Tıpta UzmanlıkAçık Erişim

Postpartum dönemde COVID-19 fobisinin yalnızlık ve depresyon üzerine etkisinin incelenmesi

Bu tez size mi ait?

Bu kayıt toplu arşivden geldi. Sizinse profilinize bağlayın.

2023
0 görüntülenme
0 i̇ndirme

Özet (TR)

Amaç: Yeni doğum yapmış hayatının çok önemli ve zorlu bir döneminden geçen, salgın gibi olağan dışı durumlar olmadığı zaman bile depresyon riskinin arttığı postpartum kadınlarda COVID-19 pandemisinin yol açtığı korku duygusunun ve doğumda, doğum sonrasında hastalığın bulaşma riskinden dolayı hiçbir yakınından yeterince destek görememesinin sebep olduğu yalnızlık duygusunun depresif duygu durumunu daha da arttırabileceği ve bu dönemi daha zorlu geçirmelerine sebep olabileceği düşünülmektedir. Bu çalışmanın amacı da birinci basamağa başvuran 4-8 haftalık bebeği olan postpartum dönemdeki kadınlarda COVID-19 fobisinin, depresyon ve yalnızlık üzerine etkisinin araştırılmasıdır. Gereç ve yöntem: Bu çalışma Konya ilinin üç merkez ilçesinden (Meram, Selçuklu, Karatay) seçilen toplam 6 Aile Sağlığı Merkezine 01.06.2021-01.09.2021 tarihleri arasında başvuran doğumunun üzerinden 4-8 hafta geçmiş kadınlar dahil edilerek gerçekleştirildi. Katılımcıların sosyodemografik özelliklerini ve bebeğiyle alakalı özelliklerini değerlendirmeye yönelik sosyodemografik bilgi formu, postpartum depresyon durumunu değerlendirmeye yönelik "Edinburgh Postpartum Depresyon Ölçeği", COVID-19 fobisini değerlendirmeye yönelik "COVID-19 Fobi Ölçeği", yalnızlık düzeylerini değerlendirmek için ise "UCLA Yalnızlık Ölçeği" uygulandı. İstatiksel analizler için SPSS 20.0 (Statistical Package for Social Sciences) programı kullanıldı. İstatiksel anlamlılık düzeyi p<0,05 kabul edildi. Bulgular: Çalışmaya katılan 425 kişinin yaş ortalaması 28,57±4,59 (min=18; maks=42) yıl olarak hesaplandı. Katılımcıların %56,4'ü (n=240) üniversite mezunuydu, %48,5'i (n=206) doğum öncesinde çalışıyordu. Katılımcıların %21,9'unun (n=93) geliri giderinden çok, %55,3'ünün (n=235) geliri giderine eşit, %22,8'inin geliri giderinden azdı, %95,1'i il merkezinde yaşıyordu. Katılımcıların %88,2'sinin son gebeliği istenilen bir gebelikti ve %22'si bebek bakımı konusunda hiçbir yardım almıyordu. Katılımcıların %22,3'ünde (n=95) postpartum depresyon belirtisinin olduğu bulundu, EPDÖ puanlarıyla öğrenim durumu (p<0,001) ve doğum öncesi çalışma durumu (p<0,001) arasında anlamlı ilişki saptandı, öğrenim durumu lise ve altı olanların ve doğum öncesinde çalışmayanların ortalamaları daha yüksekti. Algılanan gelir düzeyi ile EPDÖ toplam puanı arasında istatiksel olarak anlamlı bir ilişki saptandı (p<0,001). Geliri giderinden az olan katılımcıların PPD sıklığı geliri giderine eşit ve geliri giderinden çok olanlardan daha yüksekti. Plansız gebe kalan (p=0,004) ve doğum öncesi COVID-19 geçiren annelerde (p=0,001) PPD sıklığı daha fazlaydı. Katılımcıların çocuk sayısı (p=0,001), öğrenim durumu (p<0,001) ve doğum öncesi çalışma durumu (p=0,004) ile yalnızlık düzeyi arasında istatiksel olarak anlamlı ilişki bulundu. Algılanan gelir düzeyi ile UCLA-YÖ toplam puanı arasında istatiksel olarak anlamlı bir ilişki saptandı (p<0,001). Geliri giderinden az olan annelerin ortalamaları daha yüksekti. Gebe kalmayı isteme durumu ve bebek bakımında yardımcı olunma durumu (p=0,034) ile annelerin yalnızlık düzeyi arasında anlamlı ilişki olup (p=0,012) istemeyerek gebe kalan ve bebek bakımında yardımcı olunmayan anneler kendini daha yalnız hissediyordu. Katılımcıların C-19FÖ toplam puan ortalaması 46,94±13,49 (min:20, maks:79) idi. C-19FÖ toplam puanı ve tüm alt boyut puanları ile öğrenim durumu, meslek, algılanan gelir düzeyi, gebe kalmayı isteme durumu, bebek bakımında yardımcı olunma durumu arasında istatistiksel olarak anlamlı ilişki saptanmadı. C-19FÖ psikolojik alt boyut puanı ile doğum öncesi çalışma durumu arasında anlamlı ilişki saptandı (p=0,025), doğum öncesi çalışmayanlarda ortalama daha yüksekti. Katılımcıların COVID-19 geçirme durumuyla C-19FÖ somatik alt boyut (p=0,002), sosyal alt boyut (p=0,003), ekonomik alt boyut skorları (p=0,002) ve ölçeğin toplam skoru (p=0,001) arasında anlamlı ilişki saptandı. Katılımcıların EPDÖ toplam puanı ile UCLA-YÖ toplam puanı arasındaki korelasyon incelendiğinde pozitif yönde ve güçlü derecede istatistiksel olarak anlamlı bir korelasyon saptandı (r=0,615) (p<0,001). Katılımcıların EPDÖ toplam puanı ile C19-FÖ toplam puanı arasındaki korelasyonda pozitif yönde orta derecede anlamlı korelasyon saptandı (r=0,300) (p<0,001), UCLA-YÖ toplam puanı ile C-19FÖ toplam puanı arasındaki korelasyon incelendiğinde pozitif yönde zayıf derecede anlamlı bir korelasyon saptandı (r=0,150) (p=0,002). Sonuç: Postpartum dönemdeki kadınlarda COVID-19 pandemisinin yol açtığı korku duygusunun ve doğumda, doğum sonrasında hastalığın bulaşma riskinden dolayı yakınlarından yeterince destek görememesinin sebep olduğu yalnızlık duygusunun postpartum depresyon belirtilerini daha da arttırdığı sonucuna varılmıştır. Bizler birinci basamak hekimleri olarak gebelikte ve doğum sonrasında kontrole gelen anneleri postpartum depresyon açısından değerlendirilmeli ve hem anne hem bebek sağlığı için bu konuda erken önlemler almalı, gerekirse sevk etmeliyiz. Anahtar kelimeler: Postpartum depresyon, COVID-19 pandemisi, sosyal yalnızlık

Yazar

İzgü Elpeze Özsöz

Bu Yayına Nasıl Atıf Yapılır

İzgü Elpeze Özsöz (Tıpta Uzmanlık Tezi). Postpartum dönemde COVID-19 fobisinin yalnızlık ve depresyon üzerine etkisinin incelenmesi, 2023, Necmettin Erbakan University.

Lisans

Tüm Hakları Saklıdır

Bu eser belirtilen lisans koşulları altında paylaşılmaktadır.

Necmettin Erbakan University tezlerinden daha fazlası