Tıpta UzmanlıkAçık Erişim

Meme kanserinde erken tanı, tedavi, prognoz ve aksiller metastazda lncRNA ve miRNA rolü

Bu tez size mi ait?

Bu kayıt toplu arşivden geldi. Sizinse profilinize bağlayın.

2023
0 görüntülenme
0 i̇ndirme

Özet (TR)

Meme kanseri dünyada kadınlarda en sık görülen kanser türüdür. Ayrıca kadınlarda kanser mortalitesinde ilk sırada yer almaktadır. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) GLOBOCAN 2020 verilerine göre yaklaşık 2,3 milyon yeni vaka ve %11,7 oranı ile tüm kanserler arasında en sık görülen kanser türüdür (1). Meme kanserinin tanı, tedavi ve prognozunda aksiller metastaz varlığı önemli bir kriterdir. Meme kanserlerinde aksiller metastaz varlığı araştırmasında Sentinel Lenf Nodu Biyopsisi (SLNB) altın standarttır. Ancak SLNB operasyon süresini uzatan invaziv bir yöntemdir. Son yıllarda alternatif aksiller metastaz tespit yöntemleri araştırılmaktadır (2). Günümüzde kanser hastalarında long non coding RNA (lncRNA), mikro RNA (miRNA/miR) çalışmaları popülerlik kazanmaya başlamış ve bu çalışmalarda anlamlı sonuçlar elde edilmiştir. Son zamanlarda çeşitli miRNA'ların meme kanseri patogenezi üzerinde hayati bir etki yaptığı ortaya konmuştur. lncRNA'lar meme kanseri dahil çeşitli kanser türlerinde önemli roller oynar. lncRNA'ların anormal ekspresyonu meme kanserinde kanserin başlamasına ve ilerlemesine önemli ölçüde katkıda bulunur (3, 4). Biz bu çalışmada Pamukkale Üniversitesi Genel Cerrahi Kliniğinde son 2 yılda tedavi edilen erken evre meme kanseri olan hastalarda; ameliyat öncesi alınan kan örneklerinden serum miR150-5p ve miR503-5p, lncRNA BLACAT1, bir kemokin reseptör proteini olan Ccr2, bir apoptoz regülatörü olan Bcl-2'yi çalıştık. Böylece bu çalışmada; meme kanserinde aksiller metastaz varlığını sadece doku örneklerinden değil de serum örnekleri üzerinden de tespit edebilmenin mümkün olup olmadığını araştırdık. Operasyon sırasında meme kanserinde aksiller metastaz doğrulaması için SLNB frozen çalışması yapıldı. Ayrıca operasyon sonrası parafinli patoloji örneklerinde aksiller metastaz varlığı kontrol edildi. Çalışmamızda yaş ortalaması 53,15±12,82 olan 57 hasta yer aldı. Çalışmamızın sonuçlarına göre; Hastaların Sentinel lenf nodu frozen sonuçlarıyla ekspresyon analizleri yapıldığında sadece miR-503-5p ekspresyonu en az bir adet malign sentinel lenf nodu olan hastalarda sentinel lenf nodu tamamı benign olan hastalara göre aşağı yönde 2,33 kat oranında ekspresyon gösterdi diğer markerlarda anlamlı fark bulunamadı. Ekspresyon analizleri tedavi açısından önemli olan kriterlere göre de değerlendirildi. Moleküler sınıflamalarına göre incelendiklerinde lncRNA BLACAT 1 ekspresyonu Luminal B tümörlerde diğer moleküler subtiplere göre 3,04 kat yükselme ve HER2 tümörlerde 26,65 kat yükselmeyle anlamlı bulunmuştur. miR-503-5p Luminal B tümörlerde diğerlerine oranla 2,12 kat yüksek, Her 2 tümörlerde 82,33 kat yüksek eksprese edilerek anlamlı bulunmuştur. miR-150-5p Luminal B tümörlerde diğerlerine oranla 2,93 kat yüksek eksprese edilerek anlamlı bulunmuştur. Prognoz açısından önemli olan yaş ile korelasyon değerlendirildiğinde; BLACAT1' in 50 yaş altı hastalara göre 50 yaş üstü hastalarda 2,48 kat aşağı yönde eksprese olduğu gözlemlenip anlamlı olarak bulunmuştur. Mir-150-5p'nin 50 yaş altı hastalara göre 50 yaş üstü hastalarda 2,50 kat artış yönünde eksprese olduğu gözlenerek anlamlı olarak değerlendirildi. Erken tanı için önemli olan aile öyküsü ile korelasyon değerlendirildiğinde; BLACAT1'in ailesinde meme kanseri öyküsü olan hastalarda ailesinde meme kanseri öyküsü olmayan hastalara göre 5,37 kat aşağı yönde anlamlı olarak eksprese oldukları gözlemlenmiştir. miR-503-5p'nin ailesinde meme kanseri öyküsü olan hastalarda ailesinde meme kanseri öyküsü olmayan hastalara göre 6,41 kat yukarı yönde anlamlı olarak eksprese oldukları gözlemlenmiştir. mir-150-5p'nin ailesinde meme kanseri öyküsü olan hastalarda ailesinde meme kanseri öyküsü olmayan hastalara göre 2,29 kat yukarı yönde anlamlı olarak eksprese oldukları gözlemlenmiştir. Tanı, tedavi ve prognozda önemli olan Ki-67 ile korelasyon değerlendirildiğinde, çalışmamızda mir-503-5p ekspresyonu Ki-67 %20'den fazla sentezlenen hastalarda Ki-67 %20'den daha az sentezlenen hastalara göre 3,52 kat artış göstererek anlamlı olarak değerlendirilmiştir. mir-150-5p ekspresyonu Ki-67 %20'den fazla sentezlenen hastalarda Ki-67 %20'den daha az sentezlenen hastalara göre 3,54 artış göstererek anlamlı olarak değerlendirilmiştir. Sonuç olarak çalışmamızda erken evre meme kanseri tanısı alan, herhangi bir ek kanseri olmayan, neoadjuvan kemoterapi almayan hastalarda meme kanseri ile ilişkilendirilen miRNAlar (miR-503-5p, miR150-5p) lncRNA BLACAT1, bcl2,ccr2'nin operasyon öncesi serum örneklerindeki ekspresyon seviyeleri incelenmiştir. Bu parametrelerin operasyon öncesi serum örneklerinde değişiklikleri gösterilmiştir. Çalışmamıza göre serum mir 503-5p ekspresyonunun aksiller metastaz tespiti için kullanılan SLNB ye göre daha az invaziv ek bir yöntem olarak kullanılabileceği düşünülmüştür. Erken tanı, tedavi ve prognoz için önemli olan faktörlerle değerlendirildiğinde, lncRNA BLACAT1, miR 503-5p ve miR150-5p'nin erken evre meme kanserli, neoadjuvan kemoterapi almamış hastaların serum örneklerinden bakılarak tanı, tedavi ve prognoz açısından fikir sunabileceği düşünülmüştür. Anahtar kelimeler: miR150-5p,miR503-5p, BLACAT1, moleküler sınıflandırma, sentinel lenf nodu

Yazar

Taha Yasin Baran

Bu Yayına Nasıl Atıf Yapılır

Taha Yasin Baran (Tıpta Uzmanlık Tezi). Meme kanserinde erken tanı, tedavi, prognoz ve aksiller metastazda lncRNA ve miRNA rolü, 2023, Pamukkale University.

Lisans

Tüm Hakları Saklıdır

Bu eser belirtilen lisans koşulları altında paylaşılmaktadır.

Pamukkale University tezlerinden daha fazlası