Yapısal analiz

60 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessTR

Sonlu elemanlar yöntemi ile yapısal analiz ve optimizasyon

Sonlu Elemanlar analizi metodu karmaşık geometriye, malzeme özelliklerine ve yüklenme şartlarına sahip yapıların çeşitli tipteki analizlerini gerçekleştirmek için giderek artan oranda kullanılmaktadır. Klasik hesaplama metodları ile hesaplanması çok zor olan yada imkansız problemlere çözüm bulunabilmesi, incelenen yapı hakkında klasik yöntemlere göre daha fazla bilgi verilebilmesi ve bilgisayar destekli tasarım sistemleri ile entegre edilebilmesi metodun avantajlarındandır. Analiz işlemi için öncelikle buhar kazanı parçalarının sonlu elemanlar modeli bilgisayarda Catia V5 programı ile oluşturulmuştur. Daha sonra yine aynı paket programın kullanılması suretiyle adı geçen elemanlardaki gerilme ve deformasyon değerleri hesaplanmıştır. Sonunda çelik malzemesinin akma sınırına bakılarak parçaların mukavimliği onaylanmıştır. Yukarıdaki avantajları nedeni ile sonlu elemanlar metodu kullanılarak 8 barlık kızgın buhar basıncına sahip buhar kazanı konstrüksiyon parçası değişik tiplerde elemanlara ayrılmıştır. Uygun yerlerden mesnetlenerek yapısal analizleri yapılmıştır. Küçük eleman boyutları ile yapılan analizlerin daha iyi sonuç verdiği buna karşı olarak hesaplama süresinin arttığına dikkat çekilmiştir. Uygulamanın son aşamasında, plaka üzerinde bilgisayar tarafından hesaplanan sonuçlar, fiili test sonuçları ile karşılaştırılmıştır. Anahtar Kelimeler : Sonlu Elemanlar, Buhar Kazanı, Yapısal Analiz, Cadcam

Buhar kazanıSonlu elemanlar yöntemiYapısal analiz
Fevzi Ertuğ
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2006
00
Master'sOpen AccessTR

Antalya, Ürünlü Köyü sivil mimari örneği yapılarının yapım sistemlerinin incelenmesi

Toroslarla çevrili Ürünlü, Antalya'nın İbradı İlçesi'ne bağlı bir köy yerleşimidir. Antalya'ya 180 km, Akseki'ye 35 km mesafededir.Özgün sivil mimari örneklerini barındıran Ürünlü, tarihsel dokusu bozulmadan günümüze gelebilmiş ender örneklerdendir. Moloz taşların, bağlayıcı harç olmaksızın kullanıldığı yığma sistemde inşa edilen ahşap hatıllı ?düğmeli ev? yöreye özgüdür. Yöre halkının büyük çoğunluğunun geçim sıkıntısı nedeniyle büyük şehirlere göç etmesi, yapıların hızlı bir biçimde bozulmasına neden olmuştur. Ayrıca yapılardaki nitelikli ahşap işçilikler önemli bir piyasa değerine sahip olduğundan; söz konusu öğeler yapılardan sökülmekte ve satılmaktadır. Değerlerini yitiren evlerin, hızla yok olma sürecine girdikleri gözlemlenmiştir.Ürünlü Köyü'nde yapılan araştırmalar iki tez halinde çalışılmıştır. Öncelikle çalışma alanı sınırları belirlenmiştir. Buna göre 84 adet yapı ?Antalya, Ürünlü Köyü ile Konut Mimarisi Üzerine Bir Araştırma? adlı tezinde Mimar Didem Şimşek tarafından incelenmiştir. Bu çalışma içerisinde ise, belirlenmiş olan çalışma alanı sınırı dahilinde yer alan 105 adet yapı incelenmiştir. Bu yapıların envanter fişleri doldurulmuş ve fotoğraflarla belgelenmiştir. Ürünlü genelinden seçilen 10 adet yapının kısmi rölövesi hazırlanmış; yapılar, yapım sistemi ve malzeme açısından incelenmiştir.Ürünlü'nün geleneksel sivil mimari örneklerinden biri olan Abdurrahman Bayındır-Zeki Cengiz Evi seçilerek; yapının belgelenmesi ve restorasyonuna yönelik olarak, 1/50 ölçekli rölövesi çıkarılmıştır. Çizimler yazı ve fotoğraflarla desteklenmiştir. Mevcut durumun tespitinden sonra, elde edilen veriler doğrultusunda 1/50 ölçekli restitüsyon çizimleri ve yeniden kullanıma yönelik olarak hazırlanan restorasyon projeleri hazırlanmıştır.Anahtar kelimeler: Antalya, ürünlü, kuru duvar, yapım sistemi, restorasyon, koruma.

RestitüsyonRestorasyonYapı sistemleri+3
Nergiz Yeşildal
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2008
00
Master'sOpen AccessTR

Bir gemi yapısının sonlu elemanlar yöntemi ile analizi

Gemi inşaa sanayindeki hızlı gelişmelere paralel olarak, gemi yapısal analizlerine olan talep artmaktadır. Bu yüksek lisans tezinde 80 metre boyundaki ticari bir konteyner gemisine ait doğal frekans ve gerilme analizleri MSC. NASTRAN kodu kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Tez çalışmasında analizi gerçekleştirilen gemi yapısı, uzun metal profiller taşıyacağı düşünülerek tasarlanmıştır. Bu amaç doğrultusunda gemi yapısının çok büyük ve uzun bir ambar yapısına sahip olması gerekmektedir. Tüm gemi boyunca sadece iki bulkhead kullanarak uygun gerilme değerlerini yakalamak son derece zor bir işlemdir. Diğer taraftan gemi yapısı eğilme bölgelerinde de uygun gerilme değerlerini sağlamak gerekmektedir.3D yüzey CAD modeli, daha önceden hazırlanan DWG dosyalarına bağlı kalınarak SolidWorks 2007 programı ile tasarlanmıştır. Tüm uzatma kesme ve ayırma işlemleri de benzer şekilde SolidWorks 2007 programı yardımıyla gerçekleştirilmiştir. Benzer parçalar aynı alt montaj grupları içerisine ayrılmış ve sonlu elemanlar ağının oluşturulması için MSC. SOFY programına aktarılmışlardır. Tüm alt montajlar, sonlu elemanlara ayırma işlemi tamamlandıktan sonra dikilerek eleman kaliteleri arttırılmıştır. Sonlu elemanlar ağı oluşturulan model MSC. PATRAN programına aktarılarak sınır şartları uygulanmıştır. Ardından model dosyası, MSC. NASTRAN yazılımına doğal frekans ve iki yükleme koşulu için yapısal gerilme analizi çözdürülmek üzere aktarılmıştır.Sonuç olarak; tüm değerlendirmeler yapılarak kritik bölgeler için iyileştirmeler ve modifikasyonlar önerilmiştir.Anahtar kelimeler: FEM, gemi yapısal analizi, doğal frekans, gerilme analizi

Doğal sıklıkGemi inşaatıYapısal analiz
Özgür Demir
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2008
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye petrol sektörünün rekabet boyutundan yapısal analizi

Petrol, günümüz dünya ekonomi ve siyasetinde tartışılmaz bir öneme sahiptir. Dünya nüfusunun artması ve teknolojinin gelişimi ile birlikte enerji tüketiminin de artışı, petrol sektöründe yaşanan gelişme ve değişimlerin yakından izlenmesini zorunlu hale getirmiştir. Bu amaçla Michael Porter'ın Beş Kuvvetler Modeli çerçevesinde Türkiye Petrol sektörünün rekabet yapısı analiz edilmiştir. İlk önce sektörde rekabetin itici güçleri açıklanmaya çalışılmıştır. Sonra Petrol endüstrisindeki tüm alt sektörlere ait, Balassa'nın Açıklanmış Karşılaştırmalı Üstünlükler İndeksi hesaplanmış ve daha sonra ise Vollrath'ın indeksi yardımıyla söz konusu endüstrinin toplam mal grupları açısından rekabet gücü belirlenmiştir. Son olarak test üzerine değerlendirmeler yapılmış, Türkiye petrol sektörünün rekabet yapısını arttırıcı öneriler sunulmuştur.

PetrolPetrol sektörüRekabet+2
Mehmet Kara
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2008
00
Master'sOpen AccessTR

Türkçede roman adlarının yapısal ve kavramsal analizi (2011 yılının en çok kazanan yazarları listesine göre)

Bu çalışma, Türkiye Türkçesinde roman adlarının yapısal ve kavramsal analizi üzerinedir. Çalışma kapsamında roman adlarının dilbilgisel ve kavramsal görünümleri bakımından özellikleri ortaya konulmaya çalışılmış; roman adları, elde edilen bulgulara dayanılarak değerlendirilmiştir. Çalışmada, Forbes / Türkiye Dergisi'nin 2011 yılı Mayıs sayısında yayımladığı En Çok Kazanan Yazarlar Listesi kaynak olarak kabul edilmiştir. Listede 20 yazarın adı geçmektedir. Çalışma, roman türünde eser veren 16 yazarı değerlendirmeye almıştır. Toplamda 138 eser değerlendirmeye dâhil edilmiştir. Roman adlarının analizinde; adbilim, anlambilim, kavrambilim, roman kuramı ve yapısal analize ilişkin kuramsal bir çerçeve çizilmiştir. Yapısal analiz bölümünde ilgili roman adlarının dilbilgisel görünümleri, dizim özellikleri, dizini ve köken bakımından özellikleri incelenmiştir. Kavramsal analiz bölümünde içerik özellikleri, bağdaştırma unsurları, metin özellikleri ve söylem bağlamında roman adları incelenmiştir. Elde edilen bulguların ortaya konulmasında çeviri anlam tekniğine uygun olarak hazırladığımız anket verilerinden elde edilen sonuçlar değerlendirmeye alınmıştır. Roman adları üzerine yürüttüğümüz çalışmamız bulguların yorumlanması ve elde edilen sonuçların paylaşılması ile tamamlanmıştır. Türkçede roman adlarının yapısal ve kavramsal analizi için yaptığımız bu çalışma; adbilimin bir alanı olarak yaratıcı eser adlarının, dilsel ve zihinsel süreçlerimizin yansımalarının kristalize olduğu bir nitelik taşıdığını bize göstermektedir. Anahtar kelimeler: Türkçe, roman adları, yapısal ve kavramsal anali

AdbilimiAdlandırmaAnlam bilim+7
Suat Özer
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Yusuf Ziya Ortaç'ın romanlarında ve tiyatro eserlerinde yapı ve tema

"Yusuf Ziya Ortaç'ın Romanlarında ve Tiyatro Eserlerinde Yapı ve Tema" adlı bu çalışma, yazarın hayat hikâyesini, sanat anlayışını, romanlarını ve tiyatro eserlerini incelemeyi amaçlamaktadır. Çalışma üç bölümden oluşmaktadır. İlk bölümde yazarın hayatı, sanatı ve eserleri ile ilgili bazı bilgiler verilmiştir. Hayatının dönüm noktaları, sanat hayatının nasıl başladığı, sanat anlayışında görülen değişim ve gelişmeler aktarılmıştır. İkinci bölüm çalışmanın en uzun ve kapsamlı bölümüdür. Burada yazarın romanları, altı ana başlık altında incelenmiştir. "Romanların Tanıtımı" başlığı altında eserin nasıl ortaya çıktığı ve basımı ile ilgili bilgiler verilmiştir. "Olay Örgüsü" başlığı altında ise eserdeki çatışmalar ve ana düğümler üzerinde durulmuştur. "Temalar", iki başlık altında değerlendirilmiştir. "Roman Kişileri", fonksiyonları ve tiplerimi bakımından incelenmiş, bunlar kendi içinde gruplandırılmıştır. "Zaman", "Mekân", ve "Bakış Açısı" kısımlarında her roman ayrı ayrı ele alınıp incelenmiştir. Üçüncü bölümde ise yazarın tiyatro eserleri ele alınmıştır. Tiyatro eserlerinin dördü günümüz harflerine aktarıldıktan sonra incelenmiştir. Bu eserler incelenirken romanlarında uygulanan metot uygulanmıştır. Sonuç bölümünde, yapılan çalışmadan elde edilen bulgular sunulmaktadır.

Ortaç, Yusuf ZiyaRomanTema+4
Emre Erdoğan
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Muhterem Yüceyılmaz'ın hayatı ve romanları üzerine bir araştırma

Muhterem Yüceyılmaz'ın romanları üzerine yapmış olduğumuz çalışmanın amacı, yazarın romanlarını ve romancılığını detaylı bir şekilde parçadan bütüne doğru incelemektir. Bu incelemeyle daha önceden üzerinde herhangi bir çalışma bulunmayan Muhterem Yüceyılmaz'ın beş adet romanı yapı ve tema bakımından detaylı bir şekilde analiz edildi. İki bölümden oluşan çalışmanın birinci bölümünde Muhterem Yüceyılmaz'ın hayatı, sanatı ve eserleri ele alındı. İncelenen romanlar ışığında yazarın edebî şahsiyeti ve romancılığı belirlenmeye çalışıldı. Çalışmanın ikinci bölümünde Muhterem Yüceyılmaz'ın romanları yapı ve tema bakımından tek tek basım tarihine göre incelendi. Sonuç bölümünde ise romanların ortak ve farklı yönleri gözler önüne serilmeye çalışıldı. Anahtar kelimeler: Muhterem Yüceyılmaz, Roman, Tarih, Psikoloji, Aşk

BiyografiRomanTema+3
Zeliha Ceritoğlu
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Adana bölgesi için girdi-çıktı analizi

Bir bölge, şehir ya da ülkeye yönelik planlama yapılırken önce o bölgenin sosyo-ekonomik, tarihsel ve yapısal analizi detaylı bir şekilde ele alınmalıdır. Bölgesel kalkınma planlarının, bölge yapısıyla uyumlu olması ve ekonomik ilişkilerin yönünün ve boyutunun doğru tespit edilmesi son derece önemlidir. Bu bağlamda, Girdi-Çıktı analizleri, sektörlerin karşılıklı etkileşimlerini ve birbirlerine bağımlılıklarını dikkate alması bakımından, detaylı yapısal analizlere imkân sağlamaktadır. Bu tezde, Adana Bölgesi için Girdi-Çıktı analizi yapılarak, bölgede faaliyet gösteren 69 sektör belirlenmiştir. Analiz yapılırken, önce birim matris, sonrasında teknik katsayılar matrisi, ardından da Leontief ters matrisi hesaplanmıştır. Analiz sonucunda Hirschman kategorisine göre 18 adet kilit sektör saptanmıştır. Çalışma kapsamında hesaplanan katsayılar yardımıyla Adana'nın endüstriyel bağınlaşma yapısı ortaya koyulmuş, bölgesel planlamada kullanılabilecek önemli göstergeler tespit edilmiştir. Tezde kullanılan veriler, T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Girişimci Bilgi Sistemi'nden temin edilmiştir ve sistemdeki en güncel veri yılı olan 2017 yılına aittir.

AdanaBölgesel kalkınmaGirdi-çıktı analizi+2
Nazlı Demir
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Ağırlık fonksiyonu yaklaşımı ile pertürbasyon metodunun birleştirilmesi ve euler bernoulli hareket denklemlerinin analizi

Bu çalışma, ağırlık fonksiyonu yaklaşımı ile pertürbasyon metodunun birleştirilmesi esasına dayalı yeni bir çözüm tekniği önererek, Euler–Bernoulli kirişlerinin dinamik davranışını analitik ve nümerik açıdan incelemektedir. Tez kapsamında, doğrusal olmayan ve konuma bağlı dinamik sistemlerin çözümünde iki yöntemin birlikte kullanımının sağladığı avantajlar teorik ve uygulamalı olarak değerlendirilmiştir. Çalışma dört ana bölümden oluşmaktadır. İlk bölümde titreşim hareketine ilişkin temel kavramlar, self-adjointlik ve çözülebilirlik şartları ele alınmış, Galerkin, Petrov–Galerkin, Kolokasyon ve En Küçük Kareler yöntemleri gibi nümerik çözüm yaklaşımlarının teorik temelleri özetlenmiştir. İkinci bölümde, ağırlık fonksiyonlarına dayalı nümerik çözüm yöntemi detaylandırılarak, konuma bağlı dinamik problemlere uygulanabilir genel çözüm prosedürü sunulmuştur. Üçüncü bölümde, geliştirilen genel titreşim modeli pertürbasyon tekniği ile analiz edilmiştir. Sistem parametrelerinin farklı değerleri için çeşitli durumlar ayrı ayrı değerlendirilmiş, seküler terimlerin elimine edilmesiyle fiziksel olarak tutarlı çözümler elde edilmiştir. Dördüncü bölümde ise, eksenel parametrik zorlamaya maruz kalan çoklu yay mesnetli Euler–Bernoulli kirişlerin dinamik davranışı örnek uygulama olarak incelenmiştir. Oluşturulan diferansiyel denklemler boyutsuzlaştırılmış, malzeme ve geometri etkilerinden arındırılmış sonuçlar elde edilmiştir. Çözüm süreçleri Galerkin, Petrov–Galerkin, kolokasyon ve en küçük kareler yöntemleriyle ayrı ayrı gerçekleştirilmiş ve elde edilen doğal frekans değerleri ile işlem süreleri karşılaştırılmıştır.

Diferensiyel denklemlerEksenel yükEsneklik kuramı+7
Betül Bozdoğan Yardım
Manisa Celal Bayar University · Institute of Graduate Studies in Science
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Mevcut yapıların performans analizi ve güçlendirilmesinde 3D lazer tarama ile yapı bilgi modellemesi teknolojisinin kullanımının örneklerle incelenmesi

Deprem, doğa kaynaklı afete dönüşme potansiyeli yüksek bir tehlikedir. Bu durum şehirlerde mevcut yapı stokunun güncel teknolojiler kullanılarak hızlı ve hassas bir şekilde incelenmesi ve deprem risk analizlerinin yapılması konusunu ön plana çıkarmıştır. Ülke olarak derin bir üzüntü yaşadığımız ve asrın felaketi olarak tanımlanan Kahramanmaraş merkezli depremlerde farklı kullanım sınıfı ve taşıyıcı sistem özelliklerine sahip birçok yapıda; az – orta – ağır hasarlar meydana gelmiştir. Bu depremler mevcut yapı stokunun hızlı ve güncel teknolojiler kullanılarak değerlendirilmesi konusunu bir kez daha gündeme getirmiştir. Türkiye Bina Deprem Yönetmeliği (TBDY 2018) 'ne göre betonarme, çelik, yığma ve prefabrik yapıların performans değerlendirilmesi yapılabilmektedir. Bu kapsamda incelenmesi gereken mevcut yapı stoku oldukça geniştir. Bu değerlendirmelerin doğru bir şekilde yapılabilmesi için modelleme aşamasının hassasiyetle tamamlanmış olması ve yapının muhtemel beklenen etkilere karşı, gerçek duruma en yakın analizlerinin gerçekleştirilmesi gerekmektedir. Yapıların deprem risk analizleri öncesinde mevcut yapı modelinin hassas bir şekilde elde edilmesi analiz sonuçlarının güvenilirliği açısından oldukça önemlidir. Bu çerçevede 3D Lazer Tarama teknolojisi literatürde teknolojik bir yaklaşım olarak benimsenmektedir. Ancak bu teknolojinin betonarme, çelik, prefabrik ve yığma yapıların deprem risk analizi çalışmalarında kullanımı sınırlıdır. Günümüzde bu teknoloji daha çok tarihi yapıların belgelendirilmesi çalışmalarında tercih edilmektedir. Tez çalışması kapsamında 3D Lazer Tarama yöntemiyle nokta bulutu verileri elde edilen betonarme, çelik, prefabrik ve yığma örnek yapıların verilerinin işlenmesi aşamasından yapı analiz modeli elde edilmesi aşamasına kadar ki tüm süreçleri detaylandırılmıştır. Bu süreçlerin minimum hata ve pratik bir şekilde tamamlanabilmesi için Yapı Bilgi Modellemesi araçlarını esas alan önerilerde bulunulmuştur. Tez çalışması ile 3D Lazer Tarama teknolojisine entegre Yapı Bilgi Modellemesi araçları kullanılarak mevcut yapıların deprem risk analizlerinin hızlı ve hassas yapılabilmesi, statik güvenilirlik açısından mevcut yapısal sistemde var olan kusurların tespiti için yapılan saha uygulamalarına ve akademik araştırmalara katkı sunulabilmesi hedeflenmiştir.

3D lazerDeprem performansıGüçlendirme+5
Emre Şahin
Kırşehir Ahi Evran University · Institute of Graduate Studies in Science
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Girişimciliği oluşturan yapısal faktörler Kayserili girişimciler üzerine bir araştırma

Günümüzde yaşanan, ağır ekonomik koşullar, toplumları aşırı rekabetle karşı karşıya getirmiştir. Bu ağır rekabet ortamlarından çıkmada, yenilikçi ve yaratıcı fikirleri ortaya koyabilecek girişimcilerin yetiştirilmesi, büyük önem arz etmektedir. Bu araştırmamızda, girişimciliği oluşturan yapısal faktörleri, ele alarak girişimcilerin çalışma ve yaşam değerleriyle girişimcilik özelliklerini ortaya koyup inceleme yaptık. Araştırmamız dört bölümden oluşmaktadır. Birinci bölüm, giriş bölümü olup tezin içeriğiyle ilgili açıklamaların yapıldığı bölümdür. İkinci bölüm, girişimciliği oluşturan yapısal faktörler, ele alınmış ve her bir faktör kendi içinde alt başlıklar halinde incelenmiştir. Üçüncü bölüm organize sanayi ve küçük sanayi siteleri hakkında teorik bilgiler içermektedir. Dördüncü bölümde Kayseri' li girişimciler hakkında genel bilgiler vererek çalışma içeriğiyle ilgili analizlerin yapıldığı ve sonuçların bildirildiği bölümdür. Bu çalışmamızda, girişimci insanların başarma güdüsü yüksek olan girişimcileri ele alarak, onların girişimcilik özelliklerini, çalışma ve yaşam değerlerini, demografik özelliklerini anket çalışması yaparak analiz ettik. Daha önce, Malatyalı girişimciler üzerinde uygulanan, anket çalışmasını biz Kayserili girişimciler üzerinde uyguladık. Kayseri' de 120 işletme üzerinde uygulanan, anketi gerek yüz yüze gerekse anketi teslim edip, belli bir süre geçtikten sonra gidip teslim alarak araştırmamızı sürdürdük. Verileri, spss programı yardımı ile, girip analiz edilerek tablolar haline getirdikten sonra, hipotezlerimizi test ettik. Yaptığımız istatiksel analiz sonucunda, girişimcilerin yaşlarının çalışma ve yaşam değerlerinde, girişimcilik özelliklerinde fark yaratmadığını. Eğitimde ise, çalışma ve yaşam değerlerinde fark yapmayıp, ancak girişimcilik özelliklerinde fark yarattığını gördük. Faaliyet kolunda, her iki durumda da değişmenin olmadığını analiz ettik. Çalışma süresinde ise girişimcilerin, çalışma ve yaşam değerlerinde fark olduğunu ancak girişimcilik özelliklerinde fark olmadığını gördük. Girişimcilerin mülkiyet durumları sonucunda, her iki durumda da farkın olmadığını gördük. Aile gelir durumunda, çalışma ve yaşam durumlarında fark olduğunu ancak girişimcilik özelliklerinde farkın olmadığını analiz ettik. Girişimcilerin cinsiyet durumlarında, da her iki durumda farkın olmadığını analiz ederek yorumladık. Anahtar Kelimeler: Girişimcilik,girişim,girişimcilik eğitimi

Demografik özelliklerGirişimcilerGirişimcilik+3
Oktay Kara
Hasan Kalyoncu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Vibrasyonlu dikey helezon konveyörün tasarımı ve analizi

Bu tezde maden ürünleri, tıbbı ürünler, gıda ürünleri, kimyasal ve plastik sektöründe kullanılan özelikle taşımanın gerekli olduğu ve çeşitli alanlarda kullanılan vibrasyonlu dikey helezon konveyör makinası için araştırma ve geliştirme çalışmaları yapılmıştır. Çalışmada ülkemizde kullanılan konveyörde malzemelerin taşıma sırasında oluştukları ayrı ayrı ya da birlikte sistem üzerinde hem mekanik hem titreşim açısından önemli problemler oluşturmaktadır. Mevcut tasarım konveyörün malzeme taşıma süresi ve kullanılan malzemenin soğuma süresi ile çıkan ürün kalite düşmesinin analiz edilmesi tasarım açısından önem taşımaktadır. Çalışma kapsamında titreşimle taşıma sektöründe kullanılan vibrasyonlu dikey helezon konveyörün tasarımı yapılmıştır. Tasarım için fabrikada bulunan konveyör üzerinden deneysel çalışma yapılmıştır. Ayrık elemanlar yöntemi için dynamic analysis on vertical vibratory conveyor adlı çalışma ile helezondaki titreşim analizi simülasyonu ile kıyaslanarak bilgisayar ortamında yapılan modellemenin sapmaları incelenmiştir. Çalışmanın sonucunda helezon çapı, helis açısı ve titreşim frekansı değiştirilerek yapılan tasarımların çıktıları incelenmiştir. Bunların iletim kapasitesi ve termal analiz üzerindeki etkileri araştırılmıştır.

Helezon konveyörlerMekanik titreşimTermal analiz+3
Yusuf Ozan Söğüt
Manisa Celal Bayar University · Institute of Graduate Studies in Science
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'nin dış borç analizi (1980-2006) ve gelişmekte olan ülkeler açısından değerlendirilmesi

Dış borç olgusunun bir ekonomi üzerinde istikrar bozucu veya istikrar pekiştirici etki yaratıp yaratmadığı literatürde hep tartışma konusu olmuştur. Bir ülkedeki İç tasarruf oranlarının yetersiz ve artan nüfus artış hızının yüksek oluşu ilave finansman ihtiyacım hep gündemde tutmuştur. îlave finansman ihtiyacı ekonomideki yatırımların hızlanmasını sağlayacak, üretim artışıyla birlikte işsizlik sorununun çözümü kolaylaştıracak ve toplumun refah düzeyi de artacaktır. Bu ilave finansman ihtiyacı da genelde dış borçlanma yoluyla sağlanmaktadır. Teorik bazda temeli sağlam olan literatürdeki kısır döngünün dış borç alarak kırılması tezi, uygulamada tam ters yönde gelişen etkiler doğurmuştur. Türkiye de dahil tüm gelişmekte olan ülkelerde alman borçlar verimli alanlara yönlendirilememiş ve ekonomide artı değer yaratılamamıştır. Türkiye'de dış borç sorununu giderek büyüyen boyutlarda yaşanmaktadır. Son yıllarda dış borç rasyolarının yüksek değerler alması, Türkiye'nin yüksek borçlu ülkeler kategorisinde yer almasına neden olmuştur. Dış borçlann ana para ve faiz ödemelerinin yüksek değerler taşıması, uygulanması gereken ekonomi politikalarım da zorlamaktadır. Dış borç ve faiz ödemelerindeki zorlanma para ve maliye politikalarını etkilemekte, piyasalarda olumsuz etkilerin oluşmasına yol açmaktadır.

Gelişmekte olan ülkelerYapısal analiz
Ece Demiray
Manisa Celal Bayar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2007
00
Master'sOpen AccessTR

Orhan Pamuk'un Kar romanının yapısal analizi ve düşünsel yapısı

Bu çalışma, Türk edebiyatında son yıllarda post modernist anlayışla eserler veren Orhan Ferit Pamuk'un Kar adlı romanını konu almaktadır.Mekân olarak Kars'ın seçildiği romanda, Kars sadece bir aşk hikâyesinin anlatıldığı şehir olmakla kalmaz, aynı zamanda Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin küçük bir temsili olma rolünü de üstlenir. Bu yüzden Kars'ta geçtiği varsayılan pek çok sosyal, siyasal ve ekonomik olay, aslında Türkiye'nin geçirdiği veya geçirmekte olduğu birtakım süreçlere göndermedir.Yazarın ilk ve son siyasi romanı olan Kar, metinlerarasılığın bolca kullanıldığı post modernist anlayışla yazılmış bir romandır. Nobel edebiyat ödülünü alan ilk Türk yazar olan Orhan F. Pamuk; devlet, millet, dil, din, terör, Doğu-Batı gibi kavramları iç içe alan bir kurgunun yanına, kişilerin kimlik arayışını ve çatışmalarını da ekleyerek eserinde vermeye çalışır.Çalışmamızda Kar romanı, yapısal analiz ve düşünsel yapı olarak iki ana başlık altında incelenmiştir. Yapısal analiz kısmında özet, vaka, şahıs kadrosu, mekân, zaman, anlatıcı ve bakış açısı, dil ve üslup incelemesi yer almaktadır. Düşünsel yapı adını verdiğimiz ikinci başlığımızın altında romanı, birinci bölümde elde ettiğimiz verilerden de hareketle, dönemin siyasi ve sosyal olaylarının esere yansıması, kullanılması ve kurgulanması açısından irdeledik. Nihayetinde eserin hangi açılardan edebi özellikler taşıdığı, post modernizmin romana ne derecede uygulanabildiği gibi konularda birtakım çıkarımlarda bulunduk.Tezimizin bibliyografya kısmında ise, yararlandığımız kaynakları belirttik.Anahtar Kelimeler: Orhan Pamuk, Nobel, roman, post modernizm, metinlerarasılık, üstkurmaca.

EdebiyatKarMetinlerarasılık+7
Fatmanur Görgöz
Manisa Celal Bayar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Avrupa Birliği sürecinde spor federasyonlarının yapısal bakımdan değerlendirilmesi

Bu araştırma ile AB sürecinde, Türk ulusal spor federasyonlarının yönetimsel yapıları ve bazı AB ülke spor federasyonlarının yönetimsel yapıları mukayeseli bir biçimde incelenmiş; bununla birlikte spor yöneticilerinin bu yapılanmaya ilişkin görüşleri alınarak değerlendirilmeye çalışılmıştır.Bu amaçla tesadüfi örnekleme yöntemi ile spor federasyonu yöneticilerine, spor uzmanları ve Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulları öğretim elemanlarına yönelik betimsel tarama yöntemi ile birlikte, yüz yüze görüşme ve e-mail yoluyla nitel bir araştırma da uygulanmıştır. Öncelikli olarak mevcut durum tespit edilerek, bazı Avrupa ülke spor federasyonları ile mukayese edilmiştir. Yapılan tespitler ve alınan uzman görüşleri değerlendirilerek öneriler sunulmuştur.Nitekim bu araştırma ile elde edilen bilgilere göre spor federasyonlarının; genel kurullarının ilgili spor dalı ile ilgilenen geniş bir kesim içerisinden seçilen üyelerden oluşmadığı, dolayısı ile genel kurul üyelerinin belirlenmesinde doğru bir yol izlenmediği, genel kurul üye sayısının da kesinlikle yetersiz kaldığı ve genel kurul yapısının bu hal ile sağlıklı olmadığı, beklenilen düzeyde gelir elde edemedikleri, neredeyse tüm gelirlerinin devletçe karşılandığı, verilen bütçe ödeneğinin objektif bir değerlendirme sonucu da verilmediği, bütçelerinin etkin ve verimli bir biçimde kullanıldığı, harcamalarını şeffaf bir biçimde yapılmadığı, harcamalarının ihale mevzuatı haricinde tutulduğu, Avrupa Birliği uyum sürecinde gerekli yapısal düzenlemelerin yapılmadığı, bağımsız spor federasyonları yapılanması ve uygulamalarının Türk sporuna beklenilen ivmeyi kazandıramadığı, devlet eli kurulmasının doğru olmadığı, bir spor dalının belirli seviyede yaygınlaştıktan sonra aşağıdan yukarıya yapılanması sonucunda federatif yapı yani federasyon oluşması gerektiği, idari, teknik, eğitim, halkla ilişkiler, reklam pazarlama ve sponsorluk gibi departmanlarını oluşturamadıkları, federasyon kurullarının istenilen düzeyde çalışamadıkları, harcamalarının devlet adına bağımsız denetim kuruluşlarınca denetlenmesinin daha doğru olacağı, federasyonun kelime anlamı itibariyle özerk bir yapıyı tanımladığı düşünüldüğünden bağımsız spor federasyonları tanımlamasının doğru olmadığı, gerçek anlamda da bağımsız bir yapı ve uygulama içerisinde olmadıkları, yönetim kurulu üyelerinin genel kurulca çarşaf listeden seçilmesi gerektiği, yönetim kurulu üyelerinin görevleriyle uyumlu liyakatli kişilerden oluşmadığı, genel sekreterlerin ilgili spor dalı içinden veya başka bir spor dalında geçmişi olan liyakatli kişilerden atanmadığı, denetim kurulu üyelerinin yarısından fazlasının Gençlik ve Spor Bakanlığınca atanması yanlış bir uygulama olduğu, her yaştaki vatandaşın spor yapmasından ziyade performans sporcusuna dönük faaliyetler yapıldığı, mevcut yönetim yapılanması ile istenilen düzeyde hizmet verilemeyeceği, eğitim ve bilimsel araştırma faaliyetlerine yeterli önemi verilmediği, yetenek seçimi ve spora yönlendirme konusunda yeterli araştırmayı yapmadıkları tespit edilmiştir.Sonuç olarak, toplumsal gereksinimleri karşılayabilmek için insan merkezli, demokratik, katılımcı, dinamik, etkinliği ve verimliliği gözeten, özerk, yönetim ve hizmette kaliteyi temel alan bir federasyon yönetim modeli için köklü yapısal değişiklik ve yeniden yapılanmanın zorunlu olduğu düşüncesindeyiz.Anahtar Sözcükler1. Spor Yönetimi2. Spor Federasyonları3. Özerklik4. Avrupa Spor Federasyonları5. Spor Genel Müdürlüğü

Avrupa BirliğiFutbol federasyonuSpor organizasyonları+2
Ahmet Bal
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2013
00
Master'sOpen AccessTR

Fen bilimleri ders kitapları ünite sonu değerlendirme çalışmalarının yapısal ve bilişsel özellikleri açısından incelenmesi

Bu araştırmada 2016-2017 Eğitim Öğretim yılında Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığı tarafından onaylanmış Fen Bilimleri Ders Kitaplarının ünite değerlendirme sorularının yapısal ve bilişsel özellikleri açısından incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırmada ünite değerlendirme sorularının yapısal özellikleri sorularının kavramsal, işlemsel veya grafiksel olma durumlarını ve sorularda kullanılan teknikleri ifade etmektedir. Araştırmada ünite değerlendirme sorularının bilişsel boyutunu ise TIMSS sınavları bilişsel boyutları oluşturmaktadır. Araştırmada, doküman incelemesi araştırma yöntemi olarak kullanılmış ve 5–8. sınıflara ait beş farklı Fen Bilimleri Ders Kitabı yapısal ve bilişsel özellikleri açısından analiz edilmiştir. Sınıflandırmaların güvenirlik hesaplaması Miles ve Huberman'ın önerdiği formüle göre hesaplanarak %92 olarak bulunmuştur. İncelenen ders kitaplarındaki ünite sonu değerlendirme sorularının 809 tanesinin (%88,8) kavramsal, 66 tanesinin (%7,2) grafiksel ve 36 tanesinin (%3,9) işlemsel soru olduğu tespit edilmiştir. Açık uçlu soru (%29,7) ve çoktan seçmeli (% 28,2) teknikleri en çok kullanılan tekniklerdir. Tamamlayıcı ölçme teknikleri olarak geçen Kavram Haritası, Tanılayıcı Dallanmış Ağaç ve Yapılandırılmış Grid tekniklerine çok az yer verilmiştir. Bilme bilişsel boyutunda en çok sorunun (%56,2) olduğu ve az sayıda sorununsa akıl yürütme (%7,5) bilişsel boyutunda yer aldığı belirlenmiştir. Elde edilen bulgular karşılaştırıldığında, MEB tarafından hazırlatılan Fen Bilimleri Ders Kitaplarının Özel Yayın Evleri tarafından hazırlatılan ders kitaplarına göre, incelen ölçütler açısından daha başarılı olduğu tespit edilmiştir. Elde edilen bulgular ışığında, ders kitaplarının incelenen ölçütleri yansıtmada yeterli olmadığı sonucuna varılmış ve öğretmenlere, ders kitabı yazarlarına ile araştırmacılara bazı önerilerde bulunulmuştur.

Ders kitaplarıFen ve teknoloji dersiUluslararası Matematik ve Fen Araştırmasında Eğilimler+1
Erkan Bakır
Kastamonu University · Institute of Graduate Studies in Science
2018
00
Master'sOpen AccessEN

Structure and theme in mir Celal Paşayev's stories

Mir Celal Paşayev is one of the few authors of Azerbaijani literature. Mir Celal Paşayev has been producing works in the genres of drama, poetry and story since 1928. Our study consists of two parts. The first part contains information about the life, literary personality and works of the author. Mir Celal Paşayev, who deals with all sociological and psychological issues, especially human, with the same sensitivity in his works, puts women and children in the center. In Azerbaijani literature, he elaborates the different aspects of its people and their emotional worlds. In the second part, which is the center of our study, the stories of the author were examined in terms of story technique and thematic fiction. Theoretical sources were used in our investigation of the story technique. Structure review; The novel's identity, perspective / narrator plane, plot, time, space, and the world of people were discussed through six structural elements. The themes and themes that come to the fore in the examination of the spatial fiction, philosophy, sociology, Marxism, and psychology were used. In the conclusion part of our study, Mir Celal Paşayev's storytelling was evaluated. In the bibliography section, the list of the sources used in the process of preparing the study was listed. In addition to these, the document about Mir Celal Paşayev and the photographs of the author were added to the end of the study.

Azerbaijan literatureStoryPaşayev, Mir Celal+7
Ümit Alacaoğlu
Kastamonu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Bir uçağın dikey kuyruk kesitinin genetik algoritma ile optimizasyonu

Bu çalışmada, tek turboprop motora sahip, iki kişilik bir eğitim uçağının dikey kuyruk bölümünün yapısal tasarımı, yapısal analizi ve genetik algoritma (GA) metodu ile yapısal optimizasyonu ele alınmıştır. Uçak yapılarında ağırlığın azaltılması, hem uçağın performansını (örn. irtifa ve manevra kabiliyetlerini) artırdığı, hem de maliyetleri düşürdüğü için oldukça önemlidir. Bu nedenle, çalışmaya ait optimizasyon probleminde esas alınan hedef fonksiyon, yapının toplam ağırlığıdır. Dikey kuyruk sonlu elemanlar modeli, MSC/PATRAN programı kullanılarak tasarlanmış, bu program ön ve son işlemci olarak, sonuçları gözlemleyebilmek için kullanılmıştır. Sonlu elemanlar modeli bölümlere ayrılarak her bölümdeki yapısal elemanlara etkiyen yükler belirlenmiş ve modele girilmiştir. Yaygın analiz yaklaşımlarına dayalı formüller, Microsoft Excel programına girilerek her bir elemanın mukavemeti, ilk ve son değerler için kontrol edilmiştir. GA ile optimizasyon için MATLAB programlama dili ile yazılan kod kullanılmıştır. İlk ve son değerler için sonlu elemanlar analizi, MSC/NASTRAN programı kullanılarak yapılmış ve bu sayede sonuçların tekrar kontrol edilmesi sağlanmıştır.

AnalizGenetik algoritmalarOptimizasyon+3
Özkan Ekici
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Science
2012
00
DoctorateOpen AccessTR

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde beden eğitimi ve spor sistemlerinin yapısal analizi

Bu araştırma, KKTC'de Beden Eğitimi ve Spor Sisteminin alanının paydaşları perspektifinden yapısal analizinin belirlenmesi amacıyla yapılmıştır.Okul sporlarında geçmiş yıllara göre katılımın ve başarı oranının düşmesi, beden eğitimi derslerinin verimliliğinin azalması ve spor yönetimindeki istikrarsızlık, beden eğitimi ve spor yönetimi sisteminin analiz edilerek, sorunlarının tespit edilmesi gerekliliğini ortaya çıkarmıştır.Bu araştırma, elde edilen verilerin çözümlenmesinde kullanılan teknikler açısından nitel bir çalışmadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak araştırmacı tarafından geliştirilen, alanlarında uzman üç akademisyenden gelen dönütlerle şekillenen ve geçerlik değerlendirilmesi yapılan, 13 soruyu kapsayan yarı yapılandırılmış mülakat formu kullanılmıştır. Toplanan veriler içerik analiz tekniği ile çözümlenmiştir. Soru formunun hazırlanma sürecinde ise çalışma alanı ile ilgili literatür taranmış ve incelenmiştir. Bunun yanında, konuya ilişkin sistematik bir çerçeve oluşturulurken, literatür çalışmaları sırasında Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti spor federasyonlarının birçoğunun arşivlerinin olmaması ve yazılı kaynaklarının yetersiz olması nedeniyle federasyonlar hakkındaki bazı bilgilere kişisel görüşmelerle sözel olarak ulaşılmıştır.Araştırmanın çalışma grubunu nitel yöntemde çalışmanın amacına uygun olarak, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde spor yönetiminden ve beden eğitimi faaliyetlerinden sorumlu olan kurum ve kuruluş yöneticileri, Milli Eğitim Gençlik ve Spor Bakanı, Dışişleri Bakanı, Spor Koordinatörü, Spor Dairesi Müdürü, Milli Günleri Anma ve Spor Etkinlikleri Amiri, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Milli Olimpiyat Komitesi Başkanı, 4 Federasyon Başkanı, 2 emekli beden eğitim öğretmeni, 1 çalışan beden eğitimi öğretmeni, olmak üzere toplam 13 kişi oluşturmaktadır.Görüşmeler sonucunda elde edilen metinler çözümlenerek, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde beden eğitimi ve sporun yapısal analizini ortaya koyacak kategoriler oluşturulmuş ve bu kategoriler ilgili temalar altında toplanmıştır.Araştırmadan elde edilen bulgulara göre katılımcılar; eğitim ve sporun ayrı bakanlıklar altında örgütlenmesi, spor örgütünde alanında uzman kişilerin görev yapması ve spor federasyonlarının arşivlerinin oluşturulması gerektiği konusunda ortak görüş bildirirken, devletin spor yönetimindeki rolünü, müdahaleci değil destekleyici olması şeklinde ifade etmişlerdir. Bunun yanında KKTC'ye yönelik sportif ambargoların olduğunu ve sportif başarısızlıklarda ambargoların bahane edildiğine vurgu yapmışlardır. Diğer yönüyle de Uluslararası Spor Federasyonu'na kuruldukları yıllarda üye olan ulusal spor federasyonlarının, üyeliklerini kaybetmelerinin sorumlularının dönemin spor yöneticilerinin olduğunu belirterek, ambargoların beden eğitimi ve sporun gelişimine engel olduğu görüşünde birleşmişlerdir. Ancak uluslararası alanda yaşanan bu sorunlara rağmen halen birçok federasyonun uluslararası spor federasyonlarına üyeliğinin devam ettiği ve Uluslararası Spor Federasyonu'na üye olmayan bazı federasyonların uluslararası organizasyonlara katılmasının önemli bir durum olduğunu ifade etmişlerdir.Katılımcılar, beden eğitimi ve sporun gelişmesi için ilköğretimde beden eğitimi derslerini beden eğitimi bölümlerinden mezun kişiler tarafından verilmesinin daha doğru olacağını düşünürken, Türkiye Cumhuriyeti Spor Federasyonlarının desteğinin önemine değinmişlerdir. Ayrıca federasyon ve kulüplerin yönetim kademelerinin belirlenmesinde siyasetin varlığının sorun teşkil ettiğini belirtmişlerdir. Araştırma grubu Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde spor politikasının olmadığı, spor tesisleri politikasının yetersiz olduğu ve devletin beden eğitimi ve spora ayırdığı bütçenin istenilen seviyede olmadığı konusunda görüşlerini bildirmişlerdir. Kurumlar arası koordinasyonun önemine vurgu yaparak, eğitimsel açıdan federasyon ve kulüplerin okullar ile işbirliği içerisinde olması gerektiği, yerel yönetimlerin beden eğitimi ve spora daha fazla katkı yapması için yasal düzenleme yapılmasının şart olduğu, bunun yanında Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde Spor Turizminin geliştirilmesi için Turizm ve Spor örgütlerinin işbirliği yapmaları gerektiği konusunda görüşlerini ortaya koymuşlardır.

Beden eğitimiBeden eğitimi ve spor dersiKuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti+4
Serhat Deniz
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Bir uçağın yatay dengeleyicisinin genetik algoritma yöntemi ile yapısal optimizasyonu

Bu çalışmada, optimizasyon çalışmalarında diğer tekniklere nazaran daha yeni bir yöntem olan Genetik Algoritma (GA) yardımıyla bir uçağın yatay dengeleyicisinin yapısal optimizasyonu yapılmıştır. Genetik algoritma kısa zaman içerisinde rasyonel çözümler sunması nedeni ile geleneksel optimizasyon yöntemlerinden daha üstündür. Uçak yapısında en önemli parametrelerden birisi uçağın ağırlığıdır. Ağırlığın azaltılması maliyet ve performans açısından önemlidir. Bu çalışmada, yatay dengeleyici sonlu elemanlar modeli oluşturulmuş, yatay dengeleyiciye gelen yükler sonlu elemanlar modeline yansıtılmış ve her bir yapısal elemana düşen kuvvetler belirlenmiştir. Yapının mukavemetinin korunması gereksinimine göre yazılan genetik algoritma kodu vasıtası ile yapısal parametrelerin optimizasyonu yapılmış ve ağırlık azaltılmıştır. Sonlu elemanlar analizi modellemesi MSC.PATRAN programında, çözümleme MSC.NASTRAN programında yapılmış GA'ların çözümünde MATLAB 7.0 programı kullanılmış ve elde edilen sonuçlar çizelge ve grafiklere dönüştürülmüştür.

Genetik algoritmalarOptimizasyon teknikleriYapısal analiz+1
Serkan Dehneliler
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Science
2011
00
DoctorateOpen AccessTR

Romancı kimliğiyle Attila İlhan

Bu çalışmada 1925-2005 yılları arasında yaşamış, yazın dünyasının pek çok alanında eser vermiş olan Attila İlhan'ı romancılığı yönünden ele almaya çalıştık.Temelde üç ana bölüm halinde düzenlediğimiz çalışmanın birinci bölümünde Attila İlhan'ın hayatı, romancı kimliği ve eserlerinin listesini sunduk.İkinci bölümde, Attila İlhan'ın toplam on iki romanını sanatçının romancılık anlayışında bir temel kabul ettiğimiz `ekonomik ve tarihi yapılanmayı' göz önünde bulundurarak oluşturduğumuz sınıflamaya bağlı kalarak yapısal ve tematik bakımdan çözümlemeyi denedik. Romanları `topluma yabancılaşan aydın', `toplumu tarihsel süreç içerisinde yapılandırmaya hazırlanan aydın' ve `yapılandıran aydın' kimliğinin yönlendirdiği bakış açısıyla üç bölüm halinde değerlendirirken Fena Halde Leman ve Haco Hanım Vay romanlarını bu sınıflandırmanın dışında, insanın ?ağırlıklı biçimde- kişisel diyalektiğini belirlemede cinselliği temel alarak başka bir bölüm halinde değerlendirdik.Üçüncü bölümde, Attila İlhan'ın dili kullanma biçim ve üslubunu romanlardan yapılan örneklemelerle yorumladık.Çalışmanın sonuna ise Attila İlhan'ın romancı yönünü aydınlatacak bir kaynakça ekledik.Anahtar Sözcükler: tarihi roman, nehir-roman, cinsellik, tema, yapı, çözümleme

CinsellikTarihi romanTema+1
Sema Özher
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2009
00
DoctorateOpen AccessTR

Halide Edip Adıvar'ın romanlarında yapı ve izlek

Halide Edip Adıvar, Cumhuriyet dönemi Türk edebiyatında yazdığı eserleriyle önemli bir yer tutar. Bu çalışmada özellikle inceleme yazıları, çevirileri, anıları, hikâye, tiyatro ve romanlarıyla bilinen Halide Edip Adıvar'ın romancı yönünü geniş boyutlarıyla ele alındı.Temelde üç ana bölüm olarak düzenlediğimiz çalışmanın ?Monografi? niteliği taşıyan Birinci Bölüm'de yazarın yaşamı, edebî kişiliği ve eserleri hakkında bilgiler verildi.Çalışmanın temelini oluşturan İkinci Bölüm'de Adıvar'ın yirmi bir romanı temel izlekleri açısından ?Bireysel ve Psikolojik İzlekli Romanlar, Yeniden Kuruluş ve Kurtuluş Savaşı İzlekli Romanlar, Töre ve Toplumsal İzlekli Romanlar? olmak üzere üç ana başlığa ayıralarak yapı ve izlek bakımından incelendi. İkinci Bölüm'de romanların yapısal ve izleksel kurgusu incelerken roman teorisinin yanı sıra tarih, sosyoloji, felsefe, psikoloji, dilbilim, yapısalcılık ve göstergebilim gibi yardımcı disiplinlerin yararlanıldı. Böylece romanların yazıldığı tarihten günümüze geliş sürecideki okunma ve algılanma biçimleri gözler önüne serildi.Üçüncü Bölümde, Adıvar'ın romanlarında dili kullanma tarzı ve niyete bağlı olarak şekillenen üslubu, sözcük ve cümle düzeyinde seçtiğimiz örneklemeler yoluyla incelendi.Çalışmanın sonuna ise Halide Edip Adıvar'ın romancılığının hangi aşamalardan geçtiği ele alındıktan sonra, yazarın romancı yönünü aydınlatan geniş bir kaynakça eklenildi.Anahtar Kelimeler: Halide Edip Adıvar, roman, aşk/sevgi, kadın, kendilik, yabancılaşma, ötekileşme, Doğu-Batı çatışması, yozlaşma.

Adıvar, Halide EdipDil kullanımıEdebiyat+5
Veysel Şahin
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2010
00
DoctorateOpen AccessTR

Keban (Elazığ) civarındaki metamorfitlerin yapısal analizi ve tektonik evrimi

İnceleme alanı, Doğu Toroslar üzerindeki Elazığ ilinin 45 km batısında yer alan, Keban ilçesi civarında yaklaşık 300 km2 lik bir alan kapsar. Bu çalışmanın amacı; yoğun tektonizmadan dolayı oldukça karmaşık hale gelmiş olan Keban metamorfitlerinin jeolojisinin ve geçirmiş olduğu tektonik evrimin aydınlatılmasına yöneliktir. Bunun için, inceleme alanında yüzeylenen metamorfitlerden ve örtü birimlerinden oldukça fazla sayıda düzlemsel ve çizgisel yapıların duruştan ölçülmüştür. Bu ölçüler haritalara işlenmiş ve kontur diyagramlarıyla da analiz edilmişlerdir. Paleontolojik, petrografik ve mikrotektonik çalışmalar için çok sayıdaki kayaç örneği derlenmiş ve incelenmiştir. Elde edilen bütün bu verilerin birlikte değerlendirilmesiyle de Keban metamorfitlerinin stratigrafisi, diğer birimlerle olan ilişkileri, deformasyon doğrultulan ve tarihçeleri ortaya konulmaya çalışılmıştır. İnceleme alanındaki en yaşlı birim, Keban metamorfitlerinin tabanında yer alan Erken Permiyen yaşlı Arapgir rekristalize kireçtaşlarıdır. Bunların üzerine uyumlu bir şekilde Geç Permiyen yaşlı Nimri formasyonu gelmektedir. Kalkşist, tabakalı dolomitik kireçtaşı ve kristalize kireçtaşlarıyla temsil olunan bu formasyon, Permo-Triyas yaşlı Keban mermerlerine tedrici geçiş göstermektedir. Kesintisiz olarak birbirinin devamı şeklinde gözlenen bu üç formasyon, sığ deniz ortamı koşullarında çökelmişlerdir. Keban mermerlerinin üzerine uyumlu olarak Geç Triyas yaşlı Delimehmet formasyonu gelmektedir. Bu formasyon çalışma alanında, her yerde Keban mermerlerinin üzerinde görülmektedir. Delimehmet formasyonu, kırıntılıların hakimm olduğu metadiyabaz arakatkılı bir fliş karakteristiği göstermekdedir. Hareketli ve kısmen derin deniz ortamında çökelmiştir. Geç Kretase'de Neo-Tetis okyanusunun güney kolunun kapanmaya başlamasıyla ilişkili olarak, Keban metamorfitleri kıvrımlanmış (F1,F2 kıvrımları) ve aynı zamanda da metamorfize olmuşlardır. Çalışma alanının doğusunda yüzeyliyen Erken Triyas-Geç Kretase yaşlı Munzur kireçtaşları, Keban metamorfitleri üzerinde tektonik, Elazığ mağmatitlerinin Ulupınar kuvarslı diyorit üyesi ile intrüzif dokanaklı olarak bulunmaktadır. Bunlar bugünkü konumlarına Santoniyen sonrasında, KD'dan GB'ya doğru yaklaşık 40-50 km kadar sürüklenerek gelmişlerdir. Keban metamorfitlerinin örtü birimlerini ise yaşlıdan gence sırası ile; Erken Paleosen yaşlı Kuşçular formasyonu, Tanesiyen-Lütesiyen yaşlı Seske Formasyonu, Lütesiyen-Geç Oligosen yaşlı Kırkgeçit formasyonu, Akitaniyen yaşlı Alibonca formasyonu, Geç Miyosen yaşlı Karabakır formasyonu ve Pliyo-Kuvaterner (?) yaşlı Hamurlu formasyonu oluşturur. Santoniyen-Kampaniyen yaşlı Elazığ Mağmatitleri ve üzerindeki Geç Kampaniyen-Erken Maastrihtiyen yaşlı Sağdıçlar formasyonu Keban metamorfitleriyle tektonik ilişkilidir. Geç Kretase-Paleosen yaşlı Keban mağmatitleri ise kendisinden yaşlı bütün birimleri kesmektedir. Ayrıca, inceleme alanının yakın kuzeyinde Keban metamorfitleri ile Munzur kireçtaşları arasındaki bindirme düzlemi Keban mağmatitleri tarafından kesilmiştir. Keban metamorfitleri, Alpin orojenezine bağlı olarak en az üç evreli bir kıvrımlanma geçirmişlerdir. Bu deformasyon fazlarının doğrultulan yaşlıdan gence doğru sırası ile yaklaşık olarak şöyledir: D-B, K-G ve KD-GB dır. D-B doğrultulu deformasyon fazı aynı zamanda yeşilşist fasiyesinde metamorfizma da oluşturmuştur. Genç tektonik hareketlerden de etkilenen bölgede, Orta Miyosen veya sonrasında KD- GB ve KB-GD doğrultulu blok faylanmalar (Soğanlı fayı) ile birlikte K-G / KD-GB doğrultulu ters fay bileşeni de olan, doğrultu atımlı sağ yanal bir fay gelişmiştir (Kırklar fayı). Bu fay daha güneydeki, yaklaşık D-B doğrultulu bir bindirme fayına dönüşmektedir (Hor Bindirmesi). Anahtar Kelimeler : Keban metamorfitleri, çok evreli kıvrımlanma, jeolojik evrim, yapısal analiz, blok faylanma.

Elazığ-KebanJeolojik evrimMetamorfitler+2
Ali Kaya
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Science
2001
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye dış ticaretinin yapısal analizi

ÖZET Türkiye ekonomisinde dönüm noktası olarak tanımlanabilecek 24 Ocak 1980 Kararları çerçevesinde uygulanan politikaların en temel özelliğinin bu yıla kadar uygulanmakta olan ithal ikameci büyüme stratejisinin ihracata dayalı büyüme stratejisine dönüştürülmesi olduğu söylenebilir, ihracata dayalı büyüme stratejisi doğrultusunda dış ticaretin serbestleştirilmesiyle birlikte 1980 yılından günümüze kadar dış ticaret hacminde yüksek oranda artış yaşanmıştır, özellikle 1990'lı yıllarda Türkiye ekonomisinin istikrarsız yapısı gözönüne alındığında milli hasıla içerisinde yüksek bir paya sahip olan dış ticaretin ekonomi üzerindeki etkilerinin analiz edilmesi daha fazla önem kazanmaktadır. Çalışmada iktisadi analiz ile elde edilen bulguların ekonometrik analiz ile doğrulanması sonucunda, Türkiye dış ticaretinin yapılandırılması ve yönlendirilmesine ilişkin önerilerin geliştirilmesi amaçlanmıştır. Günümüzde dış ticaretin dış ticaret teorileriyle açıklanamayacak kadar karmaşık bir yapıya sahip olması nedeniyle Türkiye dış ticareti, Türkiye ekonomisinin kendi iç dinamikleri çerçevesinde analiz edilmeye çalışılmıştır. Türkiye dış ticaretinin gelişim süreci, Türkiye ekonomisinde yaşanan yapısal dönüşümler çerçevesinde 1980 öncesi dönem, 1980-1989 dönemi ve 1989 sonrası dönem olmak üzere üç ana dönemde incelenmiştir. Türkiye ekonomisinde genel olarak, iktisadi büyümenin üretim ile üretimin ise ithalat ile sürdürülebilir olduğu saptanmıştır. Ancak gerek ihracatın yeterince artırılamaması gerekse iç tasarrufların yetersizliği, ithalatın finansmanını önemli bir sorun haline getirmiştir. Buna bağlı olarak Türkiye ekonomisinin son yirmi yıllık gelişimindeki temel belirleyicinin, ithalatın dolayısıyla iktisadi büyümenin finansmanı sorunu olduğunu söylemek mümkündür. Makroekonomik gelişmeler çerçevesinde yapılan değerlendirmeler sonrasında ithalat ve ihracatın sektöre! ayrımda ekonometrik analizi yapılmıştır.Ekonometrik analizde regresyon fonksiyonları kullanılarak fiyat ve gelir esneklikleri hesaplanmış ve regresyon sonuçlarının güvenilirliği eş bütünleşme analizi ile sınanmıştır. ithalatın analizinde; Türkiye ithalatının iktisadi büyümeye karşı yüksek bir duyarlılığa sahip olduğu, regresyon analizi sonuçlarıyla da ortaya konmuştur, ithalatın fiyat esnekliğinin düşük düzeyde olduğu da göz önüne alındığında, ekonominin iktisadi büyüme sürecine girdiği dönemlerde Türkiye ithalatında önemli bir miktarda artış gözleneceğini bu anlamda ithalatta gelir etkisinin fiyat etkisinden çok daha büyük olduğunu söylemek mümkündür. İhracatın analizinde ise; ihracatın gelir değişimine karşı duyarlılığının fiyat değişimine karşı duyarlılığından çok daha fazla olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Gelir esnekliğinin yüksek bir düzeyde tahmin edilmesi ise zaman içerisinde rekabet gücünden yoksun bir hale gelen Türkiye ihracat artışının ancak, talep cephesinde meydana gelecek bir artışla ya da gelir esnekliği yüksek ürünlere yönelik ihracat üretim kapasitesinin yükseltilmesiyle sağlanabileceğine işaret etmektedir. Bu sonuçlardan hareketle ve Türkiye ekonomisinin mevcut yapısı dikkate alındığında; orta ve uzun dönemde dış ticarette istikrarlı bir yapının tesisinde öncelikli hedefin "üretim-ithalat arasındaki karşılıklı bağımlılığın azaltılması" olması gerektiği ve bunun sağlanabilmesi için, ara ve yatırım malı ithalatını ikame edecek yeni kapasitelerin yaratılmasıyla mümkün olabileceği sonucuna ulaşılmıştır. Kısa dönemde ise; Türkiye'nin ithalata bağımlı üretim yapısı ve ithalatın sorunsuz finansmanı için döviz gelirlerini artırmanın en sağlıklı yolunun ihracat artışı olduğu dikkate alındığında; ihracata ilişkin olarak gerek mevcut ihracat kapasitelerinin yenilenmesi gerekse yeni kapasitelerin kurulmasına ilişkin tedbirlerin alınmasının, mevcut kapasite kullanım oranları çerçevesinde zorunluluk arz ettiğini söylemek mümkündür.

TürkiyeUluslararası ticaretYapısal analiz+2
Esra M. Aydoğan
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2002
00

Related subjects