Recently Added Theses
View AllEski Mezopotamya'da yemin uygulamaları (Başlangıçtan Perslere kadar)
Yemin uygulamalarının tarihi Sümerlere dayanmaktadır. Sümerlerden itibaren Eski Mezopotamya'nın pek çok kültüründe yemin uygulaması örneklerine rastlamak mümkündür. Eski Mezopotamya'nın başlangıcından Perslere kadar ki tarihi yemin uygulamalarının erken dönem anlam tarihi hakkında önemli bilgiler sunmaktadır. Eski Mezopotamya belgeleri arasında yer alan yasal sözleşme, evlat edinme ve mahkeme kayıtları türü metinlerin içeriğinde ve döneme ait stellerde yemin uygulaması örneklerine rastlamak mümkündür. Tarihsel süreç içinde sayıları artan ve konuları çeşitli bu belgelerin içeriğinde yer alan yemin uygulamaları üzerinden dönemin siyaset, din, tıp ve hukuk anlayışı hakkında bilgi edinmek mümkündür. Dönemin yemin uygulamalarının özgün biçimde tanrıya ve tanrıların temsilcisi olarak kabul edilen krallara bağlılığı ifade ettiği anlaşılmaktadır. Zira bu dönemde yemin, sadece adli bir araç değil bir sadakat kanıt niteliği taşır.
Ebussuûd Efendi'nin İrşâdü'l-ʿakli's-Selîm ilâ Mezâya'l-Kitâbi'l-Kerîm isimli tefsirindeki hadislerin tahric ve değerlendirilmesi (Fâtiha ve Bakara sureleri örneği)
Bu çalışmada Ebussuûd Efendi'nin İrşâdü'l-ʿAkli's-Selîm İlâ Mezâya'l-Kitâbi'l-Kerîm isimli tefsirindeki hadislerin (Fatiha ve Bakara Suresi örneği) tahric ve değerlendirilmesi yapılmıştır. Ebussuûd Efendi yaşadığı dönemde Şeyhülislâmlık yapan, ilmi çalışmalarıyla adından söz ettiren ve fetvaları ile devrine damga vuran büyük bir şahsiyettir. Böyle birisinin yazdığı tefsir de ilim câmiâsında değer ve itibar görmüştür. Bir döneme damgasını vuran bir alim olması ve eserin üzerine herhangi bir tahric çalışması yapılmaması bizi bu çalışmaya sevk etmiştir. Bu sebeple bu eserin Fâtiha ve Bakara Sûresindeki (1. Cildindeki) rivâyetler incelenmiştir. Giriş bölümünde araştırmanın önemi, amacı araştırmada takip edilen metod, Ebussuûd Efendi'nin hayatı, ilmi kişiliği ve eserleri zikredilmiştir. İlk bölümde Fâtiha Sûresinde yer alan rivâyetlerin tahrici, ikinci bölümde Bakara Sûresindeki rivâyetlerin tahrici ve sıhhat değerlendirmesi yapılmıştır. Bölüm sonlarında ise rivâyetlerin kritiği yapılmış Ebussuûd Efendi'nin hadis kullanım metodu üzerinde durulmuştur.
Blok tabanlı kodlama eğitiminin fen bilgisi öğretmen adaylarının erişilerine ve kodlamaya karşı tutumlarına etkisi
Değişen ve gelişen dünyada teknolojik ilerlemelere ayak uydurmak, dünya standartlarını yakalamak oldukça önem arz etmektedir. Milletlerin bu ilerleyişini sağlayacak olanlar ise teknolojiyi üretebilen ve geliştirebilen bireyler sayesinde olacaktır. Bunun için de teknolojinin işleyişini ve içeriğini bilen insanlara ihtiyaç duyulmaktadır. Bu bağlamda bilgiyi öğrenme, kullanma ve üretme sürecinde STEM eğitimi ile robotik ve kodlama uygulamaları öğrencilere ihtiyaçları olan fırsatları sunmaktadır. Bu araştırmada robotik ve kodlama eğitiminin fen bilgisi öğretmen adaylarının erişi ve kodlamaya karşı tutumlarına etkisi incelenmiştir. Ayrıca öğretmen adaylarının kodlama eğitimi ile ilgili görüşleri de incelenmiştir. Araştırmanın bağımsız değişkeni kodlama eğitimi iken, bağımlı değişkenleri ise öğrencilerin erişileri ve tutumlarıdır. Nitel ve nicel araştırmaların yapıldığı karma araştırma deseni kullanılmıştır. Araştırmanın nicel kısmında kontrolsüz ön test ve son test model, nitel kısmında ise öğretmen adaylarının kodlama eğitimine yönelik görüşlerini belirlemek amacıyla öğrenci görüşleri kullanılmıştır. Deneysel uygulamadan önce ön test ve uygulamadan sonra son test olarak uygulanması amacı ile Kodlama Erişi Testi ve Kodlamaya Eğitimine Yönelik Tutum Ölçeği (KEYTO) kullanılmıştır. Kodlama eğitimine yönelik öğrenci görüşleri ise araştırmacı tarafından uzman görüşü alınarak geliştirilen yarı yapılandırılmış görüşme formu ile belirlenmiştir. Araştırma 2021-2022 eğitim öğretim yılı bahar döneminde Konya'da yer alan bir devlet üniversitesinde uygun örneklem tekniği kullanılarak belirlenen 18 fen bilgisi öğretmenliği bölümü öğrencileri ile yürütülmüştür. Araştırma on iki hafta sürmüştür. Deney grubu öğrencilerine robotik ve kodlama eğitimi verilmiştir. Araştırma eğitim süreci gözlemci tarafından günlükleri tutularak izlenmiştir. Robotik ve kodlama eğitimi içerisinde blok kodlama, Code.org, mBlock uygulaması kullanılmıştır. Araştırmacı tarafından planlanan ve uygulama öncesinde öğrencilerle paylaşılan kodlama etkinlikleri gerçekleştirilmiştir. Nicel veriler SPSS paket programı ile analiz edilmiştir. Verilerin analizinde bağımlı örneklem t testi analizi kullanılmıştır. Nitel verilerin analizinde ise betimsel analiz ve içerik analizi birlikte kullanılmıştır. Araştırma sonuçları kodlama eğitiminin erişilerinde ve kodlamaya karşı öğrenci tutumlarında olumlu anlamda artış olduğu gözlemlenmiştir. Uygulamaya yönelik öğrenci görüşleri, araştırma sürecinde yazılan günlükler ve öğrenci çalışmaları incelendiğinde kodlama eğitiminin olumlu bir etkisi olduğu görülmüştür. Yapılan uygulamaların öğrenciyi motive ettiği, derse hazırlıklı gelmeye yönlendirdiği, derste aktif öğrenmenin gerçekleştirildiği belirtilmiştir. Araştırma bulgularından hareketle kodlama eğitiminin okullarda uygulanmasının yaygınlaştırılması, müfredata entegre edilmesi ve laboratuvarlar kurulması ile çalışmaların gerçekleştirilmesi önerilmiştir.
Son dönem Stoa felsefesinde doğa ve insan tasavvuru
Son Dönem Stoa Felsefesinde İnsan ve Doğa Tasavvuru başlıklı bu tez içerisinde öncelikle yaklaşık beş asırlık bir döneme yayılan Stoa felsefesinin, tarihsel süreç içerisinde gelişimine dair bir perspektif sunulmaktadır. Felsefesini mantık, fizik ve ahlak olmak üzere üç ana alan üzerine kuran Stoacılık, felsefe tarihi içerisindeki gelişiminde eklektik bir yapıdadır. Nitekim fizik öğ-retilerinde kökleri Herakleitos'a dayanan logos temelli bir evren tasarımı sunan Stoa felsefesi, mutluluk temelli ahlak öğretisinde ise 'kendini bil/tanı' önermesinden yola çıkan Sokrates'i rehber edinmiştir. Sokrates ahlakıyla şekillenen Kinik öğreti, doğaya uygun yaşamaya dair pratik yaşam bilgeliği öğütleri ve dünya yurttaşlığı görüşleriyle Stoacılara ilham kaynağı olmuştur. Tez içerisinde Stoa felsefesinin doğuşuna kaynaklık eden tüm bu etkiler kronolojik bir sıralamaya tabi olarak incelenmiştir. Ardından Zenon'la birlikte atılan Stoa felsefesinin temelleri Erken ve Orta Dönem Stoa başlıkları altında incelendikten sonra Stoa felsefesinin bütünlüklü yapısını oluşturan mantık, fizik ve ahlak alanlarına dair bilgiler verilmiştir. Tez içerisinde ele alınan tüm bu konu başlıkları Son Dönem Stoa felsefesinin doğaya ve insana bakışını şekillendiren etkiler olması bakımından açıklanması lüzum görülmüştür. Nitekim Antik Yunan dünyasında doğan Stoacılık, son dönem Stoa felsefesinin en önemli düşünürleri Seneca, Epictetos ve Marcus Aurelius ile birlikte Roma'ya taşınmıştır. Antik Yunan mirasının Roma'nın eyleme dayalı ahlak anlayışının harmonisiyle, Stoa felsefesinin doğaya uygun pratik yaşam bilgeliği tam anlamıyla hayata geçirilmiştir. Öyle ki ünlü hatip Seneca, köle Epictetos ve imparator Marcus Aurelius gibi üç farklı karakteristik ismi bir araya getiren Stoa felsefesi son dönemde ahlaki ideallerine ulaşmış görünmektedir. Anahtar Kelimeler: Stoa Felsefesi, Son Dönem Stoa Felsefesi, Doğa, İnsan
COVID-19 sürecinde bireylerin kaygı durumları ile mutluluk düzeylerinin incelenmesi
Koronavirüs (Covid-19) pandemisi dünya genelinde büyük bir etki yaratmış ve insanların yaşamını derinden etkilemiştir. Bu süreçte, bireylerin psikolojik sağlığı ve buna bağlı olarak mutluluk düzeyleri üzerinde önemli etkilerin olduğu bilinmektedir. Bu tezin amacı; Koronavirüs (Covid-19) pandemi sürecinde Antalya ilinin Muratpaşa ilçesinde sürekli ve devamlı olarak ikamet eden 18-65 yaş bireylerin cinsiyet, yaş, eğitim durumu, gelir durumu, haftalık serbest zaman süresi, haftalık fiziksel aktivite süresi ve kronik rahatsızlık durumu gibi demografik değişkenlerin anksiyete (kaygı) durumları ve mutluluk düzeyleri üzerinde etkili olup olmadığı tespit etmektir. Nicel araştırma yöntemi olarak tasarlanan bu tezde, betimsel tarama deseni kullanılmış ve örnekleme yöntemi olarak kolayda örnekleme yöntemi kullanılmıştır. Araştırmaya Antalya ilinin Muratpaşa ilçesinde ikamet eden 18-65 yaş%53.1 (368) kadın ve %46.9 (325) erkek olmak üzere toplam 693 birey katılmıştır. Tezde veri toplama araçları olarak; araştırmacı tarafından konu ile ilgili olarak oluşturulan "Kişisel Bilgi Formu", "Oxford Mutluluk Ölçeği Kısa Formu" ve "Koronavirüs Kaygı Ölçeği" kullanılmıştır. Verilerin analizinde parametrik testler için t-Testi, Tek Yönlü Varyans Analizi (ANOVA), non-parametrik testler için Mann-Whitney U ve Kruskal-Wallis testleri yapılmıştır. Ayrıca bireylerin koronavirüs kaygı durumları ve mutluluk düzeyleri arasındaki ilişkiyi incelemek için ise korelasyon analizi yapılmıştır. Analiz sonuçlarına göre,cinsiyet, yaş, eğitim düzeyi, gelir düzeyi ve kronik rahatsızlık gibi demografik faktörlerin bireylerin mutluluk düzeyini etkileyebileceğini göstermektedir Pearson korelasyon analizine göre bireylerin mutluluk düzeyleri ile koronavirüs kaygı düzeyleri arasında negatif yönde düşük düzeyde anlamlı ilişki bulunmuştur (r=-.188, p<0.01). Bu bulgu, koronavirüs kaygısının bireylerin genel mutluluk düzeyini olumsuz yönde etkileyebileceğini göstermektedir. Daha yüksek kaygı düzeyine sahip bireylerin mutluluk düzeyinin daha düşük olduğu ve koronavirüs salgınının psikolojik etkilerinin önemli olduğu sonucuna varılabilir. Anahtar Kelimeler: Rekreasyon, Koronavirüs, Mutluluk, Kaygı
Ahmet Sarı öykücülüğü üzerine bir inceleme
1970 yılında Düsseldorf'da doğan Ahmet Sarı, ilk öyküsünü 1992'de yayımlamış ve bugüne kadar öykü, şiir, eleştiri, teori, inceleme araştırma ve çeviri tür ve alanlarında kırktan fazla eser neşretmiştir. Postmodernizmden büyülü gerçekçiliğe, korku öykülerinden normal dışı ruh hallerine uzanan öykücülük serüveninde yazarın, bugüne kadar yayımlanmış yedi adet öykü kitabı bulunmaktadır. Ahmet Sarı, öykülerinde; korku, suç, utanç, varoluş, cinayet, din, tasavvuf, felsefe ve ölüm temalarını işler. Genellikle öykü ve küçürek öykü türünün örneklerini veren Sarı, okuyucuyla etkileşim kurmasını bilir. Güncele ait pek çok olgunun öykülerini belirlediği görülür. Özellikle dini konularda yaşanan toplumsal değişimleri gözlemleyen yazar, bunu pek çok öyküsünde dile getirmiş ve yanlış bulduğu noktaları eleştirmiştir. Sarı'nın öykülerinde pek çok sanatçıya, esere ve düşünceye çeşitli atıflar yaptığı görülmektedir. Tez çalışmamızda hayatına ve edebi kişiliğine de değindiğimiz Ahmet Sarı'nın öykü kitapları şunlardır: Merhamet Dilercesine Gökyüzüne Bakmak, Başlangıcı Olmayan Bir Şeyin Sonu, Kendi İmdadına da Koşup Gelen Hızır ve Asma Yaprakları Gibi Titreyen El, Musa'nın Derinlerine Düşen Yutkunuş, Sağ Omuz Meleğimin Omzundaki Sağ Omuz Meleği ve Annemi Bir Uğultuya Yasladılar… Bu kitaplarda yer alan metinler "kısa öykü" ve "küçürek öykü" olarak sınıflanabilir. Çalışmamızda, Ahmet Sarı öykülerini incelerken "kısa öykü"ler için daha yaygın olarak anlatıbilim yöntemini tercih ettik. Küçürek öyküleri üzerinde durulurken ise gene anlatıbilim yöntemi izlenmekle birlikte, işlenen öykünün öne çıkan unsurlar esas alınmıştır. Bütün küçürek öykülere aynı inceleme şablonu uygulamak yerine incelenen metnin özellikleri öne çıkarılmıştır.
