Web tabanlı uygulamalar
151 theses under this subject heading
Teknoloji destekli öğrenme ortamlarında çoklu görev yapmanın öğrenmeye etkisi
Günümüz genç nesillerini dijital yerliler, Net nesli ya da milenyum nesli olarak tanımlayan popüler kavramlarla alanyazında sıkça karşılaşılmaktadır. Bu tür kavramların ortak çıkış noktası, yeni nesillerin dijital teknolojiler ile geçmiştekilere göre daha yüksek düzeyde etkileşimde bulunmalarıdır. Bazı araştırmacılar bu yüksek düzeyli etkileşiminin bilgiyi edinme ve işleme gibi temel öğrenme alışkanlıklarını da değiştirdiğini öne sürmektedir. Genç neslin öğrenme alışkanlıklarına ilişkin dikkat çeken iddialardan biri bu bireylerin birden çok bilgi ve iletişim kaynağına dikkatlerini aynı anda vererek farklı kaynaklardan gelen bilgileri eş zamanlı olarak işleyebildikleri varsayımıdır. Alanyazında çoklu görev olarak adlandırılan bu durum dijital yerliliğin en belirgin göstergelerinden biri olarak kabul edilmektedir. Öte yandan son zamanlarda gerek dijital yerlilik kavramına gerekse çoklu görev gerçekleştirme becerisi gibi bir takım dijital yerlilik özelliklerine ciddi eleştirilerin yöneltildiği görülmektedir. Bu eleştirilerde insan bilişsel mimarisinin çoklu görev yapmaya uygun olmadığı ve çoklu görev yapan bireylerin gerek öğrenme gerekse üretim performanslarının bu durumdan olumsuz etkileneceği vurgulanmaktadır. Bu araştırmanın amacı teknoloji destekli öğrenme ortamlarında çoklu görev yapmanın öğrenmeye olan etkisinin incelenmesidir. Bu amaç çerçevesinde öğrencilerin bir yandan öğrenirken diğer taraftan da çoklu görev gerçekleştirmelerine olanak tanıyan web-temelli bir ortam tasarlanmıştır. Web ortamı sıralı ve engelleyici, sıralı ve üretici, eş zamanlı ve engelleyici olmak üzere üç farklı çoklu görev türünü içermektedir. Sıralı ve engelleyici çoklu görev ortamı, öğrenme görevi ile öğrenme ile ilgisiz başka bir görevin yer aldığı iki ortam arasındaki geçiş etkinliklerinden oluşmaktadır. Sıralı ve üretici çoklu görev ortamı, iki öğrenme görevi arasında geçişler içerecek şekilde tasarlanmıştır. Sıralı çoklu görev ortamlarında görevler arası geçiş yapan öğrenciler, öğrenmeye ilişkin görevlerine geri döndüklerinde öğrenmelerine kaldıkları yerden devam edebilmektedirler. Eş zamanlı ve engelleyici çoklu görev ortamında ise katılımcıların çoklu görev gerçekleştirirken öğrenme görevlerini duraklatmalarına izin verilmemiştir. Bu ortamdaki öğrenciler eş zamanlı çoklu görev olarak öğrenme etkinliği sırasında çevrimiçi sohbet etmişlerdir. Araştırmada öğretim içeriği olarak sıtmanın yaşam döngüsü ve yenilenebilir enerji kaynaklarına ilişkin iki farklı öğretim videosu kullanılmıştır. Tam deneysel faktöriyel bir desenle tasarlanan araştırmada iki kontrol ve beş deney olmak üzere toplam yedi araştırma grubu bulunmaktadır. Deney grupları belirtilen üç farklı çoklu görev etkinliğinden birini gerçekleştirirken, kontrol grupları öğrenme etkinliğini çoklu görev gerçekleştirmeksizin tamamlamışlardır. Tüm katılımcılar araştırma gruplarına seçkisiz olarak atanmıştır. Araştırmanın katılımcıları Anadolu Üniversitesi Eğitim Fakültesinde öğrenim görmekte olan 572 lisans öğrencisidir. Araştırmada katılımcıların söz konusu çoklu görev ortamlarındaki öğrenme başarıları, içeriği hatırlama düzeyi ve konu ilgisi olmak üzere iki değişken bağlamında karşılaştırılmıştır. Araştırma bulguları, sıralı çoklu görev yapmanın sunulan içeriği hatırlamayı olumsuz etkilemediğini, eş zamanlı çoklu görev yapmanın ise hatırlamayı olumsuz etkilediğini ortaya koymuştur. Farklı çoklu görev durumlarındaki katılımcıların konu ilgileri karşılaştırıldığında sıtmanın yaşam döngüsü ve yenilenebilir enerji kaynakları videolarını izleyen gruplarda farklı sonuçlarla karşılaşılmıştır. Öğretim içeriği olarak sıtmanın yaşam döngüsü videosunu izleyen gruplarda sıralı çoklu görev gerçekleştirmenin konu ilgisini olumsuz etkilemediği, eş zamanlı çoklu görevin ise olumsuz etkilediği gözlenmiştir. Yenilenebilir enerji kaynakları videosunu izleyen çoklu görev gruplarında ise yalnızca sıralı ve üretici çoklu görev grubunun konu ilgisinde anlamlı bir artış gözlenmiştir. Araştırmada öğrenme başarısının yanı sıra bireylerin birtakım özellikleri ile çoklu görev becerileri arasındaki ilişki de incelenmiştir. Bu özellikler katılımcıların teknoloji kullanım düzeyleri, farklı çoklu ortamlarda günlük geçirdikleri süre, ders çalışırken çoklu görev yapma sıklıkları ve çalışan bellek kapasiteleridir. Bulgular, teknoloji kullanım düzeyi ile çoklu görev yaparak öğrenme becerisi arasında anlamlı bir ilişki olmadığını ortaya koymuştur. Benzer biçimde farklı çoklu ortamlarda günlük geçirilen süre ile sıralı ve engelleyici ve eş zamanlı ve engelleyici çoklu görev durumlarındaki öğrenci başarısı arasında da herhangi bir ilişki gözlenmemiştir. Öte yandan çoklu ortamlarda geçirilen günlük süre arttıkça sıralı ve üretici çoklu görev durumlarında öğrencilerin başarılarının düştüğü görülmüştür. Sıralı ve üretici çoklu görev etkinliklerinin diğer çoklu görev türlerine göre daha uzun sürdüğü dikkate alınarak çoklu ortamlarda günlük geçirilen sürenin artmasının uzun süreli gerçekleşen öğrenme etkinliklerinde bireylerin öğrenmelerini olumsuz etkilediği sonucuna ulaşılmıştır. Ayrıca araştırmada çoklu görev becerisinin geliştirilebilen bir özellik olmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Nitekim günlük yaşamdaki ders etkinlikleri sırasında çoklu görev gerçekleştirme sıklığı ile tasarlanan çoklu görev ortamında öğrenme başarısı arasında bir ilişki gözlenmemiştir. Son olarak araştırmada farklı çoklu görev türlerinin farklı çalışan bellek bileşenleri ile ilişkili olabileceğine ilişkin bulgulara ulaşılmıştır. Yukarıda kısaca özetlenen araştırma sonuçları ilgili alanyazın çerçevesinde tartışılmış, araştırma sınırlılıkları vurgulanmış ve gelecekteki çalışmalara ilişkin öneriler sıralanmıştır. Bu araştırmanın dijital yerlilik ve çoklu göreve ilişkin alanyazına önemli kuramsal katkılarda bulunduğu düşünülmektedir. Çalışmada bu katkıların tartışılmasının yanı sıra öğretim ortam ve etkinliklerinin tasarımı gibi uygulamaya yönelik çıktılara da değinilmiştir. Anahtar Kelimeler: Dijital yerliler, çoklu görev, web-temelli öğrenme.
Üniversite öğrencilerinin lokasyon bazlı servislere ve konum bildirimi uygulamalarına yönelik tutum ve davranışları: Anadolu Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi İşletme Bölümü öğrencileri üzerine bir uygulama
Lokasyon bazlı pazarlama GPS teknolojisine dayanan mobil uygulamalar aracılığı ile hareket halinde olan nihai kullanıcılara o ana yönelik teklifler sunan küresel bir pazarlama yöntemidir. Geleneksel pazarlama yöntemlerinin aksine lokasyon bazlı pazarlama nihai tüketicilerin tüketim alışkanlıklarını sosyal, kültürel ve kişisel bazda belirttikleri lokasyon üzerinde incelemektedir. Lokasyon bazlı servisler sayesinde firmalar hareket halinde olan kullanıcıların gerçek zaman ve siber ağlar arasında gerçekleşen tüketim alışkanlıklarını inceleyerek doğru kişiye doğru zamanda teklif sunma ile marka sadakatini arttırma fırsatını yakalamaktadır. Araştırmada Üniversite öğrencilerinin lokasyon bazlı servis ve konum bildirimi uygulamalarına yönelik tutum ve davranışları bilgi iletişim teknolojileri, B2C e-ticaret, mobil ticaret, web teknolojilerinin gelişimi ve lokasyon bazlı pazarlama kapsamında incelenmiştir. Araştırmanın amacı, Anadolu Üniversitesi İşletme Fakültesi bölümlerinde okuyan öğrencilerinin lokasyon bazlı servislere ve konum bildirim uygulamalarına yönelik tutum ve davranışlarını anlamaktır. Anahtar Kelimeler: Lokasyon bazlı pazarlama, Lokasyon bazlı servisler, Tutum ve davranış, Konum bildirimi
Yabancı dil öğrenen dijital yerlilerin Web 2.0 araçlarını kullanma düzeylerinin belirlenmesi: Bir durum çalışması
Bu araştırmanın temel amacı, dijital yerlilerin yabancı dil öğrenme süreçlerinde Web 2.0 araçlarını kullanma düzeylerini bağlantıcılık ve bilişsel çoklu ortam öğrenme kuramları doğrultusunda incelemektir. Elde edilen bulguların yüz yüze ve uzaktan eğitim veren kurumlara ve öğretenlere dijital yerlileri ve onların öğrenme stratejilerini daha yakından tanıma imkânı verebileceği düşünülmektedir. Enformasyon çağında bilgiye erişimin her an her yerde mümkün olması dijital öğrenen neslin öğrenme yöntemlerini de hızla değiştirmiştir. Bu bağlamda, bütün bu kolaylıklar ve gelişmeler iletişimi, iletişim için ise ortak bir dil (linguafranca) öğrenme zorunluluğu doğurmuştur. Bu çağda hemen hemen her anlamda hayatımızı kolaylaştıran Web 2.0 araçları hem öğrenme hem de öğretme ortamlarında da insanların hayatını kolaylaştırmaktadır. Dijital yerliler, Web 2.0 araçlarına ve dijital medya araçlarına bağımlı bir şekilde yaşamaktadırlar. Web 2.0 araçlarına oldukça hâkim olan dijital nesil, bu yetileri sayesinde sınırsız bilgiye ve açık kaynaklara ulaşabilmektedir. Web 2.0 araçlarının yabancı dil öğretiminde yaygınlaşarak kullanılması, öğreten ve öğrenenler için bilgiye kısa sürede ulaşma olanakları, sınıf içi ve dışı etkileşimlerde bulunma imkânları sağlamıştır. Nitel araştırma yöntemlerinden durum çalışması ile desenlenmiş bu çalışmada veri toplama aracı olarak yarı yapılandırılmış görüşme, gözlem ve belge analizi teknikleri kullanılmıştır. Araştırma kapsamında ulaşılan sonuçlar, alanyazın ile paralellik göstermekte ve yabancı dil öğrenen dijital yerlilerin bu süreçte Web 2.0 araçlarını sıklıkla kullandıklarını, içerik oluşturma ve bu içerikleri ağ bağlantıları ile paylaşma konusunda istekli ve pratik olduklarını göstermektedir. Anahtar Kelimeler: Web 2.0 araçları, dijital yerliler, yabancı dil öğrenme, bağlantıcılık,bilişsel çoklu ortam öğrenme kuramı
Öğretim elemanlarının web 2.0 teknolojileri kullanımlarına yönelik tersine mesleki gelişim programının tasarlanması ve uygulanması
Değişim hızının erişim hızıyla sürekli artma potansiyelini de beraberinde getirdiği günümüz koşullarında, eğitimciler derslerinde teknolojik araç ve süreçleri kullanım konusunda sürekli desteğe ihtiyaç duymaktadırlar. Mesleki gelişim altında geleneksel yöntem olan eğitim modeliyle (kurs, seminer ve konferans) verilmeye çalışılan destekler ise çoğu zaman istenen hedeflere ulaşamamaktadır. Bu programların uygulanması sırasında ve sonrasında eğitime katılımda isteksizlik, uygun zaman bulunamaması, hedeflere ulaşılamama ya da kısmen ulaşılma sıklıkla karşılaşılan sorunlardandır. Mesleki gelişim programlarının tasarlanmasında ve geliştirilmesinde hitap edilen kesimin özellikleri dolayısıyla yetişkin öğrenimi ilkelerinin göz önünde bulundurulması bu programların başarısını etkileyecektir. Bunun yanında teknoloji ile zenginleştirilmiş eğitim ortamları da öğrenme süreçlerinde sağladığı yeni imkânlarla mesleki gelişim programlarında karşılaşılan sorunların çözülmesinde kullanılabilecek öneriler sunmaktadır. Bu noktadan hareketle çalışmanın konusunu yetişkin öğrenme varsayımları kullanılarak öğretim elemanlarının Web 2.0 kullanımına yönelik tersine mesleki gelişim programının tasarlanması ve uygulanması oluşturmaktadır. Tersine öğrenmenin mesleki gelişimde kullanımı yeni olduğundan araştırma tasarım tabanlı araştırma ile yürütülmüştür. İki aşamadan oluşan çalışmanın ilk basamağında tersine mesleki gelişim programı tasarlanmış ve pilot uygulama yapılmıştır. Elde edilen bulgularla iyileştirmeler yapılarak ikinci basamakta ana uygulamaya gerçekleştirilmiştir. Elde edilen bulgularda öğretim elemanlarının programa ilişkin görüşleri bilgilendirme toplantısı, ayrıntılı içerik/pratik bilgi, esnek etkinlikler ve etkileşim temalarında toplanmış, katılımcıların araçlara ilişkin hedeflenen bilgi/beceri düzeylerine ulaştığı belirlenmiştir. Çalışmadan elde edilen bulgular ve deneyimle, tersine mesleki gelişim programı tasarımında kullanılabilecek bir çerçeve önerisi bilgilendirme toplantısı, mesleki gelişim yaklaşımı, yürütücü özellikleri, geribildirim ve esnek içerik ve örnek üretim süreci başlıklarında sunulmuştur.
Blogalan kullanıcılarının blogalan deneyimlerine ve etkileşimlerine yönelik algısı
Bu çalışmanın temel amacı blog yazarlarının ve kullanıcılarının blogalan deneyimini nasıl algıladığı ile birlikte bloglarda etkileşimi hangi araçların artırdığını ortaya koymaktır. Bu amaç doğrultusunda 18 blog yazarı ve 251 blog kullanıcısının demografik özellikleri, İnternet ve blog kullanım alışkanlıkları, bloglarda etkileşim amacıyla kullandıkları araçlar ve uygulamalar irdelenmeye çalışılmıştır. Bu araştırmada nitel ve nicel veri toplama yöntemleri bir arada kullanılmıştır. Blog yazarları ile çevrimiçi görüşme yapılırken blog kullanıcılarına çevrimiçi anket uygulanmıştır. Araştırma sonucuna göre blog yazarlarının ve kullanıcılarının blogalanı büyük oranda bilgi ve deneyim paylaşım alanı olarak algıladığı; buna ilave olarak, blog kullanıcılarının eğlenmek/vakit geçirmek için blogları ziyaret ettiği açığa çıkmıştır. Blog yazarları ve kullanıcıları, yoğun olarak e-posta ve toplumsal ağlar aracılığıyla etkileşim kurmakta; blog kullanıcıları blog içeriğine yorum yazarak ve içeriği toplumsal ağlarda paylaşarak içeriğe katkı sağlamaktadır, içeriği geliştirmektedir. Bununla beraber araştırma sonuçları, blogalanda görsel ve video paylaşımı, sayfa tasarımı, hipermetinselliğin etkileşim üzerinde olumlu etkileri olduğuna işaret etmektedir. Anahtar sözcükler:Blogalan, blog, etkileşim, Web 2.0, yeni medya, toplumsal ağ
Çocuklara yönelik ontoloji ve folksonomi tabanlı güvenli bir bilgi arama motoru geliştirilmesi
İnternet kullanımında artık yaş sınırı kalmamış ve çocuklar da yetişkinlerde olduğu gibi bilgiye ulaşma amacıyla arama motorlarından yararlanmaya başlamışlardır. Çok küçük yaşlarda teknoloji ile tanışan ve yaygın bir biçimde İnternet teknolojilerinden yararlanan çocuklar, İnternet ortamında bilgi ararken yetişkinlerde olduğu gibi sorunlar yaşamakta ve bu sebeple arama süreçlerinde başarısız olabilmektedirler. Yetişkinlerden farklı olarak çok küçük yaş gruplarında olmaları ve bazı kavramları yanlış anlamaları nedeniyle de farklı ve kendilerini olumsuz etkileyebilecek fiziksel ve ruhsal sorunlar ile de yüzleşebilmektedirler. Bu sebeple çocukların arama süreçlerindeki yaşadıkları sorunlar ve deneyimler detaylıca incelenerek; çocukların güvenli ve doğru bir biçimde bilgi edinmelerine yönelik çalışmalar gerekmektedir. Doğru ve güvenilir bilgiye erişimde oldukça fazla avantajlara sahip ontoloji ve folksonomi yapılarının birlikte kullanıldığı bir bilgi arama motorunun, çocukların bilgiye erişim ihtiyaçlarını karşılayabileceği düşünülmektedir. Bu bilgi arama motoru, çocuklarla birlikte ve onların bilgi arama süreçlerinde yaşadıkları sorunları çözümleyerek geliştirilmelidir. Bu araştırmanın amacı; çocukların güvenli ve doğru bir biçimde bilgi edinmelerini karşılamaya yönelik ontoloji ve folksonomi tabanlı güvenli bir bilgi arama motorunun geliştirilmesidir. Bu araştırmada, çocukların gereksinimlerini karşılamaya yönelik ontoloji ve folksonomi tabanlı güvenli bir bilgi arama motoru tasarlamak ve geliştirmek üzere tasarım tabanlı araştırma yöntemi kullanılmaktadır. Araştırma, sorunun analizinin gerçekleştirildiği ön araştırma ve ürünün tasarlanıp, geliştirildiği ve uygulandığı sonrasında da yansıtmalarının gerçekleştirildiği ürün aşaması olmak üzere iki temel aşamadan oluşmaktadır. Bu çalışmada veriler, araştırmacı günlüğü, odak grup görüşmesi, yarı yapılandırılmış görüşmeler, geçerlik komitesi toplantı tutanakları ve doküman analizleri (alanyazında gerçekleştirilen çalışmalar) kullanılarak öğrenciler, öğretmenler, alan uzmanları ve araştırmacıdan toplanmış ve içerik analiziyle çözümlenmiştir. Araştırmada; özellikle bilginin güvenilirliği, çok fazla kaynak arasından aranan bilgiye ulaşmada zorluk, konu ile alakasız sitelere erişim ve aranan sorgu ile alakasız sonuçlar, zararlı sitelere erişim, özel arama motorları ve web filtreleri, Türkçe sonuçlar ile ilgili sorunlar, doğru sorgu ifadelerini seçememe, anahtar kelimeyi bulmada zorluk, kısa ve basit sorgular yazma, hız ve bilgi sunumu başlıklarında sorunlar belirlenmiş ve bu sorunlara yönelik çözümlerle birlikte arama motoru geliştirilmiştir. Geliştirilen çocuklara yönelik ontoloji ve folksonomi tabanlı güvenli bir bilgi arama motorunun kullanıcıların ifadeleri doğrultusunda arama süreçlerinde bilgiye erişirken karşılaştıkları sorunlara çözüm olduğu görülmüştür. Anahtar Sözcükler: Arama motoru, Folksonomi, Ontoloji, Tasarım tabanlı araştırma,Çocuklar için arama motoru.
Web-tabanlı akran ve öz değerlendirme sisteminin tasarlanması ve geliştirilmesi
Bu araştırmanın amacı, web tabanlı bütünleştirilmiş akran ve öz değerlendirme sistemini (WesPASS) tasarlamak ve geliştirmektir. WesPASS (Web based Self and Peer Assessment System), verilen performans ve proje ödevlerinin, web ortamında öğrencilerin arkadaşları ve kendisi tarafından değerlendirilmesi, bu değerlendirmelerden elde edilen sonuçların öğrencilere geri bildirilerek, ödevini düzeltmesini sağlaması sistemidir. Araştırmada, tasarım temelli araştırma yöntemi kullanılmıştır. Tasarım temelli araştırma, belirli bir döngü içinde yapılan analiz, tasarım, geliştirme ve uygulama sürecinde araştırmacı ve katılımcıların gerçek ortam ve uygulamada ortak hareket ettiği, tasarım ilkelerinin tasarım kuramlarının ve eğitim uygulamalarının geliştirilmesinin amaç edinildiği sistemli, esnek araştırma tekniği ve yoludur. WesPASS'da yer alması gereken temel özellikler mevcut sistemlerde yer alan özellikler de göz önüne alınarak belirlenmiş ve bu temel özelliklere sahip taslak yapı doğrultusunda sistem geliştirme çalışmaları başlamıştır. Daha sonra, deneme uygulamaları yapılarak elde edilen veriler ve uzman görüşleri doğrultusunda sistem de düzenlemeler yapılmıştır. Kullanıma hazır hale getirilen bu sistem için www.akrandegerlendirme.com ve www.wespass.com olmak üzere iki alan adı (domain) alınmıştır. PHP ve MySQL kullanılarak geliştirilen sistem Linux tabanlı bir sunucuda yayına alınmıştır. Araştırma, Ankara ili Keçiören ilçesindeki 2 devlet okulu ve 2 özel okul olmak üzere, 4 adet ilkokulda gerçekleştirilmiştir. WesPASS deneme uygulamaları, bu okullardan seçilen 4. Sınıftaki 102 ilkokul öğrencisi ile 4 sınıf öğretmeniyle yapılmıştır. Öğretmen ve öğrencilere, sistem hakkında seminer verilmiş ve sistemin kullanımı uygulamalı bir şekilde anlatılmıştır. Daha sonra, her bir öğretmen, sınıftaki öğrencileri, kullanıcı adı ve şifre vererek sisteme tanımlamıştır. Öğretmenler, giriş sayfasında, gerekli olan komutları kullanarak hazırlamış olduğu ödevi ve değerlendirme ölçeğini WesPASS üzerinden öğrencilerine göndermiştir. Öğrenciler giriş sayfalarından, öğretmenlerinin göndermiş olduğu ödevleri çözüp sisteme yüklemişlerdir. Sistem otomatik olarak her bir öğrenciye, 2 arkadaşının ödevini değerlendirilmek üzere dağıtmıştır. Verileri toplamak için öğretmen ve öğrencilere WesPASS kullanımı hakkında, öğrenci işlemleri, ödev işlemleri, değerlendirme işlemleri başlıkları altında, sistemin kullanımıyla ilgili açık uçlu sorular sorulmuştur. Araştırma sonucunda, öğretmenler WesPASS hakkında; öğrenci işleri menüsünün sade ve kullanışlı, sistemin kullanıcı dostu olduğu, uygulamanın güzel olduğunu, bilgi teknolojileri kullanılarak değerlendirme sürecinin hızlanacağını, sistem aracılığıyla fikir paylaşımları yapılabileceği cevabını vermişlerdir. Öğrencilerin yaptığı değerlendirme sonuçlarının rapor haline dönüştürülecek bir sistemin eklenmesini değerlendirme sürecinde bu sistemin kendilerine yardımcı olacağını Öğrencinin hazırlamış olduğu ödevini sisteme yüklediğinde, öğrenci listesinde bir uyarı sistemi eklenmesini önermişlerdir. Ayrıca, öğretmenin yanlış ödev ve ölçekleri düzenlemesi için yetkilendirmesi gerektiğini önermişlerdir. Öğrencilerin % 89,2 'si ödev görüntülemede zorlanmadıkları, % 93,1'i sisteme girişte zorlanmadıklarını, % 40,1 'i ödevi yüklemekte zorlandıkları, % 78,4'ü değerlendirme işlemi sırasında zorlanmadıkları cevabını vermişlerdir. Öğretmenler ve öğrencilerden elde edilen veriler doğrultusunda sistem geliştirme çalışmaları yapılarak, WesPASS yeniden kullanıma hazır hale getirilmiştir.
Üniversite web sayfalarındaki arayüz tasarımlarının incelenmesi: www.sanaluniversite.org uygulama örneği
Bu araştırmanın amacı: Üniversite web sayfalarının arayüz tasarım problemlerini tespit etmek ve nitelikli arayüz tasarımlarının ortaya çıkmasını sağlayacak kriterleri belirlemektir. Araştırmada üniversite web sayfaları bilgi mimarisi ve tasarım olarak iki ana yapıda incelenmiştir. Arayüz tasarımlarına tasarım ilkeleri temelinde sanatsal bir bakış açısı geliştirilmeye çalışılmıştır. Araştırma kapsamında temel tasarım prensipleri incelenmiştir. Tasarım prensipleri ile web sayfalarının bilgi mimarisi ve web sayfalarını oluşturan diğer bileşenler arasındaki ilişki tespit edilmeye çalışmıştır. Bu bağlamda dördü yerli yerli dördü yabancı olmak üzere sekiz üniversite web sayfası incelenmiştir. Arayüz tasarımlarındaki eksikleri saptamak için değerlendirme kriterleri belirlenmiştir. Web sayfalarının bilgi mimarisi yapıları tespit edilmiştir. Elde edilen bilgiler tasnif edilerek arayüz tasarımındaki konumları saptanmıştır. Kurumsal ve sanatsal çerçevede arayüz tasarımı oluşturulmaya çalışılmıştır. www.sanaluniversite.org uygulaması XHTML, CSS ve JAVASCRIPT dilleri kullanılarak hazırlanmıştır. Uygulama safhasında biçimsel farklılıkların oluşmasına engel olacak kodlama yöntemleri kullanılmıştır. Uygulamanın çalışmasının hem sanatsal hem de teknik açıdan nitelikli bir örnek teşkil etmesi amaçlanmıştır.
Web tabanlı akran ve öz değerlendirmenin 7. sınıf sosyal bilgiler dersi iletişim ve insan ilişkileri konusunda öğrencilerin başarısına etkisi
Bu araştırmada, web tabanlı akran ve öz değerlendirmenin iletişim ve insan ilişkileri konusunda öğrencilerin başarısına etkisini incelenmiştir. Bu araştırma için İletişim ve İnsan ilişkileri Başarı Testi (İİİBT), İletişim ve İnsan ilişkileri Karma Sınavı, İletişim ve İnsan ilişkileri Karma Sınav Değerlendirme Formu, Akran ve Öz Değerlendirme Yöntemi Programı, Akran ve Öz Değerlendirme Kullanım Kılavuzu hazırlanmıştır. Bu araştırma, Ankara ili Sincan ilçesinde yer alan dört ortaokuldaki 355 yedinci sınıf öğrencisi ile 2013-2014 eğitim sezonu birinci döneminde yapılmıştır. Yedi öğretmen ve her bir öğretmene ait ikişer sınıf çalışmaya katılmıştır. İletişim ve insan ilişkileri konulu başarı testi, öğrencilerin ön başarı durumunu belirlemek amacıyla ön-test olarak kontrol ve deney gruplarına yapılmıştır. Tüm gruplardaki çalışma sekiz hafta sürmüştür. Nihayet İİİBT kontrol ve deney gruplarına son test olarak uygulanmıştır. Betimsel istatistikler ön ve son testlerden elde edilen veriler kullanılarak yapılmıştır. Sonuçlar her bir değişkene ait verilerin dağılımının yaklaşık olarak normal olduğunu göstermiştir. Tek değişkenli ANOVA analizi çıkarımsal istatistik olarak kullanılmıştır. ANOVA sonuçları deney gruplarının başarısı lehine anlamlılık göstermiştir. Araştırmanın sonucunda elde edilen veriler web tabanlı akran ve öz değerlendirme metodunun, öğrencilerin iletişim ve insan ilişkileri konusundaki başarısını artırmada etkin bir yöntem olduğunu desteklemiştir. Kontrol grubuyla karşılaştırıldığında sonuçlar deney grubunun lehine istatistiksel olarak anlamlıdır. Deney gruplarındaki öğrencilerin kontrol gruplarındaki öğrencilerden daha başarılı oldukları görülmüştür. Kız öğrenciler erkek öğrencilere göre daha başarılı olmuşlardır. Öğrenciler web tabanlı akran ve öz değerlendirme yöntemini kolay, faydalı ve eğlenceli bulmuşlardır. Anahtar kelimeler: Başarı, iletişim ve insan ilişkileri, web tabanlı akran-öz değerlendirme
Web tabanlı televizyon kurulumu: DpüTv örneği
Bu araştırmada; internetin yaygınlaşması ve internet bant genişliğinin artmasıyla birlikte gazete, dergi ve hatta televizyonun internet üzerinden takip edilebilmekte olduğundan yola çıkılarak Dumlupınar Üniversitesinde bir Web TV yayıncılığının yapılabileceği ortaya konulmaktadır. Teknolojinin hızlı ilerleyişi ve internetin yaygınlaşmasıyla internet üzerinden televizyon yayıncılığı ile yeni bir iletişim platformu ortaya çıkmıştır. İnternete erişebilen her birey aynı zamanda birer potansiyel televizyon izleyicisi haline dönüşmüştür. Dumlupınar Üniversitesi ile öğrenciler arasındaki iletişimi kuvvetlendirmek amacıyla böyle bir hizmeti sunabilecek Web TV uygulaması (DpüTv) çalışması yapılmıştır. Bu çalışma sırasında karşılaşılan bazı sorunlar ve bu sorunların sebepleri, DpüTv'nin donanım ve yazılım kurulumları ve kurulumların sonucunda ortaya çıkan uygulamalar ana konu olarak ele alınmıştır. Dumlupınar Üniversitesi'nde üretilen bilimsel bilgi, kültürel ve sanatsal etkinliklerden naklen ve canlı yayınlar yapılarak daha çok kitlenin yararlanmasını sağlayan yayın gerçekleştirilmiştir. Kurulan bu sistem hızlı bir şekilde temelleri atılmakta olan geleceğin televizyon teknolojisi olarak görülen İPTV 'nin de kendisidir.
Organizasyonlarda WEB tabanlı değişim yönetimi: Bilgisayar teknolojilerinin örgütsel değişime ilişkin algılamalar üzerine etkileri
Değişim, günümüzde yoğun olarak hissedilen bir olgu halini almıştır. Değişimin ivmelenmesinin nedenlerine gelince, içinde bulunulan iletişim ortamı, bilgi teknolojilerinin sağladığı geometrik bilgi artışları, küreselleşen dünya düzeninde yaşanan yoğun rekabet gibi temel nedenleri sıralayabiliriz. Hızlı değişim ortamının gereği olarak, organizasyonlar esnek yönetim yaklaşımlarını benimsemekte, organizasyonun esnekliğini ve etkinliğini artıracak bilgi ve iletişim teknolojilerini yoğun olarak kullanmaktadır. Organizasyonlar için günümüzde en büyük esnekliği ise, internet ortamının sunduğu iletişim imkanları sunmaktadır. Bunun bilincinde olarak organizasyonlar işi bu yapı üzerinden (e-uygulamalar) yapacak şekilde yeniden teşkilatlanmakta, yeni yapıları ile değişimlere daha çabuk ve hızlı tepki gösterebilmeyi arzulamaktadır. İş süreçleri yeni uygulamalarla uyumlu hale getirilmekte, ancak değişimlere tepki gösterebilmek, izleyebilmek, proaktif davranışlar geliştirmek tesadüflere kalabilmektedir. Bu çalışma kapsamında, internet tabanlı yapılar içerisinde değişimi sorunsuz yaşatacak, e- uygulamaların ruhuna uygun bir değişim modeli(WTDYS) geliştirilmeye çalışılmıştır. Modeli ortaya koymadan önce, değişim ve yönetimi, bilgi teknolojileri ve yeni iş modelleri üzerinde mümkün olduğunca kapsamlı araştırma yapılmaya çalışılmıştır. Modeli test etmek mümkün olmamakla birlikte, bir kamu kurumunda yapılan bir araştırma ile, WTDYS modelinin, üstleneceği görev ve sorumluluklar, sergileyeceği yaklaşım ve içereceği kadrolar açısından doğru kurgulanıp kurgulanmadığı test edilmiş, bu konuda yararlı ip uçlarına ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Web Tabanlı Yönetim, E-uygulamalar, Değişim Yönetimi, Web Tabanlı Değişim Yönetimi
Katılımcı internet sözlüklerinde yabancı dil olarak Fransızca: Fransızca başlıklı girdilerin web tabanlı söylem çözümlemesi yoluyla incelenmesi
Osmanlı İmparatorluğu, Kanuni Sultan Süleyman döneminde (1536) Fransa'ya imtiyaz olarak verdiği kapitülasyonlardan başlayarak Cumhuriyetin ilk yıllarına kadar bu ülke ile ekonomik, siyasi, askeri ve kültürel alanlarda sürekli yakın ilişkiler içerisinde olmuştur. İki büyük devlet asındaki bu çok yönlü ilişkiler dolaylı olarak iletişim dillerine de yansımıştır. Öyle ki özellikle 17. yüzyıldan başlayarak 20. yüzyılın ikinci yarısına kadar, diplomasi, ekonomi, sanat ve kültür gibi pek çok alanda dünyanın en önde gelen ve saygın dillerinden biri olarak kabul gören Fransızca, gerek Osmanlı'da gerekse Yeni Türkiye'de birinci yabancı dil olma ayrıcalığını korumuştur. Böylelikle, yaklaşık beş asırlık bu zaman aralığında Türklerin Fransızlarla, doğal olarak Fransızcayla, diplomatik, askeri, sosyo-ekonomik, politik ve kültürel alanlardaki etkileşimleri neticesinde bu dile özgü, kimi zaman doğru kimi zaman yanlış pek çok görüşü, düşüncesi ve algısı oluşmuştur. Bu çalışmada, sosyal medyanın Türkiye'de en sık kullanılan mecralarından olan Ekşi Sözlük, Uludağ Sözlük ve İnstela gibi etkileşimli platformlarda üretilen ve paylaşılan "Fransızca" sözcüğü (girdisi) ile ilgili olarak genel algının incelenmesi amaçlanmaktadır. Bu bağlamda, kuruldukları günden 2020 yılının sonuna kadar bu platformlarda "Fransızca" başlığı altında girilen 2215 girdi (entry)'nin tamamı derlenerek çalışmanın bütüncesi (korpusu) oluşturulmuştur. Nitel araştırma yaklaşımlarından olgubilim (fenomenoloji) desenine göre yapılandırılan çalışmada girdiler, Web tabanlı söylem çözümlemesi yoluyla incelenmiştir. Çözümleme neticesinde; Fransızcaya değin ilk sırada en sıklıkla olumlu yargıların (söylemlerin) (%25) bulunduğu, hemen ardından olumsuz söylemlerin (%24) geldiği bunları, aynı girdide bir arada bulunan olumlu vs (versus) olumsuz görüşlerin (%20) takip ettiği, kimi zaman da yansız (nötr) düşüncelerinin yer aldığı söylemlerin (%19) olduğu ve son olarak Fransızcanın kimi özelliklerinden dolayı da zaman zaman alaya alındığı yönünde söylemlere (%6) ulaşılmıştır. Sonuç olarak, katılımcı sözlüklerde "Fransızca" başlığı altında yer alan bu tür söylemlerin neredeyse tamamının sözlük yazarlarının kendi kişisel bilgi, tecrübe ve deneyimlerine dayandığı, kimi zaman da kulaktan dolma bilgilerle üretildikleri görülmektedir. Anahtar Sözcükler: Fransızca, İnternet sözlükleri, entry (girdi), Web tabanlı söylem çözümlemesi, fenomenoloji
Web tabanlı CBS, sokak görünümü ve sanal gerçeklik
Googleın 2007 yılında kullanıma sunduğu Sokak Görünümü servisi, yeryüzünde bir yer ve mekanı keşfetmek için ideal bir araçtır. Bu servis, kullanıcılara mekanlar hakkında hem bilgi vermekte, hem de sanal gerçeklik hissi sağlamaktadır. Maalesef bu servis, ülkemizde hizmet vermemektedir. Bunun yanında, Google?ın sağladığı Google Maps API for Javascript ile, kişisel panoramik görüntülerle, sokak görünümü sistemi oluşturmak mümkündür. Çalışma, ülkemizde mevcut olmayan bu servis, Yıldız Teknik Üniversitesi Davutpaşa Kampüsü?nün tanıtımına katkı sağlayacak şekilde kullanıma sunulmuştur. Servis farklı görüntü tiplerinde oluşturularak, bu görüntü tiplerinin servisin performansına etkisi irdelenmiştir. Sokak görünümünün kullanımını daha kolay bir hale getirmek ve kullanıcıya daha fazla bilgi sağlamak amacıyla, bu sistem internet tabanlı coğrafi bilgi sistemine entegre edilmiştir. Ayrıca, sokak görünümünün sanal gerçeklik boyutuna yeni bir anlam kazandırmak amacıyla, hareket sensörü kullanılarak, sokak görünümünün vücut hareketleriyle kontrolü de sağlanmıştır.
Öğretimi ayrıntılama kuramına dayalı tasarlanan WEB tabanlı eşzamansız uzaktan öğretim uygulamasının üniversite öğrencilerinin akademik başarısına etkisi
ÖZET ÖĞRETİMİ AYRINTILAMA KURAMINA DAYALI TASARLANAN WEB TABANLI EŞZAMANSIZ UZAKTAN ÖĞRETİM UYGULAMASININ ÜNİVERSİTE ÖĞRENCİLERİNİN AKADEMİK BAŞARISINA ETKİSİ Mesut ÖZONUR Yüksek Lisans Tezi, Bilgisayar Ve Öğretim Teknolojileri Eğitimi Anabilim Dalı Danışman: Yrd.Doç.Dr. Mehmet TEKDAL Ağustos 2004, 72 sayfa Bu çalışmada öğretimsel materyal geliştirmek ve Öğretimi Ayrıntılama Kuramı'na dayalı tasarlanan Web Tabanlı Eşzamansız Uzaktan Öğretim Uygulaması ile aynı konuda geleneksel öğreten merkezli yöntemle yapılan öğretimi karşılaştırarak bunların akademik başarıya etkisini belirlemek amaçlanmıştır. Ayrıca Çukurova Üniversitesi 'nde verilmekte olan dersleri web üzerinde sunmak ve ülkemizdeki uzaktan eğitim konusundaki çalışmalara katkıda bulunmak üzere çalışılmıştır. Bu çalışmada, gerçek deneysel desen yöntemi kullanılmıştır. Bu amaçla bir deney ve bir kontrol grubu belirlenmiştir. Öğretim, kontrol grubunda geleneksel yöntem kullanılarak yapılırken deney grubunda Öğretimi Ayrıntılama Kuramı'na dayalı olarak hazırlanan uzaktan öğretim materyali kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Araştırma "öntest-sontest kontrol gruplu deneme" modeline göre desenlenmiştir. Bu çalışma sonucu, deney grubunun akademik başarı düzeyinin kontrol grubunun akademik basan düzeyinden belirgin bir şekilde daha yüksek olduğunu göstermektedir. Anahtar Kelimeler: Uzaktan Eğitim, Asenkron Eğitim, Web Tabanlı Öğretim, E- Öğrenme, Öğretimi Ayrıntılama Kuramı. u
Ortaöğretim 10. sınıf bilgi ve iletişim teknolojileri dersinde web tabanlı portfolyo kullanımı -Adana ilinde bir çalışma-
Bu araştırmanın temel amacı, ortaöğretim 10. sınıf Bilgi ve İletişim Teknolojileri dersinde web tabanlı portfolyo hazırlama ve web tabanlı portfolyo değerlendirme ile ilgili öğrenci görüşlerini almak, ayrıca öğrencilerin e-portfolyo öğretim sürecine yönelik tutumlarını ve web tabanlı portfolyo yöntemi kullanımı sonucu başarı durumlarını belirlemektir. Araştırmanın evrenini 2007?2008 Eğitim ve Öğretim yılı, 2.döneminde Adana ili Pozantı ilçesi Şehit Zafer Sabancı Lisesi'nde Bilgi ve İletişim Teknolojileri dersi alan 4 sınıfta bulunan toplam 77 öğrenci oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemini ise araştırma evreni içerisinden kademeli uygun örnekleme metodu (two-stage convenience sampling) (Frankel ve Wallen, 1993) kullanılarak seçilen bir sınıftaki 12 öğrenci oluşturmaktadır.Bu araştırmada nitel ve nicel araştırma modelleri birlikte kullanılmıştır. Öğrenci görüşlerini belirleyebilmek için nitel araştırma modeli kullanılarak betimsel analiz yapılmış, öğrencilerin tutumlarını ve başarı durumlarını belirleyebilmek içinse nicel araştırma modeli kullanılmıştır. Öğrenci görüşlerini belirleyebilmek için araştırmanın amacına yönelik olarak, yarı yapılandırılmış görüşme formu hazırlanmıştır. E-portfolyo öğretim sürecine yönelik öğrenci tutumlarını belirleyebilmek için Demirli (2007) tarafından hazırlanan ?e-portfolyo öğretim sürecine yönelik tutum ölçeği? kullanılmıştır. Ölçek yoluyla elde edilen veriler SPSS?11 İstatistiksel Paket Programıyla analiz edilmiş verilerin yüzde, frekans ve aritmetik ortalama değerleri tablolaştırılmıştır. Öğrencilerin başarı durumlarını belirleyebilmek için öğrencilere web tabanlı portfolyolar hazırlatılmıştır. Öğrencilerin web tabanlı portfolyolarını değerlendirebilmek için Vandervelde (2007)' nin hazırlamış olduğu elektronik portfolyo değerlendirme dereceli puanlama anahtarı kullanılmıştır.Araştırma sonucunda, öğrencilerin tamamı yapılan web tabanlı portfolyo çalışmasını olumlu bulmuşlardır. Yaptıkları çalışmanın zevkli ve eğlenceli olduğunu, çalışmayı çok beğendiklerini belirtmişlerdir. Çalışmada yeni kavramlar öğrendikleri, araştırma yapma ve arkadaşlarından yardım alma ihtiyacı duydukları saptanmıştır. Öğrencilerin çoğunluğu web tabanlı portfolyo çalışmasını sayısal dersler yerine sözel derslerde yapılmasını istemektedir. Öğrencilerin tümü çalışmayı tekrar yapmak istemektedirler. Genel olarak öğrencilerin e-portfolyo öğretim sürecine yönelik tutumları ?olumlu? düzeydedir. İstatistiksel olarak cinsiyete göre öğrencilerin e-portfolyo öğretim sürecine yönelik tutumları arasında anlamlı bir farkın bulunmadığı ortaya çıkmıştır. Genel olarak öğrenciler web tabanlı portfolyolarından yeterli puan almışlardır.
Topluluk tabanlı sosyal pazarlama yaklaşımıyla sürdürülebilir tüketim davranışının güdülenmesi: Yükseköğretimde deneysel bir uygulama
İnsanların, çevreyi olumsuz etkileyen alışkanlıklarını değiştirmesi ve yeni çevreci davranışlar geliştirebilmesi sürdürülebilir bir yaşam için önemlidir. Çünkü içinde yaşadığımız dünya tektir, sanayileşme ve kentleşme ile birlikte büyük çevresel hasarlar görmüştür ve görmeye de devam etmektedir. Dolayısıyla çevreye duyarlı bir yaşam tarzı oluşturulması konusunda doğrudan davranışa yönelik yapılan bilimsel çalışmalara olan gereksinim kendisini her geçen gün daha da göstermektedir. Bu çalışmada, sürdürülebilir tüketim davranışı çerçevesinde, topluluklarda çevreci davranışın nasıl geliştirilebileceği konusu araştırılmıştır. Topluluk tabanlı sosyal pazarlama yaklaşımından yararlanılan çalışma, Çukurova Üniversitesi'nde gerçekleştirilmiştir. Topluluklarda çevreci davranış geliştirilmesinde topluluk tabanlı sosyal pazarlamanın etkinliğini ölçmek üzere, fakülte binalarında deneysel bir uygulama yapılmıştır. Çalışmada, deneysel araştırma modellerinden biri olan ön test-son test kontrol gruplu deneysel serim yöntemi kullanılmıştır. Uygulama alanı olan fakültenin bir binasındaki çalışanlar deney grubu, diğer binadaki çalışanlar ise kontrol grubu olarak belirlenmiştir. Çalışma sürecinde, toplulukta çevreci davranışın (atık kâğıtların geri dönüşümü) geliştirilebilmesi için gözlemler yapılmış, anket çalışmaları sonucu elde edilen bilgiler doğrultusunda somut engeller (konteynerlerin konumu, iç mekân atık kutuları ve sistematik işleyişin olmaması vb.) ve soyut engeller (bilgisizlik, motivasyonsuzluk, konunun öneminin unutulabilmesi vb.) belirlenmiş ve ortadan kaldırılmıştır. Hazırlanan logo ve etiketler, oluşturulan çevre panosu, yapılan bilgilendirme toplantısı ve kaydedilen gelişmelerin duyurulduğu e-posta adresi gibi araçlarla hedef topluluk çevreci davranışa teşvik edilmiştir. Müdahale öncesinde ve sonrasında çöpe giden ve ayrıca temiz olarak biriktirilen atık kâğıtlar tartılmış ve müdahale öncesi ve sonrası elde edilen ölçümler karşılaştırılmıştır. Sonuç olarak, bir aylık süre sonunda deney grubunda geri dönüşüme kazandırılamayan atık kâğıt miktarı (günlük atıklarla birlikte çöpe atılan kâğıtlar) 3.19kg'dan 0.18kg'a düşürülmüştür. Kontrol grubunda ise değişim gözlenmemiştir (ortalama 3.07kg). Ayrıca geri dönüşüme kazandırılmak için biriktirilen atık kâğıt miktarı kontrol grubunda 28.2kg iken deney grubunda 130.9kg olarak kaydedilmiştir.
Serviks kanseri risk faktörleri ve önlenmesine yönelik verilen web tabanlı eğitimin pap smear yaptırma davranışlarına etkisi
Amaç: Manisa merkezinde kadın öğretmenlere serviks kanseri risk faktörleri ve önlenmesine yönelik verilen web tabanlı eğitimin Pap smear yaptırma davranışlarına etkisini incelemek amacıyla yapılmıştır. Gereç ve Yöntem: Deney kontrol gruplu longitudinal olarak yürütülen bu araştırmanın evrenini 2017 yılında 176 okulda çalışan 2563 kadın öğretmen, örneklemini 1290 öğretmen (deney: 678, kontrol: 612) oluşturmuştur. Deney grubunda yer alan öğretmenler serviks kanseri ve Pap smear testine yönelik bir eğitim videosunu web tabanlı izlemişlerdir. Eğitim videolarını izledikten üç ay sonra cep telefonu ile her iki gruba da ulaşılarak Pap smear testi yaptırma durumları, yaptırmadılar ise yaptırmama nedenleri, yaptırdılar ise bu testin sonucu sorulmuştur. Çalışma tamamlandıktan sonra deney grubundaki 20 öğretmen ile web tabanlı eğitimin değerlendirilmesi amacıyla nitel görüşme yapılmıştır. Bulgular: Deney ve kontrol grubunda yer alan öğretmenlerin yaş grubu, medeni durumu, beden kitle indeksi, sigara ve alkol kullanma durumu arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark saptanmamıştır. Deney grubundaki öğretmenlerin %52,1'i, kontrol grubundaki öğretmenlerin %46,7'si son üç yıl içinde Pap smear testi yaptırmadığını belirtmiştir. Veri toplama aşamasından üç ay sonra Pap smear testi yaptırma oranları deney grubunda (%31,6, n=121), kontrol grubuna (%23,2, n=79) göre istatistiksel olarak anlamlı yüksek bulunmuştur. Kontrol grubundaki bir öğretmenin patoloji sonucunda serviks kanseri (%1,3), deney grubundaki bir öğretmenin patoloji sonucunda CIN1 (%0,8) ve bir öğretmenin sonucunda ise HPV53 (%0,8) saptanmıştır. Deney grubundaki öğretmenlerin %60'ı web tabanlı eğitimden çok memnun kalmıştır. Sonuçlar: Eğitim alan deney grubunun kontrol grubuna göre Pap smear testini eğitimden üç ay sonra daha fazla yaptırdığı belirlenmiştir. Web tabanlı eğitimin öğretmenlerde Pap smear testi yaptırma davranışı üzerinde etkili olduğu bulunmuştur.
An investigation into EFL teachers' self-efficacy beliefs, frequency of use and attitudes towards Web 2.0 tools
In a world where distances are rapidly getting closer and cultures intersect more than ever, the necessity of a foreign language, especially a universal language, is an undeniable fact. Economic, political, cultural and sociological relations between countries are now stronger and more significant than in the past. The widespread use of the internet and the accompanying Web 2.0 technologies have increased the importance of foreign languages in recent years. Teachers are expected to encourage students to use these tools, which can be easily included in many of the activities that students do in the classroom and that will facilitate students' education life. Therefore, the present study aims to investigate EFL teachers' self-efficacy beliefs, frequency of use and attitudes towards Web 2.0 tools. This study also seeks to examine the demographic variables influencing the integration of Web 2.0 tools. The study conducted a mixed method design, and the quantitative and qualitative data were collected in two phases. The study data was collected from 202 EFL teachers from 183 different public schools in Diyarbakır, Turkey. The quantitative data was gathered through a questionnaire consisting of four parts including demographic information, Web 2.0 Tools Integration Instrument (W2TII) and Web 2.0 Tools Integration Self-Efficacy Instrument (WTISEI) (Pan & Franklin, 2011), and the Decomposed Theory of Planned Behaviour (DTPB) Model to Measure Attitudes (Ajjan & Hartshorne, 2008). In the qualitative data collection phase, a set of semi-structured interview questions developed by Farah (2011) were used to gather data in considerable detail from the 10 volunteer teachers of English who participated in the survey in the first phase. The data was analysed through SPSS edition 24.0 program and content analysis. The findings unveiled that the participants, in general, reported a medium frequency of using Web 2.0 tools. The results also revealed that there was not any significant difference between the self-efficacy beliefs, attitudes of the EFL teachers and their Web 2.0 tools usage according to the demographic variables. However, the participants aged between 21 and 24 seemed to have higher self-efficacy towards the use of Podcasts and Social Networking Sites, while the participants between the age of 40 and above had relatively low self-efficacy level. Besides, EFL teachers who attended FATIH project and Interactive Whiteboard teacher trainings had positive attitudes towards Web 2.0 tools usage, while those attended EBA and DynEd in-service teacher trainings did not show any positive attitudes towards Web 2.0 tools. In comparing the mean of the use frequency of Web 2.0 tools and EFL teachers' self-efficacy in operating these Web 2.0 tools, the results suggested that the participants' confidence in using Web 2.0 tools did not agree with the medium use of these tools in their teaching. The results revealed a significant difference between self-efficacy and attitudes of the EFL teachers towards the Web 2.0 tools. In the light of the findings, it can be concluded that the study can contribute to the English teacher training programs and in-service teacher trainings by helping raise the awareness regarding English teachers' self-efficacy beliefs, frequency of use and attitudes towards Web 2.0 tools. Keywords: Web 2.0 tools, self-efficacy beliefs, EFL teachers, attitudes, ELT
Hizmet sektöründe süreç iyileştirme çalışmaları: Sağlıklı yaşam merkezi örneği
Hızlı değişen Global dünyada rekabet, kullandığımız en popüler kelimelerden biridir. Rekabet sebebiyle tüm işletmeler, kendi süreçlerini müşterilerinin yeni taleplerine cevap vermek üzere iyileştirmelilerdir. Aksi takdirde işletmeler finansal çöküşün kaçınılmaz olduğunun farkındadırlar. Çalışmada ilk olarak kısa zamanda işletme dışı ve işletme içi daha fazla bilgi alınabilecek temel analiz metotları tercih edilmiştir. Porter 5 güç modeli dış çevreyi analiz için kullanılan ilk metottur. Porter 5 güç modelinin sonuçlarını destekleyen Pest analizi yardımıyla, dış çevre politik, ekonomik, sosyokültürel ve teknolojik açıdan incelenmiştir. Porter 5 güç modeli ve Pest analizi sonuçları SWOT analizi üzerinde değerlendirilmiştir. SWOT analizi sonuçları dikkate alınarak, işletmede karşılaşılan problemler Neden- Etki diyagramı üzerinde toplanmıştır. Analiz sonuçlarına bağlı olarak, web tasarımı ve veri tabanı tasarımının işletme ihtiyaçlarına uygun olduğuna karar verilmiştir. Çalışmada iyileştirme öncesi ve sonrası olarak iki ayrı sistem diyagramı mevcuttur. Web tasarımı ve veri tabanı tasarımı uygulama sonrası performans tabloları üzerinde yorumlanmıştır. Çalışmanın son bölümünde işletmeye, Neden-Etki diyagramı üzerinde önerilerde bulunulmuştur.
Web tabanlı aile planlaması danışmanlık hizmetinin etkinliğinin değerlendirilmesi
ÖZET Amaç: Bu araştırmanın amacı, web tabanlı aile planlaması danışmanlık hizmetinin etkinliğini değerlendirmektir. Gereç ve Yöntem: Araştırma tanımlayıcı tipte olup, web tabanlı aile planlaması danışmanlık hizmetini almak isteyen tüm bireylerle yürütülmüştür (N:100). Araştırmanın verileri ilgili literatür doğrultusunda araştırmacılar tarafından hazırlanan "Aile Planlaması Danışmanlık Öncesi Anket Formu" ve "Aile Planlaması Danışmanlık Sonrası Anket Formu" kullanılarak toplanmıştır. Aile planlaması danışmanlık öncesi anket formu bireylerin sosyo-demografik özelliklerini belirlemek için 12 soru, aile planlaması yöntemleri hakkındaki bilgi ve deneyimlerini belirlemek için ise 18 soru olmak üzere toplamda 30 sorudan oluşmaktadır.Verilerin analizinde SPSS 15.00 kullanılarak sayı, yüzde dağılımı, McNemar testi ve Chi-square testi ile değerlendirilmiştir. Bulgular: Web tabanlı danışmanlık hizmeti alanların %52,0'ının 25 yaş altı, %48,0'ının ise 25 yaş üstü olduğu bulunmuştur. Danışmanlık alanların yaş ortalaması 27,48±7,502 olup, minumum (min): 17, maxsimum (max): 49'dur; yaş ortalamalarının ortanca (median) değeri 25,0'dir. Danışmanlık hizmeti alan bireylerin %72,0'ı kadın, %28,0'ı ise erkektir. Danışmanlık hizmeti alan bireylerin %85,0'ı aile planlaması yöntemlerini bildiklerini, %15,0'ının ise yöntemleri bilmediklerini belirtmişlerdir. Sonuçlar: Web tabanlı verilen aile planlaması danışmanlık hizmeti araştırmaya katılan bireylerin beklentilerinin çoğunu karşıladığı görülmüştür. Araştırmaya katılan bireylerin danışmanlık sonrası aile planlaması yöntemlerini bilme durumları artmıştır. Anahtar Sözcükler: Web tabanlı danışmanlık, Aile Planlaması, Web
Web 2.0 uygulamalarının öğrencilerin Türkçe dersindeki akademik başarılarına ve Türkçe dersine yönelik tutumlarına etkisi
Eğitimde yaygın olarak kullanılmaya başlanan Web 2.0 uygulamaları, öğrenme-öğretme ortamlarında iş birliğini ve aktif katılımı sağlamaktadır. Öğrenmeyi hem eğlenceli hem de anlamlı hâle getiren bu uygulamalar; öğrencilerin motivasyonları, tutumları ve akademik başarıları üzerinde olumlu etki oluşturmaktadır. Bu araştırmanın amacı, Web 2.0 uygulamalarının 5. sınıf öğrencilerinin Türkçe dersindeki akademik başarılarına ve Türkçe dersine yönelik tutumlarına etkisini belirlemektir. Bu amaca yönelik olarak araştırmanın çalışma grubunu, 2020-2021 eğitim-öğretim yılında Düzce ili Merkez ilçesinde bulunan İsmetpaşa Ortaokulunun 5/C sınıfı kontrol grubu, 5/D sınıfı deney grubu olmak üzere toplam 59 öğrenci oluşturmaktadır. Araştırma nicel yöntemlerden ön test-son test kontrol gruplu deneysel desenle gerçekleştirilmiştir. "Kök ve ekler" konusu deney grubunda (n=29) Microsoft Teams, Wordart, Coggle, Mentimeter, Wordwall, Quizizz, Socrative ve Kahoot! ile hazırlanan etkinliklerle; kontrol grubunda ise geleneksel yöntemlerle işlenmiştir. Araştırma, altı haftalık (12 ders saati) bir sürede gerçekleştirilmiştir. Araştırma verileri, araştırmacı tarafından hazırlanan Türkçe Dersi Başarı Testi ve Kapar Kuvanç (2008) tarafından hazırlanan Türkçe Dersi Tutum Ölçeği ile toplanmıştır. Elde edilen veriler "SPSS 22.00" paket programıyla analiz edilmiştir. Verilerin normallik durumu "Kolmogorov-Smirnov Testi" ile belirlenmiştir. Ulaşılan veriler, normal dağılım gösterdiğinde ve iki değişkenin karşılaştırıldığı durumlarda "Bağımsız Örneklem T Testi" ve "Bağımlı Örneklem T Testi" ile analiz edilmiştir. İki değişkenin karşılaştırıldığı ve verilerin normal dağılmadığı durumlarda ise "Man Whitney-U Testi" yapılmıştır. Araştırmadan elde edilen sonuçlara göre, Web 2.0 uygulamalarıyla öğretimin gerçekleştirildiği deney grubunda akademik başarı ve Türkçe dersine yönelik tutum puanlarında istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık olduğu tespit edilmiştir. Deney grubunun Türkçe dersine yönelik tutum puanlarıyla ilgili cinsiyetler arasında herhangi bir farklılık yoktur fakat başarı puanlarında kız öğrencilerin lehine anlamlı bir farklılık olduğu görülmüştür. Ayrıca teknolojik araçlarla günlük 1 saatten fazla oyun oynayan öğrencilerin Türkçe dersine yönelik tutum puanlarının da 1 saatten daha az oyun oynayanlara göre yüksek olduğu tespit edilmiştir. Anahtar Sözcükler: Web 2.0, Kök ve Ekler, Türkçe Öğretimi, Tutum, Başarı
Web sayfalarında bilgi gezilerinin dokuzuncu sınıf öğrencilerinin fizik öğrenimindeki başarısına etkisi: Öğrencilerin hatırlama, anlama ve uygulama seviyeleri
Bu çalışma, fizik öğretiminde web sayfaları üzerinden yapılan bilgi gezilerinin, dokuzuncu sınıf öğrencilerinin hatırlama, anlama ve uygulama düzeyi açısından başarılarına etkisi üzerine yapılmıştır. Çalışma, araştırma kanıt örneğinin yanı sıra yanıtların değerlendirilmesine ilişkin yarı-deneysel yönteme dayanmaktadır. Bu çalışma örneği, Libya okullarından dokuzuncu sınıf Libyalı 62 öğrenciden oluşmuş ve iki gruba ayrılmıştır. Bir deney grubu, web üzerinden bilgi gezileri stratejisini kullanarak dokuzuncu sınıf fizik dersinden ışık birimini inceleyen 31 öğrenciden ve bir kontrol grubu, normal yöntem stratejisini kullanarak öğrenim gören 31 öğrenciden oluşmuştur. Araştırmacı, çalışma verilerini toplamak için bir araç olarak fizikte bir başarı testi ve bir öğretmen rehberi hazırlamıştır. Bu çalışmada, deney ve kontrol grupları arasındaki farkları belirlemek için iki bağımsız grup için t testi ve etki büyüklüğünü ölçmek için ETA-Kare denklemi kullanılmıştır. Bu pratik çalışmanın istatistiksel sonuçları, deney ve kontrol gruplarının hatırlama, anlama ve uygulama düzeylerindeki araçları ile deney grubu yönündeki toplam puanlar ile deney grubu için test öncesi ve sonrası toplam puanlar arasında farklılıklar olduğunu göstermiştir.
Web tabanlı pazarlama yapan havayolu yolcu taşıma işletmelerinin etik davranışları üzerine bir araştırma
Bu araştırmanın amacı, web tabanlı pazarlama yapan havayolu yolcu taşıma işletmelerinin etik davranışlarının havayolu tüketicileri açısından, pazarlama karması unsurlarına göre incelemektir. Web tabanlı pazarlama yapan havayolu yolcu taşıma işletmelerinin etik davranışları; ürün etiği, fiyat etiği, tutundurma etiği ve dağıtım etiği olarak dört farklı boyuttan oluşmaktadır. Çalışmanın kapsamına, Devlet Hava Meydanları İşletmesi Kayseri Havaalanı seyahat etmek üzere hazır bulunan 326 ve internet üzerinden katılan 134 havayolu tüketicisi dâhil edilmiştir. Araştırmada, nicel araştırma yöntemi kullanılmıştır. Veri toplama aracı olarak, araştırma amacına uygun sonuçları elde etmek için analizlerde kullanılan veriyi sağlayan ve toplam 29 sorudan oluşan bir anket formu kullanılmıştır. Gerek katılımcılarla yüz yüze görüşerek gerekse çevrimiçi anket formu aracılığı ile elde edilen veriler, sosyal bilimlerde veri analizi yapmak için kullanılan `IBM SPSS Statistics 19' bilgisayar programı ile analiz edilmiştir. Çalışma sonucunda, web tabanlı pazarlama yapan havayolu yolcu taşıma işletmelerinin pazarlama faaliyetlerinde genel olarak etik ilkelere uyduğu tespit edilmiştir. Ayrıca, aynı havayolu ile uçuş sıklığının, havayolu tüketicilerini sık uçtukları havayolunun sadık müşterisi haline getirdiği belirlenmiştir.Anahtar Sözcükler: Web Tabanlı Pazarlama Etiği, Havayolu Yolcu Taşıma İşletmeleri, İnternet Kullanıcıları, Havayolu Tüketicileri
Promoting intercultural competence of teacher trainees in english language teaching departments via web 2.0 tools: A case study
This study aims at finding out whether Twitter is effective in promoting intercultural communicative competence of teacher trainees with the help of Twitter. The study involves five main chapters. The first chapter includes the problem, the aim of the study, the importance of the study, assumptions, limitations, and definitions. In the second chapter, the review of literature is involved. In the review of literature part, there are subheadings about intercultural communicative competence, culture, information and communication technologies, web 2.0, social networking, and Twitter. The third chapter comprises the methodology of the study involving research design, sample and population, data collection tools, and data analysis. The forth chapter includes findings and discussion of data. The fifth chapter involves summary of the study, and pedagogical implications and suggestions. The sample group of the study includes 4th grade teacher trainees studying at Gazi University, English Language Teaching Program (N=21). The study was carried out in the 2012-2013 spring semester and the process took six weeks. Using a qualitative method, an interview and reports have been designed, and they were presented to the experts. The interview and reports were analyzed by content analysis. The analysis of the interview and reports revealed that teacher trainees considerably promoted their intercultural communicative competence in terms of knowledge and attitudes with the help of Twitter. Therefore, it was concluded that Twitter is effective in developing intercultural communicative competence of students regarding knowledge and attitudes dimension.