DoktoraAçık Erişim

Eski Çağ mimarlığında kadın figürlü taşıyıcılara ve Vitruvius'un karyatid tanımına yeniden bakış

Bu tez size mi ait?

Bu kayıt toplu arşivden geldi. Sizinse profilinize bağlayın.

2018
0 görüntülenme
0 i̇ndirme

Özet (TR)

Eski Çağ mimarlığında kadın figürlerinin bir mimari düzen içinde sembolik anlamlar içeren süslemeler, aynı zamanda taşıyıcı işlevi olan öğeler olarak kullanımı ilk defa MÖ ikinci binde Eski Mısır mimarisinde görülmektedir. Eski Mısır'ı, MÖ 9. yüzyılda Eski Yakın Doğu, MÖ 6. yüzyıldan sonra ise Eski Kıbrıs, Anadolu ve Kıta Yunanistan takip etmektedir. Başlarının üstünde yer alan süslü taçlar yardımıyla bir üst yapıyı destekleyen kadınlar, arkeoloji, sanat ve mimarlık tarihi literatüründe Hathorlu taşıyıcılar ve karyatidler olarak tanımlanmaktadırlar. Hathorlu taşıyıcılarda kadın figürü, Eski Mısır tanrıçası Hathor'u, karyatidlerde genç kadın heykeli olarak şekillendirilmiş Tanrıça veya Kore'yi simgelemektedir. Bu araştırmanın amacı kadın figürlü taşıyıcıların tipolojik ve ikonografik özelliklerini bulundukları mimari yapı sistemi içinde inceleyerek zaman içerisinde nasıl bir değişim gerçekleştirmiş olduklarını, ortak bir ilham fikrinden gelişip gelişmediklerini ortaya koymak ve Vitruvius'un karyatid tanımına yeni bir bakış açısı getirmektir. Eski Mısır ve Eski Kıbrıs'ta bulunan Hathorlu taşıyıcıların Eski Mısır tanrıçası Hathor'u ve onunla özdeşleştirilen tanrıçaları temsil ettikleri bilinmektedir. Eski Suriye'de tespit edilen ve tek bir karyatid örneği olan kadın figürlü taşıyıcı da tanrıça Hebat/İshtar'ı simgelemektedir. Bu öncü örneklerin tanrıçaları simgelemeleri Vitruvius'un karyatidleri "utanç yüklerini taşıyan köle kadınlar" tanımıyla çelişmektedir. Bu kadınlar ayrıca, ülkelerine ihanet eden kadınlar veya tapınak hizmetlileri olarak da yorumlanmaktadırlar (Vickers, 1985, s. 26; Neer, 2001, s. 317). Bununla birlikte "kadın figürlü taşıyıcılar" konusu üzerine bugüne kadar yapılmış çalışmalar genellikle taşıyıcı kavramı veya sadece karyatidler üzerine yoğunlaşmaktadır. Bu çalışmalar arasında Hathorlu taşıyıcılarla birlikte karyatidleri inceleyen detaylı bir çalışma bulunmamaktadır. Karyatidler üzerine en kapsamlı çalışmaları yapan Evamaria Schmidt ve Andreas Schmidt-Colinet, Eski Mısır ve Kıbrıs'da tespit edilen Hathorlu taşıyıcılardan bahsetseler de karyatidlerle birlikte değerlendirmemişlerdir (Schmidt-Colinet 1977 ve Schmidt 1982). Bu probleme ilk defa "Griechische Moden an Lykischen Grȁbern" isimli makalesinde dikkat çeken Zeynep Kuban, kadın figürlü taşıyıcıların Eski Mısır ve Kıbrıs'ta bulunan örneklerle birlikte değerlendirilmesi gerektiğini belirtmiştir (Kuban, 2008, s. 64-66 ve sözel görüşme, 2010). Bu çalışma buradan yola çıkarak farklı bölgelerde ve farklı zamanlarda ortaya çıkmış kadın figürlü taşıyıcılar olan "Hathorlu taşıyıcılar" ve "karyatidleri" bütünsel bir yaklaşım içinde analiz etmektedir. Eski Mısır'da bulunan Hathorlu taşıyıcılar genellikle Nil nehrinin yakınında inşa edilen, tanrıça Hathor'a tapınılan anıtsal mezar-tapınak komplekslerinin ve tapınaklarının çoğunlukla girişlerinde bulunmakta veya iç mekanda kült odalarına giden hollerin iki tarafına sıralanmış şekilde yer almaktadırlar. Bunun yanında, Kıbrıs'ta tespit edilen Hathorlu sütunların hem gövdeleri bulunamamış hem de konumları in situ olarak tespit edilememiştir, ama bulundukları yerler çoğunlukla ana tanrıçaya (Astarte/Aphrodite) tapınılan kült mekanlarıdır. Az sayıda bulunmuş olan karyatidler ise genellikle heroon veya khthonik/kültsel özelliği bulunan hilani, tapınak ve hazine yapılarının girişlerinde yer almaktadırlar. MÖ 4. yüzyıl öncesine tarihlenen karyatidler, Suriye'de Tell Halaf (Guzana) şehrinde, MÖ 9. yüzyıla tarihlendirilen Arami kralı Kapara'nın mazolesi olduğu düşünülen hilani portikosunda, Meydancıkkale'de (Kirshu) MÖ 6. yüzyılın ilk yarısına tarihlenen ve Luvi kraliyet ailesi Prindunu'ların kralı Appuashu'ya ait heroonunun girişinde, Kıta Yunanistan'da Delphi'de, MÖ. 6.yy'da yapılmış olan Knidosluların ve Siphnosluların "hazine binaları" olarak adlandırılan in antis megaron planlı yapıların pronaoslarında, Atina'da MÖ 5. yüzyılda yapılmış olan Erekhtheion tapınağının "güney-portikosu" olarak isimlendirilen Kekrops heroonu köşkünde, Anadolu'da Limyra'da bulunan MÖ 4. yüzyıla tarihlenen Perikles heroonunun portikolarında ve Kıta Yunanistan'da MÖ 4. yüzyılın sonuna tarihlendirilen Amphipolis heroonunun (tümülüs) mezar odası girişinde bulunmaktadırlar. 'Karyatidler' öncülleri varsayılabilecek 'Hathorlu taşıyıcılarla' birlikte karşılaştırılarak incelendiğinde, ortak noktaları olan kadın figürlü başlıklarda, kadın başları üzerinde yer alan bitkisel formlu ve bezemeli taşıyıcı ögelerin benzer kültsel anlamlar taşıdıkları görülmektedir. Tanrıça Hathor başının üzerinde Eski Mısır'ın kutsal bitkisi papirüs umbelinden gelişmiş olan bir kalathos taç bulunmaktadır. Karyatid düzende ise Eski Mısır örneklerinde görüldüğü gibi kore başlarının üstünde stilize olmuş bitki formlarından gelişmiş kalathos (sepet/çanak) taçlar yer almaktadır. Eski Mısır'da, papirüs bitkisinin bir taç olarak tanrıça Hathor'un başında betimlenmesi, tanrıça Hathor'un papirüs bitkisiyle özdeşleştirildiğini ve papirüsün tanrıçanın kutsal bir simgesi olduğunu göstermektedir. Aynı geleneğin Kıbrıs'ta, adanın yerel tanrıçasıyla özdeşleştirilen tanrıça Hathor'la sürdürüldüğü, bulunan Hathorlu başlıklardan anlaşılmaktadır. Anadolu ve Kıta Yunanistan'da ortaya çıkan karyatidlerde ise bitki gövdesinin yerini kadın bedeninin aldığı görülmektedir. Bu tarih öncesinden itibaren çeşitli kültürlerin inançlarında yer alan "Hayat ağacı ve bereket tanrıçası" sembolizminin ilk defa Eski Mısır'da mimari bir dille anlatılmış olduğunu göstermektedir. Eski Mısır'da Hathorlu taşıyıcılarla başlayan bu mimari sembolizmin Suriye, Anadolu ve Kıta Yunanistan'da devam ettiği görülmektedir. Bununla birlikte Anadolu ve Kıta Yunanistan'da görülen karyatidlerin bulundukları yer ve yapıların kült mekanları oluşları, Eski Mısır ve Kıbrıs'ta yer alan Hathorlu taşıyıcıların bulundukları yerlerin özellikleriyle de benzerlik göstermektedir. Bu yapılar, ölümsüz tanrı ve tanrıçalara adanan yerler olabileceği gibi, ölmüş bir krala, kraliçeye, efsanevi veya yaşamış olan bir kahramana adanan mezar yapıları da olabilmektedir. Bunun yanısıra Hathorlu sütunların tapınak ve ölü kültü törenlerinde kullanılan müzik aletleri sistrumların biçiminde oluşları, karyatidlerin başlarının üzerinde yer alan kalathosların da sadece işlevsel olarak değil sembolik anlamlar içeren ritüel objeleri şeklinde yontulduklarına işaret etmektedir. Ayrıca, kalathos ve phialeler tanrıçaların en önemli atribülerindendir. Kült mekanlarından tespit edilmiş olan kalathoslar, tanrıçaların hem göksel hem de bereket ve doğurganlık vasıflarını içeren khthonik özelliklerini de nitelemektedirler. Kadın figürlü taşıyıcılar kraliyet ailelerini, efsanevi veya gerçek ata kültlerini, şehirlerin refahını ve düzenini koruyan, ölümsüzlüğün ve bereketin ilahi sembolleri olan tanrıçaların yeryüzündeki kadın görünümleridir. Bu açıklama, Vitruvius'un "utanç yüklerini taşıyan köle kadınlar" tanımına yeni bir bakış açısı getirmektedir. Anıtsal boyutta şekillendirilmiş, başlarının üzerinde süslü taçlar taşıyan bu güzel giyimli kadınların "ilahi koruyucular" oldukları söylenebilir. Ayrıca, Delphi'de, Knidosluların ve Siphnosluların "hazine binaları" olarak adlandırılan yapıların salt bir hazine deposu oluşlarının ötesinde çok fonksiyonlu yapılar olarak khthonik anlamları ve kültsel işlevlerinin de olabileceği öngörülebilinir. Sonuç olarak, kadın figürlü taşıyıcıların, ortak bir esin kaynağı fikrinden gelişerek Doğu'dan Batı'ya yapmış oldukları yolculukları sonucunda simgeledikleri anlamların değişmediği söylenebilir. Bununla birlikte, Vitruvius'un İon sütun biçimini kadın vücuduna benzetmesi ve Eski Çağ mimarlığında kadın figürlü taşıyıcıların diğer sütun düzenlerine kıyasla yok denecek kadar az sayıda kullanılmaları, sütun düzenlerinde tanrıça imgesinin yerine anikonik bir betimlemenin tercih edilmiş olabileceğini de gösterebilir.

Yazar

Şükriye Sevil Çonka Eracar

Bu Yayına Nasıl Atıf Yapılır

Şükriye Sevil Çonka Eracar (Doktora Tezi). Eski Çağ mimarlığında kadın figürlü taşıyıcılara ve Vitruvius'un karyatid tanımına yeniden bakış, 2018, İstanbul Technical University.

Lisans

Tüm Hakları Saklıdır

Bu eser belirtilen lisans koşulları altında paylaşılmaktadır.

İstanbul Technical University tezlerinden daha fazlası