Flipped classroom
99 theses under this subject heading
Fen bilimleri dersinde aktif öğrenmeye dayalı etkinliklerle yapılan Ters-Yüz Sınıf modelinin incelenmesi
Bu çalışmada, "Madde ve Isı" ünitesi kapsamında aktif öğrenme etkinlikleriyle yürütülen ters yüz sınıf (TYS) modelinin öğrencilerin akademik başarılarına, kalıcılığa, üstbilişsel farkındalıklarına ve özyeterliklerine etkisini incelemek ayrıca uygulamaya yönelik öğrencilerin ve velilerin görüşlerini belirlemek amaçlanmıştır. Araştırma, 2021-2022 eğitim-öğretim yılı ikinci döneminde Ankara'daki bir devlet okulunda 6. sınıf düzeyinde iki şube deney grubu (n=55), iki şube kontrol grubu (n=50) olmak üzere, toplam 105 öğrenciyle yapılmıştır. Deney grubuna TYS modeli uygulanmış, kontrol grubunda mevcut öğretim programına göre dersler yürütülmüştür. Çalışmada karma yöntem desenlerinden açımlayıcı sıralı desen kullanılmıştır. Çalışmanın nicel boyutunda yarı deneysel deneme modeli olan ön test-son test kontrol gruplu model kullanılmış olup veri toplama aracı olarak "6. Sınıf Madde ve Isı Başarı Testi, Çocuklar İçin Üstbilişsel Farkındalık Ölçeği ve Fen ve Teknoloji Dersi Özyeterlik Ölçeği" uygulanmıştır. Araştırmanın nitel boyutunda, deney grubu öğrencilerinin TYS uygulamasına yönelik görüşlerini belirlemek amacıyla durum çalışmasından yararlanılmıştır. Ayrıca görüş formu aracılığıyla çalışmaya katılan öğrenci ve velilerin görüşleri alınmıştır. Çalışmanın nicel verileri SPSS-23 programı ile analiz edilmiştir. Nitel veriler ise içerik analizi ve betimsel analizle açıklanmıştır. Araştırmadan elde edilen verilere göre TYS modelinin öğrencilerin akademik başarılarını, kalıcılığı, üstbilişsel farkındalıklarını ve özyeterliklerini deney grubu lehine artırdığı sonucuna ulaşılmıştır. Ayrıca öğrencilerin ve velilerin TYS modeline ilişkin genel olarak olumlu görüş bildirdikleri ve nitel verilerin nicel verileri desteklediği belirlenmiştir. TYS modelinin öğretimin etkililiği bakımından öğrencilere önemli katkılar sağladığı görülmüştür. Çalışmada TYS modelinin başarılı bir şekilde uygulanabilmesi için öğrencilerin teknolojik araç ve internet erişimine sahip olmaları ve öğrencilerin videoları izleyip ön öğrenmelerini yaparak sınıfa gelmeleri gerektiği ile ilgili önerilerde bulunulmuştur.
5E modelinin yüz yüze, ters yüz ve çevrim içi öğrenme ortamlarındaki etkililiğinin incelenmesi
Araştırmada, 5E yapılandırmacı yaklaşım modeline dayalı öğretim uygulamalarının yüz yüze, ters yüz ve çevrim içi öğrenme ortamlarında işlenen fen bilimleri dersleri için geliştirilmesi, uygulanması ve değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Eleştirel düşünebilen, kişilerarası yeterlikleri gelişmiş, yüksek motivasyonlu, gelişen ve değişen dünyaya ayak uydurabilen başarılı öğrencilerin yetiştirilebilmesi için uygulamalar geliştirilmiştir. Çalışmalar 2021-2022 eğitim-öğretim yılının ikinci döneminde Ankara ilinin Gölbaşı ilçesinde bulunan özel okulda okuyan 7. sınıf toplam 60 öğrenciyle, 6 hafta boyunca gerçekleştirilmiştir. 5E modeline dayalı derslerin, öğrencilerin beceri temelli fen bilimleri başarılarına, fen öğrenmeye yönelik motivasyonlarına, eleştirel düşünme eğilimlerine, kişilerarası yeterlik alanlarına olan etkileri ve bu uygulamalara yönelik görüşleri incelenmiştir. Araştırmada nicel ve nitel yöntemlerin birlikte kullanıldığı "Karma Yöntem" ve "Yakınsayan Paralel Desen" tercih edilmiştir. Nicel yöntem boyutunda "Ön-Test Son-Test Kontrol Gruplu Yarı Deneysel Desen", nitel yöntem boyutunda ise "Durum Çalışması Deseni" çalışmanın araştırma yöntemini oluşturmaktadır. Nicel veri toplama araçları Beceri Temelli Fen Bilimleri Başarı Testi, Fen Eğitiminde Motivasyon Ölçeği, Eleştirel Düşünme Eğilimi Ölçeği ve Kişilerarası Yeterlik Ölçeği ön test ve son test olarak uygulanmıştır. Nitel veri toplama araçları ise yarı yapılandırılmış görüşme formu, dokümanlar ve gözlem notlarından oluşmaktadır. Araştırma sonucunda hem nicel hem de nitel bulgulara göre fen bilimleri derslerinde yapılan uygulamaların öğrencilerin bilişsel süreç becerileri temelli fen bilimleri başarılarının, fen öğrenmeye yönelik motivasyonlarının, eleştirel düşünme eğilimlerinin ve kişilerarası yeterliklerinin gelişmesine katkı sağladığı belirlenmiştir. Öğrencilerin görüşlerinden elde edilen veriler, 5E modeline dayalı derslerin yüz yüze, ters yüz ve çevrim içi öğrenme ortamlarına uyarlanabildiğini ve başarılı, motivasyonu yüksek, eleştirel düşünebilme eğilimine sahip ve kişiler arası yeterlikleri gelişmiş öğrenciler yetiştirmekte etkili bir öğretim yöntemi olduğunu göstermektedir. Anahtar sözcükler: 5E yapılandırmacı yaklaşım modeli, yüz yüze öğrenme ortamı, ters yüz sınıf ortamı, çevrim içi öğrenme ortamı, bilişsel süreç becerileri temelli fen bilimleri başarısı, fen öğrenmeye yönelik motivasyon, eleştirel düşünme eğilimi, kişilerarası yeterlik alan
The effect of flipped learning approach on EFL learners' writing achievement
This study aims to explore the effect of flipped learning approach on writing achievement and self-regulation levels in the writing of learners in the Academic Writing Skills course at a state university in Türkiye. The intervention lasted ten weeks within one academic term. Participants were the second-year university students, being classified into two groups: Flipped classroom group as the experimental group (n=25) and traditional classroom group as the control group (=26). In the study, a pre-test and post-test quasi-experimental design was adopted as the groups were not randomly assigned. In the study, the control group was taught by traditionally-instructed L2 writing while the experimental group received flipped instruction in L2 writing. Writing Strategies for Self-regulated Learning Questionnaire was adapted to be used in a new cultural setting (Türkiye), and the data which was obtained from a sample (n=430) was analysed via Confirmatory Factor Analysis (CFA), confirming the prior factor structure. Writing scores and the levels of self-regulated learning strategy use as pre-tests and post-tests were gained. The results of descriptive and inferential statistical analyses indicated that the flipped classroom model favoured the flipped classroom group in terms of higher writing achievement and higher self-regulation levels in writing significantly. Regarding self-regulated learning strategies, the flipped classroom model did not make significant improvement in motivational regulation dimension despite an increase in post-test scores of WSSRLQ. Lastly, the study revealed a positive correlation between writing achievement and self-regulation of writing in the flipped classroom group. Relevant implications are discussed in detail.
Ters yüz sınıf modelinin ortaöğretim düzeyinde uygulanabilirliğinin öğretmen algılarına göre incelenmesi
Ters yüz sınıf modeli günümüz eğitim sisteminde önem kazanan yapılandırmacı yaklaşımla farklı öğretim stratejilerinin geliştirilmesinde önemli bir hale gelmiştir. Ters yüz edilmiş sınıfların eğitimde kullanımının avantaj ve dezavantajlarının araştırıldığı, ters yüz öğrenme uygulamalarını içeren örneklerin sunulduğu çalışmalara alanyazında rastlamak mümkündür. Ayrıca öğrenci ters yüz öğrenme hazırbulunuşluk düzeyinin belirlenmesine yönelik ölçek uyarlama çalışması örneği de Türkçe alanyazında yer almaktadır. Fakat ters yüz öğrenme modelinin farklı öğretim kademelerinde ne derece uygulanabilir olduğunu belirlemeye yönelik çalışmaya rastlanmamıştır. Bu tez çalışmasında ters yüz öğrenme modelinin ortaöğretimde uygulanabilirliğinin öğretmenlerin yaş, cinsiyet, branş, teknoloji okuryazarlığı düzeyleri, teknoloji kullanabilme yeterlilikleri, hitap ettiği hedef kitlenin özelikleri, öğretmenlerin çalıştıkları okulun özellikleri gibi değişkenlere göre incelenmiştir. Betimsel tarama modelinde yürütülmüş olan bu çalışma araştırmanın çalışma grubunu Van İli İpekyolu, Edremit ve Tuşba ilçelerindeki MEB ortaöğretim kurumlarında çalışan öğretmenler oluşturmuştur. Araştırmacı tarafından geliştirilen dört adet ölçek formu ile nicel veriler toplanmıştır. Yapılan alanyazın taramasında çalışmanın amacına uygun ölçme ve değerlendirme aracına rastlanmadığından ölçeklerin geliştirilmesinde ölçek geliştirme süreci uygulanmıştır. Hazırlanan bu ölçekler çalışma grubundaki öğretmenlere uygulanmıştır. Nicel verilerin analiz işlemleri SPSS programında gerçekleştirilmiştir. Bulguların sunulması ve sonuçların değerlendirilmesi araştırma problemleri doğrultusunda ölçek özellikleri dikkate alınarak yapılmıştır.
7. sınıf kuvvet ve enerji ünitesinde Ters Yüz Sınıf Modeli destekli FeTeMM yaklaşımına dayalı tasarlanan öğrenme ortamının başarı ve motivasyona etkisi
Bu çalışmanın amacı, Ters Yüz Sınıf modeli destekli FeTeMM yaklaşımına dayalı 7. sınıf fen bilimleri dersi kapsamında tasarlanan öğrenme ortamının öğrencilerin akademik başarılarına ve fen bilimleri öğrenmeye yönelik motivasyonlarına etkisini ortaya koymaktır. Araştırma yarı deneysel desen kapsamında yürütülmüştür. Öğrenme ortamında gerçekleşen FeTeMM etkinlikleri seçilen bir deney grubunda küçük grup çalışmaları/işbirlikli, diğer bir deney grubunda ise bireysel olarak gerçekleştirilmiştir. Bu araştırma 2019-2020 eğitim öğretim yılında Milli Eğitim Bakanlığına bağlı Uşak ili Ulubey ilçesinde bulunan iki devlet ortaokulunda öğrenim gören 7. sınıf öğrencileriyle gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın çalışma grubunu, 7/A (deney-1 (işbirlikli) grubu, N=17), 7/B (deney-2 (bireysel) grubu, N=16) ve 7-C (kontrol grubu, N=15) sınıflarında öğrenim gören toplam 48 öğrenci oluşturmaktadır. Deney gruplarında Ters Yüz Sınıf Modeli destekli FeTeMM yaklaşımı ile kontrol grubunda ise fen bilimleri dersi öğretim programı çerçevesinde öğrenme ortamı tasarlanmıştır. Çalışmada veri toplama aracı olarak, Kuvvet ve Enerji Başarı Testi, Fen Öğrenimine Yönelik Motivasyon Ölçeği ve bir görüş formu kullanılmıştır. Elde edilen bulgular, başarı ve fen öğrenme motivasyonu değişkenleri çerçevesinde gruplar arasında deney grupları lehine anlamlı bir fark olduğunu göstermektedir. Sonuç olarak ters yüz sınıf modeli destekli FeTeMM yaklaşımına dayalı tasarlanan öğrenme ortamının başarı ve fen öğrenme motivasyonu üzerinde olumlu etkisi olduğu belirtilebilir. Bununla birlikte deney gruplarının kendi aralarında hem başarı hem de motivasyon değişkeni çerçevesinde istatistiksel olarak anlamlı bir fark ortaya çıkmamıştır. Katılımcıların çoğu tasarlanan öğrenme ortamının öğrenmeyi kolaylaştırdığını ve derse katılımı teşvik ettiğini belirtmişlerdir. Küçük grup çalışmalarıyla FeTeMM etkinliklerini gerçekleştiren öğrencilerin büyük bir kısmının da işbirlikli çalışmaların daha fazla fikir üretme, yardımlaşma ve hedefe ulaşma gibi olumlu katkılarının olduğunu ifade ettikleri görülmektedir.
Din öğretiminde ters yüz sınıf modelinin uygulanması (Kur'ân-ı Kerim dersi örneği)
Bu araştırmanın amacı, Kur'an-ı Kerim dersinde Ters Yüz Sınıf Modelinin öğrencilerin akademik başarıları üzerindeki etkisini incelemek ve modelin uygulama süreci ile ilgili veli görüşleri ile öğrenci görüşlerini belirlemektir. Araştırma 2021-2022 eğitim öğretim yılında Batman ilinde bulunan bir proje okulu olan TP Fatıma Zehra Kız Anadolu İmam Hatip Lisesinde 5. sınıfta öğrenim gören 59 ortaokul öğrencisi ile yapılmıştır. Araştırmada bağımsız değişken; Ters Yüz Sınıf Modeli, bağımlı değişkenler ise; akademik başarı, öğrenci görüşleri ve veli görüşleridir. Rastgele seçilen sınıflardan deney grubunda (30 öğrenci) Ters Yüz Sınıf Modeli ile dersler yürütülürken, kontrol grubunda (29 öğrenci) ise geleneksel model kullanılmıştır. Araştırmanın uygulaması 2 hafta pilot uygulama 7 hafta asıl uygulama olmak üzere toplam 9 hafta sürmüştür. Çalışmada ön test ve son test kontrol gruplu yarı deneysel desen kullanılmıştır. Uygulamanın sonunda deney grubundaki öğrenciler ile uygulama sürecine yönelik iki ayrı odak grup görüşmesi yapılmıştır. Veliler ile uygulama süreci ile ilgili bireysel görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Araştırma sürecinde nitel ve nicel veri toplama yöntemleri bir arada kullanılmıştır. Nicel veriler SPSS 25.0 paket programı aracılığıyla analiz edilmiştir. Verilerin istatistiksel analizi için bağımlı ve bağımsız grup t-testi ile ANCOVA kullanılmıştır. Ters Yüz Sınıf Modelinin uygulanması ile ilgili velilerin ve öğrencilerin uygulamaya ilişkin görüşleri alınarak içerik analizi yapılmıştır. Araştırmanın sonucunda elde edilen nicel verilere göre; Ters Yüz Sınıf Modeli ile öğrenim gören öğrencilerin akademik başarısı, geleneksel modele göre öğrenim gören öğrencilere göre anlamlı düzeyde artmıştır. Nitel veriler için yapılan içerik analizi sonucunda öğrencilerin ve velilerin genel olarak Ters Yüz Sınıf Modeli uygulamasına yönelik olumlu görüş belirttikleri görülmüştür.
Dönüştürülmüş öğrenmenin çevrimiçi boyutunu oyunlaştırmanın öğretmen adaylarının öğrenme yaşantılarına etkisi
Merkezinde etkileşim ve bireyselleştirilmiş öğrenmenin yer aldığı dönüştürülmüş öğrenmenin temelinde yatan anlayış yeni olmamakla birlikte, öğrencilerin dersle ilgili hazırlıklarını tamamlayarak sınıfa gelmelerine dayanmaktadır. Bu nedenle yaklaşımın başarısı, çevrimiçi öğrenme ortamı üzerinden gerçekleşen hazırlık süreci ile doğrudan ilgilidir. Sınıfa öğrenme görevlerini yerine getirmeden gelen öğrencilerin hedeflenen akademik başarıyı yakalayabilmeleri oldukça zordur. Öğrenme görevlerini yerine getirmede düzenlenen öğrenme ortamlarının önemi göz ardı edilemez. İçeriğin, öğrenme görevlerinin ve ortamın öğrenci için ilgi çekici, motivasyonu yükseltici olması beklenir. Öğrenenin ilgisini çekmeyen bir içeriğe, oyunların eğlenceli kısımlarını yerleştirerek öğrenmeye olan ilgiyi artıran oyunlaştırma ise lider tablosu gibi rekabeti tetikleyen bileşenleri ile son dönemin gözde teknikleri arasında yer almaktadır. Araştırma kapsamında dönüştürülmüş öğrenmenin çevrimiçi boyutunda oyun bileşenleri kullanımının etkisi araştırılmıştır. Sınıf dışı öğrenme kaynağı olarak bir web sitesi geliştirilmiş, deney grubunun çevrimiçi öğrenme ortamında oyun bileşenlerine yer verilirken, kontrol grubunun çevrimiçi ortamında oyunlaştırma kullanılmamıştır. Sonuçlar deney grubunda yer alan katılımcıların, kontrol grubuna göre etkileşim verisi, öğrenme görevlerine katılım ve başarı puanı açısından daha yüksek skor elde ettikleri yönündedir. Anahtar sözcükler: dönüştürülmüş öğrenme, oyunlaştırma, etkileşim verisi, katılım, başarı
The influence of conventional and distance flipped instruction on EFL learners' self-regulation skills and anxiety while teaching speaking skills
Flipped learning has emerged as an innovative approach and provided interactive opportunities for students who are rapidly adopting new technologies. In a flipped classroom, learners are required to do cognitively challenging and engaging tasks in class instead of trying to do this "heavy work" at home. With the spread of the COVID-19, a new concept has also appeared: distance or online flipped instruction, which basically refers to flipping synchronous online classes. To this end, the present study attempts to find out the possible influence of conventional flipped instruction along with online flipped instruction on EFL learners' self-regulated L2 learning strategy use and foreign language classroom anxiety while teaching speaking skills. Nearly 80 A2 level students at Middle East Technical University participated in the study. Four intact classes were randomly assigned to one of the two treatment groups: experimental and control. The experimental group students started to use Google Classroom application besides their regular classes. In the experimental group, students were required to watch videos and take notes on various topics before the actual lesson. The influence of the flipped learning model on learners' self-regulatory behaviours and foreign language classroom anxiety was analyzed by comparing control and experimental groups' survey results before and after the implementation of the flipped instruction. Finally, to get a deeper understanding, semi-structured interviews were conducted with ten students to explore the learners' views in the experimental group as well.
Ters yüz öğrenme modelinin biyoloji konularını öğrenmeye etkisi: Mitokondri ve kloroplast örneği
Bu araştırmada, ters yüz öğrenme modelinin biyoloji konularını öğrenmedeki etkisi, mitokondri ve kloroplast organelleri üzerinden incelenmiştir. Araştırmanın çalışma grubunu, 2019-2020 eğitim öğretim yılında ortaöğretim 9. sınıfa devam eden ve amaçlı örneklem yöntemine göre seçilmiş 68 öğrenci oluşturmaktadır. Bu araştırmada kontrol gruplu son test deneysel desen yöntemi kullanılmıştır. Çalışma grubunu, akademik başarıları birbirine yakın olarak seçilen 34 kontrol ve 34 deney grubu öğrenci oluşturmaktadır. Araştırmanın deney grubu olarak seçilen öğrenciler için Mitokondri ve Kloroplast konuları ile ilgili ders videoları hazırlanmış, hazırlanan videolar açık kaynak olarak Youtube platformunda araştırmacı tarafından açılan kanala yüklenmiştir. Sınıf dışı ortamda öğrenciler bu videoları izlemiş, sınıfta ise konuyla ilgili istasyon tekniği uygulanmıştır. Kontrol grubundaki öğrencilere ise konular mevcut biyoloji dersi öğretim programındaki şekliyle geleneksel öğretim yöntemleriyle işlenmiştir. Araştırma toplam 2 hafta sürmüştür. Araştırma verileri, araştırmacı tarafından hazırlanan açık uçlu 2'şer sorudan oluşan yarı yapılandırılmış 2 form ile toplanmıştır. Toplanan veriler içerik analizi yapılarak değerlendirilmiştir. Kategoriler, 2 alan uzmanının görüşü alınarak oluşturulmuştur. Veri analizinde MAXQDA 2020 programı kullanılmıştır. Sonuç olarak, ters yüz öğrenme modelinin uygulandığı deney grubundaki öğrencilerin mitokondri ve kloroplast ile ilgili verdikleri doğru cevapların sayısının, geleneksel öğretim yönteminin uygulandığı kontrol grubundaki öğrencilerden daha fazla olduğu görülmüştür. Bu araştırma sonuçları, ters yüz öğrenme modelinin biyoloji konularını öğrenmede etkili olabileceğini gösterir niteliktedir.
Oyunlaştırılmış ters yüz sınıf modelinin ilkokul öğrencilerinin eleştirel düşünme eğilimlerine, problem çözme becerilerine ve fen öğrenme motivasyonlarına etkisinin incelenmesi
Eğitim, bireyin yaşam kalitesini arttırmasında önemli bir rol oynamaktadır. Doğumdan itibaren düzensiz olarak başlayan öğrenme süreci okul ortamlarında planlı bir yapıya bürünür. Eğitimciler, öğrenciler için kalıcı öğrenmeler hedeflemektedir. Bu bağlamda bireyin kalıcı öğrenmeler gerçekleştirebilmelerine etki edecek öğrenme modelleri üzerine çalışmalar geliştirmektedirler. Eğitimcilerin bu doğrultuda uyguladıkları modellerden biri olan oyunlaştırılmış ters yüz sınıf modeli, sınıf içerisinde anlatılan konunun sınıf dışına aktarılması ve sınıf dışında verilen ödev ve etkinliklerin sınıf içerisine taşınması şeklindedir. Bu araştırmanın amacı oyunlaştırılmış ters yüz sınıf modelinin ilkokul öğrencilerinin eleştirel düşünme eğilimlerine, problem çözme becerilerine ve fen öğrenme motivasyonlarına etkisini incelemektir. Araştırmada nicel araştırma yöntemlerinden öntest – sontest kontrol gruplu yarı deneysel desen tercih edilmiştir. Mersin ili Akdeniz ilçesinde yer alan bir devlet ilkokulunun 3.sınıf öğrencileri bu araştırmanın çalışma grubunu oluşturmuştur. Araştırma 3.sınıf Fen Bilimleri dersi öğretim programı çerçevesinde "Maddeyi Tanıyalım" ünitesine yönelik hazırlanan 6 etkinlik ile yürütülmüştür. Bu doğrultuda uygulama süreci 6 hafta sürmüştür. Araştırmanın veri toplama araçlarını; İlkokul Öğrencileri İçin Eleştirel Düşünme Eğilimleri Ölçeği, İlköğretim Düzeyindeki Çocuklar İçin Problem Çözme Envanteri ve Fen Öğrenme Motivasyon Ölçeği oluşturmuştur. Toplanan veriler non-parametrik testlerden Mann Whitney U testi ile analiz edilerek bulgular elde edilmiştir. Bulgular neticesinde öntest sonuçları dikkate alındığında her iki grup için anlamlı bir fark bulunamamıştır. Sontest sonuçları incelendiğinde öğrencilerin eleştirel düşünme eğilimlerinde, problem çözme becerilerinde ve fen öğrenme motivasyonlarında anlamlı farklar tespit edilmiştir. Bu durum deney grubu lehine ve olumlu düzeydedir. Sonuç olarak oyunlaştırılmış ters yüz sınıf modelinin ilkokul öğrencilerinin eleştirel düşünme eğilimlerine, problem çözme becerilerine ve fen öğrenme motivasyonlarına olumlu etki ettiği görülmüştür.
Analitik geometri alt öğrenme alanının öğretiminde Ters Yüz Sınıf Modelinin etkisinin incelenmesi
Bilim ve teknolojinin hızlı gelişimi ile birlikte öğrenme model ve yaklaşımlarında değişiklikler oluşmuştur. Bu süreçte ortaya çıkan ve son yıllarda yıldızı hızla parlayan etkili ve verimli modellerden biri de ters-yüz sınıf modelidir. Bu bağlamda araştırmada ters-yüz sınıf modeli kullanımının 11. sınıf öğrencilerinin analitik geometri alt öğrenme alanının öğretiminde akademik başarılarına, bilgisayara yönelik tutumlarına ve öz-yönetimli öğrenme becerilerine etkisini incelemek ve ters-yüz sınıf modeli hakkındaki görüşlerini ortaya koymak amaçlanmıştır. Karma araştırma yöntemi ile tasarlanan araştırmanın çalışma grubunu 2022-2023 eğitim-öğretim yılı 1. döneminde Niğde il merkezinde bulunan bir lisenin 11. sınıfında öğrenim görmekte olan 91 öğrenci oluşturmaktadır. Çalışmanın deney grubunda ters-yüz sınıf modeli uygulamaları ile öğretim gerçekleştirilirken, kontrol grubunda programının öngördüğü yöntemler doğrultusunda öğretim gerçekleştirilmiştir. Araştırmada veri toplamak amacıyla araştırmacı tarafından geliştirilen Analitik Geometri Başarı Testi, Ortaokul ve Lise Öğrencileri için Bilgisayara Yönelik Tutum Ölçeği, Öz-Yönetimli Öğrenme Becerileri Ölçeği ve öğrenci görüş formu kullanılmıştır. Nicel veriler Test Analysis Program ve SPSS 24.0 programından yararlanılarak analiz edilmiştir. Nitel veriler ise içerik analizi ile çözümlenmiştir. Araştırma sonunda analitik geometri alt öğrenme alanının öğretiminde ters-yüz sınıf modeli kullanımının öğrencilerin başarıları ve öz-yönetimli öğrenme becerileri erişilerinde etkili olduğu ancak bilgisayara yönelik tutumlarında etkili olmadığı ortaya çıkmıştır. Ayrıca öğrencilerin ters-yüz sınıf modeline yönelik olumlu görüşlerinin ağırlıklı olduğu tespit edilmiştir.
Effects of different video modalities on writing achievement in flipped English classes
This study investigated different modalities of videos in a flipped classroom for English writing classes in the intensive English program at a state university. The study, a quasi-experimental design in nature, was conducted with six experimental groups and one control group (n = 127). The participants' writing performance formed the study data which was collected by means of a writing pretest and two posttests, namely, conceptual and essay writing posttests. Moreover, participants' learning styles, learner autonomy levels, and critical thinking disposition levels were measured with three different scales. The data analyses showed that the group studying the animation with simultaneous text and sequenced narration in a user- paced environment outperformed the control group having lectures in class in the conceptual posttest. The groups studying the animation with simultaneous narration and sequenced text, in a whole presentation, where students studied all the parts of a video in a system-paced design, and then they answered the related questions, and the animation with simultaneous narration and sequenced text in a part-by-part presentation, in which students studied each part of a video, and then they answered the related questions, outperformed the control group in the essay writing posttest. No significant effect of learning style, learner autonomy, and critical thinking disposition on the writing achievement in a flipped class design were found. The thesis provided a discussion and a set of recommendations on designing flipped classrooms according to multimedia design principles.
10. sınıf coğrafya dersi iç kuvvetler konusunun öğretiminde ters yüz öğrenme modelinin etkililiğinin incelenmesi
Amaç: Bu araştırma "10. sınıf coğrafya dersi iç kuvvetler konusunun öğretiminde ters yüz öğrenme modelinin etkililiğini" incelemeyi amaçlamaktadır. Bu kapsamda ters yüz öğrenme modeliyle işlenen coğrafya derslerinin öğrencilerin akademik başarısına, derse yönelik tutumlarına ve öğrenilenlerin kalıcılığına etkisini belirlemek ve öğrencilerin ters yüz öğrenme modeline ilişkin görüşlerini tespit etmek amaçlanmıştır. Yöntem: Araştırma, 2021-2022 eğitim-öğretim yılının I. döneminde Konya ilinde yer alan Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi, Anadolu İmam Hatip Lisesi ve Sosyal Bilimler Lisesi olmak üzere 3 farklı okul türünde eş zamanlı olarak yapılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu adı geçen okulların 10. sınıflarında öğrenim görmekte olan ve deney grubunda 72, kontrol grubunda 68 olmak üzere toplam 140 lise öğrencisi oluşturmuştur. Çalışma, açıklayıcı sıralı desen modelinde bir karma yöntem araştırmasıdır. Araştırmada nicel ve nitel veriler birlikte toplanmıştır. Nicel verilerin toplanmasında 10. sınıf coğrafya dersi "İç Kuvvetler" konusunu kapsayan çoktan seçmeli 29 sorudan oluşan "coğrafya dersi başarı testi" ve 34 maddeden oluşan "coğrafya dersi tutum ölçeği" kullanılmıştır. Ters yüz öğrenme modeline ilişkin öğrenci görüşlerini içeren nitel veriler ise yarı yapılandırılmış öğrenci görüşme formu kullanılarak elde edilmiştir. Araştırmada nitel verilerin analizinde betimsel analiz yöntemi, nicel verilerin analizinde ise SPSS programı kullanılmış, bağımsız ve bağımlı gruplar t testi, çoklu karşılaştırmalarda ise tek yönlü varyans analizi (ANOVA) yapılarak veriler analiz edilmiştir. Bulgular: Çalışmada kullanılan coğrafya başarı testinin KR-20 güvenlik katsayısı 0,844 olarak ölçülmüştür. Başarı testi ve tutum ölçeği ile elde edilen puanların çarpıklık ve basıklık değerleri incelenmiş verilerin normal dağılım gösterdiği görülmüştür. 29 sorudan oluşan başarı ön test puan ortalaması 10,5 son test puan ortalaması 16,7; kalıcılık testi ortalama puanı 15,0; pilot uygulama ortalama puanı 14,2 olarak hesaplanmıştır. Tutum ölçeği ön test ortalama puanı 117,5, son test puanı 128,0 olarak ölçülmüştür. Çalışmadan elde edilen nicel verilere göre ters yüz öğrenme modelinin öğrencilerin akademik başarılarını artırdığı görülmüşse de mevcut öğretim programında öngörülen yöntemlerle işlenen derslere göre akademik başarı düzeyi ve öğrenilenlerin kalıcılığı üzerinde istatistiksel olarak anlamlı bir etki oluşturmadığı belirlenmiştir. Bununla birlikte ters yüz öğrenme modelinin öğrencilerin derse yönelik tutumları üzerinde istatistiksel olarak anlamlı bir etki oluşturduğu tespit edilmiştir. Nitel verilerin analizinde ise öğrencilerin %72,2'sinin ters yüz öğrenme modelini verimli buldukları, %77,8'inin modelin olumlu yönlerinin bulunduğunu, %61,1'inin ise derslerin işlenişinde ters yüz öğrenme modelinin uygulanmasını tercih ettiklerini belirterek modele yönelik olumlu görüşlere sahip oldukları ve modelin derse katılımı artırdığı belirlenmiştir. Deneysel işlem sürecinde bir kısım öğrencilerin EBA ve internette yaşadıkları teknik sorunlardan dolayı gönderilen çalışmaların bazılarını takip edemediklerini bir kısım öğrencinin ise bu modelde işlenen dersleri anlamakta güçlük çektiklerini belirtmişlerdir. Sonuç: Ters yüz öğrenme modelinin başarıya ulaşması için öğrencilere gönderilen öğretim materyallerinin öğrenilecek konuyla uyumlu olması ve işlenecek konuyu kapsaması, video sürelerinin uzun olmaması, gönderilen çalışmaların öğrencilerde bıkkınlık oluşturacak kadar çok olmaması, çalışmaların yapılıp yapılmadığının ders öncesinde tespit edilmesi, çalışmaların yapılması konusunda öğrencilerin sürekli teşvik edilmesi, dijital kaynaklarla yapılan öğretimin tümüyle yüz yüze eğitimin yerini almaması, öğrencilerle öğretmen arasında iletişim kanallarının açık tutulması önemli görülmektedir. Anahtar Kelimeler: Ters yüz öğrenme, coğrafya eğitimi, başarı, tutum
Gitar eğitiminde çevrilmiş öğrenme modeline yönelik uygulamaların başarı ve kalıcılığa etkisi
Araştırmada çevrilmiş öğrenme modeliyle yapılan gitar dersi uygulamalarının başarı ve kalıcılığa etkisini incelemek amaçlanmıştır. Araştırmada nicel ve nitel araştırma yöntemlerinin birlikte kullanıldığı karma yöntem kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu Konya Çimento Güzel Sanatlar Lisesi'nde 2021-2022 eğitim-öğretim yılında öğrenim gören başlangıç düzeyindeki 10 gitar öğrencisi oluşturmuştur. Araştırmada deneme öncesi tek gruplu öntest-sontest modeli ile 10 hafta boyunca uygulamalar yapılmıştır. Araştırmanın veri toplama araçlarını nicel boyutta Gitar Eğitimine Yönelik Gözlem Formu (GEYGF), Gitar Eğitimi Akademik Başarı Testi (GEABT); nitel boyutta ise Görüşme Formu oluşturmuştur. Veri toplama araçları uzman görüşleri alınarak hazırlanmıştır. Araştırmanın nicel veri toplama araçlarından biri olan Gitar Eğitimi Akademik Başarı Testi'nin geliştirilme aşamasında hazırlanan 36 soruluk havuz, uzman görüşleri doğrultusunda çoktan seçmeli 20 soru olarak son halini almıştır. Araştırmada kullanılmadan önce Gitar Eğitimi Akademik Başarı Testi, Türkiye genelinde 20 güzel sanatlar lisesinde öğrenim görmekte olan toplamda 100 öğrenciye uygulanmıştır. GEABT geliştirilirken yapılan ön uygulama sonrasında elde edilen veriler kullanılarak yapı geçerliliği için madde güçlük indeksi tabloyla sunulmuş ve güvenirlik Cronbach Alpha katsayısı 0,759 olarak hesaplandıktan sonra araştırmanın çalışma grubuna uygulanmıştır. Araştırmanın öntest ve sontest aşamalarında GEABT ve ders materyalleri öğrencilere uygulanmış ve video kaydına alınmıştır. Öntestler sonrasında hazırlanan haftalık planlar çerçevesinde çevrilmiş öğrenme modeliyle 10 haftalık gitar dersi uygulamaları yapılmıştır. Uygulamalar sonrasında çevrilmiş öğrenmeyle ilgili uygulamalarla ilgili öğrencilerin görüşleri alınmıştır. Uygulamaların sonuçlanmasından üç ay sonra öğrencilerdeki kalıcılık durumunu ölçmek için GEABT öğrencilere kalıcılık testi olarak uygulanmıştır. Öntest-sontest aşamalarında alınan öğrenci video kayıtları GEYGF ile üç alan uzmanı tarafından puanlanmıştır. Elde edilen nicel verilerin SPSS paket programıyla, nitel verilerin ise betimsel olarak analizleri yapılmıştır. Araştırmanın sonucunda çevrilmiş öğrenme modeliyle yapılan gitar dersi uygulamaları sonrasında öntest-sontest puanları arasında ve belirlenen davranışlarda anlamlı düzeyde farklılıklar oluşmuştur. Sontest-Kalıcılık testi verilerinin analizi sonucunda anlamlı düzeyde farklılık olduğu görülmüştür. Yapılan uygulamaların öğrenciler üzerinde kalıcılığının olduğu ve sonteste göre daha yüksek puanlar aldıkları sonucuna ulaşılmıştır. Öğrencilerle yapılan görüşmelerden elde edilen verilerin betimsel analizi sonucunda çevrilmiş öğrenme modeliyle yapılan uygulamalarla ilgili olumlu yönde görüş bildirdikleri belirlenmiştir. Anahtar Kelimeler: çevrilmiş öğrenme, gitar eğitimi, başarı, kalıcılık
Ters yüz öğrenme ortamında yürütülen yazma dersinde sorgulama topluluğu oluşturmanın üniversite öğrencilerinin paragraf yazma becerilerine etkisi
Bu çalışma, ters yüz öğrenme ortamında yürütülen yazma dersinde sorgulama toplulukları oluşturmanın üniversite isteğe bağlı İngilizce hazırlık sınıfı öğrencilerinin paragraf yazma becerilerine olan etkisini araştırmak için yapılmıştır. Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi Yabancı Diller Yüksekokulunda gerçekleştirilen araştırma 17 kişilik deney grubu ve 17 kişilik kontrol grubu olmak üzere toplam 34 katılımcıdan oluşmaktadır. Çalışmanın uygulama süreci 8 hafta sürmüştür. Çalışmada nicel ve nitel araştırmaların bir arada kullanıldığı karma yöntem deseni kullanılmıştır. Araştırmada nicel bölümünde nicel araştırma modellerinden öntest-sontest denkleştirilmemiş kontrol gruplu yarı deneysel desen kullanılmıştır. Araştırmanın nitel bölümü ise yapılandırılmış ders gözlem formundan elde edilen verilerden oluşmuştur. Araştırmada deney ve kontrol gruplarına öntest ve sontest olarak akademik paragraflar yazdırılmış ve bu paragraflar Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi Yabancı Diller Yüksekokulu Ölçme ve Değerlendirme Birimi tarafından hazırlanan Akademik Paragraf Değerlendirme Kriteri kullanılarak değerlendirilmiştir. Elde edilen verilerin analizi sonucunda, yazma öncesi aşamasında, teorik bilgileri ters yüz öğrenme yoluyla sınıf dışında öğrenen ve derste sorgulama toplulukları oluşturup sürekli pratik yapma fırsatı olan deney grubundaki öğrencilerle, geleneksel sınıf ortamında teorik bilgileri alan ve kalan kısıtlı zamanda bireysel olarak pratik yapan kontrol grubundaki öğrencilerin paragraf yazma becerileri kıyaslandığında istatiksel olarak anlamlı bir fark olduğu görülmüştür.
Ters yüz edilmiş sınıf modelinin kullanımına yönelik bir ölçek geliştirme çalışması
Bu araştırmada ortaokul matematik öğretiminde Ters Yüz Edilmiş Sınıf (TYES) Modelinin kullanılmasının etkisini ölçecek geçerli ve güvenilir bir ölçek geliştirmek amaçlanmıştır. Araştırmanın deseni nicel araştırma yöntemlerinden tarama deseni olarak belirlenmiştir. İlk olarak TYES modeli ve ölçek geliştirme ile ilgili alanyazın taraması ve öğrencilerden gelen görüşler doğrultusunda 90 maddelik madde havuzu oluşturulmuştur. Elde edilen bu maddeler için uzman görüşü alınmış ve uzmanların görüşleri dikkate alınarak 64 maddeye indirgenmiştir. Taslak ölçek 2020-2021 eğitim öğretim yılının ikinci döneminde İstanbul'da bulunan 6 devlet ortaokulunda uygulanmıştır. Çalışma grubu basit seçkisiz örnekleme yöntemiyle belirlenmiştir. Bu kapsamda 5.sınıflardan 236, 6.sınıflardan 289, 7.sınıflardan 200 ve 8.sınıflardan 146 öğrenci olmak üzere toplam 871 ortaokul öğrenci ile uygulama gerçekleştirilmiş ve ölçek verileri toplanmıştır. Elde edilen verilere göre ölçeğin geçerlik ve güvenirlik analizleri SPSS ve AMOS paket programları kullanılarak yapılmıştır. Ters Yüz Edilmiş Sınıf Modeli Değerlendirme(TYESMD) ölçeği, "Video Ders Ile Yapılan Öğretimin Değerlendirilmesi (VDYÖD) Alt Ölçeği" ve "Yüz Yüze Ders Ile Yapılan Öğretimin Değerlendirilmesi (YDYÖD) Alt Ölçeği" olmak üzere iki alt ölçekten oluşmaktadır. Yapılan analizler sonucunda TYESMD ölçeğinden toplam 32 madde çıkarılmıştır. Nihai ölçeğin VDYÖD alt ölçeğinde 25 madde ve 6 faktör, YDYÖD alt ölçeğinde 7 madde ve 2 faktör bulunduğu tespit edilmiştir. Ölçeği oluşturan iki alt ölçeğin güvenirlik katsayıları ayrı ayrı hesaplanmıştır. VDYÖD alt ölçeğinin güvenirlik katsayısı .846, YDYÖD alt ölçeğinin alt ölçeğinin güvenirlik katsayısı .775 ve ölçeğin bir bütün olarak güvenirlik katsayısı .886 olarak bulunmuştur. Yapılan analizler sonucunda elde edilen bulgulara dayanarak "Ters Yüz Edilmiş Sınıf Modeli Değerlendirme Ölçeği"nin geçerli ve güvenilir bir ölçek olduğu tespit edilmiştir.
Ters yüz öğrenmenin ortaokul 7. sınıf öğrencilerinin iş ve enerji konusunda başarılarına etkisi ve öğrencilerin modele yönelik görüşleri
Bu çalışmanın amacı Ters Yüz Öğrenme Modeli'nin 7. sınıf öğrencilerinin fen bilimleri dersinde, İş ve Enerji konusunda, akademik başarılarına olan etkisi ve öğrencilerin modele ilişkin görüşlerinin tespit edilmesidir. Yapılan araştırma Balıkesir iline bağlı bir devlet okulunda öğrenim gören 47 7. sınıf öğrencisi ile yürütülmüştür. Yapılan çalışmada nicel araştırma yöntemleri arasında yer alan yarı deneysel araştırma modeli kullanılmış ve öğrenciler deney ve kontrol grubu olmak üzere iki gruba ayrılmıştır. Araştırmada 25 deney grubu öğrencisi, 22 kontrol grubu öğrencisi bulunmaktadır. Öğrencilerin İş ve Enerji konusundaki akademik başarısını ölçmek için İpek Akbulut (2013) tarafından hazırlanan başarı testi kullanılmıştır. Ayrıca deney grubunda bulunan öğrencilerin Ters Yüz Öğrenme Modeli (TYÖM)' ne ilişkin görüşlerini belirlemek için de Koçak (2019) tarafından hazırlanan öğrenci görüşleri anketinden faydalanılmıştır. Yapılan analizler sonucunda TYÖM'nin deney ve kontrol grubu öğrencilerinin son test puanları arasında anlamlı bir farklılığa neden olduğu ve farklılığın deney grubunda bulunan öğrenciler lehine olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca deney grubunda bulunan öğrencilerin modele karşı olumlu yönde görüş geliştirdikleri de tespit edilmiştir. Elde edilen bu sonuçlar doğrultusunda önerilerde bulunulmuştur.
Ters yüz sınıf yönteminin tıbbi mikrobiyoloji dersinde uygulanmasına yönelik öğrenci görüşlerinin incelenmesi
Ters yüz sınıf (TYS), grup öğrenmesinin aksine merkezine bireysel öğrenmeyi alan pedagojik bir yaklaşımdır. Teorik dersin çevrim içi anlatımı, proje ve ödevlerin öğretmen rehberliğinde yapımı, öğrenilmiş olan bilgilerin çeşitli uygulama ve problem çözümlerine uygulanması ile karakterizedir. Özetle, ters yüz sınıfta, geleneksel sınıflarda yapılan aktiviteler evde, evde yapılan aktiviteler ise sınıf ortamında yapılır. Bu çalışmada amaç; temel tıp bilimleri derslerinden olan mikrobiyoloji derslerinden "mantarlar" başlıklı dersin konularının öğrencilerin kendi hızlarında öğrenmelerine imkan tanıyarak ve Moodle, H5P, Teams gibi mevcut öğrenme yönetim sistemlerini kullanarak etkileşimli ve aktif öğrenilmesini sağlamak, bu konuda öğrenci geri bildirimlerini almak, literatüre ve gerek ülkemiz gerekse dünyada temel tıp eğitimine bu öğrenme yöntemi ile ilgili nitel bir çalışma kazandırmaktır. Bu amaçla, İstanbul Medipol Üniversitesi Tıp fakültesi Dönem 3 öğrencilerinin Mikrobiyoloji dersindeki "mantarlar" ana başlığı altındaki 4 ayrı mantar ders konusu ile ilgili olarak TYS uygulamasında öğrencilere, dersten önce ilgili ders konusu hakkında ders notları, videolar, kaynaklar, linkler gönderilmiştir. Sınıf içi dersten önce ön test, sınıf ortamında ise konunun sentezlenmesi ve değerlendirmesi için konular vaka örnekleri üzerinden işlenmiş, olgularla sınıf içi tartışmalar, açık uçlu ve hatırlatmaya yönelik sorular ile eksikliklerin giderilmesine yönelik ppt sunum şeklinde yürütülmüştür. Sınıf dışı ve sınıf içi derslerin sonunda laboratuvarda uygulamalar yapılmıştır. TYS uygulaması sonunda öğrencilerin kullanılan yöntem hakkında düşüncelerini yansıtmak için hem derse hazırlık süreci hem de sınıfa içi etkinliklere yönelik toplam 16 soruluk anket yapılmıştır. Ayrıca yarı yapılandırılmış sorularla; 9 öğrenci ile odak grup görüşmesi yapılmış ve TYS ile ilgili düşünce ve görüşleri alınmıştır. Araştırmanın amacına binaen nitel araştırma yöntemi olan durum çalışması deseni benimsenmiştir. Elde edilen verilerin sıklık analizi ve görüşmelerin içerik analiz vasıtasıyla çeşitli bulgulara erişilmiştir. Öğrencilerin %41'i mini sınavların tamamını cevaplamıştır. Ankete 170 öğrenci katılmıştır. En az izlenen ders videosu %52,216'lık oran ile ''Genel Mantarlar'' başlıklı ders; en çok izlenen ders videosu ise %82.75 oranı ile ''Fırsatçı Mikozlar'' olmuştur. Ders notlarının önceden verilmiş olmasının öğrenmeyi motive ettiğini belirten öğrenci oranı %74.40, ders içeriğinin amaca uygun hazırlanmış olduğunu belirtenlerin oranı %80.46 olmuştur. Hatta öğrenenlerin %59.16'u esnek yöntem olduğunu belirtmişlerdir. Ancak Moodle sistemine erişim sorunu en sık sorun olarak belirtilmiştir. Ayrıca öğrenciler sınıf öncesi hazırlık için çok zaman alan bir yöntem olduğunu, her ders için uygulanamayacağı yönünde görüş bildirmişlerdir. Yabancı literatürde popüler bir konu olan TYS'nin, oldukça az sayıda ulusal bilimsel araştırmaya konu edinildiği, özellikle tıp eğitiminde mikrobiyoloji gibi temel tıp bilimlerinde ülkemizde yapılan bir yayına rastlanmadığı tespit edilmiştir. TYS uygulamasına yönelik daha fazla çalışmalara ihtiyaç vardır.
Ters yüz öğrenmeye dayalı öğretim programının öğretmen adaylarının akademik başarısına ve 21. yüzyıl öğrenme becerilerine etkisi
Bu çalışmanın amacı Ters Yüz Öğrenme Modeline (TYÖM) dayalı olarak hazırlanmış Öğretim İlke ve Yöntemleri (ÖYT) dersinin öğretmen adaylarının akademik başarı düzeyleri, eleştirel düşünme eğilimleri, iletişim becerileri, dijital okuryazarlık becerileri ve işbirlikli öğrenmeye yönelik tutumları üzerindeki etkisini incelemektir. Aynı zamanda araştırmaya katılan öğretmen adaylarının uygulanan modele ilişkin görüşlerinin belirlenmesi de amaçlanmıştır. Araştırmada nicel ve nitel araştırma yöntemlerinin eş zamanlı olarak kullanıldığı iç içe geçmiş karma araştırma deseni kullanılmıştır. Araştırmanın nicel boyutunda Solomon dört gruplu araştırma deseni, nitel boyutunda ise durum çalışması deseni kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu 2021-2022 akademik eğitim-öğretim yılının güz döneminde bir devlet üniversitesinin eğitim fakültesindeki Fen Bilgisi, İlköğretim Matematik, İngilizce ve Türkçe Öğretmenliği anabilim dallarında öğrenim gören 2. sınıf öğrencileri oluşturmuştur. Araştırmada "Eleştirel Düşünme Eğilimleri Ölçeği", "İletişim Becerileri Ölçeği", "Dijital Okuryazarlık Becerileri Ölçeği", "İşbirlikli Öğrenmeye Yönelik Tutum Ölçeği" "Ters Yüz Öğrenmeye Yönelik Öğrenci Görüşleri Anketi", "Akademik Başarı Testi" ve "Görüşme Formu" veri toplama aracı olarak kullanılmıştır. Araştırma bulgularına göre TYÖM'nin uygulandığı deney grubundaki öğrencilerin akademik başarıları, eleştirel düşünme eğilimleri, iletişim becerileri ve dijital okuryazarlık becerilerine ilişkin elde ettikleri puanlarda istatistiksel olarak anlamlı bir şekilde artış olduğu görülmüştür. Deney gruplarının akademik başarı son test puanları kontrol gruplarından istatisitiksel olarak anlamlı düzeyde yüksek çıkmıştır. Bununla birlikte, deney-1 grubunun iletişim becerileri son test puanlarının her iki kontrol grubundan da yüksek bulunmuştur. Her iki deney grubunun dijital okuryazarlık düzeylerinin kontrol-2 grubundan anlamlı düzeyde yüksek olduğu görülmüştür. Deney grubunda yer alan öğrencilerle yapılan görüşmelerden elde edilen veriler kodlanmış ve temalaştırılmıştır. Buna göre, öğrencilerin TYÖM'ye ilişkin görüşleri dört ana tema ve onların altında yer alan 19 alt tema şeklinde sunulmuştur. Öğrenciler, TYÖM'nin akademik başarıyı ve kalıcılığı artırdığını belirtirken, aynı zamanda modelin öğrendiklerini uygulama fırsatı sunduğunu ifade etmişlerdir. Son olarak, öğrenci görüşlerine göre deneysel uygulamanın öğrencilerin eleştirel düşünme, iletişim ve işbirliği becerilerini geliştirmeye katkı sunduğu görülmüştür.
The impact of flipped classroom model on EFL learners' academic achievement, attitudes and self-efficacy beliefs: A mixed method study
The unprecedented pace of technology has inevitably manifested itself on practices and organization of the educational processes shaping not only the bridges of interaction that students build between themselves and their teachers but also the way they learn. As a response to the advent of new technology and the needs of these digital native students who grow up communicating through different means of technology, flipped classroom model has emerged as a form of blended learning that exploits the benefits of technology, constructivism, collaborative, distance learning and differentiated instruction by reversing the sequence of in and out of classroom procedures. Grounded in a mixed method embedded design, the study has taken a distinctive step to explore the quality and efficiency of flipped classroom model in enhancing university prep students' overall academic performance in EFL and that in its sub-skills, retention of that performance, attitudes toward and self-efficacy beliefs in EFL. Quantitative data was gathered through the administration of EFL Achievement Test, Attitudes toward EFL and Self-Efficacy Beliefs in EFL scales to 41 EFL students enrolled at Foreign Language School, Gebze Technical University in two different classrooms randomly assigned as experimental (N= 21) and control group (N=20). The intervention lasted during the whole 2016-2017 fall term. On the other hand, qualitative data was collected through follow-up semi-controlled interviews with 9 experiment group students from different achievement groups. All the quantitative data was analyzed using SPSS 21 for Windows, LISREL 8.54 for Windows and ITEMAN4 while qualitative data was analyzed manually by employing content analysis procedures. Findings of the study revealed flipped classroom as a teaching model significantly more effective than traditional lecture based instruction in enhancing EFL performance, long-term retention of this performance and improving its two vigorous predictors, attitudes toward and self-efficacy beliefs in EFL in higher education in Turkey. This facilitating role of flipped classroom model was also verified by qualitative results. To conclude, delving into the important dynamics of EFL performance in Turkey, the present study has promised a bulk of valuable results that set flipping EFL classrooms as an efficient way of dealing with failure in EFL in Turkey. Key Words: Academic Achievement in EFL, Attitudes, Blended Learning, Flipped Classroom Model, Self-Efficacy Beliefs.
Öğretim elemanlarının web 2.0 teknolojileri kullanımlarına yönelik tersine mesleki gelişim programının tasarlanması ve uygulanması
Değişim hızının erişim hızıyla sürekli artma potansiyelini de beraberinde getirdiği günümüz koşullarında, eğitimciler derslerinde teknolojik araç ve süreçleri kullanım konusunda sürekli desteğe ihtiyaç duymaktadırlar. Mesleki gelişim altında geleneksel yöntem olan eğitim modeliyle (kurs, seminer ve konferans) verilmeye çalışılan destekler ise çoğu zaman istenen hedeflere ulaşamamaktadır. Bu programların uygulanması sırasında ve sonrasında eğitime katılımda isteksizlik, uygun zaman bulunamaması, hedeflere ulaşılamama ya da kısmen ulaşılma sıklıkla karşılaşılan sorunlardandır. Mesleki gelişim programlarının tasarlanmasında ve geliştirilmesinde hitap edilen kesimin özellikleri dolayısıyla yetişkin öğrenimi ilkelerinin göz önünde bulundurulması bu programların başarısını etkileyecektir. Bunun yanında teknoloji ile zenginleştirilmiş eğitim ortamları da öğrenme süreçlerinde sağladığı yeni imkânlarla mesleki gelişim programlarında karşılaşılan sorunların çözülmesinde kullanılabilecek öneriler sunmaktadır. Bu noktadan hareketle çalışmanın konusunu yetişkin öğrenme varsayımları kullanılarak öğretim elemanlarının Web 2.0 kullanımına yönelik tersine mesleki gelişim programının tasarlanması ve uygulanması oluşturmaktadır. Tersine öğrenmenin mesleki gelişimde kullanımı yeni olduğundan araştırma tasarım tabanlı araştırma ile yürütülmüştür. İki aşamadan oluşan çalışmanın ilk basamağında tersine mesleki gelişim programı tasarlanmış ve pilot uygulama yapılmıştır. Elde edilen bulgularla iyileştirmeler yapılarak ikinci basamakta ana uygulamaya gerçekleştirilmiştir. Elde edilen bulgularda öğretim elemanlarının programa ilişkin görüşleri bilgilendirme toplantısı, ayrıntılı içerik/pratik bilgi, esnek etkinlikler ve etkileşim temalarında toplanmış, katılımcıların araçlara ilişkin hedeflenen bilgi/beceri düzeylerine ulaştığı belirlenmiştir. Çalışmadan elde edilen bulgular ve deneyimle, tersine mesleki gelişim programı tasarımında kullanılabilecek bir çerçeve önerisi bilgilendirme toplantısı, mesleki gelişim yaklaşımı, yürütücü özellikleri, geribildirim ve esnek içerik ve örnek üretim süreci başlıklarında sunulmuştur.
La Classe inversée dans les pratiques de l'enseignement du FLE
Taking account of learners' language and pedagogical needs as well as their autonomous learning are the priorities of the action oriented language teaching. However, modeling language courses by rigorously respecting the three classical pedagogical units (which consists in learning the same thing, in the same class and at the same time as the others) does not always allow language learners to progress at their own pace or to use their own strategies. It is therefore important to design learning contexts in such a way as to assure the personalization of the learning process and to reconcile the best parts of the face-to-face learning and the distance learning. The flipped classroom, which involves consulting the course content in advance and making more efficient activities such consolidation and production during the course time, is one of the hybrid models developed in this perspective. The present study was carried out in order to observe the effects of this model on the grammatical and lexical knowledge of the learners of French as a foreign language and to reveal their evaluations on the implementation of the model. In this study where we used both quantitative and qualitative methods, 20 learners enrolled in the preparatory classes in the academic year 2015-2016 received, during 8 weeks, contents to be treated at the home and at their own pace. By following the "single-group pre-test-post-test model", we administered a test to our sample before and after each intervention. As for the collection of qualitative data, we conducted semi-directed interviews with 10 learners following our experimentation phase. After comparing the pre-test and post-test results, we found a statistically significant improvement in the learners' knowledge included in the quantitative analysis. In the analysis of qualitative data, we consulted two specialists and identified the following themes: Learner's opinions on the flipped classroom, effects of the flipped classroom on learners' ways of learning, ways in which learners appropriate the flipped classroom, learners' opinions on videos, learners' opinions on continuation of the model, suggestions of learners for future practices of the model. Keywords: Blended learning, Flipped classroom, French as a foreign language, Autonomy, Learning strategies.
Matematik öğretmeni adaylarının ters yüz öğrenme modeliyle yapılan öğretimde problem kurma etkinlikleri yoluyla matematiksel ilişkilendirme becerilerinin incelenmesi
Amaç: Bu araştırmada matematik öğretmen adaylarıyla birlikte ters yüz öğrenme modeli kullanılarak gerçekleştirilen uygulamalarda kendilerine verilen problem kurma görevleri aracılığıyla adayların matematiksel ilişkilendirme becerilerinin belirlenmesi ve ters yüz öğrenme modeli, problem kurma becerisi ve ilişkilendirme becerisine yönelik görüşlerinin incelenmesi amaçlanmıştır. Yöntem: Araştırma nitel araştırma yöntemlerinden durum çalışması deseni ile yürütülmüştür. Çalışma grubunu 2020-2021 eğitim-öğretim yılı bahar döneminde Eskişehir Osmangazi Üniversitesi İlköğretim Matematik Öğretmenliği üçüncü sınıfta öğrenim gören 12 kadın, 12 erkek toplam 24 öğretmen adayı oluşturmuştur. Ters yüz öğrenme modeli ile gerçekleştirilen uygulamalarda öğretmen adaylarının ilişkilendirme becerileri problem kurma görevleri aracılığı ile incelenmiş olup, verilerin toplanması süreci toplam 11 hafta sürmüştür. Veri toplama araçları olarak uygulamalar öncesi ve sonrası görüş formları ve ilişkilendirme becerisinin dört kategorisi (kavramlar arası ilişkilendirme, kavramın farklı gösterimleri arasında ilişkilendirme, kavramı diğer disiplinlerle ilişkilendirme ve kavramı gerçek hayatla ilişkilendirme) için problem kurma görev formları kullanılmıştır. Görüş formlarında "ters yüz öğrenme modeline, ilişkilendirme becerisi ile problem kurma becerisine" ilişkin öğretmen adaylarının uygulamalar öncesi ve sonrasında görüşleri alınmıştır. Görev formlarında öğretmen adaylarından (1) matematik konu ve kavramları arasındaki ilişkilendirme, (2) kavramın farklı gösterimleri arasındaki ilişkilendirme, (3) matematik konu ve kavramlarını diğer disiplinler ile ilişkilendirme ve (4) matematik konu ve kavramlarını gerçek hayat ile ilişkilendirme olmak üzere dört kategoride ilişkilendirme becerisine yönelik problem kurmaları istenmiştir. Oluşturulan bu dört görev formunda "serbest, yarı yapılandırılmış ve yapılandırılmış" olmak üzere üç farklı türde problem kurma görevine yer verilmiştir. Görüş formlarından ve görev formlarından elde edilen verilerin analizinde tematik analiz ve içerik analizi tekniği kullanılmıştır. Bulgular: Öğretmen adaylarının ilişkilendirme becerisine yönelik uygulama öncesi görüşlerine bakıldığında adayların çoğunluğunun ilişkilendirme becerisini onun alt kategorileriyle açıkladıkları görülmüştür. Ters yüz öğrenme modeli hakkında ise adayların yarıdan fazlasının bilgi sahibi olmadığı ve daha önce bu modelin derslerinde kullanılmadığı görüşünde oldukları belirlenmiştir. İlişkilendirme becerisinin alt kategorilerine yönelik görüşlere bakıldığında öğretmen adaylarının yarıdan fazlası kavramlar arası ilişkiyi matematik dersinin özelliklerine değinerek açıkladıkları, matematikteki tüm konu ve kavramların birbiriyle ilişkili olduğunu düşündükleri görülmüştür. Farklı gösterimler arası ilişkiyi "tablo" ve "cebirsel" temsilleri örnek göstererek açıklamışladır. Diğer disiplinlerle ilişkide en fazla ilişki kurulan disiplinlere "fizik" ve "kimya" örneklerini vermişlerdir. Gerçek hayat ilişkisinde ise öğretmen adaylarının yarıdan fazlasının matematikteki "sayılar ve işlemler" öğrenme alanı ile gerçek dünyadaki "alışveriş/fiyat/yemek yeme" bağlamları arasında ilişkilendirme yaptıkları görülmüştür. Uygulamalar sonrasındaki görüşlere bakıldığında öğretmen adaylarının tamamına yakınının ilişkilendirme becerisini kendi derslerinde kullanma konusunda yetkin hissettiği ve derslerinde bu beceriye yer vermek istedikleri görülmüştür. Adayların yarıdan fazlası ters yüz öğrenme modelini ilk kez bu uygulamalarda gördüklerini ve model hakkında deneyim kazandıklarını açıklamışlardır. Araştırmada öğretmen adaylarının ilişkilendirme becerisinin dört alt kategorisine yönelik kurdukları üç türde (serbest, yarı yapılandırılmış ve yapılandırılmış) problemler, uygun bir problemde bulunması gereken özelliklere göre (yazılan ifadede problem durumu olup olmadığı, problemin özelliği, problemin dil ve anlatımının Türkçe dil bilgisi kurallarına uygunluğu, problemin çözülebilirliği, problemin verilen ilişkilendirme bileşenine uygunluğu, problemin bağlamı) incelenmiş olup adayların çoğunluğunun istenen özelliklere uygun problemler kurdukları görülmüştür. İlişkilendirme becerisi bağlamında adayların kurdukları problemlerde şu dört husus tespit edilmiştir: (1) Matematik konu ve kavramları arasındaki ilişkilendirme becerisine yönelik kurdukları problemlerde "aynı öğrenme alanına ait farklı kavramlar" ve "farklı öğrenme alanına ait kavramlar" arasında ilişkilendirme yaptıkları görülmüştür. (2) Farklı gösterimler arasındaki ilişkilendirme becerisine yönelik kurdukları problemlerde ise problemin kurulumunda en fazla kullandıkları temsil "sözel" temsil olurken problemin çözümünde ise "sözel", "cebirsel" ve "sembolik" temsiller olmuştur. (3) Matematik konu ve kavramlarını diğer disiplinlerle ilişkilendirme becerisine yönelik kurdukları problemlerde matematik konu ve kavramlarını en fazla "fizik" ve "fen bilimleri" disiplinleriyle ilişkilendirmişlerdir. (4) Matematik konu ve kavramlarını gerçek hayat ile ilişkilendirme becerisine yönelik kurdukları problemlerde matematik konu ve kavramlarını en fazla "doğa/çevre/tarım/meteoroloji" ve "alışveriş/fiyat/yemek yeme" günlük hayat bağlamlarıyla ilişkilendirmişlerdir. Sonuç ve Öneriler: Öğretmen adaylarının ters yüz öğrenme modeli hakkında uygulamalar öncesi bilgi sahibi olmadıkları, uygulamalar sonrasında ise adayların çoğunluğunun matematiksel ilişkilendirme becerisi hakkında kendilerini yetkin hissettikleri, problem kurma becerisi hakkında deneyim kazandıkları ve ters yüz öğrenme modelini kendi derslerinde kullanmak istedikleri görülmüştür. Bu sonuç, onların ters yüz öğrenme modeline karşı pozitif bir bakış açısı geliştirdiklerini göstermektedir. Ayrıca, adayların ilişkilendirme becerisinin dört alt kategorisi hakkında bilgi ve deneyimlerini artırdıkları da görülmüştür. Adayların çoğunluğunun kriterlere uygun problemler kurdukları değerlendirilmiştir. Araştırmanın ilerletilmesi için, öğretmen adaylarının üniversite birinci sınıftan dördüncü sınıfa kadar ilişkilendirme becerileri incelenerek boylamsal bir çalışma yapılabilir. Deneysel bir çalışma yapılarak öğretmen adayları iki gruba ayrılıp, bir gruba yüz yüze eğitimle diğer gruba çevrim içi ortamda ders yapılarak ilişkilendirme becerileri incelenebilir. Anahtar kelimeler: Matematik öğretmen adayları, Matematiksel ilişkilendirme becerileri, Problem kurma becerisi, Ters yüz öğrenme modeli.
Gastronomi ve Mutfak Sanatları uygulama derslerinin uzaktan eğitime göre değerlendirilmesi: Deneysel bir tasarım önerisi
Bu araştırmanın amacı gastronomi ve mutfak sanatları bölümlerinde uygulamalı bir dersin uzaktan eğitimle yürütülmesi sonrasındaki öğrencilerin akademik başarı durumlarını belirlemektir. Bu amaç doğrultusunda uygulanan karma yöntemler araştırmasında yarı deneysel bir tasarım ile öğrencilerin akademik başarıları, ters yüz öğrenme hazır bulunuşlukları, kendi kendine öğrenme hazırbulunuş durumları ve ders tutumları ile ilgili nicel hipotezler oluşturulmuş ve ölçümler yapılmıştır. Araştırmanın nitel kısmında ise öğrenciler performans gözlemleri ile takip edilmiş ve nicel verilerin hangi ölçüde doğrulandığını tespit etmek için odak grup görüşmelerinden faydalanılmıştır. Araştırmanın veri toplama süreci sonunda eş zamanlı bir şekilde elde edilen bulgular birleştirilerek ortak çıkarımlar yapılmıştır. Araştırmanın sonuçları doğrultusunda her iki deney grubundaki öğrencilerin akademik başarı düzeylerin uygulama öncesinde ve sonrasında aynı olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Bununla birlikte öğrencilerin öğrenmelerindeki kalıcılık düzeyleri de gruplar arasında benzerlik göstermektedir. Ayrıca deney ve kontrol grupları arasında yer alan öğrencilerin, performans gözlem başarı puanları arasında anlamlı bir farklılık tespit edilmemiştir. Bu sebeplerden dolayı dikkatli bir ders planlaması ve kapsamlı bir ön hazırlık aşamasından sonra uzaktan eğitim ile işlenen uygulamalı bir mutfak dersinin yüz yüze işlenen bir dersten farklı olmadığı belirlenmiştir. Bu doğrultuda özellikle uygulamalı derslerin ölçme ve değerlendirme aşamasında öğrencilere sunulan akademik başarı testlerinin de öğrenmeyi artırıcı bir rol oynadığı araştırmanın sonuçları arasında yer almaktadır. Araştırma kapsamında ayrıca kendi kendine öğrenme hazır bulunuşluk ve ters yüz öğrenme hazır bulunuşluğun ders tutumuna olan etkisini araştırmak için korelasyon analizleri yapılmıştır. İlglili korelasyon analizleri sonucunda iki değişkenin aynı anda ders tutumuna olan etkisinde anlamlı bir korelasyondan söz edilebilir. Ancak bu değişkenler teker teker değerlendirildiğinde kendi kendine öğrenme hazır bulunuşluk bağımlı değişken olan ders tutumu ile ilişkiliyken ters yüz öğrenme hazır bulunuşluk denklem içerisinde tek başına ders tutumuyla ilişkili değildir sonucuna ulaşılmıştır. Araştırma kapsamında bir alt amaç olarak gerçekleşen ve derslerin işlenme yöntemi olarak sunulan ters yüz öğrenme modeli hem yüz yüze hem de uzaktan eğitim alan öğrencilerin uygulamalı dersleri için faydalı bir model olarak görülmektedir. Bu doğrultuda uygulama derslerinde ters yüz öğrenme modelinin geleneksel öğrenmeye göre avantajlı ve etkili bir öğrenme modeli olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Elde edilen sonuçlar doğrultusunda küresel çapta eğitim odaklı yapılan araştırmalara, araştırmacılara, uygulamalı bir ders işleyen öğretim elemanlarına ve Türkiye'nin stratejik kalkınma planlarına dahil edilebilecek çeşitli düzeyde önerilerde bulunulmuştur.