Typography
Bu konu başlığı altında 70 tez
Stefan Zweig kitap kapaklarında deneysel tipografi uygulamaları
Teknolojik gelişmeler arttıkça iletişim dijitalleşmekte ve buna bağlı olarak hızlanmaktadır. Görsel iletişimde önemli bir yere sahip olan tipografi, hedef kitlenin bilgiyi alma ve işlemede grafik tasarımdaki anlatım araçlarından bir diğeridir. Tipografi, günümüzde, hedef kitleye iletilen mesajın aktarılması ve yorumlanmasına yardımcı bir araç olarak kullanılmaktadır. Tipografi, bir mesajın harflerle ve rakamlarla aktarılmasının dışında, kendi biçimsel yapısı ve varlığı ile de hedef kitle üzerinde ayrıca bir etki oluşturmaktadır. Günümüzde tipografinin okunaklılığı ve diğer işlevsel özellikleri yanında, yapıbozumcu ve deneysel yaklaşımlarla da, bir anlatım aracına dönüştüğü görülmektedir. Okunaklı ve yalın tipografik yaklaşımın bir sonucu olarak tasarımda durağanlığa karşı harflerin dinamik biçimsel yapısı ile bir mesaj iletilebilmekte ve böylelikle tipografiye farklı bir dil kazandırılmaktadır. Tipografinin okunaklılığı ve işlevselliği dışında biçimsel yapısı ile de mesajı görsel olarak aktarabilmesi söz konusudur. Bu araştırmada, yazı karakterleri ve biçimsel yapıları yorumlanarak yeni bir tipografik anlatım denenmiştir. Ele alınan uygulamalı kitap kapağı tasarımlarında iki boyutlu düzlem üzerinde üç boyutluluk etkisi, tipografide özgün anlatım biçimleri yazı karakteri aracılığıyla tasarıma yansıtılmaya çalışılmıştır.
Grafik tasarımda fotoğraf ve tipografi
Bu tez çalışmasının amacı grafik tasarıma etki eden en önemli iki elemanın yani fotoğraf ve tipografinin geçmişten günümüze kadar süren tarihsel serüvenini aktarmaktır. Tezin ilk bölümünde grafik tasarımın tanımından, tarihi gelişiminden ve günümüzü tamamen etkisi altına almasından bahsedilmiştir. Fotoğraf ve tipografiyi anlatmadan önce grafik tasarımın tanımını bilmek ve tarihini anlamak gerekmektedir. İkinci bölümde fotoğrafın kısa tarihi, insanların yaşamına dahil olması ve değişen zamanla birlikte hem bilimsel hem de görsel olarak geliştiği gibi toplumlar üzerinde oluşturduğu etkileri, iletişim ve reklamcılık alanında görsel bir araç olarak kullanımı dijital çağda bilgisayarın da icadıyla birlikte grafik tasarım içerisindeki önemi anlatılmıştır. Üçüncü bölüm tipografinin incelenmesine ayırılmıştır. Tipografinin tarihsel gelişimi, değişen zamanla ve akımlarla biçimlenmesi, günümüzde tipografinin kullanım alanları ve grafik tasarımdaki yeri tanımlanmaktadır. Bu çalışma ile sadece zamanın grafik tasarım ve öğeleri üzerine etkilerinden değil, grafik tasarımda fotoğraf ve tipografinin kullanımının toplumlar üzerine etkilerinden de bahsedilmektedir.
Türk kaligrafi tarihi özelinde Etem Çalışkan
Yazı topluluklar halinde yaşamanın sonucu olarak, ihtiyaçlar doğrultusunda ortaya çıkmıştır. Tarihi boyunca, neredeyse bütün medeniyetler tarafından kabul edilmiş, kullanılmış ya da değişime uğratılmış olan yazı, zamanla iletişim amacının yanı sıra sanatsal yaklaşımların da en temel malzemelerinden biri halini almıştır. Osmanlı Döneminde Arap "elifbası" (alfabesi) olarak kullanılan ve 28 harften oluşan alfabe ile dönemin koşulları nedeniyle tasfir yapamayan halk, yazıya, sanatsal değerler yüklemiş ve hat sanatı'na (hüsn-i hatta) ulaşmıştır. Cumhuriyet'in ilanından sonra harf inkılabının kabulü ile latin harfleri kullanılarak, batı kültürlerinde var olan kaligrafi sanatına ulaşılmıştır. "Yazıya değer verme ve güzelleştirme" temelinde hat sanatı ile buluşan kaligrafi sanatı, hat sanatından etkilenmiş fakat disiplin bakımından farklılık göstermiştir. Doğumu harf inkılabı ile aynı yıla denk gelen ve ömrünü yazı sanatına adayan Etem Çalışkan, yüksek öğrenim yıllarından bugüne kadar üreten ve üretmeye devam eden usta bir isimdir. Cumhuriyet'in ilk yıllarında, güzel sanatlar alanında yazı eğitimini Türkiye'ye taşıyan ve Türk alfabesi ile kaligrafik eserler ortaya çıkaran Emin Barın'ın atölye öğrencisi ve asistanı olmuştur. "Geçmişten günümüze bütün önemli isimler, kayıplarının ardından değer bulmuştur." görüşünden yola çıkılarak, kaligrafi sanatını tüm ustalığı ile yaşatan Etem Çalışkan'ı tarihe olan tanıklığı ve bu süreçteki deneyimleri ile bir bütün olarak ele almak ve ölümsüzleştirmek gerekliliği, bu çalışmanın temelini oluşturmaktadır. Anahtar Kelimeler Yazı, Kaligrafi, Hat Sanatı, Tipografi, Elifba (Alfabe)
Geometrik sans serif yazı karakteri tasarımı sürecinin araştırılması ve bu araştırmaya dayalı bir yazı karakteri tasarımı
21. yüzyıl başlangıcında teknolojik gelişmeler ile birlikte font üretimi dijital hale gelerek yaygınlaşmıştır. Tasarımcılar kişisel bilgisayarları ve font tasarım yazılımları ile yazı karakterlerini tasarlayıp font üretecek imkana sahiptirler. Bu dönemde tasarlanan ve üretilen fontların sayısı artmış ve her geçen gün artmaya devam etmektedir. Fakat üretilen fontlar harf biçimlerinde anatomik sorunlar barındırmakta, eksik karakter setine sahip fontlar yetersiz kalmaktadır. Harf arası boşluklardaki uyumsuzluklar sorunun başka bir boyutunu oluşturmaktadır. Tüm bu sorunlar üretilen fontların, tasarımcılar tarafından tercih edilmemesi sonucunu doğurmaktadır. Bu araştırma nitelikli bir yazı karakteri nasıl tasarlanır sorusunun cevabını aramaktadır. Birinci bölümde, 21. yüzyılda dijital yazı karakteri tasarımcısının hakim olması gereken tipografik kavramlar ve harf anatomisine dair bilgiler araştırılmıştır. İkinci bölümde Sans Serif yazı karakteri türü araştırılmıştır. Üçüncü bölümde harflerin anatomik yapılarını tanımak için Anadolu Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Grafik Bölümünde "Tipografiye Giriş" dersinde verilen sans serif harf çizim eğitimi temel alınarak tüm harflerin teknik çizimi hazırlanmıştır. Dördüncü bölümde yazı karakteri tasarımı ve font üretim süreci araştırılmıştır. Araştırma kapsamında edinilen bilgilere dayalı bir yazı karakteri tasarlanarak fontlarda yaygın olarak görülen sorunlara çözüm üretilmiştir.
Güzel sanatlar eğitiminde kinetik tipografi öğretimine yönelik eylem araştırması
Görsel iletişim konusu olan tipografinin, güncel tasarım ortamlarından video üzerinde, zaman içerisinde görüntüsü değişecek biçimde tasarlanmasıyla kinetik tipografi oluşmaktadır. Belirli bir süre öncesine kadar hareketli her yazıya kinetik tipografi tanımı yapılmıştır. Ancak yıllar içinde kinetik tipografi, bu tanımın ötesinde çeşitli nitelikleri gelişen teknolojiler aracılığıyla kapsamına almıştır. Bu kapsamın öğretiminin, öğrencilerin yeni medyayı tanıması adına önemli olduğu saptanmıştır. Bu araştırmada, öğrencilerinin kinetik tipografi uygulaması gerçekleştirmeleri, alana ilişkin bilgi ve deneyim kazanmaları ve bu sürecin ifade biçimlerine olan etkisini ortaya koymak amaçlanmaktadır. Araştırma uygulaması, 2015-2016 öğretim yılı bahar döneminde Anadolu Üniversitesi Eğitim Fakültesi Görsel Sanatlar Eğitimi Bölümü Resim-İş Öğretmenliği Programı'nda eğitim gören 3. Sınıf Grafik Tasarım anasanat öğrencileriyle gerçekleştirilmiştir. Araştırma, 23 Şubat-22 Mart 2016 tarihleri arasındaki 4 haftalık süreçte uygulanmıştır. Çalışma 16 öğrenci ile yapılmış ve 6 odak öğrenci belirlenmiştir. Belirlenen 6 odak öğrenciyle uygulama sonunda yarı-yapılandırılmış görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Araştırma, nitel araştırma modeli olan eylem araştırması ile gerçekleştirilmiştir. Araştırma verileri, öğrenci bilgi formu, ders video kayıtları, doküman incelemesi, araştırmacı günlüğü, öğrenci günlükleri, yarı-yapılandırılmış görüşmeler ve sosyal medya yazışmaları aracılığıyla elde edilmiş ve tematik analiz yoluyla değerlendirilmiştir. Araştırmanın sonucunda, öğrencilerin uygulama öncesi ve sonrasında gösterdikleri yaklaşımlardaki değişimler, kazandıkları bilgi ve deneyim, uygulama süreci ile birlikte yaşanan sıkıntılar ortaya konmuştur. Anahtar Kelimeler: Tipografi, Kinetik tipografi, Sanat eğitimi, Eylem araştırması
Türkiye'de modernizm sonrası sosyal içerikli afişlerde görsel ve tipografik değişimler
Bu araştırma, Cumhuriyetin ilanı ile modernleşmeye başlayan Türkiye'nin önemli sanat dallarından biri olan afiş tasarımındaki biçim, içerik ilişkileri ve görsel değişikliklerin incelenmesi ve elde edilen verilerle gelecek nesillere kaynak olması amacı ile hazırlanmıştır. Araştırmada Türkiye'de tasarlanan sosyal içerikli afişler incelenmiştir. Grafik tasarımın ve afiş tasarımının temel ilkeleri araştırılmış ve afişlerin temel tasarım kurallarına uygun olup olmadıkları irdelenmiştir. Bu çalışmada literatür tarama tekniği ve eser analizi yöntemleri kullanılmış, elde edilen bulgular yorumlanmış ve afişin gelişim süreçleri anlatılmıştır. Araştırmada aşağıdaki sonuçlara ulaşılmıştır: Buna göre, Cumhuriyetin başlangıcından günümüze baktığımızda ilk zamanlar daha çok grafik tasarım, alanında eğitim alan ya da bu konu hakkında yeterli bilgiye sahip kişiler tarafından sunulmuş bir hizmettir. Sonraki zamanlarda teknolojik gelişmeler, paralelinde artan ihtiyaçlar ve mevcut tasarımcıların bu ihtiyaçları karşılayamaması, belirli alanların haricinde afişlerde bir bozulmaya, birbirinin taklidi özgünlükten ve işlevsellikten uzak işler haline dönüşmesine sebep olmuştur. Anahtar Kelimeler: Türkiye, Modernizm, Tipografi Afiş Tasarım.
Atatürk' ün kamu kurumlarında sergilenmiş olan sözlerinin tipografik açıdan incelenmesi ve bir uygulama örneği
Bu araştırmanın amacı Atatürk'ün kamu kurumlarında sergilenmiş olan sözlerini tipografik açıdan incelemek, buna yönelik örnek uygulamalar yapmak ve bu yapılanlarla varolan önceki uygulamalara ilişkin izleyici görüşlerini değerlendirmektir.Araştırmada, kaynak tarama modeli ve nitel yöntemlerden görüşme tekniğinden yararlanılmıştır. Bu araştırmada kuramsal olarak tipografi, tipografinin özellikleri, tipografik karakterlerin sınıflandırılması ve harfler hakkında literatür taraması yapılmıştır. Kütahya ilindeki beş kamu kurumundaki Atatürk köşelerinden çekilen fotoğraflar freehand programında tekrar tasarlanmış ve izleyicilerin görüşüne sunulmuştur. Araştırmanın nitel verileri 25 kişiyle yapılan yarı yapılandırılmış görüşme formları ile elde dilmiştir. Bu kapsamda izleyicilere beş adet soru yöneltilmiştir. Görüşme sorularına verilen yanıtlar değerlendirilmiş ve yorumlanmıştır. Araştırmada şu sonuçlara ulaşılmıştır:Atatürk'ün kamu kurumlarında sergilenen sözlerinin çoğunlukla okunduğu fakat dikkat çekici olursa daha çok okunabileceği anlaşılmıştır. Yapılan yeni tasarımların eski tasarımlarla karşılaştırıldığında, yeni tasarımların daha dikkat çekici olduğu saptanmıştır. Okunabilirlik, renk, yazı karakteri ile ilgili sorularda ise yeni tasarımların varolan önceki uygulamalara göre daha etkili oldukları görülmüştür.Araştırmada elde edilen sonuçlara dayanılarak öneriler geliştirilmiştir.Anahtar Kelimeler: Tipografi, Grafik Tasarım, İletişim Tasarımı, Yazı, Görsel İletişim
Deneysel tipografi uygulamalarının seramik yüzeylere yansıması
Bu araştırmanın amacı, "Deneysel Tipografi Uygulamalarının Seramik Yüzeylere Yansıması" nı uygulamalı olarak gerçekleştirmektir. Bu kapsamda ilgili literatür incelenmiş elde edilen bulgular yorumlanmıştır. Deneysel tipografi, makine-dizgisi harflerle yapılan geleneksel anlamdaki tipografinin sınırlarını genişleterek ona farklı bir bakış açısı kazandırmıştır. Gelişen teknolojinin etkisi sonucunda çok çeşitli grafik tasarım programları aracılığıyla da alanında uzman kimseler ve sanatçıların tasarım ilkeleri doğrultusunda ve araştırmaları sonucunda kendine has yorumları ile ortaya koydukları sayısız eserlerden, tipografi alanının deneysel bir boyut kazandığı görülmektedir. Başlangıçta deneysellik dijital ortamdaki uygulamalarla sınırlı kalırken sonraları bilgisayar çıktısı olarak kağıda aktarmanın dışına çıkarak üçüncü boyuta taşınmış ve farklı malzemelerle farklı mekanlarda kendini ifade etme olanağı bulmuştur. Bundan hareketle tezin ikinci bölümünde deneysel tipografi, oluşum malzemelerine göre çeşitlendirilmiş ve kullanım alanlarına da değinilerek örneklendirilmiştir. Bugüne kadar dünyada ve ülkemizde tipografi kullanılarak yapılmış seramik çalışmalara - grafiksel açıdan bakıldığında deneysel tipografi olduğu düşüncesiyle - yer verilmiştir. Tezin üçüncü bölümünde iki ayrı uygulama aşaması yer almaktadır. Birinci aşama, grafik tasarım programları aracılığıyla yapılan tasarımları içermektedir. Bu uygulamalar görsel ve tipografik açıdan değerlendirilerek açıklamalarıyla verilmiştir. İkinci aşama ise, dijital ortamdaki düzenlemelerin, seramik yöntem ve teknikleriyle yorumlandığı uygulama resimleri ve teknik açıklamaları kapsamaktadır. Anahtar Kelimeler: Deneysel Tipografi, Dizayn, Seramik.
P&G ailesinde kullanılan tipografik elemanların semiyolojik incelenmesi
Bu çalışmada, P&G ailesinde kullanılan tipografik elemanların görsel yönünün anlam oluşturma derecesi ve semiyolojik sürecinde diğer anlam modlarıyla nasıl etkileşime girdiği çok modlu bir perspektiften incelenmiştir. Tipografi, bir işletmenin tasarımını, marka sesini ve kişiliğini tüm dijital ve geleneksel kanallarda destekleyen özelliklerin toplamıdır. Marka yazı tipleri ve tipografi, diğer marka bileşenleri gibi, markanın kişiliğiyle uyumlu olmalıdır. Bu kapsamda P&G ailesinde yer alan 4 farklı markanın yer aldığı tüm yazılı, basılı ve sözlü kaynaklar incelenerek doğuşu ile birlikte logo ve sembollerinin günümüze kadarki serüvenleri araştırılıp incelenmiştir. Keller tarafından yapılan araştırmalar göz önüne alındığında ürün kalitesinin genel hatları semiyolojik açıdan yorumlanarak tez sonucunda marka logo ve sembollerin önemi vurgulanmıştır. Bu kapsamda markaların logolarının net ve fark edilebilir olmasına dikkat edilmelidir. Logo yaratılırken font, renk ve seçilen dizaynlar için tüketici algıları göz önünde bulundurulmalı ve bu algıların markanın imajı, vaadi ve sloganı ile paralel olup olmadığına dikkat edilmelidir. Değişen pazar ve tüketici yapısına paralel olarak, gerek görüldüğünde daha başarılı ve güncel bir görünüm sağlamak amacı ile logo güncellenmeli ancak logonun niteliksel avantajlarını ve anlamını kaybetmemesi için kademeli bir değişiklik yapılmasına dikkat edilmelidir. Profesyonel markalar gereken noktalarda marka müziği, marka kokusu gibi tamamlayıcı marka unsurlarını da dikkatle planlamalı ve marka stratejilerine dahil etmelidirler. Zira marka mesajı ne kadar fazla duyuya hitap ederse o kadar güçlü olmaktadır. Marka değerinin bu yüzyılda şirket değerlerinin en önemli unsurlarından bir tanesi olduğu bu tez çalışması sonucunda vurgulanmıştır.
Bir kurumsal kimlik aracı olarak firma logolarının tarihsel süreci ve değişiminin tüketiciler açısından marka güvenilirliğine etkisi
Bu çalışmada tasarımın ve kurumsal kimlik aracının en önemli unsuru olan firma logolarının tarihsel süreci ve değişiminin tüketiciler açısından marka güvenilirliğine etkisi incelenmiştir. Logoların ve logotype'ların grafik tasarımda iki temel amacı bulunmaktadır. Birincisi mesajı iletmek, ikincisi ise bir tasarım ürününün tonunu hissini tüketiciye iletmeye yardımcı olmaktır. Bu sebeple logoların ve logotype'ların grafik tasarımdaki önemi göz ardı edilemez. Yani kısacası Logotype'ların , yazının görsel yönü olarak tanımlanıp metni okunaklı ve estetik bir şekilde düzenleme sanatıdır. Bunun ötesinde, belirli bir ruh halini yaymak veya bir mesajı güçlendirmek için kullanılabilir. Bu tez çalışmasında öncelikli olarak logoların tarihsel süreci incelenip marka kavramı ve tüketiciler üzerinde bıraktığı algının değerlendirilebilmesi için çevrimiçi bir anket gerçekleştirilmiştir. Ardından logoların tüketici üzerindeki etkilerinin incelenebilmesi için anket düzenlenmiştir. Ankette dört farklı yiyecek ve içecek markalarının logo tasarımlarının eski ve yeni logoları kullanılmıştır. Ankete katılan 50 katılımcının (25 erkek ve 25 kadın) eğitim sevileri, medeni durumları ve yaş aralıkları birbirinden farklı olacak şekilde belirlenmiştir. Tüketici anketi sonucunda markaların eski logolarını olumlu bulanların sayısı yeni logolarını olumlu bulanların sayısından daha az olarak tespit edilmiştir. Tüketicilerin markalara olan genel izlenimleri ise markanın tüketiciye verdiği imaja "Katılıyorum, kısmen katılıyorum ve katılmıyorum" olarak değerlendirmesi şeklinde olmuştur. Buradan yola çıkarak markaların farklı kesimlerden, farklı yaşlardan, farklı cinsiyetlerde ankete katılan tüketiciler üzerinde çoğunlukla emin olduğu bir markayı temsil ettiği görülmüştür.
Klasik öncesi Uygur Türkçesi metinlerinden Maitrisimit'in paleografik özellikleri
Uygurca, Bozkır Uygur Kağanlığı [744-840] ile Koço Uygur Hanlığı'nın [850-1250] dili olup çok çeşitli abecelerle yazılmıştır. Bugün elimizde bulunan Uygurca metinlerin büyük kısmı Sami kökenli Soğud abecesinin işlek türünden çıkmış olan Uygur abecesiyle yazılmıştır. Uygur abecesi takriben IX. yüzyıldan XVII. yüzyılın sonlarına kadar çok uzun bir süre ve Doğu Türkistan'dan Anadolu'ya, Kırım'dan Maveraünnehr'e kadar çok geniş bir coğrafyada farklı türlerden metinlerin yazılışında kullanılmış olup Mahmud al-Kaşgari'nin ifadesiyle Türk yazısıdır. Bu tezde, klasik öncesi Uygur Türkçesi metinlerinden Maitrisimit'in Murtuk ve Sengim yazmasının kaç farklı müstensih tarafından yazıldığı tespit edilmeğe çalışılıp kullanılan yazı çeşitliliği ortaya konulmağa çalışılmıştır. Yazı tiplerinin belirlenmesinde /a/, /ä/ ve /n/ harflerinin kelime sonundaki yazılışı; /'wy/'nin kelime başındaki görünümü; /' , w , y , s , ş/'nin /b-p/ ve /g-k/ ön damak ünsüzlerinin çanağına yazılışı ve bu ünsüzlerin kelime sonundaki görünümü; /d/'nin sırtı, zülfesi, yüksekliği ve genişliği; /q/'nın kâsesinin şekli, noktalı ya da noktasız oluşuyla noktalarının kâseye ve birbirlerine uzaklığı; /l/'nin dişinin görünümü ile karnının satıra birleşik ya da ayrı yazılması; /m/'nin ve /r/'nin kelime sonundaki görünümü; /s/'nin ve /ş/'nin küpünün yazılışıyla /ş/'nin kelime sonu durumdaki kuyruğunun uzunluğu; /t/'nin gözünün büyüklüğü, satır hizasına konumu ve kelime sonundaki yanlamasına ya da aşağıya doğru boylamasına kuyruğunun varlığı etkili olmuştur. Anahtar Kelimeler: Eski Uygurca, paleografya, yazı türleri, Uygur yazısı, Maitrisimit, müstensih.
Çevresel grafik tasarımda deneysel tipografi uygulamaları
Dijitalleşen dünya ile beraber çeşitli alanlarda birçok yazı karakteri kullanılmakta ve üretilmektedir. Peki, bu yazı karakterleri uygulandığı alan ile uyumlu mu? Yapılan tasarımlarda bir dil bütünlüğü mevcut mu? Evrensel bir dile sahip mi? Gibi pek çok sorulara yanıt bulacağımız Çevresel Grafik Tasarımda Deneysel Tipografi Uygulamaları başlığı altında gerçekleştirilen bir projedir. İnsanlar tasarımlara baktığı zaman onlara görsel bir şölen yaşatmalıdır ve içeriği hakkında bilgiler sunup enerjisiyle kendine çekebilmelidir. Grafik sanatlar kültüründen günümüze kadar gelen çevresel grafik tasarımda deneysel tipografi uygulamalarının ele alındığı bu çalışmada, tipografinin sadece bir araç olmaktan çıkıp sürekli devinim halinde olan dünyayla birlikte amaç haline geldiğini daha özgün ve yaratıcı bir biçimde kullanıldığı anlatılmaktadır. Konu ile ilgili çeşitli örneklerle zenginleştirilerek tasarımlar incelenmiş olup, tasarımların yaratıcı kimliği üzerinde durularak, deneysel tipografinin daha özgün ve evrensel olarak biçim-içerik uyumu adı altında kullanılmasına dikkat çekilmektedir. İncelenen örnekler doğrultusunda 9 adet örnek uygulama çalışması gerçekleştirilmiştir. Bu uygulamalarda farklı malzemeler kullanılmış olunup, tasarımın amaçları ve tasarımların dönüşümdeki sürecin değerlendirilmesi yapılmıştır. Yapılan uygulama çalışmaları gündelik hayattan kesitler sunmakla beraber sorgulama, üzerine düşünme yeteneğimize değinip kavramsal sanata atıfta bulunmaktadır. Aynı zamanda tasarımları gündelik yaşamda karşımıza çıkabilecek alanlara yerleştirerek ne kadar göz önünde olunduğunu bir o kadar da olunmadığını vurgulayarak eleştirel bir yaklaşımda bulunulmaktadır.
Tipografi mekân ilişkisi üzerine alan kurgu ve deneysel uygulama örnekleri
Sanatçının eseriyle, izleyicisiyle ve mekânıyla beraber iletişim sürecinin irdelendiği 'katılımcı-izleyici' kavramının ortaya çıkması, yakın geçmiş ve günümüzde hayli önem kazanmıştır. Bu bağlamda, eser; çevresiyle, sergilendiği mekânla bütünleşen, anlam kazanan bir duruma gelmiştir. Tipografi de bu ortam içerisinde önemli bir yere sahip olan tasarım unsuru ve etkili bir iletişim elemanıdır. Tipografi mekân ilişkisinin etkisini ve o etkinin potansiyelini açığa çıkarmak için yapılan bu araştırma; alan kurgularında, tipografik unsurların önemini ortaya koymak ve tipografik yerleştirmeler yoluyla katılımcılar ile sessiz bir iletişim kurulabileceğini göstermek adına deneysel bir yerleştirme uygulamasıdır. Araştırmanın amacı; yazıya boyut, hareket, renk, ışık, fotoğraf, video gibi olgular ekleyerek fikrin, durumun, özetle farkındalığın arttırılmasını sağlamaktır. Araştırmanın ilk üç bölümünde, tipografi ve enstalasyon kavramları ele alınmış, tipografik alan kurgular üzerine çalışan örnek sanatçı ve eserleri incelenerek, üç boyutlu bir mekânda, tipografi ile enstalasyon arasındaki ilişki saptanmaya çalışılmıştır. 'Algısal deneyimi' konu alan, enstalasyonu diğer sanatlardan ayıran en önemli faktörlerden biri 'mekân' kavramıdır. Mekân ve zaman kavramına, araştırmanın dördüncü bölümde; Tipografi ve alan kurguda sanatsal pratiklerinin alt başlıkları içerisinde yer verilmiştir. Tipografi ve enstalasyon arasında birbirini tetikleyen, geliştiren, büyüten ilişki, araştırmanın odak noktasıdır. Araştırma konusunun oluşumunda, tipografi gibi güçlü bir iletişim kanalı ile izleyicide, derin ve kalıcı izler bırakarak, onların sosyal olaylara farkındalık yaratma çabasına girmelerini sağlamak düşüncesi etken olmuştur. Çalışmanın beşinci bölümünde çalışmanın deneysel içeriğini oluşturan; kadına şiddet konulu tipografik alan kurgu denemesi için üretilen eserlerin yer aldığı sergi düzenlemesine yer verilmiştir. Yerleştirmeler ile tipografi ve enstalasyon arasındaki etkili iletişim gücü bağlamında, ortaya konulan eserler üzerinden son yıllarda daha da artan bir toplumsal sorun olarak karşımıza çıkan kadına şiddet konusunda farkındalık yaratılması amaçlanmıştır. Araştırmacı tarafından 10 adet tipografik eser üretilerek, Kastamonu Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi içerisinde kurgusal düzenlemeyle 16-19 Şubat 2023 tarihleri arasında izleyicinin dikkatlerine sunulmuştur.
2020-2022 yılları arasında gösterime giren animasyon film jeneriklerinin tipografi bağlamında incelenmesi ve bir animasyon film jeneriği uygulama önerisi
Endüstri devrimi olarak adlandırılan 20. yüzyıl, teknolojik gelişmelerin yaşandığı, sanat ve tasarım disiplinlerinin irdelendiği ve yeniden şekillendiği bir dönem olmuştur. Sanatçı ve tasarımcılar makineleşme karşısında, içinde bulundukları yaşam koşullarına ve sanat biçimlerinin herkes tarafından kabul gören estetik anlayışına tepki göstererek, yenilikçi bir yaklaşımla kendilerini ifade etmeye çalışmışlardır. Bu dönemde sanattan ayrıştırılan grafik tasarım, basılı yayınların hız kazanmasıyla birlikte ön plana çıkan bir disiplin olmuştur. Özellikle görsel iletişimi sağlayan tipografi tekniği, sanatçı ve tasarımcıların çalışmaları üzerinde büyük bir rol oynamıştır. Anlam itibariyle tipografi, harflerin belirli çerçevede düzenlenmesiyle oluşturulan, işlevsel ve sanatsal özelliklerle kurgulanan bir tasarım tekniğidir. Günümüzde teknolojinin sunduğu olanaklarla kullanım alanı genişleyen tipografi, durağan yapıdan sıyrılarak kinetik bir yapıya dönüşmüştür. Kinetik tipografi, tipografinin hareketli bir formudur ve tipografik ögelerin zaman içindeki hareketi ile karakterize edilir. Bu teknik, ses, müzik animasyon ve hareketli grafikler ile birlikte, bilgisayar programları üzerinde tasarlanır ve izleyiciye etkileşimli bir deneyim sunar. Kinetik tipografi, modern dijital dünyanın popüler bir trendi haline gelmiştir. Kısa sürede, jeneriklerden, bilgisayar oyunlarına, müzik kliplerine, eğitici videolara ve dijital medyaya kadar yaygınlaşarak birçok alanda kendine yer edinmiştir. Sinema teknolojisiyle birlikte ilerleme kaydeden jenerikler, kinetik tipografinin etkin olarak kullanıldığı bilgilendirici içeriklerden biridir. Jenerikler, filmin başlangıcında veya sonunda gösterilir ve filmin öyküsüne iletişimsel açıdan katkı sağlar. Bu çalışmanın amacı son zamanlarda artış gösteren animasyon filmlerinin jeneriklerinde kullanılan kinetik tipografilerin; önemini, etkisini ve gelişimini irdelemek ve bir uygulama önerisi getirerek literatüre katkı sağlamaktır.
Sembollerin tarihsel süreçte ekslibris sanatına yansıması ve güzel sanatlar fakültelerinde görsel iletişim ve grafik tasarımı bölümlerinde bir modül önerisi
Bu araştırmanın temel amacı nitel veri toplama yöntemlerinden doküman incelemesine dayanarak Sembollerin tarihsel süreçte ekslibris sanatına yansıması ve Türkiye'de Güzel Sanatlar Fakülteleri, Görsel İletişim ve Grafik Tasarımı bölümleri ve öğretim programlarında ekslibris sanatı, tekniği ve uygulamaları ile ilgili bir modül oluşturmaktır.Araştırma dört bölümden oluşmaktadır.İlk bölümde ekslibris sanatı öncesi sembollerde gelişimi, tarih öncesi dönemden başlayarak yazının ilk evrelerini oluşturan sembollerin çağımız tipografı sanatına kadar uzanan bir dönemi incelenmiştir. İkinci bölümde ekslibris sanatının kaynağını oluşturmuş yazı, kağıt ve kitabın tarihçesine ve aidiyatı belgeleyen arma ve mühürler incelenmiştir. Üçüncü bölümde Ekslibrisin kitaba kattığı değer ve işlevi açıklanmış ekslibrisin kültürel, sanatsal ve sosyolojik boyutları ele alınarak kitabın ikonu olan ekslibrisin, sanatsal boyutta değerli bir iletişim nesnesi olarak koleksiyon parçası olma durumu incelenmiştir. Dördüncü ve son bölümde tezin amacı ve kapsamı çercevesinde ekslibris tasarım problemleri, yazı resim ilişkisi değerlendirilerek ekslibris örnekleri verilmiştir. Ve ekslibris sanatı tekniği ve uygulamaları ile ilgili konular bir modül önerisi olarak yer almıştır. Önerilerde bulunulmuştur.
Eğitim amaçlı sosyal sorumluluk projelerinde kullanılan basılı materyallerin tipografik açıdan incelenmesi
Bu ara?tırma, Milli Eğitim Bakanlığına ait ya da Milli eğitim Bakanlığı destekli eğitim konulu sosyal sorumluluk projelerinin basılı materyallerinin tipografik açıdan etkililiğini ara?tırmak üzere yapılmı?tır.Ara?tırmada uygulanan yöntem betimsel ara?tırma yöntemidir. Betimsel ara?tırmada amaç, eldeki problemi, bu problemle ilgili durumları, deği?kenleri ve deği?kenler arasındaki ili?kileri tanımlayarak bir konudaki mevcut durumu ara?tırmak ve ortaya koymaktır. Ara?tırmada üniversitelerin tipografi eğitimi alan lisans 3. ve 4. Sınıf öğrencileri ile önlisans 2. sınıf öğrencilerinin görü?leri betimlenmeye çalı?ılmı?tır.Ara?tırmada Ankara?da grafik eğitimi, görsel tasarım eğitimi ile ileti?im tasarımı eğitimi veren üniversitelerde eğitim gören öğrencilerin görü?lerinden yararlanılmı?tır. Ara?tırmaya destek olan üniversiteler Gazi Üniversitesi, Hacettepe Üniversitesi, Ba?kent Üniversitesi, Bilkent Üniversitesi, Atılım Üniversitesi, Ankara Meslek Yüksek Okulu ve Fatih Üniversitesidir.Veriler anket yoluyla toplanmı?tır. Ara?tırmada öğrencilerden basılı materyallerden afi? tasarımlarındaki tipografik tasarım ile ilgili görü? bildirmeleri istenmi?tir. Öğrenciler, likert tarzı anket uygulaması ile ?u projeleri değerlendirmi?lerdir: ?7 Çok Geç?, ?Eğitim Her Engeli A?ar?, ?Haydi Kızlar Okula?, ?% 100 Okuyan Üreten Türkiye?, ?Baba Beni Okula Gönder?, ??kmep?, ?Fatih?, ?Hayat Boyu Öğrenme?, ?Bir Adım Daha?, ?Bu Benim Eserim?, ?Okul Öncesi Eğitimin Güçlendirilmesi Projesi?, ?E-Twinnig Turkey?, ?Eğitime % 100 Destek?, ?Özel Eğitim Güçlendirilmesi?.Ara?tırma sonucu elde edilen veriler istatistiksel analizlere tabi tutulmu?tur. Bu analizler frekans dağılımı ve t-testi analizidir. T-testi sonuçlarında cinsiyete göre öğrenci görü?leri arasında anlamlı bir farklılık tespit edilememi?tir. Ancak, öğrenim durumlarına göre (lisans ve önlisans) öğrenciler arasında anlamlı farklılık tespit edilmi?tir.Ara?tırma sonucuna göre; Milli Eğitim Bakanlığına ait ya da Milli Eğitim Bakanlığı destekli projelerin afi? tasarımları genel olarak etkili ve ba?arılı bulunmu?tur. Öğrenciler tarafından projelerin afi? tasarımları tipografik ölçütler doğrultusunda etkili bulunmu?tur. Ara?tırmanın bulgularına göre, söz konusu afi?lerin hedef kitleye ula?makta ba?arılı olacağı sonucuna ula?ılmı?tır.Anahtar Kelimeler: Grafik Tasarım, Tipografi, Sosyal Sorumluluk, Afi? Tasarımı
Tipografik pul tasarımlarının incelenmesi ve Cumhuriyetin 100. yılı tipografik pul tasarımı
Grafik tasarımın en etkileyici unsuru olan tipografi, görsel iletişim çalışmalarının birçoğunda tasarımcı için önemli bir ilham kaynağı olmuştur. İlk olarak Johannes Gutenberg tarafından metal harfleri tanımlarken kullanılan tipografi, kattığı derinlik ile yazıya sanatsal bir anlam yükler. Geçmişten günümüze artan bir ivmeyle bir çok alanda kullanılan tipografinin posta pullarında da uygulamaları görülmektedir. Grafik tasarım ürünlerinden biri olan pul tasarımlarında tipografi önemli bir unsurdur. Tipografik pul tasarımlarda anlaşılırlık ve açıklık temel ilke olup, hedef kitleye mesajın, bilginin yazıyla görselleştirilerek iletilmesi egemendir. Araştırma konusu ile ilgili literatür taraması yapılmış ve tipografik posta pullarının incelenmediği görülmüştür. Veriler elde edildikten sonra pul tasarımının tarihi, teknik ilkeleri, tipografik pullar ve tipografik pul tasarımında tasarıma yön veren öğelerin nitel analizleri yapılarak çalışmaya aktarılmıştır. 2023 yılında 100. Yılı kutlanılacak olan cumhuriyet, bu tezin uygulama aşamasında ele alınmıştır. Tipografik olarak tasarlanan pullarda cumhuriyetin kazandırdığı özgürlük, bağımsızlık, bayrak, ilkeler, güç ve barış görsel olarak sembolize edilmiştir. Kültürler arası iletişimi sağlayan pul tasarlanırken tasarım ilkeleri titizlikle dikkate alınmıştır. Sözel mesajlar tipografik elemanlar kullanılarak izleyiciye ulaştırılmıştır. Tasarımlarda harf, rakam, kelime, noktalama işaretleri ve metinler; renk, büyüklük, illüstrasyon, yazı karakterleri, denge, kontrast etki, bütünlük ve hiyerarşi dikkate alınarak bir araya getirilmiştir. Bu tez çalışmasında, posta pullarının tipografik açıdan değerlendirilmesi amaçlanmış olup, özellikle tipografik pul tasarımı yapacak olan çalışmalara aydınlatıcı bir katkı sağlayacağı düşünülmektedir.
Gazete ve dergi reklamlarında tipografi kullanımı ve tasarım farklılıkları
Bu tez çalışmasında Gazete ve Dergi Reklamlarında Tipografi Kullanımı Ve Tasarım Farklılıkları başlığı altında, gazete ve dergilerde aynı markalı ürün veya hizmetlerin reklam sayfasında hangi yönden değişiklikler gösterdiği araştırılmıştır. Gazete ve dergilerde aynı dönem içerisinde yayınlanmış aynı marka altında bulunana sekizi gazetelerden sekizi ise dergilerden alınan onaltı reklam Ayrancı (2009)'nın "Grafik Eğitiminde Dergi İçi Reklam Tasarımlarının Görsel Bütünlüğünün Sağlanmasında Tipografik Unsurların Yeri" isimli yüksek lisans tezinde kullanmış olduğu grafiksel çözümleme formu kullanılarak analiz edilmiştir. Grafiksel çözümleme formu; tasarımda bütünlüğün sağlanmasında önemli olan yazı font ilişkisi, aralık (espas), oran – orantı, denge, ritim, vurgulama ve devamlılık başlıklarından oluşmaktadır. Araştırmanın bulgularına bakıldığında; gazete ve dergilerde yayınlanan ve aynı ürün özelliklerini taşıyan reklamlarda farklılıklar olduğu, tasarımlardaki vurgunun ve tonlamanın farklılaştığı, tipografik unsur oluşturan başlık ve sonrasında gelen metinlerin gazete ve dergilerde hedef kitle beklentilerine göre değişkenlikler gösterdiği gözlemlenmiştir. Alt başlıkların başlıklara göre daha az önemsendiği, metnin okunurluğunu etkileyecek şekilde küçük puntolarla kullanıldığı görülmüştür. Tasarımların genelinde oran orantı kriterleri uygun tutulmuş, vurgulama ise slogan ile sağlanmıştır. Çalışmalar tipografik olarak incelendiğinde espasların ve satır aralıklarının uygun bir şekilde ayarlandığı görülmüştür. Kompozisyon düzenlemesi bakımından dergi reklamları gazete reklamlarından daha özgün, tasarımsal olarak daha sanatsal olduğu görülmüştür. Gazete reklamlarında ise daha detaycı bir anlayış hâkimdir. Araştırmanın sonucuna göre incelenen gazete ve dergi reklamlarında yukarıda bahsi geçen tasarım ilkelerine fazla uyulmadığı, tipografik açıdan bakıldığında ise tipografik enstrümanların görsellerin gerisinde kaldığı sonucuna varılmıştır. Buradan yola çıkarak tipografik materyallerin daha farklı ve çarpıcı şekilde kullanılması gerektiği düşünülmektedir. Gazete ve dergilerde tipografik tonlamanın önemsenerek, font seçiminin vurgu etkisi göz önüne alınarak yapılması gerektiği, dergilerde denge ve ritim, gazetelerde ise yoğun ve sıkışık tasarımlardan uzaklaşılması gerektiği, görsel bütünlük sağlanarak tasarımların klasik yapıdan kurtarılıp daha modern bir yapıya kavuşturulması gerektiği düşünülmektedir.
Grafik tasarım eğitiminde yaratıcı tipografi uygulamalarının öğrencilerin ürünlerine ve üst düzey düşünme becerilerine etkisi
Gelişen teknoloji ve çoğalarak artan iletişim kanalları içerisinde tipografi, günümüzde sadece yazı ile ilgili bir unsur değil, iletişimi görsel anlamda ve estetik bir boyutla destekleyen önemli bir sanat dalı olarak görülmeye başlanmıştır.Tipografi bugün gerek devlet gerekse vakıf üniversiteleri olsun tüm fakülte ve yüksekokulların grafik tasarım programlarında önemli bir ders olarak yer almaktadır. Ve artan bir önemle günümüz iletişim faaliyetlerinde etkinliğini sürdürmektedir.Yükseköğretim Güzel Sanatlar Eğitiminin önemli alanlarından biri olan, grafik tasarım eğitiminin müfredatında yer alan tipografi dersi programını ve uygulamalarını incelemek ve araştırmak, grafik tasarım eğitiminin niteliği, genel ve özel amaçlarının gerçekleştirilmesi ve programda belirtilen becerilerin kazandırılması bakımından önemlidir.Bu araştırmanın amacı; Grafik tasarım eğitiminde yaratıcı tipografi uygulamalarının öğrencilerin ürünlerine ve üst düzey düşünme becerilerine etkisi var mıdır? Sorusuna yanıt aramaktır.Araştırma, 2009?2010 Öğretim Yılında G.Ü. Ankara Meslek Yüksekokulu Tasarım Bölümü Grafik Tasarımı Programı öğrencilerinden oluşan 50 öğrenci üzerinde yürütülmüştür. Hali hazırda var olan müfredat ders programı etkinliklerinin işlendiği sınıf kontrol grubu, yaratıcı tipografi uygulamalarının işlendiği sınıf deney grubu olarak adlandırılmıştır.Araştırmada yaratıcı tipografi uygulamalarının, öğrencilerin yaratıcılıkları üzerindeki etkileri incelenmiştir. Çalışmanın gerçekleştirilmesi ve sonuçların ortaya çıkarılması dört ana bölümde gerçekleştirilmiştir.Birinci bölümde araştırma konusu ile ilgili kavramsal çerçeve oluşturulup, ilgili araştırmalara değinilmiş, araştırmanın problemi, amacı, varsayımları, kapsam ve sınırlılıkları ele alınmıştır. İkinci bölümde, araştırmanın yöntemi, araştırmanın deseni, çalışma grubu, yapılan işlemler, veri toplama araçları ve veri analizlerinin nasıl yapıldığı ortaya konmuştur. Üçüncü bölümde; yapılan deneysel çalışmada elde edilen veriler işlenerek bulgular ortaya konmuş ve bulgulardan elde edilen bilgiler ışığında yorumlamalarda bulunulmuştur. Dördüncü ve son bölümde ise elde edilen sonuçlar doğrultusunda konu ile ilgili öneriler geliştirilmiştir.Araştırma sürecinde elde edilen veriler, SPSS 20 istatistik paket programı aracılığıyla çözümlenmiştir. Eleştirel düşünce ve yaratıcı düşünce testlerinden elde edilen nicel veriler çözümlenirken, deney ve kontrol grubunun ön test-son test puanları arasında fark olup olmadığını belirlemek için F testi analizi kullanılmıştır. Öğrenci ürünlerinden elde edilen veriler ise Tek Faktörlü Kovaryans Analizi ANCOVA kullanılarak yorumlanmıştır.Araştırma bulgularından elde edilen sonuçlar aşağıdaki gibi özetlenebilir:Deney ve kontrol grubunun California Eleştirel Düşünce Eğilimi Ölçeği (CCTDI) ön test puanları kontrol edildiğinde son test puanları açısından; deney ve kontrol grubu arasında, deney grubu lehine anlamlı bir fark bulunmuştur.Deney ve kontrol grubunun Torrance Yaratıcı Düşünce Eğilimi Ölçeği (TYDT) ön test puanları kontrol edildiğinde son test puanları açısından; deney ve kontrol grubu arasında, deney grubu lehine anlamlı bir fark bulunmuştur.Deney ve kontrol grubunun Ürün Değerlendirme ölçeği ANCOVA sonuçlarına göre deney ve kontrol grubunun deneysel işlem öncesi ve sonrası ürün değerlendirme puanları arasında anlamlı bir farklılık olmadığı tespit edilmiştir.Araştırma problemine ilişkin olarak elde edilen genel sonuçlara göre; Gazi Üniversitesi Ankara Meslek Yüksekokulu Tasarım Bölümü, Grafik Tasarım programı, tipografi dersinde, yaratıcı tipografi uygulamaları adı altında çalışmalar gerçekleştiren deney grubu öğrencileri ile hali hazırda var olan öğretim uygulamalarının gerçekleştirildiği kontrol grubu öğrencilerinin; üst düzey düşünme becerileri arasında deney grubu lehine anlamlı bir fark olduğu görülmüştür. İki grup arasında deneysel işlem öncesi ve sonrası ürün değerlendirme puanları arasında ise anlamlı bir farklılık olmadığı tespit edilmiştir.
Grafik eğitiminde dergi içi reklam tasarımlarının görsel bütünlüğünün sağlanmasında tipografik unsurların yeri
Bu araştırma, Grafik Eğitiminde Dergi İçi Reklam Tasarımlarının Görsel Bütünlüğünün Sağlanmasında Tipografik Unsurların Yerini ortaya koymayı amaçlamaktadır. Tipografik unsurlarla hazırlanmış ve tesadüfi seçilmiş 25 adet dergi içi reklam için, araştırmacı tarafından hazırlanan ve alanında uzman 5 akademisyenin görüşüne sunularak geliştirilen grafiksel çözümleme formu kullanılmıştır. Grafiksel çözümleme formu, görsel bütünlük sağlamada önemli olduğu düşünülen kompozisyon, yazı- fon ilişkisi, aralık, oran- orantı, denge, ritm, vurgulama ve devamlılık gibi kriterlerden oluşmuştur. Grafiksel çözümlemesi yapılan dergi içi reklamlarından elde edilen verilerin analizi, nitel araştırma yöntemine uygun olarak yapılıp, yorumlanmıştır.Araştırma bulgularına bakıldığında; dergi içi reklamlarda tipografik unsuru oluşturan başlık, kendisinden sonra gelen metne başarılı bir şekilde aktarılmamış, alt başlığın önemi daha çok slogana kaydırılmış, metin okunurluğu olumsuz etkileyecek biçimde küçük puntolarda kullanılmıştır. Punto farklılıklarına dikkat edilmeyen reklamlarda oran orantı bozulmuş ve bu durum okunurluğu olumsuz olarak etkilemiştir. Vurgulama, daha çok sloganda kullanılan renk ve yazılarda verilmiştir. Tipografik öğeler arasındaki satır aralıkları ve harf espasları düzenli olarak tasarlanmıştır. Ancak, kompozisyon düzenlemesi bakımından özgün düzenleme yoluna gidilmemiştir.Araştırma sonuçlarına göre ; incelenen dergi içi reklam tasarımlarının birçoğunda, yukarıda söz edilen sorunların, tasarım ilkelerinin pek fazla göz önüne alınmadığından kaynaklandığı tespit edilmiştir. Bu yönde, grafik eğitimi içinde tipografi derslerine verilen öneminin artırılmasına yönelik öğrencilere, tipografik unsurlarla düzenlenmiş afiş, broşür, katalog, dergi v.b. tasarım çalışmaları yaptırılmasıyla ilgili öneriler geliştirilmiştir.Anahtar Kelimeler: Grafik eğitimi, tipografi, reklam
Grafik eğitimi veren ortaöğretim kurumlarında yazı-tipografi dersinin önemi ve karşılaşılan sorunlar
Bu araştırmanın genel amacı; grafik eğitimi veren orta öğretim kurumlarında yazı-tipografi dersinin öğrenci görüşlerine göre önemini ve dersin öğretiminde karşılaşılan sorunları saptamaktır. Bu amacı gerçekleştirmek üzere Ankara'da Grafik eğitimi veren 11 orta öğretim kurumu ile bu kurumlarda yazı-tipografi dersi verilen öğrenciler ve bu derse giren öğretmenler örneklem olarak belirlenmiştir.Araştırmanın amacına yönelik olarak uzman görüşleri alınarak araştırmacı tarafından hazırlanan; 204 öğrenci ve 14 öğretmene uygulan anket sonucunda elde edilen bilgiler SPSS programı yardımıyla analiz edilmiştir. Anketlerde yer alan her sorunun frekans ve yüzde değerleri alınıp tablolaştırılarak, grafik dağılımları ile yorumu yapılmıştır. Araştırma ile elde edilen bilgiler ışığında;?Öğrenci görüşlerine göre grafik eğitimi veren kurumlarda yazı-tipografi dersi önemlidir.?Grafik eğitimi veren kurumlarda yazı-tipografi dersi ile ilgili fiziki ortam, araç-gereç ve yazılı kaynak sıkıntısı yaşanmaktadır.?Yazı-tipografi dersi Grafik ve Fotoğraf alanı için ortak alan derslerinden biri olmasına rağmen bazı kurumlarda öğretim programı kapsamına alınmamıştır.?Yazı-tipografi dersinin öğretiminde dersin süresinin ve modül içeriğinin yetersiz olmasından kaynaklanan sorunlar yaşanmaktadır.?Yazı-tipografi dersinde kullanılan araç gereç ve dersin içeriği, teknoljinin ve sektörün gelişimine paralel olmadığı için dersin öğretiminde sorunlar yaşanmaktadır. Bu nedenle bölüm ve sektör ilişkisi olumsuz etkilenmektedir.Araştırmanın son bölümünde ortaya çıkan sorunlara dayalı olarak önerilere yer verilmektedir.
İlköğretim I.kademe öğrencilerinin çocuk hikâye kitaplarının tipografik özellikleri ile ilgili görüşleri
Bu araştırmanın temel amacı; ?İlköğretim I. Kademe Öğrencilerinin Çocuk Hikâye Kitaplarının Tipografik Özelliklerine İlişkin Görüşleri'nin? belirlenmesidir.Bu temel amaca ulaşmak için; ilköğretim öğrencilerinin görüşlerine göre; ?Tipografik özellikler açısından çocuklar için hazırlanan hikâye kitaplarının kağıt cinsi, kitap boyutu, harf büyüklüğü, harf biçemi (harf stilleri), harf biçimi (yazı karakteri), satır aralık (boşluk) düzeni, sayfa kenar boşluğu, yazı rengi nasıl olmalıdır?? ve ?Öğrencilerin hangi tipografik özelliklere sahip kitapları daha hızlı ve zevkle okuduklarına ilişkin görüşleri nelerdir?? sorularına cevap aranmıştır.Veri toplama aracı olarak araştırmacı tarafından geliştirilen bir anket formu kullanılmıştır. Geliştirilen anket, İzmir ili Narlıdere ilçesinde İnönü İlköğretim Okulu'nda 2007?2008 eğitim öğretim yılı 4. ve 5. sınıf öğrencilerinden random yöntemi ile seçilen 100 öğrenciye uygulanmıştır. İlköğretim okulu öğrencilerinden anket formlarıyla toplanan bilgiler, araştırmanın amacını gerçekleştirmek üzere analiz edilerek, ankette yer alan her sorunun frekans (f) ve yüzde (%)'leri bulunarak ve tablolaştırılarak yorumlanmıştır.Sonuç olarak hazırlanacak hikâye kitaplarında tipografik özellikler bir bütünlük içerisinde sunulmalı, grafik tasarım uzmanları tarafından çocukların gelişimsel özellikleri dikkate alınarak, estetik değerleri de bir arada barındırarak hazırlanmalıdır. Gelişmiş ülkelerin yayımcılarının kullanıldığı metotlar takip edilmeli, hiçbir masraftan kaçınılmamalı, öğrencilerin beklentileri karşılanmalıdır.
Bitişik eğik yazıdan dik temel yazıya geçişe ilişkin öğretmen görüşleri
Bu araştırmanın amacı; sınıf öğretmenlerinin okuma-yazma öğretiminin dik temel harf ya da bitişik eğik harflerle uygulanmasına ilişkin görüşlerini belirlemektir. Araştırma konusunun niteliği ve araştırmanın amacı doğrultusunda nitel araştırma modellerinden temel nitel araştırma deseni kullanılmıştır. Araştırma bulgularına dayalı olarak ortaya çıkan sonuçlar şöyle sıralanabilir: • Dik temel yazının öğrencilerin fiziki yapılarına uygun olması, öğrencilere bu yazı türünü öğrenmede kolaylık sağlamıştır. • Dik yazı ile öğretim yapma öğrencilere öğrenme, öğretmenlere de öğretme kolaylığı sağlamıştır. • Dik temel yazıya geçiş velilerin öğrencilerin öğrenmelerine destek olmalarını kolaylaştırmıştır. • Öğretmenler dik temel yazının öğrenme geçmişine uygun, günlük yaşama yakın, kolay yazılan bir yazı türü olması, estetik açıdan kendilerine hitap etmesi gibi nedenlerden ötürü de kendilerini dik temel yazıya yakın görmüşlerdir.
Geçmişten günümüze jenerik tasarımındaki gelişmeler
Bu çalışmanın konusu dünyada üretilmekte olan sinema filmleri ve TV dizilerinin açılış sekanslarında yer alan jeneriklerin tarihsel gelişimleridir. Sinemanın icadından sonraki erken dönemde filmleri yaratan stüdyo şirketleri ile filmlerde görev alan kişilerin tanınmasını sağlamak amacıyla isimlerinin yazı kartları şeklinde filmlerin başına ve sonuna eklendiği jenerikler, ilerleyen dönemde ünlü grafik ve jenerik tasarım sanatçısı Saul Bass'ın da etkisiyle büyük bir değişim geçirmiş ve böylelikle sinema ile grafik sanatının sentezlendiği yeni bir anlatı alanı doğmuştur. Günümüzde milyarlarca dolarlık ticari hacme ulaşmış olan Amerikan televizyon ve sinema endüstrisinde; jenerik tasarımının kendi ticari hacmi de son derece büyümüştür. Günümüzde tanınmış bir jenerik sanatçısıyla çalışarak özgün şekilde tasarlanan bir jenerik oluşturmanın maliyeti yaklaşık olarak proje başına on milyon doları bulabilmektedir. Bugün başta Amerika Birleşik Devletleri'nde ve diğer ülke sinemalarında üretilen her büyük bütçeli yapımda mutlak surette bir jenerik tasarımı mevcuttur. Üretilen film ya da TV dizisi yapımlar konu içerikleri kadar jenerik tasarımlarıyla da öne çıkmaktadır. Örneğin, yakın tarihte Amerikalı HBO kanalı tarafından çekilmiş ve tüm dünyada çok büyük izleyici rakamlarına ulaşmış olan "Game of Thrones"(2011-2019) dizisi gibi epik bir yapımın en çok akılda kalan ve izlenen kısımlarından birisi de özel şekilde tasarlanmış olan açılış jeneriği sekansıdır. Dolayısıyla bu durum büyük izleyici kitlelerine ulaşma noktasında jenerik tasarımının kalite ve etkileyiciliğinin neredeyse film ya da dizinin konusu kadar önemli olabileceğini ortaya koymaktadır. Son 20 yıl içerisinde Türkiye'de üretilen sinema filmleri ve TV dizileri hem uluslararası saygın film festivallerinde hem de çeşitli ülkelerin büyük kanallarında hatırı sayılır ticari başarılara ulaşmıştır. Ancak ne yazık ki bu olumlu gelişmelere paralel olarak ülkemizde jenerik tasarımı aynı oranda gelişme gösterememiştir. Ülkemizde faaliyet gösteren ve yurt dışına dizi ve film ihracatı yapan yapımcılar jenerik tasarımlarına gereken yatırımı yapmamakta ve ihtiyaç duyulan değeri vermemektedir. Ancak tüm bunlara rağmen Türkiye dizi ve sinema sektörü dünyaya açılmaya ve ticari rekabette başarılar elde etmeye devam ettikçe; bizim ülkemizde de jenerik tasarımına olan ihtiyacın artacağını ve bu alanda rekabetin oluşmasıyla hem ekonomik hem de estetik anlamda başarı grafiğinin yükseleceği düşünülmektedir.