
Necmettin Erbakan University
869
Arşivlenen Tez
0
DOI Atanmış
4
Enstitü
0%
DOI Oranı
Son Eklenen Tezler
Tümünü GörCoğrafya öğretiminde artırılmış gerçeklik uygulamaları: Bir eylem araştırması
Coğrafya öğretiminde materyal kullanımının öğrenmenin hızına, kalıcılığına ve öğrenci üzerinde bıraktığı etkilere yönelik birçok çalışma yapıldığı görülmüş ve materyal kullanımının çok önemli katkılar sağladığı belirlenmiştir. Coğrafya öğretiminde kullanılan geleneksel materyallerin yanı sıra son yıllarda teknoloji tabanlı olmak üzere yeni materyal türleri de ortaya çıkmaya başlamıştır. Bu yeni materyallerden birini de pek çok alanda kullanılmaya başlanan ve eğitimin çeşitli alanlarında kullanımının olumlu katkıları tespit edilen artırılmış gerçeklik uygulamaları oluşturmaktadır. Yapılan bu çalışma ile artırılmış gerçeklik uygulamalarının coğrafya öğretiminde kullanılabilirliği tespit edilemeye çalışılmıştır. Eylem araştırması yöntemiyle gerçekleştirilen bu çalışmada geliştirilen örnek artırılmış gerçeklik uygulamaları toplam sekiz hafta süreyle sınıflarda uygulanmıştır. Artırılmış gerçeklik uygulamalarıyla içeriği zenginleştirilen coğrafya dersleri ile eş zamanlı olarak kontrol gruplarında da normal ders akışı devam ettirilmiştir. Uygulamanın bir ders öncesinde ön test, uygulama sona erdikten sonraki ilk derste son test ve uygulama sona erdikten 4 hafta sonra kalıcılık testi olarak deney ve kontrol gruplarına başarı testi ve tutum ölçeği gerçekleştirilmiştir. Nicel verilerin yanında uygulamaya yönelik nitel verilerin de elde edilerek orijinal görüşlerin ortaya çıkarılması için öğrencilerden artırılmış gerçeklik uygulamaları ile zenginleştirilen coğrafya dersleriyle ilgili günlükler yazması istenmiştir. Uygulama esnasında uygulamayı gerçekleştiren araştırmacı kendi gözlem ve günlüklerini not etmiştir. Uygulama sonrasında deney grubunda yer alan ve amaçlı örneklem tekniğiyle seçilen öğrencilerle yüz yüze görüşme gerçekleştirilerek öğrenci görüşme formunda yer alan soruların cevapları alınmıştır. Araştırmadan elde edilen nicel veriler SPSS paket programında analiz edilmiş ve sonuçları araştırmacı yorumları ile desteklenmiştir. Araştırmadan elde edilen nitel veriler ise araştırmacı tarafından içerik analizi yapılarak sonuçları araştırmacının yorumlarıyla harmanlanmış ve nicel sonuçlarla da birleştirilerek genel sonuca ulaşılmıştır. Bunun sonucunda artırılmış gerçeklik uygulamaları ile içeriği zenginleştirilen coğrafya derslerinin öğrencilerin akademik başarısına deney ve kontrol gruplarında küçük farklar dışında anlamlı bir etkisi görülmemişken coğrafya tutumuna yönelik olumlu tutum artışının deney gruplarında anlamlı bir fark oluşturduğu tespit edilmiştir. Öğrenci günlükleri, öğrenci görüşme formları ve araştırmacı gözlemleri ve günlüklerini içeren verilerin sonuçlarından da aynı yönde bulgulara ulaşılmıştır. Deney grubundaki öğrencilerin artırılmış gerçeklik uygulamalarıyla içeriği zenginleştirilen coğrafya derslerini genel anlamda çok sevdikleri ve dersleri sabırsızlıkla bekledikleri, ders esnasında ve sonrasında coğrafyaya karşı ilgilerinin arttığı, bu uygulamaların coğrafyaya olan bakış açısını olumlu yönde değiştirerek coğrafya öğretimine önemli ölçüde katkı sunduğu görülmüştür. Artırılmış gerçeklik uygulamalarının coğrafya öğretimi üzerindeki olumlu etkilerinden yola çıkarak bu uygulamaların daha profesyonel şekilde ve genele yayılacak şekilde merkezi sistemle bütün coğrafya derslerinde uygulanması gerektiği çalışma sonucu olarak önerilmiştir.
Bilim ve Sanat Merkezine (BİLSEM) devam eden özel yetenekli öğrencilerin öğretmenleri için geliştirilen eğitim programının öğretmenlerin mesleki yeterlik algılarına etkisinin değerlendirilmesi
Bu araştırmada, Bilim ve Sanat Merkezine (BİLSEM) devam eden özel yetenekli öğrencilerin öğretmenleri için geliştirilen "BİLSEM Öğretmenleri Mesleki Yeterlik Eğitim Programı'nın (BİMYEP)" öğretmenlerin mesleki yeterlik algılarına etkisinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Araştırmanın genel amacı doğrultusunda şu üç soruya cevap aranmıştır: (1) BİLSEM öğretmenlerinin özel yetenekliler eğitimi alanı ile ilgili mesleki yeterliklerine ilişkin görüşleri nelerdir? (2) BİMYEP, BİLSEM öğretmenlerinin mesleki yeterlik algılarında etkili midir? (3) BİMYEP'e katılan öğretmenlerin, katılmış oldukları eğitim programının mesleki yeterliklerine etkisine ilişkin görüşleri nelerdir? Araştırmanın yöntemi hem nitel hem de nicel araştırma yöntemlerinin bir arada yürütüldüğü keşfedici sıralı karma araştırma yöntemidir. Araştırmanın ilk bölümünde, BİLSEM öğretmenlerinin mesleki yeterlik algılarını arttırmaya yönelik özel yetenekli öğrencilerin eğitimi alanına ilişkin yeterlik algılarını ve bu alana ilişkin eğitim gereksinimlerini belirlemek amacıyla farklı illerdeki BİLSEM'lerde görev yapan 30 öğretmen ile yarı yapılandırılmış görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Bu görüşmelerden elde edilen veriler betimsel analiz yöntemi ile çözümlenmiştir. Araştırmanın ikinci aşamasında, BİLSEM'de görev yapan öğretmenlerin özel yetenekli öğrencilerin eğitimi alanına ilişkin mesleki yeterlik algılarını belirlemeye yönelik "Özel Yeteneklilerle Çalışan Öğretmenlerin Mesleki Yeterlik Algısı Ölçeği (ÖZÇÖMEY-A Ölçeği)" geliştirilmiştir. Araştırmanın bu aşamasında ön test-son test kontrol gruplu deneysel araştırma modeli uygulanmıştır. Araştırmanın deneysel aşamasındaki katılımcılar 14 öğretmen deney grubu, 14 öğretmen kontrol grubu olmak üzere 28 BİLSEM öğretmenidir. "BİLSEM Öğretmenleri Mesleki Yeterlik Eğitim Programı (BİMYEP)" uygulamasından önce ve eğitim programının deney grubundaki öğretmenlere uygulanmasından sonra her iki gruba da "ÖZÇÖMEY-A Ölçeği" uygulanmış ve araştırmanın nicel verileri elde edilmiştir. Nicel verilerin analizinde Mann-Whitney U Testi ve Wilcoxon İşaretli Sıralar Testinden yararlanılmıştır. Araştırmanın son aşamasında ise BİMYEP'in uygulandığı deney grubundaki öğretmenlerle yarı yapılandırılmış görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Bu görüşmelerde yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır. Görüşmelerde deney grubundaki öğretmenlerin, BİMYEP'e katılımlarından sonra mesleki yeterlik algılarında artış olup olmadığına ve eğitim programının geliştirilmesine ve iyileştirilmesine yönelik görüşleri alınmıştır. Deney grubuna katılan BİLSEM öğretmenleri ile yapılan görüşmeler betimsel analiz yöntemi ile analiz edilmiştir. Araştırmanın sonucunda, programa katılan deney grubundaki öğretmenlerin son test puanları, katılmayan kontrol grubuna göre anlamlı şekilde yüksek bulunmuştur. Kontrol grubundaki öğretmenlerin ön test ve son test puanları arasında anlamlı bir fark çıkmazken deney grubundaki öğretmenlerin ön test ve son test puanları arasındaki fark anlamlı şekilde yüksek çıkmıştır. Sonuç olarak, programın öğretmen yeterliği algısı üzerinde etkili olduğu belirlenmiştir. Ayrıca eğitim programı sonrasında öğretmenlerle yapılan görüşmelerden BİMYEP'e katılan deney grubundaki öğretmenlerin görüşlerine göre, öğretmen eğitimi programının, özel yetenekli öğrencilerin eğitimi alanına ilişkin mesleki yeterlik algılarını arttırdığı sonuçları elde edilmiştir.
Türkçenin yabancı dil olarak öğretiminde grafik roman kullanımının okuduğunu anlamaya etkisinin incelenmesi
Türkçe öğretim setlerinde bulunan farklı edebi metin türlerine ait okuma metinlerine bir alternatif olarak kitaplarda yer almayan grafik roman türündeki edebi metinlerin özellikle yabancı dil öğretiminde kullanılması yurt dışında yabancı dil öğretiminde çok yaygın görülen bir uygulamadır. Ancak Türkçe öğretim setlerine bakıldığında bu uygulamada boşluk olduğu tespit edilmiştir. Bu kapsamda çalışmada görsellerin ön planda olduğu ve belirli bir kurgu üzerinden ilerleyen edebi grafik roman metin türünün öğrencilerin okuduğunu anlamaya etkisi çalışmanın amacını oluşturmaktadır. Yabancı dil öğrenicisinin işlevsel bir şekilde dili öğrenebilmesi için metin türlerinin öğretim sürecinde çeşitlilik sunması gerektiği düşünülmektedir. Edebi metin türü olarak grafik roman görselliği ve kurguyu içerisinde barındıran en etkin metin türü olarak karşımıza çıkmaktadır. Ancak ülkemizde eğitimöğretim alanında grafik romanla ilgili yapılmış araştırma sayısı az olmakla beraber Türkçenin yabancı dil olarak öğretimi bu konu hakkında araştırma yapılmamış olduğu gözlemlenmiştir. Grafik romanların dil öğretimindeki etkisine dair kapsamlı bir araştırma olmadığından ülkemiz alan yazınında önemli bir boşluk olduğu tespit edilmiştir. Günümüzde görsellerin eğitim-öğretim sürecindeki etkisi giderek artmaktadır. Özellikle yaşanan salgın süreçlerinde öğrenimin tamamen teknoloji odaklı bir hale dönüşmüş ve zenginleştirilmiş materyal içeriklerle donatılmış olması görsellerin önemini artırmıştır. Teknolojik gelişmelerle birlikte öğretim süreçlerinin içerisinde görsellerin yer alma oranları da artış göstermiştir. İnsanlar günümüzde düz yazınsal metinleri okumak yerine görsel unsurlardan yararlanmayı tercih eder duruma gelmiştir. Bu sebeple dil öğretiminde kullanılmakta olan metinlerde görsellerin daha fazla yer alması gerektiği düşünülmektedir. Yabancı dil olarak Türkçe öğretim setleri incelendiğinde öğretim setlerinin ana omurgasını oluşturan ders kitaplarında görsellerin yeterince kullanılmadığı görülmektedir. C1 düzeyine bakıldığı zaman metin türleri içerisinde görsellerin ağırlık kazandığı türlere yer verilmediği görülmektedir. Grafik roman bir metin türü olarak değerlendirildiğinde estetik kaygıyla oluşturulmuş edebî metinler içerisinde değerlendirilmektedir. Grafik romanın diğer edebi metin türlerine göre (hikaye, roman, köşe yazısı, deneme, şiir, fıkra, biyografi vd.)iki boyutlu bir metin türü olması yani metin ve görsellerin bir arada kullanıldığı bir edebi metin türü olmasının öğrencilerin okuduklarını anlamaya etkisine olumlu katkıda bulunacağı düşünülmektedir. Bu çalışmada bir edebi metin türü olan grafik romanla Türkçenin yabancı dil olarak öğretiminde öğrencilerin okuduğunu anlamaya yönelik başarıları tespit edilmiştir. Bu çalışma, grafik roman kullanımının C1 düzeyinde Türkçeyi yabancı dil olarak öğrenen öğrencilerin okuduğunu anlama durumundaki etkisini incelemek amaçlı 2020-2021 eğitim öğretim yılında Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi Dil Öğretimi Uygulama ve Araştırma Merkezinde gerçekleştirilmiştir. Çalışmada karma yöntem kullanılmıştır. Araştırmada elde edilen veriler 05.05.2021-17.06.2021 tarihleri arasında toplanmıştır. Deney ve kontrol gruplarında yapılan ön test ve son test aracılığıyla öğrencilerin başarısı ölçülmüş sonuçlar SPSS 26.0 ve Microsoft Office XP Professional paket programları kullanılarak çözümlenmiştir. Diğer yandan nitel araştırma tekniklerinden yarı yapılandırılmış görüşme formu ve gözlem formları aracılığıyla grafik roman ile okuduğunu anlamaya yönelik görüşler ve grafik romana yönelik tutumları elde edilmiştir. Nicel ve nitel verilerden hareketle grafik romanın C1 düzeyinde Türkçenin yabancı dil olarak öğretiminde öğrencilerin başarı, grafik romana yönelik tutumlarında olumlu bir etkisinin olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Çalışmanın sonunda elde edilen sonuçlar değerlendirilmiş ve sonraki araştırmalara yönelik önerilerde bulunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Türkçenin yabancı dil olarak öğretimi, okuduğunu anlama düzeyi, görsel okuma, grafik roman, çizgi roman
Ortaokul öğrencilerinin tam sayılarla toplama işleminde kullanılan temsiller üzerindeki göz hareketlerinin incelenmesi: Bir göz izleme çalışması
Temsiller, matematik eğitiminde, fikirlerin veya ilişkilerin yerini alarak somutlaştırma, dönüştürme ve temsil etme işlevi görürler. Öğrenciler, matematiksel temsillerle etkileşime girdiklerinde, gözlenmesi zor olan birçok bilişsel faaliyeti gerçekleştirebilmektedir. Bu bilişsel faaliyetlerin ortaya çıkarılması, matematik eğitimi açısından oldukça önemlidir. Gelişen teknoloji ile göz izleme yöntemi gibi yaklaşımlar bilişsel faaliyetlerin incelenmesinde önemli bir rol oynamaktadır. Bu bağlamda çalışmanın amacı, ortaokul öğrencilerinin tam sayılarla toplama işleminde sıklıkla kullanılan sayma pulu, sayı doğrusu, sembolik ve sözel temsil üzerindeki göz hareketlerinin incelenmesidir. Çalışmaya ortaokul 7. sınıfta öğrenim gören 85 (40 kız ve 45 erkek) öğrenci katıldı. Göz hareketi verileri uygun olmayan 21 öğrencinin verilerinin çıkarılması ile 64 öğrencinin verileri analizlere dahil edildi. Veri toplama sürecinde göz izleme uygulamalarında her bir temsil türünden üçer tane olmak üzere 12 tam sayılarla işlemler sunumu kullanıldı. Göz izleme verileri GazePoint GP3 (60 Hz) göz izleyici ile toplandı ve Gazepoint Analysis Professional Edition programı ile analiz edildi. Göz izleme yöntemi ile sayısal ve görsel veriler elde edildi. Bu sebeple, çalışma nicel ve nitel unsurlar içermektedir. Çalışmanın nicel boyutunda, öğrencilerin göz hareketlerinden elde edilen sayısal veriler kullanılmıştır. Bağımsız değişkenler, dört farklı temsil türü olan sözel temsil, sembolik temsil, sayı doğrusu temsili ve sayma pulu temsilidir. Bağımlı değişkenler, dört temsil türü üzerindeki bakış süreleri, sabitlenme sayıları ve sabitlenme süreleridir. Öğrencilerin temsiller üzerindeki göz hareketlerine ait görsel dokümanlar (ısı haritaları ve bakış yolları) çalışmanın nitel verilerini oluşturmaktadır. Bu dokümanlar ile öğrencilerin temsiller üzerinde nasıl göz hareketleri sergiledikleri, hangi noktalara daha fazla odaklandıkları ve öğrencilerin temsiller üzerindeki göz hareketlerinde benzerliklerin veya farklılıkların bulunup bulunmadığı incelendi. Öğrencilerin temsiller üzerinde göz hareketleri hem temsil bazında hem de temsiller arasındaki ilişkiler bağlamında incelenmesi sebebiyle çalışmanın nitel boyutu, bütüncül çoklu durum çalışması niteliğindedir. Sayma pulu temsilinde, en fazla sabitlenme ve en uzun süre bakış SPc (toplanacak sayıları temsil eden pulların bir araya geldiği) üzerinde gerçekleşti. Sayı doğrusu temsilinde öğrenciler, SDa (birinci okun ucu ile ikinci okun başlangıç noktası) ilgi alanı üzerinde daha uzun süre odaklandı. Ancak SDb'de sabitlenmelerin süresi daha fazla gerçekleşti. Sembolik temsil ilgi alanları üzerindeki bakış süresi, sabitlenme sayısı ve sabitlenme süresi arasında fark gözlenmedi. Temsil türleri birbiri ile karşılaştırıldığında, öğrenciler sözel temsil üzerinde daha fazla sabitlenerek ve daha uzun süre bakarak nasıl odaklandıkları incelendi. Ancak sözel temsil üzerinderki sabitlenme süreleri diğer temsillere kıyasla oldukça düşüktü. Katılımcıların temsiller üzerindeki bakışlarına ait modellerin içerik analizi sonucu, ilişkilendirme (geriye dönük, döngüsel, taramalı ve çapalı bakış), desen (bütünlük ve tekrar durumu) ve gezinme (kısa, orta ve uzun gezinme) olmak üzere üç tema elde edildi. Sayma pulu, sayı doğrusu ve sembolik temsilde çapalı bakışlar daha az gözlendi. Sayma pulu ve sembolik temsilde tekli bütüncül desen daha sık gözlenirken sayı doğrusunda çoklu bütüncül desen daha sık gözlendi. Sözel temsillerde eylem belirten sözcüklere durum belirtilen sözcüklerden daha fazla odaklanma gözlendi. Başarı düzeyleri arttıkça geriye dönük, döngüsel, çapalı bakış sergileme durumunun azaldığı, döngüsel bakış sergileme durumunun arttığı belirlendi. Düşük başarılı katılımcılar yüksek başarılı katılımcılara kıyasla daha fazla tekrarlı desen ve daha uzun gezinmeler sergilediği belirlendi. Elde edilen bulgular, tam sayılarla toplama işlemi, matematiksel temsil ve göz izleme literatürleri bağlamında tartışıldı ve öğretmenler ve araştırmacılar için öneriler sunuldu.
Ebü'l-Alâ el-Hemedânî'nin (Ö.569/1173) Ğâyetü'l-İhtisâr adlı eserinde yer alan kıraat vecihlerinin tefsîr ilmi açısından değerlendirilmesi
Kur'ân-ı Kerîm'in nüzûlünden itibaren anlaşılması ve yorumlanması çabaları devam ede gelmektedir. Kur'ân ilimleri, Kur'ân'ı Kerîm'in açıklamaya yardımcı olurlar. Kur'ân ilimlerinden bir tanesi de, Kur'ân'ın tilavetiyle alakalı kıraat ilmi adıyla ortaya çıkmaktadır. Kıraat ilmi, Kur'ân kelimelerinin tilavetini, aynı ve farklı yönleriyle bildirilen kişiden rivâyetle ele alan ve inceleyen bilimdir. Kıraat farklılıklarının Kur'ân-ı Kerîm âyetlerinin mânâsını açıklayıcı bir vasfa büründürmesini sebep sayarak kıraatleri bir nevi tefsîrin kaynaklarından kabul etmek mümkündür. Buradan hareketle kıraat farklılıkları tefsîr olabilir yargısına varılmış ve kıraatlerin Tefsîrin hangi kısmında yer aldığıyla ilgili fikirler ortaya atılmış ve bu şekilde bir düşünce ortaya çıkmıştır. Kıraat ilminin gelişimiyle meşgul olmuş ve her dönemde bu görevi üstlenen çoğunlukla kârîlerden oluşan bir topluluk bulunmuştur. Bu kişilerle Kur'ân-ı Kerîm Hz. Peygambere ilk okunduğu şekliyle günümüze kadar gelmiş kıyamete kadar da değişmeden devam edecektir. İşte bu topluluğun fertlerinden biri de Ebü'l-Alâ el-Hemedânî'dir. (ö.569/1173) Hemedânî eserlerini, İslâmın en temel kaynağı olan Kur'ân ve Sünneti esas alarak telif etmiştir. Kıraatle ilgili tüm râvîleri isnad zinciriyle birlikte zikrederek ele almıştır İbnü'l-Cezerî (ö.833/1429) çalışmalarından dolayı Ebü'l Alâ' el-Hemedânî'nin kıraat ilmindeki yerini göstermesi bakımından kıraat alanında pek çok eseri bulunan Ebû Amr ed-Dânî (ö.444/1053) ile mukayese ederek "Dânî'nin eserleri her ne kadar daha yaygınsa da kıraat ilminde Ebü'l-Alâ daha bilgilidir."cümlelerini kullanmıştır. Bu tezde Hemedânî'nin hayatı, ilmî kişiliği, eserlerinin tahlili ve Ğâyetü'l-İhtisâr adlı eserinde yer alan kıraat vecihlerinin Tefsîr ilmi açısından değerlendirilmesi yapılacaktır.
Yabancı dil olarak Türkçe öğretiminde çizgi hikâyelerin (graphic novel) kullanımı
"YABANCI DİL OLARAK TÜRKÇE ÖĞRETİMİNDE ÇİZGİ HİKÂYELERİN (GRAPHIC NOVEL) KULLANIMI" adlı bu çalışmada amaç, Türkçenin yabancı dil olarak öğretiminde çizgi hikâye (graphic novel) kullanımını araştırmaktır. Alan yazın taraması yönteminin kullanıldığı çalışma tarama modeline uygun olarak desenlenmiştir. Bu amaçla konuyla alakalı olarak hazırlanmış makaleler incelenmiştir. Betimsel nitelikli bu araştırmada veriler doküman incelemesi yöntemiyle toplanmış ve içerik analizi yöntemiyle de analiz edilmiştir. Araştırmada yabancılara Türkçe öğretiminde kullanılan materyallere değinilmiştir. Yabancılara dil öğretiminde dikkat edilmesi gereken noktaların üzerinde durulmuştur. Dil öğretiminde yabancı ve Türkçe ders kitaplarında sözcük öğretim teknikleri ve alıştırmalarında kullanılan görsel unsurlara değinilmiştir. Görsel ögelerin yabancılara Türkçe öğretimi yöntemlerinde kullanım sıklığı incelenmiştir. Bu çalışmada: yabancılara Türkçe öğretiminin temel ilkeleri, öğretim ilkeleri, yabancı dil, ikinci dil, yabancı dil öğretim yöntemlerine değinilmiştir. Çizgi hikâye, çizgi hikâyenin kullanımı ve çizgi hikâyenin tarihi incelenmiştir. Çizgi hikâyenin yabancılara dil öğretiminde materyal olarak kullanımı incelenmiştir. Dört temel dil becerisi olan dinleme, konuşma, okuma ve yazma becerileri değerlendirilmiştir. Yapılan incelemelerde dil öğretiminde dilin kültürel ögelerden ayrı şekilde öğrenilemeyeceği tespit edilmiştir. Dil öğretiminde öğrencinin duyu organlarına ne kadar çok hitap edilirse öğrenmenin daha kalıcı olacağı sonucuna varılmıştır. Bu bağlamda çizgi hikâyenin bir edebi eser olmasıyla dilin kültürünü de yansıtan bir araç olduğu anlaşılmıştır. İçerdiği yoğun görsel ögelerle öğrencinin görsel zekâsına ve birden fazla duyu organına hitap edeceği için yabancı dil öğrenmeyi destekleyeceği sonucuna varılmıştır. Yabancılara dil öğretiminin çizgi hikâye kullanımıyla dil öğrenicisinin ders sırasında daha etkin olacağı konusuna temas edilmiştir. Öğrenmenin bu sayede daha kalıcı hale geleceğine işaret edilmiştir. Yabancılara Türkçe öğretiminde materyal olarak çizgi hikâye kullanımı önerilmiştir. Bu çalışmanın ileride yapılacak incelemelere katkıda bulunması ve fikir vererek yardımcı olması beklenmektedir