Representation

240 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessTR

19. yüzyıldan günümüze plastik sanatlarda sandalye nesnesinin temsiliyetleri

Bu tez çalışmasında sandalye imgesinin ve sandalye nesnesinin sanat tarihi içerisinde 19. yüzyılda bir imge olarak, günümüz sanatında ise bir nesne olarak nasıl kullanıldığı, neleri temsil ettiği incelenmiştir. Sanatın farklı dönemlerinde ve farklı pratiklerde kullanılan sandalye, sanatçıların yeni temsiller yarattıkları bir nesne olmuştur. I. Bölümde ilk olarak sandalyenin tarihçesine, tanımına ve işlevsel olarak kullanım amaçlarına yer verilmiştir. II. Bölümde 19. Yüzyılın sonlarından başlayarak 1960 yılı aralığında olan tarihsel süreçte sandalyenin resimde bir imge olarak kullanımına yer verilmiştir. Van Gogh'un eserleri ile başlayan inceleme, plastik sanatlarda günlük kullanım nesnelerinin bir sanat nesnesi ya da malzemesine dönüşümüne katkı sağlayan Picasso'nun kolaj oluşturması ve Duchamp'ın hazır nesne kavramı ile devam etmektedir. II. Bölümün devamında ise 1960 ve sonrası sanat pratiklerinde sanatçıların, sandalyeye bir nesne olarak yaklaşımları bulunmaktadır. Bu dönemde Rauschenberg'in tuval ve nesneyi birleştiren asamblajları, Kosuth'un temsiliyet için alternatif olarak dil, fotoğraf ve nesne kullanarak enstalasyon oluşturması gibi yine plastik sanatlarda önemli etkileri olan eserlere yer verilmiştir. II. Bölümün son kısmında ise 1980 ve günümüze uzanan süreçte, özellikle Duchamp, Kosuth ve Beuys'tan etkilenerek sandalye kullanan sanatçılara yer verilmiştir. II. Bölümün son kısmında ise, Füsun Onur, Sarkis gibi sandalyeyi insan ve sanatçı ile ilişkilendiren eserlere ve İsmet doğan gibi temsil sorununu sorgulamak için sandalye kullanan eserlere yer verilmiştir. III. Bölümde sandalyeyi bir imge, bir temsil ve de bir nesne olarak kullanan sanatçılardan etkilenerek ürettiğim resimlerime yer verilmiş, kendimi bu nesneyi kullanarak ne ifade etmek için kullandığım açıklanmıştır. Örnek olarak verilen eserlerin seçilme sebebi, figür bulunmayan yani insanı temsilen sandalyenin kullanıldığı eserlerdir. Eserleri tek tek inceliğimizde, konusu değişmekte ancak akla gelen ilk şeylerden biri bu olacaktır. İnsan ve insana özgü problemlerin altını çizmeye çalışan sanatçıların sandalye nesnesini seçtiği görülmüştür. Bazı sanatçıların ise temsil, imge, nesne gibi sanata özgü problemleri yine sandalye nesnesi veya imgesi kullandığı görülmüştür. Çalışmada kronolojik bir sırayla yer alan eserler, konusu ve biçimi bakımından birbirine benzeyen eserler ile karşılaştırılmış ve çalışmada belirtilmiştir. Eserler, resim ya da enstalasyon olarak sınırlandırılmamış resim, kolaj, tiyatro oyunu, enstalasyon eserlerden örnekler verilmiştir. Sonuç olarak, modern dönemden günümüze kadar farklı disiplinlerde sandalye temsili sıkça yapılan bir nesne olmuştur.

Görsel imgeHazır nesneNesne+1
Nurdan Coşkun
Trakya University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Gazetelerdeki Suriyeli sığınmacı temsili: Öne çıkarma ve çerçeveleme yaklaşımları ile içerik analizi

Bu çalışmada, siyasal iletişim literatüründe tanımlandığı üzere öne çıkarma (priming) ve çerçeveleme (framing) yaklaşımları temel alınarak Suriyeli sığınmacıların Türkiye'deki yaygın gazetelerdeki temsili incelenmiştir. Örneklem olarak, literatürdeki gazetelerin ideolojik mesafe tasnifi ve tiraj verileri esas alınmak kaydıyla Hürriyet, Yeni Şafak ve Sözcü gazeteleri sırasıyla ana akım (main stream), hükümet yanlısı (pro – government) ve muhalif (opposition) olarak belirlenmiştir. Gazetelerin basılı yayınları yerine daha fazla veri imkanı sağladığı düşünüldüğünden internet sitelerindeki 2016 yılını kapsayan Suriyeli sığınmacılar ile ilgili haberleri veri olarak alınmış ve içerik analizi metoduyla incelenmiştir. Araştırma sırasında elde edilen bulgulardan anlaşılmıştır ki, gazeteler konuyla ilişkili haberlerini hükümet gündemine (agenda) göre yapmaktadır. Dolayısıyla vakasal (episodic) çerçevelemenin (framing) hakim olduğu haberlerde gazeteler ideolojik mesafelerine yakın tonlama ile haberlerini aktarmaktır. Söz konusu durum Suriyeli sığınmacıların gündemlerinin (agenda) ön planda olmamasından dolayı hem hükümet açısından farkına varılmamış bir durum için çözüm üretememesine hem de kamuoyunun konuya dair farkındalığının oluşmamasına neden olmaktadır. Ayrıca çalışmada, gazetelerin duygusal bakış açısı katmak üzere insan odaklı (human – interest) çerçeveleme kullandığı ve kendi haberlerinde bile Suriyeli sığınmacılara yönelik terimsel bir karmaşıklık olduğu tespit edilmiştir. Anahtar kelimeler: Medya - Gazeteler, Suriyeli Sığınmacılar, Temsil, İçerik Analizi, Öne Çıkarma (Priming) - Çerçeveleme (Framing).

BasınGazetelerMedya+7
Kadir Akalın
TOBB Economics and Technology University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Sığınmacı refakatsiz çocukların korunması ve temsili

Sığınmacı refakatsiz çocukların sayısı gün geçtikçe artış göstermektedir. Çocuklar, farklı nedenlere bağlı olarak gerçekleşen göçlerden en çok olumsuz etkilenenlerdir. Refakatsiz çocukların maddi ve manevi ihtiyaçlarının karşılanması ve her türlü istismardan korunması BM Çocuk Hakları Sözleşmesi'ne taraf devletlerin yükümlülüğündedir. Sığınmacı refakatsiz çocukların sığınma, barınma, eğitim, sağlık gibi temel insani haklardan mahrum kalmalarının en önemli nedenlerinden biri onları temsil edecek ve her koşulda çocuğun yüksek yararını gözetecek temsilcilerinin olmamasıdır. Çocuğun temel insani hakları elde etmesi bakımından hukuki temsili, sığınma başvurusunu yaptığı andan uluslararası korumaya ilişkin işlemlerin tamamlanmasına kadar olan süreçte kritik öneme sahiptir. Refakatsiz çocukların hukuki temsili, Sözleşme'nin tarafı her devlet tarafından farklı içeriklerde düzenlenmiştir. Türkiye'de refakatsiz çocukların hukuki temsili, Türk Medeni Kanunu ve Çocuk Koruma Kanunu'nda düzenlenmiştir. Bu çalışmada esas olarak Türk hukukuna göre sığınmacı refakatsiz çocukların hukuki temsili ve korunması ele alınmaktadır. Bu kapsamda öncelikle uluslararası hukukta sığınmacı refakatsiz çocuklar incelenmektedir. Daha sonra Türk hukukuna göre bu çocukların korunması ve hukuki süreçlerinin düzgün işleyebilmesi için gerekli olan hukuki temsilleri değerlendirilmektedir. Ayrıca bu çalışmada sığınmacı refakatsiz çocukların hukuki temsili ve korunmasına ilişkin uygulamada karşılaştıkları sorunlar yer almaktadır. Bu sorunlara yönelik çözüm önerileri de sunulmaktadır. Son olarak sığınmacı refakatsiz çocukların hukuki temsilciye olan ihtiyaçlarının önemini ortaya çıkarmak amacıyla bu çocuklara yönelik hem uluslararası hem de Türk hukukunda verilen kararlar incelenmektedir.

GöçlerMültecilerRefakatsiz çocuklar+2
Nedime Sevde Gül
Süleyman Demirel University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2025
00
Master'sOpen AccessTR

İslam hukukunda alışverişte vekâlet

Çalışmaya mevzu edilen vekâlet konusu geçmişte olduğu gibi günümüzde de Müslümanlar açısından önemini korumaya devam etmektedir. Fıkıhçılar, bu konudaki nassları ve İslam'ın genel prensiplerini göz önünde bulundurarak değişik yaklaşımlar sergilemişlerdir. İslam hukukunda bu değişik yaklaşımlarının tespit edilmesi ve Fukahanın bu meseleyi ele alış tarzının belirlenmesi önem arz etmektedir. Bu doğrultuda "İslam Hukukunda Alışverişte Vekâlet" konusu ilmi bir disiplin içerisinde ele alınıp incelenecektir. Bu çalışma: Giriş, üç bölüm ve sonuç kısmından oluşmaktadır. Giriş bölümünde tezin amacı, önemi, konusu, tezin yöntemi, sınırları ve kaynaklarına değindik. Birinci bölümde İslam hukukunda alışveriş ana başlığı altında İslam hukukunda akit, alışveriş, alışverişin rükünleri, alışverişin meşruiyeti, alışverişin şartları, alışverişin çeşitleri başlıklar halinde incelendi. İkinci bölümde İslam hukukunda vekâlet başlığı altında genel olarak vekâletin; sözlük, terim, anlamı verildi ve sonrasında mezheplere göre tanımı yapılarak vekâletin mahiyeti ve hukuki dayanağı olan kitap, sünnet, icmaya dayanan meşruiyeti ve hukuku ile ilgi mezhep görüşleri ele alındı. Ardından vekâletin; hükmü, rükünleri, şartları, konusuyla ilgili şartları, çeşitleri, ücret karşılığı vekâlet ve vekâletin sona erme halleri üzerinde duruldu. Üçüncü bölümde ise İslam hukukunda alışverişte vekâlet, vekâlet vermede cehalet, satın almada vekâlet, satın alma hususunda müvekkil ile vekilin tasarrufları, vekâlet veren ile vekil arasındaki ihtilafları, satın almada vekillerin birden çok olması ve satış yapmada vekâlet bahisleri incelendi. Sonuç kısmında ise çalışmanın genel bir değerlendirmesi yapıldı. Anahtar Kelimeler: İslam Hukuku, Vekâlet, Müvekkil, Akit, Alışveriş

AlışverişVekaletVekil+2
Abdul Wahed Gul
Siirt University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Proficiency in ArtOpen AccessTR

Resimde benlik ve ötekilik bağlamında portre

Bu tezde, resimde "benlik" ve "ötekilik" bağlamında portre, multidisipliner bir yaklaşımla, temel tanımlar ve terminolojiden başlanılarak, sanat tarihindeki örnekleriyle birlikte, kavramın anlaşılmasına yardımcı olacak psikoloji, estetik ve dilbilim gibi diğer disiplinlerden de yardım alınarak incelenmektedir. Bu kavramların portre resmini ve görsel sanatların farklı mecraları aracılığıyla benlik ve ötekilik algımızı nasıl şekillendirdiğini keşfetmek için teorik ve pratik araştırma yöntemleri bir arada kullanılmıştır. Araştırmacının çalışmaları göz önünde bulundurulduğunda, bu araştırmada kadın sanatçıların eserlerine veya kadın sorunlarıyla ilgili eserlere yapılan vurgu dikkat çekicidir. Araştırma, seçilen örnek çalışmalar ve sanatçıların etkilerinin azınlıklar ya da toplumun belirli bir cinsiyete mensup kesimi ile sınırlı kalmadığını toplumun tüm üyeleri ve portrelerin çağdaş temsil biçimleri üzerinde de etki gösterdiğini ortaya koymaktadır. Çalışma, "portre"yi daha geniş bir sanat tarihi kanonu içinde bağlamsallaştırıp, sosyo-politik ve kültürel faktörlerin bu türü nasıl etkilediğini ele almıştır. Çağdaş sanatçıların eserlerindeki genel değişimler örnek çalışmaları aracılığıyla analiz edilmiştir. Bu analiz aracılığıyla tez, çağdaş sanatçıların portrelerinde "benlik" ve "ötekilik", temsil ve iktidar arasındaki karmaşık gerilimi nasıl ele aldıklarını incelemektedir. Bu tez çağdaş portrelerdeki "benlik" ve "ötekilik" kavramlarını inceleyerek, sanatta temsil, kimlik ve kültürel çalışmalar hakkında süregiden tartışmalara katkıda bulunmaktadır. Bu tezin çağdaş portrelerdeki "benlik" ve "ötekilik" çerçevesindeki incelemelerinin, sanatta ve kültürel çalışmalarda süregiden tartışmalardan olan temsil ve kimlik meselelerine katkı sunması amaçlanmıştır.

AlgıBaskı resimBenlik kavramı+6
Ehsan Ghanbarzad Khajeh
Hacettepe University · Güzel Sanatlar Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de yerel siyaset ve temsil: İstanbul örneği

Demokrasi çoğunluğun haklarının birincil olarak belirlediği gibi azınlık haklarını da güvenceye alan, sosyal eşitsizliği yok etme adına fırsat eşitliğini gözeten ve kamu işlerinde halkın katılımını ve görüşünü benimseyen bir araçtır. Demokrasinin, demokratik yönetim olarak halkı temsil etme niteliği taşıması gerekmektedir. Demokratik yönetimlerde temsil, halk katmanlarıyla temsilciler arasındaki oransal denkliği temsil eder. Başka bir deyişle halkın seçtiği belediye meclis üyeleri, farklı sınıf ve toplumsal kesimde yer alan toplulukları temsil etmektedir. Temsil edenlerle seçmenler arasında mesafe yakınlığının olması etkililik ve verimliliğin artmasına sebeptir. Temsil noktasında yaş, cinsiyet, eğitim ve meslek grubu önemli noktalardır. Günümüzde hızlı gelişen bilim ve teknoloji ışığında yerel mekanizmaların artışı görülmektedir. İnsanları sisteme dâhil etmek ve yerel kalkınmayı sağlamak için bir takım oluşumlar kurulmaktadır. Bu çalışmada demokrasi ve temsil kavramlarına değinilmiş ve yerel yönetimler bazında incelemeler yapılmıştır. Avcılar ve Başakşehir Belediyeleri'nin meclis üyeleri karşılaştırılmış; meclis üye sayıları, cinsiyet dağılımları, eğitim durumları, yaş dağılımları, meslek durum dağılımları, encümen karar sayıları ve BİMER'e yaptıkları başvurular incelenmiştir.

Halk katılımıSiyasetSiyasi temsil+4
Mustafa Erkil
İstanbul Aydın University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2014
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de televizyonun sosyo-kültürel değişimdeki yeri ve sinemada temsili

Sinema filmleri dünün, bugünün ve geleceğin temsilleri olarak kabul edilmektedir. Bu temsillerin oluşturulmasında kullanılan hiçbir şey tesadüfi değildir. Sinema anlatısında kullanılan bütün görsel öğeler senaristin, yönetmenin, yapımcının hatta filmde oynayan oyuncunun dünya görüşüyle oluşan bir süzgeçten geçerek öznel olarak konumlandırılabilmektedir. Nesnel olan tek şey ise bilim-kurgu ve fantastik türleri haricinde bu görsel öğelerin anlatılan tarihsel süreçle uyumlu olması gerekliliğidir. Bu nedenle sinema filmleri belirtilen dönem içerisindeki kültürel yaşama ve teknolojiye aykırı materyaller sunamaz. Bahsi edilen dönemde insanlar gündelik yaşantısında hangi araçları kullanıyorsa, sinema filmi de anlatısında mecburen aynı araçların kullanıldığı bir temsil sunmak zorundadır. Böylece film anlatısında kullanılan teknolojik araçlardan yola çıkılarak, filmin hangi döneme ait olduğu ve dönemin koşulları hakkında da çıkarım yapılabilir. Bu doğrultuda yapılan çalışma kapsamında 1970'ten günümüze Türkiye'de yaşayan insanların hayatının bir parçası olarak televizyonun sinemada nasıl temsil edildiği incelenmiştir. Çalışma kapsamında anlatı zamanı bakımından kronolojik sıralamayla "Canım Kardeşim" (1973), "Vizontele Tuuba" (2004), "Masumiyet" (1997) ve "Kanal-i-zasyon" (2009) filmleri dönemsel olarak toplumsal pratiklerin ötesinde televizyonun değişen süreç içerisinde nasıl konumlandırıldığını anlayabilmek için çözümlenmiştir.

FilmFilm çözümlemeSinema+3
Gökhan Özalp
İstanbul Arel University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Televizyon reklamlarında erkeğin temsili

Kitle iletişim araçları aracılığıyla bilgiler hem hızlı hem de farklı yollarla dağıtılabilmektedir. Televizyon kitlelere ulaşmada oldukça güçlü bir kitle iletişim aracıdır. Medya içeriklerinin, içerisinde bulunulan toplumun değerlerine ve toplumsal cinsiyet rollerine uygun şekilde kodlandığı düşünülmektedir. Medya cinsiyet kalıpyargılarının benimsenmesi ve yeniden üretilmesinde rol sahibidir. Hedef kitle televizyon reklamları aracılığıyla tüketime teşvik edilmektedir. Reklamverenler ve reklamcıların en önemli hedefi hedef kitleyi ikna ederek satışları artırmaktır. Reklamcılar reklamlarda izleyiciye imgeler sunar ve izleyicilerin reklamlarda gördükleri imgeler gibi olmak istemelerini beklerler. Alımlama yöntemi medya metinlerinin insanlar tarafından nasıl anlamlandırıldığını incelemektedir. Alımlama çalışmaları, medya içeriklerini açımlamada izleyicinin pasif olmadığını ve bireylerin birbirlerinden farklı anlamlar çıkarabileceğini varsayar. Çalışma, televizyondaki erkek karakterlerin izleyiciye nasıl yansıtıldığı ve izleyiciler tarafından erkek karakterlerin nasıl alımlandığını incelemeyi amaçlamaktadır. Katılımcılara reklamlarda gördükleri erkek karakterin fiziksel, psikolojik durumları ve bu durumun ürünü satın alma noktasındaki etkisi sorulmuştur. Toplumun erkeklere uygun gördüğü özelliklerin reklamlarda yansıtıldığı ve toplumsal rollerin pekiştirildiği, reklamda yer alan erkek imgenin izleyiciye rol model olarak sunulduğu ve tektipleştirilmiş erkek algısı yaratıldığı sonucuna varılmıştır.

ErkeklerReklamlarTelevizyon+2
Kubilay Aydın
İstanbul Arel University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Popüler kültür ürünü olarak dizilerde psikolog temsili: Çocuklar Duymasın örneği

Bu araştırmada popüler kültür ürünü olan televizyon dizisi Çocuklar Duymasın'da psikoloğun temsil ediliş biçimi incelenmiştir. Çalışmada dizinin ilk sezon bölümleri incelenmiş ve psikolog karakterinin gösterildiği ve psikolog karakterine yönelik söylemlerin olduğu sahneler incelenmiş ve öne çıkan sunumlar doğrultusunda temsil değerlendirilmiştir. Araştırmada ruh sağlığı profesyoneli olarak psikoloğun ve mesleğin bu dizide nasıl temsil edildiği sorusuna yanıt aranmıştır. Araştırmanın birinci ve ikinci bölümleri kuramsal bir çalışmadan oluşmaktadır. Birinci bölümde popüler kültür ve televizyon, ikinci bölümünde ise ruh sağlığı çerçevesinde, dünyada ve ülkemizde ruh sağlığı çalışmaları ve profesyonellerinin mesleki çalışma alanları ve ruh sağlığının medyadaki sunumu ve damgalama problemi üzerinde durulmuştur. Araştırmanın uygulama bölümünde Çocuklar Duymasın dizisinin bölümleri içerik çözümleme yöntemi ile incelenmiştir. Dizinin birinci sezonda yayınlanan 24 bölümü incelemeye alınmıştır.

DizilerMesleki değerPopüler kültür+6
Yağmur Topuz
İstanbul Arel University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Yeni dönem Kürt sinemasında kadın temsilleri

Kürt Sineması'nın evreni üzerine yürütülen tartışmalar kuşkusuz bu alanın uluslaşmamış ve devletleşmemiş bir haklın temsili olmasından kaynaklanır. Şiddet, yas, asimilasyon ve yok etme gibi çoğu iktidar pratiğine karşı olarak kendi tarihini ve kolektif hafızasını aktifleştiren politik öznelerin söylemsel alanını yansıtan Kürt Sineması, kuşkusuz karşı hegemonik konumdan ifade edilen evrenin de temsilidir. Bu minvalde, öznelerin tarihsel süreçler içerisinde ve bölgeler kapsamındaki temsili değişmesine rağmen siyasal alandaki diskuru yok edilmeye karşı varlık alanını; katliam/savaş/soykırım hakikatine karşı da mücadele perspektifine yansıtır. İran, Irak, Suriye ve Türkiye'deki filmlerde geçmiş, şimdi ve geleceğin kesişen evreniyle politik özne olarak kadın temsillerinin kolektif hafızası güçlü direnme alanlarını açığa çıkartır. Söz konusu olan durum iktidarın/patriyarkanın adlandırdığı öteki/başka/madun olana karşı eylemini tartışmaya açarken; öteki/başka/madun olanın da direnme politikası olarak hem kamusal hem de özel alandaki söylemsel alanını ve öznelik pratiklerini açığa çıkartır. 2010 sonrası siyasal atmosferin değişimiyle İran, Irak, Suriye ve Türkiye kapsamında yer alan Kürt Sineması örnekleri tez kapsamında değerlendirilmiştir. Bu bağlamda tez içerisinde yer alan on yedi filmin hem söylemsel analizi hem de siyasal alana bağlı olarak açığa çıkan değişimleri feminist metodolojiye göre çözümlenerek kadın temsilleri tartışılmıştır. Dolayısıyla yapılan değerlendirme ve analizlerde Kürt Sineması'nda yer alan filmlerdeki kadın temsilleri bellek, politik özne ve şiddet başlıkları altında kuramsal çerçeveyle tartışılmış ve hem erkek hem de kadın yönetmenlerin bakışı feminist literatürle değerlendirilerek bakışın uzamında yer alan kadın özneler analiz edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Kürt Sineması, kolektif hafıza, politik özne, öteki/başka/madun, söylem analizi, feminist metodoloji, kadın temsili.

FeminizmKadınlarKolektif bellek+5
Nimet Gatar
İstanbul Arel University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Siyasal katılım ve siyasal temsilde kota uygulaması

Günümüz dünyasında kadın temsilindeki krizin nedeni kadının siyasal hayata aktif katılım ve ilgi göstermemesindendir. Kadının siyasal hayata aktif katılması ve ilgi alanına girmesi için önündeki engeller tespit edilmelidir. Kadının siyasal hayata aktif katılmasının nedenleri; doğumu ile hak kazandığı yurttaşlık haklarını kullanabilmesi, parçası olduğu toplumda karar alma mekanizmalarına katılabilmesi ve kendi doğrularını savunabilmesidir. Siyasal toplumun çağdaş demokrasi şartlarından bir tanesi de eşitlik ilkesidir. Günümüz dünyası ile eşitlik ilkesi gereğince kadının erkekle eşit koşula getirilmesi için pozitif ayrımcılıkla özel önlemler alınmalıdır. İlerleyen ve gelişen dünya düzeni, değişen bakış açıları, tabularından sıyrılmaya çalışan toplum düzenleri ile eşitlik ilkesinin tanımı da gelişmektedir. Bu nedenle eşitlik ilkesi ile ayrımcılık kavramı irdelenmeli ve "pozitif ayrımcılık" kavramı ile Yeni Dünya Düzenine göre yorumlanmalıdır. Bu çalışmada "Kadınların siyasal katılım ve temsilde erkeklerle eşit durumda olmadığı bilinmesine rağmen herhangi bir aksiyon sağlanmaması mı ayrımcılıktır yoksa pozitif ayrımcılık yapılarak eşitliğin sağlanması mı ayrımcılıktır?" sorusuna cevap aranacaktır. Çalışmada siyasal temsil ve katılımda kadın rolünün etkinleştirilmesi için kota uygulamasının savunması yapılacaktır. Anahtar Kelimeler: Siyasal Katılım, Siyasal Temsil, Kota Uygulaması.

KotaSiyasal katılmaSiyasi temsil+1
Didem Hatice Bilgin
İstanbul Arel University
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Türk sinemasında aile kurumunun temsili ve dönüşümü

Aile tarih boyunca Türk toplulukları için önemli bir konumda yer almış ve Türk ailesi belirli zaman dilimlerinde dönüşümler geçirerek bugünlere gelmiştir. Cumhuriyet'in ilanı Türk ailesinin modern bir aile yapısını kazanması hususunda önemli bir dönüm noktası olmuştur. Zira toplumun modernleşmesi adına atılan adımlar zaman içerisinde toplumda karşılık bulmuş ve çağdaş aile yapısına doğru dönüşümün olduğu görülmüştür. Söz konusu dönüşüm günümüzde halen devam etmektedir. Bu bağlamda sosyal bir kurum olan aile, Türk sinemasında da çeşitli nitelikleriyle temsil edilmektedir. Dolayısıyla hem bir sanat dalı hem de bir kitle iletişim aracı olarak sinemada Türk ailesinin nasıl temsil edildiği hususu önem kazanmaktadır. Zira sinema, kitleleri etkileme ve yönlendirme gücüne sahip bir araçtır. Sinema filmlerinin toplumları etkileme ve yönlendirme gücü doğal olarak özellikle yoğun izleyici sayılarına ulaşan filmlerle artmaktadır. Türk sinemasında izleyici sayılarının artışı hususunda da dönüm noktası olarak nitelendirilebilecek bir dönemin araştırma kapsamı içerisine alınması gerekliliği ortaya çıkmaktadır. Bu doğrultuda tezde temel olarak 1996-2000 yılları arasındaki dönemde vizyona girmiş, bir milyon ve üstü izleyici sayılarına ulaşan Türk filmlerinde, filmsel zaman göz önünde bulundurularak, Türk ailesinin sahip olduğu nitelikleriyle temsil edilip edilmediği sorusuna yanıt aranmıştır. Çalışmada öne sürülen temel varsayım ise, incelenen Türk filmlerinde Türk ailesinin sahip olduğu genel nitelikleriyle temsil edilebildiği, ancak filmlerde, ele alınan hikaye gereği bazı durum veya olayların Türk ailesiyle uyumsuzluk gösterebileceği yönünde olmuştur. Belirlenen filmler betimsel analiz yöntemiyle incelenerek çalışmanın temel sorusuna cevap aranmış ve tahlil edilen filmlerin tümünde filmsel zamana göre Türk ailesinin genel nitelikleriyle temsil edilebildiği sonucuna ulaşılmış, ancak analiz edilen filmlerin birisinde temsili yapılan ailelerde Türk ailesiyle uyum göstermeyen bazı durumların olduğu neticesine varılmıştır.

AileSinemaTemsil+2
Dorukan Çelik
İstanbul Arel University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessTR

İran İslam Devrimi sonrası İran sineması ve Cafer Panahi sinemasında kadın temsili

Sinema genel olarak görsel ve işitsel özellikleri barındıran bir araç şeklinde tanımlanmaktadır. Kendine has bir anlatım tarzı olan sinemanın bununla bağlantılı olarak kendine has bir dili bulunmaktadır. Sinema kendinden önceki bütün sanat dallarından yararlanmak suretiyle yeni bir dil oluşturmaktadır. Bilinen dillerin aksine bu dil görsel bir dildir. Sinema, ifade etmek istediği olguyu kelimeler ile değil görüntüler ile anlatma çabası gösterir. Sinema, neredeyse tüm sanat dallarındaki gibi farklı iktidarlar ve ideolojilerin, fikirlerini halka yayıp kabul ettirmek, bir nevi hegemonya kurmak amaçlı kullanılan kültürel yapıtlar şeklinde kendini var etmektedir. Dünya tarihinde de bilhassa devrimsel siyasal değişim süreçlerinde oldukça önemli bir yeri bulunan sinema, İran'da da ülkeye giriş tarihinden itibaren siyasal süreçlerden keskin şekilde etkilenmektedir. Önceleri Şah döneminde uzun bir süre boyunca saraydakilerin zengin eğlencesi olarak görülen ve din adamlarının baskısı nedeniyle halka inemeyen sinema, sonraki zamanlarda dönemsel olarak siyasi çatışmalardan etkilenmesine karşın kendisini var etmeyi başarmaktadır. Rejim değişikliğinden sonra önceleri yasak olarak kabul edilmiş olan sinema, bu dönemin ardından İslami rejimin propagandası için kullanılmaktadır. Bu çalışmada, İran'da sinemanın var oluşu, siyasal süreçler ışığında sinemanın uğradığı dönüşüm, İran sinemasında kadın temsili incelenmiştir. Çalışmada göstergebilimsel analiz yöntemi kullanılmaktadır. Bu yöntem ile yönetmen Cafer Panahi'nin Daire, Ofsayt ve Ayna filmleri ele alınacaktır. Çalışmanın kuramsal desteği temsil teorisinden alınmaktadır. Kadının sinemadaki temsili, bu temsilin stereotipler çerçevesinde mi, egemen ideolojiyi destekler biçimde mi, yoksa kadını ataerkil sistem içerisinde konumlandırma çabası ile mi örtüştüğü bu tezin örneklem analizinde de sorgulanmıştır. Çalışmanın sonucunda ise siyasi yapılanmanın sinema filmlerine ve toplumdaki kadın algısına dair etkileri yönetmenin filmlerindeki kadın temsili ile ilişkilendirilmiştir.

KadınlarPanahi, CaferSinema+3
Alihan Yiğit Çaparlar
İstanbul Arel University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Vergi Hukukunda temsilcinin belirlenmesi ve cezai sorumluluğu

Türk vergi hukukunda mükellefler, kanuni ödevlerini esas itibariyle kendileri tarafından yerine getirmesi prensibi öngörülmektedir. Ancak, çeşitli sebeplerden dolayı mükellef veya sorumlular tarafından yerine getirilmesi gereken ancak yerine getirilmeyen vergisel iş ve işlemlerin, kanuni temsilciler tarafından yerine getirilmesi kanuni bir zorunluluk halini almıştır. Bazı durumlarda ise kanuni zorunluluk olmamasına rağmen mükellefin iradi beyanı sonucu iş ve işlemlerinin temsilciler aracılığıyla da görülmesi de mümkün olabilmektedir. Vergi hukukunda gerçek kişiler, tüzel kişilikler, herhangi bir tüzel kişiliği olmayanlar ve Türkiye'de bulunmayan kişiler olmak üzere 4 çeşit temsili gerektirir husus söz konusudur. Vergilendirmeyi gerektiren iş ve işlemlerde bu kişiler her zaman bire bir iş ve işlemlerini takip etmemekte veya edememektedir. Bu iş ve işlemler temsilci dediğimiz kişiler aracılığıyla yürütülmektedir. Bu temsilciler ya iradi olarak belirlenir ya da kanuni düzenleme ile belirlenmektedir. Dolayısıyla vergi idaresi ve mükellef açısından temsilcilerin tespiti ve buna bağlı olarak temsilcilerin cezai sorumluluğu önem arz etmektedir. Bu nedenle vergi hukukunda temsilcinin belirlenmesi ve cezai sorumluluğu bir bütün olarak değerlendirilerek, yasal mevzuat ile uyumlu olmalıdır ve uygulamada tereddüt oluşturmayacak ifadelerle düzenlenmelidir.

Cezai sorumlulukKanuni temsilciTemsil+4
Yunus Sürmeli
İstanbul Arel University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2022
00
Master'sOpen AccessEN

Investigating the representation of Iranian women in Iranian cinema; post Iranian Revolution

Today, cinema is one of the most important cultural tools that succeed in attracting the audience, especially the general public, by creating visual attractions. By representing the normative patterns governing social life demonstrative form, the mass media practically plays the role of constructing and reproducing these norms in today's social life. By presenting a specific image of the women, they can play an essential role in institutionalising the conceptual framework of that particular image. Among the well-known mass media, cinema as a superior art over other arts, as well as its special possibilities for showing gender relations, identified itself as an ideal example for us to research the inequalities and gender differences in society. The present study aims to highlight how the social role of women is represented in Iranian cinema and to identify the hidden ideologies behind these representations. In this regard, relying on content analysis techniques based on semiotic theory analyses, the targeted movies such as Two Women, Paternal house, Salesman are selected using as a case study of this research. Accordingly, in this study, by examining the films in question, it has been concluded that cinema is a social art influenced by society and representing the issues inside it, including women; besides, it intends to promote and influence society by inducing and creating an ideal form.

SemioticsWomenCinema+4
Saadat Eskandarıfar
Ibn Haldun University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2021
00
Master'sOpen AccessEN

Analyzing the importance of representation and supervision services in the aviation sector

This study explores the strategic significance of representation and supervision services, which are frequently classified as flight support services, within the contemporary aviation industry. These services play a pivotal role in coordinating and facilitating communication among various stakeholders, including but not limited to airlines, airports, ground handling organizations, civil aviation authorities, fuel suppliers, catering companies, line maintenance providers, support service firms, and aviation security entities. Representation and supervision services are essential intermediaries, contributing significantly to flight operations' efficiency, safety, and regulatory compliance. In an industry characterized by complexity and operational interdependence, executing ground coordination tasks such as slot allocation, turnaround management, fueling oversight, passenger and crew handling, and liaison with regulatory bodies is critical. These services directly impact on-time performance, cost efficiency, and service quality, particularly in international operations, where cultural, linguistic, and procedural variations further complicate coordination. The study particularly considers the long-standing role and continued development of such services within Turkish and global aviation contexts. The research employs a qualitative methodology, supported by stakeholder interviews, to evaluate the operational and strategic contributions of representation and supervision services. The findings underscore their evolving relevance as aviation systems become increasingly interconnected and competitive. This study aims to provide a comprehensive understanding of how these services enhance the overall functionality and resilience of the aviation ecosystem. This, in turn, reinforces their indispensable position within the global air transport infrastructure.

Representation
Atakan Tutgun
Ibn Haldun University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Günümüz sanatında kimlik ve temsiliyet sorunu olarak giysi

Bu tezin temel amacı, kimlik ve temsiliyet kavramı ile ilişkilendirdiğim giysinin toplumsal rolünü,, statü, sınıf ve kimlik olgularıyla ilişkisini, kullanım alanlarını, günümüz sanatına olan etkilerini örnekleriyle ortaya koymaktır. Bu tezde öncelikli olarak genel giysi kavramından bahsedilmiştir. Daha sonraki bölümlerde, giysinin toplumsal açıdan incelenmesi, sınıf, cinsiyet, kimlik ve beden olgusu ile ilişkilendirilerek ele alınmıştır. Daha sonra ise moda kavramına giriş yapılarak, moda kavramının toplumsal temellerine değinilmiştir.Son olarak giysinin, güncel sanatta yer bulması ve yorumu sanatçı örnekleriyle ele alınmıştır. Anahtar Kelimeler: Giysi, Beden, Kimlik, Sanat, Moda, Temsiliyet,

BedenGiysilerGüncel sanat+6
Özge Can Cöne
Feyziye Schools Foundation Işık University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2014
00
Master'sOpen AccessTR

Land Art ve mekan bağlamında süre, süreç, temsiliyet problematiğinin dil ve mekan ilişkisi: sanatçının varoluşsal uzamı

Land Art sanatçılarına referansla, esnek bir yapı anlayışı ile ele aldığım çalışmamda, sonuç olarak, sanatçıların bize yeni ve taze bir perspektif öneren görme biçimlerinin mekan ve dil ile yoğun bir ilişki kurarak, yeni bir görme biçimi ve algı versiyonları önerdiklerini ifade edebilirim. Çalışmam kapsamında, sanatçılar nezdinde zihinsel olarak üretilen mekan kavramının ve bu imgelemsel mekan kavramını ön plana çıkaran tavırlarının, dil ile kurdukları yoğun ve katmanlı ilişkinin sanatın kavramsallaşmasında merkezi ve primer bir rol oynadığı açımlanmıştır. Land Art'ın temel dinamiklerini ve bu dinamiklerin dil, mekan ve mekan kavramı ile kurdukları ilişkiyi irdeleyen çalışmamın, ekolojik, çevreci ve etik önermeler içeren günümüz sanatsal yaklaşımlarının ve açılımlarının alımlanmasında etkili olabilme umudunu taşıdığımı ifade edebilirim.

DilMekanSanatçılar+3
Arzu Mergin
Feyziye Schools Foundation Işık University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Modern ve sonrası dönemde nesnelerin sanatta temsil ve ifade biçimlerinde popüler kültürün etkisi

Bu tez çalışması modern ve sonrası sanatların anlam ve temsiliyet paradigmalarının temelini oluşturan 20. yüzyılın sosyo-kültürel yapısı ve popüler kültür bağlamında sanat-nesne ilişkilerini ele almaktadır. Bu bağlamda modernist ve sonrasındaki süreçlerin, tüketim toplumunun ve pop-kültür hareketi ve kavramlarının toplumlar ve bireyler üzerinde yarattığı değişimler betimlenerek, imgeler dünyasında oluşan yeni ifade biçimlerinin hayata geçişleri izlenmiştir. Bu bağlamda Avangart sanat tan Romantizme, Sembolizmden, Sürrealizme kadar kimi sanat akımlarının nesne-anlam, nesne-kavram ve nesne-söylem ilişkileri bakımından irdelenmesi öngörülmüştür. Temsiliyetin her sanat akımında farklı ele alınışına eşlik eden nesne ve bu ilişkiye şahitlik eden değer kavramı üzerinden, pop kültürün, marka, ikonizm, fetişizm, yozlaşma, taklit, mahremiyet, geçicilik, kimlik, benzeştirme, yeniden üretme, taşıma, manipülasyon vb. paradigmalarının modern ve sonrasında sanatın sorgulama alanında nasıl şekillendiğinin incelenmesi yapılmaktadır. Kuramcıların ve eleştirmenlerin savlarının eşliğinde ve örneklemler üzerinden gidilerek, Modern ve sonrası sanat ruhunun ve bu çerçevede pop kültür kavramlarının, geleneksel kabuller ile yer değiştirme süreçlerinin tespiti yapılmış, çağdaş sanata zemin hazırlayan sosyal-sanatsal etkilerin tartışılması öngörülmüştür.

Görsel temsilModern DönemModern sanat+4
Ayfer Tutkan
Feyziye Schools Foundation Işık University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Mekânsal temsil-deneyim ilişkisinin kentsel mekân üzerinden incelenmesi: Müze Gazhane örneği

Mekânsal deneyim, bir mekânın öncesini, mevcut sürecini ve gelecekte nasıl olması gerektiğini doğru şekilde anlamak, hissetmek, tasarlamak ve bir şekle kavuşturmaktır. Mekânsal temsil ise kavramın içerisinde de yer aldığı gibi bir mekânın bireysel ya da ortak olarak temsil ettiği değerleri ve unsurları ortaya koymaktadır. Bu araştırma, Müze Gazhane'nin, yaşadığı dönüşüm süreci neticesinde ortaya çıkan yeni görünümünün mekânsal deneyim ve mekânsal temsil ilişkisi bağlamında değerlendirmesini içermektedir. Araştırmada, Müze Gazhane'nin, geçmişten bugüne yaşamış olduğu değişim süreci ile birlikte mevcut süreçte sahip olduğu yeni kimliğin görsel olarak mekânsal deneyim ve mekânsal temsil bağlamında ifade ettiği anlamlar araştırılmaktadır. Aynı zamanda, araştırmada, müze gazhanenin tasarımını gerçekleştiren Do[x] Arhitecture firmasının Kurucu Ortakları Mimar Dicle Özdemir ve Mimar Kadir Uyanık ile de bir yazılı mülakat gerçekleştirmek suretiyle mekânsal deneyim ve mekânsal temsil açısından, bizzat tasarımcıların görüşlerine yer verilmiştir. Müze Gazhane'nin değişim ve dönüşüm süreci sonrasındaki görünüm, mekânsal deneyim ve temsil açısından değerlendirildiğinde, olumlu bir tablonun ortaya çıktığı fark edilmektedir. Özellikle, tasarımcıların deneyim ve temsil açısından mekânı ele alışları ile birlikte nihai kullanıcının karşısına çıkan görünümün, ziyaretçiler açısından, deneyim ve kullanım konusunda yararlı bir yol haritası çizdiği anlaşılmaktadır. Anahtar Kelimeler: Dönüşüm, Mekânsal Deneyim, Mekânsal Temsil, Müze Gazhane, Tasarım

DeneyimDönüşümMekan+3
Fatma Burcu Özdemir
Haliç University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Attilâ İlhan'ın eserlerinde otobiyografik yansımalar ve benlik temsilleri

Otobiyografi, temel anlamda, öz yaşam öyküsü olarak adlandırılır. Bu anlamda otobiyografi; yaşayan ve gerçek bir özne olarak yazarın hayatına ilişkin bir yazınsal deneyimdir. Modern bir anlatı olarak otobiyografi, aydınlanma çağı ile birlikte yoğunluk düzeyi kazanır; zira aydınlanma düşüncesi ile birlikte benlik olgusu üzerinde hâkim olan metafizik örtü kalkar ve birey, yaşamsal deneyimini araştırmaya koyulur. Benlik temsili, bireyin kendisine yönelik araştırması neticesinde edindiği deneyimlerin ve sosyal yapının onda yarattığı etkilerin toplamı olarak tanımlanabilir. Birey, sosyal yapılanmalardan ve öznel deneyimlerden hareketle benliğini meydana getirir. Benlik olgusu ayrıca, bireyin ruhsal ve zihinsel devinimlerini yönlendiren bilinçaltı ve bilinçdışı unsurlardan da etkilenir. Bu nedenle, psikanaliz literatüründe benlik, ego ile ilişkisi içerisinde ele alınır. Attilâ İlhan, Türk edebiyatında çok yönlü kimliği ve kişisel tarihi ile yazarlık kimliğine ve yapıtlarına farklı ve özgün deneyimler aktaran en önemli isimlerden biridir. Onun yapıtlarında hem öz yaşam öyküsünden hem de entelektüel kimliğinin imkân tanıdığı farklı benlik temsillerinden izler bulmak mümkündür. İlhan'ın özellikle edebi yapıtları, bilinç unsurlarının tesiri altında ortaya çıkan benlik temsillerini işaret etmesi açısından zengin bir yapıdadır. Tez çalışmanın amacı, Attilâ İlhan'ın eserlerini, "Benlik Temsilleri" ve "Otobiyografik Yansımalar" başlıkları etrafında incelemeye tabi tutmak ve otobiyografi ve edebiyat yapıtı; benlik ve edebiyat yapıtı arasındaki metinsel mesafeyi kuramsal açıdan aydınlatmaya çalışmaktır.

BenlikOtobiyografiTemsil+4
Aysel Soylu
Van Yüzüncü Yıl Üniversity · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Kur'ân'da kâmin temsiller

Bu çalışmamız, Kur'ân-ı Kerîm'de kâmin (gizli) temsili anlatımın mahiyetini ve işlevini incelemek amacıyla yapılmıştır. Çalışmanın temel amacı, Kur'ân'da yer alan dolaylı, mecazi ve temsili anlatımların, özellikle soyut ve psikolojik durumların daha somut imgeler aracılığıyla nasıl aktarıldığını ortaya koymaktır. Kâmin anlatım, Kur'ân'ın muhatabın zihninde anlamı daha kalıcı hâle getirmek için başvurduğu önemli bir edebî metot olarak ele alınmaktadır. Araştırmada, öncelikle "kâmin" kelimesinin lügat ve terim anlamları açıklanmış, ardından bu kavramın belâgattaki yeri üzerinde durulmuştur. Çalışma sürecinde Kur'ân-ı Kerîm'de yer almış temsilî anlatım örnekleri belirlenmiş; bu âyetlerdeki temsiller klasik tefsirlerden Taberî, Zemahşerî, Râzî, Beyzâvî vb. ile modern yorumlarla birlikte detaylı şekilde analiz edilmiştir. Çalışmanın ana bulgusu, kâmin anlatımın özellikle gaybî, duygusal ve psikolojik durumların ifade edilmesinde kullanıldığı ve bu yöntemin soyut olanı beşerî deneyimlerle somutlaştırarak daha anlaşılır hale getirdiğidir. Mesela Cenâb-ı Allah'ın kullarına yakınlığı "koşmak" gibi beşerî fiiller üzerinden temsilen anlatılmakta; bilinmeyen âlemler ve kavramlar tanıdık temsillerle zihinde canlandırılmaktadır. Sonuç olarak, Kur'ân'da yer alan kâmin temsili anlatımlar, sadece edebî zenginlik sağlamakla kalmayıp aynı zamanda Kur'ân'ın mesajını daha etkili, anlaşılır ve kalıcı hâle getirmektedir. Bu nedenle bu anlatım şekli, Kur'ân'ın doğru anlaşılmasında ve yorumlanmasında merkezî bir rol üstlenmektedir.

TefsirTemsilTeşbih
Servet Güler
Van Yüzüncü Yıl Üniversity · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Kadınların siyasete ilgileri ve katılım düzeyleri: Uşak ili örneği

Toplumu oluşturan bireyler karar alma süreçlerine katıldıkça demokratik sistemin meşruluğu artmaktadır. Bu noktada, demokratik sistemi sürdürmede dünya nüfusunun yarısını oluşturan kadınların siyasal karar alma mekanizmalarındaki eksik temsili önemli bir sorundur.Günümüzde hukuki açıdan kadın ve erkek arasındaki eşitlik sağlanmış olmakla birlikte, cinsiyet eşitsizliği toplumsal yaşamın her alanında devam etmektedir. Örneğin kadınlar siyasal alanda geri plana itilmişlerdir. Kadınların siyasal alanda eksik temsil edilmesinin çeşitli nedenleri bulunmaktadır. Bu nedenler ülkeden ülkeye değişkenlik gösterse de her toplumda kadınlar, erkeklere oranla dezavantajlı konumlarını sürdürmektedirler.Bu çalışmanın temel amacı toplumsal cinsiyet eşitsizliğinden yola çıkarak, kadınların siyasete olan ilgilerini ve katılım düzeylerini ortaya koymaktır. Bu doğrultuda Uşak ilinde kadınların siyasete katılım düzeylerini ölçmek için 400 kadın üzerinde bir anket uygulaması yapılmıştır. Ayrıca Uşak ilinde toplumsal ve siyasal alanda öne çıkmış 21 kadınla görüşme yapılmıştır. Elde edilen veriler çalışma kapsamında değerlendirilmiştir. Çalışmada, kadınların siyasal yaşama ilgileri ve katılım düzeyleri yapılan alan araştırmasından elde edilen verilerle görünürkılınmaya çalışılmıştır. Sonuç olarak, kadınların katılım düzeylerinin ülkemizdeki genel eğilimden farklılık göstermediği tespit edilmiştir.Anahtar kelimeler: Siyaset, Siyasal Katılım, Temsil, Kadın, Cinsiyet, Toplumsal Cinsiyet, Kadınların Siyasal Yaşama Katılımı

KadınlarSiyasal katılmaSiyaset+3
Elvan Dürbin
Uşak University
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Çalışmanın sanatsal temsilleri

Geçmişten bugüne insanlığın ayrılmaz bir parçası olan çalışma faaliyeti, insan bedeni ile doğrudan ilişkili bir durumdur. Çeşitli ihtiyaçların karşılanması için girişilmek zorunda kalınan bu durum bize çok normal gelmeye başlasa da bedenin ve derinin hissizleşip yabancılaşması bir sorunsala dönüşmektedir. Toplumsal çelişkiler ve bireyin yabancılaşması ile ilgili konularda oldukça duyarlı olan Sanatçı için bu durum üzerinde çalışılacak önemli bir kavramsal içerik haline gelmiştir. Çalışma eylemi ile insan bedeni arasındaki ilişkiyi sanatsal açıdan ele almak için, konu ile bağlantılı olabilecek eserler incelenmiş ve literatür taramalarından destek alınmıştır. Farklı dönemlerde farklı etkilere maruz kalan çalışan bedenin bütün şartlarda nesneleştiriyor olması yapılan araştırmalar ve incelenen eserler tarafından desteklenmiştir. Araştırmalar kapsamında yapılan sanatsal üretimler, çalışan bedenin nesneleşmesi bağlamında beden ve nesne arasındaki ilişkiyi sorgulatacak nitelikte olmuştur. Tez sürecindeki sanatsal üretimlerde çalışan birey nesne olarak imgeleştiriliştir. Sanatçıya göre çalışma eylemi, şartlara bağlı etkisi azalıp artsa da insanı duyulardan uzaklaştırması insani özelliklerini azalttığı anlamına gelmektedir. Bu yüzden daha çok iş malzemeleri üzerinde yapılan üretimler hem çalışanla hem de nesne kavramına bir bağ niteliği oluşturacak şekilde ele alınmıştır. Üretimlerde resim, video ve yerleştirme gibi farklı alanlar üzerinden anlam arayışına girilmiştir.

Fiziksel nesneNesneResim sanatı+4
Dilan Akan
Hacettepe University · Institute of Fine Arts
2022
00

Related subjects