Vocabulary teaching
191 theses under this subject heading
The effects of mnemonics on L2 vocabulary learning
This thesis aims to investigate the effect of mnemonics on second language (L2) vocabulary acquisition through a meta-analysis methodology. By conducting a comprehensive review of the literature on mnemonics in L2 vocabulary learning, this study explores their potential as a valuable tool for enhancing vocabulary acquisition skills among second language learners. The analysis incorporates findings from three studies, which collectively provide evidence suggesting a positive influence of mnemonics on L2 vocabulary acquisition. Moreover, this research presents a collection of innovative and unique mnemonic examples to contribute practical resources for future studies in the field. These mnemonic examples aim to support the exploration of mnemonic strategies in teaching and learning L2 vocabulary. The results of the meta-analysis indicate the potential benefits of mnemonics in improving learners' ability to retain and recall new vocabulary items, particularly for individuals with lower proficiency levels. Ultimately, this thesis seeks to contribute to the existing body of knowledge on mnemonics in L2 education, highlighting their potential and inspiring further investigation into their practical application for optimizing L2 vocabulary acquisition.
Satranc-ı Urefa'nın eğitsel bir oyun olarak uyarlanmasının 6. sınıf öğrencilerinin kelime öğretimine ve Türkçe dersi tutumlarına etkisinin incelenmesi (Siirt ili örneği)
Bu çalışmada, Satranc-ı Urefa'nın eğitsel bir oyun olarak uyarlanmasının 6. sınıf öğrencilerinin kelime öğretimine ve Türkçe dersi tutumlarına etkisi incelenmiştir. Araştırmanın çalışma grubu, 2017-2018 eğitim-öğretim yılının bahar döneminde Siirt il merkezinde MEB'e bağlı bulunan Şehit Öğretmen İsmail Çelik Ortaokulu'nun 6. sınıfının iki farklı şubesinde eğitimine devam eden toplam 48 öğrenciden oluşmaktadır. Araştırma, nicel ve nitel tekniklerin birlikte kullanıldığı karma araştırma yönteminin iç içe gömülü deseninde tasarlanmıştır. Araştırmanın nicel boyutu, gerçek deneysel modellerden biri olan ön test ve son test kontrol gruplu seçkisiz desene göre tasarlanmıştır. Araştırmada seçkisiz olarak atanan deney ve kontrol grubu bulunmaktadır. Deney grubunda (n=24) eğitsel oyun uygulamaları doğrultusunda kelime öğretimi gerçekleştirilirken kontrol grubunda (n=24) geleneksel öğretim ekseninde ders işlenmiştir. Her iki grupta, bütün işlemler araştırmacı tarafından gerçekleştirilmiştir. Araştırmada, nicel veri toplama araçları olarak "Kişisel Bilgi Formu", katılımcıların kelime bilgisi düzeylerinin ölçümü için Wesche ve Paribakht (1996) tarafından geliştirilmiş ve Ateş & Sis (2016) tarafından Türkçeye uyarlanarak geçerlik ve güvenirlik çalışması yapılmış olan "Kelime Bilgisi Ölçeği", Türkçe dersine yönelik tutumların belirlenmesi için Ünal & Köse (2014) tarafından geliştirilen "Türkçe Dersi Tutum Ölçeği" kullanılmıştır. Araştırmanın nitel boyutunda veri toplama aracı olarak "Öğrenci Görüşme Formu" kullanılmıştır. Satranc-ı Urefâ oyununun tespiti ve kelime öğretiminde kullanılabilecek modern uyarlama çalışması sürecinde doküman analizi tekniğinden yararlanılmıştır. Nicel verilerin analizi için SPSS (Statistical Package for Social Sciences) for Windows 22.0 programı; nitel verilerin analizi için betimsel analiz tekniği kullanılmıştır. Araştırmada, eğitsel oyun yönteminin 6. sınıf öğrencilerinin akademik başarı ve öğrenilen bilgilerin kalıcılığının artması ve Türkçe dersine yönelik tutumlarının olumlu anlamda değişmesi noktasında geleneksel öğretime göre daha etkili olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Ayrıca eğitsel oyuna dayalı kelime öğretimi ve Satranc-ı Urefa oyunundan uyarlanarak kelime öğretiminde eğitsel bir araç olarak kullanılabilirliğini incelemek amacı doğrultusunda geliştirilen Kelime Safarisi oyunu ve oyun araçlarına ilişkin deney grubu öğrencilerinin görüşlerinin belirlenmesi amacıyla uygulanan görüşme formundan elde dilen bulgulara göre Kelime Safarisi'nin eğitsel bir oyun aracı olarak uygulanabilir olduğu, kelime öğretiminin eğitsel oyunla zenginleştirilmiş öğrenme ortamında eğlenceli, yapıcı, kalıcı ve eğitici bir şekilde gerçekleştirilebileceği sonucuna ulaşılmıştır. Araştırmada elde edilen sonuçlar doğrultusunda uygulama ve ilgili konuda çalışma yapacak araştırmacılara yönelik önerilerde bulunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Dil, kelime, kelime öğretimi, Satranc-ı Urefa, eğitsel oyun
İngilizce kelime bilgisi testinin (VST) bireyselleştirilmiş bilgisayarlı test olarak uygulanabilirliğinin incelenmesi
Bireyselleştirilmiş Bilgisayarlı Testler (BBT) ölçülmek istenen yapının daha az madde ile ölçme kesinliğinden ödün vermeden ölçülebilmesine olanak sağlar. İngilizce kelime bilgisi gibi ölçülebilmesi için çok sayıda maddeye ihtiyaç duyulan yapılar için BBT bu noktadan önem teşkil eder. Bu çalışmada, İngilizce kelime bilgisini daha kısa sürede ve daha az madde ile ölçebilmek amacıyla, alan yazında İngilizce kelime bilgisini ölçmek amacıyla en çok kullanılan testlerden biri olan Vocabulary Size Test'in (VST) BBT versiyonu (BBT-VST) geliştirilmiştir. VST 140 maddeden oluşan çoktan seçmeli bir testtir. Öncelikle VST'nin kâğıt-kalem formu ile 1622 lisans ve lisansüstü öğrenciden toplanan veriler ile VST'nin geçerlik kanıtları araştırılmıştır. VST'nin İngilizce kelime bilgisini ölçmek için geçerli bir ölçme aracı olduğunun belirlenmesinden sonra aynı verilerle post-hoc simülasyonlar yapılmıştır. Çeşitli BBT kurallarının test edildiği simülasyonlardan elde edilen bulgulara göre gerçek zamanlı BBT uygulaması için en uygun yetenek kesirim yöntemi EAP, madde seçim yöntemi MFI, sonlandırma kuralı "SH ≤ .25" ve madde kullanım sıklığı kontrol yöntemi de "randomesque = 5" olarak belirlenmiştir. En uygun BBT kurallarının tespitinden sonra Concerto platformu ile BBT-VST geliştirilmiştir. Altmış lisans ve lisansüstü öğrenciden VST'nin hem kâğıt-kalem hem de BBT versiyonu ile iki versiyondan elde edilen bulguları karşılaştırmak amacıyla veri toplanmıştır. Bulgulara göre kâğıt-kalem versiyonu ile BBT versiyonunda kestirilen yetenek puanları arasında yüksek ilişki vardır (R= .83, %95 GA = .73, .90). BBT uygulamasında ortalama test uzunluğu 12 olmuştur. Bu sonuç da göstermektedir ki BBT-VST %91 oranında daha az madde kullanarak İngilizce kelime bilgisini güvenilir bir şekilde kestirmiştir.
Yabancı/ikinci dil olarak Türkçe ders kitaplarında sözcük öğretimi: Bir meta sentez çalışması
Bir dilin en önemli bileşenlerinden birisi söz varlığıdır. Son yıllarda söz varlığı ve sözcük öğretiminin yabancı/ikinci dil olarak Türkçe öğretimindeki konumu hakkında birçok araştırma yapılmıştır. Yabancı/İkinci dil olarak Türkçenin öğretiminde sözcükler öğreticilere bağlı olarak genellikle ders kitapları çerçevesinde öğretilmektedir. Alanyazında sözcük öğretimini ders kitapları üzerinden ele alan çalışmaların çokluğu ortaya sistematik bir derleme çalışması ihtiyacı çıkarmıştır. Bu doğrultuda, bu tez çalışmasının amacı; yabancı/ikinci dil olarak Türkçe ders kitaplarında sözcük öğretimini ele alan nitel çalışmaları sistematik olarak derlemek ve yorumlamaktır. Bu yorumlamayı yapmak için son günlerde popülerliği hızla artan meta sentez yöntemi tercih edilmiştir. Meta sentez yönteminin gerektirdiği dâhil etme ve hariç tutma ölçütleri çerçevesinde 2014-2022 yılları arasında yazılan yirmi dört çalışma bu tezin örneklemini oluşturmaktadır. Dâhil edilen yirmi dört çalışma; türleri, yayım yılları, yayım yerleri, yöntemleri, amaçları, bulguları, sonuçları ve önerileri bakımından sınıflandırılmış ve yorumlanmıştır. Çalışmalardan oluşturulan kodlar ışığında çalışmaların bulguları genel sözcük öğretimi ve söz varlığı olarak iki ana tema altında sentezlenmiştir. Çalışmada elde edilen veriler Thomas ve Harden'in tematik sentez tekniği yoluyla analiz edilmiştir. Bu çalışma ile yabancı/ikinci dil olarak Türkçe ders kitaplarını sözcük öğretimi açısından inceleyen çalışmaların genel eğilimi, benzerlikleri, farklılıkları ve dağılımları eleştirel bir yolla incelenerek ders kitaplarındaki sözcük öğretimi sorunları tespit edilmeye çalışılmıştır. Çalışmanın sonucunda, yabancı/ikinci dil olarak Türkçe ders kitaplarının; bazı sözcük öğretimi yöntemleri, teknikleri, stratejileri, etkinlikleri ile söz varlığı unsurları, sıklık listeleri ve derlem temelli söz varlığı açılarından yetersiz olduğu ortaya konmuştur. Anahtar Sözcükler Sözcük Öğretimi, Söz Varlığı, Meta Sentez, Yabancı/İkinci dil olarak Türkçe Öğretimi, Ders Kitapları
The effects of L2 reading practice of storybooks on enhancing young learners' vocabulary knowledge
This case study intends to investigate young learners' L2 vocabulary learning through reading storybooks, particularly focusing on their target word recognition. It also aims to find out the possible gains and effects of using interactive digital materials in an online reading program. The research was conducted with a class composed of thirteen 5th-grade students at a private school in Kayseri. They were involved in an online extensive reading program where they were instructed to complete reading and activities individually, then study with their teacher and friends on a platform where they could view interactive activities. A pre-test was implemented to identify unknown words and create a list of target words. After ten reading sessions, students were required to take a post-test. Moreover, the research journals were regularly logged into and focus group interviews along with an interview with the practitioner teacher were implemented. While the numerical data obtained represents that students' vocabulary recognition levels were quite high, qualitative data materials have brought many other details to light, and the findings were evaluated by using content analysis. The findings indicated that the process had contributed mainly on supporting L2 learning which helped to discover positive effects on learners' willingness, motivation and curiosity, variety in resources, opportunities for vocabulary retention, and increase in reading pace. On the other hand, the findings also demonstrated contributions on supporting learner autonomy which were explored as independent learning, a habit of reading in L2, effective note taking and having a sense of responsibility in learning.
İlkokul 3.sınıflarda hedef söz varlığının geliştirilmesi üzerine bir araştırma
Bu araştırmada eylem araştırması kapsamında 3. Sınıf öğrencilerinin söz varlığı gelişimleri üzerine öneri niteliğinde etkinlikler hazırlanmış ve uygulanmıştır. Araştırmanın temel amacı, İlkokul 3. Sınıf öğrencilerinin yazılı anlatımlarında kullandıkları söz varlığı unsurlarını tespit etmek ve kelime öğrenme stratejilerine uygun geliştirilen etkinliklerin öğrencilerin mevcut söz varlığı kullanımları üzerinde nasıl bir değişiklik yarattığını belirlemektir. Bu amaç doğrultusunda araştırmada öncelikle çalışma grubu öğrencilerinin her birinin söz varlığı unsurlarını kullanım düzeylerini tespit etmek için öğrencilere alternatif konuların verildiği ön test kompozisyon uygulamaları yaptırılmıştır. Öğrencilerin söz varlığı unsurları ön test kompozisyon uygulamaları ile tespit edildikten sonra kelime anlamını öğrenme stratejilerine yönelik etkinlikleri hazırlama aşamasına gelinmiştir. Kelime öğrenme stratejileri kullanılarak 10 etkinlik geliştirilmiş ve bu etkinlikler ders planlarına dönüştürülmüştür. Ayrıca her etkinlik için çalışma formları hazırlanmış ve ders planları ile birleştirilerek araştırmaya kılavuzluk edebilecek Söz Varlığı Geliştirme Kitabı oluşturulmuştur. Araştırma süresince kelime öğretimi, hazırlanan etkinliklerin yer aldığı Söz Varlığı Geliştirme Kitabı ile yürütülmüştür. Kitapta yer alan etkinlikler 10 hafta boyunca öğrencilere uygulanmıştır. Her etkinlik için 2 ders saati ayrılmıştır. İlk ders etkinlikler öğrencilerle yapılmış ve ikinci ders ise çalışma formlarındaki uygulamalarla kelime öğretimi pekiştirilmesi planlanmıştır. Araştırma boyunca her hafta öğrencilere uygulanacak olan etkinlik ve çalışma formları öğrencilere dağıtılmış ve etkinlik sonunda ürün dosyalarında biriktirilmiştir. Araştırmada son olarak sürecin başında ve sonunda "Öğrencilerin söz varlığı unsurları listeleri arasında gelişim açısından anlamlı bir fark var mı?" sorusunun cevabını öğrenebilmek için aynı kompozisyon çalışmaları çalışma grubu öğrencilerine son test kompozisyon uygulaması olarak tekrar yaptırılmıştır. Araştırmada 3. Sınıf öğrencilerin sürecin başında ve sonunda olmak üzere 4.535 kelimeye karşılık 5.579 kelime; 6 ikilemeye karşılık 51 ikileme ve 16 deyime karşılık 77 deyimi yazılı anlatımlarında kullandıkları tespit edilmiştir. Ayrıca öğrencilerin son test kompozisyon uygulamalarında öğrenimi gerçekleşen hedef kelimelerden 23 tanesini, ikilemelerden 5 tanesini, deyimlerden 4 tanesini üretici söz varlığına katarak kullanmayı tercih ettikleri gözlenmiştir. Bu durum kelime öğrenme stratejilerine yönelik geliştirilen etkinliklerde öğrenilen söz varlığı unsurlarının öğrencilerin yazılı anlatımlarına yansıdığının bir göstergesidir.
A task-based approach for teaching English vocabulary skill to Iraqi EFL learners
Task-Based approach is the most renowned and current approach in the overabundance of approaches for second/foreign language (L2) teaching. The principles that support this instructional approach are sustained to be in line with contemporary principles of second language acquisition (SLA) and assisting learners use the L2 easily. Its advocates and specialists consider that learners previously have language structure, so it is more active to involve them for complete a sequences of tasks so as to utilize language in accurate communication. It purposes at assist learners to attain novel language information. The present study experientially scrutinizes the effect of applying Task-based language teaching (TBLT) on the Kurdish in the North of Iraq 11th graders vocabulary performance. The researcher hypothesizes that TBLT is more effective and will progress learners' vocabulary performance than the traditional method of teaching vocabulary; and the experimental group outperformed in pairing collocations, but the traditional group will mostly be affected by recognizing a word classes when compared to TBLT group. To prove the posed hypotheses, the researcher adopted pre-test/post-test and control/experimental group design. The topics of the current study were 50, 11th graders at Shahid Fakhir Mergasori high school in Arbeel, Iraq. Both groups were given the pre-test before the treatments, and then, the students were selected to control and experimental groups randomly, each of one had 25 learners. Both groups were taught the same vocabulary topics during six sequential lectures. The distinction between the groups was that the experimental group was involved in TBLT activities at the same time as the control group was not prerequisite to implement any tasks. After the treatment periods, both groups were provided with the post-test. Then, the results were investigated statistically, using statistical package for science services (SPSS) and (Microsoft Excel 2007). They confirmed the first and second but disconfirmed the third hypothesis. The significant difference was discovered amid the groups in favor of the experimental group learners. The negligible difference between the groups were seen on the part of the learners in the experimental group. As an outcome, the study ends up with findings that permit the researcher to suggest further studies and propose some recommendations for the English foreign language teachers in general to implement the TBLT techniques in their classroom performs, and syllabus designers combine precepts and processes of TBLT in the students' book and teachers' guide. Keywords: Task, Task-Based Language Teaching, Vocabulary, Learning Vocabulary,Teaching Vocabulary.
كفاءة أستاذ اللغة العربية لغير الناطقين بها من نظريات اللغة وظواهرها
Arabic Language has many phenomenon that make it near of mind and thinking. The old books are full of them. By having a deep look and analysis, we will be able to comprehend the harmony between linguistic system related to these phenomenon and the mental one which depends on logic and syplification in comprehension and treatment. Analyzing these phenomenon seeks to providing Arabic vocabulary with an easy way which help students understand meaning and learing by heart. This research illustrates and proves the relationship between teaching that depend on languages Jurisprudence and what can Arabic non-speakers students collect of linguistic Arabic vocabulary according to the linguistic Jurisprudence theaory which depends on principle of minds cells which has been used by the researcher according to the mechanism mind job, and how the human mind treats with language symbols and the memory of human beings depending on mental data coming to memory. In this paper, the researcher depended on what linguistics studied about mental logic and method of human memory. According to this theory it is clear that mind Works during memorizing preventing similar cells from working. These cell form containers like couple container,triple, quadruple, quinary, sixfold and phonetic one.All of these container work according to nervous flowing, but the mental symbolism is different from each other. They have an importantr role in symplifiying words to be learned by heart anh the ability to restore them. To deal with the current atmosphere of the educational process in the universities inwhich Arabic is being taught, the researcer did a questionnaire of 73 teachers who teach Arabic fon on-speakers in Turkish universities about the procedures of educational process, its elements and dimensions related to the phenomenon of languages understanding and to induct to what extent these phenomenon is important in the educational meaning. The researcher also suggested for Arabic teachers of non-speakers acurruculumn related to linguistic treatment by dealing with Qotrub triangle in this method by which teacher can deal with languages understanding easily, on the other hand students can learn by heart Arabic words in an easy way.
The impact of educational games and gender on five-year-old iraqi efl learners
The present study aimed to investigate the impact of educational games as a significant learning technique in teaching English Vocabulary among five-year old Iraqi EFL learners. The participants of the study were 32 preschool children at Wano private kindergarten. They were divided into two different groups; the experimental group which was taught by educational games and the control group which was exposed to the traditional methods of teaching English vocabulary, there were 16 students for each group (8 male and 8 female). A Checklist was used as Data collection instrument which consist of 36 EFL vocabulary items. At the beginning of the study, they were given a pretest to measure their vocabulary performance. Then, after six weeks of treatment, they were given posttest. The outcomes showed a significance difference between the experimental group and the control group in terms of posttest achievement in English vocabulary scores. Therefore, the educational games proved to be useful in teaching English vocabulary. Furthermore, the influence of gender on five-years-old Iraqi preschool kids in learning new English vocabulary with educational games in the experimental group and without educational games in the control group was conducted by means of independent sample t-tests. The analyzed data showed non-significant gender effect for both groups in learning new English vocabulary.
تصميم تطبيق في الهاتف المحمول لتنمية المفردات اللغوية للدارسين الناطقين بغير العربية
The aim of this study is to facilitate learning and enhancing arabic vocabulary for non-Arabic learners through a mobile application. The study follows a descriptive approach in describing the arabic vocabulary applications, defining criteria, describing the components of the application, and the analytical approach for evaluating these applications and their analysis of the results of evaluation, in addition to the developmental approach of the researcher to design the application according to the general model of instructional systems design (ADDIE). The sample consisted of four applications for learning arabic vocabulary, which were chosen according to the criteria defined by the study. In order to design and evaluate these applications, the researcher developed a questionnaire for the study in order to identify the application design criteria for enhancing arabic vocabulary for non-Arabic learners. The questionnaire consisted of six axes, nine criteria and fifty eight indicators. The study also identified Vocabulary learning strategies of learning arabic vocabulary for non-Arabic learners. It also determined the criteria for the application design that is required to help non-Arabic speakers to learn arabic vocabulary easily, but the results of the study showed that the evaluated applications didn't meet these criteria, therefore the researcher developed a mobile application for enhancing arabic vocabulary for non-Arabic students, in addition to determining its components. According to these results, the study presented a set of recommendations such as: Facilitating learning, memorizing and enhancing Arabic vocabulary among non-Arabic learners through vocabulary learning applications. It also recommended developing other applications for learning vocabulary, sounds and sentence structures in addition to improving language skills of all levels in light of the standards prepared by the study. It also recommended the need for cooperation between educators and specialists in teaching Arabic to non-native speakers with the help of educational technology experts and educational application designers in building these applications. The study also suggested a number of ideas including: conducting evaluation studies for a greater number of applications according to the specified standards, and identifying the strengths and weaknesses of them as well as studying the effectiveness of the application in developing and enhancing the arabic vocabulary for non-Arabic learners with beginner level, in addition to learners and teachers attitude towards the application.
İlköğretim sınıf öğretmenlerinin kelime öğretiminde kullanılan yöntem ve tekniklerden haberdar olma ve kullanma sıklıkları düzeyleri
Bu çalışmanın amacı, ilköğretim sınıf öğretmenlerinin, öğrencilerinin kelime hazinelerini zenginleştirmek için literatürde belirtilen kelime öğretiminde kullanılan yöntem ve tekniklerden hangilerinden haberdar olduklarını ve öğretmenlerin haberdar oldukları yöntem ve teknikleri kullanma sıklıklarını tespit etmektir. Araştırmanın örneklemini 2010- 2011 öğretim yılı İzmir İli Karabağlar İlçesindeki ilköğretim okullarında görev yapmakta olan toplam 250 ilköğretim sınıf öğretmeni oluşturmaktadır.İlköğretim sınıf öğretmenlerinin, literatürde yer alan kelime öğretiminde kullanılan yöntem ve tekniklerden haberdar olma düzeyleri, bu yöntem ve teknikleri kullanma sıklıkları belirlenmeye çalışılmıştır. Ölçme aracı dörtlü likert tipi dereceleme biçiminde hazırlanmıştır. Dereceleme seçenekleri Çok az = 1 , Bazen = 2, Genellikle = 3, ?Her zaman = 4 şeklinde belirlenmiştir. Araştırma verilerinin istatistiksel çözümlemeleri bilgisayarda SPSS for Windows 17,0 paket programı (Statistical Package for the Social Sciences) kullanılarak yapılmıştır. Verilerin çözümlenmesinde çapraz tablo (Crosstab) yapılmış, ?İlköğretim sınıf öğretmenlerinin kelime öğretiminde kullanılan yöntem ve tekniklerden haberdar olma düzeylerinin ve kullanma sıklıklarının cinsiyete göre değişip değişmediğini belirlemek amacıyla t-testi; kıdeme göre değişip değişmediğini belirlemek amacıylavaryans analizi ve bu çerçevede Least Significence Test (LSD) yapılmıştır. t-testi ve LSD testlerinde anlamlılık düzeyi olarak ,05 seçilmiştir.Yapılan analizlere göre, kadınlar erkeklere göre metin yazma ile kelime öğretimi yönteminden daha fazla haberdar olmuşlardır.Araştırmaya katılan öğretmenlerden kıdem yılları yüksek olan öğretmenlerin; birleştirilmiş yöntem, eşleştirme ve oyun ile kelime öğretimi yöntem ve tekniklerinden kıdem yılları az olan öğretmenlere göre daha fazla haberdar oldukları sonucu çıkmıştır.Araştırmaya katılan öğretmenlerden kıdem yılları az olan öğretmenlerin; gruplandırma, kavram geliştirme, tekrar ve jest, mimik, tasvir ve taklit ile kelime öğretimi yöntem ve tekniklerinden kıdem yılları yüksek olan öğretmenlere göre daha fazla haberdar oldukları sonucu çıkmıştır.Yapılan analizlere göre, erkekler kadınlara göre eş anlamlı kelimeleri kullanma, konuşma ve metin yazma ile kelime öğretimi yöntem ve tekniklerini daha sık kullanmaktadırlar.Araştırmaya katılan öğretmenlerden kıdem yılları yüksek olan öğretmenlerin; gruplandırma, konuşma ve tekrar ile kelime öğretimi yöntem ve tekniklerini kıdem yılları az olan öğretmenlere göre daha sık kullandıkları sonucu çıkmıştır.Araştırmaya katılan öğretmenlerden kıdem yılları az olan öğretmenlerin; eşleştirme, oyun ve resimleme ile kelime öğretimi yöntem ve tekniklerini kıdem yılları yüksek olan öğretmenlere göre daha sık kullandıkları sonucu çıkmıştır.Araştırmanın sonuçlarına bakıldığında, parmak ile kelime öğretimi ve zihinsel imaj ile kelime öğretimi yöntemlerinden hiçbir öğretmenin haberdar olmadığı ve dolayısıyla bu yöntemlerin hiç kullanılmadığı ortaya çıkmıştır. İlköğretim Türkçe 1-5. sınıflar öğretim programında geçen ve örneklerle açıklanan kelime öğretimi yöntem ve tekniklerinden haberdar olma düzeylerinin en üst seviyelerde olduğu görülmüştür. Haberdar olma oranında % 50' nin üzerinde olan 18 yöntem ve teknik vardır. Fakat kullanma sıklığına gelindiğinde bu yöntem ve teknikler 11'e düşmektedir. Bu durum ilköğretim sınıf öğretmenlerinin haberdar olduğu yöntem ve teknikleri kullanmadıklarını ortaya çıkarmaktadır.Literatürde geçen kelime öğretimi yöntem ve teknikleri öğretim programına dâhil edilmelidir.İlköğretim 1-5. sınıf Türkçe ders kitapları bu yöntem ve tekniklere göre yeniden hazırlanmalıdır.İlköğretim sınıf öğretmenliği lisans programına bu yöntem ve teknikler bir ders olarak dâhil edilmelidir.Anahtar Kelimeler: İlköğretim Sınıf Öğretmenleri, Kelime, Kelime Öğretimi, Yöntem ve Teknikler.
Bağlam temelli kelime öğretimi yönteminin kelime kazanımına katkısı
Bu araştırma, bağlam temelli kelime öğretimi yönteminin ilkokul dördüncü sınıf öğrencilerinin kelime kazanımlarına katkısını tespit etmeyi amaçlamıştır. Araştırmada nitel destekli nicel bir model kullanılmıştır. "Öntest-sontest kontrol gruplu deneysel" desen kullanıldığı için nicel olan bu çalışma, görüşme tekniğinin de kullanıldığı nitel bir yöntemle desteklenmiştir. Araştırmada üç farklı veri toplama aracından yararlanılmıştır. Bu araçlar: Öntest ve sontest-kalıcılık testi verilerini toplamak amacıyla araştırmacı ve iki alan uzmanı tarafından geliştirilen, öğrencilerin hedef kelimeleri cümle içinde kullanmalarını gerektiren üçlü likert form ve ilkokul dördüncü sınıf öğrencilerinin bağlam temelli kelime öğretimi yöntemi hakkındaki düşüncelerini tespit etmeyi amaçlayan ve açık uçlu sorulardan oluşan yarı yapılandırılmış görüşme formudur. Araştırmada iki farklı çalışma grubu ile çalışılmıştır: Birinci çalışma grubunu 2016-2017 Eğitim-Öğretim yılında Aydın ili Germencik/Ortaklar Mehmet Hüseyin Öncel İlkokulu'nda dördüncü sınıfta öğrenim gören ve uygun örnekleme yöntemi ile seçilen 25 deney grubu ve 25 kontrol grubu olmak üzere toplam 50 öğrenci oluşturmaktadır. İkinci çalışma grubunu ise bağlam temelli kelime öğretimi yöntemi ile ilgili görüşme yapılan deney grubundan 25 öğrenci oluşturmaktadır. Deney ve kontrol grupları oluşturulduktan sonra tüm gruplara öntestler uygulanmıştır. Öntestler uygulandıktan dört hafta sonra, hedef kelimeler kontrol grubuna kelimenin anlamını sözlükten bulup yazdırarak verilirken, deney grubuna ise hedef kelimeler "Bağlam temelli kelime öğretimi yöntemi" ile verilmiştir. Uygulama, farklı gün ve farklı zaman dilimlerinde toplam 10 ders saatinde yapılmıştır. Kelime öğretimi uygulamaları bittikten dört hafta sonra, aynı gruplara aynı ölçme araçları ile sontestler uygulanarak, öntest ve sontestlerden elde edilen veriler karşılaştırılarak bağımlı örneklemler t-testi ile analiz edilmiştir. Öğrenilen kelimelerin kalıcılığını ölçmek amacıyla, sontestin uygulanmasından sonra aradan geçen dört haftanın ardından, deney grubu öğrencilerine daha önce sontest olarak uygulanan veri toplama aracı tekrar uygulanmıştır. Kalıcılık testi verileri pearson momentler çarpımı korelasyonu ile analiz edilmiştir.Son olarak, deney grubu öğrencilerine bağlam temelli kelime öğretimi yöntemi ile ilgili düşüncelerini öğrenmek amacıyla yarı yapılandırılmış görüşme formu uygulanmıştır. Görüşme formundan elde edilen veriler tematik kodlama tekniği ile yorumlanmıştır. Araştırmanın sonuçlarına göre, bağlam temelli kelime öğretimi yönteminin kelimenin anlamını sözlükten bulup anlamını yazarak yapılan kelime öğretiminden daha başarılı olduğu tespit edilmiştir. Bağlam temelli kelime öğretimi yönteminin öğrencilerin kelime kazanımlarına ve kelimelerin kalıcılığına katkısının olduğu, öğrencilerin bu yöntemi eğlenceli, zevkli, farklı bularak bu yöntemden hoşlandıkları ve bu yöntemle kelime öğrenmeye devam etmek istedikleri sonucuna ulaşılmıştır. Bu sonuç, ileride hazırlanacak olan Türkçe öğretim programlarında "Söz Varlığını Geliştirme" başlığındaki kazanımları düzenlemeye yardımcı olarak basılacak olan Türkçe ders kitaplarında ve tasarlanacak çeşitli öğretim materyallerinde, bağlam temelli kelime öğretimi yönteminin yer almasını sağlayacaktır. Ayrıca bu alanın uygulayıcısı olan öğretmenlere kelime öğretimi çalışmalarında bağlamdan yararlanılması konusunda fikir sağlayacaktır. Anahtar Kelimeler: Kelime Öğretimi, Kelime Hazinesi, Bağlam Temelli Kelime Öğretimi.
Türkçe'nin yabancı dil olarak öğretiminde temel seviye için kelime belirleme çalışması: Uşak Üniversitesi örneği
Bu çalışmada, Türkçenin yabancı dil olarak öğretiminde temel düzeydeki öğrencilerin günlük yaşam alanlarında hangi kelimeleri bilmesi gerektiğinin tespiti amaçlanmıştır. Çalışmada 2017-2018 eğitim-öğretim yılında Uşak üniversitesi TÖMER'de B1 ve B2 düzeyinde öğrenim gören yabancı uyruklu öğrenciler yer almışlardır. Çalışma grubunu B1 (14 kişi) ve B2 ( 27 kişi) seviyesinde toplam 41( 19 kadın ve 22 erkek ) öğrenci oluşturmaktadır. Çalışma grubundaki öğrencilerin ülke bazındaki sayısal dağılımı ise şu şekildedir; Fas ( 1 ), Türkmenistan ( 21 ), Irak ( 2 ), Gine ( 9 ), Filistin ( 1 ), Somali (1), Afganistan ( 2 ), Azerbaycan ( 2 ), Suriye ( 2 ). Çalışma grubunu oluşturan öğrenciler hakkında bilgi edinmek için kişisel bilgi formu uygulanmıştır. Ardından her bir öğrenciye 10 hafta süren ve 22 sosyal yaşam alanına yönelik toplam 15 adet görüşme formu uygulanmıştır. 82 sayfa kişisel bilgi formu ve 615 sayfa kelime tespit görüşme formu incelenmiştir. Elde edilen kişisel veriler ve öğrencilerin yazdıkları kelimeler tek tek okunarak taranmış ve bilgisayar ortamına aktarılmıştır. İstatistik programı kullanılarak öğrencilerin kişisel bilgi formunda yer alan Türkçe ve Türkiye'ye yönelik sorulara verdikleri cevapların analizi yapılmıştır. Ayrıca görüşme formunun da analizi yapılmıştır. Tüm bu değişkenlerin özelliklerine uygun istatistik analiz teknikleri uygulanmıştır. Çalışmada şu sonuçlar elde edilmiştir: çalışma grubunda yer alan 41 öğrencinin 22 sosyal yaşam alanı için yazdıkları toplam 615 yazılı dokümanda toplam 1442 kelime, kalıp cümle ve kalıp ifade yazdıkları tespit edilmiştir. İki ya da ikiden fazla oluşan kelime, kalıp cümle ve kalıp ifadeler tek kelime olarak kabul edilmiştir. Bu benzer olan kelime ve kelime grupları çıkarıldığında tüm sosyal yaşam alanları için 992 farklı kelime, kalıp cümle ve kalıp ifade belirlenmiştir. Öğrencilerin en fazla madde yazdıkları sosyal yaşam alanının 140 kelime, kalıp cümle ve kalıp ifade ile Otogar, Toplu ulaşım, Tren garı, Havaalanı olduğu görülmektedir. En az madde yazılan sosyal yaşam alanı ise toplam 35 kelime, kalıp cümle ve kalıp ifade yazılan Muhtarlık olduğu tespit edilmiştir. Çalışma grubunu oluşturan öğrencilerin 22 sosyal yaşam alanı için yazdıkları kelime, kalıp cümle ve kalıp ifadenin madde sayılarının, öğrencilerin ülkelerine, milliyetlerine ve fakültelerine göre farklılaştığı görülmüştür. Öğrenciler tarafından yazılan madde sayılarının, kişisel bilgi formunda yer alan diğer değişkenler ile farklılaşmadığı tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Türkçenin Yabancı Dil Olarak Öğretimi, Kelime Tespiti, Türkçe Eğitimi, Sosyal Yaşam Alanı
Türkçenin yabancı dil olarak öğretiminde aktif kelime hazinesinin geliştirilmesi
Bu çalışmada Türkçeyi Yabancı Dil olarak öğrenen öğrencilerin sosyal yaşam alanlarında karşılabilecekleri durumlar üzerinden belli konular dahilinde öğrencilerin aktif kelime hazinelerinin geliştirmek amaçla metin ve etkinlerin oluşturulması amaçlanmıştır
Türkçeyi yabancı dil olarak öğrenen ortaokul öğrencilerine yönelik kelime belirleme çalışması: Uşak ili örneği
Bu çalışmada; Türkçeyi yabancı dil olarak öğrenen ortaokul öğrencilerinin, belirlenmiş sosyal yaşam alanlarında kullandıkları kelime bilgilerinin tespiti amaçlanmıştır. Çalışma betimsel nitelikte olup, tarama modeli kullanılmıştır. Verilerin elde edilmesi aşamasında doküman analizi yöntemi ve yarı yapılandırılmış görüşme formu uygulanmış olup, analizi aşamasında tematik analizden yararlanılmıştır. Çalışma grubunu, 2018-2019 yılında Uşak il merkezinde öğrenim görmekte olan yabancı uyruklu öğrenci nüfusunun en yoğun olduğu dört ortaokuldan, 86 yabancı uyruklu öğrenci oluşturmaktadır. A ortaokulundan (7 kız ve 10 erkek öğrenci), B ortaokulundan (12 kız ve 13 erkek öğrenci), C ortaokulundan (12 kız ve 9 erkek öğrenci), D ortaokulundan (13 kız ve 10 erkek öğrenci) toplam 86 (44 kız ve 42 erkek) öğrenci oluşturmaktadır. Çalışma grubundaki öğrencilerin ülke bazındaki sayısal dağılımı ise: A ortaokulu (11) Afgan, (3) İranlı, (2) Iraklı öğrenci; B ortaokulu (20) Afgan, (2) İranlı, (3) Iraklı, (3) Suriyeli öğrenci; C ortaokulu (21) Afgan öğrenci; D ortaokulundan ise (5) Afgan,(9) İranlı, (9) Iraklı öğrenci çalışmaya katılmıştır. Çalışmaya katılan öğrenciler hakkında bilgi edinmek için kişisel bilgi formu uygulanmıştır. Ardından her bir öğrenciye kişisel bilgi formu ve 10 sosyal yaşam alanına yönelik kelime tespit formu uygulanmış olup toplam 86 sayfa kişisel bilgi formu ve 860 adet kelime tespit görüşme formu incelenmiştir. Uygulama 12 hafta sürmüştür. Öğrencilerin kişisel verileri formları ve kelime tespit görüşme formuna yazdıkları kelimeler tek tek okunarak taranmış ve bilgisayarda EXCEL dosyalarına aktarılmıştır. Öğrencilerin bu sosyal yaşam alanları için verdiği kelimeler uzman görüşüne de başvurularak kendi içinde 6 alt başlıkta (mekân, nesne, kişi, iletişimsel ifadeler, tematik ve diğer olarak) yeniden gruplandırılıp kelimelerin sıklıkları alınmıştır. Çalışmanın sonucunda, Uşak ili merkezinde yabancı uyruklu en fazla öğrencinin bulunduğu 4 okuldan 86 ( 44 kız ve 42 erkek ) yabancı uyruklu öğrencinin 10 farklı sosyal yaşam alanı için 1303 çeşitten oluşan toplam 8013 kelime bilgisi yazdığı tespit edilmiştir. Öğrencilerin en fazla kelime bilgisi yazdıkları sosyal yaşam alanının 1518 kelime, kalıp cümle ve kalıp ifade ile Okul-Okul İdaresi başlığında olduğu görülmektedir. En az kelime bilgisi yazılan sosyal yaşam alanının ise toplam 434 kelime, kalıp cümle ve kalıp ifade yazılan Muhtarlık olduğu tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Yabancılara Türkçe Öğretimi, Kelime, Sosyal Yaşam Alanı, Türkçe Eğitimi, Kelime Sıklığı
İlkokul dördüncü sınıfta resimli sözlük kullanımının kelime kazanımına katkısı
Bu araştırmada, "İlkokul dördüncü sınıf öğrencilerinin resimli sözlük kullanmasının kelime kazanımına katkısı nedir" sorusunun cevabı aranmıştır. Araştırmada karma yöntem modeli ve iç içe desen kullanılmıştır. Araştırmada veriler; yayınlanmış dört farklı resimli sözlük, araştırmacı tarafından geliştirilen resimli sözlük modeli ve kelime kazanımı etkinliği (çalışma kâğıdı), çalışma kâğıdı-Ön test/ Son test, yarı yapılandırılmış görüşme formu ve gözlem formu aracılığıyla toplanmıştır. Araştırmanın çalışma grubu Uşak il merkezinde ilkokul dördüncü sınıfta öğrenim gören 36 öğrenciden oluşmaktadır. Kolay ulaşılabilir örneklem seçim tekniği ile çalışma grubu belirlenmiştir. Uygulama, haftada 4 saat olmak üzere toplam 24 ders saati sürmüştür. Araştırmanın birinci, üçüncü, dördüncü alt problemi için elde edilen veriler betimsel analiz ve içerik analizi yoluyla, ikinci alt problemi için elde edilen veriler ise bağımlı gruplar t-testi ile analiz edilmiştir. Araştırmanın ön test ve son test puanları arasında 32,43 puanlık bir artış söz konusudur. Bu artış yüksek bir artıştır, 6 haftalık bir uygulama sonucunda çalışma gurubunun puanının çok düşük bir düzeyden orta bir düzeye yükselmesi resimli sözlük çalışmalarının kelime kazanımı becerisine katkı sağladığı sonucuna ulaştırmıştır. Araştırmada elde edilen sonuçlara ve 32,43 puanlık artışa göre ilkokul dördüncü sınıfta resimli sözlük kullanımının kelime kazanımına katkısının olduğu söylenebilir. Çalışma gurubundaki öğrencilerin büyük bir çoğunluğu çalışmanın faydalı olduğunu ve çalışmayı beğendiklerini, ilgi çekici ve eğlenceli bulduklarını ifade etmişlerdir. Anahtar Kelimeler: Kelime Hazinesi, Kelime Öğretimi, Resimli Sözlük ile Kelime Öğretimi.
Arapça ile Türkçe arasındaki yalancı eşdeğerliklerin anlambilim ve yorumbilim teorilerinden hareketle kelime öğretimine katkısı
Bu çalışmanın amacı Arapça-Türkçe yalancı eş değerli kelimelere odaklanılarak hazırlanmış destek alıştırmaların Arap coğrafyasında yabancı dil olarak Türkçe öğrenimine nasıl etki ettiği ve özellikle sözcük öğrenimini nasıl etkilediğini tespit etmektir. Çalışmanın evreni anadili Arapça ve özellikle Mısır uyruklu öğrencilerden, örneklemi Mısır'da Türk Kültür Merkezi; Kahire Yunus Emre Enstitüsü'nde B1 düzeyinde Türkçe öğrenenlerden oluşmaktadır. Çalışmada yabancı dil olarak Türkçe öğretmek amacıyla yazılan eski ve güncel eserler, kelime öğrenimi, anlambilim ve yorumbilim açısından kelime, kelime öğretiminde ve öğreniminde baskın olan beceriler, kelime öğretiminde kullanılan yöntemler ve yaklaşımlar, kelime öğreniminde ve öğretiminde kullanılan stratejiler, teknikler ve faydalanılabilecek araçlar, yalancı eş değerlik ve onun araç olarak kullanılmasının kelime öğretimine katkısına değinilmektedir. Ayrıca, Araplara yabancı dil olarak Türkçe öğretiminde B1 düzeyinde karşılanabilecek yorumlanmış yalancı eş değerli kelimeler listesi hazırlanmıştır. Veri toplama için hazırlanmış ölçek sınav deney ve kontrol grubuna uygulanmış olup aralarındaki farklılıklar SPSS İstatistik programı aracılığıyla tespit edilmeye çalışılmıştır. Verilerin analizi sonucunda söz konusu kelimelere gereken önem verilmesine dikkat çekilebilecek ve doğru şekilde öğretilmesine katkıda bulunulmuş olacaktır. Bu doğrultuda çalışmanın, yabancı dil olarak Türkçe öğretimi alanyazınına katkı sağlayacağı umut edilmektedir. Elde edilen sonuçlara dayanarak öneriler sunulmuştur.
A microanalytic investigation of vocabulary revisions in young learner EFL classrooms
This master thesis primarily investigates the sequential unfolding of previously taught vocabulary items in a young language learner (YLL) classroom adopting conversation analytic perspective. It draws on the analysis of a data-set coming from 16 classroom hours (40 minutes each) of video recordings of an EAL classroom in a private language school in the capital of Turkey. Using Conversation Analysis (CA), it sheds light on how the teacher revises previously taught vocabulary items before starting the main activity or the new topic of the week by referencing to past learning events. As such, this study introduces how the teacher not only explores the students' learning state of the previously taught vocabulary items but also creates learning opportunities by using dialogic approach to vocabulary explanation. By demonstrating the sequential organization of vocabulary revisions regarding the word class (nouns, adjectives, noun phrases), it verifies that the overall sequential organization of vocabulary revisions fits the triadic structure of classroom interaction. Besides, it presents how verbal, embodied and visual resources are employed during vocabulary revisions regarding the word class. Finally, it elucidates that vocabulary revisions predominantly reinforce the definitional meaning of the target vocabulary items during discrete revisions of the nouns and adjectives whereas noun phrase revisions also allow students to improve other aspects of their vocabulary knowledge including both meaning and use. The findings of this thesis have implications for teaching vocabulary to YLLs, and L2 Classroom Interactional Competence. Keywords: young language learners, vocabulary revision sequences, conversation analysis
L'orthographe lexicale du Français et sonenseignement/apprentissage
The teaching of French as a foreign language encounters obstacles in regard to orthographic competence. These obstacles are mostly due to the differences between spoken and written French. The gap between these poses problems regarding transcription and causes a need for orthographic reform. We can also add to the list of difficulties etymological and historical remnants, diacritics, double consonants, punctuation marks, along with specific letters that appear, following rules of usage, oftentimes carrying with them their own exceptions. In the present work, we studied the gap between the spoken and written codes, then the 'plurisystem' of the French language and some spelling difficulties that are problematic in writing. Then, we analysed orthographic competence through the prism of the Common European Framework of Reference for Languages (CEFRL), the proficiency expectations of the Diplôme d'étude de langue française (DELF) and Diplôme approfondi de langue française (DALF) designed by the Centre international d'études pédagogiques (CIEP). This study had us acknowledge the existence of two types of orthography: grammatical orthography and lexical orthography. In this context, we have studied the different typologies of spelling mistakes. To conclude, we proposed some activities and leads to improve the teaching of lexical orthography in a French as a foreign language class.
Yabancılara Türkçe öğretiminde sözcük öğretim yollarının yabancı dil olarak Türkçe öğretimindeki ders kitaplarına yansıması
Bu çalışmada, yabancı dil öğretiminde sözcük öğretimi ve yabancı dil öğretim yöntemleri araştırılmıştır. Sözcük öğretiminde strateji eğitimi vurgulanmıştır. Bu çalışma yabancı dil öğretiminde önemli bir role sahip olan sözcük öğretiminin yabancı dil olarak Türkçe ders kitaplarında nasıl ortaya koyulduğunu göstermeyi amaçlamıştır. Bu araştırmada B1 seviyesinde Türkçe ders kitaplarında sözcük öğretim teknikleri ve alıştırmaları araştırılmış ve kullanım sıklıkları incelenmiştir. Çalışmanın ilk bölümünde yabancı dil, ikinci dil, yabancı dil öğretim yöntemleri değinilmiştir. İkinci bölümde sözcük- kültür ilişkisi ve sözcük- bellek ilişkisine ve strateji eğitimine değinilmiş, sözcük öğretiminde kullanılan materyallere yer verilmiştir. Aynı zamanda sözcük öğretiminde baskın olan becerilere ve sözcük öğretiminde etki eden kazanımlara yer verilmiştir. Çalışmanın üçüncü bölümünde yazınsal metinlerle sözcük öğretimine değinilmiştir. Dördüncü bölümde sözcük öğretim tekniklerinin kullanılan materyallere yansıması ortaya koyulmuştur. Son bölümde ise yabancı dil olarak Türkçe öğretimi B1 düzeyinde kullanılan kitaplarda sözcük öğretim yollarına ne ölçüde yer verildiği ortaya koyulmuştur.
Technology utilization in teaching vocabulary at tertiary level
The aim of this study is to investigate the influence of a web-based corpus (WBC) teaching on learner autonomy, e-learning readiness level, use of vocabulary learning strategies, and vocabulary size development. This study was carried out at two state universities in the province of Ankara, Turkey during the spring term of the academic year 2017-2018. The study group consisted of one control and one experimental group, all of whom were ELT Department freshman students. Having a mixed method research design, both quantitative and qualitative data collection was carried out in the current research. As for the quantitative data, at the beginning and at the end of the study surveys of learner autonomy, e-learning readiness level, the use of vocabulary learning strategies and vocabulary size tests were administered to both groups. As for the qualitative data collection, semi-structured interviews were carried out with 9 control group students (5 males and 4 females) and 8 experimental group students (4 males and 4 females) from each group. The quantitative analysis of the dataset was conducted through the use of Multivariate Analysis of Variance/Covariance (MANOVA & MANCOVA) and Mixed Between-Within Subjects Analysis of Variance, while for the qualitative data, content analysis technique was run. The quantitative analysis yielded that there was no statistically significant difference between the groups' scores. Lack of motivation, classroom teaching practices, time management issues were some of the points the interviewees highlighted in regard to their achievement. Keywords: web-based corpus, learner autonomy, e-learning readiness, vocabulary learning strategies, vocabulary size, language learning
Ortaokul Türkçe ders kitaplarında sözcük türü ile ilgili etkinliklerin incelenmesi
Dil öğretim sistematiği temel dil becerilerinin kazandırılması/geliştirilmesi ve buna ek olarak hedef dilin dil bilgisi ve söz varlığının öğretimi esasına dayanır. Buna göre dil öğretiminde; okuma, dinleme, yazma ve konuşma becerileri, söz varlığı ve dil bilgisi öğrenme alanları olarak ortaya çıkmaktadır. Bu öğrenme alanları içinde dil bilgisi öğretimi, öğrencilerin ses, şekil, cümle ve anlam bakımından dili tanımaları hedeflerini içerir. Öğrencilerin dilin yapısını, sınırlarını tanıdıkları ve böylelikle dil farkındalığını keşfettikleri alan dil bilgisi alanıdır. Bu alan içinde de sözcük ve sözcük türü öğretimi anlama ve anlatım boyutuyla öğrencilerin dil kullanım güçlerini belirleyici bir özelliğe sahiptir. Türkçe eğitiminde sözcük türü öğretimi; bireyin hayata açılan kapısı olan dilini yetkin bir biçimde kullanabilmesi amacıyla yürütülür. Ders kitapları öğretim süreci içinde ana materyal olması bakımından belirleyici bir özelliğe sahiptir. Öğretim programına uyumlu ve öğretim programının amaçlarına paralel hazırlanan ders kitaplarının dil öğretim sistematiği içindeki alanlar ve bu alanlar içinde özel konular bakımından incelenmesi daha verimli ders materyalleri oluşturulması bakımından yönlendirici olacaktır. Bu doğrultuda bu çalışma sözcük türü öğretiminin ortaokul Türkçe ders kitaplarında hangi etkinliklerle yürütüldüğünü incelemek ve alana katkı sağlamak amacıyla yürütülmüştür. Ortaokul Türkçe ders kitaplarında sözcük türü öğretimi ile ilgili etkinliklerin sınıf düzeylerine, sözcük türüne, temel dil becerilerine göre dağılımını ve Türkçe Dersi Öğretim Programındaki kazanımlara göre durumunu belirlemeye yönelik bu çalışma nitel araştırma yönteminde betimsel bir araştırmadır. Araştırma kapsamında, çalışmanın amacında belirtilen temalar doğrultusunda Türkçe ders kitaplarındaki etkinlikler doküman incelemesi yöntemiyle incelenerek değerlendirilmiştir. Araştırma sonucunda, ortaokul Türkçe ders kitaplarında sözcük türü öğretimi ile ilgili etkinliklerin sınıf düzeylerine göre dengeli olmadığı, en çok karşılaşılan sözcük türü öğretimi etkinliğinin fiillerle ilgili olduğu, etkinliklerin büyük bir çoğunluğunun yazma becerisine yönelik olduğu, Türkçe Dersi Öğretim Programında sözcük türlerinin öğretimiyle ilişkilendirilebilecek toplam 21 adet kazanım olduğu ve bu kazanımların sözcük türüne ve beceri alanlarına göre dengeli dağılmadığı tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Ders Kitapları, Sözcük Öğretimi, Etkinlikler.
The impact of STEM integrated CLIL lesson plan on the third grade students' English vocabulary achievement and English learning motivation
The study aimed to measure the impact of the SICLP lesson plan (STEM Integrated CLIL Lesson Plan) designed by content and language integrated learning (CLIL) with STEM (Science, Technology, Engineering, Mathematics) on 3rd-grade students' English science and mathematics-related vocabulary achievement and English learning motivation. Further, it analyzed the impact of SICLP, which was designed with the task-based language teaching (TBLT) model, and its difference from the regular CLIL lesson plan. In the study, a quasi-experimental research model was adopted, and a quantitative research method was applied to 64 3rd-grade students in a private school in Izmir, Turkey. The English Achievement Test (EAT) was developed by the researcher to measure English vocabulary and the Motivation Questionnaire (MOQ) to measure English learning motivation was applied to obtain the data (Schmidt, Boraie & Kassabgy, 1996). The data obtained were analyzed with SPSS and the pre-post test score averages of the experimental groups were used to compare the achievement scores. The findings showed no significant difference was observed between the experiment and control groups' pre-test results while the difference or increase between the pre-post test results was higher for the experiment group data. These data showed that the improvement in the experimental group scores was due to the SICLP application.
Exploring the effect of mobile-assisted task-based language learning on vocabulary achievement and student attitude
This study explores the effect of mobile-assisted task-based language learning on vocabulary achievement and student attitude among English as a Foreign Language (EFL) students in Content and Language Integrated Learning (CLIL) Science Lessons. For this purpose, the researcher employed a quasi-experimental research design. During the first semester of the 2022-2023 academic year, 34 fourth graders from a private school in Istanbul participated in the study. The experimental group received six different mobile-assisted task-based activities and a one-page worksheet as homework over six weeks, while the control group completed only the one-page worksheet. Vocabulary achievement tests and a student attitude questionnaire were used to collect data for the quantitative study. Paired sample t-tests and descriptive analyses were conducted using the SPSS 27.0 statistical package program. There was a significant difference in vocabulary achievement between the experimental and control groups. In addition, it had a positive effect on student attitudes and sparked their interest in learning the target language. Based on the findings, it can be concluded that mobile-assisted task-based activities have a positive effect on both vocabulary achievement and student attitude among primary EFL students participating in CLIL Science Lessons.