Bingol University
Discipline

Turkish Education

Bingol University

399

Archived Theses

0

DOIs Assigned

0%

DOI Rate

Discipline

50 Theses
Master'sOpen AccessTR

Türkçe öğretmenlerinin ölçme değerlendirme araçlarını kullanma ve önemseme düzeylerine yönelik bir değerlendirme

Bu araştırma Türkçe öğretmenlerinin ölçme değerlendirme araçlarını kullanma ve önemseme düzeylerine yönelik bir değerlendirmedir. Öğretmenlerin mevcut programlardaki ölçme değerlendirme anlayışına uyumlarını açıklayabilmesi açısından araştırma önem taşımaktadır. Araştırma öncesinde kaynak taraması yapılmış, günümüz ölçme değerlendirme anlayışı çerçevesinde literatür oluşturulmuştur. Bu literatürden yola çıkılarak ve uzman görüşlerinden yararlanılarak "Ölçme Değerlendirme Araç, Yöntem ve Teknikleri Anketi" hazırlanmıştır. Ölçme aracı yoluyla sağlanan verilerin istatistiksel analizleri IBM SPSS (Statistical Package for the Social Sciences) programı yardımıyla yapılmıştır. Araştırmada ele alınan alt problemler kıdem yılı, cinsiyet ve ölçme değerlendirme eğitimi bağımsız değişkenleri açısından nicel yaklaşımla irdelenmiş, bulguların açıklanması ve yorumlamasında nicel yöntemlere başvurulmuştur. Araştırma sonucunda Türkçe öğretmenlerinin ölçme değerlendirme araçlarının tamamını kullandıkları görülmüştür.

Branş öğretmenleriDil eğitimiKullanım değerlendirme+5
Çiğdem Bekar Kebapçı
Bingol University · Institute of Educational Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Yabancı dil olarak Türkçenin öğretiminde Türk masallarından yararlanılması

Dil öğretiminin bir kültür öğretimi olduğu bilinmektedir. Bir milletin kültürel niteliklerini en iyi yansıtan ürünler yazınsal metinlerdir. Yabancı dil olarak Türkçenin öğretiminde alışılmış diyalog metinlerinin kullanılması dil öğrenme sürecinin monoton bir hâl almasına neden olmaktadır. Dil öğrenme sürecini bu monotonluktan kurtarmak için farklı türlerde ve içeriklerdeki yazınsal metinlere yer vermek gerekmektedir. Masal türü dile ve kültüre ait zengin ögelere sahip olması bakımından ana dili öğretiminde sıkça kullanılan bir türdür. Ancak Türkçenin yabancı dil olarak öğretiminde masal türüyle ilgili henüz herhangi bir çalışmanın yapılmamış olması bizi bu çalışmayı yapmaya yönlendirdi. Çalışmada Pertev Naili Boratav'ın "Az Gittik Uz Gittik" adlı masal kitabından seçilen 25 masal dil ve kültür ögeleri bakımından incelendi. Bu kitaptan seçilen 5 masal seçildi. Bu 5 masalın her biri bir öğrenme alanında (okuma, dinleme, konuşma, yazma, dilbilgisi) kullanılarak etkinlik örnekleri hazırlandı. Masallar kültürel zenginliğinin yanında hem çocuklara, hem yetişkinlere hitap edebilen ilgi çekici bir türdür. Kolay anlaşılabilen yapısı nedeniyle dil öğretimine uygundur. Bu nedenle Türkçenin yabancı dil olarak öğretilmesinde masalların hangi nitelikleri yönünden kullanılabileceği üzerine yapılan bu çalışmanın alana özgün bir katkı sunacağı düşünülmektedir.

Dil öğretimiMasallarTürk masalları+4
Nebahat Sena Bayraktar
Bingol University · Institute of Educational Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaokul Türkçe ders kitaplarında yer alan metinlerdeki deyim, atasözü ve özdeyişlerin analizi ve Türkçe eğitimine katkıları

Düşünce, sözü meydana getiren ilk eylemdir. İnsanlar her zaman duygu ve düşüncelerini etkili ve anlamlı bir şekilde dile getirmeyi isterler. Bu bağlamda bazı sözler hacminden çok daha fazlasını anlatırlar. Bunlara özlü sözler denir. Özlü söz, az şeyle birçok şey anlatma anlamına da gelebilir.Özlü sözlere baktığımızda karşımıza atasözü, deyim ve özdeyişler çıkar. Atasözleri Türkçe de söyleyeni belli olmayan, öğüt veren kalıplaşmış sözlerdir. İnsanların yaşadığı birçok durumu özetleyebilen ifade eden atasözleri vardır. İnsanlarda bunları normal hayatlarında ya da duygu düşüncelerini ifade edebilecekleri her mecrada kullanabilirler.Yine deyimlere baktığımızda da insanların yaşadıklarını özetleyen ya da içinde bulundukları duygu durumlarını anlatan sözler olarak karşımıza çıkar. Deyimler genellikle gerçek anlamının dışında mecaz anlamda kullanılır. Özdeyişler ise şekil ve anlam olarak atasözleriyle çok büyük bir benzerlik gösterir. Hemen hemen aynı gibidir fakat aralarında çok önemli bir fark dikkat çeker. Bu fark da atasözü ve deyim farkını ortaya koyar. Bu farklılık atasözlerinin söyleyeni belli değil yani anonimdir özdeyişlerin ise söyleyeni bellidir ve sözün hemen ardından belirtilir.Türkçeye özel bir anlam gücü katan bu üç olgu gündelik yaşamın içinde kullanılabildiği gibi; Türkçe dersleri bağlamında, ders materyali olan Türkçe ders kitaplarındaki metinler aracılığıyla sınıflarda sıkça kullanılmaktadır.Bu çalışmada metinlerden hareketle ortaokul Türkçe ders kitaplarındaki metinlerde duygu, düşünceleri ifade etme zenginliği kazandırma noktasında yer alan deyim atasözü ve özdeyişlerin kullanım sıklığını belirlenip kategorize edilerek değerlendirilecektir. Anahtar Sözcükler: Deyim, Atasözü, Özdeyiş.

AtasözleriDers kitaplarıDeyimler+5
İbrahim İnan
Bingol University · Institute of Educational Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

İlköğretim 5.-8. sınıf Türkçe ders kitaplarındaki şiirlerin, öğrencilerin estetik gelişimine katkısı ve Türkçe öğretim programına uygunluğu

Eskiden felsefenin bir alt dalı iken zamanla felsefeden ayrılarak bağımsız bir bilim hâline gelen, kendine ait yasaları, kavramları, inceleme alanları bulunan ve kısaca "sanatta ve hayatta güzelliğin bilimi" şeklinde tanımlanabilecek estetik, edebiyatın bir kolu olan şiir ile yakından ilişki kurulabilecek bir bilim dalıdır. Böyle bir ilişkinin kurulabilecek olması da araştırmamızın "estetik" ve "şiir" ekseninde gelişmesine ortam hazırlamıştır. Türkçe Öğretim Programındaki amaç ve kazanımlara ulaşılmasında, öğrencilerin söz varlığının geliştirilmesinde, temel dil becerilerinin ve estetik değerlerin kazandırılmasında, kültürel değerlerin gelecek nesillere aktarılmasında, dilinin özelliklerini tanıyan ve dil bilincine sahip öğrencilerin yetiştirilmesinde metinlere; tür bağlamında bakıldığında ise ders kitaplarına seçilen şiirlere önemli görevler düşmektedir. Özellikle öğrencilere estetik bir bakış açısı ve duyarlılığın kazandırılması için bu şiirlerin, Türkçenin en güzel örneklerinden seçilmesi gerekir. Bu sayede çocuk, şiir alanında güzelle karşılaşmış olacak ve dünyaya bakış açısı da güzeli arama yönünde olacaktır. Söz konusu çalışma nitel bir araştırmadır. Araştırma esnasında kaynakçada belirtilen kaynaklar taranmıştır. Bu araştırmada doküman inceleme tekniği ile MEB yayınevine ait Türkçe ders kitaplarındaki şiirler incelenmiştir. Bilindiği üzere 2006'dan itibaren ülkemizde yapılandırmacılık gibi çağdaş akımlar uygulamaya konulmuştur. Eskiden öğrenciler bilginin hazır alıcısı durumundayken yapılandırmacılıkla birlikte araştıran, sorgulayan, derse aktif katılan, üreten durumuna gelmiştir. Öğrencilerin konumunun değişmesi öğretmenlerin de ders işleyişinde kimi değişikler meydana getirmiştir. Öğretmenler, eskiden olduğu gibi bilgiyi doğrudan sunmak yerine sezdirme yoluyla öğrencilerin bilgiye ulaşmasında rehber olmuşlardır. Yapılandırmacılığın bir yansıması da Türkçe ders ve çalışma kitaplarına olmuştur. Kitaplar aracılığıyla öğrencilerden metinler hakkında tahminlerde bulunmak, yorum yapmak ve dört öğrenme alanında kendisini geliştirmek gibi beceriler ve davranışlar beklenmektedir. Türkçe çalışma kitaplarına bakıldığında şiir türündeki metinlere yönelik şiirin ana duygusunu bulma, şiir türüyle düzyazı türlerini ayırt etme, dize sonlarındaki ses benzerliklerinin şiire katkılarını belirleme, okunan şiirden yola çıkarak farklı türde yazılar yazma, söz konusu şiirde hangi sanatların kullanıldığını tespit etme gibi doğrudan şiir türüyle ilgili etkinliklere yer verildiği görülmektedir. Bu araştırmanın problem cümlesini "İlköğretim 5.-8. Sınıf Türkçe ders kitaplarındaki şiirlerin öğrencilerin estetik gelişimine katkısı ve Türkçe Öğretim Programına uygunluğu nedir?" sorusu oluşturmaktadır.Söz konusu çalışma ilköğretim 5, 6, 7 ve 8. sınıf Türkçe ders kitaplarındaki şiirleri çeşitli açılardan analiz etmeyi, şiirlerde yer alan unsurları ve şiirlerin Türkçe Öğretim Programındaki kazanımlara uygunluğunu belirlemeyi amaçlamaktadır. Bu amaçlara ulaşabilmek için Aktaş'ın (2011) belirlediği şiir çözümleme başlıklarından ve Cemiloğlu'nun (2004: 65-67) "Duyguya Dayalı Türlerin Öğretimi" kısmında belirttiği "Varlıklar", "Sıfatlar", "Başlık" bölümlerinden yararlanılarak Türkçe ders kitaplarında yer alan şiirler "yapı", "tema", "dil", "başlık", "varlıklar", "sıfatlar, zamirler ve fiiller", "ahenk", "kendini sözlü / yazılı olarak ifade etme alışkanlığı kazanma" ve "şiirlerin Türkçe Öğretim Programındaki kazanımlarla bağlantısı" gibi başlıklar altında incelenmiştir. Anahtar Kelimeler: Estetik, güzel, şiir, yapılandırmacılık, Türkçe ders kitapları, Türkçe Öğretim Programı.

Ders kitaplarıEstetikGüzel+6
Mesut Tırıl
Bingol University · Institute of Educational Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

İkinci yeni şiirinde metaforik yaklaşımlar

Bu çalışmanın amacı,İkinci Yeni Şiir Hareketi poetikasını benimsemiş, bu şiir anlayışının poetikasına uygun şiirler kaleme almış şairlerin, şiirlerinde geçen metaforlu söyleyişleri saptamak ve bu kullanımların şiir diline, Türk edebiyatına ve Türk diline olan etkisini ortaya çıkarmaktır. Çalışmada İkinci Yeni Şiir Hareketi mensubu şairlerin şiirlerinde geçen kapalılığı aydınlatabilmek ve İkinci Yeni Şiir Hareketi'ni anlamlandırarak okuyucuya sunmak temel hedeflerimizdir. Bu hedef doğrultusunda şiir sanatının diğer sanatlardan farkına değinilmiş, şiiri düzyazıdan ayıran özellikler saptanmış, İkinci Yeni Şiir Hareketi'nin ne olduğuna, hangi sosyal, kültürel ve edebi şartlar altında ve nasıl ortaya çıktığına, İkinci Yeni poetikasını benimsemiş ve bu anlayışla yazmış şairlere, etkisi altında kaldığı edebi akımlara, öncüllerine ve ardıllarına değinilip İkinci Yeni şairlerinin şiir anlayışlarından bahsedilmiştir. İkinci Yeni Şiiri'nin ardından şiirde kullanılan sanatlardan bahsedilmiş ve özellikle şiirde anlamı bireyselleştiren metafor üzerinde durulup metaforla ilgili sanatlar tanıtılmıştır. Metaforu tam anlamıyla idrak edebilmemiz için çalışmada metaforun tarihi gelişimi ve edebiyat çerçevesinde kullanımlarından örnekler verilmiştir. Çalışmada İkinci Yeni Şiir Hareketi şairlerinin, hareketi bütün olarak tamlayıcı eserleri incelenerek eserlerdeki metaforik kullanımlar saptanmıştır. Yapılan bu metafor saptama çalışmasında tarama modeli uygulanmış ve mecazlar yoluyla nitel veri toplama yöntemi uygulanmıştır. Bu çalışmada veri çözümleme ve yorumlama tekniği olarak kaynak taraması, içerik analizi ve betimsel analizden yararlanılmıştır. Kaynak taraması ve fişleme yöntemiyle elde edilen veriler, amaca ulaşmak için belirtilen alt problemlere uygun olarak tasnif edilmiş ve bunlara dayalı olarak saptamalar yapılmıştır. Bu saptamalar doğrultusunda İkinci Yeni şairlerinin, bu şiir hareketinin anlayışını yansıtan şiirlerindeki örtülü anlamlar ve kapalılıklar giderilmeye çalışılmıştır. Anahtar Kelimeler: Metafor, İkinci Yeni, Şiir, Edebi Sanat,

MetaforTürk edebiyatıTürk şiiri+2
Uğur Bayraktar
Bingol University · Institute of Educational Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Analitik yazma ve değerlendirmenin 6. sınıf öğrencilerinin yazma tutumu ve yazma başarısına etkisi

Bu çalışmanın amacı Analitik Yazma ve Değerlendirme modelinin 6. sınıf öğrencilerinin yazma tutumu ve yazma başarısına etkisini araştırmaktır. Bu araştırmada hipotezleri test etmek amacıyla nicel yöntemlerden ön test son test kontrollü yarı deneysel modelden yararlanılmıştır. Araştırma 2014- 2015 eğitim öğretim yılı Ayvalık Onbeş Eylül Ortaokulu'nda okuyan bir deney bir de kontrol grubunda bulunan toplam 88 6. sınıf öğrencisiyle gerçekleştirilmiştir. Çalışma 9 hafta sürmüştür. Dersler deney grubunda analitik yazma ve değerlendirme modeline uygun etkinliklerle, kontrol grubunda MEB'in belirlediği ders içeriğine uygun biçimde işlenmiştir. Araştırmada öğrencilerin yazma tutumuna ve yazma başarılarına ilişkin veriler toplanmıştır. Nicel olarak elde edilen veriler üzerinde Yüzde ve Frekans, Wilcoxon İşaretli Sıralar Testi ve Mann- Whitney U Testi analizleri kullanılmıştır. Araştırma sonucunda elde edilen verilere göre öğrencilerin yazmaya yönelik tutumlarında deney grubu lehine anlamlı bir farklılık bulunmuştur. Araştırma sonucunda elde edilen verilere göre öğrencilerin yazma başarılarında deney grubu lehine anlamlı bir farklılık vardır. Anahtar kelimeler: Analitik yazma ve değerlendirme, yazma başarısı, yazma eğitimi, yazma tutumu.

Analitik yazma ve değerlendirme modeliOrtaokul öğrencileriOrtaokullar+5
Çilem Görgüç
Bingol University · Institute of Educational Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaokul öğrencilerinin konuşmalarında gözlemlenen akıcılık sorununun incelenmesi

Çalışmanın amacı, ortaokul öğrencilerinin konuşmalarında gözlemlenen akıcılık sorunlarını incelemek, akıcılık sorunu türlerinin yaş ve cinsiyet değişkenlerine göre farklılık gösterip göstermediğini belirlemektir. Araştırmanın örneklemi İzmir ili Bayraklı ilçesinde bulunan Ticaret Borsası Ortaokulundaki altıncı, yedinci ve sekizinci sınıf (12-14 yaş) öğrencileridir. Örneklem için güç analizi yapılmıştır ve örneklem 60 öğrenci olarak belirlenmiştir. Her grubun sayıları ile cinsiyet dağılımı eşit olarak düzenlenmiştir. Çalışmaya katılan öğrencilerin her birine ders kitaplarında yer alan, sınıf düzeylerine uygun metinler okunmuş ve ardından metinler öğrenciler tarafından anlatılırken öğrencilerin ses kayıtları alınmıştır. Kaydedilen konuşma örneklerinden en az 300 sözcükten oluşan konuşma örnekleri çevriyazıya dönüştürülmüştür. Kayıtlardan elde edilen veriler çalışmanın amacı doğrultusunda incelenmiş ve istatistiksel olarak analiz edilmiştir. Çalışmanın sonucunda sınıf (yaş) yükseldikçe akıcılık sorununun azaldığı belirlenmiştir. Akıcılık sorunu türleri incelendiğinde bütün öğrencilerin konuşmalarında en çok "dolu durak" görülmüştür. Daha sonra "tekrar", "dolgu sözcük", "tereddüt" ve "yanlış başlangıç" görülmüştür. En az ise "uzatmalar" görülmüştür. Cinsiyet değişkeni bağlamında ise toplamda kız öğrencilerin konuşmalarında erkek öğrencilere oranla daha fazla akıcılık sorunu görülmüştür. Anahtar Sözcükler: Konuşma, Akıcılık Sorunu, Ortaokul Öğrencileri, Yaş, Sınıf, Cinsiyet.

AkıcılıkCinsiyetCinsiyet farkları+2
Eylem Ezgi Özdemir
Bingol University · Institute of Educational Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

İlköğretim ikinci kademe Türkçe dersi ders kitapları, öğrenci çalışma kitapları ve öğretmen kılavuz kitaplarının çoklu zekâ kuramına uygunluk durumları

Zekânın ne olduğu ve nasıl tanımlanması gerektiği konusu uzun yıllardan beri birçok eğitimcinin ilgi alanını oluşturmaktadır. Zekâya geleneksel bir bakış açısıyla bakanlar insanları ?zeki olanlar ?ve ?zeki olmayanlar? şeklinde ayırma yoluna gitmişlerdir. Çoklu Zekâ Kuramıyla birlikte zekâ sınıflandırmasına yepyeni bir pencere açılmıştır. Çoklu Zekâ Kuramı getirdiği yeniliklerle bireye göre eğitim felsefesinin temelini atmıştır.Bu çalışmada amaç ilköğretim ikinci kademe Türkçe derslerinde kaynak olarak kullanılan ders kitapları, öğrenci çalışma kitapları ve öğretmen kılavuz kitaplarının Çoklu Zekâ Kuramına ne ölçüde dikkat edilerek hazırlandığını saptamaya çalışmaktır. Araştırmanın evrenini tüm ilköğretim ikinci kademe Türkçe dersi ders kitapları, öğrenci çalışma kitapları ve öğretmen kılavuz kitapları oluştururken, araştırmanın örneklemini Milli Eğitim Bakanlığına ait ilköğretim ikinci kademe Türkçe dersi ders kitapları, öğrenci çalışma kitapları ve öğretmen kılavuz kitapları oluşturmaktadır.Araştırmada öğrenci ders kitaplarından seçilen metinler incelenmiş, metinlerdeki ifadelerin öğrencilerin hangi zekâ alanlarına hitap ettikleri belirlenmeye çalışılmıştır. Öğrenci çalışma kitaplarında tüm etkinlikler incelenerek hangi zekâ alanlarına hitap ettikleri belirlenmiş ve yüzdelik oranları bulunmuş, veriler tabloya aktarılmıştır. Öğretmen kılavuz kitaplarında ise tüm yönlendirici ifadeler ve varsa ek etkinlikler incelenmiş, yönlendirici ifadelerin ve ek etkinliklerin hangi Çoklu Zekâ alanlarına hitap ettikleri belirlenip, toplam zekâ türleri içindeki oranları tablolar şeklinde sunulmuştur.Araştırmanın sonucunda ilköğretimde kaynak olarak kullanılan söz konusu kitapların Çoklu Zekâ Kuramına yeterli derecede dikkat edilerek hazırlanmadığı sonucu ortaya çıkmıştır. Kitaplarda her zekâ türüne yeterli derecede önem verilmediği, seçilen metinlerin pek çok zekâ türünü içinde barındırmasına rağmen öğrenci çalışma kitaplarında yer alan etkinliklerin ve öğretmen kılavuz kitaplarındaki yönlendirici ifadelerin daha çok öğrencilerin sözel-dilbilimsel zekâlarına hitap ettiği görülmüştür.Anahtar Sözcükler: İlköğretim, Ders Kitabı, Öğrenci Çalışma Kitabı, Öğretmen Kılavuz Kitabı, Çoklu Zekâ Kuramı.

Ders kitaplarıKitaplarTürkçe dersi+5
Işıl Kırcı
Karadeniz Technical University · Institute of Educational Sciences
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Türkçe dersi ilköğretim ikinci kademe (6, 7, 8. sınıflar) metin işleme süreçlerine ilişkin öğretmen görüşleri

Eğitim alanındaki gelişmeler ve eğitim alanında yapılan değişiklikler Türkçe eğitimini de derinden etkilemektedir. Yapılandırıcı yaklaşımla geliştirilen Türkçe Öğretim Programı'nda Türkçe dersinin kazanımları metin işleme süreçleri içerisinde aşamalara bölünmüş ve her bir aşamanın becerileri birbiriyle ilişkilendirilerek bir metin üzerinde bütün halinde işlenmeye ve kazandırılmaya çalışılmaktadır. Bu çalışmayla, ilköğretim ikinci kademede (6,7 ve 8. Sınıf) Türkçe dersi metin işleme süreçlerine ilişkin öğretmen görüşlerinin belirlenmesi amaçlanmıştır.Araştırmanın örneklemini Trabzon ilinde bulunan okullarda çalışan 70 Türkçe öğretmeni oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak anket kullanılmıştır. Yöntem olarak tarama modeli kullanılmıştır ve veriler tek yönlü varyans (ANOVA) analizi ile değerlendirilmiştir.Araştırma sonucunda bayan öğretmenlerin metin işleme süreçlerine daha çok hakim olduğu, ?25-36? yaş grubunda bulunan, ?fakülte? mezunu ve kıdem yılı ?5-9? yılları arasında olan öğretmenlerin metin işleme süreçleri aşamalarında aktif oldukları anlamsal faklılıklarla tespit edilmiştir. Araştırmaya katılan öğretmenlerin metin işleme süreçlerinde en çok zamanı okuma/dinleme/izleme ve dil bilgisi öğretimi aşamalarına ayırdıkları, konuşma, yazma aşamalarına istenilen yeterlilikte zaman ayıramadıkları görülmüştür. Öğretmenlerin genelinin programın her bir aşama için belirlediği yöntem ve teknikleri uygulamaya çalıştıkları söylenebilir. Genel olarak öğretmenler, öğrencilerin Türkçe dersi metin işleme süreçlerinde zevk aldıkları yönünde görüş belirtmişlerdir. Bununla birlikte öğretmenler metin işleme sürecinde zaman zaman tekrara düşüldüğü, bazı aşamalarda yer alan etkinliklerin öğrenci seviyelerine uygun olmadığı, bazı aşamalarda zaman sıkıntısı çekildiği, bazı aşamalarda da araç gereç sıkıntısı çekildiği yönünde görüş belirtmişlerdir.Anahtar Sözcükler: İlköğretim, Türkçe Eğitimi, Öğretim Programı, Metin İşleme Süreci

Metin okumaMetinden öğrenmeTürkçe+9
Derya Öztürk
Karadeniz Technical University · Institute of Educational Sciences
2011
00
Master'sOpen AccessTR

İlköğretim ikinci kademe Türkçe dersi proje görevi başarı puanları ile akademik başarı ve derse yönelik tutum arasındaki ilişkinin değerlendirilmesi

Değişim süreklidir ve çağın getirisi olan bu değişikliklere her alanda uymak gerekir. Eğitim öğretimde de gerekli değişim ve gelişim yapılmalıdır ki istenilen başarı sağlansın. Eğitimde tüm dersleri etkileyen Türkçe dersi alanında gerekli çalışmalar sürmüş ve Türkçe eğitimi için yenilenme sağlanmıştır. Eğitim programının unsurlarından ölçme ve değerlendirme alanında yeni yönelimler ve alternatifler öne çıkmıştır. Bu çalışmada ilköğretim ikinci kademe Türkçe dersi proje görevi başarı puanları ile öğrencinin Türkçe dersi akademik başarısı ve derse yönelik tutumu arasındaki ilişkinin değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Araştırmanın örneklemi Giresun merkez ve Giresun ilçelerinden olan Görele, Espiye, Tirebolu ilçelerinde bulunan Namık Kemal İlköğretim Okulu, Mustafa Kemal İlköğretim Okulu, Cumhuriyet İlköğretim Okulu öğrencilerinden oluşmaktadır. Çalışmaya 6, 7 ve 8. sınıflarda öğrenim gören 125 öğrenci dâhil edilmiştir. Veri toplama aracı olarak ?Türkçe Dersine Yönelik Tutum Ölçeği, Türkçe Dersi Proje Görevine Yönelik Tutum Anketi? kullanılmış ve alt problemlere cevap bulmak için öğrencilerin dönem sonu Türkçe dersi ve proje görevi notları elde edilmiştir. Araştırma betimsel nitelikte olup araştırmayla ilgili veriler tarama yoluyla toplanmıştır. Araştırmada tek yönlü varyans ( ANOVA) analizi ve korelasyon analizi kullanılmıştır.Araştırma bulgularına göre anne ve baba eğitimine göre proje başarı puanları arasında anlamlı bir ilişki görülmemiştir; proje görevi başarı puanları ile Türkçe dersi akademik başarısı arasındaki ilişki anlamlı bulunmamıştır, Proje görevi başarı puanları ile Türkçe dersine yönelik tutum arasında anlamlı bir ilişki bulunmamıştır; ancak Proje görevi başarı puanları ile proje görevine yönelik tutum arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki görülmüştür.Anahtar Sözcükler: Türkçe Öğretimi, Ölçme ve Değerlendirme, Proje Görevi, Akademik başarı, Tutum.

Akademik başarıProje değerlendirmeProjeler+8
Türkan Kaya
Karadeniz Technical University · Institute of Educational Sciences
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Halide Edip Adıvar'ın romanlarında eğitim evreninin kronolojik açıdan incelenmesi

Bu araştırmanın amacı, Halide Edip Adıvar'ın romanlarındaki eğitim evreninin ilk romandan son romana doğru kronolojik olarak incelenmesidir. Araştırmanın birinci bölümünde problem durumuna bağlı olarak alt problemler, tezin önemi ve amacı, sınırlılıklar belirtilmiş; konuyla ilgili araştırmalara kısaca yer verilmiştir. Araştırmanın ikinci bölümünde Türk eğitim tarihi, Halide Edip Adıvar'ın hayatı ile ilgili kavramsal bir çerçeve oluşturulmuştur.Araştırmada doküman incelemesi ve tarama teknikleri kullanılmıştır. Araştırmanın evrenini yazarın 1909-1963 yılları arasında yayımlanan yirmi bir romanı oluşturmaktadır. Araştırmada örneklem seçimine gidilmemiş, evrenin tamamı incelenmiştir. Eserlerdeki eğitim ile ilgili fikirler fişlenmiş, kodlanmış, kodlanan veriler anlamlı bir bütün oluşturacak şekilde kategorilere ayrılmıştır.Araştırmanın sonunda; yazarın ilk romanından son romanına doğru Doğu-Batı sentezi fikrinin geçerliliğini koruduğu görülmüştür. Buna mukabil kahramanların eğitim durumlarında değişim görülmüş, eğitim kurum ve yöntemleri, öğretmen tipleri, öğrenci tipleri ve eğitim ortamlarının fiziki özelliklerinde ise herhangi bir değişim görülmemiştir.Halide Edip Adıvar, ilk romanlarında Avrupa'da eğitim görmüş kahramanlar üzerinden Avrupa'daki eğitimi olumlarken, Millî Mücadele Döneminde millî eğitim üzerine yoğunlaşmış, sonraki romanlarında ise Avrupa'daki eğitimin yerine Amerikan eğitim sistemini ön plana çıkarmıştır. Yazar, bütün romanlarında Doğu ve Batı eğitim sistemlerinin sentezini benimsemiştir.

Adıvar, Halide EdipEğitimEğitim sistemi+3
Neslihan Aydın Şahin
Karadeniz Technical University · Institute of Educational Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Reşat Nuri Güntekin'in romanlarında eğitim evreninin kronolojik olarak incelenmesi

Türk edebiyatında önemli bir yere sahip olan Reşat Nuri Güntekin pek çok türde eser vermiştir. Eğitimcilik yönüyle de dikkat çeken yazar, romanlarında eğitim ile ilgili unsurları sıklıkla kullanmıştır. Bu çalışmayla Reşat Nuri Güntekin'in romanlarında eğitim evreninin nasıl bir değişim gösterdiği tespit edilmeye çalışılmıştır.Araştırmada doküman incelemesi tekniği ve tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmanın evrenini Reşat Nuri Güntekin'in on dokuz romanı oluşturmuştur. Örneklem seçme yoluna gidilmemiştir. Eserlerdeki eğitim ile ilgili fikirler fişlenmiş, kodlanmış, kodlanan veriler anlamlı bir bütün olacak şekilde kategorilere ayrılmıştır. Verilerin sunumunda eserlerden alıntılar yapılmıştır.Bulgular ve yorumlar kısmında, Reşat Nuri Güntekin'in on dokuz romanından elde edilen veriler, kahramanların eğitim durumları, eğitim kurum ve yöntemleri, öğretmen tipleri, öğrenci tipleri ve fiziki ortam başlıkları altında ele alınarak yorumlanmıştır.Araştırmanın sonucunda Reşat Nuri Güntekin'in romanlarında Anadolu'nun eğitilmesi fikrinin esas olduğu ve bunun tüm romanlarında bilinçli olarak işlendiği görülmüştür. Yazarın ilk romanından son romanına doğru kahramanların eğitim durumlarında, fiziki ortamda ve öğrenci tiplerinde belirgin bir değişim görülmediği ve öğretmen tiplerine sıklıkla yer verildiği gözlenmiştir. Kadın kahramanların, erkek kahramanlara oranla daha düşük eğitim seviyesine sahip oldukları, çocuk kahramanların eğitilmesi gerektiği fikri ve yurt dışı eğitiminin, kahramanların eğitimlerinde önemli bir aşama olarak düşünüldüğü görülmüştür. Yazarın ilk romanından son romanına doğru bakıldığında onun, eğitimde yenileşme hareketlerinin başladığı bir dönemde eski ve yeni eğitim kurumlarına ait çatışmalara yer verdiği, eskiye ait olan yanlış metotları eleştirdiği ve yenilikçi eğitimin savunucusu olduğu ön plana çıkmıştır. Eğitimde geleneksel ve modern anlayışa sahip olan farklı tipteki idarecilere ve öğretmenlere bir arada yer verilmiştir. Öğrencilerin maddi durum ve kıyafet açısından aynı imkânlara sahip olmadığı gözlenmiştir. Fiziki ortam olarak Anadolu'ya ait görüntüler hâkimdir.

AnadoluEğitimEğitim sistemi+7
Esra Hacısalihoğlu Kaya
Karadeniz Technical University · Institute of Educational Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Ziya Gökalp'ın şiirlerinin değerler eğitimi açısından incelenmesi

Ziya GÖKALP'ın Şiirlerinin Değerler Eğitimi Açısından İncelenmesiDeğer eğitimi, son yıllarda giderek önem kazanmaya başlamıştır. Önce ailede sonra okulda verilen değer eğitimi; değerlerin benimsenmesi, yaşama biçimi haline getirilmesi ve gelecek kuşaklara aktarılması bakımından önemlidir. Çocuğa, yaşadığı dünyada geçerli olan evrensel değerleri ve mensubu olduğu milletin kültürel değerleri benimsetilmelidir. Bu bağlamda Türkçe dersi, değer aktarımında önemli bir göreve sahiptir. İçerdiği edebi türler itibarıyla zengin olan Türkçe dersi, geçmişten günümüze kadar ulaşmış metinler aracılığıyla hem millî manevi hem de evrensel değerler hakkında bilgi edinmemizi sağlar.Bu çalışmada, hem dünya edebiyatında hem de Türk fikir ve edebiyat alanında önemli bir yere sahip olan Ziya Gökalp'ın şiirleri ele alınmıştır. Ziya Gökalp'ın sosyolojiden edebiyata, tarihten siyasete kadar birçok alanda eserleri vardır. Eserlerinde düşüncelerine yer veren Gökalp'ın şiirleri değer eğitimi açısından incelenmiştir.Araştırmada, içinde Ziya Gökalp'ın şiirlerinin bulunduğu, Fevziye Abdullah Tansel'in `Ziya Gökalp Külliyatı- 1, Şiirler ve Halk Masalları' adlı eseri incelemeye alınmıştır. İnceleme, 103 şiir üzerinden yapılmıştır.Araştırma, betimsel bir çalışmadır. Şiirler daha önceden belirlenen değerlere göre incelenip, bu değerlere göre yorumlanacağı için betimsel çalışma yapılmıştır. Veri toplama tekniği olarak da, doküman inceleme tekniği kullanılmıştır. Araştırılması hedeflenen, olgu veya olgularla ilgili yazılı materyallerin analizini içerdiği için bu teknikten faydalanılmıştır. Şiirler, değerlere göre incelenip yorumlandıktan sonra değer dağılımları tablolar halinde gösterilmiştir.Sonuç olarak; Ziya Gökalp'ın şiirlerinde `vatan sevgisi, millet sevgisi, dini değerler, Türk büyüklerine saygı, kahramanlık ve şehitlik' değerlerine daha çok yer verildiği görülmüştür. İnceleme sonunda Ziya Gökalp'ın şiirlerinde değer eğitimine önem verdiği söylenebilir.Anahtar Kelimeler: Değer, Değer Eğitimi, Ziya GÖKALP, Şiir.

DeğerlerDeğerler eğitimiGökalp, Ziya+2
Esra Yılmaz
Karadeniz Technical University · Institute of Educational Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Meslek yüksekokullarında Türk dili dersinin etkililiğinin arttırılmasına yönelik bir aksiyon araştırması

Bu araştırmanın amacı, meslek yüksekokullarında okutulan Türk Dili dersinin amacına ulaşabilmesi için etkililiğinin artırılması konusunda, dersi veren öğretim elemanının uygulamasını kendi yansıtmaları ve öğrenci görüşleri aracılığıyla geliştirebilmesidir. Bu amaca yönelik olarak nitel yöntemle aksiyon araştırması yürütülmüştür. Bu yöntemin seçilmesinde öne çıkan etkenler aksiyon araştırmasının bizzat uygulayıcısının araştırmanın içinde olması, uygulamada ortaya çıkan problemleri bizzat gözlemleyerek tespit edebilmesi ve getirdiği çözümleri sınıf ortamında uygulayarak sonuçlarını görebilme imkânını sağlamasıdır.Çalışma 2011-2012 eğitim-öğretim yılının 14 haftalık ders süresinde öğrenim gören 186 öğrenci ile yürütülmüştür. Veri toplama aracı olarak araştırmacı günlüğü, öğrenci günlüğü ve yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır. Öğrencilere tutturulan günlük ve uygulanan yarı yapılandırılmış görüşme formlarının analizi neticesinde bazı öğrencilerin çalışmaya yönelik hiç veri sağlamadığı veya veri kaynağı olarak yetersiz kaldığı ortaya çıkmıştır. Elde edilen veriler içerik analizine tabi tutulmuş ve sürekli karşılaştırmalı metottan yararlanılmıştır.Çalışma sonucunda öğrencilerin ilgili ve duyarlı yaklaşmasının sağlanması ve dersin etkili kılınabilmesi için öğreticinin dersi önemseyerek model olması gerektiği; öğrencilerin dil bilinci kazandıracak metinlerle derste karşılaşmalarının sağlanması ve yazı çalışmaları yaptırılarak öğrenciyle birlikte kontrol edilmesi gerektiği; öğrenci sayısının fazla olduğu sınıflarda her öğrencinin katılımını sağlayacak tekniklerin kullanılmasının gerektiği anlaşılmıştır.Anahtar Kelimeler: Meslek Yüksekokulu, Türk Dili Dersi, Aksiyon Araştırması, Nitel Yöntem

AksiyonEtkinlikMeslek yüksek okulları+5
Ersin Gülay
Karadeniz Technical University · Institute of Educational Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

İlköğretim 6, 7 ve 8. sınıf Türkçe dersi öğretim programındaki alternatif ölçme-değerlendirme yöntemlerine yönelik öğretmen görüşlerinin değerlendirilmesi

Çağın getirdiği yeniliklere göre hazırlanan İlköğretim Türkçe Dersi Öğretim Programı (İTDÖP)?nda geleneksel ölçme-değerlendirme yöntemlerinin yanı sıra alternatif ölçmedeğerlendirme yöntemlerinin kullanılması önerilmektedir. Bu çalışmada Türkçe öğretmenlerinin İlköğretim Türkçe Dersi Öğretim Programı (6, 7 ve 8. Sınıflar)?nda yer alan alternatif ölçme-değerlendirme yöntemleri hakkındaki görüşleri araştırılmaktır. Bu genel amaç çerçevesinde Türkçe öğretmenlerinin alternatif ölçme-değerlendirme yöntemlerinin işlevlerine ve bu yöntemleri kullanma sıklığına yönelik görüşleri araştırılmaktadır. Ayrıca öğretmenlerin alternatif ölçme-değerlendirme yöntemlerini uygulama biçimlerine yönelik görüşleri ve bu yöntemleri uygularken karşılaşılan sorunlar -varsa- incelenmektedir. Betimsel bir nitelik taşıyan bu araştırmada nicel veri toplama araçlarından anket ve nitel veri toplama araçlarından görüşme kullanılmıştır. Böylece ?çoklu metot? (karma metot) kullanılmış ve veri toplama araçlarında çeşitleme (triangulation) yapılmıştır. Araştırmanın evrenini, 2011-2012 eğitim-öğretim yılında Trabzon ili devlet okullarında görev yapan Türkçe öğretmenleri oluşturmaktadır. Örneklem, çalışma evreni içinden basit olasılıklı (rastgele) örnekleme yoluyla seçilmiştir. Araştırmanın örneklemini 2011-2012 eğitim-öğretim yılında Trabzon ilindeki devlet okullarında görev yapan Türkçe öğretmenleri oluşturduğundan Karadeniz Teknik Üniversitesi Eğitim Bilimleri Enstitüsü aracılığıyla Trabzon Valiliği ve İl Milli Eğitim Müdürlüğünden araştırma için gerekli izin (Ek 19) alınmıştır. 150 öğretmene uygulanan anketlerden 123 tanesi analiz edilmiştir. Anket uygulaması sırasında görüşmeye katılmak için gönüllü olduğunu belirten 34 öğretmen arasından basit (rastgele) örnekleme ile 13 öğretmen seçilerek görüşme yapılmıştır. Anketteki verilerin SPSS 15.00 (Sosyal Bilimler için İstatistik Paketi) paket programı kullanılarak frekans (f) ve yüzde (%) dağılım hesapları yapılmıştır. Yapılan görüşmeler sonunda elde edilen nitel verilerin analizinde ise içerik analizi yöntemi kullanılmıştır. Araştırma sonucunda öğretmenlerin İlköğretim Türkçe Dersi Öğretim Programı?nda adı geçen alternatif ölçme-değerlendirme yöntemlerinin işlevlerini kabul ettiği görülmüştür. Ancak öğretmenlerin akran değerlendirme yönteminin verimliliği konusunda şüphelerinin olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca öğretmenlerin öz değerlendirme ve akran değerlendirme yöntemlerini objektif bir değerlendirme yapma konusunda yeterli bulmadıkları sonucuna ulaşılmıştır. Türkçe öğretmenleri tarafından en sık kullanılan alternatif ölçme-değerlendirme yöntemlerinin performans görevi ve proje olduğu; en az kullanılan alternatif ölçmedeğerlendirme yöntemlerinin ise tutum ölçeği, akran değerlendirme ve öz değerlendirme olduğu tespit edilmiştir. Öğretmenlerin daha çok performans görevi ve projeler hakkında öğrencilere geri bildirim verdiği sonucuna ulaşılmıştır. Öğretmenlerin performans görevi, proje ve öğrenci ürün dosyalarını değerlendirirken dereceli puanlama anahtarını kullandığı tespit edilmiştir. Grupla yapılan çalışmalarda Türkçe öğretmenlerinin grubun bütün üyelerine aynı notu verdiği görülmüştür. Alternatif ölçme-değerlendirme yöntemlerini uygularken en sık karşılaşılan problemlerin haftalık ders saatinin yetersizliği ve sınıf mevcudunun fazlalığı olduğu tespit edilmiştir. Bunların yanı sıra okulun ve sınıfın fiziki olanaklarının yetersiz olması, ölçeklerin karmaşık olması ve alternatif ölçme-değerlendirme yöntemlerini uygularken sınıf yönetiminde zorluk yaşanmasıdır. Anahtar Kelimeler: Türkçe dersi öğretim programı, ölçme-değerlendirme, alternatif ölçme-değerlendirme yöntemleri, öğretmen görüşleri.

Alternatif ölçme ve değerlendirme teknikleriTürkçeTürkçe dersi+4
Fadime Yiğit
Karadeniz Technical University · Institute of Educational Sciences
2013
00
Master'sOpen AccessTR

Hava Astsubay Meslek Yüksekokulunda yer alan Türk dili derslerinin astsubay adaylarının sözlü ve yazılı anlatım öz-yeterlik algılarına etkisi

İletişimin hızla değiştiği ve geliştiği günümüzde her birey, kendisini yazılı ve sözlü olarak iyi bir şekilde ifade edebilmelidir. Özellikle belirli meslek gruplarında bu becerilerin üst seviyede olması beklenmektedir. Askerlik mesleğini icra eden bireyler de askerlerin sevk ve idaresi ile sosyal yaşantılarında kendilerini etkili bir şekilde ifade edebilecek iletişim becerisine ihtiyaç duymaktadırlar. Bu noktada, söz konusu becerinin geliştirilmesinde üniversitelerde okutulan Türk Dili derslerinin katkısı ile bireyin yapabileceklerine ilişkin algılarına bağlı olarak ortaya çıkan "öz yeterlik" kavramı önem arz etmektedir. Bu çalışma, Hava Astsubay Meslek Yüksekokulunda yer alan Türk Dili derslerinin (Türk Dili I ve Türk Dili II) astsubay adaylarının sözlü ve yazılı anlatım öz yeterlik algılarına etkisini çeşitli değişkenler altında incelemeyi amaçlamaktadır. Araştırma tek gruplu yarı deneysel desenli araştırma yöntemine göre yapılmıştır. Araştırmanın evrenini Hava Astsubay Meslek Yüksekokulunda öğrenim gören tüm astsubay adayları oluşturmaktadır. Örneklemini ise bu evrenden "tesadüfi olmayan örneklem" yöntemine göre belirlenmiş 1.sınıf düzeyindeki 66 astsubay adayı oluşturmuştur. Çalışmada, geçerliği ve güvenirliği önceden saptanmış ''Yazılı Anlatım Öz Yeterlik Ölçeği (Aydın, İnnalı, Batar ve Çakır, 2013)" ve ''Sözlü Anlatım Öz Yeterlik Ölçeği (Aydın, 2013)'' kullanılmıştır. Araştırma sonucunda, örneklemde yer alan adayların sözlü ve yazılı anlatım öz yeterlik inancı düzeyleri orta düzeyden iyi düzeye yükselerek anlamlı seviyede artış gerçekleşmiştir. Adayların aldıkları Türk Dili dersleriyle hem mezun oldukları lise türlerine göre hem de lise alanlarına göre sözlü ve yazılı anlatım öz yeterlik puanları arasında anlamlı bir fark olmadığı saptanmış; adayların sözlü anlatım öz yeterlik algısı ile yazılı anlatım öz yeterlik algısı arasında ilişkiye bakıldığında ise hem öntestlerde hem de sontestlerde sözlü anlatım lehine yüksek sonuç çıkmıştır. Anahtar Kelimeler: Yazma, Yazılı Anlatım, Öz Yeterlik, Konuşma, Sözlü Anlatım.

Askeri okullarAstsubaylarMeslek yüksek okulları+7
Mümin Evran
Bingol University · Institute of Educational Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Türkçe öğretmenlerinin okuma ilgileri ve öğrencilere okuma alışkanlığı kazandırmaya yönelik etkinlikleri üzerine bir araştırma (Trabzon ili örneği)

Bu araştırmada, Türkçe öğretmenlerinin okuma ilgileri, öğrencilere okuma alışkanlığı kazandırmaya yönelik etkinlikleri ve okuma ilgileriyle okuma alışkanlığı kazandırmaya yönelik etkinlikleri arasındaki ilişki belirlenmeye çalışılmıştır. Araştırma, ilişkisel tarama modelinde yürütülmüştür. Araştırmanının evrenini 2012-2013 eğitim öğretim yılında Trabzon il merkezi ve ilçelerinde görev yapan Türkçe öğretmenleri oluşturmaktadır. 138 Türkçe öğretmeni, araştırmaya amaçlı örnekleme yöntemiyle seçilmiştir. Araştırmada Dökmen (1994) tarafından geliştirilen Okuma İlgisi Ölçeği ve araştırmacı tarafından geliştirilen Okuma Alışkanlığı Kazandırmaya Yönelik Etkinlikler Anketi kullanılmıştır. Ölçme araçlarından elde edilen verilerin analizinde betimsel istatistikler (frekans, yüzde, ortalama değerleri) ve korelasyon katsayısı hesaplanmış; t testi, ANOVA ve Scheffe testi analizleri uygulanmıştır. Analizler SPSS 16 programıyla gerçekleştirilmiştir. Verilerin karşılaştırılmasında anlamlılık düzeyi Pearson korelasyon katsayısı için .01; diğer testler için .05 olarak kabul edilmiştir. Araştırma bulgularına göre: Türkçe öğretmenlerinin okuma ilgilerinin orta düzeyde olduğu belirlenmiştir. Kadın Türkçe öğretmenlerinin, erkek Türkçe öğretmenlerine göre okumaya ilgileri daha yüksektir. Türkçe öğretmenleri, öğrencilere okuma alışkanlığı kazandırmaya yönelik etkinlikleri çoğu zaman düzeyinde gerçekleştirmektedir. Okuma alışkanlığı kazandırmaya yönelik etkinlikleri kadın Türkçe öğretmenleri, erkek Türkçe öğretmenlerine; lisansüstü öğrenim görmüş Türkçe öğretmenleri, lisans öğrenimi görmüş Türkçe öğretmenlerine; il merkezinde çalışan Türkçe öğretmenleri ise ilçelerde çalışan Türkçe öğretmenlerine göre daha sık gerçekleştirmektedir. Türkçe öğretmenlerinin okuma ilgisi düzeyleriyle okuma alışkanlığı kazandırmaya yönelik gerçekleştirdikleri etkinlikler arasında orta düzeyde, pozitif bir korelasyon bulunmuştur. Yüksek okuma ilgisine sahip Türkçe öğretmenleri, düşük ve orta düzeyde okuma ilgisine sahip Türkçe öğretmenlerine göre okuma alışkanlığı kazandırmaya yönelik etkinlikleri daha sık gerçekleştirmektedir. Anahtar Kelimeler: Okuma, Okuma İlgisi, Okuma Alışkanlığı, Türkçe Öğretmeni

AlışkanlıklarBeceri kazandırmaOkuma+7
Hakan İskender
Karadeniz Technical University · Institute of Educational Sciences
2013
00
Master'sOpen AccessTR

Türkçe ders kitaplarındaki metinlerin kelime ve cümle yapılarıyla okunabilirlik düzeyleri arasındaki ilişki

Bu araştırmada, Türkçe ders kitaplarında yer alan metinlerin kelime ve cümle yapılarının okunabilirlik düzeyleri ile olan ilişkisi belirlenmeye çalışılmıştır. Araştırma, doküman incelemesi deseninde gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın evrenini Milli Eğitim Bakanlığı tarafından yayımlanan ve 2012-2013 eğitim öğretim yılında 5, 6, 7 ve 8. sınıflarda okutulan Türkçe ders kitapları oluşturmaktadır. Türkçe ders kitaplarındaki her temadan tiyatro metinleri ve şiirler hariç bir metin seçilmiştir. Toplamda 25 metin üzerinde çalışma gerçekleştirilmiştir. Türkçe ders kitaplarındaki metinlerin okunabilirlik düzeylerini belirlemek için Ateşman (1997) tarafından Flesch formülünden hareketle Türkçeye uyarlanan okunabilirlik formülü kullanılmıştır. Metinlerin kelime ve cümle yapılarının tespit edilmesiyle ilgili olarak 6, 7 ve 8. Sınıf İlköğretim Türkçe Dersi Öğretim Programı ile öğretmen kılavuz kitaplarındaki açıklamalardan faydalanılmış, öğrencilerin kelime ve cümle yapılarıyla ilgili bilgileri ve kavrama becerileri göz önünde bulundurulmuştur. Kelime ve cümle yapılarının analizi amacıyla her metnin ilk, orta ve son bölümlerinden olmak üzere toplamda 300 kelime ve 30 cümle seçilmiştir. Ölçme araçlarından elde edilen verilerin analizinde ANOVA testi uygulanmış, gruplar arası farklılığın varlığında çoklu karşılaştırma testlerinden LSD testi sonuçlarına bakılmıştır. Araştırmada anlamlılık düzeyi olarak .05 kabul edilmiştir. Araştırma sonucunda sıralı ve bağlı cümlelerin 5. sınıf düzeyindeki metinlerde 6, 7 ve 8. sınıf düzeyindeki metinlere oranla daha az kullanıldığı görülmüştür. Bir yapım eki almış kelime sayısı, zor ve orta güçlükte kabul edilen metinlerde kolay düzeydeki metinlere oranla daha yüksek kullanılmaktadır. Bir çekim eki almış kelime sayısı, kolay düzeydeki metinlerde, zor düzeydeki metinlere oranla daha yüksek kullanılmaktadır. Basit kelimeler, kolay düzeydeki metinlerde orta güçlükte ve zor kabul edilen metinlere göre daha fazla kullanılmaktadır. Türemiş kelimeler, kolay düzeydeki metinlerde orta güçlükte ve zor kabul edilen metinlere göre daha az kullanılmaktadır. Basit cümleler, kolay düzeydeki metinlerde orta güçlükte ve zor kabul edilen metinlere göre daha fazla kullanılmaktadır. Anahtar Kelimeler: Okunabilirlik, Kelime Yapısı, Cümle Yapısı, Türkçe Ders Kitabı

Cümle yapısıDers kitaplarıKelime yapısı+7
Emel İskender
Karadeniz Technical University · Institute of Educational Sciences
2013
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaokul Türkçe ders kitaplarının sözlü iletişim becerilerini geliştirme açısından değerlendirilmesi

Türkçe dersleri, öğrencinin sözlü iletişim öğrenme alanı içerisinde yer alan dinleme ve konuşma becerilerini geliştirmeyi hedeflemektedir. Bunu yaparken de ders kitaplarından yararlanılmaktadır. Bu yüzden Türkçe ders kitaplarının öğrencilerin sözlü iletişim becerilerini geliştirecek biçimde düzenlenmesi ihtiyacı doğmuştur. Çalışma öncesi yapılan alan yazın taramasında özellikle konuşma ve dinleme becerileri ile ilgili yeterli sayıda çalışma yapılmadığı görülmüştür. Bu nedenle çalışmada, Millî Eğitim Bakanlığı tarafından okullara ücretsiz dağıtılan beş, altı, yedi ve sekizinci sınıf Türkçe ders ve öğretmen kılavuz kitaplarındaki etkinlikler, sözlü iletişim öğrenme alanı amaç ve kazanımlarına uygunluğu açısından incelenmiştir. Araştırmanın kuramsal çerçevesi oluşturulurken alan yazındaki kitaplar, makale ve tezler ile incelenen Türkçe ders kitapları doküman incelemesi yoluyla taranmıştır. Elde edilen bu veriler betimsel analiz yoluyla çözümlenmiştir. Araştırma giriş, ilgili yayın ve araştırmalar, yöntem, bulgular ve yorumlar, sonuç, tartışma ve öneriler olmak üzere beş bölümden meydana gelmiştir. Çalışmada Türkçe ders ve öğretmen kılavuz kitabında yer alan okuma ve dinleme metinlerinin adı, yazarı, teması, alt teması, türü ve ders saati ile ilgili bilgiler verilmiştir. Ardından bu metinler araştırmacı tarafından kısa birer özet hâline getirilmiştir. Metinlerin bağlı olduğu temalar yayınevlerinin verdiği şekle bağlı kalınarak sınıflandırılmıştır. Son aşamada bu metinlerle ilgili öğretmen kılavuz kitabındaki yönergelerden de hareketle öğrenci çalışma ve öğretmen kılavuz kitabında yer alan konuşma ve dinleme etkinlikleri, konuşma ve dinleme türlerini örnekleme bakımından tablolaştırılmıştır. Elde edilen bulgular yorumlanmış ve ulaşılan sonuçlara istinaden önerilere yer verilmiştir. Çalışmada örnek olması bakımından bazı metinler için eleştirilere yer verilmiştir. Bu eleştiri ve öneriler her sınıf seviyesi için ikişer metinle sınırlı tutulmuştur. Bu araştırma, gelecek yıllarda okutulacak Türkçe ders kitaplarındaki metin ve etkinliklerin geliştirilmesine katkı sağlamayı hedeflemektedir.

Ders kitaplarıDinlemeKitaplar+7
Meltem Çetinkaya
Bingol University · Institute of Educational Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Âşık kollarında gelenek, etkileşim, eğitim ve Pir Sultan Abdal kolunun oluşumu

Bu çalışmada, XVI. yy.dan itibaren ortaya çıktığını kabul ettiğimiz âşıkların, gelenekleri sonucu ortaya çıkan âşık kollarında gelenek, etkileşim, eğitim unsurları ele alınmış ve var olan âşık kollarına bir yenisi eklenerek Pir Sultan Abdal Kolu oluşturulmuştur.Çalışmada âşık kavramı, âşıkların genel özellikleri, âşık edebiyatı, âşık edebiyatında gelenek ve âşık kolları hakkında ön bilgi verilmiş ve bugüne kadar tespit edilen âşık kollarına şematik olarak yer verilmiştir. Âşık kollarında gelenek unsurları ayrıntılı olarak ele alınmış ve her âşık kolunda gelenek uygulanışı aynı olduğu için Emrah Kolu üzerinde örneklendirilmiştir. Âşık kollarının oluşmasını sağlayan etkileşim ve eğitim unsurları üzerinde durulmuştur.Halk edebiyatının en önemli görevlerinden biri olan eğitim âşık kollarında da karşımıza çıkmaktadır. Halkın eğitiminde önemli bir yere sahip olan âşıkların şiirlerine Emrah Kolundaki âşıklardan yola çıkarak örnekler verilmiştir.Çalışmanın son bölümünde ise âşık gelenekleri, eğitim, etkileşim bağlamında incelenen âşık kollarına neden Pir Sultan Abdal Kolunun da eklenmesi gerektiği ortaya konulmuştur.Anahtar Kelimeler: Âşık kolları, Pir Sultan Abdal Kolu, Türkçe, Eğitim.

Aşık edebiyatıAşıklar(Aşıklık geleneği)Eğitim+4
Demet Gülçiçek
Dokuz Eylül University · Institute of Educational Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Yabancıların Türkçe öğrenme yeterlilikleri

Bu çalışmada İzmir'deki üniversitelerde görev yapan yabancı öğretim elemanlarının Türkçe öğrenme yeterlilikleri, Türkçeye ve Türk kültürüne yönelik ilgileri araştırılmış, Türkçe kullanımlarında yaptıkları hatalar değerlendirilmiştir.Araştırma, İzmir Ekonomi Üniversitesinde, çeşitli bölümlerde görev yapan yabancı öğretim elemanlarıyla sınırlandırılmıştır. Veri toplama aracı olarak kapalı / açık uçlu sorulardan oluşan ?Yarı Yapılandırılmış Görüşme Formu? kullanılmıştır. Araştırma verileri SSPP 15.0 programına aktarılarak çözümlenmiştir. Araştırmada belgesel tarama yöntemi de kullanılmış, yabancı dil olarak Türkçe öğretimine yönelik durum analizi yapılmıştır.İzmir Ekonomi Üniversitesi gerek üniversitenin eğitim dili, gerekse sunduğu seçmeli yabancı diller bakımından zengindir. Bu sebeple çeşitli ülkelerden gelen birçok öğretim elemanının görev yaptığı bir üniversitedir. İzmir Ekonomi Üniversitesinde Avrupa, Amerika, Afrika ve Asya ülkelerinden de birçok yabancı öğretim elemanı görev yapmaktadır.Bu öğretim elemanları üniversitenin içinde ve dışında Türk kültürüyle iç içedir. Türk kültürünün tanıtılmasında ise Türkçenin önemi büyüktür. Çok genel düşünüldüğünde kültürlerin birbirini tanıması, kaynaşması önyargıların yok edilmesi ve uluslararası barışın geliştirilmesinde bu öğretim elemanlarının Türkçeyi öğrenmesi, Türk kültürünü öğrenmesi önemli bir rol oynayacaktır.Araştırmada, ülkemizde görev yapan yabancı uyruklu öğretim elemanlarının Türkçe yeterlilikleri ve Türk kültürüne yönelik ilgileri; öğretim elemanlarının cinsiyet, yaş, geldikleri ülke, alanları (branş), Türkiye'de bulunma süreleri, öğrenmede güçlük çektikleri beceri alanları, Türkçe öğrenme yolları, medeni halleri, Türkiye'de yaşamaktan ve Türkçe Öğrenmekten duydukları memnuniyet gibi değişkenler göz önüne alınarak araştırılmıştır.Sonuç olarak; İzmir Ekonomi Üniversitesinde tam zamanlı olarak görev yapan 55 yabancı öğretim elemanından; kadın öğretim elemanlarının, erkek öğretim elemanlarına oranla, yaşça genç olan öğretim elemanlarının diğer öğretim elemanlarına göre dil ediniminde daha başarılı oldukları görülmüştür. Asya kıtasından ülkemize gelen öğretim elemanlarının Türkçe yeterliliklerinin Avrupa, Amerika ve Afrika kıtalarından gelen öğretim elemanlarına göre daha yüksek olduğu, dil öğretmenlerinin diğer alanlarda görevli öğretim elemanlarına oranla daha başarılı oldukları sonucuna varılmıştır. Türkiye'de uzun süre bulunan yabancı öğretim elemanlarının dil ediniminde daha başarılı oldukları, öğretim elemanlarının başarıları ve beceri alanları arasında anlamlı bir fark bulunmadığı, öğretim elemanlarının başarıları ve medeni halleri arasında anlamlı bir fark bulunmadığı, Türkiye'de yaşamaktan ve Türkçe öğrenmekten memnun olan öğretim elemanlarının başarıları ve memnuniyetleri arasında anlamlı bir fark bulunmadığı görülmüştür. Ayrıca Yabancı öğretim elemanlarının Türkçe kullanımında yaptıkları hatalar incelenmiştir.Anahtar Kelimeler: Yabancı dil olarak Türkçe öğretimi, yabancı öğretim elemanları, Türkçe yeterlilik, çeşitli değişkenler, İzmir Ekonomi Üniversitesi

TürkçeTürkçe öğretimiYabancı dil öğrenimi+3
Zarife Ekim Sevindi
Dokuz Eylül University · Institute of Educational Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Çağdaş Türkiye Türkçesindeki fiil yapım ekleri, bunlarla türemiş fiiller, bu fiillerin anlam özellikleri ve bunların ilköğretim dilbilgisi öğretimine yansıması

Bu çalışmada, Çağdaş Türkiye Türkçesindeki fiil yapım ekleri, bunlarla türemiş fiiller, bu fiillerin anlam özellikleri incelenerek; bunların ilköğretim dil bilgisi öğretimine nasıl yansıdığı araştırılmıştır.Öncelikle fiil ve özellikleri hakkında genel bilgiler verilmiş, fiilin tanımı, anlamı, çatısı, yapısı ve çekimi ayrıntılarıyla açıklanmıştır.Çağdaş Türkiye Türkçesinde bulunan türemiş fiiller, Türk Dil Kurumu Türkçe Sözlüğünden, Dil Derneği Türkçe Sözlüğünden ve Türk Dil Kurumu Yazım Kılavuzundan tarama ve fişleme yöntemleriyle tespit edilmiştir.Araştırmada 11' i işlek, 16' sı az işlek olan 27'si addan fiil türeten yapım eki, 7'si işlek, 26' sı az işlek olan 33' ü fiilden fiil türeten yapım eki olmak üzere toplam 60 adet yapım eki saptanmıştır. Eklerin anlam ve yapı özellikleri hakkında bilgiler verilmiş, ekle türeyen fiillerin dizelgelerinden sonra edebiyat eserlerinden kullanım örnekleri belirlenerek yazılmıştır. Ayrıca bu yapım ekleri, ?işlek olanlar? ve ?az işlek olanlar? olarak ikiye ayrılarak, ekin türettiği sözcük sayısına göre listelenmiştir.Yapım eklerinin sahip oldukları anlam özellikleri üzerinde durulmuştur. Türeyen sözcüğün kökeniyle kurduğu anlam ilgileri değerlendirilmiştir. Yanlış kullanımlar ve yanlış türemeler açıklanmıştır.İncelenen sözlükler de içerikleri açısından değerlendirilmiş, daha verimli ve daha kapsamlı hale getirilebilmesi için yapılabilecekler dile getirilmiştir.İlköğretim Türkçe Dersi müfredat programına bakılarak, türemiş fiiller konusunun okullarda nasıl işlendiği incelenmiştir. Dil bilgisi konularının ve özellikle ?fiil? konusunun okullarda daha etkili anlatılabilmesi, türemiş fiiller konusunda öğrencilerin bilinçlendirilebilmesi için yapılabilecekler araştırılmıştır. Okullarda görev yapan Türkçe öğretmenlerinin düşünceleri, yeterlilikleri de dikkate alınmıştır. Başarıyı arttırmak için yapılabilecekler değerlendirilmiştir.Araştırma sırasında tespit edilen bilgi ve bulguların ilköğretim Türkçe dil bilgisi derslerinde daha verimli kullanılabilmesi, gelecek nesillere Türkçenin korunması konusunda dil bilinci kazandırılabilmesi için önerilerde bulunulmuştur.Anahtar Sözcükler: Fiil, türemiş fiiller, yapım ekleri, fiil yapım ekleri, Türkçe öğretimi

Dil bilgisi-eklerDil bilgisi-eylemFiil yapım ekleri+4
Kaya Burcu
Dokuz Eylül University · Institute of Educational Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Derviş Muhammed kolunda gelenek, etkileşim, eğitim ve Âşıkî'nin şiir anlayışı

Âşık Edebiyatı, derin etkiler bırakabilmiş bir halk edebiyatı koludur. Tarih sürecinde Âşık Edebiyatı gelişip zenginleşerek günümüze kadar varlığını sürdürmeyi başarabilmiştir.Malatya, âşıklık geleneğinin yaşatıldığı bir ilimizdir. Sivas, Erzincan gibi âşıklık geleneğinin zengin olduğu illerle komşu olması Malatya'da bu geleneğin güçlü bir şekilde görülmesine vesile olmuştur. XIX. Yüzyılda Malatya'nın Battalgazi, Arapgir, Darende, Arguvan ve Hekimhan ilçelerimizde âşık edebiyatının çok önemli temsilcileri yetişmiştir. Hekimhan'da Sadık Baba, Battalgazi'de Abdullah Fahri Baba-Borani; Arapgir'de Rengî, İdrâkî, Remzi Darende'de Kusurî, Mecruhi , Fethi Baba, Remzi, Cevri, Penahî, Feryadî; Doğanşehir'de Mücrimi; Arguvan'da Derviş Muhammed, Âşıkî, Şah Sultan ilk akla gelen isimlerdir.Âşık Edebiyatı içerisinde Alevi-Bektaşi inancının önemli bir yeri vardır. Alevi- Bektaşi inancına ait düşünceler, bu anlayışın adap ve erkânı şiir ve deyişlerde geniş bir şekilde işlenir. Bu anlayışa sahip âşıklar Anadolu'nun çeşitli yörelerinde bu düşüncenin zengin örneklerini dile getirmişlerdir.XVIII. yüzyılın sonları XIX. yüzyılın başlarında Alevi- Bektaşi edebiyatının önemli temsilcilerinden biri de Âşıkî'dir. Bir Alevi- Bektaşi şairi olan Âşıkî üzerinde ilk defa R. Ahmet Sevengil'in ?Yüzyıllar Boyunca Halk Şairleri? adlı eserinde yer verilmiştir. Âşıkî konusundaki diğer çalışma Mustafa Bal tarafından yapılmıştır. Malatya'nın Arguvan İlçesine bağlı Karahöyük köyünden Mehmet oğlu Mustafa Bal (H:1329 doğumlu), küçük yaştan başlamak üzere Derviş Muhammed'in, Âşikî'nin ve Şah Sultan'ın nefeslerini, farklı kişilerden el yazısı, eski yazı, mecmua olarak toplamıştır. Mustafa Bal; İsa Köyünden Bekir Efendi'nin mecmuası, Halpuz köyünden Ahmet Efendi'nin mecmuası, Kuşu köyünden Geldiğ'in mecmuası, Divriği´den Hasan Hüseyin Asil ve Yusuf Hocanın mecmuasından bu şiirleri elde etmiştir.Mustafa Bal, Derviş Muhammed, Şah Sultan ve Âşıki'nin şiirlerini derlemiş; bu şiirler Merdivenköyü Şahkulu Derneği tarafından ?Derviş Muhammedim Nuru Vahit Eseri Dillerde Şahit? İstanbul -1989 adlı kitapta yer almıştır. Ayrıca İbrahim Aslanoğlu, Kutlu Özen, Rasim Deniz gibi araştırmacılar Âşıkî hakkında derlemeler ve makaleler yayımlamışlardır. Fakat Âşıki'nin şahsiyeti ve şiirleri hakkında kapsayıcı bir çalışma yapılmamıştır. Âşıkî hakkındaki incelemelerin ve bilgilerin sınırlı kalmasının bizde uyandırdığı merak bu araştırmanın dayanak noktasını oluşturmuştur.Bu araştırmadaki amacımız; Âşıkî'yi yaşadığı çevre ve bulunduğu gelenek içinde tanımak ve tanıtmak, Alevi-Bektaşi edebiyatı içerisinde yer edineceğini düşündüğümüz şiirlerinin unutulup gitmesini engelleyerek halk şiirine ve kültürüne katkıda bulunmaktır. Âşıkî'nin yaşamı ve şiirleriyle ilgili parça parça bilgiler mevcuttur. Ancak bununla ilgili bütünleştirici bir çalışma yapılmamıştır.Yapmış olduğumuz bu çalışmada Alevi-Bektaşi geleneği içerisinde yetişmiş olan ve Derviş Muhammed'e intisap eden Âşıki'nin hayatı, şahsiyeti ve eserleriyle ilgili bilgiler ortaya konulmuştur.Çalışmamız beş bölümden oluşmaktadır.Birinci bölümde, Âşıkî'nin dâhil olduğu edebi dönem ve bu dönem içerisindeki âşıklık geleneği ve Alevi Bektaşi edebiyatı ele alınmıştır. Ayrıca âşık kolları çıkış noktaları ve etkileşimleri belirtilmiştir.İkinci bölümde, gelenek ve etkileşim çerçevesinde, Derviş Muhammed ile Âşıkî arasındaki usta-çırak ilişkisi yansıtılmıştır. Âşıkî'nin yaşamı ve yaşadığı coğrafya ele alınmıştır. Âşıkî'nin başka şairlerle karıştırılan şiirleri incelenmiştir.Üçüncü bölümde, Âşıkî'nin şiirlerinde iç yapı çerçevesinde Âşıkî'nin şiirlerinde işlediği konular örneklerle yansıtılmıştır.Dördüncü bölümde ?Âşıkî'nin Şiirlerinde Eğitim Unsurları ve Dil Kullanımları? , şairin, dile hâkimiyeti tahlil edilmiştir.Beşinci ve son bölümde ise şiirlerin metni bulunmaktadır. Çalışmanın sonucunda, Âşıkî'nin şiir dünyasının, gerek dönemi, gerek işlediği konular, gerekse eğitimsel yönü bakımından zengin olduğu kanısına varılmıştır.Araştırma süresince deneyimlerini benimle paylaşan ve bana rehberlik eden değerli danışman hocam Yrd. Doç. Dr. Mehmet YARDIMCI'ya ve desteğini benden esirgemeyen eşime teşekkür ederim.

AşikiAşık edebiyatıDerviş Muhammed+4
Metin Doğan
Dokuz Eylül University · Institute of Educational Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Gülsüm Cengiz'in öykülerinin çocukta doğa sevgisi ve çevre bilinci geliştirme açısından incelenmesi

Aile ile başlayıp okul ile devam eden eğitim sürecinde çocuk edebiyatının da önemli bir yere sahip olduğu bilinmektedir. Çocuklar için oluşturulan yazınsal ürünler, çocuğun gelişimine katkı sağlarken duygu ve düşünce dünyasını zenginleştirerek çocuklara yaşamı boyunca rehberlik edecek değer yargıları ve davranışlar kazandırmaya hizmet eder.Okul öncesi dönemde masallar aracılığıyla kitaplarla ve edebiyatla buluşan çocuk okul çağında öyküye ilgi duymaya başlar ve öyküler aracılığıyla hayatı tanır, neden- sonuç ilişkileri kurarak, karşılaşabileceği problemleri ve çözüm yollarını fark eder. Bu süreçte öyküler, toplumsal ilkeleri ve değerleri benimsetmede etkilidir.Çocuklara küçük yaşlardan itibaren benimsetilmesi gereken değerlerden biri de doğa sevgisi ve çevre bilincidir; çünkü çevre bozulması doğadaki tüm canlıları ve insanlığı önemli ölçüde etkileyen günümüzün en ciddi sorunlarından biri haline gelmiştir. Bunun için de çocuklara; doğanın canlı- cansız unsurlarının özelliklerini, bunlar arasındaki ilişkileri ve sonuçlarını, doğanın bir gizli dengesi olduğunu, doğanın bize ait olmadığını, bizim yalnızca doğanın bir parçası olduğumuzu, doğaya bağımlı ve muhtaç olduğumuzu, tüm canlıları birbirine bağımlı olduğunu, doğal kaynakların karşılıksız sunulan nimetler olmadığını ve tükenebileceğini; kentleşme, sanayileşme ve tüketimin ekolojik sorunlara yol açtığını ve bu sorunların ancak insanlar tarafından önlenip çözümlenebileceğini kavratmak yararlı olacaktır.Bu çalışmada, çocuklar için masal, öykü, tiyatro gibi pek çok türde eser veren Gülsüm Cengiz'in çocuk öyküleri, doğa sevgisi ve çevre bilinci geliştirme açısından incelenmiş ve değerlendirilmiştir. Gülsüm Cengiz'in çocuk öykülerinin çocukta doğa sevgisi ve çevre bilinci geliştirmede etkili olabileceği düşünülmektedir.

Cengiz, GülsümDoğa korumaEdebiyat+5
Hilal Ateş
Dokuz Eylül University · Institute of Educational Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Dede Korkut Hikayeleri'nde çocuk eğitimi

Çocuk ruhunu besleyen en etkili tür edebiyattır. Edebiyat, çocuğun dünyasını geliştirir. Çocuk, bedensel, zihinsel ve duygusal yönden gelişmeye devam eden bir varlıktır. Çocuk gelişirken, kendisini daha iyi tanıyabilmesi, kendisini yaşadığı toplumun bir parçası görebilmesi ve toplumun ahlakî değerlerini kazanabilmesi için ona yardımcı olabilecek en zengin kaynak edebiyattır.Çocuklara, gelişim süreçlerinde faydalı olabilecek, yaşadığı kültürü tanıtacak önemli bir kaynak olan Dede Korkut Hikâyeleri Türk toplumunun ahlakî değerlerini bünyesinde barındıran kıymetli bir eserdir.Oğuz Boylarının maceralarını anlatan ve destandan halk hikâyesine geçiş dönemi eseri olarak kabul edilen bu eser, çizdiği ideal tip ile çocuk eğitiminde yarar sağlayacak bir eserdir.Öykülerdeki kahramanlar üzerinden okuyucuya güzel mesajlar verilir. Öykülerin; toplumda değer görebilmek için çalışmak gerektiği, maneviyatın maddiyattan üstün olduğu, yalan söylemenin kötü bir davranış olduğu, doğanın ve yaşanılan yurdun kutsal olduğu, aile ve aile birliğinin son derece önemli olduğu, anaya ve ataya saygının şart olduğu, kadının sosyal hayatta erkek ile eşit olduğu, cömert ve paylaşımcı olmanın gerekliliği, sadakatin en değerli duygulardan olduğu, cesur kişilerin hayatta daha başarılı olacağı başta olmak üzere birçok mesaj içermesi bakımından çocuk eğitiminde kullanılması olumlu sonuçlar doğuracaktır.Anahtar Kelimeler: Dede Korkut, çocuk, eğitim.

Dede Korkut HikayeleriHalk hikayeleriTürk halk hikayeleri+2
Gülcan Uyumaz
Dokuz Eylül University · Institute of Educational Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Liselere giriş sınavlarında (1990-2009) cümleyle ilgili soruların öğretim programları ve ders kitaplarıyla uygunluğunun incelenmesi

Tezimizin konusu ?Liselere Giriş Sınavlarında (1990-2009) Cümleyle İlgili Soruların Öğretim Programları ve Ders Kitaplarıyla Uygunluğunun İncelenmesi?dir. Çalışmamızda 1990-2009 yılları arasında çıkmış sınav sorularının başta öğretim programları olmak üzere ders kitapları ve akademik yayınlarla uyumu ve bu kaynakların birbirleriyle ilişkisini inceledik. Tezimiz temel olarak giriş, araştırma ve sonuç olmak üzere üç bölümden oluşmaktadır. Giriş bölümünde, belirtilen öğretim kademesinde dil eğitiminin önemine değindik, araştırmayı kısıtlayan etkenler, araştırmanın önemi, araştırmayla birlikte ortaya çıkan alt problemleri açıkladık. Tezin ?araştırma? bölümünde ?cümle? konusunu ?sözcük öbekleri, cümlenin ögeleri ve cümle çeşitleri (yapısına göre cümleler, yüklemin yerine göre cümleler, yüklemin türüne göre cümleler, anlamına göre cümleler) olmak üzere üç ana başlıkta inceledik. Bu başlıklarda kaynakları akademik yayınlar-öğretim programları-ders kitapları-çıkmış sınav soruları sıralamasıyla, karşılaştırmalı olarak ele aldık. ?Sonuç? bölümünde ise elde edilen verilerin yorumlanmasına yer verdik, karşılaştığımız olumsuzluklar için çözüm önerileri sunmaya çalıştık.

CümleDers kitaplarıDers programları+5
Gökçe Doğan
Dokuz Eylül University · Institute of Educational Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Yabancı dil olarak Türkçe öğrenenler için ulaçların (zarf- fiillerin) öğretimine yönelik materyal geliştirme

Türkçenin yabancılara öğretiminde üzerinde çalışılan konulardan biri de ulaçlardır. Ulaçlar hem öğretmenlerin hem de öğrencilerin güçlük çektiği bir konu olarak görülmüştür. Çalışmamızın amacı, Türkçedeki ?ArAk, -Ip, -IncA ve ?AlI ulaç yapıları ile oluşturulan ulaç tümcemsilerinin yabancı dil olarak Türkçe öğrenen öğrencilere öğretilmesine yönelik ders malzemesi oluşturmaktır.Çalışmamızın amacı doğrultusunda yabancılara Türkçe öğretimi üzerine hazırlanmış kitapların bir kısmı incelenerek ulaçların öğretimine yönelik eksiklikler saptanmış elde edilen verilerle saptanan eksikliklerin giderilmesine yönelik özgün malzemeler oluşturulmuştur.Çalışmamızda dil öğretimine yönelik işlevsel yöntem ve yaklaşımlardan iletişimsel yaklaşıma ve çalışmanın dayanağı olan göreve dayalı dil öğrenme modeline değinilmiştir. Bu çalışmada Türkçedeki ulaç tümcemsilerinin öğretimine yönelik oluşturulan görevler, iletişimsel bağlamda erek yapıya odaklanmış görevlerdir.Türkçedeki belirli ulaçların öğretimi için oluşturulan malzemeler hedef düzeydeki (orta ileri düzey) öğrencilerin görüşlerine sunulmuş ve bu görüşler doğrultusunda çalışma değerlendirilmiştir.

Dil bilgisi-eylemDil bilgisi-zarfDil öğretimi+6
Aylin Kasapoğlu
Dokuz Eylül University · Institute of Educational Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Liselere giriş sınavlarında (1990-2009) ses bilgisi ve biçim bilgisi sorularının öğretim programları, ders kitaplarıyla uygunluğunun incelenmesi

Bu çalışma, 1990-2009 yılları arasında uygulamada olan Türkçe öğretim programları ve 6, 7, 8. sınıf Türkçe ders kitapları ile bu yıllar arasında yapılan Liselere Giriş Sınavları'ndaki ses bilgisi ve biçim bilgisi sorularının uygunluğunu saptamak amacıyla yapılmıştır.Tez, beş ayrı bölümden oluşmaktadır:I. bölümde (Giriş), Liselere Giriş Sınav sistemi hakkında bilgiler ayrıca ana dili eğitiminin önemi, nitelikleri, amaçları ve sorunları ile araştırmanın amacı, önemi ve sınırlılıkları üzerinde durulmuştur.II. bölümde, tez konusu ile ilgili yayınlar araştırılmıştır.III. bölümde, araştırmanın yöntemi üzerinde durulmuştur.IV. bölümde, Liselere Giriş Sınavları'ndaki (1990-2009) ses bilgisi ve biçim bilgisi sorularının konu alanlarına göre ilköğretim ikinci kademe 1981 ve 2005 tarihli Türkçe Öğretim Programları, 6, 7 ve 8. sınıf Türkçe ders kitapları ile karşılaştırılması yapılmıştır.V. bölümde (Sonuç), genel bir değerlendirme yapılmıştır ve eksikliklerin çözümü için önerilerde bulunulmuştur.Çalışmamız sonunda ulaştığımız verilere göre Türkçe öğretim programları ile sorular arasında kapsam geçerliliği bakımından uyumsuzluklar görülmüştür. Ayrıca Türkçe ders kitaplarındaki konuların büyük bölümünün sınav sorularına uygun hazırlandığı ancak kimi konularda yetersizlikler olduğu gözlemlenmiştir.Anahtar Sözcükler: Biçim bilgisi, dil bilgisi öğretimi, liselere giriş sınavları, ses bilgisi, Türkçe öğretim programları.

BiçimbilimDers kitaplarıDers programları+6
Utku Oryaşın
Dokuz Eylül University · Institute of Educational Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Divân şiirinde deniz imgesi ve şiir öğretiminde kullanılması

Bu çalışma genel olarak, Dîvân edebiyatından seçilen şairlerin şiirlerinde, deniz imgesinin kullanımını ve bundan şiir öğretiminde nasıl yararlanılabileceğini ortaya koymaktadır.Dîvân şiirinde deniz imgesini anlayabilmek için, öncelikle şiirde imgenin işlevini belirlemek gerekir. Bu amaçla dîvân şiirinde önemli bir imge olan deniz imgesi dikkate alınmalıydı. Dîvân şiirinde deniz imgesinin yerini kavrayabilmek ve şiir öğretiminde kullanabilmek için, farklı yüzyıllarda yazılmış dîvânlardan seçilen örneklerdeki deniz imgesi incelendi. Örneklerdeki deniz ve denizcilikle ilgili terimler ayrı ayrı sınıflandırılmıştır.Deniz imgesi dîvân edebiyatının genel yapısı gereği bazı şiirlerde benzer anlamlarda kullanılmış, bazılarında şairinin ifade gücüne bağlı olarak farklı hayallere konu olmuştur. Bu sebeple benzer kullanımlar sınıflandırılıp beyitler yorumlanmıştır. Deniz imgesinin bu özellikleriyle, şiir öğretiminde sağlayacağı kolaylıklar belirtilmiştir.Çalışmada ulaşılan sonuçlar, yukarıda verilen bilgilerin tamamının değerlendirilmesi sonucu elde edilmiştir.

Denizcilik terimleriDenizlerDivan edebiyatı+6
Betül Mutlu
Dokuz Eylül University · Institute of Educational Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Konuşma eğitimine yönelik kitapların ses bilgisel ve ses bilimsel görünümleri üzerine bir inceleme

Konuşma, düşünceleri sözlü dil yoluyla dinleyiciye aktarma işidir. Teknolojinin ilerlemesiyle insanoğluna çok çeşitli iletişim seçenekleri sunulsa da konuşma hâlâ en önemli, en pratik, en yaygın iletişim aracıdır. Konuşma düşünceleri ifade etme, iletişim kurma gibi bireysel eylemlerin yanı sıra kitleleri etkileme gücüyle toplumsal bir nitelik taşır. Etkili bir konuşmayla düşünürler, bilim insanları, liderler, öğretmenler gibi öncü meslek grupları geleceğe ışık tutmuşlardır. Bu açıdan bakıldığında güzel ve etkili konuşmanın önemi anlaşılmaktadır.Güzel ve etkili bir konuşma, bu alanda yeterlilik kazanmaya bağlıdır. Bu yeterlilik ancak konuşma eğitimi ile kazanılabilir. Konuşma eğitiminde en önemli kaynak bu alanda yazılmış kitaplardır. Konuşma eğitiminin olmazsa olmazı doğru sesletimdir. Doğru bir sesletime sahip olmak için dilin seslerini ve bu sesler arasındaki etkileşime dair kuralları iyi bilmek gerekmektedir. Bu nedenle konuşma eğitimine yönelik kitaplar ses özelliklerini temel alarak okuyuculara doğru boğumlamayı öğretmelidir. Fakat bu noktada kitaplar arasında ciddi görüş ayrılıkları bulunmaktadır. Bu görüş ayrılıklarından yol çıkılarak çalışma Türkçenin doğru telaffuzu konusundaki belirsizliğe dikkat çekmek amacıyla hazırlanmıştır.Çalışmada betimsel tarama modeli kullanılmıştır. Ses bilgisi-ses bilim ile diksiyon alanını en iyi yansıttığı varsayılan kitaplar mercek altına alınmış ve bir karşılaştırma yapılmıştır. Elde edilen bulgulara bakıldığında ses bilgisi-ses bilim kitapları ile konuşma eğitimi kitapları arasında ünlü, ünsüz ve ses olayları açısından bir adlandırma ve gruplama birliği olmadığı görülmüştür. Ünlülerin gruplanmasında ses ve konuşma eğitimi kaynakları arasında önemli bir farklılık görülmezken ünsüzlerde adlandırma ve gruplama açısından bazı farklılıklar dikkati çekmektedir. Bunun yanı sıra ses bilgisi ve ses bilime yönelik kitaplar konuşma dilindeki ses değişimlerini olağan karşılarken konuşma eğitimine yönelik kitaplar bu durumu bir söyleyiş kusuru olarak nitelendirmiştir. Konuşma eğitimi kitaplarının Türkçenin ses özelliklerini vermede yetersiz kaldığı sonucuna ulaşılmıştır.Bu sonuç doğrultusunda, çalışmanın konuşma eğitimine yönelik kitapların hazırlanmasına ve bu alanda yapılacak akademik çalışmalara ışık tutacağı düşünülmektedir.Anahtar Sözcükler: ses bilgisi, sesbilim, konuşma eğitimi, sesletim.

EğitimKitaplarKonuşma+5
Dilek Tosun
Dokuz Eylül University · Institute of Educational Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Attilâ İlhan'ın romanlarında tema, dil ve eğitim ögeleri

Çalışmamızın adını: Attilâ İlhan'ın Romanlarında Tema, Dil ve Eğitim unsurları olarak belirledik.Mevcut çalışmamızda, Yeni/ Çağdaş Türk Edebiyatı'nın en önemli yazar, şair, düşünür ve münevverlerinden Attilâ İlhan'ın romanlarında, Osmanlı'nın en buhranlı Cihan Harbi günlerinden Millî Mücadele yıllarına; Gazi Paşa'nın milletiyle omuz omuza verip kurduğu genç Türkiye Cumhuriyeti'nin varoluş mücadelesinden, temeli milliyetçiliğe, bağımsızlığa ve antiemperyalizme dayanan bir ihtilâli başarıyla yürütmüş bir milletin iktisadî, siyasî ve kültürel bir kalkınma hareketiyle, muasır medeniyetler arasına girme çabasına; Millî Şef İnönü'lü İkinci Dünya Savaşı yıllarının ?Tek Parti? idaresinden, Demokrat Parti'li Adnan Menderes dönemine; 27 Mayıs Darbesi'ne sebep olan gelişmelerden, darbenin ülke üzerindeki etkilerine ve 12 Mart Muhtırası'nın ertesinde Türkiye'nin ahvaline ele aldığı pek çok temayı tespit etmek mümkün oldu.Attilâ İlhan'ın romanlarını, sanatçının eserlerini yayımladığı kronoloji doğrultusunda ele aldık. Romanlardaki temaları, dil ve eğitime dair öğeleri saptayıp detaylı bir biçimde değerlendirilmeye çalıştık. Romanlarda ele alınan temaları toplumsal ve bireysel olmak üzere, iki ana başlık altında toplayarak inceledik. Toplumsal temalar başlığı altında: Aydın, Dindarlık, Dinî ve Ahlâkî Değerleri İnkâr, Fakirlik, Fuhuş, Gençlik, Kaçakçılık, Kemalizm, Halk, Sahtekârlık, Sanat, Siyaset gibi konuların ele alındığını; bireysel temalar adı altında ise Aşk- Sevgi, Cinsellik, Kötümserlik, Yalnızlık ve Ölüm başlıkların karşımıza çıktığını gördük. Tespit ettiğimiz temaları, roman içerisinden verdiğimiz örneklerle ayrıntılı bir biçimde değerlendirdik.Attilâ İlhan'ın ele aldığı temaların yanı sıra romanlarda kullanılan dil öğeleri de çalışmamızda önemli bir yer tuttu. Kaptan, romanlarını yazarken Türkçe'nin ahenginden, ses özelliklerinden ve anlatım gücünden sonuna kadar yararlanmıştır. Türkçe'yi sadeleştirme adı altında yapılan tasfiyecilik ve uydurmacılığa sadece fikir kitaplarıyla değil; romanlarıyla da karşı çıkmıştır. Romanlarını yazarken Osmanlı Türkçesinin söz varlığından yararlanarak, yüzlerce yıllık kültür birikimimizi korumayı ve gelecek nesillere aktarmayı hedeflemiştir.Attilâ İlhan, romanlarında eğitim konusunda da ince mesajlar vermiştir. Özellikle, Aydın temasını çok yönlü olarak işlemeyi tercih eder ki bu tercihin sebebi gayr-i millî, alafranga veya yabancılaşmış aydınların ülkeyi getirdiği çıkmazı okuyucuya ve hepsinden önemlisi Türk gençliğine göstermektir. Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin ilelebet payidar kalması, ülke gençliğinin millî/ulusal değerler çerçevesinde, modern dünyayı ve çağın ilerisini görerek hareket etmesine bağlıdır, düşüncesindedir. Romanlarındaki olumsuz figürlerle Türk gençliğinin aynı hataları düşmesine fırsat vermemeye çabalarken, ideal ve olumlu figürlerle Ufkun arkasını görebilen bir Türk gençliği yaratılması için yol göstermeye çalışmıştır.Anahtar Sözcükler: Attilâ İlhan, roman, edebiyat, tema, eğitim, dil, aydın

100 temel eser27 Mayıs 1960 ihtilaliAydınlar+7
Fatih Alper Taşbaş
Dokuz Eylül University · Institute of Educational Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Günlük gazetelerin dilinde eksiltili anlatımlar ve bunların ilköğretim Türkçe ders ve öğrenci çalışma kitaplarına yansıması

Günlük gazetelerde çok sayıda eksiltili anlatım örneği bulunmaktadır. Bu durum, Türkçenin anlatımı kısaltma eğiliminin gücünü ortaya koymaktadır.01.07.2010 tarihli Zaman ve Posta gazetelerinin ikisinde de eksiltili anlatımların kullanım örneklerinin haber türlerine göre en çoktan en az orana doğru dizilişinde paralellik bulunmaktadır.Bazı eksiltili anlatım türleri, kimi haber türlerinde daha yoğun olarak görülmektedir. Bu durum, genel olarak haber türlerinin çeşitli özelliklerinden kaynaklanmaktadır. İncelenen gazetelerdeki eksiltili anlatımların yoğunlaştığı haber türleri aşağıda belirtilmiştir:"Bazı dilcilerin takısız ad takımı olarak kabul ettiği önad takımlarında önad yapım öğesinin düşmüş olmasından kaynaklanan eksilti" türünün en çok "bulmacalar"da, "ilanlar"da, "kültür-sanat haberleri"nde, "röportajlar"da, "reklamlar"da, "spor haberleri"nde, "yaşam haberleri"nde görülmesi, bu haber türlerinde betimleyici anlatımın yoğunlaşmasından kaynaklanmaktadır."Kesir sayı önadlarının iç yapısında bulunan önad yapım öğesinin düşmesinden kaynaklanan eksilti" türünün en çok "ekonomi haberleri"nde görülmesi, bu haber türünün yüzdeli sayısal verilerin sıkça kullanılmasındandır."Öğeleri yer değiştirmiş olan sıra sayı önadlarında +(İ)ncİ ekinin düşmesinden kaynaklanan eksilti" türünün en çok "televizyon haberleri"nde görülmesi, bu tür eksiltinin kanal adlarında yoğunlaşmasındandır."İyelik takımlarında belirten düşmesinden kaynaklanan eksilti" türünün en çok "ilanlar"da, "röportajlar"da, "astroloji köşesi"nde, "şiir köşesi"nde, "köşe yazıları"nda, "sağlık haberleri"nde görülmesi gizli belirtenli iyelik takımlarının (özellikle gizli belirtenli birinci ve ikinci kişi iyelik takımlarının) bu haber türlerinde daha yoğun olarak kullanılmasından kaynaklanmaktadır."Kısaltmalar"ın en çok "ilanlar"da, "spor haberleri"nde, "ekonomi haberleri"nde ve "reklamlar"da görülmesi kısaltılmış biçimleri kalıplaşmış olan sözcük veya sözcük öbeklerinin bu haber türlerinde daha yoğun olarak kullanılmasındandır."Gizli özneli tümce" daha çok birinci ve ikinci kişi anlatımın kullanıldığı "röportajlar", "astroloji köşesi", "şiir köşesi", "köşe yazıları", "sağlık haberleri" gibi haber türlerinde görülmektedir."Yüklemde eksilti (eksiltili tümce)", daha çok yargının (yüklemin) okuyucu tarafından tamamlandığı, okuyucunun dikkatinin çekilmek istendiği, çarpıcı anlatımın önemli olduğu "ilanlar", "şiir köşesi" gibi haber türlerinde görülmektedir."Tümce değerindeki ilan, afiş, duyuru sözleri vb.ndeki eksilti" de, daha çok okuyucunun dikkatinin çekilmek istendiği, çarpıcı anlatımın önemli olduğu "reklamlar", "ilanlar" gibi haber türlerinde görülmektedir."Kısaltma öbekleri"nin en çok "ilanlar"da görülmesi kalıplaşmış ifadelerin bu haber türünde sık olarak kullanılmasındandır. "Belirtisiz ad takımı biçiminde oluşan birleşik adlarda ya da belirtisiz ad takımlarında yabancı dillerin etkisiyle belirtilen öğedeki iyelik ekinin düşmesinden kaynaklanan eksilti" daha çok kurum, kuruluş, işyeri, marka adlarının yaygın olarak kullanıldığı "ekonomi haberleri"nde ve "reklamlar"da; takım adlarının sıkça kullanıldığı "spor haberleri"nde, yer adlarının çok kullanıldığı "ilanlar"da, televizyon programı adlarının yer aldığı "televizyon haberleri"nde görülmektedir. Bu durum, söz konusu adların yabancı dillerin etkilerine daha çok maruz kalmasından kaynaklanmaktadır."Yabancı dillerin etkisiyle belirten ile belirtilenin yer değiştirdiği belirtisiz ad takımı biçiminde oluşan birleşik adlarda ya da belirtisiz ad takımlarında belirtilen öğedeki iyelik ekinin düşmesinden kaynaklanan eksilti" daha çok televizyon kanalı adlarının kullanıldığı televizyon haberlerinde ve kurum, kuruluş, işyeri, marka adlarının yaygın olarak kullanıldığı reklamlarda görülmektedir. Bu durum da, söz konusu adların yabancı dillerin etkilerine daha çok maruz kalmasındandır."Çağdaş Türkiye Türkçesinin Yapısına Sinmiş Eksiltili Anlatımlar" bölümünde incelenen "Ses Düşmesi Olgusu", "Bazı Sözcüklerin Zaman İçinde Eklere Dönüşmesi", "i- Ekfiilinin Düşmesinden Kaynaklanan Eksilti", "Çoğul Eki +lEr'in Düşmesinden Kaynaklanan Eksilti", "İyelik Ekinin Düşmesinden Kaynaklanan Eksilti", "Adlaşmış Önad Olgusu", "Türkçedeki Fiilimsilerin Birden Çok Yargıyı Tek Tümcede Bildirerek Anlatımı Kısaltması Olgusu" Türkçenin tarihsel süreci içinde çok yaygınlaşıp, dilbilgisi kuralı haline gelmiş olan eksiltili anlatımlardır ve hatta bunların bazılarındaki eksiltilmiş kısımlar tamamlandığında, anlatım bozulmaktadır.İlköğretim 6., 7., 8. sınıf Türkçe ders ve öğrenci çalışma kitaplarında, etkinlikler içerisinde yer alan eksiltili anlatım konuları şunlardır: Ses düşmesi olgusu, "i-" ekfiilinin düşmesinden kaynaklanan eksilti, adlaşmış önad olgusu, Türkçedeki fiilimsilerin birden çok yargıyı tek tümcede bildirerek anlatımı kısaltması olgusu, iyelik takımlarında belirten düşmesinden kaynaklanan eksilti, kısaltmalar, üç noktanın kullanıldığı yerler, anlatımı kısaltmak amacıyla yapılan bağlama yanlışlıkları sonucunda ortaya çıkan anlatım ve tümce bozuklukları.İlköğretim 6., 7., 8. sınıf Türkçe ders ve öğrenci çalışma kitaplarında, günlük gazetelerin dilinde en çok kullanılan "önad görevinde kullanılan +E, +DE, +DEn, +lE durum ekli adlardaki önad yapım öğesinin düşmüş olmasından kaynaklanan eksilti", "ilgeç öbeğinin bağlandığı ortacın düşmesiyle çekim ilgecinin düşürülen ortacın görevini yüklendiği eksilti", "+E, +DE, +DEn, +lE +CE durum ekli adların bağlandıkları birleşik fiilin yardımcı fiilinin düşmesiyle bu durum ekli adların adı önada bağlama görevi yaptıkları eksilti", "iyelik takımlarında belirten düşmesinden kaynaklanan eksilti", "gizli özneli tümce", "tümce değerindeki ilan, afiş, duyuru sözleri vb.ndeki eksilti" gibi eksiltili anlatım türleri işlenmemektedir.Anahtar Kelimeler: Eksilti, Eksiltili Anlatım, Söz Dizimi, Türkçe Dilbilgisi Öğretimi

Ders kitaplarıDilbilgisiEksiltili cümle+6
Ayhan Arabacı
Dokuz Eylül University · Institute of Educational Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

6, 7 ve 8. sınıf Türkçe ders kitaplarında mecazlı söyleyişler

Düşünce, sözü meydana getiren ilk eylemdir. Zihinde tasarlanan kavram ve fikirler, dil yoluyla dışa vurulur. Bu noktada sözün en doğru ve güzel söyleniş biçimini oluşturan belagat kavramı, devreye girer. Belagat; tasarlanan düşüncenin, estetik bir biçimde söze aktarılmasında önemli bir rol oynar. Kısaca belagat ?ne söylendiği?nden çok, değişik söz sanatları ve anlatım kalıplarıyla ?nasıl söylendiği? üzerinde duran bir edebi alandır.Belagatin sıkça yararlandığı söz sanatlarından biri olan mecaz; edebiyatta bir sözcüğü, bilinen anlamının dışında kullanmak demektir. Söze anlam değeri ve derinliği kazandırmada mecazdan yararlanılır. Bu şekilde belagatin imkânlarından da yararlanarak söze; canlılık ve güzellik de katılmış olur. Mecaz kullanım, sözcüklerin temel anlamlarına karşı yeni bir anlam çağrıştırır. Gerçek ve mecaz olmak üzere iki anlamı karşılayan anlatımlarda, gerçeğin algılanması; mecaz tarafından engellenir. Türk dili bu kullanım biçimiyle anlam ve anlatım zenginliği geniş olan bir dildir. Türkçeye özgü bu anlam ve anlatım zenginliği, yaşamın içinde öğrenilebildiği gibi, ilköğretim düzeyinde Türkçe dersleri bağlamında, ders materyali olan Türkçe ders kitaplarındaki metinlerden yola çıkılarak; tüm kural ve kullanım biçimleriyle sınıf ortamında da öğretilmektedir. Bu çalışmada, metinlerden hareketle ilköğretim 6, 7, 8. sınıf Türkçe ders kitaplarındaki metinlerde dil zenginliğini kazandırma noktasında yer alan mecazlı anlatımların kullanım sıklığı belirlenip kategorize edilerek değerlendirilecektir. Anahtar sözcükler: belagat, mecaz, sözcük, deyim

BelagatBenzetmeDers kitapları+4
Bahar Yaman
Dokuz Eylül University · Institute of Educational Sciences
2013
00
DoctorateOpen AccessTR

Ortaöğretim öğrencilerinin okuma alışkanlık ve tutumlarıyla fen, matematik derslerindeki akademik başarıları arasındaki ilişkinin incelenmesi :İzmir-Buca ilçesi örneği

Bu araştırmada, ortaöğretim öğrencilerinin okuma alışkanlıkları ve okumaya yönelik tutumları ile fen, matematik derslerindeki akademik başarıları arasındaki ilişki belirlenmeye çalışılmıştır. Araştırma örneklemi, İzmir Buca ilçesindeki 10 liseden tabakalı tesadüfi örneklemeyle belirlenen 525 öğrenciden oluşmaktadır. Araştırmada betimsel tarama yöntemi kullanılmıştır. Araştırmanın bulgularından bazıları şunlardır: Öğrencilerin % 40?ı ?az okuyan okuyucu? aralığındadır. Bir yıl içinde okunan ders dışı kitap sayısı cinsiyete göre kız öğrenciler lehine anlamlı bir farklılık göstermektedir. Öğrencilerinin bir yılda okudukları ders dışı kitap sayısı ile okumaya ayrılan süre arasında orta düzeyde ve pozitif bir ilişki ve televizyon seyretmeye ayrılan süre arasında düşük düzeyde ve negatif bir ilişki bulunmaktadır. Öğrencilerinin çoğunun okumaya yönelik tutumlarının yüksek olduğu, tutum puanlarının cinsiyete ve ağırlıklı derslere göre anlamlı farklılık gösterdiği belirlenmiştir. Okumaya yönelik tutum ile okumaya ayrılan süre ve okunan kitap sayısı arasında orta düzeyde ve pozitif bir ilişki; bilgisayar/internete ayrılan süre ve ailenin aylık geliri arasında negatif yönlü ve düşük bir ilişki bulunmuştur. Matematik ve fizik başarılarıyla okumaya yönelik tutum arasında ilişki bulunmamıştır. Kimya başarısı ile alışkanlık ve gerçeği aşma boyutlarında pozitif yönlü ve düşük; Biyoloji başarısı ile okumaya yönelik tutum arasında ölçek genelinde ve bütün alt boyutlarda pozitif yönlü ve düşük düzeyde ilişkiler bulunmuştur. Matematik, fizik, kimya ve biyoloji başarısı ile sahip olunan kitap sayısı arasında anlamlı, pozitif ve düşük ilişkiler belirlenmiştir. Ayrıca kimya ve biyoloji ders başarılarıyla okunan kitap sayısı arasında, pozitif yönde, düşük düzeyde ve anlamlı ilişkiler bulunmuştur. Kimya ve biyoloji ders başarılarının farklı türde yayınlar okuyanlar lehine anlamlı olarak farklılaştığı belirlenmiştir. Anahtar Sözcükler: Okuma alışkanlığı, okuma tutumu; fen ve matematik başarısı

BaşarıBiyoloji dersiFizik dersi+6
Serpil Özdemir
Dokuz Eylül University · Institute of Educational Sciences
2013
00
Master'sOpen AccessTR

İlköğretim 6-7-8. sınıflarda Türkçe dil bilgisi öğretiminde fiil

Bu çalışma, fiillerin akademik yayınlar, 2005 Türkçe öğretim programı ve 6, 7, 8. sınıf ders kitaplarında nasıl yer aldığını belirlemek ve bu üç değişkenin dil bilgisi öğretimini nasıl etkilediğini saptamak amacıyla yapılmıştır. Tez, beş ayrı bölümden oluşmaktadır: I. Bölümde (Giriş), dil bilgisi, dil bilgisi öğretiminin Türkçe öğretimindeki yeri ve önemi, dil bilgisi öğretimindeki temel ilkeler hakkında bilgiler ile araştırmanın amacı, önemi ve sınırlılıkları üzerinde durulmuştur. II. Bölümde, tez konusu ile ilgili yayınlar araştırılmıştır. III. Bölümde, araştırmanın yöntemi üzerinde durulmuştur. IV. Bölümde, fiiller konusuna ait tüm alt başlıkların akademik yayınlarda, 2005 Türkçe öğretim programında ve 6, 7 ve 8. sınıf ders kitaplarında nasıl yer aldığı belirlenmiştir. V. Bölümde (Sonuç), genel bir değerlendirme yapılmıştır ve eksikliklerin çözümü için önerilerde bulunulmuştur. Çalışmamız sonunda ulaştığımız verilere göre akademik yayınlarda fiil konusunun kapsam geçerliliği farklılıklar göstermektedir. 2005 Türkçe öğretim programında ise akademik yayınlara oranla konunun kapsam geçerliği azaltılmıştır. Öğretim programındaki azaltılmışlık 6, 7, 8. sınıf ders kitaplarına da yansımış konuyla ilgili etkinliklerde yetersizliklerin olduğu gözlemlenmiştir. Anahtar Sözcükler: Dil bilgisi öğretimi, fiil, Türkçe Öğretim Programı, 6, 7, 8. sınıf Türkçe ders kitapları.

Ders kitaplarıDil bilgisi-eylemDilbilgisi+2
Melda Karagöz
Dokuz Eylül University · Institute of Educational Sciences
2013
00
Master'sOpen AccessTR

Yabancı dil olarak Türkçe öğrenen öğrencilere kelimelerin öğretimi

Bu çalışmanın konusu Türkçe kelimelerin anlamsal bağıntılı, bir konu etrafında dönen ve anlamca birbirinden bağımsız kelime grupları ile sunulmasının yabancı dil olarak Türkçe öğrenen öğrencilerin algısal kelime öğreniminde hangisinin daha etkili olduğunu araştırmaktır. Nicel bir çalışma olan araştırmamızın örneklemini 2012 ? 2013 öğretim yılında Dokuz Eylül Üniversitesi Dil Eğitimi ve Araştırmaları Merkezi?nde Türkçe öğrenen 21 öğrenci oluşturmuştur. Çalışmamızın konusuna uygun olarak belirlenen alt problemlere yönelik hazırlanmış son testler ve ötelenmiş son testler veri toplama araçları olarak kullanılmıştır. Bu çalışmada öğrencilere her bir derste 8 kelime olmak üzere 9 saatlik uygulama sonunda 72 kelime sunulmuştur. Her dersin sonunda öğrencilere öğrendikleri kelimeler ile ilgili son test uygulanmış ve ders anlatımları bittikten sonra da eşit zaman aralıklarında ötelenmiş son testler uygulanmıştır. Çalışmamızda elde edilen bulguların sonucunda, kelime öğretiminde kullanılabilecek üç farklı gruplama yönteminin son test sonuçlarının aritmetik ortalamalarına göre en yüksek ortalamanın anlamca birbirinden bağımsız kelimelerde olduğu görülmüştür. Ancak bu yöntemlerin algıya dayalı kelime öğreniminde anlamlı bir fark meydana getirip getirmediği incelendiğinde de yöntemler arasında bir fark olmadığı görülmüştür. Yani Türkçe kelimelerin sunumunda kullanabileceğimiz anlamsal bağıntılı, bir konu etrafında dönen ve anlamca birbirinden bağımsız kelime gruplarının - öğretimin hemen sonrasında - aralarında anlamsal bir fark yoktur. Çalışmamızda kelime öğretiminde kullanılabilecek üç farklı gruplama yönteminin ötelenmiş son test sonuçlarının aritmetik ortalamaları incelendiğinde ise en yüksek ortalamanın bir konu etrafında dönen kelime grubunda olduğu görülmüştür. Kelimelerin üç farklı gruplanması yönteminin öğrencilerin algısal kelime öğreniminde anlamlı bir fark meydana getirip getirmediği incelendiğinde de ötelenmiş son testte istatistiksel olarak anlamlı bir fark ortaya çıkmıştır. Yani ötelenmiş son test sonuçlarına göre bir kelime gruplama yöntemi öğrencilerin algısal kelime öğreniminde anlamlı bir fark oluşturmuştur. Hangi gruplama yönteminin bu farkı oluşturduğu incelendiğinde ise kelime gruplama yöntemleri arasında bariz bir fark ortaya çıkmamakla birlikte anlamca birbirinden bağımsız ve bir konu etrafında dönen kelime grupları arasında istatistiksel olarak bir fark olduğu görülmüştür. Sonuç olarak, öğretimin ardından belirli bir süre geçtiğinde, öğrencilerin bir konu etrafında dönen kelimeleri daha kolay hatırladıkları yargısına ulaşılmıştır. Anahtar Sözcükler: Yabancı dil olarak Türkçe öğretimi, kelime öğretimi, kelime grupları.

Kelime öğrenmeKelime öğretimiTürkçe+4
Mehmet Volkan Demirel
Dokuz Eylül University · Institute of Educational Sciences
2013
00
Master'sOpen AccessTR

Cumhuriyet sonrası (1960-1980) çocuk romanlarında tema, dil ve eğitim öğeleri

Duygusal, bedensel ve zihinsel bakımdan sürekli gelişen, değişen ve kendini bütünlemeye çalışan bir varlık olan çocuk; bu süreçte kendisini ve çevresini de giderek daha iyi tanır.Öğrenme ihtiyacını soru sorarak, araştırarak ve en önemlisi de okuyarak gidermeye çalışır.Bizim bu çalışmamıza konu olan on ilâ on beş yaş arası çocukların bedensel ve zihinsel gelişimlerinde etkisi bulunan çocuk romanlarıdır. Araştırmamızda; Talip APAYDIN, Fakir BAYKURT, Kemal BİLBAŞAR, Abbas CILGA, Gülten DAYIOĞLU, Sulhi DÖLEK, Rıfat ILGAZ, Muzaffer İZGÜ, Tarık Dursun K., Hidayet KARAKUŞ, Mehmet SEYDA ve Cahit UÇUK olmak üzere, toplam on iki yazarın yirmi dört çocuk romanı tema, dil ve eğitim öğeleri açısından incelenmektedir. 1960-1980 arası dönemdeki romanlarda; dostluk, anne sevgisi, arkadaşlık, dayanışma, hoşgörü, yaşam sevgisi, çalışkanlık vb. temalar işlenmiştir.Bütün bunların içinde sevgi teması ağırlık kazanmış ve alt kolları olarak da anne sevgisi, hayvan sevgisi, arkadaş sevgisi ve Atatürk sevgisine değinilmiştir.Bu temaların yanında 1960'lı ve 1970'li yılların sosyal yaşamı, kültürel, ekonomik ve eğitim unsurlarıyla ilgili öğelere de yer verilmiştir.On -on beş yaş grubu çocuklarının sosyal yaşama ilişkin bilmeleri gerekenlere yönelik konulara ağırlık verilerek özellikle çevre kirliliği, bilgili olmanın önemi, barışçıl düşünce gelişimi, sağlıklı olmanın önemi vb. eğitsel konular işlenmiştir. Yazarlar, eserlerinde kullandıkları sözcüklerin çocukların anlayabilecekleri düzeyde olmasına dikkat ederek yabancı ve argo sözcüklerden uzak durmaya çabalamışlardır.Cümle seçimlerinde olumlu, kurallı, basit ve fiil köklü yükleme sahip olmasına özen göstermişler; çocukların konuşmaktan hoşlanacakları ikilemeler yanında yalın cümleler ile kısa ve anlaşılır paragraflardan oluşan metinler oluşturmuşlardır. Anahtar sözcükler: Çocuk, çocuk romanları, tema, dil, eğitim.

Çocuk edebiyatı
Deniz Benli
Dokuz Eylül University · Institute of Educational Sciences
2013
00
Master'sOpen AccessTR

İlköğretim II. kademe Türkçe dersi performans görevi başarı puanları ile akademik başarı ve derse yönelik tutum arasındaki ilişkinin değerlendirilmesi

Bu çalışmanın amacı, ilköğretim ikinci kademe Türkçe dersi performans görevi başarı puanları ile öğrencinin Türkçe dersi akademik başarısı ve derse yönelik tutumu arasındaki ilişkinin değerlendirilmesidir.Araştırmanın örneklemini Trabzon ili merkezinde bulunan Aydınlıkevler, Mehmet Akif Ersoy ve Yunus Emre İlköğretim okullarının 6., 7. ve 8. sınıflarında okuyan 150 öğrenci oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak ?Türkçe Dersine Yönelik Tutum Ölçeği, Türkçe Dersi Performans Görevine Yönelik Tutum Anketi? kullanılmış ve alt problemlere cevap bulmak amacıyla öğrencilerin dönem sonu Türkçe dersi ve performans görevi notları elde edilmiştir. Araştırma betimsel nitelikte olup, araştırmayla ilgili veriler tarama yoluyla toplanmıştır. Araştırmada tek yönlü varyans ( ANOVA ) analizi ve korelasyon analizi kullanılmıştır.Araştırma sonucunda kız öğrencilerin performans görevi başarı puanlarının daha yüksek olduğu, anne-baba eğitim seviyesi ile ailenin gelir durumu arttıkça öğrencilerin performans görevi başarı puanlarının da arttığı sonucu ortaya çıkmıştır. Performans başarı puanları ile sınıf düzeyi arasında ise anlamlı bir farklılık olmadığı görülmektedir. Performans görevi başarı puanları ile Türkçe dersi akademik başarısı arasında ise olumlu bir ilişki vardır. Performans görevi başarı puanları ile Türkçe dersi ve performans görevine karşı tutum arasında zayıf bir ilişki vardır.

Akademik başarıPerformans değerlendirmePerformans görevi+6
Pınar Öztürk
Karadeniz Technical University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessTR

1981 ve 2005 programlarına göre hazırlanmış ilköğretim ikinci kademe Türkçe ders kitaplarındaki masal ve fabl metinlerinin işleniş süreçlerinin karşılaştırılması

Bu çalışma, 1981 ve 2005 programlarına göre hazırlanmış ilköğretim ikinci kademe Türkçe ders kitaplarındaki masal ve fabl metinlerinin işleniş süreçlerinin karşılaştırılmasını amaçlanmıştır. Türkçe eğitim programı 1981 yılından 2006 yılına kadar değişmeden uygulanmıştır. 2005 yılında programın değişmesiyle birlikte 2006 yılından itibaren yeni Türkçe öğretim programı uygulanmaya başlamıştır. Mevcut programın bırakılıp yeni bir program oluşturmanın nedeni, mevcut programın çağın ihtiyaçlarına cevap vermemesi, değişen teknolojiye ayak uyduramaması ve çağdaş öğretim yöntemlerinin yerine geleneksel eğitim anlayışını sürdürüyor olmasıdır. Programlarının birebir yansımasını görebildiğimiz ders kitapları programların uygulanmasında en önemli araçtır. Öğretim programları değiştikçe, programların felsefesine göre hazırlanan ders kitapları da değişmektedir. 1981 programında öğretim süreci tek bir kitapla yürütülürken 2005 programında öğretim süreci üç kitapla yürütülmektedir.Yapılan çalışmada tarama yöntemi kullanılmış ve 1981 Türkçe Eğitim Programı'na göre hazırlanmış dokuz adet ilköğretim ikinci kademe Türkçe ders kitabındaki masal ve fabl metinleriyle 2005 Türkçe Öğretim Programı'na göre hazırlanmış dokuz adet ilköğretim ikinci kademe Türkçe ders kitabındaki masal ve fabl metinlerinin işleniş aşamaları incelenmiş ve karşılaştırılmıştır.Çalışma sonunda 2005 programına göre hazırlanmış Türkçe ders kitaplarındaki masal ve fabl metinlerinin işleniş uygulamalarının, sözcük dağarcığının zenginleşmesinde, algılama ve kavrama yeteneğinin gelişmesinde, üst dizey bilişsel ve duyuşsal becerilerinin kazandırılmasında daha etkili olduğu görülmüştür. 1981 programının ise yazarların tanıtımı ve türle ilgili çalışmalar açısından 2005 programına göre daha kapsamlı olduğu sonucuna varılmıştır.

Ders kitaplarıEğitimFabl+6
Özlem Düğdü
Karadeniz Technical University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessTR

İlköğretim 6. sınıf Türkçe derslerinde dil bilgisi kavramlarının öğretilmesi ve kavratılması

Bu araştırmanın genel amacı, İlköğretim 6. sınıfta okuyan öğrencilerin dilbilgisi kavramlarını algılama düzeyleri ne seviyededir ve İlköğretim 6. sınıföğrencileri Türkçe dersinde gördükleri dil bilgisi kavramlarını istenilen düzeydeöğreniyorlar mı sorularına yanıt aramaktır.Araştırma nedensel karşılaştırmalı yöntem modelinde bir çalışmadır. AraştırmaAnkara ilinde çeşitli semtlerde bulunan biri özel, diğerleri devlet okulu olmak üzere onokul ve bu okullarda bulunan toplam 217 öğrenci ile gerçekleştirilmiştir. Bu araştırmadaveri toplama aracı olarak, araştırmacı tarafından hazırlanan ve uzman görüşlerince onaylanan 30 soruluk test kullanılmıştır.Veri toplama aracından elde edilen sonuçlara göre öğrencilerin çoğunun 6. Sınıfdil bilgisi kavramlarını algılama düzeyleri düşük bulunmuştur. Özel okul ile devletokullarının kavramları algılama düzeyleri açısından karşılaştırılmasıyla, özel okulundaha başarılı olduğu sonucuna ulaşılmıştır.Anahtar Sözcükler: Kavram, Dil bilgisi kavramları, Dil bilgisi kavramlarının Öğretimi.

DilbilgisiKavram öğretimiTürkçe+4
Ahu Öztabur
Baskent University · Institute of Educational Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Milli Eğitim Bakanlığının tavsiye ettiği 100 temel eser'deki hikaye kitaplarının ilköğretim ikinci kademe öğrencilerinin zihinsel becerilerini geliştirmedeki işlevleri

Bu araştırmanın amacı 100 Temel Eser'de yer alan hikâye kitaplarının ilköğretimikinci kademe öğrencilerinin zihinsel becerilerini geliştirmedeki işlevlerini irdelemektir.Çalışmanın ilk kısmında 100 Temel Eser genel olarak değerlendirilmiştir. Daha sonraZihinsel (Bilişsel) Alan ve bu alanda çalışmış kuramcıların fikirlerine yer verilmiştir. Yinebu bölümde ilköğretim ikinci kademe öğrencilerinin zihinsel gelişimleri hakkında bilgiverilmiştir. Çünkü çocukların zihinsel gelişimleri için seviyelerine uygun kitaplarokumaları çok önemlidir. Çocuklara verilecek her türlü metnin zihinsel iletiler yönüyleözenle seçilmiş olması gerekmektedir. Bu sebeple; çalışma için 100 Temel Eser'de yeralan hikâye kitaplarından 4 tanesi seçilmiştir. Bu kitaplar; Dede Korkut HikâyelerindenSeçmeler, Mevlana'nın Mesnevisinden Seçme Hikâyeler, İnsan Ne İle Yaşar, Yalnız Efeadlı hikâye kitapları ve bu hikâye kitaplarının içinde yer alan 78 hikâyedir.Hikâye kitapları, Türkçe Öğretim Programında yer alan Eleştirel Düşünme ve YaratıcıDüşünme zihinsel becerilerinin, altı adet alt zihinsel becerileri çerçevesinde incelenmiştir.Bu beceriler; Kuşku Temelli Sorgulayıcı Bir Yaklaşımla Konulara Bakma Becerisi, Sebepsonuçİlişkilerini Bulma Becerisi, Çıkarımda Bulunma Becerisi, Olaylara Farklı BakabilmeBecerisi, Sorunlara Benzersiz ve Kendine Özel Çözümler Bulma Becerisi, Bir Fikre ÇokFarklı Açılardan Bakma Becerisi'dir.Son olarak hikâyeler tek tek incelenerek hikâyelerde hangi zihinsel unsurlara yerverildiği tespit edilmiştir. Ve bu tespitlerden yola çıkılarak değerlendirmeler ve yorumlaryapılmıştır.

100 temel eserEğitim araçlarıHikaye+5
Eftal Süngü
Baskent University · Institute of Educational Sciences
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Cemil Sena'nın Türkçe'nin öğretimi üzerine yaptığı çalışmalarının değerlendirilmesi

ÖZDil, insanoğlunun temelini oluşturan çevresel ve kültürel faktörlerle, yaşam tarzıyla ve doğuştan gelen yeteneklerle oluşan bir etkinlikler bütünüdür.?Ana dili? insanın çocukluktan itibaren tabii ortamlarda öğrendiği ve kendisini bütün iletişim alanlarında en rahat ve kolay ifade edebildiği dil olarak tanımlanmaktadır. Dolayısıyla ana dili kavramı, konuşan kişinin kendi dili ile arasındaki tabii ilişkisini göstermektedir. ?Öğretim? kavramı ise, okulda yapılan planlı programlı bir faaliyeti vurgulamaktadır. Çocuklar ilköğretim okuluna başladıktan sonra sistemli ve amaca uygun bir biçimde ana dili öğrenimi devam etmektedir.Bu çalışmada, insanoğlunun doğduğu andan itibaren öğrenmeye ve içselleştirmeye başladığı dilin kazanılması süreci, öğretim metotları, ana dil ve ana dli betimlenmeye çalışılmaktadır.Ünlü filozof ve yazar Cemil Sena'nın 1929 yılında yayınlanan Hususi Tedris Usulleri kitabında yer alan ?öğretim metodolojisi? incelenmiştir. Cemil Sena Ongun'un araştırmalarının ve incelemelerinin mahsulü olan bu eser; 1927-1928 senesi şehir ve köy kursları münasebetiyle İstanbul Erkek Muallim Mektebi'nde vermiş olduğu dersleri teşkil etmektedir.Dört yüz sekiz sayfadan ve dört bölümden oluşan kitabın birinci kısmı ele alınmıştır. Nitel araştırma tekniği ile incelenen bu çalışmada yer alan konular şu şekilde sınıflandırılmıştır.Girişte, ilkokulun görevi ve amacı, öğretmenin öğrenci üzerindeki etkisi, pragmatizm kuramının eğitimdeki rolü, ana dil ? ana dili kavramları, Cemil Sena'nın hayatı ve tedris usulleriyle ilgili olan kitapları ele alınmıştır.Birinci bölümde, alfabenin öğretimi ve metotları, okuma becerisi, okutulan kitabın nitelikleri, ezber yöntemi ve şiir okuma teknikleri, imlânın önemi, kompozisyon kuralları, dil bilgisi metotları ve yazı uygulaması ele alınmıştır.İkinci bölümde, Cemil Sena'nın dinleme eğitimi hakkındaki düşüncelerine ve dinlemenin önemine değinilmiş, dört dil becerisinin birbirinden bağımsız ediniminin mümkün olamayacağından bahsedilmiştir. Ayrıca dinleme becerisinin ilk okuma ve yazma öğretiminde okuma ve yazma becerisi kadar önemli olduğu, ilk öğretimin birinci sınıfında, dinleme becerisinin akademik başarıya olumlu etkisi kaleme alınmıştır.Üçüncü bölümde, yazarın okuma becerisiyle ilgili düşünceleri ele alınmıştır. Ayrıca okuma becerisini geliştirme çabaları hakkında izlenecek yöntem ve teknikler üzerinde durulmuştur.Sena'nın konuşma eğitimiyle ilgili görüşlerinin ele alındığı Dördüncü bölümde ise; çocuklara özgüvenle konuşmayı öğretmek; onların hiçbir etki ve baskı altında olmaksızın, yalnızca kendi istekleriyle herhangi bir konuda serbestçe düşünebilmesini, değerlendirme ve karşılaştırma yapabilmesini sağlamak için gerekli olan yöntemlerinden bahsedilmiştir.Beşinci bölümde, Cemil Sena'nın yazma becerisinden beklediği düzey; çocukların söylenenleri ya da gördüklerini yazabilmesidir. Bu doğrultuda yazarın, birinci sınıfta yazma becerisi açısından, planlama, düzeltme, yazdıklarını sınıf ortamında arkadaşlarına sunma düşünceleri üzerinde durulmuştur.Altıncı bölümde ise, tezimizin konusunu oluşturan, Cemil Sena'nın Hususi Tedris Usulleri adlı eserinin sadeleştirilmesi yapılmıştır.Sonuç olarak, hazırlanan bu tez öğretim metodolojisi, dil - kültür ilişkisi üzerinde dil öğretimi ve öğretmenlere yol göstermek adına incelenmiştir. Daha önce Cemil Sena'nın ?tedris usulleri? ile ilgili çalışmalar yapılmamıştır. İlk olarak bu tezde ele alınıp değerlendirilmiştir.Anahtar kelimeler: Dil, ana dil, ana dili, öğretim, öğretim metodolojisi.

AnadilSena, CemilTürkçe eğitimi+2
Ayşe Ağcaoğlu
Baskent University · Institute of Educational Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

6, 7, 8. sınıf türkçe çalışma kitaplarındaki dilbilgisi soruları ve kazanımlarının yenilenmiş bloom taksonomisine göre değerlendirilmesi

MEB Yayınları (2012) 6, 7, 8. Sınıf Türkçe Öğrenci Çalışma Kitabında yer alan dil bilgisi sorularının ve öğretmen kılavuz kitabındaki dil bilgisi kazanımlarının Yenilenmiş Bloom Taksonomisi?ne göre değerlendirilerek bilişsel alanın hangi basamağında yer aldığının belirlemesinin hedeflendiği bu araştırmada, elde edilen bulgular ışığında mevcut durum betimlenerek yorumlanmıştır. Araştırmada veri olarak kullanılan MEB Yayınları (2012) 6,7, 8. Sınıf Türkçe Çalışma Kitabında yer alan dilbilgisi sorularının ve kılavuz kitaptaki dilbilgisi kazanımlarının değerlendirilmesinde nitel araştırma yöntemlerinden, betimsel analiz modeli benimsenmiş, bu nedenle belge tarama (doküman analizi) tekniği ve çalışmanın problem cümlesiyle ilgili olarak devlet okulu ve özel okullardaki Türkçe öğretmenlerinin görüşlerinin alınması amacıyla da görüşme yöntemi kullanılmıştır. Elde edilen veriler, araştırmanın alt problemleri kapsamında frekans ve yüzde hesaplamaları ile analiz edilmiş, güvenirliğin sağlanması için uzman görüşü ile desteklenerek değerlendirilmiş ve yorumlanmıştır. Araştırma sonucuna göre, Türkçe dersi 6, 7, 8. Sınıf Türkçe Çalışma Kitabında (MEB, 2012) yer alan dilbilgisi sorularının, %60,02?si bilişsel alanın alt düşünme basamaklarına ?hatırlamak, anlamak?, % 40,98?i ise, üst düzey düşünme basamaklarından uygulamak basamağına hitap etmektedir. Türkçe dersi MEB Yayınları (2012) Türkçe Öğretmen Kılavuz Kitabı nda (6, 7, 8. Sınıf) yer alan dilbilgisi kazanımlarının, %54,7 bilişsel alanın alt düşünme basamaklarından ?hatırlamak, anlamak?, %45,3?ü ise üst düzey düşünme basamaklarından ?uygulamak? basamağına hitap etmektedir. Yapılandırıcı yaklaşımın temel sayıltılarından olan yaparak yaşayarak öğrenme, dilbilgisi öğretiminin uygulama ağırlıklı olmasını ön görmektedir. Bu nedenle yapılan araştırma ve öğretmen görüşlerinin sonucuna göre, ?uygulamak? basamağındaki dilbilgisi kazanım ve sorularına daha çok yer verilmesi etkin dilbilgisi öğretimi için daha etkili olacağı düşünülmektedir. Bu incelemenin ve tespitler sonucundaki önerilerin alan öğretmenlerine ve alan ders ve çalışma kitabı hazırlayacak yazarlara fayda sağlayacağı düşünülmektedir.

Duygu Eroğlu
Baskent University · Institute of Educational Sciences
2013
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaokul Türkçe ders kitaplarında karakter çiziminin yeri

Bu çalışmada, ortaokul 5, 6, 7 ve 8. sınıf Türkçe ders kitaplarındaki kurmaca metinler karakter çizimi (karakterizasyon) açısından incelenirken Türkçe dersi çalışma kitapları da etkinliklerde ve sorularda karakter çizimine verilen yer açısından değerlendirilmektedir. Metni betimleme, çözümleme ve yorumlama odaklı etkinlikler ve sorular için karakter çiziminin önemi ortaya konulmaktadır. Çalışmanın amacı; ortaokul Türkçe ders kitaplarındaki kurmaca metinlerde karakter çizimine verilen yeri incelemek, karakter çiziminin önemini vurgulamak, etkinlik ve sorular üzerinden karakter çizimiyle ilgili çalışmaları değerlendirmektir. Bu kapsamda, karakter çizimiyle ilgili olan ortaokul Türkçe dersi programındaki kazanımlar, kazanımlar ile metinlerin, metinlere yönelik etkinlik ve soruların paralelliği, karakter çiziminin yeri, karakterlerin sunuluşu, karakter çizimi ile olay örgüsü, mekân, tema gibi ögelerin ilişkisi incelenmektedir. Araştırma, 5, 6, 7 ve 8. sınıf Türkçe ders ve çalışma kitaplarının karakter çizimi açısından incelenmesiyle sınırlıdır. Çalışmada nitel araştırma türlerinden içerik analizi yöntemi uygulanmıştır. Bu bağlamda, metinlerin yapısal ve anlamsal bütünlüğünü oluşturan karakter öğesinin metni hem yaratma hem de anlamlandırma açısından önemli rol oynadığı ders kitaplarından seçilen metinler üzerinden gösterilmiştir.

Ders kitaplarıHikaye edici metinKarakter+6
Fethiye Bozoğlu
Baskent University · Institute of Educational Sciences
2014
00
Master'sOpen AccessTR

Dîvânu Lugâti't-Türk'te yer alan yabancılara Türkçe öğretimi unsurları

Bu araştırmanın temel amacı, Dîvânu Lugâti't-Türk'te yer alan yabancı dil öğretim unsurlarını incelemek ve bu unsurları günümüz eğitim sisteminde uygulamaya yönelik değerlendirmelerde bulunmaktır. Çalışmada nitel araştırma yöntemi kullanılmıştır. Araştırma modeli olarak belge taraması seçilmiş ve veri analizi tekniklerinden de içerik analizi kullanılmıştır. Araştırma içerisinde ikincil veri kaynaklarına da başvurulmuştur. Çalışma sonunda elde edilen bulgular; Dîvânu Lugâti't-Türk'te yer alan dil öğretim unsurlarının günümüzde yeterince bilinmediğini ortaya koymaktadır ve mevcut dil öğretim tekniklerindeki hataların bir an önce giderilmesi gerektiği yönündedir. Anahtar Kelimeler: Yabancı Dil, Türkçe, Dîvânu Lugâti't-Türk

Alper Tok
Baskent University · Institute of Educational Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaokul Türkçe derslerinde kullanılan kurmaca metinlerde çatışma ögesi

Çalışmanın başlıca amacı, ortaokul Türkçe ders kitaplarında kullanılan kurmaca metinlerdeki 'çatışma' ögesini incelemek; kazanımlar, metinler, etkinlikler doğrultusunda çatışma ögesine ne derece yer verildiğini ve çatışmanın mahiyetini ortaya koymaktır. Bu çerçevede, çalışmada, 2013– 2014 eğitim öğretim yılında 5. 6. ve 7. sınıflarda okutulan MEB yayını Türkçe ders ve çalışma kitapları ile 2012-2013 eğitim öğretim yılında 8. sınıflarda okutulan Türkçe ders ve çalışma kitabındaki metinler ve etkinlikler, kazanımlarla paralelliği çerçevesinde çatışma odaklı olarak incelenmektedir. Araştırmada, nitel araştırma yöntemi kullanılmıştır. Bu doğrultuda belge taramasına dayalı metin çözümlemesi yapılmıştır. Anahtar Sözcükler: Türkçe Eğitimi, Kurmaca Metin, Çatışma

Ders kitaplarıKitaplarKurmaca+7
Fatma Kaya
Baskent University · Institute of Educational Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Dîvânu Lugâti't-Türk'te yer alan atasözlerinin yabancılara Türkçe öğretiminde kültür aktarımına katkısı üzerine bir değerlendirme.

Bu araştırmanın temel amacı, Türkçeyi yabancılara öğreten en eski eser olarak kabul edilen Dîvânu Lugâti't-Türk'te yer alan atasözlerini incelemek ve bu atasözlerinin kültür aktarımına katkısını belirlemektir. Bu çalışmada nitel araştırma yöntemi kullanılmıştır. Araştırma modeli olarak belge taraması seçilmiş ve veri analizi tekniklerinden de içerik analizi kullanılmıştır. Araştırma içerisinde ikincil veri kaynaklarına da başvurulmuştur. Yabancılara Türkçe öğretirken kültür aktarımının önemi aşikardır. Elde edilen bulgular doğrultusunda, yabancılara Türkçe öğretimi alanında başvuracağımız en önemli eserlerden olan Dîvânu Lugâti't-Türk'ten yeteri kadar faydalanılmadığı görülmüştür. Bu bağlamda, Dîvânu Lugâti't-Türk'te yer alan atasözlerine yabancılara Türkçe öğretiminde yer vermenin kültür aktarımına katkıda bulunacağı düşünülmüştür. Anahtar Kelimeler: Yabancılara Türkçe Öğretimi, Dîvânu Lugâti't-Türk, Atasözleri, Kültür Aktarımı.

Aral Gence Öztürk
Baskent University · Institute of Educational Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Türk edbiyatının hayalperest çocuğu fantastik edebiyatın ortaokul (5,6,7,8) sınıflar Türkçe ders kitalarına yansıması

Türkçe öğretimi, genel olarak belirlenen amaç ve kazanımlara uygun olarak yapılır, bunu yapabilmek ancak doğru seçilen metinlerle mümkündür. Seçilen bu metinler Türkçe öğretiminin temel araçlarıdır. Ortaokul Türkçe kitaplarında yer alan metinler, bir yönüyle amaç ve kazanımlara göre hayal gücünü alabildiğine geniş kullanabilen, yerine kendini koyabilen, nesnel gerçekliği değiştirerek veya bozarak düşsel bir yaşamın oluşturulduğu kurmaca alemde yapılan gizemli yolculuğa davet etmelidir. Bu amaçlar doğrultusunda kitaplarda yer verilecek bir metin türü de fantastik metindir ve bu metinlerin ortaokul ders kitaplarında belirlenen amaç ve kazanımlara ulaşmada bu türe yeterince yer verilmediği gözlemlenmiştir.

Tuğba Kahraman
Baskent University · Institute of Educational Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaokul Türkçe derslerinde anlatım türlerinin yeri, önemi ve işlevleri

Bireyleri günlük hayatlarında başarılı kılan en önemli etkenlerden biri dili doğru ve etkili kullanma becerisidir. Duygu ve düşüncelerini etkin bir dil kullanımıyla anlatabilen, okuduğu veya dinlediği bir metni sözlü ya da yazılı olarak ifade edebilen bireyler yetiştirebilmek, günümüz modern eğitim ve öğretim anlayışının temelini oluşturmaktadır. Sözlü ve yazılı anlatım gücüne sahip olan bireyler, toplumla daha sağlıklı ilişkiler kurabilecektir. Bu iyi ilişkiler de eğitim – öğretim kalitesini artıracak ve daha nitelikli bireylerin yetişmesine olanak sağlayacaktır. Sözlü ve yazılı anlatımı güçlü bireyler yetiştirmek, eğitim hayatında önem verilmesi gereken konulardan biridir. Ana dilin sözlü ve yazılı olarak doğru ve etkin bir şekilde öğretilmesi, metinsel bağlama uygun anlatım türlerinin kullanılması Türkçe derslerinin öncelikli meselelerinden biridir. Bireylerin üzerinde durdukları konuya uygun anlatım türlerini kullanmaları, sözlü ve yazılı anlatım çalışmalarının önemli bir yönünü oluşturur. Bu bağlamda çalışmamızda ortaokul 5, 6, 7 ve 8. sınıf Türkçe dersi öğretmen kılavuzu ve öğrenci çalışma kitaplarında anlatım türlerine ne kadar yer verildiği, işlevselliği ve bu derslerin öğrencilere ne kazanımlar sağladığı incelenmektedir. Anlatım türlerinin öğrencilerin sözlü ve yazılı anlatım becerilerini geliştirmedeki yeri ele alınmakta, bu konunun Türkçe derslerinde daha işlevsel hale getirilmesi için neler yapılabileceği üzerinde durulmaktadır. Tezin amacı, önemi, yöntemi gibi noktaların belirtildiği giriş bölümünden sonra gelen ikinci bölümde tezin kavramsal çerçevesi oluşturulmakta, üçüncü bölümde ise 5, 6, 7 ve 8. sınıf Türkçe öğretmen kılavuzu / ders ve çalışma kitapları anlatım türleri bakımından değerlendirilmektedir. Sonuç niteliği taşıyan dördüncü bölümünde ise elde edilen bulgular değerlendirilmekte ve öneriler sunulmaktadır. Anahtar Kelimeler: Anlatım türleri, sözlü ve yazılı anlatım, ortaokul Türkçe dersleri, metin, çalışma kitabı.

Anlatım teknikleriAnlatım yöntemiKitaplar+7
Öznur Aksoy Lafçı
Baskent University · Institute of Educational Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Türkçe öğrenen Mısırlı öğrencilerin yazılı anlatımında yaptıkları ad durum eki yanlışları

Bu çalışmada, yabancı dil olarak Türkçe öğrenen Mısırlı öğrencilerin Türkçe öğrenirken yazılı anlatımda yaptıkları ad durum eki yanlışları incelenmiştir. Çalışma İskenderiye Yunus Emre Türk Kültür Merkezinde yabancı dil olarak Türkçe öğrenen temel sevideki 75 öğrenci üzerinde yapılmıştır. Yapılan bu çalışmada İskenderiye'deki öğrencilerin yazma becerisinde yaptığı ad durum eki yanlışları tespit edilmiş ve bu yanlışların çözümüne yönelik öneriler sunulmuştur. Bu araştırmada öğrencilerin yazılı anlatım problemleriyle ilgili veriler, öğrencilere A1 seviyesi için, "1.Bir gününüzü anlatınız. 2.Ailenizi anlatınız. 3.Boş zamanlarınızı nasıl değerlendirirsiniz? Neler yaparsınız?"; A2 seviyesi öğrenciler için ise, "1. Arkadaşınızın e-postasını okuyunuz. Ona bir cevap yazınız. 2). Sizi en çok etkileyen film nedir? Niçin? Bu filmi anlatınız. 3).İnsanların hayatında teknolojinin yeri nedir? Teknolojinin Olumlu ve olumsuz yönlerini anlatınız." başlıklı konuların yazdırılmasıyla elde edilmiştir. Bu yazılı anlatım sırasında öğrenciler kendilerine verilen üç konudan herhangi birini seçerek yazmışlardır. Öğrencilerin Türkçe yazılı anlatımda yaptığı hataları, biçim bilgisi (morfoloji), ad durum ekleri (belirtme, kalma, ayrılma ve yönelme durumu) ve sözcük bilgisi şeklinde gruplara ayrılarak tarama yöntemiyle incelenmiştir.

Dil bilgisi-eklerDil yanlışlarıDil öğrenimi+7
Aynur Arhan
Baskent University · Institute of Educational Sciences
2015
00