Quality of health care

75 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessTR

Sağlık hizmetlerinde kalite yönetimi

Çalışmanın amacı, sağlık kurumlarında hizmet kalitesini oluşturan unsurların hizmet alanlar arasında yapılan anket sonuçlarına göre belirlenmesidir. Genel kanı kalitenin "müşterilerin ihtiyaç ve isteklerinin karşılanması" olarak tanımlandığı yönündedir ve kaliteyi oluşturan unsurların ancak bu tanım doğrultusunda müşteriler tarafından tam olarak tanımlanabileceği açıktır. Bu doğrultuda, çalışmada bakımı doğrudan değerlendiren kişilerden toplanan verilerle, bakım kalitesi olarak neyin kabul edildiği tanımlanmaya çalışılmıştır. Çalışma, doğrudan tıbbi hizmet alan kişilerin kendi söylemlerinden hareketle tıbbi bakım kalitesini oluşturan unsurları belirlemeyi amaçlamaktadır. Bu bağlamda nitel bir analiz yöntemi olan derinlemesine görüşme yöntemi kullanılmış ve yarı yapılandırılmış görüşme sorularından yararlanılmıştır. Görüşme verileri literatürdeki hizmet kalitesi ölçümlerine göre sınıflandırılmıştır. Sınıflandırmada hizmet kalitesinin değerlendirilmesinde yaygın olarak kullanılan ServQual ölçeğinin beş boyutuna ek olarak "bilgi" ve "bakım kalitesi" boyutları değerlendirilmektedir. Görüşmeler Tekirdağ ilinde 93 kişi ile gerçekleştirilmiş ve katılımcılar bu illerde yaşayanlar arasından rastgele seçilmiştir. Görüşmelerde verilen açıklamalar en uygun niteliksel parametreye göre sınıflandırılmaya çalışılmıştır. Tüm ifadeler, teknik servislerin kalitesi, zenginliği, güvenilirliği, duyarlılığı, güveni, empatisi ve bilgisine göre sınıflandırılabilir. Mevcut kalite parametrelerinin tüm ifadelerin mevcut parametreler içerisinde sınıflandırılması açısından hizmet kalitesinin belirlenmesinde önemli bir açıklayıcı güce sahip olduğu görülmektedir. Ancak ServQual ölçeğindeki ifadeler ile katılımcıların ifadeleri karşılaştırıldığında, sağlık hizmetlerinin kalitesini değerlendirme açısından yetersiz oldukları açıktır. Hizmet kalitesinin değerlendirilmesinde en önemli konulardan biri, katılımcıların sürece ve dolayısıyla kaliteye olan etkisidir. Hizmet sürecindeki diğer katılımcıların sayısı ve davranışları tüm kalite parametrelerini etkiler. Kalite parametreleri arasındaki ilişkiler değerlendirmeyi zorlaştırır. Ayrıca katılımcı ifadelerin aynı anda farklı boyutları kapsaması sınıflandırma işlemlerini zorlaştırmaktadır. Hijyen, terminler, personel, personel ve donanımın nicelik ve çeşitlilik açısından yeterliliği, katılımcıların büyük çoğunluğu tarafından belirtilen diğer tüm kalite parametrelerini etkileyen faktörler olarak dikkat çekmektedir. Çalışma sonucunda hizmet verimliliğini artıran kalite parametreleri aracılığıyla hizmet kalitesi algısının ölçülebildiği, müşterilerin kalite parametrelerine büyük önem verdiği ve beklentilerini etkileyen en önemli kalite parametresinin güvenilirlik olduğu tespit edilmiştir. . En az dokunan boyut bilgidir. Hastaların hizmet kalitesi algılarının aynı hastaneye tekrar gelme ve arkadaşlarına tavsiye etme tercihlerini doğrudan etkilediği görülmüştür.

KaliteKalite yönetimiSağlık hizmetleri+4
Mustafa Özen
Tekirdağ Namık Kemal University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Sağlık hizmetleri kalitesinin hasta memnuniyeti üzerine etkisinde hekime duyulan güvenin aracı rolü

İnsanlık tarihi boyunca sağlık olgusu, yaşamsal bir önem taşımış ve toplumsal yaşamın temel bileşenlerinden biri olagelmiştir. Yaşamın idamesinde kilit rol üstlenen sağlık, her dönemde büyük önem atfedilen bir konu olmuş; hekimlik mesleği ise bu süreçte kutsal bir statüye erişmiştir. Bu kutsallık atfı, büyük ölçüde mesleğin insan hayatını koruma ve kurtarma gibi yaşamsal bir işlevi yerine getirmesinden kaynaklanmaktadır. Dolayısıyla, tarihsel süreçte hekimlerin kasten zarar verebileceği ihtimali toplumsal bilinçte yer edinmemiştir. Ancak günümüzde, küresel rekabet koşulları, nüfus artışı, sosyoekonomik dönüşümler ve bilişsel farkındalığın artması gibi bir dizi faktör, hastaların hekimlere yönelik güven algılarında daha temkinli ve eleştirel bir tutum benimsemelerine neden olmuştur. Aynı zamanda, artan rekabet ortamı, hasta hakları bilincinin gelişmesi ve teknolojik ilerlemeler, kalite kavramının sağlık hizmetleri alanında da merkezî bir önem kazanmasına yol açmıştır. Bu doğrultuda, kalite iyileştirme çalışmaları yaygınlaşmış; hasta deneyimini niteliksel ve niceliksel olarak ölçmeye yönelik ulusal ve uluslararası standartlar geliştirilmiş ve sağlık alanındaki kalite arayışı, hükümet politikalarında ve sağlık reformları gündeminde önemli bir yer işgal etmiştir. Bu çalışmanın temel amacı, sağlık hizmet kalitesinin hasta memnuniyeti üzerindeki etkisinde hekime duyulan güvenin aracılık (mediasyon) rolünün ampirik olarak incelenmesi ve değerlendirilmesidir. Araştırma verileri, son bir yıl içerisinde sağlık hizmetlerinden yararlanmış olan 18 yaş ve üzeri toplam 509 katılımcıdan anket tekniği ile toplanmıştır. Çalışmada veri toplama aracı olarak Hizmet Kalitesi Ölçeği (2021), Ayaktan Hasta Memnuniyeti Ölçeği (2021) ve Doktora Güven Ölçeği (2020) kullanılmıştır. Nicel verilerin analizinde SPSS 28.0 ve PROCESS Macro eklentisi (Model 4) kullanılırken, nitel verilerin destekleyici analizleri için MAXQDA yazılımından faydalanılmıştır. Katılımcıların demografik profilini ortaya koyan bulgulara göre; yaş dağılımının dengeli olduğu gözlemlenmiştir. Cinsiyet dağılımında kadınlar %63,1 (n=321) ile çoğunluğu oluştururken, medeni durum bakımından katılımcıların %52,5'i (n=267) evlidir. Eğitim durumu incelendiğinde, lisans mezunları %47,0 (n=239) ile en büyük grubu temsil etmektedir. Gelir düzeyi dağılımında, asgari ücret ile asgari ücretin iki katı arasında gelire sahip bireyler %35,0 (n=178) oranıyla en yüksek paya sahiptir. Sağlık hizmeti kullanım alışkanlıklarına ilişkin sonuçlar ise şöyledir: Katılımcıların son bir yıl içerisinde sağlık kuruluşuna başvuru sıklığı incelendiğinde, 1-3 kez başvuru yapanlar %39,5 (n=201) ile en yüksek orana sahiptir. Kurum türü tercihleri değerlendirildiğinde ise kamu sağlık kuruluşları %55,8 (n=284) oranıyla en fazla tercih edilen kurumlar olarak öne çıkmaktadır. Araştırma bulguları, ileri sürülen hipotezleri desteklemektedir. Analizler, sağlık hizmetleri kalitesinin hasta memnuniyeti üzerinde istatistiksel olarak anlamlı ve pozitif bir etki yarattığını göstermiştir. Benzer biçimde, hekime duyulan güven de hasta memnuniyetini pozitif ve anlamlı düzeyde yordamaktadır. Ayrıca sağlık hizmetleri kalitesi, hekime duyulan güveni artırarak dolaylı bir katkı sunmakta; bu ilişkideki dolaylı etki de pozitif ve anlamlı bulunmuştur. Sonuç olarak, yürütülen aracılık (mediasyon) analizi, hekime duyulan güvenin, sağlık hizmetleri kalitesi ile hasta memnuniyeti arasındaki ilişkide anlamlı bir aracı rol üstlendiğini ortaya koymakta ve kuramsal modeli desteklemektedir.

Hasta memnuniyetiSağlık hizmetleriSağlık hizmetleri kalitesi
Muhammet Raşit Aksoy
Selçuk University · Institute of Health Sciences
2025
00
DoctorateOpen AccessTR

Diyaliz tedavisi alan hastaların sağlık hizmeti kullanımını ve yaşam kalitesini etkileyen faktörlerin belirlenmesi

Bu araştırmanın amacı, kronik böbrek rahatsızlığı olan ve diyaliz tedavisi alan hastaların tedaviye uyum, yaşam kalitesi ve sağlık hizmeti kullanımı düzeylerini belirlemek ve bu düzeylere etki eden faktörleri ortaya koyabilmektir. Bu kapsamda, hastaların demografik özellikleri, hastalığa özgü özellikler, tedavinin uygulandığı kuruma özgü özellikler, hasta hekim ilişkisi ve hasta aktiflik düzeyi değişkenleri ile tedaviye uyum, yaşam kalitesi ve sağlık hizmeti kullanımı değişkenleri açıklanmaya çalışılmıştır. Araştırmanın evreni, Ankara ili Çankaya Bölgesindeki iki üniversite hastanesinin diyaliz ünitesinden ve iki özel diyaliz merkezinden hizmet alan kronik böbrek hastalarıdır. Araştırma kapsamında, 328 hastaya ulaşılmıştır. Hastaların yaşam kalitesini ölçmek amacıyla, Hays ve diğerleri (1994) tarafından geliştirilen KDQOL (Kidney Disease Quality of Life - Böbrek Hastalığı Yaşam Kalitesi) Ölçeği, aktiflik düzeyini değerlendirebilmek amacıyla Hibbard ve diğerleri (2005) tarafından geliştirilen Hasta Aktiflik Düzeyi Ölçeği (Patient Activation Measure - PAM) ve hekim ile ilişkilerini belirlemek için Van der Feltz-Cornelis ve diğerleri (2004) tarafından geliştirilmiş olan Hasta Hekim İlişkisi Ölçeği (Patient Doctor Relationship Questionnare - PDRQ) kullanılmıştır. Diyaliz tedavisi alan hastaların tedaviye olan uyumlarını ve sağlık hizmeti kullanımlarını belirlemek için ise literatürde en çok kullanılan göstergeler dikkate alınarak soru formu oluşturulmuştur. Değişkenlerin analizinde korelasyon, çoklu doğrusal ve lojistik regresyon analizlerlerinden yararlanılmıştır. Analizler sonucunda, hastaların hekim ile ilişkileri ve aktiflik düzeylerinin diyaliz tedavisi alan hastaların tedaviye uyum sağlamalarına etki eden önemli değişkenler olduğu saptanmıştır. Hastaların ilaç tedavisine ve sıvı kısıtına uyum sağlamaları, fiziksel ve ruhsal (mental) yaşam kalitelerine olumlu olarak etki etmektedir. Hastaların böbrek hastalığına özgü yaşam kalitelerine en çok etki eden değişkenler ise hastaların aktiflik düzeyi ve tedaviye uyum sağlama durumları olarak bulunmuştur. Ayrıca, hastaların yaşam kalitelerinin düşük olması ve tedaviye uyum göstermeme davranışları, sağlık hizmeti kullanımlarının artmasına etki etmektedir. Hekim ile olumlu ilişkiler kurarak daha aktif olan ve tedaviye daha iyi uyum sağlayan hastaların yaşam kalitesini iyileştirmeye ve sağlık hizmeti kaynaklarının daha etkili kullanımına odaklanan bir hastalık yönetim modelinin benimsenmesi önem taşımaktadır. Araştırma sonucunda elde edilen bu bulguların; sağlık yöneticilerine, sağlık çalışanlarına ve bireysel düzeyde hastalara tedavinin yönetimi ve hastalıkla mücadele konusunda kanıta dayalı bilgiler sağlaması beklenmektedir.

DiyalizDiyaliz hastalarıHastalar+4
Gamze Bayın Donar
Hacettepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Hizmet sektöründe hizmet kalitesinin servqual analiz yöntemiyle ölçülmesi: İstanbul devlet ve özel hastane uygulaması

Sağlık işletmelerinde hizmet kalitesi; anlaşılması, ve sonuçlarının değerlendirilmesi açısından zor ve karmaşık kavramlardan birisidir. Hizmet sektöründeki tüm firmalarda olduğu gibi sağlık işletmeleri de, çoğalan rekabet şartlar dolayısıyla iyi kalitelide hizmeti karşılamak mecburiyetindedir. Bir sağlık işletmenin hizmet kalitesi hizmet kalitesi kalitesi faktörlerinin ne kadar iyi olduğundan çok, bu hizmet kalitesi faktörlerinin sağlık hizmeti alan müşterilerinin beklentilerinin karşılama oranı ile ilgilidir. Hizmet kalitesini ölçmede kullanılan yöntemlerden birisi de Servqual ölçeğidir. Bu araştırmada SERVQUAL ölçeği kullanılarak bir sağlık işletmesinden (hastaneden) hizmet alan hastaların beklenen hizmet kalitesi ve algılanan hizmet kalitesi analiz edilmeye çalışılmıştır. Bu çalışmada amaç ise, bir hastane hizmet işletmesinde tedavi hizmeti hizmet alan hastalarımızın bekledikleri ve algıladıkları hizmet kalitesi arasındaki farklılık olup olmadığını analiz edilmeye çalışılmıştır.. Yapılan analiz neticesinde hizmet alan hastaların tüm hizmet kalitesi boyutları için algılanan hizmet kalitesi ve beklenen hizmet kalitesinin arasındaki fark arasında değişkenlik analiz edildiğinde hizmet kalitesi boyutları için aralarında farklılık olmadığı neticesine varılmıştır.

HastanelerHizmet kalitesiSağlık hizmetleri+4
Şeyma Gözde Aslan
İstanbul Arel University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2018
00
Master'sOpen AccessTR

İstanbul Büyükşehir Belediyesi hayvan aşılama ve tedavi ünitesi hizmet kalitesinin servqual ölçeği ile ölçümü

Bu araştırma, hizmet kalitesi ölçümünde pek çok sektörde sıklıkla kullanılan SERVQUAL ölçeğini İstanbul'da bulunan bir hayvan aşılama ve tedavi ünitesine uygulayarak ünitedeki hizmet kalitesini ve hayvanları için sağlık hizmeti alan hayvan sahiplerinin algıladıkları hizmet kalitesini ölçmek amacıyla yapılmıştır. Araştırmada ilk olarak hizmet, kalite ve hizmet kalitesi konusunda bilgi verilerek bir arkaplan sağlanmış, ilerleyen kısımlarda ise hizmet kalitesi ölçüm modelleri ele alınmıştır. Araştırmanın uygulama kısmında hayvan sahiplerinin sosyodemografik özellikleri Sosyodemografik Bilgi Formu ile toplanmış olup, hayvan aşılama ve tedavi ünitesinin hizmet kalitesi SERVQUAL ölçeği ile ölçülmüş ve hizmet kalitesi ölçeğin alt boyutları olan fiziksel özellikler, güvenilirlik, heveslilik, güven ve empati altında değerlendirilmiştir. Araştırma 6 Haziran-6 Ağustos 2018 tarihlerinde gerçekleşmiş olup, 304 farklı hayvan sahibinin katılımı ile gerçekleştirilmiştir. Ölçeğin uygulanmasından sonraki değerlendirme kısmında verilerin analizi farklı istatiksel yöntemlerle yapılmış ve SERVQUAL skorları hesaplanmıştır. Elde edilen bulgular sonucunda, hayvan aşılama ve tedavi ünitesinin hayvan sahiplerinin beklentilerini tam anlamıyla karşılayamadığı, fakat sağlanan hizmet kalitesinin hayvan sahiplerininin beklentilerine çok yakın olduğu görülmüştür.

AşılamaAşılarBelediyeler+6
Nazile Akbaş
İstanbul Arel University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Hacettepe Üniversitesi erişkin, çocuk ve onkoloji hastanelerinde çalışan hemşirelerde mevsimsel grip aşılama kapsama oranlarının artırılması: Bir kalite iyileştirme projesi

. İnfluenza virüsü sağlık çalışanlarının hem kendileri hem de hastaları ve iş arkadaşları için enfeksiyon kaynağı olabilir. Bu nedenle, influenza ve komplikasyonlarını önlemenin etkili ve güvenli bir yolu olarak sağlık çalışanlarının her influenza mevsiminin başında influenza aşısı ile aşılanması önerilmektedir. Maalesef, tüm bilimsel kanıtlara ve önerilere rağmen sağlık çalışanlarındaki influenza aşılanması kapsama oranları oldukça düşüktür. Çalışmamızda üçüncü basamak bir üniversite hastanesi olarak hizmet veren büyük bir hastanede çalışan hemşirelerin influenza aşılama kapsama oranlarının disiplinler arası bir ekip önderliğinde kalite iyileştirme adımları kullanılarak arttırılması hedeflenmiştir. Süreç haritalama, son dört influenza sezonuna ait aşılama verileri ve sağlık inanç modelini içeren bir anket kullanılarak mevcut durum analiz edilmiştir. Durum tespitinden elde edilen veriler doğrultusunda aşılama kapsama oranındaki düşüklüğün nedenleri beyin fırtınası yöntemi kullanılarak tartışılmış ve belirlenen nedenler balık kılçığı diyagramı üzerine yerleştirilmiştir. Nominal Grup Tekniği kullanılarak belirlenen nedenler arasından kök nedenler tespit edilmiştir. Ekipteki her üyenin kök nedenlere yönelik çözüm önerileri toplanmış ve etkinlik analizi yapılarak en uygun çözüm önerileri belirlenmiştir. Hastaneler üst yönetimine kalite iyileştirme süreci anlatılarak kök nedenler ve iyileştirmeye yönelik öneriler iletilmiştir. Gezici ekiplerle aşılama, iletişim ve eğitim stratejilerini içeren aşı kampanyası, hatırlatıcılar, rol model ve yönetici aşılamaları ile teşvik, personel aşılamasıyla ilgili kurumsal resmi bir süreç oluşturulması ve temel kök nedenimiz olan aşı teminindeki gecikme ve eksiklikle ilgili hastane yönetimi tarafından Sağlık Bakanlığına yazı yazılması müdahalelerini içeren çok bileşenli bir iyileştirme süreci planlanmıştır. Ancak, 2022-2023 grip sezonunda Sağlık Bakanlığı tarafından tek seferde sağlanan çok kısıtlı miktarda aşı dozu dışında aşı tedariki devam etmediği için iyileştirme adımları uygulanamamıştır. Anahtar Kelimeler: influenza, aşılama, sağlık çalışanı, kalite iyileştirme

AşılamaAşılarHastane hemşireleri+7
Rana Baykan
Hacettepe University · Institute of Health Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Sağlık kurumlarında hizmet hatası telafi stratejilerinin müşteri memnuniyeti ve yeniden satın alma niyeti üzerine etkisi

Sağlık hizmetlerinin kendine has özelliklerinden dolayı hizmet sunum sürecinde hizmet hatalarının oluşması kaçınılmaz olmaktadır. Hizmet hataları, sağlık kurumlarından hizmet alan müşterilerin memnuniyetsizliğine ve şikâyette bulunmalarına yol açmakta, sonrasında da kurumdan tekrar hizmet alma konusundaki davranışsal niyetlerini etkilemektedir. Bu noktada hizmet telafisi, karşılaşılan hizmet hatalarının yarattığı memnuniyetsizliği gidermede ve yeniden hizmet almanın devamlılığı için önemli bir stratejik yöntem olarak ortaya çıkmaktadır. Müşteri memnuniyeti sağlamak için şikâyetlere yönelik kurumsal bir cevap olarak hizmet telafi stratejileri uygulanmaktadır. Bu stratejiler; Davidow (2000) tarafından dakiklik, kolaylaştırma, nezaket, özür, düzeltme, güvenilirlik olarak altı boyutta değerlendirilmektedir. Buradan hareketle, altı boyuttan oluşan hizmet telafi stratejilerinin uygulanmasının sağlık kurumlarında şikâyette bulunan müşterilerin memnuniyeti ve telafi sonrası davranışları üzerindeki etkisini belirlemek bu çalışmanın temel amacı olmaktadır. Bu amaç doğrultusunda araştırma, İzmir ili sınırları içerisinde özel bir sağlık kuruluşundaki 244 şikâyetçi katılımcıya, Davidow (2000) tarafından geliştirilen altı hizmet telafi boyutuna yönelik on sekiz madde, memnuniyet ve yeniden satın alma niyetine yönelik altı madde içeren anket yüz yüze uygulanarak gerçekleştirilmiştir. Uygulama sonunda elde edilen veriler yapısal eşitlik modeli ile analiz edilerek araştırma hipotezleri test edilmiştir. Yapılan analiz sonuçları ile hizmet telafi stratejilerinden güvenilirlik, nezaket ve düzeltme/onarım boyutlarının, hizmet telafisi sonrası memnuniyet ve yeniden satın alma niyeti üzerinde anlamlı bir etkiye sahip olduğu ortaya koyulmuştur. Özür boyutunun da telafi sonrası memnuniyete etkisinin anlamlı olduğu, yeniden satın alma niyeti ile anlamlı bir ilişkinin bulunmadığı ispatlanmıştır. Dakiklik ve kolaylaştırma boyutlarının ise hem telafi sonrası memnuniyeti hem de yeniden satın alma niyetini etkilemediği görülmüştür. Ayrıca telafi stratejileriyle sağlanan memnuniyetin, yeniden satın alma niyeti üzerinde anlamlı bir etkisinin bulunduğu tespit edilmiştir. Araştırma bulgularına dayalı olarak sağlık kurumlarının farklı kombinasyonlarla hizmet telafilerini bir arada sunmasının, müşteri memnuniyetini ve yeniden satın alma niyetini olumlu etkilemede daha etkili olacağı düşünülmektedir. Anahtar Kelimeler: Sağlık Kurumları, Hizmet Hatası, Telafi Stratejileri, Memnuniyet, Yeniden Satın Alma

Hasta memnuniyetiHizmet hatasıHizmet telafisi+7
Buse Mete
Hacettepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessEN

The perceptions of health professionals serving in primary healthcare centers about healthcare provision, and the level of burnout among them

Objective: The purpose of this study is to investigate the level of burnout and perceptions of health professionals serving in primary healthcare centers in four provinces in Turkey, namely Gaziantep, Hatay, İzmir, Şanlıurfa, Method: The study was conducted in primary healthcare facilities in Gaziantep, Hatay, İzmir and Şanlıurfa. A survey with 85-items was used to collect data for demographic information, perceptions of healthcare professionals regarding their services and burnout. Maslach Burnout Inventory (MBI) was utilized to explore the level of burnout. A total of 236 healthcare professionals completed the survey, out of which 224 responses were used in the analyses. Results: The results showed that healthcare professionals serving migrant groups mainly face challenges linked to linguistic barriers. Most of them consider interpreter services to be essential and appreciate the importance of training. Among the three burnout subscales of the Maslach Burnout Inventory (MBI), particularly Emotional Exhaustion (EE) was found to have a relationship with a variety of factors like age, current workplace, training, number of children, profession, year of graduation, duration of work and knowledge of a common language, legal status and culture. Depersonalization (DP) was associated with age and knowledge of a common language, legal status and culture. Finally, Personal Achivement (PA) showed a relationship with the duration of work, gender and knowledge about culture. Conclusion: Evidence gathered in this study suggests that healthcare professionals serving migrant groups, particularly the ones working in in Family Health Centers and those with limited professional experience, need to be supported by interventions targeting linguistic and cultural barriers. Capacity building opportunities and effective human resource management in the health facilities need to be ensured for staff welfare and improvement of healthcare services. Keywords: asylum seeker; challenges; burnout; delivery of health care; health care provider; Maslach Burnout Inventory; refugee

Primary health careGaziantepEmigrants+7
Nurtaç Kavukcu
Hacettepe University · Institute of Health Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Cerrahi yoğun bakım ünitelerinde çalışan hemşirelerin hasta güvenliği kültürü ve sağlık kalite göstergeleri arasındaki ilişkinin incelenmesi

Amaç: Bu araştırma cerrahi "yoğun bakım ünitelerinde çalışan hemşirelerin hasta güvenliği kültürü ve sağlık kalite göstergeleri arasındaki ilişkinin" incelenmesi amacıyla yapıldı. Yöntem:Ttanımlayıcı ve kesitsel tipte olan bu araştırma, Kasım 2018 - Şubat 2019 tarihleri arasında, Ege Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Merkezi Anesteziyoloji ve Reanimasyon Yoğun Bakım Ünitesi, Bozyaka Eğitim ve Araştırma Hastanesi Genel Yoğun Bakım Ünitesi, Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Anesteziyoloji ve Reanimasyon Yoğun Bakım Ünitesi, Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Kalp ve Damar Cerrahisi Yoğun Bakım Ünitesi, İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi Anesteziyoloji ve Reanimasyon Yoğun Bakım Ünitesi ve İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kalp Damar Cerrahisi Yoğun Bakım Ünitesinde yürütüldü. Araştırma, Helsinki Bildirgesi'ne uygun olarak gerçekleştirildi ve etik izin alındı. Araştırma örneklenimi Kasım 2018 - Şubat 2019 tarihleri arasında araştırmanın yürütüldüğü yoğun bakım ünitelerinde çalışan ve araştırmaya katılmayı kabul eden 113 hemşire oluşturdu. Araştırma verilerinin elde edilmesinde literatür doğrultusunda hazırlanan ve üç bölümden oluşan veri formu (birey tanılama formu, sağlık kalite göstergeleri, hasta güvenliği kültürü hastane anketi) kullanıldı. Araştrma sonuçlarının değerlendirilmesinde Student t Testi, Tek Yönlü Anova ve lojistik regrasyon analizi kullanıldı. İstatistiksel değerlendirmede p<0.05 anlamlı olarak kabul edildi. Bulgular: Araştırma sonucunda, hemşirelerin hasta güvenliği kültürü düzeylerinin orta düzeyde olduğu (%65.5), ölçek alt boyutları pozitif cevap ortalamasının en fazla üniteler içi ekip çalışması (%63.5), en az hataların raporlanma sıklığı (%25.5) alt boyutundan alındığı saptandı. "Hasta güvenliği kültürü ile sağlık kalite göstergeleri" arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki (p=0.027, p<0.05) bulundu. Sonuç: Cerrahi yoğun bakım ünitelerinde çalışan hemşirelerin orta düzey hasta güvenliği kültürüne sahip olduğu, hasta güvenliği kültürü ile sağlık kalite göstergeleri arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki olduğu saptandı.

CerrahiHasta güvenliğiHemşireler+7
Tuğçe Yeşilyaprak
Ege University · Institute of Health Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Cerrahi hastalarının anksiyete düzeylerinin hemşirelik bakım kalitesini algılamalarına etkisinin incelenmesi

Amaç: Araştırma, cerrahi hastalarının anksiyete düzeylerinin hemşirelik bakım kalitesini algılamalarına etkisini incelemek amacıyla yapılmıştır. Yöntem: Araştırma Ağustos 2018-Nisan 2019 tarihleri arasında İzmir ilinde yer alan Ege Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Merkezi Nöroşirürji kliniğinde yatan 92 hasta ile gerçekleştirildi. Verilerin toplanmasında; sosyodemografik verileri içeren Hasta Tanıtım Formu, Bakım Davranışları Ölçeği-24 (BDÖ-24), Durumluk-Sürekli Kaygı Envanteri (STAI) kullanıldı. Verilerin değerlendirilmesinde SPSS 17.0 programı kullanılmıştır. Anlamlılık düzeyi 0,05 kabul edilmiştir. Bulgular: Araştırmamıza katılan hastaların yaş ortalaması 51,22±11,56 olup, %51,1'i kadın, %88,0'inin evli, %51,7'si ilkokul mezunu, %32,6' sı ev hanımı, %71,8'i kranial bir tanı ile yatmış, %64,1'i daha önce hastanede yatmış, %58,7' si daha önce ameliyat olmuştur. Araştırmamızın verilerine göre BDÖ-24 puan ortalamaları 5,1±0,6 iken, STAI puan ortalamaları 66,8±14,2 bulunmuştur. Kadın hastaların anksiyete düzeyi erkek hastalara göre daha yüksek bulunmuştur (p=0,0001; t=4,567). Daha önce ameliyat olan hastaların anksiyete düzeyi ameliyat olmayanlara göre daha yüksek bulunmuştur (p=0,022 ; t=2,339). Ev hanımı olan hastaların anksiyete seviyesi diğer mesleklere göre yüksek bulunmuştur (p=0,010; F=3,230). STAI ile BDÖ-24 arasında negatif yönde zayıf düzeyde istatistiksel olarak anlamlı ilişki saptandı. Ayrıca, her ölçek kendi içindeki alt boyutu ile korelasyonu incelenmiş olup yüksek ve pozitif yönde bir ilişki olduğu tespit edilmiştir. Sonuç: Cerrahi hastalarının anksiyete düzeylerinin hemşirelik bakım kalitesini algılamalarına etkisi yoktur. Anahtar Kelimeler: Anksiyete; Hemşirelik bakımı; Bakım Kalitesi; Nöroşirürji; Hasta memnuniyeti

AnksiyeteCerrahiHasta bakımı+6
Özgenur Kulu
Ege University · Institute of Health Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Teknoloji kabul modeli ölçeğinin Türkçeye uyarlanması: Geçerlik güvenirlik çalışması

Amaç: Bu araştırmanın amacı; Teknoloji Kabul Modeli Ölçeği (Technology Acceptance Model Scale)' nin Türkçe geçerli ve güvenilir bir araç olup olmadığını araştırmaktır. Yöntem: Metadolojik tipte olan çalışma, bir üniversite hastanesinde Mart 2019- Ağustos 2019 tarihleri arasında yürütülmüştür. Örneklemi çalışmaya katılmayı kabul eden 253 hemşirenin oluşturduğu bu çalışmada veriler Teknoloji Kabul Modeli Ölçeği ile toplanmıştır. Çalışmadaki verilerin geçerliğinin değerlendirilmesinde dil, kapsam ve yapı geçerliği ve güvenirliğinin değerlendirilmesinde ise test tekrar test ve iç tutarlılık analizi yapılmıştır. Bulgular: Teknoloji Kabul Modeli Ölçeği'nin dil geçerliği için çevirisi yapılmıştır. Kapsam geçerliği için 14 uzmandan görüş alınmış ve kapsam geçerlik indeks değerlerinin 0,80–1,00 arasında değiştiği bulunmuştur. Yapı geçerliğini sağlamak için Doğrulayıcı Faktör Analizi kullanılmıştır. Elde edilen değerlere göre RMSEA 0.068; NFI 0.91; CFI 0.949; χ2/df ise 2.176'dır. Ölçeğe iki hafta arayla test tekrar test analizi yapılarak zamana göre değişmezliği değerlendirilmiştir. Bu analizde Pearson Momentler Çarpımı korelasyon katsayısı sonucuna anlamlı bir uyum olduğu gözlenmiştir (r:0.926, p:0.001). Sonuç: Teknoloji Kabul Modeli Ölçeği Türk toplumunda kullanılması için geçerli ve güvenilir bir ölçme aracıdır. Anahtar Kelimeler; Bilişim, elektronik sağlık kaydı, algılanan yararlılık, algılanan kullanım kolaylığı, geçerlik, güvenirlik

Bilişim sistemleriGüvenilirlik ve geçerlilikHastane bilgi sistemleri+5
Yeşim Parlak
Ege University · Institute of Health Sciences
2019
00
DoctorateOpen AccessTR

Eğitim ve araştırma hastanelerinin performansının değerlendirilmesi ve kalitenin performans üzerindeki etkisi

Eğitim ve araştırma hastaneleri nitelikli sağlık hizmeti sunumunun yanında sağlık insan gücünün yetiştirilmesi ve bu alanda yapılacak bilimsel çalışmalara öncülük etmeleri nedeniyle sağlık sistemleri için stratejik kurumlardır. Bu nedenle eğitim ve araştırma hastanelerinin kalite ve performanslarının değerlendirilmesi, elde edilen sonuçlar üzerinden iyileştirici faaliyetlerin planlanması ve uygulanması gerekmektedir. Bu çalışmanın amacı Türkiye'de eğitim ve araştırma hastanelerinin performansının değerlendirilmesi, kalitenin performans üzerindeki etkisinin belirlenmesi ve performansın iyileştirilmesi konusunda hastane yöneticilerinin görüşlerinin ortaya konulmasıdır. Araştırma Türkiye'de verilerine ulaşılabilen 59 A1 grubu genel eğitim ve araştırma hastanesi üzerinde gerçekleştirilmiştir. İlk aşamada hastanelerinin performanslarını değerlendirmek amacıyla veri zarflama analizi yöntemi kullanılmıştır. Girdi yönelimli CCR ve BCC modelleri kullanılarak 2016-2020 yılları arasında tüm hastanelerin etkinlik değerleri belirlenmiş, etkin olmayan hastanelerin etkinlik sınırına ulaşabilmesi için yapması gereken iyileştirmeler hesaplanmıştır. Daha sonra etkin hastanelerin kendi aralarında sıralanması için süper etkinlik analizi, yıllar arasında meydana gelen değişimin incelenmesi için Malmquist analizi kullanılmıştır. İkinci aşamada eğitim ve araştırma hastanelerinde kalitenin performans üzerindeki etkisini belirlemek amacıyla panel veri analizinden yararlanılmıştır. Kalite göstergesi olarak hastanelerin SKS puanları ve hasta memnuniyeti puanları kullanılmış, performans göstergesi olarak çalışmanın ilk bölümünde hesaplanan CCR etkinlik skorları, BCC etkinlik skorları, süper etkinlik skorları ve Sağlık Bakanlığı'ndan elde edilen verimlilik karnesi puanları kullanılarak dört farklı model oluşturulmuştur. Son aşamada ise nicel analizler sonucunda gizli kalan noktaların belirlenmesi, eğitim ve araştırma hastanelerinde performans ve kalite iyileştirmeleri konusunda daha somut öneriler geliştirilmesi amacıyla hastane yöneticileri ile görüşmeler gerçekleştirilerek analiz edilmiştir. VZA sonuçlarına göre etkin olmayan hastane sayısının yüksek olduğu ve performans iyileştirici çalışmalara ihtiyaç duyulduğu belirlenmiştir. Eğitim ve araştırma hastanelerinin performanslarında yıllar içerisinde büyük değişimler olmadığı, ancak 2020 yılında Covid-19 pandemisinin etkisiyle %21'lik bir azalış olduğu saptanmıştır. Kalitenin performans üzerindeki etkisinin incelendiği panel veri analizi sonucunda hastanelerin SKS puanları ve hasta memnuniyeti puanlarının, CCR etkinlik skorları, BCC etkinlik skorları ve süper etkinlik skorları üzerinde etkisi olmadığı belirlenmiştir. Yalnızca hasta memnuniyeti puanlarının hastanelerin verimlilik karnesi puanları üzerinde negatif yönlü zayıf bir etkisi bulunmaktadır. Nitel araştırma sonucunda ise yöneticilerin eğitim ve araştırma hastanelerinde performans ve kalite çalışmalarını genel olarak faydalı ve gerekli bulduğu belirlenirken, Sağlık Bakanlığı tarafından gerçekleştirilen değerlendirmelerde çeşitli değişimler yapılabileceği ifade edilmiştir. Hastanelerde eğitim ve araştırma performansı, çalışan performansı, finansal performans ve operasyonel performansın iyileştirilmesi için önerilere yer verilmiştir. Elde edilen sonuçların eğitim ve araştırma hastanelerinde performans ve kalite çalışmalarının planlanmasında, ulusal çapta sağlık politikalarının oluşturulmasında kullanılabilir.

Eğitim ve araştırma hastaneleriHastanelerHizmet kalitesi+5
Fatih Durur
Ankara University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2023
00
Medical SpecialtyOpen AccessTR

Aydın Adnan Menderes Üniversitesi Eğitim Aile Sağlığı Merkezi'ne başvuran hastaların hizmet memnuniyetinin değerlendirilmesi

Giriş ve Amaç: Aydın Adnan Menderes Üniversitesi Eğitim Aile Sağlığı Merkezi'ne başvuran hastaların memnuniyet düzeyi ve memnuniyeti etkileyen faktörlerin belirlenmesi amaçlanmıştır. Buradan hareketle elde edilen verilerin kaliteli sağlık hizmeti sunulması konusunda yararlı bilgiler sağlaması beklenmektedir. Gereç ve Yöntem: Çalışma dönemi içinde Eğitim Aile Sağlığı Merkezi'ne başvuran 18 yaş ve üzeri tüm hastalara ulaşılması hedeflenmiştir. Altı ay içinde beklenen 2500 hasta görüşmesini evren alarak, %80 prevalans, 0,05 alfa ve 0,03 örnekleme hatası ile en az 537 kişiye ulaşılması öngörülmüştür. Çalışmanın yapıldığı 1 Mart 2022 - 31 Ağustos 2022 tarihleri arasında Eğitim Aile Sağlığı Merkezi'ne başvuran ve çalışmaya katılmayı kabul edip anket dolduran 579 hastadan 37'sinin veri formu eksik olduğu için çalışmaya alınmamıştır. Çalışmaya alınma ölçütlerini karşılayan 542 hasta ile çalışma tamamlanmıştır. Çalışmaya katılmayı kabul edenlere aydınlatılmış onam imzalatılmış, sonrasında anket formunun sosyodemografik bilgileri içeren kısmı doldurulmuştur. Ardından da hastalardan aldıkları sağlık hizmetlerini değerlendiren EUROPEP-Tr memnuniyet ölçeği kısmını kendilerinin doldurmaları istenmiştir. Elde edilen veriler SPSS 18.0 veri tabanına girilerek istatistiksel değerlendirmeler yapıldı. Tanımlayıcı istatistiklerin yanı sıra gruplar arası karşılaştırmalarda sayısal değişkenler için Student t testi, ANOVA testi, kategorik değişkenler için Ki kare ve sayısal değişkenler arasındaki ilişkinin belirlenmesi için ise Pearson Korelasyon Analizi kullanıldı. İstatistiksel anlamlılık düzeyi p<0,05 olarak kabul edildi. Bulgular : Hastaların median yaşı 42'idi (yaş 18-84). Hastaların %45,5'i erkek, %55,5'i kadındı. Hastaların çoğu kentsel bölgede (%89,1) oturmaktaydı ve %52,2'si 12 yıldan fazla eğitimliydi. Hastaların aile hekimliğimize en sık başvuru nedeni yeni başlayan sağlık sorunları idi. EUROPEP-Tr total skoru 4,4 ± 0.7, genel memnuniyet yüzdesi %79,3 olarak saptandı. En çok memnun olunan alanlar "sizi muayene etmesi", "işini tam yapması" ve "sizi dinlemesi" (sırasıyla %94,5, %94,3 ve %94,1), en az memnun olunan alanların "telefonla hekiminize ulaşabilmeniz" (%52,3), "sağlık merkezine telefonla ulaşabilmeniz" (%59,2) olduğu görüldü. Aktif gelir getiren bir meslekte çalışmayanların ( p<0,001) , diyabeti olanların (p=0,023) ve tiroid hastalığı olanların (p<0,001) anlamlı derecede daha memnun olduğu görüldü. Yaş , cinsiyet, medeni durum, eğitim durumu, gelir düzeyi, meslek, sigara- alkol kullanımı , aile sağlığı merkezine başvuru sayısı ve nedeni hasta memnuniyeti üzerinde etkili değildi (p>0,05). Sonuç: Birinci basamak aile hekimliği hizmetleri sunan sağlık merkezlerinin hasta memnuniyet düzeylerini bilmeleri hizmet kalitesinin artırılması açısından önemlidir. Düzenli yapılacak değerlendirmeler, hasta memnuniyetinin düşük olduğu alanların saptanması ve geliştirilmesi açısından her sağlık merkezi için hastalarının memnuniyeti üzerine geribildirim alma fırsatıdır. Anahtar Kelimeler: Eğitim Aile Sağlığı Merkezi, Hasta memnuniyeti, EUROPEP-Tr

Aile sağlığı merkeziAydınHasta memnuniyeti+3
Damla Damaş
Aydın Adnan Menderes University
2023
00
Master'sOpen AccessEN

Kamu ve özel hastanelerde hasta memnuniyeti incelemesi

In today's world, patient satisfaction is more important in healthcare facilities than in the past. Because, with increasing competition, health institutions are trying to reach more patients and to make patients choose the same health institution again when they need. It is important for the healthcare institutions what the patients' expectations are and how they will be met and how these requests are best answered in this increasingly competitive environment. While looking for answers to these questions, health institutions plan the services that can increase patient satisfaction. So, it is crucial for them to work on improving service offer and physical conditions. By means of these studies, the quality, efficiency, performance and profit rate of the health institution will increase. When we look from this aspect, it is seen that how the service quality and patient satisfaction is important for health institutions. Concepts such as health, health services, patient and patient satisfaction concept, the importance of patient satisfaction, factors affecting patient satisfaction, quality, service quality and health service quality are examined in this study. The main objective of the study is to determine the factors affecting patient satisfaction in terms of public and private health institutions. With this study, it is aimed to give a new point of view for the work to be done in the field. Data were collected from students and employees studying at Yeditepe University to achieve the goal of the study. Questionnaire technique was used as data collection method. The collected data were analyzed through the SPPS program. As a result of the research, statistically significant results of different demographic features were obtained, and evaluations were made.

State hospitalsPatient satisfactionHospitals+5
Necati Berk Özer
Yeditepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessEN

Quality of postnatal care service in Gandhi Memorial Hospital, Addis Ababa, Ethiopia a cross-sectional studymaster's thesis

Half of maternal mortality and two-thirds of neonatal mortality occur during the postnatal period. Effective, high-quality intervention during the postpartum period will significantly reduce the number of maternal and neonatal death. This study aims to assess the quality of the postnatal care service provided at Gandhi Memorial Hospital. Both qualitative and quantitative cross-sectional study were conducted from May- June in Gandhi memorial Hospital, postnatal health care providers and postnatal mothers were interviewed. Data Analysis was done using Statistical Package for the Social Sciences (SPSS) version 24. Results were presented using frequencies and percentages, as well as bivariate and multivariate analysis was conducted and those variables with a p-value < 0.05 was considered to be statistically significant. The respondent's ages were in the range of 16-42 years, with a mean of 27.3 ±4.59, and a median of 27, with the majority between 20 years and 34years old. Nearly all mothers who delivered by SVD stayed less than 24 hours in the hospital after their delivery, less than half of mothers were not oriented regarding the hospital, and also mothers were not communicated well with health care providers. The overall majority of neonates didn't obtain recommended nursing care. Being married, delivered by SVD, being informed on the procedure to be done, obtaining recommended nursing care, and, being counseled were obtained to be significant factors for maternal satisfaction with the overall quality of postnatal care provided in Gandhi memorial referral hospital. Nearly half of the mothers before discharge were satisfied with the overall quality of postnatal care provided. Shortages of both human and material resources were observed, and most of the nursing care needed to be provided for the mothers is neglected or missed due to high workload, information gaps, lack of supervision, and motivation. Keywords: Quality, Postnatal care, Mother, Neonate, Addis Ababa

Maternal mortalityMothersInfant-newborn+5
Elham Murad Rıdwan
Ankara Yıldırım Beyazıt University · Institute of Public Health
2022
00
Medical SpecialtyOpen AccessTR

Ankara Şehir hastanesi evde sağlık hizmetleri biriminden 2021 yılı içinde hizmet alan diyabet tanılı hastaların incelenmesi

Amaç: Günümüz çağının getirmiş olduğu teknoloji ile birlikte sağlık hizmetleri sunumunda, hasta yönelimli hizmeti kolaylaştıracak gelişmeler sağlanmıştır. Bunların başında evde sağlık hizmeti gelmektedir. Yaşlılıkla birlikte kronik hastalık oranı da artmaktadır. Kronik hastalıklar arasında ilk sıralarda yer alan hastalıklardan biri de diyabet hastalığıdır. Bu çalışmanın amacı; 2021 yılı içinde Ankara Şehir Hastanesi Evde Sağlık Hizmetleri Birimi'nden hizmet almış diyabet tanılı hastaların sosyodemografik özellikleri, kullandığı ilaçlar, kan şekeri düzeyleri, hemoglobin a1c değerleri ve böbrek fonksiyon değerlerinin incelenmesini hedeflemektedir. Gereç ve yöntem: Araştırmamız analitik tipte kesitsel bir çalışmadır. Araştırmamızda 2021 yılında Ankara Şehir Hastanesi evde sağlık hizmetleri biriminden hizmet alan diyabetli erişkin hastalar incelenmiştir. Çalışma toplamda 826 kişi üzerinde yapılmıştır. Elde edilen verinin analizinde SPSS v.23 programı kullanılmıştır. Sayısal verinin normal dağılıma uyup uymadığına histogram grafiğine, skewness, kurtosis değerine bakılarak ve Shapiro-Wilk testi yapılarak (p değeri <0,01bulundu) karar verildi. Kategorik değişkenlerin karşılaştırılmasında ki-kare testi (Pearson ve Fisher'in kesin testi) kullanıldı. Analizler %95 güven aralığında yapılmış ve p<0,05 istatistiksel olarak anlamlı kabul edilmiştir. Bulgular: Çalışmaya dahil edilen 826 evde sağlık hastasının %70,9'u kadın, %29,1'i erkek olarak bulunmuştur. Hastaların %56,2'si yarı bağımlı, %26,8'i tam bağımlı ve %17'si bağımsız olarak bulunmuştur. Hastaların %76,5'inin (632) kan şekeri regüleyken; %23,5'inin regüle bulunmamıştır. Hastaların %62,2'si sadece 1 veya daha fazla oral antidiyabetik ilaç, %18,6'sı sadece 1 veya daha fazla insülin ve %19,2'si hem oral antidiyabetik ilaç hem insülin kullanmıştır. Sadece OAD alanların regüle olma oranı sadece insülin alan ve OAD+insülin alanlardan daha yüksek bulunmuştur. Sonuç: Evde sağlık hizmeti sunan sağlık personelinin, diyabet ve komplikasyonlarının yönetimi açısından daha kapsamlı bilgiye sahip olmalıdır. Hastaların çok daha kolay ulaşabileceği ve kapsamlı yaklaşımın daha çok ele alındığı birinci basamak sağlık tesislerinde diyabetin tedavi ve izlemin yapılması büyük önem arz etmektedir. Anahtar Kelimeler: Evde Sağlık, Diyabet, Regülasyon

Diabetes mellitusEvde sağlık hizmetleriRegülasyon+3
Esra Korkmaz Hafalır
Ankara Yıldırım Beyazıt University
2023
00
Master'sOpen AccessEN

Maternal health service utilization, determinants, and perceived barriers among adolescent mothers residing near level-1 hospitals in lusaka, zambia

Insufficient utilization of maternal healthcare services can lead to adverse maternal and child health outcomes, especially for adolescent mothers. The World Health Organization recommends four or more antenatal-care visits, skilled-birthattendance, and postnatal-care within six weeks after childbirth. Level-1 hospitals in Zambia are crucial for maternal healthcare services, but their optimal utilization requires accessibility, affordability, and high-quality services. This study investigates maternal healthcare service utilization, perceived barriers, and associated factors among adolescent mothers near Level-1 hospitals in Lusaka, Zambia. A Total of 413 mothers aged 19 and below, selected through convenience sampling, were interviewed. Qualitative and quantitative analysis were conducted on the data collected through a structured questionnaire. The mean age of respondents was 17.52 years; nearly 49.2% lived in suburban areas, and 60% were married. Educationally, 40.4% had not completed secondary school and 69.7% were from low-income households. Nearly 48.4% believed that maternal healthcare services were readily available in hospital, and 54.2% had interacted with community health workers during their last pregnancy. Regarding previous pregnancy intentions, 42.4% expressed no intention, but 81.6% were not using contraception. Nearly 42.6% began antenatal-care visits during the second trimester of pregnancy, and only 48.4% had four or more visits. Almost 84.5% of deliveries were by skilled-birthattendants, and 65.6% occurred at hospitals. About 68% had received postnatal-care. However, 38.7% comprehensively utilized all three maternal healthcare services. Urban residence, higher education, higher income, prior maternal healthcare knowledge, and contact with community health-workers were associated with increased utilization. Adolescent mothers encounter barriers to accessing maternal healthcare due to distance, transport, waiting times, privacy, cultural norms, inadequate information, costs, facility cleanliness, infrastructure quality, and provider competence and conduct. These factors impact utilization. The finding emphasizes the importance of interventions like sexual education, youth-friendly healthcare, and supportive policies. Collaboration among government, civil society, and international partners is vital for fostering an adolescent-friendly maternal healthcare environment. Keywords: Adolescent mother, barriers, maternal health care, services utilizations, Zambia

Maternal health servicesMaternal-child healthMothers+5
Natasha Mussa
Ankara Yıldırım Beyazıt University
2023
00
Medical SpecialtyOpen AccessTR

Ankara il merkezinde evde sağlık hizmetlerinin değerlendirilmesi: Kalitatif bir çalışma

Giriş ve Amaç: Evde sağlık hizmetleri bakıma ihtiyaç duyan kişilerin evde tıbbi bakımını sağlayan bir hizmettir. Dünyada ve ülkemizde yaşlı nüfus oranının artmaya başlamasıyla evde sağlık hizmetinin önemi artmıştır. Bu çalışmanın amacı Ankara il merkezinde, evde sağlık hizmetlerinin 4 merkezde birleşmesinden sonra evde sağlık hizmeti veren birimlerin mevcut durumlarını değerlendirmektir. Gereç ve Yöntem: Araştırmamız kalitatif tiptedir. Bu çalışmaya Ankara merkezde 3 Evde Sağlık Hizmetleri Birimi (ESHB) dahil edilmiş ve bu merkezlerin sorumlu hekim ve sorumlu hemşireleri ile yüz yüze görüşmeler yapılmıştır. Görüşmelerde yarı yapılandırılmış röportaj tekniği kullanılmıştır. Veriler niteliksel yöntemle analiz edilmiştir. Bulgular: Katılımcılar birleşmenin olumlu ve olumsuz yönleri olduğunu, birleşme sonrasında mesafelerin çok artmasını olumsuz olarak değerlendirmişlerdir. Yolda geçirilen zamanın bakılan hasta sayısını azalttığını ve personelde yorgunluğa neden olduğunu belirtmişlerdir. Katılımcıların yarısı birleşmeden sonra yönetimden kendilerine verilen desteğin arttığını belirtmişlerdir. Hekim ve hemşirelerin çoğu evde sağlık hizmeti mevzuatında değişiklikler olması gerektiğini belirtmiştir. Katılımcıların tamamı ESHB'de çalışan hekim ve hemşirelerin özel bir eğitim alması gerektiğini belirtmiştir. Özellikle Covid-19 pandemisinin başlamasıyla beraber hasta sayılarında çok artış olduğu, mobil hastalar gibi uygunsuz başvuruların çok fazla olduğunu belirtmişlerdir. Katılımcıların çoğu birimlerindeki sabit hekim sayısının yetersiz olduğunu ve bu yüzden hekim olması gereken yerde sadece hemşirelerden oluşan ekiplerin olduğunu belirtmişlerdir. Hekim ve hemşireler genel olarak evde sağlık hizmetinde çalışmaktan memnuniyet duymalarına karşın çalışma koşullarının iyileştirilmesinin ve verilen ücretlerin artmasının çalışanların motivasyonunu arttıracağını belirtmiştir. Sonuç: Evde sağlık hizmetlerinin önemi, ortalama insan ömrünün ve buna bağlı olarak kronik hastalıkların artması sonucunda günden güne artmaktadır. Evde bakım ihtiyacı olan hastalara kaliteli hizmet verebilmek için öncelikle çalışanlara iyi bir çalışma ortamı sağlanması gerekmektedir. Evde sağlık hizmetinin 4 merkezde birleştirilmesinin hizmet kalitesini arttırmak ve hizmeti standart hale getirmek adına olumlu olduğu görülse de mevzuatın kapsamındaki eksiklik, sabit personel eksikliği, ek ödeme ve eğitim açığı gibi konularda halen geliştirilmesi gereken yerler ve kapatılması gereken açıklar görülmektedir.

AnkaraEvde sağlık hizmetleriKalitatif analiz+3
Sebahat Sümeyye Taşkın Koç
Ankara Yıldırım Beyazıt University
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Cerrahi kliniklerde yatan hastaların hemşirelik bakımına ilişkin memnuniyet durumlarının değerlendirilmesi

Cerrahi Kliniklerde Yatan Hastaların Hemşirelik Bakımına İlişkin Memnuniyet Durumlarının Değerlendirilmesi Bu çalışma cerrahi kliniklerde yatan hastaların hemşirelik bakımına ilişkin memnuniyet düzeylerini belirlemek amacıyla tanımlayıcı olarak yapılmıştır. Araştırmanın örneklemi Gülhane Eğitim ve Araştırma Hastanesinde 12 Haziran-31 Ağustos 2017 tarihleri arasında cerrahi kliniklerde yatan toplam 212 hasta oluşturmuştur. Veri toplama araçları olarak sosyo-demografik anket formu ile "Newcastle Hemşirelik Bakımından Memnuniyet Ölçeği (NHBMÖ) " kullanılmıştır. Veriler SPSS 23 Programında T-testi, ANOVA ve Pearson korelasyon analizi kullanılarak analiz edilmiştir (P<0.05). Araştırmada elde edilen sonuçlara göre katılımcıların hemşirelik hizmetlerinden memnuniyet puan ortalamasının (71.57±13.03) olduğu bulunmuştur. Yaş, cinsiyet, yatış sebebi açısından incelendiğinde NHBMÖ skorlarında istatistiksel olarak anlamı fark olmadığı bulunmuştur. NHBMÖ skorlarında yatılan klinik, medeni durum, eğitim durumu ve ailede sağlık personeli bulunması açısından incelendiğinde istatistiksel olarak anlamlı fark bulunmuştur. Katılımcıların eğitim düzeyi yükseldikçe memnuniyet düzeylerinin azaldığı saptanmıştır. Bekarlarda, ailesinde sağlık personeli bulunan hastalarda ve genel cerrahi kliniğine yatan hastalarda NHBMÖ skorları istatistiksel olarak anlamlı şekilde düşük bulunmuştur. Bu çalışma sonuçlarının cerrahi kliniklerde yatan hastaların hemşirelik hizmetlerinden memnuniyetlerini artırmaya yönelik girişimler için yol gösterici olacağı düşünülmektedir. Anahtar kelimeler: Bakım kalitesi, hasta memnuniyeti, hemşirelik bakımı, sağlık hizmeti

Hasta bakımıHasta memnuniyetiHemşireler+7
Mehmet Sait Atay
Ankara Yıldırım Beyazıt University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessEN

Barriers in primary healthcare service utilization among adults in Borama in the northwestern Awdal region of Somaliland

Primary health care is a key sector and a basic healthcare unit in the overall health system of a country. This basic unit does not only tackle the important task of providing care for everyone but it is also a cornerstone for every well-functioning health system. However, there are various factors that affect the utilization of healthcare services and influence the health seeking behaviors of populations. Therefore, this current mixed design study identifies barriers in utilization of primary healthcare among adults in the Borama district of Somaliland. Using the Andersen's model, the study addresses rural-urban disparities, the characteristics of individuals, as well as, other factors that influence utilization of primary health care services. The study result shows that socio economic inequalities between rural and urban exist and the overall utilization of primary healthcare was low in this area. In conclusion the study attributes this low level of utilizations to be caused from both supply and demand side barriers.

Primary health carePhysicians-primary careHealth services+4
Hamda Mohamed Mouhoumed
Ankara Yıldırım Beyazıt University · Institute of Health Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessEN

Evaluation of mobile health clinics in the stricken ‎regions/Iraq-Sinjar region

Background: In this study, the effectiveness of mobile health clinics, which are expected to help with disease prevention and control among underserved populations living in the Sinjar region of Iraq, is measured. Additionally, the study evaluates the degree to which the region's residents benefit from mobile health clinics, revealing both their strengths and weaknesses as they function in the stricken regions. Aim: The main aim of this study is to determine the level of satisfaction with the services provided by the mobile health clinic and health clinics according to the demographic characteristics of the participants. Method: The population of the study consists of a sample group of at least 175 patients receiving treatment through 10 mobile health clinics in the Sinjar region. The G*Power computer program was used for Power Analysis, with medium effect size (η2=0.265), 80% power, and 5% type I error level, one-way Analysis of Variance (ANOVA). Results: Patients included: 56.7% were male, 41.1% were 18-25 years old, 51.1% were in the rural areas of Sinjar, 54.4% were single, 56.1% were unemployed, 76.7% it was income less than the expenditure and 78.9% of them have not a chronic disease. Conclusion: It was determined that the satisfaction levels of the patients with mobile health clinics in the Sinjar region and its villages and Camps were very close to each other (average 2.60 points), whereas it was slightly lower in Sinjar center (average 2.49 points). Finally, patients in all three settlements are moderately satisfied with mobile health clinics.

Iraq-SinjarMobile healthHealth services+3
Zıyad Jameel Kasım Dahman
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessEN

Al-Nasiriya şehri / Irak hastanelerinde verilen hemşirelik bakımının kalitesinden hastaların memnuniyetinin değerlendirilmesi

Background: A high level of patient satisfaction makes it possible for service providers to offer enough counseling as well as services that are both effective and continuous. The mindsets and actions of healthcare professionals are critically important to ensure patient happiness and the successful achievement of the service's objectives. Objectives: To assess the patient's satisfaction with the quality of nursing care provided in the hospitals of Al-Nasiriya city and to identify differences in patients' satisfaction with the quality of nursing care provided related to selected demographic characteristics and hospital related data. Methodology: The research is descriptive and cross-sectional. The research was conducted between 15.3.2022 and 15.9.2022 (AL-Nasiriya City / Al-Haboubi Teaching Hospital in Iraq, AL-Nasiriya Teaching Hospital and Al-Hussein Teaching Hospital). The population of the study was (800) people. With the calculation made, the minimum number of people to be taken was calculated as 260. Simple random sampling method, which is accepted as one of the probability-based sampling methods. A quality questionnaire was used to measure the satisfaction and sociodemographic data of patients. The satisfaction survey is a 5 likert type scale and is valid and reliable for the Arabic language. The relationship between the satisfaction status of the patients with other data was examined. The data were analyzed in SPSS software using frequency, percentage, mean, standard deviation, hierarchical regression, one-way analysis of variance (ANOVA) and independent sample t-test. The significance level to be determined in the evaluation of the data is p<0.05. Results: In this study, the data of 122 female and 138 male patients between the ages of 23-85 were analyzed. This research showed that most patients were satisfied with the quality of nursing care provided. The result showed mean of patient satisfaction with the quality of nursing care was 61.5% which mean good. According to result there are no difference between age, education level, marital status, work field and patient satisfaction with the quality of nursing care provided (p≥0.05). However, it was determined that the satisfaction scores of the male patients were statistically higher than the females (p<0.05). It was determined that the satisfaction scores of the patients treated in the surgical unit were statistically higher than those treated in the medical units (p<0.05). According to result there are no difference between previous hospitalization, length of hospital stay, hospital accommodation and patient satisfaction score (p≥0.05). Conclusion: Patients gender and type of hospital wards play an essential role in the degree of patients satisfaction. Recommendations: the researcher recommends that patients should be examined and new strategies should be developed. The factors that create the difference in satisfaction between hospital units should be examined. 2023, 55 pages Keywords:​Inpatients, Patient satisfaction, Nursing care.

Patient carePatient satisfactionHospitals+7
Abduljaleel Majeed Yasır Yasır
Çankırı Karatekin Üniversitesi
2023
00
Master'sOpen AccessEN

Evaluation of quality of nursing care services provided to children under five years based on integrated management of child health at primary health care centers in Al-Diwanyah city / Iraq

The Integrated Management of Neonatal and Childhood Diseases (IMNCI) approach is a comprehensive strategy that includes home and healthcare facility interventions. The international newborn child survival initiative was established by the World Health Organization and the United Nations Children's Fund (UNICEF) to help newborns survive. The United Nations Children's Fund and the World Health Organization introduced and implemented the methodology in 1995. YÇHEY includes remedial activities to be performed by medical professionals in addition to preventive measures to be taken by families and communities. In addition, it aims to contribute to the development of health infrastructure. The aim of this study is to determine the relationship between the quality of nursing care provided to children under the age of five and the demographic characteristics of nurses, based on the Integrated Management of Child Health Standards. A cross-sectional descriptive study was conducted at primary care centers in IMNCI sectors in Diwaniyah, Iraq, between April and November 2022. A descriptive sample of 89 nurses working in primary healthcare facilities in the city of Al-Diwaniyah was selected. A specially designed questionnaire and observation method were used to collect data; The questionnaire consists of 6 items containing the demographic characteristics of the nurse: gender, age, education level, IMNCI education status, working time, and working time in the field of pediatrics. The observation method is a list consisting of three parts: the nursing care evaluation module, the role of nurses in the treatment module, and the communication module. Data collection was done first by observation and then by face-to-face questioning technique. Categorical data are shown with frequency and percentage distributions, and numerical data with the mean and standard deviation. An independent group t-test was used to determine the effect of demographic factors on quality of care. Eighty-nine nurses, 62.9% (n=56) female and 37.1% (n=33) male, participated in the study. The age of the participants is between 18-53 years. It was determined that a high percentage of the participants did not receive training on IMNCI. It was determined that the service period of the participants was in the range of more than 20 years, but the experience in pediatric nursing for the nursing staff was more than 15 years, and the education level of the participants was institute and above. When nurses working in primary care were grouped according to their gender, it was determined that there was no significant difference between the two groups in terms of nursing care quality (p≥0.05). It was determined that there was a difference between the service period of the nursing staff and the nursing care evaluation modules and the role of the staff nurses in the treatment module (p=0.001<0.05). However, it was determined that there was no statistically significant difference between the number of years of service of nurses and the nursing care communication modules (p>0.05). It was determined that the nursing care module average scores of nursing personnel with higher years of experience in pediatric care were higher (p<0.05). While gender did not show any effect on the quality of nursing care, age, education level, and years of experience showed an effect on the quality of nursing care.

Primary health careNursesNursing+6
Atyaf Abdulazeez Jebur Almahina
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Afetlerde sağlık hizmetleri kalitesinin gerçekliği

Afetlerin özellikle sağlık hizmetleri üzerinde çok net ve büyük etkileri vardır ve son yıllarda Suriye'yi etkisi altına alan savaşında bu yönde etkileri olmaktadır. Bu kapsamda bu çalışmanın amacı, Suriye'de sağlık hizmetlerinin kalitesine yönelik değerlendirmeler yapmak ve nasıl geliştirilebileceği konusunda önerilerde bulunmaktır. Bu araştırmada Kuzey Suriye'deki 7 hastanenin sağlık çalışanları ile SERVQUAL standart anketi kullanılarak yapılmıştır. Veriler SPSS'te analiz edilmiştir ve araştırmayı desteklemek için aynı hastanelerdeki yöneticilerle görüşmeler yapılmıştır. Elde edilen bulgularda kullanılan ölçeğin alt boyutlarının her biri ile diğer boyutlar arasındaki ilişkinin 0,01 gibi anlamlı düzeyde pozitif ve istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki olduğu ve bu durumunda sağlık hizmetlerinin kalitesinin çok yönlü etkileyici faktörlerinin olduğunu ve bir bütünlük içinde değerlendirilmesi gerektiğini göstermektedir. Yöneticiler ile yapılan görüşmede ise tüm yöneticiler, hastanelerin elektronik kayıt sistemi ile birbirine entegre edilmesini, sağlık personelinin sürekli hizmetiçi eğitiminin gerekliliğini belirtmektedirler.

AfetlerDoğal afetlerHizmet kalitesi+4
Zahra Alamm
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2023
00

Related subjects