Structural properties
92 theses under this subject heading
Ahmet Şerif İzgören'in çocuk kitaplarının çocuk edebiyatının temel ilkeleri açısından incelenmesi
Bu araştırmada, Ahmet Şerif İzgören'in çocuklar için yazmış olduğu eserlerin çocuk edebiyatının temel ilkelerine göre incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırmada nitel araştırma yöntemlerinden doküman incelemesi yöntemi kullanılmıştır. Araştırmanın materyalini Ahmet Şerif İzgören'in 2020 yılından önce kaleme aldığı sekiz çocuk kitabı oluşturmaktadır. Eserler çocuğa görelik ilkesi ön planda tutularak dış yapı, iç yapı ve eğitim ilkeleri başlıklarına göre incelenmiştir. Ahmet Şerif İzgören'in eserleri incelendiğinde hem iç yapı hem de dış yapı bakımından genel olarak çocuklara uygun olduğu tespit edilmiştir. İzgören'in eserlerinde hem iç yapı hem de dış yapı açısından çocuklara uygun olmayan bazı unsurlar da saptanmıştır. İncelenen eserlerin tamamının eğitim ilkeleri açısından hedef kitleye uygun olduğu sonucuna ulaşılmış ve çocukların kişiliğine katkı sunacak olumlu özelliklere sahip olduğu tespit edilmiştir.
Atasözlerindeki sıfatların yapı ve anlam incelemesi
"Atasözlerindeki Sıfatların Yapı ve Anlam İncelemesi" adlı bu çalışmada, Türkiye Türkçesi sahasına ait atasözlerindeki dil malzemesinden hareketle, bir gramer konusu olarak, sıfatların gramatikal ve anlamsal boyutu incelenmiştir. Çalışma: 1. Kökenlerine göre Sıfatlar, 2. Yapılarına göre Sıfatlar, 3. İşlevlerine göre Sıfatlar olmak üzere üç bölümden oluşmaktadır. Giriş bölümündeki, "Sıfatlar Hakkında Genel Bir Değerlendirme" başlığı altındaki bölümde sıfat teriminin tanımı üzerine yapılan değerlendirmelere yer verilmiş ve sıfatlarla ilgili bir karşılaştırma yapılmıştır. "Atasözleri Hakkında Genel Bir Değerlendirme" adlı bölümde ise atasözlerinin tanımı ve atasözleri üzerine bir değerlendirme yapılmıştır. Yapılan incelemede Zeynep Korkmaz'ın "Türkiye Türkçesi Grameri (Şekil Bilgisi)" eseri esas alınsa da gerekli yerlerde bazı eklemeler ve çıkartmalar yapılmıştır. Birinci bölümde Türkiye Türkçesi atasözlerinden tespit edilen sıfatların kökenlerine göre tasnifi yapılmış ve bu bölümde yer alan sıfatlar ve eklerin bağlı oldukları diller ayrıntılı bir şekilde gösterilmiştir. İkinci bölümde Türkiye Türkçesi atasözlerinden tespit edilen sıfat görevli sözcüklerin yapılarına göre tasnifi yapılmış ve türetme şekilleri ayrıntılandırılmıştır. Üçüncü bölümde ise sıfatların işlevlerine göre tasnifi yapılmış ve anlamsal boyutu değerlendirilmiştir. Son olarak ele alınan malzeme köken, yapı ve işlev bakımından değerlendirilmiştir. Böylece atasözlerindeki sıfat kullanımları tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Atasözleri, Sıfat, Dil Bilgisi
Ödüllü hikâye edici metinlerde çocuğa görelik: TUDEM örneklemi
Çocukların, büyüklerden değişik bir anlam evreni vardır. Çocuklar, yaşananları ve dünyayı farklı perspektifler kullanarak anlamaya çalışırlar. Onların bu özgün âlemlerinin bilincinde olan yazar ve şairler; çocukları geliştirmek, çocuklara okuma sevgisi ve alışkanlığı kazandırmak için nitelikli eserler kaleme alırlar. Alanında yetkin olan çocuk edebiyatı eserleri, çocukların zamanla okuma alışkanlığı edinmelerini ve çocuğu tüm yönleriyle geliştirmeyi hedefler. Çocukların gereksinimlerini, yaş evrelerine göre değişen niteliklerini, çocuk edebiyatı yapıtlarında olması gereken kriterleri dikkate alan eserler; çocuğun bütün olarak gelişmesine katkı sağlayacaktır. Bu çalışmada TUDEM (Test Uygulama Değerlendirme ve Eğitim Merkezi) Edebiyat Ödülleri kapsamında birinci olan çocuk hikâye ve romanların, çocuğa görelik bağlamında değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Nitel araştırma yöntemlerinden doküman incelemesi modeli kullanılmıştır. Verilerin analizinde betimsel analizden yararlanılarak ihtiyaç duyulan her alanda uzman görüşüne başvurulmuştur. Çalışma 2003-2021 tarihleri arasında birincilik ödülü alan çocuk hikâye ve romanlarıyla sınırlandırılmıştır. Çalışmada söz konusu eserler dış yapı (boyut, kâğıt, kapak ve cilt, harfler, sayfa düzeni, resim) ve iç yapı (konu, tema, ileti, karakter, dil ve anlatım) özelliklerine göre değerlendirilmiştir. Çalışmada öncelikle çocuk kavramı, çocuk edebiyatı, çocuk edebiyatında çocuğa görelik ve çocuk gerçekliğine yönelik bilgi verilmiştir. Ardından ele alınan eserler, dış ve iç yapı özelliklerine göre değerlendirilmiştir. İncelenen eserlerde sekiz kitabın çocuğa görelik ilkesine uygun olduğu, diğer iki kitabın çocuğa görelik ilkesine uygun olmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Çocuğa Görelik, TUDEM, Dış Yapı, İç Yapı.
Gülten Dayıoğlu ödüllü romanların yapı, izlek ve metinlerarasılık bağlamında değerlendirilmesi
Çocukların ilgi ve ihtiyaçları göz önünde bulundurularak konu, karakter, dil ve anlatım bakımından eserler hazırlanmaktadır. Çocuk edebiyatının gelişmesi bakımından nitelikli eserlerin artmasını teşvik etmek amacıyla her yıl değişik dallarda ödül törenleri düzenlenmektedir. Gülten Dayıoğlu Çocuk ve Gençlik Edebiyatı Vakfı da çocuk edebiyatı alanında ödül veren kuruluşlardan biridir. Araştırmada söz konusu vakfın ödül verdiği kitaplar ile Gülten Dayıoğlu eserleri arasındaki yapı-izlek ve metinlerarasılık durumunun değerlendirilmesi amaçlanmıştır. 2007 yılından beri "roman" kategorisinde ödül alan kitaplardan dokuz çocuk romanı araştırma materyalini oluşturmaktadır. Araştırmada nitel araştırma yöntemlerinden doküman incelemesi kullanılmıştır. Belirlenen araştırma soruları kapsamında incelenen kitaplardan elde edilen veriler betimsel analiz yöntemiyle çözümlenmiştir. Bilimsel analiz yöntemine uygun şekilde belirlenen temalar ve kategoriler incelemelerde temel alınmıştır. İncelemeler sonucunda ödüllü eserlerle Gülten Dayıoğlu'na ait eserler arasında bazı benzerlikler ve ayrılıklar olduğu tespit edilmiştir. Yapısal ve içerik özelliklerin birbirine benzediği, eserlerde metinlerarası ilişkilerin sınırlı düzeyde bulunduğu, roman karakterlerinin ortak özellikler taşıdığı, yer verilen kök değerlerde ortak unsurların bulunduğu sonucuna ulaşılmıştır. Ayrıca ödüllü romanların yapı unsurları bakımından çocuğa görelik ilkesine uygun olduğu ve Türkçe derslerinde materyal olarak kullanılabileceği görülmüştür. Anahtar Kelimeler: Gülten Dayıoğlu, GDÇGEV, Yapı - İzlek, Metinlerarasılık, Ödüllü Çocuk Romanı.
Yılmaz Erdoğan'ın romanlarında temalar
Bu çalışmamızda Yılmaz Erdoğan'ın romanlarını yapı, tema, iç ve dış unsurlar olarak ele almaya ve yine romanları anlatıcı, bakış açısı, vaka- olay örgüsü, kişiler, zaman, mekân, dil-üslup ve anlatım teknikleri başlıkları altında analiz edip yapısal açıdan incelemeye çalıştık. Bu kapsamda çalışmanın birinci bölümünde Yılmaz Erdoğan'ın hayatı, eserleri ve roman özetlerini ele aldık. Bu kısmı Yılmaz Erdoğan'la röportaj yaparak oluşturduk. Eserlerini ise roman, hikâye, şiir ve antoloji başlığı altında dört kısma ayırdık. İkinci bölümde Yılmaz Erdoğan'ın romanlarının yapı bakımından inceledik. Bu kısmı iç unsurlar; anlatıcı ve bakış açısı, vaka- olay örgüsü, kişiler, zaman ve mekân ve anlatım teknikleri; anlatma ve gösterme teknikleri, geriye dönüş tekniği, mektup tekniği, tasvir tekniği, iç monolog tekniği başlığı altında ikiye ayırdık. Üçüncü bölümde ise Yılmaz Erdoğan'ın romanlarında öne çıkan temalardır. Bunları yedi başlık altında topladık: Bunalım ve karmaşa, tarih, özlem, din, gelenek, aşk ve tabiat. Romanlarında temalardan ulaştığımız sonuçlardan bazıları şöyledir: Özlem: Yılmaz Erdoğan'ın romanlarında özlem teması, sıla özlemi, sevgiliye ve çocukluğa özlem olmak üzere üç şekilde işlenir. Genellikle geçmişe gidilir ve her zaman özlemle hatıralarını kalplerinin bir köşesinde yaşatırlar. Tabiat: Yılmaz Erdoğan'ın romanlarında tabiat konusu genellikle gezilerde öne çıkar. Ekiple gidilen yerlerdeki kırlar, ovalar, dağlar sıklıkla söz edilir. Tabiata açılmak romanlarda önemli bir yer tutar. Aşk: Yılmaz Erdoğan'ın romanlarında aşk konusu duygu boyutunda yaşanır, cinsellik yoktur. Romanların sonunda sevenler kavuşur. Tarih: Yılmaz Erdoğan romanlarında tarih teması Türk milletinin tarihinde yer alan önemli şahsiyetlerden yola çıkılarak anlatılır. Yazar, geçmişin hikâyelerini bugünün meseleleriyle bağlantılı olarak işler. Bu şekilde dün ve bugün bütünleşir, geçmişin üzerinden şimdinin okumasını ve sorgulamasını yapar. Gelenek: Romanlarda gelenek teması, kültürel değerlerimizi anlatarak okuru bilinçlendirmek amacıyla ele alınır. Din: Romanlarda din temasını bazen birilerine dua ederken; bazı romanlarında da çocuklara okudukları ninnilerde görürüz. Yılmaz Erdoğan'ın romanlarında uzun yıllardan beri var olan ve süzülerek gelen inanç ve geleneği birleştirir. Tarih temasını romanlarında anlatırken Türk milletinin tarihteki kahramanlıkları ve çekilen acıları milli duygu ve birlik ile işler. İncelemeye çalıştığımız romanlarda yazarın değinmiş olduğu millî, İslamî ve tarihî olaylar ve değerler bize yol gösterici olmuş ve yazarın oluşturduğu gelenekçi tavrı, romanların dünyasına adım atmamızı sağlamıştır. Romanlarında öne çıkan bunalım ve karmaşa, özlem, tabiat, aşk, tarih, gelenek ve din gibi temalar üzerinden romanlarını analiz ederek kullandığı anlatım tekniklerini de incelemeye çalıştık. Anahtar Kelime: Anlatıcı, Anlatım Teknikleri, Zaman, Mekân, Şahıs, Dil ve Üslup,
Müştehir Karakaya'nın romanlarında yapı ve tema
Bu tez çalışmasında Karakaya'nın romanlarındaki yapı ve tema incelenmiştir. Karakaya Türk edebi sahasında hikâye, roman, deneme, günce ve şiir türlerinde yirmiden fazla eser yayımlamıştır. Yazar ayrıca dergi ve yerel gazetelerde de çeşitli yazılar kaleme almıştır. Çalışmanın giriş bölümünde, romanda yapıyı oluşturan unsurlar ve roman incelemesiyle ilgili bakış açılarına kısaca değinilmiştir. İkinci bölümde, Karakaya ile yapılan röportajlar ve incelenen süreli yayınlar çerçevesinde hayatı ve edebi kişiliği incelenmiştir. Üçüncü bölümünde yazarın romanları, yapı bakımından incelenmiştir. Bu bölümde yazarın sekiz romanı; yapısal özellikleri, eserlerin kimliği ve konusu, olay örgüsü, özet, kişiler(karakter özelliklerine göre), zaman, mekân, anlatım teknikleri, anlatıcı ve bakış açıları açısından ele alınmıştır. Çalışmanın dördüncü bölümünde romanlarda yer alan temalar bireysel ve toplumsal iki alt başlıkta değerlendirilmiştir. İncelenen romanlardan hareketle Müştehir Karakaya'nın ele aldığı kişi ve temaların kendi hayatından izler taşıması bakımından ele alınarak, incelenen metinlerden hareketle elde edilen otobiyografik bulgulara da değinilmiştir. Çalışmanın sonuç bölümünde yazarın sanat hayatı ve eserlerine dair yapısal değerlendirmelere yer verilmiştir.
Nezihe Araz'ın tiyatrolarında tema ve yapı
Asıl mesleği gazetecilik olan Nezihe Araz, birçok türde eser yazmıştır. Biyografi-inceleme, şiir, senaryo, tiyatro türlerinde çok sayıda eseri vardır. Araz'ın eserleri içinde yazdığı tiyatrolar önem arz etmektedir. Bu noktada sanatçının tüm oyunlarını inceleyen bir araştırma yoktur. Bu çalışma ile onun çocuk oyunları dışındaki tiyatro eserleri incelenmiştir. Çalışmamızda Nezihe Araz'ın tiyatrolarındaki tema ve yapı özellikleri ortaya konmuştur. Gazeteci olması dolayısıyla olaylara ve durumlara geniş bakış açısı ile bakabilen sanatçı, köy yaşamından kalburüstü kişilerin yaşamına kadar her kesimin halini gerçekçi bir şekilde yansıtmıştır. Üniversite yıllarından sonra Kenan Rıfai ile tanışmıştır. Düşünce dünyasında tasavvuftan etkilenen sanatçı, bu öğretinin unsurlarını eserlerine yansıtmıştır. Bunun yanı sıra kadının uğradığı haksızlıklar, kadın hak ve özgürlükleri birçok tiyatrosunda ele aldığı konulardır. Kısaca tiyatrolarındaki temel konular tasavvuf ve kadındır. "Nezihe Araz'ın Tiyatrolarında Tema ve Yapı" adlı tezimize giriş bölümünde Cumhuriyet Dönemi'nin tiyatrosu hakkında bilgiler verilerek başlanmıştır. Çalışmamız iki bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde Nezihe Araz'ın hayatı, sanatı ve eserleri konu alınmıştır. Çalışmamızın temel noktası olan sanatçının tiyatrolarındaki tema ve yapı ikinci bölümde ele alınmıştır. İnceleme sonucu sanatçının oyunlarındaki yapı ve tema özelliklerine ait genel bir değerlendirmeye sonuç kısmında yer verilmiştir.
Ürüne ait özelliklerin satın almadaki etkisinin tüketim ve endüstriyel pazarlar için değerlendirilmesi
Bu çalışmanın amacı, farklı tüketici grupları olan bireysel ve endüstriyel tüketicilerin ürün değerlendirme ve satın alma kararı verirken önem verdikleri bazı ürün özelliklerinin karşılaştırmalı olarak incelenmesidir. Bu doğrultuda, ürünün fiyatı, kalitesi, markası, teslimat zamanı ve menşe ülkesi ele alınmıştır. Böylece, bu iki tüketici grubunun satın alma davranışlarındaki benzerlik ve farklılıklar tespit edilmeye çalışılmıştır. Bu çalışma inşaat sektöründe, duvar kağıdı satın alma faaliyeti gösteren bireysel ve endüstriyel tüketiciler ile yapılmıştır. 102 endüstriyel tüketici ve 101 bireysel tüketiciden kolayda örnekleme yöntemi ile elde edilen verilere SPSS bilgisayar programında Konjoint Analizi uygulanmıştır. Yapılan analizlere göre, bireysel tüketiciler ve endüstriyel tüketicilerin ürün değerlendirmelerinde göz önünde bulundurdukları özellikler benzerlik ve farklılıklara sahiptir. Endüstriyel tüketicilerin duvar kağıdı alacakları zaman belirledikleri en önemli özellik teslimat zamanı olmaktadır. Teslimat zamanını kalite, fiyat, menşe ülke ve marka takip etmektedir. Bireysel tüketicilerin en fazla önem verdikleri özellik ise kalite olmuştur. Kaliteyi, fiyat, teslimat zamanı, marka ve menşe ülke takip etmektedir. Bütün bu özellikler birlikte incelendiğinde, zamanında teslimatın yapılması, ürünlerin yüksek kalite ve düşük fiyata sahip olması her iki tüketici grubu için benzer tercihler arasında yer almaktadır.
Codeswitching between Azeri and Persian: Sociolinguistic and structural aspects
The present study is an attempt to shed light on the language contact phenomenon viz. codeswitching occurring between Azeri and Persian by the bilingual speakers of these languages in the context of Tabriz, Iran. To this end, two sets of data were collected. In the first set, approximately 9 hours of naturally occurring conversations were audio recorded in various situations and places, such as a grocery store, a jewelry store, a spare parts shop, a hair salon, university campus, taxi, etc. For the second set of data, 7 video clips of TV interviews with the governmental authorities of Tabriz, Iran, was retrieved from a video streaming website. The recorded data were manually transcribed and codified. Analysis of the data was carried out at two stages, sociolinguistic analysis and structural analysis. For the purpose of structural analysis, Myers-Scotton's (1993) Matrix Language Frame Model and Myers-Scotton and Jakes's (2000) 4M Model were used. For the sociolinguistic analysis of the data, Myers-Scotton's (1993) Markedness Model was used. Findings of the research showed that, codeswitching occurred much more frequently in the TV interviews. Sociolinguistic analysis of the data also revealed that all of the codeswitching in the TV interviews were unmarked. Nevertheless, in the naturally occurring conversations, the noun phrases (NPs) that included proper nouns such as organization names, etc. were the "unmarked choices". In all of the constituents with "Matrix Language" and "Embedded Language" elements, Azeri proved to be the Matrix Language, providing the morphosyntactic frame for the constituent, and Persian was the Embedded Language. In the codeswitched sentences, Persian nouns had the highest number of occurrence in both data sets. There were Persian adjectives occurred in the data which were the second highest occurring Embedded Language elements among others. Regarding the frequency of the Matrix Lnaguage (Azeri) suffixes that inflected with the Embedded Language (Persian) elements, in the naturally occurring conversations, Azeri possessive suffixes occurred more frequently than other suffixes. In the TV interviews, Azeri person markers occurred more frequently than other ML suffixes and the Azeri instrumental markers were used less than other suffixes.
Myra-Demre Aziz Nikolaos Kilisesi kazılarında ortaya çıkarılmış Episkopeion'da (Piskoposluk ikametgahı) malzeme ve yapım teknikleri
Myra Aziz Nikolaos Manastır Kompleksi içerisinde yer alan Episkopeion'un malzeme-teknik özellikleri; mimari, tarihi ve arkeolojik veriler yardımıyla değerlendirilmiş, bölgedeki benzer örnekleriyle karşılaştırılarak tarihlendirme önerileri yapılmıştır. Aynı zamanda, Bizans Dönemi'nde bölgede malzeme üretimi ve kullanımı araştırılarak, yapının malzeme kaynakları tartışılmıştır. Episkopeion, kentin piskoposluk kilisesinin yanında; kuzey-güney doğrultusunda dikdörtgen biçimli inşa edilmiştir. Mevcut haliyle iki katlı görünümündedir ancak, üst kat inşa edilirken altta yer alan mekan kapatılarak kullanılmamıştır. Esas biçimlenmesini üst katta alan yapı, birbirinden bölme duvarlarıyla ayrılmış, kuzey-güney doğrultusunda dikdörtgen biçimli altı mekandan meydana gelmektedir. Yapı, Erken Bizans Dönemi'nden başlayarak Orta Bizans Dönemi'nin sonlarına kadar kullanılmış olmalıdır. Yapıda bu zaman aralığında dört büyük imar değişikliği yapılmıştır. İlk inşası 6. yüzyıla tarihlendirilmiş, üst katta esas biçimlenmesini ise 11. yüzyıldaki ikinci yapım evresinde almıştır. İkinci yapım evresinin ardından, 13. yüzyılın ikinci yarısına gelmeden iki inşa süreci daha geçirmiş, büyük salonları küçültülerek yapı içerisinde yeni mekanlar oluşturulmuştur. 13. yüzyılın 2. yarısının başlarında kentte büyük bir afet yaşanmış, Episkopeion 5-6 metrelik alüvyon toprağın altında kalmıştır. 1995 yılında yapıda başlatılan kazılarla ortaya çıkarılmış; örtü ve örtüye geçiş sistemleri dışında, beden ve bölme duvarlarıyla günümüze ulaşmıştır. Episkopeion, yoğun olarak taş, az oranda tuğla ve çok az oranda devşirme parçalardan inşa edilmiştir. Yapıyı meydana getiren malzemenin neredeyse tamamı yerel formasyonlardan elde edilmiştir. Yapı taşlarının birbirine bağlayıcısı ise harçtır. Harcın içerisinde bağlayıcı madde olarak kireç, katkı olarak dere kumu, agrega olarak ise çakıl taşı, pişmiş toprak ve bitki lifleri kullanılmıştır. Kazılarında bulunmuş malzeme yardımıyla, ahşap iskelet üzerine kiremit kaplama bir örtü sistemi olduğu anlaşılmıştır. Yapının duvar örgüsünde görülen az orandaki tuğla parçaları, inşa sürecinde devşirme olarak kullanılmıştır. Devşirme kullanım, benzer şekilde taş yapı malzemesinde de görülmüştür. Episkopeion'da görülen malzeme ve yapım teknikleri hem manastır hem de bölgedeki Bizans Dönemi örnekleriyle belirli oranda paralellik göstermektedir.
Characteristic structural features of tall buildings in Turkey and their dynamic behavior
High-rise reinforced concrete (RC) shear wall buildings having 10 to 30 stories in metropolitan cities of Turkey are investigated under the systematic framework of Performance Based Earthquake Engineering (PBEE). A building inventory is compiled entailing blueprints of tall buildings in densely populated areas of the cities: Istanbul, Ankara, Bursa and Mersin primarily to represent the tall building stock. These buildings are thoroughly investigated via statistical methods to develop six reference building models. The recently proposed Conditional Spectrum (CS) is used as a tool to scale the selected ground motions which provided the link between the target hazard at the reference site (represents high seismicity) and structural responses. It is concluded that the high-rise RC shear wall buildings designed by Turkish engineering practice in metropolitan areas show satisfactory performance up to 475-year return period ground motions. However, the increase in ground motion hazard (e.g., 2475-year, maximum considered) may result in irreparable and severe damage states for these buildings, which may be mostly critical in terms of economic losses. The results obtained from this study can be used as reference source for future studies on several other research topics on tall buildings such as estimating cost-effectiveness and vulnerability functions of high-rise building stock in earthquake-prone regions of Turkey.
Çitlembik çocuk dergisi üzerine bir inceleme
Çocuk süreli yayınları çocukların eğitimini amaçlarken eğlendirici bir işlevinin de bulunması bakımdan çocuk okurlar tarafından çocuk edebiyatı ürünleri arasında çok tercih edilen bir türdür. Çocuk eğitimi ve bu dönemde kazandırılması gereken bilgi, davranış ve değerlerin önemi düşünüldüğünde çocuklar için oluşturulan eserlerin titizlikle incelenip değerlendirilmesi gerekmektedir. Çocuklar için oluşturulacak yeni edebi ürünlerin bu incelemeler dikkate alınarak oluşturulması bu alanda pek çok kıymetli içeriği çocuk edebiyatına kazandıracaktır. Bu araştırmanın amacı Elele kadın dergisinin çocuk okurlar için yayınlanan aylık eki "Çitlembik" isimli çocuk dergisini, derginin çocuk eğitimine, değerler eğitimine katkısı ve çocuk edebiyatı ürünlerinin taşıması gereken özellikler bağlamında çocuk süreli yayınlarında bulunması gereken yapısal özellikler bakımından incelemektir. Nitel araştırma yöntemlerinden betimsel araştırma modelinin kullanıldığı çalışmanın örneklemini 1976-1980 yılları arasında Elele kadın dergisi tarafından yayınlanan "Çitlembik" çocuk dergisinin 39 sayısı oluşturmaktadır. Yapılan çalışmada, dergide yer alan metinler taşıdığı metin türü özelliklerine göre sınıflandırılmıştır. Sınıflandırılan metinlerde çocuklara kazandırılması hedeflenen değerler Türkçe Öğretim Programı'nda yer alan değerler temel alınarak incelenmiş ve tespit edilmiştir. Derginin sayıları yapısal özellikleri bakımından biçimsel kapsamda boyut (büyüklük), kâğıt, sayfa düzeni, harfler, resimler, kapak ve cilt bakımından; içeriksel kapsamda tema, konu, üslup ve dil anlatım bakımından değerlendirilmiştir. Araştırmadan elde edilen sonuçlara göre incelenen derginin genel anlamda çocuklara uygun olduğu belirlenmiştir. Ulaşılan sonuçlar çerçevesinde birtakım öneriler sunulmuştur.
Iğdır ve çevresindeki yöresel killer, yapısal özellikleri ve seramik kullanım alanları
Kil hammaddesi, seramik alanında kullanılan çamurun esas bileşenidir. Üretici kullanımına yönelik pişme sıcaklıkları standart içerikli pek çok çamur çeşidi mevcuttur. Bu çamurların yanında, yöresel killer kullanılarak üretilen çamurlar da vardır. Yöresel killer çoğunlukla yöre halkı tarafından kap kacak ve tandır gibi ihtiyaçların karşılanması amacıyla kullanılmaktadır. Bu çalışmada Iğdır ve çevresindeki, başta Iğdır ili Tuzluca ilçesi olmak üzere Ağrı ili Diyadin ilçesi ve Kars ili Kağızman ilçesindeki bazı kil türleri incelenmiştir. Kil araştırmaları ile birlikte seramik üretim alanlarıyla ilgili de araştırmalar yapılmış ve tandır ustaları ile görüşülmüştür. Bölgelerdeki hammadde alanlarıyla ilgili bilgi edinilmiş ve araziden numuneler alınmıştır. Alınan numunelerin fiziksel ve kimyasal deneyleri yapılmış ve içeriklerinde CaO, SiO2, Fe2O3, Al2O3, MgO, Na2O ve K2O bileşikleri tespit edilmiştir. Fiziksel deneyler için deneme plakası modelleri şekillendirilmiş, alçı ile kalıpları alınmıştır. Pişme rengi, yoğrulma suyu, küçülme ve su emme deneyleri yapılmıştır. Killer araziden alındığı gibi hiçbir katkı maddesi eklenmeden ve makine kullanılmadan doğal yöntemler ile çamur haline getirilmiştir. Sahadaki kil araştırmaları esnasında, hammaddenin doğal görüntüsü ve kil, kayaç, taş, yamaç, dağ, tepe gibi eşsiz doğal oluşumlardan yola çıkılarak sergilemede kullanılacak seramik formlar araziyle bütünleşik olacak şekilde seramik taş formunda planlanmıştır. Alınan numunenin forma dönüşerek geri kendi bölgesine dönmesi çevrenin bilinçsizce yok edilmemesi yönünde algı oluşturmak amacı ile seçilmiştir. Dünya genelinde hammadde stoklarının yetersizliği konusu çoğu kuruluşun gündeminde iken bölgenin bakir alanlarını hoyratça kullanıma açmak değil, bilinçli, kontrollü çıkarım yapılması vurgulanmak için bu yöntem tercih edilmiştir. Çalışma sahası olan üç farklı bölgeden biriktirilen taşlardan model olarak seçilenleri yabancı maddelerden arındırdıktan sonra parçalı alçı kalıpları alınmıştır. Arazi yerleştirmeleri için, her bölgenin kendi kilinden elde edilen çamurlar ayrı ayrı hazırlanmıştır. Her bir bölgenin çamurları o bölgeden alınan taşlardan oluşturulan alçı kalıplara basılarak şekillendirilmiştir. Kalıptan çıkan çamurlar yine taş modelin kendisi ile rötuşlanarak kalıp izleri yok edilmiştir. Kuruma işlemi tamamlanan taş modeller 900℃ sıcaklıkta pişirilmiştir. Sırlı uygulamalar için akçini çamuru ile de aynı şekilde üretimler yapılmıştır. Bisküvi pişiriminden sonra özel 1000°C sıcaklıkta gelişen sır reçetelerine Ağrı Dağı lav taşı tozu belirlenen oranlarda eklenerek sırlanmıştır. Sırlı pişirimleri elektrikli kamara fırınında nötr ortamda yapılmıştır. Sergileme alanı olarak hammaddelerin doğal edinim bölgeleri bilinçli olarak tercih edilmiştir. Tüm seramik formlar arazide sergilenerek fotoğraflanmıştır. Sonrasında bu seramik taş formları arazide bırakılıp, geldikleri yere tekrar döndürülerek bölgesel farkındalık ortaya konulmuştur. Tezin birinci bölümünde araştırmanın amaç, yöntem, kapsam ve sınırları belirtilmiştir. İkinci bölümde; yöresel killer, Iğdır ili yerel bazı kil türleri, Iğdır ve çevresindeki yöresel killerin kullanım alanları, tandır ve seramik üretimi aktarılmıştır. Üçüncü bölümde; Iğdır ve çevresindeki yöresel kil gruplarına yapılan kimyasal ve fiziksel deneyler, yöresel kil ile çamur yapımı ve yöresel malzemelerin seramik sırı içinde kullanımına yer verilmiştir. Dördüncü bölümde ise sanat uygulamaları ve arazi özelinde kurgulanan yapı anlatılarak sergileme anından fotoğraflara yer verilmiştir.
Sabahat Emir'in roman ve tiyatrolarında yapı ve izlek
Sabahat Emir, yazdığı eserlerle 1960 sonrası Türk edebiyatında önemli bir yer edinen kadın yazarlarımızdandır. Şiir, anı, deneme, roman, tiyatro, senaryo gibi pek çok türde eser veren yazar daha çok hikâyeleriyle ön plana çıkmıştır. Bu çalışmada yazarın romanları ve yazdığı tek tiyatro eseri yapı ve izlek bakımından ele alındı. Çalışma üç bölümden oluşmaktadır. İlk bölümde yazarın yaşamı, edebî kişiliği, eserleri hakkında bilgiler verildi. Çalışmanın ikinci bölümünde Sabahat Emir'in roman türündeki iki eseri sırasıyla romanın kimliği, bakış açısı ve anlatıcı, olay örgüsü, zaman, mekân, şahıs kadrosu, dil ve üslup, anlatım teknikleri ve izleksel kurgu bakımından incelendi. Romanlar yapısal ve izleksel kurgu bakımından incelenirken roman teorisi alanında yazılan yetkin eserlerden yararlanıldı. Sabahat Emir'in incelenen iki romanında yalnızlık, yabancılaşma gibi bireysel sorunlar; evlilik sorunsalı/boşanma ve kadının toplum içindeki konumu, kültürel yozlaşma, Batı hayranlığı ve yanlış Batılılaşma gibi toplumsal sorunlar ile devir, ölümün yokluğu ile kazâ ve kadere teslimiyet gibi tasavvufi konular izleksel açıdan değerlendirilmiştir. Üçüncü bölümde Sabahat Emir'in Yunus Emre adlı tiyatro oyunu; oyunun kimliği, bakış açısı ve anlatıcı, olay örgüsü, zaman, mekân, şahıs kadrosu, dil ve üslup, anlatım teknikleri ve izleksel kurgu bakımından incelendi. Bu tiyatro oyunu Yunus Emre'nin tarihi kişilik özelliklerine paralel olarak beşeri aşktan ilahi aşka geçiş, halkın arasına karışıp gönüller yapmak ve Yunus Emre'nin evrensel öğüt ve öğretileri izlekleri bakımından incelenmiştir. Sabahat Emir'in monografisinde ön plana çıkan hususların ele alınıp romancılığının değerlendirildiği ve iki romanı ile tek tiyatro eserinin içerik, üslup ve yapı bakımından karşılaştırıldığı bir sonuç kısmından sonra hem yazarla hem de alanla ilgili kaynakça kısmına yer verildi. Anahtar Kelimeler: Roman, Sabahat Emir, Tiyatro Oyunu, Yapı ve İzlek
Tarihî doğu Türkçesi ile çağdaş Kazan Tatar ve Çuvaş Türkçelerinde "ver-" fiili (anlam, yapı ve işlev bakımından)
Bu çalışma, Tarihî Doğu Türkçesi ile çağdaş Kazan Tatar Türkçesi ve Çuvaş Türkçesinde ver- fiilinin taranması, fiilin her lehçenin grameri ve söz varlığı içerisindeki yerini, anlam ve işlev bakımından incelenmesi ile bu incelemeler neticesinde genel bir değerlendirmenin yapıldığı sonuçları içermektedir. Tezin ilk bölümünde ver- fiilinin yapı bakımından incelenmesi yapılmıştır. Sonrasında fiilin ses bilgisel özellikleri konusunda bilgi verilmiş ve tüm lehçelerdeki ses değişmeleri ile ses denkliklerinden bahsedilmiştir. Biçim bilgisel açıdan inceleme yapılan bölümde, haber kipleri ve tasarlama kiplerinin çekimlerine dair tespit edilmiş olan örnekler verilmiştir. Bir sonraki aşamada fiilin nesne ve özne bakımından değerlendirilmesi yapılmıştır. Çalışmanın ikinci bölümünde fiil işlev bakımından incelenmiştir. Bu kısımda kılınış, görünüş ve kip özellikleri bakımından incelenen ver- fiiline, Türkiye Türkçesinden taranmış ve tespit edilmiş olan örnekler verilerek konu açıklanmıştır. Çalışmanın son bölümünde fiil, anlam bakımından incelenmiştir. Tarihî Doğu Türkçesi ile çağdaş Kazan Tatar Türkçesi ve Çuvaş Türkçesinden verilen örneklerle anlam değerlendirmesi yapılmıştır. Sonuç kısmında ise konu ile ilgili genel bir değerlendirme yapılmıştır.
Şebnem İşigüzel'in beş romanı üzerine inceleme
Şebnem İşigüzel, hikâyeleri, romanları ve denemeleri ile edebiyat dünyasına önemli katkılar sağlayan bir yazardır. İşigüzel, eserlerinde aile ve toplumda görmezden gelinen kötülüklere karşı başkaldırı gayreti içindendir. Bu çalışma, Sarmaşık (2002), Çöplük (2004), Kirpiklerimin Gölgesi (2010), Gözyaşı Konağı Ada, 1876 (2016), İyilik (2019) adlı romanlar üzerinden yazarın değişen zamanabağlı değişmeyen kadının var olma sıkıntısını açıklamayı amaçlar. Çalışmanın gayretine uygun olarak bu eserleri sanatçının romancılık anlayışında çokça vurguladığı kadının yabancılaşma ve yalnızlık sorununu göz önünde bulundurarak yapı ve tema temel alınarak incelenmiştir. Üç bölümden oluşan çalışmada öncelikle yazarın hayatı, edebî kişiliği ve eserlerinin listesi hakkında bilgi verilmiştir. İkinci bölümde ise romanlar, kronolojik sıraya göre yapı ve tema bakımından ele alınmıştır. Romanların yapısı: eserin kimliği, isim içerik ilişkisi, olay örgüsü, zaman, mekân, şahıs kadrosu, bakış açısı ve anlatıcı başlıkları altında; romanların temalarını ise yabancılaşma, yalnızlık, şiddet ve tecavüz, ben bilinci, özgürlük, sevgi başlıkları altında değerlendirilmiştir. Üçüncü veson bölümde, beş romanın ortak vurgusu olan, kadının çocukluktan yaşlılığa uzanan yaşam öyküsünde öteki olarak görülme sıkıntısına dair çıkarımların ana hatları çizilmiştir. Çalışmanın sonuna da kaynakça eklenmiştir. Anahtar Kelimeler: Şebnem İşigüzel, yapı, tema, kadın, metin çözümleme
Maaday-Kara Destanında yapı ve anlam
Bu çalışmada Maaday-Kara destanının estetik ve kültürel değerini ortaya çıkarmak maksadıyla destan metni "karşıt yansımalı yapı" yöntemiyle incelenmiştir. Karşıt yansımalı yapı yöntemi için Seyfi Karabaş'ın Dede Korkut boyları üzerine yaptığı çalışma model alınmıştır. Seyfi Karabaş'ın uyguladığı yöntemden farklı olarak çalışma yapı ve anlam incelemesi olarak ikiye ayrılmıştır. Yapı başlığı altında Maaday-Kara destanının karşıt yansımalı yapısı ortaya çıkartılmıştır. Anlam incelemesi başlığı altında ise yapı incelemesinde tespit edilen anlatı birimi kümeleri mitolojik ve antropolojik olarak iki farklı başlık altında incelenmiştir. Mitolojik inceleme bölümde Maaday-Kara destanının Türk destan geleneğine ait temaların yanı sıra Hint-Avrupa destan geleneğine özgü temaları içerdiği gözlemlenmiştir. Antropolojik inceleme bölümünde ise Altay Türklerinin kültürel ve dinsel değerleri ile destan metni arasındaki ilişki üzerine yoğunlaşılmıştır. Yapılan incelemelerde destan metni üzerinden Altay Türklerinin ruh anlayışı, dinsel inançların değişim süreci; sayı, renk, yıldız ve hayvan sembolizmi hakkında çıkarımlara varılmış ve bu sembollerin destan metninde dinsel inançlar bağlamında birtakım statüleri yansıttığı gözlemlenmiştir. İnceleme bölümü sonucunda ortaya çıkan veriler genel olarak toparlandığında, Maaday-Kara destanının yeraltı ve gök tanrıları arasındaki bir vekalet savaşını konu aldığı destan metninin; yaşam-ölüm karşıtlığı bağlamında; Burhanizm (Ak Din)-Şamanizm (Kara Din), ak-kara, yeni-eski, ataerkil-anasoylu düzen, gök/yersub-yeraltı, tin-doğa gibi karşıtlıkların üzerine temellendiği tespit edilmiştir. Bahsi geçen karşıtlık ilişkilerindeki kötü taraflar Burhanizm teolojisi bağlamında düşmanlaştırılmış, iyi taraflar ise aynı bağlamda yüceltilmiştir. Bu durumda da Maaday-Kara destanının bir dinsel propaganda aracı işlevi gördüğü gözlemlenmiştir. Bütün bunlarla beraber yapılan incelemeler sonucunda bu çalışma aynı zamanda bir destan inceleme modeli olarak tarafımızca literatüre sunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Maaday-Kara Destanı, Karşıt Yansımalı Yapı, Altay Türkleri, Burhanizm, Şamanizm, Ak Din.
Diller arasındaki yapısal farkların edebî çeviri sürecine etkisi: Halid Ziya Uşaklıgil'in Aşk-ı Memnu romanı örneğinde
The idea that the activity of translating is not a mere linguistic transfer but rather that it is a multidimensional activity with complex nature is accepted by modern translation theories in general. What complicates the work of translating so much is the existence of several factors which influence the process of translating directly or indirectly. Structural differences between the languages involved in the translation process are an example for one of these factors which influence the translation process directly. There are some similarities between certain languages in the world, as they belong to the same language family. But it is not possible to speak about a complete identity even between these languages. Since the lifestyle and cultural values of a community affect the morphology, the syntax and the vocabulary of a language. On the basis of these presuppositions, this study seeks to answer the question: "What effect do the syntactical and morphological differences between Turkish and German have on the literary translation process?". In accordance with this purpose, Halid Ziya Uşaklıgil's novel Aşk-ı Memnu and its German version with the title Verbotene Lieben translated by Wolfgang Riemann were analyzed comparatively on the basis of translation theories. First of all, the source text and its translation were analysed by taking the "translation-oriented text analysis model" of Christiane Nord as a basis. After that, the translation problems caused by interlingual structural differences were determined and it was examined which translation techniques were used by the translator to solve such problems. As a result, it was noticed that the translator preferred a content-oriented method of translating by disregarding some of the literary characteristics of the source text. In the translation process, he paid special attention to making the source text easily readable for German readers. But in the translation analyses it was determined that for some parts of the source text it was possible to keep both the content and the literary style of the source text. Keywords: Literary Translation, Aşk-ı Memnu, Interlingual Structural Differences, Style
Cem törenleri ile tiyatro sanatının yapısal özelliklerinin karşılaştırılması ve yeni bir yaklaşım önerisi
Bu çalışmada Alevi ibadeti olan Cem törenlerinin tiyatral özellikleri araştırıldı. Bunun için ilk bölümde Alevi toplumunun oluşumu, tarihi ve yapısı ele alındı. Ardından Cem törenlerinin kaynakları, düzenleniş amaçları, konuları, tarihsel gelişimi, felsefi temeli, dinsel anlamı, kültürel yansımaları, sosyal-hukuksal-eğitsel işlevleri araştırıldı. Bununla birlikte törenlerin içerdiği öğelerin Alevi–Bektaşi belleğindeki soyut ve somut anlamları da açıklandı. Bu sayede, çok eski çağalara uzanan bir inanç ve kültür birikiminin çözümlenmesine katkı sağlanmaya çalışıldı. İkinci bölümde ise dramatik sanatların kaynağı olan dinsel ritüeller ile Cem törenleri arasındaki benzerlikler ortaya kondu. Sonrasında, Cem törenlerinin dramatik özellikleri detaylı ve somut bir biçimde tiyatral açıdan incelendi. Bu sayede dini bir ibadet biçimi olan Cem törenlerinin eylem, metin, seyirci, mekân, oyuncu, yönetmen, kişileştirme, dans, müzik, kostüm, aksesuar gibi ögelerle yapısal özellikleri tiyatral bir yaklaşım ile değerlendirildi. Tiyatromuzun Cem törenlerinden yararlanabilmesi için törenlerin yapısal özellikleri incelendi ve tiyatral bir dille tanımlanmaya çalışıldı. Bu tanımlama sonrasında, tiyatromuzun Cem törenlerinin yapısal özelliklerinden faydalanarak, özgünleşmesi yolunda öneriler sunuldu. Cem törenlerinin sosyolojik bir bütünlük içinde incelenebilmesi için nitel araştırma yöntemi kullanıldı. Geniş ve kapsamlı bir kaynak taraması, incelemesi ve karşılaştırmalar sonrası hazırlanan çalışma konu üzerine Türk tiyatrosu araştırmaları alanına önemli katkı sağlamaktadır. Anahtar Kelimeler: Alevilik, Cem törenleri, Ritüeller, Sahne sanatları, Tiyatro.
EDTA kompleksleştirici tuzu kullanılarak kimyasal depolama yöntemi ile MnS ince filmlerin elde edilmesi ve fiziksel özelliklerinin incelenmesi
Bu çalışmada, 0.2 M EDTA kullanılarak MnS ince filmleri 5-10-15 saat sürelerde kimyasal depolama yöntemi (CBD) kullanılarak 40 oC sıcaklıkta cam alttaban üzerinde hazırlandı. Filmlerin yapısal, optiksel ve elektriksel özellikleri araştırıldı. Filmlerin karekterizasyonu X-ışını kırınımı (XRD), alan etkili taramalı elektron mikroskobu (FESEM), X-ışınları analizi (EDX), UV-vis spektrofotometresi ve Hall ölçümü sistemleri kullanılarak yapıldı. XRD analizlerinden filmlerin hegzegonal fazda polikristal yapıda büyüdüğü görüldü. EDX analizlerinden filmlerin stokyometrik oluştuğu görüldü. Optiksel sabitler olan sönüm katsayısı (k), kırılma indisi (n), dielektrik sabitinin gerçek (ε1) ve imajiner (ε2) kısmı ile filmin yasak enerji aralıkları (Eg) daldırma sürelerine bağlı olarak olarak incelendi. Filmlerin n tipi olduğu görülmüş olup daldırma sürelerine bağlı olarak özdirençleri 4.65-13.4x105 (Ω cm) aralığında ölçüldü. Anahtar Kelimeler: EDTA, Gamma MnS, İnce Film, Kimyasal Depolama Yöntemi, Yapısal Özellik, Optiksel Özellik
Mustafa Muharrem şiiri
Modern Türk şiirinin önemli şairlerinden biri olan Mustafa Muharrem'in şiirlerinin merkezinde imgenin sonsuz uzamda derinleşen kapıları vardır. Anlamı okuyucunun önüne bir çırpıda sermeyen bu eserlerin, okuyucusunu seçme özelliği vardır ve bu yanıyla şiirler farklı bir özgünlüğe sahiptir. Sanatçı ilk eserlerinden son eserine kadar bu özel imaj sisteminde modern ve geleneksel formları kişisel üslubuna uygun bir tarzda kullanır. Yoğun imge dünyasında manayı sezgilere ve çağrışıma bırakan şairin, dilin realitesinden kurtularak dilsizliğin söylemek istedikleri ile özün başlangıçtaki saflığına eriştirilmesi, şiirinin merkezi perspektifidir. Şiirlerin özel temlerinde tarihi, felsefi, mistik derinlikle modernitenin ve ontolojik boşluğun sancıları yer alır. Metafizik hakikatin kaygısını geleneğin emniyetinde duymaya ve modernitenin insanına duyurmaya çalışır. Bu bakımdan şiiri poetik akıl özelinde yeniden yorumlayan Mustafa Muharrem'in edebî kimliği ve eserleri çalışmamızın kapsamını oluşturmaktadır. Eserlerde öne çıkan temalar ve yapısal unsurlar belirlenerek şiirlerin dil ve üslubu incelenmiştir.
Necati Tosuner hayatı, sanatı ve romancılığı
Türk Edebiyatı'na yazdığı öykülerle adım atan Necati Tosuner, kendine has söyleyiş tarzıyla edebiyatımızda farklı bir yer edinir. Bu farklılığı eserlerinde kullandığı dil ve anlatımla yakalayan yazarın, öykünün yanı sıra roman, tiyatro, deneme gibi edebi türlerde de ürün ortaya koyduğu görülür. Çocukken geçirdiği kazanın tesirinde kalan yazar, bireysel konulara yönelir. Türkiye'nin siyasi gündeminden etkilenerek zamanla toplumsal konularda da eser vermeye başlar. Bu sebeple Necati Tosuner'in ilk romanlarında bireysel temalı konular işlenirken, daha sonraki romanlarında toplumsal temalı konuların işlendiği görülür. Bu çalışmada, Necati Tosuner'in romanları yapı bakımından incelenmiştir. Romanların yapısı incelenirken Şerif Aktaş'ın Anlatma Esasına Bağlı Edebi Metinlerin Tahlili (Teori ve Uygulama) kitabı esas alınmıştır. Bu kapsamda çalışma iki bölüme ayrılmıştır. Birinci bölümünde Necati Tosuner'in hayatı, sanatı ve eserleri hakkında bilgi verilmiştir. İkinci bölümde yazarın romanları yapı bakımından incelenmiştir. Romanlar sırasıyla; zihniyet, yapı, olay ve olay örgüsü, kişiler, zaman, mekân, dil ve anlatım, bakış açısı, tema başlıkları altında değerlendirilmiştir. Bu çalışma yapılırken konuyla ilgili daha önceden yazılan kitaplar, makaleler, tezler ve internet kaynakları taranmıştır. Anahtar Kelimeler: Necati Tosuner, Roman, Yapı.
Orhon Murat Arıburnu'nun eserleri üzerine bir inceleme
Orhan Murat Arıburnu modern Türk şiirinde 1940 sonrası şiir temsilcilerinden biri olarak karşımıza çıkmaktadır. Şairin müstakil olarak yayınladığı 3 tane şiir kitabı bir tane de tiyatro eseri vardır. Şair kimliğinin yanında oyuncu, senarist, yönetmen olan şairin şiirlerinde Garip şiiri ve Toplumcu Gerçekçi şiirin önemli bir etkisi görülmektedir. Özgürlük, Savaş vb. birçok temaya yer veren şairin, uzun ve kısa birçok şiirinin içerik, yapı ve dil ve üslûp bakımdan incelenerek tahlil edilmesi amaçlanmaktadır. Bu çalışma üç bölümden oluşmaktadır. İlk Bölümde hayatı ve sanatı kapsamında "Filmleri Üzerine Kısa Bir İnceleme" adlı alt başlığa yer verilmektedir. İkinci bölümde şiirlerinin tematik incelenmesi bağlamında sıklıkla işlenen temalar, "Hürriyet/Özgürlük", "Yalnızlık", "Çocuk", "Aşk", "İlahi Aşk", "Beşeri Aşk", "Umut", "Karamsarlık", "Diğer Temalar", alt başlıklarıyla karşımıza çıkmaktadır. "Dil ve Üslûp" adlı son bölüm ise "Şiirlerinin Yapı Bakımından İncelenmesi" , "Serbest Nazım" , "Ölçüsüz Uyaklı Olanlar", "Ölçüsüz ve Uyaksız Olanlar", "Uzun ve Kısa Boyutlu Şiirler", "Üslûp", "Üslûp Türleri", "İç Konuşma Üslûbu", "Hiciv Üslûbu", Şaşırtma Üslûbu" Hitabet Üslûbu", "Dil", "Kelime Dünyası", "Sapmalar", "Yazım Sapmaları", "Ses Sapmaları", "Sözcük Sapmaları", "Anlam Sapmaları/Alışılmamış Bağdaştırma", "Dilbilgisi Sapmaları" "Tiyatro Eseri Üzerine Bir İnceleme" adlı alt başlıklardan oluşmaktadır. Ekler başlığı altında şairin yayımlanmamış şiirlerine, mektubuna ve şiir dergisi üzerine düşüncelere yer verilmiştir. Şiirin sonuç kısmı içerikten hareketle şairin şiir dünyasını oluşturan tematik değerlerin ve yapı bakımından ortaya çıkan değerlendirilmesiyle sonuçlandırılacaktır.
Yahya Akengin'in romanlarında yapı ve izlek
"Yahya Akengin'in Romanlarında Yapı ve İzlek" adlı bu çalışmada, yazarın hayat hikâyesi, sanat anlayışı ortaya konularak yazarın romancı yönü tanıtıldı. "Giriş" kısmında Tanzimat döneminden itibaren Türk romanına genel bir bakış açısıyla bakıldı. Birinci bölümünde, yazarın hayatı, mizacı ve eserleri hakkında bilgiler verildi. Çalışmanın esasını oluşturan üçüncü bölümde yazarın romanları çeşitli başlıklar altında incelendi. Romanların yapısal incelemesi "Romanların Tanıtımı" yapılarak ele alındı. "Olay Örgüsü" başlığı altında eserin kurgusunda izlenilen yollar tespit edildi. Romanın gerilimini arttıran ana ve ara düğümler gösterildi. Romanlardaki kişiler kadrosu, "Fonksiyonları" ve "Tipleri" bakımından incelenerek kendi aralarında tasnifi yapıldı. Kişilerin sunumunda yazarın izlediği yollar örneklerle anlatıldı. "Zaman", "Mekân", "Bakış Açısı ve Anlatıcı" bölümlerinde, yazarın izlediği yollar hakkında genel bir değerlendirme yapıldı. "Temalar", "Ferdi ve Psikolojik", "Sosyal Temalar" ana başlıkları altında gösterildi. Her bir tema kendi içinde alt başlıklara ayrıldı. "Sonuç" kısmında, çalışma süresince elde edilen bilgilerle Yahya Akengin'in romancı yönü, romanlarıyla ilgili tespitlerle ortaya konuldu. Eserler hakkında genel bir değerlendirme yapıldı. "Kaynakça" kısmında yararlanılan eserlerin listesi verilerek çalışma tamamlandı. Anahtar sözcükler: Yahya Akengin, Roman, İzlek, Milliyetçilik, Vatan sevgisi