Jewellerys
79 theses under this subject heading
Çağdaş takı ve kalite yönünden değerlendirilmesi
Araştırmamızın ilk bölümünde, geleneksel ve çağdaş takı kavramı içinde kültür ve geleneğin tanımları üzerinde durulmuştur. Bunu izleyen bölümlerde sırayla, tarih öncesi çağlarda takı kavramı başlığı altında Bronz Çağı, Demir Çağı, Kuyumculukta Finikeliler, Etrüskler ve Keltleri içine alan Batı Asya incelenmiştir.Daha sonra kuyumculukta Urartular, Frigyalılar, Lidyalılar, Pers İmparatorluğu, Yunan Uygarlığı tek tek ele alınmıştır. Bu tarihi dokudan sonra 20.yüzyıl kuyumculuğu ve Art and Crafts, Art Nouveau, Art Deco ürünleri kalite yönünden ele alınıp değerlendirilmiştir. 1960 sonrası takı (Op Art, Kinetik Art), post modern takı kavramı ve metalleri süsleme sanatları altı alt bölümde ayrı başlıklarla incelenmiştir.
Türk takı sektöründe uygulanan halkla ilişkiler faaliyetlerinin mükemmel halkla ilişkiler kuramı bağlamında incelenmesi
Bu araştırmada Türk takı sektöründe faaliyet gösteren firmaların halkla ilişkiler alanındaki yapılanmaları ve uygulamalarının Grunig'in Mükemmellik Kuramı kriterlerini hangi ölçüde karşıladığının araştırılması amaçlanmıştır. Araştırmanın birinci bölümünde literatür taraması yapılmıştır. Türkiye'deki takı kültürünün tarihsel gelişimi ve günümüzdeki durumu, Türk takı sektörünün dünyada bulunduğu konum, üretim, dış ticaret, istihdam ve ihracat rakamları ile ilgili açıklamalar yapılmıştır. İkinci bölümde, halkla ilişkiler kavramsal olarak anlatılarak, Grunig ve Hunt'ın dört halkla ilişkiler modeli ve Mükemmellik Kuramı hakkında literatür taraması yapılmış ve Mükemmellik Kuramı'nın bileşenleri anlatılmıştır. Araştırmanın üçüncü bölümünde, Türk takı sektöründe faaliyet gösteren firmaların halkla ilişkiler yapılanmaları ve Mükemmellik kuramı bağlamında incelenmiştir. Araştırmanın evrenini 2014 yılında en fazla altın takı ihracatı yapan ilk 100 firma oluşturmaktadır. Evreni oluşturan firmalar arasında tanıtım faaliyetleri yürüttüklerini ifade eden 36 firma bulunmaktadır. Araştırmanın örneklemini, tanıtım faaliyeti yürüten 36 firma içinden bu araştırmaya katkıda bulunmak isteyen 8 firma oluşturmaktadır. Örneklemi oluşturan firmaların halkla ilişkiler temsilcileri ile nitel araştırma tekniği bağlamında gerçekleştirilen derinlemesine görüşmeler yapılmıştır. Araştırmanın sonucunda, Türk takı sektöründe uygulanan tanıtım faaliyetlerinde iki farklı yapının ortaya çıktığı gözlemlenmiştir. Firmaların büyük çoğunluğu tanıtımlarını geleneksel firma anlayışıyla reklam ağırlıklı olarak gerçekleştirmektedirler. Bununla beraber sektörde halkla ilişkiler yapılanmalarını oluşturarak, stratejik olarak planlanan halkla ilişkiler faaliyetleri yürüten, modern halkla ilişkiler anlayışına sahip kurumsal firmaların da bulunduğu sonucuna ulaşılmıştır. Bu firmaların halkla ilişkiler yapılanmaları ve uygulamaları Mükemmellik kuramı bağlamında incelendiğinde, halkla ilişkiler departmanlarının tüm kriterleri karşılamamakla birlikte, mükemmele yakın bir halkla ilişkiler yapılanması ve faaliyetleri gerçekleştirdikleri görülmüştür.
Üç boyutlu grafik tasarımda matrix programının takı alanında modelleme yöntemleri
Bu araştırmanın amacı; üç boyutlu grafik tasarımlarda kullanılan temel modelleme yöntemleri ve kuyumculuk alanında temel tasarım yöntemleri incelenerek, üç boyutlu takı tasarım alanında, program becerisini arttırmaya yönelik akademik araştırma ortaya koymaktır. Bu araştırma ile üç boyutlu grafik tasarım programlarında, ortak temel modelleme yöntemleri ile temel modelleme türleri incelenmiştir. Araştırma kapsamında Matrix programda kullanılan temel modelleme yöntemleri anlatılmıştır. Programın arayüzü ve komut çalışma şekli ve üç boyutlu tasarım yapılırken programın sağladığı komut kolaylıkları örnekler ile açıklanmıştır. Araştırma kapsamında 6 adet tasarım hazırlanmıştır. Bu tasarımlardan seçilen tektaş yüzük tasarımının, Matrix programında modelleme aşamaları aktarılmıştır. Araştırma kapsamındaki elde edilen tüm veriler değerlendirilerek sonuçta bir araya getirilmiş, gerekli görülen noktalara çözüm önerileri sunulmaya çalışılmıştır.
İlk çağ medeniyetlerindeki takı tasarım algısı ve bu algının günümüz algısına etkileri
Takı, gerek zanaat gerek sanatsal bakımdan sosyalleşme ve statü sergileme açısından önemli bir göreve sahiptir. Bu çalışma takı tasarımının tarihsel süreç içerisinde incelenmesine, tasarımı, algısı, üretimi açısından ve toplumlar üzerindeki etkisi açısından önemine işaret etmektedir. Ele aldığım konu doğrultusunda takı tasarımı örnekleri incelenmiş olup, en az ?Altın? kadar değerli olan tarih ve kültürün takı tasarım algısı üzerindeki etkilerine dikkat çekilmiştir.
19. yüzyıl Osmanlı resim sanatında kullanılan takılar
Osmanlı saray yaşantısında 19. yüzyılda batının etkisiyle lüks yaşam ve gösteriş hakimdir. Bu dönem içerisinde Osmanlı halkı ve saray kadınları yaşamlarına pek çok takıyı dâhil etmişlerdir. Bu gösterişli dönemin etkisiyle, kullanım amaçlı takılar bile ışıltılı birer mücevhere dönüştürülmüştür. Batı etkisiyle Osmanlı resim sanatına giren gerçeğe yakın tarzdaki resimlerde betimlenen takılar sıkça karşımıza çıkmaktadır. Bu tarz resimlerin en iyi örneklerini, sarayda hizmet vermiş minyatür sanatçıları ve Osmanlı toprakları içinde yaşayan yabancı ressamlar vermişlerdir. Bu dönemde yabancı ressamlar resimlerini saray yaşamı hakkında duydukları ve kendi hayal güçlerinin sınırlarını zorlayarak gerçekleştirmişlerdir. Alışık oldukları perspektife, ışık, gölge ve figür resimlerine, Osmanlının büyüsünü ekleyerek resimler yapmışlardır. Türk ressamlarının teknik resim amaçlı askeri liselerde ders olarak başladıkları resim sanatında batılı anlayışa uygun resimler yapmaları daha geç tarihlere bırakılmıştır. Bu nedenle 19.yüzyılda Osmanlı toprakları içinde yaşayan yabancı ressamların eserleri Türk ressamlara göre daha çok sayıda görülmektedir.Takının geçmişi insanlık tarihinin başlangıcına kadar ulaşır. Bu uzun süreç içerisinde takılar bize toplumsal ve kültürel değişimleri, gelişmeleri takip edebilmemizi sağlamıştır.Bir toplumda ya da toplulukta iletilen kültürel kalıntıları, alışkanlıkları, bilgi, töre ve davranışların tümünü kuşaktan kuşağa gelenekler ulaştırır. Geleneksel olan ise, bunların tümünü benimsememiz ile ortaya çıkar. Bir ulusun kıyafet tarzı ve takıları, yaşadığı dönemin kültürel, sosyal ve ekonomik özellikleri ile pek çok bilgiyi bünyesinde taşımaktadır.Bu araştırmada Batılaşma sürecinde yer alan Osmanlı Ressamlarının yapmış oldukları resimlerdeki takılar üzerinden, Osmanlı Resminin Batılaşma sürecinden başlayarak, 20. yüzyıla kadar yapılmış olan örneklerini incelemiş bulunmaktayız. Osmanlının kültür ve sanat ortamını oluşturan sanatçılar içinde yaşayan ve buraya sık sık gelen yabancı ressamların varlığı da araştırma kapsamı içine alınmış, Yabancı ressamlar, azınlıklar ve Levantenler de, Türk Ressamlar gibi Osmanlı resminin oluşumunu sağlayan bileşenler içinde yer aldığı görülmüştür. Bir başka ifadeyle tezimizin ?19. Yüzyıl Osmanlı Resim Sanatında Kullanılan Takılar? başlığı kapsamında ana çerçeveyi oluşturan ?Osmanlı Resim Sanatı? kavramı içinde salt Osmanlı topraklarında yaşayan sanatçıların değil, bu coğrafyadaki yaşamı resimlerinde yansıtan Batılı ressamlar da önemli bir yer tuttuğunu belirtmeliyiz.
Kars Müzesi'nde bulunan etnografik madeni takılar
Doğu Anadolu bölgesinde yer alan Kars ili ilk çağlardan beri önemli medeniyetleri içinde barındırmış, ev sahipliği yapmış ve bir uygarlık merkezi haline gelmiştir. Geçmişten günümüze kadar farklı ve zengin kültürlerin içinde yer aldığı Kars ili Anadolu'nun önemli şehirlerinden birisidir. ''Kars Müzesi'nde Bulunan Etnografik Madeni Takılar'' başlığı altında yapılmış bu çalışmada ilk olarak Kars ilinin coğrafi konumu ve tarihçesi, müzecilik ve Kars müzesi, madenlerin gelişim süreci, takının tarihçesi, , takı yapımında kullanılan gereçler, maden yapım ve süsleme teknikleri detaylı bir biçimde açıklanmıştır. Müzenin depo bölümünde bulunan elli eser teknik, form ve kompozisyon olarak tek tek incelenmiş, fotoğraflanmış ve envanter kayıtları alınarak katalog kısmında detaylı bir şekilde açıklanmıştır. Değerlendirme ve karşılaştırma bölümünde teze konu olan eserler kendi aralarında değerlendirilmiştir. Karşılaştırmada eserler hem kendi aralarında hem de Anadolu'nun farklı bölgelerinde yer alan eserlerle karşılaştırılarak benzer ve farklı yönleri ortaya çıkarılmıştır. Teze konu olan eserlerin başka bölgelerdeki eserlerle benzer özellikler taşıması, kültürler arası bir etkileşimin olduğunu da göstermektedir. Çalışmanın son bölümünde incelenmiş eserlerden elde edilen bilgilerle bir sonuç çıkarılmış, çizimler ve fotoğraflarla bitirilmiştir. Anahtar Kelimeler: Müze, Kars, Etnografik takı, Madeni eserler
Şanlıurfa Müzesi'nde bulunan etnografik madeni takılar
El sanatları Anadolu geleneksel kültürünün vazgeçilmez bir parçasını oluşturmaktadır. El sanatlarının bir kolu olan takı ilk çağlardan beri kullanılmaktadır. İlk etapta dinsel simge, büyü, statü gibi işlevsel özelliklerin ön planda olduğu takı kullanımı zamanla estetik kaygıların ön plana çıktığı bir zemine oturmuştur. Peygamberler şehri olarak da adlandırılan, son yapılan arkeolojik araştırmalarla özellikle Göbeklitepe Tapınağı'nın keşfinden sonra geçmişinin milattan önce (M.Ö.) 11.000 yıllarına kadar uzandığı tahmin edilen Şanlıurfa şehri birçok medeniyetin yaşadığı bir alandır. Burada yapılan arkeolojik kazılar, hala varlığını sürdüren mimari eserler geçmişin birer belgeleri olarak karşımıza çıkmaktadır. Anadolu'da yaşamış olan zanaatkarlar çeşitli yapım ve süsleme teknikleri ile birbirinden güzel eserler üretmişlerdir. Bu eserler geçmişten günümüze açılan pencereler olup bir topluluğun tarihini, kültürünü, yaşayışını tanımlamakta bize yardımcı olmaktadır. Şanlıurfa Müzesi'ndeki bir grup etnografik takı üzerine yapmış olduğumuz bu çalışmada, eserlerin kullanılan malzeme, yapım tekniği, süsleme yöntemleri gibi özellikleri incelenmiştir. Takının tanımı, tarihçesi, takı yapım ve süsleme teknikleri değerlendirilmiş olup Şanlıurfa İli ve Müzesi tanıtılmıştır. Çalışmaya müzede bulunan 29 adet etnografik madeni eser alınmıştır. Bu eserler hakkında oluşturulan bilgi formları ile özellikleri anlatılmıştır. Ele alınan takılar Osmanlı Dönemi ve Erken Cumhuriyet Dönemine aittir. Değerlendirme bölümünde ele alınan takılar hem kendi içlerinde hem de birbirleriyle karşılaştırılarak anlatılmıştır. Elde edilen veriler sonuç bölümünde kısaca verilmiştir.
Kadın anatomisine özgü işkence aletlerine dair bir inceleme ve nefsi müdafaa amacına yönelik takı tasarımı
Tarih boyunca kadınlar cinsiyetleri ve kimlikleri üzerinden baskı altında tutulmuş, suçlanmış ve cezalandırılmıştır. Kadınlara uygulanan suç ve ceza sistemi tarihteki ilk çivi yazısı (ön anayasa) hukukunda karşımıza çıkar. Kadınlar, politik ve yasal olarak erkeklere göre dezavantajlı durumda kaldıkları için "dışlanmış" bir yaşam sürmeleri sağlanmıştır. Geçmişten günümüze kadın ve sanat ilişkisi toplumsal ve ekonomik gelişmelerle paralellik göstermiştir. Bu yapı içerisinde değerlendirilen kadına yönelik şiddet konusu tüm dünyada ve ülkemizde yaygın ve önemli toplumsal sorunlardan biridir.1 Özellikle Türkiye'de cinsiyeti, cinselliği ve kimliği yüzünden şiddet gören kadın ölümleri hala devam etmekte ve failleri çoğunlukla ceza almadan salıverilmektedir. Orta Çağ, kadın hareketlerinin oluşmasında önemli bir dönemdir. Bu dönemde özellikle kilisenin "büyücü" ya da "yalancı" olarak adlandırılan kadınlara yaptığı işkenceler ve uyguladığı kıyım, kadın hareketinin oluşmasında temel olmuştur.2 19.Yüzyıl'ın sonları, 20. Yüzyıl'ın başlarında kadınların fiziksel olarak kendilerini savunma, nefsi müdafaa hareketi ortaya çıkmıştır. En erken örneklerini 1850'lerde gördüğümüz nefsi müdafaa takı tasarımları üzerine günümüze kadar çeşitli çalışmaları yapılmıştır. Bu çalışmada özellikle kadınların anatomisine özgü işkence aletlerine dair bir inceleme, bu işkence aletlerinin sanatta betimlenmeleri ve kadınların nefsi müdafaa hareketi ile nefsi müdafaa amacına yönelik takı tasarımları üzerine çalışmalar incelenmiştir.
Anadolu medeniyetlerinde kullanılan takıların günümüz seramik sanatında yeniden yorumlanması
İnsanların ihtiyaçları her devirde sürekli olarak değişmiştir. Ancak bu ihtiyacın şekli ne olursa olsun, barınma, beslenme, giyinme ve süslenme ihtiyaçları hiç değişmemiştir. Süslenme ihtiyaçlarının en önemli göstergelerinden birisi olarak kullanılan takının, tarihsel geçmişi ilk çağlara kadar gitmektedir. İnsanoğlunun, zamanla takıya olan yaklaşım biçimleri değişse de, günümüze kadar gelmiş ve vazgeçilmezliğini korumuştur. Teknolojik gelişim ile takı üretiminde kullanılan malzemeler zamanla çeşitlilik göstermiş ve takı önceleri herhangi bir işlevselliği karşılamak için seçilirken, zamanla tasarımının ön plana çıkarıldığı estetiksel bir obje halini almıştır.Seramiğin takıda kullanılması, değerli süs taşları ve metallerin taklitlerini üretebilme kaygısı ile başlamıştır. Bunun sonucu olarak seramik, zamanla başlı başına bir takı malzemesi halini almıştır. Kırılganlığı dezavantaj, sınırsız renk ve dekor seçeneği sağlaması ise avantaj olan seramik, günümüzde birçok sanatçı tarafından takı malzemesi olarak uygulanmakta olup, her geçen günde gelişen teknolojisi ile takı sanatında önemini korumaya devam etmektedir.Bu çalışmada; takının tanımı, işlevi ve tarih öncesi çağlardan başlayarak günümüze kadar gelişi, kullanım amaçları ve üreten yurt içi ve yurt dışı sanatçıların eserleri irdelenmiş, bunun sonucunda araştırmacı tarafından yapılan özgün seramik uygulamaları ortaya konmuştur.Araştırma kapsamında tasarlanan seramik eserler, günümüz bilim, teknoloji ve sanat anlayışıyla yorumlanarak üretilmişlerdir. İşlevsellikten uzak, farklı biçim ve süsleme elemanlarıyla zengin, görsel plastik bir dil oluşturulmaya çalışılmıştır.
Seramik hediyelik eşya üretiminde tasarım ve işlev analizi
İlk insanlarda kurban olarak karşımıza çıkan hediye verme geleneği doğum, düğün, bayram gibi özel günlerle eskiden beri süre gelmiştir. Çağımızda da bu özel günlere hızla yenileri eklenmiş, gelişen teknoloji ve iletişim araçlarının yaygınlığı ile `hediye' bir sektör halini almıştır.18. yüzyılda ortaya çıkan sanayi devrimiyle başlayan makineleşme sonucu, bir çok sektörde olduğu gibi, hediyelik eşya sektöründe de maddi kaygılar ön planda tutularak, bir hediyelik eşyanın barındırması gereken tasarıma yönelik özellikler göz ardı edilmiştir. Oysa ki yeni fonksiyonlara ihtiyaç duyan dünyada tasarlanan ürünlerin pratik, sembolik ve estetik açıdan işlevini en iyi şekilde yerine getirmesi oldukça önemlidir. ?Seramik Hediyelik Eşya Üretiminde Tasarım ve İşlev Analizi? adlı araştırmayla seramik hediyelik eşyaların barındırdığı tasarım ve işleve yönelik sorunların belirlenmesi ve tek bir bakış açısıyla üretilen ürünler yerine çağın gereksinimlerine yanıt veren, sağlıklı, kullanışlı, estetik, kalıcı ürünlerin üretilmesine yol gösterici olması amaçlanmıştır.
Kalkolitik Smintheion (Gülpınar) kazıları buluntusu deniz kabukları
Bu yüksek lisans tez çalışması Çanakkale ili Ayvacık ilçesi Gülpınar beldesinde bulunan ve yaklaşık olarak M.Ö. 5200-4800 yılları arasına tarihlenen Kalkolitik dönem Smintheion yerleşiminde ele geçen deniz yumuşakça kabuklarını sistematik ve işlevsel açıdan incelemeyi amaçlar. 2004 yılından 2010 yılına kadar Sminetheion (Gülpınar)'da sürdürülen arkeolojik kazılar sırasında ele geçen yaklaşık 7000 adet deniz yumuşakça kabuğu detaylı olarak incelenerek bu yerleşim insanlarının besin maddesi olarak hangi tür yumuşakçalardan faydalandıkları ve besin artığı durumundaki yumuşakça kabuklarını ikincil kullanımla ne şekilde değerlendirdikleri konuları irdelenmiştir. Deniz yumuşakçalarının besin maddesi olarak kullanımı Anadolu'da Paleolitik döneme kadar eskiye gittiği arkeolojik veriler ışığında ortaya koyulmuştur. Ele geçen yaklaşık 7000 adet deniz yumuşakça kabuğu içinde 121 adet işlenmiş örnek belgelenmiştir. İşlenmiş bu örneklerden 9 adedi alet, 112 adedi süs eşyası olarak değerlendirilmiştir. Arkeolojide ürünlerin ikincil kullanımlarının çok sık karşımıza çıktığı söylenemez. Bu bakımdan Kalkolitik Smintheion (Gülpınar) yerleşimindeki deniz yumuşakça kabuklarından yapılmış kolye, boncuk ve aletlerin yenebilen türlerden üretilmiş olmaları, yerleşim insanlarının bu kabukların ikincil bir amaç doğrultusunda kullanımının bilincinde olduklarını ortaya koymaktadır. Deniz yumuşakça kabukları ile ilgili çalışmaların sınırlı sayıda olduğu göz önüne alındığında bu yüksek lisans tez çalışmasının Anadolu arkeolojsine katkı sağladığı düşünülebilir.
Erken Bizans İmparatorluğu dönemine ait kuyumculuk tekniği ve sanat eserlerindeki tasvirleri
Erken Bizans Dönemi'nde, Konstantinopolis, Doğu Roma İmparatorluğunun ekonomik, siyasi ve dini merkezi olarak gösterdiği gelişmeyle MS 7. yüzyıla kadar sürecek bir ilerleme tanımlamaktadır. Özellikle MS 6. yüzyıldan itibaren, saray bünyesinde yer alan mücevher atölyeleri ve büyük ihtimalle burada daimi tutularak üretimleri izlenen zanaatkârlar yepyeni teknikler bularak, döneme tarihlendirilen tasarımlarıyla belirginleşmektedir. Bu tez çalışmasında, sonraki dönemlerde klasikleşecek olan takı stillerindeki gelişim, teknik ve tasarımsal izleri, günümüze ulaşmış antik mücevherler, mozaik, fildişi, metal, dokuma, taş ve terracotta üstüne tasvir edilen eserlerde izleri takip edilerek yansımaları karşılaştırılmıştır. I. Iustinianus kendi İmparatorluğunu tanrısal bir boyuta taşımak için, Codex Iustinianus adı altındaki yeni Roma Kanun düzenlemesine dayanarak 11.12 paragrafında koyduğu kriterlerle mücevher üretim ve kullanım ayrıcalıkları hakkında sınırlamalar getirmesi ile döneme damgasını vurmuştur. Bu araştırmada yapılan analog sonucunda dünyanın değişik müzelerine dağılmış, çoğunluğu Mısır'ın Asyut bölgesinde gün ışığına çıkan eserlerdeki karakter birliği, sanat eserlerindeki betimlemeler araştırmacıların ilgisine sunulmuştur.
Anadolu kaynaklı doğal liflerle takı tasarımları
Bu çalışma Yüksek Lisans tezi olarak hazırlanmış olup, çağlar boyunca çeşitli anlamlarla kullanılan takıların üretimi ve tasarımında yeni arayışlar içinde, doğadan, doğal olandan faydalanarak çağdaş ve modern bir çerçevede disiplinler arası etkileşimler içinde takı tasarımları yapmak hedeflenmiştir. Süreç içinde değişim ve dönüşüme uğradığı gözlemlenen doğal lifler, Hayvansal ve bitkisel olarak ele alınmıştır. Araştırma kapsamında literatür taraması yapılmış, bugüne kadar yapılan tez çalışmaları, kitaplar ilgili makale ve elektronik kaynaklar taranarak incelenmiştir. Bitkisel kaynaklı lifler ile ilgili özellikle muz lifi sahasında incelenmiştir. Bu bağlamda Türkiye'de yeni bir çalışma olan muz lifi ile ilgili kaynaklara ulaşılmada zorluklar yaşanmıştır. Konu başlığı olarak iki farklı disiplinin Anadolu kaynaklı doğal lifler ve takı olgusunun birleştirildiği bu çalışmanın daha önce çalışılmamış olması ve doğal liflerin sürdürülebilirliği açısından önem teşkil etmektedir. Araştırma da takıların dinsel-mitolojik büyüsel bir unsur olarak da kullanıldığı görülmüş, sembolik ve tinsel anlamları da incelenmiş, takı yapımında tarihsel süreç içinde çok çeşitli malzemelerden faydalanıldığı görülmüştür. Bunlar asında boynuz, deri, kemik, doğal taşlar, deniz kabukları bulunmaktadır. Aynı zamanda takı olgusunun çeşitli şekillerde doğal malzemelerle bütünleştiğini ve sembolik anlamlar yüklendiği ürünler içinde; çörek otu, iğde ağacı dalı, üzerlik bitkisi tohumu, defne yaprağı, gibi bitkiler ile karşılaşılmıştır. Tasarımların oluşum sürecinde doğal olandan ve gelenekten beslenerek çalışmalar uygulanmıştır. Bitkisel ve hayvansal lifler kullanılarak 11 adet tasarım oluşturulmuştur.
Çarpana dokuma tekniklerinin kuyumculuk alanında kullanımı
El sanatları toplumların kültürlerini gelecek nesillere aktaran ve insanların ihtiyaçları doğrultusunda ortaya çıkmış, ustalık ve hüner gerektiren üretimlerdir. El sanatları içerisinde yer alan çarpana dokumalar, bebek taşımadan eşya bağlamaya kadar birçok alanda kullanılabilmektedir. Hammaddesi ve tekniğindeki zenginlikleri ile varlığını günümüze kadar ulaştırmıştır. El dokumaları arasında yer alan zaman zaman kare, dikdörtgen gibi şekilli araçlar, zaman zaman da yer düzenekleri ile dokunan çarpana dokumalar, tekniği korunarak yeni desen ve malzemelerle yorumlanmaya çalışılmaktadır. Kuyumculuk, tasarımcısının fikirleri doğrultusunda çizdiği modelleri çeşitli materyal ve teknikler kullanarak ortaya çıkarttığı el sanatımızdır. Kuyumculukta hafif, esnek ve karmaşık parçalar oluşturmak için genellikle plaka ve tel kullanarak dokuma, örgü ve sepet örgü teknikleri uygulanmaktadır. Kuyumculuk üretim unsuru olan teller dokumaları oluşturan iplikler ile sıcak ve soğuk kadar birbirine zıt görünmektedirler. Sertlikleri çok farklı olsa da kendi içlerinde benzer özelliklere sahiptirler. Bu çalışmanın amacı; kuyumculukta kullanılan örgü tekniklerinden esinlenilerek disiplinler arası bağlamında geleneksel el sanatlarımızdan olan çarpana dokumanın kuyumculuk teknikleri ile uygulanabilirliğini deneysel yöntemler kullanarak yeni tasarımlar oluşturmaktır. Alan yazın tarama yöntemi ile edinilen bilgiler ışığında atölye de deneysel çalışmalar uygulanmış ve çarpana dokuma tekniği kullanılarak takılar tasarlanmıştır. Hammadde olarak has gümüş eritilmiş, haddelenmiş ve tel haline getirilerek eşit boylarda kesildikten sonra çarpana dokuma kartları ile farklı desenlerde dokuma işlemi yapılmıştır. Farklı renkleri elde etmek için ağartılmış ve oksitlenerek karartılmış has gümüş ile bakır bir arada kullanılmıştır.
Kahramanmaraş Müzesi deposundaki yüzük taşları
Tez çalışması Kahramanmaraş Arkeoloji Müzesi Deposunda yer alan bir grup figürlü yüzük taşlarının kataloglanması şeklinde gerçekleştirilmiştir. Kahramanmaraş Müzesi Envanterine kayıtlı olan 120 adet yüzük taşından Müze Arkeolojik Eserler Deposunda bulunan yüzük taşları seçilerek, bunlar üzerinde ön inceleme yapılmış ve 52 adedinin Arkeoloji Bilim Dünyasına tanıtımının sağlanması amacıyla yüksek lisans tez konusu belirlenmiştir. Tez çalışması için Kahramanmaraş Müze Müdürlüğünden gerekli izin alınmıştır. Çalışmaya konu olan 52 adet yüzük taşı Kahramanmaraş Müzesine satın alma yolu ile kazandırılmış olup tamamı envanterlidir. Bu çalışmada yüzük taşlarının, benzer örnekleri ile karşılaştırma yapılmak suretiyle tanımlamaları,tarihlendirilmeleri yapılmış, ölçüleri alınmış ve taş cinsleri belirlenerek katalog hazırlanmıştır. İncelenen yüzük taşları üzerinde tanrılar, tanrıçalar, günlük hayatla ilgili sahneler, hayvan figürleri,bitkisel figürlüler, betimlemeler, mitolojik yaratık figürler ve bir adedinde de yazıt bulunmaktadır. Çalışma kapsamındaki yüzük taşlarının çoğu Roma Dönemine, bir kısmı Hellenistik Döneme bir adedi de Tunç Dönemine tarihlendirilmiştir. Yüzük taşlarında, sard, akik, karnelien, kalseduan, sardoniks, jasper ve doğal taş gibi malzemeler kullanılmıştır. Taş dışında cam malzeme kullanılmıştır. Yüzük taşlarının, bir takı türü olan yüzüğün, ayrılmaz bir parçası olduğu için çalışmada, takıların tanımı, tarihi süreci, yüzüklerin tanımı,tarihi süreci, kullanım şekilleri, yüzük taşlarında kullanılan taş cinsleri, kullanımı, yapım teknikleri gibi bilgilere değinilmiştir. Ayrıca Kahramanmaraş bölgesinden elde edildiği için Kahramanmaraş İlinin konumu, tarihsel coğrafyası ve Kahramanmaraş Müzesi hakkında da bilgiler sunulmuştur.
İstanbul Tarihi Yarımada'nın tarihi çeşmelerinde bulunan motiflerin takı tekniklerinde uygulanması
Bu araştırmada; İstanbul tarihi yarımada tarihi çeşmelerinde kullanılan kalem işleri ve taş işlemesi ile yapılan, bitkisel, geometrik, simgesel, yazılı, hayvansal ve barok-rokoko tarzı unsurlar içeren süslemelerin, desenlerin, kompozisyonların ve motiflerin, takı teknikleri(ajur, telkari, mine, kabartma) ile kullanılması sağlanarak geleneksel öğelerin yeniden kullanılmasına katkıda bulunmak amaçlanmıştır. Çalışmanın evrenini İstanbul Tarihi Yarımadada bulunan tarihi çeşmeler oluşturmaktadır. Çalışmanın örneklemesini ise Tarihi Yarımada bölgesindeki tarihi çeşmelerde kullanılan motiflerden seçilmiştir.Çalışma kapsamında önce Tarihi Yarımadada bulunan çeşmelerin birkaçı ele alınarak eskiz çalışmaları yapılmış, bu çalışmalar içerisinden yine çoğu tasarıma dönüştürülmüştür. Ajur, telkari, mine, kabartma gibi takı teknikleri kullanılarak tasarımlar geliştirilip çizilmiştir.Çalışma sonucunda Geleneksel Türk El Sanatlarında kullanılan motiflerin takı ile yorumlanarak günlük hayatta kullanımının sağlanması ve bu yolla gelecek nesillere aktarılması sağlanmaya çalışılmıştır.Anahtar Kelimeler: Tarihi Yarımada Çeşmeleri, Motif, El Sanatları, Takı Teknikleri
Topkapı Sarayı Müzesi ve Türk ve İslam eserleri müzesinde bulunan Osmanlı dönemine ait takılarının incelenmesi
Bu araştırmanın amacı Topkapı Sarayı Müzesi ve Türk ve İslam Eserleri Müzesinde bulunan Osmanlı Dönemine ait takılarda kullanılan malzeme, teknik, motif, kompozisyon ve takıların çeşitleri açısından incelenmesidir. Bu araştırmada; İstanbul ili tarihçesi, coğrafi özelliği, Topkapı Sarayı ve Türk ve İslam Eserleri Müzesi özellikleri, el sanatları ile ilgili bilgiler, kuyumculuk sanatı ve tarihi, kuyumculukta kullanılan madenler, kuyumculukta kullanılan teknikler ile ilgili bilgiler, takı sanatı ve özellikleri, takı çeşitleri, Osmanlı?da takının gelişimi ayrıca bu konuda yapılmış çalışmalar hakkında bilgiler verilmiştir.Bu araştırmanın amacı doğrultusunda Topkapı Sarayı Müzesi ve Türk ve İslam Eserleri Müzesinde görev yapan sanat tarihçi ve görevlilerle görüşme yapılmış ve bu müzelerde bulunan 70 adet takının gözlem formu oluşturulmuş ve değerlendirilmiştir. Araştırmanın sonucunda; elde edilen bilgilere göre Osmanlı Döneminden günümüze çeşitli ve oldukça önemli takıların kaldığı görülmektedir. Teşhir salonlarında sergilenen takıların dışında müze depolarında çok sayıda takı bulunmaktadır. Araştırmada elde edilen bilgilere göre, incelenen ürünlerde en fazla sorguç takısının olduğu görülmektedir. Bu bilgiler doğrultusunda padişahların başlarında kullanılan kavukta sorguçların yaygın olarak kullanıldığını söylemek mümkündür. Araştırmada elde edilen bilgilere göre, incelenen ürünler içinde 18.yy. ait takıların daha fazla yer aldığı görülmektedir. Bununla birlikte 17.yy ve 19.yy? a ait takıların da günümüze ulaşması bakımından 18.yy? a ait takılara yakın değerler de olduğu görülmektedir. Araştırmada elde edilen bilgilere göre, incelenen takılar da ham madde olarak en çok altının kullanıldığını görülmektedir. Bu Osmanlı Devletinin gücünü ve zenginliğinin bir göstergesi olduğunu söylemek mümkündür. Araştırmada elde edilen bilgilere göre, incelenen takılarda en çok perçinleme ve mıhlama yöntemi uygulandığı görülmektedir.Bu yöntemle de yapılan takılar 16.yy. ve 17.yy. oldukça fazla kullanıldığı için klasik Osmanlı Döneminin üslubunu yansıtmaktadır. Bu bilgilere göre değerli ve yarı değerli taşların çok yaygın olarak bulunması takılarda mıhlama yönteminin çok fazla kullanıldığını göstermektedir. Araştırmada elde edilen bulgulara dayanarak, araştırmacı tarafından ortaya konulan önerilere yer verilmiştir. Anahtar Kelimeler: Topkapı Sarayı Müzesi, Türk ve İslam Eserleri Müzesi, Osmanlı Dönemi, sorguç, yakut, inci.
İç Anadolu Bölgesi Bronz Çağı Hitit Dönemi eserleri motif ve kompozisyonlarının takı tasarımında uygulanması
Bu araştırmada; Ankara ili Anadolu Medeniyetleri Müzesi ve Çorum(Çorum, Alacahöyük ve Boğazkale) Müzelerinde bulunan Bronz Çağı Hitit Uygarlığı?na ait eserleri,kompozisyon ve motif özellikleri ile inceleyerek belgelemek ilgili eserlerin motif ve kompozisyonlarından esinlenilerek takı tasarımında kullanmak ve Hitit kültürünü özgün tasarımlarla günümüze aktarmak amaçlanmıştır. Anadolu?da büyük bir uygarlığın temsilcisi olan Hitit Devleti, M.Ö. 1660?1190 yılları arasında Anadolu coğrafyasında hâkimiyetini sürdürmüştür. Hititler, bu 500 yıllık zaman dilimi içerisinde önemli sanat eserleri ortaya koymuşlardır. Bunlar kazılar sonucu ortaya çıkarılan mimari kalıntılar, anıtsal kapılar,seramik kaplar, madeni eşyalar ve heykeltraşlık eserleri olarak sıralanabilirler. Hititli sanatkârlar eserlerini meydana getirirken daha ziyade dini cepheye ağırlık vermişler; taş, pişmiş toprak, altın, bronz, gümüş, fildişi gibi malzemelerden yaptıkları çok sayıda eserlerle Anadolu?ya özgü bir sanat üslubu meydana getirmişlerdir. Bu araştırma kapsamında; Hitit Uygarlığı eserlerinin motif ve kompozisyonlarından esinlenilerek 2 adet yazı sanatı, 4 adet heykel ve kabartma sanatı, 4 adet mühürcülük sanatı, 2 adet çömlekçilik sanatı ve 3 adet maden sanatından olmak üzere toplam 15 eserden esinlenerek gümüş ve yarı değerli taşlarla üretilen ?Hitit takı koleksiyonu?hazırlanmıştır. Ayrıca araştırmada takı yapımı hakkında temel bilgiler verilmiş, yapılan takılardan bir tanesinin tasarım ve uygulama aşamaları ayrıntılı olarak analiz edilerek fotoğraflarla sunulmuştur. Bu araştırma ile geçmiş ve gelecek arasında bir bağ kurmak ve binlerce yıl önce yapılmış olan sanat eserlerinin kültürler arası aktarımı hedeflenmiştir.
Kahramanmaraş yöresi, altın işlemeciliğinde kullanılan tasarım ilkeleri
Kahramanmaraş'daki altın işletmeciliğinde kullanılan tasarım ilkeleri , içinde bulunduğumuz dönemde hem akademisyenlerin hem de iş hayatındaki uzmanların kullandığı, yararlarının etkisiyle, altın işletmecilerinin verimliliğini arttırıp çağdaş ve modern çizgilerin yakalanmasına yardımcı olduğu için tercih edilmiştir. Ancak altın işletmecileri bazen takılarda tasarım ilkelerinin kullanımına gitmemeyi tercih etmektedirler. Bunun belirleyicisi olarak da tüketicinin kendi tasarımlarını yaptırma isteği olduğu düşünülmektedir. Bu araştırmada atölye tasarı ustaları ve çalışanları ile görüşmeler yapılmış ve çalışmalar video kayıtları ile desteklenmiştir. Bununla birlikte uygulamalar esnasında ve uygulama sonunda atölye ustalarının görüşleri alınmıştır.Bu çalışmada tasarım ilkelerinin nelerden oluştuğu, sınırlarının nasıl şekillendiği araştırılmıştır. 3 altın atölyesi ele alınarak; mevcut kültürel takılardaki tasarım ilkeleri belirlenmiş , bazı takılarda tasarım ilkelerine rastlanmamış, kişilerin kendi tasarımlarında ise tasarım ilkeleri uygulamasının sınırlı olduğu belirlenmiştir.
Kahramanmaraş ili geleneksel takılarından Maraş burması üzerine bir araştırma
Geleneksel üretimi yapılan takıların günümüzde giderek azalması bu konularda çalışmalar yapılması gerekliliğini ortaya koymaktadır.Bu çalışmada Kahramanmaraş İli geleneksel takılarından olan Maraş burmasının motif özellikleri, geleneksel yapımı, süsleme teknikleri, burma yapımında kullanılan araçlar ve altın işlemeciliği yapan ustaların özellikleri araştırılmıştır.Araştırmada, Kahramanmaraş İl merkezinde bulunan ustalarının görüşlerine başvurulmuştur. Yörede geleneksel olarak Maraş burması yapımındaki tel çekmeden parlatmaya kadar tüm aşamalar fotoğraflanarak belgelenmiştir. Anket formu hazırlanarak Kahramanmaraş İl merkezinde Maraş burması yapan (eskiden ve günümüzde) ustalara uygulanmıştır. Anket formu ile elde edilen bilgiler değerlendirilerek ustaların demografik özellikleri, çalışma ortamları, mesleğe yönelik durumları belirlenmiştir.
Geleneksel Urfa giysilerinde kullanılan altın ve gümüş kemerlerin incelenmesi
Bu araştırmanın amacı Şanlıurfa'daki geleneksel giysilerde kullanılan, altın ve gümüş ile yapılmış olan kemerlerin tesbit edilmesi, bu kemerlerin üretiminin, kullanılan teknik ve malzemelerin incelenmesidir.Çalışma tarama modeline dayalı betimsel bir araştırmadır. Araştırmacı tarafından literatür taraması sonucunda, araştırmayı oluşturacak verileri elde etmek amacıyla araştırma kapsamında yer alan kuyumculara uygulanmak üzere anket hazırlanmış ve uygulanmıştır.Araştırmanın çalışma evreni, Şanlıurfa ilindeki altın ve gümüş kemerleri yapan atölye çalışanları, kuyumcu, gümüşçü ve kemer kullanıcıları oluşturmaktadır.Bu araştırma kapsamında kuyumculara anket formu uygulanmış, anket formu ile elde edilen bulguların frekans ve yüzde analizleri yapılarak tablolar oluşturulmuştur.Araştırma sonucunda; Şanlıurfa'da son zamanlarda yapılan altın ve gümüş kemerlerin özelliklerine, üretici ve tüketici düşüncelerine, kullanılan malzeme ve tekniklere ulaşılmıştır.Şanlıurfa'da son zamanlarda yapılan altın ve gümüş kemerler değerlendirilmiştir. Ayrıca yapılan görüşmeler ve bu konuda yapılan uygulamalarla ilgili bulgular doğrultusunda elde edilen sonuçlar ve sonuçlara bağlı olarak bazı öneriler sunulmuştur.
Kayseri ili geleneksel giyim-kuşam kültürü üzerine bir inceleme
Araştırma Kayseri ilinde kaybolmaya yüz tutmuş geleneksel giyim kuşam kültürünün gelecek nesillere aktarılması ve kadın erkek kıyafetlerinin baş süslemeleri takılar giysiler kullanım yerleri geleneksel Türk nakış tekniklerinin motif özelliklerini tanıtmak amacıyla yapılmıştır.Kayseri ili ve ilçelerinde geleneksel kadın erkek giyim kuşamındaki baş süslemeleri kullanılan takılar elbiseler ve başlarda kullanılan kumaşlar süsleme için kullanılan motifler nakış teknikleri elbiselerin kalıpları ve kullanım yerleri ile ilgili verilerde survey (tarama) yöntemi kullanılmıştır.Araştırmanın evrenini Kayseri ili ve ilçeleri oluşturmaktadır. İlçelerin seçimi rastgele (Rondom) yöntemi ile seçilmiştir. Seçilmiş olan ilçeler Develi, Pınarbaşı, Yahyalı, Akkışla, Yeşilhisar'dır. Kayseri ili ve ilçelerinde bulunan kadın erkek giysileri, takılar, başlıklar, baş süslemelerinin incelendiği 51 adet ürün örneklem olarak alınmıştır.Kayseri ilinde tarihsel süreç içerisinde kullanılmış ve kullanılmakta olan geleneksel kadın ve erkek giyim kuşamı yazılı kaynak olarak hazırlanmıştır. Yazılı kaynaklardan müzelerden örnekleri elinde bulunduran kurumlar ve kişilerden yararlanılarak toplanan verilere göre bilgi formları hazırlanmıştır. Bilgi formları bulgular ve yorum kısmında takılar elbiseler ve başa giyilenler için ayrı ayrı ele alınmıştır.Araştırmanın sonucunda elde edilen veriler kadın ve erkek giysilerindeki malzeme teknik, renk, boyut, desen, nakış, baş süslemeleri ve aksesuarlara ait bilgi formlarında sunulmuş olan bilgilerden tablolar oluşturulmuştur. Tablolara ilişkin elde edilen verilerin yüzde dağılımları alınmıştır. Tabloların yüzde dağılımlarına göre yorumları yapılmıştır.
Ankara ilinde bulununan tepeliklerin incelenmesi
Bu çalışmanın amacı, Ankara İli müzelerinde tespit edilen tepeliklerin biçim, boyut, malzeme, teknik, renk, süsleme ve kompozisyon özelliklerinin belirlenmesi, teknik çizimlerinin yapılmasıdır. Ayrıca incelenen örneklerin bu özelliklerinden yararlanarak yeni takı tasarımlarının yapılması ve uygulanmasıdır.Çalışmanın evrenini, Ankara İlinde bulunan kadın baş süslemelerindeki tepelikler, örneklemini ise; Ankara İlinde bulunan Etnografya Müzesi'nde 86 adet, Prof. Ülker Muncuk Müzesi'nde 2 adet, Beypazarı- Kent Tarihi Müzesi'nde 14 adet ve Estergon Kalesi Türk Kültür Merkezi Etnografya Müzesi'nde 8 adet olmak üzere toplam 110 adet tepelik oluşturmaktadır.Tespit edilen tepeliklerin genel-detay fotoğrafları çekilerek hazırlanan bilgi formları doğrultusunda tepeliklerin biçim, boyut, malzeme, teknik, renk, süsleme ve kompozisyon özellikleri incelenmiştir. Düzenlenen bilgi formları, incelenen her bir ürün için kullanılmıştır. Elde edilen bilgiler tablolara aktarılarak frekans ve yüzdeleri ifade edilerek yorumlanmıştır.Ulaşılan sonuçlara göre, tepeliklerin kare ve daire biçimli oldukları, daha çok daire biçiminin tercih edildiği belirlenmiştir. Zemininde daha çok gümüş kakma tekniğinin kullanıldığı tepeliklerde, mine, savat ve delik işi tekniğinin az kullanıldığı, süslemede ise; sıvama mıhlamanın ağırlıklı olarak kullanıldığı, kazaz, telkari ve tel işi tekniğinin daha az tercih edildiği görülmüştür. İncelenen tepeliklerde en çok yeşil, kırmızı, kahverengi ve mavi renklerin kullanıldığı, pembe ve siyah rengin ise fazla tercih edilmediği tespit edilmiştir. Süslemesinde daha çok çiçek, nokta, altı köşeli yıldız (mühr-ü Süleyman) ve el motiflerinin kullanıldığı tepeliklerde, ağaç, başak, kare, sekiz köşeli yıldız ve insan motiflerinin daha az tercih edildiği görülmüştür. Merkezi kompozisyon özelliğindeki ürünlerin tamamına yakınının, merkezden başlayan kompozisyon özelliği taşıdığı belirlenmiştir. Bu kompozisyon özelliğinin kendi içersinde, merkezden başlayan ve kenardan başlayan kompozisyon özelliği olmak üzere iki tipte olduğu ve daha çok merkezden başlayan merkezi kompozisyon özelliğinin tercih edildiği tespit edilmiştir.Bilgi formlarında yer alan 30 adet tepeliğin teknik çizimleri yapılmıştır. Tepeliklerin belirlenen özellikleri doğrultusunda 10 adet takı tasarımı hazırlanmış ve bu tasarımlardan 3 adedinin uygulaması yapılmıştır.Anahtar Kelimeler: Tepelik, takı, baş süslemesi, takı tasarımları.
Diyarbakır halk eğitim merkezlerindeki takı tasarımı eğitim programının incelenmesi
Araştırmanın amacı Halk Eğitim Merkezlerindeki Takı Tasarımı eğitim programının incelenmesi, günümüzdeki yeri, bu kurslardan yaralanan kursiyerlerin beklentileri ve kurs hakkındaki düşüncelerinin belirlenmesidir.Araştırmanın evrenini 2009-2010 eğitim-öğretim yılı Diyarbakır ili Halk eğitim merkezlerindeki Takı Tasarımı kursuna katılan kursiyerler oluşturmaktadır. Bu evrenden rastgele seçilen 120 kursiyer araştırmanın örneklemini oluşturmaktadır.Araştırma kapsamına alınan kursiyerlere uygulanan anketlerden elde edilen veriler bilgisayar ortamına aktarıldıktan sonra istatistiksel analizlerin yapılması için Microsoft Excel programından yararlanılmıştır.Microsoft Excel programından faydalanılarak frekans (f) ve yüzde (%) değerleri hesaplanmıştır, bu değerler tablolar üzerinde gösterilmiştir. Bulgulardan elde edilen verilere göre tablolar yorumlanmıştır.Araştırma sonucuna göre tüm kursiyerlerin takı tasarımı kursuna katıldıkları, katıldıkları kurslara çevreden haberdar oldukları, çoğunluğunun boş zamanı değerlendirmek amacıyla kursa katıldıkları görülmüştür.Model tespitinde kitap ve dergilerden yararlandıkları en çok kullandığı malzemelerin boncuk olduğu görülmüştür. uygulanan tekniklerin çoğu, zor görünen fakat uygulaması kolay olan tekniklerdir.Malzemelerin çoğunu, kurs yerinin temin ettiği; renklerinin seçiminde kıyafete, modaya, kullanılan yere, hazır modele ve tasarıma uygun olması gibi bütün kriterleri göz önüne alarak renk seçimini gerçekleştirdikleri görülmüştür.Kursiyerlerin yapılan takıları aile bütçelerine katkı sağlamak için sattıkları görülmüş; Takı yapımında en çok kullanılan teknikler arasında tığ örgü, çivi kıvırma ve misina örgü kullanıldığı, en çok yapılan takılar arasında kolye, yüzük ve küpe bulunmuştur.Kursiyerlerin çoğunluğu takı tasarımı kurslarında, amaçlarına oldukça yeterli düzeyde ulaştıkları, verilen konuları, ders araçlarını, yararlanılan öğretim yöntemlerini, yararlanılan kaynakları oldukça yeterli buldukları, kurs ile ilgili beklentilerine oldukça yeterli düzeyde cevap aldıkları görülmüştür.Kursiyerlerin yaptıkları ürünleri çoğu zaman sergileyebildikleri, yapılan ürünlerle piyasadaki ürünler arasında çoğu zaman benzerlik olduğu ve ilgi çekici olduğu görülmüştür.Araştırma sonunda ortaya çıkan sorunlara dayalı olarak araştırmacı tarafından ortaya konulan önerilere yer verilmektedir.