Seçmen davranışı

80 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessTR

Kitle iletişim araçlarının seçmen davranışları üzerine etkisi: kütahya il merkezi örneği

Özellikle 20. Yüzyılda insanların hayatlarına etkili bir şekilde giriş yapan kitle iletişim araçları, toplumsal değişimi hızlandıran bir güç haline gelmiştir. İletişim teknolojilerindeki hızlı değişim ve gelişim, kitle iletişim araçlarını hayatın her alanına dahil etmiş, bireylerin siyasal davranışları ve tercihleri üzerinde çok etkili olmasına neden olmuştur. Bu bağlamda çalışmanın birinci bölümünde; literatür taraması yapılarak kitle iletişim araçları detaylı olarak ele alınmıştır. İlk başta kitle ve kitle iletişim kavramları açıklanmıştır. Daha sonra kitle iletişim araçları yazılı, işitsel ve görsel-işitsel olmak üzere üç gruba ayrılarak detaylı olarak incelenmiş ve kitle iletişim araçlarının işlevleri açıklanmıştır. İkinci bölümde; seçmen davranışlarını etkileyen faktörler tek tek irdelenmiş, bu faktörler arasında yer alan kitle iletişim araçlarının etkisi teorik açıdan ele alınarak bu konuyla ilgili model ve kuramlar incelenmiştir. Son bölümde ise; kitle iletişim araçlarının seçmen davranışları ve tercihleri üzerine etkisi, Kütahya İl Merkezinde ikamet eden 383 adet seçmene anket yöntemi uygulanarak analiz edilmeye çalışılmıştır. Anahtar Kelimeler: Kitle, Kitle İletişimi, Kitle İletişim Araçları, Seçmen, Seçmen Davranışları.

Kitle iletişim araçlarıSeçmen davranışıSeçmenler+1
İlker Manav
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
00
DoctorateOpen AccessTR

Politik pazarlama kapsamında makroekonomik göstergelerin Türkiye'deki seçmen davranışlarına etkisi

Günümüzde siyasi partiler politik pazarlama kanalları ile fikirlerini ve ideolojilerini daha kısa sürede daha çok seçmene ulaştırarak seçmenlerin siyasi tutum ve davranışlarını etkilemektedirler. Seçmenlerin siyasi tutum ve davranışları birçok faktörden etkilenmekte fakat bunlar arasında seçmenlerin en çok etkilendiği faktör ekonomik faktörlerdir. Ekonomik faktörlerin seçmen davranışını etkilediği görüşü, literatürde ekonomik oy verme teorisi olarak adlandırılmaktadır. Bu teoriye göre seçmenler siyasal iktidarların cari ve geçmiş dönemlerini değerlendirip kendilerine en çok fayda sağlayan ve temel ekonomik sorunların üstesinden gelebilen partilere oy vermektedirler. Politik pazarlama kapsamında seçmen tercihlerinin önemini ortaya koyarak seçmen davranışlarında etkili olan makroekonomik faktörleri Türkiye özelinde tespit etmek bu çalışmanın amacını oluşturmaktadır. Bu bağlamda oluşturulan ekonometrik model ile makroekonomik faktörlerin oy oranları üzerindeki etkileri 1977–2019 dönemi arasında Türkiye'de yapılan genel seçimler kapsamında araştırılmıştır. Araştırmada ilk olarak değişkenlerin durağanlık derecelerini belirlemek için ADF ve Carrion-i-Silvestre kırılmalı birim kök testleri kullanılmıştır. Eşbütünleşme ve değişkenler arasındaki kısa ve uzun dönem ilişkilerini tespit etmek için çoklu yapısal kırılmalar altında Maki eşbütünleşme testi ve ARDL sınır testinden yararlanılmıştır. Son olarak değişkenler arasındaki nedensellik ilişkilerini tespit etmek için Toda-Yamamoto Granger nedensellik testi kullanılmıştır. Çalışmanın sonucunda uzun dönemde kişi başı gayri safi yurt içi hasıla oranının oy oranı üzerindeki etkisi pozitif, enflasyon ve işsizlik oranının oy oranı üzerindeki etkisinin negatif olduğu tespit edilmiştir. Bununla birlikte kısa dönemde faiz oranının oy oranını negatif etkilediği tespit edilmiştir. Son olarak yapılan nedensellik testi sonucunda işsizlik, enflasyon ve kişi başı gayri safi yurt içi hasıla oranlarından oy oranına doğru tek yönlü bir nedensellik ilişkisinin olduğu tespit edilirken faiz oranından oy oranına doğru bir nedensellik ilişkisinin olmadığı tespit edilmiştir. Sonuç olarak, çalışma kapsamında Türkiye'de seçmenlerin makroekonomik faktörlerdeki değişimlerden etkilendiği ve siyasi tutum ve davranışlarını bu doğrultuda şekillendirdiği tespit edilmiştir.

ARDL Sınır TestiEkonometrik analizMakroekonomik etki+7
Barış Armutcu
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Seçmen bağlılığını etkileyen unsurların incelenmesi

?Seçmen Bağlılığını Etkileyen Unsurların İncelenmesi? başlıklı bu araştırmada, seçmen davranışı tüketici davranışı temel alınarak incelenmiştir. Seçmen bağlılığını etkileyen ve bu davranışlara yön veren unsurlar belirlenerek seçmen üzerindeki etkileri üzerinde durulmuştur. Araştırmanın temel amacı, seçmen davranışlarını etkileyen unsurlar çerçevesinde, seçmen bağlılığının oluşumunu değerlendirmektedir. Bu amaçla daha önce oy kullanan kişilerden oluşan 401 yanıtlayıcı üzerinde seçmen bağlılığını belirlemeye yönelik ifadelerden oluşturulan anket uygulaması yapılmıştır. Araştırma teorik ve uygulama bölümü olarak üç bölümden oluşmaktadır. İlk iki bölümde teorik bilgiler yer almaktadır. Üçüncü bölümde ise, seçmen davranışını etkileyen unsurların seçmen bağlılığının oluşumuna etkisi test edilmiştir. Literatür ve elde edilen analizler sonucunda seçmenin algılanan risk düzeyinin seçmen bağlılığı için bir başlangıç noktası olduğu belirlenmiştir. Seçmenin risk algılamasının artması bilgi arayışına sebep olmaktadır. Bilgi araştırması sonucunda seçmen fikir lideri olmaya başlar. Fikir liderliği ise seçmen bağlılığının belirleyiciliği konusunda odak nokta olmaktadır. Seçmenin ilgilenim düzeyindeki ve bilgi araştırmasındaki artış seçmeni fikir lideri olmaya yöneltmektedir. Bu durum seçmenin memnuniyeti ve sadakatini arttırabilmektedir.

Seçmen davranışıSiyasal davranışSiyasi pazarlama
Tuba Üzüm
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Seçmen tercihlerinin karşılaştırmalı analizi: Milli Görüş Hareketi, Adalet ve Kalkınma Partisi

Milli Görüş Hareketi, 1970 yılında Milli Nizam Partisi'nin kuruluşuyla siyasallaşmıştır. Hareketin partileri laiklik karşıtı olmaları gerekçesiyle birçok kez darbeler ve kapatma davaları sonucu kapatılmışlardır. 2002 yılında kurulan Adalet ve Kalkınma Partisi ise bu hareketin içerisinde yetişmiş isimler tarafından kurulmuştur. Bu parti, Milli Görüş Geleneğine bağlı olmadığını ilan ederek muhafazakar demokrasi kimliğiyle kendini muhaliflerinden farklılaştırmış ve katıldığı ilk seçimlerden günümüze kadar iktidarını korumayı başarmıştır. Araştırma, Refah ve Fazilet Partisi ile Adalet ve Kalkınma Partisinin seçmen tercihlerini karşılıklı vermek amacıyla ortaya konulmuştur. Parti programları, seçim beyannameleri, vekillerin söylem ve eylemlerinin karşılaştırmalı olarak incelendiği çalışmada Milli Görüş Hareketi Partileri, içerisinde bulunan yenilikçi kadronun ve kapatılma korkusunun etkisiyle değerlerinden taviz vermiştir ancak değişmez değerlerinin her şeye rağmen sabit kaldığı sonucuna varılmıştır. Parti kemik seçmeni dışında bir seçmen kitlesine Refah Partisi döneminde Adil Ekonomik Düzen söylemiyle ulaşmıştır. Adalet ve Kalkınma Partisi ise Milli Görüş Hareketinden çıkardığı dersler sayesinde risk oluşturabilecek aktörleri saf dışı bırakarak her seçim dönemi belli bir oy oranının altına düşmemek amacıyla seçim stratejisi yenilemiştir.

Adalet ve Kalkınma PartisiMilli Görüş HareketiSeçmen davranışı+3
Serenay Elmalı
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Artırılmış gerçeklikle desteklenen bir seçim kampanyasının seçmen tercihi üzerine etkisi

Siyasal pazarlama, toplumsal ve siyasal dinamikleri harekete geçirmek ve yeni siyaset koşullarına adapte olmak adına, pazarlamadan geniş bir ölçekte yararlanmaktadır. Buna ek olarak, bu çalışmanın ana hedefi; Artırılmış Gerçeklik uygulamaları ile desteklenen seçim kampanyalarının, seçmen tercihi üzerindeki etkisinin, pazarlama aracı olarak kullanılan mobil artırılmış gerçeklik uygulamaları üzerinden keşfedilmesidir. Siyasal pazarlama, seçmen payını büyütme gayreti, sürekli ve sistemli bir pazarlama, güçlü iletişim çalışması ve siyasal iletişim tonlarını canlandıran Artırılmış Gerçeklik uygulamaları ile çok bileşenli bir organizasyondur. Bu çalışma, Türkiye Voleybol Federasyonu bünyesinde bulunan Hakem ve Gözlemcilerden oluşan 300 kişi ile yüz yüze anket yöntemi kullanılarak nicel analiz ve yine mevcut örneklem içerisinden artırılmış gerçeklik algısı yüksek 10 kişilik bir popülasyonun nitel analize katılımı ile derin bir araştırma süreci ile desteklenmiştir. Deneyim değerlerine bakıldığında, Artırılmış Gerçeklik uygulamaları ile desteklenen seçim kampanyaları ve siyasal sürecin, seçmenin oy verme tutumu üzerinde nispeten bir etki yarattığı tespit edilmiştir. Siyasal pazarlamada, Artırılmış Gerçeklik uygulama örneklerine sayıca az yer verilmesi, katılımcılar tarafından bu alanda kullanılan teknolojinin ilk kez deneyimlenmiş olması beğeni düzeyinin yüksekliğini açıklamaktadır. Artırılmış Gerçeklikle zenginleştirilen siyasal içeriklerin, işlevsel değerinin sorgulanması neticesinde ise geliştirilme ihtiyacının olduğu saptanmıştır. Bu teknolojinin siyasal iletişime entegre edilmiş olması katılımcılar üzerinde pozitif bir etki yaratmış ve duygusal değerin de yönünü belirlemiştir. Uygulamaların kullanım kolaylığı sorgulandığında, bu teknoloji ile desteklenen bir seçim kampanyasının algılanan değerinin olumlu olduğu ve bu uygulamaların, toplum tarafından hızlıca içselleştirileceği sonucuna varılmıştır.

Artırılmış gerçeklikPazarlamaSeçim kampanyaları+3
Sena Saydam Durmaz
Yozgat Bozok University
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Politik pazarlama uygulamalarına bakış açılarının belirlenmesi üzerine bir araştırma

Politik pazarlama, seçim kampanyalarında ve özellikle de seçim propagandalarında önemli bir yer tutmaktadır. Politik pazarlamanın nesnel bir şekilde uygulanmaya konması siyasi partilerin kendi politikalarını ifade etmesi şeklinde gerçekleşebilmektedir. Zira dünyadaki gelişmelerin ve küreselleşmenin etkisiyle bugün önemini yitirmeye başlamış olan ideolojiler, siyasi partilerin gerek programlarında gerekse söylemlerinde birbirlerine benzer olduğunu ortaya koymaktadır. Dolayısıyla politik pazarlamada siyasi partiler seçim kampanyalarında birbirinden ayrı stratejiler geliştirerek hedef seçmen kitlesine yönelik çalışmalar yapmaktadırlar. Bu çalışmanın hedefi öncelikle seçim zamanında yapılan politik pazarlama uygulamasının seçmenler kapsamında etkisi olup olmadığını belirli duruma getirmektir. Bu anlamda çalışmamız Suriye'deki seçim sistemine göre planlanmış olup, seçme hakkına sahip olan 1363 kişiye anket uygulanarak politik pazarlama uygulamalarının belirlenmesi ile ilgili sonuçlar elde edilmiştir. Çalışma sonucunda ankete katılan seçmenlerin seçim kampanyası döneminde politik pazarlama uygulamalarının etkisi altında olduğu ve bu dönemde yapılan politik pazarlama çalışmalarının seçmeni olumlu yönde etkilediği tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Politik Pazarlama, Seçmen Davranışları, Seçim Kampanyası

Seçim kampanyalarıSeçmen davranışıSiyasal propaganda+1
Rony Malla
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Politik pazarlama araçlarından tutundurma faaliyetlerinin seçmen özellikleri bakımından incelenmesi: Gaziantep örneği

Pazarlama, üretilen mal veya hizmetleri satabilme sanatıdır. Politika, devlet ve insanları yönetebilme becerisidir. Amaçları iktidara gelebilmek olan siyasi partilerin fikirlerini pazarlama sürecine de politik pazarlama denir. Siyasi partilerin, seçmenleri ikna edebilmek için yaptıkları çalışmalar tutundurma faaliyetleri olarak adlandırılır. Bu çalışma, seçmenlerin politik pazarlama araçlarının tutundurma faaliyetlerinden etkilenme düzeylerinin cinsiyet, yaş, eğitim durumu, aylık gelir ve siyasi partiye üye olup olmamaları açısından farklılık gösterip göstermediğinin incelenmesi amacını taşır. Bu kapsamda Gaziantep'te bulunan 600 seçmen ile anket yapılıp veriler toplanmıştır. Tesadüfi olmayan yöntemlerden kolayda örnekleme yöntemi kullanılmıştır. Elde edilen veriler SPSS paket programı ile analiz edildi. Faktör analizi, t testi ve tek yönlü varyans analizleri(ANOVA) yapıldı. Analizler sonucunda; seçmenlerin reklam faaliyetlerinden etkilenme düzeylerinde cinsiyet, aylık gelir ve meslekleri açısından istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık olmadığı; yaş, eğitim durumu ve siyasi partiye üyelik değişkenleri arasında farklılık olduğu tespit edilmiştir. Seçmenlerin haber faaliyetlerinden etkilenme düzeylerinde değişkenler ile anlamlı bir farklılık olmadığı tespit edilmiştir. Kampanya faaliyetleri ile cinsiyet, meslek ve halkla ilişkiler arasında anlamlı bir farklılık olmadığı; yaş, eğitim durumu ve aylık gelir arasında anlamlı bir farklılık olduğu tespit edilmiştir. Halkla ilişkiler faaliyetleri ile cinsiyet ve meslek değişkenleri arasında anlamlı bir farklılık olduğu; yaş, eğitim durumu, aylık gelir ve siyasi partiye üyelik açısından anlamlı bir farklılık olmadığı tespit edilmiştir.

PazarlamaSeçmen davranışıSeçmenler+3
Merve Taşdemir
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Referandumda oy verme davranışını belirleyen etmenler:16 nisan 2017 referandum örneği

Bu çalışmanın amacı Türk seçmen davranışını referandum örneği üzerinden açıklamaya çalışmaktır. Çalışmanın temel problemi 16 Nisan 2017 anayasa değişikliği referandumunda seçmen kitlesinin referandumu oylarken hangi etmenlere bağlı kaldığı, referandumun içeriğine mi yoksa referandum içeriğinden bağımsız olarak başka etmenlere göre mi oy verip vermediğinin incelenmesidir. Çalışmada seçmen davranışlarından bir yol haritası, bir davranış biçimi veya tutum çıkarılıp çıkarılamayacağı ve bunun gelecek seçimlere ışık tutup tutamayacağı sorunsalı incelenmektedir. Aynı zamanda bu çalışma referandumda seçmenin neye göre, hangi faktörlere bağlı kalarak oy verdiğini anlamaya çalışacak ve bu konuda bir farkındalık yaratarak bundan sonraki süreçlerde yapılacak referandumlara ışık tutabilmeyi amaçlayacaktır. Bu amaç doğrultusunda referandum örneği incelenirken yapılmış seçmen davranışı ölçüm çalışmalarından yararlanılacaktır. Bu nedenle de bu çalışmanın yöntemini daha önce yapılmış olan seçmen davranışı ölçüm çalışmaları oluşturacaktır. Referandum bir ülke siyasetinde önemi olan bir konuda karar verme erkinin halkın elinde bulunmasıdır. Ülkenin tamamını ilgilendiren bir kararda siyasetçilerin yerine halkın bu kararı evet ya da hayır şeklinde oylayarak kabul ya da ret etmesidir. Gelişmekte olan bir ülke olan Türkiye'de de referandum başlangıcı olan 1961 yılından itibaren giderek daha fazla sayıda yapılmaya başlanmıştır. 16 Nisan 2017 tarihli referandum ise "Türkiye Cumhuriyeti Tarihinde" yapılan son referandumdur. Bu referandumda Anayasada değişiklik yapılmasını öngören on sekiz madde halka sunulmuş ve de halk tarafından %51,41 evet oyu alarak kabul edilmiştir. Bu çalışmada söz konusu referandumdaki seçmen davranışını anlamlandırılmayı amaçlamaktadır.

Anayasa değişiklikleriOy kullanmaReferandum+2
Ebru Akça
Kırşehir Ahi Evran University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
DoctorateOpen AccessTR

Almanya'daki oy vermeyen Türk seçmen pazarının bölümlendirilmesi üzerine bir araştırma

Almanya'da yaşayan seçmen vasfına sahip Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının seçimlerde oy vermeme davranışlarının politik pazarlama açısından incelemeyi amaçlayan bu araştırmada karma yöntem kullanılmıştır. Araştırmanın örneklemini Almanya'daki 13 seçim bölgesinden kotalara göre örnekleme metoduyla belirlenen 1004 seçmen oluşturmaktadır. Araştırma amacı doğrultusunda hem nitel hem de nicel verilerden faydalanılmıştır. Araştırmada nitel yöntemlerden elde edilen veriler aracılığıyla evrene genellenebilir düzeyde bir ölçek geliştirmek hedeflenmiştir. Bu kapsamdaki veriler yüz yüze görüşmeler aracılığıyla elde edilirken homojen özellikler gösteren seçmenleri kümelendirmek ve sonrasında seçmen kümelerini birbirinden ayıran özellikleri ortaya koymak üzere araştırmacı tarafından geliştirilen ölçekten istifade edilmiştir. Nitel araştırma sürecinde veriler yarı-yapılandırılmış görüşmeler yoluyla elde edilmiştir. Araştırmanın nicel boyutunda veriler üç grup sorudan oluşan bir anket formu aracılığıyla elde edilmiştir. Araştırmanın nitel araştırma yaklaşımı kısmında "betimsel analiz" yapılmıştır. Araştırmanın nicel kısmında ise yapı geçerliliği için açımlayıcı ve doğrulayıcı faktör analizi, uyum geçerliği için boyutlar arası korelasyon analizi, kapsam geçerliliği için uzman görüşleri ve güvenirlik çalışması için bir iç tutarlılık hesaplama yaklaşımı olan Cronbach Alpha katsayısı kullanılmıştır. Oy vermeyen seçmenler olarak katılımcılar arasında bölümlendirme yapmak üzere kümeleme analizi yöntemine başvurulmuştur. Kümeleme analizi ile belirlenen seçmen kümelerini birbirinden en iyi ayıran değişkenlerin hangileri olduğunu belirlemek ve seçmenlerin doğru kümelere atanma olasılıklarını ortaya koymak için diskriminant analizi uygulanmıştır. Bu kapsamda yapılan analizler sonucunda oluşturulan kümelerin Almanya'da yaşayan seçmen vasfına sahip Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının seçimlere katılımının artırılması için kullanılabilecek bir stratejik siyaset pazarlaması tekniği sunduğu ifade edilebilir.

AlmanyaBölümlere ayırma sistemleriDış Türkler+7
Burhan Akyılmaz
Hasan Kalyoncu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Genç seçmenlerin oy verme davranışını etkileyen faktörler: Gaziantep ili örneği

Bu çalışmanın amacı Gaziantep ilinde yaşayan genç seçmenlerin oy verme davranışını etkileyen faktörleri tespit etmektir. Bunun için gerekli literatür taraması yapılmış ve literatürde yer alan çalışmalardan bahsedilmiştir. Ayrıca genç seçmenlerin oy verme davranışını etkileyen faktörleri genç seçmenlere anket şeklinde uygulanarak bu konuda veriler elde edilmeye çalışılmıştır. Araştırmaya katılımcı olarak 270 kadın, 185 erkek olmak üzere toplam 455 genç seçmen katılmıştır. Nicel yöntem kullanılarak yapılan bu çalışmaya göre hangi faktörlerin genç seçmenleri daha çok etkilediği, genç seçmenlerin oy verme davranışını belirlerken neleri daha çok dikkate aldığı ortaya konulmaya çalışılmıştır. Bu araştırmada elde edilen veriler ise SPSS 21.00 programında analiz edilmiştir. Ülkemizde genç nüfusunun fazla olmasından dolayı çok yoğun bir genç seçmen bulunmaktadır. Genç seçmenlerin toplam seçmenlerin içinde önemli bir oranın olması onları seçimlerin kaderini belirlemeleri açısından çok önemli kılmaktadır. Bu durum bu açıdan bakıldığında çalışmamızı önemli kılmaktadır. Yapılan bu çalışmayla genç seçmenlerin oy verme davranışlarını belirlerken bilinçli bir şekilde davrandığı, detaylara çok dikkat ettiği, uygulanabilir ve gerçekçi çalışmalara önem verdiği tespit edilmiştir. Genç seçmenler kendi özgür iradelerine müdahale ettirmeksizin bu hususlara dikkat ederek çok iyi bir gözlemci olarak davranmaktadır. Genç seçmenler için hükûmetlerin çalışmalarının ve partilerin vaatlerinin toplumun tamamını ilgilendiren adalet, eğitim, dış politika gibi alanlarda yoğunlaşması önemlidir. Genç seçmenler; kendilerinin siyasi partiler, adaylar ve liderler tarafından önemsenmesine de dikkat ederek kendileriyle ilgili yapılan çalışmalara ayrı bir değer vermektedir.

GaziantepGençlerOy kullanma+2
Muhammed Aksüt
Hasan Kalyoncu University · Institute of Graduate Studies
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

Politik pazarlama yaklaşımlarının siyasal partiler açısından değerlendirilmesi ve seçmen davranışları üzerine etkileri

Günümüzde seçmenler sadece ideolojik görüşlerine göre değil beraberinde ekonomik ve sosyal olgulardan etkilenerek karar verme eğilimine girmişlerdir. Bu nedenle siyasi partiler kendilerini politikaları ve projeleri ile ilgi olarak seçmenlere daha iyi anlatmak ve onlarla sürekli bir iletişim içinde olmak için çabalamaktadırlar.Siyasi partinin bu çabalarında politik pazarlama faaliyetleri, hem politikaların oluşturulması hem de seçmenle doğru iletişimin kurulması açısından partilere önemli kazanımlar sağlamaktadır.Politik pazarlama, seçmenlerin ihtiyaçlarını karşılamak üzere ve onların desteğini elde etmek amacıyla geliştirilen fikirlerin yönetilmesi süreci olarak tanımlanmaktadır.Bu çalışmada politik pazarlamanın sadece seçim dönemlerinde değil siyasi partinin tüm hayatı boyunca uygulaması gereken bir felsefe olduğu tezinden yola çıkılarak ilk bölümde politik pazarlama kavramı ve uygulamalarının genel bir çerçevesi çizilmiştir. İkinci bölümde politik pazarlamadaki temel aktörler olan siyasi partiler ve seçmen kavramlarına değinilerek seçmenle en sıkı işbirliğinin yaşandığı siyasal kampanya süreçleri anlatılmaya çalışılmıştır. Bu bölümde ayrıca, siyasi partilerin politik pazarlama faaliyetlerini sistemli bir şekilde yürütmesine yardımcı olacak stratejik politik pazarlama planlaması sürecine yer verilmiştir.Çalışmanın üçüncü bölümünde gömülü teori yöntemi uygulanarak, politik pazarlamanın Türkiye'de ne şekilde uyguladığı ortaya konmaya çalışılmıştır. Bu itibarla, siyasi partilerin uyguladıkları politik pazarlama faaliyetlerinin seçmenler tarafından nasıl algılandığını ortaya koymak amacıyla, daha önce çeşitli araştırma kurumları tarafından gerçekleştirilen kamuoyu araştırmaları incelenmiştir. Bunun yanında Türkiye'deki politik pazarlama uygulamaları Milletvekili Genel Seçimleri özelinde analiz edilmiştir. Araştırmada elde edilen bulgular ışığında Türkiye'deki siyasi partiler için bir politik pazarlama modeli önerilmiştir.

PazarlamaSeçim kampanyalarıSeçmen davranışı+5
Neslihan Yalçınkaya
Manisa Celal Bayar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2013
00
Master'sOpen AccessTR

Oy verme davranışının kuşak teorisi ve politik pazarlama çerçevesinde incelenmesi: 2017 referandumu üzerine bir araştırma

Politik pazarlamada amaç, seçmen ihtiyaç ve isteklerinin doğru tespit edilebilmesi, seçmenlere yönelik pazarlama politikalarının oluşturulması, uygulanması ve en nihayetinde siyasal süreçte sürdürülebilir bir seçmen memnuniyeti ve buna bağlı olarak seçmen sadakati oluşturulabilmesidir. Özellikle, aldığı oy oranına bakılmaksızın seçimlerde ikinci olan partinin seçimi kaybetmiş sayıldığı ve bu nedenle rekabetin acımasız boyutlarda yaşandığı politize oranı yüksek toplumlarda, rakiplerden farklılaşarak ön plana çıkmak siyasetin uygulayıcı aktörlerinden olan siyasal partiler için son derece önemlidir. Bu farklılaşmanın yaratılabilmesi için rakiplerin, pazarın ve diğer değişkenlerin iyi analiz edilmesi, pazarın bölümlendirilmesi, konumlandırmaya bağlı politikaların ve rekabete bağlı stratejilerin oluşturulması ve uygulanması çok önemlidir. Bu farklılaşmayı ortaya koymak için siyasal patiler ve adaylar pazarlama uygulamalarından ve pazarlama karması elemanlarından verimli bir şekilde yararlanmak zorundadırlar. Bu araştırma 2017 Anayasa değişikliği referandumunda, seçmenlerin oy tercihleri üzerinde etkili olan bazı siyasal ve sosyal etkenlerin etkisini incelemek amacıyla yapılmıştır ve bireylerin içinde bulundukları kuşaklara göre bu seçim boyunca yürütülen bazı politik pazarlama unsurlarından etkilenme düzeyleri araştırılmıştır. Bu doğrultuda Gaziantep'te on sekiz yaş ve üzerinde olan 1230 katılımcıyla yüz yüze anket gerçekleştirilmiştir. Elde edilen veriler istatistiki analizlere tabi tutulmuştur. Bu kapsamda, yaş kuşakları ile referandumda kullanılan oy arasında farklılıklar olduğu görülmüştür. Referandum metnini okuma durumundaki artış hayır oyu kullanma olasılığını arttırdığı, bireylerdeki yaşlılık oranının artması evet oyu kullanma olasılığını arttırdığı, sempati duyulan partinin propagandalarından politik pazarlama faaliyetlerinden etkilenme düzeyinin yaşlılarda daha fazla olduğu, daha yaşlı kuşakların lidere duyulan sempatiden etkilenme düzeylerinin genç kuşaklara göre daha fazla olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Çalışma dört bölümden oluşmaktadır. İlk bölümde giriş yapıldıktan sonra, ikinci bölümde ise kuşak teorisi ve pazarlama alanında kuşak teorisi ile ilgili yapılan çalışlara yer verilmiştir. Üçüncü bölümde politik pazarlama kavramına ve son bölümünde ise materyal ve yöntemden bahsedilmiş, Gaziantep ilinde oy verme yeterliliğine sahip olan seçmenler üzerinde uygulamalı bir çalışma yapılmış, konunun teorik kısmı daha belirgin hale getirilmiştir.

KuşaklarOy kullanmaPazarlama+6
Emine Nurcihan Keskin
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Seçmen tercihlerini etkileyen sosyo-politik faktörler (1946-2007 dönemleri arası)

Seçmen davranışı konusu çok boyutlu bir konudur. Günümüz demokratik politik sistemlerinde seçmen davranışlarının analiz edilmesi büyük bir önem taşımaktadır. Seçmenlerin tercihlerini etkileyen ekonomik, siyasi, sosyolojik ve psikolojik pek çok faktör mevcuttur. Bu etkenler doğrultusunda "Seçmen Tercihlerini Etkileyen Sosyo - Politik Faktörler" önemli hale gelmektedir. Bu tez çalışmasında Türkiye Cumhuriyeti'nin çok partili hayata geçişinden, 22 Temmuz 2007 seçimlerine kadar ki süreçte, Türk seçmeninin parti tercihlerini etkileyen sosyal ve kültürel etkenler incelenmiştir. Seçmenin genel seçimlerdeki tutumu ve oy verirken hangi faktörlerden etkilendiği, bir dizi akademik ve bilimsel araştırmalardan yararlanılarak değerlendirilmiştir. Seçmenin tercihlerinde en az sosyal faktörler kadar kültürel faktörlerin de etkili olduğu varsayımıyla siyasi kültür olgusu seçmen tercihleriyle ilişkilendirilmeye çalışılmış ve Türk siyasi kültürünün baskın yönlerine yer verilmiştir. Hazırlanan bu çalışmada siyasi partilerin davranış özelliklerinden ziyade, seçmenin oylama kararı üzerindeki olası etkiye sahip sosyo-politik faktörleri belirlemek amaçlanmıştır. Anahtar Kelimeler:Seçmen,Seçmen Davranışı, Sosyo-Politik Faktörler

Seçmen davranışıSeçmenlerSiyasi tercih+3
İrfan Aşuk
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Politik konjonktürel dalgalanma: Mali muhafazakârlık üzerine bir deneme

Bu çalışmada 1995-2015 yıllarına ait veriler kullanılarak mali kuralın varlığının seçmenlerin oy verme davranışı üzerinde etkili olup olmadığı incelenmiştir. Bu amaçla Avrupa Birliği'ne üye ve aday ülkeler olmak üzere 34 adet ülke için analizler gerçekleştirilmiştir. Elde edilen sonuçlara göre seçim dönemlerinde politikacıların seçimi kazanmak amacıyla yapmış oldukları manipülasyonun mali kuralın varlığı durumunda etkili olmadığı gösterilmiştir. Diğer bir ifadeyle, mali kuralın varlığı durumunda seçimi kazanma amacıyla politikacılar tarafından yürütülen politikalar sonucunda ortaya çıkan politik bütçe döngülerinin seçmenlerin ilgili partiyi daha az desteklemesine neden olduğu ortaya çıkarılmıştır.

Ekonomik konjonktürKonjonktürMali kural+3
Merve Uygur
Kastamonu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
DoctorateOpen AccessTR

Dijital sosyoloji bağlamında sosyal medyanın seçmen davranışlarına etkisi

Sosyal medya son yirmi yıl içerisinde gelişen yeni bir mecra olarak; bireyin gündelik hayatta karşılıklı etkileşimle yeniden var olabildiği bir ortama dönüşmüştür. Dijital teknolojilerdeki yenilikler ve gelişmeler toplumsal hayatın her alanında önemli etkilere sahip olduğu gibi kişinin siyasal tercihlerinde de etkileri gözlemlenmektedir. Bireyler sosyal medya aracılığı ile görüş ve fikirlerini paylaşarak gündem oluşturabilmekte ve sosyal medya platformlarında günlük siyasi süreçleri de yönlendirebilmektedirler. Bu çalışmanın amacı; sosyal medyanın seçmen davranışlarına etkilerinin dijital sosyoloji bağlamında araştırılmasıdır. Bu çerçevede kişilerin sosyal medya aracılığıyla siyasal sistem üzerinde etki oluşturmaya yönelik davranışlarının analizi ile dijital platformların kullanım amaçları tespit edilmiştir. Araştırmada, Pierre Bourdieu'nun inşacı yapısalcı eylem kuramının temel kavramlarından olan 'Habitus' ile belirttiği; insanın özellikle çocukluk dönemlerinde eğitim ve aileden gelen davranış kalıplarının katkısıyla gelişen toplumsallaşması ile birlikte sosyal medyanın etkileri incelenmiştir. Araştırmada nicel araştırma yöntemi esas alınarak; odaklanma sorusunun belirlenerek çalışma tasarlanmıştır. Veriler hazırlanan anket formu ile toplanarak, veri analizi ve yorumlanması süreçleri takip edilmiştir. Araştırmada anket formu TUİK Düzey-1 seviyesinde 12 ilde 1003 kişiye uygulanmıştır. Araştırma kapsamında elde edilen bulgular aracılığıyla hazırlanan ölçekler ile katılımcıların; siyasal katılım düzeyi, sosyo-demografik özelliklere göre oy verme eğilimi düzeyi, seçim dönemlerinde propaganda ve politikalardan etkilenme düzeyi, siyasi konularda geleneksel medya kaynaklarından bilgi edinme ile siyasi konularda sosyal medya kaynaklarından bilgi edinme düzeyleri, sosyal medya kullanma sıklığı ve sosyal medyada siyasi paylaşımlara güven düzeylerinin analizleri yapılmıştır. Araştırmanın bulgularına göre; kişiler sosyal medya üzerinden bilgi edinmekteler ve bilgi edindikleri sosyal medya kaynaklarına göre siyasi konulardaki görüşleri farklılaşmaktadır. Kullanıcılar sosyal medyayı siyasal fikirlerin paylaşıldığı ve tartışıldığı özgür bir ortam olarak tanımlamakla birlikte fikirlerin çatıştığı ve manipüle edilebildiği bir ortam olarak da ifade etmektedirler.

Sayısal sosyolojiSeçmen davranışıSeçmenler+1
Tuba Köksal
Ankara Hacı Bayram Veli University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Yerel seçimlerde parti ittifakları, siyasal bilgi ve seçmen tercihi: Eskişehir örneği

16 Nisan 2017 Anayasa Değişikliği Referandumu sonrası yapılan hukuksal düzenlemelerle birlikte ittifak kavramı yeni bir anlayış tarzıyla seçmen karşısına çıkmıştır. Bu çerçevede ittifak kavramının yerel seçimlerde seçmenlerin siyasal tercihine olan etkilerini belirlemek amacıyla 31 Mart 2019 yerel seçimleri örnek olay incelemesi olarak ele alınmıştır. Çalışmada alan araştırması yöntemi esas alınarak, anket tekniğine dayalı bilimsel veri toplama araçları kullanılmıştır. Yapılan alan araştırması, 15 Mayıs-30 Haziran 2019 tarihleri arasında Eskişehir kent merkezinde gerçekleşmiştir. Anket uygulamasında seçmen vasfına sahip olan 900 kişilik bir örneklem grubuna ulaşılmıştır. Elde edilen anket verileri SPSS paket programı kullanılarak sistematik bir şekilde analiz edilmiştir. Araştırma kapsamında elde edilen bulgulara göre; Eskişehir seçmeninin, genel anlamda seçim ittifaklarına karşı bakış açısının olumlu olduğu; ancak hali hazırda bulunan ittifakların dışında yeni siyasi ittifak bloklarının kurulmasına sıcak bakmadığı tespit edilmiştir. Bunun yanında kent seçmeninin, yerel seçimlerde oy kullanırken, parti ve ittifak grubundan ziyade daha çok belediye başkan adaylarının kim olduğunu önemseyen bir yapıda olduğu görülmüştür. Anahtar Kelimeler: Seçmen, Seçmen Tercihi, Seçim İttifakları, Yerel Seçimler, Eskişehir'de Seçmen Tercihi

EskişehirSeçimlerSeçmen davranışı+6
Gökhan Alptekin
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Sivil toplum kuruluşlarının yerel siyaset ve seçmen davranışları üzerine etkisi; Bingöl ili örneği

Bu çalışmada sivil toplum kuruluşlarının yerel siyaset ile ilişkisi ve yerel siyasal süreçler üzerindeki etkileri konu olarak ele alınmıştır. Bu bağlamda hemşehri derneklerinin yerel siyasi iktidar mekanizmaları ile ilişkisinin biçimi ve boyutu, derneklerin siyasal süreçlere olan etkisi, siyasi aktörlerin sivil toplum örgütlerine yaklaşımı ve sivil toplum örgütleri nezdinde oluşan algı, sivil toplum kuruluşların üyeleri üzerindeki etkisi ve seçmen davranışlarına olan etkisi, öncelikli inceleme alanlarını oluşturmaktadır. Özellikle hemşehrilik temelinde bir araya gelen bireylerin oluşturduğu derneklerin, bulundukları ilin yönetimine ve karar alma mekanizmalarına etkisi araştırılmıştır. Yönetişim kavramının en önemli aktörlerinden biri olarak görülen sivil toplum örgütlerinin önemi, çalışmamızın içerisinde vurgulanmıştır. Özellikle seçim dönemlerinde önem kazanan sivil toplum örgütlerinin, kitlelere kolay bir şekilde ulaşabilme imkânı tanıması yönüyle, yerel siyasi aktörler tarafından da bir cazibe merkezi olarak görüldüğü anlaşılmaktadır. Bu anlamda aradaki ilişki daha somut bir hal alarak çalışmamızın temelini oluşturmuştur. Çalışmamız üç kısımdan oluşmaktadır. İlk bölümde çalışmanın kavramsal ve kuramsal çerçevesi yer almaktadır. Bu bağlamda yerel siyaset kavramı, yerel yönetimlerin dünyada ve Türkiye'deki gelişimi, siyasal katılım ve temsil gibi kavramlar incelenmiştir. Ayrıca sivil toplum kavramı ve tarihsel gelişimi ve kapsamı üzerinde durularak, özellikle hemşehrilik ve hemşehri dernekleri incelenmiştir. İkinci kısmında araştırma konusu ve metodu kapsamında açıklamalar yapılmıştır. Çalışmanın üçüncü bölümünde ise yapılan araştırmanın bulguları analiz edilerek değerlendirilmiştir. Yapılan bu analizler sonucunda sivil toplum ve yerel siyaset arasındaki etkileşim gücü görüşmecilerin değerlendirmeleri neticesinde somutlaştırılmış aradaki ilişki ağları belirlenmeye çalışılmıştır. İki aktör arasında algı ve bakış açısı incelenerek sorunlar saptanmaya çalışılmıştır. Aradaki ilişkiyi incelerken derneklerin kendi içlerindeki dinamikleri de araştırılmış ve ne tür farklar ortaya konduğu saptanmaya çalışılmıştır. Bu noktada derneklerin birbirinden nicelik ve nüfuz anlamındaki farkların siyasi aktörler nezdindeki önemi ve sürece etkisi tespit edilerek ayrıntılı olarak değerlendirilmiştir. Çalışmanın son kısmında sorunlar ve çözüm önerileri belirtilerek çalışma sonlandırılmıştır.

BingölHemşehrilik dernekleriSeçmen davranışı+3
Serdar Apuhan
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
DoctorateOpen AccessTR

Yerel seçimlerde seçmenlerin oy verme kararlarında etkili olan siyasal faktörlere ilişkin bir araştırma: Ankara örneği

Yerel Seçimlerde Seçmenlerin Oy Verme Kararlarında Etkili Olan Siyasal Faktörlere İlişkin Bir Araştırma: Ankara Örneği.? adlı bu araştırma parti imajı, aday imajı ve bilgilenme kaynaklarının seçmenlerin tercihleri üzerindeki etkisini incelemek amacıyla yapılmıştır. Ankara'da Altındağ, Çankaya, Keçiören, Mamak ve Yenimahalle ilçelerinden seçilen üçer mahallede tesadüfi örnekleme yöntemi ile belirlenen 546 kişi araştırma kapsamına alınmıştır.Araştırma verilerinin toplanmasında, yüz yüze görüşme yoluyla anket tekniğinden yararlanılmıştır. Anket formu ?seçmenlere ilişkin demografik bilgiler?, ? seçmenlerin aday imajına yönelik görüşleri? , ?seçmenlerin parti imajına yönelik görüşleri? ve ?seçmenlerin bilgilenme kaynaklarına yönelik görüşleri? bölümlerinden oluşmaktadır. Likert tipi cümlelerle verilen yanıtlar puanlanmış, faktör analizi yapılarak faktör yük değeri 0.30'un altında olan cümleler hesaplamalara dahil edilmemiştir. Anket formunun güvenirlini test etmek için iç tutarlılık katsayısı Cronbach Alpha? hesaplanmıştır. Araştırmada seçmenlerin aday imajına yönelik görüşleri, parti imajına yönelik görüşleri ve bilgilenme kaynaklarına yönelik görüşlerine ilişkin olarak cinsiyet ve medeni durum değişkenlerine bağlı farklılıkların belirlenmesi için t-testi uygulanmıştır. Araştırmada ayrıca cinsiyet, medeni durum, yaş, eğitim durumu, ilçe ve siyasal görüş değişkenlerine bağlı farklılıkları belirlenmesi için Tek Yönlü Anova yapılmış, farklılığın hangi gruplardan kaynakladığı ise Tukey testi ile ortaya konmuştur.Demografik bulgular incelendiğinde seçmenlerin %51,3'ü kadın, %48,7'si erkektir. Araştırma kapsamına alınan seçmenlerin %41.2'si 30 yaş ve altı, %23.1'i 31-39 yaş arasında, %18.1'i 40-49 yaş arasında ve %17,6'sı 50 yaş ve üzerindedir. Seçmenlerin %8,1'i ilkokul, %9.9'u ortaokul, %43.4'ü lise, %28.2'si üniversite ve %4'ü lisansüstü eğitim almış olduğu görülmektedir. Seçmenlerin % 3.1'i okur-yazar değilken %3.3'ü okul eğitimi almadıklarını sadece okur-yazar olduklarını bildirmişlerdir. Araştırmaya katılan seçmenlerin %16.8'i gelir düzeylerini yeterli, %61'i yetersiz bulunurken %22.2'si bu konuda kararsız olduklarını belirtmişlerdir. Seçmenlerin %11.2'si Altındağ, %29.9 Çankaya, %22.5'i Keçiören, %15.8'i Mamak, %20.7'i Yenimahalle ilçelerinde ikamet etmektedir. Siyasal görüşle ilgili bulgular değerlendirildiğinde seçmenlerin %3.7'sinin liberal, %4.4'nün demokrat, %6.4'nün laik, %15.2'sinin milliyetçi, %4.9'nun sosyalist, %3.7'sinin İslamcı, %29.7'sinin dindar oldukları ve %32.2'sinin ise siyasal bir görüşleri olmadığını belirttikleri görülmektedir.Araştırma sonuçları, seçmenlerin aday imajı, parti imajı, ve bilgilenme kaynakları konusundaki görüşlerinin; medeni durum, eğitim durumu, yaşadıkları ilçe ve siyasal görüş değişkenlerine göre istatistik açıdan (p ? 0.05) düzeyinde anlamlı farklılık gösterdiğini, yaş değişkenine bağlı faklılığın sadece bilgilenme kaynakları açısından anlamlı olduğunu, cinsiyet değişkenine bağlı farklılığın ise her üç boyut açısından da anlamlı olmadığını (p ? 0.05) ortaya koymuştur.Seçmenlerin oy verme kararı açısından yerel seçimlerde aday imajı, parti imajı ve bilgilenme kaynaklarına yönelik ortalama puanları karşılaştırıldığında aday imajı puanının ( :3,38), parti imajı ( :3,35) ve bilgilenme kaynakları ( :3,26) puanlarından daha yüksek olduğu, ancak istatistik açıdan önemli bir farklılık saptanmadığı belirlenmiştir.Pearson Korelasyon analizi sonuçlar ?aday imajı? ile parti imajı ve bilgilenme kaynakları; ?parti imajı? ile aday imajı ve bilgilenme kaynakları; ?bilgilenme kaynakları ile aday imajı ve parti imajı arasında pozitif yönlü ve istatistik olarak önemli bir ilişki olduğunu göstermektedir.Anahtar Kelimler: Siyasal iletişim, yerel seçim, aday imajı, parti imajı, bilgilenme kaynakları.

SeçimlerSeçmen davranışıSeçmenler+3
Esra Aydın
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Siyasal parti ve liderler açısından dağıtım ve tutundurma çabalarının seçmenlerin oy verme davranışı üzerine etkisi: Burdur ilinde bir uygulama

Önceleri yalnızca üretilen mal ve hizmetlerle ilgilenen pazarlama bilimi zamanla kâr amacı gütmeyen organizasyonları, fikirleri ve kişileri de ilgili taraflarla bir araya getirme misyonunu üstlenmiştir. Temelde bir fikrin ve ideolojinin seçmenlere benimsetilmesini sağlamayı amaçlayan siyasal pazarlama, günümüz dünyasında benzer ve farklı ideolojik çatılar altında birden fazla siyasi yapı ve liderlerin olması sebebi ile önem kazanmıştır. Araştırmanın konusu; dağıtım ve tutundurma çabalarının seçmenlerin siyasal parti ve siyasi lidere karşı duydukları güven üzerine etkisini araştırmaktır. Araştırmanın amacı ise siyasal partilerin ve liderlerin yer aldığı siyasal tutundurma ve dağıtım çabalarının kendilerine dönük duyulan güven düzeyleri üzerinde anlamlı bir ilişkinin var olup olmadığının ortaya konulmasıdır. Burdur ilinde gerçekleştirilen araştırmanın katılımcıları farklı meslek gruplarından, farklı demografik ve sosyoekonomik özelliklere sahip bireylerdir. Çalışmada anket yönteminden faydalanılmıştır. Anket formu Burdur ilinin belli bölgelerinde katılımcılara sunulmuş ve verilerin toplanması sağlanmıştır. Araştırmada elde edilen verilerin incelenmesinde SPSS (bilgisayar) programından yararlanılmıştır. Söz konusu program aracılığı ile korelasyon ve regresyon analizleri gerçekleştirilerek çalışmanın bulguları ortaya konmuştur: Siyasal parti ve liderleri kitle iletişim araçlarını önemsemelilerdir. Bu çalışmanın bulgularına göre kitle iletişim araçları aracılığı ile oluşturulan siyasi gündem bireyler tarafından takip edilmektedir. Kitle iletişim araçları arasında en büyük etkiyi televizyon oluşturmaktadır. Bireylerle direk iletişim sağlayan cep telefonu mesajları, elektronik posta gibi araçlar da seçmenlerin kararları üzerinde etkilidir. Geniş alanlarda binlerce insanın bir araya gelmesini sağlayan mitingler de seçmen tercihleri üzerinde etkili olmaktadır. Özellikle seçim zamanlarında daha çok ortaya çıkan, gelenekselleşmiş kampanya araçlarından biri olan siyasi şarkı ve türkülerin ise seçmen davranışları üzerinde bir etkisi bulunmamıştır. Sonuç olarak seçimlerde başarı elde etmek isteyen siyasi parti ve liderler seçmenlerde güven oluşturmak zorundadırlar. Seçmenlerin gözünde güven kazanmak isteyen siyasi parti ve liderler siyasal tutundurma ve dağıtım çalışmalarını özenle sürdürmelidir. Anahtar Kelimeler: Siyasal Pazarlama, Seçmen Davranışları, Seçmen Davranışlarını Etkileyen Faktörler

BurdurDağıtımDağıtımcı liderlik+7
Berkay Şirin
Burdur Mehmet Akif Ersoy University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
DoctorateOpen AccessTR

Sosyal ilişkilerin Türk seçmeninin siyasal davranışına etkisi

Sosyal ilişki, toplumsal yaşamın en temel ve en önemli öğelerinden biridir. Bu önem örgütlü toplumlarda çok daha belirleyici bir özellik sergilemektedir. Sosyal ilişki biçimlerimiz, tutumlarımızı, davranışlarımızı, inançlarımızı, kültürümüzü ve kimliğimizi oluşturmaktadır. Bireylerin davranışlarının oluşmasında ve şekillenmesinde yaşadığı toplumsal yapı içerisindeki birçok faktör etkili olabilmektedir. Sosyal yapının bir parçası olarak birey, ilişkide ve iletişim içerisinde bulunduğu, aile, okul, arkadaş grupları, sivil toplum kuruluşları, siyasi partiler, cemaatler, meslek kuruluşları gibi sosyal gruplardan ve kitle iletişim araçlarından etkilenmekte; bunların etkisiyle siyasal davranışlarını oluşturmaktadır. Seçmen olarak bireyin siyasal davranışının oluşması sürecinde birey çeşitli iç ve dış faktörlere maruz kalmaktadır. Hiç şüphesiz bu faktörler arasında sosyal grupların ve bu gruplarla gerçekleştirilen iletişim sürecinin önemli bir etkisi olduğu düşünülmektedir. Seçmen, siyasal davranışını oluştururken, uyma, ikna ya da itaat duygusu çerçevesinde içerisinde bulunduğu grubun etkisinde kalır. Grup normu ve değerleri doğrultusunda grup üyelerinin bir konuya karşı benzer bir tutum ve davranışı gerçekleştirmeleri beklenmektedir. Sosyal ilişki gruplarının seçmen olarak bireyin, siyasal davranışına etkileri farklı düzeylerde ve şekillerde gerçekleşebilmektedir. Bu sosyal ilişkinin biçimi, sosyal ilişkinin süresi, sosyal ilişkinin oluşturduğu tutumlar ve değerlere göre farklıdır. Ancak, bunların nasıl gerçekleştiği ve ne düzeyde etkilerinin bulunduğunun bilimsel bir araştırma kapsamında tüm yönleriyle ortaya konulması gereği bulunmaktadır. Çünkü, genelde sosyal bilimler alanında özelde de seçmen davranışı çalışmalarında sosyal ilişkilerin seçmen davranışına etkisi bugüne kadar araştırmaya ve değerlendirmeye tabi tutulmamıştır. Bu çalışmada sosyal ilişkilerin seçmenin siyasal davranışına etkisi belirlenmeye çalışılacaktır. Literatürde sosyal ilişkilerin siyasal tercihe etkisine ilişkin bütüncül bir çalışmanın olmaması; çalışmanın temel motivasyonlarından biridir. Bu çalışmada, bireylerin siyasal davranış bağlamında, sosyal ilişki deneyimlerinin açıklanması, keşfedici ve betimleyici nitelikte bir alan araştırması yapılmasını gerekli kılmaktadır. Bu çerçevede, bu çalışmada "Sosyal İlişkilerin Türk Seçmeninin Siyasal Davranışına Etkisi"nin belirlenmesi amaçlanmıştır. Bu yönüyle özgün ve literatüre katkı sağlayacak olan ve Türkiye'nin 12 kentinde yapılan çalışmada nicel veri toplama tekniği kullanılmıştır. Çalışmada alan araştırması yöntemi esas alınarak ve veriler 12 ilde 2579 örneklem üzerinde yüz yüze anket tekniği kullanılarak elde edilmiştir. Araştırmadan elde edilen bulgulara göre; siyasal sosyalleşme sürecindeki temel rolü dolayısıyla aile, siyasal davranış üzerindeki etkisi olan sosyal grupların başında gelmektedir. Akrabalarla sosyal ilişkilerin siyasal davranışa etkisi sosyal ilişkilerin gerçekleşme düzeyi ile doğru orantılıdır. Komşularla sosyal ilişkiler, farklı kimliğe ve siyasal kültüre ait olan bireylerin sosyal birlikteliği olarak değerlendirildiğinden siyasal davranışa etkisi diğer sosyal gruplara göre çok daha düşük düzeyde görülmektedir. Arkadaşlarla sosyal ilişkilerin sadece sosyal değil siyasal boyutu da bulunmaktadır. Arkadaşlarla sosyal ilişkilerin siyasal davranışa etkisinde meslekte çalışma süresi, arkadaşların siyasal tercih için yönlendirmede bulunması ve arkadaşların siyasi görüşleri önemli faktörler olarak değerlendirilmektedir. Cemaat üyelerinin bir bölümünün cemaatin önde gelenlerinin isteği doğrultusunda bir siyasi parti ya da adaya oy verdiği belirlenmiştir. Bu etkide sosyal çevreden dışlanma endişesi ya da sosyal çevrenin baskısından daha ziyade dini inançların öne çıktığı görülmektedir. STK üyelerinin faaliyetlere katılım düzeyi arttıkça diğer bir ifade ile STK ile sosyal ilişki sıklığı arttıkça bu sosyal grubun siyasal davranışa etkisi de artmaktadır. Anahtar Kelimeler: Sosyal İlişkiler, Sosyal Gruplar, Siyasal Toplumsallaşma, Siyasal Davranış, Seçmen

Seçmen davranışıSeçmenlerSiyasal davranış+4
Adem Doğan
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2014
00
DoctorateOpen AccessTR

David Easton'un siyasal sistem teorisi bağlamında Türkiye'de siyasal iletişim ve siyasal katılma (Erzurum seçmeni üzerine bir araştırma)

?David Easton'un Siyasal Sistem Teorisi Bağlamında Türkiye'de Siyasal İletişim Ve Siyasal Katılma (Erzurum Seçmeni Üzerine Bir Araştırma)? isimli bu çalışma, Türk seçmeninin, (Erzurum seçmeni özelinde) oy verme davranışlarına etki eden faktörleri ve siyasal sisteme girdi sağlaması açısından sıklıkla yapmış oldukları siyasal katılma faktörlerini tahlil etmeye yönelik bir keşif çalışmasıdır.Bu çalışma, ikisi teorik biri alan araştırması olmak üzere üç bölümden oluşmaktadır.Birinci bölümde, siyaset kavramı, siyasal kültür ve siyasal kültürün kavramsallaştırılması, siyasal sistem kavramı, siyasal sistem kuramının ayırt edici özellikleri ve siyasal sistemlerde yapısal işlevselci kuram David Easton'un siyasal sistem kuramı bağlamında incelenmiştir. İkinci bölümde ise siyasal sistemlerde siyasal iletişim ve siyasal katılma kavramları analiz edilmiştir. Çalışmamızın son bölümünü ise metodoloji ve alan araştırması oluşturmaktadır.Alan araştırması Erzurum merkezde 15-29 Nisan 2009 tarihleri arasında 578 seçmen üzerinde tesadüfi örnekleme dayalı olarak yüz yüze gerçekleştirilmiştir.Alan araştırması sonuçlarına göre ise, Erzurum seçmeni oy verirken, partiye, aday imajına, medyaya, partinin ideolojisine ve menfaatlerine göre oy kullandıkları ve siyasal sisteme girdi sağlaması içinde, siyasal sisteme, siyasal eylem, siyasal ilgi siyasal kampanya aktiviteleri, siyasal üyelik ve salt oy kullanma faktörleri çerçevesinde katıldıkları görülmüştür.

Easton, DavidErzurumOy kullanma+7
Hasan Topbaş
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2009
00
Master'sOpen AccessTR

Kültürün seçmen davranışları üzerine etkisi (Ankara ili Sincan ve Ümitköy ilçelerinde yapılan bir uygulama)

ÖZCAN, Mert. Kültürün Seçmen Davranışları Üzerine Etkisi (Ankara İli Sincan ve Ümitköy İçlerinde Yapılan Bir Uygulama), Yüksek Lisans Tezi, Ankara, 2008Ankara ili Sincan ve Ümitköy bölgelerinde yaşayan kültürün seçmen davranışları üzerine etkisini belirlemeye yönelik olarak yapılan bu çalışmada; Ankara metropolü içerisinde bulunan nispeten yaşayanların eğitim ve yaşam standartlarında farklılık olan ilçeler seçilmeye çalışılmıştır.Ümitköy ve Sincan ilçelerinde tesadüfî örneklem metodu ile seçilen 384 kişi ile yüz yüze görüşülmüş seçmenlere 23 sorudan oluşan bir anket formu uygulanmıştır.Bu çalışma üç ana bölümden oluşmaktadır. Birinci bölüm kavramsal çerçevedir. Araştırma bulgularının yorumlanması açısından bu bölüm önem taşımaktadır. Çalışmanın ikinci kısmında ise araştırmanın kurumsal temelleri belirtilmiştir. Bu bölümde araştırmanın evreni ve örneklemi ile literatür incelemesi kısımları bulunmaktadır. Araştırmanın son bölümünü ise alan araştırmasından elde edilen verilerin analiz ve sentezi oluşturmaktadır.Anahtar Sözcükler1.Seçmen Davranışları2.Politik Pazarlama3.Politika4.Kültür

KültürSeçmen davranışıSiyaset+1
Mert Özcan
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2008
00
Master'sOpen AccessTR

Planlı medya faaliyetlerinin seçmen davranışı üzerine etkisi: Genç Parti örneği

Genç PartiKitle iletişim araçlarıKitle iletişim kampanyaları+7
Bahadır Avşar
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2004
00
Master'sOpen AccessTR

Seçmen ihtiyaçlarının siyasal söyleme etkisinde halkla ilişkiler ve tanıtım uygulamalarının rolü

168 ÖZET Bu tezde, seçmen ihtiyaçlarının siyasal söylemler üzerindeki etkilerini ortaya koymak amacıyla kapsamlı bir çalışma yapılmıştır. Çalışmanın birinci bölümünde, öncelikle tutumlar konusu ele alınarak, tutumların siyasal davranışlara olan etkileri belirlenmiş, bireylerin tutumlarına uygun biçimde siyasal partilerin ne gibi çalışmalar yapması gerektiği ortaya konmuştur. Ardından kullanımlar ve doyumlar yaklaşımı bağlamında seçmenlerin, kitle iletişim araçları ve siyasal partilerin uygulamaları üzerindeki etkileri gündeme getirilmiştir. Daha sonra Maslow'un ihtiyaçlar hiyerarşisi piramidine bağlı olarak ihtiyaçların nasıl bir diziliş içerisinde bulunduğu, hangi ihtiyaçların öncelikli olduğu, bölgelere göre ihtiyaçların ne tür bir değişim gösterdiği ele alınmıştır. Farklı ortamlardaki ihtiyaçları tatmin etmek amacıyla hangi tür siyasal söylemlerin kullanılması gerektiği konusunda aydınlatıcı bilgiler verilmiştir. İkinci bölümde, seçmenlerin siyasal kararlarında etken olan faktörler ele alınmış, bu kararları etkileyen unsurlara değinilmiş, seçmenlerin çeşitli özellikleri hakkında genel bilgiler verilmiş ve siyasal söylemlerin hangi unsurlar doğrultusunda belirlenmesi gerektiğine açıklık kazandırılmıştır. Üçüncü bölümde, ülkemizde yapılan ve yıllara göre değişen çeşitli kampanyalar ele alınarak, bu çalışmaların kullanılan siyasal söylemlerle halkın hangi tür ihtiyaçlarına hitap ettikleri, neden başarılı oldukları ve partilerin çalışmalarında hangi unsurları göz önünde bulundurdukları ayrıntılarıyla açıklanmıştır. Siyasal söylemler farklı açılardan ele alınmış; söylemlerin hangi unsurlara dayanılarak oluşturulduğu ve seçmenlerin hangi ihtiyaçlarına hitap ettiği tespit edilmiştir.169 Dördüncü bölümde halkla ilişkiler ve tanıtım uygulamaları başlığı altında, halkla ilişkiler ve tanıtım faaliyetlerinin özellikleri açıklanmış, bu uygulamaların seçmen ihtiyaçlarının belirlenmesinde ve seçmenlerle etkili iletişim kurulmasında ne ölçüde etkili olduğu ortaya konmuştur. Ayrıca, bu uygulamalar doğrultusunda seçmenlerle ne tip iletişim kurulması ve hangi tip söylemlerin kullanılması gerektiği konusunda bilgiler verilmiştir, Son bölümde, daha önceki bölümlerde iddia ettiklerimiz ile partilerden edindiğimiz bilgilerin geçerliliği yapılan anket çalışmasıyla test edilmiştir. Araştırmamızın sonucunda seçmenlerin siyasal söylemlere çok büyük bir oranda önem verdikleri, siyasal partilerin de seçmenlerin ihtiyaçlarına göre söylemlerini şekillendirdikleri ortaya çıkmıştır.

Halkla ilişkilerSeçmen davranışıSeçmenler+4
Murat Ellialtı
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2004
00

Related subjects