Teknolojik pedagojik alan bilgisi
80 theses under this subject heading
Öğretmenlerin öğretim programı okuryazarlık düzeylerinin çeşitli değişkenler açısından incelenmesi
Öğretmenlerin öğretim programı ve onunla ilgili terimlere ilişkin bilgi ve farkındalıkları; ilgili programı öğretim faaliyetlerinde kullanabilmeleri, eğitim ortamı oluşturabilmeleri, eğitim-öğretim faaliyetlerinde başarılı olabilmeleri için çok önemli rol oynamaktadır. Öğretim programlarının doğru anlaşılması etkili bir uygulamanın ön koşuludur. Bu nedenle öğretim programı okuryazarlığı becerisine sahip öğretmenler eğitimin kalitesinin artırılmasında önemli bir faktördür. Bu çıkış noktasından hareketle bu çalışmada, öğretmenlerin öğretim programı okuryazarlık düzeylerinin yaşam boyu öğrenme eğilimi, teknolojik-pedagojik alan bilgisi yeterliği ve öz-yeterlik algı düzeyleri ile olan ilişkisinin ve bu faktörlerden ne düzeyde etkilendiğinin incelenmesi amaçlanmıştır. Bu çalışmada, araştırmanın genel amacı doğrultusundaki alt problemleri göz önünde bulundurularak nicel yaklaşıma dayalı olan betimsel, nedensel karşılaştırma ve ilişkisel modeller kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma evrenini, 2023-2024 eğitim öğretim yılında Van ilinde Milli Eğitim Müdürlüğüne bağlı okullarda görev yapmakta olan öğretmenler oluşturmuştur. Bu araştırmada, veri toplama aracı olarak "Eğitim Programı Okuryazarlığı Ölçeği", "Yaşam Boyu Öğrenme Eğilimleri Ölçeği", "Teknolojik Pedagojik İçerik Bilgisi Ölçeği" ve "Öğretmenlik Mesleğine Yönelik Öz Yeterlik Ölçeği" kullanılmıştır. Araştırmada öğretmenlerin öğretim programı okuryazarlık, TPAB yeterlik ve öz yeterlik algı düzeylerinin yüksek; yaşam boyu öğrenme eğilimi düzeylerinin ise çok yüksek düzeyde olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Araştırmada ayrıca öğretmenlerin öğretim programı okuryazarlık düzeyleri ile yaşam boyu öğrenme eğilimi, TPAB yeterliği ve öz yeterlik algı düzeylerinin ilişkili olduğu; ifade edilen faktörlerin program okuryazarlığını anlamlı bir şekilde yordadığı; bütün olarak bağımsız değişkenlerin öğretmenlerin program programı okuryazarlığının %44'ünü açıkladığı belirlenmiştir.
Öğretmen adaylarının dijital bilgeliğe ilişkin yeterlik algılarının incelenmesi
Dijital yerli-göçmen kavramlarından bağımsız olarak pedagojik bir çerçevede kazanılan dijital bilgelik özelliklerinin hem günümüz öğrencileri hem de öğretmenleri için aranan nitelikler olduğu ifade edilmektedir. Bu çalışmanın amacı, öğretmenlik mesleği açısından dijital bilgeliğe ilişkin yeterlikleri ve göstergeleri belirlemek ve Türkiye genelindeki öğretmen adaylarının dijital bilgeliğe ilişkin yeterlik algı profillerini ortaya koymaktır. Keşfedici sıralı karma desenin kullanıldığı araştırmanın nitel aşamasında, farklı alanlardan uzmanların katılımlarıyla gerçekleştirilen yapılandırılmamış görüşmeler ve Delphi turları sonrasında Düşünme ve Karar Verme, Toplumsallık ve Duygusallık olmak üzere dijital bilgeliğe ilişkin 3 farklı yeterlik alanının bulunduğu bir yapı oluşturulmuştur. Üç Delphi turu sonunda uzlaşma sağlanan bu yapıya ilişkin gösterge maddeleri kullanılarak "Dijital Bilgelik Yeterlik Algısı Ölçeği" geliştirilmiştir. Düşünme ve Karar Verme, Sosyal Duyarlılık ve Paylaşımcılık faktörlerinin bulunduğu bu ölçek kullanılarak gerçekleştirilen nicel aşamada ise, 2017 yılı içerisinde 1474 öğretmen adayından veri toplanmıştır. Elde edilen bulgulara göre öğretmen adaylarının kendilerini dijital bilgelik konusunda genel olarak yüksek düzeyde yeterli görmektedir. Ayrıca öğretmen adaylarının dijital bilgelik yeterlik algıları, yaş ve bölüm değişkenlerine göre anlamlı farklılık gösterirken cinsiyet açısından farklılık göstermemektedir. Öğretmen adaylarının dijital bilgelik yeterlik algıları ve teknoloji kullanma yeterlikleri arasında pozitif ve orta düzeyde ilişki bulunurken genel olarak akademik başarı ortalaması ve günlük internet kullanım süresi arasında herhangi bir ilişki bulunmamaktadır. Bununla birlikte öğretmen adaylarının dijital bilgelik yeterlik algılarıyla dijital yerlilik özellikleri arasında pozitif ve orta düzeyde bir ilişki olduğu gözlenmiştir.
Matematik öğretmenlerinin teknolojik pedagojik alan bilgileri yeterlikleri ve eğitim bilişim ağı ölçme ve değerlendirme araçlarını kullanımları üzerine bir inceleme
Amaç: Bu çalışmada; Eskişehir ilindeki matematik öğretmenlerinin; TPAB dü-zeylerinin belirlenerek EBA' da öğrencilerini değerlendirmek için kullandıkları ölçme değerlendirme araçlarından hangilerini tercih ettikleri, EBA değerlendirme araçlarını kullanım sıklıkları, demografik özellikleri, EBA kullanım süreleri vb. değişkenlerle farklı-laşma durumlarının incelenmesi ve sonucunda öneriler sunmak amaçlanmaktadır. Yöntem: Araştırma niceliksel yöntemin kesitsel tarama modeliyle desenlenmek-tedir. Kesitsel tarama modeli; tek bir seferde veri toplayarak durumun kesitini almayı ve bu kesiti inceleyerek durum, değişkenler ve değişkenler arası ilişkileri ortaya çıkarmayı hedeflemektedir. Bulgular: Çalışma kapsamında matematik öğretmenlerinin TPAB düzeylerinin yüksek olduğu ve alt faktörleri ile birlikte incelendiğinde demografik, web 2.0 araçları kullanım beceri düzeyleri, teknolojiye erişim durumları, EBA kullanım durumları vb. değişkenler bağlamında anlamlı olarak farklılaştıkları görülmektedir. Sonuç ve Öneriler: Matematik öğretmenlerinin TPAB yeterliklerinin genel ola-rak yüksek düzeyde olduğu görülmektedir. Öğretmenlerin TPAB yeterliklerindeki eksik-liklerin teknoloji tabanlı eğitim yöntemlerine yönelik daha fazla eğitim ve destekle gide-rilebileceği sonucuna ulaşılmıştır. Sonuçlar, öğretmenlerin EBA'yı genellikle ders mater-yallerini bulmak ve öğrencileri takip etmek gibi temel işlevler için kullandıklarını göstermektedir.
Sınıf öğretmenlerinin fen bilimleri dersine yönelik teknolojik pedagojik alan bilgisi öz güven algılarının incelenmesi
Bu çalışmanın amacı; sınıf öğretmenlerinin fen bilimleri dersine yönelik teknolojik pedagojik alan bilgisi öz güven algılarının çeşitli değişkenler üzerinden incelenmesidir. Araştırmada nicel araştırma yöntemlerinden biri olan tarama modeli kullanılmıştır. Çalışmaya 2017-2018 eğitim-öğretim yılında Kütahya ili ve ilçelerinde, devlet okulu ve özel okulda görev yapan 314 sınıf öğretmeni katılmıştır. Veri toplama araçları olarak; Graham, Burgoyne, Cantrell, Smith, ve Harris (2009) tarafından geliştirilen, Timur ve Taşar (2011) tarafından Türkçe'ye uyarlanan "Teknolojik Pedagojik Alan Bilgisi Öz Güven Ölçeği (TPABÖGÖ)" ile araştırmacı tarafından geliştirilen "Kişisel Bilgi Formu" kullanılmıştır. Çalışma sonucunda; örneklemde yer alan sınıf öğretmenlerinin TPAB öz güven algılarının yüksek olduğu tespit edilmiştir. Sınıf öğretmenlerinin TPAB ölçeğinin TPB bileşeninden aldıkları puanların cinsiyet değişkenine göre analiz edildiğinde, erkek öğretmenlerin lehine istatistiksel olarak anlamlı fark bulunmuştur. Sınıf öğretmenlerinin TPAB öz güven algıları ile görev yapılan okul türü, mobil cihazlarında internet ve eğitim amaçlı uygulama yüklü olup-olmama durumu, bilişim teknolojileri ile ilgili hizmet içi eğitim alıp-almama durumu ve günlük internet kullanım süresi arasında istatistiksel açıdan anlamlı bir fark olmadığı görülmüştür. Bunun yanında sınıf öğretmenlerinin yaş ve mesleki kıdemleri arttıkça TB, TBP ve TPAB öz güven algı düzeylerinin azaldığı; mezun olduğu okul düzeyi yükseldikçe TB düzeylerinin arttığı; bilgisayar tecrübesi ve internet tecrübesi arttıkça da TPAB öz güven algı düzeylerinin de arttığı sonucuna ulaşılmıştır.
Okul öncesi öğretmenlerinin epistemolojik inançları ile teknolojik yeterliklerinin incelenmesi
Araştırmada okul öncesi öğretmenlerinin epistemolojik inançlarıyla teknolojik yeterlikleri arasındaki ilişkinin incelenmesi amaçlanmaktadır. Ayrıca cinsiyet, mesleki kıdem, eğitim durumu ve bilişim-teknoloji yeterlilik algılarına bağlı olarak okul öncesi öğretmenlerinin epistemolojik inançlarının ve teknolojik yeterliklerinin değişip değişmediği sorularına da yanıt aranmaktadır Araştırmada okul öncesi öğretmenlerinin epistemolojik inançları ile teknolojik yeterlikleri arasındaki ilişkiyi incelemek amacıyla ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmanın evreni Türkiye'de devlet okulunda görev yapan okul öncesi öğretmenleridir. Araştırmanın örneklemini; Mart 2021- Eylül 2021 tarihleri arasında yapılan, Türkiye'de değişik illerde görevine devam eden 693 okul öncesi öğretmeni oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak öğretmenlerin demografik özelliklerini belirlemek için araştırmacı tarafından hazırlanan "Kişisel Bilgi Formu", epistemolojik inançlarını incelemek için "Epistemolojik İnanç Ölçeği (EİÖ)" ve teknolojik yeterliklerini belirlemek için ise "Eğitimde Teknoloji Kullanımı Öz-Yeterlik Ölçeği" kullanılmıştır. Araştırma kapsamında ulaşılan veriler SPSS 22 programında analize tabi tutulmuştur. Araştırmada elde edilen veriler, betimsel analiz ile değerlendirilmiş ve elde edilen frekans ile yüzdeler tablolarda sunulmuştur. Verilerin normal dağılım gösterdiği belirlenmiştir. Bu nedenle, ikili karşılaştırmalarda t-testi, çoklu karşılaştırmalarda tek yönlü varyans analizi (ANOVA) kullanılmıştır. Öğretmenlerin epistemolojik inançları ile teknolojik yeterlikleri arasındaki ilişkinin tespitine yönelik ise Pearson Korelasyon Analizi kullanılmıştır. Epistemolojik İnanç Ölçeği alt boyutları ile Eğitimde Teknoloji Kullanımı Öz-Yeterlilik Ölçeği alt boyutları arasındaki ilişkide ETKÖÖ Temel Yetenekler alt boyutu ile EİÖ tüm alt boyutları arasında pozitif yönde anlamlı bir ilişki vardır. Temel Yetenekler ile Öğrenmenin Çabaya Bağlı Olduğuna İnanç alt boyutu arasında yüksek, Temel Yetenekler ile Öğrenmenin Yeteneğe Bağlı Olduğuna İnanç ve Tek Bir Doğrunun Var Olduğuna İnanç alt boyutları arasında zayıf bir ilişki vardır. ETKÖÖ Kaygı alt boyutu ile EİÖ Öğrenmenin Yeteneğe Bağlı Olduğuna İnanç ve Tek Bir Doğrunun Var Olduğuna İnanç alt boyutları arasında pozitif yönde anlamlı bir ilişki vardır.
İlköğretim matematik öğretmenlerinin teknolojik pedagoik alan bilgileri ile mesleki öz yeterlikleri arasındaki ilişkiler
Bu çalışmanın amacı ilköğretim matematik öğretmenlerinin öz-yeterlikleri ile Teknolojik Pedagojik alan bilgilerini incelemektir. Araştırmanın çalışma grubu, Hatay ili merkez ilçelerindeki ortaokullarda görev yapan 115 kadın 100 erkek olmak üzere toplam 215 ilköğretim matematik öğretmeninden oluşmaktadır. Araştırmada yer alacak katılımcıların belirlenmesinde basit seçkisiz örnekleme yöntemi kullanılmıştır. Araştırmada, veri toplamak için Teknolojik pedagoji alan bilgisi ölçeği (TPAB), Öz-Yeterlik Ölçeği ve kişisel bilgi formundan oluşan anket formu kullanılmıştır. Pandemi koşulları nedeniyle veri toplama süreci çevrimiçi platformlar aracılığı ile yürütülmüştür. Çalışmada ilköğretim matematik öğretmenlerinin özyeterlikleri ve TPA bilgileri bağımlı değişken; öğretmenin meslekteki kıdemi, okulda öğretim teknolojilerine erişim imkânı, cinsiyet, teknolojiyi kullanma düzeyi, öğretim sürecinde öğretim teknolojilerini kullanım sıklığı değişkenleri ise bağımsız değişken olarak ele alınmıştır. Öğretmenlerin teknolojik pedagoji alan bilgileri ve öz-yeterliklerinin bağımsız değişken kategorilerine göre farklılık gösterip göstermediğini belirlemek amcıyla t-test ve tek yönlü varyans analizi kullanılmıştır. TPAB alt boyutları ve özyeterlilik arasındaki ilişkiler korelasyon ve regresyon analizleri ile incelenmiştir. Verilerin analizinde Spss 22 paket programı kullanılmış istatistiksel anlamlılık düzeyi p<0,05 olarak kabul edilmiştir. Elde edilen bulgulara gore ilköğretim matematik öğretmenlerinin TPAB düzeylerinin yüksek olduğu belirlenmiştir. TPAB ile özyeterlik arasında pozitif ve anlamlı korelasyonlar bulunduğu; özyeterlik ile en yüksek ilişkili altboyutun pedagoji bilgisi olduğu, en düşük ilişkili altboyutun ise teknoloji bilgisi olduğu görülmüştür. Ayrıca TPAB'nin tüm altboyutlarının özyeterlik için anlamlı yordayıcılar olduğu belirlenmiştir.
The relationship between Turkish EFL teachers' attitudes towards Educational Information Network (EBA) and their Technological Pedagogical Content Knowledge (TPACK) levels
The most common online educational platform in Turkey is Educational Information Network (EBA). It was designed in order to increase the effective use of technology in classes. Considering the importance of teachers' role in integrating technology into lessons, teachers are required to be competent in technology, content and pedagogy knowledge. How competent teachers' feel themselves about their TPACK levels may have an impact on their attitudes towards using EBA platform.The purpose of the present study was to investigate the relationship between Turkish EFL teachers' attitudes towards EBA and their TPACK levels. Descriptive quantitative research design was used in the study. To investigate the relationship, correlational study method was adapted. The participants consisted of 372 EFL teachers working in Hatay, Turkey. The data were collected through EBA Attitude Scale and EFL TPACK Survey. According to the analysis of the data, it was revealed that EFL teachers' attitudes towards EBA were positive and they have sufficient levels of TPACK. Moderate positive correlation was determined between teachers' attitudes towards EBA and their TPACK levels. No significant difference was found in EFL teachers' attitudes towards EBA depending on their gender, age, educational status, teaching experience and type of school. It was revealed in the study that there was a significant difference between teachers' age and their TCK and TPACK levels. Teachers in the age group of 31-40 had higher levels of TCK and TPACK scores than other groups. Considering the type of school variable, secondary school EFL teachers were found to be more competent in TPACK. Significant difference was found in EFL teachers' TK and TPACK levels depending on their teaching experience. Teachers with 1-5 years of teaching experience were found to be more competent in TK while teachers with 6-10 years of teaching experience were more competent in TPACK. At the end of the study, implications both for teachers and educational authorities were suggested. Keywords: Educational Information Network, Technological Pedagogical Content Knowledge, EFL teachers
Teknoloji entegrasyonunun modellenmesinde öğretmenlerin teknolojik pedagojik içerik bilgileri, düşünme yapıları ve teknoloji ile öğretim yapmaya ilişkin duygularının rolü
Bu çalışmada, öğretmenlerin eğitsel amaçlar için BİT kullanımları, teknolojik pedagojik içerik bilgileri (TPİB), düşünme yapıları ve teknoloji ile öğretim yapmaya ilişkin duyguları ile ilgili var olan durumlarının betimlenmesi, bu değişkenlerin demografik özelliklere göre farklılaşması ve değişkenlerin birbiri ile olan ilişkilerinin incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırmaya, İzmir ilinde ilk ve orta kademede görev yapan 298 öğretmen katılmıştır. Verilerin toplanmasında, eğitimde Bilgi ve İletişim Teknolojileri (BİT) kullanımını sınıflama ölçeği, TPİB ölçeği, teknoloji ile öğretim yapmaya ilişkin duygu ölçeği ve öğretmen düşünme yapısı ölçeği kullanılmıştır. Bu ölçme araçları arasında yer alan öğretmenlerin teknoloji ile öğretim yapmaya ilişkin duygu ölçeği ve öğretmen düşünme yapısı ölçeği, araştırma kapsamında Türkçeye uyarlanmış olup; geçerlik ve güvenirlik çalışmaları yapılmıştır. Araştırmada öğretmenlerin BİT kullanımı, öğretimden önce BİT kullanımı, öğretimi örgütleme ve öğrenmeyi güçlendirme olmak üzere üç başlık altında incelenmiştir. Araştırmanın sonuçları, öğretmenlerin eğitsel BİT kullanımları, TPİB, teknoloji ile öğretim yapmaya ilişkin duyguları (keyif ve kaygı) ve düşünme yapısı puanlarının cinsiyete ve kişisel BİT deneyimine göre farklılaşmadığını göstermiştir. Mesleki BİT deneyimine göre, öğretim önce BİT kullanımı, öğretimi örgütlemek için BİT kullanımı ve teknoloji ile öğretim yapmaya yönelik kaygı ve keyif duygu puanlarında anlamlı farklılıklar olduğu belirlenmiştir. Mevcut çalışmada, öğretmenlerin BİT kullanımlarının yordanmasında söz konusu değişkenlerin birbiri ile ilişkilerini içeren bir yapısal eşitlik modeli test edilmiştir. İleri sürülen model, öğrenmeyi güçlendirmek için BİT kullanımındaki varyansın %67'sini, öğretimi örgütlemek için BİT kullanımının %57'sini, öğretimden önce BİT kullanımının %29'unu açıklamıştır. Ayrıca, ileri sürülen yapısal modelde yer alan 16 hipotezin v dokuzunun desteklendiği belirlenmiştir. Buna göre, öğretmenlerin gelişimsel düşünme yapısının TPİB üzerinde pozitif yönde etkisi olduğu saptanmıştır. TPİB'in, kaygı duygusu üzerinde negatif; keyif duygusu ve öğrenmeyi güçlendirmek için BİT kullanımı üzerinde pozitif etkisi olduğu bulunmuştur. Keyif duygusunun, öğretmenlerin eğitsel BİT kullanım türlerinin tamamı üzerinde pozitif bir etkisi olduğu; bununla birlikte kaygı duygusunun BİT kullanım biçimleri üzerindeki etkisinin anlamlı olmadığı tespit edilmiştir. Bu bulgulara ek olarak, öğretimden önce BİT kullanımının, öğretimi örgütlemek için BİT kullanımı üzerinde pozitif yönde etkisi olduğu görülmüştür. Öğretimi örgütlemek için BİT kullanım tipinin, öğrenmeyi güçlendirme için BİT kullanımında olumlu yönde bir etkisi olduğu saptanmıştır. Anahtar kelimeler: Teknoloji entegrasyonu, BİT kullanımı, TPİB, Öğretmen Duyguları, Öğretmen Düşünme Yapısı
Sınıf öğretmenlerinin teknolojik pedagojik alan bilgisi düzeyleri ve uzaktan eğitim sürecinde fen bilimleri dersi bağlamında görüşlerinin belirlenmesi
Bu araştırma, sınıf öğretmenlerinin teknolojik pedagojik alan bilgisi düzeylerini ve uzaktan eğitim sürecinde Fen Bilimleri dersi bağlamında görüşlerinin belirlenmesini amaçlamaktadır. Bu doğrultuda Ankara ili merkez ilçelerinde görev yapmakta olan 309 sınıf öğretmeni, araştırmanın örneklemini oluşturmaktadır. Araştırmanın nitel yöntemi için; aynı örneklemden 24 sınıf öğretmeni seçilmiş; seçim ölçütü görev yapılan ilçelerin sosyoekonomik durumlarına göre tabakalandırılarak seçilmiştir. Karma yöntem deseninin kullanıldığı çalışmada nicel araştırma yöntemi için tarama modeli; nitel araştırma modeli için durum çalışması kullanılmıştır. 'Teknolojik Pedagojik Alan Bilgisi Ölçeği' ve 'Yarı Yapılandırılmış Görüşme Formu' araştırmanın veri toplama araçları olup; TPAB Ölçeğinin istatistiksel analizleri SPSS paket programı ile yapılmış; uzaktan eğitim sürecinde Fen Bilimleri dersine yönelik görüşlerin belirlenmesi içerik analizi yaklaşımı ile gerçekleştirilmiştir. Verilerin normal dağılım göstermediği tespit edilip; bu sebeple parametrik olmayan testler kullanılmıştır. Cinsiyet, teknoloji destekli hizmet içi eğitim alıp almama, teknoloji kullanım seviyelerine ilişkin algı değişkenlerinde Mann – Whitney U testi kullanılırken; mesleki kıdem yılı ve eğitim verilen sınıf seviyesi değişkenlerindeKruskal – Wallis H testi kullanılmıştır. Bu doğrultuda araştırmada yer alan sınıf öğretmenlerinin TPAB düzeyleri 'düşük' düzeyde çıkarken; cinsiyet, mesleki kıdem yılı, eğitim verilen sınıf seviyesi, teknoloji destekli hizmet içi eğitim alıp almama, teknoloji kullanma seviyesi algısı değişkenleri üzerinde anlamlı farklılık olmadığı belirlenmiştir. Uzaktan eğitim sürecinde Fen Bilimleri dersi için, katılımcılar eğitim öğretim sürecinde yeni teknolojik araçlarla dersi işlediklerini bu sebeple teknolojik olarak kendilerini geliştirdiklerini belirtmişlerdir. Daha çok düz anlatım ve soru-cevap yöntemleri kullanılıp; video desteği ile konuların anlaşılmayan, tekrar edilmesi gereken kısımlarında slayt, sunum, görsel araç desteğinden yararlandıklarını belirtmişlerdir. Fen bilimleri dersi için özellikle deney gösterimi sırasında video desteğinden yararlanıldığı; gösterip- yaptırma, balık kılçığı, arkası yarın tekniklerinin Fen Bilimleri dersi için uygun olduğu katılımcılar tarafından belirtilmiştir. Teknoloji desteği ile, öğrencilerin ilgi, motivasyon ve isteklerinin arttığı; dikkat süresinin uzaktan eğitim süreci Fen Bilimleri dersinde diğer branşlara göre daha iyi düzeyde olduğu da katılımcılar tarafından belirtilmiştir. Teknoloji desteği ile, öğrencilerin ilgi, motivasyon ve isteklerinin arttığı; dikkat süresinin uzaktan eğitim süreci Fen Bilimleri dersinde diğer branşlara göre daha iyi düzeyde olduğu da katılımcılar tarafından belirtilmiştir. Uzaktan eğitim sürecinde öğretmenler, veli desteğinin önemli olduğunu belirtip; ödev iletimi, ders öncesi gerekli araç-gereçlerin sağlanıp uygun ders ortamının oluşturulması vb. durumlarda veli faktörünün önemli olduğunu belirtmişlerdir. Teknoloji entegresi ile yapılan Fen Bilimleri dersinin, dersin kalıcılığı üzerinde olumlu etkisinin olduğu da belirtilen görüşler arasındadır.
Sınıf öğretmenlerinin teknolojik pedagojik alan bilgisi ile mesleki profesyonelliği arasındaki ilişkinin incelenmesi
Bu araştırmanın genel amacı; sınıf öğretmenlerinin teknolojik pedagojik alan bilgisi ile mesleki profesyonelliği arasındaki ilişkisini ortaya koymaktır. Araştırmanın evreni 2018-2019 eğitim-öğretim yılı süresinde Adana ili merkez ve Karataş ilçesi ilkokullarında görev yapan sınıf öğretmenleri, örneklemi ise Adana ili dört merkez ilçe ve Karataş ilçesindeki resmi ilkokullarda görev yapan 257 sınıf öğretmeni oluşturmaktadır. Bu çalışma tarama modelinin kullanıldığı betimsel bir çalışmadır. Araştırmanın veri toplama araçları olarak Schmidt, Baran, Thompson, Mishra, Koehler ve Shin, (2009) tarafından geliştirilen ve Türkçe uyarlaması, geçerliği ve güvenirliği Öztürk ve Horzum (2011) tarafından yapılan "Teknolojik Pedagojik İçerik Bilgisi Ölçeği" ile Yılmaz ve Altınkurt (2014) tarafından geliştirilen "Öğretmenlerin Mesleki Profesyonellik Ölçeği" kullanılmıştır. Elde edilen veriler SPSS 22 programına girilerek analiz edilmiştir. Araştırmanın bağımlı değişkeni olan "Öğretmenlerin Mesleki Profesyonelliği" ile bağımsız değişkeni olan "Teknolojik Pedagojik Alan Bilgisi" ve demografik değişkenler arasındaki ilişkiler t testi, tek yönlü varyans analizi ve korelasyon yöntemi ile incelenmiştir. Çalışma sonucunda sınıf öğretmenlerinin teknolojik pedagojik alan bilgisi ile mesleki profesyonellikleri arasında orta düzeyde pozitif yönde ilişki olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Ayrıca sınıf öğretmenlerinin teknolojik pedagojik içerik bilgisi alt boyutlarında pedagojik bilgi alt boyunun en yüksek ortalamaya sahip olduğu, teknoloji bilgisi alt boyutunun ise en düşük ortalamaya sahip olduğu sonucu ortaya çıkmıştır. Öğretmenlerin mesleki profesyonelliği alt boyutlarında ise en yüksek ortalamanın duygusal emek alt boyutu, en düşük ortalamanın ise kişisel gelişim alt boyutunun olduğu sonucuna varılmıştır. Teknolojik pedagojik içerik bilgisi alt boyutları ile demografik değişkenler arasındaki ilişkilerin incelenmesi sonucunda sınıf öğretmenlerinin eğitim düzeylerine, hizmet süresine ve teknolojiye erişe bilirlik düzeylerine göre anlamlı bir fark olmadığı ancak cinsiyete göre dört alt boyutta erkek öğretmenler lehine, yaş aralığına göre bir alt boyutta 41 ve üzeri yaş aralığında olanlar lehine, teknolojiye kullanma seviyelerine göre beş alt boyutta yeterli cevabını verenler lehine ve hizmet içi eğitime katılıp katılmama durumlarına göre tüm alt boyutlarda evet cevabını verenler lehine anlamlı bir farklılaşma olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Teknolojik pedagojik içerik bilgisi, mesleki profesyonellik, sınıf öğretmenleri
Uzaktan eğitim yöntemiyle verilen bilişim teknolojileri dersinin öğretmen adaylarının BİT yeterliliklerine ve teknolojik pedagojik içerik bilgilerine etkisi
Bu araştırmanın amacı, uzaktan eğitim yöntemiyle verilen bilişim teknolojileri dersinin öğretmen adaylarının BİT yeterliklerine ve teknolojik pedagojik içerik bilgilerine etkisini araştırmaktır. Bu amaçla Bilişim teknolojileri dersini uzaktan eğitim yöntemi ve yüz yüze eğitim yöntemiyle alan öğretmen adaylarının BİT yeterlik, teknolojik pedagojik içerik bilgi ve teknoloji entegrasyonuna yönelik öz-yeterlik düzeyleri arasında anlamlı farklılık olup olmadığı incelenmiştir. Araştırmaya 10 üniversitenin eğitim fakültesinde öğrenim gören 413 öğretmen adayı katılmıştır. Araştırmada nedensel karşılaştırma deseni kullanılmıştır. Verilerin toplanmasında Tondeur vd. (2017) tarafından geliştirilen ve Mumcu, Uslu ve Geriş (2018) tarafından Türkçeye uyarlanan "Bilgi ve İletişim Teknolojileri Yeterlilikleri Ölçeği", Kabakçı Yurdakul ve diğ. (2012) tarafından geliştirilen "Teknolojik Pedagojik İçerik Bilgisi Yeterlikleri Ölçeği" ile Wang, Ertmer ve Newby (2004) tarafından geliştirilen ve Ünal ve Teker (2018) tarafından Türkçeye uyarlanan "Teknoloji Entegrasyonuna Yönelik Öz-Yeterlik Algısı Ölçeği" kullanılmıştır. Verilerin analiz edilmesinde araştırmanın amacına uygun olarak betimsel istatistiklerin yanı sıra ortalamalar arasındaki farkın anlamlılığını test etmek için bağımsız örneklemler için t-testi ve tek yönlü varyans analizi kullanılmıştır. Bilişim teknolojileri dersini uzaktan eğitim yöntemi ve yüz yüze eğitim yöntemiyle alan öğretmen adayları arasında BİT yeterlik, teknolojik pedagojik içerik bilgi ve teknoloji entegrasyonuna yönelik öz-yeterlik düzeyleri açısından, alt boyutlar dâhil olmak üzere, anlamlı bir farklılık bulunmamıştır. Öğretmen adaylarının cinsiyetlerine göre BİT yeterlikleri, teknolojik pedagojik içerik bilgileri ve teknoloji entegrasyonuna yönelik öz-yeterlikleri açısından anlamlı bir farklılık bulunmamıştır. Öğretmen adaylarının sınıf düzeylerine, eğitim hayatında kullandığı kendine ait bilgisayarı olma durumuna ve algıladığı teknolojiyi kullanma becerisine göre BİT yeterlikleri, teknolojik pedagojik içerik bilgileri ve teknoloji entegrasyonuna yönelik özyeterlikleri açısından anlamlı bir farklılık bulunmuştur. Anahtar Kelimeler: BİT entegrasyonu, öğretmen adayları, BİT yeterlikleri, teknolojik pedagojik içerik bilgisi, BİT entegrasyonuna yönelik öz-yeterlikleri
Sınıf öğretmenlerinin teknolojik pedagojik alan bilgileri ile öğretmen öz yeterlik inançlarının incelenmesi
Bu araştırmanın amacı; sınıf öğretmenlerinin teknolojik pedagojik alan bilgileri ile öğretmen öz yeterlik inançlarını incelemektedir. Araştırma genel tarama modellerinden ilişkisel tarama modeli kullanılarak yürütülmüştür. Araştırmanın evreni 2020- 2021 Manisa İl Millî Eğitim Müdürlüğü'ne bağlı 432 resmî kurumda görev yapan 3656 sınıf öğretmeninden oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemi ise tabakalı örnekleme yöntemi ile belirlenmiş olup, 150 ilkokulda görev yapan 1127 sınıf öğretmeninden oluşturmaktadır. Araştırmada veriler online olarak, üç bölümden oluşan veri toplama araçları kullanılarak toplanmıştır. Veri toplama aracının birinci bölümünde araştırmanın amaçları doğrultusunda hazırlanan ve geliştirilen "Kişisel Bilgi Formu", ikinci bölümde Kaya ve Dağ (2013) tarafından geliştirilen "Sınıf Öğretmenlerine Yönelik Teknolojik Pedagojik İçerik Bilgisi Ölçeği", üçüncü bölümde ise Çolak ve diğerleri (2017) tarafından geliştirilen "Öğretmen Öz Yeterlik İnancı Ölçeği" bulunmaktadır. Verilerin analizi için SPSS 26.0 programının kullanıldığı çalışmada, öğretmenlerin teknolojik pedagojik alan bilgileri ile öğretmen öz yeterlik inançları arasındaki ilişkiyi bulmak için Pearson Korelasyon analizi yapılmıştır. Çalışmada sınıf öğretmenlerinin teknolojik pedagojik alan bilgileri ile öğretmen öz yeterlik inançlarının demografik özelliklere farklılık gösterip göstermediğini bulmak için Levene's Testi, Bağımsız Gruplar için t-Testi, Tek Yönlü Varyans Analizi (ANOVA) ve Kruskal Wallis-H testi kullanılmıştır. Araştırma sonucunda sınıf öğretmenlerinin teknolojik pedagojik alan bilgileri ve öğretmen öz yeterlik inançlarının yüksek düzeyde olduğu görülmüştür. Sınıf öğretmenlerinin teknolojik pedagojik alan bilgileri; yaş, bilgisayar teknolojileri kullanım süresi ve mobil teknolojileri kullanım süresi değişkenlerine göre istatistiksel anlamlı farklılıklar gösterirken; cinsiyet, mesleki kıdem, eğitim düzeyi, mezun olunan program ve görev yeri değişkenleri bakımından istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık göstermediği sonuçlarına ulaşılmıştır. Ayrıca sınıf öğretmenlerinin öğretmen öz yeterlik inançları; mesleki kıdem, eğitim düzeyi, bilgisayar teknolojilerini kullanım süresi ve mobil teknolojileri kullanım süresi değişkenleri açısından istatistiksel olarak anlamlı farklılık göstermiş; cinsiyet, yaş, mezun olunan program ve görev yeri değişkenleri açısından ise istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık göstermemiştir. Son olarak yapılan Pearson Korelasyon Analizi ile sınıf öğretmenlerin teknolojik pedagojik alan bilgileri ile öğretmen öz yeterlik inançları arasında yüksek düzeyde pozitif ve anlamlı bir ilişki olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar kelimeler: Teknolojik Pedagojik Alan Bilgisi, Öğretmen Öz Yeterlik İnancı, Sınıf Öğretmenleri.
ETwinning kullanan ve kullanmayan okul öncesi öğretmenlerinin acil uzaktan eğitim süreçlerinin incelenmesi
eTwinning kullanan ve kullanmayan okul öncesi öğretmenlerinin acil uzaktan eğitim(AUE) süreçlerinin incelendiği bu araştırma nitel araştırma yönteminin olgubilim deseninde gerçekleştirilmiştir. Bu araştırmada Adana'nın farklı ilçelerine bağlı resmi anasınıfı ve resmi bağımsız anaokullarında görev yapan eTwining kullanan sekiz, eTwinning kullanmayan sekiz okul öncesi öğretmeni ile yarı yapılandırılmış görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Katılımcılar ölçüt örnekleme ile belirlenmiştir. Verilerin analizinde içerik analizi kullanılmıştır. Araştırma bulgularına göre okul öncesi öğretmenleri AUE'ye geçilmesiyle olumlu ve olumsuz duygular yaşamıştır. Okul öncesi öğretmenlerinin AUE süreçleri; hazırlık, uygulama ve değerlendirme süreçlerinden oluşmaktadır. Öğretmenler, fırsat eşitsizliğiyle ilgili, ailelerle yaşadıkları ve tekno-pedagojik deneyimsizlikleri ile ilgili güçlüklerden bahsetmiştir. AUE'nin etkileşimin az olması, gelişim alanlarının bütüncül bir şekilde desteklenememesi, objektif bir değerlendirmenin yapılamaması, nasıl yürütüleceği ile ilgili bilgi eksikliklerinin olması ve teknoloji bağımlılığını artırması gibi sınırlılıkları bulunmaktadır. Öğretmenler, AUE'yi genellikle dezavantajlı görmektedir. Bahsedilen çok az avantaj ise teknolojinin eğitim için kullanılabileceğini göstermesi, eğitimin sürekliliğini sağlaması, dijital yetersizlikleri göstermesi ve dijital becerileri geliştirmesi, öğretmen-aile iletişimini kuvvetlendirmesi, aile katılımını artırması, odaklanmayı artırması ve ekonomik avantaj şeklindedir. eTwinning kullanan katılımcıların eTwinning kullanmayan katılımcılara göre AUE'ye kendilerini daha hazır hissettikleri, daha kolay uyum sağladıkları ve süreç içerisinde daha az güçlükle karşılaştıkları görülmüştür. Öğretmenler, uzaktan eğitimin tüm katılımcılarının teknolojik ve pedagojik bilgi ve deneyimlerinin artırılmasını, uzaktan eğitim içeriklerinin zenginleştirilmesini ve fırsat eşitliğinin sağlanmasını önermiştir. Anahtar kelimeler: Okul öncesi eğitim, acil uzaktan eğitim, eTwinning
Lise öğretmenlerinin teknolojik pedagojik alan bilgileri ile dijital veri güvenliği farkındalığı arasındaki ilişki
Bu araştırmanın amacı, liselerde görev yapan öğretmenlerin Teknolojik Pedagojik Alan Bilgisi (TPAB) düzeyleri ile dijital veri güvenliği farkındalıkları(DVGF) arasındaki ilişkiyi incelemektir. Araştırmada elde edilen bulgulara göre TPAB yeterlik düzeyi ile DVGF düzeyi arasında pozitif bir ilişki bulunmaktadır. Bu bağlamda TPAB yeterlik düzeyi yüksek olan öğretmenlerin DVGF düzeylerinin de yüksek olduğu belirlenmiştir. Elde edilen bulgular, Bilişim Teknolojileri öğretmenlerinin TPAB yeterlik düzeyi ve dijital veri güvenliği farkındalığı düzeyinin diğer branşlardaki öğretmenlerinkine göre daha yüksek olduğunu ortaya koymuştur. Ayrıca cinsiyet açısından, erkek öğretmenlerin kadın öğretmenlere göre daha yüksek TPAB yeterlik düzeyi ve dijital veri güvenliği farkındalık düzeyine sahip olduğu belirlenmiştir. Öte yandan, günlük dört saat ve üzeri bilgisayar kullanan öğretmenlerin TPAB yeterlik düzeyleri ve DVGF düzeylerinin daha yüksek olduğu tespit edilmiştir. Buna karşın, öğretmenlerin kıdemleri ile TPAB yeterlik düzeyleri ve DVGF düzeylerinin arasında anlamlı bir ilişki görülmemiştir. Bu bağlamda, öğretmenlerin teknoloji entegrasyon süreçlerinde yalnızca pedagojik bilgiyle sınırlı kalmayıp, dijital güvenlik farkındalıklarını da geliştirmeleri, hem öğrenciler için daha güvenli bir öğrenme ortamı yaratacak hem de dijital çağın gerekliliklerine uyum sağlamalarına katkı sağlayacaktır.
Sosyal bilgiler ve sınıf öğretmen adaylarının coğrafya öğretimine yönelik teknolojik pedagojik ve alan bilgisi yeterlilikleri
Bu çalışmanın amacı; Teknolojik, Pedagojik ve Alan Bilgisi Ölçeği ile sosyal bilgiler ve sınıf öğretmen adaylarının coğrafya öğretimine yönelik TPAB düzeyleri ve bu düzeyler (TB, PB, AB, TPB, TAB, PAB ve TPAB) arasındaki ilişkileri çok yönlü incelemektir. Araştırmanın örneklem grubu Gaziantep Eğitim Fakültesi ile Nizip Eğitim Fakültesinde okumakta olan Sınıf öğretmeni ve Sosyal Bilgiler öğretmen adaylarından oluşmaktadır. Araştırma bulgularına göre; katılımcı grubun büyük bölümünün kişisel bilgisayarı bulunmamaktadır. Öğrenim gördükleri yükseköğretim kurumunda ihtiyaç duyduğu teknolojiye ulaşamamaktadır. Daha önceden teknolojiye yönelik herhangi bir eğitim almamışlardır. Bununla birlikte katılımcı grubun Teknolojik, Pedagojik ve Alan Bilgisi Ölçeğinden elde edilen puanlar göz önünde bulundurulduğunda alan bilgisi (AB) yeterliliği sadece öğrencinin kendine ait bilgisayarının olması durumu, okuduğu bölüm ve ebeveyn eğitim durumu ile anlamlı düzeyde ilişkili iken, diğer bileşenler, yani TB, PB, PAB, TAB, TPB ve TPAB bilgi düzeyleri ise bu üç değişkene ek olarak, öğrenim gördüğü eğitim kurumundaki teknolojik olanaklara erişebilme durumundan; teknoloji ile ilgili daha önceden herhangi bir eğitim alıp almama durumu ile ilişkili olduğu görülmektedir.
Fen bilimleri öğretmenlerinin ve öğretmen adaylarının teknoloji öz-yeterlik düzeylerinin ve eğitimde teknoloji kullanım amaçlarına yansımalarının incelenmesi
Bu araştırmada, fen bilimleri öğretmenlerinin ve öğretmen adaylarının eğitimde teknoloji kullanımı öz-yeterlik düzeylerinin bazı değişkenlere göre incelenmesi amaçlanmıştır. Ayrıca, araştırmanın bir diğer amacı, fen bilimleri öğretmenlerinin derslerinde teknoloji kullanmalarına yönelik görüşlerinin alınmasıdır. Araştırmanın katılımcılarını, 2021-2022 eğitim-öğretim yılında Kastamonu İl Milli Eğitim Müdürlüğü'ne bağlı ortaokullarda görev yapan 227 fen bilimleri öğretmeni ve Kastamonu Üniversitesi, Eğitim Fakültesi, Matematik ve Fen Bilimleri Eğitimi Bölümü, Fen Bilgisi Öğretmenliği Programında öğrenim gören 71 öğretmen adayı oluşturmaktadır. Araştırmada, nicel ve nitel araştırma yöntemlerinin bir arada kullanıldığı karma araştırma yönteminin bir çeşidi olan sıralı açıklayıcı desen kullanılmıştır. Araştırmanın nicel verileri, fen bilimleri öğretmenlerine ve öğretmen adaylarına uygulanan Eğitimde Teknoloji Kullanımı Öz-Yeterlik Ölçeği ile, nitel verileri ise 12 fen bilimleri öğretmenine uygulanan Yarı Yapılandırılmış Görüşme Formu ile toplanmıştır. Araştırmadan elde edilen nicel veriler, SPSS paket programı ile, nitel veriler ise betimsel olarak analiz edilmiştir. Verilerin analizi sonucunda, fen bilimleri öğretmenlerinin çoğunluğunun (%82,38) eğitimde teknoloji kullanımı öz-yeterlik düzeyleri "çok yüksek", fen bilgisi öğretmen adaylarının ise yaklaşık yarısının (%50,70) eğitimde teknoloji kullanımı öz-yeterlik düzeyleri "yüksek" olarak tespit edilmiştir. Fen bilimleri öğretmenlerinin eğitimde teknoloji kullanımı öz-yeterlik düzeyleri, cinsiyet ve eğitim seviyesi değişkenlerine göre farklılaşma gösterirken, yaş ve kıdem yılı değişkenlerine göre farklılaşmadığı görülmüştür. Erkek ve lisansüstü eğitim seviyesine sahip fen bilimleri öğretmenlerinin eğitimde teknoloji kullanımı öz-yeterlik düzeylerinin daha yüksek olduğu tespit edilmiştir. Fen bilgisi öğretmen adaylarının eğitimde teknoloji kullanımı öz-yeterlik düzeyleri cinsiyet, anne ve baba eğitim seviyeleri değişkenlerine göre farklılaşmazken, sınıf seviyesi değişkenine göre ise 1. sınıf ile 2. sınıf arasında, 2. sınıf lehine ve 1. sınıf ile 4. sınıf arasında 4. sınıf lehine anlamlı bir farklılık tespit edilmiştir. Araştırmanın nitel verilerinin analiz sonucunda, fen bilimleri öğretmenleri derslerinde özellikle konuların pekiştirilmesinde, kalıcı öğrenmenin sağlanmasında, dersi daha dikkat çekici hale getirmede teknolojiyi kullandıklarını belirtmişlerdir. Özellikle teknoloji öz-yeterlik düzeyi yüksek olan fen bilimleri öğretmenlerinin derslerinde teknolojiyi kullanım amaçlarını daha iyi gerekçelendirdikleri görülmüştür. Araştırmadan elde edilen bulgular ışığında, fen bilimleri öğretmenlerine ve fen bilgisi öğretmen adaylarına fen eğitiminde teknolojiden sıklıkla yararlanmaları önerilmektedir.
Matematik öğretiminde sanal manipülatif ve simülasyon kullanımına ilişkin öğretmen görüşleri
Sanal manipülatif ve simülasyonların matematik öğretiminde kullanılmasıyla soyut kavramların somutlaştırılacağı, matematik derslerinin daha ilgi çekici hale getireceği, daha fazla duyu organının öğretime entegre edilmesiyle kalıcı öğrenmelerin sağlanacağı varsayılmaktadır. Matematik öğretiminde sanal manipülatif ve simülasyon kullanımının etkili hale gelmesi için okul öncesinden üniversiteye kadar matematik derslerinin teknolojik araç ve eğitsel yazılımlarla desteklenmelidir. Bu nedenle matematik öğretiminde söz hakkı olan okul öncesi, ilkokul, ortaokul matematik ve lise matematik öğretmenlerinin sanal manipülatif ve simülasyonları tanımaları ve derslerde kullanım durumu önem arz etmektedir. Öğretmenlerin teknolojik pedagojik alan bilgisi sanal manipülatif ve simülasyonların matematik derslerinde kullanımını etkilemektedir. Bu bağlamda, bu çalışmanın amacı öğretmenlerin matematik öğretiminde sanal manipülatif ve simülasyon kullanım durumları ve görüşlerinin belirlenmesidir. Araştırma tarama modeliyle desenlenmiş betimsel bir çalışmadır. Okul öncesi, ilkokul, ortaokul matematik ve lise matematik öğretmenlerine matematik öğrenme alanlarında sanal manipülatif ve simülasyon kullanma durumları, biçimlendirici değerlendirme araçlarını kullanım durumları, belirlenen sanal manipülatif ve simülasyon sitelerinin matematik öğretiminde kullanım sıklıklarının branşlara göre dağılımı, matematik öğretiminde sanal manipülatif ve simülasyon kullanımına ilişkin görüşler, matematik öğretiminde sanal manipülatif kullanımını öğretmenlere ve velilere tavsiye etme durumu incelenmiş ve sonuçlar rapor edilmiştir. Araştırma verilerinin analizinde frekans dağılımları ve yüzdeler elde edilmiştir. Ankete katılan öğretmenlerin %70'inden fazlası matematik öğretiminde Web 2.0 araçlarını hiç kullanmadıklarını belirtmişlerdir. Okul öncesi öğretmenlerinin %77,8'i matematik derslerinde sanal manipülatif ve simülasyonların kullanımı "Matematik ve bilişim teknolojileri arasındaki ilişkiyi arttırır" görüşüne, İlkokul öğretmenlerinin %78'i "Soyut kavramların somutlaştırılmasında etkilidir" görüşüne, ortaokul matematik öğretmenlerinin %77,5'i "Daha fazla duyu organının öğrenme ortamına dahil olmasını sağlar" görüşüne, lise matematik öğretmenlerinin ise %67,6'sı "Matematik ile ilgili kavramların daha iyi anlaşılmasını sağlar" ve "Soyut kavramların somutlaştırılmasında etkilidir" görüşlerine kesinlikle katıldıklarını ifade etmişlerdir. ANAHTAR KELİMELER:Matematik Öğretimi, Sanal manipülatif ve simülasyon.
Sosyal bilgiler öğretmen adaylarının teknopedagojik alan bilgisi ve teknolojiye yönelik inançlarının incelenmesi
Bu çalışma, Sosyal Bilgiler öğretmen adaylarının teknopedagojik alan bilgisi (TPAB) yeterliliklerini ve teknolojiye yönelik inanç düzeylerini tespit ederek bunlar arasındaki ilişkiyi; cinsiyet, yaş, üniversite, mezun olunan lise, haftalık bilgisayar kullanma süresi ile teknolojiyi kullanma bilgi ve becerisi değişkenlerine göre incelemek amacıyla yapılmıştır. İlişkisel tarama modelinin kullanıldığı bu araştırmanın katılımcılarını Kastamonu ve Gazi Üniversitelerinde öğrenim gören Sosyal Bilgiler Öğretmenliği 4. sınıf öğrencileri oluşturmuştur. Araştırmanın ölçme araçları, gerekli izinler alındıktan sonra bu araştırmaya uyarlanarak uzman görüşleri alınan, geçerlilik-güvenilirlik kontrolleri yapılan TPAB Ölçeği ve Teknoloji İnanç Ölçeği'dir. Veriler, SPSS 20 istatistik paket programı ile analiz edilmiştir. Verilerin analizinde frekans, yüzde, aritmetik ortalama analizlerinin yanında Shapiro-Wilk, t-test, ANOVA, Levene ve korelasyon analizleri de kullanılmıştır. Nicel verilerden oluşan bu çalışmada, elde edilen verilerin analizi sonucunda; Sosyal Bilgiler öğretmen adaylarının, web teknolojilerini okul ortamından çok kişisel kullanımlarında tercih ettikleri anlaşılmıştır. Katılımcıların yarıdan fazlası, teknoloji bilgi ve beceri düzeyi konusunda kendilerini yeterli olarak değerlendirmişlerdir. Adayların TPAB düzeyi yeterli seviyede tespit edilmiş ayrıca cinsiyet, mezun olunan lise değişkenlerine göre farklılaşma görülmemiştir. Teknoloji İnanç Ölçeği'nden elde edilen bulgulara göre katılımcıların, her alanda teknoloji kullanımının faydalı ve gerekli olduğuna inandıkları anlaşılmıştır. Aynı ölçekte cinsiyet ile teknoloji kullanım bilgi ve beceri düzeyi değişkenlerinde anlamlı bir fark görülmemiştir. Çalışmada kullanılan ölçekler arasındaki korelasyonda ise pozitif ilişki bulunmuştur.
Fen bilimleri dersi bağlamında ders imecesi modelinin sınıf öğretmeni adaylarının teknolojik pedagojik alan bilgilerine (TBAP) yansımaları
Bu çalışmanın amacı ders imecesi modelinin fen bilimleri dersi bağlamında sınıf öğretmeni adaylarının Teknolojik Pedagojik Alan Bilgilerine (TPAB) yansımalarını incelemektir. Bu araştırma kapsamında çalışmaya başlamadan önce öğretmen adaylarına ders imecesi modeli hakkında bilgilendirme amaçlı küçük bir seminer düzenlenmiştir. Araştırmada nitel araştırma yöntemlerinden durum çalışması deseni kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu sınıf öğretmenliği programı dördüncü sınıf öğrencilerinden 12 öğretmen adayı oluşturmaktadır ve katılımcıların belirlenmesinde ölçüt örnekleme tekniği kullanılmıştır. Araştırmada beş haftalık bir süreç içerisinde elde edilen verilerin analizi içerik analizi ile yapılmıştır. Çalışmada veri toplama araçları olarak: sınıf içi uygulamalara dair gözlemler, odak grup görüşmesi, bireysel mülakatlar, öğretmen adaylarının günlükleri ve ders planı matriksleri kullanılmıştır. Öğretmen adayları dörder kişilik üç gruba ayrıldıktan sonra programda belirtilen konuya yönelik grup olarak ders planı hazırlamaları sağlanmıştır. "Araştırma Dersi" kapsamında hazırlanan plan haftalık belirtilen sınıfta belirlenen öğretmen adayı tarafından uygulanmıştır. Uygulama sonrası toplantılar ile ortaklaşa hazırlanan ders planlarının sınıf içi uygulamalara yansımalarına yönelik değerlendirmeler yapılmıştır. Araştırmanın sonucunda ders imecesi modelinin öğretmen adaylarının konu alan bilgisine dair kavramsal ve bilimin doğası bilgi alanlarına sınırlı bir oranda etkisi gözlenmiştir. Program bilgisine yönelik; konuya dair günlük hayattan örnekler verilmesi, ortak hareket edilmesinden kaynaklı akran öğrenimi, öğrenci seviyesine uygun materyal kullanımı, derse hazırlık yaparak gelinmesi gerektiği, ders kitabının doğru kullanımı gibi konularda ise daha fazla ilerlemeler kaydettikleri belirlenmiştir. Öğretmen adaylarının sınıf-içi uygulamalarda zaman zaman sınıf seviyesinin üstünde etkinlikler yaptırdığı ve kelimeler kullandığı gözlense de yansıtma toplantılarında öğretmen adayları hatalarının farkına vardıklarını belirtmiş ve öğretmen adaylarının hataları gidermek için çaba gösterdikleri gözlenmiştir. Öğretmen adaylarının bazen eksik ya da hatalı kullandıkları belirlense de özellikle son haftalara doğru dersin bölümlerine uygun ve farklı yöntem-teknik kullanmaya başladıkları görülmüştür. Aynı şekilde son haftalara doğru iki grubun konuya ve amaca uygun farklı değerlendirme etkinlikleri yaptıkları belirlenmiştir. Uygulamanın başında öğretmen adaylarının dijital teknolojiyi neredeyse hiç kullanmıyor seviyelerinde ve ortam bilgisine yönelik zaman ve sınıf yönetimi, konuya ve öğrenci seviyesine uygun sınıf dizaynında sıkıntı yaşadıkları gözlenirken çalışmanın sonuna doğru eksiklikler olsa da teknolojiyi sınıf-içi uygulamalara entegre ettikleri ve ortam bilgisine yönelik çaba gösterdikleri ve kısmi de olsa ilerleme kaydettikleri belirlenmiştir. Sonuç olarak bu çalışmada ders imecesi modeli uygulamaları neticesinde öğretmen adaylarının TPAB'ın tüm alt bileşenlerinde pozitif yönde ilerleme kaydettiklerini belirlenmiştir. Çalışmadan elde edilen sonuçlar doğrultusunda da ilgili eğitim paydaşlarına birtakım önerilerde bulunulmuştur.
Teknoloji destekli argümantasyon tabanlı öğretimin öğretmen adaylarının teknolojik pedagojik alan bilgisi öz değerlendirmelerine ve kavramsal anlayışlarına etkisi
Bu araştırmanın amacı, uygulama öncesinde öğretmen adaylarının dönüşüm geometrisi ile ilgili bilgilerinin ve TPAB öz değerlendirmelerinin hangi düzeyde olduğunu belirlemek, teknoloji destekli argümantasyon tabanlı bir dönüşüm geometrisi öğretiminin, öğretmen adaylarının dönüşüm geometrisi konusundaki akademik başarılarına, TPAB öz değerlendirme düzeylerine, dönüşüm geometrisi konusundaki kavramsal anlayışlarına etkisini araştırmak ve öğretmen adaylarının dönüşüm geometrisi öğretimi sürecinde gerçekleştirilen öğretim uygulamalarına ilişkin görüşlerini incelemektir. Araştırmada iç içe (gömülü) karma araştırma deseni kullanılmıştır. Araştırmanın nitel boyutunda nitel araştırma desenlerinden durum çalışması, nicel boyutunda ise deneysel araştırma desenlerinden ön test-son test kontrol gruplu yarı deneysel desen kullanılmıştır. Araştırma Analitik Geometri-I dersi kapsamında yürütülmüştür. Araştırmanın çalışma grubunu üçüncü sınıfta öğrenim görmekte olan 43 ortaokul matematik öğretmen adayı oluşturmuştur. Deney grubunda 21 öğretmen adayı, kontrol grubunda ise 22 öğretmen adayı yer almıştır. Veri toplama aracı olarak, uygulama öncesinde ve sonrasında Teknolojik Pedagojik Alan Bilgisi Öz-Değerlendirme Ölçeği (TPAB-ÖDÖ), Dönüşüm Geometrisi Başarı Testi (DGBT) kullanılmıştır. Ayrıca, uygulama sonrasında açık uçlu anketler kullanılmış ve her bir gruptan ikişer öğretmen adayı ile görüşmeler yapılmıştır. Uygulama sürecinde, deney grubunda teknoloji destekli argümantasyon tabanlı dönüşüm geometrisi öğretimi, kontrol grubunda ise mevcut öğretim yöntemi ile dönüşüm geometrisi öğretimi gerçekleştirilmiştir. Uygulama süreci haftada 3 ders saati olmak üzere toplam dört hafta (12 ders saati) sürmüştür. Nicel verilerin analizinde, grup içi karşılaştırma yapmak için bağımlı gruplar t testi ve gruplar arası karşılaştırma yapmak için bağımsız gruplar t testi kullanılmıştır. DGBT'den ve görüşmelerden elde edilen nitel verilerin analizinde betimsel analiz tekniğinden yararlanılmıştır. Açık uçlu anketlerden elde edilen nitel veriler içerik analizi yöntemi ile analiz edilmiştir. Araştırmada, başlangıçta öğretmen adaylarının dönüşüm geometrisi ile ilgili sahip oldukları bilgi birikiminin düşük düzeyde olduğu görülmüştür. İki grubun başlangıçtaki TPAB öz değerlendirmelerine bakıldığında, AB ve TB dışındaki tüm alt boyutlara ilişkin öz değerlendirmelerinin yüksek düzeyde olduğu, AB ve TB alt boyutlarına ilişkin öz değerlendirmelerinin ise orta düzeyde olduğu anlaşılmıştır. Uygulama süreci sonrasında, teknoloji destekli argümantasyon tabanlı dönüşüm geometrisi öğretiminin, öğretmen adaylarının bu konudaki akademik başarılarına ve kavramsal anlayışlarına olumlu etkisi olduğu, fakat TPAB öz değerlendirmelerine herhangi bir etkisi olmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Ayrıca, deney grubundaki öğretmen adaylarının teknoloji destekli argümantasyon tabanlı dönüşüm geometrisi öğretimiyle ilgili görüşlerinin genellikle olumlu, kontrol grubundaki öğretmen adaylarının mevcut öğretim yöntemiyle yapılan dönüşüm geometrisi öğretimiyle ilgili görüşlerinin ise genellikle olumsuz olduğu belirlenmiştir. ANAHTAR KELİMELER: Argümantasyon, teknoloji destekli öğretim, dönüşüm geometrisi, teknolojik pedagojik alan bilgisi (TPAB), öz değerlendirme
Din kültürü ve ahlak bilgisi öğretmenlerinin teknolojik pedagojik alan bilgisi yeterliklerinin incelenmesi
Bu araştırmanın temel amacı, din kültürü ve ahlak bilgisi öğretmenlerinin teknolojik pedagojik alan bilgisi (TPAB) yeterliliklerini belirlemek ve bu yeterliliklerinin çeşitli değişkenler açısından (cinsiyet, kıdem vb.) değişip değişmediğini tespit etmektir. Nicel araştırmalar kapsamında genel tarama (survey) modelinin kullanıldığı bu araştırmanın katılımcılarını, Kastamonu ili ve ilçelerinde bulunan ilkokul, ortaokul ve liselerde görev yapan 212 Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Öğretmeni oluşturmuştur. Araştırmada ölçme aracı olarak geçerlik ve güvenirlik çalışmaları yapılmış Teknolojik Pedagojik Alan Bilgisi Yeterlikleri (TPAB) Ölçeği kullanılmıştır. TPAB ölçeği 37 madde ve teknolojik bilgi (TB), pedagojik bilgi (PB), alan bilgisinin (AB), teknolojik pedagojik bilgi (TPB), teknolojik alan bilgisi (TAB), pedagojik alan bilgisi (PAB) ve teknolojik pedagojik alan bilgisi (TPAB) şeklinde 7 alt boyuttan oluşmuştur. Araştırma verilerinin analizi için SPSS 24.0 paket programı kullanılmıştır. Verilerin analizi yapılırken pearson korelasyon, aritmetik ortalama, frekans, yüzde hesaplamalarından yararlanılmıştır. Ayrıca Kolmogorov-Smirnov (K-S), Mann-Whitney U ve Kruskal-Wallis H testleri uygulanmıştır. Elde edilen bulgulara göre Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Öğretmenlerinin Teknolojik Pedagojik Alan Bilgisi (TPAB) yeterliklerinin genel anlamda yüksek olduğu belirlenmiştir. Ayrıca TPAB yeterliklerine ve alt boyutlarına (TB, PB, AB, TPB, TAB, PAB ve TPAB) bakıldığında Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Öğretmenlerinin cinsiyet, hizmet yılı ve lisans mezuniyet durumu değişkenleri bakımından anlamlı bir farklılaşma olmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Bunun yanında hizmet süresi değişkeni bakımından 6-10 yıl hizmet süresi olan öğretmenler; eğitim düzeyi değişkeni bakımından yüksek lisans ve doktora yapan öğretmenler; hizmet içinde teknoloji eğitimi alıp almaması durumuna göre eğitim alan öğretmenler; çalıştığı okul türü değişkeni bakımından imam hatip ortaokulunda görev yapan öğretmenler lehine pozitif yönde anlamlı bir şekilde farklılaşma olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
Sınıf öğretmenlerinin maddenin halleri ile saf madde ve karışım konuları kapsamında teknolojik pedagojik alan bilgilerinin belirlenmesi
Bu araştırmanın amacı, Sınıf Öğretmenlerinin Maddenin Halleri İle Saf Madde Ve Karışım Konuları Kapsamında Teknolojik Pedagojik Alan Bilgilerinin Belirlenmesi şeklinde belirlenmiştir. Nitel ve nicel araştırma yöntemlerinin birlikte kullanıldığı karma araştırma deseni ile yürütülen araştırmanın örneklemini 2018-2019 eğitim- öğretim yılında Elazığ ve ilçelerindeki ilkokul 4. sınıflarda görev yapan 101 öğretmen oluşturmuştur. Araştırmada sınıf öğretmenlerinin maddenin halleriyle saf madde ve karışım konularındaki konu alan bilgileri, bu konudaki pedagojik bilgileri (program bilgisi, öğrenme güçlükleriyle ilgili bilgi, öğretim stratejisi ve yöntem bilgisi, değerlendirme bilgisi) ve teknolojik bilgileri araştırılmıştır. Araştırmada TPAB ölçeği, Bilimin Doğası Görüş Anketi, ders senaryosu, ders planı matriksi ve mülakat soruları olmak üzere farklı veri toplama araçları kullanılmıştır. Araştırmadan elde edilen verilerin analizinde SPSS 22.0 istatistik programı kullanılmıştır. Araştırma sonuçlarından elde edilen bulgulara göre her iki grup sınıf öğretmenlerinin yeterli seviyede konu alan bilgisine sahip olmadığı sonucu ortaya çıkmıştır.Yine her iki grup sınıf öğretmenlerinin program, öğrenme güçlükleri, öğretim strateji/yöntem ve değerlendirme bilgileri ile ortam bilgileri bakımından da yeterli düzeyde bilgi sahibi olmadıkları sonucuna ulaşılmıştır. Benzer şekilde sınıf öğretmenlerinin genel ve konuya özgü teknolojik bilgi seviyeleri de yeterli düzeyde olmadığı sonucuna varılmıştır. Anahtar Kelimeler: Ders Planı Matriksi, Ders Senaryo Örneği, Maddenin Halleri, Saf Madde ve Karışım, Sınıf Öğretmeni, Teknolojik Pedagojik Alan Bilgisi
Farklı sınıf seviyelerindeki fen bilgisi öğretmen adaylarının yenilenebilir enerji konusunda teknolojik pedagojik bağlam bilgisi ve öğelerinin araştırılması
Örnek olay tarama metodunun kullanıldığı bu çalışmada, farklı sınıf seviyelerindeki Fen Bilgisi (FB) öğretmen adaylarının Yenilenebilir Enerji Konusundaki (YEK)- Teknolojinin Pedagojik Bağlam Bilgisi (TPBB) ve öğeleri araştırılmıştır. Bu çalışmada YEK-TPBB dönüşümcü model'e göre; alan, teknoloji, pedagoji ve bağlam bilgisinin birlikte etkileşiminden meydana gelen yeni bir alan olarak oluşturulmuştur. Çalışmada bağlam bilgisi; (1)Makro, (2)Mezo, (3)Sub-Mezo, (4)Mikro ve (5)Sub-Mikro bağlam olmak üzere farklı faktörleri içeren beş kategoride tanımlanmaktadır. Çalışmaya, 2014-2015 eğitim-öğretim yılı, FB öğretmenliği programında amaçlı örnekleme yöntemine göre seçilen 1.2.3 ve 4.sınıfta öğrenim gören toplam 36 FB öğretmen adayı katılmıştır. Çalışmada farklı sınıf seviyelerindeki FB öğretmen adaylarının TPBB'si ve sınıf içi öğretimleri (4.sınıf öğretmen adayları) nitel veri toplama tekniklerinin kullanıldığı üçgenleme/çeşitleme yaklaşımı ile araştırılmıştır. Öğretmen adaylarının TPBB ve öğelerini belirlemek için; 1-vignette tekniğine dayalı yarı-yapılandırılmış mülakat, 2-farklı bağlamlar ve 3-Zeynep öğretmen tasvirine yönelik yarı yapılandırılmış mülakatlar, 4-çizim, 5-içerik Sunumları Tekniği (İST), 6-doküman incelemesi; sınıf içi öğretimlerinin belirlenmesi için 7-video kayıtları ve 8-gözlem notları kullanılmıştır. Elde edilen verilerin analizi için, içerik analiz tekniği kullanılmıştır. Çalışmadan elde edilen bulgular, farklı sınıf seviyelerindeki öğretmen adaylarının birbirine yakın seviyede olduğunu ve YEK-TPBB'de yetersiz düzeyde olduklarını göstermiştir. Farklı sınıf seviyelerindeki FB öğretmen adaylarının, yenilenebilir enerji konusunun öğretim sürecinde çoğunlukla Makro ve Mezo bağlamı görmezden geldikleri daha çok Sub-Mezo, Mikro ve Sub-Mikro bağlamda kısmen bilimsel düzeyde oldukları belirlenmiştir. Özellikle teknolojinin entegre edildiği program materyal bilgisinde, 1.sınıf öğretmen adaylarının yarıdan fazlası bağlama ilişkin faktörleri görmezden gelerek bilimsel olmayan açıklamalarda bulundukları belirlenmiştir. Ayrıca, öğretmen adaylarının YEK'in öğretiminde teknolojik pedagojik farklı bağlamlar bilgisinde de yetersiz düzeyde oldukları tespit edilmiştir. Bunun yanı sıra, 4.sınıf öğretmen adaylarının sınıf içi öğretimlerinden elde edilen veriler, TPAB seviye tanımlarına göre (Karakaya Cırıt, Aydemir ve Kaya, 2014) analiz edilmiştir. Elde edilen veriler, öğretmen adaylarının büyük bir kısmının teknolojinin entegre edildiği öğrenme güçlüğü bilgisi ve değerlendirme bilgisinde, 1.aşamada (fark etme) bulunduklarını ve öğretim sürecinde Mikro bağlamı dikkate aldıklarını göstermiştir. Çalışmadan elde edilen sonuçlar, öğretmen yetiştirme sistemine yönelik tartışılmıştır.
Matematik öğretmenlerinin geometri alanına ilişkin teknolojik pedagojik alan bilgilerinin gelişiminin incelenmesi
Teknolojinin eğitim öğretim sürecinin ayrılmaz bir parçası olduğu günümüzde, ortaöğretim kurumlarında teknolojik alt yapının sağlanması için büyük bütçeler ayrılmıştır. Öğretmenlerin derslerine başarılı bir şekilde teknoloji entegrasyonunu gerçekleştirmeleri için teknolojik pedagojik alan bilgisi (TPAB) yeterliğine sahip olmaları önem taşımaktadır. Bu çalışmanın amacı, geometri öğretiminde Geogebra yazılımının kullanımına yönelik olarak tasarlanan hizmet içi eğitim kursunda matematik öğretmenlerinin geometri alanına ilişkin TPAB gelişiminin incelenmesidir. Bu amaçla araştırmada odaklanılan TPAB bileşenleri; geometrinin teknoloji ile öğretimine uyum sağlama, geometrinin teknoloji ile öğretiminde öğretim programı bilgisi, öğrenciyi anlama bilgisi, öğretim stratejileri ve yöntemleri bilgisi olarak belirlenmiştir. Bu araştırma, Kars il merkezinde yer alan Anadolu Liselerinde görev yapan, farklı hizmet süresine sahip 4 matematik öğretmeni ile yürütülmüştür. 21 saat olarak tasarlanan hizmet içi eğitim kursu, 2014-2015 eğitim- öğretim yılının bahar döneminde uygulanmıştır. Teknoloji Entegrasyon Modeli aşamaları göz önüne alınarak yapılandırılan kurs programında, araştırmacılar tarafından 9. ve 10. sınıf geometri kazanımları göz önünde bulundurularak hazırlanan materyaller eşliğinde Geogebra yazılımının kullanımına yer verilmiş ve buluş stratejisiyle derslerde nasıl kullanılabileceği örneklendirilmiştir. Bütüncül çoklu durum deseninin kullanıldığı bu durum çalışmasında veri toplama aracı olarak öğretmen ve öğrenci mülakatları, gözlem, öz değerlendirme formu ve alan notları kullanılmıştır. Uygulama öncesinde ve sonrasında yapılan mülakatlar ses kaydına, uygulama boyunca gerçekleştirilen ders gözlemleri de video kaydına alınmıştır. Elde dilen verilerin analizi betimsel ve içerik analizi teknikleri birlikte kullanılarak MAXQDA 12 paket programı ile gerçekleştirilmiştir. Çalışmadan elde edilen bulgular incelendiğinde düzenlenen hizmet içi eğitim kursuyla matematik öğretmenlerinin geometrinin teknoloji ile öğretimine uyum sağlama, geometrinin teknoloji ile öğretiminde öğretim programı bilgisi, öğrenciyi anlama bilgisi, öğretim stratejileri ve yöntemleri bilgisi bileşenlerinde süreç içerisinde gelişim gösterdikleri görülmüştür. Sadece bir öğretmenin kullandığı öğretim strateji ve yöntemini değiştirme noktasında direnç gösterdiği belirlenmiştir. Bu sonuçlar ışığında ortaöğretim kurumlarındaki mevcut teknolojik alt yapının etkili bir şekilde kullanılabilmesi için matematik öğretmenlerinin farklı sınıf seviyeleri ve farklı konular için TPAB gelişimini amaçlayan hizmet içi eğitimlerin tasarlanarak etkililiğinin incelenmesi önerilmektedir. Ayrıca düzenlenecek hizmet içi eğitim kurslarında öğretmenlerin sınıf içi uygulamalarının gözlenmesine yer verilmesi ve öğretmenlerin yaşadıkları zorluklarla ilgili onlara destek verilmesi önerilebilir.