Constructivist learning
69 theses under this subject heading
Türkiye'de 5e öğrenme modelinin matematik başarısına etkisi üzerine bir meta-analiz çalışması
Yapılandırmacı yaklaşıma dayalı 5E öğrenme modeli, bir dizi yerleşik aşama yoluyla öğrencilere 21. Yüzyıl becerilerini kazandırmak, matematikle ilgili kavram yanılgılarını gidermek ve akademik başarılarını arttırabilmek için kullanılan bir öğrenme yöntemidir. Bu doğrultuda araştırmanın amacı, 5E öğrenme modelinin geleneksel öğrenme yöntemlerine kıyasla öğrencilerin matematik başarısı üzerindeki etkisini deneysel yöntemlerle inceleyen çalışmaları meta-analiz yöntemiyle birleştirmek, elde edilen bulguların değerlendirilmesiyle kapsamlı bir sonuca ulaşmaktır. Bu doğrultuda, 2007-2022 yılları arasında Türkiye'de yapılmış 5E öğrenme modeline yönelik lisansüstü tezler ve makaleler taranmıştır. Tarama sonucunda 5E öğrenme modelinin matematik başarısı üzerindeki etkisini inceleyen, meta-analize dâhil edilme ölçütlerini karşılayan toplam 20 çalışma (13 yüksek lisans tezi, 4 doktora tezi ve 3 makale) meta-analize dâhil edilmiştir. Verilerin analizleri Comprehensive Meta-Analysis programında yapılmıştır. Meta-analize dâhil edilen çalışmaların etki büyüklükleri sabit etkiler ve rastgele etkiler modeline göre ayrı ayrı hesaplanmıştır. Bu modellerden hangisinin kullanılacağını belirlemek için yapılan heterojenlik testi sonucunda çalışmaların heterojen yapıda olduğu belirlenmiş ve analizler rastgele etkiler modeline göre yürütülmüştür. Bulunan genel etki büyüklüğünün geçerli sayılabilmesi için Huni Saçılım Grafiği, Rosenthal'ın Güvenli N ve Orwin'in Güvenli N yayın yanlılığı değerlendirme yöntemleriyle incelenmiştir. Çalışmalarda yayın yanlılığının olmadığı belirlenmiştir. Ayrıca çalışmaların yayın türü, yayın yılı, öğretim kademesi, uygulama süresi, örneklem büyüklüğü, yapıldıkları bölgeler, desen türü ve öğrenme alanına göre aralarında anlamlı farklılığın olup olmadığı moderatör analizi yardımıyla gerçekleştirilmiştir. Çalışmaların rastgele etkiler modeline göre genel etki büyüklüğü 0,718-1,102 güven aralığında Hedges's G=0,910 (%95 CI, SE=0,098) olarak hesaplanmıştır. Genel etki büyüklüğünün Thalheimer ve Cook tarafından yapılan sınıflandırmaya göre "geniş düzeyde" olduğu tespit edilmiştir. Çalışmaların tamamı pozitif etki büyüklüğüne (deney grubunun lehine) sahiptir. Moderatör analizi sonucunda 5E öğrenme modelinin öğrencilerin matematik başarısı üzerindeki etkisinde çalışmaların yayın türüne, öğretim kademesine, uygulama süresine, yapıldıkları bölgelere, desen türüne ve öğrenme alanına göre anlamlı bir farklılık bulunmamıştır. Ancak yayın yılına ve örneklem büyüklüğüne göre anlamlı bir farklılık göstermemiştir. Araştırma sonucuna göre 5E öğrenme modeline dayalı öğrenmenin, öğrencilerin matematik başarısını geliştirmede geleneksel öğrenme yöntemlerine kıyasla daha etkili olduğu sonucuna varılmıştır. Bu bağlamda 5E öğrenme modelinin matematik derslerinde kullanılması için öğretmenlerin teşvik edilmesi önerilebilir. Anahtar Kelimeler: Etki büyüklüğü, Matematik başarısı, Meta-analiz, Öğrenme alanları, 5E öğrenme modeli.
Kur'an-ı Kerim'in ışığında yapılandırmacı eğitimin değerlendirilmesi
"Kur'an-ı Kerim'in Işığında Yapılandırmacı Eğitimin Değerlendirilmesi" konulu tezimiz, bir giriş ve üç bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde eğitim kavramı, eğitim felsefesi, eğitim sosyolojisi, eğitim psikolojisi ve öğrenme kavramları üzerinde durulmuş ve ayrıca öğrenme kuramlarından olan davranışçı öğrenme ile yapılandırmacı öğrenme arasındaki farklara değinilmiştir. İkinci bölümde eğitimde yeni yaklaşımlar bağlamında yapılandırmacı yaklaşım hakkında bilgi verilmiştir. Ayrıca yapılandırmacılıktaki strateji ve yöntemler üzerinde de durularak yapılandırmacı anlayışa uygun örnek ders işlenişleri hakkında da bilgiler sunulmuştur. Çalışmamızın son bölümü olan üçüncü bölümde Kuran'ın eğitim anlayışı üzerinde durulmuş ve bu kapsamda Kuran'ın insanı eğitirken kullandığı ilke ve metotlardan bahsedilmiştir. Ayrıca Kuran'da geçen eğitimle ilgili ayetler üzerinde de durularak Kuran'ın eğitim anlayışıyla yapılandırmacı eğitimin mukayesesi yapılmıştır. Anahtar kelimeler: Eğitim, Eğitim felsefesi, Yapılandırmacı eğitim, Kuran'ın eğitim anlayışı, İbn-i Cemâa
Türkiye'de matematik eğitiminde 5E ve 7E modellerine yönelik yapılan çalışmaların sistematik incelenmesi
Bu araştırmada ülkemizde matematik eğitimi alanında 5E ve 7E Öğrenme Modelleri'ne yönelik gerçekleştirilmiş tezlerin ve makalelerin genel eğilimlerini ve sonuçlarını ana hatlarıyla ortaya koymak amaçlanmıştır. Bu amaçla 2008 yılından 2022 yılına kadar ulaşılan 45 lisansüstü tez ve 18 makale üzerinden PRISMA Protokolü adımları takip edilerek sistematik incelemeler gerçekleştirilmiştir. Verilerin analizinde betimsel analiz ve içerik analizinden faydalanılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre, en fazla lisansüstü tezin 2019 yılında, en fazla makalenin ise 2019 ve 2021 yıllarında yayımlandığı, yayınların büyük bir kısmının Türkçe olduğu tespit edilmiştir. Yayınlarda 5E Öğrenme Modeli'nin daha fazla kullanıldığı; en sık sayılar ve işlemler, geometri ve ölçme ve cebir öğrenme alanlarına ait konuların yoğun olarak ise kesirler, çokgenler, doğal sayılar, cebirsel ifadeler, denklemler, çember ve daire, dönüşüm geometrisi, ders planı hazırlama, özdeşlikler ve modele yönelik görüş belirleme konularının çalışıldığı; tezlerde genellikle nicel, makalelerde ise nitel yöntemin daha fazla kullanıldığı; nicel yönteme ait tezlerde deneysel desenin, nitel yönteme ait tezlerde ise durum çalışması ve eylem araştırması desenlerinin daha çok tercih edildiği; yayınların sonuçlarına göre analiz edildiğinde; modellerin gerek duyuşsal, bilişsel ve sosyal alanlarda öğrencilere olumlu katkılar sağladığı, katılımcıların modellere ilişkin olumlu görüşler bildirdiği, bunun yanında olumsuz görüşler bildiren katılımcıların da olduğu, ilaveten öğretmenlerden ve öğretmen adaylarından birçoğunun konuya ilişkin bilgi düzeylerinin sınırlı ya da düşük seviyede olduğu tespit edilmiştir.
Ortaokul öğrencilerinin akademik erteleme davranışları ve yapılandırmacı öğrenme ortamları arasındaki ilişkinin incelenmesi
Bu çalışmanın amacı, ortaokul öğrencilerinin akademik erteleme davranışları ile yapılandırmacı öğrenme ortamı özelliklerinin gerçekleşme düzeyi arasındaki ilişkileri tespit etmektir. Bununla birlikte yapılandırmacı öğrenme ortamı özelliklerinin gerçekleşme düzeyinin akademik erteleme davranışları üzerindeki yordayıcı gücünü belirlemeyi amaçlamaktadır. Araştırma nicel araştırma yöntemlerinden ilişkisel tarama modeline göre yürütülmüştür. Araştırmanın verileri Ortaokul Öğrencilerinin Akademik Erteleme Davranışı Ölçeği ve Yapılandırmacı Öğrenme Ortamları Ölçeği ile toplanmıştır. Araştırmanın örneklem grubunu tabakalı örnekleme yoluyla seçilen 2022-2023 eğitim öğretim yılında Şanlıurfa ili Karaköprü, Haliliye ve Eyyübiye merkez ilçelerinde yer alan resmi/devlet ortaokullarında öğrenimlerine devam eden 6. 7. ve 8. sınıf toplam 1505 öğrenci oluşturmaktadır. Her iki ölçekten elde edilen verilerin normal dağılıma sahip olduğu belirlenmiştir. Bu doğrultuda ölçeklerden ve ölçeklerin alt boyutlarından elde edilen puanlar arasındaki ilişkiyi incelemek amacıyla Pearson Momentler Çarpım Korelasyon katsayısı hesaplanmıştır. Yordama ile ilgili alt problemlerin çözümü için basit doğrusal regresyon analizi yapılmıştır. Elde edilen verilerin analizi sonucunda, araştırmaya katılan öğrencilerin akademik erteleme davranışlarını "nadiren" gösterdiklerini düşündükleri ve öğrencilerden elde edilen verilere göre yapılandırmacı öğrenme ortamının özelliklerinin ise "bazen" gerçekleştiği belirlenmiştir. Ölçeklerden elde edilen toplam puanlar üzerinden yapılan analizler sonucunda, yapılandırmacı öğrenme ortamı özelliklerinin gerçekleşme sıklık düzeyi ile akademik erteleme davranışları arasındaki ilişkinin orta düzeyde negatif yönlü anlamlı bir ilişki olduğu saptanmıştır. Regresyon analizi sonucunda, yapılandırmacı öğrenme ortamı özelliklerinin gerçekleşme sıklık düzeyinin öğrencilerin akademik erteleme davranışlarının anlamlı bir yordayıcısı olduğu bulunmuştur. Yordayan (bağımsız) değişken yapılandırmacı öğrenme ortamlarının gerçekleşme sıklık düzeyinin öğrencilerin akademik erteleme davranışlarının %10'unu açıkladığı belirlenmiştir. Bu bağlamda yapılandırmacı öğrenme ortamı özelliklerinin gerçekleşme düzeyi artıkça öğrencilerin akademik erteleme davranışlarının sıklık düzeyinin azaldığı söylenebilir. Bununla birlikte cinsiyet, sınıf düzeyi, okulun bulunduğu çevrenin sosyo-ekonomik düzeyi ve sosyal medya kullanım süresi değişkenlerine göre yapılandırmacı öğrenme ortamı özelliklerinin gerçekleşme düzeyi ile akademik erteleme davranış sıklık düzeyleri arasında da anlamlı negatif yönde ilişkiler olduğu belirlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Akademik erteleme davranışları, yapılandırmacı öğrenme, yapılandırmacı öğrenme ortamları.
Fen bilgisi dersinde öğrenme halkası yaklaşımının öğrencilerin akademik başarılarına ve hatırlama düzeylerine etkisi
DOKTORA TEZ OZU FEN BİLGİSİ DERSİNDE ÖĞRENME HALKASI YAKLAŞIMININ ÖĞRENCİLERİN AKADEMİK BAŞARILARINA VE HATIRLAMA DÜZEYLERİNE ETKİSİ Emine Aysın KÜÇÜKYILMAZ İlköğretim Anabilim Dalı Sınıf Öğretmenliği Programı Anadolu Üniversitesi Eğitim Bilimleri Enstitüsü, 2003 Danışman: Prof.Dr.Şefık YAŞAR Bilim ve teknolojideki hızlı gelişmeler, toplumların yapısında değişikliklere neden olmakta, toplumların eğitim kurumlarından beklentileri; buna koşut olarak da eğitimin amaçlan değişmektedir. Toplumlar, eğitim sisteminden bu hızlı değişime ayak uydurabilecek ve değişimi gelişmeye götürebilecek nitelikte düşünen, üreten, sorgulayan, araştıran, problem çözebilen, problem çözme yollarım karşılaştığı yeni problemlere de uygulayabilen bireyler yetiştirmesini beklemektedir. Bu niteliklere sahip bireylerin yetiştirilmesinde ise ilköğretimde Fen Bilgisi dersinin ve fen öğretiminin önemi büyüktür. Fen Bilgisi dersi yoluyla öğrencilere kazandırılması gereken özelliklerin, bilgi aktarma ve aktarılan bilgiyi geri isteme biçiminde gerçekleşen geleneksel öğretim yöntemleriyle kazandırılması olanaklı değildir. Çünkü, fen bilimlerinin hızla artan içeriğinin öğrenciye geleneksel yollarla kazandırılması olanaklı görülmemektedir. Bu nedenle, sınıf içerisinde artık öğrencinin öğrenmeyi öğrenmesi, problem çözmesi, bilgiye ulaşma yollarını kavraması ve uygulaması, bilgiyi verildiği biçimiyle almaktan çok kendi deneyimleriyle bilgiyi kendisinin oluşturmasını sağlayan öğretim yaklaşımlarına gereksinim vardır. Bu yaklaşımlardan biri yapılandırmacılık, onun Fen Bilgisi öğretimindeki uygulamalarından biri de öğrenme halkası yaklaşımıdır. ııBu araştırma, ilköğretim beşinci sınıf Fen Bilgisi dersinde öğrenme halkası yaklaşımının öğrencilerin akademik basanlarına ve hatırlama düzeylerine etkisini belirlemek amacıyla gerçekleştirilmiştir. Araştırmada, gerçek deneme modellerinden "öntest-sontest kontrol gruplu model" kullanılmıştır. Araştırmaya ilişkin uygulama, 2002-2003 öğretim yılının birinci döneminde Eskişehir Merkez Yunusemre İlköğretim Okulu 5/A ve 5/B sınıfı öğrencileri üzerinde altı hafta süre ile gerçekleştirilmiştir. Verilerin toplanması amacıyla öğrencilerin akademik başarılarını ve hatırlama düzeylerini ölçmek üzere beşinci sınıf Fen Bilgisi dersi "Ses ve Işık" ünitesine ilişkin bir başarı testi uygulanmıştır. Öğrencileri denkleştirmek için bir kişisel bilgiler anketi, söz konusu ünitenin öğrenme halkası yaklaşımına göre işlenebilmesi için de ders planlan ve materyalleri geliştirilmiştir. Araştırma sonunda elde edilen verilerin istatistiksel çözümlemesinde SPSS paket programından yararlanılmış, gruplar arası karşılaştırmalarda bağımlı t testi uygulanmış, anlamlılık düzeyi.05 olarak benimsenmiştir. Araştırmada verilerin çözümlenmesinden sonra şu sonuçlara ulaşılmıştır: 1. Fen Bilgisi dersinde öğrenme halkası yaklaşımının uygulandığı deney grubu ile geleneksel öğretimin uygulandığı kontrol grubu öğrencilerinin akademik başarıları arasında anlamlı bir fark yoktur. 2. Fen Bilgisi dersinde öğrenme halkası yaklaşımının uygulandığı deney grubu ile geleneksel öğretimin uygulandığı kontrol grubu öğrencilerinin bilgileri hatırlama düzeyleri arasında deney grubu lehine anlamlı bir fark vardır. ııı
Applying focus on form in EFL classes: Focus on form through input flood, output, and corrective feedback
IV ABSTRACT The recent SLA research has lent support to the effectiveness of "focus on form", which was introduced by Long (1991) as a treatment that draws learners' attention to linguistic features of language in primarily meaning-based contexts, in learning the target language as a second language (Ellis, 2001). Therefore, the present study experimentally investigates which type of focus on form - Input Flood, Input+Output, or Input+Output+Feedback - is more effective in promoting the learning of English as a foreign language both in the short-term and in the long-term. For this purpose, the three different focus-on-form treatments were delivered to three experimental groups throughout 6 hours in a 2-week period. In total, 65 intermediate level learners, studying at Anadolu University, School of Foreign Languages, participated in the study. The targeted forms were Type 2 and Type 3 conditionals in English. Before and after the treatment, the subjects were given a pretest and a posttest to see the differential effects of the three focus-on-form treatments, and a 5-week delayed posttest to see long-term effects of the treatments. The data collected from the tests were analyzed through two-way ANOVA and a post hoc Tukey test to see whether the treatments are effective or not. Also, one-way ANOVA and a post hoc Tukey test were administered to see which treatment is superior to another. The statistical analysis of the data demonstrated that the Input Flood treatment is not effective, while Input+Output and Input+Output+Feedback treatments, having similar effects, are significantly effective in learning the target forms. Similar results were found for the long-term effects of the treatments. Consequently, the results provide support for the claim that output-based focus-on-form treatment, whether it is complemented with corrective feedback or not, has positive effects on learning English as a foreign language.
Yapılandırmacı öğrenme yaklaşımını uygulayan sınıf öğretmenleri ile bu yaklaşımı uygulamayan dal öğretmenlerinin sınıf yönetimi yaklaşımlarının karşılaştırılması (Gaziantep ili örneği)
Bu araştırmada; ?Yapılandırmacı Öğrenme Yaklaşımı?nı uygulayan sınıf öğretmenleri ile bu yaklaşımı uygulamayan Türkçe dal öğretmenlerinin sınıf yönetimi yaklaşımları karşılaştırılmıştır.Yeterince ön hazırlık çalışması yapılmadan uygulamaya konulduğu eleştirilerine maruz kalan ?Yapılandırmacı Öğrenme Yaklaşımı? temele alan öğretim programlarının ilk aşamada sorunlarla karşılaşması kaçınılmazdır. Ayrıca bir öğretim programının uygulanış biçimi ve başarısı, her şeyden önce öğretmenlerin bu konudaki tutum ve becerilere ne kadar sahip olduklarına bağlıdır. Çünkü hangi öğrenme yaklaşımı temele alınırsa alınsın öğretim programı uygulamalarının öğretmenler tarafından içselleştirilmesi, öğretim programlarının başarılı olmasındaki temel etkenlerdendir. Nitelikli eğitim için nitelikli öğretim programları ne kadar gerekliyse nitelikli öğretim programları için de nitelikli öğretmen gereklidir ve ön koşuldur.Millî Eğitim Bakanlığı, 2005?2006 öğretim yılından itibaren ilköğretim I. Kademe (1?5.) sınıflarında ?Yapılandırmacı Öğrenme Yaklaşımı?nı benimseyen öğretim programlarını uygulamaya başlamıştır. Öte yandan da II. Kademede (6. , 7. ve 8. sınıflar) 2006/2007 öğretim yılında 6. sınıftan başlamak üzere ve birer öğretim yılı arayla ?Yapılandırmacı Öğrenme Yaklaşımı?na kademeli geçişi öngörmüştür.Araştırmada, 2005?2006 öğretim yılında ilköğretim okulu 1?5. sınıflarında ?Yapılandırmacı Öğrenme Yaklaşımı?nı uygulayan sınıf öğretmenleri ile henüz ?Yapılandırmacı Öğrenme Yaklaşımı?nı uygulamaya başlamayan ve 6. , 7. ve 8. sınıflarda ?Davranışçı Öğrenme Yaklaşımı?nı uygulamaya devam eden Türkçe dal öğretmenlerinin, Türkçe derslerindeki sınıf yönetimi yaklaşımlarının karşılaştırılması yapılarak bu yaklaşımların ilköğretim okulu öğretmenlerinin sınıf yönetimine ilişkin algılarına etkileri incelenmeye çalışılmıştır. İki yaklaşımın da henüz uygulamada olduğu geçiş döneminde yapılan bu araştırmayla, iki yaklaşımın karşılaştırılması fırsatı yakalanmıştır.Araştırmada, 200'ü sınıf öğretmeni, 200'ü Türkçe dal öğretmeni, 600'ü I. Kademe (3. , 4. ve 5. sınıf) öğrencisi ve 600'ü II. Kademe (6. , 7. ve 8. sınıf) öğrencisi olmak üzere toplam 1600 ölçek uygulaması yapılmıştır. Ayrıca 15 sınıf öğretmeni, 15 Türkçe dal öğretmeni ile bunların birer öğrencisi olmak üzere toplam 30 öğretmenin ve 30 öğrencinin görüşlerine başvurulmuş, sınıf gözlemi ve doküman incelemesi yapılmıştır. Böylece araştırma, hem nicel hem de nitel araştırma yöntemleri kullanılarak gerçekleştirilmiştir.Araştırmanın analiz aşamasında öncelikli olarak, deneklerin ?Yapılandırmacı Öğrenme Yaklaşımı Ölçeği?nin her bir boyutunda almış oldukları puanlar arasında fark olup olmadığını belirlemek amacıyla aritmetik ortalamaları ve standart sapmaları hesaplanmıştır, varyansların homojen dağılıp dağılmadığının belirlenebilmesi için Levene'nin Varyansların Homojenliği Testi (Levene's Test for Equality of Variences) uygulanmıştır. Yapılan T-testinde varyansların homojen olması durumunda eşit dağılım varsayımı (Equal Variances Assumed), homojen olmaması durumunda da eşit olmayan dağılım varsayımı (Equal Variances Not Assumed) kullanılarak sig (2 tailed) değerlerine bakılmıştır ve gruplar arasında anlamlı fark olup olmadığı buna göre belirlenmiştir. Benzer biçimde varyansların homojen olması durumunda deneklerin ölçek maddelerine verdikleri yanıtlar arasında okulun bulunduğu sosyo-ekonomik düzey (SED) açısından anlamlı bir fark olup olmadığını test etmek için tek yönlü varyans analizi uygulanmıştır. Varyansların homojen olmadığı durumlarda ise varyans analizi yerine Kruskal Wallis H-Testi yapılmıştır, ayrıca bu durumda hangi gruplar arasında fark olduğunu belirlemek için de Mann Whitney U-testi yapılmıştır.Araştırma sonucunda, Türkçe derslerinde ?Yapılandırmacı Öğrenme Yaklaşımı?nı uygulayan sınıf öğretmenlerinin sınıf yönetimine ilişkin uygulamaları ile bu yaklaşımı uygulamayan dal öğretmenlerinin sınıf yönetimine ilişkin uygulamaları karşılaştırıldığında; sınıf öğretmelerinin genelde, sınıf yönetimi uygulamaları konusunda ve özelde de Sınıf Örgütlenmesi, Öğrenme İklimi, Öğrenme Süreci ve Değerlendirilmesi, Eğitim Teknolojisinden ve Okul Dışı Öğrenme Ortamlarından Yararlanma, Çoklu Zekâ Uygulamaları, Yaparak Yaşayarak Öğrenme, Öğrenilenlerin Sorgulanması, Öğrenci Gelişimi boyutlarında olmak üzere Türkçe dal öğretmenlerine göre daha olumlu bir algı geliştirdikleri belirlenmiştir.Nicel araştırma teknikleriyle elde edilen bulguların, nitel araştırma tekniklerinden olan gözlem, görüşme ve doküman incelemesi ile elde edilen bulgular tarafından da desteklendiği görülmüştür.
Yapısalcılık kuramının fen bilgisi öğretimine uygulanması
Bu arastırmanın amacı, ilkögretim 7. sınıflarda Fen Bilgisi derslerineYapısalcılık yaklasımına göre bir programın ögrenci basarısına etkisini belirlemektir.Arastırmanın ilk çalısma grubu Osmaniye 7 Ocak ilkögretim Okulu 7. sınıftaögrenim gören 60 ögrenciden olusmaktadır. Arastırmanın ikinci grubu ise OsmaniyeAtatürk ilkögretim okulu 7. sınıfta ögrenim gören 60 ögrenciden olusmaktadır.Arastırmanın her ikisinde de deney ve kontrol ön gruplu ön-test, son-testdeseni kullanılmıstır. Önceden madde analizi yapılan ve güvenirligi belirlenen 30soruluk basarı testi ön-test olarak ögrencilere uygulanmıstır. Deneysel degisken olanyapılandırmacı yaklasıma dayalı olarak olusturulan program ile geleneksel ögretimyaklasımına dayalı olarak olusturulan program çerçevesinde haftada 2 ders saati (2 x40 dk.) olmak üzere toplam 4 hafta süreyle ilkögretim 7. sınıflara ilk çalısmada?Katı, Sıvı ve Gazlarda Basınç? anlatılmıs. ikinci çalısmada ?Elektrik? konusu,deney ve kontrol gruplarına anlatılmıstır. Deney sürecinin sonunda ögrencilere sontestuygulanmıstır. Ön-test ile son-test sonuçlarının istatistiksel analizi WindowsSPSS 12 paket programı ile yapılmıstır. Verilerin çözümlenmesinde bagımlı vebagımsız gruplar için t ? testi kullanılmıstır.
Yapılandırmacı öğrenme paradigması ilkeleri açısından ilköğretim okullarında öğretimsel denetim uygulamalarının değerlendirilmesi
Bu araştırmanın amacı, müfettiş ve öğretmen görüşlerine dayalı olarak ilköğretim okullarında YÖY ilkeleri açısından öğretmen denetimi uygulamalarının değerlendirilmesidir.Bu araştırmada hem nicel hem de nitel araştırma yöntemleri kullanılmıştır. Nicel yöntem kapsamında araştırmacı tarafından geliştirilen ?YÖY İlkeleri Açısından Öğretmen Denetim Ölçeği?, nitel yöntem kapsamında ise odak grup görüşmesi ve doküman incelemesi teknikleri kullanılmıştır.Araştırmanın evreni, 2008?2009 eğitim-öğretim yılının birinci döneminde Şanlıurfa ilinde görev yapan 44 ilköğretim müfettişi ile Şanlıurfa ili merkez ilçedeki 65 ilköğretim okulu ve bu okullarda görev yapan 2938 öğretmenden oluşmaktadır. Nicel yöntem açısından bütün müfettişler araştırma kapsamına alınmıştır. Öğretmen örneklemi oranlı örnekleme yöntemiyle belirlenmiştir. Örnekleme alınan 15 ilköğretim okulundaki 500 öğretmene ölçek dağıtılmıştır. Eksiksiz doldurulan ve kontrol sorularının doğru cevaplandırıldığı 367 ölçek değerlendirmeye alınmıştır. Nitel yöntem açısından ise odak grup görüşmesine katılan müfettişler maksimum çeşitlilik örnekleme yöntemiyle, öğretmenler ise maksimum çeşitlilik ve ölçüt örnekleme yöntemleriyle belirlenmiştir. Bir pilot ve dört asıl oturum olmak üzere beş oturum şeklinde yapılan odak grup görüşmelerine 18 ilköğretim müfettişi ve 12 ilköğretim okulu öğretmeni katılmıştır.Nicel verilerin analizinde parametrik analiz teknikleri kullanılmıştır. Ancak Levene testi sonucunda varyansların homojen olmadığı durumlarda ise parametrik olmayan analiz teknikleri kullanılmıştır. Nitel verilerde ise içerik analizi yapılmıştır.Araştırmanın sonuçları özetle şunlardır:?Müfettiş görüşlerine göre, ilköğretim müfettişleri öğretmen denetiminde YÖY ilkeleri açısından öğretmen denetiminin beş boyutuna da çoğu zaman dikkat etmektedirler. Öğretmen görüşlerine göre ise ilköğretim müfettişleri öğretmen denetiminde, ?Öğretmenin yönetimsel görevleriyle ilgili etkinlikler, öğrenmeye özendirme etkinlikleri, öğretimi planlama ve öğrenme ortamını düzenleme etkinlikleri? boyutlarına çoğu zaman, ?Beceri geliştirme ve değerlendirme etkinlikleri, düşünmeyi geliştirme etkinlikleri? boyutlarına ara sıra dikkat etmektedirler.?Müfettiş ve öğretmen görüşleri arasında, ?Beceri geliştirme ve değerlendirme etkinlikleri, düşünmeyi geliştirme etkinlikleri, öğrenmeye özendirme etkinlikleri, öğretimi planlama ve öğrenme ortamını düzenleme etkinlikleri? boyutlarında anlamlı bir fark bulunmuştur. Müfettişlerin, öğretmenlerden daha olumlu düşündükleri sonucuna ulaşılmıştır.?Branş değişkeni açısından öğretmen görüşleri arasında anlamlı bir fark bulunmamıştır.?Eğitim fakültesinden mezun olan öğretmenler ile diğer fakültelerden mezun olan öğretmenlerin görüşleri arasında, ?Düşünmeyi geliştirme etkinlikleri? boyutunda anlamlı bir fark bulunmuştur. Bu boyut ile ilgili olarak diğer fakültelerden mezun olan öğretmenlerin eğitim fakültesinden mezun olan öğretmenlerden daha olumlu düşündükleri sonucuna ulaşılmıştır.?6?10 yıllık kıdeme sahip öğretmenler ile 16 ve üzeri yıllık kıdeme sahip öğretmenlerin görüşleri arasında, ?Beceri geliştirme ve değerlendirme etkinlikleri? boyutunda anlamlı bir fark bulunmuştur. 16 ve üzeri yıllık kıdeme sahip öğretmenlerin 6?10 yıllık kıdeme sahip öğretmenlerden daha olumlu düşündükleri sonucuna ulaşılmıştır.?Cinsiyet değişkeni açısından öğretmen görüşleri arasında, ?Düşünmeyi geliştirme etkinlikleri, öğrenmeye özendirme etkinlikleri, öğretimi planlama ve öğrenme ortamını düzenleme etkinlikleri? boyutlarında anlamlı bir fark bulunmuştur. Kadın öğretmenlerin, erkek öğretmenlerden daha olumlu düşündükleri sonucuna ulaşılmıştır.?Öğretmen denetiminde; denetim süreci, müfettişlerin görev alanları ve denetim mevzuatı boyutlarında çeşitli sorunların olduğu sonucuna ulaşılmıştır.?Nicel verilerin, nitel verilerle desteklendiği ve verilerin birbirleriyle tutarlı olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
İlköğretim IV. ve V. sınıflarda uygulanan performans ödevlerinin etkililiğinin öğretmen görüşleri bakımından değerlendirilmesi
Bu araştırma 2005-2006 yılından itibaren yapılandırmacı yaklaşıma dayalı programda ölçme aracı olarak kullanılan performans ödevlerinin uygulanmasında karşılaşılan sorunlara yönelik öğretmen görüşlerini incelemek amacıyla yapılmıştır. Araştırmanın evrenini Malatya ilinde görev yapmakta olan ve Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı resmi ilköğretim okullarının IV. ve V. sınıf öğretmenleri oluşturmaktadır. Araştırmanın evrenini temsil edecek örneklem seçiminde tabakalı örnekleme yöntemi kullanılmıştır. Örnekleme alınan okulların IV. ve V. sınıf öğretmenlerine geliştirilen tutum ölçeği uygulanmıştır. Tutum ölçeğinin güvenirlik katsayısı alpha hesaplanmış ve 0.92 bulunmuştur. Verilerin analizi istatistik paket programı SPSS 10,00 kullanılarak yapılmıştır. Dağılımın özellikleri incelenerek uygun istatistikî teknikler kullanılmış ve araştırmanın verileri analiz edilmiştir.Araştırmanın sonuçlarına bakıldığında performans ödevlerinin öğrencilerin bilgi ve becerilerinin gelişmesini sağlamadığı, velilerin maddi yük getiren performans ödevlerinin verilmesini istemediği, öğrenciler performans ödevlerini velisine yaptırdığından kendilerine olan özgüvenlerinin kaybolduğu, hazırlanan performans ödevlerinin emek harcanmadan internetten hazır bir şekilde aynen alındığı, öğrencilerin performans ödevlerinin kendilerine sağlayacağı katkının farkında olmadıkları, performans ödevlerinin öğrencilerin ilgi ve ihtiyaçlarına göre hazırlanmadığı gibi istenmedik sonuçlara ulaşılmıştır. Bunun yanı sıra performans ödevlerinin öğrencileri araştırmaya ve düşünmeye sevk ettiği, el becerilerine dayalı performans ödevlerinin öğrencilerin el becerilerini geliştirdiği, derse ilgisiz öğrencilerin derslere ilgilerinin sağlanması açısından yarar sağladığı, performans ödevlerinin okul ile ev arasında köprü vazifesi gördüğü, gibi olumlu sonuçlara da ulaşılmıştır.
Desen eğitiminde yapılandırmacı öğrenme uygulamalarının etkililiği (Dumlupınar Üniversitesi örneği)
Desen eğitiminde yapılandırmacı öğrenme uygulamalarının etkililiğini belirlemeye yönelik olarak yapılan bu araştırma, deneme modellerinden öntest-sontest kontrol gruplu modele göre desenlenmiştir. Araştırma 2006-2007 öğretim yılı güz döneminde, Dumlupınar Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi'nde deney ve kontrol grupları olarak atanan Resim Bölümü II. sınıf öğrencileri ile gerçekleştirilmiştir. Araştırmada veri toplama aracı olarak desen bilgisi başarı testi kullanılmış ve öğrencilere desen çizimi yaptırılmıştır. Araştırmayla ilgili tüm istatistiksel çözümlemelerde SPSS paket programından yararlanılmış, deney ve kontrol grubundan elde edilen puanlar arasındaki farkın anlamlı olup olmadığı "t? testi ile sınanmıştır. Gruplar arası karşılaştırmalarda anlamlılık düzeyi .05 olarak benimsenmiştir. Araştırmadan elde edilen sonuçlar şöyledir: · Desen dersinde, yapılandırmacı öğrenmenin uygulandığı deney grubu ile öğretmen merkezli öğretimin uygulandığı kontrol grubunun desen bilgisi arasında deney grubu lehine anlamlı bir fark vardır. · Desen dersinde, yapılandırmacı öğrenmenin uygulandığı deney grubu ile öğretmen merkezli öğretimin uygulandığı kontrol grubunun desen çizme becerisi arasında deney grubu lehine anlamlı bir fark vardır. Bu araştırmada elde edilen sonuçlar doğrultusunda, Dumlupınar Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Resim Bölümü'nde desen eğitiminde yapılandırmacı öğrenme uygulamalarının etkili olduğu söylenebilir.
Sanal laboratuvar destekli öğretimin öğrencilerin elektrik devreleri konusundaki kavramsal anlamalarına ve tutumlarına etkisi
Amaç: Bu araştırmada 7. sınıf öğrencilerinin Elektrik Devreleri ünitesinde yaşa-dıkları kavramsal zorlukları tespit ederek bunlara yönelik geliştirilen ders içi etkinliklerinin sanal laboratuvar destekli gerçek laboratuvar uygulamaları eşliğinde öğretilmesinin öğren-cilerin kavramsal anlamalarına ve derse yönelik tutumlarına etkisinin incelenmesi amaç-lanmaktadır. Yöntem: Araştırmanın amacı doğrultusunda çalışmada iç içe karma desen kulla-nılmıştır. Nicel verilerin elde edilmesinde ön-test son-test kontrol gruplu yarı deneysel desenden yararlanılırken nitel desen olarak fenomenoloji deseninden faydalanılmıştır. Ağrı ilinin Hamur ilçesindeki Osman Gazi Ortaokulu'nun 7. sınıfında öğrenim gören toplamda 42 öğrenci araştırmanın örneklemini oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemini belirle-mede kolay ulaşılabilir örnekleme yönteminden yararlanılmıştır. Ayrıca ölçüt örnekleme yöntemiyle seçilen 15 fen bilimleri öğretmenine araştırmanın başında görüşme formu uy-gulanmıştır ve gelen cevaplar doğrultusunda ders içi etkinliklerinin çerçevesi belirlenmiş-tir. Araştırmanın uygulamaları öncesinde gerçekleştirilen "Öğretmen Görüşme Formu", uygulama sonrasında gerçekleştirilen "Öğrencilere Yönelik Mülakat Soruları" ve uygula-malar esnasında yapılan gözlemler, bu çalışmanın nitel verilerini oluşturmaktadır. Araştır-macı tarafından hazırlanan "Elektrik Devreleri Ünitesi Kavram Testi" ve Nuhoğlu (2008) tarafından geliştirilen "Fen Bilimleri Dersi Tutum Ölçeği" ise öntest ve sontest olarak nicel veriler şeklinde değerlendirilmiştir. 7. sınıf fen bilimleri öğretim programında yer alan Elektrik Devreleri ünitesindeki ilk beş kazanım için hazırlanan ders içerikleri deney gru-bunda sanal laboratuvar uygulamaları ile desteklenmiş gerçek laboratuvar uygulamaları eşliğinde işlenirken kontrol grubunda sadece gerçek laboratuvar uygulamaları şeklinde öğretilmiştir. Uygulamaların sonunda iki gruptan da seçilen 7'şer öğrenci ile mülakat ya-pılmıştır. Nicel veri toplama araçlarından elde edilen veriler için SPSS paket programından yararlanılarak betimsel ve kestirimsel istatistik yapılmıştır. Nitel verilerin analizinde ise içerik analizi ve betimsel analiz yöntemleri birlikte kullanılmıştır. Bulgular: Deney grubu EDÜKT sontest puan ortalaması ile kontrol grubu EDÜKT sontest puan ortalaması arasında istatistiksel olarak anlamlı bir farkın olduğu tespit edilmiştir. Son test sonucuna göre etki büyüklüğü η2= .20 olarak hesaplanmıştır. Belirtilen değer, sanal laboratuvar destekli gerçek laboratuvar uygulamalarının öğrencilerin kavramsal anlamaları üzerinde büyük bir etkiye sahip olduğunu ifade etmektedir. Ayrıca deney grubunun kontrol grubuna göre fen bilimleri dersine yönelik tutumunun daha yük-sek olduğu da tespit edilmiştir. Öğretmenlere uygulanan görüşme formundaki verilere bakıldığında öğrencilere açıklaması zor olan konuların başında akım-gerilim-direnç kav-ramlarının geldiği görülmüştür. Öğretmenlerin bu ünitede yapılması gereken en önemli deneylerin karışık devrelerde seri ve paralel bağlama deneyleri olduğunu ifade ettikleri görülmüştür. Katılımcı öğretmenlerin genel olarak yaygın kavram yanılgılarının farkında oldukları tespit edilmiştir. Son olarak iki gruptan da mülakat için seçilen öğrencilerden bazılarının akım, gerilim ve direnç konularında zorluk yaşadığı tespit edilmiştir. Yine öğ-rencilerin genel olarak karışık verilen devrelerde daha çok zorlandıkları ve lamba yanarken pilin ve kablonun içerisinde ne olduğu konusunda genel olarak yanılgılar içeren cevaplar verdikleri tespit edilmiştir. Sonuç ve Öneriler: Öğrencilerin en çok zorlandığı kavramların potansiyel fark ve akım olduğu sonucuna varılmıştır. Her ne kadar farklı uygulamalar denenmiş olsa da bazı öğrencilerin hala kavram yanılgısı yaşadıkları görülmüş ve bunda da kavram yanılgılarının değişime karşı dirençli olmalarının etkisi olduğu düşünülmüştür. Kavramsal anlamada kavram yanılgılarının büyük etkisi olmasından dolayı öğretmenlerin ve öğretmen adayları-nın çeşitli hizmet içi eğitimler alarak ders uygulamalarını güncel tutarak daha donanımlı hale gelmeleri önerilmiştir. Gelecekte yapılacak çalışmalar için farklı örneklemler ile daha uzun süre uygulamalar yapılarak etkilerinin araştırılması tavsiye edilmiştir.
Sınıf öğretmenlerinin sınıf yönetimine ilişkin görüşlerinin yapılandırmacı kuram perspektifi açısından belirlenmesi
Bu çalışmada sınıf öğretmenlerinin sınıf yönetimine ilişkin görüşlerinin yapılandırmacı kuram perspektifi açısından belirlenmesi amaçlanmıştır.Araştırmada, araştırmacı tarafından hazırlanan sınıf öğretmenlerinin yapılandırmacı kuram uygulamaları ile sınıf yönetimi ilişkisini öğretmen görüşlerine göre belirlemeyi amaçlayan 33 maddelik görüş belirleme ölçeği veri toplama aracı olarak kullanılmıştır. Ölçeğin güvenilirliğini belirlemek için yapılan iç tutarlılık sınamasında, Cronbach alpha güvenilirlik katsayısı .98 olarak bulunmuştur Çanakkale ili merkezi sınırları içinde bulunan resmi ilköğretim okullarından birinci kademede görev yapan 100 sınıf öğretmenine uygulanmış, uygulama sonucu elde edilen veriler SPSS paket programından yararlanılarak ilgili değişkenlerine göre karşılaştırılmıştır.Sınıf öğretmenlerinin yapılandırmacı yaklaşım perspektifi açısından sınıf yönetimine ilişkin görüşleri hoşgörü faktöründe öğrencilerin kullanacakları ders araç-gereçlerini kendilerinin seçmelerini sağlamakta, saygı faktöründe öğrencilerin birbirlerine fiziksel olarak zarar verecek şakalar yapmalarına engel olmakta, değerler faktöründe öğrencilerin kendilerine uygun öğrenme tekniklerini seçerek kullanmalarını sağlamakta, toplum sevgisi faktöründe öğrencilerin birbirlerinin eşyalarına zarar vermelerine engel olmakta ve öğrencilerin birbirleriyle daha sağlıklı ilişkiler kurmalarını sağlamakta, özgüven faktöründe ise öğrencilerin mazeret öne sürmek yerine mevcut duruma çözümler üretmelerini sağlamakta zorlandıkları yönünde belirlenmiştir.Anahtar kelimeler: Yapılandırmacı Yaklaşım, Sınıf Yönetimi
Eşitsizlik kavramına ilişkin bilgi oluşturma sürecinin incelenmesi
Son yıllarda yapılandırmacı öğrenme kuramı eğitim sistemimizde büyük önem arz etmektedir. Bu kuramla birlikte öğrencilerin bilgiyi nasıl oluşturduğu çok önem kazanmıştır. Bu da karşımıza bilgiyi oluşturma olarak adlandırılan soyutlama terimini çıkarmıştır. Bu çalışmanın amacı da 8. sınıf öğrencilerinin eşitsizlik konusundaki bilgiyi oluşturma süreçlerini incelemektir. Çalışma Iğdır da bir ortaokulda öğrenim görmekte olan, matematik başarı seviyeleri farklı toplam beş öğrenciyle yürütülmüştür. Öğrenciler seçilirken matematik ders notları ve öğretmen görüşleri dikkate alınmıştır. Çalışma kapsamında öğrencilere düşünsel süreçlerini açığa çıkaracak tarzda 4 problem yöneltilmiştir. Ayrıca uzman görüşleri alınarak soruların geçerlik ve güvenilirliği sağlanmıştır. Araştırma nitel araştırma yöntemlerinden durum çalışması olduğundan veri toplama araçları olarak öğrenci cevap kâğıtları, gözlem notları, yapılan görüşmelere ait transkriptler kullanılmıştır. Öğrenci cevapları analiz edilirken RBC+C soyutlama modelinin bilişsel eylemleri göz önüne alınmıştır Çalışma sonunda yüksek ve orta düzeyde matematik başarısına sahip öğrencilerin bilgiyi oluşturabildiği, düşük başarı düzeyine sahip öğrencinin ise soyutlamayı gerçekleştiremediği görülmüştür. Öğrencinin ön bilgi eksikliklerinin bilgiyi oluşturmasını engellediği görülmüştür. Ayrıca soyutlamayı gerçekleştiren öğrencilerde birbirlerinden farklı çözümler izlemişler ve başarı düzeyi yüksek öğrenciler soyutlamayı daha hızlı gerçekleştirmişlerdir. Ayrıca öğretmenin yönlendirici sorular sormasının, öğrencilerin bilgiyi oluşturmasını kolaylaştırdığı görülmüştür.
An action research study on teacher development: A constructivist approach
In this study, firstly, we have explored the nature of seven EFL teachers' perceived needs for change at the outset of the teacher development program. Later, teachers' (in-service) development and their personal theories of effective language teaching have been dealt with thoroughly. We have adopted a problem-centered approach to teachers' development by helping them set up their own agenda for change. We employed a research process where an action research methodology was used. A collaborative and qualitative action research model was used in this study on the basis of Kelly's (1955) personal construct theory as a theoretical and methodological framework. In order to achieve the aim of this study, the teachers' perceptions of effective language teaching were elicited. After the identification of their needs and interests, they were involved in an action research process through input and classroom inquiry phases. After the repertory grid administrations of the teachers, the constructs elicited from them were observed in their classes through notes and checklist. Thus, the content and the structure of the teachers' personal theories, the changes in their theories and the consistency between theIV conceptual and behavioural changes were investigated. The repertory grid data were subjected to Focus, Exchange, Sociogrid and content analysis. Key words: Action Research, Personal Construct Theory, Repertory Grid, In- Service Teacher Development, Teacher Learning and Thinking, Reflective Teaching.
Yapılandırmacı öğrenme kuramına dayalı olarak kütle çekim kanunu konusunda hazırlanan ders yazılımının öğrencilerin akademik başarısına etkisi
Bu araştırmanın genel amacı, yapılandırmacı öğrenme kuramına dayalı olarak hazırlanan ders yazılımının kullanıldığı bilgisayar destekli öğretim yöntemi ile düz anlatım ve soru cevaba dayalı geleneksel sınıf yönteminin kullanıldığı grupları karşılaştırarak, uygulanan yöntemlerin kütle çekimi kanunu konusundaki akademik başarıya etkisini belirlemektir.Çalışma Ç.Ü. Eğitim Fakültesi Sınıf Öğretmenliği Bölümü 2. sınıfta öğrenim gören toplam 53 öğrenci ile gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın verileri 2008- 2009 öğretim yılı birinci döneminde, yaklaşık olarak 4 ders saatlik bir sürede toplanmıştır. Veri toplama aracı olarak araştırmacı tarafından hazırlanan kütle çekim kanunu akademik başarı testi, deneysel işlem öncesinde öntest, deneysel işlem sonrasında sontest olarak kullanılmıştır.Araştırma verilerinin analizinde SPSS programının Kovaryans (ANCOVA) analizine başvurulmuştur. Araştırma sonucunda kütle çekimi konusunun öğretiminde akademik başarı sontest puanlarına göre deney grubu lehine anlamlı bir fark çıkmıştır.Anahtar Sözcükler: Yapılandırmacı Öğrenme, Bilgisayar Destekli Öğretim, Geleneksel Yöntem.
Beşinci sınıf sosyal bilgiler dersinde sınıf öğretmenlerinin yapılandırmacı öğrenme ortamı düzenleme becerilerinin değerlendirilmesi
Bu araştırmanın genel amacı;ilköğretim sınıf öğretmenlerinin 5. sınıf sosyal bilgiler dersinde 2005'de uygulamaya konan ilköğretim programı çerçevesinde yapılandırmacı öğrenme ortamı düzenleme becerilerini belirleme ve bu becerilerin çeşitli değişkenler (mesleki deneyim, cinsiyet) açısından farklılaşıp farklılaşmadığını tespit etmektir.Araştırma tarama modelinde düzenlenmiştir. Çalışma grubunu, Adana ili Seyhan ve Yüreğir ilçelerine bağlı bulunan ilköğretim okullarından rastlantısal olarak belirlenen okullardaki 117 sınıf öğretmeni oluşturmaktadır. Bu araştırmada veri toplamak için ,öğretmenlere uygulanan ?Yapılandırmacı Öğrenme Ortamı Ölçeği?,öğretmenler hakkında kişisel bilgi edinmek için uygulanan kişisel bilgi formu ve öğretmenlerin yapılandırmacı öğrenme yöntemi ve uygulamaları hakkındaki duygu ve düşüncelerini öğrenmek için hazırlanan görüşme formu kullanılmıştır.Araştırma sürecinde elde edilen verilerin çözümlenmesi için , SPSS 15. 0 istatistik paket programı kullanılmıştır. Verileri analiz ederken,cinsiyete göre grupların karşılaştırılmasında bağımsız gruplar t testi kullanılmıştır. Deneyime göre grupların karşılaştırılmasında tek yönlü varyans analizli(Anova) kullanılmıştır. ?Yapılandırmacı Öğrenme Ortamı Ölçeği? nin güvenilirlik analizinde madde toplam puan korelasyonu ve Cronbach alfa iç tutarlılık katsayısı kullanılmıştır.Araştırma sonucunda, sınıf öğretmenleri 5. sınıf sosyal bilgiler dersinde öğrenme ortamı düzenlerken yapılandırmacı öğrenme yaklaşımı ilkelerini uygulamakta olduğunu ve öğretmenlerin yapılandırmacı öğrenme ortamı düzenleme becerilerinin birbirine benzer özellikler göstermekte olduğu tespit edilmiştir. Sınıf öğretmenlerinin 5.sınıf sosyal bilgiler dersinde yapılandırmacı öğrenme ortamı düzenleme becerileri mesleki deneyimleri açısından anlamlı bir farklılık göstermemektedir. Sınıf öğretmenlerinin yapılandırmacı öğrenme ortamı düzenleme becerileri cinsiyet faktörü açısından anlamlı farklılık göstermemektedir.Anahtar Sözcükler: Yapılandırmacılık,Yapılandırmacı öğrenme Ortamı,Yapılandırmacı öğrenme ortamı ölçeği, Bilgiyi yapılandırma, Sosyal Bilgiler.
Sekizinci sınıf fen ve teknoloji dersi kalıtım konusunun tartışma öğeleri temelli rehber sorularla desteklenen benzetim ortamında öğretiminin akademik başarı ve tartışma öğelerini kullanma düzeyine etkisi
Araştırmanın genel amacı, sekizinci sınıf fen ve teknoloji dersi kalıtım konusunun tartışma öğeleri temelli rehber sorularla desteklenen benzetim ortamında öğretiminin akademik başarı ve tartışma öğelerini kullanma düzeyine etkisini araştırmaktır. Araştırma deneysel modele dayalı olarak gerçekleştirilmiştir.2008-2009 eğitim-öğretim yılının birinci döneminde yapılan bu çalışmanın örneklemini Gaziantep'in Şehitkâmil ilçesi Gazikent İMKB İlköğretim Okulu'ndaki sekizinci sınıfta öğrenim gören 4 şubedeki öğrenciler oluşturmaktadır. Örneklem kolay ulaşılabilir örneklem metoduyla seçilmiştir. Okuduğunu Anlama Testi(IOWA) sonuçlarına ve cinsiyete göre birbirine denk dört grup belirlendikten sonra deney grupları ve kontrol grubu random olarak belirlenmiştir. Araştırma üç deney ve bir kontrol grubu ile yapılmıştır. Deney gruplarındaki öğrenciler temel bilgisayar kullanabilme becerileri bakımından eşit bir dağılım gösterecek şekilde biri üçlü, diğerleri ikişerli olmak üzere toplam 14 grup oluşturmuşlardır. Deney-1 grubu tartışma öğretimi ve tartışma öğeleri temelli rehber sorularla desteklenen benzetim ortamında; deney-2 grubu tartışma öğeleri temelli rehber sorularla desteklenen benzetim ortamında; deney-3 grubu desteksiz benzetim ortamında, kontrol grubu ise geleneksel yöntemle öğrenim görmüştür. Çalışma yedi hafta sürmüştür. Haftalık öğretim süresi 3 saattir.Deney-1 grubundaki öğrencilere önce iki ders saati süresince Toulmin Tartışma Modeli temelinde tartışma öğeleri öğretilmiştir. Daha sonra bu grup tartışma öğeleri temelli rehber sorularla desteklenen benzetim ortamında öğrenim görmüştür. Bu ortamda öğrenciler destek sorulara cevap vermek için akıl yürütmek ve düşüncelerini bilimsel bir şekilde yazarak açıklamakla sorumludur. Ayrıca bu gruptaki öğrenciler, benzetim ortamında her konu bölümünün sonunda karşılaştıkları metinleri Toulmin'in Tartışma Modeline göre analiz etmişlerdir. Tartışma öğeleri temelli rehber sorularla desteklenen benzetim ortamında öğrenim gören deney-2 grubu öğrencilerine ise tartışma eğitimi verilmemiştir. Sadece tartışma öğelerinin ortaya çıkarılmasını destekleyen sorularla yapılandırılmış benzetim ortamında çalışmışlardır. Bu ortamda öğrenciler sadece destek sorulara cevap vermek için akıl yürütmek ve düşüncelerini bilimsel bir şekilde yazarak açıklamakla sorumludur. Desteksiz benzetim ortamında öğrenim gören deney-3 grubu öğrencileri ise destek soruların bulunmadığı benzetim ortamında çalışmalardır. Bu gruptaki öğrenciler sadece verilen materyalleri çalışmakla sorumludurlar. Kontrol grubu öğrencileri ise geleneksel yöntemle öğrenim görmüşlerdir. Öğrenme kazanımları ve içerik analizleri bütün gruplar için aynıdır.Veri toplama aracı olarak akademik başarı testi, tartışma bütünsel puanlama rehberi ve tartışma analitik puanlama rehberi kullanılmıştır. Araştırmada elde edilen nicel veriler SPSS 11.5 programında tek yönlü varyans (ANOVA) ve kovaryans (ANCOVA) ile çözümlenmiştir.Akademik başarı öntest puanları kontrol altına alındığında, akademik başarı sontest puanları bakımından deney-1 ve deney-2 gruplarının ortalamaları arasında anlamlı bir fark olmadığı, bu iki grubun puanlarının sırasıyla deney-3 ve kontrol gruplarının ortalamalarından anlamlı bir şekilde farklılaştığı gözlenmiştir. Deney-3 ve kontrol grupları ortalamaları arasında da deney-3 lehine anlamlı bir farklılık gözlenmiştir. En düşük ortalama kontrol grubuna aittir.Öntartışma iddia ve öntartışma analitik öğe-toplam puanları kontrol edildiğinde, sontartışma iddia ve sontartışma analitik öğetoplam puanları bakımından deney1 ve deney2 gruplarının puan ortalamaları arasında anlamlı bir fark olmadığı, en yüksek puan ortalamasına sahip olan bu grupların ortalamalarının deney-3 ve kontrol grupları ortalamalarından anlamlı olarak farklılaştığı bulunmuştur. Ayrıca deney-3 ve kontrol gruplarının ortalamaları arasında da deney-3 grubu lehine anlamlı fark gözlenmiştir. En düşük puan ortalamasının ise kontrol grubuna aittir.Öntartışma veri puanları kontrol edildiğinde sontartışma veri puan ortalamaları arasındaki anlamlı farklışmanın, deney-1 ve diğer gruplar arasında deney-1 lehine olduğu; deney-2 ve kontrol grupları arasında deney-2 lehine olduğu tespit edilmiştir. Deney-2 ve deney-3, deney-3 ve kontrol grupları arasında anlamlı bir farklılık gözlenmemiştir.Öntartışma puanları kontrol edildiğinde, sontartışma garanti desteği, tutarlılık, ilişkilendirme ve bütünsel tartışma puanları bakımından deney1 ve deney2 gruplarının puan ortalamaları arasında anlamlı bir fark olmadığı, deney3 ve kontrol gruplarının puan ortalamaları arasında da anlamlı bir fark olmadığı, anlamlı farklılaşmanın en yüksek puan ortalamasına sahip deney 1, deney-2 ile en düşük ortalamaya sahip deney-3 ve kontrol gruplarına ait olduğu bulunmuştur.Öntartışma karşıt görüş puanları kontrol edildiğinde, son tartışma karşıt görüş puanları bakımından deney ve kontrol grupları arası farklılıklara rastlanılmamıştır.Bu çalışma tartışma yapılarının belli bir konu içinde benzetim aracılığıyla dolaylı öğretimine eklenen kısa, doğrudan tartışma öğeleri öğretim etkinliklerinin akademik başarıya ve tartışma yapılarının öğretilmesine olumlu bir katkı getirmediğini göstermiştir (veri kullanımı hariç). Yalnızca dolaylı öğretim ise hem başarının yükseltilmesinde hem de tartışma öğelerinin kullanımının öğretilmesinde desteksiz benzetim ile öğretimden veya geleneksel öğretim ortamlarından daha etkilidir.Bu araştırma bilgisayar destekli çok ortamlı öğrenme ortamında, tartışma öğelerinin rehber sorulara verilecek cevaplar aracılığıyla dolaylı yoldan öğretilebileceğini göstermiştir. Ayrıca bilgisayar destekli öğretim ortamlarının akademik başarıyı yükseltebileceği ancak düşünme becerilerinin geliştirilmesi için bu ortamların hedeflenen düşünme becerisi temelinde tasarlanması gerektiğini ortaya koymaktadır.
Yapısalcı öğrenme kuramına göre hazırlanan analog elektronik dersi yazılımının akademik başarıya etkisi
Bu araştırma, yapısalcı öğrenme kuramına göre hazırlanan bilgisayar destekli Analog Elektronik Dersi öğretim yazılımının akademik başarıya etkisini belirlemek amacıyla gerçekleştirilmiştir.Araştırma, 2009 ? 2010 eğitim öğretim yılının bahar yarıyılında, Çukurova Üniversitesi, Adana Meslek Yüksekokulu Elektronik Teknolojisi Bölümü 1. Sınıf öğrencileri üzerinde yapılmıştır. Mevcut sınıflardan, biri deney, diğeri kontrol grubu olmak üzere rastgele olarak iki sınıf seçilmiştir. Araştırma deney ve kontrol gruplarından toplam 72 öğrenci üzerinde yürütülmüştür. Araştırmanın verilerini toplamak için, 2009?2010 eğitim öğretim yılı bahar döneminde, yaklaşık olarak on altı saatlik bir çalışma yapılmıştır.Uygulama öncesinde deney ve kontrol gruplarına konu ile ilgili hazırlanmış akademik başarı testi uygulanmıştır. ?Diyotlar ve Çeşitleri'' konusu; deney grubu öğrencilerine, Adobe Flash CS4 yazılım programı yardımıyla hazırlanan ve yapısalcı öğretim temeline dayanan bilgisayar destekli öğretim yöntemi ile kontrol grubu öğrencilerine ise geleneksel öğretim yöntemi ile anlatılmıştır. Uygulama bittiğinde ise gruplara sontest uygulanmıştır.Araştırmanın sonucunda, araştırma esnasında elde edilen verilerin analizinde kullanılan eşleştirilmiş grup t-testi sonuçlarına göre, deney ve kontrol grubu öğrencileri arasında deney grubu öğrencileri lehine anlamlı bir fark bulunmuştur.Anahtar Kelimeler: Bilgisayar Destekli Öğretim, Yapısalcı Öğrenme, Geleneksel Öğretim, Öğretim Yazılımı, Animasyon, Simülasyon
Hücre biyolojisi konusunun öğretiminde kullanılan yapılandırmacı yaklaşıma dayalı bilgisayar destekli öğrenme yönteminin akademik başarı üzerine etkisi
Bu araştırmanın amacı, yapılandırmacı yaklaşıma dayalı bilgisayar destekli hücre biyolojisi dersinin öğrencilerin akademik başarısına etkisini incelemektir. Çalışmanın örneklemini, 2012?2013 öğretim yılı Adana Melikşah Anadolu Lisesi 9.sınıf öğrencilerinden 30?u deney, 30 ?u kontrol grubundan olmak üzere toplam 60 öğrenci oluşturmaktadır. Araştırma; deneysel bir araştırma olup araştırmada ön test-son test kontrol gruplu deneysel desen kullanılmıştır. 8 hafta süren araştırmada dersler deney grubunda bilgisayar destekli öğrenme yöntemi ile, kontrol grubunda ise düz anlatım ile soru-cevap yöntemi ile araştırmacı tarafından işlenmiştir. Veri toplama aracı olarak araştırmacı tarafından geliştirilen 30 soruluk Hücre Biyolojisi Akademik Başarı Testi [HBABT] kullanılmıştır. Test öğrencilere uygulama öncesinde ön test ve uygulama sonunda son test olarak uygulanmıştır. Elde edilen verilerin analizinde bağımsız gruplar t-testi ile bağımlı gruplar t testi kullanılmıştır. Araştırmanın sonunda yapılandırmacı yaklaşıma dayalı olarak işlenen bilgisayar destekli öğrenme yönteminin hücre biyolojisi konusunda öğrencilerin akademik başarısına olumlu yönde etki sağladığı görülmüştür. Ayrıca araştırmada akademik başarı alanında yapılandırmacı yaklaşıma dayalı olarak işlenen bilgisayar destekli öğrenme yönteminin düz anlatım ile soru-cevap yöntemine göre daha etkili olduğu tespit edilmiştir.
Yapılandırmacı öğrenme kuramına göre Almanca derslerinde materyal hazırlanması
Uzun yıllar davranışçı yaklaşıma göre şekillendirilen eğitim programları son birkaç yıl içinde yerini hızlı bir şekilde yapılandırmacı yaklaşıma bırakmıştır. Bu yaklaşım öğrencinin daha önce öğrenmiş olduğu eski bilgiler ile yeni öğrendiği bilgiler arasındaki bütünleyici ilişkiye dayanmaktadır. Yapılandırmacı yaklaşımın eğitim merkezli değil de öğrenim merkezli olması bu kuramın diğer bir ayırt edici özelliğidir. Bu çalışmada öğrenci merkezli öğrenmeyi benimseyen yapılandırmacı yaklaşımının Anadolu Liselerinde okutulan ikinci yabancı dil olarak Almanca derslerinde ne kadar uygulanabildiği ve yapılandırmacı öğrenme kuramının çeşitli materyallerle desteklenmesinin öğrenci üzerindeki olumlu etkileri araştırılmıştır. Bundan hareketle araştırmanın amacını, Anadolu Liselerinde okutulan İkinci Yabancı Dil olarak Almanca derslerinde yapılandırmacı öğrenme yaklaşımı örneğinde dil eğitimine yönelik materyallerin hazırlanması oluşturmuştur. Öğretmen öğrenci işbirliği ile hazırlanan materyaller analiz edildikten sonra yapılandırmacı kurama göre hazırlanan bu materyallerin hazırlık aşamasında öğrencilerde oluşturduğu dil öğrenmeye ve ortak çalışmaya yönelik olumlu davranışlar tespit edilmiş, böylece bu kuramın olumlu ve olumsuz yanları nitel araştırma yöntemlerinden biri olan betimsel araştırma modeline göre somut verilerle ortaya konmuştur.
İlkokul ikinci sınıf matematik dersinde yapılandırılmış ve geleneksel ev ödevlerinin öğrencilerin akademik başarılarına ve ödeve yönelik tutumlarına etkisi
Bu araştırmada ilkokul 2.sınıf matematik dersinde yapılandırılmış ve geleneksel ev ödevlerinin öğrencilerin akademik başarılarına ve ödeve yönelik tutumlarına etkisi incelenmiştir. Araştırmada yarı deneysel deneme modeli olan eşitlenmemiş gruplardan oluşan desen kullanılmıştır. Araştırma 2018-2019 eğitim-öğretim yılında, Aydın ilinde yer alan üç devlet ilkokulunda öğrenim gören 2.sınıf öğrencileriyle yürütülmüştür. Yapılandırılmış ev ödevi verilip kontrolün sağlandığı deney 1 grubu (N=19), yapılandırılmış ev ödevinin verilerek geri bildirimin sağlandığı deney 2 grubu (N=17), geleneksel ev ödevlerinin verilerek kontrolün sağlandığı deney 3 grubu (N=19) ve geleneksel ev ödevlerinin verilerek geri bildirimin sağlandığı deney 4 grubu (N=19) olmak üzere 4 sınıf, 4 grup ve toplamda 74 öğrenci çalışmada yer almıştır. Araştırmada veri toplama aracı olarak araştırmacı tarafından geliştirilen "Matematik Başarı Testi" ile Bora ve Kocabaş (2018) tarafından geliştirilen "Ödeve Yönelik Tutum Ölçeği" kullanılmıştır. Çalışma gruplarına deney sürecinin başında ve sonunda matematik başarı testi ve ödeve yönelik tutum ölçeği uygulanmıştır. Araştırma sonunda elde edilen verilerin istatistiksel analizi için SPSS 21 paket programından yararlanılmış, ilişkisiz örneklemler için tek yönlü varyans analizi, bağımsız gruplar t- testi ve bağımlı örneklemler için t-testi analizleri uygulanmıştır. Analiz sonuçlarına göre yapılandırılmış ev ödevleri verilerek geri bildirimin gerçekleştirildiği deney grubunun matematik başarılarının diğer deney gruplarından anlamlı düzeyde daha yüksek olduğu sonucuna varılmıştır. Geleneksel ev ödevi verilip geri bildirim uygulaması yapılan grubun uygulama sonrası ödeve yönelik tutumlarında azalma görülmüştür.
Video destekli özdeğerlendirme etkinliklerinin öğrencilerin hazırlıklı konuşma becerisine etkisi
Bu araştırma, video destekli özdeğerlendirme etkinliklerinin öğrencilerin hazırlıklı konuşma becerisine etkisini belirlemek amacıyla 7. sınıf öğrencileriyle gerçekleştirilmiştir. Araştırmada, öntest-sontest kontrol gruplu yarı deneysel desen kullanılmıştır. Araştırma, 2014-2015 öğretim yılının ikinci döneminde Gaziantep ili Şahinbey ilçesinde bulunan Hürriyet Ortaokulu'nun 7. sınıflarına devam eden 60 öğrenciyle gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın deney grubunu 18 kız, 12 erkek olmak üzere toplam 30 öğrenci; kontrol gurubunu ise 17 kız, 13 erkek olmak üzere toplam 30 öğrenci oluşturmuştur. Araştırmanın uygulama bölümünde deney ve kontrol grubuna 8 hafta boyunca, hazırlıklı konuşma becerisi uygulaması yapılmış, deney grubunda konuşmacı olan bireylerin hazırlıklı konuşmaları videoya kaydedilmiş ve deney grubu öğrencilerine videolar teslim edilmiştir. Deney grubu videoları izledikten sonra konuşma becerisine yönelik özdeğerlendirme formuyla haftalık özdeğerlendirmelerini yapmışlardır. Kontrol grubu ise uygulama için belirlenen hazırlıklı konuşma becerisi konularını sunmuş, bireyler öğretmen tarafından geleneksel yöntem (öğretmen dönütü) ile değerlendirilmiştir. Elde edilen veriler üzerinde Wilcoxon işaretli sıralar ve Mann Whitney U testi yapılmıştır. Araştırmadan elde edilen sonuçlardan biri, video destekli özdeğerlendirme etkinliklerinin öğrencilerin hazırlıklı konuşma becerisi üzerinde etkili olduğu yönündedir. Araştırmadan elde edilen bir diğer sonuç, geleneksel yöntemle yapılan değerlendirmelerin öğrencilerin hazırlıklı konuşma becerisini geliştirmede olumlu bir katkısının olmadığını ortaya koymaktadır.
Birleştirilmiş sınıf öğretmenlerinin yapılandırmacılık temelli yeni ilköğretim programının birleştirilmiş sınıflarda uygulananmasına ilişkin görüşlerinin incelenmesi (Kilis ili örneği)
Bu araştırma, birleştirilmiş sınıflarda yenilenen ilköğretim programının uygulanmasını etkileyen faktörleri birleştirilmiş sınıf öğretmenlerinin görüşlerine dayalı olarak ortaya çıkarmak amacıyla yapılmıştır. Veriler 2009-2010 eğitim-öğretim yılında Kilis ili; Musabeyli, Polateli, Elbeyli ve merkez ilçelerinde bulunan 65 resmi köy ilköğretim okulunda görev yapan 94 birleştirilmiş sınıf öğretmeninden toplanmıştır. Kilis ilinde çalışan birleştirilmiş sınıf öğretmenlerinin tamamı araştırmaya dahil edildiğinden dolayı örneklem seçimine gerek kalmamıştır. Verilerin analizinde; aritmetik ortalama, yüzdelik dağılımı, bağımsız örneklem t-testi ve ANOVA teknikleri kullanılmıştır. Araştırmada özel olarak geliştirilen ?birleştirilmiş sınıflarda yeni ilköğretim programının uygulanmasını etkileyen faktörler anketi? adlı veri toplama aracı kullanılmıştır. Araştırma bulguları; birleştirilmiş sınıf öğretmenleri ?rehberlik ve aile? boyutunun, yeni ilköğretim programının uygulanmasını olumsuz yönde etkileyen en temel faktör olarak algılamaktadırlar. Öğretmenlerin bazı alt boyutlara yönelik algılarında; cinsiyete, öğrenci mevcuduna, okuldaki öğretmen sayısına, okulda Internet bağlantısı bulunma durumuna, ikamet durumuna bağlı olarak istatistiksel bakımdan anlamlı fark gözlenmiştir. Araştırma, birleştirilmiş sınıflarda yeni ilköğretim programının uygulanması konusunda politika belirleyicilere ve uygulayıcılara programın güçlü ve zayıf yönlerini değerlendirmede bir çıkış noktası olması bakımından önemlidir.