Yaratıcılık

Bu konu başlığı altında 404 tez

Yüksek LisansAçık ErişimTR

Sanat ve tasarım eğitiminde hibrit uygulamalar: Karıştırılmış gerçeklik (Mixed reality) uygulamalarının incelenmesi

Sanat ve tasarım eğitiminde geleneksel yöntemler ile gerçekleştirilen çizim ve objelerin yeniden üretilmesi, alternatifler oluşturulması ve çoğaltılması için zaman ve malzemenin etkin ve verimli kullanımı önemli unsurlardır. Hâlihazırda tasarım süreçlerinde kullanılan bilgisayar destekli tasarım uygulamaları bu süreçlerin zenginleştirilmesi yönünde her geçen gün dinamik gelişmeleri barındırmaktadır. Dijital ortam destekli tasarım uygulamaları özellikle ürün tasarımı, mimarlık, sanat ve tasarım alanının çeşitli dalları gibi çalışma alanlarının önemli bir gereci olması nedeniyle ihtiyaca göre teknolojik gelişmeler 2 boyutlu, 3 boyutlu modelleme ve görselleştirme araçlarının yanında sanal, arttırılmış ve karıştırılmış gerçeklik uygulamalarını da kullanıcılara sunmaktadır. Bu teknolojik gelişmeler arasında karşımıza karıştırılmış gerçeklik uygulamaları çıkmış ve bu teknoloji önceki uygulamalara yeni bir boyut daha ekleyerek çalışmaların etkinliğini artırmıştır. Gerçek dünyadaki mevcut fiziki objeler ve bilgisayarda üretilen sanal objelerin etkileşimine olanak sağlayarak tasarım sürecinde gerçeklik durumunu ve algısını mantıksal olarak daha da artırarak çalışma imkânı sağlayan bu teknolojinin mevcut önerisi ve geliştirilme potansiyelleri bu çalışmanın konusudur. Mevcut sanat ve tasarım ortamları fiziki, teknolojik ve yardımcı materyal desteğiyle yaratıcılığın artırılması, yeni fikir ve cesaretlendirici ortam ve projelerin geliştirilmesi konusunda kimi zaman çeşitlilik sunmakta sınırlı kalabilmektedir. Bu duruma karıştırılmış gerçeklik uygulamalarının potansiyeli perspektifinden bakıldığında hem dijital üretim hem de somut ürün ve mekân üretimlerine dair öğrencilerine yaratıcılıklarının destekleyebileceği yönünde olumlu bir düşünce sunulmaktadır. Bu teknolojiye dair deneysel çalışmalar yerini sistemli eğitim ortamlarına bırakmıştır. Bu çalışmada geleneksel ve yeni teknolojilerin bir araya gelerek sanat ve tasarım eğitimi ortamlarında karıştırılmış gerçeklik stüdyolarının da oluşturulabileceğine işaret edecektir. Geleneksel eğitim alışkanlıkları uzun ve geniş tabanlı birikim ve deneyim sonucu oluşmuş, çeşitli kültür, görgü ve ihtiyaçlara göre şekillenmiş önemli veriler içerir. Bu nedenle yeni bakış açıları ve yeni teknolojiler ile buluşmada çok önemlidir ve değişmezlerin tanımlanması anlamında göz ardı edilmemelidir. Yaratıcılığın söz konusu olduğu alanlarda kişilerin belli düzeylerde el becerisine ve buna dönük bilgi birikimine sahip olması önemli bir gerekliliktir. Bununla birlikte, sanat ve tasarım alanları içerisinde uyumlandırılacak teknolojik alt yapılar, var olan eğitim sürecine katkı sağlayabilir ve eksikleri gidermekte yardımcı olabilir. Karıştırılmış gerçeklik, bugüne kadar geliştirilmiş dijital tasarım uygulamaları arasında, insanın değişmez gerçeklik algısı ve temel reflekslerine uyumludur. Bu nedenle birbirinden farklı disiplinlerle çalışma, etkileşim sağlama ve iş birliği kurma projeleri bu teknolojinin sunduğu önemli bir olanaktır.

Bilgisayar destekli tasarımHibrit öğrenmeKarıştırılmış gerçeklik+4
Hande Yazıcı
TOBB Economics and Technology University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2018
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Tasarım odaklı düşünme yönteminin benlik saygısı ve yaratıcılık ile bilişsel ve duygusal bağlamda ilişkilendirilmesi: Bir etkinlik çalışması

1960'ların sonunda temellerinin atıldığı ilk andan itibaren gelişim sürecini ivmeli olarak devam ettiren Tasarım Odaklı Düşünme (Design Thinking) tasarlama, problem çözme, öğrenme gibi pek çok farklı nedenle uygulanan ve eğitim, iş dünyası gibi alanlarda katma değer yaratabilen bir yaklaşım ya da yöntem olmuştur. Tasarım düşüncesi sürece dâhil olan kişilerin duyarlılıklarını, sorun çözmedeki yaklaşımlarını ve yaratıcılıklarını etkilemektedir. Bu bağlamda gözlem, görselleştirme, hızlı öğrenme, birlikte çalışma, strateji geliştirme kabiliyetlerini arttıran insan odaklı ve yenilikçi bir süreci içinde barındırır. Yani belirli şartlar altında çözümleri analiz etmek için duygudaşlık (empati), yaratıcılık ve rasyonelliğin bir araya getirilebilmesidir. Tasarımcılar tarafından problem çözmede kullanılan yöntemlere benzeyen ve farklı disiplinlere ve araştırma ilkelerine sahip insanlar tarafından kullanılabilecek bilişsel ve duygusal süreçleri içeren bir yöntemdir. Eğitim, hayat boyu öğrenmenin desteklendiği değişken, dinamik ve temel bir olgudur. Eskiden eğitim, bilginin aktarılması ile sınırlıyken, teknoloji ile bilgiye erişimin hızlanması, içeriğin bütünden ufak alt başlıklara bölünerek üretilmesi, farklılığın, yeniliğin, yaratıcılığın ön plana gelmesi eğitimin değişmesi, ya da eğitimin veriliş biçiminin değişmesini gündeme getirmektedir. Alanyazında tasarım odaklı düşünme yönteminin isteklendirme (motivasyon), yaratıcı düşünme, eleştirel düşünme, öğrenme deneyimi, problem çözme becerisi, özyeterlik, ergonomi gibi birçok kavramla ilişkisi incelense de benlik saygısı (self-esteem), duygulanım ve yaratıcılıkla ilişkisini inceleyen bir çalışmaya rastlanmamıştır. Bu araştırmada TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi Mimarlık ve Tasarım Fakültesi'nin dört farklı bölümünde eğitim görmeye devam eden 31 öğrencinin katıldığı bir Tasarım Odaklı Düşünme etkinliği yapılmış ve tek gruplu öntest-sontest uygulamasıyla Rosenberg Benlik Saygısı Ölçeği, Yaratıcı Düşünme Becerisi Ölçeği ve Pozitif-Negatif Duygu Ölçeği kullanılarak katılımcılardan veriler toplanmıştır. Bu ölçekleri kullanarak teste katılan öğrencilerin Tasarım Odaklı Düşünme eğitimi almadan önce ve aldıktan sonraki cevapları değerlendirilmiş ve bu yaklaşımın problem çözme becerisi, kendine güven ve bilişsel esneklik konularında etkileri incelenmiştir.

Benlik saygısıBilişsel esneklikEndüstriyel tasarım+5
Emre Şahin
TOBB Economics and Technology University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimEN

The impact of digital creative writing on academic writing achievement and motivation at tertiary level

Writing skills have always been challenging for teachers and students both in the native and foreign languages. Students worry about starting and organizing their ideas, whereas teachers have trouble motivating their students towards writing skills. When the quality of the written product is not at the desired level, students feel anxious which is one of the biggest problems in the writing process. To overcome challenges and be more beneficial to learners in this process, innovative and promising methods should be integrated into the writing curriculum. It is globally accepted that technology has a significant influence and becomes omnipresent in every process of our lives. As technology advances, it has made an immense breakthrough in communication and the education system. It has provided an opportunity to gain individual experiences of informal language acquisition in a virtual environment and promote learner autonomy that increases learners' motivation and leads them to become lifelong learners. Thus, this experimental study investigates the evaluation of B2 level creative writing ability based upon using web 2.0 tools on a digital platform. The study aims to identify and explore the effect of digital creative writing on English Preparatory School students' writing skills, attitudes, and expectations towards writing. The study took place at a foundation university, the School of Foreign Languages in Turkey. 66 students in the B2 level participated in this research. Two groups that were equivalent to each other were chosen as experimental and control groups. Data were collected through final writing skills quizzes, the adaptation of the Daly-Miller Writing Apprehension Test to Turkish developed by Özbay and Zorbaz (2011), pre-test and post-test, creative writing rubric developed by the researcher. After obtaining data from participants who attended the study, attitudes, expectations, motivation, and writing proficiency were analyzed. The results indicated that digital creative writing not only improved academic writing achievement but also helped increase the writing motivation of the students. Finally, after attaining findings and results, some pedagogical recommendations were given for target groups. Key Words: Creativity, Creative Writing, Educational Technologies, Writing Apprehension

Language acquisitionEducation technologyMotivation+7
Esma Şenel Bingül
Tekirdağ Namık Kemal University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2021
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Algılanan örgüt iklimi ile öğretmenlerin örgütsel yaratıcılık ve örgütsel sinizm düzeyleri arasındaki ilişkilerin incelenmesi

Bu araştırma, algılanan örgütsel iklim ile öğretmenlerin örgütsel yaratıcılık ve örgütsel sinizm düzeyleri arasındaki ilişkiyi incelemek amacıyla yapılmıştır. Araştırmada ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmanın evreni, 2017-2018 eğitim-öğretim yılında Batman ili merkezinde bulunan 65 ortaokulda görev yapan toplam 1974 öğretmenden oluşmaktadır. Araştırmanın örneklemi ise küme örnekleme yöntemiyle seçilen 24 ortaokulda görev yapan 756 öğretmenden oluşmaktadır. Araştırmada ''Örgüt İklimi Ölçeği'', ''Örgütsel Yaratıcılık Ölçeği'' ve "Örgütsel Sinizm Ölçeği" kullanılmıştır. Verilerin istatistiksel analizinde frekans ve yüzde, standart sapma, aritmetik ortalama, bağımsız örneklem t-testi, ANOVA testi, Pearson korelasyon analizi ve regresyon analiz teknikleri kullanılmıştır. Araştırmaya katılan öğretmenlerin örgüt iklimine, örgütsel yaratıcılığa ve örgütsel sinizme ilişkin algılarının araştırmada kullanılan bağımsız değişkenlerin bazılarında istatistiksel olarak anlamlı farklılıkların olduğu belirlenmiştir. Yapılan korelasyon analizi sonucunda, örgüt iklimi alt boyutlarından destekleyici müdür davranışları, samimi öğretmen davranışları ve işbirlikçi öğretmen davranışları ile öğretmenlerin örgütsel yaratıcılık düzeyleri arasında pozitif yönde ve orta düzeyde; emredici müdür davranışları ile öğretmenlerin örgütsel yaratıcılık düzeyleri arasında pozitif yönde ve düşük düzeyde; umursamaz öğretmen davranışları ile öğretmenlerin örgütsel yaratıcılık düzeyleri arasında ise negatif yönde ve düşük düzeyde ilişki bulunmuştur. Örgüt ikliminin destekleyici müdür davranışları ile öğretmenlerin örgütsel sinizm düzeyleri arasında ise negatif yönde ve orta düzeyde; samimi öğretmen davranışları ve işbirlikçi öğretmen davranışları ile öğretmenlerin örgütsel sinizm düzeyleri arasında negatif yönde ve düşük düzeyde; emredici müdür davranışları ve kısıtlayıcı müdür davranışları ile öğretmenlerin örgütsel sinizm düzeyleri arasında pozitif yönde ve düşük düzeyde; umursamaz öğretmen davranışları ile öğretmenlerin örgütsel sinizm düzeyleri arasında pozitif yönde ve orta düzeyde bir ilişki olduğu tespit edilmiştir. Öğretmenlerin örgütsel yaratıcılık ve örgütsel sinizm düzeyleri arasında ise negatif yönde ve orta düzeyde bir ilişki olduğu görülmüştür. Yapılan regresyon analizi sonucunda ise, algılanan örgüt ikliminin öğretmenlerin örgütsel yaratıcılık ve örgütsel sinizm düzeylerinin anlamlı birer yordayıcısı olduğu belirlenmiştir. Anahtar Sözcükler : Örgüt iklimi, örgütsel yaratıcılık, örgütsel sinizm, öğretmen, ortaokul

YaratıcılıkÖrgüt iklimiÖrgütsel sinizm+2
Zehra Adıgüzel Gök
Siirt University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Öğrencilerin yaratıcı düşünme becerileri ve algısal öğrenme stil tercihlerinin incelenmesi

Bu araştırmada ortaokul öğrencilerinin yaratıcı düşünme becerileri ve algısal öğrenme stil tercihleri incelenmiştir. Ayrıca yaratıcı düşünme becerileri ve algısal öğrenme stil tercihleri yaş, cinsiyet, kardeş sayısı, anne ve baba eğitim düzeyi değişkenleri açısından incelenmiştir. Araştırmada tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmanın örneklemi, ortaokul 5, 6, 7 ve 8. sınıf düzeyinde öğrenim gören 303 öğrenciden oluşmaktadır. Araştırma kapsamında, demografik özellikleri belirlemek için Kişisel Bilgi Formu, yaratıcı düşünme becerilerini ölçmek için Torrance Yaratıcı Düşünce Testleri (TYDT) Sözel ve Şekilsel Form A, algısal öğrenme stil tercihlerini ortaya koymak için Reid Algısal Öğrenme Stil Tercihleri Anketi kullanılmıştır. Araştırma verilerinin analizi için iki gruplu karşılaştırmalarda Mann-Whitney U testi, üç ve daha fazla gruplu karşılaştırmalarda ise Bonferoni düzeltmeli Kruskall-Wallis H testi kullanılmıştır. Yaratıcı düşünme becerileri ile algısal öğrenme stil tercihleri arasındaki ilişkiye Korelasyon analizi ile bakılmıştır. Araştırma sonucunda öğrencilerin yaratıcı düşünme becerileri ve öğrenme stil tercihleri profili çıkarılmıştır. Öğrencilerin yaratıcı düşünme becerileri ile yaş, cinsiyet, kardeş sayısı, anne ve baba eğitim düzeyi arasında istatiksel olarak anlamlı fark olduğu belirlenmiştir. Öğrencilerin öğrenme stil tercihleri ile yaş ve baba eğitim düzeyi değişkeni arasında istatiksel olarak anlamlı fark olduğu, cinsiyet, kardeş sayısı ve anne eğitim düzeyi değişkeni arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark olmadığı görülmüştür. Yaratıcı düşünme becerileri ve algısal öğrenme stil tercihleri arasında bazı alt boyutlarda istatistiksel olarak anlamlı fark olduğu belirlenmiştir. Anahtar Kelimeler: yaratıcı düşünme, öğrenme stili, öğrenci, yaratıcılık

Algısal öğrenmeOrtaokul öğrencileriYaratıcı düşünce+2
Fatma Ay
Siirt University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2021
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

8.sınıf Türkçe ders kitabı etkinliklerinin yaratıcılığa katkısına ilişkin öğretmen ve öğrenci görüşlerinin incelenmesi

Bu araştırmanın amacı 8. Sınıf Türkçe ders kitabı etkinliklerinin yaratıcılığa katkısına ilişkin öğretmen ve öğrenci görüşlerinin belirlenmesidir. Bu amaç doğrultusunda öğretmen ve öğrencilerle görüşmeler yapılmış ve öğretim süreci gözlemlenmiştir. Nitel araştırma yöntemi ve olgu bilim deseni kullanılan araştırmanın çalışma grubu Ardahan il merkezi ve merkez ilçeye bağlı köylerdeki ortaokullarda çalışan on yedi Türkçe öğretmeni ve bu okullarda öğrenim gören yirmi üç öğrenci olarak belirlenmiştir. Öğretmen ve öğrencilerle yapılan görüşmeler yarı yapılandırılmış görüşme formları ile sağlanmış ve on yedi okulda araştırmacıyla birlikte bir Türkçe öğretmeni de öğretim sürecini gözlemlemiştir. Görüşme verileri içerik analizi tekniğiyle, ders gözlem formu verileri ise betimsel analiz tekniğiyle analiz edilmiştir. Ayrıca ders gözlem formunda gözlemcilerin elde ettiği veriler arasındaki ilişkiyi belirlemek amacıyla korelasyon analizi yapılmıştır. Öğretmen ve öğrenci görüşlerine göre yazma becerisine yönelik etkinlikler yaratıcılığı desteklerken, diğer Türkçe ders kitabı etkinlikleri sürekli kendini tekrar ettiği ve çoğunlukla bilgi ölçtüğü için yaratıcılığa yeterli düzeyde katkı sunamadığı söylenebilir. Öğretmen ve öğrencilerin TDÖP ile ders kitabı etkinliklerine yönelik önerileri ise etkinliklerde dramatizasyon gibi aktif katılım gerektiren uygulamalara yer verilmesi, ders ortamlarının zenginleştirilmesi, kendini tekrar eden aynı tür soru kalıpları yerine etkinliklerde çeşitlilik sağlanması ve iş birliğinin ön plana çıkarılması şeklinde sıralanabilir.

Ders kitaplarıOrtaokul öğrencileriOrtaokul öğretmenleri+7
Gökhan Avşar
Siirt University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Ortaokul 7. sınıf matematik ders kitabının matematiksel yaratıcılığı desteklemesi açısından incelenmesi

Bu araştırmanın amacı, MEB tarafından hazırlanan ve 2022-2023 eğitim-öğretim yılında okutulan MEB yayınları 7. sınıf Matematik ders kitabındaki problemlerin yaratıcılığı destekleme bağlamında incelenmesidir. Araştırmada verilerin toplanmasında doküman incelemesi yöntemi kullanılmıştır. Eğitim Bilişim Ağı (EBA) tarafından 7. sınıflar için sunulan MEB yayınları Matematik ders kitabında yer alan öğrenme alanlarındaki problemler incelenmiştir. Elde edilen veriler doküman incelemesi yöntemi kullanılarak analiz edilmiştir. Veriler, önceden belirlenmiş temalara göre özetlenip yorumlanarak okuyucuya sunulmuştur. Araştırmanın ilk aşamasında kitabın bütüncül olarak yaratıcılığı desteklemesi incelenmiştir. Bu kapsamda problemlerin sunuşu, çözümlerin sunuşu gibi temel kitap yapısı incelenmiştir. Araştırmanın diğer sorusu ise kitaptaki problemlerin matematiksel yaratıcılığı destekleme düzeylerinin incelenmesine yöneliktir. Bu bağlamda verilerin analizi için bir kılavuza ihtiyaç duyulmuş, problemlerin yapısının analiz edilmesi için DISCOVER Problem Matrisi kullanılmıştır. Tüm problemler DISCOVER Problem Matrisine göre incelenerek, ilgili kategori altında sınıflandırılmıştır. Bu sınıflandırmada, problem çok çözümlü olup olmaması, problemin çözüm yollarının farklılığı, problemin yapılandırılma biçimleri bakımından incelenmesi mümkündür. Bu bağlamda incelenen ders kitabındaki öğrenme alanlarında yer alan problemlerin genellikle problem türü II ve III düzeyinde yer aldığı, DISCOVER Problem Matrisine göre dengeli dağılmadığı üst düzey problem türlerindeki dağılımın ya az sayıda ya da hiç olmadığı saptanmıştır.

Ders kitaplarıMatematik dersiMatematik eğitimi+6
Ayşenur Altuner
Hacettepe University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Üstün öğrenciler için hazırlanan çalışma etkinliklerinin yaratıcı düşünme becerilerine etkisi

Bu araştırmada üstün zekâlı öğrenciler için hazırlanan çalışma etkinliklerinin öğrencilerin yaratıcı düşünme becerileri üzerindeki etkisini belirlemek amaçlanmıştır. Araştırmada nicel araştırma yöntemlerinden biri olan, ön test-son test deney kontrol gruplu yarı deneysel desen kullanılmıştır. Çalışmaya Ankara İlinde bir Bilim ve Sanat Merkezi'ne (BİLSEM) devam eden, 8 deney ve 8 kontrol grubu olmak üzere 16 üstün zekâlı 7. sınıf öğrencisi dahil edilmiştir. Deney grubuna üstün zekâlı öğrencilerin yaratıcı düşünme becerilerini geliştirmeye yönelik hazırlanan çalışma etkinlikleri 8 hafta boyunca uygulanmış, kontrol grubu ise BİLSEM'in normal eğitim programına devam etmiştir. Çalışma grubunu oluşturan üstün zekâlı öğrencilerin ön test son test yaratıcılıklarının ölçümü için Torrance Yaratıcı Düşünce Testi kullanılmıştır. Elde edilen veriler Sosyal Bilimler İçin İstatistik Programı kullanılarak analiz edilmiş ve anlamlılık düzeyi p<.05 olarak kabul edilmiş, gerektiğinde Bonferroni düzeltmesi yapılmıştır. Verilerin analizinde Mann-Whitney U Testi ve Wilcoxon İşaretli Mertebeler Testi kullanılmıştır. Araştırma bulgularında üstün zekâlı öğrencilerin yaratıcı düşünme becerilerinin geliştirilmesi için uygulanan çalışma etkinliklerinin ön test ve son test puanları arasında istatistiksel olarak anlamlı düzeyde bir farklılık olduğu bulunmuştur. Elde edilen bulgular ve analizler sonucunda, üstün zekâlı öğrenciler için hazırlanan çalışma etkinliklerinin öğrencilerin yaratıcılıklarını geliştirdiği sonucuna ulaşılmıştır. Bulgular ve elde edilen sonuçlar tartışılıp yorumlanmış ve gelecekte bu alanda yapılacak çalışmalar için önerilerde bulunulmuştur.

Bilim ve sanat merkezleriYaratıcı düşünceYaratıcılık+3
Deniz Başak Biber
Hacettepe University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2023
00
DoktoraAçık ErişimTR

Edebiyat ve sinemada kurgusal mekân üretiminin yaratıcılığa etkisine yönelik bir yöntem önerisi

Bir mekân oluşturma disiplini olan iç mimarlık, sınırlarının belirlendiği ve bir disiplin olarak kabul gördüğü dönemden bu yana; tasarım, sanat ve bilimin birçok alanı ile iç içe olmuştur. Toplumsal, ekonomik ve teknolojik alanlardaki değişimler mekân tasarım sürecine de farklı yaklaşımlar ve çeşitli yenilikler getirmiştir. Yeni gelişen alanları tek bir disiplin ile incelemek mümkün olmadığından, farklı disiplinlerin birbiriyle ilişkisi günümüzde daha da önemli hale gelmiştir. Öte yandan mekânın sınırları da zamanla değişmekte ve gelişmektedir. Yalnızca fiziksel gerçeklikten ibaret olmayan mekân kavramı, tarih boyunca pek çok araştırmacı tarafından farklı biçimlerde ele alınıp tasnif edilmiştir. Bu bağlamda fiziksel bağlamdan arınmışlığıyla kurgusal mekânlar; hayal gücünün ve yaratıcılığın daha aktif olarak kullanılabilmesine olanak tanımasıyla farklı disiplinler ile etkileşim kurma konusunda önemli bir noktada konumlanmaktadır. İç mimarlık eğitiminde disiplinler arası yaklaşımların önemi sıkça vurgulanmasına rağmen, ilgili literatür incelendiğinde yaratıcı düşünce becerisini geliştirmeye yönelik deneysel yöntemlerle yapılan disiplinler arası çalışmaların azınlıkta kaldığı görülmektedir. Eğitim süresince, öğrencilerin sezgilerini geliştirmeyi, bilimsel metotlar çerçevesinde düşünmesini sağlamayı, çağdaş teknoloji kullanımı ve işlevsel üretim ilkelerine dayanarak tasarımcı bireyler yetiştirmeyi hedefleyen iç mimarlık eğitiminin temel çıktılarından biri ise hayal gücünü etkin bir biçimde kullanabilen yaratıcı bireyler yetiştirmektir. Bu doğrultuda iç mimarlık eğitiminde, disiplinler arası yaklaşımların eğitim sürecine dahil edilmesi, öğrencilerin yaratıcılıkların gelişmesine katkı sağlaması açısından önem arz etmektedir. Bu çalışmada; kurgusal mekân üretiminde disiplinler arası bir yaklaşımla edebiyat ve sinema ile ilişki kurarak, yaratıcı düşünceyi geliştirmeye etki eden yeni bir izlence önerisi ortaya koymak amaçlanmıştır. Edebiyat ve sinema disiplinleriyle ilişki kurarak kurgusal mekân üretmeyi amaçlayan izlenceler; "kurgusal mekânı oluşturan ögeler", "TYDT parametreleri" ve "TYDT faaliyetleri"nden meydana gelen üç temel unsur üzerinden kurgulanmıştır. Bu bağlamda, geliştirilen izlence önerisi doğrultusunda, edebiyat ve sinema ile ilişki kurarak kurgusal mekân üretmenin, öğrencilerin yaratıcı düşünce becerilerine etkisini irdelemek üzere üç hipotez kurulmuştur. Hipotezleri sınamak için, açımlayıcı sıralı karma araştırma yöntemi ile iki aşamalı olarak, nicel ve nitel veriler toplanmıştır. Birinci aşamada araştırma sorularına doğrudan yanıt üretecek nicel veriler, ikinci aşamada ise nicel bulguları daha detaylı çözümlemeyi sağlayacak nitel veriler toplanmıştır. Deneysel araştırma kapsamında geliştirilen izlenceler, araştırmanın bağımsız değişkenini; yaratıcı düşünce düzeyi, araştırmanın bağımlı değişkenini; yaratıcı düşüncenin alt parametreleri ise ara değişkenleri oluşturmaktadır. Birinci araştırma hipotezi (1H1) "kurgusal mekân üretiminde edebiyat disipliniyle ilişki kurmanın yaratıcı düşünmeyi geliştirdiği", ikinci araştırma hipotezi (2H1) "kurgusal mekân üretiminde sinema disipliniyle ilişki kurmanın yaratıcı düşünmeyi geliştirdiği" ve üçüncü araştırma hipotezi (3H1) ise "edebiyat disiplini ile ilişki kurarak kurgusal mekân üretmenin, sinema disiplini ile ilişki kurarak kurgusal mekân üretmeye kıyasla yaratıcı düşüncenin gelişmesine daha fazla olanak sağladığı" yönündedir. Bu araştırma İstanbul Gedik Üniversitesi, Mimarlık ve Tasarım Fakültesi, İç Mimarlık ve Çevre Tasarımı bölümünde, 2022-2023 Güz eğitim-öğretim yarıyılında "Mimarlık ve Edebiyat" ve "Mimarlık ve Sinema" dersini alan, araştırmacı tarafından belirlenen dışlama ölçütleri dikkate alınarak seçilen 46 öğrenci (27 kadın, 19 erkek) ile yürütülmüştür. Mimarlık ve Edebiyat dersini alan öğrenciler deney, Mimarlık ve Sinema dersini alan öğrenciler ise kontrol grubunu oluşturmaktadır. Araştırma kapsamında oluşturulan hipotezleri sınayabilmek için deney ve kontrol gruplarına uygulanmak üzere geliştirilen 14 haftalık izlencelerin öncesinde iki gruba da TYDT ön test uygulanmıştır. İzlencenin sonunda ise her iki gruba TYDT son test uygulanmıştır. TYDT ön test ve son testle elde edilen veriler araştırmanın nicel verilerini oluşturmaktadır. Örnek olay yöntemi ile bir eğitim-öğretim dönemi boyunca uygulanan izlence doğrultusunda elde edilen veriler ve izlencelerin sonunda uygulanan anket formu ile elde edilen veriler ise araştırmanın nitel verilerini oluşturmaktadır. Nitel ve nicel veriler ile elde edilen araştırma bulgularına göre; kurgusal mekân üretiminde edebiyat disipliniyle ilişki kurmanın yaratıcı düşünceyi geliştirdiğine yönelik birinci araştırma hipotezi (1H1), kurgusal mekân üretiminde sinema disipliniyle ilişki kurmanın yaratıcı düşünceyi geliştirdiğine yönelik ikinci araştırma hipotezi (2H1) ve edebiyat disiplini ile ilişki kurarak kurgusal mekân üretmenin, sinema disiplini ile ilişki kurarak kurgusal mekân üretmeye kıyasla yaratıcı düşüncenin gelişmesine daha fazla olanak sağladığına yönelik üçüncü araştırma hipotezi (3H1) doğrulanmıştır. Bu çalışma kurgusal mekân üretiminde disiplinler arası çalışmaların yaratıcı düşünme becerisine olumlu yönden katkı sağladığı ortaya koymaktadır. Öte yandan çalışmanın en önemli yöntemsel sınırlılıklarından biri yalnızca İstanbul Gedik Üniversitesi, İç Mimarlık ve Çevre Tasarımı Bölümü'ndeki kısıtlı bir örneklem ile ve bir akademik yarıyıl süresince gerçekleştirilmiş olmasıdır. Bulguların sınırlı bir alandan seçilen çalışma grubundan elde edilmiş olması, genellenebilme olasılığı zayıflatmaktadır. Bu bağlamda, elde edilen bulguların daha geniş kitlelere genellenebilmesi için; çalışma kapsamında geliştirilen yeni izlencelerin, iç mimarlık eğitim programında yer alan, temel tasarım, tasarım stüdyoları veya çeşitli uygulamalı derslerin de içeriğine entegre edilmesi ya da bu derslerdeki uygulamalı çalışmalar için yeni disiplinler arası yaklaşımlar oluşturulması ve enlemsel kesitli yeni araştırmaların yapılması önerilmektedir. Ayrıca iç mimarlık eğitiminde yaratıcılıkla ilgili yapılacak sonraki çalışmalar için; tasarım eğitimi alan öğrencilerin yaratıcı düşünce becerisini ölçmeye yönelik, tasarım ilkeleri veya mekânsal parametrelerle bağ kurabilen ölçme araçlarının geliştirilmesi de önerilmektedir.

EdebiyatKurgusal mekanSinema+1
Selva Başçı
Hacettepe University · Güzel Sanatlar Enstitüsü
2023
00
Sanatta YeterlikAçık ErişimTR

Yaratım sürecinde bellekten imgeye bireysel anlatı

Bu sanat çalışması raporu, sanatsal üretim sürecinde bir içgörü eyleminin bileşenlerinin analizini kapsamaktadır. Rapor dört bölümden oluşmaktadır. Bu çalışmanın odağını oluşturan bireysel sanat anlatısına bakış sağlaması amacıyla, incelemelerin ilkini, anlamlandırma, çözme ve ifade etme yetisini inceleyen, yaratıcılık ile ilgili konular oluşturmuştur. Sanatsal yaratıcılığın kişisel kurgu ve zihinsel bir düzene dayandığı için daha içsel bir olgu olduğu görülmektedir. Yaratıcılık kavramı üzerine literatür incelemelerinin yapıldığı bölüm, sanatsal yaratıcılık ve bellek ilişkisinin yapısını kurmaktadır. Belleğin yapısının incelendiği bölümde çeşitli kuramcıların yaklaşımlarına yer verilmiştir. Belleğin sanatla olan ilişkisine bakış açısı oluşturabilecek perspektifte biçimlenen bu inceleme, otobiyografik bellek ve sanatsal anlatı alt başlığı altında sanat üretimleri üzerinden çözümlemeleri içermektedir. Bellekle ilgili araştırmalarda uyarıcının zihinde edindiği yerden bahsederken imge konusuna işaret edilmektedir. Bu konu, sanatsal üretim sürecinde önemli bir yere sahip olduğundan çalışma kapsamında, imge kavramına, sanat tarihinde imgenin biçim buluşu ve görünürlüğüne ait incelemelere ve günümüz sanatında yer bulunuşuna değinilmiştir. Bu sanat çalışması kapsamında üretilen seramik eserler; günlük olaylar, bellek izleri, çeşitli anlar ve çocukluk anıları üzerinden bir anlatıyı oluşturmaktadır. Çalışmalar zamana yayılan bir süreçte inşa edilmiştir. İçsel bir bakışa odaklanarak başlayan bu çalışma dizilerindeki imgelerin süreç içinde evrilerek, değişerek ve türeyerek katmanlandığı söylenebilir. Belli bir konsantrasyonun sonucu olan bu eserler kendi içlerinde bağımsız anlatı sunma potansiyeli taşıdıkları kadar, bir diğer taraftan otobiyografik bellekten bireysel anlatıya varan bir serüvenin manzarasını da sunmaktadır.

Artistik seramikBellekEpisodik bellek+7
İmre Deniz Işıktaş
Hacettepe University · Güzel Sanatlar Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Tasarımcının yaratıcılığının geliştirilmesinde çizginin etkisi

Her insan teknolojiyi öğrenebilir, fakat her insan sanatçı olamaz. Toplumsal bir varlık olarak tarih öncesi dönemlerden beri, önce küçük gruplar sonra örgütlenen ve büyüyen çeşitli topluluklar içinde varlığını sürdüren insan, çevresini saran öznel ya da nesnel gerçeklikle değerlendirilir. Bu topluluklar içinden çıkan sanatçılar da bu toplumsal çevrede ve bu çevrenin kendine özgü yaşam ve düşünce tarzı içinde yetişir. Sanatçının yaratıcılığının gelişimindeki en önemli etken çevresidir. Çünkü yaratıcılık doğuştan gelir ve çevreden etkilendiği oranda gelişir. Her sanatçı yaratıcılığının boyutları doğrultusunda bu edimleri sanatsal üretimine yansıtır. Toplumsal değerleri yükseltecek, daha gelişmiş ve ileri düzeyde bir yaşam kalitesi sağlayacak, çağımız insanını yabancılaşma tehlikesinden koruyacak en etkin yol, sanatsal üretim ve tüketimdeki nitelik ve kalitedir. Sanatsal üretim de tüketim de gelişmiş bir sanat eğitimini gerektirmektedir. Son yıllarda, bilgisayar resim araçlarının yaygın kullanımı sonucunda, hızlı şekiller, yazılım hatları, bilgisayar teknikleri kullanılarak akademik ve akademik olmayan, genel olarak tasarım ve özel olarak da grafik tasarımlarının eğitimi ve mesleki uygulamada el resimlerin değerine dair tartışmalar ortaya çıkmıştır. Tasarım sürecinde en önemli aşama kavramsal tasarım aşamasıdır. "Adobe Illustrator, Corel Draw" gibi çoğu bilgisayar resim sistemleri, tasarım sürecinden daha ayrıntılı bir aşamaya doğru gitmesine rağmen, bu alanda bazı tasarımcılar, akademisyenler ve üniversiteler, kalem, kâğıdı bırakıp tasarım fikirlerini oluşturma sürecinde bilgisayara yönelmişlerdir. Bu araştırmada akademik tecrübelere dayanılarak, tasarım sürecindeki birincil çizgilerin (sketch) önemi, bunların tasarımcının düşünce ve yaratıcılığı ile beceri ve sanatsal vizyonu üzerindeki etkisinin ortaya konması amaçlanmaktadır. Resim de yardımcı olan bilgisayar sistemlerin eksikliğinden dolayı el resimlerin tasarım sürecinin başında yapmış olduğu resimlere göre verimsiz kılmaktadır. Amaç, kavramsal tasarım aşamasında yürütülen el resimlerinin önemini belirtmektir. Araştırmada "Kavramsal tasarım, bilgisayar grafikleri kullanılarak gerçekleştirilebilirrmi?" sorusuna cevap aranacaktır. Anahtar Kelimeler: Sanat, çevre, sanatçı, yaratıcılık, sanat eğitimi, tasarımcı, tasarım, el resimleri, diyagramlar, bilgisayar grafikleri, kavramsal tasarım aşaması.

Bilgisayar destekli tasarımBilgisayar grafikleriSanat+4
Issam Al Najjar
İstanbul Aydın University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2016
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Üstün/özel yetenekli öğrenciler için okul dışı STEM eğitiminin değerlendirilmesi

STEM (Science, Technology, Engineering & Mathematics), fen bilimleri ve matematik gibi temel bilimlerin, mühendislik ve teknolojinin tasarım ve uygulamaları ile entegre edilmesini sağlayan bir yaklaşımdır. STEM eğitimi tüm öğrencilere uygulanabilmektedir ancak üstün/özel yeteneklilere uygulanması ile ilgili araştırmaların yetersiz olduğu tespit edilmiştir. Bu araştırma, üstün/özel yetenekli öğrenciler için yapılan STEM eğitimi ile öğrencilerin elde ettikleri kazanımları değerlendirmek amacıyla yapılmıştır. Araştırma modeli olarak nitel araştırma modellerinden durum çalışması kullanılmıştır. Araştırma, daha önceden STEM eğitimi almamış ve üstün/özel yetenekli tanısı konulmuş 12 erkek ve 13 kız olmak üzere toplam 25 öğrencinin katılımıyla 32 saat olarak gerçekleştirilmiştir. Veri toplama aracı olarak Aktivite Değerlendirme Formları ve Öğrenci İzleme Formları kullanılmıştır. Aktivite değerlendirme formunda öğrencilerin neler öğrendiği, hangi becerileri elde ettiği, etkinlikten öğrendiklerini nasıl kullanacağı vb. sorular yöneltilmiştir. Öğrenci izleme formunda ise aldıkları eğitimden sonra okul dışında benzer çalışmalar yapıp yapmadıkları, gelecekte insan hayatını kolaylaştıracak bir icat üretip üretmeyecekleri, eğitimden sonra hangi meslek alanına sahip olmak istedikleri vb. sorular yönlendirilmiştir. Yapılan her aktivitede mühendislik tasarım süreci izlenmiş ve aktivite sonrasında öğrencilerin aktivite formlarını doldurmaları sağlanmıştır. Elde edilen nitel veriler betimsel analiz tekniği ile değerlendirilmiştir. Sonuç olarak üstün/özel yetenekli öğrenciler için yapılan STEM eğitiminin öğrencilerin fen ve matematik kazanımları ile yaratıcılık, eleştirel düşünme, işbirliği yapma ve iletişim kurma gibi 21. Yüzyıl becerileri elde etmesini sağladığı tespit edilmiştir.

Eleştirel düşünceOkul dışı etkinliklerSTEM eğitim yöntemi+3
Aybike Özçelik
İstanbul Aydın University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2017
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Melankolik mizaç özelliği gösteren yaratıcı kişilerde intihar olasılığının incelenmesi

İntihar olayı dünyanın her yerinde insan hayatının en ciddi sorunlarındandır. Tarih boyu her meslekten milyonlarca insan kendi hayatına son vermiştir. Bu kişiler arasında edebiyata, sanata yatkın yaratıcı kişiler de vardır. Tezin amacı yaratıcı kişilerde melankolik mizaç özellikleri ile intihara teşebbüs arasındaki ilişkinin ortaya çıkarılmasıdır. Araştırma, Türkiye`nin İstanbul ilinde yaşayan yazar, ressam, müzisyen ve tiyatro oyuncularının melankolik mizaç özellikleri ile intihar olasılığının karşılaştırılması için yapılmış ilişkisel tarama modelinde bir çalışmadır. Analizler için Eysenck (1975) tarafından geliştirilen Kişilik Envanteri (EPQ) ve Gill ve Cull (1988) tarafından geliştirilen İntihar Olasılığı Ölçeği (İ.O.Ö) kullanılmıştır. Araştırma sonucunda melankoli ile intihar olasılığı arasında anlamlı bir ilişki bulunmuştur.

Kişilik özellikleriMelankoliMizaç+4
Ravana Bayova
İstanbul Aydın University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2017
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

60- 84 aylık çocuklarda yaratıcı problem çözme becerilerinin incelenmesi

Erken çocukluk dönemi, çocuğun geleceğe adım attığı ve geleceğinin temellerinin oluşturmaya başladığı bir dönemdir. İçerisinde bulunduğu bu dönemde, çocuğun çevresindeki uyaranların çokluğu ve özellikleri çocuğun gelişimini etkileyerek öğrenmesini de kolaylaştırır. Bu dönemde gelişmeye başlayan problem çözme becerisi, okul ortamında, sınıf içinde ve dışında, günlük yaşam becerilerinin kazanılmasında etkin rol almasıyla birlikte çocuğun sorgulayan, araştıran ve eleştirel düşünen bir birey olmasını sağlar. Çocuk karşı karşıya kaldığı problemlere verdiği çözümler ile üreten ve aynı zamanda değişen çağın gerekliliklerine ayak uyduran bir birey olacaktır. Bu araştırma 60- 84 aylık çocuklarda yaratıcı problem çözme becerilerinin incelenmesi amacıyla yapılmıştır. Ayrıca araştırma kapsamında elde edilen bulgular ile çocukların demografik değişkenleri arasındaki ilişki de incelenmiş ve aşağıda ki şu sonuçlara varılmıştır Genel tarama modellerinden ilişkisel tarama modeli kullanılarak yapılan araştırmanın çalışma grubu 2016-2017 Eğitim ve Öğretim yılında, İstanbul ili sınırları içinde yer alan Avrupa ve Anadolu yakasından seçilen ilçelerden Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı özel ve devlet okulları rastgele (random) yöntemi ve kolay ulaşılabilirlik ilkesiyle seçilen 60-84 aylık 76 çocuktan oluşmaktadır. Araştırmada 60-84 ay arasındaki öğrencilerin yaratıcı düşünme becerileri ile yaratıcı problem çözme düzeyleri arasındaki ilişkiyi belirlemeye yönelik olarak üç ayrı ölçme aracı kullanılmıştır. Bunlar sırasıyla; öğrencilerin demografik özelliklerini belirlemek üzere araştırmacı tarafından hazırlanan "Kişisel Bilgi Formu", yaratıcı düşünme becerilerini belirlemek üzere "Torrance Yaratıcı Düşünme Testi Şekilsel A Formu" ve yaratıcı problem çözme düzeylerini belirlemek amacıyla araştırmacı tarafından rubrik formunda geliştirilmiş olan "Yaratıcı Problem Çözme Formu"dur. Çalışma grubundaki çocuklar arasında 49 çocuk 60-71 (%61,6) aylık iken, 27 çocuk 72-84 (%38,4) aylıktır. Çocukların 30'u (%39,5) kız iken, 46'sı (%60,5) erkektir. Araştırmanın çalışma grubunu oluşturan çocukların demografik, betimleyici frekans ve yüzde dağılımları çıkarılmış sonra ölçeğin toplam puanları için, ss, SHx, değerleri tablolar halinde sunulmuştur. Torrance Yaratıcı Düşünme Testi şekilsel puanlarının okula devam süresi 25 ay ve üzeri olan çocukların yaratıcılık beceri düzeylerinin daha yüksek olduğu saptanmıştır. Diğer yandan 7-12 ay okula devam eden öğrenciler ile 13-24 ay okula devam eden çocuklar ve 13-24 ay okula devam eden çocuklar ile 25 ay ve üzeri okula devam eden çocuklar arasında anlamlı farklılık bulunamamıştır (p>.05). Torrance Yaratıcı Düşünme Testi Şekilsel toplam puanın çocuğun devam ettiği okul türü değişkenine göre hangi gruplar arasında farklılaştığını belirlemek üzere yapılan Scheffe Testi söz konusu farklılığın resmi okul, kreş ve bakımevinde eğitim gören çocuklar lehine p<.05 düzeyinde gerçekleştiği saptanmıştır. Torrance Yaratıcı Düşünme Testi şekilsel puanlarının devam ettiği okul türü resmi okul olanların özel okula göre; kreş ve bakımevinin özel okula göre daha yüksek olduğu anlaşılmaktadır. Diğer yandan resmi okul ile kreş ve bakımevi arasında anlamlı farklılık bulunamamıştır (p>.05). Çalışma grubunu oluşturan çocukların Torrence Yaratıcı Düşünme Testi Şekilsel Boyut puanları ve Yaratıcı Problem Çözme puanları arasında anlamlı bir ilişki bulunup bulunmadığını belirlemek amacıyla yapılan Pearson analizi sonucunda Torrance Yaratıcı Düşünme Testi Şekilsel Boyutu ile yaratıcı problem çözme (r= -.099; p>.05) arasında anlamlı bir ilişki saptanmamıştır. Aynı şekilde çalışmaya katılan çocukların yaratıcı problem çözme beceri düzeyleri, 36'sı (%47,4) "düşük", 39'u (%51,3) "orta" ve 1'i (%1,3) "yüksek" düzeyde bulunmuştur. Yaratıcı problem çözmeye ilişkin geliştirilen rubriğin güvenirlik düzeyi, Cronbach Alfa güvenirlik yöntemi kullanılarak hesaplanmış ve Cronbach Alfa güvenirlik katsayısı 0,678 olarak bulunmuştur. Bu değer iç turtalığın orta düzeyde olduğunu ifade etmektedir. Yapılan analizler doğrultusunda, Yaratıcı Problem Çözme Rubriği' nin çocukların yaratıcı problem çözme beceri düzeylerini değerlendirildiği ve çalışmaya katılan çocukların yaratıcı problem çözme becerinin "orta" düzeyde oldukları sonucuna ulaşılmıştır.

Erken çocuk eğitimiOkul öncesi dönemOkul öncesi eğitim+4
Aygül Gökmen
İstanbul Aydın University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2017
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Okul öncesi öğretmenlerinin öğrencilerde matematiksel yaratıcılığı teşvik etme öz yeterlilik düzeylerinin belirlenmesi

Çocukların önemli becerileri kazandığı kritik bir dönem olan okul öncesi dönemde, becerilerin kazanılmasında okul öncesi öğretmeni önemli bir role sahiptir. Bu dönemde çocuğun psikomotor, bilişsel, sosyal-duygusal ve dil gelişiminin yanı sıra yaratıcılık gelişiminin desteklenmesi onun, ileriki yıllarda yaşamını kolaylaştırması açısından önem taşımaktadır. Burdan yola çıkarak okul öncesi öğretmenlerinin öğrencilerde matematiksel yaratıcılığı teşvik etme öz yeterlilik düzeylerinin belirlenmesi bu araştırmanın amacını oluşturmaktadır. Araştırma karma modelde olup, nitel ve nicel araştırma yöntemleri kullanılmıştır. Araştırmanın evreni İstanbul ili, örneklemi ise Bahçelievler ve Küçükçekmece ilçeleri olarak belirlenmiştir. Veri toplama aracı olarak Öğretmen Öz Değerlendirme Ölçeği ve Yarı-yapılandırılmış Öğretmen Görüşme Formu kullanılmıştır. Araştırma sonucunda öğretmen öz değerlendirme ölçeği toplam puan ortalaması ise (X = 3.89) şeklinde olduğu bulunmuştur. Alt boyutlara bakıldığında ise en düşük ortalamanın Matematiksel Yaratıcılığı Geliştirici Öğretimsel Yöntemler konusunda olduğu görülmektedir. Öğretmen Öz Değerlendirme Ölçeği öz-yeterlilik puanlarının kıdeme göre Öğretim Tasarımı Hazırlayabilme boyutunda farklılaştığı görülmektedir (p<0,05). Bu farklılaşmaya göre 25-30 yıllık öğretmenlerin lehine yöneliktir. Öğretmen Öz Değerlendirme Ölçeği öz-yeterlilik puanlarının görev yapılan okul türüne göre de farklılık olduğu görülmektedir (p<0,05). Bu farklılaşmaya göre devlet okulunda görev yapan öğretmenlerin öz yeterlilik puanları, özel okulda görev yapan öğretmenlerin öz yeterlilik puanlarından daha yüksek olduğu belirlenmiştir. Ölçeğin diğer alt boyutlarından biri olan "Matematiksel Yaratıcılığı Geliştirici Öğretimsel Yöntemler" boyutunda ise özel okulda görev yapan öğretmenlerin öz yeterlilik puanlarının, devlet okulunda görev yapan öğretmenlerin öz yeterlilik puanından daha yüksek olduğu görülmüştür (p<0,05). Nitel araştırma bulgularına göre okul öncesi öğretmenlerinin matematiksel yaratıcılığı teşvik etmeye yönelik olarak benzer yöntemleri ve etkinlik temalarını tercih ettikleri ayrıca yaratıcılığı engelleyen tutum ve davranışların bilincinde oldukları sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Okul Öncesi Eğitim, Yaratıcılık, Matematiksel Yaratıcılık, Öz Yeterlilik

Matematik eğitimiOkul öncesi eğitimOkul öncesi çocuklar+3
Bahar Sağlar
İstanbul Aydın University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2018
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

İşyerindeki mutluluğun çalışan yaratıcılığına etkisi: Türkiye'deki lojistik sektörü üzerine bir araştırma

Yaratıcılık, sorunlara; bozukluklara, bilgi eksikliğine, kayıp ögelere, uyumsuzluğa karsı duyarlı olma; güçlüğü tanıma, çözüm arama, tahminlerde bulunma ya da eksikliklere karsı çözümler geliştirme, bu çözümleri değiştirme ya da yeniden sınama, daha sonra da sonucu başkalarına iletmektir. Yaratıcılığın temelinde, akıcı, özgün ve esnek düşünebilme, dolayısıyla sorun çözebilme becerisi yatmaktadır. Akıcı düşünebilmek, kısa sürede, ardı ardına birçok düşünce ve görüş öne sürebilmektir. Küresel rekabet döneminde özellikle çalışma hayatında bireylerin yaratıcı olmaları beklenmektedir. Bunun nedenle bireyden başlayarak tüm örgüte yayılan bir yaratıcı iklim oluşturulması elzem hale gelmiştir. Yaratıcı çalışma ortamı öncelikle bireysel doyum ve mutluluk ile yakından ilişkili görülmektedir. İşyerinde mutlu olan ve tatmin yaşayan çalışanların işyerinin amaç ve hedeflerine uygun yaratıcı ürün ve iş modelleri geliştirdikleri ve böylelikle birey olarak kendilerini gerçekleştirirken örgütlerini de ileriye taşıdıkları birçok çalışmada vurgulanmıştır.

LojistikLojistik sektörüMutluluk+4
Beyza Bingöl Çelik
İstanbul Arel University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2017
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

DİYAY-Ruh sağlığı ilişkisinde yaratıcılığın ve benlik kavramı belirginliğinin aracı rolü

Bu araştırmanın amacı DİYAY (Dil ile Yaşantı Arasında Bireyler Tarafından Algılanan Yarık) ile ruh sağlığı ilişkisinde yaratıcılığın ve benlik kavramı belirginliğinin aracılık rolü olup olmadığının, var ise ne yönde olduğunun incelenmesidir. Araştırmanın örneklemini İstanbul ve Muğla'da bulunan bir vakıf ve bir de devlet üniversitesinde okuyan 175 kadın, 135 erkek toplam 310 öğrenci oluşturmaktadır. (DİYAY) ile yaratıcılık .19, anksiyete .49, depresyon .57, olumsuz benlik .49, somatizasyon .30, hostilite .41, ve aleksitimi .53 arasında pozitif yönde anlamlı ilişkiler bulunmuştur. Diğer taraftan DİYAY ile benlik kavramı belirginliği .23 arasında ise negatif yönde anlamlı ilişki bulunmuştur. Yaratıcılık ile benlik kavramı belirginliği -.12 arasında negatif yönde; depresyon .12 ve aleksitimi .13 arasında ise pozitif yönde anlamlı ilişki bulunmuştur. Yaratıcılığın çalışmanın diğer değişkenleri ile anlamlı ilişkiler göstermediği saptanmıştır. Benlik kavramı belirginliği ile anksiyete -.53, depresyon -.53, olumsuz benlik -.52, somatizasyon -.38, hostilite -.44 ve alakesitimi -.45 arasında negatif yönde anlamlı ilişki bulunmuştur. Benlik kavramı belirginliğinin DİYAY ile depresyon, anksiyete, aleksitimi, olumsuz benlik, hostilite ve somatizasyon arasındaki ilişkide aracılık rolü oynadığı bulunmuştur. Yaratıcılığın DİYAY – hostilite ilişkisinde aracılık rolü olduğu bulunmuştur.

Benlik kavramıDil ile yaşantı arasında bireyler tarafından algılanan yarıkRuh sağlığı+3
Metin Gördük
İstanbul Arel University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2017
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Grafik tasarımda yaratıcılık olgusu ve yaratıcılığı etkileyen faktörlerin incelenmesi

Yaratıcılık için, insanın sahip olduğu özellikler arasında hem biyolojik hem de psikolojik olarak incelenip açıklanmaya çalışılan kavramların arasında yer aldığı söylenebilir. Birçok alanda kendine yer bulmuş bu kavram, ortaya çıktığı ilk günden bugüne kadar en çok psikoloji, sosyal psikoloji ve sonrasında eğitim bilimleri disiplinlerinde incelendiğini söylemek yanlış olmaz. Yaratıcılık olgusu ve kavramların gelişimini geçmişten günümüze incelediğim bu tez çalışmasında, birey ve toplum nezdindeki önemi ve grafik tasarıma yansımalarını ortaya koydum. Yaratıcılık kuram ve tekniklerine hâkim olup, yaratıcılığı etkileyen faktörleri fark edebilen tasarımcıların ortaya çıkardığı eserler toplumda kolayca ayrıştırılabildiği gibi farkındalık yaratıcı bir noktaya uluşmaktadır. Bu sürecin bir grafik tasarımcı için önemi yadsınamayacak kadar mühimdir. Yaratıcılığın beslendiği noktaları kavrayabilen sanatçıların eser ve tasarımlarını etkileyen psikolojik ve sosyolojik birçok unsuru yaşamlarında barındırdıklarını gözlemlemek mümkündür. Ayrıca, yaratıcılığın en önemli aşaması olarak değerlendirilebilecek olan fikir üretme sürecine hâkim olmanın yararlarını ve bu sürecin ne şekilde ilerlediğine dikkat çekmek istedim. Fikir üretme aşamasında karşımıza çıkan bir diğer konu ise tasarımcıların çoğunlukla esinlenmek adı altında taklit eserler ortaya koymaları. Yaratıcılığa iyi ve kötü örnek oluşturan çalışmalarla ele aldığım yaratıcılık ve yaratıcılığı etkileyen tüm faktörlerin etkisi bu araştırmanın tartışma konusudur. Anahtar Kelimeler: Yaratıcılık Olgusu, Yaratıcılık Kuramları, Yaratıcılık Teknikleri, Grafik Tasarımı, Yaratıcılığı Etkileyen Faktörler, Yaratıcılık Tanımı.

Grafik tasarımıYaratıcılık
Onur Sipahioğlu
İstanbul Arel University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2020
00
DoktoraAçık ErişimTR

Liderlik tipleri, yenilikçi kültür, örgütsel yaratıcılık ve firma performansı arasındaki ilişkiler

Firma performansı bir işletmenin sürdürülebilir olması ve elde edeceği rekabet avantajının değerlendirilmesi konusunda önemli bir değerlendirme kriteridir. Firma performansının oluşmasında etkili olan yenilikçi kültür ve örgütsel yaratıcılık firmaların rekabet üstünlüğü elde etmelerini sağlayacak mal, hizmet ve fikirler üretmesine yardımcı olmaktadır. Bunun yanısıra örgüt içinde örgütsel yaratıcılığın ve yenilikçi kültür ortamının oluşturulması ise firmanın liderlerine bağlı olarak gelişmektedir. Literatürde farklı yaklaşımlara göre sınıflandırılan liderlik türleri tarandığında yenilikçi kültür ve örgütsel yaratıcılık ortamının oluşmasında en ilişkili olacak liderlik tiplerinin dönüşümcü liderlik, etkileşimci liderlik ve serbest bırakıcı liderlik tipleri olduğu belirlenerek çalışmanın liderlik tipleri değişkenleri oluşturulmuştur. Liderlik tiplerinin yenilikçi kültür ile ilişkisinde ise çevresel belirsizlik boyutlarından pazar belirsizliği ve teknolojik belirsizliğin bu ilişkiye etkisi incelenmiştir. Anahtar Kelimeler: Liderlik Tipleri, Yenilikçi Kültür, Örgütsel Yaratıcılık, Çevresel Belirsizlik, Firma Performansı.

Firma performansıLiderlikLiderlik modelleri+6
Ebru Gözükara
İstanbul Arel University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2014
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Plastik sanatlarda özgüvenin resme yansıması

Sanatçıların, eserleri üzerinden tahlil edilmeleri yapıla gelen bir araştırmadır. Bizim çalışmamızı farklı kılan ise, bu incelemenin özgüven penceresinden bakılarak yapılıyor olmasıdır. Sanat Tarihinde adı geçen bu büyük sanatçıların, yaşayış ve karakterlerinin yansıması, benliklerinin bir parçası ya da kopyası olan bu eserlerinde bıraktıkları izler ya da anlatmak istedikleriyle onların dünyasına kapı aralayacağız. Burada, özgüven özelliklerinden olan; verdikleri kararlarını, cesaretlerini, zorluklarla mücadele etmelerini, zorluklara dayanma güçlerini, çalışma hırslarını, yılmamalarını, kendilerinden emin olmalarını, içlerindeki gücü, girişkenliklerini ve neticesinde başarılarını görmeye çalışacağız. Özgüven, her insanın kendisinde ve çevresinde görmek istediği bir kişilik özelliğidir. Kendini tanıyan, duygularını kontrol edebilen, tutarlı kararlar verebilen, uyumlu yaşayan, çevresine güven veren, başarılarıyla örnek olan, başkalarına da yeni ufuklar açan kişilere her insanın olduğu gibi, toplumun da ihtiyacı vardır. Bu ihtiyacın önemini hatırlamak, yeni bir döneme, fikre ya da akıma kapı açan, kendinden sonrakilere de ışık tutan bu büyük sanatçıların özgüvenlerinin eserlerine yansımalarını anlatmaya çalışmak, bu araştırmanın içeriğini oluşturmaktadır. Anahtar Kelimeler: Özgüvenin resme yansıması, Sanatçı ve yaratıcılık.

Plastik sanatlarResim sanatıResimler+3
Mehmet Kıvanç
İstanbul Arel University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2014
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Sosyal medya kullanımının inovasyon, bireysel yaratıcılık ve çalışan performansına etkisi

İnternet teknolojisinin gelişmesi ve yaygınlaşması ile birlikte, sosyal medya kullanımı da gelişmektedir. Katılımcılar sosyal medya kanallarında, herhangi bir eğitime ya da teknik bilgiye ihtiyaç duymadan, farklı formatlardaki içerikleri, temel kısıtlar dışında özgürce paylaşabilmektedirler. Sosyal medyanın artan gücü, firmaların pazarlama anlayışında köklü değişikliklere gitmesine neden olmaktadır. Sosyal paylaşım siteleri, bloglar vb. sosyal medya platformları, televizyon ve radyo gibi geleneksel pazarlama kanallarının yerini almaktadır. Firmalar pazarlama kampanyalarını, sosyal medya aracılığıyla, geleneksel pazarlama kanalları ile mümkün olamayacak kadar hızlı ve etkili bir biçimde gerçekleştirebilmektedirler. Bu değişim firmalara, düşük maliyetli, kişiselleştirilmiş ve bilgi açısından zengin pazarlama kampanyaları oluşturma fırsatını sağlamaktadır. Bireyler, internet teknolojilerindeki gelişmeler sayesinde tüketicilere dönüşmekte ve kendi aralarında firmalar, ürünler, markalar hakkında bilgi paylaşımı gerçekleştirmekte ve etkileşim içinde kalmaktadırlar. Tüketicilerin sosyal medya platformlarında daha fazla zaman geçirmesi ve daha fazla paylaşımda bulunması katılımcı kültürü oluşturmaktadır. Sosyal medya kullanıcıları, içerik üretmenin yanı sıra bu içeriğin tüketimini de gerçekleştirmektedir. Sosyal medyanın sağladığı iletişim olanakları düşünüldüğünde, bireylerin ve firmaların sosyal medya alanlarına ayırdıkları zamanın artmakta olduğu gözlemlenmektedir. Bireyler için, günlük hayatlarının büyük bir kısmını ayırdıkları iş yaşamı ve iş yaşamındaki performansları çok önemlidir. Bireyler iş yaşamlarında da sosyal medyayı farklı amaçlar ile kullanmaktadırlar. Bu amaçlar bireylerin çalışmakta olduğu firmaları ve çalışma performanslarını etkilemektedir.

MedyaPerformansSosyal medya+4
Emre Akdeğirmen
İstanbul Arel University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2015
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

İş geliştirme süreçlerinde sistematik yenilik yaklaşımının kullanılması

Artan küreselleşme ve çevre şartlarına bağlı olarak giderek artan rekabet ortamında işletmelerin devamlı değişen müşteri talep ve beklentilerini karşılayabilmek için, sürekli olarak yenilik çalışması yapmaları gerekmektedir. Müşteri beklentilerinin dışında işletmenin iş süreçlerini de yenilemesi, işletme sürecinde ki maliyet ve zararları olabildiğince azaltması, kâr ve faydaları olabildiğince arttırması gerekmektedir. Bu çalışma işletmelerin devamlılığını ve kârlılığını sağlamak için pazarlama, üretim, finans, insan kaynakları vb. konularda daha başarılı bir iş süreci oluşturulması için yapılmıştır. Bu çalışma dört bölümden oluşmaktadır, ilk bölümde genel olarak çalışmanın amacı hakkında bilgiler verilmiştir. İkinci bölümde ise yenilikçilik ve türleri sistematik yenilikçilik yaklaşımı incelenmiş, genel hatları ile tanımlanmıştır. Üçüncü bölümde ise iş süreci haritalandırması, ideallik, zıtlık, faydalı fonksiyon ve yaratıcı iş prensipleri çalışmaları yapılmıştır. Son bölümde ise çalışma sonucunda elde edilen bulgular listelenmiş ve bir örnek çalışma ile uygulamanın faydaları gösterilmiştir. Ayrıca bu çalışma işletmelerin mevcut ve potansiyel kaynaklarının kullanımı ile daha verimli bir işletme süreci elde edebilmeleri için, yenilikçilik yaklaşımında yer alan temel prensiplere odaklanmış, gelişmeye yönelik kullanılmış, gözlem ve ölçmeye dayalı uygulamalı bir çalışmadır. Sistematik yenilikçilik alanı çok geniş bir literatüre sahiptir ve bu alanda çok sayıda çalışma mevcuttur. Bu çalışma sistematik yenilikçilik yaklaşımının iş geliştirme sürecinde uygulanmasının ne gibi olumlu ve olumsuz sonuçlar doğuracağını göstermiş, iş süreçlerinin iyileşmesinden kaynaklanan kazanımları ortaya koymuştur.

SistematikSistematik değişimSistematik yaklaşım+4
Dogan Aslan
İstanbul Arel University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Öğretmenlikte mesleki yaratıcılık: Bir yorumlayıcı fenomenolojik analiz çalışması

Öğretmenlikte mesleki yaratıcılık, çocuk gelişiminde oldukça önemli rol oynamaktadır. Çeşitli ve yaratıcı öğrenim-öğretim yöntemleri ile hem mesleki motivasyon artmakta hem de çocukların fiziksel ve ruhsal gelişimine katkı sağlanmaktadır. Bu çalışmada öğretmenlerin kendi mesleki yaratıcılık deneyimlerinin kendi bakış açılarıyla ele alınması hedeflenmiştir. Bu amaçla, altı katılımcı ile yarıyapılandırılmış derinlemesine görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Bu görüşmeler bir nitel analiz yöntemi olan Yorumlayıcı Fenomenolojik Analiz kullanılarak analiz edilmiştir. Bu analiz sonucunda; 'yaratıcılığın deneyimlenmesi', 'zorluklarla baş etmek', 'öğretmenliğin etkileri', 'öğretmen adaylarına tavsiyeler' olmak üzere dört üst tema oluşturulmuştur. Bulgular; üst temalar ve onların alt temaları, görüşmelerden alınan alıntılar ile birlikte sunulmuştur. Çalışma kapsamında; bulgular ve literatür araştırmalarıyla birlikte, 'öğretmenlikte mesleki yaratıcılık' incelenmiştir. 'Mesleki yaratıcılık' ve 'öğretmenlikte yaratıcılık' araştırmalarına katkı sağlamak adına, bu çalışmanın sınırlılıkları tartışılarak öneriler sunulmuştur. Sonuç olarak; bu çalışma öğretmenlerin öğrenim ortamında nasıl konumlandıklarını ve toplum içerisinde yaratıcılığı yenileyebilecek rollerinin önemini sorgulamıştır. Anahtar kelimeler: Öğretmenlik, Yaratıcılık, Mesleki, Yorumlayıcı Fenomenolojik Analiz

FenomenolojiMesleki duyarlılıkMesleki gelişme+3
Bükem Töre
İstanbul Arel University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Ambalaj tasarımında tipografik hiyerarşi

Bu tez çalışmasında, ambalaj kavramının tanımına, tarihsel sürecine ve bu süreç zarfında meydana gelen değişimler ile ve ambalajın tüketici kesim üzerinde etkisine değinilmiştir. Bu çalışma; ürün, ambalaj tasarımı, grafik tasarım ve tipografik grafik yapabilme üzerinde incelenen bir çalışmadır. Ambalaj ürününü geliştirmek ile birlikte onu pazara açık hale getirme durumu vardır. Aynı zamanda tüketicinin ilgisini çekmekte çok büyük bir önem taşımaktadır. Çalışmada, ambalajın üzerinde tipografik hiyerarşi ile müşterinin tercihine ve satın alma kararlarına olan etkilerini ortaya çıkartmaktadır. Ürünü belirginleştiren tipografi etkili bir sunuş ile yapılırsa, ambalajları daha gösterişli hale getirir ve ürünün pazarlanmasının daha kolay olmasını sağlar. Ambalaj tasarımında resimleme olması, duygulara seslenen ve etki eden unsurlardan biri olmuştur. Bu sebeple ambalajın potansiyeli, bir illüstrasyonla satışa çıkarılması ve kreatif olmasıyla pazarlamayı daha etkin hale getirmiştir. Tipografi, yazılı bir bilginin resimle şeklini alması durumudur. Harf, kelime ve yazı ile bir sayfada yapılan görsel ve fonksiyonel regülasyonları kapsamaktadır. Bu çalışma ile ambalaj tasarım süreçlerinde tipografik tasarımın ilkeleri, tipografik tasarımın öğeleri ve tipografik hiyerarşiyi açıklayarak örneklerle ortaya konulması amaçlanmıştır. Anahtar kelimeler: Ambalaj Tasarımı, Tipografi, Tipografik Hiyerarşi, Resimleme, Yaratıcılık

Ambalaj tasarımGrafik tasarımıSatın alma kararı+5
İsmail Burak Sönmez
İstanbul Arel University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2022
00

İlgili konular