Teknolojik pedagojik alan bilgisi
Bu konu başlığı altında 99 tez
Öğretmenlerin yenilikçi pedagoji uygulamaları ile tasarımcı öğretmen olma özellikleri arasındaki ilişkinin incelenmesi
Bu araştırmanın amacı, öğretmenlerin yenilikçi pedagoji uygulamaları ile tasarımcı öğretmen olma özellikleri arasındaki ilişkininin incelenmesidir. Araştırma, nicel yöntemlerinden olan ilişkisel tarama modeliyle yürütülmüştür. Araştırmanın evrenini 2023-2024 eğitim-öğretim yılında Siirt ili merkezinde ve ilçelerinde görev yapan 4873 öğretmenden oluşmaktadır. Araştırmanın örneklemini ise seçkisiz örnekleme yöntemi ile araştırmaya katılan 25 farklı branştan 407 öğretmen oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak "Yenilikçi Pedagoji Uygulamaları Ölçeği" ile "Tasarımcı Öğretmen Ölçeği" kullanılmıştır. Araştırma kapsamında elde edilen veriler SPSS ve Jamovi paket programları ile analiz edilmiştir. Araştırma sonucunda öğretmenlerin yenilikçi pedagoji uygulamaları ile tasarımcı öğretmen olmaları arasında pozitif yönde yüksek düzeyde ilişki olduğu; öğretmenlerin tasarımcı öğretmen becerilerinin yenilikçi pedagoji puanlarını anlamlı düzeyde yordadığı ve yenilikçi pedagoji puanlarındaki değişimin % 69'unu açıkladığı tespit edilmiştir. Ayıca yapılan çoklu doğrusal regresyon analizi sonucunda tasarımcı öğretmen ölçeği alt boyutlarının öğretmenlerin yenilikçi pedagoji puanlarındaki varyansın yaklaşık %74'ünü açıkladığı tespit edilmiştir. Her bir değişkene ait regresyon katsayılarının anlamlılığı incelendiğinde, önem sırasına göre tasarım, uygulama, dijital yeterlilik ve mesleki gelişim alt boyutlarının öğretmenlerin yenilikçi pedagoji puanlarının anlamlı birer yordayıcısı olduğu, liderlik alt boyutunun ise anlamlı bir yordayıcı olmadığı belirlenmiştir.
Emergency remote teaching: EFL instructors' technological pedagogical content knowledge and satisfaction with teaching online
The present study aimed at investigating Turkish EFL instructors' perceived level of Technological Pedagogical Content Knowledge (TPACK) and satisfaction with teaching online in an emergency remote teaching context. A total of 205 instructors of English working at universities located in Turkey participated in the study. A mixed-method approach was used for data collection in which both quantitative and qualitative methods were used. Quantitative data were collected through the Online Faculty Satisfaction Survey (OFSS) and the TPACK-EFL scale. Qualitative data were gathered through semi-structured interviews with the instructors who were determined based on voluntariness. The findings showed that the general TPACK of the participants in this study was relatively high and they evaluated their CK as the highest and their TPACK as the lowest. It was also revealed that the mean scores related to non-technological knowledge domains of TPACK were significantly higher than the mean scores related to technological domains. Instructors who participated in this study were not very satisfied with teaching online in general, which stemmed mainly from student-related factors such as low motivation, participation, and attendance levels of students in online courses, lack of face-to-face contact and interaction with students, lack of technological equipment and internet connection problems. And lastly, it was found that instructors' level of TPACK could predict their satisfaction with teaching online. The findings of the present study have several important implications for language educators' TPACK, its implementation in both online and face-to-face education, and the improvement of online education practices in Turkey.
Okul öncesi öğretmenlerinin teknolojik pedagojik alan bilgisinin ve çevrimiçi öğretmen yeterliklerinin incelenmesi
Bu çalışma, okul öncesi öğretmenlerinin teknolojik pedagojik alan bilgisi (TPAB) ve çevrimiçi eğitim yeterliklerini değerlendirmeyi hedeflemektedir. Özellikle, geçerli ve güvenilir bir ölçek geliştirmeyi ve TPAB öz-yeterlikleri ile çevrimiçi eğitim öz-yeterlikleri arasındaki ilişkiyi incelemeyi amaçlamaktadır. Eğitimde teknolojiyi etkili bir şekilde kullanma ihtiyacının önemi dikkate alındığında, okul öncesi öğretmenleri için özel olarak tasarlanmış bir TPAB ölçeğinin geliştirilmesi zorunlu hale gelmiştir. Bu ölçek, okul öncesi döneme özgü durumları, kavramları, alanları ve gelişim bilgisini kapsayan, aynı zamanda okul öncesi öğretmenlerinin sahip olması gereken becerileri içermektedir. Okul öncesi öğretmenleri için özel olarak tasarlanmış TPAB ölçeğinin geliştirilmesi, onların özel gereksinimlerine yönelik bir değerlendirme aracına olan ihtiyacı karşılamaktadır. Ölçeğin geçerliliği ve güvenilirliği sağlanmış olup, yol analizi okul öncesi öğretmenlerinin TPAB ve çevrimiçi öğretim öz-yeterlik puanları arasındaki ilişkiyi doğrulamaktadır. Ayrıca, çalışma öğretmenlerin çevrimiçi eğitim sürecinde kendi yeterlik seviyelerini nasıl değerlendirdiğini ve TPAB'ın bu yeterliklerle ne ölçüde uyumlu olduğunu araştırmaktadır. Yol analizi aracılığıyla, okul öncesi öğretmenlerinin TPAB öz-yeterlikleri ile çevrimiçi eğitim öz-yeterlikleri arasındaki anlamlı ilişki incelenmiştir. Ek olarak, çalışmada yaş, eğitim düzeyi, çalışma süresi, çalışılan okul türü ve hizmet içi eğitim gibi demografik değişkenler de araştırılarak, öğretmenlerin teknolojiyi etkili bir şekilde kullanma öz-yeterliklerine etkisini belirlemek amaçlanmıştır. Bu çalışma, okul öncesi öğretmenlerinin TPAB ve çevrimiçi eğitim yeterliklerini daha iyi anlamaya katkıda bulunarak, öğretmen eğitimi ve profesyonel gelişim alanına ışık tutmaktadır.
Fen bilgisi öğretmen adaylarının teknolojik pedagojik alan bilgisi (TPAB) öz yeterlik inanç düzeyleri ile web 2.0 uygulamaları kullanım durumları arasındaki ilişkinin incelenmesi
Bu çalışmanın temel amacı, fen bilgisi öğretmen adaylarının Teknolojik Pedagojik Alan Bilgisi (TPAB) öz yeterlik inanç düzeyleri ile Web 2.0 uygulamalarını kullanım durumlarının belirlenmesi ve aralarındaki ilişkinin incelenmesidir. Çalışmada ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Bu araştırmanın çalışma grubunu, 2017-2018 eğitim öğretim yılında Türkiye' nin altı farklı devlet üniversitesinin son sınıfında öğrenim gören 344 fen bilgisi öğretmen adayı oluşturmaktadır. Çalışmada veri toplama aracı olarak "Kişisel Bilgi Formu" ile "Web 2.0 Uygulamaları Kullanım Durumları Anketi" ve Canbazoğlu Bilici (2012) tarafından geliştirilen "TPAB Öz Yeterlik İnanç Ölçeği" kullanılmıştır. Altı üniversitede öğrenim gören fen bilgisi öğretmen adaylarından elde edilen veriler SPSS Statistics 23 programı kullanılarak analiz edilmiştir. Verilerin analizinde yüzde ve frekans değerleri hesaplanmış, T-Testi, tek yönlü varyans ANOVA testi, Pearson Korelasyon Analizi ve Tamhane testi kullanılmıştır. Çalışmanın sonuçlarına göre; fen bilgisi öğretmen adaylarının Web 2.0 uygulamalarını kullanma sıklığı, ortalama zaman ayırma, günlük hayatta ne zamandan beri kullanıdığı, eğitim amaçlı ne zamandan beri kullandığı, en sık nereden erişim sağladığı, kullanım türü ile TPAB öz yeterlik inanç durumları arasında anlamlı bir ilişki bulunmuş ancak en sık hangi ortamda kullanıldığı ile TPAB öz yeterlik inanç durumu arasında anlamlı bir ilişki bulunamamıştır. TPAB öz yeterlik inancı ile Web 2.0 kullanma amacı arasında yeterli bir ilişkiye rastlanmazken, popüler ve yaygın kullanılan Web 2.0 uygulamalarını kullanma arasında düşük pozitif yönlü anlamlı bir ilişki görülmüş, Web 2.0 uygulamaları kullanım algıları arasında pozitif yönlü anlamlı bir ilişki saptanmıştır. Fen bilgisi öğretmen adaylarının Web 2.0 uygulamalarını en çok tüketici olarak, en az ise üretici olarak kullandıkları sonucuna ulaşılmıştır. Tüketim olarak da en çok iletişim amacıyla kullandıkları ortaya çıkmıştır. Popüler ve yaygın kullanılan Web 2.0 uygulamalarından en çok kullanılan uygulamanın arama motoru en az kullanılan uygulamanın ise blog olduğu tespit edilmiştir. Web 2.0 uygulamalarını kullanım algıları sonuçları yüksek düzeydedir ve Web 2.0 uygulamalarını kullanma açısından en yüksek algının "Web 2.0 uygulamaları eğitim kaynakları bulmama ve paylaşmama imkan tanıyor", en düşük algının ise "Web 2.0 uygulamaları kullanıcı (tüketici) olmaktan öte, içerik üreticisi olmama imkan tanıyor" olarak tespit edilmiştir. Öğrenme öğretmede yararlanılan Web 2.0 uygulamalarından en çok kullanılanların sırayla Google drive, prezi ve yandex disk olduğu, hiç kullanılmayanların ise tellagami ve edublogs olduğu tespit edilmiştir. Fen bilgisi öğretmen adaylarının TPAB öz yeterlik inançlarının yüksek düzeyde olduğu; ölçeğin alt boyutlarında en yüksek ortalamaya sahip boyutun "pedagojik bilgi" olduğu, en düşük ortalamaya sahip boyutun ise "teknolojik bilgi" boyutunun olduğu görülmüştür. TPAB öz yeterlik inancı ile cinsiyet, kişisel bilgisayar ve internet bağlantısı sahipliği, bilgisayar kullanma düzeyi, haftada ortalama internet kullanım süresi arasında anlamlı bir ilişki görülürken mezun olunan okul ve haftalık ortalama bilgisayar kullanımı arasında anlamlı bir ilişkiye rastlanmamıştır. Fen bilgisi öğretmen adaylarının Web2.0 uygulamalarını kullanma durumlarının iyileştirilmesi ile TPAB öz yeterlik inançlarının artmasına katkı sağlanacağı düşünülmektedir.
Applying TPACK to foster dynamic Language acquisition in an ESL/EFL classroom: A systematic review
Integrating technology in the teaching of English as foreign/second language infusing TPCK – Technological pedagogical and content knowledge framework as introduced by Mishra & Koehler (2006) plays an important role in the 21st century on how to foster pedagogical improvement of education, as well still considered a new field for researchers and educators. Educators' knowledge and competence of ICT usage within a classroom setting, is highly required in achieving the learning objectives. As of result, a systematic literature review probes TPCK application in EFL/ESL classroom of over than 60 journal articles, published between, 2011-2019 and books were studied and reviewed. On the one hand, English teaching principles, methods, and activities were particularly reviewed and discussed with relation to TPCK foundation, on the other hand, the review focused on investigating technology integration among pre-service teachers, and TPCK-framework among EFL/ESL in teacher education programs. Based on the reviews, it was deduced that TPCK-framework ought to be profoundly explored and additional empirical studies to be conducted applying TPCK to achieve technology integration whereby fostering dynamic EFL/ESL teaching and learning, as well, led to integral recommendations for the improvement of TPCK framework for pre-service teachers in teacher education programs.
Öğretmenlerin teknolojik pedagojik alan bilgileri, mesleğe adanmışlıkları ve teknoloji kullanım düzeyleri arasındaki ilişki
Bu araştırmada, öğretmenlerin teknolojik pedagojik alan bilgileri, mesleğe adanmışlıkları ve eğitimde teknoloji kullanım düzeyleri arasındaki ilişkilerin belirlenmesi amaçlanmıştır. Bu amaç doğrultusunda tarama modellerinden ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Çalışma, 2016-2017 eğitim-öğretim yılında Van ili Tuşba, İpekyolu ve Edremit merkez ilçelerinde ilkokul, ortaokul ve lise düzeyindeki okullarda görev yapan 678 öğretmen ile yürütülmüştür. Verilerin toplanması sürecinde "Teknolojik Pedagojik Alan Bilgisi Ölçeği", "Öğretmenlik Mesleğine Adanmışlık Ölçeği" ve "Öğretmenlerin Teknoloji Kullanım Düzeyi Ölçeği" kullanılmıştır. Verilerin analizinde betimsel istatistikler, bağımsız gruplar için t-testi, tek yönlü varyans analizi (ANOVA), Pearson çarpım momentler korelasyon katsayısı ve basamaklı regresyon analizi kullanılmıştır. Araştırma sonuncunda ulaşılan bazı önemli sonuçlar aşağıda sunulmuştur: • Öğretmenlerin mesleğe adanmışlık düzeyinin yüksek olduğu, cinsiyete göre kadınlar lehine anlamlı fark olduğu, 0-5 yıl mesleki deneyime sahip öğretmenlerin adanmışlık düzeyinin daha yüksek olduğu tespit edilmiştir. • Öğretmenlerin TPAB ve teknoloji kullanım düzeyinin yüksek olduğu tespit edilmiştir. TPAB ve teknoloji kullanım düzeyi erkek öğretmenler, Bilgisayar ve Öğretim Teknolojileri öğretmenleri ve 0-5 yıl mesleki deneyime sahip öğretmenler lehine anlamlı farklılık göstermektedir. • Öğretmenlerin teknolojik pedagojik alan bilgileri, mesleğe adanmışlıkları ve eğitimde teknoloji kullanım düzeyleri arasında orta düzeyde ve pozitif yönde anlamlı ilişki olduğu; teknolojik alan bilgisi, özverili çalışma, teknolojik bilgi ve teknolojik pedagojik alan bilgisi boyutlarının öğretmenlerin eğitim sürecinde teknoloji kullanmalarının anlamlı yordayıcıları olduğu belirlenmiştir.
Azerbaycan eğitim sisteminde okul yöneticiliği
Bu çalışmada Azerbaycan'da okul müdürlerinin okul yöneticisi yetiştirme ve atama süreçlerine ilişkin görüşleri belirlenmeye çalışılmıştır. Çalışmanın I. bölümünde, konu küresel bir sorun olarak sunulmaktadır. Sorunun durumu, amacı, pratik önemi, sınırlılıkları açıklanır ve savunma iddiaları yansıtılır. II. Bölüm, Ulusal Cumhuriyet, SSCB ve modern çağın tarihi köklerine dayanan Azerbaycan eğitim sisteminin izlediği yolu kapsayan aşamalı olarak genel eğitim kurumlarının yönetimi konularını ele almaktadır. Okul müdürlerinin hizmet öncesi ve hizmet içi eğitimleri, atanma kuralları, görev ve fonksiyonları, yetki ve sorumlulukları, özlük hakları hakkında bilgi verilir, bu konularda eğitime ilişkin normatif ve yasal belgeler esas alınır. Çalışmada temel nitel araştırma deseni kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubu 2022-2023 eğitim öğretim yılında Bakü ilinin merkez ilçelerinde bulunan devlet okullarında görev yapan okul müdürleri oluşmaktadır. Türkiye Cumhuriyeti'nin Azerbaycan'da ve Türkiye'de kurduğu genel eğitim okullarına müdür atanması konuşuluyor. Okullarda çalışan 11 okul müdürü ve 22 müdür yardımcıları araştırmanın çalışma grubunu oluşmaktadır. Görüşme formu, okullarda görev yapan okul müdürlerinin sayı kadar çoğaltılmış ve dağıtılmıştır. Sonuç olarak 33 görüşme formu değerlendirmeye alınmıştır. Verilerin analizinde yapılan görüşmeler sonucu tutulan notlar bilgisayar ortamında yazılı metinlere dönüştürülmüştür. Araştırma verilerinin analizinde içerik analizi kullanılmıştır.
Evaluation of EFL pre-service teachers' technological pedagogical and content knowledge (TPACK)
This study aims to examine Technological Pedagogical and Content Knowledge (TPACK) level of English as a foreign language (EFL) pre-service teachers related to the use of technology in Turkey, who are at their final year in their program, in relation to demographic characteristics such as, gender, age, daily internet use, reason for department choice, academic achievement, and confidence about technology use. The participants of the study were 100 Turkish final year EFL pre-service teachers. Through online and paper surveys, the participants were asked to anonymously complete a self-assessment survey that aims to evaluate their TPACK in relation to technology use and answer some questions about their demographic characteristics. As a result of the quantitative analysis of the data collected, it was found that TPACK level of the participants was high. In terms of gender, it was observed that males had higher technology knowledge than the female participants. In addition, the males were also found to be using internet more than the females. In relation to department choice, the participants who chose their department willingly and coincidentally had higher pedagogy knowledge than the ones who chose their department compulsorily. Lastly, no relationship between academic achievement, perceived level of confidence related to the use of technology and TPACK was observed; however, some connections between particular TPACK sub-constructs were noted. It is hoped that the findings of the study will contribute to the literature in the continuous development of the teacher education programs and further support technology integration into language education.
Okulöncesi öğretmenlerinin teknolojik pedagojik içerik bilgisi ile bilgi iletişim teknolojisi kullanımı arasındaki ilişkinin incelenmesi
Çalışmada okul öncesi öğretmenlerin teknolojik pedagojik içerik bilgisi ile bilgi ve iletişim teknolojisi kullanımı arasındaki ilişkilerin tespit edilmesi amaçlanmıştır. Ayrıca yaş, cinsiyet, mesleki deneyim ve yaşanan bölge etmenleri bağımsız değişkenler olarak ele alınmış ve bu değişkenlerin BİT ve TPİB üzerindeki etkilerinin tespit edilmesi amaçlanmıştır. Bu amaçlar etrafında, Türkiye'de bulunan ve MEB'e bağlı şekilde faaliyet gösteren resmi okul öncesi eğitim kurumlarında görev yapan 426 öğretmen, olasılığa dayalı olmayan örneklem yöntemiyle belirlenmiş ve araştırmaya dahil edilmiştir. "Teknolojik Pedagojik İçerik Bilgisi Ölçeği" ve "Erken Çocuklukta Bilgi İletişim Teknolojisi Kullanma Ölçeği" aracılığıyla veriler toplanmıştır. Araştırmanın ilk aşamasında 426 öğretmenden veriler toplanırken ikinci aşaması ilk aşamaya katılan 426 öğretmen içerisinden araştırmaya katılmaya gönüllü olan ve ulaşılabilen 226 öğretmen ile yürütülmüştür. Toplanan verilere betimsel istatistikler, bağımsız örneklem t testi, tek yönlü varyans analizi (ANOVA) ve post hoc testi, Pearson çarpım momentler korelasyon katsayısı uygulanarak araştırma bulguları elde edilmiştir. Araştırma sonucunda teknolojik pedagojik içerik bilgisinin yaş, mesleki deneyim, cinsiyet ve yaşanan bölge değişkenlerinden etkilenmediği tespit edilmiştir. Bilgi ve iletişim teknoloji kullanımı yaşanan bölgeden etkilenmez iken BİT kullanımı ile mesleki deneyim ve yaş arasında istatistiksel açıdan anlamlı farklılık saptanmıştır. Öğretmenlerin BİT kullanımı ve TPİB düzeyleri iyi olarak tespit edilirken BİT ile TPİB arasında pozitif yönlü ilişki saptanmıştır.
Biyoloji öğretmen adaylarının protein sentezi konusundaki teknolojik pedagojik alan bilgisi
Günümüzdeki teknolojik gelişmeler, öğretmenlerin pedagojik ve alan bilgilerinin yanı sıra teknoloji bilgilerini de öğretim sürecine entegre ederek etkili ve verimli bir öğrenme gerçekleştirmelerini gerektirmektedir. Çalışmada, biyoloji öğretmen adaylarının protein sentezi konusundaki Teknolojik Pedagojik Alan Bilgisi (TPAB) incelenmiştir. Çalışma, 8 biyoloji öğretmen adayı ile gerçekleştirilmiştir. Araştırmada veri toplama aracı olarak yarı yapılandırılmış görüşme formu, açık uçlu alan bilgisi testi, ders planı ve ders planı değerlendirme formu kullanılmıştır. Veri toplama araçlarından elde edilen veriler, TPAB bileşenleri çerçevesinde eş zamanlı olarak analiz edilip birlikte değerlendirilmiştir. Elde edilen verilerin analizinde bir nitel veri analizi programı olan MAXqda kullanılmıştır. Veriler, nitel içerik analizi yapılarak değerlendirilmiştir. Araştırma sonucunda, biyoloji öğretmen adaylarının protein sentezi konusunun anlatımında teknolojiden faydalanmanın yararlı olacağına inandıkları ve kullanmak istedikleri görülmüştür. Öğretmen adaylarının pedagojik bilgi, teknolojik bilgi, teknolojik pedagojik bilgi açısından kısmen yeterli oldukları belirlenmiştir. Protein sentezine ilişkin konu alan bilgilerinin ise yeterli düzeyde olmadığı, önemli bilgi eksiklikleri ve kavram yanılgıları olduğu tespit edilmiştir. Protein sentezine ilişkin alan bilgileri yeterli olmadığından sahip oldukları pedagojik bilgiyi konunun öğretimi bağlamında nasıl kullanacaklarını açıklayamamışlardır. Bir başka deyişle pedagojik alan bilgisi bileşenine ilişkin açıklamaları yetersiz olmuştur. Aynı şekilde alan bilgilerindeki eksiklik, teknolojik alan bilgilerine de yansımıştır. Bununla birlikte teknoloji bilgileri, pedagojik bilgileri tek başlarına iyi olmasına rağmen teknoloji bilgilerini konu alanının öğretimine entegre etmekte zorlanmışlardır. Anahtar sözcükler: protein sentezi, biyoloji öğretimi, teknoloji bilgisi, teknolojik pedagojik alan bilgisi, içerik analizi.
Müzik öğretmenlerinin derslerinde teknoloji kullanma durumları, teknoloji kullanımına yönelik tutumları ve hizmet içi eğitim gereksinimleri (Van ili örneği)
Teknolojinin gün geçtikçe sürekli kendini güncellemesi ve toplumun her alanına yayılması yadsınamaz bir gerçektir. Bu kadar hızlı ilerleyen bir teknoloji de toplumun kendini güncellemesi ve gelişen teknolojiye ayak uydurmasını beklenmektedir. Toplumun çoğu alanında olduğu gibi eğitimde de teknolojiyi yakalamak ve eğitimcilerin bu yönde adım atması çağı yakalamak adına bir gereklilik olmuştur. Günümüzde farklı derslerde bilişim teknolojisine yönelik birçok çalışma bulunsa da literatür incelendiğinde müzik derslerinde teknoloji kullanımı ile ilgili yeterli çalışma bulunmadığı dikkat çekmektedir. Bu sebeple araştırma, müzik öğretmenlerinin teknolojiye yönelik yaklaşımlarını ve onların hizmet içi eğitim ihtiyaçlarını belirlemek amacıyla tasarlanmıştır. Araştırma, müzik öğretmenlerinin teknolojiyi eğitim sürecinde ne ölçüde kullandıkları, bu konudaki tutumları ve hizmet içi eğitim ihtiyaçlarını saptamayı hedeflemektedir. Bu bağlamda, öğretmenlerin teknoloji kullanımına yönelik tutumları ve hizmet içi eğitim ihtiyaçları, cinsiyet, mesleki deneyim, görev yaptıkları okul türü ve eğitim durumları gibi değişkenler incelenmiştir. Bu çalışma, 2022-2023 eğitim yılında Van'da öğretmenlik yapan 70'i kadın ve 92'si erkek olmak üzere toplam (n=162) müzik öğretmeninin katılımıyla gerçekleştirilmiştir. Veri toplama araçları olarak anket ve ölçek kullanılmıştır. Anket soruları Kaya (2009) tarafından "Akademik müzik eğitimi alan öğrencilerin derslerinde müzik teknolojilerinin kullanılmasına ilişkin görüşlerinin incelenmesi" başlıklı çalışması için geliştirilmiş, yarı-yapılandırılmış görüşme formunun araştırmacı tarafından pilot uygulama yapılarak uyarlanması ile elde edilmiştir. Nicel veriler için ise Öztürk (2006) tarafından geliştirilen "Eğitimde teknoloji kullanımına yönelik tutum ölçeği" kullanılmıştır. Araştırmada katılımcıların demografik bilgileri ise kişisel bilgi formu aracılığıyla toplanmıştır. Eğitimde teknoloji kullanımına ilişkin tutum ölçeği; teknolojinin öğretim süreçlerine etkisi, kendini geliştirme ve sınıf yönetiminde teknoloji kullanımı, olmak üzere üç alt boyuttan oluşmaktadır. Verilerin karşılaştırılmasında SPSS 20 paket programı kullanılmıştır. Bu ölçek üzerinden yapılan analizler, ölçeğin iç tutarlılığının "0.90" olduğunu göstermiştir. Sonuçlar, müzik öğretmenlerinin genel olarak eğitimde teknoloji kullanımına yönelik olumlu tutumlar sergilediğini göstermiştir. Bu durum, öğretmenlerin eğitimde teknoloji kullanımına yüksek seviyede pozitif bir yaklaşım sergilediklerini göstermektedir. Öğretmenlerin bu tutumu, cinsiyet ve eğitim durumlarına anlamlı farklılık göstermezken, mesleki deneyim ve görev yapılan okul türüne göre farklılıklar görülmüştür. Ayrıca araştırmada birçok değişkenin dağılımları incelenmiştir. Çalışmadan elde edilen sonuçlar doğrultusunda, müzik öğretmenlerinin teknolojiye yönelik hizmet içi eğitim ve teknoloji kullanımı konularında daha özelleştirilmiş ve ihtiyaçlarına yönelik eğitim programlarına ihtiyaç duydukları ortaya çıkmıştır. Böylece bu doğrultuda önerilerde bulunulmuştur.
Sınıf öğretmenlerinin ders uygulamalarının dijital yetkinlik açısından incelenmesi
Bu araştırmada sınıf öğretmenlerinin ders uygulamalarının dijital yetkinlik açısından incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırma nitel araştırma desenlerinden durum çalışması ile yürütülmüştür. Çalışma grubunun belirlenmesinde ise kolay ulaşılabilir örnekleme yöntemi kullanılmıştır. Bu kapsamda araştırmanın çalışma grubunu, 2021-2022 eğitim öğretim yılında Kayseri ilinin Kocasinan ilçesine bağlı devlet okullarında görev yapan 78 sınıf öğretmeni oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır. Elde edilen veriler ise içerik analizi tekniği kullanılarak analiz edilmiştir. Araştırma sonuçlarına göre sınıf öğretmenlerinin dijital yetkinliği teknoloji kullanımı olarak tanımladıkları ve dijital yetkinliğin iş ve günlük yaşamda pratik fayda sağladığı düşüncesinde oldukları görülmüştür. Sınıf öğretmenlerinin dijital yetkinliği öğretim programlarının en çok öğrenme öğretme süreci (eğitim durumları) ögesi ile ilişkilendirdikleri, derste en çok kullandıkları teknolojik aracın akıllı tahta olduğu ve en çok kullandıkları dijital eğitim platformunun Eğitim Bilişim Ağı (EBA) olduğu tespit edilmiştir. Sınıf öğretmenlerinin teknoloji entegrasyon çalışmalarını çoğunlukla öğretimi gerçekleştirme amacıyla yaptıkları ve dijital yetkinliği kazandırma çalışmalarının çoğunlukla teknoloji kullanma ve kullandırmaya yönelik çalışmalar şeklinde olduğu görülmüştür. Sınıf öğretmenlerinin dijital yetkinliği en çok bilgiye erişim ve yönetim becerileri ile ilişkilendirdikleri ve dijital yetkinlik beceri çalışmalarını çoğunlukla teknolojik araç kullanımıyla gerçekleştirdikleri tespit edilmiştir. Dijital içerik üretmeyen sınıf öğretmenlerinin dijital içerik üreten sınıf öğretmenlerinden daha çok olduğu görülmüştür. İçerik üretmeyenlerin hazır içerik kullandığı; içerik üretenlerin ise çoğunlukla slayt/sunum hazırladığı tespit edilmiştir. Sınıf öğretmenlerinin dijital yetkinliği en çok matematik dersi doğal sayılar konusunda geliştirdikleri tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Dijital Yetkinlik, Anahtar Yetkinlikler, Öğretmen Yeterlilikleri, Sınıf Öğretmeni, Durum Çalışması
Görsel sanatlar öğretmenlerinin teknolojiyi derslerine entegre etme düzeyleri ile derse yönelik uygulamalarının değerlendirilmesi
Bu araştırmanın amacı; özel ve devlet okullarında görev yapmakta olan görsel sanatlar öğretmenlerinin teknoloji entegrasyon düzeylerini belirlemek ve teknolojiyi derslerinde nasıl kullandıklarını ortaya çıkarmaktır. Çalışmada derinlemesine araştırma yapmak için nicel ve nitel araştırma yöntemlerinin bir arada kullanıldığı karma yöntemlerden açıklayıcı sıralı karma yöntem kullanılmıştır. Nicel verilerin toplanması ve analizi işlemlerinden elde edilen bulgular ışığında nitel süreç görüşmelerle derinleştirilerek süreç tamamlanmıştır. Araştırmanın ilk aşamasında elde edilen nicel veriler, Kocaeli ilinde devlet ve özel okullarda görev yapmakta olan 165 görsel sanatlar öğretmeninden elde edilmiştir. Araştırmanın ikinci aşaması olan nitel kısım ise maksimum çeşitlilik yöntemiyle belirlenmiş 10 görsel sanatlar öğretmeniyle yürütülmüştür. Nicel bölümde "Teknoloji Entegrasyonu Göstergeleri (TEG) Ölçeği" kullanılmıştır. Elde edilen nicel veriler t testi ve tek yönlü varyans (ANOVA) istatistik tekniği ile analiz edilmiştir. Nitel veriler araştırmacı tarafından hazırlanan yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılarak yüz yüze toplanmıştır. Nitel veriler içerik analizi tekniği ile analiz edilmiştir. Araştırmanın nicel kısmından elde edilen bulgular neticesinde görsel sanatlar öğretmenlerinin teknoloji entegrasyon düzeylerinin yüksek düzeyde olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Görsel sanatlar öğretmenlerinin teknoloji entegrasyon düzeyleri cinsiyet değişkenine baktıldığında yalnızca "teknoloji okuryazarlığı" ve "etik ve politikalar" alt boyutlarında erkek öğretmenler lehine istatistiksel olarak anlamlı bir fark bulunmuştur. Okul türü değişkenine baktıldığında; "Teknoloji ve öğretim" alt boyutunda özel okulda görev yapan öğretmenler lehine anlamlı bir fark olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Öğretmenlerin eğitim teknolojileriyle ilgili eğitim almalarına yönelik değişkene baktıldığında istatistiksel olarak anlamlı bir fark bulunamamıştır. Kıdem değişkenine bakıldığında her alt boyutta bir fark olduğu görülmüştür. Teknoloji entegrasyon düzey ortalamasına bakıldığında 1-10 yıl ve 11-20 yıl görev yapan öğretmenlerin lehine anlamlı bir fark bulunmuştur. Bu öğretmenlerin puanları 21 yıl ve üzeri görev yapan öğretmenlerden yüksek olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Öğrenim durumları, mezun olunan atölye türü değişkenine göre istatistiksel olarak anlamlı bir fark bulunamamıştır. Araştırma sonucunda görsel sanatlar öğretmenlerinin teknoloji entegrasyonuna yönelik görüşlerinin olumlu olduğu fakat süreç içinde içsel ve dışsal birtakım engellerle karşılaştıkları görülmektedir. Teknoloji entegrasyonu sürecinde öğretmenlerin genellikle; donanımsal araçlar (akıllı tahta, bilgisayar, projeksiyon), web araçları, eğitim uygulamaları ve office uygulamalarını kullandıkları görülmektedir. Ayrıca derslerine teknolojiyi entegre eden görsel sanatlar öğretmenleri öğrencilerinin; yaratıcılıklarında, derse katılımlarında, özgün çalışma üretmelerinde olumlu bir etkinin olduğunu söylemişlerdir. Araştırmanın bulgu ve sonuçlarından hareketle görsel sanatlar öğretmenlerinin eğitim teknolojileri ile ilgili kendi alanlarına özgü eğitim almaları, teknoloji entegrasyon eğitimlerinin lisans düzeyinde verilmeye başlanması ve öğretmenlerin okullarında görev yapan bilişim teknolojileri rehber öğretmenleriyle iş birliği içinde çalışmasıyla entegrasyonun artacağı söylenebilir.
Teachers' satisfaction levels and motivation to use online professional development platform
This study aims to investigate the satisfaction levels of teachers who participated in an online professional development program. Additionally, it seeks to explore the motivational factors behind their participation in online professional development programs, focusing on six subdomains: personal interest, occupational promotion, external expectations, practical enhancement, social contact, and social stimulation. Furthermore, the study examines whether teachers' satisfaction levels and motivational factors vary based on age, gender, education level, and years of teaching experience. The research was conducted on TeacherX, an online professional development platform. A quantitative research methodology was employed, and data were collected using the Motivation Towards Online Professional Development Scale (MWPD) and the In-service Education Technology Program Satisfaction Scale. The study included a sample of 172 Turkish K-12 teachers. The findings indicate that the participants exhibited a high level of overall satisfaction with the platform and its content. Moreover, the subdomains of occupational promotion and practical enhancement were identified as the most influential factors motivating teachers to utilize the platform. Additionally, positive correlations were observed between participants' satisfaction levels and their motivation toward online professional development, suggesting that higher satisfaction levels are associated with increased motivation.
Bilim ve sanat merkezlerinde görevli öğretmenlerin dijital yeterliklerinin incelenmesi
Bu çalışmada, Bilim ve sanat Merkezlerinde görevli öğretmenlerin dijital yeterliklerinin incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırmada nicel araştırma yöntemlerinden tarama araştırması kullanılmıştır. Araştırmanın örneklemini ülkemizdeki 81 ilden 879 öğretmen oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplamak amacıyla Toker, vd. (2021) tarafından geliştirilen Eğitimciler için Dijital Yeterlik Ölçeği'nden faydalanılmıştır. Araştırmanın nitel boyutunda elde edilen veriler, betimsel analiz yöntemi kullanılarak çözümlenmiştir. Çalışmada toplanan veriler sonucunda BİLSEM'de görev yapan öğretmenlerin dijital yeterlikleri ölçeği toplam puanlarının Uzman seviyesinde olduğu bulunmuştur. Öğretmenlerin dijital yeterliklerinin cinsiyete, yaşa, BİLSEM'de çalışma süresine göre değişmediği bulunmuştur. Eğitim düzeyi yüksek lisans seviyesinde, mesleki çalışma süresi 11-15 yıl arasında, derslerinde dijital kaynak kullanan ve meslektaşları ile fikir alışverişinde bulunan öğretmenlerin dijital yeterliklerinin yüksek olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Öğretmenler derslerinde dijital kaynakları en çok öğrenci ilgisini ve dikkatini çekmek için kullandıkları ve yaygın olarak Canva Web 2.0 aracını kullandıklarını belirtmiştir. Öğretmenlerin dijital yeterliklerinin yüksek olmasının öğrenci açısından olumlu katkılar sağlayabileceği düşünülmektedir. Bu katkının öğrencilere dijital becerilerin öğretilmesi ve teknolojik araçların etkin bir şekilde kullanılması şeklinde olabilir. Öğretmenlerin artan dijital yeterliklerinin eğitim-öğretim faaliyetlerine pozitif katkı sağladığı sonucundan hareketle dijital yeterlikleri artıracak eğitimlerin, kaynakların, stratejilerin geliştirilmesi önerilerine yer verilmiştir.
Sınıf öğretmeni adaylarının teknolojik pedagojik alan bilgisi özyeterlik algıları ve teknoloji destekli öğrenme görevi tercihleri
Teknolojinin hızla gelişmesi, eğitim alanında da kaçınılmaz bir dönüşümü beraberinde getirmiştir. Bu dönüşümün merkezinde ise eğitim ortamlarının düzenlenmesinden sorumlu olan öğretmenler bulunmaktadır. Öğretmenlerin, eğitim programlarının her bir ögesine nüfuz eden teknolojiyi, doğru ve etkili bir şekilde öğrenme ve öğretme süreçlerine dâhil etmeleri, günümüz eğitim anlayışının temel bir gerekliliğidir. Buna bağlı olarak öğretmenlerin öğretim içeriğine uygun teknolojileri uygun öğretim yöntemleri ile bağdaştırarak öğrencileri öğrenme hedeflerine ulaştırması olarak tanımlanabilen teknolojik pedagojik alan bilgisi yeterliklerinin doğrudan öğretim sürecinin niteliğini etkileyen değişkenlerden biri olduğu söylenebilir. Bu çalışmada da öğretmen adaylarının teknolojik pedagojik alan bilgisi özyeterlik algılarının belirlenmesi amaçlanmıştır. Karma yöntemde tasarlanan araştırmanın amacı, öğretmen adaylarının teknolojik pedagojik alan bilgisi özyeterlik algılarının ve teknoloji destekli öğrenme görevi tercihlerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Araştırmanın temel amacı doğrultusunda araştırmanın nicel kısmında cinsiyet değişkeninin öğretmen adaylarının teknolojik pedagojik alan bilgisine yönelik özyeterlik algılarında etkisi olup olmadığını; nitel kısmında ise öğretmen adaylarının teknoloji destekli öğrenme görevleri tercihlerinin özelliklerinin neler olduğu, bu görevlere puanlama anahtarı aracılığıyla verilen puanların üst ve alt özyeterlik düzeyinde yer alan öğretmen adaylarına göre nasıl farklılaştığı, yanıtlanması amaçlanan alt problemler olarak belirlenmiştir. Araştırma kapsamında karma desen kullanıldığı için çalışma grubu, tesadüfi olmayan örnekleme yöntemlerinden uygun örnekleme yöntemiyle seçilmiştir. Çalışma grubunu Marmara Üniversitesi 2022-2023 eğitim-öğretim yılında Sınıf Öğretmenliği Bölümü'nde okuyan 59 4. sınıf öğretmeni adayları oluşturmuştur. Araştırmanın nicel ve nitel verileri aynı çalışma grubundan toplanmıştır. Araştırmanın nicel verileri, araştırmacı tarafından oluşturulan Kişisel Bilgi Formu ve Horzum, Akgün ve Öztürk (2014) tarafından geliştirilen Teknolojik Pedagojik Alan Bilgisi Ölçeği (TPABÖ) ile toplanmıştır. Nitel verilerin toplanmasında ise, araştırmacı tarafından geliştirilen ve Ders Bilgi Formu, Öğrenme Etkinliği Formu ve Görüşme Formu isimlerinde 3 bölümden oluşan Teknoloji Destekli Öğrenme Görevi Formu ile Teknoloji Destekli Öğrenme Görevi Puanlama Anahtarı kullanılmıştır. Araştırmanın nicel verileri ilişkisiz örneklemler t testi ile, nitel veriler için ise içerik analizi yapılarak çözümlenmiştir. Elde edilen bulgulara göre, öğretmen adaylarının teknolojik pedagojik alan bilgisine yönelik özyeterlik algı düzeylerinin ölçeğin toplam puanı açısından yüksek düzeyde olduğu görülmüştür. Öğretmen adayları en fazla pedagojik alan bilgisi, en az teknolojik bilgi alt boyutlarına yönelik kendilerini yeterli gördüklerini belirtmişlerdir. Çalışmada, öğretmen adaylarının teknolojik pedagojik alan bilgisi ölçeğinden aldıkları toplam puanların cinsiyet değişkenine göre anlamlı bir farklılık göstermediği görülmüştür. Ancak erkek sınıf öğretmeni adaylarının teknolojik bilgi alt boyutunda kadın öğretmen adaylarına göre kendilerini daha yeterli gördükleri tespit edilmiştir. Etki büyüklüğüne bakıldığında bu farkın küçük düzeyde büyüklüğe sahip bir etki olduğu görülmüştür. Araştırmanın nitel boyutunda, öğretmen adaylarının teknoloji destekli öğrenme görevi puanlama anahtarı puanlarının düzeyi, teknoloji destekli öğrenme görevlerinin özellikleri ve öğrenme-öğretme süreçlerinde teknoloji kullanımının faydalarına yönelik görüşleri incelenmiştir. Öğretmen adaylarının teknoloji destekli öğrenme görevleri puanlama anahtarı puanlarının üst ve alt özyeterlik düzeylerine göre anlamlı şekilde farklılaşmadığı görülmüştür. Araştırmadan elde edilen sonuçlar alan yazın ışığında değerlendirilerek öneriler geliştirilmiştir.
Okul öncesi öğretmenlerinin teknolojik pedagojik alan bilgisi öz yeterlikleri ile mesleki profesyonellikleri arasındaki ilişkinin incelenmesi
Bu araştırmanın genel amacı; okul öncesi öğretmenlerinin teknolojik pedagojik alan bilgisi (TPAB) öz yeterlikleri ile mesleki profesyonellik düzeyleri arasındaki ilişkiyi ortaya koymaktır. Araştırmanın evrenini İstanbul ilinde 2022-2023 eğitim öğretim yılında Millî Eğitim Bakanlığı'na bağlı okul/kurumlarda görev yapan 10414 okul öncesi öğretmeni oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemini ise İstanbul ilinde 2022-2023 Eğitim Öğretim yılında Millî Eğitim Bakanlığı'na (MEB) bağlı resmi/özel okul/kurumlarda görev yapan okul öncesi öğretmenleri içerisinden seçilen 266 öğretmen oluşturmaktadır. Bu öğretmenlerin seçiminde kartopu örnekleme yöntemi tercih edilmiştir. Araştırmanın veri toplama araçları katılımcıların demografik özelliklerini belirlemek için araştırmacı tarafından hazırlanan Kişisel Bilgi Formu, Horzum, Akgün ve Öztürk (2014) tarafından geliştirilen Teknolojik Pedagojik Alan Bilgisi Ölçeği ve Yılmaz ve Altınkurt (2014) tarafından geliştirilen Öğretmenlerin Mesleki Profesyonelliği Ölçeği olarak belirlenmiştir. Bu araştırmada nicel araştırma yöntemlerinden ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. İki ya da daha çok sayıda değişken arasında birlikte değişimin var olup olmadığını belirlemeyi amaç edinen tarama modeli ilişkisel tarama modelidir (Karasar, 2007). Araştırmada elde edilen veriler istatistiksel paket analiz programı kullanılarak analiz edilmiştir. Öğretmenlerin Teknolojik Pedagojik Alan Bilgisi öz yeterlikleri ile mesleki profesyonellik düzeyleri ile arasındaki ilişkiler korelasyon analizi yoluyla incelenmiştir. Sonuçlar, okul öncesi öğretmenlerinin TPAB öz yeterlikleri ile mesleki profesyonellik alt boyutları arasında orta düzeyde pozitif yönde ilişkiler bulunduğunu göstermiştir. Bağımsız örneklemler t-test ve ANOVA testiyle TPAB ve mesleki profesyonellik alt boyutları katılımcıların demografik özellikleri açısından detaylı bir şekilde incelenmiştir. Tüm sonuçlar, literatürdeki bulgular ışığında tartışılmıştır.
Dijital öyküleme uygulamalarının fen bilgisi öğretmen adaylarının teknolojik pedagojik alan bilgilerine etkisi
Bu çalışmanın amacı, dijital öyküleme uygulamalarının fen bilgisi öğretmen adaylarının teknolojik pedagojik alan bilgileri üzerindeki etkisini incelemektir. Çoklu yöntem araştırma metodunun NİC→nit (sıralı nicel yöntem ve nitel yöntem, nicel yöntem baskın) deseni araştırmanın desenini oluşturmaktadır. Araştırmanın nicel metodunda yarı deneysel modellerden zaman serisi modeli, nitel metodunda ise durum çalışması modeli kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu eğitim fakültesi matematik ve fen bilimleri bölümü fen bilgisi eğitimi anabilim dalında öğrenim gören 35 fen bilgisi öğretmenliği lisans öğrencisi (öğretmen adayı) oluşturmaktadır. Araştırmanın nicel verileri TPAB ölçeği ve dijital öykü değerlendirme rubriği ile nitel verileri dijital öyküleme uygulamaları görüşler formu aracılığı ile toplanmıştır. Araştırmanın alt problemlerinin çözümlenmesinde nicel verilere ilişkin çok değişkenli varyans analizi ve korelasyon analizi, nitel verilere ilişkin içerik analizi gerçekleştirilmiştir. Araştırmada elde edilen nicel bulgular neticesinde; dijital öyküleme uygulamalarının fen bilgisi öğretmen adaylarının teknolojik pedagojik alan bilgileri üzerinde istatiksel olarak anlamlı bir farklılık oluşturduğu ve dijital öyküleme uygulamalarının öğretmen adaylarının teknolojik pedagojik alan bilgilerini geliştirdiği sonuçlarına ulaşılmıştır. Araştırma elde edilen nitel bulgular neticesinde öğretmen adaylarının dijital öyküleme uygulamaları hakkında olumlu görüşlere ve TPAB algılarına sahip oldukları belirlenmiştir.
Mühendislik ve tasarım becerileri ile entegre edilmiş scratch uygulamalarının fen bilimleri öğretmen adaylarının bazı öğrenme çıktıları üzerine etkisi: Bir karma yöntem araştırması
Bu çalışmada mühendislik tasarım becerileri (MTB) ile entegre edilmiş Scratch ile programlama uygulamalarının fen bilimleri öğretmen adaylarının mühendislik tasarım becerileri özyeterlik algıları (MTBÖA), problem çözme becerileri algıları (PÇBA) ve teknolojik pedagojik alan bilgisi özyeterlik inançları (TPABÖİ) üzerindeki etkilerini araştırmak amaçlanmıştır. Çalışmada iç içe karma desen benimsenmiştir. Araştırmada birincil desen tek grup öntest-sontest zayıf deneysel desendir. Araştırmada tamamlayıcı desen ise durum çalışmasıdır. Deney grubunda toplam 14 haftalık ders sürecinin ilk dört haftasında öncelikle algoritma ve programlama eğitimi verilmiştir. Sonraki altı hafta içerisinde Scratch blokları ile ilgili uygulamalara yer verilmiştir. Son dört hafta içerisinde ise deneysel işlem olarak öğretmen adaylarından MTB ile entegre edilmiş Scratch programlama dilini kullanarak ortaokul düzeyindeki öğrencilere sunulabilecek nitelikte olan ve fen bilimleri konularını kapsayan bir ürün tasarlamaları istenilmiştir. Araştırmanın nicel çalışma grubunu 2020-2021 eğitim-öğretim yılı bahar yarıyılı Pamukkale Üniversitesi Fen Bilgisi Öğretmenliği programında öğrenim gören ve Bilişim Teknolojileri Destekli Fen Öğretimi Uygulamaları dersine katılım sağlayan 22 öğretmen adayı oluşturmaktadır. Nitel çalışma grubunda ise görüşmelere dokuz, yansıtıcı günlüklere 12 öğretmen adayı katılmıştır. Çalışmada veri toplama aracı olarak Mühendislik Tasarım Becerileri Özyeterlik Algı Ölçeği (MTBÖAÖ), Problem Çözme Becerileri Algısı Ölçeği (PÇBAÖ), Teknolojik Pedagojik Alan Bilgisi Özyeterlik İnanç Ölçeği (TPABÖİÖ), dereceli puanlama anahtarı (DPA), yansıtıcı günlük, yarı yapılandırılmış görüşme formu, Scratch tasarım defteri ve öğrenci ürünleri kullanılmıştır. Araştırmadan elde edilen nicel bulgulara göre uygulanan denel işlem, öğretmen adaylarının MTBÖA'da orta düzeyde istatiksel olarak anlamlı bir farklılık yaratmıştır. PÇBA'da ve TPABÖİ'de artış sağlarken bu artış, istatiksel olarak anlamlı bulunmamıştır. Ayrıca öğretmen adaylarının performansları ortalama düzeyde bulunmuştur. Nitel verilerin analizi sonucunda MTB, problem çözme becerisi (PÇB), teknolojik pedagojik alan bilgisi (TPAB) ve genel görüş olmak üzere dört tema elde edilmiştir. Elde edilen nitel bulgular, nicel bulguları desteklemekte ve açıklamaktadır. Araştırma sonucuna dayalı olarak, araştırma ve eğitim uygulamaları bağlamında çeşitli önerilerde bulunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Mühendislik ve tasarım becerileri, Scratch uygulamaları, mühendislik tasarım becerileri özyeterlik algısı, problem çözme becerisi algısı, teknolojik pedagojik alan bilgisi inancı
Web 2.0 uygulamalarının fen bilgisi öğretmen adaylarının teknolojik pedagojik alan bilgilerine etkisi
Bu araştırmanın amacı, fen bilgisi öğretmen adaylarının Web 2.0 uygulamalarına yönelik görüşlerini ortaya koymak ve bu uygulamaların öğretmen adaylarının teknolojik pedagojik alan bilgisi ile dijital okuryazarlıklarına etkisini belirlemektir. Tek grup ön test-son test zayıf deneysel deseninin kullanıldığı araştırmanın çalışma grubu, fen bilgisi öğretmenliği bölümünde öğrenim gören 28 fen bilgisi öğretmen adayından oluşmaktadır. Araştırmanın nicel verileri, Teknolojik Pedagojik Alan Bilgisi Ölçeği (TPABÖ) ve Dijital Okuryazarlık Ölçeği (DOÖ) aracılığıyla toplanmıştır. Araştırmada nicel verileri destekleyen nitel veriler ise, Web 2.0 Uygulamaları Yapılandırılmış Görüşme Formu ve TPAB Temelli Teknoloji Entegrasyon Değerlendirme Rubriği ile toplanmıştır. Nicel verilerin analizinde SPSS 23.0 paket programı kullanılmıştır. TPABÖ ve DOÖ'nün çözümlenmesinde ilişkili örneklemler için t-testinden yararlanılmıştır. Nitel verilerin analizi, görüşmelerin yorumlayıcı fenomenolojik analiz yöntemine göre analiz edilmesi ve öğretmen adaylarının hazırladıkları ders planlarının Teknolojik Pedagojik Alan Bilgisi Temelli Teknoloji Entegrasyon Değerlendirme Rubriği'ne göre puanlanması ile gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın birinci alt problemine yönelik bulgularında, öğretmen adaylarının Web 2.0 uygulamalarını etkili buldukları ve mesleki hayatlarında kullanmak istedikleri ortaya çıkmıştır. Ayrıca araştırmada kullanılan Web 2.0 uygulamalarının birçok özelliğini verilen eğitimler sayesinde yeni öğrendikleri belirlenmiştir. İkinci alt probleme yönelik bulgularda, Web 2.0 uygulamalarının DOÖ'nün tamamında ve alt boyutlarında istatiksel olarak son test lehine anlamlı farklılık oluşturduğu ortaya çıkmıştır. Dolayısıyla Web 2.0 uygulamalarının öğretmen adaylarının DO'larını olumlu yönde geliştirdiği belirlenmiştir. Üçüncü alt probleme yönelik bulgularda ise, Web 2.0 uygulamalarının TPABÖ'nün tamamında ve alt boyutlarında istatiksel olarak son test lehine anlamlı farklılık oluşturduğu ortaya çıkmıştır. Bu bağlamda Web 2.0 uygulamalarının öğretmen adaylarının TPAB'lerini olumlu yönde geliştirdiği sonucuna varılmıştır. Bu sonuçlar ışığında, web 2.0 uygulamalarına yönelik verilen eğitimlerin öğretmen adayları üzerinde etkili olduğu görülmüştür. Literatür incelendiğinde fen alanında Web 2.0 uygulamalarının öğretmen adaylarının TPAB ve DO'larına etkisinin araştırıldığı çalışmaların yetersiz sayıda olduğu belirlenmiştir. Dolayısıyla bu araştırmanın fen eğitimi açısından literatüre zenginlik katacağı düşünülmektedir. Bu alanda Web 2.0 uygulamalarının TPAB ile DO'ya etkisinin araştırıldığı çalışmaların yapılması önerilebilir. Anahtar Kelimeler: Web 2.0 uygulamaları, teknolojik pedagojik alan bilgisi, dijital okuryazarlık, fen bilgisi öğretmen adayları
Examining the role of the learning activity types approach in teachers' technology integration
Teachers have a crucial role for technology integration, but teacher training programs still have room to be more effective in supporting teachers to integrate technology in their classes. It has been theorized that effective teaching with technology is the result of technological pedagogical content knowledge (TPACK) (Mishra & Koehler, 2009). Learning Activity Types (LAT) is an instructional planning TPACK development approach (Harris, Hofer, Schmidt, Blanchard, Young, Grandgenett, & Olphen, 2010). This study investigated the role of LAT approach in teachers' technology integration using three measures: the adopted TPACK Survey (Hacıömeroğlu, Şahin & Arcagök, 2014) which is used to investigate self-reported technology integration level, Technology Integration Assessment Rubric (Hofer et al., 2010) which is used to investigate lesson plans, and TPACK-Based Technology Integration Observation Instrument (Hofer et al., 2010) which is used to investigate actual lessons. The study used one-group pretest-posttest pre-experimental design. The participants were 15 teachers from a private school in Istanbul. The survey results indicated that there is an increase in TPACK scores of the teachers . Except TCK scores, they are not statistically significant. Also, there is a statistically significant increase in the lesson plan scores. Additionally, most of the teachers' observation scores are above the average. The study supports the literature that LAT is an effective strategy for TPACK development and different types of assessment methods are essential to assess TPACK development.
Exploring early childhood teachers' technological pedagogical content knowledge and experiences of technology integrated teaching
The purpose of this mixed-method study is to investigate early childhood education (ECE) teachers' working with children of ages 3 to 6 years technological pedagogical content knowledge (TPACK) and their technology integration in ECE institutions. The first phase, teacher information form, TPACK-Practical Scale and Technology Integration Scale, was used. Interviews focusing on technology-integrated teaching experience and TPACK are held in the second phase to explain and deepen the initial quantitative data set. The scales are analyzed to determine teachers' knowledge levels regarding TPACK and how it relates to their technology integration scores. Thematic analysis is used for interviews. This study revealed the perceived TPACK of in-service ECE teachers, their technology-integrated teaching experiences, and how they relate to their TPACK. The results showed that teachers have a medium to a high level of TPACK. In addition, there is a positive relationship between ECE teachers' technological knowledge and technology integration, and TPACK predicts technology integration at a certain level. In the thematic analyzes, teachers' evaluations that they see technology as a necessity for children's lives and that they blend content, pedagogy and technology knowledge come to the fore. In addition, ECE teachers evaluated TPACK in terms of students, objectives, curriculum, challenges and opportunities, advantages, and disadvantages. At the practical implications level, this study's result suggests that in-service training based on the ECE teachers' needs will help them catch up with the changing technological developments.
Exploring middle school mathematics teachers' digital competencies after the pandemic: A mixed-method study
This explanatory sequential mixed-method study aims to explore middle school mathematics teachers' digital competencies in the post-pandemic era, with a particular emphasis on exploring possible reasons stemming from their experiences during the COVID-19 pandemic. The study involved 44 participants for the quantitative and 10 participants for the qualitative phase. This research examines the digital competency levels and potential variations based on gender, educational background, and teaching experience. It also explores the participants' perceptions and practices related to digital competencies. Digital competency scale for educators and semi-structured interviews were used to collect data. The findings indicated that female participants had higher scores than males in all areas of the DigCompEdu framework except the Area 6, participants with a master's degree had higher scores than those with a bachelor's degree in the Professional Engagement area, and the year of teaching experience did not yield in any significant differences. Most participants perceived their digital competencies to be higher than their actual levels, and their experiences during the COVID-19 pandemic had varied effects including using more digital technologies for instruction and communication and their self-confidence. This study contributes to the literature by providing empirical data on middle school mathematics teachers' digital competency levels via in-depth analysis of both quantitative and qualitative data. The implications for research and practice, suggestions for curriculum designers and mathematics educators, and possible future directions for research are also discussed.
Ortaokul öğretmenlerinin teknolojik pedagojik alan bilgisi özgüvenlerinin yordayıcılarının belirlenmesi
Teknolojik Pedagojik Alan Bilgisi (TPAB) konu alanının içerdiği kavramları teknoloji ile entegre biçimde pedagojik ilkelere uygun olarak sunmayı, öğrencilerin karşılaştığı sorunların üstesinden gelebilmesi ve yeni bilgiler inşa etmeleri için teknolojiden nasıl yararlanması gerektiğini bilmeyi içeren, konu alanı, pedagoji ve teknolojinin kesişimden oluşan bir modeldir. Duyuşsal özelliklerin, bilgi ve beceri gelişimindeki önkoşul olma özelliği düşünüldüğünde, öğretmenlerin TPAB'a ilişkin özgüvenlerinin ortaya konulması önem kazanmaktadır. Bu çalışmada, öğretmenlerin TPAB'a ilişkin özgüvenlerinin yordayıcıları araştırılmıştır. Bu bağlamda, bilgi ve iletişim teknolojilerine yönelik tutum, öğretmenlik mesleğine yönelik tutum ve demografik değişkenlerin TPAB'a ilişkin özgüvenlerini yordayıp yordamadığı ölçülmüştür. Bu doğrultuda ilişkisel tarama modeli ile yapılan bu araştırmada Aydın İl'inde yer alan toplam 432 ortaokul öğretmenine ölçekler uygulanmıştır Öğretmenlerin Teknolojik Pedagojik Alan Bilgisi özgüven seviyelerinin belirlenmesi için Graham, Burgoyne, Cantrell, Smith ve Harris (2009) tarafından geliştirilmiş olan ve Timur ve Taşar (2011) tarafından Türkçe'ye uyarlanmış olan Teknolojik Pedagojik Alan Bilgisi Özgüven Ölçeği kullanılmıştır. Bilgi ve İletişim Teknolojilerine yönelik tutumu belirlemek için ise Günbatar (2014) tarafından geliştirilen BİT ölçeği kullanılmıştır. Öğretmenlik mesleğine yönelik tutumu belirlemek için ise Demirel ve Ünişen (2018) tarafından geliştirilen öğretmenlik mesleğine yönelik tutum ölçeği kullanılmıştır. Bu araştırmada sonucunda toplanan verilerin SPSS programında veri analizi yapılmıştır. Basit doğrusal regresyon analizi ile aşağıdaki bulgulara ulaşılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre, TPAB'a ilişkin özgüven yordamaya ilişkin öğretmenlik mesleğine ilişkin tutumun alt boyutlarından, mesleki gelişimine açıklık (β= -.13, t = -2.14 p<.05), BİT (Bilgi İletişim Teknolojileri) Genel BİT Eğilimi ve Yazılım kullanımı (β=.21 t =3.68 p<.05), (β=.20 t = 3.01 p<.05) değişkenleri TPAB'nin yordanmasına ilişkin modele anlamlı katkı sunmaktadır. Genel anlamda TPAB (bağımlı değişken) toplam varyansın %27'sini açıklamaktadır. TPB'ye ilişkin özgüven yordamaya ilişkin, ilgisizlik (β=-,19, t = -2,86 p<.05) ile TPB arasında negatif yönde anlamlı bir ilişki göstermiştir. BİT ölçeği alt boyutları ile (Bilgi İletişim Teknolojileri) Genel BİT Eğilimi(β=,27 t = 5,01 p<.05), Sanal Ortamda Bilgiye Erişim(β=,22 t = 3,24 p<.05), Bilgisayar Donanımı (β=,14 t =2,03 p<.05),Yazılım kullanımı (β=,13 t =2,00 p<.05) ile TPB arasında anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Genel anlamda TPB toplam varyansın %36 'sını açıklamaktadır. TAB'a ilişkin özgüven yordamaya ilişkin, sadece genel BİT eğilimi (Bilgi İletişim Teknolojileri) ile TAB arasında (β= ,17 t =2,60 p<.05) pozitif yönde anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Genel anlamda TAB toplam varyansın % .5 'ini açıklamaktadır. TB'e ilişkin özgüveni yordamaya ilişkin modele yalnızca, BİT sanal ortamda bilgiye erişme (β=.21, t=3.17, p<.01) ve BİT bilgisayar donanımı (β=.29, t =4.28, p<.01 boyutları anlamlı katkı sağlamaktadır. Genel anlamda TB toplam varyansın %41 'ini açıklamaktadır. Genel olarak bakıldığında, cinsiyet ve yaş değişkeni TPAB'e ilişkin özgüvenin yordanmasına hiçbir boyutta anlamlı katkı sunmazken, genel olarak en çok katkı sunan değişkenler bilgi iletişim teknolojileri (BİT) ile ilgili boyutlara ilişkindir. Öğretmenlik meslek tutumu ile ilgili boyutlarda, mesleki gelişime açıklık pozitif yönde, ilgisizlik negatif yönlü bir yordayıcı olarak görülmektedir.