
80
Arşivlenen Tez
0
DOI Atanmış
0%
DOI Oranı
Anabilim Dalı
Sosyal bilgiler eğitiminde kültürel ve mekânsal özelliklerin öğrencilerin değer oluşumundaki etkisi
Bu araştırmanın amacı beşinci sınıf öğrencilerinin sosyal bilgiler öğretim programında yer alan vatanseverlik, hoşgörü, tarihsel mirasa duyarlılık, dayanışma, doğal çevreye duyarlılık, yardımseverlik, çalışkanlık, misafirperverlik, adillik, sorumluluk değerlerini kazanım düzeyleri üzerinde yaşadıkları ilin, cinsiyetlerinin, okudukları okulun, anne ve babalarının öğrenim durumlarının ve mesleklerinin etkisini belirlemektir. Buna bağlı olarak elde edilen sonuçlar il bazında karşılaştırılarak değerlendirilmiştir. Araştırma nicel araştırma yöntemi olan tarama modeli ile yapılmıştır. Araştırmada kullanılan veri toplama aracı iki kısımdan oluşmaktadır. İlk kısımda öğrencilerin yaşadıkları il, cinsiyet, okudukları okul, baba öğrenim durumu, baba mesleği, anne öğrenim durumu ve anne mesleği değişkenlerinin bulunduğu kişisel bilgi formu yer almaktadır. İkinci kısmında Keskin (2008) tarafından geliştirilmiş Değerler Eğitimi Ölçeği bulunmaktadır. Araştırmanın çalışma grubunu 2019-2020 yılında Ağrı il merkezinde bulunan üç ortaokul ve Burdur il merkezinde bulunan üç ortaokulda öğrenim gören tesadüfi yöntem ile seçilmiş 500 öğrenci oluşturmaktadır. Araştırmada kullanılan kişisel bilgi formu ve ölçek öğrencilere uygulanmış ve elde edilen veriler düzenlenerek SPSS 26.0 İstatistik Paket programı ile analizi yapılmıştır. Analiz sonucunda her iki ilde yapılan uygulamada cinsiyet değişkeni açısından kız öğrencilerin lehine bir farklılık görülmüştür. Okudukları okul değişkenine göre değerlendirildiğinde Burdur il merkezinde yer alan okulların Ağrı il merkezinde yer alan okullara göre değerleri kazanım düzeyleri daha yüksektir. Baba öğrenim durumu değişkenine göre Ağrı'da yaşayan öğrencilerin değerleri kazanım düzeyleri baba öğrenim durumları arttıkça yükselmekteyken, Burdur'da yaşayan öğrencilerin değerleri kazanım düzeyleri anlamlı bir farklılık göstermemektedir. Anne öğrenim durumu değişkenine göre Ağrı'da yaşayan öğrencilerin anne öğrenim durumları yükseldikçe tarihsel mirasa duyarlılık ve çalışkanlık değerlerini kazanım düzeyleri yükselmekteyken, Burdur'da yaşayan öğrencilerin değerleri kazanım düzeylerinde bir farklılık görülmemektedir. Baba mesleği değişkenine göre Ağrı'da yaşayan öğrencilerin yardımseverlik, dayanışma, misafirperverlik, adillik, çalışkanlık, doğal çevreye duyarlılık, sorumluluk ve vatanseverlik değerlerini kazanım düzeyleri farklılaşmaktayken, Burdur'da yaşayan öğrencilerin dayanışma, tarihsel mirasa duyarlılık, adillik, değerlerinin kazanım düzeyleri farklılık göstermektedir. Anne mesleği değişkenine göre Ağrı'da yaşayan öğrencilerin dayanışma, adilik, doğal çevreye duyarlılık, sorumluluk ve vatanseverlik değerlerinin kazanım düzeyleri farklılık göstermekteyken, Burdur'da yaşayan öğrencilerin değerleri kazanım düzeyleri farklılık göstermemektedir. Karşılaştırılan Ağrı ili ve Burdur ili arasında öğrencilerin değerleri kazanım düzeyleri bütün değişkenler açısından araştırmada yer alan değerler üzerinde anlamlı bir farklılık ortaya çıkarttığı görülmüştür.
Sosyal bilgiler ders kitabında Osmanlı tarihi öğretiminin ünite kazanımları açısından değerlendirilmesi (2019-2020 yılı kitap örneğine göre)
Bu araştırma ilköğretim okullarında Sosyal Bilgiler Ders kitabında yer alan "Türk Tarihinde Yolculuk" adlı ünitenin Osmanlı tarih öğretiminin nasıl yapıldığını, bunu yaparken de ders kitabında yer alan metinleri, okuma parçalarını, soru cümlelerini analiz tabi tutulmuştur. Bunların yanında resim, fotoğraf, minyatür, gravür, tarih şeridi, gibi görselleri de içerik, metin analizine tabi tutulmuştur. Türkiye'de tarih öğretimi öğrencilerin ilköğretime başlamasıyla birlikte verilir. Tarih öğretiminde farklı kaynaklardan yararlanılmaktadır. Öğretmen ve öğrenciye yardımcı temel kaynaklardan biri de ders kitaplarıdır. Ders kitaplarında program ve içeriğin hazırlanmasında öğrencinin bilişsel ve zihinsel gelişiminin yanında eğitim bilimlerinin temel alındığı öğretim faktörleri de dikkate alınmalıdır. Sosyal bilgiler ders kitapları Osmanlı tarihi öğretimi açısından değerlendirmeye tabi tutulmuştur. Osmanlı tarihi ile ilgili bölümler incelenirken 2019-2020 yılları arasında kullanılan ders kitabı kullanılmıştır. Araştırmamızda şu hususlara yer verilmiştir. Eğitim bilimleri ile ilgili Akademik kaynaklar, tarih öğretimi ile ilgili akademik kaynaklar ve bu alanda yapılmış çalışmalar, makaleler incelenmiştir. Talim Terbiye Kurulunun belirlediği hususlara dikkat edilmiştir. Bütün bu çalışmalara bağlı olarak Sosyal Bilgiler ders kitaplarının 7. Sınıf düzeyinde tarih öğretimi açısından uygunluğu ele alınacaktır. Anahtar Kelimeler: Sosyal Bilgiler, Osmanlı Tarihi Öğretimi, Görsel Ögeler, Öğretim, Öğrenme.
Sosyal bilgiler öğretmen adaylarının mekânsal okuryazarlık düzeylerinin belirlenmesi (MAKÜ örneği)
Mekânsal okuryazarlık bireylerin içerisinde bulundukları mekânın özelliklerinin farkına varabilme, mekânı daha iyi okuyup anlamlandırabilme, elde ettiği bilgileri etkin şekilde kullanabilme ve gerektiğinde bu bilgileri başkalarına düzgün bir şekilde aktarabilme becerisidir. Bu çalışma sosyal bilgiler öğretmen adaylarının mekânsal okuryazarlık düzeylerinin belirlenmesi amacıyla 2020-2021 eğitim-öğretim yılında Burdur Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi Eğitim Fakültesi, Türkçe ve Sosyal Bilgiler Eğitimi Bölümü, Sosyal Bilgiler Eğitimi Anabilim Dalı'nda öğrenim gören 91 öğretmen adayı ile gerçekleştirilmiştir. Çalışma kapsamında nitel araştırma yöntemi kullanılmıştır. Çalışmanın verileri, veri toplama sürecinin Covid-19 pandemi sürecine denk gelmesi ve bu süreçte üniversitelerin uzaktan eğitime geçmesi nedeniyle online olarak yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılarak toplanmıştır. Öğretmen adaylarına uzman görüşü alınarak hazırlanmış 19 açık uçlu soru sorulmuştur. Veriler içerik analizi kullanılarak analiz edilmiştir. Çalışmadan elde edilen sonuçlara göre; sosyal bilgiler öğretmen adaylarının mekânsal kavramları doğru cevaplama düzeyleri sınıf kademelerine göre artmaktadır. Öğretmen adayları mekânsal okuryazarlık becerisi kazanma koşulu olarak gezi-gözlem yapma ve coğrafya bilgisine sahip olmayı görmektedir. Öğretmen adayları mekânsal okuryazarlık becerisini geliştirmek için kullanılabilecek yöntemleri okuma-araştırma yapma, gezi ve gözlem yapma şeklinde belirtmişlerdir. Öğretmen adayları mekânsal okuryazarlık becerisini mekânı anlama ve yorumlama, mekânı analiz etme becerisi şeklinde tanımlamışlardır. Öğretmen adayları mekânsal okuryazarlık becerisinin gündelik yaşantılarında ihtiyaç duyulduğu zaman, seyahat ederken, adres bulmakta kullanılabileceğini belirtmişlerdir. Mekânsal okuryazarlık becerisine sahip bireyin özellikleri öğretmen adayları tarafından gezmeyi-gözlem yapmayı sever, coğrafya bilgisi yüksek, mekânsal bilgi düzeyi yüksek şeklinde ifade edilmiştir. Öğretmen adaylarının çoğunluğu kendisini mekânsal okuryazarlık becerisine sahip bir birey olarak görmektedir. Öğretmen adaylarına göre mekânın okunmasında-anlamlandırılmasında yararlanılabilecek başlıca yetenek (araç ve gereç) haritadır. Öğretmen adaylarının büyük çoğunluğu harita, atlas, akıllı telefon uygulamaları, Google Earth ve CBS'nin mekânsal okuryazarlık becerisi kazandırmada etkili olduğunu düşünmektedir. Öğretmen adayları gündelik yaşantılarında gerçekleştirdikleri gezi ve seyahatlerde harita, akıllı telefon uygulamaları, pusula vb. mekânsal araçları kullanmaktadır. Öğretmen adayları mekânsal düşünme becerisini mekânı algılama, mekâna bağlı düşünme şeklinde tanımlarken, eleştirel mekânsal düşünme becerisini mekâna eleştirel bakma, mekânı ayrıntılı şekilde analiz etme şeklinde tanımlamaktadır. Öğretmen adayları mekânsal düşünme becerisi ve eleştirel mekânsal düşünme becerisinin, mekânsal okuryazarlık becerisi kazandırmada önemli olduğunu belirtmiştir. Öğretmen adaylarının büyük çoğunluğu lisans düzeyinde aldıkları eğitimin mekânsal okuryazarlık becerisi kazandırmada etkili olduğunu düşünmektedir. Lisans eğitimi süresince mekânsal araçların kullanımı ve bu konudaki yeterliliğe ilişkin öğretmen adayları arasında ciddi farklar bulunmaktadır. Öğretmen adayları mekânsal okuryazarlık becerisine sahip bireyler yetiştirilmesi açısından sosyal bilgiler dersini sosyal bilgiler coğrafya ilişkisi, disiplinlerarası yaklaşıma sahip ve öğrenme temeli oluşturur gibi nedenlerle önemli ve gerekli görmektedir. Öğretmen adayları mekânsal okuryazarlık becerisinin sosyal bilgiler dersinde yeryüzü şekilleri, harita bilgisi konularının öğretilmesinde kullanılabileceğini belirtmiş, mekânsal okuryazarlık becerisini sosyal bilgiler dersi öğretim programındaki insanlar, yerler ve çevreler, kültür ve miras, birey ve toplum öğrenme alanları ile ilişkilendirmiştir. Öğretmen adayları mekânsal okuryazarlık becerisinin sosyal bilgiler dersindeki yerini sosyal bilgiler dersinin amaçlarına ulaşmak için gereklidir şeklinde ifade etmiştir. Öğretmen adayları sosyal bilgiler dersinde mekânsal okuryazarlık becerisine sahip bireyler yetiştirilmesi için gezi ve okul dışı öğrenme ortamlarını kullanılabilecek uygulama ve yöntemler olarak ifade etmiştir.
Sosyal bilgiler öğretmen adaylarının eleştirel düşünme eğilimleri ile akademik okuryazarlık düzeyleri arasındaki ilişkinin incelenmesi
Bu araştırmada, sosyal bilgiler öğretmen adaylarının eleştirel düşünme eğilimleri ile akademik okuryazarlık düzeyleri arasındaki ilişkiyi incelemek temel amaçtır. Nicel araştırma yöntemine uygun olarak gerçekleştirilen araştırmada, ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmanın örneklemi, İllerin ve Bölgelerin Sosyo-Ekonomik Gelişmişlik Sıralaması Araştırması (SEGE-2017) temel alınarak bu raporda oluşturulan 6 kademedeki her bölgeden 2 üniversite olmak üzere tesadüfi örnekleme yöntemi ile belirlenmiştir. Bu doğrultuda araştırmanın örneklemi, Türkiye'de Sosyal Bilgiler Öğretmenliği lisans programına sahip olan 12 üniversiteden, tabakalı örnekleme yöntemiyle seçilen 1106 sosyal bilgiler öğretmen adayından oluşmaktadır. Araştırmanın verileri, "Eleştirel Düşünme Eğilimi Ölçeği", "Akademik Okuryazarlık Ölçeği" ve araştırmacı tarafından hazırlanan Kişisel Bilgi Formu ile toplanmıştır. Araştırma verilerinin analizinde; betimsel istatistikler, bağımsız örneklem t testi, Tek Yönlü Varyans Analizi (ANOVA), Pearson momentler çarpımı korelasyonu ve basit doğrusal regresyon analizi kullanılmıştır. Araştırmada elde edilen sonuçlara göre, sosyal bilgiler öğretmen adaylarının eleştirel düşünme eğilimi toplam puanları ile akademik okuryazarlık düzeyi toplam puanları arasında pozitif yönlü ve anlamlı bir ilişki olduğu tespit edilmiş ve öğretmen adaylarının eleştirel düşünme eğilimleri, akademik okuryazarlık düzeylerinin %36.8'ini yordadığı görülmüştür.
Yabancı dil olarak Türkçe öğretiminde kullanılan ders kitaplarının eleştirel okuma ölçütlerine göre değerlendirilmesi
Bu araştırma Yunus Emre Enstitüsü Yedi İklim Türkçe Öğretim Seti B1, B2 ve C1 seviye ders kitapları ile Gazi Üniversitesi Yabancılar İçin Türkçe B1, B2 orta düzey ve C1 ileri düzey ders kitaplarında bulunan okuma metinlerine ait etkinliklerde, araştırmacı tarafından geliştirilen "Yabancı Dil Olarak Türkçe Öğretiminde Kullanılan Ders Kitapları İçin Eleştirel Okuma Ölçütleri" tespit edilerek, araştırmada kullanılan ders kitaplarında bu ölçütlerin kullanıldığı etkinliklere yer verilme oranı ile eleştirel okuma becerisini geliştireceği belirlenmiş etkinliklerde hangi ölçütlerin kullanıldığını tespit etme amacıyla yapılmıştır. Araştırma kapsamı Gazi Üniversitesi Yabancılar İçin Türkçe ve Yunus Emre Enstitüsü tarafından hazırlanmış olan Yedi İklim Türkçe Öğretim Seti B1, B2 ve C1 seviye ders kitaplarında yer alan okuma metinlerine ait etkinlikler ve bu etkinliklerden elde edilmiş verilerle sınırlandırılmıştır. Araştırmada nitel araştırma yöntemlerinden olan doküman analizi kullanılmıştır. Araştırmacı tarafından geliştirilmiş "Yabancı Dil Olarak Türkçe Öğretiminde Kullanılan Ders Kitapları İçin Eleştirel Okuma Ölçütleri" araştırmanın veri toplama aracını oluşturmaktadır. Araştırma ile veri toplama aracının güvenirliği, içsel tutarlılık olarak adlandırılarak kodlayıcılar arasındaki görüş birliğini kavramsallaştıran Miles ve Huberman 1994 modeliyle sağlanmıştır. Araştırma sonucu elde edilen bulgulara göre, incelenen ders kitapları değerlendirildiğinde B1 ve B2 orta düzey ders kitaplarına ait okuma metinleri etkinliklerinde eleştirel okuma becerisini geliştiren ölçütlerin bulunduğu etkinlikler ve belirlenen bu etkinlikler ölçüt çeşitliliği bakımından yetersiz olduğu tespit edilmiştir. En yüksek ölçüt çeşitliliği Yunus Emre Enstitüsü Yedi İklim C1 seviye ders kitabındaki okuma metinlerine ait etkinliklerde bulunmuş ve onu takiben Gazi Üniversitesi Yabancılar İçin Türkçe C1 ileri düzey ders kitabının yer aldığı görülmüştür. Bu doğrultuda B1 ve B2 seviye ders kitaplarına oranla ileri seviye ders kitaplarında yabancı dil olarak Türkçe öğretiminde kullanılan ders kitapları için eleştirel okuma ölçütlerinin kullanım çeşitliliğinin yüksek oluşu tutarlı ve istendik bulunmuştur.
Çocuk kitaplarına yansıyan akran zorbalığı üzerine bir inceleme
Bu çalışmada çocuk kitaplarına yansıyan akran zorbalığı farklı yönleriyle incelenmiştir. Akran zorbalığına dair temel bilgiler edinildikten sonra araştırmanın amacı bağlamında yayınevlerinin internet adresleri taranmış ve akran zorbalığı konulu 20 kitap belirlenmiştir. Bu kitapların on tanesi çeviri kitap, on tanesi de Türk Edebiyatı'na ait yerli kitaplardan oluşmaktadır. Araştırmanın temel veri kaynağını çocuk kitapları oluşturmaktadır, bu sebeple araştırmamızda nitel araştırma yöntemlerinden içerik analizi kullanılmıştır. Araştırma bulguları alanyazın taramasıyla oluşturulan kontrol listesi aracılığıyla elde edilmiştir. Araştırmada kontrol listesinde bulunan maddelerin kitaplarda tekrarlanma frekanslarına bakılmıştır. Bu doğrultuda tüm kitaplarda zorbalıkla ilgili bulgulara rastlanmıştır. Zorbalığın en çok geçtiği kitap Benim Adım Jack kitabıdır (f=12). İncelelenen kitaplarda en sık rastlanan zorbalık türü sözel zorbalık (f=62) olurken, en az rastlanan zorbalık türü siber zorbalıktır(f=3). Zorbalığı gerçekleştirenlerin cinsiyete göre dağılımlarına bakıldığında 15 kitapta erkekler, 3 kitapta kızlar zorbalık yapmıştır. Bu durum zorbalık yapılanların cinsiyeti açısından ele alındığında 13 kitapta erkeklere, 6 kitapta kızlara zorbalık yapıldığı görülmektedir. Zorbalığın en çok okulda yapıldığı görülmüştür. Zorbalık yapan çocukların yaş grupları incelendiğinde zorbalık yapanların en çok 7-12 yaş grubunda(f=15) olduğu görülmüştür. Zorbalık yapılan çocukların yaş grupları incelendiğinde en çok 7-12 yaş grubunda(f=15) yer aldığı görülmüştür. Zorbalık yapan çocukların en belirgin özelliği empati yapamamalarıdır (f=17). Zorbalık yapılan çocukların en belirgin özelliği fiziksel olarak zayıf yapıda olduklarıdır (f=6). Zorbalık yapan çocukların üst sosyo-ekonomik düzeydeki ailelerin çocukları olduğu(f=4) görülmüştür. Zorbalık yapılan çocukların alt sosyo-ekonomik düzeydeki (f=5) ailelerin çocukları oldukları görülmüştür. Zorbalık yapılan çocukların en çok yardım isteme stratejisine başvurdukları belirlenmiştir. Zorbalık yapan çocukların ailelerinin ilgisiz ve baskıcı aile tutumu ortaya koyduğu (f=2) belirtilmiştir. Zorbalık yapılan çocukların ailelerin güven verici ve destekleyici aileler (f=7) oldukları belirtilmiştir. İncelenen tüm kitaplarda yer alan akran zorbalığı bulguları çocukların yaş ve gelişim seviyesine uygundur. Kitaplar sayesinde akran zorbalığı olgusu tüm çocuklara sezdirilebilir. Çocukların böyle bir durum karşısında ne yapması gerektiğinin kitaplarda yer alması zorbalıkla mücadele açısından önemlidir. Akran zorbalığıyla ilgili farkındalık oluşturmak için özel amaçla yazılmış çocuk kitaplarının sayısı arttırılmalıdır. Bu alanda yazılmış kitapların çocuklarla buluşması akran zorbalığıyla mücadele için önemlidir.
Çocuklar İçin Felsefe Eğitimi Programı'nın (P4C) ortaokul öğrencilerinin sözlü iletişim becerilerine etkisi
Bu araştırmanın amacı, Çocuklar İçin Felsefe Eğitimi Programı'nın ortaokul öğrencilerinin sözlü iletişim becerilerine etkisini incelemektir. Araştırmanın çalışma grubunu 2021-2022 eğitim öğretim yılında Bilecik ili Osmaneli ilçesinde bir devlet okulunda öğrenim gören 7. sınıf düzeyindeki 57 öğrenci oluşturmaktadır. Deney grubunda 28, kontrol grubunda 29 öğrenci yer almaktadır. Araştırmada İletişim Becerileri Envanteri ve Kişisel Bilgi Formu veri toplama aracı olarak kullanılmıştır. Öğrencilerin ve ebeveynlerinin demografik bilgilerine Kişisel Bilgi Formu ile ulaşılmıştır. Yarı deneysel desenlerden ön test-son test eşleştirilmiş kontrol gruplu desenin kullanıldığı araştırmada bir deney ve bir kontrol grubu olmak üzere iki grup vardır. Toplam 10 hafta süren çalışmada ilk hafta deney ve kontrol grubundaki öğrencilere ön test olarak İletişim Becerileri Envanteri uygulanmıştır. Sonraki 8 hafta boyunca haftada iki ders saati olmak üzere deney grubundaki öğrencilere, araştırmacı tarafından Çocuklar İçin Felsefe Eğitimi Programı uygulanmıştır. Kontrol grubundaki öğrencilere ise herhangi bir müdahalede bulunulmamış, öğrenciler olağan ders işlemelerine devam etmişlerdir. Çalışmanın son haftasında, deney ve kontrol grubundaki öğrencilere İletişim Becerileri Envanteri son test olarak uygulanmıştır. Çalışmanın verileri parametrik test yöntemlerinden, bağımsız gruplar t-Testi, bağımlı gruplar t-Testi, tek yönlü ANOVA ve Post-Hoc testlerinden Tukey kullanılarak analiz edilmiştir. Araştırmada deney ve kontrol gruplarının ön test ve son test puanlarının karşılaştırılması amacıyla yapılan bağımsız gruplar t-Testi sonucuna göre; deney ve kontrol gruplarının ön test puanları arasında anlamlı bir fark olmadığı, son test puanları arasında ise anlamlı bir fark olduğu bulunmuştur. Araştırmanın bulgularına göre, Çocuklar İçin Felsefe Eğitimi Programı ortaokul öğrencilerinin sözlü iletişim becerilerine olumlu etki yapmaktadır. Anahtar Kelimeler: Çocuklar İçin Felsefe, Sözlü İletişim, Türkçe Öğretimi.
Sosyal bilgiler eğitiminde okul dışı öğrenme ortamlarının kullanımına dair öğretmen görüşleri (Isparta ili örneği)
Bu araştırmanın amacı Sosyal Bilgiler Öğretmenlerinin okul dışı öğrenme ortamlarını kullanma durumunu belirlemeye çalışmaktır. Bu çalışmada nitel araştırma yöntemi kullanılmıştır. 2020-2021 eğitim-öğretim yılında Isparta'da Sosyal Bilgiler Öğretmenliği yapan devlet ve özel okullarda çalışan öğretmenler bu araştırmanın çalışma grubunu oluşturmaktadır. Çalışma grubu merkeze bağlı ortaokullarda görev yapan 40 sosyal bilgiler öğretmenini kapsamaktadır. Sosyal bilgiler öğretmenlerinin okul dışı öğrenme ortamlarının kullanım durumları ile ilgili bilgi toplamak amacıyla görüşme formu hazırlanmıştır. Hazırlanması aşamasında uzman görüşlerine başvurulmuştur. Araştırmanın verileri ''Görüşme Formu'' ile toplanmıştır. Toplanan verilerin analizinde Betimsel analiz, verilerin çözümlenmesinde ise frekans ve yüzde kullanılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre sosyal bilgiler öğretmenlerinin genel olarak okul dışı etkinlikler düzenledikleri görülmektedir. Öğretmenlerin okul dışı etkinlik düzenlemelerine ilişkin görüşleri cinsiyetlerine göre değişkenlik göstermektedir. Erkek öğretmenler kadın öğretmenlere göre daha fazla okul dışı etkinlik gerçekleştirmektedir. Çalışmada elde edilen diğer bir bulgu da öğretmenlerin okul dışı etkinlik düzenlemelerine ilişkin görüşleri kıdemlerine göre de farklılık göstermekte olup, ''11-25'' yılını tamamlamış öğretmenlerin daha fazla okul dışı etkinlik yaptığı belirlenmiştir. Sosyal bilgiler öğretmenlerinin okul dışı öğrenme ortamlarına derslerde daha çok yer vermeleri konusunda önerilerde bulunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Okul Dışı Öğrenme, Sosyal Bilgiler Eğitimi, Sosyal Bilgiler Öğretmenliği
Sosyal bilgiler öğretmen adaylarının harita okuma becerilerine oryantiring uygulamalarının etkisi
Bu araştırmada, Sosyal Bilgiler öğretmen adaylarının harita okuma becerilerine oryantiring uygulamalarının etkisinin belirlenmesi amaçlanmaktadır. Araştırmanın karma desene göre hazırlanmış olup karma desenin nicel boyutunda yarı deneysel desen modellerinden Sontest Eşleştirilmiş Kontrol Gruplu Desen modeli tercih edilmiştir. Karma desenin nitel boyutunda ise durum deseninden yararlanılmıştır. Çalışmanın kapsamında yer alan katılımcılar 2021-2022 eğitim-öğretim yılında Sosyal Bilgiler Eğitimi Anabilim Dalı'nda 2. sınıfta öğrenim görmekte olan 49 Sosyal Bilgiler öğretmen adayından oluşmaktadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak "Oryantiring Harita Okuma Becerileri İçin Bir Puanlama Anahtarı" adlı dereceli puanlama anahtarı ve "Yarı Yapılandırılmış Görüşme Formu" kullanılmıştır. "Oryantiring Harita Okuma Becerileri İçin Bir Puanlama Anahtarı" adlı kullanılan ölçekten elde edilen puanlarda deney ve kontrol grupları arasında anlamlı bir fark olup olmadığını belirlemek amacıyla Mann-Whitney U testi yapılmıştır. Gerçekleştirilen analiz sonucuna göre, deney ve kontrol gruplarına ait sıra ortalamaları arasında anlamlı bir fark olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Analiz süreci R programı "stats" paketi kullanılarak yürütülmüştür. Araştırma sonuçlarına göre harita tutma, yön, nirengi, konum, işaret ve sembolleri tanıma, uzaklığı ölçek ve pusula ile hesaplayabilme, yeryüzü şekillerini tanıyarak hedefe ulaşabilmede ve zamanı yönetme boyutlarında deney grubu lehine anlamlı bir farklılıklar olduğu sonuçlarına ulaşılmıştır. Sosyal Bilgiler öğretmen adaylarının oryantiring uygulamalarındaki harita becerilerinde (harita tutma, yön, nirengi ve konum bilgileri) deney grubu sıra ortalamasının kontrol grubu sıra ortalamasından yüksek olduğu görülmüştür. Sosyal Bilgiler öğretmen adaylarının oryantiring uygulamaları sürecinde (işaret ve sembolleri tanıma, uzaklığı ölçek ve pusula kullanarak hesaplayabilme) beceri düzeylerinde deney grubu sıra ortalamasının kontrol grubu sıra ortalamasından yüksek olduğu tespit edilmiştir. Sosyal Bilgiler öğretmen adaylarının oryantiring uygulamaları sürecinde yeryüzü şekillerini tanıyarak hedeflere ulaşabilmelerinde deney grubu sıra ortalamasının kontrol grubu sıra ortalamasından yüksek olduğu sonucu elde edilmiştir. Sosyal Bilgiler öğretmen adaylarının oryantiring uygulamalarını verilen süre içerisinde tamamlamalarında deney grubu sıra ortalamasının kontrol grubu sıra ortalamasından yüksek olduğu sonuçlarına ulaşılmıştır. Ayrıca yarı yapılandırılmış görüşme formundan ulaşılan sonuçlara göre, öğrencilerin oryantiring uygulamalarını beceriler üzerinde bilgilerin kalıcı ve eğlenceli hale getirilmesi hususunda etkili olduğu yönünde görüş bildirdikleri görülmüştür. Nitekim ulaşılan bu sonuçlara göre eğitim süreci içerinde uygulamalı olarak oryantiring etkinliğinin kullanılması geleneksel eğitime nazaran anlamlı etkiye sahip olduğu çalışma kapsamında görülmektedir.
Yabancılara Türkçe öğretiminde kullanılan hikâye kitaplarının kültürel ögelere ve okuma kazanımlarına göre incelenmesi (PIKTES Salih Hikâye Dizisi ve YEE Çocuk Hikâyeleri Serisi)
Yabancılara Türkçe öğretiminde kullanılan hikâye kitapları, öğrencilere sadece dil becerilerini değil aynı zamanda Türk kültürünü anlamalarına ve dilin kullanımındaki kültürel farklılıkları kavramalarına yardımcı olur. Bu hikâye kitaplarının CEFR'de yer alan kazanımlara sahip olması da, dil öğretiminde hedeflere ulaşmada son derece önemlidir. Bu araştırmada, Diller İçin Avrupa Ortak Başvuru Metni (CEFR) A1 ve A2 seviyelerindeki okuma kazanımları ile kültürel ögelerin, hikâye kitaplarında kullanımı incelenmiştir. Araştırmanın ana problemi, "Yabancılara Türkçe öğretimi için hazırlanan hikâye kitapları (Yunus Emre Enstitüsü Çocuk Hikâyeleri ve PIKTES Salih Hikâye Dizisi), Diller için Avrupa Ortak Başvuru Metni A1 ve A2 seviyesindeki okuma kazanımlarını ve kültürel ögelerini ne ölçüde içermektedir?" sorusuna odaklanmaktadır. Bu araştırmanın önemi, hem öğrencilere yeni bir okuma kaynağı sunmak, hem de hikâyeler aracılığıyla kültür öğretiminin etkin bir şekilde gerçekleştirilmesine katkı sağlamaktır. Araştırma, nitel araştırma yöntem kullanılmıştır ve doküman incelemesi yöntemiyle analiz edilmiştir. Toplanan veriler içerik çözümlemesi yöntemiyle incelenmiştir. İncelenen hikâye setlerindeki kültürel öge aktarımı ve okuma kazanımlarının sıklıkları değerlendirilmiştir. Araştırmanın sonucuna göre, her iki seri de Türk kültürüne ait kültürel unsurların çoğunu içermekte ve çocukların kültürel farkındalıklarının geliştirilmesine katkıda bulunmaktadır. Her iki kitap setinde de en çok bulunan kültürel öge günlük yaşam olarak tespit edilmiştir. PIKTES Salih Hikâye Serisi (A1 – A2) hikâye kitaplarında toplam 130 adet, YEE Çocuk Hikâyeleri Dizisi (A1 – A2) hikâye kitaplarında toplam 272 kültürel öge yer almaktadır. Hikâye kitaplarında kültürel ögelerin dağılımının eşit olmadığı göze çarpmaktadır. Her iki sette belirli kazanımların daha çok vurgulandığı ve diğer kazanımlara daha az yer verildiği sonucuna ulaşılmıştır. Yabancılara Türkçe öğretiminde öğrencilere yönelik uygun materyal seçimi, özellikle dil öğrenimi ve kültürel farkındalığın geliştirilmesi açısından önemlidir. Bu araştırma, Türkçe öğrenen yabancı öğrencilere daha etkili ve kültürel açıdan zengin bir materyal sunarak dil ve kültür öğretimine katkı sağlayacaktır.
Çocuk edebiyatı yapıtlarının çocuk haklarına dair sözleşme kapsamında incelenmesi
Hukuk disiplini içerisindeki alanlardan en önemlisi ve hassası, yetişkin bireylere hayati nitelikteki bağımlılığıyla birlikte kendi haklarını bilme veya tartışma yeterliliğine sahip olamadığı için savunmasız olan çocuklar için ortaya konmuş çocuk hukuku alanıdır. Hak tanımı bağlamında hukuk alanının yanı sıra, çocuğa hakkının öğretilmesi veya çocuğun hakları konusunda bilinçlendirilmesi noktasında eğitim alanına da büyük sorumluluklar düşmektedir. Bu doğrultuda ilgili araştırma çerçevesinde, uzman görüşleri ile belirlenen, toplamda 20 adet roman ve hikâye türündeki edebi eser elde edilmiştir. Birleşmiş Milletler Çocuk Haklarına Dair Sözleşme kapsamındaki maddelere ilişkin ifade, anlam, sezgi veya cümle içerip içermediğine yönelik olarak doküman incelemesi yöntemi ile incelenmiştir. İlgili eserlerde tümdengelimsel nitel analiz yöntemi ile MAXQDA analiz aracı üzerinde kodlanarak elde edilen bulgular, sözleşme maddelerini olumlu ve olumsuz kurgular ile destekleyen ifade sayılarını da içerecek şekilde detaylı tablolar şekiller ile sunulmuştur. İlgili sonuçlar incelendiğinde, ilgili metinlerin tamamında; yaşama hakkına dair toplamda 409, korunma hakkına dair 282, katılım hakkına dair 156, gelişme hakkına dair ise toplamda 150 ifade olduğu tespit edilmiştir. Öte yandan, metinlerin tamamı değerlendirildiğinde 515 bulgunun çocuk haklarını olumlu kurgular ile desteklediği, 482 bulgunun ise olumsuz kurgular ile desteklediği görülmüştür. İlgili sonuçlara göre, çocuk haklarını destekleyici nitelikteki ifadelerin kullanım sıklığı ile aksi şekilde çocuk haklarını olumsuz kurgular ile destekleyen ifadelerin kullanım sıklığının birbirine oldukça yakındır. Bu durum çocuk edebiyatı alanındaki yazar, eğitimci, yayıncı gibi tarafların; çocuk haklarını destekleyici ve çocukların doğru bir şekilde yönlendirilmesi adına etkin nitelikte eserlerin ortaya konması bağlamında gerekli dikkate, ilgiye ve donanıma sahip olmaları gerektiği sonucunu ortaya koymaktadır.
Mavisel Yener'in "Dolunay Dedektifleri" roman serisinin kök değerler açısından incelenmesi
Değerler toplumun rehberi niteliğindedir. Bu sebeple değerlerini benimsemiş, içselleştirmiş ve yaşam biçimi haline getirmiş bireyler toplum düzeninin sağlanması için oldukça önemlidir. Değerler eğitimi ile alakalı 2017 yılında, Millî Eğitim Bakanlığı bir yenileme çalışması yapmıştır. Bakanlık tarafından yayımlanan çalışmada öğretim programlarına "kök değerler" başlığı altında "adalet, dostluk, dürüstlük, öz denetim, sabır, saygı, sevgi, sorumluluk, vatanseverlik, yardımseverlik" kavramlarından oluşan on kök değer eklenmiştir. Bu araştırmanın amacı Türk çocuk edebiyatında önemli bir yere sahip olan Mavisel Yener'in kaleme aldığı altı kitaplık Dolunay Dedektifleri serisini kök değerler açısından incelemektir. Araştırma kapsamında: "Dolunay Dedektifleri-1/ İz Peşinde, Dolunay Dedektifleri-2 / Dehşet Mektuplar, Dolunay Dedektifleri-3 / Mumya Dükkânı, Dolunay Dedektifleri-4 / Korkunç Satranç, Dolunay Dedektifleri-5 / Ölüler Ormanı, Dolunay Dedektifleri-6 / Yarasa Yarışları" olmak üzere altı kitapta nitel araştırma yöntemlerinden doküman analizi yöntemi kullanılmıştır. Kitaplar detaylı şekilde okunduktan sonra içerikleri kök değerleri barındırma durumlarına göre analiz edilmiştir. Her kitap için frekans ve yüzdelik oranının gösterildiği kök değerler tablosu hazırlanmıştır. Kitapların başlığı altında çalışmanın geçerliğini artırması amacıyla tespit edilen değerleri içeren bölümlerden alıntılar yapılmıştır. Araştırma sonucunda altı kitabın her birinde on kök değerin tamamının varlığına ulaşılmıştır. En çok işlenen kök değerlerin saygı, sorumluluk, sevgi; en az işlenen kök değerlerin ise sabır, vatanseverlik ve dürüstlük kök değeri olduğu saptanmıştır. Buna göre Dolunay Dedektifleri serisinin çocuğun seviyesine uygun, çocuk edebiyatı ilkelerini karşılayan, değerler eğitimi sürecinde kullanılabilecek materyaller olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Çocuk Edebiyatı, Değerler Eğitimi, Kök Değerler, Mavisel Yener.
Sosyal bilgiler değerler öğretiminde edebi ürünlerin kullanılması: Montaigne'in denemeler örneği
Birlik ve beraberlik duygusu içerisinde var olan toplumların temel ögesi sahip oldukları değerlerdir. Bu çalışmanın amacı Sosyal Bilgiler Dersi Öğretim Programı'nda belirlenen 18 değeri, Montaigne'nin kaleme aldığı Denemeler eseri içerisinde yer alma durumunu incelemek ve yorumlamaktır. Bu çalışmada nitel araştırma yöntemlerinden doküman analizi kullanılmıştır. Yazılı materyallerin incelenerek hedeflenen olgularla ilgili bilgi edinme süreci, doküman incelemesi olarak adlandırılır. Araştırmanın veri kaynağını Michel De Montaigne'nin yazdığı Denemeler isimli eseri oluşturmaktadır. Çalışma verilerinin çözümlenmesi aşamasında içerik analizi yöntemi kullanılmıştır. İçerik analizindeki temel hedef, veri setinin tanımlanması ve içindeki gerçek anlamların keşfedilerek yorumlanmasıdır. Bu bağlamda Sosyal Bilgiler Dersi Öğretim Programı değerleri açısından Denemeler eseri incelenmiştir. Bulgular kısmında Sosyal Bilgiler Dersi Öğretim Programı ve Denemeler eserindeki ortak değerler yorumlanmıştır. Araştırma sonucunda Denemeler eserinin, Sosyal Bilgiler Dersi Öğretim Programı değerlerinin tamamını içerdiği tespit edilmiştir. Eserde en çok adalet ve dürüstlük değerine yer verildiği ve onu takiben sırasıyla özgürlük, bilimsellik, estetik, vatanseverlik, çalışkanlık, aile birliğine önem verme, saygı, yardımseverlik, sevgi, sorumluluk, tasarruf, eşitlik, barış, duyarlılık, bağımsızlık ve dayanışma değerleri saptanmıştır. Çalışma sonucunda en fazla adalet ve dürüstlük değerinin saptanması Montaigne'nin Toulouse Üniversitesinde hukuk eğitimi alması ile ilişkilendirilmiştir. Öte yandan deneme türü içten ve samimi bir edebi türdür. Bu türün yaratıcısı olarak Montaigne eserinde kendini tanımaya çalışarak dürüstlüğe önem vermiştir. Özgürlük, bilimsellik ve estetik değerlerinin eserde yoğun olarak işlenmesi Montaigne'nin aydınlanma çağı şahsiyetlerinden biri olması açışından yorumlanmıştır. Araştırmanın öneriler kısmında Denemeler eserinin Sosyal Bilgiler değer öğretiminde kullanılabileceğine dair önerilerde bulunulmuştur.
Çocuklar için Felsefe (P4C) uygulamalarının ortaokul 5. sınıf öğrencilerinin yaratıcı ve eleştirel düşünme eğilimleri üzerine etkisi
Bu araştırmada Çocuklar İçin Felsefe (P4C) uygulamalarının ortaokul beşinci sınıf öğrencilerin eleştirel ve yaratıcı düşünme eğilimleri üzerine etkisinin incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırmada bilimsel araştırma yöntemlerinden karma yöntem, araştırma desenlerinden açımlayıcı sıralı desen kullanılmıştır. Araştırmanın nicel boyutunu ön test-son test kontrol gruplu yarı deneysel desen, nitel boyutunda ise öğrenci gözlemleri ve araştırmacının sürece dair tuttuğu notlardan oluşturulan gözlem günlükleri yer almaktadır. Deneysel uygulamalar ortaokul beşinci sınıf düzeyinde öğrenim görmekte olan 40'ı deney, 40'ı kontrol grubunda olmak üzere 80 ortaokul beşinci sınıf öğrencisi ile yürütülmüştür. Nitel verilerin toplandığı katılımcı grubunu ise deney grubunu oluşturan ortaokul beşinci sınıf öğrencileri arasından amaçlı örnekleme yöntemlerinden ölçüt örnekleme yöntemi ile seçilmiş 16 öğrenciden oluşmuştur. Araştırmada deney grubunda bulunan öğrencilerle 8 hafta süren Çocuklar İçin Felsefe (P4C) uygulamaları yapılmış, aynı süreçte kontrol grubu öğrencileriyle herhangi bir uygulama sürecine gidilmemiş, öğrenciler Türkçe Öğretim Programı çerçevesinde ortaokul beşinci sınıf müfredatına devam etmişlerdir. Araştırmada veri toplama aracı olarak Eleştirel Düşünme Eğilimi Ölçeği ile Yaratıcı Düşünme Eğilimi Ölçeği deney ve kontrol grubuna ön test ve son test olarak uygulanmıştır. Araştırmanın nitel verileri yarı yapılandırılmış görüşme formu ile toplanmıştır. Araştırmanın nicel verilerinin çözümlenmesinde Jamovi analiz programı kullanılmış, ölçek uygulamaları sonucunda her iki gruptan da elde edilen verilerin analizinde Tekrarlı Ölçümler için Varyans Analizi (Repeated Measures ANOVA) uygulanmıştır. Ölçeklerin alt boyutlarının gruplar arasında anlamlı farklılık gösterip göstermediğini saptamak için bağımsız örneklem t-testi kullanılmıştır. Nitel veriler ise içerik analizi yapılarak çözümlenmiştir. Araştırmanın nicel sonuçlarına göre gruplar arası anlamlı bir farklılık gözlemlenmezken, grup içi değerlendirmelerde anlamlı bir fark elde edilmiştir. Nicel verilerin ardından toplanan nitel veriler de analiz edilerek yorumlama yapıldığında, Çocuklar İçin Felsefe (P4C) Uygulamalarının çocukların yaratıcı ve eleştirel düşünme eğilimlerini pozitif yönde geliştirdiği sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Çocuklar İçin Felsefe, Eleştirel Düşünme, P4C, Türkçe Eğitimi, Yaratıcı Düşünme
8. sınıf T.C. İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük Dersi Öğretim Programı'nda yer alan coğrafi unsurların mekânsal düşünme becerisine katkısı-öğretmen görüşleri (Isparta ili örneği)
Bu araştırmanın amacı, Isparta ilinde görev yapan sosyal bilgiler öğretmenlerinin 8. sınıf T.C. İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük Dersi Öğretim Programı'nda yer alan coğrafi unsurların mekânsal düşünme becerisine katkısına ilişkin görüşlerini belirlemektir. Öğretmen görüşlerinden yola çıkılarak programda yer alan coğrafi unsurların mekânsal düşünme becerisine katkısı tespit edilmeye çalışılmıştır. Araştırma için nitel araştırma desenlerinden, betimsel araştırma yöntemleri arasında yer bulan durum çalışması modelinden yararlanılmıştır. Araştırma kapsamında Isparta il merkezinde devlet okullarında görev yapan 20 sosyal bilgiler öğretmeninin görüşleri incelenmiştir. Araştırma verileri, görüşme ve doküman incelemesi yöntemlerinden yararlanılarak elde edilmiştir. Yarı yapılandırılmış görüşme formları ve yüz yüze görüşme tekniği ile toplanan veriler, MAXQDA programı kullanılarak içerik analizi ve betimsel analiz yöntemleri ile çözümlenmiştir. Doküman incelemesi yoluyla elde edilen veriler içerik analizine tabi tutulmuştur. Bulgular incelendiğinde öğretim programında problem çözme becerisinden bahsedilmiş ancak problem çözme becerileri içerisinde diğerlerini de kapsayıp pratik çözümler getiren mekânsal düşünce becerisinin yer almadığı, mekânsal düşünceyi geliştirecek olan coğrafi unsurların kazanımlarda yeteri kadar yer almadığı veya sınırlı sayıda ve coğrafyadan bağımsız olarak yer aldığı, coğrafi unsura yönelik herhangi bir açıklama oluşturulmadığı, coğrafi bağlam verilmeden öğrencinin değerlendirmesi beklendiği; öğretmen görüşleri bakımından ise mekânsal düşünmenin T.C. İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük dersi açısından önemli olduğu, mekânsal düşünmeye 8. sınıf T.C. İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük Dersi Öğretim Programı'nda yeteri kadar yer verilmediği, programda coğrafi unsurlara mekân adı ve siyasi terimler olarak yer verildiği, öğretim programında yer alan coğrafi unsurların mekânsal düşünme becerisini kullanıma yönelik etkilerinin olduğu tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Coğrafya, Coğrafi Unsur, Mekân, Mekânsal Düşünce, Tarih.
İkinci dil olarak Türkçe öğrenenlerin konuşma kaygıları üzerine bir inceleme
Konuşma, doğumdan sonra kazanılan ve sürekli gelişen bir beceridir. İnsanlar arasındaki en etkili iletişim aracıdır. İnsanın kendini ifade etmesini sağlayan konuşma becerisi birçok farklı nedenden dolayı kişide kaygı oluşturabilir. Bu kaygı bireyin yaşamını hem günlük hem akademik yaşamda yani her alanda olumsuz etkilemektedir. Bu yüzden bu kaygının eğitim ortamlarında daha fazla göz önünde bulundurulması gerekmektedir. Bu çalışma, çeşitli üniversitelerin TÖMER kurumlarında ikinci dil olarak Türkçe öğrenen yabancı uyruklu öğrencilerin Türkçe konuşurken ne düzeyde kaygı yaşadıklarını araştırmayı amaçlamaktadır. Araştırmanın amacı, ikinci dil olarak Türkçe öğrenen öğrencilerin konuşma kaygılarını çeşitli değişkenler açısından (cinsiyet, yaş, eğitim durumu, kur düzeyi vb.) incelemektir. Bu araştırma tarama modeli kullanılarak tasarlanmıştır. Bu amaçla Young (1990) tarafından geliştirilmiş, Yılmaz (2018) tarafından Türkçeye uyarlanmış "Türkçeyi İkinci Dil Olarak Öğrenenlerin Konuşma Kaygılarının Kaynakları Ölçeği" öğrencilere uygulanmış ve elde edilen veriler doğrultusunda çalışma grubu hakkında bilgi edinilmeye çalışılmıştır. Çalışma grubunu Burdur Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi, Isparta Süleyman Demirel Üniversitesi ve Mersin Üniversitesi bünyelerinde bulunan TÖMER öğrencileri oluşturmaktadır. Bu üniversitelerde Türkçe öğrenimi gören B2 ve C1 düzeylerinde olan 130 öğrenciye ölçek uygulanmıştır. Araştırmanın verileri SPSS for Windows 22 programı kullanılarak analiz edilmiştir. Sonuç olarak elde edilen bulgular değerlendirildiğinde, ikinci dil olarak Türkçe öğrenenlerin %53.49'unun konuşurken kaygılandığı görülmektedir. Türkçeyi ikinci dil olarak öğrenenlerin konuşma kaygılarının kaynakları ölçeği ifadelerine verilen katılım puanları kişilerin cinsiyet ve kur düzeyine göre istatistiksel olarak anlamlı bir fark göstermemektedir. Çalışmada asıl anlamlı farklılığın olduğu değişkenler üniversite dışı Türkçe eğitimi alma, günlük hayatta Türkçe kullanma ve genel kaygı durumudur. Bu değişkenlerde anlamlı farklılıklar görülmektedir.
2022 yılında çok okunan gençlik romanlarını anlamak için bilinmesi gereken sözcük sayılarının belirlenmesi
Ailede başlayan sözcük öğretimi ile birlikte çocukların küçük yaşta edebi eserlerle karşılaştırılması çocuğun dinleme becerisini kullanarak sözcük dağarcığını geliştirmesine olanak sağlamaktadır. Bu süreç, çocuğun okul döneminde okumaya başlamasıyla birlikte, Türkçe ders kitapları aracılığıyla dört temel dil becerisinin (dinleme, konuşma, okuma, yazma) geliştirilmesini hedeflemektedir. Çocukların dil bilgisi becerileri yanında sözcük bilgilerinin yeterli düzeye çıkarılması gerekmektedir. Bütün bunları gerçekleştirirken çocuğun nitelikli edebi eserlerden meydana gelen çocuk edebiyatından yararlanılması sağlanmalıdır. Çocuk edebiyatındaki eserler çocuğa okuma kültürünün yanında okuma sevgisini de geliştirici yönde olmalıdır. Çocuklarda okuma kültürünün gelişmesi için gerçek hayattan hikâye, roman türünde yazılı metinler; çocukların hayal güçlerini geliştirici yönde, iletişim becerilerine olumlu katkı sağlayan eserlerden yararlanılması gerekmektedir. Çocukların ve gençlerin; çocuk edebiyatındaki eserleri ve Türkçe ders kitaplarındaki metinleri anlamaları için sözcüklerin büyük çoğunluğuna hâkim olmaları gerekmektedir. Bu eserlerde geçen sözcüklerden, anlamı bilinmeyen sözcüklere çocukların maruz kalmaması için çocuk edebiyatındaki eserlerin içinde yer alan büyük çoğunluktaki sözcüklerin bilinmesi gerekmektedir. Çocukların, eserlerdeki bilinmeyen sözcükleri de eserdeki bağlama göre tahmin etmesi beklenmektedir. Bu sebeple çocuğun sözcük dağarcığının gelişmiş olması gerekmektedir. Bu araştırmanın amacı; çocuğun okuduğu edebi eserleri anlayabilmesi için sıklık sözcüklerindeki ilk kaç sözcüğü bilmesi gerektiğini saptamaktır. Araştırmanın evreni 2022 yılında Çok Satanlar Listesinde yer alan Gençlik Kitapları olarak belirlenmiştir. Araştırmanın örneklemini, toplam 10 çocuk edebiyatı eseri oluşturmaktadır. Bu eserler şunlardır: Portakal Çiçekleri (Özgür Balpınar), Dünyanın Bütün Kedileri (Çetin Öner), Momo (Michael Ende), Çöplük (Andy Mulligan), Annemin Kelimeleri (Sarah Weeks), Bunun Adı Findel (Andrew Clements), Çizgili Pijamalı Çocuk (John Boyne), Kiraz Ağacı (Paula Peretti), Patlamış Mısır Sevenler Sinemaya Koşsun (Mavisel Yener) ve Limon Kütüphanesi (Jo Cotterill). Bu çalışmada, Gençlik Edebiyatındaki eserleri anlamak için bilinmesi gereken sözcüklerin sayısı hakkında betimleme yapılacağı için tarama deseni yeğlenmiştir. Bu listedeki sözcükler ''Yazılı Türkçenin Kelime Sıklığı Sözlüğü'' (Göz,2003) ve "Türkçe Sıklık Sözlüğü: Öğrenenler için Temel Sözcük Bilgisi" (Aksan, Aksan, Mersinli ve Demirhan, 2017) adlı sıklık sözcükleri ile karşılaştırılmış ve bu listedeki sözcüklerin kaç oranlarında kapsadıkları saptanmıştır. 2022 Yılı Çok Satanlar listesinde yer alan Portakal Çiçekleri - Özgür Balpınar adlı romanda 6.968 sözcük çeşidi; Dünyanın Bütün Kedileri- Çetin Öner adlı romanda 1.683 sözcük çeşidi; Momo- Michael Ende adlı romanda 8.876 sözcük çeşidi; Çöplük- Andy Mulligan adlı romanda 8.672 sözcük çeşidi; Annemin Kelimeleri- Sarah Weeks adlı romanda 6.946 sözcük çeşidi; Bunun Adı Findel- Andrew Clements adlı romanda 4.272 sözcük çeşidi; Çizgili Pijamalı Çocuk- John Boyne adlı romanda 5.778 sözcük çeşidi; Kiraz Ağacı- Paula Peretti adlı romanda 5.075 sözcük çeşidi; Patlamış Mısır Sevenler Sinemaya Koşsun- Mavisel Yener adlı romanda 614 sözcük çeşidi; Limon Kütüphanesi-Jo Cotterill adlı romanda 6.989 sözcük çeşidi olmak üzere toplam 10 romanda 21.004 sözcük çeşidi saptanmıştır. Araştırmanın sonunda Gençlik Romanlarını anlayabilmek için Göz'ün sıklık sözlüğündeki ilk 14000+ ve Aksan vd.'nin sıklık sözlüğündeki 5000+ sözcüğün bilinmesi gerektiği saptanmış ve elde edilen bulgulardan hareketle önerilerde bulunulmuştur.
Tercüme-i Nüzhetü'l-Kulûb (vr. 188a-308b) giriş-dil incelemesi-metin-dizin
Tercüme-i Nüzhetü'l-Kulûb, 1650'den önce Bitlis Bey'i Abdal Han bin Ziyaeddin Han için tercüme edilmiş bir eserdir. Varak sayısı en fazla olan bölüm olması ve o dönemdeki değişik coğrafyalar hakkında verdiği bilgiler (yerleşim yerlerinin enlem ve boylamları, yetişen bitkiler ve meyveler, iklim şartları, insanlarının fiziksel ve psikolojik yapıları, gelir kaynakları v.b.) yönünden kayda değer ayrıntılar ihtiva eden önemli bir eserdir. Çalışmamızın konusu, XVII. yüzyılda Farsçadan Türkçeye tercüme edilen Tercüme-i Nüzhetü'l-Kulûb adlı eserin coğrafya bölümünün tetkikidir. Barındırdığı dil malzemesi itibariyle XVII. yüzyıl Türkçesine katkıda bulunabilecek bir eser olması açısından önemli bir yapıttır. Türk dilinin izlediği seyir ancak bu tarz eserlerin fonetik ve morfolojik yapılarının ayrıntılı tespitiyle mümkün olabileceği aşikârdır. Bu yönüyle eserin, bu yüzyıldaki dil gelişimi hakkında fikir vermesi açısından faydalı olacağı inancındayız. Eser; giriş, dil incelemesi, metin ve dizin bölümlerinden oluşmuştur. Giriş bölümünde; eserin orijinal kaynağı ve müellifi, tercümenin mütercimi ve yazılış tarihi hakkkında bilgi verilmeye çalışılmıştır. Tez üzerine yapılan akademik çalışmaların yanısıra tezin kapsamı ve nasıl hazırlandığı üzerinde durulmuştur. Dil İncelemesi bölümünde; çalışmamızın özünü oluşturan eserin dil incelemesi yer almaktadır. Metnin dil özellikleri, yazım, ses ve biçim bilgisi bölümlerinden oluşturulmuş olup dönemin dil özelliklerini yansıtacak örneklerle bu alana katkıda bulunulmaya çalışılmıştır. Metin bölümünde; elde bulunan Osmanlıca nüsha çeviri yazıya aktarılmıştır. Aktarma işlemi yapılırken silik olup okunamayan yanlış harekelendirilmiş veya yanlış yazılmış kelimeler için eser Farsça aslıyla kıyaslanmak suretiyle düzeltme yapılmış ve dipnotta belirtilmiştir. Özellikle metnimizde yüzden fazla yer ismi bulunmaktadır. Aynı özel ismin yer yer farklı yazım şekilleri bulunmaktadır. Doğru yazım şeklini tespit etmek için metinde geçen yer isimlerinin tümü, özel isimlerinden ise bazıları Farsça aslıyla bire bir karşılaştırılarak okunmuştur. Dizin bölümünde; eserde yer alan kelimeler genel adlar dizini ve özel adlar dizini olmak üzere iki ayrı başlık altında sınıflandırılmıştır. Özel adlar dizini kendi içinde kişi adları, eser adları, yer adları, ulus ve kabile adları dizini olarak bölümlere ayrılmıştır. Sonuç bölümünde; tezin geneliyle ilgili ulaşılan sonuçlara maddeler halinde yer verilmiştir. Kaynakça bölümünde; yararlanılan kaynakların ismi alfabetik sıra gözetilerek oluşturulmuştur. Eserin elde mevcut olan nüshasının tıpkıbasımından örnek birkaç sayfa ile çalışma sonuçlandırılmıştır. Anahtar Kelimeler: Tercüme-i Nüzhetü'l-Kulûb, Dil bilgisi, XVII. yüzyıl Osmanlı Türkçesi, Tenkitli metin
Tarama sözlüğü'nde yapım ekleri ve fiilimsiler (a-d)
Tarama Sözlüğü'nde Yapım Ekleri ve Fiilimsiler (A-D) Tarama Sözlüğü'nde Yapım Ekleri ve Fiilimsiler (A-D) adlı yüksek lisans tez çalışmamızda zengin bir ek sistemine sahip olan Türkçenin isimden isim, fiilden isim, isimden fiil, fiilden fiil ve fiilden fiilimsi yapım ekleri fonksiyonlarına göre incelenmiştir. İncelemede 170 yapım eki tespit edilmiştir. Bu durum Türkçenin 13. ve 19. yy. arasında zengin bir ek varlığına sahip olduğunu göstermektedir. Bu çalışmada ekler, fonksiyonlarıyla birlikte verilmeye çalışılmıştır. Tarama Sözlüğü'nde kullanılan eklerin bir kısmı günümüzde fonetik olarak bazı değişikliklere uğramış olsa da eklerin tamamına yakını aynı fonetik yapıyla korunmaktadır. Bu çalışmanın Tarama Sözlüğü Ekler cildine katkı sağlayacağı ve diğer eksikliklerin de kalan ciltlerin incelenmesiyle giderilebileceği açıktır. Anahtar kelimeler: Eski Anadolu Türkçesi, Tarama Sözlüğü, Yapım ekleri, Fiilimsiler.
Ortaöğretim kurumlarında bilgisayar ve bilgisayarlı teknolojilerin kullanım durumlarının coğrafya eğitimine etkisi (Diyarbakır örneği)
Cumhuriyetin ilk yıllarından bugüne kadar eğitim ve öğretimde niteliğin ve niceliğin gelişmesi için çalışılan Diyarbakır'da, her alandan ve her kademeden öğretim kurumu bulunmaktadır. Yıllar içerisinde öğretim programları pek çok kez değişmiştir ve 2005 yılından itibaren okullarımızda öğrenci merkezli bir program olan "Yapılandırmacı Öğretim Programına" geçilmiştir. Bu programın işleyişi nedeni ile bilgisayar ve bilgisayarlı teknolojiler de önem kazanmıştır. Coğrafya dersi ise görsel ve işitsel teknolojilerin kullanımına ihtiyaç duyulan derslerin başında gelmektedir. Bu teknolojilerin coğrafya eğitimine katkısını Diyarbakır özelinde tespit etmek amacı ile bu çalışma yapılmıştır. Diyarbakır merkez ilçelerinde bulunan ortaöğretim kurumlarında yürütülen çalışmaya ortaöğretim kurumlarının 35 tanesinde görev yapan 50 öğretmen ve bu eğitim kurumlarında öğrenim gören 674 öğrenci katılmıştır. Çalışmanın veri toplama tekniği ankettir. Öğretmenler ve öğrenciler için ayrı ayrı anket hazırlanmıştır. Elde edilen veriler genel betimsel tarama yöntemine uygun olarak değerlendirilmiştir. Sonuçlar yüzde ve frekanslar eşliğinde tablolara ve grafiklere dönüştürülerek sunulmuştur. Bulgulara göre öğretmenlerin çalıştığı okulların büyük kısmında bilgisayar ve bilgisayarlı teknoloji bulunmaktadır. Bu teknolojilerin bulunduğu okullarda görev yapan öğretmenlerin, bilgisayar ve bilgisayarlı teknolojileri kullanma bilgi ve becerilerinin yeterli olmadığı bulgusu elde edilmiştir. Öğrencilerin günlük hayatlarında ve okullarında bulunan bilgisayar ve bilgisayarlı teknolojileri kullanım bilgilerinin iyi olduğu tespit edilmiştir. Coğrafya derslerinde bu teknolojilerin kullanılmasını hem öğretmenler hem de öğrenciler gerekli görmektedirler ve mevcut koşulların değiştirilmesini istemektedirler.
Türkçenin yabancı dil olarak öğretiminde B1 düzeyinde kelime öğretimi
Bu çalışmanın amacı, Türkçenin yabancı dil olarak öğretiminde kaynak olarak kullanılan Ankara Üniversitesi TÖMER Yeni Hitit 2 Yabancılar İçin Türkçe, Gazi Üniversitesi TÖMER ve İstanbul DİLMER Yabancılar İçin Türkçe B1 düzeyi ders kitaplarındaki kelime öğretimi etkinliklerini belirlemek ve değerlendirilmektir. Betimsel analiz yönteminin kullanıldığı çalışma tarama modeline uygun olarak desenlenmiştir. Schmitt'in kelime öğretim stratejileri ışığında, araştırmada incelenen kitaplardaki kelime öğretim etkinlikleri ve okuma metinlerinden hareketle, söz varlığının karşılaştırmalı bir boyutta ortaklık veya bir bütünlük sağlayıp sağlamadığına yönelik bir tahlil yapılmıştır. Söz konusu amaç çerçevesinde, Türkçenin yabancı dil olarak öğretimi alanında yaygın olarak kullanılan Ankara Üniversitesi TÖMER Yeni Hitit 2, İstanbul Üniversitesi DİLMER ve Gazi Üniversitesi TÖMER Yabancılar İçin Türkçe (B1) düzeyi ders kitapları örneklem olarak alınmış ve Schmitt'in (1997) belirlediği 15 farklı kelime öğretimi tekniği açısından incelenmiştir. Araştırma sürecinde incelenen ders kitapları seçkisiz atama (random sampling) yöntemiyle belirlenmiştir. Her iki ders kitabının kelime öğretim teknikleri karşılaştırılmış, kelime öğretim yaklaşımları ve etkinlik türleri değerlendirilmiştir. Ayrıca, alanyazında yoğun olarak kullanılan bu üç kitaptaki ortak temalar kapsamında kelime öğretimine yönelik etkinlikler ile soyut ve somut kelime hazinesi oranları AOÖÇ'de belirtilen yönergeler doğrultusunda karşılaştırmalı olarak değerlendirilmiştir. Elde edilen sonuçlara göre, Türkçenin yabancı dil olarak öğretiminde, A1 ve A2'de (temel seviye) öğretilecek konular AOÖÇ'de belirtilen yönergeler doğrultusunda ele alındığı zaman, ortak konular ders kitaplarında bütünlük arz etmektedir. Bu seviyede yaklaşık olarak 2000 kelimenin öğretildiği söylenebilir. B1'de (orta seviye) ise, bu durum farklılık göstermektedir. Öğrenci, orta seviyeden itibaren, bu çalışma doğrultusunda tespit edildiği üzere, soyut kavramlar, kalıp sözler ve deyimlerle karşılaşmaktadır. Bu yüzden, öğrencinin, orta seviyeden itibaren soyut ifadelerle karşılaşarak, kültürün derinliklerine doğru bir ilerleme kaydettiğine ilişkin bir çıkarımda bulunulabilir. Ulaşılan sonuçlar göz önüne alındığında, A1'de yeterli kelime haznesine sahip olmayan bir öğrenici, seviyeye uygun olmayan metinlerle karşılaştığında, sıkılabilir ve bu da motivasyon eksikliğine yol açabilir. Bu nedenle, öğrenicinin seviyesine uygun kelimelerin yer aldığı metinlerle karşılaşması önem arz etmektedir. Bu bağlamda olay ve durum hikâyeleri, öğrenicinin kelime öğrenmesini kolaylaştıran bir unsur olarak değerlendirilebilir. Orta seviye okuma kitaplarında, hayata yönelik gündelik konuşmalar, kalıp söz ve ifadeler, kişiler ve olay örgüsü gibi unsurlar, öğrencinin merakını artırıp, kelime öğrenimini kolaylaştırarak, kelime hazinesinin zenginleşmesi yönünde bir katkı sağlayacaktır. Kelime öğretiminde kullanılan okuma metinleri, metin altı soruları ve etkinliklerinin niteliği üzerine çalışmalar yapılmalıdır. Ders kitaplarındaki kelime öğretimi etkinlikleri kelime sıkılığı çalışmalarıyla uygunluk arz edecek şekilde kurgulanmalıdır. Özellikle Türkçenin yabancı dil olarak öğretiminde oluşturulacak ders araç-gereçlerindeki okuma metinlerinde yeni kelime öğretiminden daha çok önceden öğrenilen kelimelerin pekiştirilmesine ya da kullanımına yönelik çalışmalara da yer verilmelidir. Türkçenin yabancı dil olarak öğretiminde temel-orta-ileri düzeyler için belirlenen temalara göre geçmişten günümüze kadar hazırlanan ders kitaplarındaki okuma metinlerinin ve metin altı sorularının, Schmitt'in kelime öğretimi etkinliklerine yönelik belirlemiş olduğu tekniklerin göz önünde bulundurularak yapılandırılmasının Türkçeyi yabancı dil olarak öğrenenleri olumlu yönde etkileyeceği öngörülmektedir. Anahtar Kelimeler: Türkçenin yabancı dil olarak öğretimi, kelime öğretimi, kelime edinim teknikleri.
Ortaokul (5-8. sınıflar) Türkçe dersi öğretim programı ve ders kitaplarında 'metin türü farkındalığı
Çalışmanın amacı, ortaokul (5-8. Sınıflar) Türkçe derslerinde, öğrencilerde geliştirilmesi beklenen 'metin türü farkındalığı'nın yerini ortaya koymaktır. Bu bağlamda, 2018 yılı Türkçe Dersi Öğretim Programı (TDÖP), 'metin türü farkındalığı' açısından incelenmekte ve 'metin türü farkındalığı'nın ortaokul (5-8. Sınıf) Türkçe dersi ders kitaplarına metin ve etkinlikler/sorular boyutuyla nasıl yansıdığı değerlendirilmektedir. TDÖP'de 'metin türü farkındalığı'nı esas alan kazanımlar ve Programın sınıflara göre hangi türden metinlere yer verdiği dikkate sunulmaktadır. Türkçe ders kitaplarında yer alan metinlerin türlere göre dağılımı ve 'metin türü farkındalığını' esas alan etkinliklerin/soruların, öğrenme alanlarına göre dağılımı ele alınmakta; etkinlikler/sorular 'metin türü farkındalığı çerçevesinde değerlendirilmektedir. Araştırmanın kapsamını TDÖP ve 2018-2019 eğitim-öğretim yılında okutulan MEB yayını ortaokul (5-8. Sınıf ) Türkçe dersi ders kitapları oluşturmaktadır. Nitel araştırma özelliği gösteren çalışmamızda döküman analizi yöntemi kullanılmaktadır. Çalışmanın sonucunda, TDÖP'de metin çeşitliliğine önem verildiği ve kazanımların bu çeşitliliği destekler nitelikte olduğu gözlemlenmiştir. Ortaokul (5-8. Sınıflar) Türkçe dersi ders kitaplarında yer verilen metinlerde de tür çeşitliliğine ve metin türlerinin sınıf seviyelerine uygunluğuna dikkat edilmiştir. 'Metin türü farkındalığı'nı esas alan etkinliklere/sorulara da ders kitaplarında çokça yer verilmiş ve öğrenme alanlarına göre dağılımı yapılmıştır. 'Metin türü farkındalığı'nı esas alan etkinliklerin/soruların, öğrenme alanlarına göre dağılımına bakıldığında; yazma ve okuma öğrenme alanlarına daha fazla yer verilirken konuşma ve dinleme/izleme öğrenme alanlarıyla ile ilgili daha az sayıda etkinliğe/soruya yer verildiği görülmüştür. 'Metin türü farkındalığı'nı esas alan ii etkinliklerin/soruların, bilgi ve kavrama düzeyinde kalmayıp uygulama ve analiz basamaklarına da çıktığı söylenebilir.
A research on reading strategies used by gifted and talented students
Abstract The study aimed to determine, classify and evaluate the pre-reading, reading and after reading strategies of students who are labeled as "gifted" or "talented" in the literature. During the literature review process, while Google Scholars, database of National Thesis Center of Council of Higher Education and printed books on the related subjects were used for Turkish sources, database of Education Resources Information Center (ERIC) was used for foreign sources. 40 students of Çiğli Karşıyaka Aydoğan Yağcı Bilim ve Sanat Merkezi participated in the research. The students were handed an interview form which then used to determine the reading strategies used by students. These strategies were divided into four categories; environment, mental, physical, both mental and physical and then each were divided again into sub-categories of pre-reading, reading and after reading. 81 category was determined then encoded and their usage ratios were calculated. The study concluded with recommendations to the fellow researchers and related institutions for gifted and regular students in the light of the data obtained thanks to the research. Key words: gifted, talented, reading skill, strategies, reading strategies
Study of multiple intelligence in terms of efficiency in Turkish study books
The aim of this study was to investigate secondary 5-6-7 and 8th in terms of Turkish course and intelligence fields located in the Multiple Intelligence Theory in the activities of the workbook. Qualitative research methods of the "Descriptive Analysis" used in this study was conducted in the 2015-2016 academic year, students in secondary classes and the books it work. In the study, the Ministry of Education, the Board of Education and the Presidency 5-6-7 Grade 8 students prepared lessons and workbooks (8 books) were examined. Said unit topics activities, examined the extent to which they include eight different intelligence, supported by tables and graphs. All these investments at the end of the name in the book, each unit in the absence of activities for all intelligence, is folded on top of some intelligence space on some issues, some intelligence that neglected the area, even has been observed that no location given Keywords: Multiple Intelligences, Turkish Language Teaching Program event
Türkçe öğretmen adaylarının eleştirel düşünme eğilimlerinin, eleştirel okuma becerisine etkisi
Bu çalışmada Türkçe öğretmen adaylarının eleştirel düşünme eğilimleri ve eleştirel okuma becerilerine yönelik bir inceleme yapılmıştır. Bu araştırma sonucunda, Türkçe öğretmen adaylarının çeşitli değişkenlere göre eleştirel düşünme eğilimleri, eleştirel okuma becerileri ortaya konulmaya çalışılmıştır. Bununla birlikte eleştirel düşünme eğilimlerinin, eleştirel okuma becerisi üzerindeki etkisinin ortaya koyulması araştırmanın amaçları arasındadır. Yapılan araştırmada öğrencilerin eleştirel düşünme becerileri ve eleştirel okuma öz-yeterlik algıları arasındaki ilişkiyi ortaya çıkarmak ve öğrencilerin demografik özelliklerine göre anlamlı farklılık olup olmadığını test etmek amaçlanmıştır. Bu amaç bağlamında yapılan araştırma ilişkisel tarama modeli niteliğindedir. Araştırmada veri toplama aracı öğrencilerin kişisel bilgilerini oluşturan, eleştirel okuma öz-yeterlik algısı ölçeğinden ve eleştirel düşünme becerisi ölçeğinden oluşmaktadır. Araştırmanın amacına uygun olarak toplanan veriler SPSS-21 paket programına işlenmiştir. Ölçeklerin doğrulayıcı faktör analizi çalışmaları için ise LISREL paket programı kullanılmıştır. Öğrencilerin tepkilerine göre öz-yeterlik algıları ve becerileri arasındaki ilişkiye ve demografik özelliklerine göre aralarında farklılıklara bakmadan önce veri dağılımının parametrik veya nonparametrik olup olmadığına karar vermek için normallik ve levene homojenlik testleri yapılmıştır. Eleştirel okuma öz-yeterlik algısı ölçeğinin alt faktörleri ve geneli ile eleştirel düşünme becerisi ölçeğine ait öğrencilerin puan dağılımlarına ilişkin betimsel istatistiklere (ortalama, standart sapma, minimum ve maksimum değerler, çarpıklık değeri) hesaplanmıştır. Anahtar Kelimeler: Eleştirel Düşünme, Eleştirel Okuma, Türkçe Öğretmen Adayları
Ortaokul öğrencilerinin akıcı okuma becerilerinin çeşitli değişkenler açısından incelenmesi (Yozgat ili örneği)
Değişen dünyada bilgiye ulaşmanın en doğru yolu okumaktır. Okuma, bir çözümleme, yorumlama ve eleştirme işidir. Akıcı okuma ise okuma becerisinin önemli bileşenlerindendir. Akıcı okuma, uygun hızla, kelimeleri kolayca tanıyarak ve uygun ifade ile okumaktır. Akıcı okumanın hız, hatasızlık ve prozodi olmak üzere üç temel boyutu vardır. Bu çalışmada, ortaokul öğrencilerinin akıcı okuma becerilerinin çeşitli değişkenler açısından incelenmesi amaçlanmıştır. Betimsel ve ilişkisel tarama modelinin kullanıldığı araştırmaya 5, 6, 7 ve 8. sınıfa giden 340 ortaokul öğrencisi katılmıştır. Araştırma kapsamında elde edilen veriler, 2016-2017 Eğitim-Öğretim Yılının Güz döneminde toplanmıştır. Her öğrenciye farklı türdeki üçer metin birer dakika boyunca sesli olarak okutularak öğrencilerin sesleri kaydedilmiştir. Daha sonra bu kayıtlar dinlenerek her bir metin için öğrencilerin doğru ve yanlış okudukları kelimeler ayrılmadan bir dakikada okudukları toplam kelime sayıları ve yaptıkları hata sayıları belirlenmiştir. Bir dakika içinde doğru veya yanlış fark etmeksizin okunan bütün kelimeler okuma hızı olarak kaydedilmiştir. Okunan bütün kelimelerden yanlış okunanlar çıkarılmış, daha sonra doğru okunan kelime sayısı okunan toplam kelime sayısına bölünüp yüz ile çarpılmıştır. Bu da doğru okuma oranı olarak kaydedilmiştir. Prozodi ise prozodik okuma ölçeği kullanılarak değerlendirilmiştir. Araştırmada elde edilen veriler bilgisayara yüklenerek uygun SPSS.21 paket programı ile çözümlenmiştir. İstatistik yöntemi olarak Kruskal Wallis, Mann-Whitney-U testleri; Spearman Brown Sıra Farkları korelasyon kat sayısı, yüzde ve frekans kullanılmıştır. Araştırma sonucunda, öğrencilerin akıcı okuma düzeyleri ile sosyoekonomik durumları, cinsiyet özellikleri, sınıf düzeyleri, akademik başarı düzeyleri, okullarının başarı sırası, kitap okuma sıklıkları, sosyal medya kullanım durumları, okur öz yeterliği ve okumaya yönelik tutumları arasında ilişki olduğu tespit edilmiştir. Araştırma sonuçlarına göre sosyoekonomik düzeyi yüksek olan öğrencilerin akıcı okuma becerileri daha iyi seviyededir. Kız öğrencilerin akıcı okuma seviyeleri erkeklerinkinden daha iyi durumdadır. Sınıf seviyesi yükseldikçe öğrencilerin akıcı okuma becerileri de artış göstermektedir. Türkçe dersi akademik başarısı yüksek olan öğrenciler, okulları TEOG (Temel Öğretimden Ortaöğretime Geçiş) sınavında başarılı olan öğrenciler, yıl içerisinde daha fazla kitap okuyan öğrenciler, sosyal medya hesabına sahip olan öğrenciler, okur öz yeterliği ve okumaya yönelik tutumu yüksek olan öğrenciler diğer öğrencilere göre daha akıcı okumaktadırlar. Araştırmada elde edilen sonuçlar, ilgili literatürle karşılaştırılarak birtakım önerilerde bulunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Okuma, Okuma Akıcılığı, Ortaokul, Öğrenci
Paragraf yazma becerilerini geliştirme üzerine bir uygulama
Bu çalışmada, öğrencilere etkinliklerle paragraf yazmayı ve paragrafın yapısını öğreten "Etkinlik ve Yapı Temelli Paragraf Yazma Yöntemi"nin öğrencilerin tutarlı paragraf yazma becerilerinin geliştirilmesinde etkili olup olmadığı belirlenmeye çalışılmıştır. Araştırmanın örneklemini, 2015- 2016 eğitim- öğretim yılı bahar döneminde, Kırşehir ili merkezinde bulunan İMKB 23 Nisan Ortaokulu 8. sınıf öğrencileri oluşturmaktadır. Çalışmanın örneklemi rastgele seçilen iki sınıftır. Deney grubu 15 kişi , kontrol grubu 15 kişiden oluşmaktadır. Çalışma 8 hafta sürmüştür. Araştırmada ön test, son test kontrol gruplu yarı deneysel model kullanılmıştır. Veri elde etmek amacıyla "Paragraf Tutarlılığı Değerlendirme Ölçeği", elde edilen verilerin analizi için ise bağımlı ve bağımsız t testi kullanılmıştır. Araştırmada anlamlılık düzeyi 0.05 olarak kabul edilmiştir. Araştırma sonucunda: 1. Deney grubu öğrencilerinin yazdıkları paragraflardan aldıkları ön test toplam puan ortalamaları ile son test toplam puan ortalamaları arasında anlamlı bir farklılık görülmüştür. Fakat kontrol grubu öğrencilerinin yazdıkları paragraflardan aldıkları ön test toplam puan ortalamaları ile son test puan ortalamaları arasında anlamlı bir fark görülmemiştir. 2. Deney grubunda bulunan öğrencilerin yazdıkları paragraflardan aldıkları son test puan ortalamaları ile kontrol grubunda bulunan öğrencilerin yazdıkları paragraflardan aldıkları son test puan ortalamaları kıyaslandığında, deney grubunda bulunan öğrencilerin tutarlı paragraf yazma becerilerinin anlamlı düzeyde geliştiği görülmüştür. 3. Deney grubu öğrencilerinin paragrafta Düşünce Organizasyonu, Yapı/Sonuç Tezi,Bütünlük/Bağlantı unsurlarından ön testten aldıkları puanlarla bu unsurlardan,paragraf yazma eğitimi aldıktan sonraki süreçteki puanları arasında anlamlı bir fark görülmüştür. Anahtar Kelimeler: Yazma Eğitimi, Paragraf Yazma, Paragrafta Yapı, Tutarlılık.
Öğretim elemanlarının olumlu sınıf iklimi sağlama yeterliliklerine ilişkin Türkçe öğretmeni adaylarının görüşleri
Bu tezin amacı, öğretim elemanlarının olumlu sınıf iklimi sağlama yeterliliklerine ilişkin Türkçe öğretmeni adaylarının görüşlerini tespit etmektir. Tez bu yönüyle, öğretim elemanlarının yeterliklerinin, bir anlamda performanslarının öğretmen adayları, öğrenciler tarafından değerlendirildiği bir çalışmadır. Nicel bir araştırma olan bu tezde, Türkçe öğretmeni adaylarına göre öğretim elemanlarının olumlu sınıf iklimi sağlama yeterliklerini gerçekleştirme sıklığının düzeyinin yüksek olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Türkçe öğretmeni adaylarının öğretim elemanlarının olumlu sınıf iklimi sağlama yeterliklerini gerçekleştirme sıklığına ilişkin görüşleri arasında, "öğrenim görülen üniversite", "sınıf düzeyi", "sınıf yönetimi dersinin önemine ilişkin algı", "öğretim elemanının öğrencilerle ilişkisinin niteliğine ilişkin algı", "öğrencinin sınıftaki diğer öğrencilerle ilişkisinin niteliğine ilişkin algı", "derslerin verimli işlenip işlenmediğine ilişkin algı", "öğretim elemanının sınıf yönetme başarısına ilişkin algı" değişkenlerine göre istatistiksel açıdan anlamlı farklılıkların olduğu da elde elde edilen diğer sonuçlar olmuştur.
Türkçe öğretmenlerinin sınıf içi etkili iletişim becerileri algılarının incelenmesi
Bu çalışmanın amacı, Türkçe öğretmenlerinin sınıf içi etkili iletişim becerileri algılarını "cinsiyet, medeni durum, iletişim becerileri eğitimi alma durumu, liderlik eğitimi alma durumu, yöneticilik yapma durumu, mesleki kıdem ve sınıftaki öğrenci sayısı" değişkenleri açısından incelemektir. Nicel olan bu çalışma, tarama modellidir. Araştırmanın evrenini, 2017-2018 eğitim ve öğretim yılında, Kırşehir'in bütün ilçelerinde görev yapmakta olan 207 Türkçe öğretmeni oluşturmaktadır. Örneklem alma yoluna başvurulmamış, evrenin tamamına ulaşılmıştır. Veri toplama aracı olarak araştırmacı tarafından geliştirilen "Sınıf İçi Etkili İletişim Becerileri Algı Ölçeği (SİEİBAÖ)" kullanılmıştır. Sınıf içi etkili iletişim becerileri "beden dilini etkili kullanma" alt faktörüne ilişkin algıda, kadın Türkçe öğretmenlerinin lehine anlamlı bir farklılık olduğu tespit edilmiştir. Sınıf içi etkili iletişim becerileri "etkili konuşma" alt faktörüne ilişkin algıda, iletişim ve liderlikle ilgili bir eğitim alan Türkçe öğretmenlerinin lehine anlamlı bir farklılık olduğu tespit edilmiştir. Sınıf içi etkili iletişim becerileri "beden dilini etkili kullanma" alt faktörüne ilişkin algıda, liderlikle ilgili bir eğitim alan Türkçe öğretmenlerinin lehine anlamlı bir farklılık olduğu tespit edilmiştir. Sınıf içi etkili iletişim becerileri "etkili konuşma" alt faktörüne ilişkin algıda, yöneticilik deneyimi olan Türkçe öğretmenlerinin lehine anlamlı bir farklılık olduğu tespit edilmiştir. Sınıf içi etkili iletişim becerileri "etkin dinleme" ve "empati kurma" alt faktörlerine ilişkin algıda, mesleki kıdemi daha fazla olan Türkçe öğretmenlerinin lehine anlamlı bir farklılık olduğu tespit edilmiştir. Sınıf içi etkili iletişim becerileri "etkin dinleme ve empati kurma" alt faktörüne ilişkin algıda, sınıfında 30'dan fazla öğrenci bulunan Türkçe öğretmenlerinin lehine anlamlı bir farklılık olduğu tespit edilmiştir. Türkçe öğretmenlerinin "Sınıf İçi Etkili İletişim Becerileri Algı Ölçeği"nin geneline ve "etkili konuşma, etkin dinleme, empati kurma, beden dilini etkili kullanma" alt faktörlerine ilişkin algı düzeylerinin çok yüksek olduğu ve "Cinsiyet, iletişim becerileri eğitimi alma durumu, liderlik eğitimi alma durumu, yöneticilik yapma durumu, mesleki kıdem, sınıftaki öğrenci sayısı" bağımsız değişkenlerinin Türkçe öğretmenlerinin sınıf içi etkili iletişim becerileri algılarını etkilediği sonucuna ulaşılmıştır.
Sosyal bilgiler dersinde (Sosyobilimsel bir konu olarak) küresel ısınma hakkında öğrenci görüşleri
Bu araştırma Sosyal Bilgiler Dersinde sosyobilimsel bir konu olarak küresel ısınma hakkında ortaokul sekizinci sınıf öğrencilerinin görüşlerini belirlemek amacıyla yapılmıştır. Ayrıca öğrencilerin argümantasyon becerileri kontrol edilmiştir. Veri toplamak için 2013-2014 yılları arasında Yozgat ili Sorgun ilçesinde bulunan 16 devlet okulunda öğrenim görmekte olan 613 öğrenci, örneklem grubu olarak seçkisiz örnekleme yöntemlerinden tabakalı örnekleme yöntemi ile seçilmiştir. Araştırma deseni olarak hem nitel hem nicel araştırma yöntemlerinin birlikte kullanıldığı karma yöntem tercih edilmiştir. Araştırmacı tarafından geliştirilen beşli likert tipte hazırlanmış Küresel Isınma Öğrenci Görüş Anketi ile öğrenci görüşleri belirlenmeye çalışılmıştır. Anketten toplanan veriler tarama modeline bağlı olarak SPSS programında analiz edilmiştir. Araştırmanın ikinci aşamasında anket verilerinden elde edilen sonuçlara göre öğrencilerin anket puanları alt, orta ve üst grup olarak belirlenip her bir gruptan üçer öğrenci ile odak grup görüşmesi yapılmıştır. Buradan elde edilen nitel veriler betimsel analiz yöntemi ile çözümlenmiştir. Araştırma sonucunda anketteki "Küresel ısınma buzulların erimesine sebep olur." maddesini öğrencilerin %80,9'u olumlu yönde (Katılıyorum ve Kesinlikle Katılıyorum) yanıtladığı görülmüştür. "Küresel ısınmadan dolayı dünyanın her yeri aynı oranda etkilenecektir." Şeklindeki anket maddesine ise öğrencilerin %74,2'si kararsız ve olumlu yönde yanıt verdiği tespit edilmiştir. Araştırmaya katılan kız öğrencilerin erkeklere kıyasla, kasaba ve köylerde yaşayanların şehir merkezlerinde yaşayanlara kıyasla küresel ısınma konusunda daha fazla bilgiye sahip olduğu görülmüştür. Öğrencilerin öğrenim gördükleri okulun bulunduğu konuma göre (kasaba-şehir merkezi) anlamlı farklılık olduğu tespit edilmiştir. Araştırmaya katılan öğrencilerin küresel ısınmayla ilgili olarak ilk bilgi edinme kaynaklarının en çok %55,8 oranla kitle iletişim araçları olduğu, daha sonra ise %41,4 oranla öğrencilerin bilgilerini ilk olarak okuldan elde ettikleri anlaşılmıştır. Öğrencilerin ilgi duyduğu dersler arasından Fen Bilimleri Dersine karşı ilgi duyan öğrencilerin anket maddeleri puanlandığında en yüksek ortalamaya sahip olduğu görülmüştür. Odak grup görüşmesi verileri analiz edildiğinde anket puanlarına göre üst grupta yer alan öğrencilerin diğer iki guruba (alt ve orta) göre argümantasyon becerilerinin daha yüksek olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
Sosyal bilgiler dersi demokrasinin serüveni ünitesinde kullanılan konuşma halkası tekniğinin öğrenci akademik başarısına etkisi
Bu araştırmanın amacı, Ortaokul 6. Sınıf Sosyal Bilgiler dersi "Demokrasinin Serüveni" ünitesinin konuşma halkası tekniğine göre öğretiminin öğrenci akademik başarısına etkisini araştırmaktır. Araştırmada "ön test – son test kontrol gruplu" desen uygulanmıştır. Araştırmanın evrenini, 2016-2017 eğitim-öğretim yılında Ağrı ili Hamur ilçesi Yatılı Bölge Ortaokulu 6. sınıf öğrencileri oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemini ise Ağrı ili, Hamur ilçesi Yatılı Bölge Ortaokulunda okuyan 6/A,B,C,D şubelerinde eğitim gören 70 öğrenci oluşturmaktadır. Bu öğrencilerin 35'i deney grubunu, diğer 35'i ise kontrol grubunu oluşturmuştur. Deney grubuna konuşma halkası tekniği uygulandı. Kontrol grubuna ise geleneksel yöntem ile öğretim yapıldı. Araştırmada iki gruba da ön test ve son test başarı testi uygulandı. Elde edilen veriler SPSS programı ile analiz edildi. Analiz sonucunda son test puanları açısından deney grubundaki öğrenciler kontrol grubundaki öğrencilere göre daha başarılı bulunmuştur. Bu çalışma sonucunda elde edilen veriler ışığında konuşma halkası tekniğinin geleneksel öğrenme yöntemine göre daha etkili olduğu saptanmıştır.
Sosyal bilgiler öğretmenlerinin e-içerik geliştirme becerileri ile Fatih Projesi teknolojilerine (Etkileşimli tahta ) yönelik öz-yeterlilik inançları ve bilgisayar kullanımına yönelik tutumları arasındaki ilişki
Bu çalışma Sosyal Bilgiler öğretmenlerinin sahip oldukları E-İçerik geliştirme becerileri ile FATİH Projesi teknolojileri Öz- Yeterlilik inançları ve Bilgisayar kullanımına yönelik ilişkinin tespiti amacıyla yapılmaktadır. Sosyal bilgiler öğretmenlerinin tutum ve becerileri Yaş, Cinsiyet, Mezun olunan okul türü Bilgisayar kullanım süreleri vb. değişkenlere göre ele alınmıştır. Çalışmada araştırma yöntemi olarak Nicel araştırma yöntemlerinden Korelasyon Modeli seçilmiştir. Örneklem olarak Ağrı merkez ve ilçelerinde görev yapmakta olan Sosyal Bilgiler Öğretmenleri seçilmiştir. Çalışmada 68'i erkek 35'i kadın olmak üzere, araştırmada toplam 103 öğretmene ulaşılarak ölçek uygulanmıştır. Veri toplama aracı olarak E-İçerik Geliştirme Becerileri Ölçeği, Fatih Projesi Teknolojileri Öğretmen Öz-yeterlik Ölçeği ve Bilgisayara yönelik tutum ölçeği kullanılmıştır. Verilerin analiz amacıyla, Elde edilen bu ölçek skorlarının çeşitli demografik bilgilere göre anlamlı farklılık gösterip göstermediği tespiti amacıyla yapılan analizde, veriler normal dağılım gösterdiği için parametrik testlerle incelenmiştir. Ölçek ortalamaları iki gruplu değişkenler için (cinsiyet, bilgisayar sahibi olma vb.) bağımsız gruplarda t testi, ikiden fazla gruplu (yaş grubu, eğitim düzeyi vb.) değişkenler için tek yönlü varyans analizi (one way ANOVA) ile incelenmiştir. Tek yönlü varyans analizi sonucunda anlamlı düzeyde farklılık olması halinde farklılığın hangi gruptan kaynaklandığının belirlenmesi için TUKEY testi yapılmıştır. Elde edilen bulgular, yaş, cinsiyet mezun olunan okul türü vb. olarak ele alındığında anlamlı düzeyde farklılık ortaya çıkmamıştır. Öneriler bölümünde ise, öğretmenlere yönelik eğitimlerin arttırılması, altyapı ve materyal eksikliğinin giderilmesi, e-içerik geliştirilmesi vb. önerilere yer verilmiştir.
Ortaokul öğrencilerinin eleştirel düşünme düzeyleri ile Sosyal Bilgiler dersindeki akademik başarıları arasındaki ilişkinin incelenmesi
Bu araştırmanın amacı, ortaokul öğrencilerinin eleştirel düşünme düzeyleri ile Sosyal Bilgiler dersi akademik başarıları arasında ilişkinin incelenmesidir. Araştırmada öğrencilerin eleştirel düşünme düzeyleri ve Sosyal Bilgiler akademik başarıları öğrencilerin öğrenim gördükleri okul, cinsiyet, anne eğitim durumu, baba eğitim durumu ve Sosyal Bilgiler dersi sınavlarında en çok zorlandıkları soru tipi değişkenleri açısından da incelenmiştir. Araştırmanın verileri öğrencilerin kişisel özelliklerini belirlemek amacıyla hazırlanan "Kişisel Bilgi Formu" ve Görücü'nün (2014) geliştirdiği 17 maddeden oluşan "Eleştirel Düşünme Ölçeği" aracılığı ile toplanmıştır. Tarama modelinde yürütülen bu çalışmada kullanılan ölçek Ağrı şehir merkezindeki 5 ortaokuldaki 7. sınıfta öğrenim gören 224 öğrenciye uygulanmıştır. Uygulanan ölçekle toplanan veriler istatistik paket programı ile analiz edilmiştir. Ölçeğin Cronbach Alpha güvenirlik katsayısı 0,71'dir. Çalışmada anlamlılık düzeyi 0,05 olarak alınmıştır. Yapılan analizlerde tanımlayıcı istatistiksel metotlar (frekans, yüzde, ortalama, standart sapma), Mann Whitney U testi, Kruskal Wallis testi ve Spearman's Korelasyon testi kullanılmıştır. Araştırmaya göre; öğrencilerin genel eleştirel düşünme puan ortalamaları x̄=57.72'dir. Görücü (2014) tarafından belirlenen puan aralığına göre öğrencilerin eleştirel düşünme düzeyleri orta seviyededir. Öğrencilerin Sosyal Bilgiler dersi akademik başarıları ile hem cinsiyet hem de anne eğitim durumu değişkenleri arasında; eleştirel düşünme düzeyleri ile hem okul hem de Sosyal Bilgiler sınavlarında zorlandıkları soru tipi değişkenleri açısından anlamlı bir fark tespit edilmiştir. Ayrıca öğrencilerin eleştirel düşünme ölçeğinden aldıkları puan ile Sosyal Bilgiler dersi akademik başarıları arasında pozitif yönde, düşük düzeyde ve anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Anahtar Kelimeler: Ortaokul öğrencileri, akademik başarı, eleştirel düşünme, Sosyal Bilgiler
Sosyal bilgiler ortaokul öğretim programının ötekileştirme olgusu açısından değerlendirilmesi
Bu çalışmada, sosyal bilgiler dersinin demokratik birey yetiştirme misyonundan hareketle, programın önemli bir toplumsal sorun olan ötekileştirme olgusunun engellenmesindeki rolü sorgulanmıştır. Bu durumda teorik olarak donanımına ve yeterliliğine bakılan program, sorunun çözümünde ölçüt kabul edilen değer, düşünce ve davranış kalıpları olan demokrasi kültürü, farklılıklara saygı, hak ve özgürlükler, adalet, hukukun üstünlüğü, eşitlik, ayrımcılık yasağı, ön yargı ve kalıp yargılar, empati, eleştirel düşünme, duyarlılık, problem çözme, iletişim, sorumluluk, insan haklarına saygı gibi etmenlerin varlığı açısından analiz edilmiştir. Nitel araştırma yaklaşımı benimsenerek gerçekleştirilen bu çalışmada, doküman analizi yöntemi kullanılarak veri elde edilmiş ve toplanan veriler içerik analizi tekniği ile değerlendirilmiştir. Çalışmadaki temel veri toplama kaynakları, Sosyal Bilgiler 2005 ve 2018 Öğretim Programlarıdır. Bu durumda programın temel öğeleri olan amaçlar, öğrenme alanları, kazanımlar, kavramlar, beceriler ve değerler, daha önce geniş bir literatür taraması ve uzman görüşüne başvurularak belirlenen ölçütlerin varlığı açısından derin bir analize tabi tutulmuştur. Yapılan analizde programın, ötekileştirme sorununun çözümünde ölçüt kabul edilen etmenlerin varlığı açısından oldukça iyi bir donanıma sahip olduğu, programda demokratik bir havanın hakim kılınmaya çalışıldığı, ayrıca yenilenen programda demokratik değerlerdeki söz konusu varlığın önceki programa göre nispeten arttığı dolayısıyla programın ötekileştirme sorunun çözümünde önemli paydaşlardan biri olabileceği sonucuna ulaşılmıştır.
Sosyal bilgiler dersinde Orhun Abidelerinin değer kazanımına etkisi
Bu çalışmanın amacı Sosyal Bilgiler Öğretim Programında yer alan değerlerden hangilerinin Orhun Abidelerinde yer aldığını ve Orhun Abideleri ile değerler eğitimi programının öğrencilerin değer kazanmasındaki etkisini belirlemektir. Bu amaç doğrultusunda Göktürk Devletine ait olan Orhun Abideleri incelenerek Göktürk Devleti zamanında benimsenen değerler ile günümüz değerleri arasındaki benzerlikleri ortaya çıkartmak için nitel veri toplama teknikleri, Orhun Abidelerinde yer alan değer ifadelerinin öğrencilerin değer kazanmalarındaki etkisini ölçmek için de nicel veri toplama tekniklerinin birlikte kullanıldığı karma yöntem kullanılmıştır. Çalışmanın nitel boyutunda dokuman analizi tekniği, nicel boyutunda ise yarı deneysel desenlerden, ön test / son test eşitlenmemiş kontrol gruplu model kullanılmıştır. Karma yöntem yaklaşımı benimsenerek hazırlanmış olan bu çalışmanın nitel boyutunda Ergin (2016)'in Orhun Abideleri doküman olarak kullanılmıştır. Çalışmanın nicel boyutunda ise Ağrı ilinin Taşlıçay ilçesinde öğrenim gören 20 6. sınıf öğrencisi araştırmanın çalışma grubunu oluşturmaktadır. Öğrencilerin yardımseverlik, dayanışma, tarihsel mirasa duyarlılık, misafirperverlik, hoşgörü, adil olma, çalışkanlık, doğal çevreye duyarlılık, sorumluluk ve vatanseverlik değerlerine sahip olma düzeylerini belirlemek için Keskin (2008) tarafından geliştirilmiş "Değerler Eğitimi Ölçeği" veri toplama aracı kullanılmıştır. Çalışmanın nitel boyutunda elde edilen bulgulara göre, günümüz değerleri arasında bulunan dayanışma, sevgi, saygı, bağımsızlık (özgürlük), barış, dürüstlük, duyarlılık, bilimsellik, estetik, adillik, yardımseverlik, aile birliğine önem verme, çalışkanlık, sorumluluk, eşitlik, tasarruf ve vatanseverlik değerlerinin Göktürk Devleti döneminde de var olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Çalışmanın nicel boyutunda elde edilen bulgulara göre; deney grubu puan ortalamaları kontrol grubu puan ortalamalarından daha fazla olmasına rağmen aralarında anlamlı farkın olmadığı tespit edilmiştir. Deney grubuna uygulanan son test puan ortalamalarının ön test puan ortalamalarından daha fazla olduğu ve aralarında anlamlı farkın olduğu tespit edilmiştir. Erişi puan ortalamalarına göre ise deney grubu puan ortalamalarının kontrol grubu puan ortalamalarında fazla olduğu fakat aralarında anlamlı farkın olmadığı tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Değerler Eğitimi, Sosyal Bilgiler, Orhun Abideleri
Ortaokul 8. sınıf öğrencilerinin sosyal medyada yansıttıkları değerler
Yapılan araştırmada ortaokul 8. Sınıf öğrencilerinin sosyal medya ortamında yansıttıkları değerler, değer ihlalleri, değerlerle ilgili yaşadıkları çelişki ve tutarsızlıklar ortaya konulması amaçlanmıştır. Araştırmada ayrıca öğrencilerin sosyal medyayı kullanım amaçları ve sıklıkla tercih ettikleri paylaşım türleri irdelenmiştir. Araştırma nitel araştırma desenlerinden durum çalışması ile gerçekleştirilmiştir ve araştırmaya 30 sekizinci sınıf öğrencisi dahil edilmiştir. Veri toplama sürecinde öğrencilerin 4 yıl boyunca Facebook ortamında yaptıkları paylaşımların tümü, Talim Terbiye Kurulunun ilköğretim müfredatında belirlediği değerler esas alınarak incelenmiş ve doküman arşivi oluşturulmuştur. Doküman incelemesinden elde edilen veriler ışığında, çalışma grubundan seçilen üç öğrenciyle görüşmeler düzenlenerek araştırmaya konu olan durumlarla ilgili derinlemesine bilgi elde edilmeye çalışılmıştır. İncelenen dokümanlar ve yapılan görüşmelerde elde edilen bulgular nitel içerik analizine tabi tutulmuştur. Araştırma neticesinde öğrencilerinin sosyal medya ortamında "demokrasi bilinci" ve "sadelik" değerleri haricindeki değerleri yansıtan farklı türlerde paylaşımlar yaptıkları tespit edilmiştir. Bununla birlikte öğrencilerin paylaşımlarında "sevgi", "saygı", "duyarlılık", "özgüven", "insana değer verme", "sorumluluk sahibi olma" ve "dostluk" gibi değerlere daha çok yer verdikleri görülmüştür. Ayrıca öğrencilerin günlük hayatta ifade edemedikleri "hayvanseverlik", "cesaret" gibi bazı değerleri Facebook ortamında paylaşımlar vasıtasıyla yansıttıkları izlenmiştir. Yapılan araştırmada, bazı öğrencilerin "kanaatkâr olma" ve "kötü tezahürata karşı" olma değerlerine ilişkin birbiriyle çelişen paylaşımları izlenmiştir. Ayrıca öğrencilerin "sabır", "toplumsal olaylara duyarlılık" ve "dayanışma" gibi birkaç değerde kavram karmaşası yaşadıkları fark edilmiştir. Öğrencilerin farkında olarak ya da olmayarak değerleri ihlal eden paylaşımlar yaptıkları görülmüştür. Yapılan araştırmanın sonuçlarına göre öğrencilerin değerleri ihlal eden paylaşımlar yapmasının en temel sebepleri eğlence, futbol fanatizmi, önyargı ve dikkat çekme kaygısı olmuştur. Öğrencilerin Facebook'u kullanım amaçları incelendiğinde, sosyalleşme, onay görme, iletişim kurma, eğlence, bilgiye ulaşma ve derslerle ilgili paylaşımlarda bulunma gibi faktörlerin etkili olduğu gözlemlenmiştir. Araştırma sonuçları doğrultusunda sosyal medyanın değerler eğitiminde kullanımına ve sosyal medyanın olumsuz etkilerinden korunmaya ilişkin öneriler getirilmiştir.
Sosyal bilgiler dersi öğretim programları ve ders kitaplarında çok kültürlülük: 1998 – 2017 sosyal bilgiler ders kitaplarının karşılaştırılması
Bütün insanlığın ortak yaşam alanı olan dünyada birbirinden çok farklı ya da az çok ortak yanları olan etnik gruplar, diller, dinler, inançlar bulunmaktadır. Bu farklılık ve benzerlikler dünyanın var oluşundan itibaren toplumsal yapıda canlı bir mekanizma oluşturmuştur. Geçmiş dönem siyaseti ve yapısı incelendiğinde kara ve deniz imparatorluklarının ve bu imparatorluklar bünyesinde farklı dilleri konuşan, farklı dini ve inancı olan, farklı ırkları olan insanların bir arada yaşadığı görülmektedir. İmparatorluğu kuran milletlerin tutumuna göre kimi zaman bu farklılar kabullenilirken kimi zaman da asimile edilmeye çalışılmıştır. Son zamanlarda küreselleşme olgusu doğrultusunda dünyada yaşanan teknolojik gelişmeler, göçler, savaşlar, büyük felaketler vb. durumlar, farklı grupların ve yapıların, dinlerin, inançların, dillerin birbirleriyle daha çok bir araya gelmesine neden olmuştur. Bu durumun sonucunda da karşımıza çokkültürlülük olgusu çıkmıştır. Çokkültürlülük fikrinin ve farklılıkların bir arada sağlıklı bir şekilde yaşaması düşüncesinin bireylere aşılanması durumu da çokkültürlü eğitimi ihtiyaç haline getirmiştir. Çokkültürlü eğitimle; farklı kültürlerin tanınmasını, kültürlerarası etkileşimlerin yaşanmasını; gelecek nesiller olan çocukların bu farklılıklara saygı ve hoşgörü çerçevesinde öğrenmelerini sağlamak hedeflenmiştir. Bu amaçla ülkelerin okullarında ve eğitim öğretim programında yerini almıştır. Çokkültürlü eğitimin; insan haklarına saygılı olma, farklılıklara hoşgörü ile yaklaşma gibi becerilerin kazandırılmasında önemli bir disiplin ise sosyal bilgiler dersi eğitimidir. Bu araştırmayla, farklı felsefelere dayanan 1998 ve 2017 tarihli sosyal bilgiler dersi öğretim programları ve bu programlara göre hazırlanmış ders kitapları çok kültürlülük olgusuna yer vermesi bakımından karşılaştırılmıştır. Nitel araştırma yöntemlerinden doküman analizi tekniği kullanarak yapılan çalışmada veri kaynağı olarak; 1998 ve 2017 tarihli sosyal bilgiler dersi öğretim programları ve bu programlara bağlı olarak Talim Terbiye Kurulu tarafından kabul edilen ilköğretim ders kitapları kullanılmıştır. 1998 tarihli sosyal bilgiler ders programında 4, 5, 6. ve 7, sınıf düzeylerinde 4 ders kitabı kullanılmıştır. 2017 tarihli sosyal bilgiler ders programında ise yenilenen öğretim programı nedeniyle 5 ve 6. sınıf düzeyindeki ders kitapları incelenmiştir. Elde edilen veriler nitel içerik analizine tabi tutularak tablo ve görseller yardımıyla betimlenmiştir. Yapılan çalışma sonucunda 2017 tarihli sosyal bilgiler dersi öğretim programının 1998 tarihli sosyal bilgiler dersi öğretim programından daha çok ve çeşitli boyutlarıyla çokkültürlülük olgusuna yer verdiği tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Çokkültürlülük, çokkültürlü eğitim, sosyal bilgiler öğretim programı, ders kitabı incelemesi.
Ortaokul sosyal bilgiler derslerinde savaş ve barış kavramlarına yer veriliş durumlarının öğretmenlerin bakış açılarıyla değerlendirilmesi
Bu araştırmanın temel amacı, sosyal bilgiler öğretmenlerinin savaş ve barış kavramlarının derslerindeki yerine ilişkin görüşlerini ortaya koymaktır. Araştırma, nitel araştırma yöntemlerinden fenomonolojik desene uygun olarak yürütülmüştür. Araştırmanın çalışma grubunu; Sakarya ili içerisinde kolay ulaşılabilirlik esasıyla seçilen 2014 - 2015 eğitim-öğretim yılında ilköğretim kademesinde eğitim veren 15 sosyal bilgiler öğretmeni oluşturmuştur. Veri toplamak için araştırmacı tarafından geliştirilmiş olan yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır. Görüşmeden elde edilen veriler betimsel analize tabi tutularak değerlendirilmiştir. Araştırmada, öğretmenlerin savaş ve barış kavramlarını daha çok sosyolojik yönden ele aldıkları ortaya çıkmıştır. Sosyal Bilgiler öğretmenleri derslerinin öğretim programı ve kitaplarında savaş ve barış kavramlarının yüzeysel olarak verildiğini düşünmektedirler. Savaş kavramının öğretiminde sadece siyasal anlamı içeren olayların vurgulandığını, barış kavramında ise herhangi bir olayın vurgulanmadığını, her iki kavramın öğretiminde milli duygularının etkisiyle sübjektif davrandıklarını belirtmişlerdir. Savaş ve barış konularının öğretiminde genel olarak buluş yoluna ilişkin teknikleri kullandıklarını ancak ülkeler arası yanlı politikalardan, toplumsal ortamdan ve dünya genelinde yaşanan olaylardan kaynaklı sorunlar nedeniyle zorlandıklarını ifade etmişlerdir. Araştırma neticesinde savaş ve barış kavramlarının tüm boyutları ile ele alınması ve bu boyutların farklı teknikler ile öğrenciye öğretilmesinin gerekli olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Savaş, Barış, Sosyal Bilgiler Öğretmeni, Ortaokul Sosyal Bilgiler Dersi
Sakarya TÖMER'de Türkçe öğrenen yabancı öğrencilerin iyelik ve hâl eklerini öğrenmelerinde dolaylı ve doğrudan geribildirimin etkisi
Bu çalışma yurt dışından Türkiye'ye gelmiş olan A1 düzeyindeki yabancı öğrencilere yazılı olarak verilen doğrudan ve dolaylı geribildirimin hal ve iyelik eklerini öğrenmelerindeki etkisini sunmayı amaçlamaktadır. Ön değerlendirme ve son değerlendirmeli yarı deneysel ve zaman serisi araştırma deseni olan bu çalışmada öğrencilere her hafta için müfredata uygun bir yazma konusu verilmiştir. Çalışmaya 19 ve 21 kişiden oluşan iki sınıf katılmıştır. Çalışmanın başında ön değerlendirme olarak ve çalışmanın sonunda son değerlendirme olarak yazma konuları verilmiştir. Öğrencilerin yazmış oldukları paragraflar incelenerek iyelik ve hâl ekleri konusunda ne kadar bilgi sahibi oldukları tespit edilmiştir. Öğrenciler ön değerlendirme ve son değerlendirme arasında beş hafta farklı konular üzerine paragraflar yazmışlardır. Yazılan her paragraf için geribildirim verilmiş ve bu geribildirimlerden yararlanarak aynı paragrafı düzelterek yeniden yazmışlardır. Bir sınıfa doğrudan geribildirim verilirken diğer sınıfa hatanın sadece altının çizilmesi ile dolaylı geribildirim verilmiştir. Son değerlendirmede ise yine farklı bir konu verilerek yeni bir paragraf yazdırılmıştır. Her iki gruba verilen tüm yazma konuları aynı olmakla beraber yazma etkinlikleri aynı haftalarda eşgüdümlü yürütülmüştür. Tüm yazma etkinlikleri sınıf içinde öğretmen gözetiminde yapılmıştır. Nicel (quantitative) bir çalışma yürütülmüş olup veriler yüzdeler şeklinde hesaplanarak yazılı düzeltici geribildirimin öğrencilerin hatalarını düzeltmelerindeki etkisi incelenmiştir. Frekans analizi ile önce öğrencinin hata sayısı belirlenmiş, ardından geribildirim aldıktan sonra öğrencinin ne kadar düzeltme yaptığı belirlenmiştir. Çalışmada elde edilen verileri desteklemek amacıyla çalışma sonunda yapılan görüşmeler ise bu çalışmanın nitel (qualitative) kısmıdır. Bu nedenle bu çalışma karışık desenli bir çalışmadır. Sonuçlar, doğrudan geribildirimin öğrencilerin özellikle hâl eklerini öğrenmelerinde daha etkili olduğunu ortaya çıkarmıştır. Ayrıca, sonuçlar dolaylı geribildirimin A1 düzeyinde öğrencilerin için yeterince açıklayıcı olamadığını ortaya çıkarmıştır. Anahtar Kelimeler: Yazılı Düzeltici Geribildirim, Dolaylı ve Doğrudan Geribildirimin Etkisi, Öğrenci Tutumları
Sosyal medyadaki sosyal bilgiler öğretmen gruplarına yönelik bir inceleme
Bu çalışmanın temel amacı sosyal bilgiler öğretmenlerinin sosyal ağlar üzerinde oluşturdukları öğretmen topluluklarındaki etkileşimlerinin hangi boyutlarda meydana geldiğini ortaya koymak ve sosyal bilgiler alanında yapılan çalışmalara katkıda bulunmaktır. Çalışmada nitel araştırma yöntemlerinden biri olan etnografinin internet sahasına uyarlanmış hali olan netnografi kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu 16.10.2019 tarihinde Facebook üzerinden üye olunan ve Türkiye'de Facebook üzerinde en kalabalık üye sayısına (24.190) sahip olan Sosyal Bilgiler Bilgi ve Görsel Arşivi grubu oluşturmaktadır. Araştırmada çalışma grubunun 1 Ocak 2020 ile 29 Şubat 2020 arasında paylaştıkları tüm içerikler veri olarak kabul edilmiştir. Bu veriler sosyal bilgiler öğretmenlerinin Sosyal Bilgiler Bilgi ve Görsel Arşivi Grubunda paylaştıkları her türlü görsel – işitsel medyayı ve matbu çalışmaları kapsamaktadır. Çalışma sonunda üye kontrollerinin yapıldığı netnografi yönteminde elde edilen bulgular üyelere Google Form üzerinden sunulmuş ve çalışma sonuçlarıyla üyelerin verdikleri cevaplar karşılaştırılmıştır. Elde edilen tüm bulguların ışığında çalışma sonucunda Facebook Sosyal Bilgiler öğretmen gruplarının yazılı olan ve olmayan belli kurallar içerisinde ortak bir amaç etrafında bir araya geldikleri, dijital kültür izlerine sahip oldukları ve bu izleri paylaştıkları içeriklerle ve bir araya geldikleri Facebook platformuyla pekiştirdikleri sonucuna ulaşılmıştır. Ayrıca sosyal bilgiler öğretmenlerinin Facebook üzerinden etkileşim sağlarken bu etkileşimleri her türlü görsel-işitsel medya sahasına ait paylaşımlarla meydana getirdikleri de ulaşılan bir başka sonuçtur.
Geçici koruma altındaki Suriyelilerin dil ihtiyaçlarının belirlenmesi: Şanlıurfa ili örneği
Suriye'de 2011 yılının mart ayında başlayan kargaşadan ötürü milyonlarca insan evlerini terk etmiştir. Bu kargaşa ortamında yaklaşık üç milyon Suriyeli Türkiye'ye sığınmıştır. Bu araştırma; Şanlıurfa'da yaşayan geçici koruma altındaki Suriyelilerin dil ihtiyaçlarının belirlenmesi amacıyla gerçekleştirilmiştir. Bu amaçla nitel araştırma yöntemine göre düzenlenen bu araştırmanın katılımcılarını Şanlıurfa'da yaşayan ve gönüllü olarak araştırmaya katılan 36 Suriyeli sığınmacı oluşturmaktadır. Araştırma sonucu elde edilen veriler içerik analiziyle çözümlenmiş ve bu araştırma sonucunda sığınmacıların Türkçe öğrenme dil ihtiyaçlarının üç alt boyuttan eğitsel, ekonomik ve sosyal ihtiyaçlar oluştuğu tespit edilmiştir. Suriyelilerin en çok ihtiyaç duyduğu dil becerisinin ise "konuşma" becerisi olduğu tespit edilmiştir. Sığınmacıların sözel iletişim becerilerine önem verdiği görülmüştür. Sığınmacıların Türkiye'de bulunma sürelerinin uzamasıyla orantılı olarak sığınmacıların sosyal ihtiyaçlarında artış gözlenmiş, eğitim durumunun artışına bağlı olarak ekonomik ihtiyaçlarda artış olduğu görülmüştür. Ayrıca araştırmada Suriyelilerin Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olmak istedikleri belirlenmiştir.
Cengiz Dağcı'nun romanlarında değerler eğitimi
Cengiz Dağcı (1919-2011) Kırım'da doğan bir Tatar Türkü olarak Türk kimliğine sadık, Türk tarihini araştıran, dünyadaki son günlerini Türk kültüründen örnekler sunduğu romanlarını yazarak geçiren "edebiyat emekçisi" bir yazardır. 1956 yılında ilk romanı Korkunç Yıllar'ı kaleme almasıyla yazarlık hayatına başlayan Cengiz Dağcı, yaşamı boyunca biriktirdiği hatıraları ve hatıralarından arta kalanları yazarak ömrünün son günleri dahi çalışma masasında geçirmiştir. Yazarın ölmeden önce basımını planladığı bazı notları Ötüken Neşriyat tarafından toparlanarak kitaplaştırılmıştır. Cengiz Dağcı ölümünden sonrasına dahi basılmaya hazır "miras" özelliğinde romanlar bırakmıştır. Dağcı'nın romanları, Kırım'dan göçe zorlanan Tatar Türklerinin hayatlarına ışık tutmasının yanında, II. Dünya Savaşı esnasında tüm dünyayı etkileyen politik ve ekonomik sistemlerden bahsetme özelliğiyle de tarihî belge niteliği taşımaktadır. Yazar, romanlarında yalnızca gerçeklerden bahsetmek yerine eserlerinin zeminine hayal gücünü yerleştirmiş, böylece adını dünya çapında duyurmuştur. Dağcı'nın başarıya ulaşmasında etkili olan özelliği, yalın dili ve üslubunun yanında, günümüz dünyasında unutulmaya yüz tutan "değer" kavramına dikkat çekmiş olmasıdır. Çalışmamızda Cengiz Dağcı'nın Onlar da İnsandı, Korkunç Yıllar, Yurdunu Kaybeden Adam, İhtiyar Savaşçı, Benim Gibi Biri, Üşüyen Sokak, Ölüm ve Korku Günleri, Biz Beraber Geçtik Bu Yolu, Dönüş, Yoldaşlar, O Topraklar Bizimdi, Badem Dalına Asılı Bebekler, Anneme Mektuplar, Regina ve Genç Timuçin adlı romanlarının zeminine yerleştirdiği "değerler" üzerinde durulmuştur. Bu romanlarda siyasî, sosyal, ahlâkî, iktisadî, ilmî, dinî değerler ve estetik değerleri incelenmiştir.
Görme engelli Türkçe öğretmenlerinin eğitim öğretim sürecinde karşılaştıkları durumlar
Bu çalışma, görme engelli Türkçe öğretmenlerinin eğitim öğretim sürecinde karşılaştıkları durumları belirlemek amacıyla yapılmıştır. Araştırmada nitel yöntem kullanılmıştır. Araştırmanın verilerini toplamak için yarı yapılandırılmış bireysel görüşme tekniği kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu 2018-2019 eğitim öğretim yılında Milli Eğitim Bakanlığı bünyesinde görev yapan ve farklı dönemlerde atanmış olan 15 görme engelli Türkçe öğretmeni oluşturmaktadır. Araştırma süresince veri toplama aracı olarak kullanılan 10 soruluk görüşme formunun soruları danışman ve araştırmacı tarafından oluşturulmuş ve geçerlilik ve güvenirliliği uzman kişilerce sağlanmıştır. Görme engelli Türkçe öğretmenlerinin görüşme sorularına vermiş oldukları yanıtlar temalar kullanılarak kodlanmıştır. Araştırmanın sonunda; görme engelli Türkçe öğretmenlerinin bu mesleği seçmelerinde dışsal faktörlerin etkili olduğu, velilerin görme engelli Türkçe öğretmenlerine olumlu bakış açısıyla yaklaştıkları, idarecilerin bazı öğretmenlere problem çıkardıkları görülmüştür. Öğretmenlerin derse öğrencilerini güdülemek için ödül mekanizmasına ve farklı uyaranlara hitap eden materyal kullandıkları, ders işlerken teknolojiden epeyce faydalandıkları tespit edilmiştir. Görme engelli Türkçe öğretmenlerinin okuldaki sosyal ve kültürel etkinliklere katkıda bulundukları, sınav sürecini nasıl gerçekleştirdikleri, etkileşimli tahta kullanmada ve görme gerektiren durumlarda zorluk yaşadıkları saptanmıştır. Görme engelli Türkçe öğretmenlerinin öğrenci ve velilerle iletişimlerinin iyi olduğu ifade edilmiştir. Engelli öğretmenlerimizin bu mesleği yapacak engelli öğretmen adaylarına tavsiyeleri de ortaya çıkarılmıştır. Sonuç olarak görme engelli Türkçe öğretmenlerinin eğitim öğretim sürecinde yaşadıkları durumların olumlu yönde olduğu tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Görme engelli Türkçe öğretmeni, Eğitim öğretim sürecinde yaşanan durumlar, engellilere bakış açısı, teknoloji.
Ters yüz sınıf modelinin 7. sınıf sosyal bilgiler dersi üretim dağıtım ve tüketim ünitesinde uygulanmasının akademik başarıya etkisinin incelenmesi
Bu tez çalışmasının amacı, Ters Yüz Sınıf modelinin 7. sınıf Sosyal Bilgiler dersi Üretim Dağıtım ve Tüketim ünitesinde uygulanarak öğrencilerin akademik başarılarına olan etkisini değerlendirmektir. Çalışma 2018-2019 eğitim-öğretim döneminde Şanlıurfa iline bağlı Viranşehir ilçe merkezinde bulunan resmi bir devlet ortaokulunda 27 öğrenciden oluşan deney grubu ve 27 öğrenciden oluşan kontrol grubu olmak üzere toplamda 54 öğrenciye uygulanmıştır. Deney grubunda konular öğretmen tarafından çekilmiş ders videoları şeklinde öğrencilere dağıtılıp dört hafta etkinliklerle beraber işlenirken, kontrol grubunda ise mevcut öğretim programı ile konular işlenerek tamamlanmıştır. Çalışma kapsamında araştırmacı tarafından Eğitim Bilişim Ağı ve Morpa Kampüs Eğitim Yazılımı örnek alınarak bir başarı testi geliştirilmiştir. Üretim Dağıtım ve Tüketim ünitesi kapsamında bu başarı testi öğrencilere ön test ve son test olarak uygulanmıştır. Başarı testi verileri, SPSS programından faydalanılarak analiz edilmiştir. Deney ve kontrol grubunda yer alan öğrencilerin akademik başarı testine ait ön test puanları arasında ve son test puanları arasında anlamlı bir fark olup olmadığının belirlenmesinde "İlişkisiz Örneklemler T-Testi" kullanılmıştır. Her iki grubun kendi içerisinde ön test ve son test puanları arasındaki değişimi incelemek için ise "İlişkili Örneklemler T-Testi" kullanılmıştır. Çalışma sonunda, Ters Yüz Sınıf modelinin sosyal bilgiler dersi Üretim Dağıtım ve Tüketim ünitesinde uygulanmasının öğrencilerinin akademik başarılarına katkı sağladığı tespit edilmiştir.
Sosyal bilgiler öğretmenlerinin somut olmayan kültürel miras öğretimine ilişkin görüşlerinin belirlenmesi
Somut olmayan kültürel miras, yılların deneyimlerinden süzülerek gelebilmiş nesilden nesile aktarılan değerler bütünü olarak kabul edilir. Kültürel değerlerin içinde bulundukları toplum ile arasında derin bağları vardır. Kültürel miras bilinci oluşturma görevini Sosyal bilgiler dersi üstlenmiştir. Bu nedenle Sosyal bilgiler Öğretim Programı'nın genel amaçlarından bazıları öğrencilerde kültürel miras bilinci oluşturmada önemlidir. Bu doğrultuda araştırmanın amacı, Sosyal bilgiler öğretmenlerinin somut olmayan kültürel miras öğretimine ilişkin görüşlerini ortaya koymaktır. Araştırmanın çalışma grubunu Kırşehir il merkezinde görev yapan 20 Sosyal bilgiler öğretmeni oluşturmuştur. Araştırmanın verileri, yarı yapılandırılmış görüşme tekniği ile toplanmış ve betimsel analiz kullanılarak çözümlenmiştir. Araştırmanın sonuçları genel olarak değerlendirildiğinde Sosyal bilgiler öğretmenlerinin somut olmayan kültürel miras kavramını ve somut olmayan kültürel miras unsurlarını açıklayabildikleri görülmüştür. Öğretmenler somut olmayan kültürel mirasın korunmasına ilişkin olarak geçmişimizi koruma görevimiz olduğunu öğrencilere belirtmemiz gerektiğinden ve kültürel ögelerimizin toplumu birleştirici rolleri olduğundan bahsetmişlerdir. Ortaokul öğrencileri için somut olmayan kültürel miras öğretiminin önemli olduğunu düşündükleri görülmüştür. Ayrıca öğretmenler somut olmayan kültürel miras öğretiminde uygulamaya dönük çalışmalar yapılması gerektiğinden bahsetmişlerdir.
Sosyal bilgiler öğretmenlerinin teknopedagojik alan bilgisi yeterlilikleri ve Web 2.0 teknolojileri hakkında görüşlerinin incelenmesi
Bu araştırmanın amacı sosyal bilgiler öğretmenlerinin teknolojik pedagojik alan bilgisi yeterliliklerinin tespit edilmesi ve Web 2.0 teknolojileri hakkında öğretmen görüşlerinin incelenmesidir. Araştırmanın çalışma grubunu Ankara ilinin çeşitli ilçelerinde görev yapan sosyal bilgiler öğretmenleri oluşturmuştur. Araştırmada nicel ve nitel yöntemlerin bütünleştirildiği karma yöntem kullanılmıştır. Veri toplama aracı olarak "Teknolojik Pedagojik Alan Bilgisi Ölçeği" ve "Yarı Yapılandırılmış Görüşme Formu" kullanılmıştır. Araştırmanın nicel kısmında veriler SPSS programı ile analiz edilmiştir. Nitel verilerin çözümlenmesinde ise betimsel analiz kullanılmıştır. Sosyal Bilgiler Öğretmenlerinin Teknolojik Pedagojik Alan Bilgisi Yeterlilikleri TPAB alt boyutlarına göre incelenmiş ve veriler tablolar halinde verilmiştir. Ayrıca öğretmenlerin Web 2.0 teknolojilerini kullanım durumları, sıklıkları ve eğitime entegre etme süreci hakkında görüşleri yorumlanmıştır. Araştırmadan elde edilen bulgular yorumlandığında sosyal bilgiler öğretmenlerinin TPAB alt boyutlarına göre yeterliliklerinin yüksek olduğu tespit edilmiştir. Bununla birlikte çalışma grubunda yer alan öğretmenlerin Web 2.0 teknolojileri konusunda kendilerini orta derecede yeterli gördükleri bilgisine ulaşılmıştır. Sosyal bilgiler öğretmenlerinin teknolojik uygulamalar konusunda olumlu tutuma sahip oldukları ve bu konuda eğitim almaya istekli oldukları saptanmıştır. Araştırma sonuçlarından elde edilen bulgular doğrultusunda sosyal bilgiler öğretmenlerinin teknolojiyi eğitim süreçlerine entegre etmelerine yönelik önerilerde bulunulmuştur.
Sosyal bilgiler öğretmenlerinin EBA (Eğitim Bilişim Ağı)'ya yönelik görüşlerinin değerlendirilmesi
Bu tez çalışmasının amacı sosyal bilgiler öğretmenlerinin fatih projesi kapsamında oluşturulan EBA( Eğitim Bilişim Ağı) hakkındaki bilgi düzeylerini ve kulanım durumlarını öğrenmek için hazırlanmıştır. Çalışma 2018- 2019 Eğitim Öğretim döneminde sosyal medya üzerinden paylaşılan online anket yoluyla yapılmış ve araştırmaya 254 sosyal bilgiler öğretmeni katılmıştır. Çalışma kapsamında kullanılan veri toplama aracı Tutar (2015) tarafından geliştirilmiş olup araştırmada kullanılması için gerekli izinler alınmıştır. Araştırmadan elde edilen veriler SPSS programı ile analiz edilmiştir. Veriler analiz edilirken betimsel ve ilişkisel tarama yöntemleri kullanılmış olup araştırmaya ilişkin sonuçlara bulgular ve yorumlar kısmında yer verilmiştir. Araştırma sonunda sosyal bilgiler öğretmenlerinin EBA'dan yeterli düzeyde faydalanmadıkları ve EBA'nın sadece belli bölümlerini kullandıkları sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: EBA, Fatih Projesi, Sosyal Bilgiler
Yenilenen Türkçe öğretim programına göre hazırlanan (2018) ortaokul 5. sınıf Türkçe ders kitabındaki metinlerin/ etkinliklerin duygusal ve sosyal zekâ açısından incelenmesi
Kişinin kendini tanıması, kendi düşüncelerinin, duygularının, güdülerinin farkında olması ve başkalarının duygu, düşünce, bakış açısını anlayabilmesi duygusal ve sosyal zekâ kavramının temelini oluşturmaktadır. Duygusal ve sosyal zekâ Gardner'in çoklu zekâ kuramından doğan bir kavramdır. Gardner, zekânın sekiz ana formu üzerinde durmuştur. Bunlardan kişiler arası zekâ ve kişisel zekânın birleşimine duygusal ve sosyal zekâ adı verilmektedir. Duygusal ve sosyal zekâsı gelişmiş bireylerin özellikleri incelenecek olursa, özelliklerin çoğunun Türkçe dersinin temel amaçları ile örtüştüğü görülmektedir. 2018 yılında hazırlanan Türkçe Öğretim Programında, kendini ifade eden, kendi ilgi alanlarının farkında olan, iş birliği yapan, girişimcilik ve sorun çözme kapasitesi gelişmiş, öz güveni yüksek, çevresi ile uyumlu, etkili iletişim becerilerine sahip bireyler yetiştirmek Türkçe eğitiminin temel amaçları arasında yer almaktadır. Bu beceriler aynı zamanda duygusal ve sosyal zekâsı yüksek olan bireylerde öne çıkmaktadır. Türkçe öğretiminde öğrencilerin duygusal ve sosyal zekâ kapasitesini artırmak mümkündür. Bu çalışmada 2018 yılında yenilenen Türkçe Öğretim Programına uygun olarak hazırlanan 5. sınıf Türkçe ders kitaplarındaki metinler ve etkinlikler duygusal ve sosyal zekâyı geliştirmeleri açısından incelenmiştir. Metinlerde ve etkinliklerde, duygusal ve sosyal zekâ alanlarına ne oranda yer verildiği saptanıp bu zekâ alanlarını geliştirebilecek unsurlara yer verilip verilmediği araştırılmıştır. Çalışma iki bölümden oluşmaktadır. İlk bölümde duygusal ve sosyal zekâ ele alınmıştır. İkinci bölümde ise kitaptaki metinler ve etkinlikler incelenmiştir.
1901-1902 tarihli Maârif Sal-nâmesine göre Musul vilâyetinde eğitim-öğretim
Bu araştırmada H.1318 tarihli Maârif Sal-nâmesi ele alınarak dönemin maârif politikası hakkında bilgi vermek amaçlanmıştır. Osmanlı Devleti'nin diğer vilâyetler ile birlikte Musul'daki eğitim-öğretim ile ilgili de bilgi veren bu sal-nâmenin transkripti yapılmıştır. Yapılan transkript sonucu bazı tablolar oluşturulmuştur. Ortaya çıkarılan tablolar ışığında bazı tespitler yapılmıştır. Buna göre Musul'daki okulların birçoğunun ismi ile okul müdürü gibi idari konumda görev alan kişilerin isimlerine ulaşılmıştır. Kayıt altına alınan medreselerin isimleri ile birlikte bulundukları mahalleler de belirtilmiştir. Sal-nâmede Musul'un sancak ve kazâlarında yer alan mahalle isimleri ve okulların kurucularının isimleri de yer almıştır. Ancak sal-nâmede paylaşılmamış bilgilerden dolayı bazı kısımların boş bırakıldığı da olmuştur. Burada kullanılan Literatür Taraması yöntemi ile bilgi eksikliği giderilmeye çalışılmıştır. Sal-nâmenin orijinal transkripti tezin ekler bölümünde yer almaktadır. Yıllıkta Musul'da bulunan yabancı okullara da yer verilmiştir. Milletlerle ilgili dini bilgilere de kısaca değinilmiştir. Kız ve erkek sayıları yabancı okullar için paylaşılmış fakat diğer okullarda bu bilgilere yer verilmemiştir. Musul'daki kütüphaneler, gazeteler ve matbaa bilgilerine de ulaşılmıştır. Yazılan eserlerde kullanılan dil çeşitleri de yıllıkta yer almıştır. Araştırmada Osmanlı Devletinin hedeflediği eğitim politikalarının eyaletlere taşınabildiği verilerine ulaşılmıştır. Bu eğitim politikalarının da uygulanabildiği öğrenilmiştir. Anahtar Kelimeler: Eğitim ve Öğretim, Musul, Sal-nâmeler
Köktürk ve Uygur Dönemi eserlerindeki değerler ve bu değerlere ilişkin öğretmen adaylarının görüşleri
Bu çalışma, Eski Türkçe'nin Köktürk ve Uygur Dönemlerine ait eserlerde yer alan sosyal değerleri analiz etmek ve bu değerlerin günümüzde algılanma düzeyini ortaya koyabilmek amacıyla gerçekleştirilmiştir. Bu amaç çerçevesinde çok yöntemli desenlenen araştırmada, keşfedici sıralı karma desen benimsenmiştir. Çalışmanın nitel boyutu doküman incelemesi yöntemiyle tasarlanmış; bu çerçevede Eski Türkçe Dönemi eserleri arasından İslamiyet öncesi dönemi temsilen seçilen Orhun Yazıtları, Ötüken Uygur Dönemi Yazıtları (Şine Us, Tes, Tariat), Irk Bitig, Huastuanift, Altun Yaruk (Birinci Kitap, Şehzade ile Aç Pars Hikâyesi), İyi ve Kötü Prens Öyküsü, Daśakarmapathāvadānamālā (Çaştani Bey Hikâyesi, Dantıpali Bey Hikâyesi) adlı eserler, Schwartz'ın Değer Ölçeği'nde listenen on temel değer ve alt değerlere göre incelenmiştir. İnceleme sırasında eserlerde yer alan değer ifadeleri tespit edilmiş, bunun için nitel veri toplama tekniklerinden "Doküman Analizi" kullanılmıştır. Çalışmanın nicel boyutu ise tarama modelinde tasarlanmış; incelenen eserlerden hareketle "Eski Türkçe Dönemi Eserlerindeki Sosyal Değerlerin Türkçe ve Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmeni Adaylarının Görüşlerine Göre Değerlendirilmesine İlişkin Anket Formu" oluşturulmuştur. Bu ankette hem Schwartz Değer Ölçeği'ndeki değerlerin önemine, günümüzde nasıl algılandığına hem de ETD eserlerinden hareketle oluşturulan değer tanımlarına ve eserlerde değerlerin aktarımı ile ilgili tespit edilen süreçlere yönelik maddelere yer verilmiştir. Anket formu, 2016-2017 eğitim öğretim yılında öğrenim gören 427 Türkçe ve Türk dili ve edebiyatı öğretmeni adayına uygulanmıştır. Araştırma neticesinde elde edilen nitel veriler İçerik Analizi Yöntemi, nicel veriler ise Mann-Whitney ve Kruskal Wallis testleri ile analiz edilmiştir. Araştırma sonucunda ETD eserlerinin sosyal değerler bakımından oldukça zengin kaynaklar olduğu; eserlerde yer alan değerlerin çoğunlukla günümüzde de karşılığının bulunduğu; eserlerden hareketle oluşturulan görüşlere Türkçe ve Türk dili ve edebiyatı öğretmeni adaylarının büyük oranda katıldığı tespit edilmiştir. Anahtar Sözcükler: Eski Türkçe Dönemi, Köktürkler, Uygurlar, Sosyal değerler, Schwatrz Değer Ölçeği, değerler eğitimi.