Üstün yetenek

Bu konu başlığı altında 175 tez

DoktoraAçık ErişimTR

Üstün yetenekli çocukların psikolojik, sosyal ve duygusal özellikler açısından incelenmesi

Bu çalışmanın temel amacı, üstün yetenekli çocuklar ile normal akranlarının duygusal zekâ, psikolojik kırılganlık, mükemmeliyetçilik, büyüklenmeci narsisizm, psikolojik dışlanma, sadakat ve yaşam doyumu düzeylerinin karşılaştırılmasıdır. Ayrıca üstün yetenekli çocuklarda duygusal zekâ, psikolojik kırılganlık, mükemmeliyetçilik, büyüklenmeci narsisizm, psikolojik dışlanma, sadakat ve yaşam doyumu arasındaki ilişkilerin incelenmesi çalışmanın bir diğer amacını oluşturmaktadır. Bu konuda literatürde az sayıda çalışmaya rastlanılmış olması çalışmanın litearüre katkısını açısından değerini oluşturmaktadır. Araştırmanın katılımcılarını Türkiye'nin farklı bölgelerinden BİLSEM'lere devam eden 386 üstün yetenekli çocuk ile 411 normal gelişim gösteren akranları oluşturmaktadır. Çalışmada veri toplamak amacıyla Kişisel Bilgi Formu, Rotterdam Duygusal Zekâ Ölçeği, Psikolojik Kırılganlık Ölçeği, Olumlu ve Olumsuz Mükemmeliyetçilik Ölçeği, Revize Çocuk ve Ergen Mükemmeliyetçilik Ölçeği, Narsistik Hayranlık ve Rekabet Ölçeği, Ergenler İçin Sosyal Dışlanma Ölçeği, Bireysel ve Grup Sadakat Ölçeği ve Yaşam Doyumu Ölçeği kullanılmıştır. Verilerin analizinde normal dağılım sergileyen verilere Bağımsız örneklemler t testi, tek yönlü varyans analizi (Anova), Pearson Momentler Çarpımı Korelasyon Analizi, Basit Doğrusal Regresyon Analizi gibi parametrik testlerden yararlanılmıştır. Ayrıca Bayesian Çıkarım Analizi ve Yapısal Eşitlik Modellemesi yapılmıştır ve önem düzeyi olarak p<.05 ölçüt alınmıştır. Üstün yetenekli çocukların duygusal zekâ, kendine yönelik olumlu mükemmeliyetçilik ve yaşam doyumu toplam puan ortalamaları normal gelişim gösteren akranlarına kıyasla istatistiksel olarak anlamlı bir şekilde daha yüksek çıkmıştır. Buna karşın üstün yetenekli çocuklarda sosyal dışlanma toplam puan ortalamaları normal akranlarına nazaran istatistiksel olarak anlamlı bir şekilde daha düşük çıkmıştır. Bu çalışmanın belki de en çarpıcı bulgularından biri üstün yetenekli çocuk ve ergenlerde büyüklenmeci narsisizmin normal akranlarından daha yüksek çıkmış olmasıdır. Duygusal zekâ ile yaşam doyumu arasındaki ilişkide psikolojik kırılganlık, mükemmeliyetçilik ve sadakat aracı rollere sahiptir. Çalışma bulguları literatür ışığında tartışılmıştır.

Duygusal zekaYaşam doyumuÖzel yetenekliler eğitimi+2
Hakan Sarıçam
Trakya University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2024
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Üstün zekâlılar ve yeteneklilere eğitim veren öğretmenlerin öğretimde rol değiştirmeye ilişkin yeterliliklerinin araştırılması

Bu araştırmanın amacı üstün zekâlı ve üstün yetenekli öğrencilere eğitim veren BİLSEM'de çalışan öğretmenlerin etkili rol değiştirme yeterliliklerini araştırmaktır. Çalışma iki basamaklı, ilki betimsel ikincisi ise karşılaştırmalı bir araştırmadır. Çalışmada odaklanılan değişkenler, öğretmenlerin halihazırda uyguladıkları roller, rol değiştime becerileri ve öğrencilerin öğretmenlerinin uygulardıkları roller ve rol değiştirme becerilerine ilişkin değerlendirmeleridir. Bu çalışmanın örneklemi, Ankara BİLSEM'de eğitim gören üstün yetenekli ve üstün zekâlı 298 ( 144 kız, 154 erkek ) ilk ve orta okul öğrencisi ve Ankara BİLSEM'de eğitim veren 173 (114 kadın, 59 erkek) öğretmenden oluşmaktadır. Bu araştırmada öğretmenlerin öğretimde girdiği rollerin belirlenmesi ölçeği, öğretmenlerin öğretimde rol değiştirme becerileri ölçeği ve öğretmenlerin öğretimde rol değiştirme becerilerinin öğrenciler tarafindan değerlendirilmesi ölçeği kullanılmıştır. Toplanan verilerin analizi, açımlayıcı faktör analizi, Cronbach alfa iç tutarlılık katsayısı hesaplanması, betimsel istatistiksel analizler, Pearson korelasyonu ve t-testi kullanılmıştır. Elde edilen bulgulara göre öğretmenlerin hem halihazırda uyguladıkları roller hem de rol değiştirme becerileri açısından kendilerine ortalamanın üzerinde puanlar verdikleri belirlenmiştir. Yine, öğretmen farklı rolleri uygulama puanları ve öğrencilerin öğretmenlerinin farklı rolleri uygulama düzeylerine ilişkin verdikleri puanlar arasında anlamlı farklılık görülmüştür (t[22]= -3,06; p< ,05). Öğretmenlerin halihazırda uyguladıkları rollere ilişkin algıları (X= 3,8), öğrencilerin öğretmenlerinin halihazırda uyguladıkları rollere ilişkin algılarından (X= 3,3) yüksek olduğu görülmektedir. Yine, öğretmenlerin rol değiştirme becerilerine ilişkin algılarının (X= 3,8), öğrencilerin öğretmenlerinin rol değiştirme ilişkin algılarından (X= 3,3) yüksek olduğu belirlenmiştir. Elde edilen bulgular öğretmenlerin hem uyguladıklarını düşündükleri roller hem de rol değişimi becerileri açısından öğrencilerce sağlanan bulgularla tutarlı bir sonuç vermediklerini göstermiştir.

Bilim ve sanat merkezleriRol değiştirme tekniğiYeterlilik+5
Sıddıga Baylarova
Hacettepe University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Üstün zekâlı öğrencilerin fen bilimlerine özgü yeteneklerinin değerlendirilmesi: Bir test geliştirme çalışması

Ülkemizde ve dünyada üstün zekâlı bireylerin tanılanması amacıyla çeşitli ölçme araçları (zekâ testleri, genel yetenek testleri, akademik testler ve ölçekler) geliştirilmiştir. Tanılamada önemli verilerin toplanmasını sağlayan bu araçlar, bireylerin çeşitli özelliklerine ilişkin bilgiler sağlasa da farklı disiplinlere özgü yeteneklere ilişkin bilgi sağlamakta sınırlılıklara sahiptirler. Üstün zekâlı bireylere yönelik bir tanılamayı takiben, söz konusu bireylere uygun bir eğitim programı tasarımı yapılması ihtiyacı doğmakta ve bireyi uygun bir programa yerleştirme amacı güdülmektedir. Fakat eğitim programları, yapısal özelliklerindeki sınırlılıkları sebebiyle çoğunlukla tek bir alana yönelik biçimde planlanmaktadır. Bu sınırlı disiplinler-alanlar çoğunlukla matematik, fen bilimleri, teknoloji ve mühendislik bölümlerini içermektedir. Bu bağlamda sadece zekâ testleri ve başarı testleri ile ölçeklere odaklı bir tanılama süreci, disipline-alana özgü eğitim programı geliştirme konusunda detaylı bilgi sağlamamaktadır. Bu sebeple disipline-alana özgü yetenek testlerinin geliştirilmesi ve tanılamada kullanılması önemli bir boşluğu kapatacaktır. Bu çalışmanın amacı 5-8. sınıflarda öğrenim görmekte olan "üstün zekâlı" tanısı almış öğrencilerin fen bilimleri disiplinine özgü yeteneklerinin değerlendirmesinde kullanılabilecek bir yetenek testi geliştirmektir. Araştırmaya 338, 5.-8. Sınıf öğrencisi katılmıştır. Bu öğrenciler arasında 5. sınıfta 12, 6. Sınıfta 56 ve 7. ve 8. Sınıfta 7 üstün zekâlı tanısı almış öğrenci bulunmaktadır. Elde edilen yapı geçerliliği verileri tek faktörlü yapıyı doğrulamıştır. Dahası üst sınıf grupları ve alt sınıf grupları arasında da test puanları açısından üst gruplar lehine anlamlı bir fark bulunmuştur. 28 maddeden oluşan envanterden elde dilen puanların Cronbach Alfa güvenirlik değerinin .87 olduğu belirlenmiştir. Elde edilen geçerlilik ve güvenirlik bulguları ölçme aracından elde edilen puanların araştırma ve değerlendirme amacıyla kullanılabileceğini göstermektedir.

Fen bilgisi eğitimiFen bilimleriOrtaokul öğrencileri+5
Sena Keskin
Hacettepe University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Özel yetenekli öğrencilerin destek eğitiminde yürütülen çocuklar için felsefe etkinliklerine yönelik deneyimleri

Araştırmada özel yetenekli öğrencilerin destek eğitim odasında yürütülen çocuklar için felsefe etkinliklerine yönelik görüş ve deneyimlerini incelemek amaçlanmıştır. Araştırma nitel araştırma yöntemi desenlerinden, durum çalışması deseni ile yürütülmüştür. Araştırmanın katılımcılarını Ankara ili Yenimahalle ilçesinde bir devlet ilkokulunda eğitim gören, 4.sınıf düzeyinde özel yetenekli üç öğrenci oluşturmuştur. Katılımcılara sekiz hafta boyunca, haftada iki ders saati olmak üzere toplam 16 ders saati çocuklar için felsefe etkinlikleri uygulanmıştır. Araştırma verileri gözlem, görüşme ve doküman analizi teknikleri ile toplanmış, içerik analizi tekniği ile analiz edilmiştir. Araştırma bulguları; özel yetenekli öğrencilerin, çocuklar için felsefe etkinliklerinde düşünmeyi ve düşüncelerini ifade etmeyi zorlayıcı bulduklarını; etkinliklerin öğrencileri düşüncelerini ifade etmeye, düşüncelerinde değişiklik yapmaya, farklı bakış açılarını öğrenmeye ve üst düzey düşünmeye yönelttiğini göstermiştir. Özel yetenekli öğrencilerin destek eğitim odası çalışmalarına katıldıklarında, genel eğitim sınıfındaki sevdikleri ders ve etkinlikleri kaçırdıkları için sıkıntı yaşadıkları görülmüştür. Araştırmada ayrıca çocuklar için felsefe etkinliklerinin öğrencilerin okuduğunu anlama ve matematik problemi çözme becerilerine, kelime dağarcıklarının artmasına katkı sağladığı ortaya çıkmıştır.

Destek eğitim odasıDestek eğitim programlarıFelsefe+7
Derya Akar
Hacettepe University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2023
00
DoktoraAçık ErişimTR

Özel yetenek tanılı olan ve olmayan öğrencilerin basamak değerini kavrayışlarına yönelik zihinsel modellerinin incelenmesi

Bu çalışmanın amacı ilkokul dördüncü sınıfa devam eden özel yetenek tanılı ve tanılı olmayan öğrencilerin basamak değerinin sayma, tahmin, adlandırma, yeniden adlandırma, karşılaştırma, temsil etme ve hesaplama boyutlarına yönelik zihinsel modellerini ortaya koymak ve karşılaştırmaktır. Araştırmada, nitel araştırma desenlerinden durum çalışması deseni ve durum çalışması desenlerinden de bütüncül çoklu durum çalışması kullanılmıştır. Çalışma grubunun belirlenmesinde amaçlı örnekleme yöntemlerinden maksimum çeşitlilik örnekleme yöntemi kullanılmıştır. Çalışma grubunu, Ankara'da Bilim Sanat Merkezlerine (BİLSEM) devam eden özel yetenek tanılı öğrenciler ve özel yetenek tanılı olmayan dördüncü sınıf öğrencileri oluşturmaktadır. Verilerin analizinde mikro analizin alt birimi olan Kare İzleme Metodu kullanılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre en fazla zihinsel modele özel yetenek tanılı öğrenciler sahipken, en az zihinsel modele düşük başarı düzeyindeki öğrencilerin sahip olduğu görülmüştür. Öğrencilerin hatalı zihinsel modelleri incelendiğinde en çok hatalı zihinsel model düşük ve orta başarı seviyesindeki öğrencilerde mevcutken, en az hatalı zihinsel model özel yetenek tanılı öğrencilerde görülmüştür. Tüm düzeylerde şu zihinsel modellerin mevcut olduğunu söylenebilir: Sayma, model kullanma, çözümleme, gruplama, yeniden gruplama, sayıları okuma ve yazma, sıfırın yer tutuculuğunu kullanma, sayıları büyüklüklerine göre karşılaştırma, sayıları sayı doğrusu üzerinde karşılaştırma, sayıları alışılmış şekilde modelleme, algoritmaya dayalı işlem yapma, işlem sürecinde aritmetik gerçekleri kullanma, işlemlerin matematiksel ve günlük kullanımı, işlemlerin diğer işlemler ile ilişkisi.

Basamak değeriBilim ve sanat merkezleriMatematik dersi+6
Seyhan Paydar
Hacettepe University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Üstün öğrenciler için hazırlanan çalışma etkinliklerinin yaratıcı düşünme becerilerine etkisi

Bu araştırmada üstün zekâlı öğrenciler için hazırlanan çalışma etkinliklerinin öğrencilerin yaratıcı düşünme becerileri üzerindeki etkisini belirlemek amaçlanmıştır. Araştırmada nicel araştırma yöntemlerinden biri olan, ön test-son test deney kontrol gruplu yarı deneysel desen kullanılmıştır. Çalışmaya Ankara İlinde bir Bilim ve Sanat Merkezi'ne (BİLSEM) devam eden, 8 deney ve 8 kontrol grubu olmak üzere 16 üstün zekâlı 7. sınıf öğrencisi dahil edilmiştir. Deney grubuna üstün zekâlı öğrencilerin yaratıcı düşünme becerilerini geliştirmeye yönelik hazırlanan çalışma etkinlikleri 8 hafta boyunca uygulanmış, kontrol grubu ise BİLSEM'in normal eğitim programına devam etmiştir. Çalışma grubunu oluşturan üstün zekâlı öğrencilerin ön test son test yaratıcılıklarının ölçümü için Torrance Yaratıcı Düşünce Testi kullanılmıştır. Elde edilen veriler Sosyal Bilimler İçin İstatistik Programı kullanılarak analiz edilmiş ve anlamlılık düzeyi p<.05 olarak kabul edilmiş, gerektiğinde Bonferroni düzeltmesi yapılmıştır. Verilerin analizinde Mann-Whitney U Testi ve Wilcoxon İşaretli Mertebeler Testi kullanılmıştır. Araştırma bulgularında üstün zekâlı öğrencilerin yaratıcı düşünme becerilerinin geliştirilmesi için uygulanan çalışma etkinliklerinin ön test ve son test puanları arasında istatistiksel olarak anlamlı düzeyde bir farklılık olduğu bulunmuştur. Elde edilen bulgular ve analizler sonucunda, üstün zekâlı öğrenciler için hazırlanan çalışma etkinliklerinin öğrencilerin yaratıcılıklarını geliştirdiği sonucuna ulaşılmıştır. Bulgular ve elde edilen sonuçlar tartışılıp yorumlanmış ve gelecekte bu alanda yapılacak çalışmalar için önerilerde bulunulmuştur.

Bilim ve sanat merkezleriYaratıcı düşünceYaratıcılık+3
Deniz Başak Biber
Hacettepe University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Üstün / özel yetenekli öğrencilere yönelik destek eğitim odası uygulaması: Sınıf öğretmenlerinin öz yeterlikleri ve görüşleri

Bu çalışmanın amacı, özel eğitime ihtiyaç duyan öğrenciler için destek eğitim odaları uygulamasına dahil olan İstanbul İli Bahçelievler İlçesi ilkokul sınıf öğretmenlerinin; Okullardaki destek eğitim odası uygulamaları hakkında görüş ve önerilerini ve destek eğitim odalarında çalışan sınıf öğretmenlerinin üstün yetenekliler eğitimine ilişkin öz yeterlik düzeylerini belirlemektir. Çalışma, İstanbul İli, Bahçelievler İlçesindeki ilkokullarda görev yapan ve destek eğitim odası eğitimi almış 23 sınıf öğretmeni ile gerçekleştirilmiştir. Karma (Mixed) model araştırma yönteminin kullanıldığı çalışmada, veriler 13 açık uçlu sorudan oluşan "Özel Yetenekliler İçin Destek Eğitim Odaları Görüşler Formu" ve "Üstün Yeteneklilerin Eğitimine İlişkin Öz yeterlik Ölçeği" ile elde edilmiştir. Nitel veriler, içerik analizi yöntemi ile nicel veriler ise SPSS programı ile analiz edilmiş olup güvenirlik ve geçerlik araştırmacı ve uzmanlar tarafından sağlanmıştır. Araştırma sonucunda destek eğitim odası eğitimi almış ve bu odalarda çalışan sınıf öğretmenlerinin büyük çoğunluğu verilen hizmet içi eğitimin yetersiz olduğunu belirtmiş, bu eğitimlerin öğretmenlerin üstün yetenekli öğrencilerin eğitimlerine yönelik farklılaştırılmış öğretim tasarımı hazırlayabilme yeterliliklerini yetiştirecek şekilde olmasını beklediklerini ifade etmişlerdir. Ayrıca yine fiziki ortamın iyileştirilmesi gerektiği, öğrencilerin potansiyellerini artırabilmeleri ve becerilerinin ortaya koyabilmeleri için gerekli donanım ve eğitim materyallerinin teknolojik gelişmelere uygun karşılandığı bir destek eğitimi odası beklentisi içerisinde oldukları belirlenmiştir.

Destek eğitim odasıDestek eğitim programlarıSınıf öğretmenliği+6
Batuhan Nar
İstanbul Aydın University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2017
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Üstün zekalı çocukların normal gelişim gösteren çocuklara göre sosyal zeka düzeylerinin incelenmesi

Bu araştırmanın amacı üstün zekalı çocukların sosyal zeka düzeylerinin normal gelişim gösteren çocuklara göre karşılaştırılmasıdır. Kalıtım yolu ile geçmeyen sosyal zeka düzeyini küçük yaşlardan itibaren ana-baba tutumları, sosyal çevre ve okul hayatı etkilemektedir. Bu çalışma üstün zekalı eğitim merkezinde eğitim gören çocuklarla, normal okullarda okuyan çocukların sosyal zeka düzeylerinin karşılaştırılması üzerine yapılmıştır. Bu çocukların sosyal zeka düzeyleri, onların demografik bilgi özellikleri ile de karşılaştırılmıştır. Araştırma Türkiye'nin İstanbul ilinde eğitim almakta olan 12-14 yaş aralığında çocuklarla (önergenlerle) yapılmıştır. Analizler için tarafımdan tertiplenmiş olan Demografik Bilgi Formu ve 2001 senesinde Silvera ve arkadaşları tarafından tertiplenmiş olan Tromso Sosyal Zeka Ölçeği kullanılmıştır. Çalışma sonucunda üstün zekalı çocukların sosyal zeka düzeylerinin normal gelişim gösteren çocuklara göre anlamlı şekilde yüksek olduğu saptanmıştır.

ErgenlerSosyal zekaÜstün yetenek+1
Leyla Abdullayeva
İstanbul Aydın University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2018
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Okul öncesi öğretmenlerinin üstün yetenekliler eğitimine ilişkin öz yeterlik düzeyleri ile üstün yeteneklilerin eğitimine yönelik algı ve bilgisi arasındaki ilişkinin incelenmesi

Okul öncesi dönemi yetenek gelişiminde için kritik bir dönemdir. Bu çalışmada okul öncesi öğretmenlerinin üstün yetenekliler eğitimine ilişkin öz yeterlik düzeyleri ile üstün yeteneklilerin eğitimine yönelik algı ve bilgisi arasındaki ilişkinin incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırma modeli nicel araştırma modellerinden ilişkisel tarama modelindedir. Araştırmanın örneklemini Türkiye'de Kayseri ili merkezinde yer alan resmi ilkokullar ve bağımsız anaokullarında görev yapan 261 okul öncesi öğretmen oluşturmaktadır. Veri toplama araçları; Üstün Yetenekliler Eğitimine İlişkin Öz yeterlilik Ölçeği, Üstün Yetenekliler Eğitimi Bilgi Testi ve Üstün Yetenekliler Eğitimi Algı Testi kullanılmıştır. Bu ölçekler 5'li likert tipte ölçeklerdir. Veri analizinde yüzde, frekans ve pearson momentler çarpıı kullanılmıştır. Elde edilen veriler sonucunda okul öncesi öğretmenlerin üstün yetenekliler eğitimine ilişkin öz yeterlilik öz yeterlik ve algı düzeyleri yüksek çıkmıştır. Ancak okul öncesi öğretmenlerinin üstün yetenekli çocuklara yönelik bilgi düzeyleri düşük çıkmıştır. Okulöncesi öğretmenlerinin üstün yetenekliler eğitimine ilişkin öz yeterlilik, algı ve bilgi düzeyi ölçüm verileri eğitim düzeyi değişkenine göre anlamlı bir farklılık göstermektedir (p<0.05). Okul öncesi öğretmenlerinin üstün yetenekliler eğitime ilişkin öz yeterlik düzeyleri, üstün yeteneklilerin eğitimine yönelik algı ve bilgi düzeyleri arasında anlamlı ilişkiye bakıldığında; okul öncesi öğretmenlerin öz yeterlilik düzeyleri ile üstün yetenekli çocuklara yönelik algı düzeyleri arasında pozitif, yüksek, istatistiksel olarak anlamlı (r=.813) bir ilişkini olduğu bulunmuştur. Okul öncesi öğretmenlerin öz yeterlilik düzeyleri ile üstün yetenekliler eğitimi bilgi testi düzeyleri arasında negatif, yüksek, istatistiksel olarak anlamlı (r=-.790) bir ilişkini olduğu bulunmuştur. Okul öncesi öğretmenlerin üstün yetenekli çocuklara yönelik algı düzeyleri ile üstün yetenekliler eğitimi bilgi testi düzeyleri arasında negatif, yüksek, istatistiksel olarak anlamlı (r=-.776) bir ilişkini olduğu bulgusuna ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Üstün Yetenekli, Öz yeterlilik, Algı, Üstün Yetenekliler Eğitimi Bilgisi

Okul öncesi eğitimOkul öncesi öğretmenlerÖz yeterlilik+4
Merve Sarar
İstanbul Aydın University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2018
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Beklenmedik başarısızlık gösteren üstün yetenekli öğrencilerin okul başarı tutumları ile akademik öz- yeterlik inançları, algıladıkları aile otorite stilleri ve benlik saygıları arasındaki ilişkinin incelenmesi

Bu çalışmada, beklenmedik başarısızlık kategorisine alınabilecek olan üstün yetenekli öğrencilerin okul başarı tutumları ile akademik öz-yeterlik inançları, algıladıkları aile otorite stilleri ve benlik saygıları arasındaki ilişkinin incelenmesi amaçlanmıştır. Bu araştırmada, İstanbul ilinde öğrenim gören beklenmedik başarısızlık kategorisine alınabilecek olan 122 üstün yetenekli öğrenciye Okul Başarı Tutum Ölçeği-Revize Formu (OBTÖ-R), Rosenberg Benlik Saygısı Ölçeği, Aile Otorite Stil Ölçeği ve Akademik Öz-yeterlik Ölçeği veri toplama aracı olarak kullanılmıştır. Elde edilen verilen istatistiksel analizinde yüzde, frekans, t-Testi, ANOVA, pearson momentler çarpımı gibi istatistiksel hesaplamalar kullanılmıştır. Sonuç olarak beklenmedik başarısızlık kategorisine alınabilecek öğrencilerin okul başarı tutumlarında ve bu ölçeğin öğretmene yönelik tutum ve hedef değeri boyularında cinsiyete göre anlamlı bir farklılaşma olduğu görülmüştür (p<.05). Akademik öz-yeterlik ölçeği puanında cinsiyete göre anlamlı farklılaşma olduğu görülmektedir (p>.05). Okul değişkenine (Devlet ve Özel) göre akademik özyeterliği algısı özyeterlik ölçeği puanlarında ve ölçeğin öğretmene ve okula yönelik tutum ve hedef değeri alt boyutlarında devlet okulu lehine anlamlı farklılaşma olduğu görülmektedir (p<.05). Üstün yetenekli öğrencilerin okul başarı tutumları ile benlik algısı (r=308), akademik öz-yeterlik (r=.531), ihmalkâr aile stili (r=.271), özerk aile stili (r=.342) anlamlı ilişkiler belirlenmiştir. İlerideki araştırmalar üstün yetenekli öğrencilerin beklenmedik düşük başarısızlık olgusuna etki eden faktörlerin nitel olarak araştırılması önerilebilir. Anahtar Kelimeler: Üstün Yetenekliler, Beklenmedik Başarısızlık, Benlik Saygısı, Okul Başarı Tutumu, Aile Otorite Stilleri, Akademik Öz-yeterlik

Aile otorite stilleriAkademik başarıBeklenmedik başarısızlık+7
Saadet Yılmaz
İstanbul Aydın University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2018
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Ön ergenlik döneminde üstün zekâlı öğrencilerin empati eğlimlerinin normal gelişim sergileyen öğrencilere göre incelenmesi

Bireyin kendini karşısındaki kişinin yerine koyarak onun duygu ve psikolojik durumunu hissetme ve anlama becerisi olarak belirtilen empati yeteneği, sadece karşısındaki kişinin duygularını anlama yeteneği değil aynı zamanda bu duyguları ifade edebilme becerisi olduğu da söylenmektedir. Sosyal varlık olan insanın sağlıklı iletişim ve etkileşim kurması için gerekli olan empati becerisi son zamanlarda sık sık araştırılan ve tartışılan bir konu halindedir. Bu çalışmanın ana amacı da ön ergenlik döneminde üstün zekâlı öğrencilerin empati eğilimlerinin normal gelişim sergileyen öğrencilere göre karşılaştırılmasıdır. Empati duygusu, kişilerarası iletişim ve olumlu ilişkilerde önemli rol oynamaktadır. Birdenbire gelişemeyen empati duygusunun bu gelişim sürecinde aile, okul ve yakın çevrenin etkisi büyüktür. Bu çalışmada da öğrencilerin empati düzeyleri onların bazı demografik özellikleri ile de karşılaştırılmıştır. Araştırma Türkiye'nin İstanbul ilinde eğitim almakta olan 12-14 yaş aralığında öğrencilerle yapılmıştır. Bu araştırmada tarafımdan tertiplenen Demografik Soru Formu ve 2010 senesinde Kaya ve Siyez tarafından geliştirilmiş olan Ka-Si Ergenlerde Empatik Eğilim Ölçeği kullanılmıştır. Araştırma sonucunda üstün zekâlı öğrencilerin empati eğilimlerinin normal gelişim gösteren öğrencilere göre anlamlı şekilde yüksek olduğu görülmüştür. Anahtar Kelimeler: Üstün Zekâlı Öğrenciler, Empati, Ergenlik.

EmpatiEmpatik eğilimErgenler+3
Saıda Huseynova
İstanbul Aydın University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2018
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Özel yetenekli öğrencilerin "Mutluluk" kavramına ilişkin metaforik algılarının incelenmesi

Bu araştırmanın amacı özel yetenekli öğrencilerin mutluluk kavramına ilişkin metaforik algılarının incelenmesidir. Bu araştırmanın örneklemi, Özel Yetenekli olarak tanılanmış 6, 7 ve 8. Sınıfa devam eden 157 öğrencilerden oluşmaktadır. Verilerin elde edilmesinde, Metaforik Algı Formu ve Kelime İlişkilendirme kullanılmıştır. Verilerin incelenmesinde Kesme Noktası tekniği ile birlikte nitel ve nicel araştırma yöntemleri kullanılmıştır. Araştırma bulgularına göre, Özel Yeteneklilerin mutluluk kavramına ilişkin metaforik algılarının sınıf seviyesi ve aile gelir düzeyi arasında düşük düzeyde anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Özel yetenekli öğrencilerin Kelime İlişkilendirme Testinde sayıca en fazla yazdıkları kelime sırasıyla; aile (27), tatil (21), yemek (21), ders (19), çikolata (18) olarak belirlenmiştir. En fazla kelime yazdıkları anahtar kavram ise "eğlence/hobi" olarak tespit edilmiştir. Özel Yeteneklilerin en fazla metafor ürettikleri kategoriler sırasıyla; fayda sağlayan olarak mutluluk (21), durağan olmayan bir duygu olarak mutluluk (10), bir macera olarak mutluluk (10), çok erken tüketilen olarak mutluluk (8)… belirlenmiş olup araştırmanın bulguları literatür taraması çerçevesinde tartışılmıştır. Anahtar Kelimeler: Özel Yetenek, Özel Yetenekli Öğrenci, Mutluluk, Metafor, Mutluluk metaforları,

MetaforMetaforik algıMutluluk+3
Mesut Tohum
İstanbul Aydın University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2018
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Üstün zekâ tanısı almış çocukların sosyal ve duygusal öğrenmelerinin tanı almamış çocuklarla karşılaştırılması

Bu çalışmanın amacı doğrultusunda, üstün zekâ tanısı almış ve tanı almamış öğrencilerin sosyal ve duygusal öğrenme skorları karşılaştırılarak; sosyal ve duygusal öğrenmenin zekâ ile ilişkisi incelenmiştir. Araştırmanın evrenini Üsküdar ilçesinde öğrenim gören tüm öğrenciler oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemini Üsküdar ilçesinde özel bir kurumda 5., 6. ve 7. sınıfa giden 201 üstün zekâ tanısı almış ve Üsküdar ilçesinde bir devlet okulunda 5., 6. ve 7. sınıfa giden 199 tanı almamış öğrenciler oluşturmaktadır. Üstün zekâ tanısı almış çocukların sosyal ve duygusal öğrenme becerileri ile tanı almamış çocukların sosyal ve duygusal öğrenme becerilerinin demografik değişkenlerin de göz önüne alınarak karşılaştırıldığı çalışmada nicel bir yöntem olarak anket ve ölçek uygulanmış,veriler toplanmış ve sonrasında uygulanan anketler ve ölçekler istatistiksel olarak analiz edilmiştir. Çalışmaya katılan her bir katılımcıya Kişisel Bilgi Formuyla beraber, Sosyal ve Duygusal Öğrenme (CASEL, 2003) ölçeği uygulanmış, velilerinden Gönüllü Bilgilendirme ve Onay Formu alınmıştır. Araştırma ilişkisel tarama modelinde bir çalışma olup, tanımlayıcıdır. Araştırmanın bulgularında üstün zekâ tanısı almış öğrencilerin sosyal ve duygusal öğrenme ölçeği; öz-farkındalık, sosyal farkındalık, sorumlu bir şekilde karar verme ve ilişki kurma becerileri skorları tanı almamışlara kıyasla daha yüksek olarak bulunmuştur. Anahtar Kelimeler: Zekâ, Üstün zekâ, Sosyal ve duygusal öğrenme

Duygusal öğrenmeSosyal öğrenmeÖğrenme+3
Seda Temelli
Haliç University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
DoktoraAçık ErişimTR

Yazma stratejilerinin özel yetenekli öğrencilerin bilgilendirici metin yazma becerilerine etkisi

Araştırmanın amacı, işimiz gücümüz kitaplar ve biyografi yazma çerçeveleri stratejileriyle özel yetenekli öğrencilerin bilgilendirici metin yazma becerilerinin gelişimini desteklemektir. Araştırma nitel araştırma yaklaşımı çerçevesinde eylem araştırması deseni ile yürütülmüştür. Araştırmanın çalışma grubunu, 2020-2021 eğitim öğretim yılının bahar döneminde bir Bilim ve Sanat Merkezinde genel zihinsel yetenek alanında eğitim gören 21 özel yetenekli 4. sınıf öğrencisi oluşturmaktadır. Sekiz haftalık uygulama sürecinin ilk 4 haftası işimiz gücümüz kitaplar, son 4 haftası da biyografi yazma çerçeveleri stratejileriyle yürütülmüştür. Araştırmanın verileri gözlemci raporları, öğrenci ve öğretmen günlükleri, öğrenci ürünleri ve Bilgilendirici Metin Yazma Dereceli Puanlama Anahtarı aracılığıyla toplanmıştır. Toplanan veriler içerik analizi ile çözümlenmiştir. Araştırmanın bulguları, sürecin başında öğrencilerin bilgilendirici metin yazma becerilerinin orta düzeyde olduğunu göstermektedir. Öğrencilerin yazdığı metinler incelendiğinde ise genel olarak ana fikrin yeterince açıklanmadığı, yardımcı fikre yer verilmediği, söz varlığının zengin olmadığı ve anlamsal bütünlüğün tam olarak yakalanamadığı tespit edilmiştir. Sürecin sonunda ise öğrencilerin bilgilendirici metin yazmada yüksek düzeye ulaştığı görülmüştür. Ayrıca sürecin sonunda öğrencilerin yazma becerilerinin geliştiği, metin türleri arasındaki farklılıkları keşfettikleri, araştırma becerisi kazandıkları, yazma programını kullanmada ilerleme kaydettikleri, kendilerini bir yazar gibi hissettikleri ve yazma sürecini eğlenceli buldukları belirlenmiştir. Son olarak araştırma, bilgilendirici metin yazma çalışmalarına daha çok önem verilmesi ve öğrencilere yazmaları için fırsat verilmesi gerekliliğine dikkat çekmektedir.

Bilgilendirici metinBiyografiEylem araştırması+5
Ömer Erbasan
Hacettepe University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Özel yetenek tanısı olan ve olmayan ilkokul öğrencilerinin deyim ve atasözü algıları

Bu çalışmanın amacı özel yetenek tanısı olan ve olmayan ilkokul dördüncü sınıf öğrencilerinin deyim ve atasözü algılarının karşılaştırılması ve incelenmesidir. Bu amaç doğrultusunda, öncelikle ilkokul dördüncü sınıf Türkçe ders kitabı incelenerek deyim ve atasözleri belirlenmiştir. Sonrasında hazırlanılan görüşme soruları aracılığıyla her iki öğrenci grubu ile mülakatlar düzenlenmiş ve bu görüşmelerin analizi yapılmıştır. Araştırma 2020-2021 eğitim öğretim yılında Ankara'dan amaçlı örneklem yöntemlerinden ölçüt örneklem ile seçilerek iki kurumdan öğrencilerle gerçekleştirilmiştir. Bu kurumlar Ankara'daki bir Bilim ve Sanat Merkezi ve bir özel ilkokuldur. Nitel yaklaşım benimsenerek bütüncül çoklu durum çalışması şeklinde desenlenen araştırmada veriler görüşme ve doküman inceleme yoluyla elde edilmiştir. Araştırma sonucunda özel yetenek tanısı olan dördüncü sınıf öğrencilerinin, özel yetenek tanısı olmayan öğrencilere göre deyim ve atasözlerini daha çok mecaz anlamıyla algıladıkları ve özel yetenek tanılı öğrencilerin, özel yetenek tanısı olmayan öğrencilere göre farklı düşünce ve eleştirel düşünme becerisi sergiledikleri sonucuna ulaşılmıştır.

AtasözleriDeyimlerTürkçe+6
Duygu Gönül
Hacettepe University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Üstün zekâlı öğrencilerin tanılama sonrası sağlanan üst düzey etkinliklere aday gösterilmesine ilişkin iki stratejinin karşılaştırılması

Bu çalışmada Bilim ve Sanat Merkezlerinde (BİLSEM) kayıtlı üstün zekâlı 3. ve 4. sınıf öğrencilerin tanılama sonrası çeşitli üst düzey etkinliklere (projeler, yarışmalar, olimpiyatlar) aday gösterilirken zekâ puanı, akıl yürütme becerileri, geçmiş deneyimler ve çalışma belleği değişkenlerinin temel alındığı çoklu veriye dayalı bir stratejinin sadece öğretmen kanaatine dayalı aday gösterme stratejisiyle farklı kriterler açısından karşılaştırılması amaçlanmıştır. Özellikle farklı stratejiler kullanılarak aday gösterilen öğrencilerin farklı olup olmadığı, öğrencilerden elde edilen bireysel bilgilerin aday gösterme kararıyla uyumlu olup olmadığı, öğrenci beklentisiyle aday gösterme kararının uygunluğu ve uygulanabilirlik açısından stratejilerin farklı olup olmadıklarını incelemek amaçlanmıştır. Çalışmanın katılımcıları, Türkiye'nin Batı Karadeniz bölgesinden seçilen iki BİLSEM'de öğrenim gören öğrenciler ve onların öğretmenlerinden oluşturmaktadır. Durum araştırması desenlerinden çoklu durum deseninin kullanıldığı bu araştırmada iki farklı strateji incelenmiş olup bulgular alanyazındaki örneklerle tartışılmıştır. Veri toplama amacıyla Bireysel Bilgi Formu, Çalışma Belleği Ölçeği, Raven Renkli Progresif Matrisler Testi, TONI-4 Zekâ Testi, Öğretmenler için Aday Gösterme Envanteri, BİLSEM'ler için Üst Düzey Etkinliklere Yönelik Çağrı Metni ve Aday Gösterme Formu ve bireysel görüşmeler kullanılmıştır. Öğretmenlerin üst düzey etkinliklere öğrencilerini kendi kanaatlerine dayalı olarak aday gösterirken konuya yönelik motivasyonlarını dikkate alarak aday gösterdikleri ve kendi kanaatlerine dayalı aday gösterdiklerinde belirledikleri öğrencilerle çoklu veriye dayalı aday gösterme süreci sonucu belirledikleri öğrencilerin farklılaştığı belirlenmiştir. Ayrıca, öğretmenlerin rutin olarak kullandıkları aday gösterme stratejisinin, önerilen çoklu veriye dayalı stratejiye göre dezavantajlı yönlerinin dikkate değer olduğu belirlenmiştir. Araştırmanın bulguları alanyazındaki örneklerle ve öğretmen görüşmesi sonucu elde edilen bulgulara dayalı olarak tartışılmıştır.

Bilim ve sanat merkezleriYetenek seçimiZeka testleri+7
Sümeyye Arkan
Hacettepe University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2022
00
DoktoraAçık ErişimTR

Metinlerarası okuma ile bütünleştirilen Analitik Yazma ve Değerlendirme Modelinin özel yeteneklilerin okuduğunu anlama ve yazma becerilerine etkisi

Bu çalışmanın amacı, metinlerarası okuma ile bütünleştirilen 6+1 Analitik Yazma ve Değerlendirme Modeli'nin [AYDM] özel yetenekli dördüncü sınıf öğrencilerinin okuduğunu anlama ve yazma becerilerine etkisini ortaya koymaktır. Araştırma nicel araştırma desenlerinden dört gruplu yarı deneysel desene göre gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın çalışma grubunu 28 özel yetenekli dördüncü sınıf öğrencisi oluşturmaktadır. Çalışmanın deneysel süreci 6+1 AYDM'nin alt boyutlarına uygun bir şekilde 7 hafta sürmüştür. Çalışmanın verileri Metinlerarası Okuduğunu Anlama Testi ve 6+1 AYD Rubriği ile toplanmıştır. Araştırmada özel yetenekli dördüncü sınıf öğrencilerinin okuduğunu anlama ve yazma becerilerine etkisine yönelik elde edilen veriler bağımlı ve bağımsız örneklemler t-testi ile analiz edilmiştir. Araştırmada metinlerarası okuma ile bütünleştirilen 6+1 AYDM'nin özel yetenekli dördüncü sınıf öğrencilerinin okuduğunu anlama ve yazma becerilerini olumlu etkilediği sonucuna ulaşılmıştır. Ayrıca özel yetenekli öğrencilerin okuduğunu anlama düzeyinde ön test etkisi görülmüşken, yazma becerilerinde ön test etkisine rastlanılmamıştır. Deneysel sürecin 6+1 AYDM'nin alt boyutlarında ise fikirler, kelime seçimi ile imlâ ve noktalama alt boyutlarında deney ve kontrol grubunda anlamlı farklılaşmanın olmadığı, diğer alt boyutlarda anlamlı farklılığın olduğu ortaya çıkmıştır. Yine metinlerarası okuma ile bütünleştirilen 6+1 AYDM ile gerçekleştirilen deneysel etkinliklerin özel yetenekli dördüncü sınıf öğrencilerinin okuduğunu anlama ve yazma düzeylerinde kalıcılığı olumlu yönde etkilediği çalışmada ulaşılan bir diğer sonuçtur.

Analitik yazma ve değerlendirme modeliMetinlerarasılıkOkuma+7
Abdulkadir Sağlam
Hacettepe University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Üstün zekâlı öğrencilerin fen bilimlerini öğrenmedeki beklenmedik düşük başarılarının nedenlerinin incelenmesi

Bu araştırmadaki amaç fen bilimlerini öğrenmeye karşı beklenmedik düşük başarı sergileyen ortaokul seviyesindeki üstün zekâlı öğrenciler tespit edilerek onları fen bilimlerini öğrenmede beklenmedik düşük başarıya götüren faktörleri belirlemek ve sonraki öğretime destek sağlayacak bir kanıt temelli bulgu sağlamaktır.Araştırmada nitel araştırma yaklaşım kapsamında çoklu durum araştırması olarak yürütülmüştür. Araştırmada veri toplama aracı olarak yarı yapılandırılmış görüşme formu ve açık uçlu sorular kullanılmıştır. Akademik başarı ölçütü olarak öğrencilerin öğrenim gördükleri okuldan alınan ortaokuldaki eğitim-öğretim yıllarında fen bilimleri dönem sonu not ortalamaları esas alınmıştır ve fen bilimlerine karşı tutumlarının ölçülmesi adına fene karşı tutum ölçeği uygulanmıştır. Zoom üzerinden gerçekleştirilen görüşmelerde sorulan görüşme sorularıyla ve açık uçlu sorularla elde edilen nitel verilerin analizinde içerik analizi yapılmıştır.Üstün zekâlı beklenmedik düşük başarı gösteren öğrencilerdefen bilimlerini öğrenmeye etki eden faktörlerin üç tema altında toplandığı görülmüştür. Temalar öğrenciden, okuldan ve aileden kaynaklı nedenler şeklinde ifade edilmiştir. Elde edilen verilere göre beklenmedik düşük başarılı üstün zekâlı öğrencilerin fen bilimlerini öğrenmedeki beklenmedik düşük başarılarına etki eden faktörlerdeki başlıkların aynı olduğu ancak bu faktörlerin öğrencileri etkileme derecelerinin öğrencilere göre farklılık gösterdiği bulunmuştur.

Akademik başarıBaşarısızlıkFen bilgisi+6
Zeynep Dilhan Yıldırım
Hacettepe University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Özel yetenekli öğrencilerde öznel iyi oluşun yordanmasında öz şefkat ve bilişsel esnekliğin rolü

Araştırmanın amacı, Bilim ve Sanat Merkezlerine (BİLSEM) devam eden özel yetenekli öğrencilerin öz şefkat ve bilişsel esneklik düzeylerinin öznel iyi oluşlarını yordama gücünü ortaya koymak; öznel iyi oluş, öz şefkat ve bilişsel esneklik düzeyleri arasındaki ilişkileri ve çeşitli sosyodemografik değişkenler açısından farklılaşmasını incelemektir. Araştırma, ilişkisel tarama modelindedir ve araştırmada kolay ulaşılabilir durum örneklemesi kullanılmıştır. Araştırmanın örneklemini, 2022/2023 Eğitim ve Öğretim yılında Trakya Bölgesinde yer alan Kırklareli, Tekirdağ ve Edirne illerinde yer alan BİLSEM'lere devam eden genel zihinsel yetenek, müzik ve resim alanında özel yetenekli olarak tanılanmış, ortaokul kademesindeki (5., 6., ve 7. sınıf) çalışmaya katılmaya gönüllü olan 286 öğrenci oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak, Kişisel Bilgi Formu, Ergen Öznel İyi Oluş Ölçeği (Eryılmaz, 2009), Bilişsel Esneklik Ölçeği (Bilgin, 2009) ile Öz Şefkat Ölçeği Kısa Formu (Neff, 2003;Yıldırım ve Sarı, 2018) kullanılmıştır. Araştırmanın veri analizinde Pearson Momentler Çarpım Korelasyon Katsayısı, Çoklu Doğrusal Regresyon Analizi, Bağımsız Gruplar T testi, Mann Whitney U testi, Kruskall Wallis-H Testi, Tek Yönlü Varyans Analizi (ANOVA) kullanılmıştır. Araştırma sonucunda, özel yetenekli öğrencilerin öznel iyi oluş, öz şefkat ve bilişsel esneklik puanları arasında pozitif yönlü anlamlı ilişkiler olduğu; öz şefkat ve bilişsel esnekliğin öznel iyi oluşun %48'sini açıkladığı ve öznel iyi oluş, öz şefkat ve bilişsel esneklik puanlarının bazı sosyodemografik değişkenlere göre farklılaştığı görülmüştür. Elde edilen bulgular alan yazın ışığında tartışılarak önerilerde bulunulmuştur.

Bilişsel esneklikÖz duyarlılıkÖznel iyi oluş+1
Kübra Sel
İstanbul University-Cerrahpaşa · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2024
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Özel yetenekli öğrencilerin davranış problemlerinin ve öğretmenlerin bu davranışlarla baş etme yöntemlerinin belirlenmesi

Özel yetenekli öğrenciler eğitim-öğretim sürecini olumsuz etkileyen bazı davranış problemleri sergilemektedirler. Bu araştırmada Bilim ve Sanat Merkezlerinde eğitim alan özel yetenekli öğrencilerde gözlemlenen davranış problemlerinin neler olduğu ve bu davranış problemleriyle başa çıkmada öğretmenlerin kullandıkları yöntemlerin belirlenmesi amaçlanmıştır. Bu araştırmada nitel araştırma desenlerinden durum çalışması kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu, 2018-2019 eğitim-öğretim yılında Samsun Rotary Kulübü Bilim ve Sanat Merkezi'nde görev yapmakta olan öğretmenler ve burada eğitim alan özel yetenekli ilkokul ve ortaokul öğrencileri oluşturmaktadır. Araştırmada veriler yapılandırılmış görüşmeler ve sınıflarda yapılan gözlemler aracılığıyla toplanmış; içerik analizi ile analiz edilmiştir. Ayrıca elde edilen verilerin yorumlanmasında araştırmacı günlüklerinden yararlanılmıştır. Öğretmenler, sınıflarında en çok karşılaştıkları davranış problemlerinin dinlememe-başkalarının sözünü kesme ve çok soru sorma olduğunu; davranış problemleriyle başa çıkmada en çok rehberlik servisi ve aileyle iş birliği yaptıklarını belirtmişlerdir. Sınıf gözlemlerinde en çok karşılaşılan davranış problemlerinin sınıfta gürültü yapma, sınıfta izinsiz hareket etme olduğu; öğretmenlerin sınıflarda davranış problemleriyle baş ederken en çok doğru davranışa yönlendirme tekniğini kullandıkları görülmüştür. Elde edilen sonuçlar tartışılarak uygulamaya ve ileri araştırmalara yönelik önerilerde bulunulmuştur.

Başa çıkmaBilim ve sanat merkezleriOrtaokul öğrencileri+6
Aylin Bayraktar Keleş
Hacettepe University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2020
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

BİLSEM proje sürecinin işbirlikli problem çözme açısından değerlendirilmesi: Bir acemi- deneyimli karşılaştırması

İş birlikli problem çözme (İBPÇ); bireyin, bir problemin çözümü için gerekli çabayı ve anlayışı diğer takım üyeleriyle paylaştığı girişim süreçlerini etkili bir şekilde iç içe kullanma kapasitesidir. Proje yürüten özel yeteneklilerin etkin bir İBPÇ süreci yaşamalarının, onların daha üretken olmalarını, öğrenmelerinde daha üst kazanımlara ulaşmalarını sağlayabileceği düşünülmektedir. Dolayısıyla proje çalışmasına katılan özel yetenekli öğrencilerin mevcut İBPÇ algılarının proje deneyimi olan yetişkinlerin algılarıyla karşılaştırılmasının, BİLSEM'lerde yapılan proje çalışmalarındaki İBPÇ ile ilgili mevcut durumun belirlenmesine katkı sağlayacağı düşünülmektedir. Bu araştırmanın temel amacı, proje çalışmasına katılan özel yetenekli öğrencilerin İBPÇ algılarının proje deneyimi olan yetişkinlerin algılarıyla karşılaştırılmasıdır. Bu araştırma, nicel karşılaştırmalı araştırma yöntemine göre yürütülmüştür. Araştırma 7-12. sınıf düzeyinde, özel yetenekli tanısı almış, BİLSEM proje aşamasında olan 178 öğrenci ve farklı sektörlerde aktif olarak projelerde görev almış deneyimli 105 yetişkinle yapılmıştır. Araştırmada veri toplamak için likert tipte maddelerden oluşan İBPÇ Becerisini Kullanmaya İlişkin Algı Ölçeği, İş Birliğine Yönelim (İBY) Ölçeği, Marlowe-Crowne Sosyal Beğenirlik Ölçeği (MCSAÖ) ve bireysel bilgi formu kullanılmıştır. Araştırmanın veri analizinde ölçek uyarlamada açıklayıcı faktör analizi; veriyi tanımlamada frekans ve yüzde değerleri; çıkarımsal analizlerde korelasyon, regresyon analizi ve bağımsız gruplar için t-testi kullanılmıştır. Regresyon analizi, öğrencilerin İBY ve İBPÇ algıları arasında pozitif yönde anlamlı bir ilişki olduğunu göstermiştir. Bağımsız t-testi sonuçları ise, İBPÇ ve İBY algılarında deneyimli yetişkinler ve öğrenciler arasında deneyimli yetişkinlerin lehine anlamlı bir farklılık olduğunu, BİLSEM'lerde yürütülen proje çalışmalarında öğrencilerin, deneyimli yetişkinlerin sahip olduğu İBPÇ ve İBY algısına sahip olmadıklarını göstermektedir. Sonuçlar, "proje aşamasında" yürütülen etkinliklerin İBPÇ ve İBY açısından detaylı değerlendirilmesinin gerekliliğini göstermektedir.

AlgıBilim ve sanat merkezleriProje değerlendirme+5
Merve Özer
Hacettepe University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2020
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Özel yetenekli olarak tanılanmış ve tanılanmamış ergenlerin kişilik özellikleri ve kültürel yönelimlerinin karşılaştırılması

Bu çalışmanın amacı Türkiye'de yaşayan özel yetenekli olarak tanılanmış ve tanılanmamış (lise öğrencisi) ergenlerin kişilik özellikleri ve kültürel yönelimlerini bazı değişkenler açısından karşılaştırmaktır. Çalışmaya, çok düzeyli uygun örnekleme seçilen, Türkiye'nin yedi bölgesindeki 14 farklı şehirde yaşayan ve yaşları 13 ile 19 arasında değişen toplam 688 ergen katılmıştır (tanılanmamış = 345 ve tanılanmış = 343). Veri toplama amacıyla Beş Faktör Kişilik Envanteri, INDCOL Ölçeği ve Kişisel Bilgi Formu uygulanmıştır. Araştırma sonucunda, özel yetenekli olarak tanılanmış ergenlerin akranlarına kıyasla, beş faktör arasından dışa dönüklük ortalamalarının yüksek, nevrotiklik ortalamalarının ise anlamlı olarak düşük olduğu bulunmuştur. Nevrotiklik ortalamalarında kızlar lehine daha yüksek ortalamalar olduğu, tanı durumu kontrol edildiğinde de görülmüştür. Kültürel yönelim bağlamında ise, tanılanmış öğrencilerin anlamlı olarak daha düşük allosentrisizm ortalaması bulunmuştur. Tanılanmış öğrencilerin idiyosentrisizm ortalamaları ise, akranlarına kıyasla daha yüksek olmasına karşın bu farkta istatistiksel anlamlılık bulunmamıştır. Kültürel yönelimde cinsiyet farklılığı bulunmamıştır. Özel yetenekli olarak olarak tanılanma ile gelir düzeyi, anne ve baba eğitim düzeyi, ikamet edilen ve yaşamın çoğunun geçirildiği şehir statüsü arasında ilişki olup olmadığının incelenmesinde, Türkiye'deki tanılama sisteminde sosyo-ekonomik durumun yanlılığı bulunmuştur. Güncel özel yetenekliler eğitimi kuramları ve politikaları bağlamında elde edilen bulgular tartıştılmıştır. Özel yetenekliler eğitiminin paydaşlarına önerilerde bulunulmuştur.

AllosentrizmBeş faktör kişilik modeliKişilik özellikleri+7
Mehmet Bıçakçı
Hacettepe University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2020
00
DoktoraAçık ErişimTR

Okul öncesi dönemdeki üstün yetenekli çocukların aday gösterilmelerine yönelik geliştirilen eğitim programının etkililiği

Bu araştırma kapsamında okul öncesi öğretmenlerinin ve öğretmen adaylarının bulundukları sınıflarda üstün yetenekli çocukları fark ederek isabetli bir şekilde aday gösterebilmeleri amaçlanmıştır. Bu amaç için "Üstün Yetenekli Çocuk Aday Gösterme Eğitim Programı (ÜYÇAGEP)" geliştirilerek etkililiği değerlendirilmiştir. Araştırma öntest-sontest kontrol gruplu yarı deneysel desende tasarlanmıştır. Araştırmada Edirne ilinde ölçüt örnekleme yöntemi ile belirlenen 20 okul öncesi öğretmeni ve 20 okul öncesi öğretmen adayı ile çalışılmıştır. ÜYÇAGEP'in etkililiği iki yöntem ile değerlendirilmiştir. Birincisinde, ÜYÇAGEP alan ve almayan 40 katılımcıya araştırmacı tarafından geliştirilen "Üstün Yetenekli Çocuk Algı Ölçeği (ÜYÇALÖ)" öntest, sontest ve izleme testi olarak uygulanmıştır. İkincisinde ise, ÜYÇAGEP alan ve almayan 40 katılımcının bulundukları sınıflarında üstün yetenekli olarak düşündükleri çocukları aday göstermeleri istenmiştir. 40 katılımcı tarafından aday gösterilen 54 çocuğun zeka, yaratıcılık ve motivasyon düzeylerini incelemek için Stanford Binet Zeka Testi, Yaratıcılık Potansiyelinin Ölçülmesi Testi (EPoC) ve Okul Öncesi Motivasyon Ölçeği uygulanmıştır. Araştırmanın verileri, Wilcoxon işaretli sıralar testi, Mann Whitney U testi ve Friedman testi kullanılarak analiz edilmiştir. Araştırmanın sonucunda ÜYÇAGEP alan ve almayan katılımcılar arasında ÜYÇALÖ'den ve alt boyutlarından elde ettikleri puanlarda anlamlı farklılık bulunmuştur. Bununla birlikte ÜYÇAGEP alan ve almayan katılımcılar arasında aday gösterdikleri çocukların Stanford Binet Zekâ Testi'nden elde ettikleri puanlarda anlamlı farklılık elde edilmiştir. Ancak ÜYÇAGEP alan ve almayan katılımcılar arasında aday gösterdikleri çocukların EPoC'tan elde ettikleri puanlarda anlamlı bir fark elde edilememiştir. Benzer şekilde ÜYÇAGEP alan ve almayan katılımcılar arasında aday gösterdikleri çocukların Okul Öncesi Motivasyon Ölçeği'nden elde ettikleri puanlarda anlamlı bir fark elde edilememiştir. Bu bulgular sonucunda ÜYÇAGEP'in etkililiği ortaya konmuştur.

Eğitim programlarıOkul öncesi dönemOkul öncesi çocuklar+5
Fatih Dereli
Hacettepe University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2019
00
DoktoraAçık ErişimTR

Özel yetenekli öğrencilerin karmaşık sayılar konulu etkinlikler ile üstbilişsel bilgi ve becerilerinin incelenmesi

Özel yetenekli öğrenciler yaşıtlarına göre yüksek düzeyde performans gösteren öğrencilerdir. Özel yetenekli öğrenciler hedeflerine ulaşmak içi kendi öğrenme ortamlarını düzenleyebilirler ve bu özellikleri üstbiliş kavramı ile ilişkilidir. Özel yetenekliler eğitim ile desteklendiklerinde diğer öğrencilere göre üstbiliş yönünden daha fazla ilerleme kaydedebilirler. Çalışmanın amacı özel yetenekli öğrencilere üstbiliş öğretimi, karmaşık sayılar konusu içinde verilerek öğrencilerin üstbilişsel süreçlerinin gelişimini incelemektir. Çalışma grubu BİLSEM'de öğrenim gören 3 özel yetenekli öğrenciden oluşmaktadır. Çalışma 2017-2018 öğretim yılının birinci döneminde gerçekleştirilmiştir ve uygulama süreci 3 ay sürmüştür. Geogebra yazılımının da kullanılabileceği karmaşık sayılar konusuna yönelik etkinlikler hazırlanmıştır. Öğrencilerin uygulama öncesi ve sonrasındaki üstbilişsel bilgi ve beceri düzeyleri üstbiliş farkındalık ölçeği ile belirlenmiştir. Özel yetenekli öğrencilerin üstbilişsel bilgi ve beceri düzeylerinin gelişiminin incelenmesi karmaşık sayılar etkinliklerinden sonra mülakat soruları ile gerçekleştirilmiştir. Öğrencilerin uygulama öncesindeki üstbiliş farkındalık ölçeğinden elde edilen sonuçlar yüksek iken, hem süreç içerisindeki gelişim düzeyleri hem de süreç sonunda uygulanan üstbiliş farkındalık ölçeğinden elde edilen sonuçlar daha düşük çıkmıştır. Bu farkın sebebi, özel yetenekli öğrencilerin kendilerini daha yeterli algılamaları olabilir. Üstbilişin biliş bilgisi bileşenine ait alt bileşen puanları, bilişin düzenlenmesine ait alt bileşen puanlarından ve düzeylerinden daha yüksek çıkmıştır. En yüksek belirlenen biliş bilgisi alt bileşeni bildirimsel bilgi, bilişin düzenlenmesi alt bileşeni ise değerlendirme alt bileşeni olmuştur. Üstbiliş öğretimi için daha uzun süren bir uygulama, alan bilgisi olarak karmaşık sayılardan daha farklı bir konu ve daha farklı yaş grubundaki öğrenciler seçilebilir. Ve bu şekilde öğrencilerin üstbiliş seviyeleri incelenebilir.

Bilişüstü beceriBilişüstü farkındalıkKarmaşık sayılar+6
Gökhan Karaaslan
Hacettepe University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2019
00

İlgili konular