Türkiye tekstil sektöründe sürdürülebilir tedarik zinciri yönetimi modelleme çalışması
Bu tez size mi ait?
Bu kayıt toplu arşivden geldi. Sizinse profilinize bağlayın.
Özet (TR)
Sanayileşmenin artması ile birlikte; üretim ve tüketim hızları, hammaddeye olan talep ve buna bağlı olarak çevre üzerindeki tahribatlar artmaktadır. Bu artış beraberinde hava kirliliği, küresel iklim değişiklikleri, su sıkıntıları gibi çevresel sorunları getirmektedir. Çevresel sorunların çoğalması ile birlikte ulusal ve uluslararası platformlarda; tüm bu üretim, tüketim ve talep artışının sürdürülebilir olup olmadığı tartışmaları oluşmuştur. Küresel anlamda sürdürülebilirlik kavramının ortaya çıkışı Birleşmiş Milletler bünyesinde çalışan Dünya Çevre ve Kalkınma Komisyonu'nun 1987 yılında yayımladığı "Ortak Geleceğimiz" isimli rapor sayesinde oluşmuştur. Bu raporda sürdürülebilirliğin sağlanması için; insanlığın doğanın gelecek kuşakların gereksinimlerine cevap verme yeteneğini tehlikeye atmadan, günlük ihtiyaçları temin ederek, kalkınmayı sürdürülebilir kılma yeteneğine sahip olduğundan bahsedilmektedir. Sözlükteki anlamı ile çeşitlilik ve üretkenliğin devamlılığı sağlanırken, daimi olabilme yeteneğini korumak olarak tanımlanan sürdürülebilirlik kavramı özellikle dünyadaki çevresel tahribatların çok fazla arttığı son on yılda önem kazanmıştır. Son yılların en çok tartışılan konuları arasında yer almakta olan sürdürülebilirlik; enerji, ekonomi ve çevre üçgeninin tam ortasında bulunmaktadır. Bu sebeplerle disiplinler arası bir kavramdır, hükümetler ve hükümetlerarası örgütlerin yanı sıra, sosyal bilimcilerden fen ve doğa bilimcilerine, politikacılardan yerel ve uluslararası çevre örgütlerine kadar uzanan çok geniş bir yelpazede tartışılmaktadır. Kurumsal sürdürülebilirlik kavramı ise; işletmeler seviyesinde sürdürülebilirlik faaliyetlerinin yapılması olarak tanımlanabilir. Literatürde kabul görmüş sürdürülebilirlik kavramını iş yaşamına uyarladığımızda "bir firmanın doğrudan ve dolaylı paydaşları nın ihtiyaçlarını, gelecekteki doğrudan ve dolaylı paydaşlarının ihtiyaçlarını karşılayabilme olanağını tehlikeye atmadan sağlaması" olarak tanımlayabiliriz (Dyllick ve Hockerts, 2002). Günümüzde sürdürülebilir gelişme kurumsal boyutu ile pek çok şirketin vizyonunda yerini almaktadır. Sürdürülebilir kalkınmanın kurumsal düzeydeki uygulamalarına bakıldığında, özellikle üretim firmaları açısından kurumsal faaliyetlerin en önemli noktası olan tedarik zinciri yönetiminde ciddi bir atılım gerçekleştirildiği görülmektedir (Burritt vd., 2011). Kurumsal sürdürülebilirlik anlayışının tedarik zincirleri boyutunda yerleşmesinin, şirketlerin toplumlar üzerindeki geniş kapsamlı etkileri de göz önüne alındığında, yerelden uluslararasına dek tüm katmanları sürdürülebilirlik kavramını benimseyerek işlevlerini yerine getirmeye davet edeceği öngörülebilir. Kurumlar düzeyinde başlayan bu anlayış küresel tedarik zincirlerinde yerleştiği zaman, zincirin geçtiği her ülkenin kendi düzeyinde bu uygulamalar ile tanışması ve uluslarüstü bir boyutta ortak sürdürülebilirlik anlayışının benimsenmesi beklenmektedir. Sürdürülebilir tedarik zinciri yönetimi klasik tedarik zinciri yönetimine kıyasla çok boyutlu bir yapıya sahiptir ve yalnızca kara fokuslanmaz. Klasik tedarik zincirindeki malzeme, bilgi, sermaye akışlarının yönetimine ek olarak, sürdürülebilir tedarik zinciri yönetimi sürdürülebilir kalkınmanın paydaşlar ve müşterilerin beklentilerinden yola çıkan üç farklı boyutuna dair hedefler koyarak gerçekleştirmeyi hedef edinir. Küresel tedarik zinciri rekabeti içerisinde, gücünü korumak isteyen tedarik zincirlerinin piyasalarda meydana gelen değişikliklere, tüketicilerin artan hassasiyetlerine, uluslarüstünde kabul edilen yeni politikalara ve değişen iş görme şekillerine hızlıca uyum sağlaması gerekmektedir (Chopra ve Meindl, 2004). Esnek tedarik zincirleri, yeşil tedarik zincirleri, çevik tedarik zinciri ve benzer kavramlar bu değişimlerin sonucu olarak ortaya çıkmışlardır. Kurumların sürdürülebilirlik hedeflerini tedarikçileri sürece dahil etmeden gerçekleştirmeleri olanaksız görülmektedir. Artık müşteriler ve tüketiciler, ürünleri sadece üzerlerinde yazan markayı düşünerek değil, aynı zamanda, onları üreten ve sunan tedarik zincirlerini de gözönünde bulundurarak satın almaktadırlar (Mahler, 2007). Türkiye'nin makroekonomik hedefleri doğrultusunda ekonomik büyümenin gerçekleşmesini sağlayacak en önemli sektörlerden birisi tekstil sektörüdür. Tekstil endüstrisi üretim ve işgücü açısından dünyadaki en büyük ve en önemli endüstrilerden bir tanesidir. Avrupa, Kuzey Amerika ve sanayileşmiş olarak nitelendirilen ülkelerde yapılan suni ve sentetik elyaf üretimi ile başlayan tekstil üretiminin gelişimi, özellikle II. Dünya Savaşı'nı izleyen süreçte başta Tayvan, Güney Kore, Çin ve Türkiye olmak üzere gelişmekte olan ülkelere kaymıştır (Çoban ve Kök, 2005). Bugün tekstil ve hazır giyim sekörü dünyanın en eski, en büyük ve en küreselleşmiş endüstrilerden birisi olarak kabul edilir. Türkiye için de büyük istihdam kaynaklarından biri olarak kabul edilen tekstil endüstrisi, son yıllarda hükümet düzenlemelerinin ve toplumsal baskıların da etkisi ile çevre konularında bilinçlenmiş ve sürdürülebilir konseptler konusunda çalışmalarını başlatmışlardır. Bu sektörün uluslararası piyasalarda rekabet gücünü arttırması beklenirken, bu amacı gerçekleştirirken çevreye ve topluma olan olumsuz etkilerini de asgari düzeye indirmesi ve gelecek kuşakların ihtiyaçlarını da düşünerek faaliyetlerine devam etmesi talep edilmektedir. Bu bağlamda, kurumsal firmalar uluslararsı platformalarda kabul görmüş çevre yönetim sistemi (ISO 14001), iş sağlığı ve işçi güvenliği yönetim sistemi (OHSAS 18001) ve sosyal sorumluluk standardı (SA8000) gibi çeşitli düzenlemelere entegre olmuş, tedarikçilerini de bu düzenlemeler ile ilgili eğitmeye başlamışlardır. Sürdürülebilirliğin kurumsal düzeydeki uygulamalarını, gününmüz işletmeleri için rekabet avantajı sağlayan en önemli noktalarından birini tedarik zinciri boyutunda gerçekleştirilen çalışmalar oluşturmaktadır. Bu çalışma Türk tekstil dünyası için henüz yeni bir uygulama alanı olan sürdürülebilir tedarik zinciri yönetimi üzerine yapılmaktadır. Bu araştırma ile Yeşil Tedarik Zinciri Yönetimi ve Sosyal Sorumluluk literatüründeki bilgilerden yararlanılarak, Sürdürülebilir Tedarik Zinciri Yönetiminin bütüncül bir yapısını oluşturmak hedeflenmektedir. Çalışmanın bundan sonraki bölümleri şöyledir: birinci bölümde çalışamanın amacı ve kapsamı üzerine değerlendirmeler yapılmış, ikinci bölümde tedarik zinciri yönetimi kavramının tarihsel gelişim süreci ve tekstil sektöründeki farklılıkları değerlendirilmiş, üçüncü bölümde ise literatürdeki farklı çalışmalardan da yararlanılarak sürdürülebilir tedarik zinciri yönetiminin alt boyutları belirlenerek tanımları yapılmıştır. Dördüncü ve son bölümde ise uygulama aşamasına geçilmiştir. Türkiye'de faaliyet gösteren tekstil üretim ve perakende firmalarında çalışan 233 kişi ile bir anket çalışması yapılmıştır. Bu hedef doğrultusunda anket çalışması ile belirlenen 37 madde için Açıklayıcı faktör analizi yapılarak az sayıda, anlamlı ve birbirinden bağımsız faktörler elde edilmiştir. Bu çalışmanın sonucunda ölçek 34 madde ve 7 faktörden oluşan bir yapıya indirgenmiştir. Açıklayıcı faktör analizi ile faktörler belirlendikten sonra doğrulayıcı faktör analizi uygulanarak belirlenen modelin doğruluğu test edilmiş ve Türkiye tekstil sektöründe sürdürülebilir tedarik zinciri yönetimi için 3.dereceden bir model belirlenmiştir.
Yazar
Betül Sarımeşe
Bu Yayına Nasıl Atıf Yapılır
Betül Sarımeşe (Yüksek Lisans Tezi). Türkiye tekstil sektöründe sürdürülebilir tedarik zinciri yönetimi modelleme çalışması, 2018, İstanbul Technical University.
Anahtar Kelimeler
Lisans
Tüm Hakları Saklıdır
Bu eser belirtilen lisans koşulları altında paylaşılmaktadır.
İstanbul Technical University tezlerinden daha fazlası
- Investigation Of Stretching Effect With Mixed Finite Element Formulations For Laminated Beams And Plates(2023)
- Moebius elektrolizi anot çamurlarından platin grubu metallerin uzaklaştırılması ve geri kazanımı(2015)
- Metrolarda yangın güvenlik önlemleri(2015)
- Bir eylem/eğlen[ce] laboratuvarı olarak fun palace: Mekansal deneyim açılımları ve yansımaları(2015)
- Dynamic analysis of adaptive aircraft wings modelled as thin-walled composite beams(2015)
- Darpa Suboff denizaltı modeli ile bu modelden yeni türetilen formların hesaplamalı akışkanlar dinamiği (HAD) ile sayısal direnç hesabı(2015)