Ukrayna

Bu konu başlığı altında 75 tez

Yüksek LisansAçık ErişimTR

Neoklasik realizm ve neo-revizyonist dış politika: Rusya'nın Gürcistan ve Ukrayna müdahaleleri

Rusya Federasyonu'nun 2000'li yılların sonlarından itibaren izlemeye başladığı aktif dış politika gözlerin tekrar Moskova'ya çevrilmesine yol açmıştır. Gorbaçov ve Yeltsin döneminde takip edilen statükocu dış politika Putin döneminin ilk yıllarında devam etse de dönüşüme uğrayarak neo-revizyonist bir hal almıştır. Çalışma, Rusya'nın izlediği dış politikayı revizyonizm ve reformizmden ayrı tutarak bunun nedenlerini açıklamaktadır. Rusya'nın neo-revizyonist dış politikası neoklasik realizm üzerinden incelenmektedir. Neo-revizyonizmin yükselmesiyle gerçekleşen dış politika dönüşümü iki hipotez ile açıklanmıştır. Çalışmanın hipotezleri devletlerin dış politika davranışlarını uluslararası sistemdeki konumlarına göre belirlediklerini savunurken uluslararası stratejik ortamın belirsiz doğasının dış politika yapım sürecinde stratejik kültür ve tehdit algısı gibi ara faktörlerin rol oynamasını daha muhtemel bir hale getireceğini savunmaktadır. Nitel araştırma yöntemlerinden vaka analizi yöntemini kullanan çalışma hipotezlerini 2008 yılındaki Rusya-Gürcistan Savaşı, 2014 yılında Ukrayna toprağı Kırım'a yapılan askeri müdahale ve Donbas bölgesine yapılan sınırlı müdahale ile test etmiştir.

GürcistanNeo-klasik realistNeo-revizyonizm+6
Taha Kalaycı
TOBB Economics and Technology University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2021
00
Yüksek LisansAçık ErişimEN

Contemporary interventions and regionalism: The cases of Ukraine and Venezuela

The international domain is characterized by diverse interventionist policies, wherein conflicts that escalate beyond the control of a nation often attract external intervention from neighbouring states, regional powers, or the broader international community. Such interventions, sanctioned under Chapter VII of the United Nations (UN) Charter by the Security Council, can range from military actions to non-forceful measures. However, interventions frequently occur both with and without formal authorization, driven by the foreign policy priorities of the intervening actors and the perceived urgency of the conflict. In the contemporary global environment, major powers increasingly leverage their regional influence either to mediate regional disputes or justify intervention in the internal affairs and external engagements of specific states. The 21st century has witnessed a pronounced trend among great powers to shape their foreign policy strategies around their regionalist roles. This thesis seeks to scrutinize the interventionist behaviours of regional great powers, focusing on the recent cases of Ukraine and Venezuela. It aims to dissect the dynamics of regionalism as it pertains to interventionism, providing a comparative analysis of US interventionism and regionalism in Venezuela, and Russian interventionism and regionalism in Ukraine. By examining these contemporary cases, it endeavours to elucidate the interplay between regionalism and interventionism, highlighting both similarities and differences in the approaches and impacts of these regional superpowers.

United States of AmericaRegionalismIntervention+4
Özlem Bengisu Deniz
Hacettepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2024
00
Yüksek LisansAçık ErişimEN

Identity in Russian foreign policy towards Ukraine

This thesis analyzes the identity transformations that Russia has been going through in the post-Cold War period in connection with internal, external, and historical factors, and the role these transformations played in the changes in this country's foreign policy towards Ukraine. This thesis argues that the changing Russian policies towards Ukraine in the periods after Ukraine's Orange Revolution and the "Euromaidan" events in this country emerged as a reflection of the interconnected identity transformations of these two countries. In this direction, this thesis explains different foreign policy preferences that emerged with identity transformations and changes in perceptions by social constructivism. Ukraine has historically been an important place for Russia with the Russian perception of the shared strong historical, cultural, religious, and ethnic ties of the two states. Particularly after the Soviet disintegration, Ukraine, like Russia, entered into the period of its own national identity transformations and strove to create and consolidate a common Ukrainian identity. As this thesis aims to put forward, the extent of the influence of transformations of Russian national identity on the Ukrainian national identity, which has still been in the process of creation and consolidation, is crucial to perceive the interconnective nature of identity transformations in the two states with mutual influences of these on their foreign policy choices. This study focuses on the Russian perspective and reactions in the 2004 and 2014 revolution processes in this country in order to show the changing policies of Russia towards this country, within the framework of identity, national self, and perceptions that are still in transformation in two countries.

EuromaidanIdentityIdentity change+4
Tunahan Koç
Hacettepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Küresel medyanın sosyal hareketlerde rolü: New York Times Gazetesi'nde Turuncu Devrimin temsili

İletişim teknolojilerinin matbaa ile başlayan günümüzde de bilgisayar ve internet ile devam eden tarihsel serüvenine bakıldığında bu araçların icar edildikleri dönemi ve dönemin toplumsal yapısını etkiledikleri görülmektedir. Günümüzde de iletişim araçları bilgisayar ve internet kullanımının artması ile yayınlarını daha büyük kitlelere ve daha uzak coğrafyalara iletmeye başlamış, basın yayın kuruluşları da uluslararası olaylara müdahil olup haber içeriklerini de kendi görüşlerine göre oluşturmuşlardır. Dünyanın ve ABD'nin önde gelen gazetelerinden New York Times Gazetesi'de yakın dönemde Ukrayna'da meydana gelen "Turuncu Devrim"e yakından ilgili göstermiş, bu ilgi sonucunda yaşanan olaylar ile ilgili yaptığı haberleri okuyucuya sunmuştur. New York Times Gazetesi'nin ürettiği içerikler Ukrayna'da yaşanan olayları bir Doğu – Batı savaşımı olarak yorumlanmıştır. Seçimlerde yapılan usulsüzlükler, dolaylı yoldan Rusya'ya bağlanmış, Ukrayna'da yaşanan olayları da Rusya ve Batı'nın bir mücadelesi olarak haberleştirmiştir. New York Times'da yayınlanan haberlerde Batı yanlısı liberal aday Yuşçenko'yu olumlayan içerikler üretmiş, Ukraynalı muhaliflerin gösterilerini ise haber metinlerinde barışçıl eylemler olarak nitelendirilmiştir. Rus yanlısı olarak nitelendirdiği diğer aday olan Yanukoviç ise haberlerde olumsuz bir figür olarak tasvir edilmiştir. Sonuçta çok uluslu şirketlerin küresel medya yapıları yardımıyla ülkelerin siyasi yapısını etkilemek istedikleri ortaya çıkmaktadır. Anahtar Sözcükler:Neoliberalizm, Küresel Medya, Sosyal Hareketler, New York Times, Turuncu Devrim.

GazetelerKüreselleşmeMedya+6
Harun Küçük
İstanbul Arel University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2017
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Rusya-Ukrayna ilişkileri: 1991-2021

Soğuk Savaşın ardından SSCB'nin çöküşü gerçekleşmiş, 15 yeni devlet ortaya çıkmıştır. Kendisini SSCB'nin devamı olarak tanımlayan Rusya, tarihi ve kültürel bağları nedeniyle eski Sovyetler Birliği cumhuriyetlerinden Ukrayna ile güçlü ilişkiler kurmaya çalışmıştır. Ancak Ukrayna'nın bağımsız dış politika yürütmek istemesi, Rusya'nın çıkarlarına uygun olmamış ve ülkeler arasında ilişkiler zaman içinde kötüleşmiştir. Ukrayna, Batı'ya entegrasyon çalışmaları yaparak AB ülkelerinin ekonomik gücünden yararlanmak istemiştir. Ukrayna, jeopolitik konumu, yer altı zenginlikleri ve verimli toprakları nedeniyle Rusya ve Batı için çok önemli bir ülkedir. Asya ve Avrupa arasında, enerji ve ticaret koridorun üzerinde bulunması diğer ülkelerin çıkar alanına girmesini sağlamıştır. Ukrayna, bağımsızlığını kazanmasının ardından Rusya ile krizler yaşamıştır. Krizler nedeniyle Ukrayna, Batı yanlısı politika izleyerek Rusya ile dengeli ilişkiler kurmayı hedeflemiştir. Ancak 1993 yılından itibaren Rusya, Ukrayna üzerindeki etkisini artırmıştır. NATO'nun genişleme politikası nedeniyle Ukrayna üzerinde Rusya ve Batı arasında yeni krizler oluşmuştur. İki güç arasındaki kriz sonucunda Ukrayna bölünmeye başlamıştır. Siyasi istikrarsızlıklar nedeniyle Ukrayna, iç ve dış politikada etkin rol oynayamamış, yönetime uygun olarak dış politika yürütmüştür. Sonuç olarak iki ülke arasında ilişkiler olumsuz bir şekilde sürmüştür. Rusya ve Ukrayna arasında gerçekleşen krizlerden diğer devletler de etkilenmiştir. Batı, bölge üzerinde etkinliğini artırarak Rusya'yı sıkıştırmaya çalışmıştır. Ancak AB ve NATO arasındaki anlaşmazlık nedeniyle Rusya'nın bölge üzerindeki etkisi kırılamamıştır.

Avrupa BirliğiNATORus-Ukrayna ilişkileri+3
Nuru Samedov
İstanbul Gelişim University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Rusya'nın 2014 Ukrayna krizindeki hibrit savaş stratejisinin analizi

Tarih boyunca en çok merak edilen konulardan biri olan "savaş" olgusunun yöntemlerinde sürekli değişimler olmuştur. Geçmişte, muharebe araçlarının gelişimi ve muharebede kullanılan alet ve mekanizmaların türü, bir muharebenin galibini belirleyen en önemli faktörler arasında yer alıyordu. Kitle imha silahlarının ve nükleer silahların yaygınlaştığı 21. yüzyılda devletler geleneksel bir hayatta kalma mücadelesine doğrudan katılamamış ve daha farklı, daha mantıklı bir yol aramaya başlamıştır. Bu bakımdan, yakın tarihte Hibrit Savaş Doktrini, ulusların ihtiyaçlarına hitap eden en kapsamlı savaş teorisi olarak ortaya çıkmıştır. Hibrit savaş yönteminin siyasi ve ekonomik maliyetleri konvansiyonel savaşa göre çok düşük ve bu maliyetlere göre elde edilen zafer ölçeği çok yüksektir. Bu nedenle devletlerin hibrit savaş yöntemini gerek saldırı gerekse savunma açısından her yönüyle anlaması zorunlu hale gelmiştir. Bu çalışmanın temel amacı Rusya'nın Ukrayna'ya yaptığı müdahaleyi hibrit savaş perspektifinden incelemek ve bu müdahalede Avrupa Birliği ve NATO'nun rolünü ortaya koymaktır. Bu amaçla önce teorik boyut, ardından tarihsel boyut ortaya konulmuştur. Çalışmanın teorik temelleri atıldıktan sonra Rusya'nın Ukrayna'ya müdahalesinde yaşanan pratik olaylar hibrit savaş teorisi perspektifinden değerlendirilmiştir. Son olarak Ukrayna krizi öncesi, sırası ve sonrasında Avrupa Birliği ve NATO'nun rolleri incelenerek, bu örgütlerin krizin ortaya çıkmasındaki rolü ve bu örgütlerin Rus hibrit savaşına karşı ne ölçüde hazır oldukları ortaya konmuştur.

Avrupa BirliğiHibrit savaşRusya+4
Areej Ahmed Al-nuaımı
İstanbul Gelişim University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Ukrayna gastronomi festivalleri

Küreselleşen dünyada turizm, artık ülkelerin önemli gelir kalemi ve prestiji haline gelmiştir. Turizm pastasından payını artırmak isteyen ülkeler sahip oldukları potansiyeli çeşitlendirmeye çalışmaktadırlar. Gastronomi turizmi, bu çeşitlendirmenin öğelerinden biridir. Gastronomi festivalleri de gastronominin en önemli etkinlikleridir. Bu çalışmada Ukrayna'daki gastronomi festivalleri incelenmiş, işlevleri ortaya konmuş ve olumlu olumsuz yönleri tartışılmıştır. Çalışmada Ukrayna'nın 1991 yılında bağımsızlığı kazanmasıyla siyasi ve kültürel olarak gelişimine ivme kazandırdığı çeşitli örneklerle açıklanmış, bu bağımsızlığın festivaller üzerindeki etkisi anlatılmıştır. Çalışmanın sonunda Ukrayna'daki Gastronomi Festivallerinin Ukrayna'nın tanıtımına ve kültürüne büyük yarar getirdiği saptanmış, Ukrayna toplumunun özellikle festivallere ev sahipliği yapan bölgelerin ekonomik, sosyal, psikolojik, çevresel ve kültürel yönden işlevleri incelenmiş, Gastronomi Festivalleri ile ilgili detaylı bilgiler ve görseller sunulmuştur.

FestivallerGastronomiMutfak turizmi+3
Svitlana Zavalna
Hacettepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Promethee hareketi ve Ukrayna

1900'lü yılların başından İkinci Dünya Savaşı'na kadar Rusya'ya karşı mücadele eden hareketlerden biri de Promethee olmuştur. Hareketin kuruluş tarihi 1926 diye yazılsa da daha önceden yapılan tüm görüşmeler ile anlaşmalar bu hareketin evvelini ve temelini oluşturmuştur. Polonya, bağımsızlığını kazanmasıyla Rusya'yı parçalama ve bölerek yıkma planlarını hayata geçirmeye başlamıştır. Bu mücadelede Rusya tahakkümü altındaki milletlerle beraber yürüyecek olan Polonya, Avrupa devletlerinin desteğine güvenmiştir. Ukrayna, Azerbaycan, Gürcistan, Türkistan, İmparatorluğun yıkılmasıyla bağımsızlıklarını ilan etmiş ve Avrupa'ya seslerini duyurabilmişlerdi. Lakin kısa süren bu hürriyet yine Rusya sınırları içerisine dahil olarak sona ermiştir. Tek başına mücadele edecek gücü olmayan bu devletler güçlerini birleştirerek Polonya ile beraber hareket etmeye karar vermişlerdir. Arazi, askeri güç, nüfus bakımından en güçlülerden ve en erken bağımsızlığını kazanan devletlerden biri olan Ukrayna, hareketin mihenk taşı olmuştur. Simon Petlura'nın Pilsudski ile yaptığı anlaşmayla başlayan ortak mücadele, Azerbaycan, Gürcistan, Şimali Kafkasya, Kırım, Türkistan, İdil-Ural, Don, Kuban Kazakları ve diğerlerinin de katılmasıyla İkinci Dünya Savaşı'na kadar devam etmiştir. Promethee hareketi adını alan bu mücadelede eski devlet başkanları Mehmed Emin Resulzade, Noi Jordaniya, Simon Petlura, Ukrayna dışişleri bakanı Oleksandr Shulgin, Türk dünyasını bu hareketle tanıştıran Ayaz İshaki, Mustafa Çokay, Zeki Velidi Togan, Sadri Maksudi, Ali Merdan Topçubaşı, Seydahmet Kırımer, Said Şamil gibi isimler yer almıştır. Ülkelerini terk edip muhaceret hayatı yaşamak zorunda kalan bu isimler Paris, Varşova, Berlin gibi merkezlerde bir araya gelmişler farklı komite, merkezler, istihbarat birimleri oluşturarak, dergi, gazete, bülten, bildiri yayınlayarak, eğitim ve kültür merkezlerinde propaganda yaparak Avrupa'nın dikkatini çekmeye, Rusya'nın uyguladığı sömürgeci siyaseti dünyaya göstermeye çalışmışlardır. Anahtar kelimeler: Promethee, Ukrayna, Polonya, Muhaceret.

BağımsızlıkPolonyaPromethee+3
Havva Çamlıyol
Ege University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Ukrayncadaki Türkçe alıntılar üzerine bir inceleme

Bu tez çalışmasında Ukrayncadaki Türkçe alıntılar ve onların etimolojik incelemesi yapılmıştır. Bu doğrultuda hazırlanan çalışma: Giriş, Sözlük ve Sonuç olmak üzere üç ana bölümden oluşmaktadır. Tezin Giriş bölümünde Ukrayna-Türkiye tarihi ilişkilerine yer verilmiştir. Sözlük bölümünde, Ukrayn dilinde bulunan Türkizmler ve onların etimolojisi yazılmıştır. Temel kaynağımız Ukrayncanın 6 ciltlik etimolojik sözlüğüdür: Etımologiçnıy Slovnık Ukrayinskoyi Movı. Bu kaynaktan Türk yazı dillerinden Ukrayncaya alıntılanmış sözler araştırmış ve dolayısıyla sadece kaynak dil değil, aracı dil olan bu yazı dillerinden alıntılanmış Türkçe kökenli olmayan sözler de çalışmaya dahil edilmiştir.

Dil bilgisiDil bilimKarşılaştırmalı dil bilgisi+4
Nadiia Vıtıuk
Ege University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Ukrayna krizi sonrasında değişen NATO-Rusya stratejileri çerçevesinde NATO-Rusya ilişkileri

Ukrayna krizi sonrasında uluslararası ilişkiler sisteminde yoğun bir tartışma yaşanmıştır. Bu kriz dış dünya ile Rus ilişkilerinde bir sarsıntıya neden olmuş, NATO'nun stratejilerini yenilemesine neden olmuştur. Bu nedenle, makalenin amacı Ukrayna Krizi çerçevesinde ortaya çıkan NATO stratejilerindeki dönüşüm çerçevesinde Rusya ve NATO ilişkilerinin incelenmesidir. Rusya, Vladimir Putin'in Rusya Güvenlik Konseyi'nde yaptığı bir görüşmede açıkça ortaya koyduğu gibi ekonomik diplomasi ve yumuşak güç yöntemlerini kullanarak uluslararası arenada aktif bir politikayı sağlamak ve sürdürmek ile ilgilenmektedir. Ancak, Ukrayna krizinden sonra 2014-2015 yılları arasında dünyada Rus pozisyonu çarpıcı şekilde değişmiştir. Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü (NATO) ve Moskova arasındaki ilişkinin tarihi tam olarak "sorunlar, güvensizlik ve yanlış anlamalar" şeklinde yorumlanabilir. Ukrayna çatışması, Rusya-Batı ilişkilerini Soğuk Savaşın bitiminden bu yana ilk defa çatışma sınırına getirdi. NATO Soğuk Savaşın bittiğinden bu yana yeni bir stratejik vizyon arıyor. Şu anda, yeni bir siyasi-askeri atmosfer Rusya'nın eylemleri tarafından tehdit edilmekle birlikte, bu yeni iklimin tüm tarafların menfaatine olmadığı açıktır; bir takım güvenlik tehditleri hem Avrupa Atlantik hem de Avrasya için ciddi zorlu olmuştur. Birinci bölümde Tarihsel süreç ve stratejiler, İkinci bölümde soğuk savaş'tan günümüze NATO ile Rusya arasındakı İlişkinin değerlendirilmesi, Üçüncü bölümde Ukrayna krizi ve sonuncu bölümde ise Ukrayna Krizinden sonra NATO-Rusya arasındaki yeni ve değişen stratejiler tanımlanacaktır. Anahtar Kelimeler: Ukrayna krizi, Vladimir Putin, İkili ilişkiler, strateji, Dış politikası, güvensizlik ve yanlış anlamalar.

KrizNATOPutin, Viladimir+4
Mamun Billah
Ege University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Rusya Ukrayna savaş sürecinin dünya ekonomisine mevcut ve olası etkileri

Ukrayna, bağımsızlığın ilk yıllarında Batı ile ilişkileri korumuş, ancak Rusya'dan da uzaklaşmak istememiştir. 1991-1993 yılları arasında izlenen politika sonucunda Rusya, Slav kardeşliğinden Batı eksenine kaydı. Jeostratejik olarak Avrasya kıtasının ortasında yer alan Ukrayna, jeopolitik önemi nedeniyle 1993 yılından itibaren Batı'nın dikkatini çekmiştir. 1993 yılına kadar Batı, Ukrayna ile ilişkilere fazla önem vermedi, ancak Rusya ile ilişkileri güçlendirmeye çalıştı. Ancak, 1993 yılından bu yana Ukrayna, Rusya'nın yeni stratejisi ile Batı'nın arasında sıkışıp kalmıştır. Uzun zamandır Rusya ile Batı arasında bir tampon bölge olarak görülen Ukrayna, enerji ve transit trafiği açısından iki güç için önemli bir merkez haline gelmiştir. Savaşın oluşturduğu psikoloji, insanları ya da devletlerarasında meydana gelen sorunların çözülmesi adına gerçekleştirilen saldırgan bir eylemdir. Savaşın insanlığı sosyoekonomik, kültürel ve zihinsel bir yıkıma götürdüğü ortadadır. Bununla beraber savaşın ekonomik bir yıkımı da söz konusudur. Bu yıkım, büyüyüp gelişen dünyada savaşın bloklarıyla, birlikte savaşa dâhil olmayanlara da yüklenmektedir. Bu çalışmada, Rusya'nın Ukrayna'ya saldırması ile başlayıp dünya ekonomisi ve finansal piyasaların gelmiş olduğu durum ele alınmıştır. Savaşın dünya ekonomisi ve finansal piyasalara negatif etkileri bazı veriler eşliğinde ortaya konulmaya çalışılmıştır. Savaşın başlamasıyla birlikte önce Rusya ve Ukrayna ile ekonomik bağlantılar kuran yine bu ülkelerden yüksek miktarda enerji satın alan AB ülkelerinin ekonomi ve piyasalarını olumsuz etkilendiği açık bir şekilde ortadadır. Rusya ve Ukrayna savaşının dünya ekonomi ve para piyasası üzerinde olumsuz etkilerinin olacağı, ancak tek başına büyük bir etkiye sahip olmayacağı dünyaya yayılacağı düşünülmektedir. NATO'nun sürekli olarak Rusya tarafına yayılmacı politikaları ve bu politikalarda Ukrayna'yı silahlandırması 24 Şubat 2022 tarihinde Rusya'nın Ukrayna'yı işgal etmesine neden olmuştur. Bu işgal ile birlikte her iki ülke ile de deniz sınırı bulunan Türkiye'nin dış ticaretinde ekonomik anlamda daralmalar meydana gelmiş, ithal ettiği ürünlere de ulaşamamıştır. Yaşanan bu durum Türkiye'nin çeşitli alternatiflere yönelmesine neden olsa da ihracat gelirlerinde savaşın ilk üç aylık diliminde daralmaların yaşanmasına neden olmuştur. Bu çalışma kapsamında Ukrayna-Rusya savaşının dünya ekonomisine olan etkileri incelenmeye çalışılmıştır. Anahtar Kelimeler: Rusya, Ukrayna, Savaş, Dış Ticaret, Dünya Ekonomisi.

Ekonomik etkiRus-Ukrayna ilişkileriRusya+3
Batuhan Çağlı
Niğde Ömer Halisdemir Üniversity · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimEN

How history has shaped the relations between Russia and Ukraine: From past to present

The world has been quite busy with latest political events that have been occurring in various areas. Russia-Ukraine is one of them and plausibly, the hottest topic currently. It all started with Russia's amassing troops near Ukrainian border and started military operations straight away. While most states condemned Russia on account of violence against Ukraine, some argued Russia was right. Still, this conflict was not directly related to dissension between these states, thus, other actors played a critical role before and after the war. This paper examines the whole process from historical perspective to highlight the major reasons why their relations deteriorated. While integrating evidence from politicians' reviews, consecutive actions by these states and organizations involved in, the quantitative study reveals that the relations were historically positive, especially during the USSR period. It argues that expansion policy of NATO was the root of the Russian- Ukrainian War, as annexation of Crimea was also linked with this policy, besides changing political stance of Ukraine played a crucial role in this issue. The findings manifest how demands and attitudes are likely to change in the course of history, since yesterday's friends could turn into today's enemies.

CrimeanRussian-Ukraine relationsRussia+3
Emıl Azızov
Bahçeşehir University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2023
00
DoktoraAçık ErişimTR

Rusya Federasyonu'nun güvenlik politikası aracı olarak çatışmaları dondurması: Gürcistan ve Ukrayna örnekleri

RF'nin güvenlik politikasının ele alındığı bu tezde, Kremlin'in Gürcistan ve Ukrayna müdahaleleri üzerinden çatışmaları dondurma stratejisine odaklanılmaktadır. SSCB'nin dağılmasının ardından ekonomik ve siyasi bir krize giren RF'nin Nisan 1993'te ilân ettiği Dış Politika Konsepti ile eski Sovyet coğrafyasındaki "özel çıkarlarına" işaret eden bir Yakın Çevre Politikası geliştirdiği görülmektedir. Buradan hareketle bu çalışmada, literatürde sıklıkla karşılaşılan ve 1993'e kadar RF dış politikasını Atlantikçi olarak tanımlayan anlayışa itirazla RF'nin dış ve güvenlik politikasının Yakın Çevre'yi önceleyen şekilde bir tutarlılık içinde olduğu öne sürülmektedir. RF dış politikasına yönelik Atlantikçi tanımlaması, ekonomik ve siyasi krizlere ek olarak Çeçenya'daki savaşın RF'yi Yakın Çevre Politikası'nı uygulamaktan alıkoymasından kaynaklanmaktadır. Bu nedenle çalışmanın birinci bölümünde RF'nin geçirdiği ekonomik ve siyasi dönüşüm ele alınmaktadır. RF'nin güvenlik politikasının ele alındığı ikinci bölüm, eski Sovyet coğrafyasında görülen ve "renkli devrim" adı verilen hareketler ile NATO'nun genişleme politikası üzerinden RF'nin ABD tarafından Soğuk Savaş mantığı ile yeni(den) çevreleme politikasına maruz bırakıldığını ortaya koymaktadır. RF'nin bu çevrelemeye karşı güvenlik politikasının temelinde ise Yakın Çevre'deki çatışmaları dondurmak yer almaktadır. Bu bağlamda çalışmanın örnek olayları olarak üçüncü ve dördüncü bölümlerde RF'nin 2008 Gürcistan ve 2014 Ukrayna müdahaleleri ele alınmaktadır.

Bölgesel çatışmalarGürcistanGüvenlik+6
Bilal Alper Torun
Ankara University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Avrupa Birliği'nin enerji arz güvenliğine Ukrayna-Rusya savaşı çerçevesinde yeni bir bakış

Çalışmanın amacı, Ukrayna-Rusya savaşının AB enerji arz güvenliği üzerindeki etkilerini ve AB'nin bu krizden kurtulmak için oluşturduğu veya oluşturacağı politikaları incelemektir. Rusya AB'nin enerji stratejisinin temel öncelikleri olan arz güvenliği ve arz çeşitliliği arasındaki çelişkiyi kullanarak AB'nin enerji stratejisini zayıflatmaktadır. Avrupa Birliği için arz güvenliğinin önemini vurgulayan Rusya, bununla birlikte arz çeşitlendirilmesi için geliştirilen AB destekli enerji projelerini başarısızlığa itmektedir. Rusya Avrupa'nın ana doğalgaz tedarikçisi olduğundan, AB enerji alanındaki konumunu her zaman korumaya devam edeceği anlaşılmaktadır. AB'nin Rusya'ya olan enerji bağımlılığının dezavantajları 24 Şubat 2022 tarihinde başlayan ve günümüzde de davam eden Ukrayna -Rusya Savaşıyla kendini göstermektedir. Artan enerji fiyatları ve enerji tedarik sorunları AB ülkelerini köşeye sıkıştırmaktadır. Bu bakımdan AB ülkelerinin enerji kaynaklarının kullanımı ve geleceğe yönelik planlamaları bu dönemde daha fazla öne çıkmaktadır. Mevcut uluslararası konjonktürün büyük bir kısmı oluşturan savaş ve iklim değişikliği AB ülkelerinin yeşil enerji konusunda daha fazla cesaretli ve kararlı olmaları gerektiğini ortaya çıkarmaktadır. Bu bakımdan Almanya'nın da uzun zamandır planlı bir içimde uyguladığı yeşil enerjiye geçiş politikası, bir yandan çevresel risklerin bertaraf edilmesinde diğer taraftan da jeopolitik risklerin azaltılmasında önemli bir rol oynamaktadır

Avrupa BirliğiEnerjiEnerji arzı+6
Huseyn Abbasov
Ankara University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Avrupa Birliği'nin enerji güvenliğini etkileyen çatışma alanları: Ukrayna-Rusya, İran ve Doğu Akdeniz

Dünyanın en büyük ikinci ekonomik gücü olan Avrupa Birliği (AB), küresel enerji tüketiminde Çin ve ABD'den sonra üçüncü sıradadır. Petrol ve doğal gaz kaynaklarında rezervlerinin az olması nedeniyle AB, bu enerji kaynaklarında dışa bağımlıdır. Uluslararası sistemde daha tutarlı politikalar izleyip tek ses olmaya çalışan AB, bir yandan da enerjide dışa bağımlılığı azaltıp enerji güvenliğini sağlayarak uluslararası sistemde daha etkin bir aktör olmaya çalışmaktadır. Fakat bu enerji kaynaklarının AB'ye yakın coğrafyalarda olmasına rağmen arz ve transit ülke/bölgelerindeki istikrarsız ortam ve krizler AB enerji güvenliği için risk yaratmaktadır. Bu nedenle AB'nin krizlere yönelik izlediği politikalar da doğrudan AB enerji güvenliğini etkileyebilmektedir. Bu çerçevede, bu çalışmada AB'nin krizlere yönelik politikasının AB enerji güvenliğine etkisinin ne olduğu sorusu cevaplanmaya çalışılmıştır. Araştırma sorusu Ukrayna-Rusya, İran ve Doğu Akdeniz üzerinden incelenmiştir. Bu çalışma bahsi geçen krizlerde AB'nin politikası, ülke/bölgeyle olan ilişkisine ve bu ülke/bölgeden enerji arz edip etmediğine göre değişiklik gösterdiğini ortaya koymaktadır. Ayrıca uygulanan politikanın enerji güvenliği için önem verilmesi gereken unsurlara olumlu etkisi olsa bile krizlerin varlığının devam etmesi nedeniyle bu etkilerin kalıcı olması şüphelidir. Bu nedenle AB'nin enerji güvenliğini sağlaması ve bu riskleri minimuma indirmesi için krizlere yönelik kalıcı çözümler bulması önem arz etmektedir.

Avrupa BirliğiDoğu AkdenizDoğu Akdeniz bölgesi+5
Metecan Yaşot
Aydın Adnan Menderes University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Turizm toplumlar arası önyargıları azaltıyor mu? Türkiye'de tatil yapma durumuna göre Türklere ve Türkiye'ye bakış açısı; Kiev örneği

Türkiye turizm potansiyeli oldukça zengin olan bir ülkedir. Her geçen yıl milyonlarca yabancı turist ülkeyi ziyaret etmektedir. Gelen yabancılar Türk kültürü Türk insanları ile etkileşim kurmaktadırlar. Bu etkileşim sayesinde yabancıların ülkeye bakış açıları ve Türk insanlarını algılama şekilleri değişmektedir. Bu araştırmanın amacı toplumlararası önyargıların azaltılmasında turizmin etkilerini Ukraynalı turistlerin Türkiye'ye bakış açısı yönünde ölçmeye çalışmaktır. Ukraynalıların Türkiye'de tatil yapma durumuna göre turizmin toplumlararası önyargıyı azaltıp azaltmadığı sorusuna cevap bulmaktır. Son yıllarda Türkiye'yi turizm amaçlı ziyaret eden Ukraynalı sayısında yaşanan artışlar Türklerin son yıllarda yurt dışı seyahatlerinde tercih ettikleri ülkeler arasında Ukrayna'nın olması için araştırmanın Ukraynalılar üzerine yapılması tercih edilmiştir. Yapılan bu çalışmada Ukraynalıların Türklere ve Türkiye'ye bakış açısını ölçmek için anket yöntemi kullanılmıştır. Veriler Ukrayna'nın başkenti Kiev'de ikamet eden 423 kişiden toplanmıştır ve SPSS istatistiki paket programları üzerinden analiz edilmiştir. Birkaç farklı çalışmadan yaralanarak oluşturulan ve çalışma alanında ilk kez sınanan ölçek için açımlayıcı faktör analizi uygulanmıştır. Hipotezleri test etmek için katılımcıların tatil durumuna ve demografik özelliklerine göre Anova ve t- testi uygulanmıştır. Ukrayna vatandaşlarının Türkiye ve Türkler hakkındaki görüşlerinde farklılık olup olmadığı farklılık analizleri ile sınanmıştır. Çalışma sonucuna göre turizm toplumlar arası önyargıyı azaltmaktadır. Ukraynalıların tatil yapma durumuna ve demografik özelliklerine bağlı olarak Türkiye ve Türklere olan bakış açılarında farklılık olduğu ortaya konulmaktadır.

Kimlik önyargılarıKültürel etkileşimTurizm+7
Merdali Arslan
Muğla Sıtkı Kocman University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Rusya ile ilişkiler bağlamında Türkiye'nin Ukrayna krizine yönelik politikaları

Bu araştırmada Türkiye'nin dış politikası Ukrayna-Rusya krizi bağlamında detaylı bir şekilde analiz edilmektedir. Sovyetler Birliği'nin dağılmasıyla birlikte bağımsızlığını kazanan Ukrayna ve Rusya arasında olan ilişkiler, son yıllara kadar Rus kontrolü altında ve sorunsuz bir şekilde devam etti. Fakat özellikle Ukrayna'da hakim olan liberal akım ve Batı ile yakınlaşmanın ardından Rusya ile Ukrayna arasındaki ilişkiler gergin ve hatta çelişkili bir hal aldı. Bu çalışma, Türkiye'nin dış politikasının son yıllarda Rusya ile Ukrayna arasında yaşanan krizi nasıl şekillendirdiğini tartışıyor. Ardından Kırım, Rusya-Ukrayna ilişkilerinin tarihsel süreci ve Türkiye'nin bu yöndeki politikası değerlendiriliyor. Son dönemde yaşanan kriz ve bu aşamaya giden süreçler anlatılmış, son olarak ise, çalışma boyunca Türkiye'nin krize ve gözetim politikasına ilişkin pozisyonuna ilişkin bilgiler genel bir değerlendirme ışığında verilmiştir. Anahtar Kelimeler: Rusya, Türkiye, İlişkiler, Ukrayna Krizi, Uyuşmazlık, Politika.

RusyaSavaşTürk-Rus ilişkileri+4
Solmaz Ismayılova
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Ukrayna'nın çeşitli göstergelerinin Avrupa Birliği ülkeleri ile karşılaştırılması ve olası üyeliğinin değerlendirilmesi

Bu araştırmanın amacı, bir Doğu Avrupa ülkesi olan ve Avrupa Birliği'nin Ortak Komşuluk Politikası kapsamında ilişkileri yürüttüğü Ukrayna'nın güncel gelişmeleri dikkate alınarak ekonomik, sosyal ve siyasal durumunu Avrupa Birliği'ne üye ülkeleri ile karşılaştırmak ve göstergelerin karşılaştırılması sonucu Ukrayna'nın Avrupa Birliği'ne olası üyeliğinin mümkün olup olmadığı değerlendirilmektir. 2013 yılın sonbaharında Ukrayna'da yaşanan ve 2014 yılında da devam eden sorunlar ve protestolar Ukrayna'nın Avrupa Birliği geleceğini ciddi bir şekilde etkilemiştir. Eski Cumhurbaşkanı, Viktor Yanukoviç'in Avrupa Birliği Ortaklık Anlaşması'nın imzalanmasını ret etmesiyle başlayan protestolar 2014 yılının Haziran ayında Ukrayna'nın doğusunda bir iç savaşa dönüşmüştür. Bu tür gelişmeler Ukrayna'nın Avrupa Birliği ile olan ilişkisinin gelişmesine engel olarak ortaya çıkmıştır ve Ukrayna'nın ileride Rusya etkisinden koparak, Avrupa Birliği üyesi olma şansı oldukça yükselmiştir.

Avrupa BirliğiTam üyelikUkrayna+1
Ekrem Emiraliyev
Anadolu University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2014
00
Yüksek LisansAçık ErişimEN

The politics of humanitarian aid: an analysis of the dynamics of selectiveness in humanitarian assistance through a comparison of the Syrian and Ukrainian cases

The changing approach to humanitarianism has created a shift of axis in humanitarian assistance, moving from a short-term, needs-based focus to a rights-based, development focus. The traditional understanding of aid, which is grounded in the provision of basic relief to meet the immediate needs of affected populations, has been replaced by long-term developmental relief that encompasses the defense of human rights. This has resulted in a profound evolution of aid, which is now closely interlinked with politics and includes humanitarian military intervention within its scope. The politicization of aid has brought about a new form of conditionality that prioritized certain humanitarian emergencies over others. This selectiveness driven by neocolonial factors provokes unequal allocation of aid, where the most in need and vulnerable populations are often unheeded. How can we make sense of the selectivity in humanitarian assistance from a postcolonial perspective, particularly evident in Syria compared to Ukraine? This research employs postcolonial theory and critically analyzes the enduring impacts of colonialism on current power structures that influence the neocolonial factors causing selectivity in aid. This thesis is based on qualitative methods that include analysis of secondary and primary data through in-person interviews with humanitarian agencies and institutional donors operating within the contexts of Syrian and Ukrainian conflicts and affected community members in these regions. This study offers practical recommendations tailored for policymakers, I/NGOs, UN agencies, civil society and other influential actors within the international humanitarian framework, aiming to foster more effective collaboration and response strategies that benefit the most vulnerable.

Western countriesSyriaUkraine
Pınar Karamurtlu
Yeditepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2025
00
DoktoraAçık ErişimEN

The Ukraine policy of the Russian Federation and the paradigms in European energy security

After gaining its independence from the Soviet Union on July 16, 1990, Ukraine has been stuck between the Russia and the West due to different domestic political structures. Moscow would like to keep Kyiv on its side because of latter's geopolitical, geoeconomical and geostrategical significance for itself within the context of its Wider Black Sea Policy. On the other hand, the Euro-Atlantic Bloc would like to see Ukraine within it. Moreover, the transportation of 66 percent of Russian gas to Europe via Ukraine makes this country a critically important one both within the European and Russian energy strategies. When that flow is interrupted, the European countries face very tough conditions. In November 2013, the refusal of then Ukraine administration under pro-Russian President Yanukovych in signing the EU Association Agreement caused the rebel movements of pro-Europeans against Yanukovych. Now, the Western Ukraine is controlled by pro-Western groups whereas Crimea and Eastern Ukraine are controlled by pro-Russians. The Western world makes pressure over Moscow for its Ukraine policy via applying sanctions. But Kremlin seems not to go backward from its existing stance in Ukraine as well as to develop new security and economic initiatives with other states. The use of Case Study Method with classical realist theory tries to open up a new window for understanding Russia's Ukraine Policy and its impacts on European energy security. The uncertainty on the future of current stalemate necessitates the close examination of this issue.

European countriesEnergyEnergy security+5
Sina Kısacık
Yeditepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2017
00
Yüksek LisansAçık ErişimEN

The art market and cultural capital in the era of globalization (based on data from Russia, Ukraine, Belarus, Kazakhstan and Uzbekistan)

This work considers the problems of the creation of the contemporary art market in Russia, Ukraine, Belarus, Kazakhstan and Uzbekistan. It studies the state of museums, galleries and exhibitions of contemporary art and reviews the results of contemporary art sales in world famous auction houses such as Christie's and Sotheby's. Attention is also given to various trends in the development of the art market, from the Duchamp-style approach of "if you think it's art, then it's art" to the problem of "the popular market". My thesis applied Pierre Bourdieu's concept of cultural and symbolic capital to the post-Soviet area for the first time. The market of "symbolic goods" is beginning to play an increasing role in the era of globalization, which can be seen clearly, for example, even in the fashion world. The huge variations between prices on the global art market and the local art markets in the areas studied prompt the question – what's the secret? Keys to understanding the riddle were ideas of cultural and symbolic capital. I set out my understanding of the substance and main ideas of these researchers.

ByelorussiaKazakhstanCulture+6
Fidan Alakbarli
Yeditepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2015
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

NATO'nun değişen Rusya tehdit algısı: Rusya'nın 2008 sonrası askeri müdahaleleri ile Ukrayna Savaşının etkileri

Soğuk Savaş Dönemi'nin en temel özelliği, ABD öncülüğündeki Batı dünyası ve SSCB liderliğindeki Doğu dünyası arasındaki ayrışma ve tehdit algılamaları olmuştur. 1991 yılında Sovyetler Birliği'nin dağılması ve Doğu Bloku'nun çökmesiyle Batılı ilkelerin hâkim olduğu tek kutuplu yeni bir dünyanın kurulacağı değerlendirilmiş, Rusya dâhil olmak üzere eski Sovyet ülkelerinin Batıyla uzlaştırılması hatta birleştirilmesi süreci başlatılmıştır. Bu yıllarda Soğuk Savaş'tan miras kalan, Batı ilkeleri üzerine kurulu savunma ittifakı NATO, SSCB'nin ardılı Rusya'yı temel bir ortak olarak tanımlamak suretiyle konvansiyonel çatışma ihtimallerini ortadan kaldırmaya çalışmış, Rusya, 2000'li yıllarda küresel teröre karşı mücadelede önemli bir ortak olarak konumlandırılmıştır. Tehdit algısının zayıf olduğu 1990'lı yıllardan, 2004 sonrası politik ve askeri tehdit algılarının yükseldiği döneme karşılıklı adımlarla, aşama aşama gelinmiştir. Bu çalışmada, karşılıklı tehdidin azaldığı ve barışçıl bir Avrupa'nın kurulmaya başlandığı yıllardan, 30 yıl içerisinde Avrupa'da nasıl tekrar sıcak çatışma ortamına dönüldüğü incelenmiş, Avrupa'yı yeni savaş ortamına sürükleyen gelişmelerin tespit edilmesi hedeflenmiştir. Çalışma, literatürdeki kaynaklar ile resmi belgeler, söylevler ve dokümanlar üzerinden teorik temellerin incelenmesi ve seçili örnek olayların analizine dayanmaktadır. Bu yolla, Rusya tarafında NATO'nun doğuya genişletilmemesi konusunda verilen sözler ve güvenliğin tehdit edildiği algısının gelişimi ile NATO tarafının hedefleri ve kararları anlaşılmaya çalışılmıştır. Çalışmanın birinci bölümünde dünyayı Soğuk Savaş Dönemi Doğu-Batı gerilimi ve karşılıklı tehdit algılamalarının yükselip azalmaları incelenmiş, ikinci bölümde Soğuk Savaş sonrası ilişkilerde yaşanan barış ve iş birliği ortamı araştırılmıştır. Üçüncü bölümde tehdit algılarını tekrar inşa eden gelişmeler izlenmiş, dördüncü bölümde 2008 Rusya-Gürcistan Savaşı'ndan başlayarak yükselen ve Avrupa'yı sıcak çatışma ortamına götüren karşıtlıklar açıklanmıştır.

NATORusyaTehdit+1
Mehmet Canbaz
Ankara Yıldırım Beyazıt University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
DoktoraAçık ErişimEN

Military intervention as status-seeking in Russian foreign policy (2008-2015)

Many observers contend that Russian foreign policy has become more assertive since 2008. The increase in the level of Russian assertiveness manifested itself, especially in the military interventions in Georgia (2008), Ukraine (2014), and Syria (2015). This dissertation aims to contribute to the efforts to explain the Russian rationale for pursuing assertive policies in post-Soviet space and beyond. In this endeavor, it is committed to a framework that entails focusing on the interplay between Russia's great power identity and the Russian perception of repeated misrecognition of its great power status by the Euro-Atlantic bloc. To trace Russian status considerations in the respective interventions, this dissertation utilized ninety-five transcripts of Vladimir Putin's addresses and interviews complemented with Russian foreign policy concepts, statements, and articles from other Russian officials. The foundational argument of this study is that great power identity and status considerations are the defining characteristics of Vladimir Putin's foreign policy. For Putin, Russia's inherent qualities necessitate an independent foreign policy materializing a multipolar world order, and this necessity is augmented by the very configuration of the post-Cold War order, in which the US asserts its interests at the expense of Russian interests in a triumphalist manner. The case studies conducted in guidance with this argument provided three conjoining findings. First, Russian decision-makers are confident that their interests have been constantly disregarded by their Western counterparts before and during the developments leading up to each intervention, leaving them with no other choice than hard power. Second, for Russian decision-makers, intervention has become an end in itself because imitating US actions is one of the means to materialize multipolarity by signaling equal status between Russia and the US. Third, Russian decision-makers utilized Russia's developing military capabilities to demonstrate their determination to ensure recognition of Russia's great power status.

Military interventionGeorgiaSyria+1
Süleyman Buğrahan Bayram
Ankara Yıldırım Beyazıt University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2024
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Ukrayna krizi sonrası Türkiye'nin Kırım'ın ilhakına yönelik politikası

Bu çalışmada Ukrayna-Rusya krizi bağlamında tüm yönleriyle Türk dış politikası incelenmektedir. Sovyetler Birliği'nin dağılmasından sonra bağımsızlığını kazanan devletlerarasında yer alan Ukrayna ile Rusya arasındaki ilişkiler son yıllara kadar Rusya'nın kontrolünde ve sorunsuz olarak gerçekleşmiştir. Ancak özellikle Ukrayna'da hâkim olmaya başlayan liberal akım ve Batı ülkelerine yakınlaşma sonrası Rusya ve Ukrayna ilişkileri gerilmeye hatta çatışmaya kadar gitmiştir. Bu çalışmada Rusya ve Ukrayna arasında son yıllarda yaşanan krizlere karşı, Türk dış politikasının nasıl şekillendiği ele alınmaktadır. Devletlerin dış politikalarını belirleyen etmenler açıklanmıştır. Daha sonra tarihsel süreciyle birlikte Rusya-Ukrayna ilişkileri ve Türkiye'nin Kırım politikası ele alınmıştır. Son dönem yaşanan kriz ve bu aşamaya geliş süreçleri anlatılmıştır. Son olarak Türkiye'nin bu krizdeki tutumu ve izlediği politika hakkında çalışma boyunca verilen bilgiler ışığında genel değerlendirmelerde bulunulmuştur.

KırımTürk-Rus ilişkileriTürk-Ukrayna ilişkileri+3
Bengü Yılmaz
Ankara Yıldırım Beyazıt University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00

İlgili konular