Çankaya University
CANKAYA

Çankaya University

Ankara, Türkiye
Kuruluş: 1997
Web Sitesitwitterlinkedininstagramfacebook

1.435

Arşivlenen Tez

0

DOI Atanmış

3

Enstitü

0%

DOI Oranı

Son Eklenen Tezler

Tümünü Gör
DoktoraAçık ErişimTR

Aydın ili coğrafi işaretli ürünlerin şehir marka imajına olan etkileri ile yerel halkın bu ürünlere karşı algı tutum ve satın alma niyetleri

Coğrafi işarete sahip ürünler, bulundukları yörenin kültürel mirasını, üretim geleneğini ve doğal özelliklerini yansıtan özgün unsurlar olup hem ekonomik değer yaratan hem de şehirlerin marka imajlarını güçlendiren stratejik araçlardır. Bu araştırma, Aydın ili coğrafi işaretli ürünlerinin şehir marka imajını hangi dinamikler üzerinden şekillendirdiğini analitik olarak ortaya koyarak, yerel halkın bu ürünlere ilişkin algı, tutum ve satın alma niyetlerini bilimsel olarak tespit etmeyi amaçlamaktadır. Coğrafi işaretlerin tanıtım, kalite güvencesi ve otantik deneyim sunma kapasitelerinin şehir marka imajına etkisi literatürde tartışılsa da Aydın özelinde bütüncül bir analiz sınırlıdır. Karma yöntem yaklaşımıyla gerçekleştirilen bu çalışma, Aydın'a özgü coğrafi işaretli ürünlerin şehir marka imajıyla ilişkisini kapsamlı biçimde ele alarak literatürdeki önemli bir boşluğu doldurmaktadır. Nicel araştırmada, Aydın'da yaşayan 408 katılımcıdan elde edilen veriler, tutum, algı ve satın alma niyetlerinin yüksek olduğunu; fiyat ödeme eğiliminin görece düşük kaldığını göstermiştir. Demografik değişkenlere göre anlamlı farklılıklar tespit edilmiş, özellikle 55 yaş üstü katılımcılarda eğilimlerin daha güçlü olduğu belirlenmiştir. Nitel araştırmada ise Aydın'daki paydaşları temsil eden sekiz otorite kurum temsilcisiyle yarı yapılandırılmış mülakatlar gerçekleştirilmiş; veriler Nvivo yazılımı kullanılarak sistematik biçimde kodlanmış ve tematik analiz yöntemiyle çözülmüştür. Nitel bulgular, Aydın'ın güçlü yerel ürün potansiyeline rağmen tanıtım, denetim ve kurumsal koordinasyon eksikliklerinin bulunduğunu ortaya koymaktadır. Genel olarak çalışma, coğrafi işaretli ürünlerin Aydın'ın ekonomik, kültürel ve turistik kalkınmasında çok yönlü bir değer yarattığını göstermektedir. Özellikle incir, zeytin ve kestane gibi ürünler hem yerli halkı için hem de seyahat edenler için çok önemli bir yere sahiptir. Coğrafi işaretli ürünlerin, tanıtılması ve pazarlanması, Aydın'ın şehir marka imajını geliştirmekle birlikte ekonomik kalkınma sağlamaktadır.

Fulya Döner
Çankaya University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2025
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

6413 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Disiplin Kanunu bağlamında Türk Silahlı Kuvvetleri personelinin disiplin işlemleri

Türk Silahlı Kuvvetlerinin hem dış tehditlere hem de iç tehditlere karşı yürüttüğü askeri faaliyetlerin etkin, hızlı ve düzenli bir şeklide icra edilebilmesi ancak disiplini benimsemiş, görev bilinci ve sorumluluğu yüksek bir personel yapısı ile mümkündür. Bu durumun önemini bilen kanun koyucu da, emirlere mutlak itaatin sağlanması, astın ve üstün hukukuna riayet edilmesi temelinde, dağınık bir yapısı olan disiplin mevzuatını 6413 sayılı TSK Disiplin Kanunu çatısı altında yeniden düzenlemiştir. Bu bağlamda, Kanun kapsamında yer alan askeri personel sınıfı, disiplinsizlik oluşturan eylemler ve cezalar somutlaştırılmış ve tanımlanmış, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi içtihatları gereğince birtakım sakıncaları bulunan oda hapsi disiplin cezası yeniden düzenlenmiş, devlet memurlarının disiplin sorumluluğu konusunda 657 sayılı Kanun'dan bağımsızlaşması sağlanmış, disiplin cezası dışındaki idari yaptırım ve tedbirler yasal zemine kavuşturulmuştur. Kanunda özellikle TSK'dan ayırma disiplin cezasının düzenlenmesi ve şartlarının netleştirilmesi temel hak ve özgürlüklerin korunması ile kanuni ve düzenli idare ilkesinin hayata geçirilmesi bakımından önemlidir. Bu çalışmada kaldırılan Askeri Yüksek İdare Mahkemesi ve Danıştay'ın güncel kararları da incelenerek, 6413 sayılı Kanun'da yer verilen disiplinsizlik eylemlerin kapsamı ve unsurları detaylandırılmış, disiplin hukukunun kaynakları arasında yer alan AİHS ve Anayasa uygunluğu hukuk devleti ilkesi bağlamında tartışılmış, disiplin sorumluluğu ile adli sorumluluğun benzeştiği ve ayrıldığı noktalar vurgulanmış, bütüncül bir yaklaşımla Kanun'da yer verilen kurum, kural ve kişiler ve disipliner yetkiler anlatılmış, böylelikle; hem doktrinsel derinliğin sağlanması istenilmiş hem de uygulamaya yön gösterici bir özellik içeren bir çalışma ortaya konulmaya çalışılmıştır.

Şükran Dokumacı Ercan
Çankaya University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2025
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Mimarlık kuramcısı Bülent Özer'in Türk mimarlığına katkıları

Klasik antikiteye duyulan ilgiyle başlayan mimarlık yazım düşüncesi, tarih boyunca toplumsal ve teknolojik bağlamlarla yeniden yorumlanmış, ideoloji ve ekonomik koşulların etkisiyle çeşitlenen bir üretim alanına dönüşmüştür. Türkiye'de Erken Cumhuriyet döneminden itibaren mimarlığın ulusal kimlik inşasıyla yakından ilişkili bir yapıda şekillendiği görülmektedir. Bu süreçte mimarlık, kültürel temsilin temel araçlarından biri olarak konumlanmış; modernleşme, ideoloji, kimlik ve küreselleşme tartışmalarıyla şekillenen düşünsel bir dönüşüm geçirmiştir. Bu tarihsel bağlamda Bülent Özer (1933–2016), çok yönlü kişiliği, akademik üretimi ve editörlük gibi çalışmalarıyla Türk mimarlık yazımının biçimlenmesinde etkili bir kültürel aktör olarak öne çıkmaktadır. Makaleleri, doktora tezi ve ders notlarıyla disiplinler arası çalışan Özer, yalnızca bir mimarlık tarihi yaklaşımı sunmakla kalmamış aynı zamanda Türkiye'de mimarlığın düşünsel çerçevesini genişleten özgün bir bakış kazandırmıştır. Bu tez, Özer'in mimarlık kuramı, eğitim yaklaşımı, yayıncılık etkinlikleri ve kültürel eleştirileri aracılığıyla Türk mimarlığına bıraktığı entelektüel mirası yeniden değerlendirerek, bu mirasın günümüz mimarlık ortamındaki sürekliliğini tartışmayı amaçlamaktadır.

Duygu Yüksek
Çankaya University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2025
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Kamu ihalelerinde idarenin işçilik alacakları bakımından sorumluluğu

Asıl işveren alt işveren ilişkisi, iş hukukunda yer alan üçlü ilişkilerden biridir. Asıl işveren alt işveren ilişkisi ile asıl işveren, işyerindeki yardımcı işi yahut belirli şartlar altında asıl işi bir başka işverene (alt işveren) gördürebilecektir. Özel sektörde olduğu gibi kamu kurum ve kuruluşlarında alt işverenlik yoluyla personel istihdam edilir. Özellikle kamu ihalelerinden olan hizmet alım ihalelerinde, kamu kurum ve kuruluşlarının alt işverenlik ilişkisi ile personel istihdam ettiği görülür. Bu kapsamda, çalışmamızda öncelikle temel kavramlar incelenecek özellikle idare ve ihale kavramı (hizmet ve yapım işi ihaleleri), asıl işveren ve alt işveren kavramları irdelenecektir. Devamında ise idarenin, hizmet alım ve yapım işi ihalelerinde sorumlu olacakları işçilik alacaklarına değinilecek ve son olarak idarenin sorumlu olduğu işçilik alacaklarını ödemesi halinde gündeme gelecek rücu hakkı değerlendirilecektir. Çalışmamızın amacı kamu ihaleleri neticesinde idarede istihdam edilen işçilerin, işçilik alacaklarında sorumluluğunun belirlenmesi ile bu sorumluluğu idarenin üstlenmesi halinde söz konusu olacak rücu hakkıdır. Çalışmamız, güncel yargı kararları ve doktrin görüşleri ile desteklenmiştir.

Ecem Erdem Uyan
Çankaya University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2025
00
DoktoraAçık ErişimEN

Transforming Deleuze & Guattari's rhizome analogy into a parametric design strategy through anatolian Yörük tent

This study examines Gilles Deleuze's critique of classical Western hierarchies and his alternative rhizome metaphor, offering a productive framework for rethinking spatial production beyond traditional architectural paradigms. With this conceptual perspective, the research aims to re-evaluate the foundational roles of the minor yet resilient characteristics of nomadic communities within contemporary architectural discourse by examining their daily lives and spatial practices, whether they are settled in urban contexts as minorities or maintain their existence through topographical settlement. This study, focusing on the Yörüks as a case study, examines how minor communities (in a Deleuzian context: assemblages) transcend traditional hierarchical and linear modes of spatial production, highlighting the role of horizontal and articulatory relationality in sustaining spatial functionality. In this regard, the study's methodological approach remains grounded within a Deleuzian framework, translating the rhizome metaphor into contemporary practice. By emphasizing multiplicity and horizontal relationality, this approach integrates open-source parametric design algorithms and scripting techniques, enabling flexible, scalable, and context-sensitive spatial interventions. The findings demonstrate that rhizomatic methodology facilitates a more dynamic understanding of spatial production while enabling adaptable, inclusive, and sustainable design strategies. By integrating computational and open- source frameworks, minor architectures, such as Yörük tents and lightweight tectonic systems, function as catalysts for socio-spatial transformation, infiltrating urban and topographically diverse environments to create reconstructive and context-sensitive interventions. These practices not only address immediate functional needs but also contribute to social cohesion, cultural continuity, and ecological sustainability. Framed within global agendas including UNESCO heritage policies and the United Nations' Sustainable Development Goals (SDGs) the study highlights the broader relevance of localized, context-aware approaches in responding to pressing contemporary challenges. Furthermore, by connecting Deleuzian philosophy with the functional axioms of parametric design, it provides a reproducible framework for modeling minor spatial practices and lays the groundwork for future studies that investigate the intersections of design, social theory, and collective agency in large datasets and urban contexts.

Engin Demirok
Çankaya University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2025
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Alt kira sözleşmesi ve kira sözleşmesinde kullanım hakkının devri

Kira sözleşmeleri esas itibariyle kiracıya sözleşmenin konusu olan kiralananı kullanmayı ve ondan yararlanmayı sağlayan, bunun karşılığında da kiracının kiraya verene kira bedeli ödemeyi üstlendiği sözleşmelerdir. Kiracı sözleşme serbestisi ilkesi çerçevesinde kira sözleşmesinin konusu olan kiralananın tamamı veya bir kısmını üçüncü bir kişiye kiraya verebilmektedir. Bu serbesti konut ve çatılı iş yeri kiraları ile ürün kiraları açısından kiraya verenin yazılı rızasının alınması gerekliliğiyle bir miktar kısıtlanmaktadır. Alt kira sözleşmesi olarak adlandırılan bu sözleşme daha çok sosyal ve ekonomik gereksinimlerden kaynaklanmaktadır. Kiracı alt kira sözleşmesi yapmak suretiyle kiralananı kullanmadığı süre boyunca veya kiralananın kullanmadığı kısmını kiraya vererek kiracısı olduğu sözleşmeden kaynaklı kira bedelinin sebep olduğu maliyeti düşürme eğilimine gitmektedir. Alt kira sözleşmesi Türk Borçlar Kanununda düzenlenmiştir. Alt kira sözleşmesi hem bir alt sözleşme hem de bir kira sözleşmesidir. Bu nedenle de bu iki sözleşmenin özelliklerini barındırmaktadır. Alt kira sözleşmesinin yapılması bazı şartlara bağlanmıştır. Kiracının kiralananı üçüncü bir kişiye kiraya verirken bu şartlara uyması gerekmektedir. Bununla birlikte özellikle kısa süreli ve de turizm amaçlı konutların kiralanmasına ilişkin olarak son yıllarda yapılan yasal düzenlemeler alt kira ilişkilerinin kurulmasında bazı sorumluluklar ve kısıtlamalar da getirmiştir. Alt kira sözleşmesinin bir alt sözleşme olması nedeniyle alt kira ilişkisinde ikiden fazla taraf bulunmaktadır. Bu kapsamda da her bir tarafın sözleşmede yer aldığı konuma ilişkin olarak da bazı hakları ve borçları bulunmaktadır. Burada kiraya veren, kiracı ve de alt kiracının yer aldığı alt kira ilişkisinde bu ilişkinin taraflarının her birinin hakları ve borçları vardır. Bununla birlikte alt kira ilişkisinin kurulduğu hallerde her ne kadar aralarında sözleşmesel ilişki bulunmasa da kiraya veren ile alt kiracı arasında da kanundan doğan birtakım haklar ve borçlar bulunmaktadır. Borçlar Kanununda alt kira sözleşmesi ile aynı maddede düzenlenen kullanım hakkının devri, alt kira ile birlikte benzer özellikleri barındırmasına ve de aynı amaca hizmet ediyor gibi gözükse de birbirinden farklı kurumlardır. Bu farklılık taraflara farklı haklar vermekte ve de farklı borçlar yüklemektedir. Alternatif uyuşmazlık çözüm yollarından birisi olan arabuluculuk kurumu son yıllarda hukukumuzda geniş yer edinmiş olmakla birlikte alt kira sözleşmelerine bağlı olarak taraflar arasında çıkan uyuşmazlıkların çözümünde de yargı yoluna başvurmadan önce arabulucuya başvurmak bir dava şartı olarak düzenlenmiştir. Alt kira sözleşmesinin bir kira sözleşmesi olması sebebiyle kira sözleşmesini sona erdiren haller alt kira sözleşmesinin sona ermesi için de geçerlidir. Ayrıca asıl kira sözleşmesinin sona ermesinin de alt kira sözleşmesi üzerinde etkileri bulunmaktadır.

Serkan Ateş
Çankaya University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2025
00