Yenilikçi davranış
Bu konu başlığı altında 99 tez
1980-2015 yılları arasında savaşın kavramsal haritası
Bu çalışmada 1980-2015 yılları arasında kullanılan savaş kavramlarının popülerliğinde yaşanan değişimler sunulmuştur. Çalışmada "Savaşın özü itibari ile aynı kalmasına rağmen Soğuk Savaş Dönemi'nde ve sonrasında neden farklı savaş kavramları kullanılmıştır?" sorusuna yanıt aranmıştır. Uluslararası İlişkiler literatüründe kavramların yerine değinildikten sonra 'geleneksel savaş' ve 'modern savaş' kavramları üzerine bir literatür taraması sunulmuştur. Çalışmanın bir sonraki kısmında savaş kavramlarının popüleritesinin gösterilebilmesi için dergi taraması yapılmış, 'Google scholar' ve 'scopus' veri tabanlarından elde edilen bilgiler incelenmiştir. Bu bağlamda savaş kavramlarının popülerliğini gösterebilmek için literatürde yer almaya başlayan yeni savaş, dördüncü nesil savaş, bileşik savaş, ayaklanma/ayaklanmayı bastırma ve hibrid savaş kavramları incelenmiştir. Çalışmanın bir sonraki kısmında International Studies Quarterly, Journal of Peace Research, International Security, Journal of Conflict Resolution, Journal of Strategic Studies ve International Organization dergilerinin 1980-2015 yılları arasında yayınlanan sayıları incelenmiştir. Bunun ardından Carl von Clausewitz'in yıllara göre aldığı atıf oranlarının belirlenmesi için 'scopus'tan faydalanılmıştır. Elde edilen somut veriler ışığında 1990'lardan itibaren popüler olmaya başlayan kavramların belirli zaman aralıklarında etkili olduğu, fakat bu etkilerin bir süreklilik arz etmediği sonucuna varılmıştır.
Information sharing within organizations: Relationship to innovative behavior and informational justice
This stuԁу aimeԁ at examining the meԁiator roӏe of informationaӏ justice on the reӏationship ƅetween information sharing anԁ innovative ƅehavior. The stuԁу was conԁucteԁ in reӏationaӏ screening moԁeӏ. The sampӏe of the stuԁу consisteԁ of 606 participants from the defense industry. A weƅ ƅaseԁ questionnaire was useԁ to coӏӏect ԁata in the stuԁу. The surveу ӏink was shareԁ with the participants via sociaӏ meԁia anԁ Whatsapp pӏatforms. Within the scope of the research, reӏiaƅiӏitу, vaӏiԁitу, normaӏitу, ԁescriptive, correӏation, regression, t-test anԁ ANOVA anaӏуzes were conԁucteԁ. SPSS for Winԁows v.22 was useԁ to anaӏуze the ԁata in the stuԁу. As a resuӏt of the stuԁу, it was ԁetermineԁ that informationaӏ justice haԁ a meԁiating roӏe in the reӏationship ƅetween information sharing anԁ innovative ƅehaviors. No significant ԁifferences were founԁ in information sharing accorԁing to ԁemographic characteristics of the participants.
Liderlik tarzının yenilikçilik iklimine, yenilikçilik ikliminin ise çalışanların yenilik yapma davranışı üzerine olan etkisinin incelenmesi
Bu araştırmanın amacı, lojistik yöneticilerinin dönüşümcü ve babacan liderlik özelliklerinin yenilikçilik iklimine ve yenilikçi iş davranışına olan etkisini ortaya çıkarmaktır. Bu çalışmada dönüşümcü liderlik ve babacan liderlik yenilikçilik ikliminin, yenilikçilik iklimi de yenilik yapma davranışının belirleyicisi olarak düşünülmüş ve bu duruma göre araştırmanın modeli oluşturulmuştur. Bu amaçla Önhon ve Turgut (2016)'un "Türkiye'de Telekomünikasyon Sektöründe İşyerlerindeki Yenilikçilik İklimi ile Çalışanların Yenilik Yapma Davranışları Arasındaki İlişki ve Bu İlişkiye Liderlik Algılarının Etkileri" başlıklı tezinde kullandıkları dönüşümcü liderlik, babacan liderlik, yenilikçilik iklimi ve yenilik yapma davranışı ölçekleri kullanılmıştır. Araştırmanın örneklemini Mersin ilinde faaliyet gösteren forwarder şirketler oluşturmaktadır. Araştırmada tam sayım yöntemi kullanılmış olup 114 personelden elektronik ortamda yapılan anket yöntemiyle veri toplanmıştır. Toplanan bu 114 anketin 7'si hatalı doldurulduğundan dolayı 107 anket değerlendirmeye alınmıştır. Araştırma kapsamında elde edilen veriler SPSS 20.0 (Statistical Package for Social Sciences) ve AMOS 24.0 (Analysis of Moment Structures) programları kullanılarak değerlendirilmiştir. Araştırmada ölçeklerin güvenilirlik düzeyleri ve yapı geçerlilikleri test edilmiştir. Ölçeklerin yapı geçerliliğini test etmek için doğrulayıcı faktör analizi (DFA) yapılmıştır. Dolayısıyla araştırmada kullanılan ölçeklerin yüksek düzeyde güvenilir oldukları ve yapı geçerliliğini sağladıkları görülmüştür. Araştırmanın hipotezleri korelasyon ve regresyon analizi ile incelenmiştir. Dönüşümcü liderlik ile babacan liderliğin yenilikçilik iklimine ve yenilikçilik ikliminin de çalışanların yenilik yapma davranışına anlamlı bir şekilde ve pozitif yönde etki ettikleri saptanmıştır. Demografik değişkenlerin ise çalışma pozisyonu hariç diğer grupları arasında anlamlı bir fark olmadığı tespit edilmiştir. Bu çalışma, örgüt içinde uygulanan liderlik tarzının yenilikçilik iklimini ve dolayısıyla örgütün devamlılığı açısından oldukça önemli olan çalışanların yenilik yapma davranışını etkilediğini uygulamacılara gösterme açısından iyi bir rehber olma niteliği taşımaktadır. İleride yapılacak çalışmalarda örgütlerin gerek yönetim tarzını gerekse örgüt yapısını etkileyecek değişimler sonucu ortaya çıkabilecek yeni liderlik tarzları ve bu liderlik tarzlarının neden olabileceği yenilikçilik iklimi ve bu iklimin bir yansıması olan yenilik yapma davranışının sonuçlarının incelenmesi ayrı bir çalışma konusu olabilir.
Endüstri 4.0 kavramına ilişkin algıların yenilikçi davranışa etkisi
Yeni dünya düzeninde, değişen insan ihtiyaç ve beklentileri ile örgütlerin yeni teknolojik alt yapıya ve uygulama süreçlerine uyum sağlaması zorunluluk haline gelmiştir. Bu kapsamda Endüstri 4.0 veya Dördüncü Sanayi Devrimi, üretim ve hizmet süreçlerinde uygulanan teknolojik değişiklikleri ve yenilikleri içeren yeni bir kavram olarak karşımıza çıkmaktadır. Genel olarak tüm sektörlerde olmakla birlikte özellikle üretim sektöründe güncelliğini koruyan bir kavram olan Endüstri 4.0, teknolojik gelişmeler ile ortaya çıkan yeni kavram ve bilgilerin iş süreçlerine aktarılması ile değişimleri başlatmış ve bu değişimi de çalışanlar ve yöneticiler için uyum sağlama zorunluluğuna dönüştürmüştür. Bu kapsamda çalışmanın amacı, Endüstri 4.0 kavramına yönelik algıların tespit edilmesi ve bu algıların yenilikçi davranış üzerindeki etkisini ortaya koymaktır. Araştırmanın amacı doğrultusunda, ilgili kavramlar ile ilgili literatür taraması yapılmış ve teorik bilgiler aktarılmaya çalışılmıştır. Araştırmanın uygulama bölümü için oluşturulan anket formu Eskişehir ili metal-makine imalat sektöründe faaliyet gösteren işletme çalışanlarına dağıtılmıştır. Bu kapsamda çalışma, araştırmaya katılım göstermeyi kabul eden 224 katılımcı ile yürütülmüştür. Çalışmadan elde edilen verilerle ilk olarak Endüstri 4.0 kavramı ve yenilikçi davranışa yönelik algılar ile demografik gruplar arasındaki farklılıklar tespit edilmeye çalışılmıştır. Araştırmanın bağımsız değişkeni olan Endüstri 4.0 kavramına ilişkin algıların ve bağımlı değişken yenilikçi davranışın, cinsiyet ve medeni duruma göre farklılık gösterip göstermediği "t-testi"; yaş, eğitim düzeyi, ve kurumda çalışma süresine göre farklılık gösterip göstermediği ise "ANOVA testi" ile test edilmeye çalışılmıştır. Bu amaçla yapılan T testi neticesinde; endüstri 4.0 kavramı ve yenilikçi davranış algısının, kadın ve erkekler arasında anlamlı bir şekilde farklılaştığı görülmüştür. Evli ve bekar çalışan algılarının yalnızca Endüstri 4.0 kavramı için anlamlı bir şekilde farklılaştığı görülmüştür. Çalışanların eğitim düzeylerinin yenilikçi davranışa göre farklılaştığı tespit edilmiştir. Söz konusu farklılıkların ilköğretim–lisansüstü, lise–lisansüstü, yüksekokul–lisansüstü ve lisans-lisansüstü grupları arasında olduğu belirlenmiştir. (p< 0.05). Kurumda çalışma süresi ile Endüstri 4.0 değişkeni için anlamlı farklılıklar tespit edilmiştir. Söz konusu farklılıkların 1-3 yıl ile 16 yıl ve üzeri; 7-10 yıl ile 1-3 yıl arası; 10-15 yıl ile 16 yıl ve üzerindeki gruplar arasında olduğu belirlenmiştir. (p<0.05). Değişkenler arasındaki ilişkileri belirlemek amacıyla yapılan korelasyon analizi sonucunda; endüstri 4.0 kavramı ve alt boyutlarına ilişkin algılar ile yenilikçi davranış değişkenleri arasında pozitif yönlü ve anlamlı ilişkiler olduğu tespit edilmiştir. Söz konusu değişkenlerin birbirleri üzerindeki etkilerini tespit etmek için regresyon analizi yapılmıştır. Endüstri 4.0 kavramı ve alt boyutlarından kullanıma yönelik niyet (KN) ve kullanım kolaylığının (KK) yenilikçi davranış (YD) üzerinde pozitif ve anlamlı bir etkiye sahip olduğu tespit edilmiştir.
Forming a favourable environment for managing innovation in organization
The research on innovation had been a vast field that draws a lot of thinking and creativity. The condition necessary for forming a favorable environment in an organisation is just a light reflecting to proposed pathway a company can utilize to attaining success innovation. Innovation according to Austrian economist Joseph Schumpeter outlined in (The theory of economic development) where he proposed 5 types of innovation. Product, Process, Business, Source of supply, Mergers and divestment. There have been several work on innovation which lead to addition types of innovation. To understand the topic innovation, one must be able to comprehend component of innovation, Nature of innovation, the importance, Stages of Innovation, Pace of innovation, creativity in both organisation and individuals. The strategies we can use to motivate members. It will also be helpful if the role learning plays in innovation process is analyzed. The structure of an organisation is also a sure significant criteria for organisation's innovation. Innovatio strategy, cost minimization strategy, and Imitation strategy must also be well studied and understand their relevance effect to innovation process. In other to findout the conditions for forming innovation, a qualitative research was done using deductive and abductive method of reasoning. From previous works on this field, I was able to collate four conditions that favour innovation in an organisation: the importance of teamwork and the involvement of every employee, the importance of management participation, the importance of effective communication and information flow, the importance of an innovative culture. Driving through these condition, I went for an empirical Data were collection via questionnaire and interviews. It was conducted in both Twenty English and Turkish companies. Ground theory was used in the interpretation of datas. On analysis of my empirical datas, I foundout that all the previous four conditions from past literatures were very significant and had ties that strongly relates them with my empirical findings at both research geographical locations: Importance of teamwork and involvement of all employee, Importance of management participation, Importance of effective communication and information flow, Importance of an innovative culture. In concluding part, the result were all discussed and blended with each other. İt was realised that all the above four condition were interwoven and depended on each other. They had a very strong tie with eachother including the two new emerging condition I came-up with the "ımportance of the employees vocatıonal traınıng" and "importace of employee's role integratıon around specıaltıes and process rather than department"
Pozitif-negatif duyguların, otomatik düşüncelerin ve bazı kişisel değişkenlerin okul yöneticilerinin yenilik yönetimi yeterlik inanç düzeyleri üzerindeki etkisi
Araştırma, pozitif ya da negatif duyguların, olumlu ya da olumsuz otomatik düşüncelerin, cinsiyetin, medeni durumun, eğitim düzeyinin ve kıdemin okul yöneticilerinin yenilik yönetimi yeterlik inanç düzeyleri üzerindeki etkisini incelemeye yönelik olarak yapılmış olan betimsel bir çalışmadır. Araştırma evrenini; 2014-2015 Eğitim-Öğretim yılında İstanbul İli, Avrupa Yakası Bayrampaşa, Fatih, Eyüp, Gaziosmanpaşa, Sultangazi, Bakırköy, Esenler, Beylikdüzü, Bahçelievler ve Beşiktaş ilçelerinde kamu ilköğretim ve ortaöğretim (ilkokul, ortaokul ve lise) kurumlarında görev yapan 2230 okul yöneticisi(müdür, müdür başyardımcısı ve müdür yardımcısı) oluşturmuştur. Belirtilen evrenden tesadüfî örneklem yöntemi kullanılarak 304 okul yöneticisi, araştırmanın örneklemini oluşturmuştur. Araştırmada gerekli verileri elde etmek için "Pozitif ve Negatif Duygular Ölçeği (PNDÖ), "Otomatik Düşünceler Ölçeği (ODÖ)", "Okullarda Yenilik Yönetimi Ölçeği OYYÖ)" ve "Kişisel Bilgiler Formu" kullanılmıştır. Verilerin toplanması amacı ile ölçekler Okul Yöneticilerine uygulanmıştır. Verilerin çözümlenmesinde SPSS Paket Programı'ndan yararlanılmıştır. Araştırmada, okul yöneticilerinin yenilik yönetimi yeterlik inanç düzeylerinin, pozitif ve negatif duygulara, otomatik düşüncelere ve kişisel değişkenlere göre anlamlı bir farklılık gösterip göstermediğini belirleyebilmek için Parametrik İstatistik olan MANOVA (Çok Değişkenli Varyans Analizi) Tekniği kullanılmıştır. Araştırmada, farklılığın nereden kaynaklandığını saptamak amacı ile de Tukey Testi, Games-Howell Testi ve t-testi kullanılmıştır. Araştırmada, pozitif ya da negatif duygu durumuna sahip olmanın, okul yöneticilerinin yenilik yönetimi yeterlik inanç düzeyleri (girdi yönetimi, yenilik stratejisi, örgütsel kültür, proje yönetimi) üzerinde anlamlı bir etkisinin olup olmadığı incelenmiştir. Araştırmanın sonucunda, pozitif duygu durumuna sahip olan yöneticilerin yenilik yönetimi yeterlik inanç düzeyleri, negatif duygu durumuna sahip olan yöneticilerinkinden anlamlı düzeyde yüksek çıkmıştır. Ayrıca araştırmanın sonucunda, pozitif ya da negatif duygulara göre yöneticilerin yenilik yönetimi yeterlik inancının alt boyutlarında yer alan girdi yönetimi, yenilik stratejisi, örgütsel kültür ve proje yönetimi puanlarının anlamlı olarak farklılık gösterdiğini ortaya koymuştur. Araştırmada, olumlu ya da olumsuz otomatik düşüncelerin, okul yöneticilerinin yenilik yönetimi yeterlik inanç düzeyleri (girdi yönetimi, yenilik stratejisi, örgütsel kültür, proje yönetimi) üzerinde anlamlı bir etkisinin olup olmadığı incelenmiştir. Araştırmanın sonucunda, olumlu otomatik düşüncelere sahip olan yöneticilerin yenilik yönetimi yeterlik inanç düzeyleri, olumsuz otomatik düşüncelere sahip olan yöneticilerinkinden anlamlı düzeyde yüksek çıkmıştır. Ayrıca araştırmanın sonucunda, otomatik düşüncelere göre yöneticilerin yenilik yönetimi yeterlik inancının alt boyutlarında yer alan girdi yönetimi, yenilik stratejisi, örgütsel kültür ve proje yönetimi puanlarının anlamlı olarak farklılık gösterdiğini ortaya koymuştur. Araştırmada, cinsiyetin okul yöneticilerinin yenilik yönetimi yeterlik inanç düzeyleri (girdi yönetimi, yenilik stratejisi, örgütsel kültür, proje yönetimi) üzerinde anlamlı bir etkisinin olup olmadığı incelenmiştir. Araştırmanın sonucunda, cinsiyete göre yöneticilerin yenilik yönetimi yeterlik inanç düzeyleri arasında anlamlı bir farklılık çıkmamıştır. Araştırmada, medeni durumun okul yöneticilerinin yenilik yönetimi yeterlik inanç düzeyleri (girdi yönetimi, yenilik stratejisi, örgütsel kültür, proje yönetimi) üzerinde anlamlı bir etkisinin olup olmadığı incelenmiştir. Araştırmanın sonucunda medeni duruma göre, bekar olan yöneticilerin yenilik yönetimi yeterlik inancı düzeyleri, boşanmış olan yöneticilerin yenilik yönetimi yeterlik inancı düzeylerinden anlamlı düzeyde yüksek çıkmıştır. Ayrıca araştırmanın sonucunda, medeni duruma göre, yöneticilerin yenilik yönetimi yeterlik inancının alt boyutlarında yer alan girdi yönetimi, yenilik stratejisi, örgütsel kültür ve proje yönetimi puanlarının anlamlı olarak farklılık gösterdiğini ortaya koymuştur. Araştırmada, eğitim düzeyinin okul yöneticilerinin yenilik yönetimi yeterlik inanç düzeyleri (girdi yönetimi, yenilik stratejisi, örgütsel kültür, proje yönetimi) üzerinde anlamlı bir etkisinin olup olmadığı incelenmiştir. Araştırmanın sonucunda, eğitim düzeyine göre yöneticilerin yenilik yönetimi yeterlik inanç düzeyleri arasında anlamlı bir farklılık çıkmamıştır. Araştırmada, kıdemin okul yöneticilerinin yenilik yönetimi yeterlik inanç düzeyleri (girdi yönetimi, yenilik stratejisi, örgütsel kültür, proje yönetimi) üzerinde anlamlı bir etkisinin olup olmadığı incelenmiştir. Araştırmanın sonucunda, kıdeme göre, kıdemi 6-11 yıl olan ve 12-17 yıl olan yöneticilerin yenilik yönetimi yeterlik inancı düzeyleri, kıdemi 24 yıl ve üstü olan yöneticilerin yenilik yönetimi yeterlik inancı düzeylerinden anlamlı düzeyde yüksek çıkmıştır. Ayrıca araştırmanın sonucunda, kıdeme göre yöneticilerin yenilik yönetimi yeterlik inancının alt boyutlarında yer alan girdi yönetimi, yenilik stratejisi, örgütsel kültür ve proje yönetimi puanlarının anlamlı olarak farklılık gösterdiğini ortaya koymuştur. Anahtar Kelimeler:Yenilik Yönetimi, Pozitif-Negatif Duygular, Otomatik Düşünceler, Yönetici, Öznel İyi oluş
Okul öncesi eğitim öğretmenlerinin algılarına göre okul müdürlerinin liderlik stilleri ile yenilik yönetimi arasındaki ilişki
Araştırmanın amacı; okul öncesi eğitim öğretmenlerinin algılarına göre okul müdürlerinin liderlik stilleri ile yenilik yönetimi arasında ilişkinin ne düzeyde olduğu belirlenerek literatüre katkıda bulunmak amaçlanmaktadır. Araştırma ilişkisel tarama modeliyle ve nicel yaklaşımla yürütüldü. Araştırmanın evrenini, 2014-2015 eğitim-öğretim yılında İstanbul İli, Küçükçekmece ilçesindekindeki Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı resmi bağımsız anaokulları ve ilkokul bünyesindeki anasınıflarında çalışan 379 okul öncesi eğitim öğretmeni oluşturmaktadır. Araştırma evrenin tamamına gidilmesi amaçlanarak araştırma evreninin %66.4'üne ulaşılmıştır. Araştırmanın amacı açıklanarak bilgilendirme sonrası araştırmaya katılım için izin alınan ve verileri eksiksiz dolduran 252 okul öncesi eğitim öğretmeni oluşturmaktadır. Verilerin toplanmasında; Öğretmen Bilgi Formu, Çok Faktörlü Liderlik Ölçeği ve Okullarda Yenilik Yönetimi Ölçeği ölçme araçları kullanıldı. Verilerinin çözümlenmesi ve yorumlanması için SPSS 17.0 paket programında Cronbach alpha, yüzdelik değerlendirmeler, ANOVA, t-testi, Kruskal-Wallis Test, Mann Whitney-U, Korelasyon analizi ve Post-Hoc önemlilik testleri kullanılarak analiz edildi. Araştırma sonuçlarına göre, araştırmada okul öncesi eğitim öğretmenlerinin algılarına göre okul müdürlerinin liderlik stilleri "Çok Faktörlü Liderlik Ölçeği" alt boyutlarından toplam aritmetik ortalaması ve standart sapma değeri en yüksek puanı "Dönüşümcü Liderlik" boyutunun aldığı sonucuna ulaşılmıştır. Okul müdürlerinin liderlik stillerine ilişkin okul öncesi eğitim öğretmenlerin kişisel-mesleki özelliklerinden yaş, çalışma süresi ve mesleki kıdem değişkenlerine göre istatiksel olarak anlamlı fark gözlemlenmezken öğretmenlerin eğitim durumu, okul türü, okuldaki öğretmen ve öğrenci sayısı değişkenlerine göre istatistiksel olarak anlamlı fark belirlendi. Araştırmada okul öncesi eğitim öğretmenlerinin algılarına göre okul müdürlerinin yenilik yönetimi "Yenilik Yönetimi Ölçeği" alt boyutlarından toplam aritmetik ortalaması ve standart sapma en yüksek puanı "Proje Yönetimi" boyutunun aldığı sonucuna ulaşılmıştır. Okul müdürlerinin yenilik yönetimine ilişkin okul öncesi eğitim öğretmenlerinin kişisel-mesleki özelliklerinden yaş, eğitim durumu, mesleki kıdem ve çalışma süresi değişkenlerine göre istatistiksel olarak anlamlı fark gözlenmezken öğretmenlerin okul türü, okuldaki öğretmen ve öğrenci sayısı değişkenlerinde ise istatistiksel olarak anlamlı fark belirlendi. Okul öncesi eğitim öğretmenlerinin algılarına göre okul müdürlerinin liderlik stilleri ile yenilik yönetimi puan ortalamaları arasında istatistiksel açıdan pozitif yönde yüksek düzeyde anlamlı ilişki olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Okul Öncesi Eğitim Öğretmeni, Okul Müdürü, Liderlik Stilleri, Yenilik Yönetimi.
İlkokul müdürlerinin yenilik yönetimi yeterliklerine ilişkin öğretmen algıları: İstanbul ili avcılar ilçesi örneği
Eğitim örgütlerinin nitelikli liderler tarafından yönetilmesi, eğitimin niteliğinin arttırılması için oldukça önemlidir. Halen görevde bulunan ilkokul müdürlerinin yenilik yönetimi açısından yeterlik düzeylerinin öğretmenlerin algılarına göre değerlendirilmesini sağlamak ve çeşitli değişkenler açısından elde edilen sonuçlar ışığında gelecekte ilkokul müdürlerinin gerekli olan yeterliklere göre yetiştirilmelerine katkı sağlamak için bu araştırmanın yapılmasına ihtiyaç duyulmuştur. Bu araştırma ile ilkokullarda görev yapan öğretmenlerin okul müdürlerinin yenilik yönetimi yeterliklerini İstanbul ili Avcılar ilçesindeki eğitim örgütlerinde nasıl algıladıklarını tespit etmek amaçlanmıştır. Araştırmanın evrenini İstanbul ili Avcılar ilçesinde ilkokullarda görev yapan öğretmenler olmak üzere toplam 1070 öğretmen oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemi, 17 kamu ve 5 özel okul olmak üzere 22 ilkokuldan rastgele ve gönüllülük esasına dayalı olarak olarak seçilen 398 öğretmenden oluşmaktadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak Bülbül'ün (2012a) geliştirmiş olduğu "Okullarda Yenilik Yönetimi Ölçeği''nin öğretmen formu kullanılmıştır. Geçerlilik ve güvenilirlik çalışmaları araştırmacı tarafından Bülbül (2012a) ve öğretmen formu Göl ve Bülbül (2012, s. 106) tarafından düzenlenmiş olan ölçek 32 madde ve dört alt boyuttan oluşmaktadır. İlkokul müdürlerinin yenilik yönetimi yeterliklerine ilişkin; öğretmenlerin algılarına göre yapılan bu çalışmada ölçeğin alt boyutlarına ilişkin Cronbach's Alfa iç tutarlılık katsayıları sırasıyla Girdi Yönetimi için .91, Yenilik stratejisi için .94, Örgütsel Kültür ve Yapı için .96 ve Proje Yönetimi için .97 ölçeğin toplam Cronbach's Alfa katsayısı ise .98 olarak tespit edilmiştir. Söz konusu ölçek 'hiç katılmıyorum' seçeneğinden 'tamamen katılıyorum' seçeneğine doğru cevaplandırılabilen ve 5'li Likert tipi bir ölçektir. Ölçeğin ilk kısmında öğretmenlerin çalıştıkları okul türü, cinsiyeti, eğitim durumu, mesleki kıdemi, branşı, okuldaki öğretmen ve öğrenci sayıları ve kaç yıldır o okulda görev yaptıkları gibi demografik bilgilerin toplandığı kişisel bilgi formu yer almıştır. Araştırmada toplanan veriler, SPSS 17.0 istatistik paket programı yardımı ile çözümlenmiştir. Alt probleme bağlı olarak verilerin çözümlenmesinde yüzde, frekans, aritmetik ortalama, standart sapma değerleri belirlenmiştir. Öğretmenlerin, müdürlerinin yenilik yönetimi yeterliklerine ilişkin algılarının, çalıştıkları okul türüne, cinsiyetlerine ve branşlarına göre farklılaşıp farklılaşmadığını saptamak için Man Whitney U testi; mesleki kıdemlerine göre farklılaşıp farklılaşmadığını saptamak için ise Kruskal Wallis testi uygulanmıştır. Bu araştırmada elde edilen bulgular şöyledir: Araştırma bulguları, araştırmaya katılan öğretmenlerin, ilkokul müdürlerinin "Yenilik Yönetimi Yeterliği" toplam ölçek puanlarındaki algılarına göre "çok katılıyorum" düzeyine karşılık geldiğini ortaya koymuştur. Öğretmenlerin, ilkokul müdürlerinin "Yenilik Yönetimi Yeterliklerine ilişkin algılarının Örgütsel Kültür ve Yapı, Proje Yönetimi ve Yenilik Stratejisi alt boyutlarında 'Çok Katılıyorum' düzeyine karşılık gelirken; 'Girdi Yönetimi' alt boyutundaki algılarının ise 'Orta derecede katılıyorum' düzeyine karşılık geldiği belirlenmiştir. Alınan puanların ortalamaları dikkate alındığında öğretmenler müdürlerini en çok "Örgütsel Kültür ve Yapı", ikinci sırada "Proje Yönetimi", üçüncü sırada "Yenilik Stratejisi'' ve en son sırada ise "Girdi Yönetimi" boyutunda yeterlik sahibi görmektedirler. Öğretmenlerin ilkokul müdürlerinin yenilik yönetimi yeterliklerine ilişkin algıları, çalıştıkları okul türüne göre ölçeğin toplam puanları ve tüm alt boyutlarındaki puanlarda farklılaşmaktadır. İlkokul müdürlerinin yenilik yönetimi yeterliklerine ilişkin olarak okul türü değişkenine göre; özel okullarda çalışan öğretmenlerin algılarının kamu okullarında çalışan öğretmenlerin algılarına göre daha yüksek olduğu tespit edilmiştir. İlkokul müdürlerinin yenilik yönetimi yeterliklerine ilişkin öğretmen algılarının branş türü değişkenine göre sadece yenilik stratejisi alt boyutuna göre anlamlı farklılık gösterdiği tespit edilmiştir. Toplam ölçek puanına ve diğer alt boyutlara ilişkin puanlarda ise anlamlı farklılık göstermemektedir. Bu sonuca göre, diğer branş sahibi öğretmenlerin algılarının, ilkokul müdürlerinin yenilik yönetimi yeterliklerine yönelik olarak yenilik stratejisi boyutunda, sınıf öğretmenlerinin algılarına göre daha yüksek olduğu tespit edilmiştir. Cinsiyet ve mesleki kıdem değişkenine göre öğretmen algıları arasında anlamlı bir fark bulunmamaktadır. Ancak ortalamalar dikkate alındığında; erkek öğretmenler kadın öğretmenlere göre ve 1-10 yıllık mesleki deneyime sahip olan öğretmenler diğer kıdem sahibi öğretmenlere göre yenilik yönetimi konusunda müdürlerini daha fazla yeterli görmektedirler. Okul müdürlerinin öğretmenler tarafından algılanan yeniliği yönetme becerilerinin, 'çok katılıyorum' düzeyinden en üst düzeye çıkarılması sağlanmalıdır. Bilgi toplumunda yeniliğin ve değişimin hızlı ve kaçınılmaz olduğu göz önünde bulundurulmalı; okul müdürlerinin eğitimin niteliğinin arttırılması için çağın koşullarına uygun yenilikçi liderlik özelliklerinin arttırılması sağlanmalıdır. Özel okullarda görev yapan öğretmenlerin, müdürlerine yönelik yeniliği yönetme yeterlik algılarının kamu okullarında görev yapan öğretmenlerin algılarına göre daha yüksek olduğunun bu çalışma ile tespit edilmesinden hareketle alanyazına katkı sunması açısından okul müdürlerinin yenilik yönetim yeterliklerinin hem kamu okulları hem de özel okullar açısından özellikle okul türü değişkenine göre incelenmesi önerilmektedir. Ayrıca müdürlerin yenilik yönetimi yeterliklerine ilişkin olarak ortaokul, lise veya diğer öğretim kurumlarının da sadece öğretmen algılarına göre değil aynı zamanda tüm paydaşları kapsayan; öğrenci ve veli algılarına göre de incelenmesinin faydalı olacağı düşünülmektedir. Eğitimin niteliğinin arttırılması için hem kamu hem de özel okullar arasında işbirliği yapılması ve bulunan sonuçlarla ilgili olarak ortak proje ve seminerlerin yapılması önerilmektedir. Anahtar Sözcükler: Yenilik, Yenilik Yönetimi, Liderlik, Yenilikçi Liderlik, Eğitim Örgütlerinde Yenilik Yönetimi
Bireysel yenilikçiliğin iş tatmini ve motivasyon üzerindeki etkisi
Araştırmanın amacı çalışan bireylerin yenilikçilik düzeylerinin, motivasyon ve iş tatminine etkisinin incelenmesidir. Bu amaçla araştırmaya İstanbul ilinde çalışmakta olan 359 kadın ve erkek birey katılmıştır. Araştırmanın verileri Bireysel Yenilikçilik Envanteri, Minnesota İş Tatmin Ölçeği ve Motivasyon Ölçeği kullanılarak toplanmıştır. Araştırmada Bağımsız Örneklem T-Testi, ANOVA, Pearson Korelasyon Analizi ve Regresyon Analizi kullanılarak veriler analiz edilmiştir. Araştırma sonucunda bireysel yenilikçiliğin medeni durumuna, cinsiyete ve mesleğini isteyerek seçme durumuna göre farklılaşmadığı fakat firmada motivasyon etkinlikleri yapılma durumuna, şu anki firmada çalışma süresine, öğrenim durumuna, kurum içindeki pozisyona, gelir düzeyine, toplam çalışma süresine, yaşa ve firmadaki çalışan sayısına göre farklılaştığı belirlenmiştir. Araştırma sonucunda iş tatmininin toplam çalışma süresine, yaşa, firmadaki çalışan sayısına, medeni durumuna, cinsiyete, mesleğini isteyerek seçme durumuna ve firmada motivasyon etkinlikleri yapılma durumuna göre farklılaşmadığı fakat şu anki firmada çalışma süresine, gelir düzeyine, öğrenim durumuna ve kurum içindeki pozisyona göre farklılaştığı belirlenmiştir. Araştırma sonucunda motivasyonun mesleğini isteyerek seçme durumuna, cinsiyete, medeni durumuna ve firmada motivasyon etkinlikleri yapılma durumuna göre farklılaşmadığı fakat öğrenim durumuna, kurum içindeki pozisyona, gelir düzeyine, şu anki firmada çalışma süresine, toplam çalışma süresine, firmadaki çalışan sayısına ve yaşa göre farklılaştığı belirlenmiştir. Araştırmada yapılan analizler sonucunda bireysel yenilikçiliğin, çalışan motivasyonunu ve iş tatminini kuvvetli düzeyde anlamlı pozitif olarak etkilediği belirlenmiştir.
Örgütsel özdeşleşme, yenilikçi davranış ve kariyer hedefi ilişkisi üzerinde bir araştırma
Üniversite öğrencilerinde örgütsel özdeşleşme tutumu, yenilikçi davranışı tutumu ve kariyer hedefi arasındaki ilişkinin farklılaşıp farklılaşmadığını ortaya koymak bu çalışmanın genel amacı olarak belirlenmiş ve bu üç değişken arasındaki korelasyon ölçülmeye çalışılmıştır. Verilerin analizinde hipotezler için; bağımsız örneklem t testi, tek yönlü varyans analizi yapılmış ayrıca korelasyon analizine başvurulmuştur. Araştırmada, Scott ve Bruce (1994) tarafından geliştirilen tek faktörlü 6 soruluk yenilikçi davranış ölçeği, Mael ve Ashforth (1992) tarafından geliştirilen tek faktörlü 6 soruluk örgütsel özdeşleşme ölçeği, O'Brien ve arkadaşları tarafından (1996) hazırlanan tek faktörlü 24 soruluk kariyer hedefi ölçeği kullanılmıştır. Katılımcılara ek olarak, Holland (1997) tarafından geliştirilen altı kişilik tipi sınıflandırma sorusu da yöneltilmiştir. İstanbul ilinde, bir vakıf yükseköğretim kurumunda öğrenim gören lisans öğrencilerine yönelik yapılmış olan anket sorularına verilen cevaplar ışığında; öğrencilerin örgütsel özdeşleşme tutumu, yenilikçi davranış tutumu ve kariyer hedefleri ortalamalarıyla demografik bilgilerinin ortalamaları arasında çok büyük farklılıklar ortaya çıkmadığı tespit edilmiştir.
Yerel yönetimlerde inovatif yaklaşımlar: İstanbul Büyükşehir Belediyesinde sosyal inovasyon, katılımcılık, gönüllülük ve gönüllü itfaiyecilik
Bu araştırmada; Yerel Yönetimlerde İnovatif Yaklaşımlar başlığı altında, Yerel Yönetimlerde Sosyal İnovasyon, Katılımcılık ve Gönüllülük faaliyetleri kapsamında Gönüllü İtfaiyecilik konusu değerlendirilmiştir. Çalışmada diğer çalışmalardan farklı olarak gönüllü itfaiyecilik konusu sosyal inovasyon ve katılımcılık bağlamında değerlendirmeye alınmıştır. Profesyonel itfaiye istasyonlarına uzaklık nedeniyle kırsal alanda meydana gelen itfai olaylara erken müdahale imkânı vermesi, halkın yerel yönetim faaliyetlerine katılması nedeniyle hemşerilik ve aidiyet bilincine katkı sağlaması ve maliyet açısından çok önemli katkıları olan Gönüllü İtfaiyecilik uygulamalarının dünya ve ülkemizdeki örneklerle birlikte İstanbul Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanlığı bünyesindeki faaliyetlerinin durumu araştırılmıştır. İstanbul Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanlığında görevli yöneticilerle ve gönüllü itfaiyecilik konusunda yerel anlamda sorumlu olan muhtarlar ve gönüllü itfaiyecilerle derinlemesine mülakat yöntemi kullanılarak mülakatlar yapılmış, yöneticilere 10 soru, gönüllü itfaiye istasyonu bulunan köylerdeki muhtar ve sorumlulara 5 soru yöneltilmiştir. Gönüllü itfaiyecilik faaliyetlerinin nasıl başladığı, sosyal ve ekonomik anlamda itfaiye ve yerel halka ne gibi katkılar sağladığı, dünyanın gelişmiş ülkelerine göre İstanbul'daki gönüllü itfaiyecilik çalışmalarının durumu, ihtiyaçlarının nasıl karşılandığı, gönüllü itfaiyeciliğin yasal dayanağı, fayda ve maliyet açısından değerlendirilmesi ve uygulamanın geliştirilmesi için yapılması düşünülenler hakkında kendilerine yöneltilen sorular ve alınan yanıtlar ışığında değerlendirme yapılmıştır. Araştırma sonucuna göre; gönüllü itfaiyecilik konusunda ülkemizdeki itfaiye kuruluşlarının çalışmalarının yakın tarihlerde başlamış olduğu, yapılan çalışmalar neticesinde yerel yönetimler ve halk nezdinde yangın ve diğer afetlere erken müdahale, halkın yerel yönetim faaliyetlerine katılımı ve ekonomik açıdan oldukça önemli katkılar elde edilmiş olduğu, uygulamanın başlatıldığı yerlerde verimli bir şekilde devam ettirildiği tespit edilmiştir. Dünyanın gelişmiş ülkelerinin bu konudaki seviyesine ulaşmak için yerel halkın gönüllülük potansiyelinin daha iyi değerlendirilebileceği, kentlerdeki gönüllü itfaiyecilik potansiyelinin de düşünülebileceği, gönüllü itfaiyeciliğin deprem ve sel baskınları gibi afetler de düşünülerek daha geniş bir yelpazede değerlendirilebileceği, konunun önemine binaen bilinçlendirme ve teşvik unsurlarının daha fazla hayata geçirilerek gönüllü itfaiyecilik uygulamalarının geliştirilmesinin birçok yönetimsel, sosyal ve ekonomik katkılarının olacağı kanaatine varılmıştır.
Liderlik tarzının inovasyon ile ilişkisinde rekabet avantajının aracılık rolü: Denizcilik sektörü örneği
İşletmelerin sektöründe tutunabilmeleri; müşteri potansiyelini artırabilmeleri ve rekabet edebilmeleri için etkin yönetilmelerine, inovasyon davranışlarına ve rekabet stratejilerine bağlı olarak değişmektedir. Sektörde olan firmalar devamlılığını sağlayabilmek için inovatif davranış sergilemelidir. Rekabet avantajı, inovasyon ve yönetim birbiri ile iç içe ve önemli kavramlardır. Günümüzde, küreselleşmenin doğal bir sonucu olarak iş dünyasında artan rekabet işletmeleri giderek daha yenilikçi olmaya zorlamaktadır. Liderlik ile inovasyon arasındaki ilişkide rekabet avantajının aracılık rolünü belirlemek amacıyla ele alınan bu çalışma, örneklem olarak İstanbul ilinde faaliyette bulunan denizcilik sektöründe çalışan 297 personeli kapsamaktadır. Kolayda örneklem yönteminin kullanıldığı çalışmada veriler demografik, liderlik, rekabet avantajı ve inovasyonu içeren soruların yer aldığı anket tekniğiyle elde edilmiştir. Elde edilen veriler istatistiksel paket programı ile analiz edilmiştir. Çalışmada kullanılan ölçeklerin geçerlilik ve güvenirliliklerini test etmek için açımlayıcı faktör analizi ve doğrulayıcı faktör analizi yapılmıştır. Ulusal ve uluslararası literatürdeki çalışmalar ışığında hipotezler oluşturularak aracılık rolünün tespit edilmesinde Bootstraping testinden yararlanılmış ve sonuçlar bu doğrultuda yorumlanmıştır. Liderlik ve inovasyon arasında, liderlik ve rekabet avantajı arasında, rekabet avantajı ve inovasyon arasındaki etkinin önemli derecede etkili olduğu görülmüştür. Araştırmada, liderin rekabet avantajının aracılık yolu ile inovasyon performansını arttırmada kısmi aracılık rolü üstlendiği tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler:İnovasyon, Liderlik, Rekabet Avantajı.
Algılanan riskin tüketici yenilikçiliğine etkisi: E-ticaret siteleri üzerine bir araştırma
Bu çalışmanın amacı, e-ticaret sitelerinde algılanan riskin tüketici yenilikçiliği üzerindeki etkisini ortaya koymaktır. Bu bağlamda, tez çalışması teorik olarak algılanan risk, tüketici yeniliği ve e-ticaret konularına odaklanmıştır. Çalışmanın uygulama kısmında ise e-ticaret sitelerinden en az bir kere alışveriş yapmış olan yaş olarak 12 yaş ve üstü tüketicilere anket çalışması yapılmıştır. Anket çalışmasında, cevaplayıcılardan e-ticaret sitelerine yönelik olarak algılanan risk, tüketici yenilikçiliği ve algılanan faydayla ilgili ifadelere katılma durumları tespit edilmiştir. Anket sonuçları SPSS ve AMOS programları ile analiz edilmiştir. Anket sonuçlarına göre, e-ticaret sitelerinde algılanan riskin tüketici yenilikçiliği üzerinde negatif bir etkisi olduğu tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Algılanan Risk, Tüketici Yenilikçiliği, E-Ticaret
Çalışanların liderlik tipi algılamalarının girişimci ve yenilikçi davranışlarına etkisi
Günümüzde liderler tarafından seçilen ve onların yönetim anlayışlarını yansıtan uygun liderlik tarzının seçimi, bir örgütün başarısında önemli rol oynamaktadır. Çünkü liderlik tarzı, yöneticinin örgütsel hedefleri gerçekleştirmek, ortaya çıkan sorunları çözmek için çalışanların motivasyonunu ve çalışma ortamını dikkate alarak seçtiği davranış tarzıdır. Küreselleşme ve ilerleyen haberleşme teknolojileri sayesinde günümüzün iş dünyası köklü değişim ve dönüşüme çözüm olarak liderliği görmektedir. Bundan dolayı liderlik konusundaki çalışmalar, daha geniş bir yelpazede ele alınan kavramlardan birisidir. Bu bağlamda yapılan çalışmalar hem pozitif hem de negatif psikoloji etkisiyle zengin bir içerikle yeni liderlik stilleri üzerinde yoğunlaştığını göstermektedir. Dokuz liderlik stilinin; çalışanların girişimci ve yenilikçi davranışlar üzerindeki etkinin belirlenmesi amacıyla bu çalışma Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryolları (TCDD) Sivas 4. Bölge Müdürlüğü'ndeki 396 mavi ve beyaz yakalı çalışana anket yöntemiyle ilişkisel tarama modeliyle uygulanmıştır. Elde edilen verilerle yapılan korelasyon analizi ile Dokuz liderlik stili ile Girişimci davranış arasında r=0,391 kuvvetinde ve p<0,05 anlamlılık düzeyinde pozitif yönlü zayıf düzeyde anlamlı bir ilişki vardır. Dokuz liderlik stili ile Yenilikçi davranış arasında r=0,398 kuvvetinde ve p<0,05 anlamlılık düzeyinde pozitif yönlü zayıf düzeyde anlamlı bir ilişki vardır. Yapılan regresyon analiziyle Dokuz liderlik stilinin Girişimci davranış üzerinde (β=,466; p<0,05) etkisi saptanmıştır. Dokuz liderlik stili alt faktörü Tip3_Girişimsel liderliğin Girişimci davranış üzerinde (β=,326; p<0,05) etkisi saptanmıştır. Dokuz liderlik stili alt faktörü Tip5_Stratejik liderliğin Girişimci davranış üzerinde (β=,349; p<0,05) etkisi saptanmıştır. Yapılan regresyon analiziyle Dokuz liderlik stilinin Yenilikçi davranış üzerinde (β=,522; p<0,05) etkisi saptanmıştır. Dokuz liderlik stili alt faktörü Tip3_Girişimsel liderliğin Yenilikçi davranış üzerinde (β=,182; p<0,05) etkisi saptanmıştır. Dokuz liderlik stili alt faktörü Tip4_Dönüşümsel liderliğin Yenilikçi davranış üzerinde (β=-,118; p<0,05) etkisi saptanmıştır. Dokuz liderlik stili alt faktörü Tip5_Stratejik liderliğin Yenilikçi davranış üzerinde (β=,205; p<0,05) etkisi saptanmıştır.
Yenilikçi girişimlerin bölgesel büyümeye etkisi: Türkiye örneği
Bu çalışmanın amacı, yenilikçi girişimlerin, Türkiye'deki bölgelerin iktisadi büyüme süreçleri üzerindeki etkisini ekonometrik olarak incelemektir. Bu amaçla çalışmada, Türkiye İstatistik Kurumu tarafından düzey-1 olarak nitelenen 12 bölge, 2006-2016 yılları verileri kullanılarak amprik olarak analiz edilmiştir. Çalışma, Türkiye'deki bölgelerin büyüme süreçleri üzerine "yeniliklerin" olası etkilerini konu edinerek literatürdeki diğer çalışmalardan ayrılmaktadır. Bunun yanında, yakın geçmişten günümüze kadar kronik bir hale gelen Türkiye'deki bölgesel eşitsizlikler sorununun, yoğunlaşma hesaplamasıyla yenilikler açısından da tespiti çalışma içerisinde sunulmaktadır. Çalışmada kullanılan örneklem bölgelerde, alınan ve başvurusu yapılan patent sayıları verileri, yeniliklere temsilci olarak atanmıştır. Yeniliklerin büyüme üzerindeki olası etkilerinin tespit edilmesi için panel veri ve dinamik panel veri yöntemleri kullanılmıştır. Uygulama sonucu elde edilen bulgulara göre yenilikler ve genelde bir yenilikle sonuçlanan araştırma ve geliştirme yatırımlarının büyüme üzerine olumlu etkisi olduğu gözlemlenmiştir. Ancak ampirik analizler sonucunda Türkiye'de araştırma ve geliştirme yatırımlarının bir patent başvurusu ile sonuçlanmayabileceği de tespit edilmiştir.
Tüketici yenilikçiliği, içgüdüsel satın alma ve sosyal medya reklamları arasındaki ilişki: Teknolojik ürün örneği
İşletmeler rekabet koşullarında teknolojik ürünlerinin tercih edilebilirliği sağlamak için, tüketicilerin istek, beklenti ve ihtiyaçlarına cevap verebilmeli, tüketicilerin talep ve fikirlerini değerlendirmelidir. Tüketiciler yenilikçi ve teknolojik ürün ve hizmetlerin satın alma kararında birçok faktörden etkilenmektedir. Tüketiciler satın almak istedikleri ürün veya hizmetlere karşı rasyonel olarak davrandığı kadar duygusal dürtüler ile anlık ve hızlı bir şekilde içgüdüsel satın alma davranışını gösterebilmektedir. Bu davranışta tüketiciler aşırı şekilde uyarıcılara bağlı kalarak karar vermektedir. Teknolojik ürünlerin tercih edilmesindeki önemli bir faktörde yeniliklerin yayılması ve benimsenmesidir. Yenilikçi tüketiciler ürünlerin yayılması ve benimsenmesinde etkili olmaktadır. Bu da işletmeler için tüketici yenilikçiliği kavramının önemini ortaya koymaktadır. Teknolojik ürünlerin tanıtılması ve bilgi verilmesinde, sosyal medya platformlarının önemi de artmıştır. Dijitalleşen günümüzde etkileşimi daha etkin kılan, tüketicilerin rahatlıkla hızlı bir şekilde bilgilere ulaştığı sosyal medya işletmeler için tüketicilerle iletişim ve etkileşimde önem kazanmıştır. Tüketiciler sosyal medya platformlarında ürün ve hizmetler ile ilgili bilginin yanı sıra deneyimlerini paylaşmaktadır. Dolayısıyla etkileşimin geniş kitlelere yayıldığı bir ortamda işletmelerin, etkin bir şekilde sosyal medya platformlarında yer alması önem kazanmıştır. Çalışmamızda tüketicilerin teknolojik ürün çevrimiçi satın alma davranışlarında tüketici yenilikçiliği, içgüdüsel satın alma ve sosyal medya reklamlarının etkisi incelenmiştir. Anket uygulaması, kolayda ve kartopu örnekleme ile online olarak 402 kişiye uygulanmıştır. Analize uygun 397 kişinin verisi IBM SPSS Statistics 26 programı kullanılarak regresyon, çoklu regresyon ve frekans analizleri yapılmıştır. Analizler sonucu tüketici yenilikçiliği faktörleri hedonik tüketici yenilikçiliği ve fonksiyonel-sosyal tüketici yenilikçiliğinin teknolojik ürün çevrimiçi satın alma davranışına anlamlı bir etkisinin olduğu görülmüştür. İçgüdüsel satın alma faktörleri düşük bilişsel düzeyli içgüdüsel satın alma ve duygusal içgüdüsel satın almanın teknolojik ürün çevrimiçi satın alma davranışı arasında anlamlı bir etkisi olduğu görülmüştür. Sosyal medya reklam faktörleri eğlenceli ve güvenli sosyal medya reklamları ve sosyal medya reklamların algılanan değerinin teknolojik ürün çevrimiçi satın alma davranışına düşük bir etkisinin olduğu görülmüştür. Ayrıca çoklu regresyon analizi sonucunda fonksiyonel-sosyal tüketici yenilikçiliği, düşük bilişsel düzeyli içgüdüsel satın alma ve duygusal içgüdüsel satın alma davranış faktörlerinin teknolojik ürün çevrimiçi satın alma davranışında güçlü düzeyde anlamlı bir etkisi olduğu görülmüştür.
Okul yöneticilerinin liderlik tarzları ile yenilikçilik ve risk alma davranışları arasındaki ilişkinin incelenmesi
Bu araştırmanın temel amacı, okul yöneticilerinin liderlik tarzları ile yenilikçilik ve risk alma davranışları arasındaki ilişkinin incelenmesidir. Ayrıca, okul yöneticilerinin liderlik tarzlarının cinsiyet, eğitim durumu, yönetsel pozisyon, yöneticilik süresi ve çalışılan okul kademesine göre farklılık gösterip göstermediğinin belirlenmesi de araştırmanın diğer amaçları arasında yer almaktadır. Araştırmanın örneklemini, Trabzon ilinde ilköğretim ve ortaöğretim okullarında görev yapan 256 müdür ve müdür yardımcıları oluşturmaktadır. Örneklem grubunu oluşturan katılımcıların 36' sı kadın 220' si erkektir. Verilerin toplanmasında Kişisel Bilgi Formu, Çok Faktörlü Liderlik Ölçeği, Yenilikçilik ve Risk Alma Davranışları Ölçeği kullanılmıştır. Verilerin analizinde SPSS 21.00 istatistik programı kullanılmış olup bağımsız grup t testi, tek yönlü varyans analizi, pearson momentler çarpımı korelasyon katsayısı ve çoklu doğrusal regresyon analizi tekniklerinden yararlanılmıştır. Analiz sonuçları, dönüşümcü liderlik tarzı ile yenilikçilik arasında ve risk alma arasında negatif yönde anlamlı bir ilişki olduğunu; etkileşimci liderlik tarzı ile yenilikçilik ve risk alma arasında negatif yönde anlamlı bir ilişki olduğunu; liberal liderlik tarzı ile yenilikçilik ve risk alma arasında negatif yönde anlamlı bir ilişki olduğunu göstermektedir. Ayrıca liderlik tarzlarının yenilikçilik ve risk alma davranışlarının anlamlı birer yordayıcısı olduğu tespit edilmiştir. Bunun yanı sıra, dönüşümcü liderlik tarzının yöneticilerin eğitim durumlarına göre, dönüşümcü ve liberal liderlik tarzlarının yönetsel pozisyona göre, dönüşümcü liderlik tarzının yöneticilikte geçen süreye göre farklılık gösterdiği belirlenirken liderlik tarzlarının cinsiyete ve okul kademesine göre farklılık göstermediği ortaya çıkmıştır. Araştırma sonuçları literatürdeki benzer araştırma sonuçları ile karşılaştırılarak birtakım önerilerde bulunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Dönüşümcü liderlik tarzı, Etkileşimci liderlik tarzı, Liberal liderlik tarzı, Yenilikçilik, Risk alma
Psikolojik güçlendirmenin yenilikçi iş davranışı üzerine etkisinde örgütsel özdeşleşmenin aracı rolü
Bu çalışmada örgüt çalışanlarının psikolojik güçlendirme düzeylerinin yenilikçi iş davranışları üzerinde doğrudan ve dolaylı (örgütsel özdeşleşme üzerinden) etkisi araştırılmıştır. Araştırmanın hipotezlerinin geliştirilmesi ve araştırma modeli kurulmasında sosyal bilişsel teori ve sosyal kimlik teorisinden faydalanılmıştır. Bu bağlamda psikolojik güçlendirmenin yenilikçi iş davranışı üzerinde hem doğrudan hem de örgütsel özdeşleşme üzerinden dolaylı istatistiksel etkisi test edilmiştir. Psikolojik güçlendirmeyi ölçmek amacıyla Spreitzer'ın (1995), örgütsel özdeşleşmeyi ölçmek amacıyla Mael ve Ashforth'un (1992), yenilikçi iş davranışını ölçmek amacıyla Scott ve Bruce'un (1994) çalışmalarından faydalanılmıştır. Araştımanın verileri İstanbulda faaliyet gösteren İstanbul Teknopark ve Yıldız Teknoparka bağlı firmalarda çalışan alt kademe yönetici ve bu yöneticilere bağlı çalışanlara ulaşılarak toplanmıştır. Alt kademe yöneticilere çalışanını değerlendirmesi için yenilikçi iş davranışı anketi, bu yöneticilere bağlı çalışanlara ise kendisini değerlendirmesi için psikolojik güçlendirme ve örgütsel özdeşleşme anketi verilmiştir. Bu kapsamda anketleri cevaplayan katılımcı sayısı 278 alt kademe yönetici ve 278 çalışandır. Andrew Hayes'in Proses makro eklentisinden faydalanılarak yapılan analiz sonuçlarına göre psikolojik güçlendirmenin örgütsel özdeşleşme ve yenilikçi iş davranışı üzerinde doğrudan etkisi olduğu görülmüştür. Psikolojik güçlendirmenin örgütsel özdeşleşme üzerinden yenilikçi iş davranışı üzerinde ise dolaylı istatistiksel etkisi olmadığı görülmüştür.
Firmalar arası işbirliklerinin inovasyona etkisinin analizi: Ankara İvedik Organize Sanayi Bölgesi medikal sektörü
Despite the general idea of collaboration within clusters leads more innovative activities, there is not enough empirical work for justifying. This thesis examines the relation between inter-firm collaboration and innovation within Medical Sector Cluster firms of Ivedik Organized Industrial Zone in Ankara, Turkey. A questionnaire is applied to 44 firms of the cluster to collect data and measure the firms' collaboration existed for innovation, to find the innovation dynamics that characterize the cluster and to see how collaboration is carried out between firms. Results implied that firms tend not to collaborate within the cluster, therefore there is not a significant relation between collaboration and innovation within the cluster although innovative activities exists. Reluctance of the firms to collaborate was explained by trust problems and by the fact that most firms procure technologies from outside of Turkey. This thesis also provides some useful recommendations for further studies on the collaboration and innovation topics within clusters of Turkey.
Sosyal inovasyon ve Türkiye: potansiyeli, dinamikleri ve sosyal inovatif çalışmaları desteklemede devletin rolü
Bu çalışma, toplumsal sorunların çözümünde ve ihtiyaçların karşılanmasında yeni yollar olarak bilinen sosyal inovasyonun Türkiye'deki durumunu, bilinirliğini, dinamiklerini ve potansiyelini analiz etmekte ve devletin bu süreçte üstlenebileceği rolleri ortaya koymaktadır. Bu doğrultuda, dünyada sosyal inovasyon ekosistemini destekleyecek politika uygulamaları incelenmiştir. Yine sosyal inovasyonun sosyal politika açısından önemi irdelenerek Türkiye'de kamu tarafından desteklenen sosyal inovatif uygulamalar literatüre kazandırılmıştır. Türkiye'de sosyal inovasyonun desteklenmesinde devletin üstlenebileceği rolleri araştırmak üzere sosyal inovasyon ile alakalı olabilecek altı bakanlıktan çeşitli kademelerde 25 kişi ile yarı yapılandırılmış mülakatlar gerçekleştirilmiştir. Yapılan mülakatlar ve değerlendirmeler; uygulamada örneklerine rastlanmasına rağmen Türkiye'de sosyal inovasyon kavramının büyük ölçüde bilinmediğini ve diğer gelişmiş ülkelere nazaran bu alanın daha yavaş gelişmekte olduğunu; toplumsal ihtiyaç ve sorunların çözümünde sosyal inovasyonun önemli enstrümanlardan biri olarak görülebileceğini, insani ve sosyal kalkınmanın hızlanmasında sosyal inovasyon perspektifinin yaygınlaşması ve kurumsallaşmasının Türkiye açısından önemli bir potansiyeli içinde barındırdığını, bu çerçevede Türkiye'de devletin sosyal inovasyonun gelişmesine dönük çeşitli roller üstlenmesi gerekliliğini ortaya çıkarmıştır. Bu bulgular ışığında, Türkiye'de devletin sosyal inovasyonun kurumsallaşması ve yaygınlaşması sürecinde önerilen politika araçları ve eylemler "Sosyal İnovasyon Yol Haritası" ile tanımlanmıştır. Bu yönüyle özgün bir nitelik taşıyan çalışma ile temel sosyal inovasyon alanlarının belirlenerek politika ve eylem planlarının revize edilmesi ve ilgili yasal altyapının oluşturulması gerekliliği ortaya koyulmuştur. Sosyal inovasyon kümelerinin kurulması; yenilikçi finans modellerinin geliştirilmesi, parasal olmayan kaynakların alternatif kullanımının sağlanması ve kamusal alanda sosyal inovasyon atölyelerinin kurulması bahse konu yol haritasının öne çıkan başlıklarından bazılarıdır.
The effect of employee satisfaction on creating innovative ideas in businesses
The main aim of this study is to analyze the positive and negative factors affecting employee satisfaction in enterprises and to analyze the effects of employees on creating innovative ideas with the weakest and the strongest links in the integrated process. Within this framework, the conceptual framework in the theoretical section, employee satisfaction and innovation in enterprises are examined in the literature. This research has been conducted with the employees of two private institutions working in the food sector in the year of December 2015. In this study the evaluation and opinions about the satisfaction of the employees and their applications about the production of innovative ideas has been asked. A survey was conducted on 93 active participants in these institutions and the data obtained were analyzed in the SPSS 20.0 program and the findings were interpreted. In the survey, 49 out of 80 white-collar workers in the A-institution in Turkey participated in the survey, and 44 out of 145 white-collar employees in the B-organization were randomly selected through simple sampling. At the end of the research, it was found that the level of the relationship between the employee satisfaction and the production of innovative ideas was generally inadequate except for a few cases. Findings of work; while there is dissatisfaction with pay, it has been seen that the level of satisfaction is high because employees think that they have the knowledge and skills of the work they do. For innovation activities; employees and managers have written and oral innovation ideas and projects in the last three years. From the point of view of the institution to produce innovative ideas, while the lowest average is the time given to employees to work in their own projects; while the highest average is the ease with which employees of the institutional culture can bring out new ideas. Finally it is found that employees are eager to produce innovative ideas. Key words: Employee Satisfaction, Motivation, Innovation, Innovative Ideas.
Etik iklim, örgütsel öğrenme ve yenilikçi davranış ilişkisi üzerine bir araştırma
Teknoloji, ekonomi ve sosyal alanlardaki gelişmelere bağlı olarak örgütler son zamanlarda, daha verimli ve ahlâklı çalışma ortamlarına daha çok ihtiyaç duymaktadırlar. Bilgiyi etkin kullanma isteği, yenilikçi ve üretken davranma, performanslı, verimli ve ahlâklı çalışma eğilimleri etik iklim, örgütsel öğrenme, yenilikçilik ve yenilikçi davranış konularına iş hayatında ciddi bir yaygınlık kazandırmıştır. Özellikle son otuz yıl içerisinde değişim faktörünün etkileri dikkate alındığında; gelişmeleri benimseme yönünden örgütsel öğrenmenin, bu gelişmelerin norm ve değerlere uygunluğu bakımından etik iklimin, değişime ayak uydurma bakımından da yenilikçi düşünme ve davranmanın toplumlar ve örgütler açısından son derece hayati önem taşıdıklarını söyleyebiliriz. Bu çalışmada, etik iklim, örgütsel öğrenme ve yenilikçi davranış kavramları arasındaki ilişkiyi araştırmak amaçlanmıştır. Bu amaç doğrultusunda İstanbul Sanayi Odası'nın (İSO) üretimden satışlar büyüklüğü kriterini referans alarak belirlediği 2016 Türkiye'nin en büyük birinci 500 sanayi kuruluşu beyaz yakalı çalışanlar üzerinde bir araştırma gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın amacına bağlı olarak, öncelikle kavramlar ile ilgili geniş alanyazın taraması yapılmış ve kuramsal bilgiler aktarılmıştır. Daha sonra, birinci elden veri toplama tekniği tercih edilerek, oluşturulan araştırma anketi çalışanlara uygulanmıştır. Araştırmanın analizlerine 526 katılımcıdan elde edilen veriler dahil edilmiştir. Değişkenler arasındaki ilişkileri belirlemek amacıyla yapılan korelasyon analizi sonucunda; etik iklimin araççılık alt boyutu hariç diğer tüm alt boyutları ile örgütsel öğrenme ve yenilikçi davranış arasında pozitif yönlü ve anlamlı ilişkiler olduğu tespit edilmiştir. Bununla birlikte, örgütsel öğrenmenin tüm alt boyutları ile yenilikçi davranış arasında anlamlı ve pozitif ilişkiler tespit edilmiştir. Değişkenlerin birbirleri üzerindeki etkilerini ortaya çıkarmak için regresyon analizleri yapılmıştır. Etik iklimin başkalarının iyiliğini isteme, kurallar, bağımsızlık alt boyutları örgütsel öğrenmeyi pozitif; kanunlar ve kodlar, araççılık alt boyutlarının ise negatif yönlü etkilediği ve araççılık alt boyutu hariç diğer tüm etik iklim boyutlarının da yenilikçi davranışları pozitif yönde etkiledikleri tespit edilmiştir. Öte yandan, örgütsel öğrenme yenilikçi davranış ile pozitif yönlü ilişkili bulunmuştur. Örgütsel öğrenmenin etik iklim ve yenilikçi davranış ilişkisinde ara değişken rolünü test etmek amacıyla ılımlı basit arabuluculuk analizi yapılmıştır. Etik iklim ve yenilikçi davranış ilişkisinin örgütsel öğrenme değişkeni etkisinde kaldığı anlaşılmış, örgütsel öğrenmenin bu ilişkide ara değişken olarak arabuluculuk rolüne sahip olduğu tespit edilmiştir. Doktora tezi olarak gerçekleştirilmiş bu çalışmanın yöneticilere ve çalışanlara uygulamada yol gösterici özelliğe sahip olduğu, sonuçların bilimsel araştırmalar ve analizler için farklı çıkarımlara kaynak olacağı düşünülmektedir. Anahtar kelimeler: Etik iklim, örgütsel öğrenme, yenilikçilik, yenilikçi davranış.
Hizmetkâr liderlik, psikolojik personel güçlendirme ve yenilikçi davranış ilişkileri üzerine bir araştırma
Son yıllarda farklı kültürlerde yer alan özel işletmelerde ve kamu kurumlarında etik değerler temel alınarak çalışanların hizmetkâr liderlik kavramı çerçevesinde yenilikçi davranışta bulunmaları ve psikolojik olarak kendilerini güçlendirmeleri teşvik edilmektedir. Etik temelde kuramsallaştırılmaya çalışılan hizmetkâr liderlik, özel firmalarda ve işletmelerde önem kazanmaya başlamıştır. Hizmetkâr liderlik etik çerçeve göz önünde bulundurularak, hizmet etme isteğiyle başlayan, ardından diğerlerini yönetme ve geliştirmeyi amaçlayan sonucunda ise bireylerin ve kuruluşların yararına daha yüksek bir amaca ulaşmayı hedefleyen bir model olarak ortaya çıkmıştır. Hizmetkâr liderliğin bireysel düzeyde örgütsel vatandaşlık davranışı geliştirdiği, çalışanların psikolojik olarak güçlü kalmalarını sağladığı ve yenilikçi davranışları motive ettiği alan yazında sıkça belirtilmiştir. Bu çalışmada nicel araştırma yöntemi kullanılmıştır. Çalışmada toplamda 42 maddeden oluşan üç ayrı ölçek kullanılmıştır. Hizmetkâr Liderlik ölçeği, Psikolojik Güçlendirme ölçeği ve Yenilikçi Davranış ölçekleri çalışmada kullanılmıştır. Veriler, Aralık/2021 tarihinde Adana'da yer alan 23 bankanın 220 şubesinde çalışan 3484 kişi arasından yüzde 11.8'i temsil eden 414 banka çalışanından toplanmıştır. Araştırma kapsamında elde edilen veriler SPSS ve AMOS 23 Paket programı ile analiz edilmiştir. Araştırma hipotezlerini test edebilmek amacıyla yapısal eşitlik modeli, process makro (model4), t-test ve ANOVA analizleri yapılmıştır. Yapılan analizler neticesinde hizmetkâr liderliğin personel güçlendirme ve yenilikçi davranışı pozitif yönde anlamlı olarak etkilediği tespit edilmiştir. Personel güçlendirmenin yenilikçi davranışı pozitif yönde anlamlı olarak etkilediği bulgusuna ulaşılmıştır. Aracılık testi neticesinde hizmetkar liderliğin yenilikçi davranış üzerindeki etkisinde personel güçlendirmenin yüksek aracılık etkisi olduğu tespit edilmiştir. Yapılan t testi sonucunda yenilikçi davranışın cinsiyete göre anlamlı farklılık gösterdiği tespit edilmiştir. Yapılan anova testi neticesinde yenilikçi davranışın yaşa göre, personel güçlendirmenin ise eğitim durumuna göre anlamlı farklılık gösterdiği tespit edilmiştir. Bu bulgulara dayanarak alan yazındaki diğer bulgular ile karşılaştırılarak tartışılmış ve gelecekte özel işletme ve kamu kurumlarında neler yapılabileceği ile ilgili önerilerde bulunulmuştur.
Personel güçlendirme ve yenilikçi iş davranışı arasındaki ilişki: Örgütsel yaratıcılığın aracılık etkisi
Personel güçlendirme, yaratıcılık ve yenilikçi iş davranışı günümüz iş dünyası için en önemli konular arasında yer almaktadır. Çünkü personel güçlendirmenin özendirildiği çalışma ortamlarında, örgütsel yaratıcılık artmakta ve buna bağlı olarak işgörenlerin yenilikçi iş davranışı gösterme eğilimleri yükselmektedir. Bu nedenle, bu kavramların birbirleriyle olan ilişkilerinin incelenmesi önem arz etmektedir. Ancak önceki çalışmalarda, bu kavramlar arasındaki ilişkilerin ikili olarak ele alındığı görülmüştür. Bu çalışmada ise, personel güçlendirme ve alt boyutları ile örgütsel yaratıcılık ve yenilikçi iş davranışı arasındaki ilişkiler bir arada ele alınmış ve ayrıca örgütsel yaratıcılığın, personel güçlendirmenin ve alt boyutlarının yenilikçi iş davranışı üzerindeki etkisinde aracılık rolü test edilmiştir. Araştırma verileri, Hatay ilinde faaliyet gösteren bir üretim işletmesinde çalışan işgörenlerden anket yöntemi kullanılarak elde edilmiştir. Çalışmadaki verilerin istatistiksel analizini yapmak için SPSS programı kullanılmıştır. Verilere korelasyon ve regresyon analizleri uygulanmıştır. Araştırma bulgularına göre, personel güçlendirmenin ve alt boyutları olan anlamlılık ve yeterlilik ile özerklik ve etkinin örgütsel yaratıcılık ve yenilikçi iş davranışı üzerinde pozitif anlamlı etkileri olduğu belirlenmiştir. Bununla birlikte, örgütsel yaratıcılığın personel güçlendirme ve alt boyutlarının yenilikçi iş davranışı üzerindeki pozitif etkilerinde kısmi aracılık rolü olduğu saptanmıştır.