Çukurova University
Discipline

Mathematics Education

Çukurova University

132

Archived Theses

0

DOIs Assigned

0%

DOI Rate

Discipline

50 Theses
Master'sOpen AccessTR

Matematik ağırlıklı bir STEM modülünün geliştirilmesi ve modüle yönelik görüşlerin değerlendirilmesi

STEM eğitimi yaklaşımının önemi nedeniyle uygulanması ve geliştirilmesine yönelik adımlar atılmaktadır. Bu nedenle, STEM eğitimi yaklaşımına yönelik nitelikli programların hazırlanması eğitimciler için çok önemlidir. Nitelikli bir STEM eğitim uygulaması için alanda sınırlı sayıda STEM modülleri yer almakla birlikte var olan bu modüller fen bilgisi konularının öğretimine yönelik olup, matematik bu modüllerde bir araç olarak kullanılmaktadır. Bu çalışmanın amacı ortaokul oran-orantı, alan ölçümü ve madde-ısı konularının öğretimi için matematik ağırlıklı STEM modülü geliştirmek ve geliştirilen bu modülün ve matematik eğitimi alanında ileride geliştirilecek olan modüllerin niteliğini değerlendirecek bir STEM değerlendirme formu oluşturmaktır. Bu çalışmada, geliştirilen matematik ağırlıklı STEM modülünün ve STEM değerlendirme formunun güvenilirliği ve geçerliliği uzman görüşleri alınarak araştırılmıştır. Bu çalışmada, tasarım temelli araştırma yöntemi kullanılmıştır. STEM değerlendirme formunun uzman görüşlerine göre Croanbach's alpha değeri 0,91 hesaplanmış olup yüksek düzeyde geçerlilik ve güvenilirliğin sağlandığını göstermektedir. Geliştirilen Matematik ağırlıklı STEM modülünün için uzmanlar arası görüş uyumluluğu %94 olarak belirlenirken modülün uzman görüşlerine göre Croanbach's alpha değeri 0,80 olarak hesaplanmış olup yüksek düzeyde geçerlilik ve güvenilirliğin sağlandığını göstermektedir. Bu çalışma ile geliştirilen matematik ağırlıklı STEM modülünün hem öğretmenler için düzenlenen eğitici eğitimi programlarında hem de yedinci sınıf öğrencilerinin eğitiminde kullanılabilecek ve matematiğin ön planda olduğu STEM öğretim materyali eksikliğini gidermeye katkı sağlayacaktır. Ayrıca, bu çalışma sürecinde geliştirilen STEM değerlendirme formunun ileride geliştirilecek STEM modüllerinin değerlendirilmesine yönelik bir değerlendirme aracı olarak alana katkı sunması amaçlanmaktadır.

FeTeMMMatematik eğitimiMatematik öğretimi+4
Esra Yılmaz Bilir
Kırşehir Ahi Evran University · Institute of Graduate Studies in Science
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Dönüştürülmüş sınıflarda oyunlaştırmanın matematik başarısına, güdülenme ve öğrenme stratejilerine olan etkisi

Çalışmanın amacı dönüştürülmüş sınıf modelinde, oyunlaştırma öğelerinin kullanımının 9. Sınıf Matematik dersi kümeler konusunda öğrencilerin akademik başarı ile güdülenme ve öğrenme stratejilerine olan etkisini incelemektir. Araştırma 2019-2020 eğitim-öğretim yılı güz döneminde Aydın ili Efeler ilçesinde bir Meslek Lisesinde iki farklı şubede öğrenim gören 9. sınıf toplam 38 öğrenci ile matematik dersi "Kümeler'' konusunda 5 hafta boyunca yürütülmüştür. Deney grubu öğrencileri ile dönüştürülmüş sınıf modeli ile birlikte oyunlaştırma etkinlikleri, kontrol grubunda sadece dönüştürülmüş sınıf modeli işe koşulmuştur. Çalışmada oyunlaştırmanın öğrenci başarısına, güdülenmeye ve öğrenme stratejilerine olan etkisini belirlemek üzere ön test-son test kontrol gruplu yarı deneysel desen kullanılmıştır. Uygulama sürecinde araştırmacı tarafından ders videoları çekilmiş, bu videolar Eğitim Bilişim Ağı (EBA) ve WhatsApp'da oluşturulan gruplar aracılığıyla öğrencilere ders öncesinde gönderilmiştir. Öğrenciler sınıfa geldiğinde ise araştırmacı tarafından hazırlanan gerçek yaşam problemlerini oyunlaştırma etkinlikleri ile birlikte grup çalışması şeklinde çözmeye çalışmışlardır. Verilerinin analizinde parametrik olmayan analizlerden Mann-Whitney U ve Wilcoxon testleri kullanılmıştır. Çalışmanın sonucunda deney ve kontrol grubundaki öğrencilerin akademik başarı ve güdülenme düzeylerinde anlamlı farklılık bulunamamıştır. Öğrenme stratejileri açısından ise eleştirel düşünme ve akran işbirliği alt boyutlarında deney grubu lehine anlamlı farklılıklara ulaşılmıştır.

Akademik başarıMatematik dersiMatematik eğitimi+6
Fatma Pehlivan
Aydın Adnan Menderes University · Institute of Graduate Studies in Science
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaokul öğrencilerinin matematik okuryazarlığı farkındalık düzeylerinin geliştirilmesi: Tasarım tabanlı bir araştırma

Bu araştırma ortaokul öğrencilerinin matematik okuryazarlığı başarı düzeyleri ve matematik okuryazarlığı farkındalık düzeylerinin geliştirilmesi amacıyla tasarım tabanlı bir araştırma modeline göre tasarlanmıştır. Çalışma grubunu, amaçlı örnekleme türlerinden ölçüt örnekleme türüne göre 2018-2019 eğitim öğretim yılında Hatay ilinin Dörtyol ilçesindeki 43 altıncı sınıf öğrencisi oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak matematik okuryazarlık başarı testi, matematik okuryazarlık özyeterlilik ölçeği (MOÖYÖ), yarı yapılandırılmış görüşme formundan yararlanılmıştır. Nicel verilerin analizinde betimsel istatistikler, ANOVA, bağımsız gruplar t testi uygulanmıştır. Nitel verilerin analizinde ise içerik analizi kullanılmıştır. Araştırmanın nicel sonuçlarına göre öğrencilerin ön başarı testinde düşük puan aldıkları, ancak ara başarı, son başarı ve kalıcılık puanlarının arttığı; matematik okuryazarlık (MO) puanlarının da olumlu yönde arttığı sonucuna ulaşılmıştır. Araştırmanın nitel bulgularına dayalı olarak öğrencilerin kurdukları problemler açısından; kişisel, nicelik, üretici, orijinal, sayısal ve sözel kategoride, problemin kuruluşuna ilişkin ve cevaba ilişkin türde, matematik cümlesi yazma ve muhakeme kategorisinde daha çok problemler oluşturdukları sonucu ortaya çıkmıştır. Bununla beraber öğrencilerden alınan görüşler açısından; öğrencilerin matematik okuryazarlığı PISA niteliğindeki problemlerinin ne olduğunun farkına vardıkları ve bu tarzda problemleri oluşturabildikleri ve ayrıca bu konuda başarılı oldukları sonucu ortaya çıkmıştır. Anahtar kelimeler: PISA niteliğinde problemler, rutin olmayan problemler, matematiksel okuryazarlık, PISA, TIMSS, akademik başarı, soru yazma süreci özellikleri, problem kurma, bağlamsal problem

Akademik başarıFarkındalıkMatematik eğitimi+7
Sümeyye Güner Bedir
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Matematiksel modelleme etkinliklerinin altıncı sınıf öğrencilerinin matematiksel modelleme yeterliklerine, görsel matematik okuryazarlığı algılarına ve okuduğunu anlama becerilerine etkisi

Bu araştırmanın amacı, matematiksel modelleme etkinliklerinin altıncı sınıf öğrencilerinin matematiksel modelleme yeterliklerine, görsel matematik okuryazarlığı algılarına ve okuduğunu anlama becerilerine etkisinin incelenmesidir. Bu karma araştırmanın nicel kısmında ön test-son testten oluşan yarı deneysel model kullanılırken nitel kısmında ise öğrencilerle yarı yapılandırılmış görüşmeler yapılmıştır. Bu bağlamda önce nicel veriler toplanıp daha sonra bu verilerin detaylı açıklanabilmesi amacıyla nitel verilerden yararlanıldığı için karma yöntemin açıklayıcı sıralı deseni kullanılmıştır. 36 altıncı sınıf öğrencisiyle 7 hafta boyunca matematiksel modelleme etkinliklerine dayalı bir öğretim süreci gerçekleştirilmiştir. Veri toplama aracı olarak 'Okuduğunu Anlama Başarı Testi', 'Görsel Okuryazarlık Özyeterlik Algı ölçeği', 'Matematiksel Modelleme Yeterliği Testi' ve 'Modelleme Yeterliği Değerlendirme Rubriği' kullanılmıştır. Veri analizi sonucu, matematiksel modelleme etkinlikleriyle yapılan öğretim sürecinin sonunda öğrencilerin okuduğunu anlama becerileri puanlarında artış görülmüştür; fakat okuduğunu anlama becerileriyle matematiksel modelleme yeterlikleri arasında anlamlı ilişki bulunamamıştır. Etkinliklerle yapılan sürecin öğrencilerin görsel matematik algılarını ve matematiksel modelleme yeterliği düzeylerine önemli katkılar sağladığını göstermiştir. Görsel matematik okuryazarlığı özyeterlik algılarıyla, modelleme yeterlikleri arasında orta düzeyde anlamlı ilişki bulunmuştur. Anahtar kelimeler: Matematiksel modelleme, okuduğunu anlama, özyeterlik algısı

Bayram Fatih Fırat
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Ters yüz sınıf modelinin ortaokul öğrencilerinin matematik dersindeki akademik başarıları ve öz düzenleme becerileri üzerine etkisinin incelenmesi

İnsanoğlunun teknolojiyle olan bağı günden güne artmaktadır. Artan bu ilişki sonucunda, teknoloji çeşitli disiplinlerin öğretilmesinde kullanılan yöntem ve teknikler arasında yerini almıştır. İngilizce adı "Flipped Classroom" olan ve Türkçeye "Ters Yüz Sınıf Modeli" olarak çevrilen yöntem son yıllarda dünyada ve ülkemize yaygınlaşmaya başlamıştır. Bu çalışmanın amacı, ters yüz sınıf modelinin 5. sınıf matematik dersinde "Kesirler ve Kesirlerle İşlemler" ünitesinde, öğrencilerin akademik başarısı ve öz düzenleme becerilerinin üzerine etkisinin incelenmesidir. Araştırmada nicel araştırma yöntemi kullanılmıştır. Araştırmanın nicel boyutunda 5. sınıf matematik dersi "Kesirler ve Kesirlerle İşlemler" ünitesinde ters yüz sınıf modelinin öğrenci başarısına etkisini incelemek üzere ön test-son test kontrol gruplu yarı deneysel araştırma deseni kullanılmıştır. Araştırmanın nitel boyutunda, ters yüz sınıf modeli uygulaması sonrasında deney grubu öğrencilerinden amaçsal örnekleme türlerinden maksimum çeşitlili yöntemine göre seçilen bir gruba yarı yapılandırılmış görüşme formları uygulanmıştır. Araştırmanın örneklemini, 2019-2020 Eğitim Öğretim Yılının Adana ilinin Seyhan ilçesinde sosyoekonomik durumu ve akademik başarısı düşük düzeyde olan bir ortaokulun beş farklı şubesinde bulunan toplam 97 öğrenci oluşturmaktadır. Deney grubu olmak üzere iki şube, kontrol grubu olmak üzere ise üç şube belirlenmiştir. Araştırma süresi yedi haftadır. Veri toplama aracı olarak akademik başarı testi, öz düzenleyici öğrenme stratejileri ölçeği ve yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır. Çalışmada grupların akademik başarı değişimini belirlemek için 29 soruluk başarı testi ön test ve son test şeklinde uygulanmıştır. Deney grubunda dersler ters yüz sınıf modeline uygun olarak işlenmiştir. Ters yüz sınıf modelinde, mevcut öğretim yönteminden farklı olarak sınıf içerisinde yapılması gereken aktiviteleri evde, evde yapılması gereken aktiviteleri ise sınıfta yapılmaktadır. Bu modelde öğrenciler konunun teorik bilgilerini evde öğrenirken, üst düzey bilişsel kademelerine sınıfta ulaşmaktadır. Çalışmada konu ile ilgili videolar araştırmacı tarafından hazırlanmıştır. Ayrıca Eğitim Bilişim Ağı'nda bulunan içerikler de kullanılmıştır. Videolar ve etkinlikler öğrencilere Eğitim Bilişim Ağı üzerinden ulaştırılmıştır. Kontrol grubunda ise dersler yedi haftalık süreçte mevcut öğretim yöntemi kullanılarak yürütülmüştür. Araştırmanın nitel boyutunu incelemek üzere öğrencilerle yarı yapılandırılmış görüşmeler yapılarak, ters yüz sınıf modeli hakkında olumlu ve olumsuz görüşleri alınmıştır. Öğrencilerin velilerinden gerekli izinler alınarak görüşmecilerin ses kaydı alınmıştır. Ayrıca deney grubuna, ters yüz sınıf modelinin öz düzenleme becerisine etkisini incelemek üzere 40 maddelik öz düzenleyici öğrenme stratejileri ölçeği uygulanmıştır. Çalışılan grupların akademik başarı testi ön test uygulamasının sonuçları incelendiğinde iki grubunda kesirler ve kesirlerle işlemler ünitesindeki, akademik başarıları denk olduğu görülmüştür. Ters yüz sınıf modelinin akademik başarı üzerine etkisini belirlemek amacıyla tek yönlü kovaryans analizi (ANCOVA) kullanılmıştır. Son test uygulamasının sonuçları incelendiğinde ise deney grubu lehine anlamlı bir şekilde farklılaşma olduğu görülmüştür. Yarı yapılandırılmış görüşmelerden elde edilen verilerin analizi sonucunda öğrencilerin ters yüz sınıf modeli hakkında olumlu görüşlerinin olduğu, modeli kısa zamanda benimsedikleri ve diğer derslerin de bu model ile işlenmesini uygun gördükleri sonucuna varılmıştır. Deney grubuna uygulanan öz düzenleyici öğrenme stratejileri ölçeğinin analizinde ise öğrencilerin öz düzenleme becerilerinin ters yüz sınıf modeli ile geliştiği görülmektedir. Anahtar Kelimeler: Ters yüz sınıf modeli, matematik eğitimi, kesirler, 5. sınıf, öz düzenleme becerisi.

Akademik başarıKesirlerMatematik dersi+5
Ufuk Arslan
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

STEM yaklaşımına dayalı matematiksel modelleme etkinliklerinin ortaokul öğrencilerinin matematiksel modelleme becerilerine ve matematik okuryazarlığına etkisi

21. yüzyıl becerilerini geliştiren STEM eğitimi yaklaşımının amacı yeni çağın ihtiyaçlarını karşılayabilen, araştıran, düşünen, sorgulayan, farklı disiplinlerinden edindiği bilgileri uygulamaya, yeni buluşlara ve ürüne dönüştürmesini hedefleyen bireyler yetiştirmektir. STEM eğitimi, tüm bu disiplinlerden edinilen bilgileri bütünün tamamlayıcıları olarak görmesini hedeflemektedir. Ayrıca uluslararası sınavlarda öğrenci başarısını artırmak için de önemli bir eğitim yaklaşımıdır. Matematiksel modelleme de matematik okuryazarlığı kavramının önemli bir parçası olduğu kabul edilmektedir. Dolayısıyla matematik okuryazarlığı da 21. Yüzyıl becerileri arasında yer aldığı göz önünde bulundurulursa, STEM etkinliklerinin ve matematiksel modelleme problemlerinin kazandırdığı yeterlikler aynı zamanda matematik okuryazarlığı başarısı yüksek olan öğrencilerden beklenen yeterliklerdir. Bu sebeple STEM bağlamında matematiksel modelleme yeterliklerin geliştirilmesi matematik okuryazarlığını da geliştirmektedir. Bu çalışmanın amacı STEM yaklaşımına dayalı matematiksel modelleme etkinliklerinin ortaokul öğrencilerinin STEM bağlamında matematiksel modelleme becerilerine ve matematik okuryazarlığına etkisi ile stem eğitimine yönelik ilgilerini ve STEM bağlamında matematiksel modelleme problemlerine yönelik görüşlerinin incelenmektir. Araştırmada karma araştırma yöntemi kullanılmıştır. STEM yaklaşımına dayalı matematiksel modelleme etkinlikleri ile yarı deneysel süreç gerçekleştirilerek ve süreç içerisinde öğrencilerin görüşleri alınarak elde edilen nitel bulgular, nicel bulguları desteklemektedir. Araştırmanın çalışma grubunu, 2020/2021 eğitim öğretim yılında Hatay ilinin İskenderun ilçesine bağlı devlet okulunda öğrenim gören 66 sekizinci sınıf öğrencileri oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklem grubu ölçüt örnekleme yöntemi ile belirlenmiştir. Araştırmada nicel veri olarak; STEM İlgi Ölçeği, Matematik okuryazarlığı öz-yeterlik ölçeği, 'Matematik Okuryazarlık Başarı Testi', STEM Bağlamında Matematiksel Modelleme Etkinlikleri, öğretim uygulama sürecinde kullanılmak üzere 'STEM Eğitimi yaklaşımına dayalı Matematiksel Modelleme Etkinliği', öğrencilerin matematiksel modelleme etkinliklerinin yeterliği düzeylerini belirlemek amacıyla 'Değerlendirme Rubriği' kullanılmıştır. Nitel veri olarak 'Yarı Yapılandırılmış Görüşme Formu' kullanılmıştır. Araştırmadan elde edilen bulgulara göre uygulama eğitiminden sonra matematik okuryazarlığı öz-yeterlik ölçeği puanları, matematik okuryazarlık başarı düzeyleri, STEM bağlamında matematiksel modelleme becerilerinin olumlu geliştiği fakat STEM ilgi ölçeği puanları arasında bir farklılık olmadığı görülmüştür. STEM bağlamında matematiksel modelleme becerileri ile matematik okuryazarlık başarı düzeyleri arasında pozitif yönde yüksek ilişki tespit edilmiştir. Öğrenci görüşleri incelendiğinde genel olarak problemlerin anlaşılması zor olduğu, birden fazla disiplin alanına hâkim olunması gerektiği, eğlenceli, faydalı, farklı bakış açıları kazandırdığı, mühendislik ve teknoloji alanına olan ilgilerinin arttığını belirtmişlerdir. Anahtar kelimeler: STEM eğitimi, matematiksel modelleme, matematik okuryazarlığı, STEM bağlamında matematiksel modelleme, sekizinci sınıf öğrencileri, STEM ilgi ölçeği, STEM yaklaşımına dayalı matematiksel modelleme etkinlikleri

FeTeMMMatematik dersiMatematik eğitimi+6
Yaprak Armutcu
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Harmanlanmış öğrenme yöntemiyle işlenen matematik dersinde eğitsel dijital oyun kullanmanın öğrenci başarısına ve motivasyonuna etkisi

Bu araştırma, matematik dersinde eğitsel dijital oyunlarla desteklenmiş harmanlanmış öğretim yöntemi kullanmanın sekizinci sınıf öğrencilerinin akademik başarılarına, motivasyonlarına ve bunların kalıcılığına etkisini incelemek amacıyla karma desen kullanılarak tasarlanmıştır. Çalışma grubunu, amaçlı örnekleme türlerinden ölçüt örnekleme türüne göre 2020-2021 eğitim öğretim yılında Adana ilinin Aladağ ilçesindeki 48 sekizinci sınıf öğrencisi oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak matematik başarı testi, matematik motivasyon ölçeği ve yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır. Nicel verilerin analizinde betimsel istatistikler, Mann Whitney U testi, ANCOVA, bağımsız gruplar t testi uygulanmıştır. Nitel verilerin analizinde ise içerik analizi kullanılmıştır. Araştırmanın nicel sonuçlarına göre öğrencilerin hem matematik başarı testi hem de motivasyon ölçeği öntest sonuçları birbirine yakındır ve gruplar arasında anlamlı bir farklılık yoktur. Yapılan çalışmalardan sonra matematik başarı testinde deney grubundaki öğrencilerin son test puanları kontrol grubuna göre daha çok artmış, deney grubu lehine anlamlı farklılık bulunmuş ve kalıcılık puanları arasında farklılık olmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Matematik motivasyon ölçeği son test puanlarında da deney grubu lehine anlamlı farklılık bulunmuş ve kalıcılık puanları arasında farklılık olmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Araştırmanın deney grubundan toplanan nitel bulgularına bağlı olarak öğrencilerin matematik dersinde kendilerini başarısız hissettikleri, matematik dersini zor olarak gördükleri ve yüz yüze eğitimi, uzaktan eğitim ve harmanlanmış öğretime göre daha çok tercih ettikleri sonuçlarına ulaşılmıştır. Bununla beraber öğrenciler matematik dersinde eğitsel dijital oyunlarla desteklenmiş harmanlanmış öğretim yöntemini kullanmanın dersi daha eğlenceli hâle getirdiğini ve derste anlatılanları daha kolay öğrendiklerini belirtmişlerdir. Anahtar kelimeler: Harmanlanmış öğretim, eğitsel dijital oyun, matematik, akademik başarı, motivasyon, kalıcılık, ortaokul öğrencileri

Akademik başarıEğitsel oyunlarHarmanlanmış öğrenme+7
Rabia Betül Köse
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

9. sınıf matematik ders kitaplarındaki soruların PISA matematik okuryazarlığı çerçevesinde incelenmesi

Ekonomik Kalkınma ve İşbirliği Örgütü (OECD) tarafından üçer yıllık periyodlar hâlinde uygulanan, Uluslararası Öğrenci Değerlendirme Programı (PISA) değerlendirmesi ile 15 yaş grubu öğrencilerinin fen okuryazarlığı, matematik okuryazarlığı ve okuma becerileri ölçülmektedir. Bu değerlendirme ile öğrencilerin ilerleyen yaşantılarında karşılaşacakları problem durumlarına ne kadar hazır olduklarının erken bilgisi elde edilir. Bu çalışmanın amacı MEB tarafından öğrencilere dağıtılan 9. sınıf matematik ders kitaplarındaki sorularının; PISA matematik yeterlik ölçeğine göre soru düzeyleri, matematik okuryazarlığı bağlamları, matematiksel süreçler, konu alanları ve soru tiplerine göre sınıflandırılıp dağılımlarının ortaya çıkarılması, böylece ders kitaplarının bu bağlamda durumlarının değerlendirilmesi ve niteliklerinin arttırılması çalışmalarına katkı sağlamaktır. Kitaplardaki sorular incelendiğinde, en fazla soru içeren içerik kategorisinin "Uzay ve Şekil" en az soru içeren içerik kategorisinin ise "Belirsizlik ve veriler" olduğu görülmektedir. Sorularda "Bilimsel Bağlam" en fazla tercih edilen bağlam türü olurken "Toplumsal bağlam" içeren sorular neredeyse hiç kullanılmamıştır. "Matematiksel kavramlar, olgular, prosedürler ve muhakeme kullanma" süreç kategorisi içeren soruların sayısı diğer süreç kategori türlerindeki soruların sayısına göre oldukça fazla olduğu, "Durumları matematiksel olarak formüle etme" süreç kategorisini içeren soru sayısının ise en az olduğu görülmektedir. PISA matematik yeterlik düzeylerine göre beşinci ve altıncı düzeydeki sorulara yer verilmediği, dördüncü düzey sorulara ise çok az yer verildiği görülmektedir. Kitaplardaki sorular matematik yeterlik ölçeğine göre incelendiğinde ikinci ile üçüncü düzey olan soruların toplamının tüm soruların %94,8'ini oluşturduğu görülmektedir. Bu durum PISA 2018 sınav değerlendirme raporunda belirtilen ülkemizin matematik yeterlik düzeyi ile de paralellik göstermektedir. Kitaplarda az sayıda bulunan PISA matematik yeterlik ölçeğine göre üst düzeydeki soruların madde tiplerine göre dağılımlarına bakıldığında ise bu soruların sorulmasında en çok tercih edilen madde tipinin "örnek – çözüm" ve "açık uçlu" madde tipleri olduğu görülmektedir. Yeni hazırlanacak kitaplarda soruların bağlamları, içerikleri ve matematiksel süreçleri bakımından dengeli bir şekilde dağılımının yapılmasına ve üst düzey soru sayılarının arttırılmasına yönelik çalışmalar yapılarak matematik okuryazarlığı bağlamında istendik kitapların yazılması önerilmektedir.

Ders kitaplarıKitaplarMatematik+4
Hakan Tarku
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Matematik öğretiminde kullanılan öğrenci merkezli öğretim strateji, yöntem ve tekniklerinin problem çözme becerilerine etkisi: Bir meta-analiz çalışması

Bu araştırmanın genel amacı, matematik öğretiminde kullanılan öğrenci merkezli strateji, yöntem ve tekniklerin matematik dersindeki problem çözme becerilerine etkisini konu edinen deneysel-yarı deneysel çalışmaları sentezlemektir. Senteze dahil edilen araştırmaların belirlinmesinde bazı kriterler belirlenmiştir. Bu kriterler çerçevesinde ulusal ve uluslararası veritabanlarının taranması sonucunda 55 çalışma araştırmaya dahil edilmiştir. Araştırmaya dahil edilen çalışmaların kodlaması sürecinde kodlayıcılar araştırmaya dahil edilen 55 çalışmadan 46'sı üzerinde ortak görüş bildirilmiş, oransal olarak %83 ile kodlamaya yönelik uzlaşma oranı yeterli görülmüştür. Toplam örneklem büyüklüğü 4067 'dir. Araştırmanın geçerliğinin değerlendirilmesi açısından yayın yanlılığı test edilmiştir ve yanlılık riskine rastlanmamıştır. Çalışmalardan elde edilen betimsel analize dayalı istatistiki veriler SPSS programından elde edilen tablolarla sunulmuştur. Meta-analiz sonuçları, matematik öğretiminde kullanılan öğrenci merkezli strateji yöntem veya tekniklerin geleneksel öğretim yöntemlerine göre problem çözme becerileri üzerinde daha etkili olduğunu göstermektedir. 55 çalışmadan ortaya çıkan 69 etki büyüklüğü yapılan heterojenlik testi sonucuna göre rastgele etki modeli altında analiz edilmiştir. Etki büyüklüğü hesaplamasında deney ve kontrol gruplarının farklı örneklem büyüklüklerine sahip olması sebebiyle Hedge's g kullanılmış ve g=0.868 olarak hesaplanmıştır. Ulaşılan genel etki değeri Cohen (1988) ve Thalheimer ve Cook (2002) 'un sınıflandırmalarına göre geniş düzeyde etkiyi göstermektedir. Etki büyüklüğünü değiştirecek faktörleri incelemek için 14 moderatör değişken belirlenmiş ve alt analiz yapılmıştır. Moderatör değişkenler analizlerinde; öğrenme alanı ve araştırma deseni moderatörleri için anlamlı farklılık bulunurken diğer moderatörler için anlamlı farklılık bulunmamıştır. Anahtar kelimeler: Problem çözme becerileri, öğrenci merkezli eğitim, matematik, meta -analiz.

Matematik eğitimiMatematik öğretimiProblem çözme becerisi+4
Atahan Uyandıran
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

6.sınıf öğrencilerinin kesirler konusunda sınıflama becerilerinin incelenmesi

Bu çalışmanın amacı altıncı sınıf öğrencilerinin kesirler konusundaki sınıflama becerilerinin nasıl dağılım gösterdiğini incelemek, öğrencilerin kesir ve kesir türleri kavramlarına ait yaptıkları doğru sınıflama ile aşırı genelleme, dar genelleme ve yanlış kavramsallaştırma hatalarını tespit etmektir. Çalışmanın diğer amacı ise öğrencilerin kesirler konusundaki kazanımlarına ait işlemsel ve kavramsal hatalarını belirlemektir. Bir başka deyişle kesirler konusundaki öğrenmenin niteliğini saptamaktır. Araştırmada var olan bir durumun betimlenmesi amaçlandığı için nicel araştırma yöntemlerinden betimsel tarama modeli tercih edilmiştir. Bu araştırma 2021-2022 eğitim-öğretim yılı bahar döneminde yapılmış olup çalışmaya Hatay ilinin İskenderun ve Arsuz ilçelerinde bulunan 4 ortaokuldan 146'sı erkek 146'sı kız toplamda 292 altıncı sınıf öğrencisi katılmıştır. Araştırmada veri toplama aracı olarak araştırmacı tarafından geliştirilen çoktan seçmeli 20 maddeden oluşan Kesir İşlem Beceri Testi (KİBT) ve çoktan seçmeli 28 madde ve üç aşamadan oluşan Sınıflama Becerileri Belirleme Testi (SBBT) kullanılmıştır. Verilerin analizinde öğrencilerin SBBT ve KİBT'den elde ettiği toplam puanların aritmetik ortalaması, standart sapması hesaplanmıştır ve SBBT ile KİBT'den elde edilen puanların yüzde dağılımı belirlenmiştir. Araştırmanın birinci alt problemi öğrencilerin kesir, kesir türleri ve denk kesir kavramlarına ait sınıflama becerilerinin dağılımlarını ortaya koymaktır. Bu doğrultuda; öğrencilerin dar genelleme, aşırı genelleme, yanlış kavramsallaştırma ve doğru sınıflama puanlarını analiz etmek için SPSS 25 programında öğrencilerin cevapları kodlanarak puanların frekansları ve yüzdeleri hesaplanmıştır. Araştırmanın ikinci alt probleminde öğrencilerin kavramsal ve işlemsel bilgilerinde yaptıkları hatalar tespit edilmiştir. Araştırmanın üçüncü alt problemi ise SBBT ve KİBT arasında nasıl bir ilişki olduğunu belirlemektir. Bu nedenle SBBT ve KİBT'den elde edilen puanların normallik analizine bakılmıştır. Puanlar normal dağılım göstermediği için iki test arasındaki ilişkiyi belirlemek üzere nonparametrik test olan Spearman Korelasyon analizi yapılmıştır. Araştırma birinci alt amacına ait bulgularda SBBT'de öğrencilerin çoğunluğunun kesir kavramının örneğini ve özelliğini ayırt etme, şekil üzerinde eş parçalara bölünmemiş kesri gösterebilme, basit kesrin örneği verildiğinde özelliklerini belirleme, bileşik kesir kavramının tanımını yapabilme ve özelliğini ayırt etme, tam sayılı kesir kavramının özelliğini ayırt etme ve şekil üzerinde temsil edilen kesrin denk kesir örneklerini bulabilme becerilerinde hatalı sınıflama yaptıkları tespit edilmiştir. Bunun yanı sıra öğrencilerin çoğunluğunun okunuşu verilen kesrin gösterimini belirleme, basit kesrin kavram tanımını yapabilme, tam sayılı kesrin örneği verilerek özelliklerini belirleyebilme ve denk kesir kavramının tanımını yapabilme becerilerinde doğru sınıflama yaptıkları görülmüştür. Kesir türlerinde de yanlış kavramsallaştırma hata oranı, aşırı genelleme ve dar genelleme hata oranlarından fazladır. Yanlış kavramsallaştırma hatası tespit edilen öğrencilerde kesir türleri için kavram yanılgısı olduğu kabul edilmektedir ve bu yanılgıların nedenlerinin kesin tespiti için derinlemesine araştırmalar yapılmalıdır. Araştırmanın ikinci alt amacına ait bulgularda ise KİBT'de öğrencilerin yaklaşık yarısının kesirlerde toplama, çıkarma ve bölme kuralını doğru uyguladıkları bulunmuştur. Ayrıca öğrencilerin yarısından fazlasının kesrin hangi doğal sayıya yakın olduğunu doğru bulduğu, yaklaşık yarısının da tam sayılı kesirlerde işlemleri doğru şekilde yaptığı tespit edilmiştir. Öğrencilerin KİBT'de yaptıkları hatalarda ise sayı doğrusunda iki tam sayı arasını eş parçaya bölememe, kesirlerde toplama yaparken paydaları toplama, kesirlerde çıkarma yaparken paydaları çıkarma, kesirlerde bölme kuralında toplama ve çıkarma kuralını uygulama, kesirli sayıların hangi doğal sayıya yakın olduğunu belirlerken ondalık kısma dikkat etmeme hatalarını yaptıkları gözlenmiştir. Bunun dışında öğrencilerin bir doğal sayıyı bir kesre bölerken doğal sayı ile kesrin pay ve paydasında bulunan sayılardan doğrudan bölünebilen sayıları bölme eğiliminde olduğu saptanmıştır. Tam sayılı kesirlerde ise öğrenciler kesrin tam kısımlarını kendi içerisinde, kesirli kısımlarını da kendi içerisinde işleme alarak hatalı sonuç bulmuşlardır. Araştırmanın üçüncü alt amacının bulgusunda ise KİBT ve SBBT'den alınan puanlar arasında istatiksel açıdan pozitif yönde anlamlı bir ilişki olduğu saptanmıştır. Araştırmanın sonuçları öğrencilerin; kesir ve kesir türlerinin örneklerini ve özelliklerini ayırt etmede güçlük çektiklerini, kesir konusuna ait işlemlerde kısmen başarılı olsalar da öğrencilerin işlemsel ve kavramsal hatalar yaptıklarını ortaya koymuştur. Bu bağlamda matematik dersinde sadece işlemsel bilgiye odaklanılmaması, işlemsel bilginin kavramsal bilgiyle bütünleştirilerek sunulması, kavrama ait örneklerin örnek olmayanlarla karşılaştırılarak kavramın temel özelliklerinin de açıklanması önerilmektedir.

KesirlerMatematikMatematik eğitimi+2
Nezihe Güler
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Gerçekçi matematik eğitiminin 7. sınıf öğrencilerinin matematik başarısına, kalıcılığına ve motivasyonuna etkisi

Bu araştırma, matematik dersinde gerçekçi matematik eğitimi kullanmanın yedinci sınıf ''Tam Sayılar'' konusunda öğrencilerinin akademik başarılarına, motivasyonlarına ve öğrenme kalıcılığına etkisini incelemek amacıyla nicel araştırma tekniklerinden ön test-son test kontrol gruplu yarı deneysel desen kullanılarak tasarlanmıştır. Çalışma grubu basit seçkisiz örnekleme türlerinden ölçüt örnekleme yöntemiyle seçilmiştir. Çalışma grubunu 2021-2022 eğitim öğretim yılında Adana ilinin Aladağ ilçesinde öğrenim gören 20 deney ve 20 kontrol grubu olmak üzere 40 yedinci sınıf öğrencisi oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak matematik başarı testi, matematik motivasyon ölçeği kullanılmıştır. Araştırma sonucunda elde edilen verilerin analizinde betimsel istatistikler, bağımsız gruplar t testi uygulanmıştır. Araştırmanın sonuçlarına göre öğrencilerin hem matematik başarı testi hem de motivasyon ölçeği öntest ve sontest sonuçları birbirine yakındır ve gruplar arasında anlamlı bir farklılık yoktur. Yapılan çalışmalardan sonra matematik başarı testinde deney grubundaki öğrenciler ile kontrol grubundaki öğrencilerin son test puanları arasında anlamlı bir farklılık bulunmamıştır ve kalıcılık puanları arasında deney grubu lehine anlamlı farklılık olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Matematik motivasyon ölçeğinde de deney grubundaki öğrenciler ile kontrol grubundaki öğrencilerin son test puanları arasında anlamlı bir farklılık bulunmamıştır ve kalıcılık puanları arasında deney grubu lehine anlamlı farklılık olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar kelimeler: Gerçekçi matematik eğitimi, tam sayılar, matematik, akademik başarı, motivasyon, kalıcılık, ortaokul öğrencileri

Gerçekçi matematik eğitimiKavram kalıcılığıMatematik+4
Mustafa Köse
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

7. sınıf öğrencilerinin GeoGebra ile uzamsal görselleştirme becerisi ve matematik öğretmenlerinin görüşleri

Bu araştırma, matematik dersinde GeoGebra yazılımı kullanmanın yedinci sınıf ''Cisimlerin Farklı Yönden Görünümü'' konusunda öğrencilerinin uzamsal görselleştirme becerisinin gelişimine yönelik öğretmen görüşlerini incelemek amacıyla karma araştırma tekniklerinden eş zamanlı üçgenleme deseni kullanılarak tasarlanmıştır. Çalışma grubu amaçlı örnekleme yöntemiyle seçilmiştir. Çalışma grubunu 2021-2022 eğitim öğretim yılında Hatay ilinin İskenderun ilçesinde dersinde GeoGebra yazılımını aktif şekilde kullanan 5 ortaokul matematik öğretmeni ve bu öğretmenlerin görev yaptığı okuldan GeoGebra ile öğretim gören (13) ve görmeyen (13) 26 öğrenci oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak yarı yapılandırılmış görüşme formu ve uzamsal görselleştirme testi kullanılmıştır. Araştırma sonucunda elde edilen verilerin analizinde içerik analizi ve bağımsız gruplar t testi uygulanmıştır. Araştırmanın sonuçlarına göre öğretmenlerle yapılan görüşmeler sonucunda GeoGebra uygulamasının öğrencilere üç boyutlu düşünme becerisi kazandırması, derse karşı ilgili ve dikkatli olmalarını sağlaması, derse aktif katılımlarını desteklemesi gibi avantajlarının olduğu bunun yanında her kazanım için uygun olmaması, teknolojik imkan ve ders süresi yetersizliği gibi dezavantajlarının olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Uzamsal görselleştirme becerisinin gelişimi için sınıfta gerekli etkinlik ve çalışmalar yaptıkları çoğunlukla da GeoGebra uygulamasından faydalandıkları sonucuna ulaşılmıştır. Uzamsal görselleştirme testinde çalışma ile kontrol grubundaki öğrencilerin test puanları arasında anlamlı bir farklılık bulunmuştur ve bu farkın çalışma grubu lehine olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar kelimeler: GeoGebra, Cisimlerin Farklı Yönden Görünümü, Uzamsal Görselleştirme, matematik öğretmenleri

GeoGebraMatematikMatematik eğitimi+3
Furkan Erdoğan
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Matematiksel modelleme etkinliklerinin 8.sınıf öğrencilerin istatistiksel okuryazarlık düzeylerine etkisinin incelenmesi

Bu araştırma ile matematiksel modelleme etkinliklerinin 8.sınıf öğrencilerin İOY düzeylerine olan etkisinin incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırma 2021-2022 eğitim öğretim yılında devlet okulunda öğrenim gören 8.sınıf 65 öğrenci ile yürütülmüştür. Araştırma nicel ve nitel verilerin yer aldığı karma desen araştırması olarak yürütülmüştür. Araştırma 8 hafta sürmüştür. Araştırmanın nicel verileri İOY Ön Test ve Son Test, Modelleme Etkinlikleri ile toplanmıştır. Araştırmanın nitel verileri yarı yapılandırılmış görüşme formu ve klinik mülakat ile toplanmıştır. Nicel veriler Bağımsız Gruplar T-Testi, Eşleştirilmiş Gruplar T-Testi, Mann Whitney U testi, Wilcoxon Testi ile analiz edilmiştir.Analiz sonucu elde edilen bulgulara göre deney grubunda modelleme etkinlikleri hem genel hem de bileşenler bazında öğrencilerin İOY düzeylerinde anlamlı fark oluşturmuştur. Öğrenciler modelleme etkinliklerinin uygulanmasına yönelik olumlu görüş belirtmişlerdir. Deney grubu öğrencileri İOY düzeyinde 2. ,3. ve kısmen 4.düzeyde yer alırken , kontrol grubu öğrencileri 1. ve 2.düzeyde dağılım gösterdikleri sonucuna ulaşılmıştır.

Eğitim etkinliğiLise öğrencileriMatematik+3
Esra Aydemir
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Öğretmen adaylarının problem kurma becerilerinin, problem kurma öz-yeterlik inançlarının ve üstbilişsel farkındalık düzeylerinin incelenmesi

Bu araştırmada öğretmen adaylarının problem kurma öz-yeterlik inançlarını, üstbilişsel farkındalık düzeylerini ve ''Kesirler ve Kesirlerle İşlemler'' alt öğrenme alanındaki problem kurma becerilerini belirlemek; bu bileşenleri cinsiyet ve branş değişkenlerine göre karşılaştırmak amaçlanmıştır. Araştırmada tarama modelinde betimsel bir araştırma yöntemi kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu 2021-2022 eğitim öğretim yılında bir devlet üniversitesinin İlköğretim Matematik Öğretmenliği ve Sınıf Öğretmenliği programlarında öğrenim gören öğretmen adayları oluşturmaktadır. Araştırmanın verileri Problem Kurma Öz-Yeterlik İnanç Ölçeği, Bilişötesi Farkındalık Envanteri ve araştırma kapsamında geliştirilen Problem Kurma Testi ile toplanmıştır. Verilerin analizinde betimsel istatistikler, bağımsız gruplar t-testi, Mann Whitney U, korelasyon analizi ve basit doğrusal regresyon analizi kullanılmıştır. Yapılan testler sonucunda öğretmen adaylarının problem kurma öz-yeterlik inançlarının ve üstbilişsel farkındalık düzeylerinin yüksek düzeyde, problem kurma becerilerinin orta düzeyde olduğu görülmüştür. Öğretmen adaylarının öz-yeterlik inançlarının cinsiyete göre farklılaşmadığı, branşa göre ise sınıf öğretmeni adayları lehine anlamlı bir farklılık olduğu; farkındalık düzeylerinin yine cinsiyete göre farklılaşmadığı, branş değişkenine göre değerlendirme, hata ayıklama ve bilgi yönetme alt faktörlerinde sınıf öğretmeni adayları lehine anlamlı bir farklılık olduğu bulunmuştur. Öğretmen adaylarının problem kurma becerilerinin cinsiyete ve branşa göre farklılaşmadığı görülmüştür. Öğretmen adaylarının öz-yeterlik inançları ve farkındalık düzeyleri arasında pozitif yönde yüksek düzeyde anlamlı; öz-yeterlik inancı ile problem kurma becerileri ve farkındalık düzeyleri ile problem kurma becerileri arasında pozitif yönde orta düzeyde anlamlı bir ilişki olduğu tespit edilmiştir. Anahtar kelimeler: Problem kurma becerisi, problem kurmaya yönelik öz-yeterlik inancı, üstbilişsel farkındalık.

Aday öğretmenlerBilişüstü farkındalıkMatematik eğitimi+3
Rumeysa Yılmaz
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Genişleyen şekil örüntüleri temalı hazırlanan bir varsayımsal öğrenme rotası ile 7. sınıf öğrencilerinin fonksiyonel düşünmelerinin gelişiminin incelenmesi

Bu araştırmanın amacı, 7. Sınıf öğrencilerinin fonksiyonel düşünme gelişimini, genişleyen şekil örüntüleri temelinde hazırlanan varsayımsal öğrenme rotası ile incelemektir. Bu amaç doğrultusunda araştırmanın modeli Tasarı Araştırması olarak belirlenmiştir. Araştırma 2021-2022 eğitim öğretim yılı bahar döneminde Adana ilinin Seyhan İlçesinde merkezde bulunan bir ortaokulda 21 tane 7. sınıf öğrencisi ile beraber yürütülmüştür. Fonksiyonel düşünme üzerine yapılan literatür taraması varsayımların oluşumuna, varsayımlara yönelik görevlerin ve etkinliklerin seçimine ışık tutmuştur. Yapılan literatür taramasında genişleyen şekil örüntülerinin fiziksel büyümesini analiz etmenin, öğrencilerin fonksiyonel düşünme gelişiminde etkili ve anlamlı bir ilerleme yolu olduğu görülmüştür. Bu bağlamda genişleyen şekil örüntüleri temelinde bir varsayımsal öğrenme rotası oluşturulmuş ve yedinci sınıf öğrencilerinin fonksiyonel ilişkileri anlamalarının nasıl geliştirilebileceğini belirlemek için bir dizi etkinlik planlanmıştır. Oluşturulan etkinlikler ile sınıf temelli ortamda 21 tane yedinci sınıf öğrencisiyle 4 hafta 8 ders saatinden oluşan öğretim deneyi yürütülmüştür. Öğretim deneyi öncesi ve sonrasında araştırmacı tarafından geliştirilen 19 açık uçlu sorudan oluşan fonksiyonel düşünme testi öğretim deneyine katılan öğrencilere uygulanmıştır. Fonksiyonel düşünme testi nicel ve nitel olarak analiz edilerek öğretim deneyi öncesi ve sonrasında araştırmaya katılan 7. sınıf öğrencilerinin fonksiyonel düşünmelerinin gelişimi arasındaki fark incelenmiştir. Öğretim deneyi esnasındaki analizlerden ve geriye dönük analizlerden sonra, oluşturulan varsayımsal öğrenme rotası öğrencilerin gerçek öğrenmeleri ile karşılaştırılarak varsayımsal öğrenme rotası revize edilmiştir. Verilerin analizi, öğrencilerin fonksiyonel düşünmesinin gelişimini yansıtmış, fonksiyonel düşünmelerinin genişleyen şekil örüntü görevleri ile nasıl ilerlediğini formüle ederek, fonksiyonel düşünme gelişimi için genişleyen şekil örüntüleri bağlamında yararlı bir öğretim etkinlikleri yapısı oluşturulmuştur. Araştırma sonucunda, öğretim deneyi sonrasında öğrencilerin fonksiyonel düşünmelerinin geliştiği belirlenmiş ve genişleyen şekil örüntülerinin öğrencilerin fonksiyonel düşünme gelişiminde etkili bir bağlam olduğu görülmüştür. Varsayımsal öğrenme rotası ile öğrenci gerçek öğrenmeleri arasındaki uyumun analizi neticesinde 7. sınıf öğrencilerinin fonksiyonel düşünme gelişimi için faydalı bir yapı sunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Fonksiyonel düşünme, varsayımsal öğrenme rotası, genişleyen şekil örüntüleri

Fonksiyonel düşünmeGenişleyen şekil örüntüleriMatematik dersi+6
Burcu Kulaç
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Beşinci sınıf matematik dersi ondalık gösterim konusunda işbirlikli öğrenme tekniklerinin başarı ve öğrenme kalıcılığı üzerindeki etkileri

Bu çalışmanın amacı, mevcut öğretim yöntemiyle kıyaslandığında, işbirlikli öğrenme tekniklerinden olan öğrenci takımları başarı bölümleri (ÖTBB) ve küme destekli bireyselleştirme (KDB) tekniklerinin beşinci sınıf matematik dersi "Ondalık Gösterim" konusunun öğretiminde öğrencilerin akademik başarısına, öğrenmenin kalıcılığına etkisini incelemek ve deney grubundaki öğrencilerin işbirlikli öğrenme teknikleri hakkında görüşlerini ortaya çıkarmaktır. Çalışma, hem nicel hem de nitel araştırma yöntemleri kullanıldığından karma desen araştırması olarak planlanmıştır. Karma desen türü olarak sıralı açıklayıcı desen benimsenmiştir. Nicel boyutunda, deneysel yöntem model türlerinden olan "ön test- son test kontrol gruplu yarı deneysel" model tercih edilmiştir. İki sınıf deney grubu, bir sınıf kontrol grubu olarak belirlenmiştir. Nitel boyutunda ise teknikler hakkında öğrenci görüşlerini belirlemek amacıyla "Yarı Yapılandırılmış Görüşme" gerçekleştirilmiştir. Çalışma grubu; uygun örnekleme yöntemiyle 2021-2022 eğitim-öğretim yılı Adana ili Seyhan ilçesinde bulunan bir devlet okulunda öğrenim gören 55 beşinci sınıf öğrencisinden oluşmaktadır. Araştırmanın verileri; öğrencinin akademik başarısı ve öğrenmenin kalıcılığını ölçmek için araştırmacı tarafından oluşturulan "Ondalık Gösterim Başarı Testi" ve işbirlikli teknikler hakkında öğrenci görüşlerini belirlemek amacıyla "Öğrenci Görüşme Formu" uygulanarak toplanmıştır. Öğretim tekniklerinin, öğrenci başarısı ve öğrenme kalıcılığı üzerindeki etkisinin incelendiği nicel problemlerin analizleri için SPSS 26.0 paket programı istatistik testlerinden (ANOVA, Wilcoxon İşaretli Sıralar, Kruskal Wallis H ve Mann Whitney U) ve TAP (Test Analysis Program) uygulamasından faydalanılmıştır. Nitel problemlerin bulguları içerik analizinden faydalanılarak ifade edilmiştir. Çalışmanın sonuçlarına göre; uygulama sonrası her üç tekniğin de (ÖTBB-KDB-Mevcut öğretim) öğrenci akademik başarısını anlamlı düzeyde arttırdığı, ÖTBB ve KDB grupları kendi aralarında kıyaslandığında öğrenci akademik başarısını arttırma ve öğrenme kalıcılığına etkisi bakımından anlamlı farklılık oluşturmadığı buna karşın KDB ve kontrol grupları arasında KDB lehine, ÖTBB ve kontrol grupları arasında ise ÖTBB lehine başarıyı arttırma ve öğrenme kalıcılığına etki bakımından anlamlı farklılık oluştuğu tespit edilmiştir. Bu durumda her iki işbirlikli tekniğin de "Ondalık Gösterim" konusunun öğretiminde öğrencilerin akademik başarısı ve öğrenmenin kalıcılığı üzerinde anlamlı etkiye sahip olduğu söylenebilir. Araştırmanın nitel bulgularına göre ise öğrenciler her iki işbirlikli teknik hakkında genel olarak; derslerin daha eğlenceli geçtiği, yardımlaşma ve iletişim becerilerinin arttığı, teknikte uygulanan öğretim materyallerinin faydalı olduğu, başarılarının arttığı, ödüllere ulaşmak için birbirlerini motive ettikleri, matematiğin diğer konularında ve başka derslerde tekniklerin kullanılması gerektiğini ifade etmişlerdir. Anahtar Kelimeler: İşbirlikli öğrenme, küme destekli bireyselleştirme tekniği, öğrenci takımları başarı bölümleri tekniği, kalıcılık

Akademik başarıKalıcılıkKüme destekli bireyselleştirme tekniği+7
Mehmet Ergün
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Akran öğretimi yönteminin ve 3D yazıcı kalem teknolojisinin 7. sınıf öğrencilerinin matematik dersi akademik başarılarına ve tutumlarına etkisi

Bilgi çağında yaşadığımız şu dönemlerde iletişim teknoloji ağının büyümesi sonucu bireyler bilgilere en hızlı şekilde ulaşmayı seçmektedir. Sosyal hayattaki bu durum okullardaki öğretime de yansımaktadır. Öğreticilerin değişen dünya şartlarına uyum sağlayarak mevcut öğretimin yetersiz veya eksik kaldığı en uygun öğretim yöntemine göre bilginin kazanılmasını hedeflemesi gerekmektedir. Bu yöntemlerden biri olan akran öğretimi, yapılan araştırmalarla akran öğretiminin yapılandırmacı yaklaşımı desteklemesi, öğrenme sürecinde öğrencilerin akademik başarılarına, bilişsel ve duyuşsal becerilerine olumlu etkilerinin görülmesi, finansal açıdan maliyetinin az olması sebebiyle uygulanabilirliğinin kolay olması özellikleriyle dikkat çekmektedir. Teknolojik yeniliklerin 21. yüzyılda hızla gelişmesi günlük yaşamda vazgeçilmez olan araç ve gereçlerin öğretim materyalleri şeklinde okullarda kazanımların öğretilmesinde ve eğitim alanında aktif şekilde kullanımını arttırmaktadır. Bu gelişmelerden biri de teknoloji ve hayal ürünü olan üç boyutlu baskılardır. Son yıllarda 3D baskı teknolojisinin (3D yazıcı, 3D kalem vb.) kullanım alanının genişlemesi ile bu teknolojik ürünlerin sınıf ortamına taşınarak öğretim faaliyetlerinde kullanıldığında araştırmacıların merak ettikleri değişkenler üzerinde etkisinin olup olmadığını incelemeye yönelik çalışmaların sayısında bir artış meydana gelmiştir. Özellikle FeTeMM eğitimi alanında 3D baskı teknolojilerinden daha fazla yararlanılmaya başlanmıştır. Bu araştırma ortaokul matematik dersinde akran öğretiminin ve 3D yazıcı kalem teknolojisinin uygulanmasının öğrencilerin matematik dersi akademik başarılarına ve geometriye yönelik tutumlarına etkisini ortaya koymayı amaçlamaktadır. Çalışma grubu, amaçlı örnekleme türlerinden ölçüt örnekleme türüne göre 2021-2022 Eğitim-Öğretim yılında Millî Eğitim Bakanlığı'na bağlı Adana ilinin Sarıçam ilçesindeki bir devlet okulunda öğrenim gören 30 öğrenci akran öğretimi ve 30 öğrenci 3D yazıcı kalem teknolojisi uygulanan deney gruplarında, 30 öğrenci de mevcut öğretim programının uygulandığı kontrol grubunda olmak üzere toplam 90 yedinci sınıf öğrencisinden oluşmaktadır. Çalışma öncesinde öğrencilerin I. Dönem matematik karne notlarına ve matematik başarı testinden aldıkları ön test puanlarına bakılmış olup grupların başarı puanları anlamlı bir fark tespit edilmemiştir. Uygulamada kullanılan veri toplama araçları; matematik başarı testi, geometriye yönelik tutum ölçeği ve uzman görüşleri alınarak hazırlanan yarı yapılandırılmış görüşme formlarından oluşmaktadır. Araştırma kapsamında matematik öğretiminde akran öğretiminin ve 3D yazıcı kalem teknolojisinin öğrencilerin akademik başarıları ve tutumlarına etkisi tespit ederek sürece yönelik öğrencilerin görüşlerine başvurmak amacıyla karma yöntem kullanılmıştır. Nicel kısmında veriler deney grupları ve kontrol gruplarına uygulanan ön test-son test şeklinde yarı deneysel desenle, nitel kısmında ise deney gruplarına uygulanan yarı yapılandırılmış görüşmeler ile elde edilmiştir. Araştırmada uygulanan deneysel desende, akademik başarı ve tutum bağımlı değişkenlerdir. Bağımsız değişken ise, araştırmanın amacına hizmet edecek şekilde matematik dersine yönelik hazırlanan akran öğretimini ve 3D yazıcı kalem teknolojisi içerikleridir. Nicel verilerin analizinde tek yönlü varyans analizi (ANOVA), Kruskal-Wallis testi ve bağımsız gruplar T testi; nitel veriler ise betimsel analiz kullanılmıştır. Araştırmanın nicel sonuçlarına akran öğretiminin ve 3D yazıcı kalem teknolojisinin uygulanmasının öğrencilerin matematik akademik başarıları ve geometriye yönelik tutumları üzerine olumlu etkisinin olduğu tespit edilmiştir. Nitel sonuçlarına göre ise deney gruplarındaki öğrencilerin çoğunluğu sürecin olumlu yönlerine ilişkin görüşler belirtmişlerdir. Katılımcılar ile gerçekleştirilen görüşmelerde matematik dersinde kullanılan uygulamaların derse somut deneyimler sunarak derse yönelik ilgi, istek ve merakı artırdığı görsel açıdan daha zengin hale gelmesinde etkili olduğu ve dersi daha eğlenceli hale getirdiği sonuçlarına ulaşılmıştır. Ayrıca katılımcıların akran öğretimi ve 3D yazıcı kalem teknolojisi içeriklerinin matematik dersi dışında diğer derslerde de kullanılmasına yönelik istekli olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar kelimeler: Akran öğretimi, 3D yazıcı kalem teknolojisi, matematik akademik başarı, ortaokul öğrencileri.

Akademik başarıMatematik dersiMatematik eğitimi+6
Vildan Ataş
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

7. sınıf öğrencilerinin Web 2.0 destekli matematik öğretimi yoluyla problem çözme becerilerinin ve tutumlarının incelenmesi

Bu araştırmada yedinci sınıf öğrencilerinin matematiksel problem çözme becerilerinin ve matematik problemi çözmeye yönelik tutumlarının web 2.0 destekli matematik öğretimi yapılarak incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırmada karma yöntem desenlerinden açıklayıcı sıralı desen kullanılmıştır. Mersin ilinde bulunan bir devlet okulunun seçkisiz olarak seçilen çalışma grubu, elverişli örnekleme yöntemine dayalı olarak belirlenmiş 23 çalışma, 23 kontol grubundan oluşturmaktadır. Araştırmanın nitel verilerini elde etmek için ise çalışma grubundan seçilmiş on öğrenci ile çalışılmıştır. Araştırmada veri toplama aracı olarak problem çözme becerileri ölçme aracı, matematik problemi çözme tutum ölçeği ve yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır. Tüm veriler SPSS 26.0 paket programı aracılığıyla t-testi ile analiz edilmiş ve eta kare değerleri hesaplanmıştır. Yarı yapılandırılmış görüşme formundan elde edilen verilere ise içerik analizi uygulanmıştır. Araştırma sonuçlarına göre web 2.0 destekli matematik eğitimi gören çalışma grubu öğrencilerinin, mevcut öğretim programında uygulanan yaklaşım ve prensiplere göre düzenlenen genel öğrenme modelleriyle öğretim yapılan kontrol grubu öğrencilerine göre problem çözme becerilerinin ve problem çözmeye yönelik tutumlarının anlamlı düzeyde daha çok arttığı belirlenmiştir. Öğrenciler uygulama sonrası kendi problem çözme becerilerindeki gelişimlerini ve web 2.0 araçlarıyla yapılan problem çözme çalışmalarını büyük çoğunlukla olumlu yönde değerlendirmişlerdir. Öğrencilerle yapılan görüşmelerin analizi ve ölçme aracına verilen cevapların incelenmesi sonucunda nicel bulguları destekleyen sonuçlara ulaşılmıştır. Anahtar kelimeler: Web 2.0, teknoloji, dijitalleşme, problem çözme, tutum, denklem.

Mervegül Işık
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Şerit modeli kullanımının 5. sınıf öğrencilerinin doğal sayılarda kat problemlerinin çözümüne etkisi ve bu süreçte yaptıkları hata türleri ile ilgili matematik öğretmenlerinin görüşlerinin incelenmesi

Bu çalışma, Singapur Şerit Modeli Kullanımının 5. sınıf öğrencilerinin doğal sayılarda kat problemlerini çözme süreçlerine etkisini ve bu süreçte yaptıkları hataları ile ilgili matematik öğretmenlerinin görüşlerini incelemek için gerçekleştirilmiştir. Araştırma, Adana ilindeki iki devlet ortaokulundan seçilen 6 matematik öğretmeni ve bu öğretmenlerin dersine girdiği 120 adet 5. sınıf öğrencisinden oluşan bir ölçüt örneklem üzerinde yürütülmüştür. Araştırma, nitel araştırma yöntemi kullanılarak durum deseni yaklaşımı benimsenmiştir. Veri toplama araçları olarak, öğrenci hatalarını belirlemek için değerlendirme formu ve öğretmen görüşlerini almak için yarıyapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır. Veriler betimsel analiz yöntemiyle değerlendirilmiş, öğrenci hataları kategorize edilmiş ve öğretmen görüşleri yorumlanmıştır. Sonuçlar, öğretmenlerin cebirsel ifadelerin erken yaşlarda öğretilmesine ilişkin farklı görüşlerini ortaya koymuştur. Kat problemi çözme sürecinde öğrencilerin soyut kavramları anlamada zorlandıkları ve hatalar yaptıkları belirlenmiştir. Araştırma, şerit modelinin öğrencilere yardımcı olduğunu ve öğretmenlerin bu stratejiyi daha fazla kullanması gerektiğini öne sürmüştür. Öneriler, öğretmen eğitim programlarının geliştirilmesini, matematik öğretim programının esnek hale getirilmesini, şerit modelinin daha yaygın kullanılmasını ve teknoloji odaklı öğrenme platformlarının entegrasyonunu içermektedir. Bu çalışma, öğrencilerin matematik problemlerini çözerken karşılaştıkları zorlukları anlamak ve çözüm stratejilerini geliştirmek açısından önemlidir. Öneriler, matematik eğitiminde daha etkili stratejilerin geliştirilmesine katkıda bulunabilir. Anahtar Kelimeler: Singapur şerit model yöntemi, problem çözme, ortaokul öğrencileri.

Demet Yılmaz
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Argümantasyon tabanlı etkinliklerin öğretmen adaylarının istatistiksel okuryazarlık seviyelerine etkisi

Bu araştırmanın amacı, argümantasyon tabanlı etkinliklerin matematik öğretmen adaylarının istatistik okuryazarlıklarına etkisini incelemektir. Araştırma, 2023-2024 yılında Adana ilinde bulunan bir devlet üniversitesinde öğrenim gören 31 ilköğretim matematik öğretmen adayı ile yürütülmüştür. Karma desenin benimsendiği araştırma için altı hafta boyunca uygulama yapılmıştır. Uygulama sürecinde, öğretmen adaylarına istatistik konularına yönelik etkinlikler hazırlanarak argümantasyon tabanlı öğretim yöntemi kullanılmıştır. Araştırmanın nicel verileri toplanırken istatistik okuryazarlığı ön testi ve son testi kullanılmıştır. Nitel veriler ise yarı yapılandırılmış görüşme formu, argümantasyon tabanlı etkinlik kâğıtları ve ders içi gözlem notları ile toplanmıştır. Elde edilen nicel verilerin analizinde ilişkili gruplar t testi ve korelasyonel analiz kullanılmıştır. Öğretmen adayları ile yapılan görüşmelerde içerik analizi yöntemi kullanılmıştır. Ders içi gözlemler, istatistik okuryazarlığının veri temsili, veri analizi ve çıkarım bileşenlerine göre yapılmıştır. Araştırmada elde edilen bulgular doğrultusunda, argümantasyon tabanlı etkinliklerle yürütülen istatistik ve olasılık öğretimi derslerinin öğretmen adaylarının istatistiksel okuryazarlıklarını arttırdığı sonucuna ulaşılmıştır. Öğretmen adayları, istatistik ve olasılık öğretimi dersinde argümantasyon tabanlı etkinliklerin kullanılmasına yönelik olumlu görüş belirtmiştir. Bu görüşler şu şekildedir; farklı bakış açıları geliştirmesi, kavramsal anlamayı sağlaması, eleştirel bakış açısı kazandırması, iletişimi güçlendirmesi, dersi eğlenceli hale getirmesi. Argümantasyon tabanlı istatistik öğretimi boyunca yapılan gözlemlere bakıldığında öğretmen adaylarının 3 ve 4. düzey istatistik okuryazarlığına sahip oldukları tespit edilmiştir. Ayrıca, öğretmen adaylarının argümantasyon tabanlı öğretim yöntemini mesleki yaşamlarında kullanmama yönünde eğilim gösterdikleri sonucuna ulaşılmıştır.

Merve Korkmaz
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessEN

The skills of mathematics teachers to solving and installing problems requesting realistic answers examination

The main purpose of this research is to examine primary school mathematics teachers' skills in solving and posing mathematical verbal problems that require realistic answers. This research was conducted with 200 primary school mathematics teachers selected by random sampling method, working in the official secondary schools affiliated to the Ministry of National Education in the provinces of Adana and Hatay in the academic year of 2022-2023. Problem solving test, problem solving questionnaire, problem posing test and problem posing questionnaire were used as data collection tools for the research. In order to examine the problem solving and posing skills of teachers that require realistic answers, data collection tools were applied to each teacher separately. The analysis of the data obtained from the data collection tool showed that the teachers were successful in their realistic problem solving and posing skills. Keywords: Problem solving, problem posing, realistic problems that need answers

Sümeyye Betül Özcan
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Eğitsel oyunlarla zenginleştirilen matematik öğretiminin denklemler konusunda 7. sınıf öğrencilerin matematik başarısına ve tutumuna etkisi

Bu araştırmanın amacı, eğitsel matematik oyunları ile yapılan öğretimin ortaokul yedinci sınıf öğrencilerinin denklemler konusundaki başarılarına, tutumlarına ve kalıcılığa etkisinin incelenmesidir. Araştırmanın çalışma grubunu Mersin ili Yenişehir ilçesindeki bir ortaokulda öğrenim gören 51 yedinci sınıf öğrencisi oluşturmaktadır. Araştırma amacına uygun olarak nicel araştırma yöntemi kullanılmış olup değişkenler arasında neden sonuç ilişkilerinin bulunabilmesi için yarı deneysel desen tercih edilmiştir. Bu sebeple ilk olarak deney ve kontrol grupları oluşturulmuştur. Her iki gruba da uygulama başlamadan önce denklemler başarı testi ve tutum ölçeği ön test olarak uygulanmıştır. Ardından birinci dereceden bir bilinmeyenli denklemler konusunun öğretimi için deney grubu öğrencilerine eğitsel oyunlar içeren yöntemler kullanılırken, kontrol grubu öğrencilerine ise mevcut öğretim programına ait yöntemler kullanılmıştır. Her iki gruba da uygulama bitiminde başarı testi ve tutum ölçeği son test olarak uygulanmıştır. Tüm bu uygulamalar bittikten iki ay sonra bilgilerin kalıcılığını incelemek için gruplara başarı testi tekrar uygulanmıştır. Elde edilen verilerin analizinde normal dağılım gösterdikleri anlaşıldıktan sonra grupların kendi içinde karşılaştırma yaparken bağımlı örneklem t testi, gruplar arasında karşılaştırma yaparken bağımsız örneklem t testi kullanılmıştır. Araştırma sonunda oyun tabanlı yöntemlerle gerçekleştirilen matematik öğretiminin öğrencilerin matematik başarılarına ve derse yönelik tutumlarına olumlu katkı sağladığı sonucuna ulaşılmıştır. Ayrıca, kalıcılık testinden elde edilen verilerin analizi, eğitsel oyunlarla yapılan matematik öğretiminin deney grubundaki öğrencilerin bilgiyi daha kalıcı hale getirmelerine katkı sağladığını göstermiştir. Anahtar Kelimeler: Matematik eğitimi ve öğretimi, eğitsel oyun, akademik başarı, matematiğe yönelik tutum, birinci dereceden bir bilinmeyenli denklemler

Hilal Aksoy
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaokul öğrencilerinin matematiksel yılmazlıkları, matematiksel muhakeme becerileri, türkçe başarıları ve beceri temelli matematik sorularındaki başarıları arasındaki ilişkinin incelenmesi

Bu araştırmanın genel amacı sekizinci sınıf öğrencilerinin matematiksel yılmazlıkları, matematiksel muhakeme becerileri, Türkçe başarıları ve beceri temelli matematik sorularındaki başarıları arasındaki ilişkiyi inceleyip matematiksel yılmazlık, matematiksel muhakeme becerileri ve Türkçe başarısının beceri temelli matematik sorularındaki başarı üzerindeki etkisini incelemektir. Elde edilen veriler sayısal olduğu için araştırma nicel araştırma olup genel tarama modeli olarak ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmanın örneklemini Adana ilinin Seyhan merkez ilçesinde tabakalı örnekleme yoluyla sosyoekonomik durumu alt-orta ve yüksek bölgeden seçilmiş 2 ortaokulda öğrenim görmekte olan 355 öğrenci oluşturmaktadır. Araştırmada öğrencilerin matematiksel yılmazlık düzeylerini belirlemek için Kooken, Megan, Welsh, Betsy McCoach, Johnston-Wilder ve Lee tarafından 2016 yılında geliştirilen ve 2018 yılında Çetin, Durmaz ve Girit tarafından Türkçeye uyarlaması yapılan 'Matematiksel Yılmazlık Ölçeği', matematiksel muhakeme beceri düzeylerini ölçmek için Çoban ve Tezci'nin 2020 yılında geliştirdikleri 'Matematiksel Muhakeme Becerileri Değerlendirme Ölçeği' ve kişisel bilgi formu uygulanmıştır. Araştırmada öğrencilerin Türkçe başarıları LGS Türkçe doğru sayıları ile beceri temelli matematik sorularındaki başarıları ise LGS matematik doğru sayıları ile ölçülmüştür. Araştırmanın ilk üç sorusu kapsamında frekans, yüzde, bağımsız örneklemler için t testi, tek yönlü Anova ve Pearson korelasyon katsayısı teknikleri kullanılmıştır. Son olarak araştırmanın son sorusu olan öğrencilerin beceri temelli matematik sorularındaki başarısına etki eden bu faktörlerin etki düzeyini incelemek amacıyla 3 aşamalı hiyerarşik regresyon analizi yapılmıştır. Araştırmanın sonucunda öğrencilerin matematiksel yılmazlık düzeyleri, matematiksel muhakeme becerileri ve Türkçe başarıları arasında pozitif yönde anlamlı ilişkiler ortaya çıkmıştır. Kurulan regresyon modelinin sonucunda ise matematiksel yılmazlık düzeyi, matematiksel muhakeme beceri düzeyi ve Türkçe başarısının matematik başarısı üzerinde pozitif yönlü ve anlamlı katkılar yaptığı tespit edilmiştir. Her bir aşamada regresyon modelinin varyansı açıklama oranının artması, her bir bağımsız değişkenin modeli önemli ölçüde iyileştirdiği görülmüştür. Sonuç olarak araştırmada, pozitif yönlü etkisi olan bu değişkenlerin öğrencilerin beceri temelli matematik sorularındaki başarısını önemli ölçüde (%52,3) etkilediğini ortaya konmuştur. Anahtar Kelimeler: Matematiksel yılmazlık, matematiksel muhakeme becerisi, Türkçe başarısı, beceri temelli sorular.

Gizem Dağlı
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Matematik temalı çocuk hikaye ve çocuk popüler bilim kitaplarının matematik felsefesi açısından incelenmesi

Bu çalışma ilköğretim düzeyinde yazılmış matematik temalı çocuk hikaye ve çocuk popüler bilim türündeki kitapları matematik felsefesi açısından incelemek amacıyla gerçekleştirilmiştir. Nitel araştırma türünde gerçekleşen çalışmada doküman incelemesi yöntemi kullanılmıştır. Kitapların seçiminde belirlenen ölçütler; ilköğretim öğrencileri için hazırlanmış, matematik temalı, çocuk hikaye ve çocuk popüler bilim türünde olma şeklindedir. 42 yayınevinin sitesi incelenerek yapılan karşılaştırmalı değerlendirmelerle belirlenen 44 kitap çalışmanın örneklemini oluşturmuştur. Kitaplar alfabetik sıraya göre K-1, K-2… şeklinde K-44'e kadar kodlanmış ve araştırmacı tarafından geliştirilen Matematik Felsefesi Kitap Kodlama Listesi' yle incelenmiştir. Reuben Hersh'in 1995' te The American Mathematical Monthly isimli dergide yayımlanan makalesi "Fresh Breezes in the Philosophy of Mathematics" de 'matematiğin kabul gören bir felsefi beyanı olduğu iddiasını taşıyan her felsefi ekol bu sorulara tatmin edici cevaplar verebilmelidir' diyerek belirlediği 7 sorudan yararlanılarak geliştiren kodlama listesinde 6 tema yer almaktadır. Bu temalar şu şekildedir; matematik ve diğer disiplinler/beşerî bilgiler, matematik ve bilgi, matematik ve evrensellik, matematik ve bağımsızlık, matematik ve sonsuzluk ve matematik ve günlük hayat. Her kitap üç farklı ayda tekrar incelenmiştir. Betimsel analizle elde edilen sonuçlara göre 44 kitaptan 21 tanesinde matematik felsefesi ögesi bulunmuş ve toplam öge sayısı 120 olarak tespit edilmiştir. Hem çocuk hikâye kitaplarında hem çocuk popüler bilim kitaplarında en fazla ögenin yer aldığı alt tema matematiğin diğer beşerî bilgilerle ilişkisi alt teması olmuştur. Çocuk popüler bilim türündeki kitaplarda çocuk hikâye türündeki kitaplara kıyasla daha fazla matematik felsefesi ögesi bulunmuştur. Hiçbir temayla tek başına ilişkilendirmemin mümkün olmadığı dokuz matematik felsefesi ögesi tespit edilmiştir. İncelenen çocuk hikâye kitaplarında her temayla ilişkilendirilen en az bir ögeye rastlanmış olması Hersh (1995)' in belirlediği yedi sorunun düşünülmesine veya cevaplanmasına fırsat veren ögelerin var olduğunu ortaya koymaktadır. Araştırmadan elde edilen sonuçlar ışığında önerilerde bulunulmuştur. Anahtar kelimeler: Matematik felsefesi, çocuk hikaye kitapları, çocuk popüler bilim kitapları.

Zeynep Bilgiç
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2025
00
Master'sOpen AccessTR

5.sınıf öğrencilerinin beceri temelli problem çözme performanslarının, problem çözmede yaptıkları hata türlerinin ve hata yapma nedenlerinin belirlenmesi

Bu çalışmanın amacı ortaokul 5.sınıf öğrencilerinin doğal sayılarla dört işlem yapmayı gerektiren beceri temelli problem çözme performanslarını, problem çözme performanslarını etkileyen değişkenleri, problem çözmede yaptıkları hata türlerini ve bu hataların neden kaynaklandığını belirlemektir. Çalışmada karma araştırma yöntemi içerisinde yer alan açıklayıcı sıralı desen kullanılmıştır. Çalışmanın örneklemi Hatay ilinin merkezinde, bir ilçesinde ve bir köyünde bulunan devlet ortaokullarında okumakta olan 56 erkek ve 55 kız olmak üzere toplam 111 öğrenciden oluşmaktadır. Çalışmada veri toplama aracı olarak 8 sorudan oluşan Öğrenci Tanıma Formu, 10 problemden oluşan Beceri Temelli Problemler Başarı Testi ve 6 sorudan oluşan yarı yapılandırılmış görüşme kullanılmıştır. Öğrencilerin Beceri Temelli Problemler Başarı Testi'nde yer alan problemlere verdikleri cevaplar "Beceri Temelli Problem Çözme Dereceli Puanlama Anahtarı" ile değerlendirilerek öğrencilerin başarı puanları oluşturulmuştur. Oluşturulan başarı puanları SPSS 26.0 paket programına aktarılarak t-testi, Anova, Kruskal-Wallis-H testi ve çoklu karşılaştırma analizleri gerçekleştirilmiştir. Analizler sonucunda beşinci sınıf öğrencilerinin beceri temelli problem çözme performanslarının oldukça düşük olduğu belirlenmiştir. Öğrencilerin beceri temelli problem çözme performanslarının cinsiyet, okulun bulunduğu yerleşim yeri ve bir günde okunan kitap sayfa sayısı değişkenlerine göre anlamlı bir farklılık göstermediği; teknolojik aletleri ders çalışma amacı dışında günlük kullanım süresi değişkenine göre ise anlamlı bir şekilde farklılaştığı tespit edilmiştir. Öğrencilerin problemlerde yaptıkları çözümler beceri temelli problemlerde yapılan hata türlerini belirlemek amacıyla Polya (1997)'nın problem çözme basamaklarından yararlanılarak incelenmiştir. Öğrencilerin beceri temelli problemlerde yaptıkları hataların neden kaynaklandığını tespit etmek amacıyla ise belirlenen hata türlerini yapan 20 öğrenci ile yarı yapılandırılmış görüşme yapılmıştır. Bu görüşmeler sonucunda beceri temelli problemlerde yapılan hataların; görsele odaklanma, problemde verilen bilgileri eksik kullanma, dikkatsizlik yaşama ve problemi anlamamadan dolayı kaynaklandığı tespit edilmiştir. Problemlerde yapılan hataların en büyük nedeninin problemi anlamama olduğu belirlenmiştir. Çalışmada problemi hiç anlamayan öğrencilerin problemi çözebilmek için uygun bir çözüm yolu oluşturamadıkları, problemi yanlış veya kısmen doğru anlayan öğrencilerin ise yanlış veya kısmen doğru bir çözüm yolu kullanarak hatalı bir sonuca ulaştıkları belirlenmiştir. Problemi doğru anlayan bazı öğrencilerin kısmen doğru veya yanlış bir çözüm yolu oluşturmalarından dolayı, problemi doğru anlayıp doğru bir çözüm yolu oluşturan öğrencilerin bazılarının ise kısmen doğru veya yanlış işlemler yapmalarından dolayı hatalı sonuçlara ulaştıkları görülmüştür. Problemi doğru bir şekilde çözebilen öğrencilerin ise anlama, çözüm yolu belirleme, işlem yapma sonucu bulma aşamalarının hepsini doğru ve eksiksiz bir şekilde yaptıkları görülmüştür. Ayrıca bu öğrencilerin problemi tam olarak doğru anladıkları, problemde verilen görselleri ve tüm bilgileri birbirleriyle ilişkilendirerek kullandıkları ve işlemlerini daha dikkatli bir şekilde yapmaları sayesinde problemin doğru sonucuna ulaştıkları belirlenmiştir. Dolayısıyla problemi doğru anlamak, problemin sonucunu doğru bulabilmek için gerekli ve en önemli adımdır ama tek başına yeterli değildir. Anahtar kelimeler: Beceri temelli problem, yeni nesil problem, problem çözme, problem çözme becerisi.

Mehmet Müjdat Benli
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Sekizinci sınıf öğrencilerinin istatistiksel akıl yürütme düzeyleri ve orantısal akıl yürütme becerileri ile problem çözme sürecinde bilişötesi farkındalıkları arasındaki ilişkinin incelenmesi

Bu çalışmanın amacı, sekizinci sınıf öğrencilerinin istatistiksel akıl yürütme düzeyleri, orantısal akıl yürütme becerileri ve problem çözme sürecindeki bilişötesi farkındalıkları arasındaki ilişkilerin çeşitli değişkenler açısından incelenmek ve değişkenler arasındaki ilişkiyi belirlemektir. Çalışmanın örneklemini 2023-2024 eğitim öğretim yılında Adana ilindeki dört farklı devlet ortaokulundan 265 erkek 258 kız öğrenci ile toplam 523 öğrenci oluşturmaktadır. Araştırmada yer alan veriler; istatistiksel akıl yürütme düzeylerinin belirlenebilmesi için araştırmacı tarafından geliştirilen bir ölçek olan İstatistiksel Akıl yürütme Düzeyi Belirleme Testi ile, öğrencilerin orantısal akıl yürütme becerileri ise Ergene ve Karaboğaz (2023) tarafından geliştirilen Orantısal Akıl Yürütme Başarı Testi ile, problem çözme sürecinde bilişötesi farkındalık düzeylerini ise Akın, Abacı ve Çetin (2007) tarafından geliştirilen Bilişötesi Farkındalık Envanteri kullanılarak toplanmıştır. Öğrenciler ilk olarak İstatistiksel Akıl yürütme Düzeyi Belirleme Testi ölçeğini ardından Orantısal Akıl Yürütme Başarı Testi ölçeğini çözmüştür. Son olarak Bilişötesi Farkındalık Envanteri ölçeği kullanılarak farkındalıkları test edilmiştir. Bu araştırmada, değişkenler arasındaki ilişkileri incelemek amacıyla ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Verilerin analizi yapılırken betimsel istatistikler, bağımsız örneklem t-testi ve çoklu korelasyon teknikleri kullanılmıştır. Araştırmanın bulgularında cinsiyet faktörünün istatistiksel akıl yürütme düzeyi, orantısal akıl yürütme becerisi ve bilişötesi farkındalık düzeyleri ile arasında anlamlı bir fark olmadığı belirlenirken, matematik başarısı faktörünün istatistiksel akıl yürütme düzeyleri, orantısal akıl yürütme becerileri ve bilişötesi farkındalık düzeyleri ile arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Ayrıca sonuçlar istatistiksel akıl yürütme düzeyleri, orantısal akıl yürütme becerileri ve bilişötesi farkındalık düzeyleri arasında pozitif ve istatistiksel olarak anlamlı ilişkiler bulunduğunu göstermektedir. Bu ilişkiler, öğrencilerin problem çözme süreçlerinde daha derinlemesine düşünme ve stratejik akıl yürütme becerilerini geliştirebilmeleri için bilişötesi farkındalık düzeylerinin önemli bir rol oynadığını ortaya koymaktadır. Ayrıca, istatistiksel ve orantısal akıl yürütme becerilerinin gelişimi, öğrencilerin problem çözme süreçlerindeki başarılarını artırmakta ve bu becerilerin birbirleriyle olan etkileşimi, öğrencilerin genel matematiksel düşünme kapasitelerini iyileştirmektedir. Çalışmanın sonuçları, bilişötesi farkındalık düzeylerinin yüksek olduğu öğrencilerin, problem çözme sürecinde daha bilinçli ve etkili stratejiler geliştirdiklerini göstermektedir. Bu bulgular, eğitimde bu becerilerin artırılmasına yönelik öğretim stratejilerinin geliştirilmesi gerektiğine işaret etmektedir. Öğrencilerin bilişötesi farkındalık, istatistiksel ve orantısal akıl yürütme becerilerini bütüncül bir şekilde geliştirmek, matematiksel düşünme süreçlerini iyileştirmek için etkili bir yaklaşım olabilir. Sonuç olarak, bu çalışma, sekizinci sınıf öğrencilerinin matematiksel düşünme becerileri üzerinde bilişötesi farkındalığın, istatistiksel ve orantısal akıl yürütme becerileriyle olan ilişkisini derinlemesine inceleyerek, eğitimde bu üç becerinin entegrasyonuna dair önemli bilgiler sunmaktadır. Elde edilen bulgular, öğretim programlarının ve ders kitaplarının, bu becerileri içeren daha etkili ve bütünleşmiş bir yapıya kavuşturulması gerektiğini vurgulamaktadır. Anahtar kelimeler: İstatistiksel akıl yürütme, orantısal akıl yürütme, bilişötesi farkındalık, matematik başarısı, problem çözme

Şükran Akkurt
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2025
00
Master'sOpen AccessTR

5. ve 8. sınıf öğrencilerinin okuma stratejileri üstbilişsel farkındalık düzeyleri ile matematiksel problemleri çözme becerileri arasındaki ilişkinin incelenmesi

Bu araştırma, 5. ve 8. sınıf öğrencilerinin okuma stratejilerine yönelik üstbilişsel farkındalık düzeyleri ile matematiksel problem çözme becerileri arasındaki ilişkiyi incelemeyi amaçlamaktadır. Çalışmada, öğrencilerin demografik özelliklerine göre okuma stratejileri ve problem çözme becerileri düzeylerinin farklılaşıp farklılaşmadığı; ayrıca bu iki değişken arasındaki yordayıcı ilişkiler analiz edilmiştir. Bu kapsamda cinsiyet, anne-baba meslek ve eğitim düzeyleri, okul öncesi eğitim alma durumu, öğrencilerin algıladıkları matematik başarıları ve okuma alışkanlıkları gibi değişkenler dikkate alınmıştır. Araştırma, nicel yöntem çerçevesinde ilişkisel tarama modeliyle desenlenmiştir. Çalışma grubunu, 2022-2023 eğitim öğretim yılı bahar döneminde Adana ili Seyhan ilçesindeki dört farklı eğitim bölgesinden seçilen devlet okullarında öğrenim gören 5. sınıftan 379 ve 8. sınıftan 397 öğrenci olmak üzere toplam 776 öğrenci oluşturmaktadır. Veri toplama araçları olarak Mokhtari ve Reichard (2002) tarafından geliştirilen ve Öztürk (2012) tarafından Türkçeye uyarlanan "Okuma Stratejileri Üstbilişsel Farkındalık Envanteri (OSÜF)", araştırmacı tarafından geliştirilen beceri temelli matematiksel problem çözme testi ve kişisel bilgi formu kullanılmıştır. Veriler, betimsel istatistikler, t-testi, tek yönlü ANOVA ve Pearson korelasyon analizi ile çözümlenmiştir. Araştırmanın bulgularına göre, öğrencilerin okuma stratejileri üstbilişsel farkındalık düzeyleri ile matematiksel problem çözme becerileri arasında anlamlı ve pozitif yönde bir ilişki bulunmaktadır. Ayrıca, anne-baba eğitim durumu ve okul öncesi eğitim alma gibi değişkenlerin bu beceriler üzerinde önemli etkiler oluşturduğu görülmüştür. Bulgular, üstbilişsel farkındalık düzeyi yüksek olan öğrencilerin problem çözme performanslarının da yüksek olduğunu ortaya koymuştur. Sonuç olarak, öğrencilerin okuma stratejilerini etkili kullanmalarının matematiksel problem çözme becerilerine katkı sağladığı belirlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Okuma stratejileri, üstbilişsel farkındalık, matematiksel problem çözme, ortaokul öğrencileri.

Tuğba Evgin
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaokul 5. sınıf matematik ders kitaplarındaki soruların matematik okuryazarlığı çerçevesinde incelenmesi

Bu çalışma, Milli Eğitim Bakanlığı tarafından 2024 yılında okutulması önerilen ortaokul 5. sınıf matematik ders kitabındaki soruların PISA 2022 matematik değerlendirme çerçevesi ve matematik okuryazarlığı yeterlik düzeyleri açısından incelenmesini amaçlamaktadır. Araştırmada, soruların temalara, matematiksel süreç, içerik alanları ve genel içerik alanları, matematik okuryazarlık yeterlik düzeyleri ve madde tiplerine göre dağılımı analiz edilmiştir. Bulgulara göre, soruların büyük çoğunluğu "Sayılar ve Nicelikler" temasında yoğunlaşmakta, ancak bu tema içindeki "Kesirler" konusu oldukça sınırlı yer almaktadır. Matematiksel içerik alanlarında "Çokluk" vurgusu belirginken, "Uzay ve Şekil" ile "Belirsizlik ve Veri" alanları daha az temsil edilmiştir. Süreç açısından sorular genellikle temel kavram, olgu ve işlemleri kullanmaya odaklanmış; üst düzey bilişsel süreçler olan yorumlama, uygulama ve değerlendirme ise yeterince yer almamıştır. Matematik okuryazarlık yeterlik düzeyleri bakımından soruların çoğunluğu 2. ve 3. düzeyde yoğunlaşırken, 5. ve 6. düzeyde sorulara rastlanmamıştır. Madde tipleri açısından ise açık uçlu soruların baskın olduğu, çoktan seçmeli ve diğer soru türlerinin ise sınırlı kullanıldığı görülmüştür. Araştırma sonuçlarına dayanarak, ders kitaplarında toplumsal ve mesleki bağlamların artırılması, üst düzey bilişsel süreçlere yönelik soruların çoğaltılması, PISA'nın karmaşık problem çözme ve stratejik düşünme gerektiren üst düzey yeterliklerine uygun soruların çeşitlendirilmesi önerilmektedir. Ayrıca, ölçme ve değerlendirme sürecinin güvenilirliği için açık uçlu ve çoktan seçmeli soru türlerinin dengeli biçimde kullanılması gerektiği vurgulanmıştır. Gelecek araştırmaların farklı sınıf düzeyleri ve uluslararası karşılaştırmalar içerecek şekilde genişletilmesi tavsiye edilmektedir. Bu önerilerin uygulanması, öğrencilerin matematiksel okuryazarlık ve çok boyutlu düşünme becerilerinin gelişimine önemli katkılar sağlayacaktır.

Ders kitaplarıGerçekçi matematik eğitimi
Buse Nur Yalçınkaya
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Üstün yetenekli öğrencilerin matematiksel yaratıcılık, üstbilişsel beceriler ve özdüzenleme becerileri arasındaki ilişkilerin incelenmesi

Çalışmanın amacı, üstün yetenekli öğrencilerin matematiksel yaratıcılık, üstbilişsel farkındalık ve özdüzenleme beceri düzeyleri arasındaki ilişkileri incelemektir. Bu doğrultuda, önce bu üç değişkenin düzeyleri belirlenmiş; ardından özdüzenlemenin matematiksel yaratıcılık üzerindeki etkisinde üstbilişsel farkındalığın aracı rolü test edilmiştir. Araştırma, ilişkisel tarama modeliyle yürütülmüştür. Çalışmanın örneklemi, 2024-2025 eğitim-öğretim yılında Akdeniz bölgesindeki bir ilde bulunan Bilim ve Sanat Merkezleri'nde öğrenim gören 5., 6., 7. ve 8. sınıf düzeyindeki 121 üstün yetenekli öğrenciden oluşmaktadır. Veri toplama araçları olarak Kişisel Bilgi Formu, Matematiksel Üretkenlik Testi (MÜT), Üstbilişsel Farkındalık Ölçeği (ÜBFÖ-Ç) ve Algılanan Özdüzenleme Ölçeği kullanılmıştır. Matematiksel yaratıcılık, akıcılık, esneklik ve orijinallik boyutlarında değerlendirilmiştir. Bu doğrultuda, değişkenler arasındaki aracılık ilişkisini test etmek amacıyla regresyona dayalı modern bir aracılık analizi uygulanmış; dolaylı etkilerin anlamlılığı Bootstrap yöntemiyle 5000 tekrar üzerinden değerlendirilmiştir. Araştırma bulguları, öğrencilerin matematiksel yaratıcılık düzeylerinin genel olarak orta düzeyde olduğunu göstermektedir. Ayrıca, matematiksel yaratıcılık, üstbilişsel farkındalık ve özdüzenleme beceri düzeyleri çeşitli demografik değişkenlere göre incelenmiş, bazı alt gruplar arasında anlamlı farklılıklar tespit edilmiştir. Analizler sonucunda, özdüzenleme becerilerinin matematiksel yaratıcılığı doğrudan yordamadığı, ancak üstbilişsel farkındalık aracılığıyla dolaylı olarak etkilediği belirlenmiştir. Bu sonuç, alan yazında "sadece dolaylı aracılık" (indirect-only mediation) olarak tanımlanan bir modele karşılık gelmektedir. Başka bir ifadeyle, özdüzenleme doğrudan matematiksel yaratıcılığı etkilememekte; önce bireyin üstbilişsel farkındalık düzeyini artırmakta, ardından üstbilişsel farkındalık aracılığıyla matematiksel yaratıcılık üzerinde etkili olmaktadır. Dolayısıyla, özdüzenlemenin matematiksel yaratıcılık üzerindeki etkisi, üstbilişsel farkındalık olmaksızın gerçekleşmemektedir. Araştırmanın bulguları, matematiksel yaratıcılığın desteklenmesinde üstbilişsel süreçlerin kritik bir rol oynadığını ortaya koymaktadır. Bu doğrultuda, üstün yetenekli öğrencilerin yaratıcı potansiyellerini geliştirmek amacıyla, eğitim programlarında üstbilişsel farkındalık ve özdüzenleme becerilerini güçlendiren sistematik öğretim yaklaşımlarına yer verilmesi önerilmektedir.

Ecem Karabulut
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Lise öğrencilerinin matematik yetkinlik beklentisi ile matematik kaygısı arasındaki ilişki: Bir karma yöntem araştırması

Çalışmanın amacı, lise 9., 10. ve 11. sınıf öğrencilerinin matematik yetkinlik beklentileri ile matematik kaygıları arasındaki ilişkiyi incelemek ve yüz yüze gerçekleştirilen görüşmeler yoluyla matematik kaygısına etki eden faktörleri ortaya çıkartmaktır. Bu doğrultuda çalışmada karma araştırma yöntemi benimsenmiş; ardışık açıklayıcı desen (sequential explanatory design) kullanılmıştır. Araştırmanın nicel bölümünün örneklemini, 2024-2025 eğitim-öğretim yılında Adana ili Pozantı ilçesinde üç farklı lise türünde (imam hatip lisesi, anadolu lisesi ve çok programlı lise) öğrenim görmekte olan kolay ulaşılabilir örnekleme yoluyla belirlenmiş toplam 254 öğrenci oluşturmaktadır. Araştırmada elde edilen nicel bulgular doğrultusunda matematik kaygı düzeyi yüksek tespit edilen dört öğrenciyle amaçlı örnekleme yöntemi kullanılarak yarı yapılandırılmış görüşme gerçekleştirilmiştir. Araştırmada veri toplama aracı olarak iki farklı ölçek kullanılmıştır. Matematik yetkinlik beklentisine ilişkin bilgi kaynaklarını değerlendirmek amacıyla Matematik Yetkinlik Beklentisi Bilgilendirici Kaynaklar Ölçeği, öğrencilerin matematik dersine yönelik kaygı düzeylerini belirlemek için ise Matematik Kaygı Ölçeği uygulanmıştır. Ayrıca, katılımcıların demografik özelliklerine göre verilerin analiz edilebilmesi amacıyla, araştırmacı tarafından oluşturulan Kişisel Bilgi Formu da veri toplama aracına dahil edilmiştir. Araştırma kapsamında elde edilen verilerin analizinde; T-testi, Pearson Korelasyon Analizleri, ANOVA analizleri ve görüşme verileri içinse içerik analiz tekniği kullanılmıştır. Araştırma bulguları, matematik yetkinlik beklentisi ile matematik kaygısı arasında negatif yönlü ve orta düzeyde anlamlı bir ilişki bulunduğunu ortaya koymuştur. Ayrıca, bu iki değişkenin cinsiyet, okul türü, sınıf düzeyi ile anne ve baba eğitim durumu gibi demografik değişkenler açısından anlamlı farklılık gösterip göstermediği de analiz edilmiştir. Bulgular arasında, lise 9., 10. ve 11.sınıf öğrencilerin matematik kaygı düzeylerinin ve matematik yetkinlik beklenti seviyelerinin orta düzeyde görülmüştür. Cinsiyet, anne eğitim durumu ve baba eğitim durumu değişkenlerinin düzeylerine göre öğrencilerim matematik yetkinlik beklentisi ortalamaları arasında ve matematik kaygısı ortalamaları arasında anlamlı bir farklılık bulunmamıştır.. Yapılan analizler sonucunda, matematik yetkinlik beklentisinin sınıf düzeyi ve okul türü değişkenlerine göre anlamlı düzeyde farklılaştığı, ancak matematik kaygısı puanları açısından bu değişkenlerin istatistiksel olarak anlamlı bir etki göstermediği belirlenmiştir. Bununla birlikte, matematik kaygısının alt boyutlarından "günlük yaşamda matematik" boyutunda hem sınıf düzeyi hem de okul türüne göre anlamlı farklılıklar tespit edilmiştir. Nitel verilerin analizi kapsamında gerçekleştirilen yarı yapılandırılmış görüşmelerden elde edilen bulgular ise matematik kaygısının oluşumunda beş temel faktörün rol oynadığını ortaya koymuştur: öğretmen kaynaklı, öğrenci kaynaklı, matematiğin yapısından kaynaklı, çevresel faktörler kaynaklı ve sınav/değerlendirme sistemi kaynaklı etmenler. Araştırma sonucunda, öğrencilere yönelik matematik derslerinde duyuşsal temelli yaklaşımların benimsenmesi, öğrencilerin matematiksel özgüvenlerinin desteklenmesi ve özellikle öğretmenlerin sınıf içi tutumlarına yönelik farkındalık çalışmalarının yapılması ve matematik öğretiminde öğrencilerin soyut kavramları anlamlandırmasını kolaylaştıracak somut materyallerin, görsel desteklerin ve günlük yaşamla ilişkilendirilmiş etkinliklerin kullanılması önerilmektedir.

Esra Nur Acar
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Teknoloji destekli olasılık ve istatistik öğretiminin matematik öğretmen adaylarının TPAB düzeylerine, özyeterliklerine ve dijital okuryazarlıklarına etkisi

Bu çalışmanın genel amacı teknoloji destekli olasılık ve istatistik öğretiminin matematik öğretmen adaylarının TPAB düzeylerine, tutumlarını, özyeterliklerine ve dijital okuryazarlıklarına etkisinin incelenmesidir. Elde edilen veriler hem nicel hem nitel olmasından kaynaklı bu araştırma karma yöntem araştırması olup desen olarak yakınsayan paralel desen kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu ilköğretim matematik öğretmeni adayları oluşturmaktadır. Araştırma, bir devlet üniversitesinin ilköğretim matematik öğretmenliği programının üçüncü sınıfın bahar döneminde olasılık ve istatistik öğretimi dersini alan 43 öğretmen adayı ile gerçekleştirilmiştir. Araştırmada amaçlı örnekleme yöntemlerinden ölçüt örnekleme yöntemi kullanılmıştır. Nicel verilerin toplanmasında: Matematik öğretmen adaylarının TPAB yeterliliklerini ortaya çıkarmak amacıyla geliştirilen teknolojik pedagojik alan bilgisi ölçeği, dijital okuryazarlık özyeterliliği belirlemek için dijital okuryazarlık ölçeği, ortaokul düzeyinde istatistiği öğretmeye yönelik öz yeterlilik ölçeği , öğretmen adaylarının olasılık ve olasılık öğretmeye yönelik tutumlarını ölçmek amacıyla Olasılık ve Olasılık Öğretimine Yönelik Tutum Ölçeği kullanılmıştır. Nitel verilerin toplanmasında öğretmen adaylarının hazırlamış oldukları ders planları kullanılmıştır. Araştırmanın ilk dört probleminin analizi için frekans, yüzde ve bağımlı gruplar t testi teknikleri kullanılmıştır. Araştırmanın son problemi olan öğretmen adaylarının teknoloji destekli olasılık ve istatistik öğretiminde planladıkları ders planlarının TPAB düzeylerine etkisini incelemek amacıyla Balgalmış'ın (2013) geliştirdiği Matematik Öğretmen Adaylarının TPAB Gelişimlerini Değerlendirme Tablosu temel alınarak analiz edilmiştir. Ders planlarına ait analizler frekans, yüzde teknikleri ile sunulmuştur. Araştırmanın nicel sonuçlarında öğretmen adaylarının TPAB özyeterlilikleri, dijital okuryazarlık özyeterlilikler, istatistik öğretimine yönelik özyeterlilikleri ve olasılık öğretimine karşı tutumlarında ön test ve son test puanlarında pozitif yönde anlamlı bir ilişki ortaya çıkmıştır. Ders planlarının değerlendirilmesinde öğretmen adaylarının ilk hazırladıkları ders planlarında teknolojik pedagojik alan bilgisi bakımından fark etme öncesi ve fark etme basamağında yer alırken son hazırladıkları ders planlarında kabul etme, uyumlama ve keşfetme basamaklarına çıkmışlardır. Sonuç olarak öğretmen adaylarına teknoloji destekli olasılık ve istatistik öğretimi uygulamaların yaptırılması öğretmen adaylarında teknolojik pedagojik alan bilgisi bakımından olumlu yönde bir etkiye sebep olmuştur. Anahtar kelimeler: Dijital okuryazarlık, olasılık öğretimi, istatistik öğretimi, TPAB

Elanur Köksal Baları
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Matematik öğretmenlerinin çoklu temsil tercihlerinin belirlenmesi ve çeşitli değişkenler ile ilişkisinin incelenmesi

Bu araştırmada matematik öğretmenlerinin çoklu temsil tercihlerinin belirlenmesi, tercih ettikleri temsil türleri ile cinsiyet, mesleki kıdem ve mezun oldukları okul değişkenleri arasındaki ilişkinin belirlenmesi ve öğretmenlerin tercih ettikleri temsil türleri arasındaki ilişkinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Araştırmada nicel araştırma yöntemlerinden tarama ve korelasyonel araştırma yöntemleri kullanılmıştır. Araştırma örneklemini Gaziantep ilinde resmi eğitim kurumlarında çalışan 205 matematik öğretmeni oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak araştırmacının kendi geliştirdiği Çoklu Temsil Tercih Anketi kullanılmıştır. Verilerin analizinde betimsel istatistikler, Mann Whitney U testi ve Pearson Moment Çarpım Korelasyon Katsayısı kullanılmıştır. Çoklu Temsil Tercih Anketi matematik öğretmenlerine uygulanmış ve sonuçlar SPSS programında analiz edilmiştir. Yapılan analizler sonucunda Çoklu Temsil Tercih Anketindeki maddelerin 7 alt faktöre (Sözel temsil, Model temsil, Grafik temsil, Gerçek Yaşam temsili, Tablo temsili, Cebirsel temsil ve Temsiller arası dönüşüm) ayrıldığı tespit edilmiştir. Matematik öğretmenlerinin çoklu temsil tercihlerinin model temsil, sözel temsil, gerçek yaşam temsili, cebirsel temsil, tablo temsil ve temsiller arası dönüşüm faktörlerini katılıyorum düzeyinde, grafik temsilinin ise kararsızım düzeyinde olduğu bulunmuştur. Matematik öğretmenlerinin çoklu temsil tercihlerinin, cinsiyet ve mesleki kıdem değişkenlerine göre anlamlı düzeyde farklılaşmadığı bulunmuştur. Öğretmenlerin çoklu temsil tercihlerinin mezun olunan okul değişkenine göre Cebirsel temsil alt faktöründe Fen/Fen Edebiyat mezunu öğretmenlerin lehine anlamlı yönde bir farklılaşma olduğu bulunmuştur. Çoklu Temsil Tercih Anketinin tüm alt faktörleri arasında pozitif yönde bir ilişki olduğu, tablo temsil ile temsiller arası dönüşüm alt faktörleri arasında yüksek düzeyde, grafik temsil ile gerçek yaşam temsili arasında zayıf düzeyde, diğer temsil türleri arasında ise orta düzeyde bir ilişki olduğu bulunmuştur.

Hande Çıplak
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Matematiksel modelleme yaklaşımının öğretim ortamında kullanılmasına yönelik öğretmen ve öğretmen adaylarının görüşlerinin incelenmesi

Matematiksel modellemenin ders ortamında kullanılmasının en önemli belirleyicisi öğretmendir. Yetişen öğretmen adayları ve matematik öğretmenlerinin matematiksel modelleme hakkında yetkin bilgiye ve uygulama becerisine sahip olması ders ortamında kullanılmasının önünü açmaktadır. Bu araştırmanın amacı matematik öğretmen ve öğretmen adaylarının matematiksel modellemenin öğretim ortamında kullanılmasına yönelik görüşlerini incelemektir. Araştırmada nitel araştırma yöntemlerinden görüşme tekniği kullanılmıştır. Nitel araştırma desenlerinden durum çalışması uygulanmıştır. Araştırmanın verileri, 2023-2024 eğitim öğretim yılı içerisinde görev yapan 12 matematik öğretmeni ve 49 matematik öğretmen adaylarından elde edilmiştir. Veriler yarı yapılandırılmış görüşme formu ile toplanmıştır. Elde edilen veriler betimsel analiz ile analiz edilmiştir. Araştırmanın bulgularına göre matematik öğretmenleri ve matematik öğretmen adaylarının çoğunun matematiksel modelleme hakkında yeterli bilgi sahibi olmadıkları, matematik öğretmenlerinin müfredat yoğunluğuna bağlı zamansal sıkıntılar, modelleme hakkında bilgi sahibi olmamaları, öğrenci başarı düzeyi ve görev yaptıkları okulun fiziki şartlarının uygulamayı sınıf içerisinde yapmalarına engel oldukları belirtilmiştir. Öğretmen adayları ise staj süreçleri boyunca matematiksel modellemenin öğretim ortamında kullanılma düzeyinin yeterli olmadığını ifade etmiştir.

Neslihan Arslan
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Alan ölçme ile ilgili matematiksel modelleme etkinlikleriyle yapılan öğretimin yedinci sınıf öğrencilerinin matematik okuryazarlıklarına, modelleme yeterliklerine ve matematik okuryazarlığı öz yeterliklerine etkisi

Bu araştırmada alan ölçme konusuyla ilgili seçilen matematiksel modelleme etkinliklerinin, öğrencilerin matematik okuryazarlıklarına ve matematiksel modelleme yeterliklerine etkisinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Araştırmada karma yöntem desenlerinden sıralı açıklayıcı desen kullanılmıştır. Hakkâri ili Yüksekova ilçesinde bulunan bir devlet okulundan seçkisiz olarak seçilen çalışma grubu, elverişli örneklemeyle belirlenmiş 19 deney, 20 kontrol grubu olmak üzere 39 öğrenci oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak matematik okuryazarlığı başarı testi, matematiksel modelleme etkinlikleri, matematik okuryazarlığı öz yeterlik ölçeği ve öğrenci günlükleri kullanılmıştır. Araştırma sonucunda matematiksel modelleme etkinliklerinden elde edilen öğrenci çözümleri matematiksel modelleme yeterlikleri değerlendirme rubriği ile puanlanmıştır. Öğrenci günlüklerinden elde edilen nitel veriler ile öğrencilerin modelleme etkinlikleri hakkındaki düşünceleri yorumlanmıştır. Matematik okuryazarlığı öz yeterlik ölçeği ve matematik okuryazarlığı başarı testinden elde edilen veriler, IBM SPSS Statics 23 programı aracılığıyla Shapiro-Wilk testi, bağımlı ve bağımsız gruplar t-testi ve Cronbach alfa katsayısını hesaplamak için kullanılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre alan ölçme konusunda matematiksel modelleme etkinliklerinin uygulandığı deney grubu öğrencilerinin mevcut öğretim programında alışılagelmiş eğitim verilen kontrol grubuna göre matematik okuryazarlık başarı puanlarını anlamlı düzeyde daha çok arttırdığı belirlenmiştir. Ayrıca deney ve kontrol grubunda yer alan öğrencilerin matematik okuryazarlığı başarı testinden aldıkları puanların ortalamalarına göre matematik okuryazarlığı başarı düzeyleri incelenmiştir. Buna göre ön testte ikinci düzeyde yer alan deney grubu, modelleme etkinliklerine dayalı öğretimin sonunda son testte üçüncü düzeye çıkmıştır. Kontrol grubunda ise ön test ve son testte ikinci düzeyde olduğu tespit edilmiştir. Araştırmada matematik okuryazarlığı öz yeterliklerini incelemek amacıyla kullanılan ölçekten elde edilen verilere göre matematiksel modelleme etkinlikleriyle yapılan öğretim sürecinin sonunda, öğrencilerin matematik okuryazarlığı öz-yeterliklerini deney grubu lehine anlamlı düzeyde bir değişimin olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Ancak deney ve kontrol gruplarının son test puan ortalamaları ön test puan ortalamalarından düşük çıkmıştır. Araştırmada matematiksel modelleme etkinliklerinin uygulama sürecinde öğrencilerin alan ölçme bilgi ve becerileri gelişmiştir. Bunun sağlanmasında grup çalışmaları, öğretmen rehberliği ve çözümlerin rapor edilerek sınıf ortamında sunulması sayesinde etkinliklerin, öğrencilerin matematiksel modelleme yeterliklerine katkı sağladığı sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar kelimeler: Matematiksel modelleme, matematik okuryazarlığı, alan ölçme, öz-yeterlik.

Burak Kömür
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Üstbilişi destekleyen matematik öğrenme ortamlarının öğrencilerin üstbilişsel farkındalıklarına ve eleştirel düşünmelerine etkisinin incelenmesi

Bu çalışmanın amacı, üstbilişi destekleyen matematik öğrenme ortamlarının ortaokul 6. sınıf öğrencilerinin üstbilişsel farkındalık düzeyleri, eleştirel düşünme eğilimleri ve matematik başarıları üzerindeki etkisini incelemektir. Araştırma, deneysel bir desenle gerçekleştirilmiş ve deney grubuna IMPROVE modeline dayalı öğretim uygulanırken, kontrol grubunda MEB mevcut öğretim programına uygun olarak öğretim sürdürülmüştür. Araştırmanın örneklemini, 2023–2024 eğitim-öğretim yılında Adana ilinde bulunan bir devlet ortaokulunda öğrenim gören toplam 100 altıncı sınıf öğrencisi oluşturmuştur. Öğrenim gören 50 öğrenci deney grubu, 50 öğrenci ise kontrol grubu olarak belirlenmiştir. Her iki gruba da öğretim öncesinde ön test, öğretim sonrasında ise son test uygulanmıştır. Araştırmada veri toplama aracı olarak üç farklı ölçme aracı kullanılmıştır. Öğrencilerin matematik öğrenme sürecindeki üstbilişsel farkındalık düzeylerini belirlemek amacıyla, Kaplan ve Duran (2016) tarafından geliştirilen Matematiksel Üstbiliş Farkındalık Ölçeği (MÜFÖ) kullanılmıştır. Beşli Likert tipinde yapılandırılan ölçek, toplam 23 madde ve üç alt faktörden oluşmaktadır. Öğrencilerin eleştirel düşünme eğilimlerini değerlendirmek için ise Eleştirel Düşünme Eğilimi Ölçeği (EDEÖ) kullanılmıştır. Bu ölçek, Florida Üniversitesi araştırmacıları tarafından geliştirilmiş (Irani vd., 2007) ve Ertaş-Kılıç ile Şen (2014) tarafından Türkçe'ye uyarlanmıştır. Toplam 25 maddeden oluşan EDEÖ, 5'li Likert tipi bir yapıya sahiptir. Ayrıca, öğrencilerin akademik başarılarını ölçmek amacıyla araştırmacı tarafından geliştirilen Matematik Başarı Testi (MBT) kullanılmıştır. Test 16 adet çoktan seçmeli maddeden oluşmaktadır. Araştırma bulguları, üstbilişe dayalı öğrenme ortamlarının öğrencilerin üstbilişsel farkındalık düzeyleri ile matematik başarılarını anlamlı ve olumlu biçimde geliştirdiğini; ancak eleştirel düşünme eğilimlerinde ise anlamlı bir farklılık ortaya koymadığını göstermektedir. Anahtar kelimeler: Üstbiliş, üstbilişsel farkındalık, eleştirel düşünme, improve öğretim modeli, matematik başarısı, öğrenci merkezli öğretim

Semih Umay
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2025
00
DoctorateOpen AccessTR

Probleme dayalı öğrenmenin ortaokul öğrencilerinin matematik başarısına, matematik özyeterliğine ve problem çözme becerilerine etkisi

Bu araştırmada, probleme dayalı öğrenmenin ortaokul öğrencilerinin matematik başarılarına, matematik özyeterliklerine ve problem çözme becerilerine etkisi incelenmiştir. Bu amaçla, Ankara, Çankaya bölgesindeki uygulama izni verilen bir ilköğretim okulu 7. sınıf öğrencilerinden 13 er kişilik iki grup seçilmiştir. Gruplar seçilirken aynı öğretmenin her iki şubeye de derse girmesine dikkat edilmiştir. Deney ve kontrol grupları kura yöntemi ile seçilmiştir. 13 kişilik deney grubuna probleme dayalı öğrenme yöntemi, 13 kişilik kontrol grubuna ise geleneksel yöntemle ders anlatılmıştır. 30 saat süren çalışma sonunda matematik başarı testi, matematik özyeterlik ölçeği, performans görevleri uygulanmıştır. Araştırmada nicel ve nitel bulgular elde edilmiştir. Uygulama sonunda elde edilen nicel veriler SPSS istatistik programı kullanılarak analiz edilmiştir. Nitel olarak da, probleme dayalı öğrenme yöntemine göre ders işlenen deney grubunda öğrencilerin sürece ilişkin görüşlerini, tutumlarını betimlemek amacıyla özdeğerlendirme, grupiçi ve gruplararası değerlendirme formlarından yararlanılmıştır. Veriler analiz edilerek yorumlanmış ve aşağıdaki sonuçlar tespit edilmiştir. Probleme dayalı öğrenme yöntemine göre ders işlenen deney grubunda öğrencilerin matematik başarıları, geleneksel yönteme göre ders işlenen kontrol grubundaki öğrencilerin başarılarından .05 anlamlılık düzeyinde daha yüksek olduğu tespit edilmiştir. Probleme dayalı öğrenme yöntemine göre ders işlenen deney grubunda öğrencilerin matematik dersine yönelik özyeterlikleri, geleneksel yönteme göre ders işlenen kontrol grubu öğrencilerinin özyeterliklerinden .05 anlamlılık düzeyinde daha yüksek olduğu tespit edilmiştir. Yöntemin, üst düzey düşünme becerileri olan problem çözme, ilişkilendirme, mantıksal sonuç çıkarma ve iletişim kurma becerileri üzerindeki etkisini belirlemek amacıyla hazırlanan performans görevlerinin değerlendirilmesi sonucunda probleme dayalı öğrenme yöntemine göre ders işleyen öğrenciler üzerinde olumlu bir etkisinin olduğu belirlenmiştir. Probleme dayalı öğrenme yöntemine göre ders işlenen deney grubu öğrencilerinin sürece ilişkin görüşlerinin olumlu olduğu nitel verilerin analizi sonucunda tespit edilmiştir. Araştırmada elde edilen yukarıdaki bulgular ayrıntılı bir şekilde yorumlanarak çalışmanın sonunda çeşitli önerilere yer verilmiştir.

BaşarıMatematikProblem çözme becerisi+5
Neslihan Usta
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2013
00
DoctorateOpen AccessTR

Ortaöğretim matematik öğretmen adaylarının tek ve iki değişkenli fonksiyonların limiti ve sürekliliği ile ilgili kavram bilgileri arasındaki ilişkilerin incelenmesi

Bu tezin amacı, ortaöğretim matematik öğretmen adaylarının limit ve süreklilik kavramları ile ilgili tek değişkenli fonksiyonlardaki sahip oldukları kavram bilgileri ile çok değişkenli fonksiyonlarda oluşturdukları kavram bilgileri arasında bir ilişkinin olup olmadığını araştırmaktır.Araştırmada yarı deneysel yöntem (quasi-experimental research) izlenmiş olup, çalışmalarda tek grup üzerinde zamanlı test (ön ve son test) uygulamalarına dayanan bir tasarım kullanılmıştır. Bu yöntemin tercih edilme sebebi, yaklaşık bir yıllık bir veri toplama süreci gerektirmesidir. Burada sonuçları sunulan deneysel çalışma, 2007-2008 / 2008-2009 eğitim öğretim yıllarında ve toplam 10 haftalık bir süreçte gerçekleştirilmiştir.Araştırmanın çalışma örneklemi Ankara'da yerleşik bir üniversitenin matematik eğitimi anabilim dalı ortaöğretim matematik öğretmenliği 1., 2. ve 3. sınıf öğrencileri olarak belirlenmiştir. Araştırmanın birinci bölümü 2007 Kasım ayında ortaöğretim matematik öğretmen adayı 45 1. sınıf öğrencisi ile, ikinci bölümü de 2008 Aralık ayında 2. sınıf öğrencisi olan aynı 37 öğretmen adayları ile yürütülmüştür.Ayrıca araştırmaya katkı sağlayacağı düşünüldüğünden, 2007-2008 öğretim yılı sonunda topoloji dersini almış 22 3.sınıf matematik öğretmen adayına, herhangi iki topolojik uzay arasında tanımlanmış reel değişkenli fonksiyonların limiti ve sürekliliği hakkında, açık uçlu sorular içeren bir anket çalışması uygulanmıştır.Toplanan veriler, nitel araştırmanın başlıca örüntüleri belirleme, kodlama ve kategorilere (temalara) ayırma işlemlerini kapsayan ?içerik analizi? tekniğiyle analiz edilmiştir. Ayrıca, görüşülen ve gözlenen bireylerin görüşlerini çarpıcı bir biçimde yansıtmak amacıyla doğrudan alıntılara yer verilmiştir.Araştırmada, adayların tek ve iki değişkenli reel fonksiyonlardaki limit ve süreklilik kavramları hakkında edinmesi gereken asgari kazanımlar belirlenerek, birer envanter oluşturulmuştur. Oluşturulan envanter çalışmaları sonucunda birbiriyle örtüşen 9 kriter ele alınarak, adayların tek değişkenli fonksiyonların limiti ve sürekliliği ile ilgili kavram bilgileri ile çok değişkenli fonksiyonların limiti ve sürekliliğine ilişkin kavram bilgileri kıyaslanmış ve bu bilgiler arasındaki ilişkiler belirlenmiştir.Araştırma sürecinde toplanan veriler kullanılarak, adayların tek ve iki değişkenli reel fonksiyonların limiti ve sürekliliği ile ilgili kavram bilgileri hakkında bazı sonuçlar ortaya konulmuş, yorumlar yapılmıştır. Ayrıca, adayların çok değişkenli fonksiyonların limit ve sürekliliği ile ilgili kavram bilgilerini yapılandırırken, tek değişkenli fonksiyonlarda oluşturdukları kavram bilgilerinin etkileri ve adayların yürüttükleri matematiksel genelleme ve soyutlama süreçlerinde yaşadıkları sıkıntılar ve sebepleri hakkında yorumlar yapılmıştır. Araştırma bulguları çerçevesinde, literatürle birlikte tartışmalara yer verilerek, hem uygulamaya hem de bu konularda araştırma yapmak isteyenlere ve eğitimcilere yönelik önerilerde bulunulmuştur.

Aday öğretmenlerFonksiyonlarKavramsal bilgi+3
Abdullah Çağrı Biber
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessTR

İlköğretim 6. sınıf matematik dersi "kesirler" konusunun öğretiminde kavram haritası kullanımının öğrenci başarısına etkisi

Bu araştırma; Kavram haritaları destekli eğitiminin öğrencilerin matematik dersindeki başarısı üzerindeki etkilerini incelemek amacıyla yapılmıştır.Araştırmanın örneklemini, Ankara İli Keçiören İlçesi Hakan Akbıyık İlköğretim Okulu 6. sınıfında okuyan 71 öğrenci oluşturmaktadır. Çalışmada İlköğretim 6. sınıf şubelerinden bir sınıf deney, bir sınıf kontrol grubu olarak belirlenmiştir. Oluşturulan kontrol ve deney gruplarının denk olduğu yapılan başarı ön testi sonuçlarından görülmüştür.Çalışma 6 hafta süresince devam etmiş olup kontrol grubuna geleneksel öğretim yöntemi ile deney grubuna ise kavram haritası destekli öğretim yöntemi ile ders yapılmıştır.Araştırmada veri toplama aracı olarak, Başarı Testi kullanılmıştır. Hipotezlerin değerlendirilmesi için t-Testi kullanılmıştır. Yapılan istatistiksel analizlerde deney ve kontrol gruplarının başarı son testi puanları arasında deney grubu lehine anlamlı bir farkın ortaya çıktığı görülmüştür.Araştırma sonucunda; ?Kesirler? konusunu kavram haritası destekli öğretimle işlemenin öğrenci başarısını olumlu yönde etkilediği görülmüştür.

Eğitim etkinliği
Atilla Özdemir
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2009
00
Master'sOpen AccessTR

Limit öğretimine alternatif bir yaklaşım

Bu çalışmada, Lise Matematik Dersi Öğretim Programında limit kavramının öğretimi ile ilgili tavsiye edilen yaklaşımla, sonsuz küçük sayı kavramı yardımıyla oluşturulan yaklaşımın, öğrencilerin limit hesaplamalarındaki etkileri incelenmiştir. Bu amaçla 2008-2009 öğretim yılında Ankara'nın bilinen bir Anadolu Öğretmen Lisesi 12. sınıflarından, hazır bulunuşluk testi ve karne notlarıyla denk oldukları belirlenen 27 kişilik bir kontrol ve 27 kişilik bir deney grubu oluşturulmuştur. Deney ve kontrol gruplarında toplam 5 saat süren derslerin işlenişi her iki grupta da aynı şekilde başlamıştır. Daha sonra kontrol grubunda Lise Matematik Dersi Öğretim Programında limit kavramının öğretimi ile ilgili tavsiye edilen yaklaşımla, deney grubunda ise sonsuz küçük sayı kavramı yardımıyla oluşturulan yaklaşımla dersler işlenmiştir.Deney sonrası her iki gruba da bir son test uygulanmış ve öğrencilerin cevap kâğıtları her iki grup için de hazırlanan cevap anahtarları ışığı altında incelenmiştir. Daha sonra elde edilen bulgular karşılaştırılmıştır. Yapılan karşılaştırmalar sonucunda limitin hesaplanmasında sonsuz küçük sayı kavramıyla oluşturulan yaklaşımın, Lise Matematik Dersi Öğretim Programında limit kavramının öğretimi ile ilgili tavsiye edilen yaklaşımdan daha etkili olduğu sonucuna ulaşılmıştır.

Matematik eğitimi
Nurcan Altun
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2009
00
Master'sOpen AccessTR

Geometrik cisimlerin yüzey alanları ve hacimleri konularında bilgisayar destekli öğretimin ilköğretim 8. sınıf öğrenci tutumu ve başarısına etkisi

Bu araştırmada, ilköğretim 8. sınıf düzeyinde, geometrik cisimlerin yüzey alanları ve hacimleri konularında bilgisayar destekli öğretim yönteminin kullanılmasının öğrenci tutumu ve başarısına etkisi araştırılmıştır. Bu doğrultuda araştırma, ön test ? son test kontrol gruplu deneysel desen üzerine modellenmiştir.Araştırma, 2008?2009 Eğitim Öğretim Yılı'nda, 46 8. sınıf öğrencisi ile yürütülmüştür. Araştırmanın deney grubunda bulunan öğrencilerin (n=23) dersleri, beş hafta (20 ders saati) bilgisayar destekli öğretim yöntemi kullanılarak, araştırmacı tarafından hazırlanan eğitim yazılımı ile işlenmiştir. Kontrol grubunda bulunan öğrencilerin (n=23) dersleri ise aynı süreçte geleneksel öğretim yöntemi kullanılarak işlenmiştir. Araştırmada kullanılan veriler, daha önceden geçerliği ve güvenirliği hesaplanmış bir matematik dersi tutum ölçeği ve araştırmacı tarafından hazırlanan matematik başarı testi ile elde edilmiştir. Verilerin çözümlenmesinde t testi kullanılmıştır.Verilerin analiz edilmesiyle elde edilen sonuçlarda, deney ve kontrol grubundaki öğrencilerin uygulama süreci sonunda matematik başarılarında artış olduğu görülmüş, ancak bu artışın deney grubunda kontrol grubuna oranla anlamlı derecede daha yüksek olduğu gözlenmiştir. Bunun yanında deney grubu öğrencilerinin uygulama sonrasında matematik dersine karşı tutum puanları ortalamalarının, uygulama öncesindeki tutum puanı ortalamalarına göre anlamlı düzeyde daha yüksek olduğu sonucu da elde edilmiştir. Bilgisayar destekli öğretim yönteminin uygulandığı deney grubu öğrencilerinin uygulama sonundaki matematik başarıları cinsiyete göre incelendiğinde ise kız ve erkek öğrencilerin başarı ortalamalarında anlamlı bir fark bulunamamıştır. Elde edilen sonuçlar, geometrik cisimlerin yüzey alanları ve hacimleri konularında bilgisayar destekli öğretimin 8. sınıf öğrencilerinin tutumuna ve matematik başarısına olumlu etki ettiğini göstermektedir.

Zeynep Yıldız
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2009
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaöğretim matematik öğretmen adaylarının eğitim fakültelerindeki geometri derslerinin meslekteki uygulamalarına etkileri ile ilgili görüşleri

Bu araştırmanın amacı bir grup ortaöğretim matematik öğretmen adayının kendi programlarında verilen geometri derslerinden ne ölçüde yararlandıkları ve bu dersler ile ortaöğretimde kendileri öğretmen olduklarında okutacak oldukları dersler arasındaki benzerlik ve farklılıkların ortaya çıkarılmasıdır. Katılımcılar Türkiye'deki bir büyükşehir devlet üniversitesinin Ortaöğretim Fen ve Matematik Alanları Eğitimi Bölümü Matematik Öğretmenliği programında lisans eğitimi alan beş öğretmen adayından oluşmaktadır. Verilerin toplanması amacıyla katılımcılara 1985-2006 yılları arasında Öğrenci Seçme Sınavında (ÖSS) çıkmış sorulardan oluşan çoktan seçmeli bir test uygulanmış, daha sonra birebir görüşmeler yapılarak bu soruları çözerken, işlenen derslerden ne ölçüde yararlandıkları konusunda görüşleri alınmıştır.Veriler gömülü teori kapsamındaki tekniklerden biri olan açık kodlama yöntemi ile analiz edilmiştir. Bu çerçevede öğretmen adaylarıyla yapılan görüşmeler bulguların güvenilirliği açısından, araştırmacı ve aynı üniversitede yüksek lisans yapan bir arkadaşı tarafından cümle cümle kodlanarak benzer veriler bir araya getirilmiştir. Bundan sonra yapılan görüşmelerden elde edilen veriler benzerlik ve farklılıklarına göre boyutları ile birlikte gruplanmış ve bunların sonucunda kategorilere ulaşılmıştır. Bu kategoriler de birbirleriyle ve kendi aralarında karşılaştırılarak aşağıdaki bulgulara ulaşılmıştır:1.Öğretmen adayları üniversitede verilen derslerin fazla akademik olduğunu ve uygulamaya gereken önemin verilmediğini düşünmektedir.2.Öğretmen adayları üniversitede okutulan geometri dersleri ile ortaöğretimde öğretmen olunca işleyecekleri dersler arasında yeterli ölçüde bağlantı kuramamaktadır.3.Öğretmen adayları ortaöğretim geometrisinde yer alan temel kavramların nasıl öğretileceği konusunda eğitim almak istemektedir.Son olarak, bu bulgular yardımıyla eğitim süresince karşılaşılan zorlukların giderilmesi için bazı öneriler sunulmuştur. Bu önerilerden ön plana çıkan birkaç tanesi şu şekildedir:1.Eğitim Fakültelerinin Matematik Öğretmenliği bölümünde öğrencilere verilen geometri derslerinin içerik olarak gözden geçirilmesi tavsiye edilebilir.2.Geometri derslerinin çok ağır ve akademik olmaktan çıkarılıp uygulamaya yönelik derslere ağırlık verilmesi tavsiye edilir.3.Eğitim Fakültelerinin Matematik Öğretmenliği bölümünde öğretmen adaylarına Ortaöğretim geometrisi ile ilgili dersler verilebilir.4.Öğretmen adaylarına Ortaöğretim geometrisindeki bazı temel kavramların öğretimi ile ilgili bir ders verilebilir.Anahtar Kelimeler: Öğretmen Adayları, Geometri Dersleri, Ortaöğretim Geometrisine Yönelik Geometri Öğretimi

Aday öğretmenlerEğitim fakülteleriGeometri+5
Betül Şerbetçi
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2009
00
Master'sOpen AccessTR

5E modeline uygun öğretim etkinliklerinin 7. sınıf öğrencilerinin matematik dersindeki akademik başarılarına etkisi

Bu çalışmanın amacı, ilköğretim 7. sınıf matematik dersi, çember, daire ve silindir konularının öğretiminde yapılandırmacı yaklaşıma dayalı 5E Modeline yönelik öğretim etkinlikleri uygulamanın, geleneksel öğretim yöntemlerine kıyasla öğrencilerin akademik başarıları üzerine olan etkisini karşılaştırmaktır.Araştırma 2006- 2007 eğitim- öğretim yılının ikinci döneminde Ankara ili, Keçiören ilçesine bağlı bir ilköğretim okulunda uygulanmıştır. Uygulamaya 7. sınıfların iki farklı şubesinde öğrenim gören toplam 52 öğrenci katılmıştır. Deney ve kontrol grupları iki şube arasından rasgele belirlenmiştir. Dersler araştırmacı tarafından toplam 5 hafta süreyle; kontrol grubunda geleneksel öğretim yöntemleri, deney grubunda ise 5E Öğretim Modeline göre planlanan ders etkinlikleri ile yürütülmüştür. Araştırmada, ön test - son test kontrol gruplu model (Karasar,1999) kullanılmıştır. Çember, Daire ve Silindir Konuları Başarı Testi öğrencilere ön test ve son test olarak uygulanmıştır. Çalışma sonucunda elde edilen veriler SPSS paket programı kullanılarak değerlendirilmiştir. Veri analizinde t- Testi kullanılarak grupların ön test ve son test puanlarının ortalaması arasında anlamlı bir fark olup olmadığına bakılmıştır. Analiz sonuçları, Çember, Daire ve Silindir konularını öğrenmede, yapılandırmacı yaklaşıma dayalı 5E Modeline yönelik etkinliklerle öğrenen öğrencilerin, geleneksel yöntemlerle öğrenim gören öğrencilerden daha başarılı olduklarını göstermiştir.Anahtar Kelimeler: Yapılandırmacı Öğrenme Kuramı, 5E Modeli, Matematik Öğretimi.

Esra Teltik Başer
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2008
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaöğretim öğrencilerinin uygun problem çözme stratejisi kullanabilme becerileri

Bu çalışmanın amacı, problem çözme stratejilerini geliştirmek için oluşturulan öğretim durumunun 11. sınıf öğrencilerinin çeşitli problem çözme stratejilerini kullanabilme ve problem çözerken uygun olanları seçebilme becerilerine etkilerini araştırmaktır.Araştırmada; nicel yöntemlerden, bir gruplu ön test-son test deseni ile nitel yöntemlerden, fenomenografik yöntem kullanılmıştır. Araştırmaya 11. sınıf öğrencilerinden, 10 öğrenci katılmıştır. 10 hafta boyunca deneysel olarak yürütülen çalışmanın verileri, uygulamanın başında ve sonunda uygulanan ön test ve son testin yanı sıra uygulama esnasında verilen ödevlerle uygulama sonunda öğrencilerle yapılan görüşmelerden elde edilmiştir.Verilerin analizinde, öğrencilerin ön test, son test ve ödevlerdeki problem çözümleri, verilen bir stratejiyi kullanabilme ve uygun strateji seçme becerileri bakımından, öğrencilerin verilen bir stratejiyi kullanabilme sıklıklarına bakılarak incelenmiştir. Öğrencilerin problemlerin çözümünde seçtikleri uygun stratejiler ise, ön test ve son test karşılaştırılarak incelenmiştir. Öğrencilerin görüşleri ise nitel araştırma yöntemlerinden fenomenografik yöntemle karşılaştırılmış, kategorilere ayrılmış ve yorumlanmıştır.Verilerin analizi sonucunda, ?oluşturulan öğretim durumun? uygun stratejilerin seçimine, kullanımına ve problem çözmeye olumlu bir etkisi olduğu görülmüştür. ?Oluşturulan öğretim durumunun? daha uzun süreli gerçekleştirilmesi halinde bu etkinin daha da artacağı izlenimi edinilmiştir. Ayrıca, öğrencilerin bir problemin çözümünde kullanılabilecek pek çok stratejinin var olduğunun farkına vardıkları ve yeni öğrendikleri stratejileri kullanmaya eğilim gösterdikleri tesbit edilmiştir.Anahtar kelimeler: Problem çözme stratejileri, Problem çözme

Problem çözme
Elçin Emre
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2008
00
Master'sOpen AccessTR

Öğretmen adaylarının bazı geometrik kavramlarla ilgili sahip oldukları kavram imajlarının ve imaj gelişiminin incelenmesi üzerine fenomenografik bir çalışma

Bu araştırmanın amacı; bazı geometrik kavramlar ile ilgili öğretmen adaylarının sahip oldukları kavram imajlarını keşfetmek ve kavram imajlarındaki gelişimleri anlamaktır. Katılımcılar, bir devlet üniversitesinin Orta Öğretim Fen Ve Matematik Alanları Eğitimi Bölümü Matematik Öğretmenliği Anabilim Dalında lisans eğitimi alan beş öğretmen adayından oluşmaktadır. Bu çalışma katılımcıların sahip oldukları kavram imajlarını ve imaj gelişimlerini keşfetmek için yapılan bir eğitim deneyimine dayanmaktadır. Bu eğitim deneyimi öğretmen adaylarının lisans seviyesinde aldıkları Seçmeli Geometri dersidir.Beş öğretmen adayı amaçlı örneklem tekniğine( Patton, 1990) göre seçilmiş ve çalışmaya gönüllü olarak katılmışlarıdır. Veriler; görüşmeler, öğrencilerin yazılı dokümanları (testler ve vize sınavı) ile sınıf gözlemlerinden elde edilmiştir. Yapılan analizde özel olarak, katılımcıların verdikleri cevaplar doğrultusunda sahip oldukları kavram imajlarını teşhis etmek üzere, görüşme sorularına odaklanılmıştır. Elde edilen verilerin tamamı genel olarak Tall ve Vinner(1981) tarafından geliştirilen kavram imajı ve kavram tanımı yapısı esas alınarak analiz edilmiştir.Verilerin analizinde öğretmen adaylarının görüşleri fenomenografik yöntemle karşılaştırılmış, kategorilere ayrılmış ve yorumlanmıştır. Büyük bir veri yığınının ışığı altında, şu açıklamalar yapılabilir: geometrik kavramları içeren bir problem durumu ile karşı karşıya gelen öğretmen adayları farklı tecrübelerinin etkileriyle şu eylemleri gerçekleştirmektedir. (1) Sadece kazandıkları yeni kavram imajlarını kullanmaktadırlar. (2) İlk olarak yeni kavram imajı ile problemin üstesinden gelmeye çalışmakta, eğer bunu başaramazlarsa eski kavram imajına geri dönmektedirler. (3) Problem çözme sürecinde eski ve yeni kavram imajlarını birlikte kullanmayı tercih etmektedirler.Araştırmadan çıkan bir diğer bulgu ise, öğretmen adayları problem çözmeye çalışırlarken uygun bir kavram imajı kullanmaya gereksinim duymaktadır. Aksi halde öğretmen adayları amaçlanan davranışı sergileyememektedirler. Araştırma için baz alınan Seçmeli Geometri dersi öncesinde geometrik kavramlarla ilgili uygun kavram imajı geliştiremeyen öğretmen adaylarının, dersin sonunda uygun kavram imajı geliştirdikleri görülmüştür.Anahtar Kelimeler: Geometri Öğretimi, Geometrik Kavramlar, Öğretmen Adayları, Açı, Çember, Geometrik Yer, Metrik, Kavram İmajı, İmaj Gelişimi.

Aday öğretmenlerGeometri öğretimiÇember
Hilal Gülkılık
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2008
00
Master'sOpen AccessTR

İlköğretim sekizinci sınıf öğrencilerinin "basamak" ve "basamak değeri" kavramları ile ilgili zihinsel yapılarının incelenmesi

Bu araştırmanın amacı, öğrencilerin ?basamak? ve ?basamak değeri? ile ilgili kavrayışlarını belirleyebilmektir. Bu kavrayışları belirleyebilmek için ?basamak? ve ?basamak değeri? kavramlarının (a) matematiksel yapısından (b) tarihsel yapısından (c) matematik programı içindeki yerinden yararlanılmıştır.Araştırmanın modelini nitel araştırma desenlerinden durum çalışması oluşturmaktadır. Araştırmaya 8. sınıf öğrencilerinden, 7 öğrenci katılmış ve her bir öğrenci ayrı bir ?durum? olarak incelenmiştir. Veriler, öncelikle, araştırmacılar tarafından hazırlanan ve pilot çalışması daha önceden yapılan bir ölçekle 119 sekizinci sınıf öğrencisinden yazılı olarak toplanmıştır. Daha sonra da ölçekten elde edilen verilerden yararlanılarak maksimum çeşitliliği sağlayacağı düşünülen 7 öğrenci ile görüşme formu yardımıyla bire bir görüşmeler yapılmıştır.Veriler betimsel analize tabi tutularak, her bir ?durum? ayrı ayrı irdelenmiştir. Verilerin analizinden elde edilen bulgulara göre, katılımcıların çoğunda, onluk sayı sisteminde ?basamak? kavramının yer ile, ?basamak değeri? kavramının ise bir çarpım sonucu ile ilgili olduğu belirlenmiştir.Katılımcılar, onluk sayı sisteminde ifade edilen sayılarda birden fazla basamağın bulunabileceğini, sayının yazılışındaki rakamın miktarının ?konum?u ile değiştiğini, basamak değerinin sayıyı oluşturan rakamlar tarafından belirlendiğini ve bir ondalık sayıda kesirli kısımdaki rakamların da birer ?konum?a sahip olduğunu düşünmektedirler.Ayrıca katılımcıların çoğunun, onluk sayı sisteminden farklı bir sayı sistemindeki ?basamak? ve ?basamak değeri? ile ilgili fikirlerini açıklarken, onluk sayı sistemindeki ?basamak? ve ?basamak değeri? kavramları ile ilgili alışkanlıklarını sürdürmeye devam ettikleri gözlemlenmiştir.

Matematik eğitimiMatematiksel kavramlarSayı kavramı+1
Hatice Aydan Kaplan
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2008
00
DoctorateOpen AccessTR

Farklı yaş gruplarındaki öğrencilerde yapılanmış sonsuzluk kavramlarının araştırılması

Bu çalışmada repertuar çizelge tekniği ve gömülü teori (grounded theory) kullanılarak doktora ve ilköğretim öğrencilerinin sonsuzluk kavramı ile ilgili bilişsel seviyelerinin ve yapılarının (constructs) ortaya çıkarılması amaçlanmıştır. Ayrıca bir ilk olarak, ilköğretim öğrencilerini sonsuzluk kavramı ile ilgili konulara yönlendirmek için görüşmelerde çizgi filmlerden ve animasyonlardan yararlanılmıştır. Buna göre görüşme ve gözlem yapılarak, animasyon izletilerek ve bir takım etkinlikler uygulanarak sistematik bir şekilde veri toplanmış, kodlama ve analiz süreçleri ile bu veriler değerlendirilerek yapılar ve kategoriler arasındaki ilişkileri gösteren şemalar elde edilmeye çalışılmıştır.İlk uygulanan teknik, bir metropol üniversitesinin matematik eğitimi anabilim dalı doktora öğrencilerinden 2006-2007 öğretim yılı güz döneminde küme teorisi dersini alan 4 öğrenci ile yapılan çalışmada yararlanılan Repertuar Çizelge Tekniğidir. Öğrencilerin sonsuzluk kavramı ile ilgili bütün yapılarının ortaya çıkarılması ve yapı ilişkilerinin elde edilmesi için Repertuar Çizelge Tekniği (RÇT) kullanılmıştır. Küçük yaş grubundaki (10-13 yaş) öğrenciler ile yapılan çalışmada ise gömülü teori (Grounded Theory) yaklaşımı takip edilmiştir. Görüşmelerde kullanılan sorular, literatür ve filmler dikkate alınarak hazırlanmış ve üç farklı yaş grubundaki öğrenci ile pilot çalışma yapılmıştır. Ayrıca araştırmanın güvenilirliğini arttırmak için öğrencilere bir takım etkinlikler verilmiş ve öğrencilerden bu etkiliklerdeki sorulara cevap vermeleri istenmiştir.Araştırmanın sonucunda; öğrencilerin başlangıçta genel anlayışlarının daha çok potansiyel sonsuzluk anlayışına uygun olduğu, aldıkları eğitime göre standart olmayan analizin etkilerinden bahsedilebileceği, yapılan küme teorisi derslerinin öğrencilerin anlayışlarını aktüel sonsuzluğa doğru yönlendirdiği gözlemlenmiştir. İlköğretim öğrencileri ile yapılan çalışma sonucunda ise bu yaş grubunun potansiyel sonsuzluk gibi literatürde geçen bazı sonsuzluk anlayışlarını taşıdıkları görülmüş; fakat anlayışlarının tamamıyla ileri yaşlarda görülen potansiyel sonsuzluk anlayışı gibi olmadığı, standart olmayan analize uygun olan anlayışlar gibi farklı anlayışların ipuçlarının bu yaş grubunda olabileceği belirlenmiştir. Hatta bunun yanında ilköğretim öğrencileri ile doktora öğrencileri arasında sonsuzluk ile ilgili benzer anlayışların olduğu görülmüştür. Son olarak her ne kadar repertuar çizelge tekniği ile gömülü teori yaklaşımı çok farklı iki teorik yapıya sahip olsa da oldukça uyumlu oldukları görülmüş, iki tekniğin uygulanması ile ortaya çıkan bilişsel yapıların oldukça benzer olduğu belirlenmiştir.

Serdar Aztekin
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2008
00
Master'sOpen AccessTR

Farklı içerik bilgisi seviyelerindeki lise matematik öğretmen adaylarının ders planlarında gözlenen pedagojik içerik bilgilerinin incelenmesi

Kahan ve arkadaşları, matematik öğretmenlerinin içeriği bilmeleri ile öğretimleri arasındaki ilişkiyi araştırmak isteyenlere rehberlik etmek amacıyla bir çatı geliştirir ve açıklarlar. Çatının, içeriği bilme sonucunda ortaya çıkan, öğretim öğeleri ve öğretme süreçleri olmak üzere iki boyutu vardır. Öğretim öğeleri ile öğretme süreçleri arasındaki karşılıklı etkileşim son zamanlarda literatürde de tartışılmaktadır.Öğretim süreçlerinden birisi derse hazırlık ve planlamadır. Bu çalışmanın amacı aday lise matematik öğretmenlerinin ders planlama sürecindeki pedagojik içerik bilgilerinin durumunu öğrenmektir. Bu amaç doğrultusunda teorik olarak farklı matematiksel içerik bilgisi seviyelerindeki altı aday lise matematik öğretmeni seçilmiştir. Bu çalışmanın verileri, katılımcıların sınıflarında uygulamak üzere hazırladıkları ders planları ve görüşmeler aracılığıyla toplanmıştır.Öğretmen adaylarının içerik bilgileri ile ilgili durumları, lise matematik/geometri ders programına ait öğrenme alanı ile ilişkili olan lisans derslerindeki not dökümleri ve araştırmacılar tarafından hazırlanmış dört ölçek kullanılarak ortaya koyulmaya çalışılmıştır. Hazırlanan ölçekler uzmanlar tarafından da onaylanmıştır. Öğretmen adayların pedagojik içerik bilgilerinin durumu ise her birinin öğretmenlik uygulaması dersinde tasarladıkları ders planlarından onar tanesi ve görüşme kayıtları kullanılarak belirlenmeye çalışılmıştır. Araştırmacıların literatür yardımıyla iyice ayrıntılandırılarak hazırlandığı rubrikler, ders planlarını incelemek amacıyla kullanılmıştır. Araştırmaya bu açıdan bakıldığında nitel bir çalışma olup araştırmanın daha çok durum çalışması niteliğinde tasarlandığını söylemek yanlış olmayacaktır.Katılımcıların ders planları ile görüşmeler göz önüne alındığında, aşağıdaki sonuçlara ulaşılmaktadır:a ) Öğretmen adaylarının neredeyse tümü ?amaç ve kazanımların öğrencilerle paylaşılması? ile ?etkinlik ve temsillerin seçimi? öğelerinde iyidir. Bu adayların en zayıf oldukları öğeler ise ?zaman ayarlaması? ile ?etkileşim?dir.b ) Geometri ve sayılar öğrenme alanlarında daha güçlü içerik bilgisine sahip olan öğretmen adayları, derslerini geliştirilme hususunda diğer katılımcılardan daha iyidirler.c ) İçerik bilgisi en güçlü olan öğretmen adayının pedagojik içerik bilgisi en zayıftır.d ) İçerik bilgisi daha güçlü olan öğretmen adaylarının pedagojik içerik bilgisi daha zayıftır.

Gökçen Yüksel
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2008
00
Master'sOpen AccessTR

Gerçekçi matematik eğitimi yönteminin ilköğretim 6. sınıflarda kesir kavramının öğretimine etkisi

Bu arastırmada, ilkögretim 6. sınıflarda, kesirler kavramının, gerçekçi matematik egitimi yöntemi ve geleneksel ögretim yöntemi ile islenmesinin ögrenci basarısı üzerine etkileri incelenmistir. Arastırma, 2005-2006 egitim-ögretim yılı, ikinci dönemde Terkehaliller ve Siremirçavus lkögretim Okulu 6. sınıfa devam eden 45 (kırkbes) ögrenciyle yürütülmüstür. Bu okullarda 6. sınıf tek subeden olusmaktadır. Sınıflar rastgele (random) ikiye bölünerek her sınıftan birer kontrol ve deney grubu olusturulmustur. Uygulama sonrası istatistikler her iki okulun deney ve kontrol grupları birlestirilerek tek deney ve tek kontrol grubu üzerinden yapılmıstır. Uygulama öncesi deney ve kontrol gruplarının aldıkları ön test puanları kullanılarak yapılan bagımsız t-testine göre kesir kavramına yönelik basarı düzeylerinde anlamlı bir fark olmadıgı görülmüstür. Kesir kavramının ele alındıgı ders, deney grubunda Gerçekçi Matematik Egitimi prensiplerine göre düzenlenmis bir ögretim ortamında, kontrol grubunda ise geleneksel ögretim ortamında sürdürülmüstür. Uygulamadan sonra yapılan son testten elde edilen puanlara göre deney ve kontrol grubunun kesir kavramına yönelik basarıları arasında anlamlı bir fark olup olmadıgı bagımsız t-testi kullanılarak belirlenmistir. Ayrıca her iki grubun uygulama öncesi ve sonrası kesir kavramına yönelik basarıları eslestirilmis t testi ile kontrol edilmistir. Arastırmanın ortaya koydugu bulgular ısıgında, Gerçekçi Matematik Egitimi yöntemine göre islenen dersin geleneksel ögretim yöntemine göre anlamlı sekilde etkili oldugu görülmektedir. Arastırmanın sonucunda bazı önerilerde bulunulmustur.

Nurcan Demirdöğen
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2007
00
Master'sOpen AccessTR

Ck¢ modeline göre 10.sınıf öğrencilerinin geometrik yer kavramına ilişkin kavramaları üzerine nitel bir araştırma

Araştırmanın başlangıcında öğrenmenin nasıl gerçekleştiğini ortaya çıkarmaya çalışanmodellerden birisi olan cK¢ modelinin teorik alt yapısı araştırılmış, ilgili kaynaklar taranmışve yapılan incelemeler sonunda araştırma projesi hazırlanmıştır. Literatürde kavramalar veöğrenciler tarafından oluşturulan kavramalar hakkında birçok araştırma bulunmaktadır.Kavramaların kapsamlı bir teşhisi öğrenmenin ne kadarının gerçekleşip ne kadarınıngerçekleşmediğinin öğrenilmesi hususunda önemlidir. Bunun yanında kavrama, doğrudangözlenilebilir bir unsur değildir. Doğrudan gözlenilebilir unsurlar, öğrencilerin kullandıklarıişlemler, problem çözüşleri, çözdükleri problemleri açıklarken kullandıkları dil ve öğrencilereait kontrol yapılarıdır. Öğrenmenin gerçekleşmesi ve kalıcı olması için bu doğrudangözlenilebilir unsurların dikkate alınması gerekmektedir. cK¢ modeli de öğrencikavramalarının bu şekildeki bir teşhisine olanak sağlamaktadır. cK¢ modelinin çıkış noktası,Fransız matematik eğitimcisi Brousseau tarafından 1970 ve 1990 yılları arasında geliştirilmişolan ?Öğretici Durumlar Teorisi (The Theory of Didactical Situations)? dir. Bu teorinin amacı,matematikte yer alan öğretici durumlarda (didactical situations) meydana gelen öğrenmelerinnasıl gerçekleştiğini ortaya çıkarmak ve öğrenciyi epistemolojik konu olarak modellemektir.cK¢ modeli problem durumlarının matematiksel bilginin asıl kaynağı olduğu varsayımınıkabul ederek, öğrenmenin nasıl gerçekleştiğini ortaya çıkarmaya çalışan bir modeldir.Bu araştırmada veri toplama aracı olarak 10. sınıf öğrencileri için araştırmacı vearaştırmacının danışmanı tarafından bir çalışma kağıdı hazırlanmıştır. Çalışma kağıdı, cK¢modeline göre 10. sınıf öğrencilerinin ?geometrik yer? kavramı ile ilgili kavramalarını ortayaçıkarmak için hazırlanmıştır.Araştırma, Ankara'da özel bir dershanede eğitim alan ikişer öğrenciden oluşan 6 grupyani 12 öğrenci ile yapılmıştır. Araştırmacı ve araştırmacının danışmanı tarafından çalışmakağıdında yer alan soruların cK¢ modeline göre matematiksel analizi yapılmıştır.Öğrencilerden elde edilen verilerin, cK¢ modeline göre analizi yapılmıştır. Bu analizler,araştırmacı ve araştırmacının danışmanı tarafından yapılan matematiksel analiz ilekarşılaştırılmış ve yorumlanmıştır. Bu karşılaştırmalardan çıkarılan sonuçlar olaraköğrencilerin sahip olduğu ?geometrik yer? kavramalarını iyi yapılandırmadıkları, yanlışkavramalara sahip oldukları ve bu kavram yanılgılarını irdelemeksizin kullandıklarıgörülmüştür. ?Geometrik yer? kavramı ile ilgili öğrenci kavramalarının sezgisel olarakyapılandırıldığı sonucuna da varılmıştır. Öğrenci kavramalarının, cK¢ modeline göre yapılananalizin, öğretilen içeriğin öğrencide ne derece yapılandığını ortaya çıkarmak açısındanönemli olduğu bu araştırmada görülmüştür. Bu model sayesinde araştırmacı tarafından,öğretilen ve öğrenilen kavramlar hakkında daha geniş perspektif içeren yorumlaryapılabilmiştir. Ayrıca araştırma bulguları çerçevesinde, hem bu uygulamaya hem de bukonularda çalışma yapmak isteyen eğitimcilere ve araştırmacılara yönelik önerilerdebulunulmuştur.

Gönül Yazgan
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2006
00
Master'sOpen AccessTR

Bir öğretim materyali olarak bilgisayar destekli matematik yazılımlarının değerlendirilmesi

Bu çalışmada, matematik eğitimi alanında kullanımları oldukça yaygınlaşmışolan bilgisayar cebiri sistemleri ele alınmıştır. Günümüzde en çok tercih edilenbaşlıca bilgisayar cebiri sistemleri genel özellikleri ile tanıtılmış, bu sistemlerintemelinde yer alan sembolik hesaplama teorisi giriş seviyesinde anlatılmıştır.Bilgisayarların matematiğin öğretimindeki rollerini vurgulayan araştırmalarincelenmiş, bu çalışmalar ışığında, bilgisayar cebiri sistemlerinin matematikeğitimindeki kullanımları değerlendirilmiştir.

İnci Çiftçi
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2006
00