) sonucunda SME'ye ilişkin genel tutumların, SME'nin satın alma kararına etkisi üzerinde anlamlı bir etkisinin bulunduğu ortaya çıkarılmıştır. SME'lere ilişkin genel tutumların, SME'nin satın alma niyetine etkisi üzerinde anlamlı bir etkisinin olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca SME'nin satın alma niyetine etkisinin, SME'nin satın alma kararı üzerinde de anlamlı bir etkisinin bulunduğu ortaya çıkarılmıştır. SME'lere ilişkin genel tutumların, SME'nin satın alma kararına etkisi üzerinde SME'nin satın alma niyetine tam aracılık etkisi bulunduğu tespit edilmiştir. Sosyal medya kullanıcılarının SME'ye ilişkin tutumları, SME'nin satın alma niyeti ve satın alma kararına ilişkin tutumlarının demografik özelliklere göre farklı olup olmadığını belirlemek için ikili gruplarda T- Testi, ikiden fazla grup için ise tek yönlü ANOVA kullanılmıştır. Analiz sonucuna göre SME'ye yönelik tutumlar cinsiyet, yaş, gelir durumu ve çalışma kıdemine göre istatistiksel olarak anlamlı farklılık göstermektedir. Diğer yandan SME'nin tüketicinin ürün satın alma niyetine etkisinin cinsiyet, eğitim durumu, yaş ve çalışma kıdemine göre istatistiksel olarak anlamlı farklılık gösterdiği belirlenmiştir. SME'nin tüketicinin ürün satın alma kararına etkisinde ise cinsiyet, eğitim durumu, yaş ve çalışma kıdemine göre istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık gösterdiği belirlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Sosyal medya, sosyal medya etkileyicisi, etkileyici pazarlama, satın alma niyeti ve kararı
COVID 19'un aşırı tüketim ve plansız satınalma davranışına etkisi
İlgili literatürden anlaşıldığı üzere covid 19 döneminde tüketiciler daha çok kişisel bakım ürünleri, temizlik, yapı malzemeleri, hobi ve sağlıklı yaşam ürünlerine daha çok yönelmişlerdir. Tüketicilerde panik satın almalar artmış, seyahat ve tatil satın almalar azalmıştır. Tüketicilerde online alışverişe yönelim artmıştır. İnsanlar konser, eğlence vb toplu yerlere katılımı gerektiren hizmet satın almalardan bir müddet uzak durmuşlardır. Doğaya dönük aktivitelere katılımlar artmıştır. Covid 19'un tüketicilerin satın alma karar sürecini etkilediği, satın alma tutum ve davranışlarında değişikliklere neden olduğu, değişik alışveriş alışkanlık ve kültürü edindirdiği ortaya çıkmıştır. Covid 19 tüketicilerde satın almayı planlamadıkları ürünleri satın alma eğilimi göstermelerine neden olmaktadır. Bu tüketim alışkanlığının Covid 19 ile daha fazla arttığı ve aşırı tüketim alışkanlığını da tetiklediği anlaşılmaktadır. Stok korkusunun anlık satın almaları tetiklediği ortaya çıkmıştır. Bu çalışmada covid 19'un Aşırı Tüketim Davranışına etkisi için 4 madde ve Plansız Satın Alma Davranışına etkisi için 6 madde olmak üzere iki faktörlü bir ölçek geliştirilmiş; geçerliliği ve güvenilirlik çalışmaları yapılmış ve doğrulanmıştır. Mezuniyet seviyesinin arttıkça Covid 19'un aşırı tüketim üzerinde etkili olduğuna dair görüşlere katılımın da arttığı görülmüştür. Covid 19 pandemisinin tüketicilerde belirli ürünlerde aşırı tüketime ve/veya plansız satın almaya neden olduğu, bunun belirli ürün gruplarına, ödeme araçlarına, alışveriş sıklığına göre farklılaştığı ortaya çıkmıştır. Geliştirilen ölçeğin tamamının 0,838 güvenirlik katsayısına sahip olduğu belirlenmiştir. Doğrulayıcı Faktör Analizi sonuçların uyum iyiliği, faktör yük değerleri, geçerlilik, güvenirlik hususlarında uygun olduğu belirlenmiştir. Geliştirilen ölçeğin değişmezlik özelliğine sahip olduğu ve geniş kitlelerin kullanımına uygun olduğunu söylemek mümkündür. Hazırlanan ölçekte ters kodlanması gereken madde yoktur. Ölçek kullanımı konusunda ortalamalar üzerinden maddeler değerlendirilecek olup, toplam puan üzerinden değerlendirme yapılmayacaktır. Mevcut ölçeğin PLS sisteminde de kullanılması ve araştırmacılara bir örnek teşkil etmesi açısından ölçek 600 kişilik veriyle birlikte ayrıca Smart-PLS programı ile de test edilmiştir. Söz konusu program ile yapılan analiz sonucunda; Aşırı Tüketim boyutunun faktör yük değerlerinin 0,701-0,847 arasında olduğu, Plansız Satın Alma boyutunun faktör yük değerlerinin 0,662-0,810 arasında olduğu belirlenmiştir. Örneklemin normal dağıldığı, aşırı tüketim boyutunun Cronbach's Alpha= 0,769, rho_A=0,775 CR=0,853, AVE=0,593 olduğu, Plansız Satın Alma boyutunun Cronbach's Alpha= 0,822, rho_A=0,848, CR=0,868, AVE=0,525 olduğu belirlenmiştir. Ortaya çıkan güvenirlik ve geçerlilik değerleri sonucunda ölçeğin geçerli ve güvenilir olduğu söylenebilir. Plansız satın alma ile aşırı tüketim arasında 0,412 arasında ilişki bulunduğu belirlenmiştir. Yapılan analizler sonucunda ölçek bir programda kullanılabilen güvenilir ve geçerli bir ölçek özelliği göstermektedir.
Dijital pazarlama çağında ınstagram fenomenlerinin tüketici satın alma davranışlarına etkisi
Teknolojinin gelişmesiyle birlikte internet kullanıcısı sayıları ve bilgi paylaşımları da artmıştır. Pazarlama yöntemleri, gelişen teknoloji sayesinde yeni medya alanında kendini revize etmiştir. Pazarlama dünyasına yeni bir soluk getiren dijital pazarlama, işletmeler arasında yaygın bir şekilde tercih edilmektedir. Günümüzde mobil cihazlar insanların ayrılmaz bir parçası ve aksesuarı haline gelmiştir. Durumun farkında olan üretici markalar bu cihazlar sayesinde dijital pazarlama uygulamalarını kullanarak hedef müşterilerine daha hızlı ve kolay ulaşmaktadırlar. Dijital dünya sayesinde alışveriş kavramı da değişmiş ve online alışveriş çok sık bir şekilde kullanılmaya başlamıştır. Sosyal ağların sık kullanıldığı günümüzde bu alanlar üzerinden insanlara erişim oldukça kolaylaşmıştır. Sosyal medya pazarlama dijital pazarlamada, pazarlama dinamikleri arasında büyük bir öneme sahip olmayı başarmıştır. Bu pazarlama stratejisinde en büyük başarı sosyal medya fenomenlerine aittir. Araştırmanın amacı instagram fenomenlerinin sosyal medya pazarlaması kapsamında yaptıkları ürün/mal/hizmet reklamlarının instagram uygulaması üzerinde tüketicilerin satın alma niyetine etkisini araştırmaktır. Kaynak çekiciliği, güvenirliliği ve uzmanlığının reklama yönelik tutum ve satın alma niyeti üzerindeki etkisinin araştırılması ve reklama yönelik olan tutumların satın alma niyetine karşı etkisinin araştırılması yapılan çalışmanın amaçlarındandır. Bu tez çalışması fenomen pazarlama kapsamında instagram kullanıcıların bakış açısından yapılan nicel bir araştırmadır. Araştırma sonucu kaynak çekiciliğinin reklama yönelik tutumla aracılık etkisinin olduğunu ve satın alma niyetine etki ettiği sonucuna varılmıştır. Kaynak güvenirliliğini reklama yönelik tutumla aracılık etkisine sahip olmadığını fakat satın alma niyeti üzerinde etkili olduğu görülmüştür. Kaynak uzmanlığının reklama yönelik tutuma etki ettiğini ve satın alma niyetine etki ettiği sonucuna varılmıştır. Aracı değişken olan reklama yönelik tutumun satın alma niyetine olumlu etkisi olduğu saptanmıştır. Kaynak çekiciliği ve uzmanlığının, güvenilirliğe göre satın alma niyeti ile daha ilişkili olduğu görülmüştür. Anahtar Kelimeler: Dijital Pazarlama, Fenomen, Sosyal Medya, Fenomen Pazarlaması, İnstagram.
COVID-19 pandemisinin tüketicilerin satınalma tutum ve davranışlarına etkileri
Küresel ölçekte sonuçları olan pandemi yaşamın tüm alanlarını etkilediği gibi tüketicilerin satın alma tutum ve davranışlarını da etkilemiştir. Pandeminin etkilerini ve bu etkilerin sonuçlarını anlamak, işletmeler, pazarlamacılar, iş dünyası ve kamu politika yapıcıları için mevcut tüketicileri korumak, yenilerini çekmek, stratejiler ve taktikler uygulamak için hayati önem taşımaktadır. Bu tez çalışmasının amacı Covid-19 pandemisinin tüketicilerin satın alma tutum ve davranışları üzerinde ne tür etkileri olduğunu tespit etmektir. Covid-19 döneminde panik satın alma, online satın alma, tüketici satın alma bu davranışların ölçülmesine yönelik her birinin araştırıldığı çalışmalara rastlanmakla birlikte, hepsinin beraber değerlendirildiği bir çalışmaya rastlanmamaktadır. Tez çalışmasında söz konusu tüketici davranış ve satın alma biçimleri ile pandeminin alışveriş alışkanlıklarına ve kültürüne etkileri arasındaki ilişkiler incelenmiştir. Çalışmada hem pandemide yaygınlaşan satın alma biçimlerinin beraber incelenmiş olması hem de bunların alışveriş alışkanlık ve kültüründe yaşanan etkiler ile geniş kapsamlı olarak araştırılması çalışmayı özgün kılmaktadır. Covid-19 pandemisinin tüketici satın alma davranışlarına etkilerini inceleyen çalışmalarda kullanılan ölçekler incelenmiş ve bu tez çalışmasında kullanılan ölçekler ile benzerlik ve farklılıklar tespit edilmiştir. Çalışmada veri toplama aracı olarak anket formu kullanılmıştır. Anket formu üç bölümden oluşmaktadır. İlk bölümde Covid-19 Pandemisinin tüketicilerin satınalma tutum ve davranışlarına etkilerine ilişkin tüketicilerin tutumlarını ölçmeye yarayan hazır ölçek yer almaktadır. Bu çerçevede öncelikle Türkçe'ye uyarlanan ve 36 maddeden oluşan "bulaşma, tehlike, ekonomik ve sosyal sonuçlar, travmatik stres, yabancılara karşı çekince ve zorunlu kontrol" olmak üzere altı boyuta sahip Covid-19 Stres Ölçeğinden yararlanılmıştır. Daha sonra ise sonra beş maddeden oluşan "online satın alma ölçeğinden", yedi maddeden oluşan "panik satın alma ölçeğinden" ve son olarak 10 maddeden oluşan "tüketici satın alma ölçeğinden" yararlanılmıştır. Anketin ikinci kısmı ise Covid-19'un alışveriş alışkanlık ve kültürüne etkisini belirlemeye ilişkin 12 adet çoktan seçmeli sorudan oluşmaktadır. Bu bölümde ayrıca pandeminin tüketicilerin çeşitli mal ve hizmetleri satın alma tutum ve davranışlarına etkisine tutumlarını belirlemek üzere "arttırdı", "azalttı", "değiştirmedi" şeklinde ölçeklendirilen 42 adet soruya (ifadeye) yer verilmiştir. Son bölümde ise deneklerin demografik özelliklerini tespit etmeye yönelik sekiz adet çoktan seçmeli soru yer almaktadır. Araştırmanın evrenini Türkiye'de Covid-19 pandemi döneminde alışveriş yapan tüketiciler oluşturmaktadır. Bu tez çalışmasında geçerli 1040 adet anket değerlendirilmeye alınmıştır. Anketler yüz yüze ve online ortamda karma yöntemle 2022 yılı Ocak-Nisan ayları arasında toplanmıştır. Analizler Smart-PLS ve SPSS (Statistical Package for Social Sciences) paket programları kullanılarak gerçekleştirilmiştir. İlgili literatür incelemesinde pandemi döneminde panik satın alma, online satın alma, anlık satın alma, stoklama eğilimlerinin yaygınlaşması gibi önemli bulgulara erişilmiştir. Başka bir deyişle Covid-19 pandemi sürecinde online satın alma ve panik satın alma davranışlarının yaygınlaştığı, ayrıca pandeminin stokçuluk, iş ve normal yaşam alanının bulanıklaştığı, mağazaların eve geldiği, teknoloji kullanımının arttığı, bastırılan talepler, yeni hobiler veya yeteneklerin geliştirilmesi gibi sosyal yaşama dair birçok etkisi olduğuna ilişkin ipuçları yakalanmıştır. Tüketiciler daha çok salgın korkusu nedeniyle online alışverişe yönelmiş, online alışverişe konu olan ürün çeşitliliği artmıştır. Pandemi boyunca tüketicilerin sağlıklı gıdalara yönelik talepleri artmış, en çok satın alınan ürünler sırasıyla unlu mamuller, temizlik ve hijyen malzemeleri ve sağlık ürünleri şeklinde tespit edilmiştir. Satın almada etkili olan kriterler ise sırasıyla, fiyat, marka ve deneyimler olarak belirlenmiştir. Araştırma sonuçlarına göre eğitim seviyesi arttıkça Covid-19'un tehlikeli olduğu görüşü de artmaktadır. Gelir ve satın alma gücü azaldıkça yabancılara karşı çekinceler de artmaktadır. Panik satın alma kapsamında fiyat değişkeni en çok önemsenen satın alma kriteridir. Haftada iki kere ve 15 günde bir kere alışveriş mekânlarına giden tüketicilerin panik satın alma eğilimleri daha yüksektir. Pandemide alışverişlerini fiziksel mekânlarda yapan tüketiciler bulaş riskini daha olası görmekte; hastalığa karşı daha kontrolcü olan ve kendini daha fazla travmatik stres altında olduğunu hisseden tüketicilerde konut, ticari araç ve iki tekerlekli motorlu araç satın alma davranışlarının arttığı ortaya çıkmıştır. Pandemide organik ve yöresel ürünlere olan talebi artan tüketicilerin online satın alma eğilimlerinin yüksek olduğu ve hastalığa karşı kontrolcü davrandıkları, ambalajlı ürünleri tercih eden tüketicilerin ise yabancılara karşı çekincelerinin yüksek olduğu tespit edilmiştir. Çalışmadan elde edilen çıkarımlar küresel bir salgın sırasında tüketicilerin panik, online, anlık satın alma davranışları ve değişen alışveriş kültürleri hakkında literatüre katkıda bulunabilir. Çalışmada tüketici davranışlarını etkileyen faktörlerin pandemi sürecinde değerlendirilmesi ve pandeminin neden olduğu durumsal ve duygusal süreçlerin satın alma davranışlarına ne şeklide yansıdığı açıklanmıştır. Bu açıklama ve araştırma çıkarımlarının işletmelerin küresel kriz dönemlerinde tüketici davranışlarını anlama, yorumlama ve hızlı karar alma durumlarına katkı sağlaması olasıdır. Ayrıca kriz dönemlerine ilişkin tüketici satın alma davranışlarını incelemek isteyen araştırmacılar için bu çalışmadaki ölçekler ve ortaya çıkan bulgular ayrı bir bakış açısı sağlayabilir. Bu tür sağlık krizleri dönemlerinde ortaya çıkan tüketici satın alma tutum ve davranışlarına yönelik geliştirilmesi gereken stratejiler konusunda ileriki dönemlerde çalışmalar yapılabilir. Böylece işletmelerin kriz dönemlerinde satış ve pazarlama stratejilerini yenileme konusundaki tutumları ayrı bir çalışma konusu yapılabilir. Pandemi döneminde tüketicilerin satın aldıkları mal ve hizmetlerin tedarik zinciri, dağıtımı ve fiyatlandırılmaları gibi konularda tüketicilerin tutumları incelenebilir. Pandemi dönemlerinde merkezi otoritelerin ve işletmelerin panik ve ani satın almalar karşısında tüketicilere yönelik güven arttırıcı ne tür önlemler alınabileceğine ilişkin çalışmalar yapılabilir. Anahtar Kelimeler: Tutum ölçeği, pandemi, tüketici, satın alma davranışı, panik satın alma, anlık satın alma, online alışveriş, alışveriş alışkanlık ve kültürü, Tekirdağ.
Televizyon reklamlarının ortaöğretim öğrencilerinin satın alma davranışları üzerindeki etkisi
Piyasaya sunulan ürün ve hizmet çeşitleri her geçen gün artmaktadır. Firmalar kendilerini tüketicilere fark ettirebilmek ve rakiplerinin önüne geçebilmek için pazarlama iletişimine önem vermektedirler. Reklam, en önemli pazarlama iletişimi araçlarından biridir. Önemi giderek daha da artmaktadır. Başlangıcı basit duvar afişlerine ve satıcıların bağırmalarına dayanan reklam, günümüzün gelişmiş tüm teknolojik araçlarını sonuna kadar kullanmaktadır. Teknoloji sayesinde insanlar, farkında olarak veya farkında olmadan çeşitli reklamlara maruz kalmaktadır.Televizyon, ilk bulunduğu andan günümüze gelinceye kadar, insan hayatının her alanına girmiş ve vazgeçilmez bir parçası olmuştur. Televizyon hareketi, sesi, renk ve ışığı birleştirerek ilgi çekmekte; birden fazla duyuya hitap ettiği için etkisi fazla olmaktadır. Çok geniş kitleler ulaşma imkanının olması, hem görsel hem de işitsel mesajları aynı anda gönderme özelliğine sahip olması, televizyonu en önemli reklam araçlarından biri yapmıştır.Türkiye'de ortaöğretim genelde 14-18 yaş aralığını kapsar. Bu yaş grubu genç, dinamik, tüketmeyi seven, birbirini etkileyen ve etkilenen yaş grubudur. İşletmeler, televizyon reklamları sayesinde bu yaş grubuna satın alma konusunda etki etmeye çalışmaktadırlar.Araştırmada önce reklam, televizyon reklamları, tüketici davranışları konuları teorik açıdan değerlendirilmiştir. Sonrasında da televizyon reklamlarının ortaöğretim öğrencilerinin satın alma davranışları üzerindeki etkisini ölçmeye yönelik olarak bazı ortaöğretim okullarında anket uygulanmıştır.
The family buying behaviour of female consumers in retail industry
The research emphasis on the family buying behavior of female consumers in retail industry. This research aims to hire convenient sampling techniques to survey female purchasers, whom are the chief buying mediator of the family. Istanbul, Turkey is divided into two parts. The Asian side and the European side by the Bosphorus. One hundred and fifty (150) questionnaires were designed where twenty five (25) each of the questionnaire were distributed among six different cities in Istanbul which are Kucukcekmece, Kadikoy, Avcilar, Beylikduzu, Taksim/Beyoglu, and Besiktas.. This survey will make use of statistical techniques called (ANOVA) Analysis of variance to analysis the female respondents involved in the family purchasing activities. Hypothesis were conveyed to show the significance of the buying involvement using T-test statistic to test the level of significant of family buying behavior of female consumers in retail industry using SPSS statistical tool. There are findings, interpretations concluding parts which were established on the evaluation and statistical datas from the questionnaire. Keywords: Retailing, Consumer Conduct, Female Consumers, Turkey, Model, Retail Trade, Buying Conduct, Buying Behavior, Purchase Decisions, Consumptions, Buying Influence
The effect of mergers and acquisition in the growth of a firm
Over the last decades, mergers and acquisitions has played a crucial role in assisting industries to achieve their goals as well as increasing their financial performance, through the provision of platform to gain access other market outside their main locations, diversify their investment or gain management expertise. The thesis establishes three main kinds of motives managers makes before taking decision on Merger and Acquisition. One of the motives in this dissertation is that deals with the instability of investors' worth or has unclear encroachment on investors' worth. The expansion intention has unverifiable impact on the investors' worth. This dissertation also examines the outcomes of participating in merger and acquisition (M&A) and these are explored more, using the approaches in the literature review. One of such outcome is that M&A multiplies shareholders worth for the targeted firm, and on the other hand reduces the shareholders worth for the purchasing firm or the newly joined firm. This study also comprises of quantitative research methodology; it is a gauge paper to ascertain the difference in the financial records of both the targeted firm and purchasing firm. The hypothesis seeks to establish if company's profitability or performance improves as a result of engagement in mergers and accusation. To establish this assumption the researcher tries to analyze some company's performance after their mergers and acquisition exercise by comparing their financial result before and after M&A exercise. For the more clear understanding of this study, the effects on the M&A performance of the acquiring company will be compared with companies that didn't engage in M&A. Nevertheless, two cases was chosen in this study and analyzed for a more clear understanding; the M&A activity between Hewlett Packard and Compaq, and the M&A activity between a supermarket called Migros Turk A.S. supermarket and Tansaş A.S supermarket. The findings entails that both companies are on a health performance before the merger and acquisition activity but experience a slight loss is wards before rising.
İç kontrol sisteminin oluşturulmasında etkili olan faktörler ve inşaat sektöründe satın alma sisteminin incelenmesi
Büyümeyi hedefleyen işletmeler gelecek ile ilgili stratejilerini etkin ve verimli bir biçimde planlayarak ve hissedarlara güvenilir ve şeffaf bir yatırım ortamı sağlayarak başarıya ulaşabilirler. Bunun için öncelikli olarak sağlıklı çalışan bir iç kontrol sisteminin olması ve sistemi kontrol eden, riskleri değerlendiren, sistemin iyileştirilmesi için tavsiyelerde bulunan aynı zamanda ihtiyaç halinde danışmanlık hizmeti veren bir iç denetim departmanına ihtiyaç duyulmaktadır. Rekabet koşulları ve bilişim teknolojileri gibi alanlardaki gelişmeler ile büyüyen işletmelerin insan kaynağının artmasıyla hata, hile, usulsüzlük, yolsuzluk gibi konularda önlem alınması adına iç denetimin işletme içinde ve dışında önemi gün geçtikçe artmaktadır. Bu çalışmada denetim ve kontrol ile ilgili temel kavramlara değinilmiş, iç kontrol sistemi ve iç denetimin işletmeler açısından önemine vurgulanmıştır. Çalışmanın sonunda bir işletmede gerçekleştirilen denetim uygulaması anlatılmış olup iç denetim sonucunda hazırlanmış olan denetim raporu ve uygulamada elde edilen bulgular değerlendirilmiştir. Çalışmanın sonucunda iç kontrol sisteminin etkinliğini sağlanmasında iç denetimin rolüne ilişkin önerilerde bulunulmuştur. Son olarak bir inşaat firmasıyla yapılan mülakat sonucunda ilgili firmanın denetim, iç kontrol ve satın alma süreçleri incelenmiştir.
Elektronik ticaret sitelerinde promosyonların müşteri satınalma davranışlarına etkisi
Bilgi ve hizmetlere sınırsız erişimde internetin sunduğu imkanlar klasik ticaret anlayışını değiştirmiş, e-ticaretin hızlı bir şekilde yayılmasına ve hem işletmeler hem de müşteriler tarafından daha fazla tercih edilmesine neden olmuştur. Bu değişim e- ticaret yapan firmaların hacimlerini arttırmış ve operasyonlarını e-ticarete odaklı geliştirmelerine neden olmuştur. Bu durum firmaları, yeni müşteriler kazanmak ve mevcut müşterileri ellerinde tutmak için daha fazla promosyon faaliyetleri yapmaya yönlendirmiştir. Önceleri daha çok müşterilerin yaş, eğitim, cinsiyet, gelir gibi standart niteliklerine göre promosyon çalışmaları yapılırken, artık müşterilerin algı, beklenti ve duygularını hedefleyen promosyonlar yapılmaktadır. Bu çalışmanın amacı, online platformlar üzerinden alışveriş yapan müşterilerin satış promosyonlarına yaklaşımlarını incelemektir. Çalışmada 1.000 kişiye yönelik bir anket çalışması yapılmış ve müşterilerin promosyonlardan beklentilerinin neler olduğu ve bu beklentilerin promosyondan kaynaklanan satışlara etkisinin nasıl yansıdığı analiz edilmiştir. Ankete 318 kişi katılmış olup, çalışma sonuçları; kadınların özellikle değer ifadesi öneren, kendini iyi hissettiren promosyonlara olumlu tepki verdiklerini, 28-29 yaş arası kişilerin, 30 ve üzeri yaştaki kişilere göre özellikle tasarruf, kolaylık ve değer ifadesi öneren promosyonlara daha fazla ilgi gösterdikleri, günlük internette 3 saat ve üzeri zaman harcayan kişilerin az harcayanlara göre daha fazla satın alma davranışı sergilediklerini göstermiştir.
Ancillary revenue for airlines: Analysis of willingness to pay for ancillaries in terms of travel and customer attributes
Over the last decade, ancillary revenue has become very important for the aviation industry. Ancillary revenue shares have increased rapidly and contributed to the overall revenue stream: fluctuating fuel prices, operational costs, and the global economic recession challenge airlines. The high-cost structure and competitive market conditions pushed airlines to seek opportunities to generate additional income from nonflight-related services. Therefore airlines seek innovative approaches to gain more revenue from their ancillaries. Market research in Bahrain was conducted among travelers by asking about their previous purchase history and willingness to pay for unbundled ancillaries in their future travels. This study aims to examine whether a customer's annual income, travel frequency, carrier type (customer choice and attributes), duration of the flight, travel purpose, and cabin class (travel attributes) have an impact on the willingness to pay (WTP) of airline ancillaries. Also, the customer's past purchase behavior is studied to understand if there is any relation between the demographic profile of customers and purchase attitude. According to the results of the survey, it is found that there is a strong relationship between travel frequency and WTP for ancillaries. On the other hand, there was no direct relation between the purpose of travel and customers' purchase tendency. It is also found that there are differences in WTP for particular ancillary products and services based on the customer's annual income, carrier type, length of flight, and cabin class. Keywords: Airline Ancillary Revenue, Customer Purchase Tendency, Customer and Travel Attributes, Willingness to Pay.
Pandemi öncesi ve sonrası dönemde e-ticaret sitesi müşterilerinin basılı kitap sipariş ve şikâyet verileri ile satınalma davranışları arasındaki ilişki
İnternetin hayatın vazgeçilmez bir parçası olduğu çağımızda alışverişin de en önemli gelişim alanı e-ticaret olmuştur. Çevrimiçi alışveriş özellikle Covid-19 pandemi döneminde insanların ürün ve hizmet alımını en yoğun yaptığı mecralardan biri haline gelmiştir. Bu mecralardan biri de kitapların okurlarla buluştuğu e-ticaret satış siteleridir. Bu çalışmanın amacı, e-ticaret üzerinden gerçekleşen kitap satışlarının pandemi öncesi ve pandemi sonrası dönemde nasıl değişim gösterdiğini sosyo-ekonomik ve demografik verilerle açıklamaktır. Çalışma için Türkiye genelinde kitap alımında yoğun kullanılan bir e-ticaret sitesinin 2019 ve 2020 yıllarında İstanbul iline ait yaklaşık 800 bin adet satış bilgisi ile aynı dönemdeki müşteri şikâyeti verileri kullanılmıştır. Veriler Microsoft Excel ve Power BI uygulamaları ile analiz edilmiştir. İstanbul'un ilçeleri kümeleme analizi yöntemiyle üç sosyo-ekonomik gruba ayrılmış ve bu gruplar ile müşterilerin yaş ve cinsiyet gruplarına göre nasıl davranış farklılıkları gösterdikleri incelenmiştir. Elde edilen bulgular, e-ticaretten alışveriş yapan kitap müşterilerinin önemli bir kısmının üst sosyo-ekonomik gruptan olduğunu göstermiştir. Yaş gruplarına göre Y kuşağı müşterilerin, cinsiyete göre ise kadın müşterilerin e-ticaret alışverişteki payları önemli derecede yüksektir. Alışverişinde sorun yaşayanlardan kadınların marka sadakatinin daha düşük olduğu gözlemlenmiştir. Pandemi döneminde e-ticaret üzerinden satışların ve şikâyetlerin arttığı görülmüştür. Pandeminin etkilerinin kalktığı dönemlerde ise geleneksel mağazacılığın payının artmasıyla birlikte e-ticarette satış trendinin yavaşladığı gözlemlenmiştir. Çalışmanın sonuçları, kitap satıcıları, e-ticaret şirketleri ve ilgili kamu birimleri açısından değerli ve yönlendirici bilgiler sunmaktır. Anahtar Kelimeler: Covid-19; E-ticaret; Kitap Sektörü; Müşteri İlişkileri; Pandemi.
Dijital pazarlamayla gelişen sosyal medya pazarlamasının tüketicilerin satın alma davranışı üzerindeki etkisi
Bilgi ve teknoloji çağı olarak adlandırılan 21. yüzyıl, pek çok alanda gelişim ve değişim yaratmıştır. Özellikle yönetim alanını etkisi altına almış ve firmaların uyguladıkları pazarlama stratejilerinde yeniçağa uygun değişiklikler olmuştur. Teknolojinin gelişmesi tüketicilerin davranışlarını etkilemiştir ve sürekli olarak ürün ile markalar arasında karşılaştırma yaparak, fiyat, kalite ve diğer seçeneklerin içinde en iyisini seçme çabasına girmişlerdir. Dijital alanda yapılan çalışmalar ile birlikte işletmeden daha çok müşteri odaklılık esas alınmaktadır. İşletmeler de dijital pazarlama ve sosyal medya kullanımları ile birlikte tüketicilerin satın alma kararlarını etkileyen unsurları belirlemeye çalışarak kendi çalışmalarına yön vermek istemektedirler. İnternet bağlantılı uygulamaların yapılması, yenilikçi iletişim tercihleri, müşterilerin içeriklerine dahil olduğu pazarlama çalışmaları ile hem işletmelerde hem de tüketicilerde yeni bir dönem başlamıştır. İşletmelerin ve markaların dijital pazarlama etkileşimlerini geliştirmek için müşteriler ile ilişki odaklı etkileşimlerin yapılması gerekmektedir. Tezin amacı, dijital pazarlamanın sosyal medya üzerinden tüketici satın alma davranışlarına etkisinin ne yönde olduğunu incelemek ve tanımlamaktır. Bu nicel araştırmada 43 tane anket sorusu sosyal medyanın ve dijital pazarlamanın tüketici davranışlarına etkisini ölçmeye yönelik olarak oluşturulmuştur ve 177 kişiye uygulanmıştır. Veri toplandıktan sonra araştırmanın analizleri yapılmıştır ve çalışmanın hipotezleri, geçerlilik güvenilirlik durumları kontrol edilmiştir. Analizler sonucu 3 boyuta ulaşılmıştır: Güven ve tutum, genel yaklaşım (dijital pazarlama ve sosyal medyaya yönelik bütünsel yaklaşım) ve sosyal medya pazarlaması şeklinde ortaya çıkan boyutlar ile dijital pazarlamanın tüketicilerin satın alma davranışlarında etkisinin olduğu sonucuna varılmıştır. Sosyal medyada yer alan bilgiler ile influencerların kullanıcılara sunmuş olduğu bilgiler tüketicilerin satın alma davranışlarını etkilemektedir. Bu bilgilere güven duyan kişiler referans aldıkları ürün bilgileri ile alışverişlerini ve tüketimlerini yönlendirmektedirler. Demografik bilgilerde yer alan yaş faktörü de sosyal medyayı aktif kullanmayla bağlantılıdır. Sosyal medyayı aktif kullanmaya bağlı olarak da fiziki alışveriş yerine dijital pazarlamanın sunmuş olduğu sosyal medya ile yapılan alışverişlerin önem kazandığı görülmektedir. Anahtar Kelimeler: Satın Alma, Dijital Pazarlama, Sosyal Medya, Tüketici Davranışları, Sosyal Medya Araçları
Algılanan stres ve yaşam doyumu ile kompulsif satın alma ilişkisi
Amaç: Bu araştırmanın amacı erişkin bireylerde kompulsif satın alma, algılanan stres ve yaşam doyumu arasındaki ilişkiyi incelemek ve bu değişkenlerin farklı sosyo-demografik ve Covid-19 pandemi süreci özelliklerine sahip bireylerde nasıl farklılık gösterdiğini araştırmaktır. Yöntem: Çalışmanın örneklemi, yaş ortalaması 37.04±11.43 yıl olan 162 (%52.9) kadın ve 144 (%47.1) erkek olmak üzere toplam 306 erişkin katılımcıdan oluşmaktadır. Herhangi bir psikiyatrik tanı almış ve/veya psikiyatrik/psikolojik tedavi sürecinde olan bireyler araştırmadan dışlanmıştır. Katılımcılara, sırasıyla, Sosyo-Demografik Özellikler ve Diğer Bilgiler Formu, Kompulsif Satın Alma Ölçeği (KSAÖ), Algılanan Stres Ölçeği (ASÖ) ve Yaşam Doyumu Ölçeği (YDÖ) uygulanmıştır. Veri analizinde Bağımsız Gruplar T Testi, Tek Yönlü ANOVA, Pearson Korelasyon ve Çoklu Doğrusal Regresyon Analizi kullanılmıştır. Bulgular: Örneklemin ASÖ puanları ile KSAÖ puanları arasında pozitif yönde, YDÖ puanları ile ise negatif yönde anlamlı ilişkiler saptanmıştır. KSAÖ puanları ile YDÖ puanları arasında anlamlı bir ilişki olmadığı ancak YDÖ puanlarının KSAÖ puanları ile ASÖ puanları ilişkisinde aracı değişken olduğu gözlenmiştir. Kadın katılımcıların KSAÖ puanları erkek katılımcılara göre anlamlı bir farkla yüksek bulunmuştur. Evli katılımcıların ASÖ puanları anlamlı derecede düşük, yaşam doyumları ise anlamlı derecede yüksek bulunmuştur. Eğitim süresi ile KSAÖ ve YDÖ puanları arasında pozitif yönde anlamlı ilişkiler saptanmıştır. Yüksek gelir düzeyine sahip katılımcıların yaşam doyumlarının da daha yüksek olduğu gözlenmiştir. Pandemi nedeniyle satın alma sıklığındaki değişim ile ölçek puanları arasında herhangi bir ilişki bulunmamıştır. Sonuç: Covid-19 pandemi sürecinde yürütülmüş bu çalışmada erişkin bir örneklemde algılanan stres düzeyleri arttıkça kompulsif satın alma oranlarının arttığı, yaşam doyumunun ise düştüğü gözlenmiştir. Ayrıca, algılanan stres ve kompulsif satın alma ilişkisinde yaşam doyumunun aracı değişken olduğu belirlenmiştir.
Impact of social media marketing tools on consumer buying behaviour
The use of social media is essential for the business organizations. Technology has made it easier for the customers to target the right and potential customer in an efficient manner. Business organization use social media to market their products and services by using different social media platforms. Generally, customer grabs information from different sources before making a purchase decision. The information extracted by customer from different sources allows a customer to take the right decision. A sample of 201 customers were taken through random sampling technique. The result of the study concludes that marketing through different social media platforms shapes the behavior of the customer. Keywords: Interactivity, E-WOM, Ease of buying, Purchase behavior, social media, hotel industry.
Sağlık tesisleri giderlerinin tesis parametreleri açısından analizi
Teknolojideki ilerlemeler her alanda olduğu gibi ülkemizde sağlık sektöründe de ilerlemeler kaydedilmesine ve sağlık hizmetlerinin kalitesinin artmasına imkan sağlamıştır. Sağlık sektöründe yaşanan bu önemli gelişmeler, öncelikle uluslararası standartların sağlanmasına daha sonra ülkemiz genelinde tanı, tedavi ve bakım alanlarında ileri bir seviyeye ulaşmamızı sağlamıştır. Sağlık sektöründe yaşanan bu ilerlemeler, beraberinde sağlık sektöründe rekabetin yoğunlaşmasına ve maliyet odaklı yönetim anlayışının etkili olması sağlamıştır. Hızla gelişen tıbbi cihazlar bu alanda uzmanlık gerektirmektedir. Tıbbi ve teknik cihazların kontrol ve sorumluğu sağlık tesisi bünyesinde çalışan klinik mühendislerine aittir. Tıbbi cihazlar sağlık tesisi işleyişinin vazgeçilmez unsurlarıdır. Klinik Mühendislik Hizmetleri, Tıbbi cihazların doğru ve verimli kullanılması/yönetilmesi için gerekli bir birimdir. Bu birimin temel hedeflerinden biri sağlık tesisi bünyesinde bulunan tıbbi cihaz ve ekipmanlarının maliyet kontrolü sağlayarak sağlık tesisi hizmet kalitesine maksimum katkıda bulunmasını sağlamasıdır. Bu çalışmada, Hatay ilinde bulunan Sağlık Bakanlığı'na bağlı on farklı Hastane ve dört farklı Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi'nde bulunan tıbbi cihazlar için yedek parça, bakım-onarım hizmeti giderlerinin maliyet analizi çalışması yapılmıştır. Maliyet analizi yöntemi kullanılarak yapılan incelemede, sağlık tesislerinin tıbbi cihaz harcamaları detaylı olarak kontrol edilmiştir. Yapılan analizler sonucu elde edilen veriler ile çalışmaya konu olan sağlık tesisi parametreleri arasındaki ilişkiler değerlendirilmiştir. Bu tezin temel amacı, sağlık tesislerinde kullanılan tıbbi cihazlar için yapılacak harcamalarda tıbbi cihaz harcama yönetimi karar destek sistemi oluşturulmasıdır. Ayrıca sağlık tesisi parametreleri ile tıbbi cihaz harcamaları ile ilişkinin tespiti yapılmasıdır. Araştırma evrenini Hatay ilinde bulunan Sağlık Bakanlığı'na bağlı on farklı Hastane ve dört farklı Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi oluşturmaktadır. Veri toplama aracı olarak Sağlık Bakanlığı tek düzen muhasebe yönetim sistemi, malzeme kaynakları yönetim sistemi ve temel sağlık istatistikleri modülü kullanılmıştır. Sağlık Bakanlığı muhasebe sisteminde 2500 civarı muhasebe kodu bulunmaktadır. Sistemden tıbbi cihazlarla ilgili olan/olabilecek 12 adet kod üzerinden tıbbi cihaz bakımı için yapılan harcamalar tespit edilmiştir. Malzeme kaynakları yönetim sisteminden envanterde bulunan tıbbi cihazların tespiti yapılmıştır. Temel sağlık istatistikleri modülünden ise sağlık tesisleriyle ilgili bilgiler tespit edilmiştir. Çalışmadan elde edilen veriler sonucunda Hatay iline ciddi bedellere tıbbi cihazlar alındığı ve dolayısıyla envanterde bulunan tıbbi cihazlara yapılan bakım ve onarımların yükseldiği görülmektedir. Bu harcamaların kontrol altına alınması kısıtlı bütçe kaynaklarının daha iyi değerlendirilmesini sağlayacaktır. Harcamaların kontrol altına alınabilmesi için hangi biyomedikal türe hangi oranda harcama yapıldığının bilinmesi gereklidir. Harcaması yüksek olan biyomedikal türler tespit edilebilirse gelecek yıllarda yapılacak bakım sözleşmeleri ile, kullanımdan kaynaklı hatalar oluşuyor ise eğitim verilerek, tıbbi cihaz tedarikçilerinden kaynaklı problemler oluşuyor ise tedarikçileri değiştirerek ve benzeri uygulamalar ile yüksek harcamaların önüne geçilebilir. Bu çalışma geliştirildiği taktirde veya örneklem sayısı arttırıldığında Türkiye'de bulunan sağlık tesisleri kendi hizmet rolünde olan diğer sağlık tesisleriyle yatak başı maliyetlerini karşılaştırma imkanı oluşacaktır. Sağlık tesisleri tıbbi cihazlar için oluşan harcamalarının yüksek olup olmadığını tespit edebileceklerdir. Aynı şekilde sağlık tesisi yatırımcıları veya yöneticileri sağlık tesisinin hizmete açılma yılını ve dolayısıyla sağlık tesisinin fiziki şartlarının değişiminde tıbbi cihaz teknolojisi kullanımında maliyete neden olup olmadığını tespit edebilecek, hangi süreden sonra sağlık tesisinin yenilenmesi gerektiğine dair karar alabilecektir. Sağlık tesisi yatırımcıları veya yöneticileri sağlık tesisinin hizmet rolünün değişmesinde yatak başına düşen tıbbi cihaz harcamalarının artacağına veya azalacağına dair göstergeleri takip edebilecektir. Sağlık tesisinin ortalama tıbbi cihaz yaşının hangi aralıklarında daha çok bakım, onarım ve yedek parça giderleri oluştuğunu tespit edebilecektir. Bu çalışma özetle sağlık tesislerinin tıbbi cihaz harcamalarını değerlendirilmesi, tıbbi cihaz harcamalarını diğer tesislerle karşılaştırması, maliyetlerinin effektif olup olmadığını tespit edilebilmesi, yeni yatırımlara karar verebilmesi gibi konularda yol gösterici olacaktır.
Covid-19'un tüketici satın alma davranışlarına etkisi
Tüketici, kişisel ve tanıdıkları bir ortamın ihtiyaçlarına ve isteklerine dayalı olarak bir pazarlama bileşenini satın almaya karar vermiş olan veya satın alabilecek kişidir. Tüketicilerin oluşturduğu davranışlar ise, bireylerin mal ve hizmetleri kimden, ne şekilde, hangi zamanda ve ne zaman satın alacaklarına veya satın almayacaklarına karar verdikleri bir süreçtir. Birbirinden farklı uyarıcılarla karşılaşan tüketiciler, şahsi ve çevresel etkenlerin etkisi altında kalarak o uyarıcıya tepki vermektedir. Tüketici davranışlarını etkileyen pek çok faktör bulunmaktadır. 2020 yılında tüm dünyayı etkisi altına alan Covid-19'un hayatımıza girip pandemi sürecinin başlamasıyla birlikte, insanların neredeyse hepsi böyle bir süreci ilk defa deneyimlediği için telaş, panik ve geleceğe yönelik endişeler hissetmeye başlamıştır. Buna bağlı olarak da hayatımızda önem teşkil etmeye başlamıştır. İnsanların içinde bulunduğu karmaşık duygular da, bir tüketici olarak satın alma davranışları etkilenmiştir ve hayatın bir çok alanında değişikliğe sebebiyet vermiştir. Bu çalışma, bahsi geçen tüketici davranışlarındaki önemli değişimlerin neler olduğunu ortaya koymayı amaçlamıştır. Anket yöntemiyle elde edilen veriler SPSS Version 22 programı ile analiz edilmiştir. Katılımcıların salgından öncesi ve sonrasındaki satın alım davranışlarında değişiklik olup olmadığına dair maddelere verdikleri anket yanıtlarına göre dağılımlarının değerlendirilmesinde frekans tablolarından, hipotezlerin değerlendirilmesinde ise non-parametrik olan Mann Whitney-U ve Kruskal Wallis testlerinden yararlanılmıştır. Çıkan sonuçlara göre de tüketicilerin satın alım davranışlarında farklılıklar yaşadığı sonucuna varılmıştır.
Pandeminin Türk perakende sektöründe tüketicilerin satın alma davranışları üzerindeki etkisi
İnsanlar tarih boyunca çeşitli zorlu koşullar ve kriz dönemleri yaşamıştır. Bu süreçler içerisinde de hem uyum sağlamak hem de hayatlarını devam ettirebilmek için yaşam tarzlarını değiştirmişlerdir. Son zamanlarda tüm dünyayı etkisi altına alan Covid-19 ile hayatımıza giren pandemi dönemi de herkesin hayatını etkilemiş ve yeni yaşam tarzı edinilmesine yol açmıştır. Bu etkilerden biri de tüketicilerin satın alma davranışları üzerinde yarattığı yeni tüketim yollarının oluşması ve tüketici davranışlarının gelişmesidir. Bu değişiklikleri ortaya koymak için pandemi öncesi ve pandemi sonrasında tüketicilerin yaşam tarzlarının araştırılarak ortaya konması önemli olmaktadır. Böylelikle tüketicilerin davranışlarına yönelik bilgi ve araştırmalar ortaya konarak şimdiki zamanın değerlendirilmesi ve gelecekte yapılacaklar için fikir oluşturacaktır. Bu araştırmada Covid-19 süreci sırasında ve gelişen teknolojiyle birlikte tüketici davranışlarındaki eğilimlerin yaşam tarzına geçmesiyle kavramsal çerçevede değerlendirilmiştir. Araştırmanın yanı sıra çalışmanın sonunda anket çalışmasıyla da değerlendirme yapılmıştır. Çalışmaların sonucuna göre tüketicilerin stoklama davranışı gösterdikleri, arz talep dengesinin değiştiği, dijital satın alma platformlarına yöneldiği, ihtiyaçlarını karşılamada panik yaşadıkları, kurumların ve tüketicilerin kurumsal sosyal sorumluluk çalışmalarına önem verdikleri ortaya çıkarılmıştır. Bu eğilimler uzun süreli devam ettiği takdirde hem tüketicilerin yaşam tarzı hem de üretici ve tedarikçilerin stratejilerinde değişiklik olması beklenmektedir.
Marka değerinin tüketici satın alma davranışı üzerine etkisi: THY örneği
Günümüzde ulaşım sektöründe yaşanan hızlı rekabetle birlikte havayolu pazarının da değişimiyle marka ve marka değeri kavramlarının önemi daha da artmıştır. Marka kavramı bu alanda da tüketicilerin satın alma kararlarını etkileyen önemli bir faktör haline gelmiştir. Çalışmanın temel amacı, ülkemizin ulusal bir havayolu şirketi olan Türk Hava Yolları müşterilerinin kurumla ilgili marka değeri algılamaları ile satın alma davranışları arasındaki ilişkiyi belirlemektir. Çalışmada marka değeri; kalite çağrışım, marka sadakati, marka farkındalığı boyutları ile tüketici satın alma davranışları da tek değişken boyutuyla ölçülmeye çalışılmıştır. Anketlerden elde edilen veriler SPSS 22.0 bilgisayar paketi programı yardımıyla analiz edilmiştir. Araştırmanın analizleri sonucunda çalışmaya katılan tüketicilerin satın alma davranışları ile marka değeri alt boyutlarından kalite çağrışım arasında pozitif doğrusal ve anlamlı bir ilişki ortaya çıkmıştır (r:0,233; p≤0,5). Ayrıca Türk Hava Yollarının marka değerinin oluşturulmasında marka sadakatinin ön plana çıktığı görülmüştür. Genel olarak bakıldığında, marka değeri ve tüketici satın alma davranışları arasında anlamlı bir ilişki olduğu bulunmuştur. Anahtar Kelimeler: Tüketici Davranışı, Satın Alma Davranışı, Marka Değeri
Endüstriyel pazarda satın alma kararının kültürler bazında incelenmesi oluklu mukavva kağıdı sektöründe bir araştırma
Endüstriyel pazarlarda satın alma kararının verilmesinin kültürel bazda incelenmesi ve bu ilişkide pozitif psikolojik sermayenin de satın alma kararının verilmesinde rolünün bulunduğu savunulmaktadır. Hofstede kültür boyutları endüstriyel ürünlerin satın alma kararı verilirken anlamlı bir rol oynamakta ve pozitif psikolojik sermayenin de bu ilişkide rolü bulunmaktadır. Bu kapsamda yapılan araştırmanın temel amacı, endüstriyel pazarda faaliyet gösteren oluklu mukavva üreticilerinin satın alma kararının kültürler bazında incelenmesi ve pozitif psikolojik sermayenin satın alma kararının verilmesinde rolü olup olmadığını tespit etmektir. Araştırma 48 ülkede faaliyet gösteren oluklu mukavva firmalarının satın alma departmanlarında uzmanlaşmış kişiler üzerinde gerçekleştirilmiştir. Anket tekniği ile toplanan 385 adet veri, istatistik paket programları ile analiz edilmiştir. Öncelikle ölçeklerin geçerlilik ve güvenilirlikleri sağlanmıştır. Sonrasında ölçeklere ait açıklayıcı faktör analizleri yapılmıştır. Son olarak ise, araştırmaya ait hipotezleri test etmek maksadıyla regresyon analizleri yapılmıştır. Yapılan araştırmanın sonucunda; kültür boyutları, endüstriyel satın alma kararlarını anlamlı bir şekilde etkilediği ortaya çıkmıştır. İkinci olarak kültür boyutlarının pozitif psikolojik sermaye düzeylerini anlamlı bir şekilde etkilediği bulunmuştur. Son olarak pozitif psikolojik sermaye düzeyleri, endüstriyel satın alma kararlarını anlamlı bir şekilde etkilemekte olduğu görülmüştür. Bu sonuç, endüstriyel pazarlarda hizmet veren oluklu mukavva kağıdı üreticilerinin ve kullanıcılarının uluslararası pazarlardaki satış ve satın alma işlemlerinde kültürün rolüne önem vermesinin, ticari faaliyetlerdeki başarısına etkisinin olduğunu göstermektedir. Var olan bu ilişkide pozitif psikolojik sermaye, endüstriyel satın alma kararının başarılı bir şekilde sonuçlanmasını sağlamaktadır. Anahtar Kelimeler: Hofstede Kültür Boyutları, Endüstriyel Satın Alma Kararı, Pozitif Psikolojik Sermaye.
The effect of green marketing strategy on consumer purchasing behavior: A reaserch on Tunisian generation Z
The objective of this study is to analyse the influence of green marketing strategy on consumers' green buying behaviour in Tunisia. A sum of 400 responses were gathered through a self-directed survey in based on convenience sampling. The survey questionnaire was adopted from the previous study and referenced. The structure of the survey included general questions to first know your respondents and the questions related to study variables such as price, promotion, place, and product considering green marketing to study their green buying behaviour. A conceptual framework was drawn from the study. After collection of the data, the methods used to analyse the data was explained well. To test and interpret the collected primary data descriptive statics, correlation and multiple regression was run. The mediating factors were included in the survey to test the relationship between the two variables green marketing strategy and consumer buying behaviour. The results revealed that there was significant influence of green price, product and promotion on consumer buying behaviour. However, green place was found to have an insignificant relationship with the consumers' buying behaviour. On the basis of results drawn, we further discussed the implications of the study in detail and future areas that could be studied in the relevant topic. Keywords: Buying Behaviour, Green Product, Green Price, Green Promotion, Green Place, Marketing Strategy, Tunis
Ekoturizm kapsamında çevre bilincinin yeşil ürün satın alma davranışına etkisi: Antalya örneği
Çevre Ekoturizm destinasyonları, çevresel ve doğal deneyimlerle ilgilenen turistlerin talebini karşılamak için popüler hale gelmektedir. Ancak popülerlik ekoturizm destinasyonlarının sürdürülebilir gelişimine çevre kirliliği, hava kirliliği, gürültü kirliliği, kalabalık, artan nüfus, artan tüketim gibi çevresel açıdan zarar verebilmektedir. Dolayısıyla, ekoturizm destinasyonlarının sürdürülebilirliğini sağlamak için çevre dostu, çevre bilincine ve ekoturizm bilgisine sahip olan turistlere sahip olmak önemlidir. Özellikle çevreyi koruma odaklı yeşil ürünlerin kullanımının yaygınlaşması açısından turistlerin çevresel yönler konusunda farkındalığa sahip olması beklenmektedir. Araştırmanın bu bağlamdaki amacı, ekoturizm bağlamında çevre bilinci ile yeşil ürün satın alma davranışı arasındaki ilişkinin varlığını tespit ederek çevre bilincinin yeşil ürün satın alma davranışı üzerindeki etkisini ortaya koymaktır. Araştırmada, nicel araştırma yöntemi kullanılarak bir anket formu ile veriler 10 Nisan 2021 ve 22 Haziran 2022 tarihleri arasında 454 kişiden toplanmıştır. Araştırmanın evrenini, Antalya ilini ziyaret eden yerli turistler oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemini ise evreni temsil edecek sayıda ulaşılan Antalya ilini ziyaret eden yerli turistlerdir. Tarama modeli niteliğinde olan araştırmada kolayda örnekleme yöntemi kullanılmıştır. Veri toplama aracı olarak kullanılan anket dört bölümden oluşmaktadır. Birinci bölüm demografik özelliklere ilişkin soruların yer aldığı bölümdür. İkinci, üçüncü ve dördüncü bölümlerde sırasıyla çevre bilinci, yeşil ürün satın alma davranışı ve yeşil konaklama satın alma davranışı ölçeklerinin yer aldığı bölümdür. Anket ile elde edilen veriler, istatistik paket programından yararlanılarak araştırma amacına uygun analizlere tabi tutularak çözümlenmiş ve yorumlanmıştır. Kurulan hipotezlere bağlı olarak korelasyon ve regresyon analizleri de yapılmıştır. Korelasyon analizi sonucunda, değişkenler arasında düşük ve orta düzey ilişki olduğu tespit edilmiştir. Buna göre çevre bilinci düzeyi arttıkça yeşil ürün satın alma davranışı ve yeşil konaklama satın alma davranışı düzeyi de artmaktadır. Ayrıca, yeşil ürün satın alma davranışı arttıkça yeşil konaklama satın alma davranışı da artmaktadır. Regresyon analizi sonucunda çevre bilincinin yeşil satın alma davranışı ve yeşil konaklama satın alma davranışı üzerinde anlamlı etkisi olup; yeşil satın alma davranışının da yeşil konaklama satın alma davranışı üzerinde anlamlı etkiye sahip olduğu tespit edilmiştir. Bu bağlamda, araştırma kapsamında geliştirilen H1, H2 ve H3 hipotezleri kabul edilmiştir.
Mağaza markalı ürünleri satın alma niyetinin marka ismine verilen önem, algılanan marka benzerliği ve algılanan kalite çerçevesinde incelenmesi
Bu çalışmada, mağaza markalarının algılanan kalitesi, algılanan marka benzerliği ve marka ismine verilen önemin, mağaza markalı ürün satın alma niyetine doğrudan etkisi ve marka ismine verilen önemin ve algılanan marka benzerliğinin satın alma niyetine etkisinde algılanan kalitenin aracılık rolü ele alınmıştır. Çalışmanın amacı doğrultusunda oluşturulan hipotezler, Ankara' da yaşayan 405 katılımcıdan elde edilen veriler ile test edilmektedir. Hipotezler, AMOS 26 yol (path) analizi ile test edilmiştir. Analiz sonuçlarına göre, mağaza markalı ürünlerin algılanan kalitesinin ve algılanan marka benzerliğinin, mağaza markalı ürün satın alma niyetini olumlu yönde etkisi tespit edilmiştir. Marka ismine verilen öneminin ise mağaza markalı ürün satın alma niyetine olumsuz yönde etkisi bulunmaktadır. Marka ismine verlen önemin ve algılanan marka benzerliğinin mağaza markalı ürün satın alma niyetine etksinde mağaza markalı ürünlerin algılanan kalitesinin aracılık rolü bulunmaktadır.