Diyarbakır
369 theses under this subject heading
Karayollarında çalışanların iş sağlığı ve güvenliği uygulamaları konusunda farkındalık düzeylerinin belirlenmesi: Diyarbakır örneği
Bu çalışma karayollarında çalışanların iş sağlığı ve güvenliği uygulamaları konusunda farkındalık düzeylerinin belirlenmesi amacıyla yapılmıştır. Çalışmada veri toplama tekniği olarak anket yöntemi kullanılmış olup çalışmanın örneklemi Diyarbakır ilinde Karayolları'nda çalışan 248 kişiden oluşmaktadır. Çalışmada kullanılan anket soruları keşfedici faktör analizi, frekans, yüzde, ortalama, standart sapma, t-testi, tek yönlü varyans analizi (Anova), korelasyon gibi testler kullanılarak analiz edilmiştir. Çalışma 23 soru, 4 faktörde incelenmiştir. Çalışmada ortaya çıkan faktörler yönetime bağlılık, yazgıcılık, eğitim ve bilgilendirilme, güvenlik ve kendini güvende hissetmedir. Bu faktörler, eğitim durumu, meslekte geçen süre, işten memnuniyet düzeyi gibi çeşitli değişkenler bağlamında analiz edilmiştir. Araştırma sonucunda yönetime bağlılık faktörü ile yazgıcılık, eğitim ve bilgilendirilme, güvenlik ve kendini güvende hissetme arasında pozitif yönlü korelasyon ilişkisi olduğu ortaya çıkmıştır. Mesleki deneyim ile yazgıcılık arasında negatif yönlü korelasyon ilişkisi olduğu ortaya çıkmıştır. Çalışmış olduğu iş yerinden memnun olanların aynı zamanda yönetime bağlılıkları, eğitim ve bilgilendirilme, güvenlik ve kendini güvende hissetme düzeylerinin de yüksek olduğu bulgusu ortaya çıkmıştır. Bununla birlikte çalışma hayatında iş kazasına uğrayanlar, eğitim, bilgilendirilme, güvenlik konularında eksiklikten kaynaklandığını belirtmişlerdir.
XIX. Yüzyılın ikinci yarısında Diyarbakır'da kadın
XIX. yüzyılın ikinci yarısında Diyarbakır'da kadınların toplumdaki yeri ve önemini tespit etmek amacıyla bu çalışmaya gerek duyulmuştur. Bu çalışma ile 1850-1900 yılları arasında Diyarbakır'da yaşayan kadınların sosyo-ekonomik yaşantısı, hukuki alandaki etkinliği ile eğitim hayatındaki yeri ve önemini ortaya çıkararak topluma, bilime ve bu konudaki araştırmalara katkı sağlamak hedeflenmiştir. Tarihte kadının konumunun öğrenilmesi bir toplumun tarihinin anlaşılması noktasında önemli bir yere sahiptir. Bu çalışmayı yapmamızı sağlayan önemli faktör, toplumun tarihinin anlaşılmasına bir nebze de olsa katkıda bulunabilmektir. Çalışma, ikinci el kaynaklar ışığında Diyarbakır'daki kadınlarla ilgili arşiv belgelerinden yararlanılarak tespitler yapılması açısından özgündür. Diyarbakır tarihinin yanı sıra ele alınan dönemde Diyarbakır'da kadının ailede, hukuki alanda, sosyo-ekonomik hayat ve eğitim hayatındaki yeri ve önemi hakkında bilgiler içermesi açısından önemlidir. Neticede, sanılanın aksine özellikle taşrada varlığını sürdüren köylü kadınların gündelik işlerin bir parçası olarak hem ekonominin hem de Osmanlı Devleti içerisindeki kültürel ve sosyal hayatın önemli bir parçası oldukları görülmüştür.
130, 131, 132 ve 133 nolu Mühimme Defterlerinde Diyarbekir Eyaleti ile ilgili hükümler [(M. 1720-1726)– (H. 1133-1138)]
Mühimme Defterleri, Osmanlı Devleti'nde üst düzey karar organı olan Divân-ı Hümâyûn toplantılarında görüşülen iç ve dış konulara ait siyasî, askeri, kültürel, ekonomik kararların kaydedildiği defterlerdir. Bu defterler, Osmanlı Devleti'nin merkez ve taşra teşkilatındaki idarî yapısı, sosyal, ekonomik, askeri alandaki özellikleri hakkında bilgi veren birinci elden kaynaklardır. Diyarbakır'ın Osmanlı hâkimiyetine girmesi, Yavuz Sultan Selim dönemine rastlar. Bu dönemde vuku bulan Osmanlı-Safevi savaşları sonucunda, Güneydoğu Anadolu'nun Osmanlı hâkimiyetine geçmesini müteakip Diyarbakır Beylerbeyliği de te'sis edilmiştir. Osmanlı Devleti'nde bir eyalet olan Diyarbakır Beylerbeyliği ile Merkez arasında yazışma trafiği oldukça fazladır. Transkripsiyon ve değerlendirmesini yaptığımız 130, 131, 132 ve 133 numaralı Mühimme Defterleri'nde Diyarbakır'a hitaben yazılan hükümler, bu durumu kanıtlamaktadır. Bu defterler, Sultan III. Ahmed (1703–1730) dönemine ait olup 1720-1726 yılları arasında tutulmuştur. 1720-1722 yılları arasında tutulan 130. Mühimme Defteri'nde Diyarbakır Beylerbeyliği'ne gönderilen hükümlerde daha çok eşkıyalık faaliyetleri, güvenlik meseleleri, halkın korunması gibi meseleler çoğunlukta iken, 1722-1726 yıllarını ihtiva eden 131, 132 ve 133. Mühimme Defterleri'nde ise 1722 yılında başlayan Osmanlı-İran savaşlarından dolayı daha çok askeri konular ele alınmıştır. Bu dönemde merkezden Diyarbakır'a gönderilen hükümlerde büyük bir artış göze çarpmaktadır.
Buğday yetiştiriciliğinde enerji verimliliği ve sera gazı emisyonunun belirlenmesi üzerine bir araştırma
Bu araştırmada, buğday üretiminde enerji verimliliği ve sera gazı emisyonunun belirlenmesi üzerine araştırma yapılarak, üretimdeki girdilerin birim üretim alanı başına düşen enerji karşılıkları, elde edilen ürünün enerji verimi ve sera gazı değerleri hesaplanmıştır. Araştırmada kullanılan veriler 2021 yılında 175 farklı buğday üretimi yapan işletmeden, oransal örnekleme yöntemine göre yüz yüze anket yapılarak elde edilmiştir. Araştırmada buğday üretiminde doğrudan ve dolaylı enerji kullanım miktarları ve toplam enerji tüketimindeki payları belirlenmiştir. Araştırma sonuçlarına göre, buğday üretiminde toplam enerji tüketimi 19024.21 MJ ha-1, enerji çıktısı ise 80585.40 MJ ha-1 olarak hesaplanmıştır. Enerji tüketiminin en fazla olduğu girdinin 8748.38 MJ ha-1 değeri ile gübrelemeye ait olduğu belirlenmiştir. Bunu sırasıyla; tohum enerji girdisi 4626.79 MJ ha-1 (% 24.32), yakıt enerjisi 2697.25 MJ ha-1 (%14.18), sulama enerjisi 2362.50 MJ ha-1 (% 12.42), kimyasal enerji 269.19 MJ ha-1 (% 1.41), alet/makine enerjisi 309.52 MJ ha-1 (%1.63), insan enerjisi 10.58 MJ ha-1 (%0.06) takip etmiştir. Enerji oranı, enerji verimliliği, spesifik enerji ve net enerji verimi değerleri sırasıyla 4.24, 0.29 kg MJ-1, 3.47 MJ kg-1 ve 61561.19 MJ ha-1 olarak belirlenmiştir. Buğday üretimi için toplam GHG emisyonu 3784.60 kgCO2-eş ha–1 olarak hesaplanmıştır. Toplam GHG emisyonları içerisinde en yüksek pay tohuma (%59.41) aittir. Tohumu sırasıyla sulama (%16.84), azot gübre kullanımı (%14.60), fosfat gübre kullanımı (%3.99), yakıt kullanımı (%3.49), kimyasal ilaç kullanımı (%0.98), alet makine kullanımı (%0.58) ve insan işgücü (%0.10) takip etmiştir. Buna ilave olarak, buğday üretiminde GHG oranı 0.69 kgCO2-eş ha–1olarak hesaplanmıştır.
Beden eğitimi ve spor öğretim programında yer alan sosyal beceriler üzerine nitel bir araştırma: Uygulama, engeller ve öneriler
Bu araştırmanın amacı 2006-2007 eğitim-öğretim yılından itibaren uygulanan beden eğitimi ve spor öğretim programı özel amaçlarından 8. maddeye yönelik öğretmen görüşlerini incelemektir. Beden eğitimi ve spor öğretim programı 8. madde; iletişim, iş birliği, adil oyun (fair play), sosyal sorumluluk, liderlik, doğaya duyarlılık ve farklılıklara saygı becerilerine yöneliktir. Araştırma nitel araştırma yöntemlerinden olgubilim(fenomolojik) modeliyle desenlenmiştir. Araştırmaya Diyarbakır ili kamu ortaokullarında görev yapan toplamda 20 öğretmen katılmıştır. Bu araştırma grubunun oluşturulmasında amaçlı örneklem yöntemlerinden ölçüt örneklemi türünden yararlanılmıştır.. Araştırmadaki verilere görüşme tekniğiyle ulaşılmıştır. Bu verileri elde etmek için yarı yapılandırılmış görüşme formları araştırmacı tarafından geliştirilmiştir. Elde edilen veriler içerik analiziyle çözümlenmiştir. Araştırmada beden eğitimi ve spor öğretmenlerinin araştırmaya konu olan becerilere yönelik yaptığı uygulamalar ve bu uygulamalar sırasında yaşadığı problemler, bu becerileri geliştirmek adına sunduğu öneriler tespit edilmeye çalışılmıştır. Araştırmaya katılan öğretmenlerin konu olan becerilere yönelik uygulama, problem ve öneri bakımından görüşleri incelendiğinde bu görüşlerin oldukça çeşitlilik gösterdiği saptanmış ancak bu çeşitliliğin uygulama ve problem bölümlerine oranla öneri bölümlerinde daha fazla olduğunu sonucuna varılmıştır.
Lise öğrencilerinin ahlâkî değerlerinin kelâmî açıdan değerlendirilmesi (Diyarbakır örneği)
İnsanlık tarihi boyunca ahlâk, toplumların düzeni, bireylerin hem dünyevî hem de uhrevî mutluluğu açısından vazgeçilmez bir unsur olmuştur. Disipliner bir yapıya sahip olmasa da teorik anlamda en eski toplumlarda bile bazı ahlâkî değerlerin var olduğu kabul edilmektedir. Günümüz dünyasında ve yaşadığımız toplumda da farklı ahlâk anlayışları ve değer alanlarının olduğunu görebilmekteyiz. Özellikle gençlerimizin ahlâkî tavırlarının bazı dış etkenler sonucunda yaşadığımız toplumun inanç, gelenek ve görenekleriyle şekillenmiş ahlâk anlayışından uzaklaşmakta olduğu gözlemlenmektedir Bu çalışmada liseli gençlerin eğitim gördükleri okul türlerine göre ahlâk anlayışları mukayese edilip aldıkları eğitimin pratikte ne derece uygulandığı araştırılmıştır. Aynı zamanda gençlerin ahlâk anlayışlarını analiz etmek için hazırlanan mülâkat sorularına verilen cevapların Kelâm ilmine göre değerlendirilmesi yapılmıştır. Anahtar Kelimeler: Ahlâk, Gençler, İmam Hatip Lisesi, İslâm Ahlâkı, Kelâm
Kentleşme döneminde planlaşma dışı nüfus hareketinin (göç) plansız olarak kentlerde yer alması ve bu durumunda kaçak yapılaşma (plan dışı gelişme alanlarının) kentsel dönüşüme etkisi, kentsel tasarım ilişkisi ve kente olumsuz etkisinin araştırılması; Diyarbakır ili Sur içi kentsel alanı
Kentsel dönüşüm kentlerin zamanla değişen ihtiyaçlar büyüme ve diğer değişkenler göz önünde bulundurularak kentte eskiyen ve işlevsel kullanışlılığını kaybeden ve yıpranan yapıların yerine işlevsel ve tasarımsal olarak kullanışlı yapıların inşa edilmesidir. Sur içi bölgesi Diyarbakır'ın ilk yerleşim yeri ve değerli olan bir yerleşim alanıdır. Uzun yıllar önemli ticaret ve ulaşım ekseninde medeniyetin beşiği olmuştur. Bir zamanlar ticari merkez olarak kullanılan bu yapılaşma kentsel gelişim için çok etkili bir durumdur. Suriçi kentsel yapılaşması Anadolu ve Mezopotamya bölgesinin kültürünü ve Diyarbakır'ın gelişimini etkilemiş olup bölgedeki konumu nedeniyle karma bir kentsel forma sahiptir. Kent kale duvarları ile kaplı olup yerleşim şeklini günümüze kadar koruyarak getirmiştir. Dünyada 2. Dünya Savaşı ve Sanayi devriminden sonra Türkiye de ise 1950'li yıllardan sonra hızlı kentleşme süreci başlamasına rağmen, Diyarbakır da 1980'li yıllardan sonra hızlı kentleşme süreci başlamıştır. Hızlı kentleşme sürecinde ekonomik nedenlerden dolayı kentin göç almasıyla birlikte kırsal kesimden gelip Sur içine yerleşen dar gelirli kesimin kentte yaptıkları gecekondu yapılar kentteki tarihi değerleri yüksek olan diğer yapılarla farkının ortadan kalktığı yapılar olmuş olup aynı işlev için aynı kesimin kullandığı yapılar haline gelmiştir. Aynı zamanda bu süreçte Suriçinde kısa sürede plansız ve düzensiz bir şekilde yapılaşma görülmüştür. Böylece Diyarbakır Suriçi doku kaybetme sürecine girmiştir. Bundan dolayı sur içinde bulunan tarihi değerleri yüksek yapılar için kentsel tasarım uygulamaları önerilerek aslına uygun şekilde onarılıp işlevine uygun kullanılmasını ya da kent açısından değerli olabilecek şekilde anıtsal bir boyut kazandırıp kente kazandırılması hedeflenmiştir. Son yıllarda kentte meydana gelen güvenlik olayları neticesinde Sur içi kentsel yerleşim alanında birçok yapı yıkılıp yerine tarihi dokuya uygun yapılar önerilmiş olup yeni bir yerleşim düzeni öngörülmüştür. Bu araştırma Diyarbakır tarihine dayanmaktadır. Bu çalışmada da Diyarbakır Sur İlçesi kentsel dönüşüm uygulamalarına bir yaklaşım sergilenmek istenmiş ve Sur ilçesi kentsel dönüşüm uygulamalarında gelinen son durum anlatılarak değerlendirilmiştir.
Diyarbakır ili göçer hayvancılık işletmelerinin yapısal, sosyal ve ekonomik özellikleri üzerine bir araştırma
Bu tez araştırmasının araştırma grubunu Diyarbakır ilinde göçer hayvancılık yapan 80 göçer (koçer) yetiştirici oluşturmuştur. Araştırmada göçer ailelerin kışlak olarak kaldıkları yerlere gidilmiş, yaşam tarzları gözlenmiş, hayvancılık faaliyetleri gözlenmiş ve işletmelerde anketler yapılmıştır. Anket soruları katılımcılarla yüz yüze görüşülerek uygulanmıştır. Araştırmada sürü durumuna ilişkin ortalama ve standart hatalar anaç koyun için 560±12.73; koç için 36±0.77, dişi toklu için 140±2.96; erkek toklu için 90±3.06 ve kuzu için 182±4.48 olarak belirlenmiştir. Koyunlarda ikizlik oranı (%), yılda iki kuzulama (%), günlük süt verimi (l), laktasyon süt verimi (l) ve kuzu Pazar ağırlığına (kg) ilişkin yanıtları sırasıyla 3.48±0.43, 1.74±0.24, 1.36±0.06, 210.38±11.02 ve 39.86±0.82 kg olmuştur. Araştırmada katılımcıların yarısı çoban tutmadıklarını, aile işgücünden yararlandıklarını, kışlak olarak Diyarbakır ilini kullandıklarını, yaz başlangıcında, Mayıs-Haziran aylarından itibaren, kuzeye doğru hareket ettiklerini, Kasım ayından itibaren ise Güneye doğru geri dönüş yaptıklarını, göç edilecek yerlerin inceden belirlendiği ve kiralandığını, iklim ve mera durumuna göre yer değiştirme ihtiyacı duyduklarını, çoğunlukla bir araziye sahip olmadıklarını, gittikleri yerlerde dışlandıklarını, kabul edilmediklerini, meraların kullanımında büyük engellerle karşılaştıklarını, mevcut mera uygulamalarının kendilerini kapsamadıklarını belirtmişlerdir. Ayrıca otlatacak alan yetersizliği, alışkanlık ve sıcaklık, yem fiyatlarının pahalı olması, başka iş yapmayı bilmeme, işsizlik, kuraklık, tek geçim kaynağının bu olması, kuraklık gibi nedenleri göç sebepleri arasında ifade edilmiştir. Araştırmada göç nedeniyle yaşanan sıkıntılar genel olarak pazar, eğitim, ulaşım, sağlık, elektrik ve içme suyuna ulaşma olarak ayrılmıştır. Özellikle bir pazarlama biçimine sahip olmadıkları, mandıracılar ve canlı hayvan alıcılarından oluşan bir pazar ağına sahip oldukları, hayvansal ürünlerini değer fiyatta değerlendiremediklerini ifade etmişlerdir. Sonuç olarak Güneydoğu Anadolu Bölgesini kışlak olarak kullanan göçerler hayvancılık faaliyetlerini yürütürken gün geçtikçe daha büyük sorunlarla yüz yüze gelmekte, mevcut üretim sistemleri yok sayılmakta, göçerler yerleşik hayata zorlanmaktadır.
Yassıada mahkemelerinde yargılanan Diyarbakır milletvekilleri
Daha Diyarbakır şehri ilkçağlardan günümüze kadar tarihi ve kadim bir şehir olma özelliğini her daim muhafaza etmiştir. Tarihin birçok kültürüne ve medeniyetine ev sahipliği yapan bu şehir, günümüze kadar varlığını koruyabilmiştir. Tarihi zenginliklere sahip Diyarbakır, bu yönüyle birçok araştırmaya konu olmuştur. Bu araştırmada Yassıada'da yargılanan Diyarbakır Milletvekilleri incelenmiştir. Tez çalışmasındaki amaç XI. Dönem Diyarbakır Milletvekilliği görevini icra eden 9 siyasetçinin Ülke ve Diyarbakır özelinde ele aldıkları siyasal, sosyal ve ekonomik faaliyetleri, yasama çalışmaları ve tutuklu bulundukları Yassıada'da kurulan Yüksek Adalet Divanınca yargılanmalarını inceleyip değerlendirmektir. CHP içinden çıkan farklı seslerin oluşturduğu muhalif grup, Demokrat Partiyi kurarak 1950 seçimlerinde, aralıksız 27 yıl süren, CHP yönetimine son verip iktidara oturmuştur, 1954 ve 1957 seçimlerini de zaferle kazanıp iktidar koltuğunu korumuştur. Ancak on yıllık siyasi varlıkları 27 Mayıs 1960 ihtilaliyle son bulmuştur. Demokratlar Yassıada'da kurulan Yüksek Adalet Divanı tarafından Ada mahkemesinde yargılanıp hapis cezasına çarptırılmışlardır. Türkiye Cumhuriyeti'nin yakın siyasi tarihinde CHP-ordu-basın üçlüsü etkili bir rol oynamıştır. Özellikle ülkedeki darbe gibi teşebbüslerde TSK başrolü üstlenmiştir. Ülkenin bir buhran ve kargaşanın içinde olduğunu düşünen Türk ordusu, kendince aksaklıkları gidermek adına iktidara müdahale etmekten geri durmamıştır. Bu doğrultuda Cumhuriyet tarihindeki ilk müdahalesini 27 Mayıs ihtilaliyle gerçekleştirmiştir. Darbenin akabinde muhalefet ve basın, Demokratları karalama siyaseti güderken 1960 Darbesini gerçekleştirenler kahraman olarak anılmıştır. Anahtar Kelimeler: Demokrat Parti, TBMM, Diyarbakır Milletvekilleri, Ordu, 27 Mayıs, Yassıada
Okul yönetiminde kayırmacı davranışların okulöncesi öğretmenlerin motivasyonları üzerindeki etkisi (Diyarbakır ili örneği )
Bu araştırmanın amacı okul öncesi öğretmenlerinin algılarına göre okul yönetiminde kayırmacılık davranışları ile okul öncesi öğretmenlerin motivasyon düzeyleri arasındaki ilişkiyi tespit etmektir. Araştırmada ilişkisel tarama modeli benimsenmiştir. Araştırmanın evrenini 2019-2020 Eğitim- Öğretim yılında Diyarbakır ili merkez ilçelerinde seçilen 352 okulda görev yapan 730 okul öncesi öğretmeni oluşturmaktadır. Örneklemi ise basit seçkisiz örnekleme yöntemi ile ulaşılan 400 öğretmen oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak , "Kayırmacılık Ölçeği" ve "Öğretmen Motivasyon Ölçeği" kullanılmıştır. Verilerin analizinde SPSS paket program kullanılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre; okul yöneticilerinin kayırmacılık davranışlarının düzeyleri "Bazen/Nadiren" dir. Öğretmenlerin motivasyon düzeyleri ise "çoğu zaman/yüksek " bulunmuştur. Yöneticilerin kayırmacı davranış düzeylerinde ve öğretmenlerin motivasyon düzeylerinde; cinsiyet, yaş, üye olunan sendika, mesleki kıdem, okulda çalışma süresi, aynı yönetici ile çalışma süresi ve okul türüne göre anlamlı fark tespit edilmiştir. Buna karşın okul yöneticilerinin kadın ve erkek olmasına göre öğretmen algıları arasında anlamlı fark bulunmamıştır. Genel olarak okul yöneticilerinin kayırmacılık davranışları ile öğretmenlerin motivasyon düzeyleri arasında negatif yönde ve yüksek düzeyde anlamlı bir ilişki olduğu tespit edilmiştir. Buna ilaveten kayırmacılığın öğretmen motivasyonu üzerinde olumsuz yönde ve anlamlı etkisinin olduğu bulgusuna ulaşılmıştır.
Karacadağ (Diyarbakır) ve çevresinde coccinellidae (Coleoptera) familyası üzerine araştırmalar
Bu çalışma, Karacadağ (Diyarbakır-Şanlıurfa) bölgesinde bulunan Coccinellidae familyasına ait türlerin belirlenmesi amacıyla yapılmıştır. Çalışma, 2023 yılı Nisan-Ekim ve 2024 yılı Nisan-Haziran ayları arasında gerçekleştirilmiştir. Araştırma, tarım alanları, ormanlık alanlar, çayır ve meralar gibi farklı habitatlarda ve tarım dışı alanlarda (yabancı otlar, taşlık alanlar) rastgele seçilen noktalarda düzenli aralıklarla yapılan örnekleme çalışmalarına dayanmaktadır. Coccinellid türlerinin örnekleme işlemi atrap, elle toplama ve Japon şemsiyesi yöntemleri kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Toplanan örnekler, uygun koşullarda muhafaza edilerek Siirt Üniversitesi Bitki Koruma Anabilim Dalı Entomoloji Laboratuvarı'na taşınmış ve burada morfolojik özellikleri incelenmiş ve tür teşhisi için stereo mikroskop altında fotoğrafları çekilmiştir. Çalışma sonucunda 281 örnek toplanmış ve bu örnekler 10 cinse ait 12 farklı türe ayrılmıştır. Bu türler şunlardır: Coccinella septempunctata (Linnaeus), Oenopia conglobata (Linnaeus), Hippodamia variegata (Goeze), Adalia decempunctata (Linnaeus), Adalia bipunctata (Linnaeus), Propylea quatuordecimpunctata (Linnaeus), Pharoscymnus pharoides (Marseul), Stethorus punctillum (Weise), Nephus nigricans (Weise), Hyperaspis quadrimaculata (Redtenbacher), Hyperaspis spp., ve Exochomus nigromaculatus (Goeze). En yaygın bulunan türler ise C. septempunctata (113 birey), H. variegata (80 birey) ve A. decempunctata (31 birey) olarak belirlenmiştir. Çalışmada elde edilen her tür için koordinat bilgileri sunulmuş ve bu türlerin dünya genelinde ve Türkiye'deki dağılımı hakkında bilgiler verilmiştir. Bu araştırma, bölgedeki Coccinellidae türlerinin zenginliğini ve dağılımını anlamamıza katkı sağlamakta olup, gelecekteki ekolojik ve bitki koruma çalışmaları için önemli bir başlangıç noktası teşkil etmektedir.
Diyarbakır Şeyh Safa (İparlı) Camii yapı topluluğu
Safa (İparlı) Cami Yapı Topluluğu, Diyarbakır Sur içinde, Diyarbakır Ulu Camiinin batısında Melek Ahmet Mahallesinde Kara Cami Sokağındadır. Diyarbakır, Güneydoğu Anadolu Bölgesinde Toros Dağları ve Yukarı Dicle Havzası'nda konumlanır. Tarih boyunca önemini koruyan kent birçok medeniyetin egemenlik kurduğu ender şehirlerden biridir. Roma ve Bizans egemenliğinde kalan Diyarbakır, İslam döneminde valiler tarafından yönetilmiştir. Akkoyunlu Devletine başkentlik yapmasının yanında Osmanlı döneminde de önemini koruyarak askeri ve ticari açıdan önemli bir merkez olmuştur. 1401-1507 yılları arasında Akkoyunlu egemenliğinde kalan Diyarbakır'da özellikle Uzun Hasan döneminden kalan birçok eser bulunmaktadır. Uzun Hasan döneminden kalan önemli yapılardan biri de Safa Camii'dir. Diyarbakır'ın Sur ilçesinde Melek Ahmet caddesinde, Diyarbakır Ulu Camii'nin batısında bulunan Safa Cami yapı topluluğu cami, medrese, türbe yapılarından oluşur. Yapım kitabeleri bulunmaması sebebiyle cami, medrese ve türbe binalarının kesin yapım tarihi bilinmez. Birçok kez onarım geçiren yapılar orijinallikleriyle ilgili fikir verebilmektedir. Tez çalışmasında; Safa Camii, Muslihiddin Lari Medresesi ve Şeyh Abdülcelil Türbesi plan, mimari, süsleme açısından ele alınarak Diyarbakır'daki Akkoyunlu ve Osmanlı dönemi yapılarıyla karşılaştırılıp değerlendirilmeye çalışılmıştır. Günümüze sağlam bir şekilde ulaşan yapının genel anlamda Akkoyunlu üslup özelliklerini yansıttığı, üslup ve süsleme açısından Diyarbakır'daki Osmanlı dönemi mimarisine model olduğu öngörülebilir.
Altkültürel gençlik analizi: Diyarbakır'daki "keko gençlik grupları"
Gençliğin alt kültürel oluşumu: Diyarbakır'daki "Keko Gençlik Grupları" örneği üzerine yapılan alan araştırması üç bölüm olarak düzenlenmiştir. Birinci bölümde Keko Gençler'in kim oldukları, toplum tarafından algılanma ve kabul edilme durumları ve davranışları incelenmiştir. İkinci bölümde Keko Gençler'in aile ve çevreleriyle olan ilişkileri değerlendirilmiştir. Son bölüm olan üçüncü bölümde de derinlemesine mülakatlar yapılmıştır. Bu mülakatlarda, Keko Gençler'in kendilerini nasıl gördükleri, toplumsal çevrelerinde bulunanlar (Rehber öğretmen, Muhtar, çevre esnafı vb. gibi) tarafından nasıl görüldükleri üzerinde durulmuştur. Son bölümde bir sorun olarak kabul edilen, Keko Gençler ile ilgili çözüm önerileri geliştirilmektedir. Bu çalışma, Diyarbakır ilinin merkez ilçeleri olan Bağlar, Şehitlik ve Sur olmak üzere üç bölgede yapılmıştır. Uzaktan gözlem, derinlemesine mülakat, odak grup çalışması, katılımlı gözlem ve doküman inceleme tekniklerinin yardımıyla kırk üç (43) kişiyle derinlemesine mülakat, yirmi dört (24) kişiyle odak grup çalışması yürütülerek çalışma tamamlanmıştır.
Diyarbakır ili konaklama işletmeleri çalışanlarının örgütsel sessizlik konusundaki tutumlarının belirlenmesine yönelik bir araştırma
Bu çalışmada, örgütsel sessizliğe ilişkin literatürdeki kavramsal bilgilere yer verilerek, Diyarbakır konaklama işletmeleri işgörenlerinin örgütsel sessizlik konusundaki tutumları araştırılmıştır. Bu tutumların araştırılmasına yönelik olarak hazırlanan anket, iki bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde ankete katılan katılımcıların demografik değişkenlerinin belirlenmesine yönelik sorular ve ikinci bölümde işgören, ortam ve yönetici boyutlarını bulmaya yönelik ifadelere yer verilmiştir. Diyarbakır ili konaklama işletmelerine dağıtılıp çalışanların doldurdukları anketler SPSS (Statistical Package for the Social Sciences) 20 paket programı ile analiz edilmiştir. Yapılan araştırmada kullanılan ölçeğin güvenilirlik, geçerlilik analizleri yapılmış, işgören boyutunda (,798), ortam boyutunda (,712) ile oldukça güvenilir, yönetici boyutunda da (,841) ile oldukça yüksek olarak ortaya çıkmıştır. Örgütsel sessizlik ölçeğinin genel güvenilirlik ortalaması ise (,894) olarak belirlenmiştir. Araştırmanın devamında çalışmanın asıl amacı olan örgütsel sessizliğin incelenmesi için demografik değişkenlerine göre örgütsel sessizliğin boyutları arasında anlamlı farklılık olup olmadığının test edilmesi için Bağımsız İki Örnek T-Testi ve Tek Yönlü Varyans Analizi(One-Way ANOVA) kullanılmıştır. Ölçekten elde edilen bulgulara göre örgütsel sessizlik boyutlarının demografik değişkenlerine bağlı olarak anlamlı değiştiği tespit edilmiştir.
Diyarbakır'da hazır giyim sektöründe markalaşmanın moda ve tasarım çalışmaları açısından önemi
Moda ve tasarım; ABD, Avrupa, Çin gibi küresel ölçekli ülkelerin pazarda etki sahibi olduğu bir alandır. Bu ülkeler içerisinde gelişmekte olan bir ülke olarak Türkiye'nin hazır giyim ve tekstil sektöründe söz sahibi olduğu görülmektedir. Markalaşma ve moda anlamında Türkiye'nin gelişmiş ülkeler seviyesine ulaşabileceği düşünülmektedir. Bu çalışmada yerel bir bölge olan Diyarbakır'da tekstil sektörüne yönelik durum ortaya konulmaya çalışılacaktır. Çalışmanın amaçları temel olarak Diyarbakır hazır giyim sektöründeki moda ve tasarım faaliyetlerinin durumunu öğrenmek, mevcut problemleri tespit etmek ve potansiyel dinamiklerini keşfetmektir. Bunlara ek olarak hazır giyim firmalarına ciddi anlamda değer katan markalaşma durumunu öğrenmek ve markalaşma için verilen teşviklerin yeterliliği katılımcılarla birlikte değerlendirilmiştir. Bu kapsamda Diyarbakır'da yer alan ve hazır giyim sektöründe faaliyet gösteren 9 adet markalaşmış firmanın sahipleri ile mülakat analizi gerçekleştirilmiştir. Aynı zamanda mülakat analizlerine ek olarak, Diyarbakır'ın makro durumunu değerlendirebilecek 2 adet röportaj yapılmıştır. Mülakat analizi sonucunda katılımcıların markalaşma eğiliminin olduğu tespit edilmiştir.Bu eğilimlerinin de en büyük sebebinin firmaların pazarda kalıcı ve belirgin yeredinmekile kurumsal olarak profesyonelliği arttırmak olduğu tespit edilmiştir. Ulaşılan bir diğer sonuç ise Diyarbakır'daki birçok firmanın moda ve tasarım faaliyetleri alanında tasarımcıların olmamasıdır. Bunun nedeni olarak tasarımcıların diğer illerden buraya gelmeyi tercih etmemesi ,ekonomik ve teknik anlamda yeterli bir zeminin olmaması olarak özetlenmiştir. Gerçekleştirilen röportajlarda ise yetişmiş insan kaynağının çok önemli olduğunu ve bunun gün geçtikçe Diyarbakır lehine arttığını vurgulamıştır. Son olarak firmaların finansal anlamda sıkıntı yaşadıklarını belirtmiş, verilen teşviklerin markalaşma ve tasarım alanlarında ilerlemek için yeterli olmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Hazır Giyim, Moda ve Tasarım, Markalaşma, Diyarbakır , DTİOSB
Atik şikâyet defterlerinde Ayntab, Diyarbekir ve Ruha (1649-1837)
Bu çalışma 1649-1837 yılları arasında Ayntab, Diyarbekir ve Ruha'da haksızlığa uğrayanların Divan-ı Hümayun'a ilettikleri şikâyetlere odaklanmaktadır. Üç şehir sakinlerinin şikâyetleri Atik Şikâyet Defterleri üzerinden incelenecektir. Atik Şikâyet Defterleri ile ilgili son zamanlarda çalışmalar yapılmasına rağmen Ayntab, Diyarbekir ve Ruha'nın genel şikâyetlerini söz konusu bu defterler üzerinden ele alan müstakil bir çalışma bulunmamaktadır. Bu da bizi 213 adet Atik Şikâyet Defterleri ışığında şikâyetleri tespit etmeye ve haksızlığın gerisindeki nedenleri anlamaya yöneltmiştir. Zulme, adaletsizliğe, keyfi talep ve yaptırımlara maruz kalan Ayntab, Diyarbekir ve Ruha sakinleri, şikâyetlerini bizzat Divan-ı Hümayun'a giderek iletmeyi tercih etmişlerdi. Bu iletim şikâyetlerde "gelip" şeklinde geçmekteydi. Osmanlı Devleti'nin adalet merkezli yönetim anlayışı çerçevesinde herkesin şikâyet hakkı bulunmaktaydı. Bu hak, daire-i adliye kavramına dayalı yönetim düşüncesi içerisinde yer almaktaydı. Şikâyetlerini bireysel ve kollektif şekilde gerçekleştiren halk, bu sayede merkezle de irtibat sağlamış oluyordu. Böylece şikâyetler vesilesi ile yönetim Ayntab, Diyarbekir ve Ruha'daki kanunsuz vergi taleplerinden, vakıfların gelirini kapmaya çalışanlardan, alacağına bir türlü kanaat etmeyenlerden, aşiret ve eşkıyaların şekavetlerinden, toprak rejimi ve tasarrufundaki ihlallerden, yerel mahkemeyi manipüle edenlerden ve zulmedenlerden haberdar oluyordu. Divan-ı Hümayun'a iletilen şikâyetler sonrasında yereldeki valilere, beylerbeylerine, mütesellimlere, kadılara, naiplere ve mollalara hükümler gönderilerek haksızlık engellenmeye çalışılmıştır. Hükümlerin yanı sıra ayrıca mahalline mübaşirler de göndererek teftiş yapılması sağlanmıştır. Yapılan incelemelerin ardından ise ilamlar ve mektuplar gönderilmesi istenilerek adaletsizliğin giderildiğinden emin olunmak istenmiştir. Divan, iletilen şikâyetler sonrasında İcmâl, Mufassala, Rûznamçe ve Evkâf Defterleri'ne başvurarak, şer' ve kanun doğrultusunda karar vermiştir. Üç şehir sakinleri de davalarını güçlendirmek için şeyhülislamdan alınan fetvaları, hüccetleri ve temessükleri kullanmışlardır. Haklılıklarını bu gibi delillerle güçlendiren halk, taşradan kalkıp merkezde bir hak arayış çabasına girişmiştir.
Diyarbakır ilinde pamukta zararlı Lygus (Hemiptera: Miridae) türleri yayılış alanları, popülasyon gelişimi ve bitki fenolojisiyle ilişkisi
Önemli bir sanayi bitkisi olan pamuk (Gossypium hirsutum L.) endüstri bitkileri arasında Türkiye'de üretim miktarı açısından ilk sırada yer almaktadır. Bu üretim içerisinde Güneydoğu Anadolu bölgesi birinci sırada yer almaktadır. Pamuk üretimi boyunca birçok zararlı etmen ortaya çıkmakta ve önemli ürün kayıplarına yol açmaktadır. Bunlar içerisinde yer alan Lygus spp. (bitki tahtakuruları) pamuğun generatif döneminden başlayarak meydana getirdikleri zarar ile önemli ürün kayıplarına yol açabilmektedir. Bu çalışma Diyarbakır ili pamuk üretim alanlarındaki Lygus spp., popülasyon dinamiği ve zararlıların bitki fenolojisiyle olan ilişkisini belirlemek amacıyla 2020 ve 2021 yıllarında yürütülmüştür. Lygus türlerini belirlemek için Diyarbakır ilinde 7 ilçeden toplam 244 adet tarladan örneklemeler pamuğun fenolojik dönemine göre atrap ve böcek toplama aleti (D-Vac.) kullanılarak yapılmıştır. Popülasyon değişimi çalışmaları ise her iki yıl Sur ve Çınar ilçelerinde iki farklı tarlada pamuğun 3-5 yapraklı olduğu dönemden itibaren haftalık olarak gerçekleştirilmiştir. Çalışmada Lygus gemellatus (HerrichSchäffer) and Lygus pratensis (Linnaeus) olmak üzere toplam iki bitki tahtakurusu türü saptanmıştır. Bu iki tür arasında Lygus gemellatus en yoğun ve yaygın tür olduğu, 2020 yılında 91.2%, 2021 yılında ise 74.7% oranında bulunduğu belirlenmiştir. Zararlıların çalışma yapılan her iki yılda, mayıs ayı sonunda (çiçeklenme döneminden önce) pamuk alanlarında görüldüğü belirlenmiştir. Bu dönemden sonra popülasyonun arttığı görülmüş ve özellikle L. gemellatus popülasyonunun pamuğun taraklanma (koza oluşturma) döneminde en yüksek seviye ulaştığı tespit edilmiştir. Buna karşın L. pratensis popülasyonu ise koza (olgunlaşma) döneminde en üst düzeye çıkmıştır. Bunun yanı sıra, örnekleme yöntemlerinden D-Vac.'ın atrap metoduna göre daha fazla bitki tahtakurusu yakaladığı ve daha kullanılabilir olduğu ortaya çıkmıştır. Biyotik ve abiyotik faktörlere bağlı olarak her iki zararlının popülasyon yoğunluğunun yıldan yıla değişebildiği sonucuna varılarak, pamuğun generatif döneminden itibaren bu zararlılara karşı yapılacak sürveylerle dikkatli olunması gerektiği önerilmektedir.
Dengbêjlik geleneği ve kültürel bağlamları; Diyarbakır örneği
Dünya üzerindeki sözlü tarih ve sözlü kültür geleneğine sahip toplumlarda olduğu gibi dengbêjlik geleneği de kendi toplumunun tarihini ve kültürel değerlerini geleceğe taşıyarak sahiplenmiştir. Kültürel değerleri koruyarak topluma aktaran bu gelenek, sözlü ürünlerinde ait oldukları toplumun bütün sıkıntılarını; acı, keder, isyan, aşk, destan, tarihsel ve toplumsal birçok konuyu ele alarak toplumsal belleğe işlemiştir. Yaşadığı döneminin olaylarıyla birlikte geçmişte yaşanan olayları da eserlerinde işleyen dengbêjler, toplumun gözüyle yaşayan tarih ve değer niteliğindedir. Bu doğrultuda dengbêjlik geleneğinin bu öneminin ve kültürel bağlamlarının ortaya konulması, Diyarbakır özelinde dengbêjliğin kültürel yansımalarının incelenmesi bu çalışmanın temel amacıdır. Anahtar Kelimeler: Dengbêjlik, Diyarbakır, Mala Dengbêjan
Diyarbakır'lı Mustafa Canan, hayatı ve eserleri
Anadolu'nun kültürel belleğinin yanı sıra kültürel çeşitlilik ve zenginliğinin de önemli bir ifadesi olan aşıklık geleneği; yüzyılların deneyimlerinden süzülerek biçimlenmiş; şiiri, müziği ve hikâye anlatımını içeren çok yönlü bir kültür hazinesidir . Kendine özgü geleneği ve icrası olan âşıklık geleneğinin en önemli niteliği, döneminin yaşayış ve hayata bakış tarzını, estetik değerlerini yansıtarak geniş halk kitlelerine hitap edebilmesidir. Aşık repertuarı; günümüze anonim bir şekilde aktarılan ve aynı biçimsel özellikleri taşıyan âşıklık edebiyatının şiir, söyleyiş ve icra tarzını içinde barındırmaktadır. Bu tarzlar yörelere göre farklı özellikler taşıyabilmekte olup farklı isimlerle de anılabilmektedir. Bu çalışmada kültürel zenginliği, tarihi ve türkülerinde kendine has özellikler taşıyan (tavır, şive, hançere vb.) Diyarbakır müzik geleneğinin önemli temsilcilerinden biri olan Mustafa Canan'ın hayatı, sanat hayatı, eserleri, şiirleri ve eserlerinin müzikal analizlerine yer verilmiştir. Eserler derlenip, notaya alınarak müzikal analizleri yapılmış ve eserler hakkında Mustafa Canan'dan alınan bilgilere yer verilmiştir. Çalışma yöntemi olarak yazılı kaynaklardan yararlanılarak, alan araştırması esnasında alınan sesli kayıtlar ve röportaj yapılarak, Mustafa Canan'ın eserleri çalışma konusu olmuştur. Çalışmanın giriş bölümünde konu ile ilgili problemler, çalışmanın amacı yöntem ve gereklilikler anlatılmıştır. Çalışmanın ikinci kısmı olan literatür taraması/genel bilgiler bölümünde, literatürde yapılan çalışmalardan bahsedilip sanatçı hakkında genel bilgiler ve litaratüredeki yerinden bahsedilmiştir. Çalışmanın üçüncü bölümünde Mustafa Canan'ın doğduğu il hakkında genel bilgi verilip, kültürel yapısı, gelenek-görenekleri ve müzik kültürü hakkında bilgi verilmiştir. Çalışmanın dördüncü bölümünde ise Mustafa Canan'ın hayatı hakkında bilgilere yer verilmiştir. Çalışmanın beşinci bölümünde ise, Mustafa Canan'ın 13 eseri notaya alınıp, müzikal açıdan incelemesi yapılmıştır. Çalışmanın altıncı bölümünde Mustafa Canan'ın 7 adet şiiri gösterilmiştir. Sonuç bölümünde, çalışmanın içerisinde yer alan bütün veriler değerlendirilerek elde edilen bulgular verilmiştir. Anahtar Kelimeler: Kültür, Aşıklık geleneği, Şairlik
Geçmişten günümüze Diyarbakır İçkale ve yapıları
Mezopotamya'nın Bereketli Hilali içerisinde yer alan kadim Diyarbakır kenti, ilk yerleşik hayatın başlangıç noktasından günümüze kadar birçok medeniyete ev sahipliği ve başkentlik yapmıştır. Diyarbakır suriçi tarihinin başlangıç noktası Hurri-Mitani medeniyetinin yerleştiği, yaşam sürdüğü Amida höyük'tür. Surun ilk kara bazalt taşları bu noktada birbiriyle buluşup, Diyarbakır kentini oluşturmuştur. İmparatorluklara ev sahipliği yapan Diyarbakır kentinin yöneticilerini ağırladıkları kısım geçmişten günümüze Amida Hüyük'ün de içinde bulunduğu Diyarbakır Surlarının kuzeydoğusunda bulununan İçkaledir. Bu çalışmada Diyarbakır İçkale içerisinde Diyarbakır'a gelip geçmiş medeniyetlere ait mimari izler ortaya çıkarılıp, değerlendirildikten sonra kronolojik şekilde ortaya konulmaya çalışılmıştır. Diyarbakır kentinin çekirdeğini oluşturan İçkale'nin geçirmiş olduğu tüm evreler ve İçkale 'de mevcut tüm yapılar: kale, burç ve Artuklu Sarayı ayrıca günümüzde mevcut olan 5 kale kapısı, 2 ibadethane, 4 türbe, 10 kamu yapısı, 4 su yapısı ve kaynaklarda yer alıp günümüze ulaşamayan saray, dökümhane, hamam, cami, hastane vb. yapıların izleri sürülmüştür.
Diyarbakır Şer'iyye Sicillerine göre kadınların metrukâtı (1739-1800)
Son zamanlarda ülkemizde sosyal tarih çalışmaları içerisinde tereke kayıtlarını esas alarak yapılan çalışmalara sıklıkla rastlanmaktadır. Söz konusu kayıtlar, Osmanlı Devleti'nde kadılar ya da askeri kassamlar tarafından tutulmaktaydı. Tereke kayıtları küçük yerleşim yerlerinde kendilerine şer'iyye sicilleri içinde yer bulmuşlardır. Büyük yerleşim yerlerinde ise müstakil "Tereke Defterleri" tutulmuştur. Müstakil Tereke Defterlerinin tutulduğu şehirlerden biri de çalışmamıza konu olan Diyarbakır Vilayetidir. Bu çalışmada, Amid Mahkemesi tarafından tutulmuş olan; 3725, 3744, 3753, 3756, 3757, 3773, 3785, 3796 numaralı şer'iyye sicilleri incelenmiştir. Özellikle çalışmada, Dicle Üniversitesi tarafından transkripsiyonu yapılmış olan, XVIII. yüzyıldaki Amid Mahkemesi Sicilleri içinden kadınlara ait olan iki yüz on yedi Müslüman, seksen Gayrimüslim olmak üzere toplam iki yüz doksan yedi kişiye ait tereke kayıtları incelenmiştir. Bunun yanı sıra çalışmada tereke kayıtlarından yola çıkarak; tereke sahiplerinin aile yapıları, terekelerinin muhteviyatı, yaşanılan mahaller, yaygın olarak kullanılan isimler, Müslüman ve gayrimüslimlerin çeşitli açılardan karşılıklı değerlendirilmesi esasına dayanmaktadır. Ayrıca bu çalışma ile XVIII. yüzyılda Diyarbakırlı kadınların sosyo-ekonomik hayatına ışık tutulmaya çalışılmıştır.
Demokrat Parti döneminde Diyarbakır'da asayiş politikaları
Diyarbakır, tarihin her döneminde kültürel kaynaşmaların geçiş noktası olmuş ve bu durum Diyarbakır'a önemli bir kimlik kazandırmıştır. İlkçağ medeniyetlerine ev sahipliği yapmış ve aynı zamanda kültür alış-verişinin sağladığı avantajla bölgede uzun süre varlığını devam ettirmiştir. Diyarbakır, bu özelliği günümüze kadar sürdürmüş ve günümüzde de önemli bir merkez olma özelliğini korumaya devam etmektedir. Bu bağlamda Diyarbakır, Demokrat Parti (DP) iktidarı için önemli bir şehir olarak görülmüş ve durum partinin Diyarbakır'daki yapılanma faaliyetlerine ayrıca önem vermiştir. DP, on yıllık iktidarı boyunca Diyarbakır'da önemli çalışmalar gerçekleştirmiştir. Özellikle önceki dönemlerden farklı bir siyaset izleyen DP, bu bölgeleri kazanmanın daha uygun olacağı düşüncesiyle hareket etmiş ve genel olarak parti siyasetinin izlemiş olduğu politika olmuştur. Diyarbakır bağlamında on yıllık süre içinde DP'nin halkın huzur ve güvenliği açısından uygulamış olduğu politikalar partinin uzun bir süre daha varlığını korumasına katkısı olmuştur. Bu çalışmada DP'nin Diyarbakır'daki faaliyetleri ve çalışmaları neticesinde alınan sonuçlar incelenmiştir. Özellikle konunun esas kısmını oluşturan asayişin sağlanması noktasında DP'nin izlemiş olduğu politika sayesinde kendine taraftar toplaması oldukça önemli bir kazanım sağlamıştır. Diyarbakır özelinde DP dönemi güvenliğin sağlanmasına yönelik olarak devletin almış olduğu tedbirlerin halk üzerinde etkisi ve bu etkinin DP'nin bu bölgede aktif bir siyaset izlemesini sağlamıştır. Bu bağlamda cinayet, kaçakçılık, yaralama, uyuşturucu ile mücadele DP'nin en önemli çalışmaları arasında gösterilebilir. Asıl amaç halkın huzur ve güvenliğinin sağlanması olmuştur. Bu çalışmada 1950-1960 yıllarını kapsayan DP iktidarının Diyarbakır üzerindeki etkisi araştırılmış ve dönemin çalışmaları özellikle yerel basının konuya yaklaşımı ışığı altında bu konunun aydınlatılmasına çalışılmıştır.
Yiyecek içecek işletmelerinde fiziksel kanıtlar ile gastronomi deneyiminin memnuniyet üzerindeki etkisini belirlemeye yönelik Diyarbakır'da bir araştırma
Günümüz yiyecek-içecek işletmelerinde memnuniyeti oluşturan birçok unsurun bulunduğu söylenebilir. Bunların başında da işletmelerin sahip olduğu fiziksel kanıtlar ve müşterilerine sundukları gastronomi deneyimi gelmektedir. Bu çalışmanın amacı, yiyecek içecek işletmelerinde fiziksel kanıt faktörleri ile müşterilerin gastronomi deneyimleri ve memnuniyete ilişkin algıları arasında herhangi bir ilişkinin olup olmadığını aynı zamanda memnuniyet üzerinde gastronomi deneyimi ve fiziksel kanıt faktörlerinden hangisinin daha güçlü bir etkiye sahip olduğunu ortaya koymaktır. Araştırma evrenini Diyarbakır ilinde faaliyet gösteren yiyecek içecek işletmelerinden hizmet satın alan müşteriler oluşturmaktadır. Araştırmada daha fazla veriye ulaşmak amacıyla nicel araştırma yöntemlerinden anket tekniğinden yararlanılmıştır. Veri toplama aracı olarak alan yazın taranmış ilgili çalışmalardan geçerliliği ve güvenilirliği test edilmiş ölçekler kullanılması uygun görülmüştür. Araştırma sonuçları değerlendirildiğinde, müşterilerin yaşadıkları gastronomi deneyiminin işletmelerin sahip olduğu fiziksel kanıtlara göre müşteri memnuniyeti üzerinde daha güçlü bir etkisinin olduğu saptanmıştır. Anahtar Kelimeler: Fiziksel Kanıtlar, Gastronomi Deneyimi, Yiyecek İçecek İşletmeleri, Pazarlama Karması, Gastronomi, Müşteri Memnuniyeti
Yerel halkın çok kültürlü kişilik özellikleri ile turizm algısı arasındaki ilişki: Diyarbakır örneği
Turizm, bir bölgenin ekonomik kalkınmasına katkı sunan önemli sektörlerdendir. Turizmin ekonomik faydasının yanı sıra sosyokültürel ve çevresel etkileri de mevcuttur. Bu etkiler olumlu ve olumsuz olabilmektedir. Bu etkilerin yerel halk tarafından algılanma düzeyi bölge turizminin gelişimi açısından önemlidir. Yerel halkın sahip olduğu ırksal dinsel, dilsel, kültürel farklılıklar ile turizmi algılama biçiminin değerlendirilmesi, yerel halkı tanıma açısından turizmin planlamasında ve bölgenin gelişmesinde önemli bir rol oynamaktadır. Bu tez çalışmasında, Diyarbakır'daki yerel halkın çok kültürlü kişilik özelliklerine göre turizm algıları belirlenmeye çalışılmıştır. Çalışmanın amacı yerel halkın çok kültürlü kişilik özelliklerine göre turizm algıları arasında anlamlı bir ilişkinin olup olmadığını ortaya çıkarmaktır. Bu bağlamda çalışma yerel halkın çok kültürlü kişilik özelliklerine göre Diyarbakır turizmine olan bakış açılarını, kültürel farklılıkların olduğu toplumdaki insanların turizmden etkilenme biçimlerini ortaya koymaktadır. Araştırmanın evrenini Diyarbakır'da ikamet eden yerel halk oluşturmaktadır. Bu çalışmada basit tesadüfi örneklem yöntemi kullanılmış ve yerel halka 500 adet anket uygulanmıştır. Elde edilen veriler Statistical Program For Social Scientists (SPSS) programı ile analiz edilmiştir. Elde edilen bulgulara göre, çok kültürlü kişilik özelliklerinin alt boyutlarıyla turizmin algısı arasında anlamlı bir farklılık tespit edilmiştir. Yine katılımcıların sosyo demografik özellikleri ile turizm algıları arasında da anlamlı bir farklılık olduğu görülmüştür.