International terrorism

95 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessTR

Terörizmle mücadelede uluslararası işbirliği: Şangay işbirliği örgütü örneği

Terörizm tarih boyunca farklı hedef, ideoloji ve yöntemlere sahip çok sayıda örgüt tarafından kullanılan bir strateji olmakla birlikte son yıllarda bilgi, iletişim ve ulaşım teknolojilerinde yaşanan çarpıcı gelişmeler nedeniyle global ölçekli bir tehdide dönüşmüştür. Terörizmin ulus aşan bir karakter kazanması ile birlikte, devletler artık sadece kendi sınırları içerisinde meydana gelen terör eylemlerinden değil, uzak coğrafyalarında sürdürülen terörist faaliyetlerden de olumsuz etkilenir hale gelmiştir. Bu durum devletleri terörizmin olumsuz etkilerini azaltmak için aralarında çeşitli işbirliği mekanizmaları inşa etmeye sevk etmektedir. Bu çerçevede özellikle devletler arası bir platform işlevi gören uluslararası örgütler ön plana çıkmaktadır. Terörizmle mücadele alanında uluslararası işbirliği geliştirmeyi hedefleyen teşkilatlardan birisi de Şangay İşbirliği Örgütü'dür. Bu çalışma terörizmle mücadele alanındaki uluslararası işbirliği arayışlarını ve bölgesel bir işbirliği teşkilatı olan Şangay İşbirliği Örgütü'nün terörizmle mücadele kapasitesini ele almaktadır. Çalışmanın amacı terörizmle mücadelede uluslararası işbirliğinin önemini ortaya koymak ve Şangay İşbirliği Örgütü'nün terörizmle mücadele alanındaki kabiliyetlerini ve sınırlılıklarını açığa çıkarmaktır.

TerörTerörizmTerörle mücadele+3
Tarık Solmaz
TOBB Economics and Technology University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

PKK'nın diasporayı şekillendirme stratejisi: Belçika örneği

Bu tez PKK'nın diaspora stratejisini açıklamayı amaçlamaktadır. PKK'nın AB ülkelerindeki Kürt diasporasına yönelik stratejisini anlamak için Belçika örnek olarak seçilmiş ve iki soruya cevap aranmıştır. İlk olarak PKK'nın Belçika'daki radikal Kürt diasporası ve yerel grupları nasıl örgütlediği ele alınmıştır. Örgütün Belçika'daki organizasyonlarının nasıl bir araya geldiğini açıklamak amacıyla etnik olmayan ulus-aşırı oluşumlar kuramsal çerçevesi altında bulunan 'siyasi-ideolojik yayılma' ve 'ulus-aşırı dil toplulukları' adlı yaklaşımlara başvurulmuştur. Cevabı aranan diğer soru; PKK'nın Belçika'da kurmuş olduğu yapıları hangi amaç için kullandığı, 'ulus-aşırı savunmacı ağlar' kuramsal çerçevesi ışığında ele alınmıştır. Bu kuram gereği, Türkiye'de ve Belçika'da bulunan ‗siyasi fırsat yapısı' detaylandırılmış ve örgütün faaliyetleri ‗bumerang' örüntüsü ile açıklanmıştır. Her iki soru da niteliksel analiz yöntemlerinden ‗örnek olay araştırması' yöntemi ile incelenmiştir. Erişilen bulgular değerlendirilerek PKK'nın diasporaya yönelik izlediği stratejinin üç bağlamda Şekillendiği tespit edilmiştir. Örgütün diaspora stratejisi; uluslararası meşruluk kazanma – hayatta kalma- , Kürtleri temsil eden 'tek' mercii olma ve Türkiye'ye baskı kurma, olarak üç boyuttan müteşekkildir. Anahtar Kelimeler: PKK, diaspora, Belçika, Kürt, Avrupa'da PKK

BelçikaDiasporaKürtler+5
Ümit Tetik
TOBB Economics and Technology University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Birleşmiş Milletler düzeni, terörizm ve yabancı terörist savaşçıların hukuki statüsü

Bu çalışmamızda öncelikle terörizm kavramı temel hatlarıyla ele alınmaktadır. Terörizm, Efesli filozof Heraklitos'un meşhur "her şey değişir, değişmeyen tek şey değişimdir" sözünü doğrularcasına çağlar içerisinde birtakım değişikliklerden geçerek bugünkü halini almış, geldiği noktada ise ulus aşan özelliği bulunan yabancı terörist savaşçı kavramını kendi kapsamından çıkarmıştır. Terörizmi etkisiz kılma adına yürütülecek mücadelede çeşitli yöntemler benimsenebilir. Sınırları aşan ve birden fazla devleti ilgilendiren bir problem söz konusu olduğu için devletlerin birlikte hareket etmeleri gerekmektedir. Bu birlikteliğin tek bir çatı altında yürütülmesi elzemdir ve bu noktada öne çıkan kuruluş ise bütün dünya devletlerini ortak zeminde bir araya getirme özelliğini haiz olan Birleşmiş Milletler'dir. Yabancı terörist savaşçı meselesine yönelik Birleşmiş Milletler'in almış olduğu kararların yanı sıra, devletlerin kendi mevzuatlarında gerçekleştirmiş oldukları değişikliklere de bu çalışmada yer verilmektedir. Tezin amacı, Birleşmiş Milletler'in yabancı terörist savaşçılarla mücadeledeki rolünün ve bu rol yerine getirilirken verilen katkı ve zorlukların incelenmesidir. Anahtar Kelimeler: Terörizm, Yabancı Terörist Savaşçılar, Birleşmiş Milletler, DEAŞ, YPG

Birleşmiş MilletlerHukuki statüIŞİD+6
Işık Orçun Denemeç
TOBB Economics and Technology University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Terörizmin finansmanı ile mücadelede 11 Eylül saldırılarının etkisi, FATF'in ülke uygulamalarındaki rolü: Türkiye'nin PKK ile mücadelesi örneği

Bu çalışma terörizmin finansmanı ile mücadelede 11 Eylül Saldırılarını etkisini, bu alanda BM'nin girişimlerini, FATF'in terörizmin finansmanı ile mücadeledeki rolü ve ülke uygulamalarına etkisini incelemektedir. Terörizmle mücadele araçları içerisinde terörizmin finansmanı ile mücadelenin rolü ele alınmıştır. BM ve FATF'in 11 Eylül Saldırıları sonrasında terörizmin finansmanı ile mücadelede uluslararası alandaki kurucu ve kapasite artırıcı etkisi incelenmiş; bu etki Türkiye'nin PKK'nın finansmanı ile mücadelesinin analizi üzerinden irdelenmiştir. Türkiye'nin PKK'nın finansmanı ile mücadelesi eski ve yeni perspektif üzerinden ele alınmış, BM ve FATF nezdinde geliştirilen terörizmin finansmanı ile mücadele araçlarının PKK ile mücadelede kullanılıp kullanılmadığı tartışılmıştır. Bu kapsamda uluslararası alanda BM ve FATF nezdinde ihdas edilen hukuki düzenlemeler incelenmiş, ulusal alanda Türkiye'nin yürürlüğe koyduğu terörizmin finansmanı ile mücadele düzenlemeleri ile karşılaştırılmıştır. Uluslararası alanda geliştirilen terörizmin finansmanı ile mücadele araçlarının Türkiye'de PKK'nın finansmanına karşı kullanıldığı ortaya koyulmuştur.

11 Eylül 2001 olayıFinansmanMali Eylem Görev Grubu+6
Rıdvan Bahadır
TOBB Economics and Technology University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Blok zincir teknolojisi bağlamında kripto paraların, sınıraşan suçlar ve terörizmin finansmanında kullanımı

Teknolojik gelişmelerin insanı ve dahil olduğu her süreci yeniden şekillendirdiği günümüzde, kimi yenilikler görece daha büyük kapasiteli etkiler barındırmaktadır. Çağımızda eğitimden sağlığa, hukuktan güvenliğe, ekonomiden sosyal hayata, kişiler ve uluslararası ilişkiler düzleminde iddialı bir teknolojik yenilik adından sıkça söz ettirmeye başlamıştır. Blockchain. Bu çalışma, çok yönlü bir paradigma değişimini bünyesinde barındıran Blok zincir teknolojisini ve onun en popüler çıktılarından biri olan kripto kara kavramının sınıraşan suçlar nezdinde anlamlandırılmasını ve özellikle de siber suçlar, kara paranın aklanması ve terörün finansmanına konu olması bağlamında literatüre katkı sağlamak amacıyla hazırlanmıştır. Yapılan çalışma neticesinde her ne kadar kimi kripto paraların bu suçlara konu ve kayak teşkil ettiği görülse de global ölçekte bu paraların söz konusu suçlarda araçsal rolünün son derece kısıtlı olduğu görülmüştür. Bununla birlikte gelişmiş ülkelerin merkezi otoriteleri tarafından bu teknolojik yenilik bir tehdit olarak algılanırken bazı gelişmemiş ve gelişmekte olan ülkeler açısından küresel eşitsiz koşullarının aşılması bağlamında yeni bir sosyal ve iktisadi fırsat olarak görülmektedir.

Bilişim suçlarıBlockchainBlok zinciri sistemi+7
Orhan Kemiksiz
Tekirdağ Namık Kemal University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Uluslararası terör ve terörizm: Kavramsal bir tartışma

Siyasal şiddetin bir türü olan terörizm, toplumda korku ve endişe yaratarak siyasi değişimin sağlanmaya çalışıldığı illegal bir yöntemi ifade etmektedir. Terörizm, siyasi amaçlar için travmatik sonuçlara sebep olacak şekilde şiddeti kullanırken, hedefinde her zaman siyasi otorite vardır. Tarih boyunca ortaya çıktığı dönemin ve coğrafyanın etkisiyle şekillenen terörizm, sürekli dönüşen dinamik bir yapıya sahiptir. Terörizmin bu yapısı ve devletler tarafından dış politika aracı olarak kullanılması, uzlaşı sağlanan ortak bir tanımın yapılmasını da imkânsız hale getirmektedir. Bu çalışmada uluslararası terör ve terörizm olguları hakkında kavramsal bir değerlendirme yapılmıştır. Böylece terörizmin, değişimi ve dönüşümünün açıklanması ve terörizm ile terör örgütleri arasındaki kavramsal ilişkinin ortaya konulması amaçlanmıştır. Çalışmada terörizmle ilgili eksik ve muğlak kalan bazı kavramlar tartışılmış ve terörizmin belirlenmesinde bir model ortaya konulmaya çalışılmıştır.

TerörTerörizmUluslararası terörizm
Özlem Nuhoğlu
Tekirdağ Namık Kemal University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Birinci Dünya Savaşı'ndan günümüze Ermeni terörizmi

Çeşitli ülkelerde yıllardan beri görülen Ermeni olayları günümüzde daha çok politik olarak devam etmektedir. Ancak daha önceki dönemlerde gerçekleştirilen kanlı eylemler "Uluslararası Terörizm" faaliyetleri arasında tarihte yerini almıştır. Gerçekleştirilen bu eylemlerin kanlı ve insanlık dışı olması ise daha fazla korku ve endişeyi meydana getirmiştir. Ermeni örgütlerinin hedefinde Türkiye ve Türkiye Cumhuriyeti diplomatları yer alır. Tüm Ermenilerin ortak sesi olduklarını iddia eden bu örgütler, Türkiye Cumhuriyeti'ni ve Azerbaycan'ı parçalayarak kendi hayali projelerini hayata geçirmeyi amaçlamaktadır. Özellikle son yıllarda gündemi oldukça meşgul eden Ermeni meselesinin ortaya çıkışı ve bunu destekleyen ülkelerin amacının ne olduğu önceki dönemlerde Ermeni terör örgütlerinin de arkasındaki güçlerin kimler olduğunu gün yüzüne çıkartmıştır. Sözde Ermeni Soykırımı'nın bazı ülkelerce kabul edilmesi ve tarihi gerçeklerin saptırılarak özellikle Karabağ ve Hocalı olaylarının üzerinin örtülmesinin önüne bir türlü geçilememiş ve Ermeni devletinin yaptığı insanlık dışı olaylar yanına kar kalmıştır. Bu çalışmada geçmişten günümüze süre gelen Ermeni terörü ele alınarak tarihi gerçeklerin ışığında günümüzde de hala aynı zihniyetin ortaya çıkabileceğinin araştırılması amaçlanmıştır.

Azerbaycan-HocalıErmeni olaylarıErmeniler+7
Elvın Jafarlı
İstanbul Aydın University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Terörle mücadelede güvenlikçi yaklaşımlar; PKK ve IRA terör örgütleri üzerine karşılaştırmalı bir inceleme

Günümüzde uluslararası bir boyut kazanan terör sorunu, dünya gündemini her geçen gün daha fazla meşgul etmeye başlamıştır. Ülkelerin teröre karşı bütünleşik bir mücadele stratejisi üretememesi, terörü daha da büyütmektedir. Terörle mücadelede günümüz koşullarında stratejilerin geliştirilmesi gerekmektedir. Teröre sadece dar bir bakış açısıyla bakılıp, terör ve terörizm kavramları birbirinden ayırmadan yapılan mücadelelerin bir başarı sağlaması olanak dışıdır. Ülkeler, teröre karşı genellikle güvenlik perspektifinden bakarak, kapsamlı bir strateji üretmekte zorlanmaktadır. Terörizm, onu besleyen sosyal dinamizmler, ekonomik, kültürel ve politik alanlarda da incelenip bu bağlamda stratejiler üretilmelidir. Aksi takdirde uygulanan güvenlik stratejileri terör örgütlerine propaganda aracı sağlamaktan başka bir işe yaramamaktadır. Türkiye, terör örgütlerine karşı mücadelede askeri alanda başarı sağlasa da bu başarıyı diplomasi ile destekleyememektedir. Teröre karşı taktiksel alanda sağlanan başarı sosyal, kültürel ve ekonomik değerler bağlamında pekiştirilmemiştir. Bu nedenle terörle mücadele uzun yıllara yayılmış, günümüzde daha fazla güvenlik ve huzur ortamını bozmaktadır. Yıllar içinde binlerce masum insanın hayatına mal olan terör, Doğu bölgelerinin yaşam koşullarına dolaylı olarak etki etmektedir. Güven ve istikrar ortamının oluşmaması, bölgenin ekonomisine zarar vermekte, işsizlik yüksek seviyelere çıkmıştır. Bu nedenle iş bulmakta zorlanan bölge halkı, batı illerine göç etmek zorunda kalmaktadır. Terör mensupları ile müzakere yollarına girişmek, haince bir hareket sayılmaktadır. Ancak İngiltere'nin IRA'ya karşı uyguladığı güvenlik odaklı politikaları yumuşatarak müzakere sürecine girmesi neticesinde varılan sonuç incelendiğinde gerektiği zaman örgüt üyeleriyle müzakerenin bazen sonuca götürdüğü görülmektedir. Aslında bu müzakereler doğru bir şekilde yapıldığı zaman terörün elini kolunu bağlayabilmektedir. Müzakere olmadan bir sonuca varılamamakta ve terör, masum insanların hayatlarına mal olmaya devam etmektedir. Disiplinli, sağlam iradeli, profesyonel müzakerecilerin çabası, çözüm sürecine giden yolu kısaltmaktadır. Bu müzakereler gizli veya açık olsun, neticede ülkenin faydasına olmalıdır. Teröre karşı mücadele yöntemleri ne kadar doğru ve yapılan stratejik hataların getirdiği sonuçlar nelerdir? Bu tezde bu konulara değinilmiş olup terör ve terörizm ile ilgili kavramlar açıklanmıştır. Terör örgütlerinin stratejileri ve saldırılarda kullandıkları yöntemler araştırılıp özetlenmiştir. Geleneksel Güvenlik Teorileri ve Yeni Güvenlik Teorileri açıklanmış, bu teorilerin getirdiği sonuçlar incelenmiştir. PKK ve IRA karşılaştırılmış olup Türkiye ve İngiliz hükümetinin teröre karşı uyguladıkları güvenlik odaklı politikalar incelenmiş ve karşılaştırılmıştır. Teröre karşı güvenlik odaklı stratejilerin getirdiği sonuçlara değinilmiş ve teröre karşı mücadelenin sosyal, kültürel ve ekonomi politikalarıyla desteklenmesinden sonraki etkiye vurgu yapılmıştır. Anahtar kelimeler: Terör, terörizm, güvenlik, şiddet, strateji, teori

GüvenlikGüvenlik politikalarıIRA+7
İbrahim Halil Kan
İstanbul Aydın University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Küreselleşme ve terörizm: Terörizmin finansal kaynakları

Bu çalışmada, küreselleşme ekseninde terörizm kavramı ele alınmakta ve terörizmin finans kaynakları incelenmektedir. Çalışmanın amacı, terörizmin küreselleşme sürecinden nasıl etkilendiğini vurgulamak ve terörizmin sürekliliğini sağlayan bir araç olarak finansman kaynaklarını irdelemektir. Çalışma dört bölümden oluşmuştur. Birinci bölümde çalışmanın içeriği, amacı, önemi ve metodolojisi verilmiştir. İkinci bölümde küreselleşme ve terörizm kavramları bir arada ele alınmış, kavramsal ve tarihsel incelemeleri yapılmıştır.Üçüncü bölümde terörizmin finansmana ihtiyaç duymasının nedenleri, bu finans ihtiyacını karşıladığı yasal ve yasal olmayan kaynaklar ile devlet desteğine dayalı gelir sağlayıcı kaynaklar ele alınmıştır. Dördüncü bölümde küreselleşme ekseninde incelenen terörizmin, 21. yüzyılda ulaştığı boyut vurgulanmış ve finans kaynaklarının terörizmin sürekliliğindeki rolü üzerinde durulmuştur. Anahtar kelimeler: terörizm, küreselleşme, terörizmin finansmanı, uluslararası terörizm

Finansal kaynaklarFinansmanKüreselleşme+4
Zeynep Aysu Sarahan
İstanbul Arel University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Terörizmin küreselleşmesi bağlamında 11 Eylül'ün nedenleri ve çok boyutlu etkileri

Küreselleşme, Soğuk Savaş sonrasında daha belirgin hale gelmiş ve dünya siyasetinde önemli bir değişime yol açmıştır. Küreselleşme ekonomik, siyasi, kültürel, sosyal, çevresel ve teknolojik alanlarda ülkeler arasında etkileşimi ve karşılıklı bağımlılığı artırarak gerçekleşmektedir. Ulus-devletleri siyasi, ekonomik, çevresel ve kültürel açılardan etkileyen küreselleşme, uluslararası sistemde önemli değişikliklere neden olmaktadır. 1980'lerin başından itibaren yürürlüğe giren neoliberal kalkınma politikalarının etkisiyle küreselleşme, devletleri, toplumları ve bireyleri etkilemeye başlamış, bu durum da organize suçlar ve terörizm gibi sınır aşan uluslararası güvenlik sorunlarının ortaya çıkmasına neden olmuştur. Gelir dağılımındaki dengesizlik, küreselleşmenin düzensiz gelişimi ve terörün küreselleşmesi 11 Eylül terör saldırılarına zemin hazırlamıştır. Bu tez, küreselleşme ve 11 Eylül terör saldırıları arasındaki etkileşimi çeşitli boyutlarıyla ele alarak 11 Eylül terör saldırılarının neden ortaya çıktığını ve söz konusu saldırıların küreselleşme üzerindeki etkilerini analiz etmeyi amaçlamaktadır. Çalışma, askeri ve güvenlik boyutuyla öne çıkan 11 Eylül saldırılarının 2001'den itibaren küreselleşme sürecini yavaşlatan, sorgulatan, realist paradigmayı ve güvenlikçi politikaları tekrar sahaya döndüren 2008 Finans Krizi, Arap Baharı ve Covid-19 salgını gibi önemli gelişmelerle şekillenmekte olan sürecin başlangıcını oluşturduğunu iddia etmektedir. 11 Eylül saldırıları, dünyanın artık eskisi gibi olamayacağına dair bir gerçeği ortaya koymuş, saldırıların ardından farklı alanlarda yaşanan gelişmeler, küresel düzenin artık daha sağlam bir yapı ile güncellenmesi ihtiyacını doğurmuştur.

11 Eylül 2001 olayıEkonomik güvenlikKüreselleşme+4
Enes Karaca
Van Yüzüncü Yıl Üniversity · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Terörizmin turizmin gelişimi üzerindeki etkisi: Sahra Altı Afrika ülkeleri örneği

Turizm, küreselleşmenin hız kazanmasıyla birlikte ülkeler açısından önemli bir gelir kaynağı ve ihracat kalemi haline gelmiştir. Turizm sektörünün gelişmesiyle birlikte çok sayıda araştırmacı sektörün sosyokültürel, ekonomik ve çevresel etkileri üzerine çalışmalar yapmıştır. Bu çalışmada ikinci nesil eş bütünleşme testi ile nedensellik testi kullanılarak 2002-2016 döneminde Sahra Altı Afrika ülkelerinde terörizm ile ticari serbestleşmenin turizmin gelişimi üzerindeki etkisi incelenmiştir. Çalışma sonucunda, kısa dönemde terörizm, ticari serbestleşme ve turizmin gelişim arasında anlamlı bir nedensellik ilişkisi tespit edilmemiştir. Uzun dönemde ise terörizm ve ticari serbestleşmenin turizm üzerindeki etkisi ülkeler arasında farklılık göstermektedir.

NedensellikSahraaltı AfrikaSerbest ticaret+4
Tuğba Betül Özav
Uşak University · Institute of Graduate Studies
2020
00
DoctorateOpen AccessTR

Dünyaya ilişkin varsayımlar ve olayların etkisi kapsamında İstanbul sakinlerinde terör olaylarının yansımalarının değerlendirilmesi

İstanbul'da yaşayan kişilerin, dünyaya ilişkin varsayımlarını belirlemek, travmatik bir deneyim olan terör olaylarının bu kişilerdeki etkilerini incelemek ve çeşitli demografik değişkenler ve terör yaşantılarıyla ilişkilerini ortaya koymak amacıyla gerçekleştirilmiştir. Katılımcılardan 89'u bir terör olayına doğrudan şahitlik etmiş, 51'i bir terör olayına dolaylı şahitlik etmiş, 176'sının bir yakını bir terör olayına doğrudan şahitlik etmiştir. Katılımcıların tamamı; tanıdığı bir kişiyi/kişileri kaybettiklerini, olay yerinde bulunan kişilerin travmatik anılarının ayrıntılarını dinlediklerini, dolaylı olarak şahit olan kişilerin öykülerini dinlediklerini, bir terör saldırısına ait video görüntülerini izlediklerini, bir terör saldırısının olay yerine ait fotoğrafları gördüklerini, bir terör saldırısı sırasında, sevdiği bir insanı kaybeden kişilerin öykülerini dinlediklerini ve/veya bir terör saldırısı sebebiyle hayatını kaybeden kişinin/kişilerin cenaze törenlerine katıldıklarını belirtmişlerdir. Kadın ve erkek katılımcıların skorlarının; yeniden yaşantılama ve aşırı uyarılma alt boyutları açısından anlamlı derecede farklı oldukları ve kadınların toplam puanlarının kadınlarda erkeklere göre anlamlı olarak daha yüksek bulunduğu görülmüştür. Demografik değişkenlerden olan medeni durum açısından bakıldığında dünyanın iyiliğine inanç, olumlu benlik inancı ve dünyanın adil olduğuna inanç alt boyutlarında anlamlı bir şekilde farklılık vardır. Terör olayına maruziyet ve terör yaşanmışlıkları parametreleri ile bakıldığında; katılımcılarda yeniden yaşama, aşırı uyarılma, olayların önceden kontrol edilebileceğine inanç, dünyanın iyiliğine inanç ve kaçınma alt boyutlarında farklılaşma ve korelasyon mevcut olduğu belirlenmiştir.

Mesleki maruziyetPsikolojik travmaToplumsal travma+1
Ceren Özbaşaran Tan
İstanbul University-Cerrahpaşa · Adli Tıp ve Adli Bilimler Enstitüsü
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Uluslararası terörizm perspektifinden Suriye iç savaşında IŞİD

Suriye iç savaşı, 2011 yılında başlayan halk ayaklanmalarıyla ortaya çıkan ve kısa sürede çok aktörlü bir çatışma ortamına dönüşen, karmaşık bir iç ve dış dinamikler bütününü ifade etmektedir. Bu kaotik ortamda Irak ve Şam İslam Devleti (IŞİD) gibi radikal örgütler, ortaya çıkan otorite boşluğunu kullanarak etkili bir şekilde örgütlenmiş ve kuruldukları toprakları da kapsayan geniş bir coğrafyada hâkim olmuştur. IŞİD, küresel cihadı hedefleyen ve dünya çapında saldırılar düzenleyen bir yapıya bürünmüştür. Bu bağlamda, örgüt hem ideolojik yayılımı hem de uluslararası terörizm stratejileri açısından dikkat çekmiştir. Suriye'deki savaş ortamı, IŞİD'in radikalleşme, savaşçı devşirme, lojistik sağlama ve propaganda faaliyetleri için verimli bir zemin oluşturmuştur. Uluslararası toplum, IŞİD tehdidini önlemek için çeşitli askeri ve istihbarı operasyonlar düzenlemiş; ancak örgütün esnek yapısı, internet üzerinden yürüttüğü etkili propaganda faaliyetleri ve uluslararası savaşçı akını, mücadelenin zorluklarını artırmıştır. Örgüt, 2014 yılında halifelik ilan ederek küresel bir tehdit hâline gelmiş, özellikle Batılı ülkelerde yalnız kurt saldırılarını teşvik etmiştir. Sonuç olarak, IŞİD'in Suriye iç savaşındaki rolü, sadece bir iç çatışmanın parçası değil; aynı zamanda uluslararası terörizmin yeni bir boyutu olarak değerlendirilmelidir. Örgütün yükselişi ve yayılma stratejisi, devlet dışı aktörlerin uluslararası güvenliği nasıl tehdit edebileceğini göstermesi açısından da önemlidir. Anahtar Kelimeler: Uluslararası terörizm, Suriye, IŞİD

IŞİDSuriyeUluslararası terörizm+1
Emre Filiz
İstanbul Gelişim University · Institute of Graduate Studies
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Eylemleriyle Türkiye Hizbullah'ı ve legalleşme süreci

1979 yılında Batman'dan kurulan Türkiye Hizbullah'ı, 2000'li yıllara kadar silahlı şiddet eylemleri ile dikkat çekmiştir. Radikal İslamcı bir yapıya sahip olan Hizbullah, dini siyasallaştırarak şiddet eylemlerine gerekçe üretmiş ve meşrulaştırma amacıyla dini istismar eden haksız referanslar kullanmıştır. Bu referansların başında gelen cihad kavramı ve kitaplı dinlerde şiddetin pozisyonu ve konumu çalışmamızda incelenmiştir. Dini istismar eden radikal bir yapılanma özelliğine sahip olan Hizbullah, kategorik ve seçici terörizm tipinde bilinçli ve planlı şiddet eylemleri yapmıştır. Türkiye'de şeri esaslara dayalı bir rejim kurmak isteyen Hizbullah, İslami devrim amaçlamaktadır. Bu amaçla kolektif şiddete başvuran Hizbullah'ın eylemleri, devrimci şiddet teorisi bağlamında değerlendirilmiştir. Çalışmada öncelik olarak; Hizbullah'ın kendi dilinden kaynakların kullanılmasına özen gösterilerek, özellikle 2003 yılından sonra başlayan legalleşme dönemi ele alınmış ve bu dönemde oluşturulan yeni yapılanma ile propaganda organları incelenmiştir. Ayrıca kurucu lider Hüseyin Velioğlu'nun Beykoz'da çıkan çatışmada öldürüldüğü tarihte ilan edilen, anayasa mahiyetindeki Hizbullah Manifestosu ile Hizbullah yönetici kadrosunun yargılandığı davada yapılan sanık ve avukat savunmalarının yer aldığı, "Hizbullah Ana Davası: Savunmalar" isimli kitap incelenmiştir. Çalışmada son olarak, kurulduğu günden bu yana kendini cemaat olarak adlandıran Türkiye Hizbullah'ının, Kobane eylemleri süresince PKK ile girdiği çatışmalar incelenmiş ve Hizbullah'ın son durumu değerlendirilmiştir.

EylemHizbullahLegalleşme+5
Muhammed Suad Çelen
Ege University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Uluslararası terörizmle mücadelede Türkiye-NATO işbirliği: Terörle mücadele mükemmeliyet merkezi örneği

Günümüzde terörizm, ulusal ve uluslararası güvenliği tehdit eden en önemli meselelerden biri olarak karşımıza çıkmaktadır. Terör eylemleri, masum insanların hayatlarını yitirmesine, toplumsal karışıklığa ve ekonomik zararlara yol açarak istikrarı ve barışı tehdit etmektedir. Bu sebeple, terörizmle etkin bir biçimde mücadele göstermek, uluslararası toplumun ana gündem maddelerinden biri haline gelmiştir. NATO terörizmle mücadelede önemli görev üstlenen önde gelen uluslararası güvenlik örgütlerinden biridir. Terörle mücadele konusunda NATO'nun sahip olduğu tecrübe, uzmanlık ve imkânlar üye ülkelerin ve ortakların güvenlik yeteneklerini kuvvetlendirmek için önemli bir kaynak olarak kabul edilmektedir. Bu kapsamda, Türkiye-NATO işbirliği de terörizmle mücadelede önemli bir rol oynamaktadır. Bu tez çalışması, Türkiye'nin NATO ile işbirliği içinde terörizmle mücadelesini incelemektedir. Bilhassa, Türkiye'nin terörle mücadeledeki stratejilerini ve NATO'nun bu çabaları destekleme rolünü araştırmakta ve Terörle Mücadele Mükemmeliyet Merkezi gibi NATO'nun Türkiye'ye temin ettiği destek mekanizmalarını örneklemektedir. Çalışma, Türkiye-NATO işbirliğinin terörle mücadeledeki faaliyetlerini değerlendirerek, uluslararası terörizmle mücadele çabalarına katkı sağlamayı hedeflemektedir.

NATOUluslararası terörizm
Mikail Ersan
Balıkesir University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de siber terörizme karşı bilişim teknolojilerinin kullanımı

Bilgi ve iletişim teknolojilerinin dünya çapında yaygın bir şekilde kullanılması siber terörün kapsamını genişletmektedir. Bilgisayar ve internet ağlarının yoğun olarak kullanıldığı ulaşım, enerji yönetimi, hastane yönetimi, milli savunma, finans vb. alanlar ile ilgili faaliyet gösteren kurum ve kuruluşlar siber terörizme açık alanlardır. Faaliyetlerini bu şekilde sürdüren kurumların bilişim sistemlerine erişim sağlayarak, bu kurum/kuruluşların işleyişini aksatmak veya engellemek terör örgütlerinin asıl amacını oluşturmaktadır. Küresel sistem düşünüldüğünde, siber terörizmin tüm devletler için bir tehdit ve risk oluşturduğunu söylemek mümkündür. Bu çalışmanın amacı, Türkiye'de siber terörizme karşı bilişim teknolojilerinin daha etkin kullanımı konusunda ilgili alan uzmanlarıyla görüşmeler yapılarak, bu alanla ilgili ne gibi iyileştirmeler yapılması gerektiğini ortaya koymaya çalışmaktır. Bu amaçla, öncelikle nitel araştırma yöntemlerine dayalı olarak yarı yapılandırılmış görüşme tekniğiyle veriler toplanmıştır. Alanında uzman yedi akademisyen ile yapılan mülakatlar aracılığıyla, uzmanların Türkiye'de siber terörizme karşı bilişim teknolojilerinin kullanımı ile ilgili görüşleri alınmıştır. Görüşleri alınan uzman katılımcıların bilgileri, nitel araştırma yöntemlerinde kullanılabilen Nvivo 12 paket programı ile analiz edilmiş ve bulgular aktarılmıştır. Araştırma bulgularına göre, siber terörizme karşı koymada bilişim teknolojilerinin etkin kullanımı için vurgulanan en önemli konunun bu alana yönelik farkındalığın oluşturulması olduğu tespit edilmiştir. Bu farkındalığın oluşturulmasında ise, eğitim, bilimsel çalışmalar, sivil toplum kuruluşları ve medyanın önemi üzerinde durulmuştur. Son olarak, ülkemizde siber güvenlik alanı ile ilgili çalışmaların yeterli düzeyde olmadığı ve bu alana yönelik çalışmalara ağırlık verilmesi gerektiği sonucu elde edilmiştir. Bu açıdan çalışmanın alana ilgi duyan araştırmacılara katkı sağlayabileceği düşünülmektedir. Anahtar kelimeler: Güvenlik, siber terörizm, siber saldırı, siber güvenlik.

Personel bilişim sistemiUluslararası terörizmYönetim bilişim sistemleri
Furkan Abacı
Osmaniye Korkut Ata University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Çeçen sorununun terörizme evrilme süreci ve Rusya Federasyonu'nun Çeçen politikası

Geçmişten günümüze Rus-Çeçen ilişkileri incelendiğinde, Çarlık Rusya'dan başlayarak günümüz Rusya Federasyonu'na (RF) kadar devam etmekte olan bir çatışma ortamı görülmektedir. Bu çatışmaların temel kaynağı Çarlık Rusya döneminden itibaren yayılmacı ve saldırgan politikalara sahip olan Rusların, genelde Kuzey Kafkasya özelde Çeçenler üzerinde hakimiyet kurma isteğidir. Bu bağlamda Çarlık Rusya'nın başlattığı saldırılardan I. Çeçen Savaşı'nın bitimine kadar olan dönemde Ruslara karşı bağımsızlık kazanmak amacıyla mücadele eden Çeçenler, I. Çeçen Savaşı'nın ardından terörizmi oluşturan unsurları mücadelelerine dahil ederek, RF devlet başkanı Vladimir Putin'in Çeçen politikasını terörizm ile mücadele kapsamında değerlendirmesine ve bu politikaların "terörizm ile mücadelede genel politika seçenekleri" çerçevesinde şekillenmesine sebep olmuşlardır.

Devlet politikalarıRusyaTerörizm+6
Etkin Demir
Aydın Adnan Menderes University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2022
00
Master'sOpen AccessTR

DEAŞ ve PKK/KCK'nın 2015-2020 yılları arasında Türkiye'ye yönelik algı yönetimi faaliyetlerinin karşılaştırmalı değerlendirilmesi

Terörizm kavramı korku, ideoloji, strateji ve güç kullanımı gibi olgular ekseninde geniş bir tanım yelpazesine sahiptir. Terörizm ve insanlığın terör algısı tarih boyunca çeşitli değişimler ve dönüşümler geçirmiştir. Terör ve terörizm kavramlarında yaşanan tanım çeşitliliği terör örgütlerinin küresel ölçekte faaliyet yürütmelerine zemin hazırlamış ve terörizmin etki alanının sınırlandırılması neredeyse imkânsız hale gelmiştir. Terör örgütlerinin yapıları, farklı ideolojileri benimsemiş olmalarına rağmen genel anlamda benzerlik göstermektedir. Tarihsel süreç içerisinde terör örgütlerinin ideoloji ve yapılarının yanı sıra motif olarak kullandıkları yöntemler de oldukça benzerlik göstermektedir. Çeşitli ideolojik ve siyasal nedenlerle eylemlerini faaliyete geçiren terör örgütleri algı yönetimi faaliyetlerini propaganda aracılığıyla yürütmektedirler. Türkiye kuruluşundan itibaren terörizm tehdidine maruz kalmıştır. Jeopolitik ve jeostratejik konumu nedeniyle her dönem farklı amaçlarla varlığını sürdüren terörizm tehdidine karşı önlemler alarak güvenlik politikalarını şekillendirmektedir. Terör örgütlerinin uygulamış olduğu algı yönetimi faaliyetleriyle taraftar toplamak ve aynı zamanda kendilerini kamuoyu huzurunda meşru göstermek amaçlanmaktadır. Bu çalışmada terörizm, algı yönetimi ve propaganda kavramları detaylı olarak ele alınmış ve terörizmin tarihsel arka planı araştırılmıştır. Çalışma boyunca terör örgütlerinin yapısı incelenerek PKK/KCK ve DEAŞ terör örgütlerinin 2015-2020 yılları arasında Türkiye üzerinde gerçekleştirdikleri propaganda faaliyetleri açıklanmıştır. Bu kapsamda terör örgütlerinin propaganda faaliyetlerine karşı Türkiye'nin terörle mücadele yöntemleri incelenmiştir. Bu çalışmanın amacı, 2015-2020 yılları arasında PKK/KCK ve DEAŞ terör örgütlerinin Türkiye'ye yönelik algı yönetimi faaliyetlerinin analizini incelemek ve karşılaştırmaktadır. Çalışmanın önemini ise PKK/KCK ve DEAŞ terör örgütlerinin fiziksel saldırılarının yanı sıra algı yönetimi faaliyetlerini kullanması sonucunda Türkiye üzerinde bırakılan etkileri ortaya koymak ve Türkiye'nin mücadelesinin ortaya koyulması oluşturmaktadır. Sonuç olarak terör eylemlerinin tamamlayıcısı olarak gerçekleştirilen propaganda faaliyetlerinin karşılaştırmalı değerlendirilmesi yapılacaktır.

Algı yönetimiIŞİDKCK+6
Çağrı Buğra Çoban
Hitit University · Institute of Graduate Studies
2022
00
DoctorateOpen AccessEN

Turkish - Syrian relations in the context of terrorism 1978 - 1998

This thesis investigates the relationship betwen terrorism and foreign policy preferences and aiming to find out the reasons of state-sponsored terror in the case of Syria and PKK. Throughout the study, how PKK terror movement began and how become an instrument in foreign policy of neighbor countries of Turkey will be analyzed. The details of secured zones, weapon, military training and financial aids provided to PKK by Damascus will be evaluated and compared with the foreign policy objectives of Syria. Also, Turkey's reponse in military and diplomatic level against PKK terror and Syria goverment was taken into evaluation and examined the measures taken against terrorizm.

PKKSyriaTerror+6
Selçuk Tekin Özer
Yeditepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Doğu coğrafyasında radikal terörizm

Uluslararası ilişkilerin en önemli konularından biri; siyasal şiddet türü açısından terörizm sorunsalıdır. Doğu coğrafyası için de en önemli sorun terör sorunudur. Doğu coğrafyasında, radikal terörizmin nedenlerini modernleşme ortaya çıkarmıştır. Modernleşme çabaları dikkate alındığında; Mısır, İran, Türkiye ve Hindistan'da radikal terörizm sorunu insani açıdan ciddi sonuçlar doğurmaktadır. Bu örnek ülkelerde radikal hareketler, siyasal şiddet eylemlerinin temelini oluşturmaktadır. Bölgesel benzerlikler, örgütlerin ideolojisi ve örgüt yapısında da paralellikler ortaya çıkarmıştır. Küresel ölçekte terörü artıran nedenler ise; küreselleşme, Türkiye dışında laik rejim teşebbüslerinin başarısızlığı ve bölgesel sorunlardır.Radikalizmin temel motivasyonu, dini gerekçeler olarak gösterilmektedir. Radikal terörizm, siyasal şiddeti araç olarak kullanmakta ve amacına ulaşmaya çalışmaktadır. Örgütler, gerçekleştirdikleri terör eylemlerini evrensel ideallere veya bağımsızlık mücadelelerine bir gerekçe olarak sunmaktadır. Evrensel idealleri gerçekleştirme amacındaki El Kaide ve İsrail işgalini sonlandırma iddiasındaki Lübnan Hizbullah'ı bu iki ayrım açısından değerlendirilmelidir. Bir aktör olarak beliren terör örgütleri, eylem pratiklerini genel bir olgu olan terörün hedeflerini dönüştürerek, bölgesel rejimlerin yıpratılması olarak kullanmaktadır. Cihat fikri ile motive edilmiş birey ve örgütün bütünü, amaçlarına ulaşmak için terör eylemleri gerçekleştirmektedir.

HindistanMısırRadikalleşme+5
Akın Sağıroğlu
Çanakkale Onsekiz Mart University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Yumuşak güç kavramının devletler ve terör örgütleri tarafından kullanımı: IŞİD Örneği

Yumuşak Güç kavramı 1990'lı yılların başlarında ortaya çıkan bir olgu olup siyasi literatürde yerini almıştır. Günümüze kadar tam anlamıyla kavramsal bir çerçeveye oturtulamayan Yumuşak Güç, Uluslararası Siyaset sahnesinde belirleyici bir unsur olarak yerini almıştır. Devletler yüzyıllardan beri süregelen sert güce dayanan yaptırım güçlerinin yerine yumuşak güç kavramını kullanmışlardır (Machiavelli, 2013). Bu gücü propaganda, medya v.b. gibi teknikler aracılığı ile etki altına almak istedikleri alanlarda uygulamışlardır. 11 Eylül saldırıları sonrası ABD ve Müttefikleri tarafından teröre karşı başlatıldığı iddia edilen savaş uzun yıllardır sürmekte ve somut bir sonuca ulaşamamıştır. Bu durum terörist grupların birer örgüt gibi çalışmayıp birer devlet gibi çalışmasından kaynaklanmaktadır. Devletlerin kullanmış olduğu yumuşak güç unsurları terör örgütleri tarafından uluslararası militan kazanma aracı olarak kullanılmaya başlanmıştır. Çalışmamızda devletler ve terör örgütleri bağlamında bu araçların IŞİD özelinde nasıl kullanıldığı incelenecek ve çözüm yollarına yönelik teoriler değerlendirilecektir. Anahtar Kelimeler: Yumuşak Güç, Propaganda, Uluslararası Terör, Medya

Algı yönetimiIŞİDMedya+6
Abdülbaki Bilgin
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Ayrılıkçı etnik çatışmalar: ETA ve IRA analizi

Sayıca ve şiddetçe giderek artan etnik çatışmaların önlenmesi ve çözüme kavuşturulması günümüzün hızla küreselleşen dünyasında bir zorunluluk haline gelmiştir. Söz konusu çatışmalar her ne kadar bölgesel düzeyde meydana gelse de, bir yandan artan uluslararası bağımlılık, diğer yandan değişik dış destekler sebebiyle, sınır içi çatışmalar hızla uluslararası seviyeye ulaşabilmektedir. Bu çatışmaların çözümlenmesine ilişkin etkin politikalar üretmek için de önce bu çatışmaların iyi analiz edilmesi gerekmektedir. Bu çalışmada özellikle Avrupa'da meydana gelmiş etnik temelli çatışma örneklerine odaklanılarak IRA ve ETA bağlamında, bu örgütlerin tarihsel arka planları, yapıları, eylem yöntemleri, ilgili devletlerin örgütlerle mücadele yöntemleri analiz edilmiş ve nasıl çözüme ulaştıkları hususları açıklanmaya çalışılmıştır. Çalışmada yerli ve yabancı kitaplar, akademik makaleler ve akademik niteliği olan süreli yayınlar kullanılmış, çeşitli kütüphanelerin internet veritabanları taranmıştır.

Ayrılıkçı hareketlerETAEtnik ulusçuluk+6
Süleyman Bayat
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2020
00
DoctorateOpen AccessTR

11 Eylül sonrası terörizmle mücadele bağlamında BMGK daimî üyesi ülkelerin güvenlik strateji belgelerinin mukayeseli analizi

Soğuk Savaş'ın sona ermesi, küreselleşme ve özellikle 11 Eylül terör saldırıları güvenlik anlayışını derinleştirmiş, genişletmiştir. Geleneksel güvenlik anlayışı yerini yeni bir güvenlik anlayışına bırakmıştır. 11 Eylül sonrası dönemde terörizm amaç, içerik, yöntem, nitelik, teşkilat ve küresel eylem yeteneği açısından kapsamlı olarak değişmiştir. Bu çalışma, bu değişimlerin izdüşümleri ile birlikte, 11 Eylül terör saldırılarından sonra terörizm ve terörizmle mücadele kavramlarının BMGK daimî üyesi ülkelerin ulusal güvenlik strateji belgelerini ve uluslararası güvenlik politikalarını etkileyen başat bir etken olup olmadığını belgelerin karşılaştırmalı analizini yaparak ortaya koymayı amaçlamaktadır. Literatürde ulusal güvenlik strateji belgelerine yönelik birçok çalışma bulunmasına rağmen, belgeleri karşılaştırmalı olarak inceleyen çalışmalar nadirdir. Bu özgün çalışma ile literatürde tespit edilen boşluğun doldurulması hedeflenmiştir. Çalışmadaki analiz iki aşamada yapılmıştır. Öncelikle, üye ülkelerin belgeleri kendi içerisinde tehdit, tedbir ve bunların dış politika ve güvenlik politikalarına etkisi faktörleri üzerinden karşılaştırılmıştır. Müteakiben üye ülkelerin belgeleri aynı faktörler bağlamında birbiriyle karşılaştırılarak bütüncül bir analiz sunulmuştur. Bulgular, terörizmin yanı sıra siber güvenlik, kitle imha silahları, yasa dışı göç, mülteci konusu, salgın hastalıklar, çevre/iklim felaketleri ve başarısız devletler konularının yeni güvenlik yaklaşımı kapsamında belgelerde tehdit tanımlarında yer bulduğuna işaret etmektedir. Buna karşılık tedbirler olarak; caydırıcılık, önleyici müdahale, ileride konuşlanma, ittifaklar, yasal düzenlemeler, kuvvetlerin ve istihbarat yeteneklerinin modernizasyonu ve teşkilat düzenlemeleri hususlarının belgelerde somut olarak yer aldığı tespit edilmiştir. Bu çalışmanın sonucunda; terörizm ve terörizmle mücadelenin, 11 Eylül saldırılarından sonra yayımlanan ulusal güvenlik strateji belgelerini ve uluslararası güvenlik politikalarını etkileyen temel etken olduğu, ülkelerin terörizmle mücadele söylemlerini uluslararası güvenlik ortamında birer politik araç olarak kullandıkları ve ulusal çıkar ile emellerin değişen belgelerde devamlılık gösterdiği ortaya konulmaktadır.

11 Eylül 2001 olayıBirleşmiş Milletler Güvenlik KonseyiMilli güvenlik politikası+7
İrfan Özsert
Ankara Yıldırım Beyazıt University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Terör amaçlı kullanılan çocuklar: PKK analizi

Bu çalışma, PKK terör örgütüne katılan ve daha sonra terör örgütünden ayrılıp teslim olan bireylerin örgüte neden katıldıklarını anlamayı amaçlamaktadır. Araştırma, katılımcıların çocuk yaşta katıldıkları terör örgütünde yaşadıkları deneyimlerin ayrılma motivasyonlarına ve örgüt sonrası yaşamdaki uyumlarına etkilerini incelemektedir. Nitel yöntemle yapılan bu araştırmada toplam on altı katılımcı ile görüşülmüş ve elde edilen veriler MAXQDA nitel araştırma programında kategorize edilmiştir. Katılımcıların sosyo-ekonomik zorluklar içinde olduğu ve eğitim düzeylerinin düşük olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca, terör örgütünün ideolojik eğitimlerle katılımcıları etkilediği görülmüştür. Terör örgütünün ekonomik zorlukları ve duygusal eksiklikleri sömürdüğü ve katılımcıları kandırdığı belirtilmiştir. PKK'nın aile içi problemleri ve ekonomik güçsüzlükleri kullanarak militanları etkilediği gözlemlenmiştir. Terör örgütünün ideolojik ve pratik eğitimlerle militanların kimliklerini değiştirmeye çalıştığı ve iletişimi kısıtladığı tespit edilmiştir. Araştırmada PKK terör örgütünün militanlarının örgüt içerisindeki deneyimleri de incelenmektedir. Terör örgütünün militanlarına verdiği eğitimler, duygusal ilişkilerin yasaklanması, çocuk savaşçıların kullanılması, örgüt içi eşitsizlikler, güvenlik politikalarının etkisi ve terör örgütünden ayrılma girişimleri ele alınmaktadır. Araştırma, örgütten ayrılma motivasyonlarını ve sivil yaşama uyum süreçlerini de incelemektedir. Katılımcılar, devletin ve ailenin desteklerinin, güvenlik güçlerine yönelik algılarını olumlu yönde değiştirdiğini ifade etmektedir. Militanlar, örgütten ayrıldıktan sonraki yaşamlarında aile kurma, eğitimlerine devam etme ve iş sahibi olma gibi hedefler belirlemektedir. Bu deneyimler, terör örgütünden ayrılan kişilerin rehabilitasyonu ve yeniden entegrasyon süreçlerinin önemini vurgulamaktadır.

Erkek çocuklarKız çocuklarıPKK+3
Radiye Sezer Katırcıoğlu
Ankara Yıldırım Beyazıt University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2024
00

Related subjects