Web based applications
174 theses under this subject heading
Açık kaynak web uygulama güvenlik duvarı ModSecurity'nin kullanılabilirlik analizi
Saldırganların ağ ve sistem güvenlik açıklarını istismar etmeye çalışması, güvenlik duvarı ve saldırı tespit sistemleri gibi ürünlere olan talebi artırmaktadır. Siber güvenlik ekiplerinin varlıklarını daha iyi yönetmesi ve güvenlik ürünlerinin çeşitlenmesi ile bilgi güvenliği ihlallerindeki artışın evrilerek, uygulama seviyesine doğru kaydığı gözlemlenmektedir. İyi tasarlanan güvenlik ürünleri sistem yöneticileri tarafından daha fazla tercih edilmekte ve güvenliği sağlamakta etkin rol oynamaktadır. Ancak ürünlerin geliştirilmesinde kullanılabilirlik ilkeleri göz ardı edildiğinde, kullanıcılar ürünleri hatalı yapılandırarak bekledikleri faydayı elde edememekte, hatta savunulacak sistemi daha korunmasız hale getirebilmektedir. Güvenlik duvarı halen olmazsa olmaz güvenlik cihazı olarak görülmektedir. İlk çıktığı günden bu zamana kadar çeşitli yetenekler kazanmıştır. Saldırıların odak noktasında bulunan web uygulamaları, saldırı yüzeyinin önemli bölümünü oluştururken, sadece güvenlik duvarı veya saldırı tespit sistemleri web uygulamalarını korumakta yetersiz kalmaktadır. İstemcilerin sunucuya ulaşmadan önce bir güvenlik cihazında trafiğin sonlandırılarak, sadece belirlenen isteklerin sunucuya ulaşması istenmekte, böylelikle web uygulama güvenlik duvarı ihtiyacı ortaya çıkmaktadır. Web uygulama güvenlik duvarı, web uygulamalarının güvenliğini sağlayan ve uygulama katmanına kadar çalışan güvenlik duvarı türüdür. Uygulama ile istemci arasında konuşlandırılır ve iki yönlü trafiği analiz edebilmektedir. ModSecurity, açık kaynaklı bir web uygulama güvenlik duvarıdır. Tüm web uygulamaları için temel koruma düzeyi sağlamayı amaçlayan Açık Web Uygulaması Güvenlik Projesi'nin (OWASP) Çekirdek Kural Kümesi (CRS) ile güvenlik kontrollerini verilen kural setlerine göre yapmaktadır. Kullanılabilirlik çalışmalarıyla kullanılabilirliği olumsuz etkileyen hususlar tespit edilerek çözüm sağlamak mümkün olmakla beraber, en sık görülen web uygulama zafiyetlerinden olan yanlış yapılandırmaların azaltılması mümkündür. Bu çalışmada ModSecurity'nin hibrit yöntemle kullanılabilirlik denetimi ve çalışması gerçekleştirilmiştir. Birinci aşamada sezgisel değerlendirme ve bilişsel gözden geçirme teknikleri ile ModSecuirty değerlendirilmiş, elde edilen bulgular ışığında üç farklı konuda iyileştirme sağlayacak kural-kontrol ve geribildirim mekanizması tasarlanarak betik oluşturulmuştur. İkinci aşamada betiğin kullanılabilirliğe katkısının ölçümlenebilmesi için önce bulut sistemlerde deney ortamı hazırlanmış, geleceğin sistem yöneticileri olan bilgisayar mühendisliği öğrencileri ile pandemi şartları göz önünde bulundurularak uzaktan kullanıcı çalışması yapılmıştır. Sonuç olarak; tasarlanan mekanizmanın ModSecurity'nin doğru yapılandırılmasına olumlu katkıda bulunduğu, sistem yöneticilerinin kural girerken yaptığı söz dizimi hataları nedeniyle web sunucusunun hizmet dışı kalma süresini azalttığı tespit edilmiştir.
Dergi yönetim sistemlerinde sunulan hizmetlerin sistem kullanıcıları açısından değerlendirilmesi: DergiPark analizi
Günümüzde bilgi sistemlerinin çevrimiçi ortama yönelik olarak tasarlanmasıyla birçok iş süreci zamandan ve mekândan bağımsız bir şekilde yönetilebilir hale gelmiştir. Bilgi sistemlerinin sağladığı bu avantajlar sayesinde kullanıcı kitleleri de artış göstermiş; birçok sektörde iş süreçleri bilgi sistemleri üzerinden izlenmeye ve yönetilmeye başlanmıştır. Bununla beraber bilgi sistemlerinin etkili bir şekilde kullanımı için çeşitli çalışmalar yapılmıştır. Bu kapsamda kullanılabilirlik çalışmaları da çeşitli yöntemlerle bilgi sistemlerinde uygulanmıştır. Söz konusu çalışmalarda çoğunlukla pragmatik boyutlarla sistemlerin kullanılabilirliği değerlendirilmiştir. Günümüzde ise sistemlerin tasarımında kullanıcı deneyimi kavramı ortaya çıkmış ve pragmatik özelliklerin yanında hedonik olarak tanımlanan hazsal özellikler de değerlendirilmektedir. Literatürde farklı sektörlerde kullanılan bilgi sistemlerine yönelik olarak kullanıcı deneyimi ölçümlerinin yapıldığı görülmektedir. Bu çerçevede çalışmada akademik yayıncılıkta yoğun olarak kullanılan dergi yönetim sistemlerine Türkiye'de çok sayıda kullanılan bir platform üzerinden odaklanılmaktadır. TÜBİTAK ULAKBİM tarafından geliştirilen bir dergi yönetim platformu olan DergiPark, akademik dergilerde dergi yönetim süreçlerinin yönetilmesi ve dergilerin çevrimiçi ortamda barındırılması gibi hizmetleri sunan web tabanlı bir bilgi sistemidir. Bir dergi yönetim sistemi olarak bu platformun kullanımı ile ilgili sorunlar bulunmaktadır. Söz konusu sorunları ortaya koymak ve olası çözüm önerilerini geliştirmek amacıyla DergiPark'ın kullanıcıların deneyimleri açısından değerlendirilmesi gerekmektedir. Bu noktadan hareketle çalışmada DergiPark nitel ve nicel veri toplama teknikleri kullanılarak değerlendirilmektedir. Betimleme yönteminin kullanıldığı çalışmada DergiPark'ın dergi yönetim sistemi özellikleri sistemi deneyimleyen dergi yetkilileri ve sistem geliştirmelerinin gerçekleştirilmesinde görev alan DergiPark yetkililerinin görüşleri doğrultusunda analiz edilmiştir. Bu kapsamda literatürdeki kullanıcı deneyimi ile ilgili çalışmalardan hareketle geliştirilen anket ile 390 farklı dergiyi temsil eden yetkililerin DergiPark'ın kullanımına ilişkin değerlendirmeleri incelenmiştir. Ayrıca deneyimli dergi yetkilileri ile yapılan görüşmelerden elde edilen veriler de Anket tekniği ile toplanan verileri desteklemek amacıyla ayrıca sunulmuştur. Diğer yandan DergiPark yetkilileriyle yapılan görüşmelerle de dergilere sunulan hizmetlere yönelik olarak deneyimlenen süreçler incelenmiştir. Araştırmanın sonucunda, DergiPark'ın sistem güncellemelerinde, arayüzünde problemler olduğu, yayın değerlendirme süreçlerinde ihtiyaç duyulan bilgilere sunum ve erişim noktalarında eksikliklerin bulunduğu ortaya çıkmıştır. Genel olarak değerlendirildiğinde ise DergiPark'ın anlaşılır ve çekici bir sistem olmaya yönelik özellikleri taşımada eksikliklerinin bulunduğu tespit edilmiştir. Anket ve görüşmelerden toplanan verilerle birbirini destekleyen bulgular DergiPark'ın kullanım kolaylığının olmaması, menülerin düzenleme şeklinin karışık olması konuları DergiPark'ın eksi yönleri olarak, sorunların hızlı çözülmesi ve platformun dergilere itibar sağlaması konuları ise DergiPark'ın artı yönleri olarak ortaya çıkmıştır. Süreçlerin yönetiminde beklentilerin karşılanması ve sistemde verilerinin kaybolacağına yönelik bir kaygı taşımadıkları konuları ise anket ile görüşmelerde ayrışmıştır. Görüşmelerde bu konularda problemler olduğu saptanmıştır. Öneriler doğrultusunda DergiPark platformu üzerinde ekranlarda ihtiyaç duyulan bilgilerin düzenlenmesine ve arayüze yönelik bölümlerde iyileştirmelere ihtiyaç duyulmaktadır. Bunun yanında, yazar ve hakemlere yönelik kullanıcı deneyimi çalışmalarının yapılması da DergiPark'ın geliştirilmesine yarar sağlayabilir.
Ortaokul öğrencilerinin sosyal medya sitelerini eğitsel kullanım amaçlarının değerlendirilmesi
Bu araştırma, ortaokul öğrencilerinin sosyal medya sitelerini eğitsel kullanım amaçlarının değerlendirilmesini incelemek amacıyla yapılmıştır. Araştırma tarama modeli olarak tasarlanmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu, 2015-2016 Eğitim-Öğretim Yılı İstanbul ili Milli Eğitim Bakanlığına bağlı biri özel biri devlet okulunda öğrenim gören 300 öğrenci oluşturmaktadır. Katılımcıların 184'ü kız öğrenci ve 116'sı erkek öğrencidir. Öğrencilerin demografik bilgilerini elde etmek için kişisel bilgi formu uygulanmıştır. Araştırmaya katılan öğrencilerin demografik bilgilerini belirlemek için 11 maddelik sorudan oluşan bir kişisel bilgi formu kullanılmıştır. Bu soruların içerisinde araştırmaya katılan kişilerin, okul türü, cinsiyeti ve sosyal medyayı kullanma sıklıkları gibi değişkenler yer almaktadır. Araştırmada kullanılan "Sosyal medya eğitsel kullanım ölçeği" Mazman (2009) tarafından geliştirilmiştir. 11 maddeden oluşan ölçek 5'li likert türünde olup Cronbach Alpha katsayısı ,793 olarak hesaplanmıştır. "Sosyal medya sitelerini kullanım amacı ölçeği" ise Karal ve Kokoç (2010) tarafından geliştirilmiştir. 12 maddeden oluşan ve 5'li likert türünde olan ölçeğin Cronbach Alfa katsayısı ,830 olarak hesaplanmıştır. Sonuç olarak, sosyal medya sitelerini kullanım amacına yönelik kız öğrencilerin puanının erkek öğrenci puanına göre daha yüksek olduğu ancak iki grup arasında anlamlı bir fark olmadığı görülmektedir. Sosyal medya sitelerini kullanım amacına yönelik okul türüne göre özel okul puanının devlet okulu puanına göre daha yüksek olduğu, sınıf düzeyleri arasında anlamlı bir fark olmadığı tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: İnternet, sosyal medya, web, teknoloji.
The use of social network websites for retaining customers in Turkish companies
This study identifies Turkish companies perceptions towards retaining customers by using Social network websites. This exploratory research utilized qualitative research method semi-structured in-depth interview in order to achieve more detailed information in terms of Turkish companies. In the beginning of the study theories related to Social network websites, customer trust, customer loyalty, brand awareness and previous researches related to topic is described. Major findings in four Turkish companies show that usage of Social network websites in a proper way could lead the company to increase customer trust, to develop brand awareness and make the current customers loyal to the company. The websites Facebook, Twitter, Instagram, LinkedIn and recently applications Whatsapp and Telegram help companies a lot for this purpose. Photos, videos and promotional advertisements are creating most user engagement in Turkish companies and they are doing different activities through Social network websites, like finding potential customers, using news channel in their own Social network websites, marketing promotions, customer feedback by messages and comments, doing brand management, increasing customer satisfaction. All these activities and including usage of Social network websites for addressing customer problems, usage of hashtag marketing and competing with their opponents by using Social network websites leads companies to gain customer trust, to do brand awareness, to make them loyal to companies which at the end results with customer retention.
Fen bilgisi öğretmen adaylarının teknolojik pedagojik alan bilgisi (TPAB) öz yeterlik inanç düzeyleri ile web 2.0 uygulamaları kullanım durumları arasındaki ilişkinin incelenmesi
Bu çalışmanın temel amacı, fen bilgisi öğretmen adaylarının Teknolojik Pedagojik Alan Bilgisi (TPAB) öz yeterlik inanç düzeyleri ile Web 2.0 uygulamalarını kullanım durumlarının belirlenmesi ve aralarındaki ilişkinin incelenmesidir. Çalışmada ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Bu araştırmanın çalışma grubunu, 2017-2018 eğitim öğretim yılında Türkiye' nin altı farklı devlet üniversitesinin son sınıfında öğrenim gören 344 fen bilgisi öğretmen adayı oluşturmaktadır. Çalışmada veri toplama aracı olarak "Kişisel Bilgi Formu" ile "Web 2.0 Uygulamaları Kullanım Durumları Anketi" ve Canbazoğlu Bilici (2012) tarafından geliştirilen "TPAB Öz Yeterlik İnanç Ölçeği" kullanılmıştır. Altı üniversitede öğrenim gören fen bilgisi öğretmen adaylarından elde edilen veriler SPSS Statistics 23 programı kullanılarak analiz edilmiştir. Verilerin analizinde yüzde ve frekans değerleri hesaplanmış, T-Testi, tek yönlü varyans ANOVA testi, Pearson Korelasyon Analizi ve Tamhane testi kullanılmıştır. Çalışmanın sonuçlarına göre; fen bilgisi öğretmen adaylarının Web 2.0 uygulamalarını kullanma sıklığı, ortalama zaman ayırma, günlük hayatta ne zamandan beri kullanıdığı, eğitim amaçlı ne zamandan beri kullandığı, en sık nereden erişim sağladığı, kullanım türü ile TPAB öz yeterlik inanç durumları arasında anlamlı bir ilişki bulunmuş ancak en sık hangi ortamda kullanıldığı ile TPAB öz yeterlik inanç durumu arasında anlamlı bir ilişki bulunamamıştır. TPAB öz yeterlik inancı ile Web 2.0 kullanma amacı arasında yeterli bir ilişkiye rastlanmazken, popüler ve yaygın kullanılan Web 2.0 uygulamalarını kullanma arasında düşük pozitif yönlü anlamlı bir ilişki görülmüş, Web 2.0 uygulamaları kullanım algıları arasında pozitif yönlü anlamlı bir ilişki saptanmıştır. Fen bilgisi öğretmen adaylarının Web 2.0 uygulamalarını en çok tüketici olarak, en az ise üretici olarak kullandıkları sonucuna ulaşılmıştır. Tüketim olarak da en çok iletişim amacıyla kullandıkları ortaya çıkmıştır. Popüler ve yaygın kullanılan Web 2.0 uygulamalarından en çok kullanılan uygulamanın arama motoru en az kullanılan uygulamanın ise blog olduğu tespit edilmiştir. Web 2.0 uygulamalarını kullanım algıları sonuçları yüksek düzeydedir ve Web 2.0 uygulamalarını kullanma açısından en yüksek algının "Web 2.0 uygulamaları eğitim kaynakları bulmama ve paylaşmama imkan tanıyor", en düşük algının ise "Web 2.0 uygulamaları kullanıcı (tüketici) olmaktan öte, içerik üreticisi olmama imkan tanıyor" olarak tespit edilmiştir. Öğrenme öğretmede yararlanılan Web 2.0 uygulamalarından en çok kullanılanların sırayla Google drive, prezi ve yandex disk olduğu, hiç kullanılmayanların ise tellagami ve edublogs olduğu tespit edilmiştir. Fen bilgisi öğretmen adaylarının TPAB öz yeterlik inançlarının yüksek düzeyde olduğu; ölçeğin alt boyutlarında en yüksek ortalamaya sahip boyutun "pedagojik bilgi" olduğu, en düşük ortalamaya sahip boyutun ise "teknolojik bilgi" boyutunun olduğu görülmüştür. TPAB öz yeterlik inancı ile cinsiyet, kişisel bilgisayar ve internet bağlantısı sahipliği, bilgisayar kullanma düzeyi, haftada ortalama internet kullanım süresi arasında anlamlı bir ilişki görülürken mezun olunan okul ve haftalık ortalama bilgisayar kullanımı arasında anlamlı bir ilişkiye rastlanmamıştır. Fen bilgisi öğretmen adaylarının Web2.0 uygulamalarını kullanma durumlarının iyileştirilmesi ile TPAB öz yeterlik inançlarının artmasına katkı sağlanacağı düşünülmektedir.
İnsan kaynakları uzmanlarının işe alım sürecinde sosyal medya kullanım özelliklerinin incelenmesi
Gelişen web teknolojileri, Y kuşağının iş hayatına girmesiyle birlikte işletme süreçlerinde aktif olarak yer almaya başlamıştır. Web 2.0 teknolojisi ile insan kaynakları sürecinde yetenekli adaylara ulaşmak, işveren markasını kitlelere duyurmak, seçme ve yerleştirme sürecinde daha geniş kitlelere ulaşmak erişim, hız ve maliyet faydası ve rekabet avantajı sağlaması açısından önem arz etmektedir. Bu çalışmanın amacı işe alım uzmanlarının seçme ve yerleştirme sürecinde sosyal medya kullanım özellikleri, sıklıkları, demografik özelliklere ve kuşaklara göre farklılıklarının ortaya konması ve adayların paylaşımlarına verdikleri tepkilerin tespit edilmesidir. Araştırmamız hazır giyim ve tekstil, elektronik, aday seçme ve yerleştirme alanında hizmet veren sektörün önde gelen firmalarında çalışmakta olan 100 işe alım uzmanına uygulanmıştır. Anket sonuçları araştırmanın amacına uygun olarak yüzde, frekans, Anova ve t testleri kullanılarak analiz edilmiş olup güvenilirlik p%95 alınmıştır. Ulaşılan bulgulara göre işe alım uzmanlarının, adayların sosyal medya paylaşımlarına verdikleri tepkilerin kuşaklara, cinsiyete, öğrenim durumuna ve iş değiştirme yılına göre farklılıklar gösterdiği görülmüştür. Bu çalışma keşifsel bir çalışma olarak işe alım uzmanlarının sosyal medya kullanım özelliklerini ortaya koymaktadır. Ayrıca adayların sosyal medya paylaşımlarının işe alım uzmanları tarafından ne şekilde değerlendirildiğini göstererek adayların kariyerlerini ne ölçüde etkileyeceğine dair ışık tutacak bir çalışma olduğu düşünülmektedir. Bu çalışma genelleme sorunu içermektedir. Daha geniş kitlelere uygulandığı takdirde genellenebilir sonuçlar vereceği düşünülmektedir.
Turkish issues in video game, web and mobile application localizations
Use of the Internet as a means of global communication gradually became widespread in the '90s. New terms have been introduced to translation industry such as Globalization (G11N), Internationalization (i18N), and Localization (L10N) with the global impact of the Internet. As to the translation industry in Turkey, the heavy translation demand of international companies wishing to get into Turkish market has confronted translation companies and translators with new challenges and problems. In this regard, this thesis aims at identifying common Turkish web, mobile application, and game localization problems and proposing solutions for them. Within the scope of the thesis, differences between localization and translation tools, the impact of transcreation on localization, and the reasons underlying web, mobile application, and game localizations problems are explored. Findings cover frequently visited websites, website applications, mobile applications and their help and support pages, PC games, console games (PlayStation and Xbox), online and mobile games. The solutions provided in the thesis are expected to be a useful resource for students of Translation and Interpreting Studies departments, prospective translators, and those who wish to obtain basic knowledge about localization in Turkey.
Evolving strategies for web crawler
With the rapid growth of Internet and Internet-based information, it becomes the largest and publicly accessible data source in the world. Every day millions of information available so to achieve information becomes harder. To get the correct information trusted web sites and search engines are used. Trusted web sites have links between themselves, and users can reach correct and relevant information. Search engines are using crawler to follow links between pages. The context available to such crawlers can guide the navigation of links with the goal of efficiently locating highly relevant target pages. Crawler takes seed pages from search engines and follows these links using multi-agents. After first search, the results are inserted to database and they are used for seed pages for another search. The aim is to get access more reliable information using more seed pages in a short time.
Development of an electronic mail environment with NFC technology extension
E-mail is one of today?s widely used communication tools. Mobility, which is defined as being free from any geographical restrictions to make use of any service, is a very important requirement for the users to access e-mail data. The aim of this study is to develop a web based mail server application, and a mobile mail client application to provide an e-mail service for the users which gives the opportunity to reach their e-mails from anywhere they want. MailMoby webmail application enables users to reach their mailboxes from their browsers while they are on the Internet. On the other hand, MobileMoby, the mobile client application, enables access to mailbox using their Java-enabled smart phones.Mobile technologies are growing fast to satisfy mobility requirements; one of these rapidly growing mobile technologies is NFC (Near Field Communication). In addition to the e-mail applications development, NFC is studied, and usability of an NFC application is tested through MobileMoby.
Mobil uyumlu web site arayüzlerinde kullanılabilirlik
Mobil cihazlar, günümüzde internete erişimde en önemli yoldur. İnternetin giderek yaygınlaşması ve kablosuz teknolojilerin gelişmesi, "mobil" kavramını günlük yaşantımızda daha önemli hale getirirken, mobil internet teknolojisi ve akıllı telefonlar ile farklı bir dünyanın kapıları açılmıştır. Mobil cihazlar, günlük hayatın vazgeçilmez bir parçası haline gelmesine rağmen, mobil kullanıcı arayüzü (UI) tasarım modelleri için standartlar henüz tam olarak belirlenebilmiş değildir. Mobil web site arayüz tasarımlarının büyük bölümü, masaüstü için hazırlanan web site modellerine dayanmaktadır. Ancak bu arayüzler, mobil ekranlara tam olarak uyum sağlayamamakta ve kullanıcılar açısından birtakım zorluklar oluşturmaktadır. Bu çalışmada, mobil web site tasarım kalıplarıyla ilgili mevcut çalışmalara genel bir bakış sağlayarak, mobil uyumlu web sitelerde en sık karşılaşılan tasarım ve kullanılabilirlik sorunlarına yönelik çözüm yolları araştırılmıştır. Araştırma kapsamında, duyarlı web sitelerde kullanılabilirlik kavramı detaylandırılarak; okunabilirlik, tıklanabilirlik ve gezinme eylemleri için daha iyi bir kullanıcı deneyimi geliştirmek amaçlanmaktadır. Konuyla bağlantılı noktalarda gerekli literatür taraması yapılarak, kullanılabilirlik kavramı ve kullanıcı odaklı arayüz tasarımının önemi vurgulanırken konuya ilişkin tanımlama ve görüşlere yer verilmiştir.
İlkokul öğrencileri için web tabanlı değerler eğitimi uygulaması
Bu araştırmanın amacı, ilkokul öğrencileri için değerler eğitiminin öğretiminde ve kazandırılmasında alternatif bir yöntem-teknik olarak Web Tabanlı Değerler Eğitimi (WTDE) uygulamasının etkililiğini ortaya koyarak, bu modelin eğitim sistemine kazandırılmasıdır. Bu bağlamda çalışmada araştırmacılar tarafından değerler eğitiminin adalet ve dürüstlük olarak iki alt boyutunu temel alan bir uygulama ortamı geliştirilmiştir. Araştırmanın çalışma grubunu, İstanbul ilinde üst, orta ve alt düzey sosyo ekonomik düzey çocukların öğrenim gördüğü bir devlet okulundaki 4. sınıfa giden 10 ilkokul öğrencisi oluşturmuştur. Katılımcılar 12 hafta boyunca WTDE uygulama ortamına alınarak ilgili modelleri tamamlamışlardır. Araştırmada WTDE programının sürecini betimlemek ve kullanılabilirliğini incelemek amacıyla nicel ve nitel araştırma yöntemleri birlikte kullanılmıştır. Çalışmada veri toplama aracı olarak; ''Görev Değerlendirme Kontrol Listesi'', ''Değerlerle İlgili İkilem Formu'' ve ''Yarı Yapılandırılmış Görüşme Formu'' kullanılmıştır. Nicel kısımda ''Değerlerle İlgili İkilem Formu'' kullanılarak, öntest-sontest deney gruplu yarı-deneysel yöntem kullanılmıştır. Nitel kısımda ise ''Yarı Yapılandırılmış Görüşme Formu'' ile ''Görev Değerlendirme Kontrol Listesi'' kullanılarak veriler içerik analizi ve görev analizi ile betimlenmiştir. Çalışma sonunda, Web Tabanlı Değerler Eğitimi (WTDE) uygulamasının, dürüstlük ve adalet değerini kazandırmada alternatif bir yöntem olabileceği sonucuna ulaşılmıştır. Ayrıca WTDE' nin bireylerin var olan adalet ve dürüstlük değerleri üzerinde etkisi olduğu bulunmuş, geliştirilen ortamın değer eğitimi için alternatif bir ortam olabileceği sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Değerler Eğitimi, Web Tabanlığı Değerler Eğitimi, Dürüstlük, Adalet
Fen bilgisi öğretmen adaylarının çevrimiçi öz ve akran geribildirimlerinin biçimlendirici olma eğilimlerinin incelenmesi
Bu çalışmanın amacı; fen bilgisi öğretmen adayları tarafından ''Bilimsel Araştırma Yöntemleri'' ve ''Fen Öğretimi Laboratuvar Uygulamaları'' dersleri kapsamında çevrimiçi sistemde yazılan geribildirimlerin ne düzeyde biçimlendirici olduğunu araştırmaktır. Araştırmaya Uşak Üniversitesi Eğitim Fakültesi, Matematik ve Fen Bilimleri Eğitimi Bölümü, Fen Bilgisi Öğretmenliği 3. sınıfta öğrenim gören 17 öğretmen adayı (13 kadın ve 4 erkek) katılmıştır. Araştırmada nicel ve nitel yöntemlerin birlikte kullanıldığı ''karma yöntem'' benimsenmiştir. Araştırmanın nitel kısmı olan yazılı geribildirimlerin ''Biçimlendirici Geribildirim Değerlendirme Rubriği (BGDR)'' ile analizinden nicel veriler elde edildiği için çalışmanın tasarımı ''dönüşümlü karma tasarım (conversion mixed designs)'' olarak belirlenmiştir. Ayrıca araştırmanın nitel kısmı iç içe geçmiş tekli durum çalışması olup nicel kısmı boylamsal özelliğe sahip, deneysel olmayan kesitsel bir biçimde yürütülmüştür. Nicel verilerin analizinde ise Friedman Sıralamalı İki Yönlü Varyans Analizi, Wilcoxon İşaretli Sıralar Testi ve Mann Whitney U Testi kullanılmıştır. Çalışma bir eğitim öğretim yılı boyunca devam etmiştir ve öğretmen adayları her aşamada sürece aktif katılmıştır. Web-ODS' ye yüklenen görevler öğretmen adayları tarafından geribildirim ve puanlama olmak üzere değerlendirilmiştir. Öğretmen adayları geribildirimlere göre görevlerini revize etmişlerdir. Araştırma bulguları öz ve akran geribildirimlerin ilk değerlendirme görevinden son değerlendirme görevine doğru biçimlendirici olma adına gelişim gösterdiğini ortaya koymuştur.
E-değerlendirme ortamında kullanılan oyunlaştırma bileşenlerinin öğrencilerin katılımları üzerine etkisi
Bu çalışmada oyunlaştırılmış e-değerlendirme sisteminin öğrenci katılımına etkisi araştırılmıştır. Bu amaçla, çevrimiçi ortamında 5. Sınıf matematik dersine yönelik oyunlaştırma bileşenlerinden lider tablosu, rozetler ve seviye açma öğelerini içeren oyunlaştırılmış bir e-değerlendirme sistemi tasarlanmıştır. Ardından oyunlaştırılmış e-değerlendirme sistemi ile oyunlaştırılmamış kopyası öğrenci katılım düzeyleri karşılaştırılmıştır. Ara ştırmanın çalışma grubunu Ankara ili Keçiören ilçesinde 4 farklı ortaokulda eğitim gören 5. sınıf öğrencileri oluşturmuştur. Yarı deneysel desen kullanılarak gerçekleştirilen araştırmaya; 141 kontrol grubu öğrencisi, 129 deney grubu öğrencisi olmak üzere, toplam 270 öğrenci katılmıştır. Araştırmada öğrencilerin oyunlaştırmaya dayalı e-değerlendirme sistemi katılımlarıyla oyunlaştırma öğeleri içermeyen e-değerlendirme sistemine katılım düzeyleri karşılaştırılmıştır. Ayrıca öğrencilerin motivasyon stratejileri ve başarı yönelimlerine göre farklılıkları da araştırma kapsamına alınmıştır. Çalışmada, nicel ve nitel veriler içeren karma araştırma yöntemi kullanılmıştır. Öğrenciler seçkisiz olmayan elverişli örnekleme gruplanmış ve e-değerlendirme sistemini kullanım log kayıtları tutulmuştur. Araştırma sürecinde öğrencilerin matematik dersine ilişkin motivasyon stratejileri ve başarı yönelim düzeyleri ölçeklerle ölçülmüştür. Ayrıca öğrencilere açık uçlu sorular sorularak elde edilen veriler değerlendirilmiştir. Pandemi döneminin etkisiyle, öğrencilerle uzaktan yürütülen bir çalışma gerçekleştirilmiştir. Çalışma sonucunda oyunlaştırmanın e-değerlendirme sistemlerine eklenmesiyle katılımın artırılabileceğine dair kanıtlar bulunmuştur. Öğrenciler süreci eğlenceli bulduklarını, oyunlaştırma öğelerini genel olarak beğendiklerini ifade etmişlerdir. Çalışmada oyunlaştırılmış e-değerlendirme ortamında öğrencilerin katılımına etki eden en önemli değişken performans yaklaşımıdır. Oyunlaştırma bileşenlerinin olmadığı e-değerlendirme ortamına katılımda en önemli değişken olarak öğrenme yaklaşımı göze çarpmaktadır. Yine bulgulara göre matematik dersine yönelik özyeterlik ve görev değeri her iki e-değerlendirme ortamında öğrenci katılımını etkileyen ortak değişkenlerdir. Sonuçlar oyunlaştırılmış e-değerlendirilme sisteminde, performansını göstermek isteyen öğrenci katılımlarının ön plana çıktığını da göstermektedir.
Web tabanlı dinamik değerlendirme sisteminin tasarımı, geliştirilmesi ve etkililiğinin sınanması
Bu çalışmada ortaokul düzeyindeki öğrencilerin matematik öğrenmelerine yönelik olarak web tabanlı dinamik değerlendirme sisteminin nasıl tasarlanacağının ve geliştirilen sistemin etkililiğinin irdelenmesi amaçlanmıştır. Bu amaç doğrultusunda, ortaokul 5. sınıf öğrencilerinin; matematik dersi konularını öğrenmeye yönelik internet teknolojileri aracılığıyla zaman ve mekândan bağımsız kendilerini test edebilecekleri bir öğretim ortamı hazırlanmıştır. Araştırma kapsamında geliştirilen dinamik değerlendirme algoritması ile birlikte, dinamik değerlendirme ve oyunlaştırma ilkelerini birleştiren web tabanlı bir ortam geliştirilmiştir. Ayrıca ortamın etkililiği deneysel bir çalışma ile sınanmıştır. Bu araştırmada benimsenen web tabanlı dinamik değerlendirme sistemi, bir kek türü müdahaleci (interventionist) dinamik değerlendirme olarak tasarlanmıştır. Deneysel çalışma 558 ortaokul 5.sınıf öğrencisi ile gerçekleştirilmiştir. Ayrıca sistemi kullanan 12 öğrenci ile odak grup görüşmeleri yapılmıştır. Elde edilen bulgulara göre, ortaokul öğrencilerinin sistemle etkileşim durumları, sistemin etkililiği, öğretimsel yönlendirme durumları ile lag ardışık analizleri neticesinde web tabanlı statik değerlendirme sistemine kıyasla web tabanlı dinamik değerlendirme sistemini kullanan öğrencilerin tutarlı öğrenmeler gerçekleştirdiği, belli bir noktadan itibaren yardım almadan öğrenme performansı ortaya koyduğu, başarılarını artırdığı ve daha etkili öğrenme ve değerlendirme yaşantıları geçirdikleri sonuçlarına ulaşılmıştır. Öğrenciler bilemediği sorularda soruları çözerken sistem tarafından doğru çözüme yönlendirildiklerini, çözüm için öğretimsel yönlendirmelerin çok yardımcı olduğunu, sistemde bulunan görsel öğelerin (maymun, robot ve muz) ilgi çekici, eğlenceli ve güzel olduğunu ve diğer dersler içinde bu sistemi kullanmak istedikleri belirtilmiştir. Bu çalışmada sunulan öğretimsel yönlendirmeler sadece 5. sınıf matematik dersi ile sınırlı kalmayıp diğer sınıflara yönelik tüm dersleri kapsayacak şekilde daha bütüncül bir yapıda ve videolar, animasyonlar, konu anlatımları, vb. içerik tasarımları da geliştirilerek öğrencilere sunulabilir.
Web 2.0 uygulamalarının Türkçe dersinde motivasyona ve başarıya etkisi: Kahoot örneği
Yapılan araştırmada Web 2.0 araçlarından biri olan Kahoot'un Türkçe dersinde motivasyona ve başarıya etkisini incelemek amaçlanmıştır. Ön test-son test kontrol gruplu deneysel desenin kullanıldığı araştırmanın çalışma grubunu Mamak Vehbi Dinçerler Ortaokulunda öğrenim gören 7. sınıf öğrencileri oluşturmaktadır. Deney grubunda (n=27) Kahoot destekli etkinliklerle ders işlenmiş olup kontrol grubunda (n=25) ders kitabındaki etkinliklere bağlı kalınarak öğretim yapılmıştır. Araştırma süreci dört haftadan (20 ders saati) oluşmaktadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak Özerbaş tarafından geliştirilmiş olan Motivasyon Testi ve araştırmacı tarafından geliştirilen Türkçe Başarı Testi kullanılmıştır. Motivasyon Testi'nin ölçüm güvenirliği için bulunan α katsayısı ,88, Türkçe Başarı Testi'nin α katsayısı ise ,81 olarak hesaplanmıştır. Veriler toplandıktan sonra verilerin normallik dağılımları incelenmiş olup grup içi ve gruplar arası puanların karşılaştırılmasında Bağımlı Örneklemler t Testi ve Bağımsız Örneklemler t Testi kullanılmasına karar verilmiştir. Test sonuçlarına göre Kahoot destekli etkinliklerle işlenen Türkçe dersinde motivasyon yüksek oranda (η2= ,56) artmıştır. Başarı puanında ise anlamlı bir artış saptanamamıştır. Kahoot destekli etkinliklerle işlenen Türkçe dersinde motivasyon ve başarı puanlarına dair cinsiyetler arası herhangi bir farklılık görülmemiştir.
Bir ikna teknolojisi olarak internet: e-ticaret sitelerindeki ikna dinamikleri üzerine bir inceleme
İkna edici iletişim hayatın her alanında insanların birbirlerini etkilemek, tutum ve davranışlarını değiştirmek için kullandıkları bir iletişim çabasıdır. Önceleri filozofların insanları etkilemek ya da senato toplantılarında bireylerin tek tek fikirlerini anlatarak, diğer üyeleri kendi düşüncelerine çekme çabaları ile tanımlanan ikna, yıllar içinde hem bilgi dünyasındaki ilerlemeler hem de teknolojik ilerlemelerle kullanım alanını genişletmiştir Teknolojiyle tanım alanı da büyüyen ikna, içeriğine ikna teknolojileri kavramını eklemiştir. İkna teknolojileri, ikna için kullanılan içeriklere teknolojik aygıtların da katılarak etki alanının genişletilmesiyle yapılan ve temelde bireyin tutum ve davranışlarını değiştirmek amacıyla uygulanan çalışmaların geneline verilen addır. Bu noktada özellikle internetin gelişmesi ve insan hayatında büyük oranda yer alması sadece ikna edici iletişimi değil ekonomik anlayışı da değiştirmiştir. Ekonominin gelişmesi pazarlama çalışmalarının da değişmesini hızlandırmıştır. Pazarlama anlayışındaki gelişmeler tüketicilerin dönüşümüyle birlikte hızlanmış, geleneksel satış taktiklerinin yanına online satış (e-ticaret) da eklenmiştir. E-ticaretin işlevselliği açısından da sitelerin sahip olduğu web sayfaları büyük önem taşımaktadır. Çalışmada B2C özelliği taşıyan e-ticaret sitelerinin ikna teknolojileri bağlamında nasıl tasarlandığı ve ikna dinamiklerinin neler olduğu ortaya konulmuştur. Sitelerin sahip olduğu ikna dinamikleri kullanılabilirlik, tasarım, güvenlik ve etkileşim olarak dört basamakta toplanmıştır. Bu dört basamağın altında ise her bir ikna dinamiğinin sahip olduğu ögeler aktarılmıştır.
Çocuk hastalarda yüksek riskli ilaçların uygulamasında WEB tabanlı çift göz kontrol programı kullanımının etkisi
Çocuk Hastalarda Yüksek Riskli İlaçların Uygulamasında Web Tabanlı Çift Göz Kontrol Programı Kullanımının Etkisi Amaç: Bu araştırmada; çocuk hemşirelerinin yüksek riskli ilaç uygulamaları sırasında, standardizasyonun sağlanması ve ilaç hatalarını önleme stratejisi olarak "Web Tabanlı Çift Göz Kontrol Programı (ÇGKP)" nın etkisinin incelenmesi amaçlanmıştır. Gereç Yöntem: Araştırma yarı deneysel olarak "Tek Grupta Ön Test-Son Test Modeli" kullanılarak, Kasım 2016-Haziran 2018 tarihleri arasında; 0-18 yaş hastaların yattığı Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Cerrahi, Çocuk Cerrahi Yoğun Bakım, Yenidoğan Cerrahi Yoğun Bakım Klinikleri'nde yürütülmüştür. Araştırmanın örneklemini bu kliniklerde çalışan, ilaç uygulamalarında görev alan ve araştırmada yer almayı kabul eden 24 hemşirenin araştırmacının gözlem yaptığı zamanlarda uyguladıkları tüm yüksek riskli ilaçlar (girişim öncesinde 532, girişim sonrasında 538 olmak üzere toplamda 1070 ilaç dozu) oluşturmuştur. Veriler Hemşirelerin Özelliklerine İlişkin Kişisel Bilgi Formu ve İlaç Uygulama Gözlem Formu kullanılarak toplanmıştır. İlk aşamada gözlem yöntemi ile ilaç hata oranları belirlenmiştir. Sonrasında Web Tabanlı ÇGKP uygulanmaya başlanmış ve girişim sonrası gözlem yöntemi ile ilaç hata oranları belirlenmiştir. Araştırmanın uygulanması için gerekli izinler alınmıştır. Bulgular: Hemşirelerin ilaç uygulama sürecindeki hataların, ilaç uygulamalarında 10 doğru kuralından ve ÇGKP içerisindeki İlaç Uygulama Beceri Adımlarından sapmalara göre gözlem yoluyla belirlendiği araştırma sonucunda toplam hata oranları incelendiğinde; girişim öncesi hatalı ilaç uygulama ortalama oranı %47.8, girişim sonrasında hatalı ilaç uygulama ortalama oranı %19.4 olarak bulunmuştur. İlaç uygulama basamaklarına göre hata oranları incelendiğinde; hazırlama hatası ortalama oranı girişim öncesinde %34.9, girişim sonrasında %10.8; uygulama hatası ortalama oranı girişim öncesinde %25.6, girişim sonrasında %10.3; izlem hatası oranı girişim öncesi %61.5, girişim sonrası %22.6 ve kayıt hatası oranı girişim öncesi %69, girişim sonrası %34 olarak saptanmıştır. Çalışma saatlerine göre hata oranları incelendiğinde; 08-16 vardiyasında girişim öncesi hata oranı %97.6 iken, girişim sonrasında %39.5; 16-08 vardiyasında girişim öncesi hata oranı %100 iken, girişim sonrası %82.1 olarak belirlenmiştir. Uygulama yoluna göre hata oranları incelendiğinde; intravenöz yolla uygulanan ilaçlarda girişim öncesi hata oranı %97.8, girişim sonrası hata oranı %55.8; beslenme tüpünden uygulanan ilaçlarda girişim öncesi hata oranı %100, girişim sonrası hata oranı %80.8; oral yolla uygulanan ilaçlarda girişim öncesi hata oranı %100, girişim sonrası hata oranı %60; solunum yolu ile uygulanan ilaçlarda girişim öncesi hata oranı %100, girişim sonrası hata oranı %58.8'dir. Hata oranlarındaki azalmanın istatistiksel olarak anlamlı olduğu belirlenmiştir (p= .000). Girişim öncesinde ve girişim sonrasında yanlış hasta ve yanlış ilaç uygulama hatası gözlenmemiştir. Sonuç: Araştırmacı tarafından oluşturulan Web Tabanlı Çift Göz Kontrol Programının kullanılması ile hemşirelerin ilaç uygulama hata oranlarında azalma olduğu görülmüştür. Programın etkili olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: ilaç uygulama hatası, yüksek riskli ilaçlar, çocuk hemşireliği
Sosyal medya kullanıcılarının sanal uygulamaları satın alma davranışları: Türkiye ve Almanya karşılaştırması
Geleneksel medyanın Web 2.0 ile sosyal çağa geçmesiyle sosyal medya uygulamaları her kesimde gelişme göstermeye başlamıştır. Bireylerin sosyal medya kullanımını arttırması pazarlama stratejilerine de yansıyarak, sosyal medya pazarlamasını ortaya çıkarmıştır. Firmalar sosyal medya üzerinden daha çok nasıl kazanç elde edeceğine odaklanırken, aynı zamanda birçok uygulama da geliştirmişlerdir. Özünde kendisi de bir sanal uygulama olan sosyal medya içerisinde de birçok sanal uygulama barındırmaya başlamıştır. Gelirini arttırmayı hedefleyen sosyal medya şirketleri geliştirdikleri sanal uygulamalarla milyonlarca dolarları bulan gelirler elde etmeye başlamışlardır. Bu noktada tüketicilerin sanal uygulamaları kullanma davranışsal niyetlerini belirlemek, bu gelirleri elde etmek için önemli bir bilgi olacaktır. Çalışma teori ve araştırma kısımlarından oluşup, sosyal medya üzerindeki sanal uygulamaların tüketici davranışı ile olan bağını ortaya koyabilmeyi amaçlamaktadır. Çalışmanın teori bölümünde; pazarlama karması 4P'nin 4C'ye dönüşürken tutundurmanın iletişime dönüşmesi ve bütünleşik pazarlama iletişiminin doğuşu, geleneksel medyanın sosyal çağa dönüşü, sosyal medyanın kapsamı ve pazarlama stratejileri, Türkiye ve Almanya'da sosyal medya, sosyal medya üzerinde sanal dünyalardaki sanal ürün ve varlıklar, tüketicinin bu sanal uygulamalara karşı satın alma davranışı ele alınarak, literatür taraması yapılan Teknoloji Kabul Modeli incelenmektedir. Araştırma bölümünde ise; sosyal medyada sanal uygulamaları satın alma davranışı üzerine hazırlanmış olan anket ile Türkiye'den ve Almanya'dan 523 geçerli anket toplanmıştır. Katılımcıların verdikleri cevaplar neticesinde edinilen veriler, SPSS istatistik analiz programı aracılığıyla analiz edilmiştir. Çalışma sonucuna göre; Türkler için algılanan fayda ve algılanan kullanım kolaylığı değişkenlerinin sosyal medya üzerinden sanal uygulamaları satın almaya yönelik tutum üzerinde olumlu ve istatistiksel olarak anlamlı bir etkiye, Almanlar için algılanan fayda değişkeninin sosyal medya üzerinden sanal uygulamaları satın almaya yönelik tutum üzerinde olumlu ve istatistiksel olarak anlamlı bir etkiye sahip olduğu görülmektedir.
Knowledge-based economy and economic growth: Empirical analysis of BRICST countries
Rapid developments in information and communication Technologies (ICT) and intense pressure of globalization have changed trade relations and economic performance in global economy. Particularly the invention of many ICT tools and services, growing demand to technology products, rise of knowledge-based sectors have addressed the role of intangible factors such as education, knowledge, information, innovation and R&D as new source of economic growth. However, with the onset of global financial crisis, many countries have experienced recessions or less growth than before. Lasting uncertainty in macroeconomic stability and concern about the future performance of global market lead governments to realize knowledge-based economy (KBE) as a major solution to problems of the existing economy. Emerging countries are also perceived as the global leaders of KBE due to their better and faster performance in adopting new technologies and increasing their accumulation of knowledge than the advanced countries.The aim of this study is to analyze major determinants of KBE which are based on World Bank Knowledge Assessment Framework, on economic performance indicators such as GDP, GDP per capita and economic growth rate in Brazil, Russia, China, India, South Africa and Turkey (BRICST) over the period from 2000 to 2010 by using Panel Data Model. The empirical evidence reveal that ICT infrastructure and secondary education are found to be important infrastructure channels that affect GDP per capita positively in the BRICST countries. In addition, the number of R&D personnel as an indicator for innovation potential has positive influence on the GDP per capita. Accumulation of educated people in R&D can affect country?s ability to innovate, benefit from ICT and enhance economic performance. Therefore, expansion of ICT infrastructure together with educated R&D personnel have become the major factors that affect economic performance in the BRICST countries.
Web 2.0 araçlarıyla hazırlanan eğitici oyunların yabancı dil olarak Türkçe öğrenenlerin dinleme becerilerine ve Türkçe öğrenmeye ilişkin tutumlarına etkisi
Bu çalışmanın amacı, Web 2.0 araçlarıyla hazırlanan eğitici oyunların yabancı dil olarak Türkçe öğrenenlerin dinleme becerilerine ve Türkçe öğrenmeye ilişkin tutumlarına etkisini tespit etmektir. Araştırmada deneysel araştırma yöntemlerinden Kontrol Gruplu Öntest Sontest Modelinden yararlanılmıştır. Araştırma sürecinde kontrol grubundaki dersler olağan akışında devam ederken deney grubundaki dersler kurumda kullanılan ders kitabındaki dinleme metinlerinden hareketle Web 2.0 araçlarıyla hazırlanan eğitici oyunlar kullanılarak yürütülmüştür. Web 2.0 araçlarıyla hazırlanan eğitici oyunlar Yozgat Bozok Üniversitesi Türkçe öğretim merkezinde B2 seviyesindeki öğrencilere 5 hafta boyunca uygulanmıştır. Uygulama, B2 seviyesi iki grup üzerinde toplam 34 öğrenciyle gerçekleştirilmiştir. Araştırmada, veri toplamak amacıyla Şengül (2016) tarafından geliştirilen "Dinlediğini Anlama Başarı Testi" ve Türkçeye yönelik tutumlarını ölçmek amacıyla Şengül (2016) tarafından geliştirilen "Yabancı Dil Türkçeye Yönelik Tutum Ölçeği" kullanılmıştır. Verilerin istatistiksel analizi bilgisayar destekli istatistik paket programı (SPSS) aracılığıyla yapılmıştır. Verilerin normal dağılım gösterip göstermediklerini tespit etmek amacıyla Skewness, Kurtosis, Shapiro-Wilks testleri uygulanmıştır. Verilerin dağılımın normal olduğu sonucuna ulaşılmasıyla parametrik testlerin uygulanmasına karar verilmiştir. Deney ve kontrol gruplarının puanlarının incelenmesi için İlişkili Örneklemler t - Testi, grup ortalamalarındaki farklılıkların hangi grup lehine olduğunu görebilmek için yapılan ikili karşılaştırmalarda ise İlişkisiz Örneklemler t - Testi kullanılmıştır. Elde edilen sonuçlara göre, Web 2.0 araçlarıyla hazırlanan eğitici oyunların deney grubundaki öğrencilerin dinlediğini anlama başarı testi öntest sontest puan ortalamaları sonucunda aradaki farkın sontest lehine anlamlı olduğu belirlenmiştir. Bununla birlikte kontrol grubundaki öğrencilerin dinlediğini anlama başarı testi öntest sontest puan kıyaslaması arasında sontest lehine anlamlı farklılık olmadığı sonucuna varılmıştır. Deney grubu ile kontrol grubunun dinlediğini anlama başarı testi öntest sontest puan ortalamaları arasındaki farka bakıldığında deney grubu lehine anlamlı farklılık olduğu tespit edilmiştir. Web 2.0 araçlarıyla hazırlanan eğitici oyunların deney grubundaki öğrencilerin Türkçeye yönelik tutumu öntutum sontutum puan ortalamaları sonucunda aradaki farkın sontest lehine anlamlı olduğu belirlenmiştir. Kontrol grubundaki öğrencilerin Türkçeye yönelik tutumu öntutum sontutum puan ortalamaları sonucunda anlamlı bir farklılık tespit edilememiştir. Deney grubu ve kontrol grubunun Türkçeye yönelik tutumu öntutum sontutum puan ortalamaları arasındaki farka bakıldığında deney grubu lehine anlamlı farklılık olduğu tespit edilmiştir. Araştırma sonunda, Web 2.0 araçlarıyla hazırlanan eğitici oyunların dinlediğini anlama başarısında ve Türkçeye yönelik tutumda anlamlı bir farklılık oluşturduğu sonuçlarına ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Türkçenin Yabancı Dil Olarak Öğretimi, Web 2.0 Araçları, Dinleme Becerisi, Türkçeye Yönelik Tutum
5. sınıf madde ve değişim ünitesinin öğretilmesini destekleyici Web 2.0 araçları kullanarak kaynak materyallerin geliştirilmesi
Bireysel farklılıkların ön planda olduğu günümüz çağında, eğitimde de farklı anlayışlara geçilmiş ve "Çoklu Zeka Kuramı" ortaya atılmıştır. Bununla birlikte, ders içeriklerinin zenginleşmesi adına derslere teknoloji entegre edilerek web 2.0 araçları kullanılmaya başlanılmıştır. Eğitim öğretim sürecinde ders kitaplarında bulunan etkinlikler önemli bir yer tutmaktadır. Bu yüzden bu etkinlikler, gözden geçirilmeli, değerlendirilmeli ve gerekli düzenlemeler yapılmalıdır. Bu amaçla, bu çalışmada 5. sınıf ders kitaplarında bulunan "Madde ve Değişim" ünitesinde ele alınan etkinliklerin çoklu zeka alanlarına göre dağılımı incelenmiştir. Bununla birlikte, "Madde ve Değişim" ünitesinin kazanımları çerçevesinde, çoklu zeka kuramı baz alınarak web 2.0 araçlarıyla alternatif etkinlikler oluşturulmuştur. Bu çalışma nitel bir çalışma olup, etkinlikler oluşturulurken Tasarım ve Geliştirme Araştırmasının Tip -1 türü kullanılmıştır. Kitaplardaki etkinliklerin çoklu zeka alanlarına göre dağılımı incelenirken veriler betimsel analiz yöntemi kullanılarak analiz edilmiştir. Araştırmanın sonucunda, 5. sınıf ders kitaplarında bulunan etkinlikler çoklu zeka alanlarına göre incelendiğinde, 5. sınıf SDR Dikey Yayıncılık Fen Bilimleri ders kitabında matematiksel zeka ve sosyal zeka % 50 oranında; 5. sınıf MEB Yayınları Fen Bilimleri ders kitabı incelendiğinde, matematiksel zeka %83,3 oranında, sosyal zeka ise %16,7 oranında bulunmuştur. Her iki kitapta da diğer zeka alanlarıyla ilgili etkinlik bulunmadığı belirlenmiştir. Araştırmada çoklu zeka kuramı baz alınarak web 2.0 araçlarıyla etkinliklerin nasıl hazırlanabileceği adım adım açıklanmıştır.
Spor bilimleri fakülteleri öğrencileri ve öğretim elemanlarının teknoloji entegrasyonu algılarının araştırılması
Teknolojiyi öğrenme ve öğretme süreçlerine dahil ederken bilginin kaynağı olan dijital veri tabanlarının eğitim programlarına entegre edilmesi, öğrencilere bilgiyi yorumlama ve değerlendirme becerisi kazandırarak teknolojiyi destekleyen sınıflar oluşturarak teknolojiyi öğrenme aracı olarak doğru ve etkili kullanmak eğitim kurumlarının görevi haline gelmiştir Bilgi medya ve teknoloji öğretim ve öğrenme açısından bireylere kazanımlar sağlayan, kolaylaştırıcı bir unsur haline gelmiştir. Bu nedenle teknolojinin eğitimde, öğrenme ve öğretme amaçlı kullanılması hiç şüphe yok ki, kaçınılmaz bir hal almıştır. Bu bağlamda bu araştırma spor bilimleri fakültelerinde öğretim elemanları ve öğrencilerin teknoloji entegrasyonlarını incelemeyi amaçlamaktadır. Araştırmada nicel araştırma yöntemleri kullanılırken model olarak ise tarama modellerinden ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Örnekleme yöntemlerinden basit seçkisiz örnekleme yöntemi kullanılmıştır. Araştırmanın örneklemini Spor bilimleri fakülteleri öğrencileri oluşturmaktadır. Öğretim elemanlarının teknoloji entegrasyonu yeterliliklerini ölçmek için Artun ve Günüç (2016) tarafından geliştirilen "Öğretim Elemanlarının Teknoloji Entegrasyonu Yeterliliğine Yönelik Öğrenci Algısı" ölçeği kullanacaktır. Öğrencilerin teknoloji kabullerini ölçmek için ise Pınar, Demir ve Akbulut (2017) tarafından geliştirilen "Çevrimiçi Sosyal Ağların Öğretim Amaçlı Kabul ve Kullanımı" ölçeği kullanılmıştır. Veriler SPSS programı ile kodlanarak normallik testi yapılmış parametrik olan verilere bağımlı guruplar için t-test, tek yönlü varyans analizi Anova testi yapılmış, ölçekler ve alt boyutlar arasındaki ilişkiyi ölçmek için korelasyon testleri ve son olarak araştırma hipotezlerini test etmek için de regresyon testi ile analizi yapılmıştır. Sonuç olarak spor bilimleri öğrencilerinin her iki ölçekten elde ettikleri puanlar sonucunda cinsiyet değişkeni açısından herhangi bir anlamlı farklılığa rastlanmamıştır. Sınıf ve Üniversite değişkenleri bakımından anlamlı farklılık görülmüştür. Spor bilimleri öğrencilerinin ÇSA kullanım sıklıkları, amaçları ve eğitim amaçlı kullanım sıklıkları ile ölçekler arasında pozitif yönlü anlamlı ilişkiler tespit edilmiştir.
Yabancı dil öğretmenlerinin Web2.0 araçlarını kullanma deneyimlerinin incelenmesi
Bu araştırmanın amacı, yabancı dil öğretmenlerinin derslerinde Web2.0 araçlarını deneyimlemeye yönelik görüşlerini ortaya çıkarmaktır. Çalışma nitel araştırma desenlerinden biri olan fenomenoloji deseni kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Araştırmaya 2020-2021 eğitim öğretim yılında Türkiye'nin çeşitli şehirlerinde MEB'e bağlı ilkokul, ortaokul ve lisede çalışan 20 yabancı dil öğretmeni katılmıştır. Veriler yarı yapılandırılmış görüşme formu ile toplanmış, daha sonra içerik analizi yapılarak çözümlenmiştir. Elde edilen bulgulara göre web2.0 araçlarıyla tanışma ve kullanma süreci, katılımcıların web2.0 araçlarını kullanmaya hazırlık süreci, Web2.0 araçlarının deneyimlenmesi, Web2.0 araçlarının öğretim programına uygunluğu, karşılaşılan sorunlar, katılımcıların önerileri temalarına ulaşılmıştır. Bulgular, yabancı dil öğretmenlerinin genel olarak Web araçlarıyla E-twning projeleri sayesinde tanıştıklarını ve daha sonrasında derslerinde kullanmaya başladıklarını, kendilerini bu anlamda geliştirmek için hizmetiçi eğitimler aldıklarını, derslerinde Web2.0 araçlarını kullanmanın öğretmenlere kendilerini mutlu hissettirdiğini, öğretmenlerin bu araçları kullanarak çağı yakaladıklarını ve Z kuşağı diye adlandırılan öğrencilerine hitap edebildiklerini düşündüklerini ortaya çıkarmıştır. Araştırma sonuçları, ilgili çalışmalar doğrultusunda yorumlanarak tartışılmış; öğretmenlere yönelik daha fazla hizmetiçi eğitim düzenlenmesi, yabancı dil öğretmenlerinin mutlaka bir projeye dahil olması, öğretmenlerin henüz üniversite eğitimleri esnasında Web2.0 araçlarıyla ilgili bilgilendirilmesi, ders kitapları ve öğretim programının Web2.0 araçlarıyla uyumlu hale getirilmesi gibi birtakım önerilerde bulunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Web2.0 Araçları, Yabancı Dil Eğitimi, Fenomenoloji
Web tabanlı uzaktan tarımsal mücadele ve danışmanlık uygulaması tasarlanması: Bir erken teşhis uyarı sistemi
Çalışmanın amacı, Tarım 4.0 yaklaşımı içerisinde tarım teknolojilerinin ve tarımda teknoloji kullanımının yaygınlaşması konusunda geliştirilen Web Tabanlı Uzaktan Tarımsal Mücadele ve Danışmanlık Uygulaması'nın alanında uzman teknik personelle görüşmeler yaparak, uygulama ile ilgili ne gibi iyileştirmeler yapılması gerektiğini ortaya koymaya çalışmaktır. Bu bağlamda Adana İl Tarım ve Orman Müdürlüğü'nde görev yapmakta olan teknik personeller uygulamayı değerlendirmeye tabii tutulmuştur. Çalışma teori ve uygulama olmak üzere iki kısımdan oluşmaktadır. Teori kısmında literatür taramaları yapılmış olup, tarım danışmanlığı, akıllı tarım ve tarımda dijital teknolojilerin kullanımı ele alınmıştır. Araştırmanın evrenini Adana İl Tarım ve Orman Müdürlüğü'nde görev yapmakta olan 10 teknik personel oluşturmaktadır. Araştırmada veriler, demografik bilgileri ölçmeye yönelik 4 sorudan ve uzman görüşleri alınarak hazırlanmış olan, uygulama ile ilgili teknik personelin görüşlerini ölçmeye yönelik 7 ana başlıktan ve 28 alt başlıktan oluşan nitel sorudan oluşan form aracılığıyla toplanmıştır. Uygulama Python programlama dili ile geliştirilmiş ve veriler Nvivo 12 programı ile analiz edilmiştir. Yapılan analiz sonucunda web tabanlı tarımsal mücadele ve danışmanlık uygulamasının teknik personeller açısından geliştirilmesinin uygun olduğu, arayüz tasarımının iyileştirilmesi gerektiği, tarımda teknoloji kullanımının yaygınlaştırılması açısından pozitif katkı sağlayacağı sonucuna ulaşılmıştır.