Tıpta UzmanlıkAçık Erişim

Bölgemizdeki astım fenotipleri ve bunların özellikleri

Bu tez size mi ait?

Bu kayıt toplu arşivden geldi. Sizinse profilinize bağlayın.

2014
0 görüntülenme
0 i̇ndirme

Özet (TR)

AMAÇ Bir organizmanın fenotipi; o organizmanın genetik altyapısının çevresel faktörlerle etkileşimi sonucu oluşan özelliğidir. Astım hava yollarının inflamatuvar bir hastalığıdır ve sürekli var olan inflamasyon çevresel etkenlerin etkisiyle aktif hale geçerek astım krizine neden olabilir. Bu tetikleyici faktörlerin bilinmesi hastalığın kontrolü açısından önemlidir. Bu önemli konuyla ilgili Türkiye'de ulaşılabilecek ulusal veriler mevcut değildir. Biz bu çalışmada bölgemizdeki astım hastalarında tetikleyici faktörleri, bunların yanında çeşitli astım fenotiplerini belirlemeyi ve bunları birbirleriyle karşılaştırarak astımla ilgili daha ayrıntılı bilgi sahibi olmayı amaçladık. Ayrıca bu çalışmada astımlı hastalarda astım kontrolünü ve hastaların ilaç kullanmaya gösterdiği uyumu araştırdık. GEREÇ ve YÖNTEM Kliniğimizde yatarak tedavi gören veya polikliniğimize ayaktan başvuran akut ataktan en az 1 ay geçmesi koşuluyla atak dışı dönemdeki en az 18 yaş üstü 169 hasta çalışmaya alındı. Yapılan cluster analizlerinde astım fenotipleri; atopik astım, non-atopik astım, eozonofilik astım, nötrofilik astım, aspirinle tetiklenen astım, menstural astım, mesleksel astım, obez astım, geç başlangıçlı astım, erken başlangıçlı astım olarak sınıflandırılmıştır. Biz çalışmamızda olguları atopik astım, non-atopik astım, sigara içen astımlı hastalar, sigara içmeyen astımlı hastalar, normal kilolu ve zayıf astımlı hastalar, fazla kilolu ve obez astımlı hastalar olarak gruplandırıldı. Ayrıca hastların hangi ilacı kullandığı, ilacı doğru kullanıp kullanmadığı, astım kontrol testi, eşlik eden komorbiditeler, tetkleyici faktörler araştırıldı. BULGULAR 169 Hastanın 127'si kadın, 42'si erkekti ve ortalama yaş 39.82 idi..Hastaların en sık astım başlama yaşı 18-39 yaş aralığıydı (%55). 102 (%60.4 ) hasta sigara içmemiş iken 67 (%39.6) hasta sigara içmiş veya exsmokerdı. 115 (%68.1) hastanın BKİ ≥25 iken 54(%31.9) hastanın BKİ <25 idi. 28 (%16.8) hasta atopik, 139(%83.2) hasta nonatopik astımlıydı. 68 (%40.23) hasta ilacını yanlış kullanıyorken, 101( %59.77) hasta ilacını doğru kullanıyordu. İlacını doğru kullanan grupta AKT (Astım kontrol testi) (p<0.001), FEV1 yüzdesi (p=0.05), PEF yüzdesi ( p=0.04) anlamlı olarak daha yüksek bulundu. BKİ<25 olan hasta grubunda yaş (p<0.001), astım başlama yaşı (p=0.001) anlamlı olarak daha düşük bulundu. BKİ ≥ 25 olan hasta grubunda DMve HT anlamlı olarak daha fazla bulundu. Atopi pozitif olan hastalarda astım başlama yaşı (p=0.002) ve yaş ortalaması (p=0.008) anlamlı olarak daha düşük bulundu. Atopi pozitif olan astımlı hastalarda ayrıca reverzibilite pozitifliği (p=0.05), total IgE yüksekliği (p=0.023), psikolojik ilaç kullanma anamnezi ( p=0.008) arasında anlamlı istatiksel ilişki bulundu. Sigara içiciligi ile SFT değerleri ve AKT skoru arasında anlamlı ilişki bulunamadı. Bunu bizim çalışmamızda exsmoker grubun fazla olmasına ve tütün yükünün az olmasına bağladık. Hastaların FEV1 yüzdesi ile AKT skoru arasında pozitif korelasyon mevcuttu ( p≤0.05) , hastanın hayatı boyunca hastaneye yatış anamnezi ve son 1 yılda hastanede yatış anamnezi arasında negatif korelasyon bulundu (p≤0.005). Astım şiddeti ile AKT skoru arasında negatif korelasyon (p≤0.05), Hayatı boyunca hastaneye yatışları arasında pozitif korelasyon bulundu (p≤0.05). AKT skoru düşük olanlarda Hayatı boyunca ve son bir yılda acil başvurusu, hastaneye yatışı arasında negatif korelasyon bulundu(p≤0.05) SONUÇ İlacı yanlış ve düzensiz kullananlarda SFT deki parametreleri daha düşük olduğu gibi, astımları kontrol altında değildi ve buna bağlı olarak bu hastaların hayatı boyunca hastaneye yatış ve acil başvuruları da oldukça yüksekti. Dolayısıyla astımlı hastaların bölgemizde kültür düzeyleri düşük olduğu için hastalıkları konusunda sık sık eğitim toplantılarının düzenlenmesi gerektiği kanısına vardık. Obez fenotipte, hastaların çoğunluğu kadındı, yaş ortalaması yüksekti ve eşlik eden komorbiditeler de artmıştı. Obesiteye bağlı yaşla beraber astım riski artmaktadır. Dolayısıyla bu risk faktörünün ortadan kaldırılmasıyla astım prevelansı düşürülebilir. Yaşla artan obesiteyle beraber artan astım riski ve eşlik eden komorbiditelere, tanı ve tedavide dikkat edilmelidir. Obez astımlı hastalarda kadın cinsiyet oranı yüksek bulundu. Kadınların yaşla artan obesiteyle beraber astım gelişimi için daha fazla risk altında olduğunu düşünüyoruz. Atopik fenotipli hastalar; genç yaşta olup, psikiatrik bozuklukların bunlarda daha fazla olduğu gözlendi. Bu fenotipte atopiyi belirlemede; total IgE düzeyi, reversibilite pozitifliği ve periferik eozinofili bir kriter olarak kullanılabilir. Bölgemizde bu fenotipte en sık belirlenen allerjen, polenlerdi. Ayrıca atopik hastalarda psikiatrik ilaç kullanma anamnezi sorgulanmalıdır.

Yazar

Barış Çil

Bu Yayına Nasıl Atıf Yapılır

Barış Çil (Tıpta Uzmanlık Tezi). Bölgemizdeki astım fenotipleri ve bunların özellikleri, 2014, Dicle University, Dahili Tıp Bilimleri Bölümü.

Lisans

Tüm Hakları Saklıdır

Bu eser belirtilen lisans koşulları altında paylaşılmaktadır.

Dicle University tezlerinden daha fazlası