Unutkanlık coğrafyasında bellek yörüngelerinin mekânsal anlatısı: Bomonti'nin gündelik hayatına etnografik bakış
Bu tez size mi ait?
Bu kayıt toplu arşivden geldi. Sizinse profilinize bağlayın.
Özet (TR)
Kentlerin ekonomik bir çizgi doğrultusunda yeniden yapılanması ve sermayenin artan hareketliliği içerisinde dâhil olunan yarış, kamusallık olgusunu bilinçli olarak ortadan kaldırmaya yöneliktir. Güç ilişkilerinin ve küreselleşme dinamiklerinin taşıyıcı etkisi olan sosyo-mekânsal yapılanmalar 'yer' tanımlamasını imkânsız kılarak, kentlerin yeni çehresi haline gelmiştir. Tarihler ve yaşam alanları hızla değişirken, ekonomik düzenin öngördüğü geçmiş bilincinden yoksun mekânsal çözümlemeler, dolaylı olarak bugünün hatırlama topografyalarını öncesinden farklı kılmaktadır. Kentlerin kalıcılıktan çok geçiciliğe ilişkin referanslar taşıyan, unutma eğilimli coğrafyasına ışık tutan bir anlayışla dönüşüme açık olması, yer ve hafıza arasındaki zihinsel ve bağlamsal ilişkiyi olumsuz yönde etkilemekte, kentsel amnezyaya konu olmaktadır. Zaman içerisinde değiştirilen idealler, anlamlar, sosyal ve mekânsal pratikler, kentsel bağlamda belleğin izlerinin silindiğini ve yeni temsili biçimlerin yaratıldığını ortaya koymaktadır. Hâkim ideolojiler arasındaki iktidar çatışmaları ve yarışmaları aracılığıyla kırılganlaşan, kesintiye uğrayan, yeniden üretilen veya manipüle edilen kentsel hafızanın anlamsal kaymaları günümüz kentlerinde belirginleşmektedir. Hatırlama ve anımsama edimleri ile sınırlı kalmayan bu çalışma, diyalektik unutma süreciyle genişletilmiştir. Kentsel hafıza krizine işaret eden izler, toplumsal olarak kabul edilen anlamın azaldığını ve belleğin çerçevesini değiştirdiğini ortaya koymaktadır. Aynı zamanda, sermaye, yatırım ve turistik kaynaklardan pay alma amacı güden siyasi otoriteler tarafından üretilen büyük ölçekli projelerin kentsel bellek içerisindeki yeri tartışılmıştır. Kentsel mekânın farklı içeriklerinin; yerin özgün olan ve özünde bulunan değerlerini nitelendiren hafızanın dönüm noktaları ve taşıyıcıları aracılığıyla uyumlu hale getirilmesi, 'hafızanın yeri'ni yaratmanın temelini oluşturmaktadır. Kentsel hafızanın vazgeçilmez yönlerinin ve değişmeyen tamamlayıcı öğelerinin tasarım bütünlüğü içerisinde ele alınması, kendiliğinden oluşan devingen durumlara imkân tanırken aynı zamanda kökleşen yerlerin oluşumuna yönelik bağlamsal bir çerçeve oluşturmaktadır. Bu nedenle, değişen süreçlerle sürekli beslenerek geçmişten geleceğe kadar uzanan kentsel hafızanın bütüncül çerçevesi; toplumsal, bilişsel ve fizyolojik, zamansal, mekânsal, deneyimsel ve davranışsal boyutta incelenmiştir. Kentsel hafıza çerçevelerinin bütünlüğü; tamamlayıcı, koruyucu ve sürdürülebilirliğini sağlayıcı müdahalelerin kaygılarından doğmuştur. Kentsel politikaların salt fiziki çevre düşüncesine ek olarak belleğin çerçevelenme dinamiklerinin değerlendirilmesinin olanaklılığı ve işlerliği çalışmanın temel amacını oluşturmaktadır. Bu doğrultuda, sosyo-mekânsal belleğin üretimi ve anlam inşasında, hangi bağlamsal çerçevenin gerçekleşeceği ve nasıl bir bellek kabulünün süreklilik ve özgünlük yaratacağı 'hafıza topografyaları' ve 'hafıza yörüngeleri' üzerinden tartışmaya açılmıştır. Söz konusu sorgulama; tarihsel, toplumsal ve mekânsal süreklilik izleğini yaratmada sosyal grupların anlatıları aracılığıyla gerçekleşmiştir. Paylaşılmış geçmişlere dayanan ve belirli bir mekânla temsil edilen kolektif hafıza, önceden belirlenmiş anlatılardan ziyade gündelik mekânsal oluşumlarla geçmiş izlerinin etkileşime girerek tekrarlandığı dinamik bir süreç olarak ele alınmıştır. Bu çalışma, kentin gündelik eylemlerinde birden fazla zamansallığa sahip yerlerin farklı hafıza anlatıları arasındaki ilişkilerini araştırmaktadır. Yerin çoğul olmasından kaynaklı, kullanıcılar tarafından belirlenen, tekrar edilen ve kendi yörüngesini oluşturan kolektif hafızanın evrimleşme süreci, çoklu etmenlere bağlı olarak ortaya çıkmaktadır. Bu açıdan, insanlar ve zaman içerisinde sürekli değişen toplumsal ilişkiler tarafından inşa edilen kentsel kolektif hafıza; devingen, kökleşen ve bağlamsal perspektifler ışığında kavramsallaşmıştır. Bu çalışma, kendiliğinden oluşan gündelik alanların, daha geniş hafıza topoğrafyalarının bir parçası olarak görülmesi gerektiğini savunmaktadır. İlişkisel ve yeniden üretilen bir mekân anlayışı zemininde, hafızanın kuşaklararası aktarımı çalışmanın temelini oluşturmaktadır. Yaşanılan zaman ve mekâna ilişkin sosyal grupların kolektif belleğine yerleşen deneyimler arasında tek yönlü bir ilişki olmadığından, bir yerde uzun süreli vakit geçirmenin veya yaşamanın hafıza üzerindeki etkileri irdelenmektedir. Farklı dönemlerde kenti deneyimleyen bireylerin "kırılma, kopma, manipüle edilme, süreklilik ve birleşme" ekseninde belleğin mekânsal anlatısı sunulmaktadır. Kavramsal kurguya ve takip eden tartışmalara dayanarak; hatırlama ve unutma paradokslarından; tezahür etme ve kaybolma, katılım ve kesintiye uğrama, süreklilik ve kırılganlık durumlarının aynı anda görünür kılındığı Bomonti Semti'nde anlatı deneyimine dayanan bir analiz çalışması yürütülmüştür. İnsan-yer-hafıza-beden-imge ilişkileri arasında kavramsal bir örgü ortaya koyulmuştur. Hafıza yerlerinin yaşayan düzlemini oluşturan gözenekler, 'yürüme etnografyası' ve 'loci yöntemi' arasında bağlantılar kuran bir yöntemle incelenmiştir. Gündelik hayatın ve hafıza yörüngelerinin mekânsal tezahürü olarak "oluşum (locus), tekrarlama ve çeşitlilik (imge-beden), kompozisyon (locus-imge)" ilişkileri, kentsel hafızanın içsel bileşenleri ve mekânın üretimi anlatılarda ortaya çıkmaktadır. Bu çerçevede, hafıza yerlerinin doğal evrimine tanıklık eden gündelik hayatla kurulan yakın ilişkilerin mekânsal anlatısı ve ürettiği kolektif ilişkilerin 'kesişim, toplanma ve ayrılma' gibi birçok hareket eylemlerine referans vermesi kentsel bağlamda hatırlama olanaklarını artırmakta, 'yaşanma deneyimini' oluşturmaktadır. Bomonti'de uzun süredir yaşayan, çalışan veya ziyaret eden hafıza toplulukları; bedensel eylemlerin, tekrarların, geleneklerin ve gündelik deneyimlerin etkisiyle 'süregelen, istikrarlı ve tanıdık' bir mekânsal düzene, yere ilişkin bağlanma ve aidiyet duygusuna vurgu yaparken; kısa süredir burayı deneyimleyen sosyal grupların, yerel ve özgün olanı görünmez kılan bir anlayışla kurgulanan mekânlara adapte oldukları görülmektedir. Mahalleye sonradan dâhil olan bireylerin, 'kök salmanın' tersine 'taşınabilir köklere' sahip olmalarının getirdiği kırılganlık durumu kentsel bağlamda belirginleşmektedir. Kuşaklar arası bellek aktarımının yetersiz kaldığı ve yeni geleneklerin icadında toplumsal çerçevenin kurulamadığı ortaya çıkmaktadır.
Yazar
Tuğçe Gürleyen
Bu Yayına Nasıl Atıf Yapılır
Tuğçe Gürleyen (Yüksek Lisans Tezi). Unutkanlık coğrafyasında bellek yörüngelerinin mekânsal anlatısı: Bomonti'nin gündelik hayatına etnografik bakış, 2018, İstanbul Technical University.
Anahtar Kelimeler
Lisans
Tüm Hakları Saklıdır
Bu eser belirtilen lisans koşulları altında paylaşılmaktadır.
İstanbul Technical University tezlerinden daha fazlası
- Investigation Of Stretching Effect With Mixed Finite Element Formulations For Laminated Beams And Plates(2023)
- Moebius elektrolizi anot çamurlarından platin grubu metallerin uzaklaştırılması ve geri kazanımı(2015)
- Metrolarda yangın güvenlik önlemleri(2015)
- Bir eylem/eğlen[ce] laboratuvarı olarak fun palace: Mekansal deneyim açılımları ve yansımaları(2015)
- Dynamic analysis of adaptive aircraft wings modelled as thin-walled composite beams(2015)
- Darpa Suboff denizaltı modeli ile bu modelden yeni türetilen formların hesaplamalı akışkanlar dinamiği (HAD) ile sayısal direnç hesabı(2015)