Kanal patı aktivasyon yöntemlerinin farklı kök kanal dolum teknikleri ile birlikte uygulandığında dentin penetrasyonu ve bağlantı dayanımına etkisinin incelenmesi: CLSM değerlendirmesi
Bu tez size mi ait?
Bu kayıt toplu arşivden geldi. Sizinse profilinize bağlayın.
Özet (TR)
Bu çalışmanın amacı; üç farklı kanal patı aktivasyon yöntemi kullanılarak farklı dolum teknikleri ile yapılan kanal dolgularındaki dentin tübülü penetrasyon seviyelerinin ve bağlanma dayanımlarının incelenmesi ve bu iki parametre arasındaki korelasyonun değerlendirilmesidir. Çalışmamızda 176 adet üst çene kesici diş kullanıldı. Tüm dişlerin kron kısımları uzaklaştırılarak 15 mm'lik standart kökler elde edildi. Kök kanalları ProTaper Next nikel titanyum döner eğeler ile X4 numaralı eğeye kadar genişletildi. Kullanılan kanal patı aktivasyon yöntemine göre 4 farklı grup oluşturuldu: (1. Aktivasyon yok (kontrol), 2. Manuel dinamik aktivasyon (MDA), 3. Sonik aktivasyon (EDDY) ve 4. Pasif Ultrasonik aktivasyon (PUA)). Daha sonra her bir grup kullanılacak obturasyon tekniğine göre 4 alt gruba ayrıldı: A. Soğuk lateral kondensasyon, B. Tek kon, C. Güta-Perka olmadan sadece pat, D. Devamlı ısı ile obturasyon (Elements) ( n=11 her grup için). Kök kanal dolumları tamamlandıktan sonra her bir örnekten koronal-orta-apikal olmak üzere 1 mm kalınlığında 3'er kesit elde edildi. Önce konfokal lazer taramalı mikroskop ile kesitlerin dentin tübülü penetrasyon yüzdesi, alanı ve derinliği değerlendirildi ve daha sonra aynı kesitler bağlanma dayanımı değerlerini incelemek üzere push-out bağlanma testine tabi tutuldu. Elde edilen verilerin istatistiksel analizi için tek yönlü varyans analizi, çoklu karşılaştırmalar için Kruskal Wallis testi, değişkenler arasındaki korelasyon için Spearman testi kullanıldı. Çalışmamızdan elde edilen veriler değerlendirildiğinde; soğuk lateral kondensasyon ile doldurulan gruplarda karşılaştırılan hiçbir pat aktivasyon yöntemi penetrasyon yüzdelerinde istatistiksel olarak bir değişiklik oluşturmadı (p>0,05). PUA ve EDDY'nin pat penetrasyon alanı ve derinliğinde azalmaya yol açtığı ancak sadece PUA ile meydana gelen azalmanın istatistiksel bir fark yarattığı gözlendi. (p≤ 0,05). Bağlanma dayanımı değerlerine bakıldığında ise yine PUA ve EDDY'nin bu değerleri azalttığı MDA'nın ise arttırdığı ancak bu değişimlerin de istatistiksel olarak anlamlı olmadığı gözlendi (p>0,05). Tek kon tekniği ile doldurulan gruplarda; pat aktivasyonu ile penetrasyon yüzdesi değerlerinde anlamlı bir değişiklik elde edilmedi. Penetrasyon alanı, penetrasyon derinliği ve bağlanma dayanımı değerlerine bakıldığında sadece manuel dinamik aktivasyon ile bu değerlerin anlamlı bir artışı gözlenebilirken (p≤0,05) diğer aktivasyon yöntemlerinin oluşturdukları değişiklikler istatistiksel bir fark oluşturmamıştır (p>0,05). Sadece pat ile doldurulan gruplarda EDDY grubu en yüksek penetrasyon değerlerini (yüzde-alan ve derinlik) gösterdi ancak hiçbir grup arasında istatistiksel açıdan fark bulunamadı (p>0,05). Ayrıca; tüm aktivasyon gruplarının bağlanma değerlerini azalttığı ancak sadece PUA ile aktive edilen grupta istatistiksel olarak bir fark oluştuğu görüldü (p>0,05). Devamlı ısı ile obturasyon tekniği kullanılarak doldurulan kanallarda ise hiçbir pat aktivasyon yönteminin penetrasyon yüzdesi, alanı ve derinliğinde istatistiksel açıdan anlamlı bir fark oluşturmadığı görüldü (p>0,05). Bağlanma dayanımı değerlerine bakıldığında PUA ve EDDY'nin bu değerleri düşürdüğü ve bu azalmanın istatistiksel olarak anlamlı bir fark oluşturduğu gözlendi (p≤0,05). Elde edilen veriler değerlendirildiğinde; kök kanalı dentin tübül penetrasyonu (penterasyon yüzdesi, alanı ve derinliği) ve bağlanma dayanımı değerlerinin kanal patı aktivasyon yöntemlerinden değişen oranlarda etkilendiği söylenebilir. Ayrıca bu etki, farklı kök kanal dolum teknikleri uygulandığında farklı sonuçlar gösterebilmektedir. İlave ekipman gerektirmeyen, basit ve ucuz bir yöntem olan manuel dinamik aktivasyon özellikle tek kon tekniğinde tübül penetrasyon değerlerini ve bağlanma dayanımı değerlerini arttırabildiği için tercih edilebilir. Özellikle devamlı ısı ile obturasyon tekniğinde soğutma suyundan yoksun olarak kullanılan sonik ve ultrasonik sistemler çalışmamızda olduğu gibi frekans değerleri ve aktivasyon süreleri arttırıldığında bağlanma dayanımı değerlerini düşürebilmektedir. Bağlanma dayanımı değerleri, kök kanal dolum tekniğine bağlı olarak değişmekle birlikte dentin tübülü penetrasyon değerlerinden bağımsızdır. Anahtar kelimeler: bağlanma dayanımı, konfokal lazer taramalı mikroskop, pat aktivasyonu, pat penetrasyonu, sonik aktivasyon, ultrasonik aktivasyon
Yazar
Seda Tan İpek
Bu Yayına Nasıl Atıf Yapılır
Seda Tan İpek (Diş Hekimliği Uzmanlık Tezi). Kanal patı aktivasyon yöntemlerinin farklı kök kanal dolum teknikleri ile birlikte uygulandığında dentin penetrasyonu ve bağlantı dayanımına etkisinin incelenmesi: CLSM değerlendirmesi, 2020, Bolu Abant İzzet Baysal University.
Anahtar Kelimeler
Lisans
Tüm Hakları Saklıdır
Bu eser belirtilen lisans koşulları altında paylaşılmaktadır.
Bolu Abant İzzet Baysal University tezlerinden daha fazlası
- Sosyal bilgiler dersinde kültürel miras eğitimine ilişkin öğrenci ve öğretmen görüşleri(2014)
- Koroner yavaş akım fenomeni olan hastaların ekokardiyografik olarak sağ ventrikül fonksiyonunun değerlendirilmesi(2023)
- Evli bireylerde duygusal zekâ, evlilik doyumu ve dindarlık ilişkisi(2024)
- Bı̇lı̇m tarı̇hı̇ öğretı̇mı̇nı̇n sosyal bı̇lgı̇ler ve dı̇ğer ders kı̇taplarındakı̇ yörüngesı̇ne daı̇r bı̇r ı̇nceleme(2023)
- Kumuk Türkçesinde zarf-fiiller(2025)
- Osmanlı Devleti'nde hayırsever hanım sultanlara bir örnek: Hürrem Sultan(2019)
