Çalgılar

71 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessTR

Müzik öğretmeni adaylarının beş büyük kişilik özelliklerinin çalgı öz yeterlik durumlarını yordaması (Ege Bölgesi örneği)

Bu araştırmanın amacı, müzik öğretmeni adaylarının beş büyük kişilik özelliklerinin çalgı öz yeterlik durumlarını yordama durumunu incelemektir. Araştırmanın amacı doğrultusunda ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmanın evrenini; Türkiye'nin Ege Bölgesinde bulunan müzik eğitimi anabilim dallarında öğrenim gören öğrenciler oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemi, Ege Bölgesinde yer alan Muğla, Denizli, Aydın, İzmir illerindeki müzik eğitimi anabilim dallarınında sürdürülmüş ve bu bölümlerde öğrenim gören birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü sınıf öğrencileriyle gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın amacı doğrultusunda araştırmanın verileri; şeker (2016) tarafından geliştirilmiş olan "Çalgı Performansına İlişkin Öz Yeterlik Ölçeği", John, Donahue, ve Kentle (1991) tarafından geliştirilip, Türkçe uyarlaması Karaman, Doğan ve Çoban (2010) tarafından yapılan "Beş Büyük Kişilik Faktör Envanteri" ve araştırmacı tarafından hazırlanan "Kişisel Bilgi Formu" ile elde edilmiştir. Çalışmada sıklık, açıklayıcı, tek yönlü varyans (ANOVA), bağımsız örneklemler t-testi, pearson ilişki, basit doğrusal regresyon analizleri kullanılmış ve veriler SPSS 12.0 paket programı ile analiz edilmiştir. Araştırmadan elde edilen sonuçlarda, müzik öğretmeni adaylarının çalgı öz yeterlik durumları 10 puan üzerinden 5.54 olarak tespit edilmiş ve bu durum ortanın biraz üzerinde olarak yorumlanmıştır. Çalgı öz yeterlik ölçeğinde en yüksek ortalamanın kendini yeterli görme ve psikolojik göstergelerde olduğu, en düşük ortalamanın ise kendini yetersiz görme alt boyutunda olduğu belirlenmiştir. Aynı zamanda çalgı öz yeterlik ölçeği ile çalgı solo performans ve çalgı not ortalaması arasında pozitif yönde anlamlı ilişkiler tespit edilmiştir. Diğer taraftan beş büyük kişilik faktör envanterinden elde edilen bulgular incelendiğinde; en yüksek ortalamanın sırasıyla açıklık, uyumluluk, öz denetim ve dışa dönüklük alt boyutlarında, en düşük puan ortalamasının ise nevrotizim alt boyutunda olduğu belirlenmiştir. Bunun yanı sıra dışa dönüklük, öz disiplin ve açıklık kişilik özelliği ile solo performans arasında p<,05 düzeyinde pozitif yönde anlamlı bir ilişki bulunurken, açıklık kişilik özelliği ile not ortalaması arasında da p<,05 düzeyinde pozitif yönde ve anlamlı bir ilişki olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Müzik öğretmeni adaylarının beş büyük kişilik özellikleri ile çalgı öz yeterlik durumları arasındaki ilişki incelendiğinde ise; dışa dönüklük, uyumluluk ve öz denetim alt boyutları ile çalgı öz yeterlik ölçeğin alt boyutlarından kendini yeterli görme ve psikolojik göstergeler arasında pozitif yönde p<,05 düzeyinde anlamlı ilişkiler tespit edilmiştir. Aynı zamanda nevrotizm alt boyutu ile çalgı öz yeterlik ölçeği ve kendini yetersiz görme arasında da pozitif yönde p<,05 düzeyinde anlamlı ilişkiler saptanırken, açıklık kişilik özelliği ile; çalgı öz yeterlik ölçeği, ölçeğin kendini yeterli görme ve psikolojik göstergeler alt boyutları arasında p<,05 düzeyinde, pozitif yönde anlamlı ilişkiler olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca açıklık kişilik özelliği ile kendini yetersiz görme alt boyutu arasında p<,05 düzeyinde, negatif yönde anlamlı bir ilişki olduğu sonucuna varılmıştır. Araştırmanın amacı doğrultusunda müzik öğretmeni adaylarının beş büyük kişilik özellikleri ve çalgı öz yeterlik durumları arasında anlamlı ilişkiler olsa da, beş büyük kişilik özelliklerinin müzik öğretmeni adaylarının çalgı öz yeterlik durumlarını yeterince önemli olmayan düşük bir düzeyde yordadığı sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar kelimeler: müzik eğitimi, çalgı eğitimi, çalgı öz yeterlik, beş büyük kişilik özelliği

Aday öğretmenlerBeş faktör kişilik modeliKişilik özellikleri+5
Aze Bölek
Muğla Sıtkı Kocman University · Institute of Educational Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de popüler müziğin tarihsel gelişiminde davul çalım yaklaşımları

Davul setinin 20. yüzyılın başlarında bas davul pedalının icadıyla ortaya çıktığı görülmektedir. 1930'lardan itibaren ülkemizde de çeşitli müziklerde kullanılan bu çalgının, popüler müzik içerisinde ne gibi gelişmeler yaşadığına ilişkin yaklaşımlar çalışmanın çıkış noktasını oluşturmuştur. Bu araştırmada etkilenilen ekollerle birlikte ülke şartları da göz önünde bulundurulmuştur. Bu kapsamda davulcuların popüler müzikte çalım yaklaşımlarını oluşturan unsurlar, davul setinin dünyada ve ülkemizdeki tarihsel gelişimi ile kayıt stüdyolarındaki konumu incelenmeye çalışılmıştır. Dönemin önde gelen aranjör, müzisyen ve davulcularıyla gerçekleştirilen görüşmelerden elde edilen veriler dikte edilerek yorumlanmaya çalışılmıştır. 1960 – 2000 yılları arası süreçte, ülkemizde genel olarak caz ve rock ekolünden gelen davulculardan etkilenildiği görülmektedir. 1980 ortalarına kadar ülkemizdeki müzisyenlerin gelişim sağlayabilecekleri materyallerin yetersizliği davulcuların ilerlemesini kısıtlarken, bir taraftan da kendi çalım yaklaşımlarını oluşturmalarına zemin hazırlamıştır. Davul setinin stüdyo ortamında kayıt edilmesi konusunda da uzun bir süre verim alınamadığı dikkat çekmektedir. Elektronik davulun 1980'lerde popüler müziğin içerisine girmesiyle, hem davul çalım yaklaşımlarında hem de davul setinin kaydedilme kültüründe değişimler yaşanmıştır. Popüler müzik içerisinde en çok dikkat çeken isimler; Durul Gence, Vasfi Uçaroğlu, Salim Ağırbaş, Cezmi Başeğmez, Asım Ekren, Engin Yörükoğlu, Hüseyin Sultanoğlu, Okay Temiz, Cem Aksel, Turgut Alp Bekoğlu, Cengiz Baysal, Aydın Karabulut, Volkan Öktem gibi davulcular olmuştur. Türk davul markaları olan Şeref, Yıldırım, Cümbüş ile birlikte Alman asıllı Amerikan markası Ludwig davulları ülkemizde kullanılmış önemli davul markalarıdır.

DavulPopüler müzikÇalgılama teknikleri+1
Hakan Kılıçoğlu
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Horon eşlik çalgılarının dans formuna etkisi: Trabzon yöresi Sallama Horonları (Düz horon) örneği

Bu araştırma, aynı kültüre mensup birbirine yakın bölgelerde yaşayan insanların geleneksel dans icralarındaki çeşitlenmelerin muhtemel bir nedeni olarak, dansa eşlik eden çalgıları ele almayı amaçlamaktadır. Araştırma kapsamında Karadeniz Bölgesi'nde merkezi bir hüviyeti bulunan Trabzon yöresindeki birbirinden farklı çalgıların eşliğiyle, birbirinden farklı formlarda icra edilen danslar; form çeşitlenmeleri ve bu çeşitlilikte eşlik çalgıların muhtemel etkileri açısından incelenmiştir. Bu doğrultuda dansların icra formlarındaki bedensel devinimler incelenmiş, aralarındaki farklılıklar tespit edilmiş; bu danslara eşlik eden çalgılar akustik özellikleri itibarıyla söz konusu farklılıklarla ilişkilendirilmeye çalışılmıştır. Geleneksel danslara eşlik eden çalgıların akustik özellikleri PRAAT yazılımından yararlanılarak analiz edilmiş; yapılan analizler neticesinde tespit edilen farklılıkların dans icrası formlarındaki farklılıklara etkisi araştırılmıştır. Buna paralel olarak, yörede yaygın olarak tanınan dans ve eşlik çalgı icracılarıyla mülakatlar yapılmıştır. Bu mülakatlar ışığında, geleneksel dans formu çeşitlenmesiyle anlamlı biçimde ilişkilenen eşlik çalgı akustik farklılıkları noktasında yöre icracılarının uzman görüşüne başvurulmuştur. Çalışma sonucunda tespit edilen dans formu farklılıkları ile, danslara eşlik eden çalgıların akustik özellik farklılıkları arasında anlamlı paralellikler bulunduğu bulgulanmıştır. Bulgulanan bu sonuçlar, uzman görüşüne başvurulan yöre icracıları tarafından da doğrulanmaktadır. Araştırma sonuçlarının geleneksel dans formu çeşitlenmeleri konusuna yeni bir bakış açısı kazandıracağı düşünülmektedir.

DansDavulGeleneksel dans+7
Mustafa Balçın
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

El tercihi ve 2D:4D parmak oranının çalgı (bağlama) performans ilişkisi

Performans, bir görevi yerine getirme, yapma ve başarma durumudur. Çalgı eğitiminde performans başarının ön koşuludur. İyi bir çalgı performansında; müzikal yetenek, çalışma, sosyal çevre, ekonomik koşullar, eğitim, tutku, motivasyon vb. etkenlerin yanı sıra özellikle de bireyin fiziksel ve fizyolojik özellikleri performansı etkileyen önemli faktörlerdendir. Bu araştırmanın amacı el tercihi ve 2D:4D parmak oranının çalgı (bağlama) performans ilişkisini araştırmaktır. Çalışmaya 15-18 yaşları arasında 83 erkek ve 24 kadın olmak üzere toplam 107 öğrenci katılmıştır. El tercihini belirlemek için "Edinburg El Tercihi Anketi" kullanılmış ve sonuçlar Geschwind skoruna göre değerlendirilmiştir. Bağlama performansını belirlemek için "Bağlama Performansı Ölçme Aracı" uygulanmıştır. 2D:4D parmak oranları için de her iki el parmak uzunlukları anatomik sınırlar dikkate alınarak dijital kumpasla ölçülmüş ve 2D:4D oranları hesaplanmıştır. Araştırmadan elde edilen veriler, IBM SPSS 26 programı kullanılarak analiz edilmiştir. Katılımcıların çalgı performanslarının el tercihi ve 2D:4D parmak oranı değişkenlerine göre farklılaşmadığı, ancak katılımcıların sağ el 2D:4D parmak oranları ile sol el 2D:4D parmak oranları arasında doğal bir korelasyon olduğu tespit edilmiştir. Katılımcıların el tercihleriyle 2D:4D parmak oranları arasında ilişki olmadığı, el tercihi ve 2D:4D parmak oranlarının cinsiyet değişkenine göre ve okullar arasında bir farklılık göstermediği, ancak çalgı performanslarında okullar arasında anlamlı farklılıklar olduğu gözlemlenmiş, katılımcıların çalgı geçmişleriyle çalgı performansları arasında da istatistiksel açıdan anlamlı bir ilişki olduğu tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Çalgı Performansı, Bağlama, Lateralizasyon, El Tercihi, 2D:4D Parmak Oranı

2D:4D oranıBağlamaEl tercihi+3
Gökhan Zelan
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Kontrbas tarihinde Serge Koussevitzky

Bu araştırmada ilk olarak kontrbasın günümüze kadar geçirdiği yapısal değişiklikler ve gelişmeler incelenmiştir. Konuyu araştırırken, viyol ve keman ailelerinin tarihi ve çalgıların özellikleri gözlenmiş, iki ailenin çalgıları arasındaki farklar ortaya konulmaya çalışılmıştır. Çalışmanın bir bölümünde kontrbasın orkestraya girişi, ilk solo eserleri, ilk kontrbas solistleri ve ilk kontrbas metotları incelenmiştir. Araştırmanın amaçlarından bir diğeri, kontrbas tarihinde en büyük virtüözlerden ve bestecilerden biri olan Serge Koussevitzky'nin katkıları ve önemi incelemektir. Koussevitzky'nin yaşam öyküsü ele alınmış ve Rusya'da kontrbas icra sanatının gelişimine değinilmiştir. Rus kontrbasçı yaşadığı dönemin en iyi solo kontrbas sanatçılarından biri olmuştur. Sadece Rusya'da değil, Avrupa'da da konserler vermiş ve takdir görmüştür.

BestekarlarBestelerKontrabas+6
Tina Erten
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Barok Çağdan günümüze kadar kontrbasın gelişimi ve önemi

Bu tez çalışması, Barok Dönemden günümüze kontrbasın yapısal evrimini, teknik ve müzikal özelliklerini ayrıntılı biçimde incelemek amacı ile yazılmıştır. Tarihsel süreçte kontrbas icra biçimi, akort ve yay sistemi gibi önemli konularda çeşitli değişim ve gelişmelere uğramıştır. Zaman içerisinde orkestra ve solistlik icra alanlarındaki önemi artmış ses rengi açısından önemli bir çalgı haline gelmiştir. Yaylı çalgılar ailesinin en iri yapılı ve en kalın sese sahip olan çalgısıdır. Kullanım alanı klasik batı müziği ile sınırlı kalmamış, bunun dışında da birçok müzik türünde değer görmüş ve üzerine besteler yapılmıştır.

Barok ÇağKontrabasMüzik tarihi+3
Gevher Beliz Canbulat
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Temsil edilmiş Türk operalarındaki keman ve viyolonsel sololarının yeri

Latince bir terim olan opera on dördüncü yüzyılın sonlarına doğru Avrupa'da küçük gösterilerle, şenlik, dinsel törenler, düğün törenleri gibi çeşitli kültürel etkinliklerde ortaya çıkmıştır. Opera sanatı solo, koro ve orkestrayı içine alarak, müzikal ve teatral formda birçok görsel sanatı, mitolojiyi, efsaneleri, tarihten esinlenilerek içinde barındıran ve baştan sona bestelenerek yazılmış müzikli sahne oyunudur. Bu tezin ilk bölümde operanın tanımı, operanın ilk olarak nerede ortaya çıktığı, opera sanatı, sahnelenen ilk operalar, orkestrada keman, viyolonselin yeri ve bu iki çalgının solistlik açıdan kullanılması anlatılmıştır. İkinci bölümde Cumhuriyet Dönemi öncesinde Osmanlı İmparatorluğu'nun operayla tanışması ile operayla ilk temaslar, padişahların batı sanatlarına ve operaya olan ilgisi ile Osmanlı'da gelişim süreci, yurt dışına eğitim için gönderilen besteciler ve Batı Dünyası ile ilişkiler, Osmanlı İmparatorluğu'nda kurulan çeşitli tiyatro ve opera binaları ile temsil edilen operalar anlatılmıştır. Fransız Devrimi ile Tanzimat Döneminde opera sanatı ile ilgili değişimler, Cumhuriyetin ilanıyla birlikte Türkiye'de operanın gelişim süreci, Mustafa Kemal'in Türk operasına katkıları, kurulan müzik kuruluşları, Türk bestecilerin operaları ve temsil edilen yerler, opera sanatının gelişmesiyle sanat kurumlarının çoğalarak günümüze kadar nasıl geldiği anlatılmıştır. Sahnelenen Türk Operaları perde perde anlatılarak bestecilerinin yaşam öyküleri ile birlikte eserlerindeki keman ve viyolonsel soloları tespit edilmiştir. Temsil edilmiş Türk operalarının keman ve viyolonsel partileri incelenmiştir. Bu inceleme ile birçok kaynak taraması yapılarak, tarafsız bir şekilde ele alınan keman ve viyolonsel çalgıları için yazılan solo partilerde hangi çalgı için daha fazla soloya yer verilmiş olduğu saptanmıştır.

KemanOperaOrkestra+4
Gülin Erdeviren
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Talip Özkan'ın saz icrasının tavır özellikleri açısından incelenmesi

Talip Özkan'ın icra profili geleneksel icra ile şehirleşmeyle başlayan kentli icra arasındaki geçişi yansıtan bir özellik barındırmaktadır. Talip Özkan Anadolu müzik kültürlerine ait üslupları iyi bilen bir icracı olmakla beraber Kafkasya bölgesi gibi farklı müzik kültürleri ile de teması bulunmaktadır. Bunlara ek olarak araştırmacı, derlemeci, akademisyen gibi kimlikleriyle de yer yer ön plana çıktığı bilinmekte olup her anlamda müzikle olan çeşitli etkileşimleri dikkat çekmektedir. Talip Özkan yöresel üslupları iyi özümsemiş bir icracı olmanın dışında asıl olarak gençlik dönemi sonrası olgunlaşma ve olgunluk dönemlerinde görülebilen yorumcu kimliğiyle birlikte kişisel tavrının ön plana çıktığı bir icracı profili çizmektedir. Bu doğrultuda kullandığı saz çalış tekniklerini virtüözite seviyesinde sergilemekte olup bunun paralelinde icra ettiği repertuvarı seviye bakımından seçkin eserlerden oluşturmaktadır. Özkan'ın icra tavrında öne çıkan bir diğer özellik de ezgileri sıklıkla kendi anlayışına göre yorumlamasıdır. Ezgileri işleyiş şeklinin her an yenilenebilen bir icra anlayışına oturttuğu düşünülmekte olup ezgileri ritmik, melodik ve kısmen armonik olarak yeniden şekillendirmekte ve bu doğrultuda icra ettiği birçok ezgi bulunmaktadır. Özkan multi-instrumentalist kimliği ile farklı çalgılarla olan temasını uyarlama anlayışı çerçevesinde değerlendirmekte olup bu doğrultuda çalgılara ait teknik özellikleri ve repertuvarı saz icrasına yansıttığı görülmektedir. Bu açıdan bakıldığında özellikle bağlı bulunduğu kültürel yapıdan zeybek ezgilerini saza aktardığı bilinmekte ve bu konuda çeşitli çevrelerde referans icracı olarak kabul edilmektedir. Çalışmamızın asıl konusunu oluşturan Özkan'ın icra tavrının ne tür özellikler barındırdığı çok yönlü başlıklar altında incelenecektir. Bu doğrultuda sırayla birinci bölümde çalışmanın amacı, yöntemi, sınırlıkları, problemler ve alt problemler ele alınacaktır. İkinci bölümde; Özkan'ın hayatı genel bir bakış açısıyla kronolojik olarak ele alınacaktır. Üçüncü bölümde Özkan'ın müzikal açıdan birden çok anlayışı ele alınacak olup bu doğrultuda transkript edilen eserler üzerinden çeşitli analizler yapılacaktır.

BağlamaMüzikalSazlar+7
Mücahit Kol
Ankara Music and Fine Arts University · Müzik ve Güzel Sanatlar Enstitüsü
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Kompresör türlerinin ses karakterleri ve müzik tarzlarıyla ilişkileri

Ses teknolojisinde kompresörler dinamik aralık kontrolü sağlamaya yarayan araçlardır. Zaman içerisinde gelişen teknoloji ile birlikte farklı kompresör türleri ortaya çıkmıştır. Bunlardan en bilinen ve yaygın olarak kullanılan türler alan etkili transistör (FET), tüp ,optik ve voltaj kontrollü amplifikatör (VCA) kompresörlerdir. Tasarım farklarından dolayı her kompresörün kendine ait bir ses karakteri bulunmaktadır. Bu ses karakterlerini belirleyen en önemli iki faktör kompresörlerin zamanlama davranışları ve tınıya olan etkileridir. Başlangıçta dinamik aralık kontrolü için üretilmiş olsalar da kompresörler zamanla sadece dinamik aralık kontrolü için değil, ses karakterlerini sinyale katmak için de birçok ses mühendisi tarafından kullanılmaya başlanmıştır. Hangi ses kaynağına hangi kompresörün uygulanacağı, hangi kompresörün hangi müzik tarzında daha işlevsel davranışlar sergileyeceği gibi sorular günümüzde teknik gerekliliklerin yanı sıra kişisel zevk ve tecrübeye dayalıdır. Bu araştırma bahsi geçen sorulara yanıt verebilmek için gerçekleştirilmiştir. Araştırma için en bilinen ve yaygın olarak kullanılan dört kompresör türü belirlenmiştir. Her kompresör tasarımı için kendi türünde en çok bilinen ve tercih edildiği düşünülen marka ve modellerin emülasyonları (yazılım, plug-in) seçilmiştir. Tüp kompresör için Waves PuigChild 660/670, FET kompresör için Waves CLA-76, optik kompresör için Waves CLA-2A ve VCA kompresör için Waves dbx 160 kullanılmıştır. Araştırma, kompresör karakter tanımlama testleri, kompresörlerin birbirleri ile karşılaştırılması ve üç farklı müzik türü ile kompresör testleri ile 3 aşamadan oluşmaktadır. Araştırmada önce kompresörlerin karakter tanımlama testleri yapılmıştır. Karakter tanımlama testleri zamanlama ve kazanç azaltımı (gain reduction, GR) testlerinden oluşmaktadır. Testlerde her kompresöre 100 Hz, 1 kHz ve 5 kHz değerinde sinüs dalgası gönderilmiştir ve bu sayede kompresörlerin alt, orta ve üst frekans bölgesinde ne tür davranışlar sergilediği gözlemlenmiştir. Karakter tanımlamanın ikinci aşaması olan zamanlama testlerinde, kompresörlerin sahip olduğu tüm zamanlama sabitleri ve kombinasyonları ile testler gerçekleştirilmiştir. Waves CLA-2A ve Waves dbx 160'ın zamanlama ayarları otomatik olarak yapıldığı için bu kompresörlere farklı genliklerde sinyaller gönderilmiş ve bu kompresörlerin zamanlama değerlerini genliğe göre mi yoksa genlik zarfına göre mi belirlediği saptanmıştır. Zamanlama testlerinde, kompresörlerin tüm zamanlama değişkenlerindeki toplam harmonik bozulma ve dalga formu görüntüsünde oluşturduğu farklılıklar saptanmıştır. Karakter tanımlama testlerinin üçüncü aşaması olan kazanç azaltımı testlerinde, her kompresörün 3 dB GR, 6 dB GR ve 9 dB GR değerlerinde gösterdiği toplam harmonik bozulma davranışları üç farklı frekans bölgesinde saptanmıştır. Karakter tanımlama testlerinden sonra ikinci aşama olarak araştırma dahilindeki tüm kompresörler toplam harmonik bozulma ve zamanlama bağlamında birbirleriyle karşılaştırılmıştır. Üçüncü aşamada kompresörler caz, rock ve geleneksel müzik çok kanallı kayıtları üzerinde test edilmiştir. Her kompresör en fazla 5 dB GR uygulayacak şekilde ayarlanmıştır. Waves PuigChild 660/670'in zamanlama sabiti TC 2, Waves CLA-76'nın atak ve bırakma potansı 5 konumuna ayarlanmıştır. Kompresörler uygulandıktan sonra her müzik elemanının (vokal, gitar, vd.) frekans spektrumları (LTAS) ve genlik değerleri (dBTP, RMS, dinamik aralık ve LUFS) analiz edilmiştir. Yapılan testler sonucunda elde edilen sonuçlar şu şekildedir: Kompresörlerin hızları değerlendirildiğinde, en hızlı atak ve bırakma süresine sahip kompresörün Waves PuigChild 660/670, en yavaş atak süresine sahip kompresörün Waves dbx 160 olduğu belirlenmiştir. Bırakma süresinde %63 GR seviyesine düşüldüğü süre baz alındığında en yavaş bırakma süresine Waves CLA-76'nın, kazanç azaltımının tamamen bittiği süre baz alındığında ise en yavaş bırakma süresine Waves PuigChild 660/670'in sahip olduğu belirlenmiştir. İkinci olarak tüm frekans bölgelerinin ortalamalarında en yüksek toplam harmonik bozulma değeri Waves PuigChild 660'a, en düşük değer ise Waves dbx 160'a aittir. Alt frekans bölgesinde en yüksek toplam harmonik bozulma değeri Waves PuigChild 660'a, orta ve üst frekans bölgelerinde en yüksek değer ise Waves CLA-76'ya ait olduğu belirlenmiştir. Yapılan testler ile kompresörlerin müzik üzerindeki etkileri incelendiğinde, Waves dbx 160'ın dinamik aralığı düşük müzik tarzlarında ve ses kaynaklarında, Waves PuigChild 660'ın dinamik aralığı yüksek müzik tarzlarında ve alt frekans bölgesinde tınlayan ritim çalgılarında başarılı sonuçlar vereceği düşünülmektedir. Waves CLA-76'nın varlık bölgesinde (presence, 4-6 kHz) artış gösterdiği ve vokal, gitar gibi ses kaynaklarına uygulandığı zaman bu ses kaynaklarını daha tanımlı duyuracağı düşünülmektedir. Waves CLA-2A'nın üst harmonik bölgesinde (7-15 kHz) artış gösterdiği belirlenmiştir ve bu frekans bölgesinde bulunan zil vb. yüksek frekanslarda tınlayan ve parlaklığa ihtiyaç duyan ses kaynaklarında başarılı sonuçlar vereceği düşünülmektedir.

KompresörMüzik teknolojisiMüzik türü+4
Arda Işık
Ankara Music and Fine Arts University · Müzik ve Güzel Sanatlar Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Kemanın üst kapak kalınlığının köprü hareketliliği ve ses yayılımına olan etkisinin araştırılması

Çalgı yapımcılığı, matematik, geometri, kimya, fizik/akustik fizik vb. gibi farklı alanlarla girift bir ilişki içinde ilerleyen disiplinlerarası bir alandır. Çalgı yapımcılığında kullanılan malzemelerin ses ve tınıya nasıl etki edeceği, bu malzemelerin hangi yöntemler ile seçileceği ve işleneceği başlıca bir problem konusudur. Sabit bir özelliği olmayan ağaç gibi organik malzemelerin (özellikle akustik kapak gibi direkt etkisi olan bölümlerde) standartlaşmış, önceden belirlenen kalınlık ölçülerine göre yapılması, her zaman başarılı sonuçlar elde edilmesi için yeterli değildir. Bu ölçümlemelerin sağlıklı bir şekilde yapılabilmesinde, istenilen ölçülerin tespit edilmesinde bazı bilimsel araştırma yöntem, formül ve analizlerin kullanılması gerekmektedir. Ancak deneyime dayalı gelenekselleşen bazı yöntemler de vardır. Örneğin; usta-çırak ilişkisiyle aktarılan, geçmişte teknolojik olanakların olmadığı dönemlerden kalma bir edimle birçok çalgı yapımcısı; ses tablasını el ile esneterek ve parmakları ile vurarak, çıkan sese göre akort yapmakta ya da antik keman kapaklarını örnek alarak, salt deneyime (deneme, yanılma yöntemlerine) dayalı bir ölçülendirme gerçekleştirmektedir. Ortalama düzeyde işe yarayabilen bu yöntemler, her zaman sonuç vermediği gibi daha üst nitelikteki sonuçların elde edilmesi için de yeterli olmamaktadır. Bu akort yöntemlerinin, bilimsel veriler olmaksızın öznel bir yöntem olduğu, veri/kaynak olarak arşivlenmesinin zor, hatta mümkün olmadığı, geçmişten günümüze kadar çalgı yapımcılar tarafından deneyimlenmiş ve literatürde bir eksiklik olarak kendini hissettirmiştir. Bu tez çalışmasında yapılan deneylerde; öznel yöntemlerden farklı olarak, öncelikle keman üst kapakları için kullanılacak ağaçların elastikiyet modülleri hesaplanmıştır. Elde edilen veriler yardımıyla öğrenci, orkestra ve solist kemanlarının kapakları belirlenmiştir. Serbest haldeki üst ve arka kapaklara Chladni analizi uygulanarak keman akustiğinde referans alınan mod şekilleri ve rezonans frekansları elde edilmeye çalışılmıştır. Daha sonra, üst kapaklar sırayla keman gövdesine takılmış ve tellenmiş kemanlar için Chladni analizi tekrarlanmıştır. Yapılan bu deneysel modal analiz çalışmalarının yanı sıra tüm kemanlara köprü hareketliliği (mobilitesi) ve ses yayılım analizleri de uygulanmıştır. Araştırmanın sonunda, tüm kemanların rezonans frekansları ve mod şekilleri elde edilmiştir. Sadece üst kapakları farklı olan kemanlardan yayılan seslerde, hangi frekansların ne düzeyde etkili olduğu tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Keman Akustiği, Çalgı Yapım, Chladni Analizi, Mobilite Analizi, Ses Yayılımı, Deneysel Modal Analiz, Mod Şekli, Mod Frekansı

AkustikAlet yapma tekniğiKeman+4
Merve Aytaç
Ankara Music and Fine Arts University · Müzik ve Güzel Sanatlar Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Türk ve batı müziği'nde viyolonsel icrası

Günümüzde artık Klasik Türk Müziği Yaylı Sazları arasında kabul edilen Viyolonselin tarihsel süreci incelendiğinde batı kökenli bir çalgı olduğu görülecektir. Viyolonselin kronolojik devinimini ele almak için ilk olarak yaylı çalgıların kronolojisini incelememiz gerekir. Günümüzde kullanılan keman, viyola, viyolonsel, kontrbas gibi yaylı çalgıların, XV. yy. da Avrupa'da ortaya çıkan ve yaylı çalgıların atası olduğu düşünülen Viollerden doğduğu kabul edilmektedir. Viyolonselin tarihçesine, birçok ismin kullanılmasından kaynaklanan karışıklık ve viyolonselin ilk yılları boyunca yapılmış kaynak resimlerde görülen sekil değişimleri nedeniyle tam olarak yakın zamanlarda ulaşılmıştır. Viyolonseli diğer yaylı sazlardan ayıran özellikleri ses sahası, anahtar (açkı) kullanımı, yorum farkı, orkestrasyonlardaki partisyonudur. Viyolonsel, Türk Müziği'nde kendine özgü tavrı ve tınısıyla varlık gösteren, hüzünlü ve lirik bir ses yapısına sahip olan aynı zamanda önemle üzerinde durulması gereken bir saz olma özelliğine de haizdir. Viyolonsel hakkında Türk Müziği ve Batı Müziği'nde viyolonsel icrasında karşılaştırmalı icra tekniği ile ilgili kitap ve makalelerin yok denilecek düzeyde az yazılmış olması bizi bu konuyu çalışmaya sevk etmiştir. Çalışmamızda, Viyolonselin yapısal ve teknik özellikleri ele alınmış, icrasında kullanılan teknikler incelenmiş, iki müzik türü içerisinde Viyolonselin icra teknikleri karşılaştırılmış ve etüt kullanım farklılıkları incelenmiştir.

Batı müziğiKlasik Türk müziğiTürk müziği+4
Turgay Akdağoğlu
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Saz (bağlama) için yazılmış solo çalgısal eserlerin kompozisyon stratejileri bakımından incelenmesi

Sazın gelişim süreci içerisinde özellikle 90'lardan itibaren başlayan kişisel üretimler artmaya başlamış, günümüzde repertuvar açısından geniş bir sayıya ulaştığı gözlemlenmiştir. Her bestecinin kendine has tavır ve üsluplarıyla yazdıkları müzikler, sazın gelişimini sağlamış, kayda değer çalışmaların olduğu görülmüştür. Bu çalışma, saz için yazılan solo çalgısal eserlerin kompozisyon stratejilerinde nasıl müzikal malzemelerden yararlandıklarını inceleyecektir. Kullanılan farklı müzikal malzemeler ve kompozisyon tekniklerinin tespit edilmesi sayesinde saz için yeni müzik yazacak bestecilere kaynak olarak sunulması çalışmanın amaçlarındandır. Birinci bölümde çalışmanın amacı, yöntemi, sınırlıkları, problemler ve alt problemler ele alınacaktır. İkinci bölümde; saz hakkında genel bilgiler kapsamında saz, sazın kökeni ve tarihsel süreci, saz ailesi ve ses yapıları, sazın akort yapıları ve saz düzenleri, sazda notasyon ele alınacaktır. İkinci bölümde ayrıca Cumhuriyet döneminde sazın tarihçesi, halk müziğinde yaratım süreci, şehir müzik kültüründe saz icracılığı kompozisyon teknikleri merceğinde değerlendirilecektir. Üçüncü bölüm, saz için yazılan solo çalgısal eserlerin kompozisyon stratejileri, bestecilerin müzikleri üzerinde değerlendirilecektir. Dördüncü bölüm, çalışmanın sonuç kısmını içermektedir.

BağlamaKompozisyonMüzik eserleri+4
Durmuş Ali Öztürk
Ankara Music and Fine Arts University · Müzik ve Güzel Sanatlar Enstitüsü
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Batı müziği üflemeli çalgı icracılarının çalgılarında karşılaştığı bakım-onarım odaklı sorunların tespiti ve çözüm önerileri

Bu tezin amacı, Türkiye'deki Batı Müziği üflemeli çalgı icracılarının çalgılarında karşılaştıkları bakım-onarım odaklı sorunları tespit etmek ve bu sorunlara yönelik çözüm önerileri sunmaktır. Söz konusu sorunların tespitine yönelik olarak çeşitli senfoni orkestraları, Devlet Opera ve Balesi Orkestraları, Türk Silahlı Kuvvetlerine bağlı Askeri Bandolar, eğitim fakülteleri, konservatuvarlar ve kent orkestralarında görev yapan doksan Batı Müziği üflemeli çalgı icracısının yer aldığı bir çalışma grubundan yararlanılmıştır. Veriler, çalışma grubundaki icracılara uygulanan yarı yapılandırılmış görüşme formu aracılığıyla toplanmıştır. Görüşme formundaki sorular dört başlık altında yapılandırılmıştır: (i) İcracıların çalgı bakım-onarımına yönelik farkındalık ve bilgi düzeyleri (ii) Çalgılarının teknik özellikleri ile ilgili bilgi düzeyleri (iii) Bakım-onarım odaklı sorunları (iv) Bakım aksaklıklarının çalgı, icracı ve icra üzerinde yarattığı sorunlar. Toplanan veriler ağırlıklı olarak nitel yöntemle analiz edilmiş ancak gerekli noktalarda temel düzeyde nicel analizlerde yapılmıştır. Araştırmanın sonuçları, katılımcıların cevaplarının önemli düzeyde örtüşme sergileyerek alanla ilgili belli başlı sorunlar üzerinde yoğunlaştığını göstermektedir. Buna göre, icracıların büyük çoğunluğu çalgılarının bakım-onarımı ile ilgili akademik nitelikli ders almamış ve bakım-onarım konusundaki bilgilerini icra öğretmenlerinden edinmişlerdir. Katılımcıların, çalgı bakımına yönelik hazırlanmış mevcut yazılı veya görsel materyalleri yeterli bulmadıkları saptanmıştır. İcracıların çalgılarını oluşturan parçaların isimlerini tam olarak bilmediği veya farklı şekilde adlandırdığı; çalgılarının üretiminde kullanılan hammadde özellikleri konusunda bilgi eksikliklerinin olduğu tespit edilmiştir. Bunların yanı sıra, yine birçok icracının çalgılarında oluşan arızaları kendilerinin gidermeye çalıştığı; çalgıların bakım-onarımında farklı bakım malzemeleri kullandığı ve farklı rutinlerde çalgılarına bakım yaptığı/yaptırdığı bulgulanmıştır. Katılımcıların tümü düzenli çalgı bakımının icraya olumlu katkı sağladığını belirtmiştir. İcracıların çoğunluğu çalgılarında bakım aksaklıkları sonucunda arızalar oluştuğunu belirtmiştir. Örneğin, kamışlı üflemeli çalgı icracılarının en çok perdelerin takılması, güderilerin yapışması/su toplaması sorunlarını yaşadığı; bakır üflemeli çalgı icracılarının ise en çok piston/ventil/kulis takılması sorunlarını yaşadığı görülmüştür. Ayrıca icracıların tamamının çalgılarını uzun süre kullanmadıkları zamanlarda kutusunda; kısa süreli aralarda ise büyük bölümünün kutusunda veya sehpasında muhafaza ettikleri saptanmıştır. Diğer yandan icracıların yaklaşık üçte birinin çalgı kaynaklı sağlık sorunu yaşadığı tespit edilmiştir. Tespit edilen sorunların giderilmesine yönelik olarak bazı öneriler sunulmuştur. Müzik eğitimi kurumlarında söz konusu çalgıların bakım-onarımına yönelik dersler konulması; çalgı bakım onarım bölümlerinin açılarak istihdam edilecek yeni uzman eğitmenlerle öğrenci yetiştirilmesi; Türkçe yazılı ve görsel kaynakların hazırlanması, atölye çalışmaları ile icracıların bakım-onarım konusundaki bilgilerinin arttırılması gibi önerilerde bulunulmuştur. Ayrıca, Batı Müziği kamışlı ve bakır üflemeli çalgılarının günlük, haftalık, aylık ve yıllık periyotlarda yapılması önerilen bakım-onarım işlemleri ayrıntılı olarak açıklanmıştır.

BakımBakım onarımBakım onarım sistemi+5
Levent Buğday
Ankara Music and Fine Arts University · Müzik ve Güzel Sanatlar Enstitüsü
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Enstrüman çalan bireyler ile enstrüman çalmayan bireylerin bilişsel esnekliklerinin karşılaştırılması

Disiplinli bir şekilde müzik eğitimi almak ve düzenli olarak enstrüman çalmanın bireylerin bilişsel, sosyal ve duygusal gelişimlerine katkıda bulunduğu yapılan çalışmalarla desteklenmektedir. Bu çalışmanın amacı, profesyonel anlamda enstrüman çalabilen konservatuvar müzik bölümü öğrencileriyle enstrüman çalmayan diğer fakülte öğrencilerinin bilişsel esnekliklerinin karşılaştırılması ve enstrüman çalmaya başlama yaşı, ailede enstrüman çalan birilerinin bulunup bulunmaması, günlük ortalama enstrüman çalma süresi gibi çevresel değişkenlerin bilişsel esneklik düzeyiyle ilişkisini incelemektir. Bu kapsamda çalışma için etik kurul onayı alındıktan sonra ilgili üniversitelerden çalışma için gerekli yasal izinler alınmıştır. Çalışma Mersin ve Çukurova Üniversitelerinden yaşları 18-25 arasında değişen 41 konservatuvar ve müzikle ilgili olmayan diğer fakültelerinden de 45 olmak üzere toplamda 86 öğrenci üzerinden yürütülmüştür. Verilerin analizi betimsel istatistik teknikleri ve Shapiro Wilk Testi, normal dağılım gösteren Bağımsız Gruplar için t Testi sonrasında Pearson Koreleasyon Testi ile incelenmiştir. Veriler SPSS 24.0 istatistik paket programı kullanılarak çözümlenmiştir. Araştırma sonucunda elde edilen verilerden enstrüman çalabilen konservatuvar öğrencilerinin Bilişsel Esneklik Ölçeği toplam, kontrol ve alternatifler alt boyutları puanları sırasıyla(84,49; 27,12; 57,37), enstrüman çalmayan diğer fakülte öğrencilerinin puanlarından sırasıyla (71,20; 19,33; 51,86) anlamlı derecede daha yüksek olduğu bulunmuştur (p< 0,001). Araştırmada bilişsel esneklik üzerindeki etkisi incelenen enstrüman çalmaya başlama yaşı erken çocukluk dönemi toplam bilişsel esneklik puanı, aile enstrüman çalabilen başka birilerinin bulunmaması ve günlük enstrüman çalma süresiyle bilişsel esneklik arasında anlamlı düzeyde bir farklılık bulunmamıştır (p> 0.05).

Bilişsel esneklikEnstrüman çalmaMüzik aletleri+4
Ali Cengiz
Çağ University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

A. Vivaldi'nin Mevsimler başlıklı eserinde metin ve müzik ilişkisi ve "İlkbahar" Konçertosundaki programlı müzik özelliklerinin incelenmesi

Bu araştırma, A. Vivaldi'nin Mevsimler başlıklı eserindeki metin ve müzik arasındaki ilişki ve Op.8 No.1 (Mi Majör) "La Primavera" (İlkbahar) konçertosundaki programlı müzik özelliklerinin incelemesini amaçlamaktadır. Araştırma, icracıların bestelenmiş olan bu eser hakkında detaylı bilgiye sahip olabilmesini sağlamak ve bu sayede eseri bestecinin de istediği şekilde, yazmış olduğu şiirler ile birlikte yorumlayabilmesine yardımcı olmaktır. Anahtar kelimeler: "İlkbahar" konçertosu, programlı müzik öğeleri, metin-müzik ilişkisi, .

KemanKonçertoMetin+4
Buse Atasayar
Başkent University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Viola D'amore'un yapım süreci ve geleneksel Türk müziği topluluklarında kullanımı

Bu araştırma; Türk müzik tarihinde 17. ve 18. yüzyıllarda önemli bir yeri olan ve unutulmaya yüz tutan Viyola D'amore (sine keman) çalgısının Türk müzik kültürünün bir parçası olarak yeniden gündeme getirilmesi ve işlevsellik kazandırılması amacıyla hazırlanmıştır. Araştırma, iki boyutta ele alınmıştır. Öncelikle Türkiye'de sayılı örneği bulunan Viola D'amore çalgısı, ulaşılabilen kaynaklar ışığında yeniden yapılmış, yapım aşamaları resimlendirilmiş ve ayrıntılı olarak anlatılmıştır. Çalışmanın konusunu oluşturan "Viola D'amore'un Yapım Süreci ve Geleneksel Türk Müziği Topluluklarında Kullanımı Nedir?" çerçevesinde, yapılan Viola D'amore çalgısı ile ilgili uzman görüşleri ele alınarak değerlendirilmiş, ulaşılan bulgular sonucunda araştırmanın problemlerine yönelik öneriler sunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Viola D'amore, Viola D'amore Yapımı, Türk Müziği.

Müzik aletleriMüzik tarihiSine keman+5
Aslı Yıldırım
Afyon Kocatepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Afyonkarahisar Amatör Çalgıcılar Festivali'nin yaylı çalgılar katılımcıları açısından incelenmesi

Afyonkarahisar'da 13 yıldır düzenlenmekte olan Amatör Çalgıcılar Festivali birçok öğrencinin çalışmaları sonucu ortaya koydukları ürünler açısından büyük önem taşımaktadır. Bu festivale müziğe gönül vermiş amatör olarak müzikle ilgilenen bireyler başvuru yapabilmektedir. Her yıl birçok farklı enstrüman çalan bireyler çalışmalarını festivalde sergilemektedir. Genellikle, piyano, yaylı çalgılar (keman, viyolonsel vb.), bağlama, kanun, flüt, gitar, bateri gibi çalgılar ile katıldıkları görülmektedir. Bu festivalde en sık katılım sağlayanların ise yaylı çalgılar ve piyano enstrümanlarını çalanlar olduğu gözlenmiştir. Yaylı çalgıların ise orkestra ve grup çalışmalarına olanak sağlaması ve taşıma kolaylığı bakımından daha yaygın olduğu düşünülmektedir. Bu nedenle araştırmada yaylı çalgılar alanında katılanların durumu incelenmek istenmiştir. Araştırmada, katılımcıların seviyelerini belirlemeye ve yaş, cinsiyet, eğitim durumu, maddi olanaklar, katıldıkları şehirler, kaç yıldır eğitim almakta oldukları vb. açılarından katılımcıların durumları betimlenmeye ve bu bilgiler ışığında Afyonkarahisar Amatör Çalgıcılar Festivali'nin yaylı çalgılar katılımcı profili tanımlanmaya çalışılmıştır. Araştırmanın sonucunda yaylı çalgılar enstrümanlarından en çok kemanın tercih edildiği, aile gelir durumu iyi olan bireylerin müzik eğitimine önem verdiği, erkek katılımcıların festivale kız katılımcılara oranla daha az katılım sağladığı ortaya çıkmıştır. Bu çalışma tablolar halinde detaylı bir şekilde analiz edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Müzik eğitimi, festival, yaylı çalgılar

AfyonkarahisarFestivallerMüzik eğitimi+4
Derya Uçak
Afyon Kocatepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Okulöncesi müzik eğitiminde masal şarkı oyun çalgı tasarımı etkinlikliklerinin birlikte kullanımının değerlendirilmesi

Bu çalışmada, müzik eğitiminde önemli bir konuma sahip dört ayrı kavram (Masal, Şarkı, Oyun ve Çalgı Tasarımı) tek bir çatı altında toplanmış ve bir araştırma argümanı haline getirilmiştir. Çocuğun masal, şarkı, oyun ve çalgı tasarımı etkinlikleriyle müzikal duygu ve düşüncelerini geliştirmeleri arzu edilmiş ve kendilerini ifade etmelerine katkıda bulunmaları hedeflenmiştir. Yazılan bir masala şarkı bestelenmiş, diğer şarkılara ise masal yazılmış, daha sonra bu masal ve şarkıya uygun oyun yazılıp devamında çalgı tasarımı yapılmıştır. Yapılan çalışmalar uygulama aşamasına geçildiğinde "15 Temmuz Şehitler Anaokulu" 5 yaş grubu çocuklarına 3 haftalık bir program çerçevesinde, haftalık 3 saatlik dersler halinde uygulanmıştır. Derslerde yapılan uygulamalar yine önceden hazırlanmış bir gözlem formu ile ve iki öğretmen ve bir araştırmacıdan oluşan üç kişilik ekip tarafından gerçekleştirilmiştir. Gözlem formu hazırlanırken öğretim programındaki kazanımlar dikkate alınmıştır. 13 maddeden oluşan gözlem formu her dersin sonunda katılımcı öğrencilerin sergiledikleri tutum ve davranışlar doğrultusunda üç gözlemcinin bağımsız bir şekilde gerçekleştirdikleri gözleme dayanarak doldurulmuştur. Araştırma sonucunda; öğrencilerin büyük bir çoğunluğunun etkinliklere istekle ve heyecanlı bir şekilde katıldıkları, devamını bekledikleri, çevrelerindekilerle paylaştıkları, şarkıları seslendirdikleri, çalgı tasarımını ilgiyle ve özenle yaptıkları gözlemlenmiştir. Masal, şarkı, oyun, çalgı tasarımı kavramlarının bir arada ele alındığında birbirini desteklediği ve çocukların çeşitli kavramlar arasındaki bağlantıları daha etkili bir şekilde gerçekleştirdikleri görülmüştür. Ayrıca bu yapılan çalışmaların çocukların bilişsel, duyuşsal ve devinişsel yönlerini geliştirdiği ve beyin kas koordinasyonu açısından yararlı çalışmalar olduğu anlaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Müzik eğitimi, masal, şarkı, oyun, çalgı tasarımı.

MasallarMüzik eğitimiOkul öncesi eğitim+6
Aslı Canyakan
Afyon Kocatepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
10
Master'sOpen AccessTR

Viyola ile işitme eğitiminin çalgı entonasyonuna etkisi

Bu araştırma, viyola ile gerçekleştirilen işitme eğitiminin, entonasyon bakımından çalgı deşifresine yansımalarını ortaya koymak amacıyla gerçekleştirilmiştir. Araştırma Afyon Kocatepe Üniversitesi Devlet Konservatuarı'nda eğitim gören viyola öğrencileri ile yürütülmüştür. Yarı deneme modelli ve tek grup desenli bir çalışma olarak planlanan araştırmada veriler, araştırmacı tarafından geliştirilen ön test ve son test aracılığıyla toplanmıştır. Ayrıca araştırmada uygulanmak üzere bir eğitim planı geliştirilmiş, bu eğitim planı sekiz hafta süreyle, haftada bir saat olmak üzere çalışma grubuna uygulanmıştır. Ön test ve son test uygulamalarından elde edilen nicel veriler tablolaştırılarak betimsel olarak yorumlanmıştır. Araştırma sonuçlarında öğrencilerin viyoladan işittikleri sesleri tanımlama ve viyola ile deşifre çalma konularında başarı gösterdikleri tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: İşitme eğitimi, entonasyon, yaylı çalgı entonasyonu, viyola, viyola eğitimi

EntonasyonViyolaYaylı çalgılar+4
Mehmet Usluer
Afyon Kocatepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Mey çalgısında karşılaşılan entonasyon problemlerinin tespiti ve çözümüne dair öneriler

Türk halk müziği nefesli sazlarından biri olan mey çalgısı form ve yapısı itibari ile dünyanın birçok yerinde karşımıza çıkmaktadır. Azerbaycan'da: Balaban, Dağıstan'da: Yassı Balaban, Japonya'da: Hickiriki, Kırgızistan'da: Kamış Sırnay, Ermenistan'da: Duduk adıyla karşımıza çıkan ve aynı aileden olan bu sazlar, milletlerin kendi coğrafyasındaki müzikâl anlayış ve yapısına göre şekillenmiştir. Halk sazı olan mey çalgısının ülkemizdeki tarihsel sürecine baktığımız zaman; Doğu Anadolu Bölgesi'nde yaygın bir şekilde icra edilmiş, yaklaşık bir oktav ses aralığına sahip olması sebebiyle transpoze imkânı kısıtlı olmuş, bundan dolayı tek bir mey çalgısı ile tek bir akort kullanılmış ve bölgesindeki müzikâl yapıyla şekillenmiştir. Geleneksel icrası sırasında solo saz olan mey çalgısı; TRT'ye, konservatuvarlara ve saz topluluklarına girmesiyle birlikte eşlik saz özelliği de kazanmış ve bununla birlikte ortaya çıkan entonasyon ve akort sorunları sıkıntıları da beraberinde getirmiş, bundan dolayı diğer çalgılarla ses birliği açısından olumsuzluklar meydana gelmiştir. Aynı zamanda bu olumsuzluklar mey icrasını zorlaştırmış ve azda olsa çalgının eğitiminde aksaklıklara neden olmuştur. Nefesli sazlarla ilgili her ne kadar üniversitelerin çalgı yapımı bölümlerinde yok denecek kadar az bir takım bilimsel çalışmalar yapılsa da, bunlar teoriden öteye gidememiş, pratikte uygulanmamıştır. Bu konudaki eksiklikler, bizi bu araştırmaya iten en önemli etkenlerden biri olmuştur. Bu araştırma mey çalgısında var olan entonasyon problemlerine çözüm sunarak; mey çalgısının diğer çalgı topluluklarıyla beraber ses birliği sağlaması, entonasyon kaynaklı olarak mey çalgı icrası sırasında karşılaşılan zorlukların giderilmesiyle çalgının eğitiminin ve çalımının daha rahat olması, çalgı üretiminde standartların sağlanması adına yönelik yapılacak olan çalışmalara ve çalgı yapım alanına katkı sağlaması açısından önemli görülmektedir. Bu araştırmada mey çalgısının ölçüleri "Koma Frekansları" tablosunun değerleri esas alınarak yeniden yapılandırılmış ve mey çalgısı yapımı için "hava çeliği" maddesinden standart bıçaklar ile çalışılmıştır. Literatür taramasıyla araştırma konusuna dair bilgiler ortaya çıkarılmış ve konuyla ilgili araştırmacı tarafından hazırlanan görüşme formu ile literatüre ek bilgiler elde edilmeye sağlatılmıştır.

Alet yapma tekniğiEntonasyonMey+5
Hasan Hüseyin Şahin
Sakarya University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Erken yaşta bakır çalgı eğitiminin kazanım ve zorlukları ile birlikte oluşabilecek sorunlara karşı yönelik öneriler

Bu tezde, bakır üflemeliler için erken yaş olarak kabul edilen 10-13 yaş arası bakır üflemeli çalgı eğitiminin zorluklarına yönelik, yardımcı ve yapıcı çözüm önerilerine değinilmiştir. Tez kapsamında ilk olarak bakır üflemeli çalgıların yüzeysel tarihi, gelişimleri ve çalışma sistemi anlatılmıştır. Sonrasında Türkiye Cumhuriyeti eğitim sisteminden ve eğitim veren okullar ile akademik kadrolarından bahsedilmiştir. Son alarak, alanında uzman farklı üniversitelerde eğitim veren yedi bakır üflemeli çalgı öğretmenin katıldığı on üç soruluk bir anket yapılmış ve değerlendirilmiştir. Bu tez çalışması sonucunda, tıp ve eğitim biliminin kesişiminde yer alan araştırma konusunun öğrencilerin kişisel yetenek seviyeleri, yaş farkı, sağlık durumu ve çevresel faktörler ile daha karmaşık bir yapıya dönüştüğü gözlemlenmiştir. Ayrıca oluşabilecek sağlık sorunlarını çözebilmek için uzman sağlık çalışanlarından destek alarak gözlem yapılması gerektiği fark edilmiştir. Öğrencilerin sorunlarına çözümler için bireysel yaklaşım ve analizler yapılması gerektiği anlaşılmıştır. Bu nedenle tezde öneriler verilirken, bakır üflemeli çalgı ailesini çalan öğrencilerin bireysel sorunları yerine ortak olabilecek sorunlarına odaklanılmıştır.

BakırMüzik aletleriMüzik eğitimi+2
Giray Doğukan Kandemir
Dokuz Eylül University · Institute of Fine Arts
2022
00
Master'sOpen AccessTR

İlk Çağdan Orta Çağa perküsyonun tarihsel gelişim süreci ve evrimi

İnsanlığın varoluşundan bu yana müziğin, insan hayatının büyük bir parçası olması dikkat çekicidir. Bir enstrümana bile ihtiyaç duymadan kendi uzuvlarıyla farklı objelerden ses çıkartmayı öğrenmeleri ve hep daha farklı olan tınıyı aramaları takdir edilecek bir arayış ve gelişimdir. Eğlenirken, savaşırken, av sırasında ve hatta ritüeller esnasında bile yanlarından ayırmadıkları yegane unsurun müzik olması günümüzde bilinen eserlerin tohumları olduğunun göstergesidir. Bu çalışmada ilk çağdan rönesansa kadar olan dönemler incelenmiş ve bu dönemlerde çalınan enstrümanlar hakkında resimli bilgiler verilmiştir. Bu çalışma, "Problem, Araştırmanın Önemi, Sınırlılıklar ve Evren Örneklem, Yöntem, Model, Varsayımlar ve Verilerin Toplanması ve Analizi" başlıklarını barındıran, "Giriş" bölümü ile başlamaktadır. İkinci bölümde, insanlığın doğuşu ve ilk perküsyon evrimleri incelemelerine yer verilmiştir. Çalışmanın üçüncü bölümünde ise, antik dönemlerde perküsyonun yeri, önemi ve iç yapısı incelenmiş olup, enstrümanlar şekillerle gösterilmiştir. Bunlara bağlı olarak bu çalışma, ilk perküsyon evrimleri hakkında okuyucuyu bilgilendirmek amacıyla hazırlanmıştır. Anahtar Kelimeler: İlk Çağ, Perküsyon Evrimleri, Antik Dönem, Perküsyonun Önemi, Perküsyonun İç Yapısı

Antik ÇağEnstrüman çalmaEpipaleolitik Dönem+4
Kaan Soysal
Anadolu University · Institute of Fine Arts
2021
00
Proficiency in ArtOpen AccessTR

Senfoni ve opera orkestralarındaki yardımcı vurmalı çalgıların temel çalış teknikleri ve eğitim müfredatına eklenmesine yönelik öneriler

Bu tez çalışması, başta vurmalı çalgılar sanatçılarına, sanatçı adaylarına ve müzikle ilgilenen kişilere orkestranın tarihsel gelişiminden yola çıkarak yardımcı vurmalı çalgıların tarihçesi, orkestra içerisindeki yeri ve önemi, yapısal özellikleri, temel çalış teknikleri ve eğitim müfredatına yönelik güncel bir Türkçe kaynak sağlamayı amaçlamaktadır. Sanayi Devrimi'nin etkisiyle gelişen ve ifade gücü artan orkestranın temel bir parçası haline gelen yardımcı vurmalı çalgılar, özellikle Romantik Dönem'den itibaren sahip oldukları geniş renk yelpazesi ve ritmik anlamda orkestraya kazandırdıkları sayesinde bestecilerin eserlerinde sıklıkla kullandıkları ve önemli sorumluluklar verdikleri enstrümanlara dönüşmüşlerdir. Ancak kendilerine has çalış teknikleri ve repertuvarı olan bu spesifik enstrüman grubuna günümüz eğitiminde yeteri kadar önem verilmediği tespit edilmiş ve bu eksikliğin giderilmesi için konu, araştırma kapsamında önemli noktaları ele alınarak incelenmiştir. Temel çalış teknikleri ve eğitim müfredatına ilişkin bulguların ele alındığı bu tez çalışması, geniş alanlı okumalar ve kaynak taramasının yanı sıra uluslararası tanınırlığı olan vurmalı çalgılar sanatçılarıyla yapılmış uzun süreli çalışmalara dayanan yaşamsal deneyimin öz-anlatı olarak aktarılmasıyla oluşturulmuştur. Anahtar Sözcükler: Yardımcı vurmalı çalgılar, Orkestra, Temel çalış teknikleri, Müfredat.

Ders programlarıMüzik aletleriMüzik eğitimi+6
Can Ünlüsoy
Anadolu University · Institute of Fine Arts
2022
00
Proficiency in ArtOpen AccessTR

Orkestrasyonda flütün yeri

Bu çalışma kapsamında bir solo çalgı olmanın yanı sıra orkestra ve bandolarda da kullanılan flüt çalgısının orkestrasyonda yeri araştırılmıştır. Öncelikle orkestranın tarihçesi incelenmiş ve Antik, Rönesans, Barok, Klasik, Romantik, 20. Yüzyıl orkestraların özellikleri ortaya koyulmuştur. Flüt çalgısının tarihsel süreç içerisindeki yolculuğu, Alman asıllı çalgı yapımcısı Theobald Böhm'ün yaptığı değişikliklerin flüt çalgısını teknik açıdan geliştirme süreci irdelenmiş, tahta nefesli çalgılar ekseninde flüt çalgısının gelişimi ve orkestrasyonda kullanımı açıklanmaya çalışılmıştır. Araştırmanın sonucunda Rönesans Flütü, Barok Flüt, Quantz Flütleri, C-Foot Flütler ve Boehm Flütlerinin gelişimi ve kullanımları hakkında bilgilere ulaşılmıştır. Günümüz orkestralarında kullanılan Mi Bemol Soprano Flüt, Bas Flüt ve Pikolo Flütün orkestrasyonda nasıl kullanıldığı örnekleriyle birlikte ortaya koyulmuştur. Anahtar sözcükler: Flüt, Orkestra, Müzik

FlütMüzikMüzik aletleri+5
Ebru Ertek
Anadolu University · Institute of Fine Arts
2022
00

Related subjects