Bağlama çalıp söyleyen kadınların müzik performansının toplumsal cinsiyet açısından incelenmesi
Bu tez size mi ait?
Bu kayıt toplu arşivden geldi. Sizinse profilinize bağlayın.
Özet (TR)
Performans kavramının tanımlanması birçok araştırmacı için muğlaktır. Bu kavram, kimi araştırmacılar için başarı şartı aranan, kimisi için ise canlandırıcı bir deneyim olarak sonucu değil, süreci ifade etmesi bakımından başarı şartı aranmayan bir edimselliktir. Bazı araştırmacılar ise performansı bir şeyi yapma yeteneği (hüner) olarak tanımlanmaktadırlar. Performans kavramı hangi açıdan tanımlanırsa tanımlansın, bir başı ve sonu olan edimsel bütünlüğü ifade etmektedir. Bu bütünlük, çevresinde gelişen hiçbir gerçeklikten bağımsız değildir. Çünkü performans, insanî mübadelenin asgari koşulu olarak görülmektedir. O halde toplumsal kertede performans, iletişimi de beraberinde getirir. İletişimin en etkili yöntemlerinden biri olan müzik performansı sayesinde, yaşam pratiklerine dair sosyal, kültürel ve tarihsel pek çok veri gerek açık, gerekse gizli anlamlarla bir yerden başka bir yere aktarılmaktadır. Pozitif bilimsel (biyolojik ve determinist) yaklaşımların dışında, sosyal ve kültürel bağlamlarla açıklanan toplumsal cinsiyet de genelde performansta, özelde ise müzik performansında keşfedilmeye değer veriler sunmaktadır. "Bağlama Çalıp Söyleyen Kadınların Müzik Performansının Toplumsal Cinsiyet Açısından İncelenmesi" adlı bu çalışmada performans, müzik performansı ve toplumsal cinsiyet arasındaki bağlantılar bağlama çalıp söyleyen kadınlar özelinde değerlendirilmiştir. Çalışmada bağlama çalıp söyleyen kadınlara odaklanmamın sebebi, müzik alanında uzun yıllar boyunca bu kapsamda performans gerçekleştirmemdir. Konuyla ilgili olarak, deneyim, katılım ve gözlem yoluyla elde edilen bilgiler performans ve müzikoloji disiplinlerindeki eğitimim ile sentezlenmiştir. Ayrıca, mevcut araştırma konusunun toplumsal cinsiyet ve performans olması dolayısıyla sosyoloji ve antropoloji başta olmak üzere, psikoloji, tarih gibi çeşitli disiplinlerden yararlanılmıştır. Bu durum aynı zamanda, müzik performansının dünyada artık sadece müzik iletimi olarak algılanmadığını; geçmiş ve günümüzle bağlantılı olarak sosyal ve kültürel pek çok konuda önemli veriler sağladığını kabul etmek anlamına gelmektedir. Bilindiği üzere, sosyal bilimlerde her veri, bir başka veriyle bağlantılıdır. Bir durumun ortaya çıkması, onu çevreleyen başka durumların etkisiyle mümkündür. Bu doğrultuda, bağlama çalıp söyleyen kadınlar araştırma kapsamında sadece kendi eksenlerinde oluşan performansları açısından değil, aynı zamanda geçmişten günümüze müzik alanında konumlanmaları açısından da değerlendirilmiştir. Müzik performansındaki toplumsal cinsiyet verileri ve çevresel etkenlerini ortaya koymak için performansın şemsiye terim olarak kullanılmasından yararlanılmıştır. Böylece, toplumsal cinsiyet gerek sosyal yaşam pratikleri, gerekse müzik performansındaki dışavurumlar açısından değerlendirilmiştir. Toplumsal cinsiyet verileri sağlayan iki pratiğin arasında ise müzik alanı konumlanmaktadır. Yani, hem sosyal yaşam pratikleri, hem de müzik alanı ve performansı birbirleriyle bağlantılı olarak toplumsal cinsiyet verileri sunmaktadırlar. Cinsiyet kimliği ile ilgili toplumsal normlar performans sayesinde belleğe taşınmakta ve bellek vasıtasıyla performansa dönüşmektedir. Her performans zaman ve mekâna bağlı olarak farklı derecelerde değişkenlik gösterse de – ki bununla birlikte performansın yorumlanabilme özelliği ortaya çıkmaktadır- birçok konuda olduğu gibi cinsiyet kimlikleri ile ilgili düzene kazılı sessiz çağrıların ve aynı zamanda kültürel kodların benzer biçimde kuşaktan kuşağa aktarılmasında en önemli etkendir. Genelde performansı özelde ise müzik performansını meydana getiren unsurlardaki cinsiyet kimliklerine ait davranış biçimleri şüphesiz her alanda görülmektedir. Bu bakımdan, müzik alanı ve performansında ortaya çıkan davranış biçimlerinin analiz edilmesinde Bourdieu'nun alan teorisi ve alan eşmantığından yararlanılmıştır. Alandaki ve alan pratiğindeki toplumsal cinsiyet verilerine dâir sebep-sonuç ilişkileri alan ve habitus ortaklığıyla açıklanmıştır. Bu ortaklık içerisinde doxa, sermaye türleri ve etkinliği, nepotizm, sembolik güç, simgesel şiddet gibi çeşitli meseleler, toplumsal cinsiyetin müzikteki ve bağlama çalıp söyleyen kadınların müzik performanslarındaki görünümüyle ilgili ipuçlarını ortaya koymaktadır. Müzik alanında iktidar ve tabî alan ilişkileri, bu ilişkilere bağlı olarak ortaya çıkan yıkım ve muhafaza stratejileri, kadının ve müzik performansının değeri açısından büyük öneme sahiptir. Alan mücadeleleri içerisinde kadının konumu müzikal davranış biçiminin yanısıra, sanatının estetik değerinin ve bu değerle bağlantılı yeterlilik anlayışının da belirleyicisidir. Sosyal yaşam pratiğinden müzik alanındaki pratiğe uzanan "erkek yapar, kadın destek verir", "kadın erkeğin arkasında yer almalıdır" gibi toplumsal rolleri belirleyen doxalar, kadınların hâkimiyet alanından çekilmelerine sebep olmakta, müzik alanındaki yetkinliklerini ciddi oranda azaltmaktadır. Şüphesiz, bu durumun dünyada çok sayıda örneği bulunmaktadır. Türkiye'de müzik performansını meydana getiren unsurlardaki cinsiyet kimliğine dair yargılar, şüphesiz dünyadaki örneklerden bağımsız değildir. Yine de, geleneksel müziklerin üretiminde; bu üretim koşullarını oluşturan yaşamın iki uç noktasında; yani, doğumdan ölüme ve ninnilerden ağıtlara kadar pek çok repertuar türünün üretiminde ve aktarılmasında kadınların birincil derecede etkin oldukları belirtilebilir. Buna rağmen, 1920'li yıllardan günümüze kadar gerek resmî ve özel kurumlar tarafından, gerekse bireysel olarak yapılan derleme çalışmalarında kadınların özel alanla sınırlandırılmaları nedeniyle, çoğu zaman kayıtlara geçmedikleri anlaşılmaktadır. Yani, yapılan derleme çalışmalarında geleneksel ezgileri aktaran kişiler kaynak kişi adıyla ezici çoğunlukla erkeklerden oluşmaktadır. Geleneksel ezgilerin kamusal alana taşınması, gelecek nesillere aktarılmasından, müzik performansını oluşturan öğelere kadar pek çok konuda- ki buna çalgılar da dâhildir- kadınların simgesel şiddet ya da rızalık yoluyla alandan uzaklaştırıldığı ya da uzaklaştığı açıktır. Dolayısıyla, tüm dünyada sıklıkla rastlanılan "neden büyük kadın sanatçı yoktur" sorusunun cevabı, kadına biçilen ve kadının rızalığıyla kalıcı hale dönüşen, düzene kazılı sessiz çağrılarda, doxalarda ve toplumsal rollerde aranmalıdır. Bu değerlendirmelerle bağlantılı olarak, çalışma 4 bölümden oluşmaktadır. 1. bölüm, araştırma konusunun tanıtımının yapıldığı, günümüze kadar yapılan çalışmalar ve alan içindeki gözlemler neticesinde araştırmanın sınırlarının belirlendiği giriş bölümüdür. Giriş bölümünde araştırma ile ilgili yapılan çalışmaların analitik değerlendirmelerinin yanı sıra, araştırmanın amacı, sorusu, sınırları, yöntemi, hipotezi ortaya konmuştur. Araştırmanın sınırları performans, kültür ve toplumsal cinsiyet ilişkisine dikkat çekilerek, genelden özele doğru daraltılmıştır. Bu doğrultuda, Türkiye'de Halk Müziği'nin özellikle yaklaşık son yüzyıllık tarihsel sürecinin bağlama çalıp söyleyen kadınlar üzerindeki etkisi incelenmiştir. Yani, tabiri caizse bu bölümde bağlama çalıp söyleyen kadınların tarihsel süreci değerlendirilmiştir. Bu kapsamda, 13. yüzyıldaki Bacıyân-ı Rûm (Anadolu Bacılar Teşkilâtı) adı verilen derviş kadınlar topluluğunun Türkiye'deki kadın mücadelesine etkisine değinilmiş; 20. yüzyılda kaynak kişiler, kadın âşıklar, resmî ya da özel icra ve eğitim kurumları ve popüler kültürün kadın mücadelesine etkisi ele alınmıştır. Çalışmanın 2. ve 3. bölümleri araştırmanın gövdesini oluşturmaktadır. Girişte son yüzyıllık tarihsel sürecin kısaca ele alınmasının ardından, 2. bölümde araştırmanın teorik çerçevesi irdelenmiştir. Bu kapsamda, düzene kazılı sessiz çağrılar üzerine kurulan kadın kimliği ve bağlama çalıp söyleyen kadınlar, performans, toplumsal cinsiyet ve Bourdieu'nun alan teorisi açısından ele alınmış; kültürel bellek, müzik alanı ve performansı ilişkisi içerisinde değerlendirilmiştir. Araştırmanın teorisi, bir sonraki bölümde değerlendirilecek olan pratiğinin de habercisidir. Teori ve pratiğin birlikte değerlendirilmesinde sırasıyla müzikoloji, performans ve sosyoloji disiplinlerinin ağırlığı görülmektedir. Çalışmanın 3. bölümünde bağlamanın toplumsal cinsiyet açısından temsili 2. bölüm ile bağlantılı olarak incelenmiştir. Bu doğrultuda, bağlamanın toplumsal cinsiyet açısından ne ifade ettiği alan, alandaki performans ve tarihsel süreci kapsamında ele alınmıştır. Bu bölümde ayrıca, toplumsal biri odak grup olmak üzere 17 performans sanatçısının hem saha çalışmasından hem de sosyal medyadan elde edilen en az 5'er müzik performansı (konser, dinleti, TV programı vs) incelenmiştir. Müzik performansları doğrultusunda toplumsal cinsiyet verileri elde edilebilecek unsurlar belirlenmiştir. Bu unsurların belirlenmesinde hem literatürden, hem de alan içerisinden tarafımca ve katılımcı gözlem yoluyla elde edilen verilerden yararlanılmıştır. Dolayısıyla, kimi bulgular her ne kadar yoruma açık olsa da - ki Sosyal Bilimler disiplini araştırmacıyı ve okuyucuyu yoruma açık kılabilmektedir - bağlama çalıp söyleyen bir kadın olarak yaklaşık 24 yıldır tarafımca elde edilen deneyim araştırmayı güvenilir kılmaktadır. Çalışmanın 3. bölümünde bağlamanın yanısıra, çalgı düzeni, karar sesi, melodik işleme, repertuar gibi müzik performansını oluşturan ve toplumsal cinsiyet ile ilgili veri sağlayan unsurlar ele alınmıştır. Bağlama çalıp söyleyen kadınların çalgı düzeni ve karar sesleri tercihlerinin dağılımı 75 eser üzerinden elde edilmiştir. Bu tercihlerin nedenleri, toplumsal cinsiyetin müzik performansına yansımasının ortaya konmasında önemlidir. Müzik performansını oluşturan unsurlardaki tercihlerin nedenleri arasında erkek kaynak kişiye, popüler icracıya ya da ustaya uyumlanma ve onları taklit etme biçiminde görülen davranış kalıpları gerek orantısal bulgular, gerekse melodik işlemeler ve transkripsiyonları üzerinden incelenmiştir. Tüm bu davranış biçimlerinin işaret ettiği, "erkek egemen zevk" üzerine oluşturulan estetik yargılar değerlendirilmiştir. Çalışmanın 4. bölümü ise teori ve pratiğin sentezlenmesi ve analizi ile birlikte ortaya konan sonuç bölümüdür. Bu bölümde araştırma kapsamındaki örneklemler üzerinden elde edilen tüm veriler toplumsal cinsiyet açısından değerlendirilerek, sonuca ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Müzik, kadın, bağlama, çalıp söyleme, toplumsal cinsiyet, performans, müzik performansı, müzik alanı, Bourdieu.
Yazar
Seval Eroğlu
Kurum
İstanbul Technical University
Müzikoloji ve Müzik Teorisi Bilim Dalı
Bu Yayına Nasıl Atıf Yapılır
Seval Eroğlu (Doktora Tezi). Bağlama çalıp söyleyen kadınların müzik performansının toplumsal cinsiyet açısından incelenmesi, 2018, İstanbul Technical University.
Anahtar Kelimeler
Lisans
Tüm Hakları Saklıdır
Bu eser belirtilen lisans koşulları altında paylaşılmaktadır.
İstanbul Technical University tezlerinden daha fazlası
- Investigation Of Stretching Effect With Mixed Finite Element Formulations For Laminated Beams And Plates(2023)
- Moebius elektrolizi anot çamurlarından platin grubu metallerin uzaklaştırılması ve geri kazanımı(2015)
- Metrolarda yangın güvenlik önlemleri(2015)
- Bir eylem/eğlen[ce] laboratuvarı olarak fun palace: Mekansal deneyim açılımları ve yansımaları(2015)
- Dynamic analysis of adaptive aircraft wings modelled as thin-walled composite beams(2015)
- Darpa Suboff denizaltı modeli ile bu modelden yeni türetilen formların hesaplamalı akışkanlar dinamiği (HAD) ile sayısal direnç hesabı(2015)