
1.554
Arşivlenen Tez
6
DOI Atanmış
0%
DOI Oranı
Anabilim Dalı
Etkileşimli tahtanın Türkçe dersinde kullanımının ortaokul öğrencilerinin akademik başarı ve tutumlarına etkisi
Etkileşimli tahtanın Türkçe dersinde kullanımının ortaokul öğrencilerinin akademik başarı ve tutumlarına etkisi Bu araştırmanın amacı, Etkileşimli tahtanın Türkçe dersinde kullanımının öğrencilerin akademik başarılarına, Türkçe dersine ve Türkçe dersinde etkileşimli tahta kullanımına yönelik tutumlarına etkisini ortaya koymaktır. Araştırma, ön test-son test kontrol gruplu modele dayanan yarı deneysel bir çalışmadır. Araştırmanın çalışma grubunu, 2016-2017 eğitim ve öğretim yılında Kütahya ili, Yunus Emre Ortaokulunda bulunan 8-A kontrol grubu ve 8-C deney grubu olmak üzere toplam 50 öğrenci oluşturmaktadır. Araştırmanın uygulama kısmı 6 hafta süresince, haftada 2 ders saati olmak üzere toplamda 12 ders saatinde gerçekleştirilmiştir. Türkçe dersindeki "Cümle Çeşitleri" konusu deney grubunda bulunan 25 öğrenciye etkileşimli tahta kullanılarak, kontrol grubunda bulunan 25 öğrenciye ise etkileşimli tahta kullanılmadan sıradan tahta ile işlenmiştir. Araştırmayı iki grupta da araştırmacı yürütmüştür. Çalışma gruplarındaki öğrencilerin Türkçe dersine yönelik başarılarını ölçmek amacıyla araştırmacı tarafından geliştirilen 20 soruluk "Cümle Çeşitleri Başarı Testi" kullanılmıştır. Her iki grup öğrencilerinin Türkçe dersine yönelik tutumlarını ölçmek amacıyla 2014 yılında Topçuoğlu Ünal ve Köse tarafından geliştirilen "Türkçe Dersine Yönelik Tutum Ölçeği" kullanılmıştır. Etkileşimli tahta ile ders işlenen deney grubunun Türkçe dersinde kullanılan etkileşimli tahtaya yönelik tutumunu ölçmek amacıyla 2016 yılında Topçuoğlu Ünal ve Tayfa tarafından geliştirilen "Türkçe Dersinde Etkileşimli Tahtaya Yönelik Tutum Ölçeği" kullanılmıştır. Çalışmada toplanan veriler bağımsız örneklem t-test ve bağımlı örneklem t-testi kullanılarak analiz edilmiştir. Araştırmanın sonucunda etkileşimli tahta ile ders işlenen deney grubu öğrencilerinin derse yönelik akademik başarılarının, klasik tahta ile ders işlenen kontrol grubu öğrencilerinin derse yönelik akademik başarılarına göre istatistiksel olarak anlamlı düzeyde arttığı görülmüştür. Bu sonuçtan hareketle Türkçe dersinde etkileşimli tahta kullanımının öğrencilerin akademik başarılarına büyük katkı sağladığı söylenebilir. Araştırmanın diğer sonuçlarına bakıldığında etkileşimli tahta kullanımının Türkçe dersine yönelik öğrenci tutumunu yükselttiği fakat bu yükselişin istatistiksel olarak anlamlı düzeyde olmadığı görülmüştür. Etkileşimli tahtanın kullanıldığı deney grubunun Türkçe dersinde etkileşimli tahtaya yönelik tutumu, uygulama sonunda istatistiksel olarak anlamlı düzeyde yükselmiştir. Anahtar Kelimeler: Etkileşimli tahta, FATİH Projesi, öğrenci başarısı, öğrenci tutumu, Türkçe dersi
Ortaokul öğrencilerinin telaffuz hataları üzerine bir inceleme
Ortaokul Öğrencilerinin Telaffuz Hataları Üzerine Bir İnceleme Konuşma insan iletişiminde en etkili, en hızlı ve en pratik yollardan biridir. Toplumsal yaşamın vazgeçilmez bir ögesidir. Etkili bir iletişim başarı için, etkili ve düzgün bir konuşma da etkili iletişim için elzemdir. Bu çalışmada ortaokul öğrencilerinin hazırlıksız konuşma esnasında yaptıkları telaffuz hataları incelenmiştir. Kütahya ilinin Domaniç ilçesindeki bir devlet ortaokulunda öğrenim gören 7. sınıf öğrencilerinden rastgele yöntemle seçilen 25 öğrencinin konuşmaları incelenmiş ve sonuçlar; telaffuz hatalarının oranı, türleri, hazırlıksız konuşma süreleri ve bunların cinsiyete göre oranı gibi değişkenler açısından incelenmiştir. Araştırma, tarama modelinde desenlenmiştir. Verilerin toplanmasında yarı yapılandırılmış gözlem tekniğinden faydalanılmıştır. Ses kaydı ve konuşma gözlem formlarıyla verilerin toplanması sağlanmıştır. Öğrencilerin hazırlıksız konuşma yapacakları konular, Türkçe öğretimi programındaki konuşma amaç ve kazanımları ile Türkçe ders kitaplarındaki temalar dikkate alınarak oluşturulmuştur. Oluşturulan 44 konuşma konusu uzman görüşüne sunulmuş ve öğrencilere en uygun 20 konu belirlenmiştir. Araştırma sonucunda öğrencilerde telaffuz hataları tespit edilmiştir. Öğrencilerin tamamında yerel ağız kullanımı görülmüştür. Bunu atlama (%64), gevşeklik (%52), gereksiz ses kullanımı (%52), vurgu ve tonlama hatası (%36) takip etmektedir. Yerel ağız kullanımından kaynaklı hataların başında ise çoğul ekinin yanlış kullanımı (%95), sert sessizlerin yumuşak söylenmesi (%95) ve şimdiki zaman ekinin yanlış kullanımı (%85) gelmektedir. Konuşma süresi bakımından erkekler kızlardan 8 saniye daha uzun konuşmuş, telaffuz hatası yönünden de kızlar %5 daha başarılı çıkmıştır.
Türkiye'de öğretmen açığının giderilmesinde başvurulan alternatif uygulamaların incelenmesi
Türkiye'de Öğretmen Açığını Gidermede Başvurulan Alternatif Uygulamaların İncelenmesi (1961-1996) Türkiye'de 1961 yılından itibaren öğretmen istihdamı konusunda yaşanan alternatif kaynakların kullanımı sorunu detaylı bir şekilde ele alınmış değildir. Türkiye'de normal atama yolları dışında gerçekleştirilen "10" ayrı öğretmen atama uygulamasına doküman incelemesi yoluyla ulaşılmıştır. Bu atama yollarına ait gerekçe, süreç ve sonuçlar, ulaşılan birinci, ikinci el kaynaklardan elde edilen veriler ışığında ele alınmıştır. Alternatif öğretmen atama yolları, ulaşılan bulgular aracılığıyla açıklanmaya çalışılmış, önceki ve sonraki öğretmen atama uygulamaları ile ilişkilendirilmiş ve son olarak tüm bu alternatif yolların gerekçe ve sonuçları anlamlandırılmaya çalışılmıştır. Elde edilen veriler, Araştırmada, bu alternatif formüllerin esas gerekçesinin, çeşitli nedenler ile sürekli artış gösteren öğretmen açığından kaynaklandığı tespit edilmiştir. Uygulamaya konulan plan ve programların kısa vadede yarar sağlaması umulmuş ancak hem dönemin ekonomik yapısı hem de siyasi ve sosyal ortamı buna imkân vermemiştir. Bazı uygulamalar ilgili öğretim yılında sona ermiş ya da birkaç yıl içinde başka öğretim mevzuatı içerisinde yer almıştır. Diğer taraftan ücretli öğretmenlik ve yedek subay öğretmenlik uygulamalarının ise halen devam ettiği görülmektedir. Bu tür uygulamalar, sonuçları itibariyle nitelik açısından önemli kayıplara neden olmuştur. Bu araştırmada, öğretmenliğin niteliğinin, söz konusu süreçte nicelik karşısındaki durumu kronolojik ve metodolojik olarak aydınlatılmaya çalışılmıştır. Anahtar kelimeler: Alternatif uygulamalar, eğitim, öğretmenlik, öğretmen açığı, öğretmen atamaları
Sosyal bilgiler öğretmen adaylarının medya okuryazarlığı algılarının incelenmesi
Bu araştırmanın amacı sosyal bilgiler öğretmen adaylarının medya okuryazarlık algılarının çeşitli değişkenlere göre farklılaşıp farklılaşmadığını bir ölçek geliştirerek incelemektir. Bu amaçla araştırmacı tarafından Medya Okuryazarlık Algı Ölçeği (MOAÖ) geliştirilmiş ve uygulanmıştır. Araştırma betimsel tarama modelinde desenlenmiştir. Araştırmanın çalışma grubu, belirlenen yedi devlet üniversitesinin birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü sınıflarında 2016-17 eğitim-öğretim yılında öğrenim gören öğrencilerden tesadüfî örnekleme yöntemi ile belirlenen toplam 1000 kişilik sosyal bilgiler öğretmenliği öğrencisinden oluşmaktadır. Araştırmada oranlı tabakalı örnekleme yöntemi kullanılmıştır. Araştırmanın bağımlı değişkeni sosyal bilgiler öğretmen adaylarının medya okuryazarlık algıları iken araştırmanın bağımsız değişkeni demografik özelliklerdir (yaş, cinsiyet, sosyo-ekonomik durum, kardeş sayısı, coğrafi bölge vb.). Elde edilen araştırma verilerinin çözümlenmesinde ve yorumlanmasında, One-Way Anova Testi ve T-Testi analizleri kullanılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre sosyal bilgiler öğretmenliği bölümünde öğrenim gören öğrencilerin, genel olarak medya okuryazarlığı algılarının hem ölçek hem de alt boyutlar bazında yüksek seviyede olduğu bulunmuştur. Yapılan araştırmada, TV izleme süresi, internet kullanım süresi ve yaşanılan bölge ile yaşanılan yerin niteliği gibi bazı değişkenlerin, öğrencilerin medya okuryazarlığı algılarına önemli ölçüde etki ettiği saptanmıştır.
Proje tabanlı öğrenme yaklaşımının yazma becerisine ve yazma kaygısına etkisi
Bu çalışmanın amacı, Proje Tabanlı Öğrenme Yaklaşımının ortaokul öğrencilerinin yazma becerilerine ve yazma kaygılarına etkisini araştırmaktır. Bu amaç doğrultusunda verilerin toplanması, analizi, hipotezlerin kontrol edilmesi ve yorumlanmasında ön test-son test kontrol gruplu yarı deneysel desenden faydalanılmıştır. Araştırma, İstanbul ili Kağıthane ilçesinde bulunan Cengizhan Ortaokulunda 2016-2017 eğitim-öğretim yılında 7. sınıfta öğrenim görmekte olan, yansız atama yoluyla ikisi deney ikisi de kontrol grubu olmak üzere toplam 100 öğrenci üzerinde yürütülmüştür. Deney grubu olarak belirlenen iki şubedeki öğrencilerin Türkçe derslerinde Proje Tabanlı Öğrenme Yaklaşımının aşamaları takip edilirken kontrol grubu olarak belirlenen iki şubenin öğrencilerin dersinde de mevcut Türkçe Dersi Öğretim Programı'nın aşamaları takip edilmiştir. Deneysel çalışma 10 hafta sürmüştür. Deney ve kontrol gruplarındaki öğrencilerin yazılı anlatım becerilerindeki başarılarını tespit edebilmek için çalışma öncesinde ve sonrasında öğrencilerden yazılı anlatım örnekleri toplanmış ve Yazılı Anlatım Becerisi Dereceli Puanlama Anahtarı ile puanlanmıştır. Öğrencilerin yazma kaygısı ise araştırmacı tarafından geliştirilen Yazma Kaygısı Ölçeği ile test edilmiştir. Araştırmada nicel olarak elde edilen veriler üzerinde yapılan istatistiksel analizler sonucunda, öğrencilerin yazılı anlatım becerisi başarı puanlarının deney grupları lehine anlamlı ve daha yüksek olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca deney ve kontrol gruplarındaki öğrencilerinden yazma kaygısı ölçeğiyle elde edilen veriler incelendiğinde yazma kaygısı puanlarının deney grupları lehine istatistiksel olarak anlamlı düzeyde değiştiği sonucuna ulaşılmıştır. Bu sonuçlara göre Türkçe derslerinde Proje Tabanlı Öğrenme Yaklaşımının uygulanmasının, öğrencilerin yazma becerisini geliştirmede ve yazma kaygılarının giderilmesinde etkili olduğu söylenebilir.
Basılı ve dijital ortamlarda ortaokul öğrencilerinin okuduğunu anlama becerilerinin karşılaştırılması
Basılı ve Dijital Ortamlarda Ortaokul Öğrencilerinin Okuduğunu Anlama Becerilerinin Karşılaştırılması Teknolojinin gelişmesi ve eğitimin içine girmesiyle birlikte öğrenciler dijital aletlerden okuma yapmaya başlamış ve ekran okuma diye bir okuma türü ortaya çıkmıştır. Bu türün ortaya çıkmasıyla basılı ve dijital okuma ortamları arasında okuduğunu anlama başarıları açısından fark olup olmadığı ve öğrencilerin hangi okuma ortamında okuma yapmayı tercih ettikleri önemli hâle gelmiştir. Bu araştırmanın amacı basılı ve dijital ortamlarda ortaokul altıncı sınıf öğrencilerinin okuduğunu anlama becerilerinin karşılaştırılmasıdır. Verilerin toplanması, analizi ve yorumlanmasında nicel araştırma yöntemlerinden nedensel karşılaştırma araştırması kullanılmıştır. Araştırma, Kütahya il merkezinde bulunan Millî Eğitim Bakanlığına bağlı devlet ortaokullarında 2017-2018 eğitim-öğretim yılında öğrenim görmekte olan 6. sınıf öğrencileri eşit gruplar haline getirilerek toplam 397 öğrenci üzerinde yürütülmüştür. Araştırmada nicel olarak elde edilen veriler üzerinde yapılan istatiksel analizler sonucunda eşit seviyedeki öğrenci grupları arasında ekran ve kâğıttan okuduğunu anlama başarıları arasında anlamlı bir fark bulunmamıştır. Bu sonuçlara göre ortaokul altıncı sınıf öğrencilerinin ekran ve kâğıttan okuduğunu anlama başarıları seviyeleri eşit seviyededir. Ekran okuma son yıllarda eğitimde yaygın kullanılmasına rağmen kâğıttan okuduğunu anlama başarısına ulaşmıştır. Öğrencilerin ekrandan okuduğunu anlama başarılarının artması ekran okumayı önemli bir okuma türü hâline getirmiştir. Anahtar kelimeler: Ekran okuma, okuduğunu anlama, okuma ortamı
Ceza infaz kurumlarında uygulanan eğitim-iyileştirme faaliyetlerinde tartışma türleri kullanımının hükümlü/tutukluların dinleme becerisi üzerine etkisi
Ceza infaz kurumları, hükümlü/tutukluların cezalarını infaz edip suç gruplarına ve türlerine göre barındıkları, fiziki yapıları farklılık arz eden, özel mevzuatla yönetilen müesseselerdir. Ceza infaz kurumlarındaki kadın ve erkek hükümlü/tutuklular yaş, cinsiyet ve suç gruplarına göre farklı yerleşkelerde barınmaktadırlar. Farklı gruplardan hükümlü/tutukluların barındığı ceza infaz kurumlarında hizmet unsuru olarak birçok faaliyet süregelmektedir. Bu faaliyetlerden eğitim-iyileştirme çalışmaları, hükümlü/tutukluların salıverilmesinden sonraki hedeflenen yaşantıları açısından ülke politikası adına son derece önem taşımaktadır. Bu çalışmanın amacı, eğitim ve iyileştirme faaliyetlerinde kullanılan ve her faaliyet döneminde eğitim çizelgelerinde ifade edilen münazara, panel, forum, açık oturum gibi sosyal-kültürel faaliyetlerin pratikte hükümlü/tutukluları iyileştirme çalışmalarına katkısı olup olmadığını ortaya koymak, hükümlü/tutukluların dinleme becerisiyle ilgili faaliyetlerinin geliştirilip geliştirilemeyeceği konusunda tespitlerde bulunmaktır. Bu araştırma, Yenişehir Kadın Kapalı Ceza İnfaz Kurumu, Bursa E Tipi Kapalı ve Açık Ceza İnfaz Kurumu, Bursa H Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda bulunan ilkokul, ortaokul, lise ve üniversite muzunu hükümlü/tutuklulardan seçkisiz (random) yöntemle seçilmiş 122 gönüllü katılımcı ile gerçekleştirilmiştir. Çalışmanın verileri, araştırmacı tarafından geliştirilen ve dinlediğini anlama yeteneğini ölçmeyi amaçlayan beş farklı başarı testi ile elde edilmiş ve istatistik programıyla analiz edilmiştir. Hükümlü/tutukluların dinlediğini anlama başarısı, tartışma türleri kullanımıyla öntest ve sontest arasında anlamlı bir farklılık göstermiştir. Araştırmanın sonunda, elde edilen bulgulardan yola çıkılarak bazı öneriler dile getirilmiştir. Anahtar kelimeler: Ceza infaz kurumları, dinleme becerisi, hükümlü/tutuklular, tartışma türleri
Sosyal bilgiler dersi 2005 ve 2018 öğretim programlarının karşılaştırılması
Bu araştırmada, Sosyal Bilgiler dersi (4 ve 5. Sınıflar) 2005 ve 2018 öğretim programlarının, program öğeleri (amaç, içerik, öğrenme-öğretme süreci, ölçme ve değerlendirme) bakımından karşılaştırılması yapılarak, benzerlikler ve farklılıkların ortaya çıkarılmasına çalışılmıştır. Bu sebeple çalışma her iki öğretim programı üzerinde yoğunlaşmıştır. Literatür incelemesi niteliği taşıyan bu çalışma; giriş, kuramsal açıklamalar ve ilgili araştırmalar, yöntem, bulgular ve yorum, sonuç ve öneriler olmak üzere beş ana bölümden oluşmuştur. Çalışma betimsel doküman analizi çalışmasıdır. Araştırma sürecinde çalışmanın amacına yönelik mevcut kaynaklar bulunmuş, her kaynak dikkatlice incelenmiş, gerekli bilgiler not alınmış ve notlardan yola çıkarak değerlendirme işlemi yapılmıştır. 2005 Sosyal Bilgiler dersi öğretim Programında vizyon ve temel felsefe ile ilgili açıklama yapılmasına karşın 2018 öğretim programında herhangi bir açıklamaya yer verilmemiştir. 2005 ve 2018 programı yapılandırmacılık eğitim felsefesinin ilkeleri esas alınarak hazırlanmıştır. Her iki programda da öğrenci merkezli, toplu öğretim ve tematik yaklaşımın benimsendiği görülmektedir. İki öğretim programında da hedeflerin olduğu, 2005 öğretim programında toplam 175, 2018 öğretim programında ise 131 kazanım bulunduğu, 2005 öğretim programında genel olarak 8 öğrenme alanı olduğu, 2018 öğretim programının ise 7 öğrenme alanı çerçevesinde meydana getirildiği ancak bazı öğrenme alanlarının isimlerinin değiştirildiği görülmüştür. Sosyal Bilgiler dersi 2018 öğretim programında yer alan becerilerin bir bölümü günümüz gereksinimleri doğrultusunda güncellenmiştir. Diğer bir bölümü ise 2005 öğretim programındaki temel becerilerinden alındığı görülmektedir. 2005 öğretim programının içerdiği değerlerin 16 tanesinin 2018 programında aynı şekilde yer aldığı ve 2018 programında değer sayısının düşürüldüğü görülmektedir. Ölçme ve değerlendirme açısından 2018 öğretim programında klasik ve alternatif yöntemlerin kullanılmasını vurgulamış ve 2005 öğretim programından hangi yönlerden ayrıldığı belirtilmemiştir. Bu bağlamda 2018 öğretim programının 2005 öğretim programına göre çok fazla bir yenilik getirmediği söylenebilir. Anahtar kelimeler: Öğretim programı, program ögeleri, sosyal bilgiler
Türkçe ders kitaplarında yer alan metin türlerinin 2018 Türkçe öğretim programına uygunluğunun incelenmesi
Türkçe dersinin en önemli yardımcısı ve kaynağı ders kitaplarıdır. Öğrenciler arasında bilgisayar, tablet ve telefon gibi teknolojik aletlerin kullanımının hızla artması sonucunda öğrencilerin kitaplara olan ilgileri azalmaktadır. Bunun için Türkçe dersi kitapları öğrencilerin ilgisini çekebilecek şekilde hazırlanmalıdır. Dört temel dil becerisinden oluşan Türkçe dersinin kitapları da bu becerileri yansıtacak biçimde hazırlanmalıdır. Günümüzde eğitim anlayışı olarak yapılandırmacı eğitim anlayışı uygulanmakta ve Türkçe Öğretim Programları bu anlayışa uygun olarak hazırlanmaktadır. Türkçe Öğretim Programları Türkçe Ders kitaplarının nasıl hazırlanması gerektiğini, uygulamanın nasıl olması gerektiğini anlatan en önemli kaynaktır. Bu araştırmada da Türkçe dersi için hazırlanan 2017-2018 ve 2018-2019 yılında okutulan toplam 13 ders kitabı incelenmiştir. Bütün kitaplarda yer alan toplam 432 metnin, metin türleri, metinlerde bulunması gereken nitelikler, metin sayıları araştırılmıştır. Araştırmalar sonucunda 2017-2018 eğitim öğretim yılında okutulan 5. sınıf kitabı hariç diğer sınıf düzeylerinde okutulan kitapların metin sayılarının eksik veya fazla olması, metin türlerinin programda yer alan metin türlerine uygun bir grafikte verilmemesi, zorunlu temaların olmaması yönünden 2018 Öğretim Programına uygun olmadığı tespit edilmiştir. 2018-2019 yılında okutulan tüm sınıf düzeyindeki Türkçe ders kitapları ise metin türü sayısı, programda yer verilen metin türlerinin kullanması ve zorunlu temaların yer alması açısından 2018 Türkçe Öğretim Programına uygun bir biçimde hazırlandığı görülmüştür.
Okuma çemberi tekniğinin ortaokul öğrencilerinin okuduğunu anlama becerilerine ve okuma öz yeterliliklerine etkisi
Bu çalışmanın amacı, okuma çemberi yönteminin ortaokul altıncı sınıf öğrencilerinin okuduğunu anlama becerisine ve okuma öz yeterliliğine etkisini araştırmaktır. Bu amaç doğrultusunda verilerin toplanması, analizi, hipotezlerin kontrol edilmesi ve yorumlanmasında ön test- son test kontrol gruplu yarı deneysel desenden faydalanılmıştır. Araştırma İzmir il merkezinde Milli Eğitim Bakanlığına bağlı bir devlet okulunda 2018-2019 eğitim-öğretim yılında 6.sınıfta öğrenim görmekte olan, yansız atama yoluyla deney grubu ve kontrol grubu olmak üzere toplam 42 öğrenci üzerinde yürütülmüştür. Deney grubu ve kontrol grubu öğrencilerinin akademik başarıları ve Türkçe dersi başarı notlarının birbirine yakın olduğu belirlenmiştir. Araştırma sürecinde deney grubu öğrencilerine Okuma Çemberi Yöntemi aşamaları takip edilirken kontrol grubu öğrencilerine mevcut Türkçe Dersi Öğretim Programı'nın aşamaları takip edilmiştir. Deneysel çalışma 9 hafta sürmüştür. Deney ve kontrol grubundaki öğrencilere okuduğunu anlamaya yönelik "Okuduğunu Anlama Başarı Testi", okuma öz yeterliliklerine yönelik "Okur Öz Algısı Ölçeği 2" uygulanmıştır. Araştırmada elde edilen nicel verilerin analizinde SPSS paket programından yararlanılmıştır. Shapiro- Wilk Testi uygulanarak dağılımın normalliği belirlenmiş, bu sonuca bağlı olarak da araştırmada parametrik olmayan (non- parametrik) testler kullanılmıştır. Araştırmada nicel olarak elde edilen veriler üzerinde yapılan istatistiksel analizler sonucunda, öğrencilerin okuduğunu anlama becerisi başarı puanlarının deney grubu lehine anlamlı ve puan ortalamalarının daha fazla arttığı tespit edilmiştir. Deney ve kontrol grubundaki öğrencilerin okuma okur öz yeterlilik algısı ölçeği 2 ile elde edilen veriler incelendiğinde ölçekteki "İlerleme", "Gözlemsel Karşılaştırma", "Sosyal Geri Dönüt", "Fizyolojik Durum" alt boyutlarında ve ölçeğin tam puanlarının deney grubu lehine istatistiksel olarak anlamlı düzeyde değişmediği sonucuna ulaşılmıştır. Bu sonuçlara göre Okuma Çemberi Yönteminin öğrencilerin okuduğunu anlama becerilerini geliştirdiği fakat okuma öz yeterliliklerini arttırmada etkili olmadığı söylenebilir.
Yabancı dil olarak Türkçe öğretiminde etkileşimli kelime duvarı ile kelime öğretimi
Bu çalışmanın amacı, yabancılara Türkçe öğretiminde kelime öğretimi için etkin ve kullanışlı bir öğretim aracı olan etkileşimli kelime duvarlarını tanıtmak ve öğreticiler için etkileşimli kelime duvarı etkinliklerinden örnekler sunmaktır. Araştırma kapsamında temel nitel desen araştırma yöntemi kullanılmıştır. Araştırmada kullanılan veriler Kesit Yayınları, Türkçeye Yolculuk A1 Ders ve Çalışma kitaplarındaki kelimelerden oluşmaktadır. Kitaplardaki kelimeler ünite bazında tespit edilmiş ve uzman görüşü alınarak etkileşimli kelime duvarı etkinlikleri için seçilmiştir. Verilerde seçilen kelimelerle her bir ünite için etkileşimli kelime duvarı oluşturulmuş ve ünite kazanımlarına uygun etkileşimli kelime duvarı etkinlikleri sunulmuştur. Araştırmada etkileşimli kelime duvarları detaylı bir şekilde anlatılmış ve etkinlikleri görsel şekil ve tablolarla somutlaştırılmıştır. Bu kapsamda araştırmanın, yabancılara Türkçe öğretimi alanında çalışan öğreticilere ışık tutacağı ve araştırmada anlatılan etkileşimli kelime duvarının farklı ders içeriklerinde kullanımı ve araştırılması için örnek teşkil edeceği düşünülmüştür.
Sosyal bilgiler öğretmen adaylarının çokkültürlü yeterliklerinin incelenmesi
Çokkültürlülük etnik köken, sosyal sınıf, eğitim, cinsiyet, yaş ve diğer kültürel farklılıklar temelinde birlik idealine dayanan bir kavramdır. Genel olarak bir toplumdaki farklılıkları önyargısız biçimde kabul etmeyi ve tüm kültür ve farklılıkların uyum ve huzur içinde yaşamasını içermektedir. Çokkültürlülük fikrinin toplumdaki tüm bireyler tarafından kabulünde eğitim en önemli araçlardan biridir. Çokkültürlülük eğitimi kültürel farklılıklara bakılmaksızın bütün öğrencilere eşit fırsatlar verilmesi olarak ifade edilebilir. Bilindiği üzere ülkemiz geçmişten günümüze belirli bölgelerde süregelen çokkültürlü bir kimliğe sahiptir. Ayrıca Türkiye'nin jeopolitik konumu, Orta Doğu ülkelerindeki gelişmeler ve Orta Asya Türk Cumhuriyetleri'nden gelen göçmenler ülkemizdeki çok kültürlü yapının genişlemesini sağlamıştır. Bu nedenle ülkemizde eğitim programlarının uygulayıcısı olan öğretmenlerin çokkültürlü yeterliklere sahip olması gerekmektedir. Bu araştırmada da gelecekte olası çokkültürlü sınıflarda görev yapacak olan sosyal bilgiler öğretmen adaylarının çokkültürlü yeterliklerini incelemek amaçlanmıştır. Bu kapsamda nicel araştırma yöntemlerinden tarama modeli işe koşulmuştur. Katılımcılar çok aşamalı küme örnekleme stratejisi ile belirlenmiş 591 öğretmen adayından oluşmaktadır. Veriler Guyton ve Wesche (2005) tarafından geliştirilen ve Akcaoğlu ve Arsal (2018) tarafından Türkçe'ye uyarlanan "Çokkültürlü Yeterlik Ölçeği" ile elde edilmiştir. Verilerin analizinde frekans, yüzde, aritmetik ortalama ve standart sapma, Mann Whitney-U testi, Kruskal Wallis testi ve Sperman Brown Sıra Farkları Korelasyonu kullanılmıştır. Elde edilen bulgulara göre öğretmen adaylarının çokkültürlü deneyimleri ile çokkültürlü eğitime yönelik özyeterliklerinin 'orta düzeyde', çokkültürlü eğitime yönelik tutumlarının ise 'yüksek düzeyde' olduğu belirlenmiştir. Ayrıca öğretmen adaylarının çokkültürlü deneyimlerinin cinsiyet, yaş, kardeş sayısı ve aile ile birlikte yaşanılan yerin niteliği değişkenlerine göre; çokkültürlü eğitime yönelik tutumlarının cinsiyet, yaş ve aile ile birlikte yaşanan coğrafi bölge değişkenlerine göre; çokkültürlü eğitime yönelik özyeterliklerinin ise kardeş sayısı ve aile ile birlikte yaşanan coğrafi bölge değişkenlerine göre anlamlı bir şekilde değiştiği belirlenmiştir. Son olarak öğretmen adaylarının çokkültürlü deneyimleri ile çokkültürlü eğitime yönelik tutum ve özyeterlikleri arasında pozitif yönde anlamlı ilişki bulunmuştur.
Ortaokul öğrencilerinin dijital vatandaşlık tutumlarının incelenmesi
Bu araştırmada ortaokul öğrencilerinin dijital vatandaşlığa dair tutumlarını belirlemek amaçlanmıştır. Amaç doğrultusunda nicel araştırma yöntemlerinden tarama modeli tercih edilmiştir. Araştırmanın örneklemini 2022-2023 eğitim-öğretim yılında Kütahya il merkezinde öğrenim gören 1169 ortaokul öğrencisi oluşturmaktadır. Araştırmanın verileri Karaduman (2011) tarafından geliştirilen "Dijital Vatandaşlık Tutum Ölçeği" ile elde edilmiştir. Verilerin analizinde frekans, yüzde, aritmetik ortalama ve standart sapma, Independent Samples T-Testi ve One-Way Anova kullanılmıştır. Analiz sonuçlarına göre ortaokul öğrencilerinin dijital vatandaşlık tutumlarının 'yüksek düzeyde' olduğu belirlenmiştir. Ayrıca ortaokul öğrencilerinin dijital vatandaşlık tutumlarının çeşitli değişkenlere göre anlamlı farklılık gösterip göstermediğine bakılmıştır. Sınıf ve aylık gelir düzeyine göre anlamlı farklılık görülmemiştir. Cinsiyete göre kız öğrenciler lehine; not ortalamasına göre daha yüksek not ortalamasına sahip olanlar lehine; baba ve anne eğitim düzeyine göre eğitim düzeyi yüksek olanlar lehine; bilgisayara sahip olma durumuna göre evinde bilgisayarı olanlar lehine, internet bağlantısına sahip olma durumuna göre internet bağlantısı olanlar lehine, internet kullanım süresine göre interneti daha uzun yıllardır kullananlar lehine ve internet kullanım sıklığına göre günde 2-3 saat sıklıkla kullananlar lehine anlamlı farklılık olduğu belirlenmiştir.
Türkçe öğretmenlerinin sosyal medyadaki dil kullanımlarının yazım (İmla) açısından incelenmesi: Facebook örneği
Türkçe öğretmenlerinin sosyal medya üzerinde kullandıkları yazı dilini noktalama işaretleri ve yazım kurallarının kullanımı açısından incelemeyi amaçlayan bu araştırmada amaca yönelik verilerin toplanmasında ve analizinde nitel yöntemler kullanılmıştır. Araştırma; temel nitel desenle modellenerek öğretmenlerin katılımıyla oluşturulmuş bir Facebook grubundaki gönderilerin noktalama ve yazım kuralları açısından incelenmesi üzerine kurulmuştur. Kırk binden fazla Türkçe ve edebiyat öğretmeni ile aynı dallardaki öğretmen adaylarının yanı sıra Türkçe eğitiminde çalışmalar yapan öğretim üyelerinin de bulunduğu Facebook grubunda araştırmacının alanyazın ve nitel yöntemler ışığında belirlediği ölçütler doğrultusunda 1596 gönderi incelenmiştir. Bu gönderi metinlerinin oluşturduğu veriler, araştırmacı tarafından oluşturulup uzman görüşünün de onayından geçen üç farklı kontrol listesi aracılığıyla toplanmış ve işlenmiştir. Facebook grubundan toplanan veriler tematik analiz yöntemiyle çözümlenmiştir. Analiz sonucunda elde edilen bulgular noktalama işaretlerinin kullanımı, noktalama işaretlerinin yerinde ve doğru kullanımı, yazım hataları olmak üzere üç temaya ayrılmıştır. Temaları oluşturan kategoriler ve kategorilerin kapsamında yer alan kodlar örnekleriyle beraber sunulmuştur. Temalandırılarak sunulan bulgulardan sonuçlara ulaşılmıştır: Gönderilerin büyük çoğunluğunda noktalama işaretleri kullanılmış, bir kısmında noktalama işaretleri hiç kullanılmamış, bir kısmında da kısmen kullanılmış ya da noktalama işareti yerine duygu simgesi kullanılmıştır. Gönderilerde noktalama işaretleri yerinde ve doğru kullanım açısından incelendiğinde noktalama işaretlerinin hiç kullanılmamasından, noktalama işaretlerinin gereksiz ve yanlış kullanılmasından, noktalama işareti yerine duygu simgesi kullanılmasından, noktalama işaretlerinin arasında bulunmayan işaretlerin kullanılmasından, noktalama işaretlerinden önce ve sonra dikkat edilmesi gereken boşluklardan kaynaklanan noktalama hataları tespit edilmiştir. Gönderiler yazım hataları açısından incelendiğinde birleşik sözcüklerin yazımı, büyük harflerin yazımı, eklerin yazımı, kısaltmaların yazımı ve sözcüklerin yazımı ile ilgili yazım hataları tespit edilmiştir. Anahtar kelimeler: Noktalama işaretleri, sosyal medya kullanımı, Türkçe öğretmenleri, yazım kuralları.
Ortaokul Türkçe derslerinin yürütülmesinde ders imecesi modelinin işlevselliği
Bu tez çalışması, Türkçe öğretmenlerinin ders araştırması modelini kullanarak uzaktan eğitim araçlarıyla yürüttükleri derslerinde grup olarak sergilemiş oldukları hazırlık ve yansıtma uygulamalarını ortaya koymayı amaçlamaktadır. Araştırma, dört aylık veri toplama sürecinin detaylı incelenmesini içerdiğinden tekli durum çalışmasıyla desenlenmiştir. Araştırmanın katılımcıları, Gaziantep ilinde bir ortaokulda görev yapan üç Türkçe öğretmenidir. Katılımcılar, süreç başında ders imecesi modeli ve modelin uygulama adımları konusunda bilgilendirilmiştir. Tüm süreçleri çevrim içi araçlarla yürütülen ders imecesi döngülerinin tümü kayıt altına alınmıştır. Araştırma verilerine gözlem, görüşme ve dokümanların analizi ile ulaşılmıştır. Ders imecesi döngülerinin katılımcıların dersleri planlama ve uygulama süreçlerindeki öz düzenleme davranışlarına katkı sağladığı görülmüştür. Araştırma ile öğretmenlerin sürecin hazırlık ve yansıtma aşamalarında gerçekleştirdikleri eylemlerin dersin başarıya ulaşmasındaki rolüne ilişkin farkındalık kazanmalarını sağladığı sonucuna ulaşılmıştır. Ders imecesi süreciyle katılımcı öğretmenlerin kendi öğretim süreçlerine eleştirel gözle yaklaşabildikleri, derste oluşabilecek muhtemel durumları, soruları ve tepkileri öngörebildikleri tespit edilmiştir. Katılımcı öğretmenler, ders sırasında ortaya çıkan başarısızlıklara yönelik büyük ö .lçüde kontrol edilebilir değişkenlere atıf yapmışlardır. Süreç ilerledikçe dersin başarısızlıklarına ilişkin yapılan nedensel atfetmelerin sayısında azalma görülmüştür. Öğretmenler, nedensel atfetmelerin sonucunda sonraki öğretim görevleri için düzenlemeye dönük kararlar almışlardır. Araştırma sonuçları, araştırmaya katılan Türkçe öğretmenlerinin ders imecesi modeliyle öğretmenlik motivasyonlarını artırdıklarını ve meslekî gelişim sağladıklarını ortaya koymaktadır.
Astrid lindgren ve Cahit Uçuk'un çocuk romanlarında çocuk ve değerler eğitimi
Bu araştırmanın amacı, çocuk edebiyatı alanında önemli iki kadın yazar olarak kabul edilen ve farklı ülkeleri temsil eden Astrid Lindgren ve Cahit Uçuk'un çocuk romanlarının çocuk ve değerler eğitimi bakımından karşılaştırılarak bu iki yazarın çocuk romanlarında çocuk ve değerler eğitimi başlıkları altında bulunan benzerliklerin ve farklılıkların tespit edilmesidir. Araştırma, Astrid Lindgren ve Cahit Uçuk'un çocuk romanları ile sınırlı tutulmuştur. Araştırmada Astrid Lindgren ve Cahit Uçuk'un çocuk romanlarını çocuk ve değerler eğitimi açısından karşılaştırmalı olarak incelenmek amacıyla nitel araştırma yöntemlerinden doküman incelemesi ve içerik analizi tekniği kullanılmıştır. Araştırmanın ilk aşamasında araştırma konusuna uygun veriler toplanarak kodlar oluşturulmuştur. Oluşturulan bu kodlar ile birlikte başlıca temalar belirlendikten sonra, belirlenen temalar ile uygun olan kodlar eşleştirilmiştir. Son aşamada ise, elde edilen bulgular yorumlanıp sonuç kısmında tartışılmış ve önerilerde bulunulmuştur. Araştırmada, verileri vurgulamak amacıyla doğrudan alıntılara sıklıkla yer verilmiştir. Araştırmanın sonucunda, Uçuk'un romanlarında çocuk gerçekliğinden uzak çocuk kahramanlara yer verilmekle birlikte çocuk kahramanlar aracılığıyla çocukları olumlu yönlendirebilecek özelliklere ve değerlere de yer verildiği görülmüştür. Lindgren'in çocuk romanları incelendiğinde ise romanlardaki çocuk kahramanların çocukları olumlu yönlendirecek şekilde ele alındığı görülmüştür. Astrid Lindgren'in, değerler eğitimine Cahit Uçuk'a oranla daha az yerdiği görülmüştür. Ancak, Lindgren'in çocukları olumsuz etkileyecek değerlere yer vermediği ve çocuk romanlarında yer verdiği değerlerin Türk kültüründeki değerler ile çakışmadığı görülmüştür. Aksine, Lindgren'in "misafirperverlik", "büyüklere saygı", "birlik ve beraberlik" gibi Türk kültüründe önemli kabul edilen değerlere yer verdiği görülmüştür. Ancak, Cahit Uçuk'un paylaşmak, yardımlaşmak, doğayı ve hayvanları sevip korumak, iş bölümü yapmak, tasarruflu olmak, sorumluluk sahibi olmak, çalışkan olmak değerleri ile millî ve dinî değerlere Astrid Lindgren'e oranla daha fazla yer verdiği ve Lindgren'in çocuk romanlarının değerler eğitimi açısından kısıtlı örnekler içerdiği tespit edilmiştir.
Bedri Rahmi Eyüboğlu'nun şiirlerinin değerler eğitimi açısından incelenmesi
Bu çalışmanın amacı; şiir ve düz yazı türünde ortaya koyduğu eserlerle Türk edebiyatının, resim alanındaki yaptığı çalışmalarla da Türk sanatının önemli isimlerinden biri olan Bedri Rahmi Eyüboğlu'nun tüm şiirlerindeki değer ifadelerinden eğitsel unsur özelliği taşıyabilecek olanları belirlemektir. Betimsel tarama modelinin benimsendiği çalışmada Türkçe ve Sosyal Bilgiler derslerinin değerler eğitimi açısından zengin bir içeriğe sahip olması ve bu derslerde değerler eğitimine sıklıkla yer verilmesinden dolayı, 2019 Türkçe Dersi Öğretim Programı ve 2018 Sosyal Bilgiler Dersi Öğretim Programı'nda yer alan değerler göz önünde bulundurulmuştur. Türkçe Öğretim Programı'nda belirtilen 10 kök değer, Sosyal Bilgiler Öğretim Programı'nda yer alan 18 değer ve bu değerlerden hareketle kazandırılmak istenen alt değerlerden yola çıkılarak araştırmacı tarafından 33 farklı değerin yer aldığı bir değerler listesi oluşturulmuştur. Sonradan bu listede yer alan 33 farklı değer, kendi arasında gruplandırılmıştır. Bedri Rahmi Eyüboğlu'nun tüm şiirlerinin toplandığı Dol Karabakır Dol adlı eserindeki 222 şiir, listelenen 33 farklı değer bağlamında ayrıntılı olarak incelenmiş ve araştırma sonunda bu değerlere yönelik toplam 668 veriye ulaşılmıştır. Araştırmada nitel araştırma yöntemlerinden biri olan betimsel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmanın evrenini Bedri Rahmi Eyüboğlu'nun şiirleri oluşturmaktadır. Araştırmada veri kaynağı olarak Bedri Rahmi Eyüboğlu'nun bütün şiirlerinin toplandığı Dol Karabakır Dol adlı şiir kitabı kullanılmıştır. Araştırmanın sonunda Bedri Rahmi Eyüboğlu'nun şiirlerinin Millî Eğitim Bakanlığının belirlemiş olduğu değerler bakımından çok zengin bir içeriğe sahip olduğu ve şiirlerinde en fazla yer verdiği üç değerin; doğaya duyarlı olma, halk kültürüne duyarlı olma, memleket sevgisi ve özlemi değerleri olduğu tespit edilmiştir. Anahtar Sözcükler: Bedri Rahmi Eyüboğlu, değerler, değerler eğitimi, evrensel değerler, ulusal değerler
Yabancı dil olarak Türkçe öğretiminde B2 düzeyindeki öğrencilerin okuduğunu anlama düzeyinin çeşitli değişkenler açısından incelenmesi
Bu araştırmada, yabancı dil olarak Türkçe öğrenen B2 seviyesindeki öğrencilerin okuduğunu anlama düzeyinin çeşitli değişkenlere göre incelenmesi amaçlanmıştır. Bu doğrultuda öğrencilerin okuduğunu anlama düzeyi bağımlı değişken; üstbilişsel okuma stratejileri farkındalığı, kullandığı ders kitabı, ders dışında yapmış olduğu faaliyetler (Türkçe kitap vb. okuma, müzik dinleme, yayın izleme ve ana dili konuşurlarıyla etkileşimde bulunma), yaşı ve cinsiyeti bağımsız değişkenler olarak belirlenmiştir. Bunun yanı sıra öğrencilerin üstbilişsel okuma stratejileri farkındalığı ile yaşı, cinsiyeti ve ders dışında yapmış olduğu faaliyetler arasında anlamlı bir ilişkinin olup olmadığı da incelenmiştir. Araştırmanın evrenini Türkiye'deki Türkçe Öğretimi Merkezlerinde yabancı dil olarak Türkçe öğrenen B2 düzeyindeki öğrenciler oluşturmaktadır. Alanın oldukça geniş olması sebebiyle örneklem alma yoluna gidilerek kurumların kullandığı ders kitapları dikkate alınmış ve üç farklı Türkçe öğretim merkezinden 170 öğrenci katılımcı olarak belirlenmiştir. Araştırma kapsamında birden fazla değişken arasındaki ilişki inceleneceği için ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmada veriler "Okuduğunu Anlama Başarı Testi", "Üstbilişsel Okuma Stratejileri Envanteri" ve "Kişisel Bilgi Formu" veri toplama araçları ile kurumlarda derslere giren öğretmenlerin rehberliğinde toplanmış ve SPSS (26) paket programıyla analiz edilmiştir. Yapılan analiz sonuçlarına göre öğrenciler, en yüksek puan olarak 45 alabilecekleri "okuduğunu anlama başarı testi"nden ortalama 31 puan almıştır. Öğrencilerin "üstbilişsel okuma stratejileri farkındalığı"nın 3,53 puanla yüksek düzeyde olduğu tespit edilmiştir. Araştırma sonuçlarına göre öğrencilerin okuduğunu anlama düzeyi ile üstbilişsel okuma stratejileri farkındalığı arasında pozitif yönlü zayıf bir ilişki tespit edilmiştir. "Okuduğunu anlama düzeyi" ve "üstbilişsel okuma stratejileri farkındalığı"nın birbirini ne düzeyde etkilediği de incelenmiş ve okuduğunu anlama başarı testi sonucunun %32 oranında üstbilişsel okuma stratejileri kullanımına bağlı olduğu görülmüştür. Öğrencilerin okuduğunu anlama düzeyi ile kullandığı ders kitabı ve ana dili Türkçe olan bireylerle etkileşimde bulunma faaliyetleri arasında anlamlı bir farklılık bulunmuşken; ders dışında Türkçe kitap vb. okuma, yayın izleme ve müzik dinleme faaliyetleri arasında istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık bulunamamıştır. Ayrıca araştırma sonuçlarına göre öğrencilerin üstbilişsel okuma stratejileri farkındalığı ile ders dışında yaptığı Türkçe kitap vb. okuma faaliyetleri arasında anlamlı bir ilişki saptanmışken, üstbilişsel okuma stratejileri farkındalığı ile Türkçe yayın izleme faaliyetleri arasında anlamlı bir ilişki saptanamamıştır.
Cezayir'de yabancı dil olarak Türkçe öğretenlerin ve öğrenenlerin eğitsel kısa film materyalinin öğrencilere sağladığı dilsel ve kültürel kazanımlara ilişkin görüşleri
Cezayir 2 Üniversitesinde yabancı dil olarak Türkçe öğrenen öğrencilerin ve öğreticilerin eğitsel kısa film materyalinin öğrencilere sağladığı dilsel ve kültürel kazanımlara ilişkin görüşlerinin belirlenmesine yönelik sorulara cevap arayan bu çalışma nicel desende bir tarama araştırmasıdır Çalışmanın evreni, Cezayir 2 Üniversitesinde Türkçe öğreten 22 öğretici ve bu üniversitede Türkçe öğrenen 100 öğrenciden oluşturmaktadır. Bu araştırmada, Cezayir'de yabancı dil olarak Türkçe öğrenenlerin film materyalinden yararlanma durumlarına ve bir dil öğrenme aracı olarak film materyalinin dil gelişimine ve kültür vii aktarımına katkısına ilişkin görüşler belirlenmiştir Bu çalışmanın amacı; yabancı dil olarak Türkçe öğretim sürecinde film materyalinin yaygınlaşmasına, öğrencilerin dil yetilerinin gelişmesine, öğrencilerin Türk kültürünü daha iyi tanımalarına, yabancı dil olarak Türkçe öğretimi alanına bilimsel katkı sağlamaktır.
Sosyal bilgiler dersinde veli eşliğinde gerçekleştirilen inceleme gezilerinin etkililiği
Mevcut çalışmada, ortaokul beşinci sınıf Sosyal Bilgiler dersinde veli eşliğinde gerçekleştirilen inceleme gezilerinin etkililiği incelenmiştir. Bu bağlamda veli ve öğretmen eşliğinde ayrı ayrı gerçekleştirilen inceleme gezilerinin etkililiği karşılaştırılarak bu gezilerin öğrencilerin Sosyal Bilgiler dersine yönelik motivasyonları ve tutumları, bilimsel alan gezilerine yönelik tutumları, kültürel mirasa yönelik farkındalıkları ve Sosyal Bilgiler dersinin öğrenme alanlarından biri olan "Kültür ve Miras" öğrenme alanına yönelik akademik başarıları üzerindeki etkisinin incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırmada hem nicel hem de nitel yöntemlerin bir arada kullanıldığı karma yöntem tercih edilmiştir. Araştırmanın örneklem grubunu 2019-2020 eğitim öğretim yılı güz döneminde Kilis ili merkez ilçedeki bir devlet ortaokullunda öğrenim gören 113 beşinci sınıf öğrencisi oluşturmaktadır. Araştırma kapsamında kullanılan nicel veri toplama araçları tüm gruplara hem öntest hem de sontest olarak uygulanmıştır. Deney grupları ve kontrol grubunda altı hafta sınıf ortamında "Kültür ve Miras" öğrenme alanındaki konular aynı şekilde işlenmiştir. DG1 öğrencileri veli eşliğinde ve DG2 öğrencileri ise öğretmen eşliğinde inceleme gezilerine katılmıştır. Nicel verileri oluşturan son testler yapıldıktan sonra deney ve kontrol gruplarına "Öğrenci Görüş Formu" uygulanmıştır. Nicel verilerin analizinde SPSS 22.0 istatistik paket programından, nitel verilerin analizinde ise MAXQDA 12 paket programından faydalanılmıştır. Mevcut çalışmada hem öğretmen eşliğinde gerçekleştirilen inceleme gezilerinin hem de veli eşliğinde gerçekleştirilen inceleme gezilerinin öğrencilerin Sosyal Bilgiler dersine yönelik motivasyon ve tutumlarını arttırdığı sonucuna ulaşılmıştır. Bununla beraber, öğretmen eşliğinde gerçekleştirilen (DG2) inceleme gezilerinin, öğrencilerin ilgili derse yönelik hem motivasyon hem de tutumları üzerinde daha etkili olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Öğrencilerin bilimsel alan gezilerine yönelik tutumları, kültürel mirasa yönelik farkındalıkları ve akademik başarıları açısından ise DG1 ile DG2 öğrencileri arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark bulunmamıştır. Elbette ki, veli eşliğinde gerçekleştirilen inceleme gezileri, geleneksel olarak öğretmen eşliğinde sınıfça gerçekleştirilen inceleme gezilerinin muadili olarak değerlendirilemez. Bununla birlikte; mevcut çalışmanın bulgularından hareketle, inceleme gezilerinin öğretmenler tarafından gerçekleştirilmesinin mümkün olmadığı durumlarda, bu gezilerinin öğretmenin yapacağı planlama ve yönlendirmelerle, veli eşliğinde gerçekleştirilmesinin bir alternatif olarak kullanılabileceği ve bu gezileri gerçekleştirebilme konusunda velileri de sürece dâhil ederek başarılı sonuçlar alınabileceği düşünülmektedir.
Yabancı dil olarak Türkçe öğretiminde reklam filmi kullanımının öğrencilerin yazma becerisine katkısının belirlenmesi
Teknolojideki gelişmeleri takip edip bunu eğitime uyarlamak her şeyden önce yaşanılan çağın bir gereğidir. Yeni nesile verilen eğitimin istenilen seviyede gerçekleşebilmesi de ancak bu takip ve uyarlama sayesinde mümkün olabilecektir. Teknolojinin dil öğretiminde kullanılması her geçen gün kendini yenileyen bir durumdur. Dil öğretiminde çeşitli videoların öğrencilerin farklı dil becerilerinin geliştirilmesinde kullanımı da bu çerçevede değerlendirilmelidir. Bu araştırmanın amacını, çağın yaratıcılığının bir ürünü olan reklam filmlerinin yabancı dil olarak Türkçe öğretimi derslerinde kullanımının öğrencilerin yazma becerisine katkısını belirlemek oluşturmaktadır. Daha önce yapılan çalışmalarda belirtildiği üzere, yazma becerisi öğrencilerin en çok zorlandıkları becerilerden biridir. Araştırma, yazma öğretiminin daha işlevsel bir süreçle daha verimli bir hale getirilmesini amaçlamıştır. Araştırma, nitel araştırma modellerinden Eylem Araştırması ( action research) modeline göre planlanmıştır. Araştırma hedefi kapsamında "Diller İçin Avrupa Ortak Öneriler Çerçevesi" (AOÖÇ) dikkate alınarak B1 seviyesine uygun olduğu düşünülen Türk Hava Yolları'nın 85.Yıl adlı reklam filmi seçilmiştir. Seçilen reklam filminden hareketle yazma etkinlikleri hazırlanmıştır. Hazırlanan etkinlikler Zoom uygulaması ile planlanan üç ders saatinde, Yüzüncü Yıl Üniversitesi TÖMER öğrencilerinden oluşan beş katılımcıya uygulanmıştır. Uygulama sonucunda araştırmacı tarafından hazırlanan ve her araştırma sorusuna karşılık iki soruya yer verilen Açık Uçlu Soru Formu ( Ek 3) ile öğrenci görüşlerinden oluşan veriler elde edilmiştir. Elde edilen verilerden içerik ve betimsel analiz ile kod ve kategoriler elde edilerek araştırma soruları ve araştırma varsayımlarına cevap aranmıştır. Söz konusu araştırma sonucunda yabancı dil olarak Türkçe öğretimi derslerinde reklam filmi kullanımının öğrencilerin yazmaya yönelik olumlu tutum sergilemesinde, etkinliklere katılımlarında, kaygı ve motivasyonlarında olumlu anlamda katkı sağladığı tespit edilmiştir. Otantik bir materyal olarak reklam filmlerinin yabancı dil olarak Türkçe öğretiminde kullanımı çok duyulu bir öğretim sağlaması açısından da ayrıca önem arz etmektedir denilebilir. Anahtar Sözcükler: Dil öğretimi, eylem araştırması, reklam filmleri, Türkçe öğretimi, yazma becerisi
Aytül Akal'ın yapıtlarının çocuk yazınının temel ilkeleri açısından incelenmesi
Bu araştırmada, Aytül Akal'ın romanlarının çocuk yazınının temel ilkeleri olan; karakter, konu, ileti, dil ve anlatım ile resim açısından incelenmesi amaçlanmıştır. Akal'ın ortaokul çağına seslenen söz konusu 20 romanı, nitel araştırma yöntemlerinden belge inceleme (doküman inceleme) yoluyla çözümlenmiştir. Akal'ın yapıtlarının, çocuk yazınının temel ilkeleri açısından genellikle yetkin olduğu saptanmıştır. Buna koşut olarak Akal'ın yapıtlarının çocuklara okuma alışkanlığı kazandırmada etkin özellikler taşıdığı belirlenmiştir. Yapıtlarda çocuğa görelik ve çocuk gerçekliği ilkelerinin öncelenmesi bu durumu sağlayan başlıca etken olarak ön plana çıkmıştır. Ayrıca başkişilerin çocukların sağlıklı özdeşim kurabileceği kişilerden seçildiği, seçilen konuların çoğunlukla çocukların ilgisine ve gereksinimine seslendiği, iletilerin çocuk okurun dil ve düşün evrenine uygun olduğu, yapıtlarda kullanılan resimlerin anlatıları genellikle somutladığı anlaşılmıştır. Bununla birlikte yapıtların yabancı sözcüklerden, abartılmış meraktan ve rastlantısallıktan arınık olmadığı saptanmıştır. İncelenmiş olan yapıtlara yönelik araştırmacılara ve eğitimcilere önerilerde bulunulmuştur.
Sevim Ak'ın çocuk kitaplarında değerler eğitimi
Bu çalışmanın amacı, çocuk edebiyatının önemli yazarlarından biri olan Sevim AK'ın eserlerini MEB (2017) tarafından belirlenen 10 kök değer bağlamında incelemektir. Yapılan bu çalışmada çocukların eğitim-öğretim hayatı boyunca eğitim materyali olarak kullanılan edebi eserlerden ne ölçüde faydalanılabileceğini ortaya koymak hedeflenmektedir. Araştırmada kök değerler ile sınıflandırılan materyaller Sevim AK'ın kaleme aldığı 21 adet çocuk kitabıdır. Yapılan araştırma betimsel nitelikte olmakla beraber eserlerin içerikleri doküman incelemesi yöntemiyle çözümlenmiştir. Çalışmada elde edilen veriler MEB (2017) tarafından belirlenen 10 kök değer dikkate alınarak gruplandırılmıştır. Araştırma sonucunda eserlerde en çok yer verilen ilk üç kök değer sevgi (f=315), saygı (242) ve dostluk (240) olarak belirlenmiş; en az yer verilen kök değer ise vatanseverlik (f=51) olarak tespit edilmiştir. Araştırmanın bulgularından hareketle Sevim AK'ın ele aldığı çocuk kitaplarının hepsinde MEB (2017) tarafından belirlenen kök değerlerden en az sekiz değere yer verilmiştir. Bu veriler sonucunda incelenen 21 adet çocuk kitabının eğitimciler ve çocuklar için değerler eğitim açısından oldukça zengin ve değerler eğitimi materyali olarak kullanılabilir olduğu sonucuna varılmıştır. Araştırmanın sonuçlarından hareketle eğitimcilere ve diğer araştırmacılara yönelik önerilerde bulunulmuştur.
Diyanet Çocuk dergisindeki edebi metinlerin somut olmayan kültürel miras ögeleri açısından incelenmesi
Bu araştırmada Diyanet Çocuk dergisinde yer alan edebi metinlerin somut olmayan kültürel miras ögeleri bağlamında incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırma kapsamında 2017-2020 yılları arası Diyanet Çocuk dergisinde yer alan 540 edebi metin tespit edilmiş; bu metinlerden çizgi roman, öykü, biyografi, masal ve gezi yazısı türlerinden 387 edebi metin incelenmiştir. Bu metinlerdeki somut olmayan kültürel miras ögeleri betimsel analiz yöntemiyle çözümlenmiştir. Araştırmaya konu olan edebi türlerden en fazla çizgi roman, öykü, biyografi, gezi yazısı ve masal tespit edilmiştir. Bu türler somut olmayan kültürel miras ögeleri açısından incelendiğinde en fazla "sözlü gelenekler ve anlatımlar" mirası tespit edilmiştir. İkinci sırada "doğa ve evrenle ilgili bilgi ve uygulamalar", üçüncü sırada "toplumsal uygulamalar ritüeller ve şölenler", dördüncü sırada ise "el sanatları geleneği" mirası saptanmıştır. En az "gösteri sanatları" mirası tespit edilmiştir. "Yaşayan insan hazineleri/geleneğin ustaları" mirası ise hiç tespit edilmemiştir. Araştırmanın sonuçlarından hareketle; özellikle masal, gezi yazısı ve biyografi türlerinin arttırılması, derginin hedef kitlesine uygun edebi türlerden söyleşi, fabl, destan ve efsaneye yer verilmesi ve metinlerdeki somut olmayan kültürel miras ögelerinin zenginleştirilmesi önerilerinde bulunulmuştur. Anahtar sözcükler: Diyanet Çocuk dergisi, edebi türler, somut olmayan kültürel miras.
Yabancı dil olarak Türkçe öğretiminde kullanılan ders kitaplarının konuşma etkinlikleri açısından incelenmesi (Orta ve ileri düzey örneği)
Yabancı dil olarak Türkçenin öğretimindeki sınıf içi uygulamalarda sıklıkla kullanılanve dil öğretim sürecini en çok etkileyen etmenlerden biri, ders kitaplarıdır.Ders kitaplarının en önemli bileşenini ise dil becerilerinin geliştirilmesinde kullanılan etkinlikler oluşturmaktadır.Bu etkinliklerin yabancı dil öğrenicilerinin en temel gereksinimlerinden biri olan sosyal ve iletişimsel becerilerinin geliştirilmesi yönünden incelenmesi ders kitaplarının niteliğinin artırılması açısından önem taşımaktadır. Bu bağlamda ders kitaplarındaki konuşma becerisine dönük etkinliklerin incelenmesi amaçlanmıştır. Bu amaç doğrultusunda bu çalışmada orta ve ileri düzeye dönük ders kitapları araştırılmıştır. Araştırma, ilgili alanda en çok kullanılan Gazi Üniversitesi Yabancılar İçin Türkçe, Yedi İklim Türkçe ve İstanbul Yabancılar İçin Türkçe ders kitaplarıyla sınırlı tutulmuştur. Bu çalışmada nitel araştırma yöntemlerinden biri olan doküman incelenmesi yöntemi kullanılmıştır.Çalışmanın örneklemini oluşturan ders kitaplarındaki her bir konuşma etkinliği; ünite içindeki dağılım, doğruluk ve akıcılık, soru türü, etkileşim, grup etkinliği, diğer becerilerle ilişkilendirme, görsel ve metinsel destek, gerçekleşme anı, konuşma öncesi, sırası ve sonrasında ek alıştırmalara yer verme durumu, ünitedeki konumu ve dil öğrenme stratejileri bakımından incelenerek çalışmanın verileri toplanmıştır.Verilerin toplanmasında, Bueno-Alastuey ve Agulló (2015) tarafından ders kitaplarını sözlü iletişim becerileri bağlamında değerlendirme amacıyla geliştirilen kontrol listesinden yararlanılmıştır. Elde edilen veriler, içerik çözümlemesi tekniklerinden sıklık çözümlemesi aracılığıyla incelenmiştir.Çalışmanın sonucunda ders kitaplarının genel olarak; yapılandırılmış ve yarı yapılandırılmış soru türü, akıcılık, metinsel destek, öğrenci-öğretmen etkileşimi, okuma becerisiyle ilişkilendirme, alıştırma sırasında gerçekleşme, ünitenin ortasında yer alma ve bilişsel strateji kullanımı bağlamında öne çıktığı belirlenmiştir.Buna karşın serbest soru türü, grup etkileşimi, gerçek yaşama dönüklük, metinsel ve görsel desteği birlikte sunma, doğruluk-akıcılık ögelerini ve dilsel becerileri bütünsel bir biçimde ele alma, hazırlık sürecini göz önünde bulundurma, alıştırma sırasında ek etkinliğe yer verme, tüm öğrenme stratejilerini dengeli ve dil düzeylerinin yeterlik ölçütleriyle uyumlu bir biçimde ele alma bakımından yetersiz kaldığı sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Sözcükler: Konuşma, konuşma becerisi, ders kitabı, etkinlik.
Türkçe öğretmeni adaylarının sosyal medyaya yönelik tutumları
Bu çalışmanın amacı Türkçe öğretmeni adaylarının sosyal medyaya yönelik tutumlarını belirlemektir. Çalışma kapsamında tabakalı örnekleme yöntemi ve nicel araştırma yöntemleri kullanılmıştır. Araştırmaya ülkemizdeki 17 farklı üniversiteden 406 Türkçe öğretmenliği lisans programı öğrencisi katılmıştır. Araştırma kapsamında katılımcılara kişisel bilgi formu ve Sosyal Medya Tutum Ölçeği Üniversite Formu (SMTÖ-Ü) uygulanmıştır. Elde edilen veriler SPSS programı ile analiz edilmiştir. Elde edilen bulgular yorumlandığında Türkçe öğretmeni adaylarının sosyal medyaya yönelik düşkünlüklerini yönetme düzeylerinin olumlu anlamda yüksek olduğu görülmüştür. Ayrıca eğlence ve paylaşım tutumlarının orta düzeyin üzerinde; ilgi çekme, sosyal etkileşim, açık iletişim ve eğitim tutumlarının orta düzeyde olduğu görülmüştür. Çalışmanın öneriler bölümünde Medya Okuryazarlığının önemine dikkat çekilmiş ve Medya Okuryazarlığının MEB'e bağlı okullarda ve üniversitelerde zorunlu ders olarak okutulması için öneride bulunulmuştur.
Türkçenin yabancı dil olarak öğretimi bağlamında Satuk Buğra Han Destanı'nın B1 düzeyine uyarlanması
Son yıllarda Türkçeye ve Türk kültürüne karşı oluşan ilgi, Türkçenin yabancı dil olarak öğretimi ile ilgili akademik alanda ve uygulama sahasında pek çok çalışmanın yapılmasını gerekli kılmıştır. Yapılan çalışmalarda, Türkçenin yabancı dil olarak öğretimi alanında, öğrenicilerin ders sürecinde edinip öğrendiklerini destekleyecek nitelikte materyallerin yetersiz olduğu sıkça belirtilmiştir. Yabancı dil olarak Türkçe öğrenen bireylerin, özellikle okuma-anlama becerilerini geliştirmek için ana dili kullanıcılarına yönelik hazırlanan kısa hikâye, roman vb. eserlere yöneldikleri, bu durumun Türkçe öğrenimini güçleştirdiği alanyazında yer almıştır. Alanyazında belirtilen bu problemden hareketle yapılan çalışmada Türk edebiyatına ait Satuk Buğra Han Destanı inceleme nesnesi olarak kabul edilmiştir. Satuk Buğra Han Destanı'nın özgün hâli Türkiye Maarif Vakfı tarafından hazırlanan Türkçenin Yabancı Dil Olarak Öğretimi Programı'nda yer alan ortaöğretim (lise) B1 düzeyi izlence tablosundaki okuma becerisi kazanımları ve dil yapıları dikkate alınarak uyarlanmıştır. Uyarlanan metne son şekli Türkçenin yabancı dil olarak öğretimi alanında çalışan üç okutmandan alınan görüşler çerçevesinde verilmiştir. Uzman görüşlerinin alınmasında uyarlanmış metin değerlendirme formu kullanılmıştır. Destan metin türünün seçiminde öğrenicilerin Türkçenin tarihî derinliğini keşfetmelerini sağlayacağı düşüncesi etkili olmuştur. Araştırma temel nitel araştırma desenine göre yürütülmüştür.
Akran değerlendirme uygulamalarının üniversite öğrencilerinin yazma becerisine ve yazma tutumuna etkisi
Bu çalışmada akran değerlendirme uygulamalarının eğitim fakültesi öğrencilerinin yazma becerisine ve yazma tutumuna etkisi araştırılmış ve öğretmen adaylarının akran değerlendirme ile ilgili görüşleri alınmıştır. Karma yöntemin kullanıldığı çalışmada nicel verileri toplamak için "Yazma Becerisi Dereceli Puanlama Anahtarı" ve "Eğitim Fakültesi Öğrencileri İçin Serbest Yazma Tutum Ölçeği" kullanılmıştır. Nitel verilerin toplanmasında ise yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu Gaziantep Üniversitesi Nizip Eğitim Fakültesinde öğrenim gören 140 öğrenci (70 deney grubu 70 kontrol grubu) oluşturmaktadır. Araştırmanın nitel bölümü için her gruptan 10'ar öğrenciyle görüşme gerçekleştirilmiştir. Çalışmada 10 hafta boyunca deney grubuna akran değerlendirme uygulamalarıyla yazma eğitimi verilirken kontrol grubuna geleneksel yöntemlerle yazma eğitimi verilmiştir. Çalışmada elde edilen nicel veriler SPSS programında istatiksel olarak çözümlenmiştir. Çözümlemede karşılaştırılan grupların özelliğine göre bağımlı ya da bağımsız gruplar t-testleri uygulanmıştır. Çalışmanın nitel bölümü için öğrencilerin görüşme formuna verdikleri cevaplar söylem çözümlemesi yöntemiyle analiz edilmiştir. Araştırmanın sonuçlarına göre akran değerlendirme uygulamalarının öğrencilerin hem yazma becerisini hem de yazma tutumunu olumlu yönde etkilediği görülmüştür. Akran değerlendirme uygulamalarının farklı düzeydeki öğrenciler için hem yazma becerisinin geliştirilmesinde hem de diğer dil becerilerinin geliştirilmesinde daha çok kullanılmasına ilişkin önerilere yer verilmiştir.
Muzaffer İzgü'nün hikâye kitaplarının nezaket stratejileri bağlamında incelenmesi
Çalışmamızda Brown ve Levinson (1978,1987)'ın nezaket kuramı, Türkiye Türkçesindeki kullanımları boyutunda ele alınmıştır. Nezaket kuramının Türk dilinde hangi bağlamlarda ve hangi dilsel yapılarla kendini gösterdiğini tespit etmek için inceleme nesnesi olarak Muzaffer İzgü'nün Ökkeş Serisi'ni oluşturan "Ökkeş Lunaparkta, Ökkeş Kurt Avında, Ökkeş Balık Avında, Ökkeş Kapıcı, Ökkeş İşportacı, Ökkeş Bahçıvan, Ökkeş Otoparkta, Ökkeş Maçta, Ökkeş Dolmuşçu, Ökkeş Denizde" adlı 10 kitap belirlenmiştir. Çalışmamızın giriş bölümünde çalışmanın problem durumu, problem cümlesi, araştırmanın amacı, araştırmanın önemi, çalışmanın sınırlılıkları ve çalışmamızla ilgili tanımlara yer verilmiştir Çalışmanın ikinci bölümünde kuramsal açıklamalar, üçüncü bölümünde ise çalışmada kullanılan yöntem, araştırmanın modeli, evren ve inceleme nesnesi, verilerin toplanması ve analiziyle ilgili bilgiler açıklanmıştır. Yapılan incelemeler sonucunda elde edilen bulgular, çalışmanın dördüncü bölümünde detaylıca açıklanmıştır. Çalışmada elde edilen bulgular, nezaket stratejilerine göre değişiklik göstermektedir fakat genel olarak değerlendirildiğinde Brown ve Levinson(1978,1987)'ın nezaket stratejilerinin Ökkeş Serisi'nde, farklı bağlamlar ve dilsel yapılar çerçevesinde kullanıldığı sonucuna ulaşılmıştır. Çalışmanın beşinci bölümünde, çalışmada elde edilen bulgular, çalışmamıza konu olan nezaket kuramıyla ilgili alanyazında yapılmış diğer çalışmalarla kıyaslanmıştır. Elde edilen veriler çalışmanın altıncı bölümünde detaylıca açıklanarak çalışma sonuçlandırılmıştır.
7. sınıf öğrencilerinin Türkçe dersine yönelik motivasyonlarının yaratıcı drama yoluyla geliştirilmesi: Bir eylem araştırması
Eğitimde öğrenciyi merkeze alan çağdaş eğitim yaklaşımlarından hareketle çeşitli stratejiler, teknik ve yöntemler geliştirilmiştir. Yaratıcı drama bu yöntemlerden biridir. Bireyin edinmesi gereken temel becerileri kazanmasında, hayata hazırlanmasında ve olumlu davranışlar geliştirmesinde etkili olan bir yöntemdir. Bu araştırmada 7. sınıf öğrencilerinin Türkçe dersine yönelik motivasyonlarının yaratıcı drama yöntemiyle artırılması amaçlanmıştır. Araştırma modeli olarak eylem araştırması kullanılmıştır. Çalışmanın araştırma grubunu Gaziantep iline bağlı bir okulda bulunan 7. sınıf seviyesindeki 25 öğrenci oluşturmaktadır. Araştırmanın hazırlık ve uygulama süreci 2022-2023 eğitim-öğretim yılını kapsamaktadır. Araştırmada kullanılan nicel veri toplama aracı 'Ortaokul Öğrencilerinin Türkçe Dersine Yönelik Motivasyon Ölçeği 'dir. Ölçeğin ön test ve son test sonuçları SPSS programında analiz edilmiştir. Veri analizinde tek gruplu örneklem testleri kullanılmıştır. Nitel veri toplama araçları; öğrenci çalışma etkinlikleri, araştırmacı günlüğü ve görüşme formudur. Nitel veri toplama araçlarından elde edilen sonuçlar içerik analizi ile betimlenmiştir. Araştırma sonunda ölçeğin ön test ve son test sonuçları arasında istatiksel anlamda anlamlı farklılık oluşmuştur. Yaratıcı drama yönteminin Türkçe dersine olan motivasyon düzeylerini anlamlı bir şekilde artırdığı gözlemlenmiştir. Öğrenci çalışma etkinlikleri ve araştırmacı günlüğünde uygulamanın öğrencilerin motivasyonlarına ve temel becerilerini geliştirmeye katkı sağladığı sonucuna ulaşılmıştır. Öğrencilerle yapılan görüşmede öğrencilerin yaratıcı drama yöntemiyle ilgili kendi gelişimlerine katkı sağlama yönünden olumlu yönde düşüncelerin bulunduğu tespit edilmiştir.
7. sınıf öğrencilerinin yazma öz-yeterliklerinin geliştirilmesinde süreç-tür odaklı yazma yaklaşımının kullanımı
Ortaokul 7.sınıf öğrencilerinin yazma öz-yeterliklerinin geliştirilmesinde süreç-tür odaklı yazma yaklaşımının etkisini belirlemeyi amaçlayan bu araştırmada, nitel veriler ağırlıkta ve nicel veriler destekleyici konumda olduğu için iç içe (gömülü) karma desen kullanılmıştır. Araştırmanın alt problemlerinde Yazma Öz-Yeterlik Ölçeği öntest-sontest puanları arasında istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık görülüp görülmediği, süreç-tür odaklı yazma yaklaşımı ve ders işleniş sürecine yönelik öğrenci görüşleri ile sürece yönelik geliştirilen etkinliklerin sınıf içi uygulamasının nasıl olduğu incelenmiştir. Araştırma Gaziantep ili Şahinbey ilçesinde bir ortaokulda öğrenim gören ve ölçüt örnekleme yöntemi ile belirlenen 7.sınıf seviyesindeki 44 öğrenciyle yürütülmüştür. Araştırma verileri Yazma Öz-Yeterlik Ölçeği, kişisel bilgi formu, görüşme formu, öğrenci günlükleri ve öğrencilerin uygulama sürecinde oluşturdukları ürünlerle toplanmıştır. Araştırmanın nicel boyutunda yarı deneysel yöntem, nitel boyutundaysa olgubilim (fenomenoloji) yöntemi kullanılmıştır. Elde edilen nicel veriler R programlama dili ile analiz edilip bulgular tablolarla sunulmuştur. Nitel verilerse içerik analizi yöntemiyle çözümlenmiştir. Araştırma sonucunda deney grubundaki öğrencilerin öntest-sontest sonuçları arasında istatiksel olarak anlamlı farklılıklar tespit edilmiş, kontrol grubunda ise tespit edilmemiştir. Öğrenci günlüklerinde ve deney grubuyla yapılan görüşmelerde; uygulama sürecine ilişkin katılımcı görüşlerinin olumlu olduğu, uygulamanın yazma öz-yeterliklerinin gelişimine katkı sağladığı ve nicel verilerin nitel verileri desteklediği görülmektedir. Sonuç olarak süreç-tür odaklı yazma yaklaşımının yazma öz-yeterliğinin geliştirilmesinde etkili olduğu tespit edilmiştir.
Ortaokul öğrencilerinin eleştirel dinleme/izleme özyeterliliklerinin değerlendirilmesi
Ortaokul öğrencilerinin eleştirel dinleme/izleme özyeterliliklerinin çeşitli değişkenler açısından değerlendirilmesinin amaçlandığı bu araştırma nicel araştırma modellerinden betimsel tarama yöntemi ile gerçekleştirilmiştir. Araştırmada alt problemler kapsamında ortaokul öğrencilerinin eleştirel dinleme/izleme özyeterliliklerinin cinsiyet, yaş, anne-baba eğitim durumu, kardeş sayısı, sınıf düzeyi, okul öncesi eğitimi alma durumu ve günlük bilgisayar-tablet kullanma ve televizyon izleme süreleri açısından istatistiksel olarak anlamlı farklılık gösterme durumları incelenmiştir. Yapılan araştırma İstanbul ilinin Esenler ilçesinde yer alan resmi ortaokullardan gelişigüzel örnekleme yöntemiyle seçilen 1030 öğrenciyle gerçekleşmiştir. Araştırmanın verileri Eleştirel Dinleme/İzleme Özyeterlilik Ölçeği ve araştırmacı tarafından hazırlanan Kişisel Bilgi Formu ile elde edilmiştir. Ulaşılan veriler SPSS 22 programıyla analiz edilmiş ve ortaokul öğrencilerinin eleştirel dinleme/izleme özyeterlilik düzeylerinin orta seviyede (3,36) olduğu tespit edilmiştir. Bununla birlikte ortaokul öğrencilerinin eleştirel dinleme/izleme özyeterliliklerinin cinsiyet, yaş, anne-baba eğitim durumu, kardeş sayısı, sınıf düzeyi, okul öncesi eğitimi alma durumu ve günlük bilgisayar-tablet kullanma ve televizyon izleme süreleri gibi çeşitli değişkenler açısından istatistiksel olarak anlamlı farklılıklar göstermediği tespit edilmiştir. Ortaokul öğrencilerinin cinsiyetinin, yaşının, anne-baba eğitim durumunun, kardeş sayısının, sınıf düzeyinin, okul öncesi eğitimi alma durumlarının, günlük bilgisayar-tablet kullanma ve televizyon izleme sürelerinin eleştirel dinleme/izleme özyeterlilik düzeyi bakımından istatistiki açıdan anlamlı farklılıkların oluşmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar sözcükler: Eleştirel dinleme/izleme, dinleme eğitim
Yalvaç Ural'ın yapıtlarının çocuk yazınının temel ilkeleri açısından incelenmesi
Bu araştırmada, Yalvaç Ural'ın yapıtlarının çocuk yazınının temel ilkeleri olan; konu, karakter, ileti, dil ve anlatım ile resim açısından incelenmesi amaçlanmıştır. Ural'ın ortaokul öğrencilerine uygun olan 10 yapıtı, nitel araştırma yöntemlerinden doküman (belge) çözümlemesine başvurularak incelenmiştir. Ural'ın yapıtlarının, çocuk yazınının temel ilkeleri bakımından çoğunlukla uygun olduğu ve çocuğun okuma alışkanlığı edinme sürecini olumlu yönde etkileyecek, çocuğu okuma zevkine ulaştıracak özellikler taşıdığı saptanmıştır. Bu bağlamda; Ural'ın yapıtlarının insancıl değerler gözetilerek oluşturulduğu, yapıtlardaki konuların çocuğun kendi yaşam gerçekliğine uygun olduğu belirlenmiştir. Ayrıca Ural'ın yapıtlarında durağan ve kapalı karakterlere daha çok yer verilmesine karşın başkahramanların çocukların alakalı olabileceği, onlardan etkilenip iyiye, doğruya yönelebileceği kişilerden seçildiği; okura verilmek istenen iletilerin çocuk okurun duygu ve düşünce yetisinin gelişmesine katkı sağlayacağı; dil ve anlatımın etkili kullanımıyla çocuk okurun dil gelişiminin olumlu etkileneceği; yapıtlarda kullanılan resimlerin genellikle anlatıyı somutlayabildiği, doğru konumlandırıldığı anlaşılmıştır. Bununla beraber yapıtların duygusallık, rastlantısallık ögelerinden ve yabancı sözcüklerden arınık olmadığı belirlenmiştir. Son olarak çocuk yazını alanına katkısı olan yazarlara, eğitimcilere ve araştırmacılara önerilerde bulunulmuştur. Anahtar Sözcükler: Yalvaç Ural, çocuk yazını, çocuk yazınının temel ilkeleri, çocuğa görelik, çocuk gerçekliği
Cemil Kavukçu'nun yapıtlarının çocuk yazınının temel ilkeleri açısından değerlendirilmesi
Bu araştırmada, Cemil Kavukçu'nun çocuk yapıtlarının çocuk yazınının temel ilkeleri (karakter, konu, ileti, dil ve anlatım ile resim) açısından değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Kavukçu'nun 9-14 yaşındaki çocuklara seslenen 10 yapıtının çözümlemeleri nitel araştırma yöntemlerinden belge incelemesi yoluyla yapılmıştır. Kavukçu'nun yapıtlarının çocuk yazınının temel ilkeleri yönünden genellikle yetkin olduğu saptanmıştır. Kavukçu'nun çocuğa görelik ve çocuk gerçekliği ilkelerini gözettiği, çocukların ilgisini çekebilecek konuları ele aldığı ve bu konuların çocuklara okuma sevgisi ve alışkanlığı kazandırma açısından uygun özellikler taşıdığı belirlenmiştir. Bununla birlikte yazarın birçok yöntemle geliştirdiği başkişilerin çocuk okurun sağlıklı özdeşim kurabileceği bireyler olduğu, yapıtlarda çocukların söz varlığını artıracak biçimde deyim, betimleme ve benzetmelerin yer aldığı ancak yapıtların atasözlerinin varlığı yönünden zayıf kaldığı anlaşılmıştır. İletilerin çocukların düşün evrenini geliştirecek nitelikte olduğu ve yapıtlarda yer alan resimlerin anlatıları çoğunlukla somutladığı belirlenmiştir. Öte yandan yapıtların yabancı sözcüklerden, kurguyu zayıflatan rastlantısallık ve duygusallık ögelerinden arınık olmadığı görülmüştür. Araştırma sonunda incelenen yapıtlara yönelik alan yazını araştırmacılarına ve eğitimcilere önerilerde bulunulmuştur.
İsmail Bilgin'e ait eserlerin hikâye haritası yöntemine göre incelenmesi
Çalışmada İsmail Bilgin'e ait eserlerin hikâye haritası yöntemine göre incelenmesi amaçlanmıştır. Çalışmanın evrenini İsmail Bilgin'e ait 145 eser oluşturmuştur. Örneklem ise seçkisiz (random) yöntemle ile belirlenen 44 öykü kitabından meydana gelmiştir. Çalışmada temel nitel araştırma modeli tercih edilmiştir. Veri toplama yöntemi olarak doküman incelemesi kullanılmıştır. Örneklemi oluşturan söz konusu 44 öykü, metin öğretiminde kullanılan "Hikâye Haritası" yöntemine göre incelenmiştir. Her bir öykü hikâye haritasının unsurları açısından çözümlenmiş ve elde edilen veriler hikâye haritası tablosunda sunulmuştur. Ayrıca öyküler özetlenmiş ve karşılaştırmalar yapılarak değerlendirilmiştir. İsmail Bilgin'in eserlerinin metin unsurları yönünden zengin bir içeriğe sahip olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Bu eserlerin ebeveynler ve eğitimcilerle buluşturulması önerilmiştir.
Ortaokul Türkçe derslerinde çoklu ortama dayalı uygulamaların öğrencilerin görsel okuma ve medya okuryazarlığı becerilerine etkisi
Bu araştırma, ortaokul Türkçe derslerinde çoklu ortama dayalı uygulamaların öğrencilerin görsel okuma ve medya okuryazarlığı becerilerine etkisini belirlemek amacıyla gerçekleştirilmiştir. Karma araştırma yönteminin tercih edildiği araştırmada gömülü desen kullanılmıştır. Araştırmanın nicel boyutunda, yarı deneysel desende ön test-son test kontrol gruplu model tercih edilmiştir. Nicel veri toplama aracı olarak araştırmacı tarafından geliştirilen Görsel Okuma Başarı Testi ve başka bir araştırmacının geliştirdiği Medya Okuryazarlığı Düzey Belirleme Ölçeği kullanılmıştır. Araştırmanın nitel boyutunda, nitel araştırma desenlerinden biri olan olgubilim kullanılmıştır. Nitel veri toplama aracı olarak araştırmacı tarafından geliştirilen yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır. Araştırma, 2023-2024 eğitim ve öğretim yılında Gaziantep ilindeki bir ortaokulda yapılmıştır. Bu okulda 6. sınıf seviyesinde öğrenim gören 38 öğrenci, deney ve kontrol grubu olacak biçimde rastgele örneklem yöntemiyle seçilmiştir. Çoklu ortama dayalı uygulamalar ve etkinlikler, alan yazınındaki verilerden ve uzman görüşlerinden yararlanılarak geliştirilmiştir. Uygulama sürecinin başında deney ve kontrol grubuna Medya Okuryazarlığı Düzey Belirleme Ölçeği Öntesti ve Görsel Okuma Başarı Öntesti uygulanmıştır. Sekiz haftalık uygulama sürecinin sonunda aynı gruplara Medya Okuryazarlığı Düzey Belirleme Ölçeği Sontesti ve Görsel Okuma Başarı Sontesti uygulanmıştır. Uygulama sürecinin sonunda, deney grubunun süreç hakkındaki görüşleri yarı yapılandırılmış görüşme formu aracılığıyla elde edilmiştir. Araştırmanın nicel verilerine ilişkin betimsel istatistikler, korelasyon ve bağımlı/bağımsız örneklemler t-testi uygulanarak elde edilmiştir. Verilerin analizi SPSS 22 paket programı kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın nitel boyutuna ilişkin veriler, içerik analiziyle işlenmiştir. Elde edilen kanıtlar; ortaokul Türkçe derslerinde çoklu ortama dayalı uygulamaların öğrencilerin görsel okuma ve medya okuryazarlığı becerilerine olumlu ve anlamlı bir etkisinin olduğunu, öğrencilerin çoklu ortam etkinliklerine ilişkin olumlu görüşler geliştirdiklerini ortaya koymuştur.
7.sınıf sosyal bilgiler dersi, Osmanlı Devleti'nde ıslahat hareketleri ve seyyahların gözünden Osmanlı ünitesinin rol oynama tekniği ile işlenmesinin akademik başarıya ve tutuma etkisi
Bu araĢtırmada, 7. sınıf Sosyal Bilgiler dersinde "Osmanlı Devletinde Islahat Hareketleri ve Seyyahların Gözünden Osmanlı" ünitelerinin öğretiminde rol oynama tekniğinin etkisi incelenmiĢtir. AraĢtırmanın amacı, rol oynama tekniğinin öğrencilerin akademik baĢarıları ve derse yönelik tutumları üzerindeki etkisini belirlemektir. ÇalıĢmada ön test–son test kontrol gruplu yarı deneysel desen kullanılmıĢtır. Yozgat ili Saraykent ilçesindeki bir devlet ortaokulunda öğrenim gören 48 yedinci sınıf öğrencisi, deney (24) ve kontrol (24) gruplarına ayrılmıĢtır. Deney grubunda dersler Rol Oynama Temelli hazırlanan ders tasarımı ile iĢlenirken kontrol grubunda mevcut yöntemler kullanılmıĢ, uygulama 7 hafta sürmüĢtür. Veri toplama araçları olarak "Osmanlı Devletinde Islahat Hareketleri BaĢarı Testi", "Seyyahların Gözünden Osmanlı BaĢarı Testi" ve "Sosyal Bilgiler Dersi Tutum Ölçeği" kullanılmıĢtır. Analizlerde Tanımlayıcı Ġstatistikler, Wilcoxon ĠĢaretli Sıralar Testi ve Mann Whitney-U Testleri uygulanmıĢtır. Bulgular, deney grubu lehine anlamlı farklılıklar olduğunu göstermiĢtir (p<0,05). Sonuç olarak, Rol Oynama Temelli hazırlanan ders tasarımının öğrencilerin akademik baĢarılarını, bilgi düzeylerini ve Sosyal Bilgiler dersine yönelik tutumlarını olumlu yönde etkilediği belirlenmiĢtir. 2025, xii + 71 sayfa Anahtar Kelimeler: Sosyal Bilgiler, Rol oynama, Sosyal bilgiler öğretiminde rol oynama, Akademik baĢarı, Tutum
Yansıtıcı düşünmeye dayalı yazma etkinliklerinin 8.sınıf öğrencilerinin yazılı anlatım becerileri, yazma tutumları ve yazma kaygıları üzerindeki etkisi
Bu araştırma, yansıtıcı düşünmeye dayalı yazma etkinliklerinin 8. sınıf öğrencilerinin yazılı anlatım becerileri, yazma tutum ve kaygıları üzerindeki etkisini belirlemek amacıyla gerçekleştirilmiştir. Araştırmada ön test son test deney-kontrol gruplu yarı deneysel desen kullanılmıştır. Araştırma, 2017-2018 eğitim-öğretim yılının birinci döneminde Gaziantep ili Şahinbey ilçesinde bulunan 25 Aralık Ortaokulunun 8-E ve 8-F sınıfına devam eden 60 öğrenciyle gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın deney grubunu 8-F sınıfından 15 kız, 15 erkek olmak üzere toplam 30 öğrenci; kontrol grubunu ise 8-E sınıfından 15 kız, 15 erkek olmak üzere toplam 30 öğrenci oluşturmuştur. Araştırmanın uygulama bölümünde deney grubuna sekiz hafta boyunca, haftada ikişer saat olmak üzere, yansıtıcı düşünme etkinliklerine dayalı yazma etkinlikleri; kontrol grubuna ise Türkçe dersi kazanımları kapsamında 8. Sınıf çalışma kitabındaki yazma etkinlikleri yaptırılmıştır. Araştırmada veri toplama aracı olarak yazılı anlatım kağıtları kullanılmış, bu kağıtlar kompozisyon değerlendirme ölçeğine göre değerlendirilmiştir. Öğrencilerin yazma yönelik tutumları Akaydın ve Kurnaz (2015) 'ın yazma tutum ölçeğiyle, yazmaya yönelik kaygılarıysa Özbay ve Uyar (2011)'nin Daly- Miller'den uyarladığı yazma kaygı ölçeğiyle ölçülmüştür. Araştırma verilerinin çözümlenmesinde SPSS 16.0 paket programı kullanılmış ve elde edilen veriler üzerinde t-testi yapılmıştır. Araştırmada elde edilen bulgulardan biri; yansıtıcı düşünme etkinliklerine dayalı yazma etkinliklerinin, öğrencilerin yazılı anlatım becerilerini geliştirmede etkili ve verimli bir sınıf etkinliği olduğu yönündedir. Araştırmadan elde edilen bir diğer bulgu; bireyselliğin ön planda olduğu geleneksel genel yazma etkinliklerinin, öğrencilerin yazılı anlatım buluş becerileri dışında yazılı anlatımın diğer alt becerileri üzerinde olumlu bir katkısının olmadığıdır. Yazma tutumunu olumlu anlamda geliştirme, yazma kaygısını azaltma açısından; geleneksel yazma etkinliklerinin yapıldığı kontrol grubuyla yansıtıcı düşünme etkinliklerine dayalı yazma eğitiminin yapıldığı deney grubu arasında anlamlı derecede bir fark görülmemiştir. Anahtar Sözcükler: Yapılandırmacılık, Yansıtıcı Düşünme, Yazma Etkinlikleri, Yazılı Anlatım Becerileri, Yazma Tutumu, Yazma Kaygısı.
Nur İçözü'nün yapıtlarının çocuk yazınının temel ilkelerine göre incelenmesi
Bu araştırmada, Nur İçözü'nün yapıtlarının çocuk yazınının temel ilkelerine göre incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırma, nitel araştırma yöntemlerinden doküman incelemesi (belge inceleme) ilkeleri uyarınca gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın örneklemi; Nur İçözü'nün ilköğretim çağındaki çocuklar için yazdığı 17 yapıttan oluşmaktadır. Bu amaç doğrultusunda Nur İçözü'nün yapıtları çocuk yazınının temel ilkelerine göre ele alınmıştır. Buna göre çocuk yazınının temel ilkelerinin nasıl ele alınması gerektiği üzerinde durulmuş ve değerlendirme yapılmıştır. Bu çerçevede Nur İçözü'nün ilköğretim çağındaki 9-14 yaş grubundaki çocuklar için yazdığı 17 yapıtı konu ve kurgu, iletiler, kahramanlar ve karakterler, çevre, dil ve anlatım gibi çocuk yazınının temel ilkeleri açısından incelenmiştir. Nur İçözü'nün çocuk edebiyatı alanındaki yapıtları çocuk yazınının temel ilkeleri çerçevesinde incelendiğinde bu yapıtlardaki konu, kurgu ve iletilerin çocuk okurun yaş seviyesine ve anlama evrenine uygun olduğu, çocuk okurun olumlu yönde özdeşim kurabileceği karakterlerin yer aldığı, zengin çevre unsurunun bulunduğu ve başarılı bir dil ve anlatımla çocuk yazınının temel ilkelerine uygun nitelikte örüntülendiği belirlenmiştir. Anahtar sözcükler: Nur İçözü, çocuk edebiyatı, çocuk edebiyatının temel ilkeleri.
Aytül Akal'ın çocuk romanlarının değerler aktarımı açısından incelenmesi
Bu çalışmada Aytül Akal'ın çocuk romanlarındaki değerler tespit edilerek eserlerdeki değerlerin güncellenen Türkçe Dersi (1, 2, 3, 4, 5, 6, 7 ve 8. sınıf) Öğretim Programı'nda yer alan değerlerle örtüşüp örtüşmediği ve hedeflenen değerlerin nasıl aktarıldığı ortaya konmaya çalışılmıştır. Araştırmanın ilk bölümünde problem durumu ve alt problemler belirlenip araştırmanın amacı ve önemi dile getirilmiştir. Ayrıca çalışmaya konu olan eserlerin yazarı Aytül Akal hakkında da bilgi verilmiştir. Araştırmanın ikinci bölümünde değer, değerler eğitimi, değer aktarımı yaklaşımları, değerlerin aktarılmasında etkin rol üstlenen aile, okul ve edebi eserlerin önemi üzerinde durulmuştur. Güncellenen Türkçe Öğretim Programı'nda kazandırılmak istenen değerlerden söz edilmiş, edebi eserlerle değer aktarımında bulunurken dikkat edilmesi gereken hususlarla ilgili bilgiler sunulmuştur. Çalışma, tarama modelinde betimsel olarak desenlendirilmiştir. Araştırmanın evrenini ise Aytül Akal'ın 8 çocuk romanı oluşturmuştur. Çalışma için bu romanlar teker teker incelenmiş, romanların değerler içeren bölümleri tespit edilmiş, bunların hangi değer kategorisine girdiği belirlenmiş ve değerler tablo şeklinde sunulmuştur. Belirlenen değerler yorumlanmış, değerlerin romanlarda nasıl işlendiği açıklanmıştır. Ayrıca romanlarda yer alan değerlerin doğrudan aktarımından ziyade –sezdirme, karşıtlıklardan yararlanma, kahramanla özdeşim kurma ve mutlu sona ulaşma- gibi yöntemler ile okuyucuya aktarıldığı tespit edilmiştir.
Muzaffer İzgü'nün çocuk romanlarındaki karakterlerin incelenmesi
Bu çalışmada Muzaffer İzgü'nün çocuk romanlarındaki karakterlerin geliştirme biçimleri, nitelikleri, çeşitleri (açık, kapalı, durağan, devingen), karakter eğitimi açısından taşıdıkları değer incelenmiştir. Çalışmanın evreni, Muzaffer İzgü'nün çocuk romanları olarak belirlenmiş, örneklem olarak da söz konusu kitaplardan Ökkeş Kapıcı, Can Dayım, Kabakçı Amca, Uçtu Uçtu Ali Uçtu, Ekmek Parası ve Kuşadalı Metin Kaptan romanları seçilmiştir. Çalışmanın kuramsal çerçevesi çizilirken çocuk edebiyatı, çocuk romanı, karakter, çocuk edebiyatında karakter ve karakter eğitimi hakkında literatürdeki bilgiler ve değerlendirmeler sunulmuştur. Çalışmada, nitel araştırma yöntemlerinden doküman (belge) inceleme yöntemi kullanılarak romanlardaki karakterlerin nitelikleri ortaya konmuş, karakterlerin geliştirme biçimleri, çeşitleri, karakter eğitimi açısından taşıdıkları değer tespit edilmiş ve tablolaştırılmıştır. Elde edilen bulgulardan hareketle birtakım sonuçlara ulaşılmıştır: Karakterler genellikle her iki geliştirme yolu kullanılarak (dinamik, açıklama) geliştirilmiştir. Baş kişilerin çoğunun açık, yan kişilerin çoğunun ise kapalı karakter özelliği gösterdiği görülmüştür. Karakterlerin genelinin durağan yapıda olduğu, az sayıda devingen karakter bulunduğu tespit edilmiştir. Olumlu özellikler barındıran, çocukların kendine yakın görülebileceği ve okurları hayatın gerçekleriyle karşılaştıran karakterlerin fazla olduğu tespit edilmiştir. Karakterlerin birbirine benzer niteliklere sahip oldukları; hayvan severlik, çevrecilik, elindekiyle yetinme, çalışkanlık, yardımseverlik gibi niteliklerin kişilerin çoğunda ortak olduğu belirlenmiştir. Bazı karakterlerin, karakter eğitiminde kullanılabilecek yapıda olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
Ahmet Ümit'in masal kitaplarının metinsellik ölçütleri bağlamında incelenmesi
Her edebî eser ortaya çıktığı ortamdan bir şeyler taşır. Edebiyatın önemli bir türü olan masallar da içinden çıktığı kültür ortamından birçok kültür ögesini bünyesinde barındırmaktadır. Başta dil ve dilin olanakları olmak üzere kültürel anlamda birçok bilgi, masallar aracılığı ile okuyucuya taşınır. Bu durum nesilden nesile devam eder. Türk edebiyatında yazdığı polisiye romanlar ile tanınan Ahmet ÜMİT, annesinden dinlediği halk masallarından yola çıkarak iki masal kitabı kaleme almıştır. Yazarın bu masalları, masal bölümleri, masal ögeleri ve Kamil İŞERİ (2011)'nin oluşturduğu metinsellik ölçütleri ölçeğine göre incelenmiştir. Kitaplar üç bölümden oluşan ölçekteki "Metin Merkezli Özellikler", "Okur Merkezli Özellikler" ve "Diğer Özellikler" başlıkları altında yer alan ölçütlere göre tek tek incelenmiştir. Çalışmanın amacı, Ahmet Ümit'in halk masallarından yola çıkarak oluşturduğu iki yapıtı, masal bölümleri, masal ögeleri ve metinsellik ölçütleri ölçeğine göre incelemektir. Çalışmada, nitel araştırma yöntemlerinden doküman analizi yöntemi kullanılmıştır. Araştırma sonucunda masalların metinsellik ölçütleri açısından nitelikli olduğu, ölçekteki birçok maddeye uygun olduğu ancak ölçek maddelerinden biri olan okunabilirlik ölçütleri bağlamında 13 yaş ve üzerindeki yaş gruplarına hitap ettiği tespit edilmiştir. Anahtar sözcükler: Ahmet Ümit, masal, masalın bölümleri ve ögeleri, metinsellik ölçütleri, çocuk ve kitap.
Sözcük öğretimi ile kültür aktarımı: Avrupa Ortak Çerçeve Metni'nden hareketle Yunus Emre Enstitüsü Türkçe Öğretim Seti'nin değerlendirilmesi
İletişimin temel ögesi olan dil aynı zamanda kültürün de taşıyıcısıdır. Kültürün dille olan etkileşimi özellikle bir yabancı dili öğrenirken ya da öğretirken daha da önem kazanmaktadır. Öğreniciler, öğrenilen yabancı dille eş zamanlı olarak söz konusu kültürün dile olan yansımalarını da doğrudan öğrenmektedir. Bu yansımalar, dil eğitimi ve öğretiminde yararlanılan ilk kaynak olan ders kitaplarında rahatlıkla görülebilmektedir. Yunus Emre Enstitüsü dünyanın çeşitli yerlerinde kendilerine ait Türkçe öğretim setiyle hizmet veren bir kurumdur. Bu çalışma Yunus Emre Enstitüsü Türkçe Öğretim Seti A1 ve A2 ders kitaplarındaki kültür aktarımına yönelik ögelerin tespiti üzerine şekillenmiştir. Söz konusu kültürel ögeler Avrupa Ortak Çerçeve Metni'ne göre sınıflandırılmıştır. Çalışma nitel araştırma yöntemlerinden içerik analizi yöntemine göre yapılmıştır. Yapılan değerlendirmeler sonucunda Yunus Emre Enstitüsü Türkçe Öğretim Seti A1 ve A2 ders kitaplarının Avrupa Ortak Çerçeve Metni'yle büyük oranda örtüştüğü ancak A1-A2 dil seviyesi için bazı kültürel ögelerin ağır olduğu ve bu ögelerin aktarılmasında sadeleştirmeye gidilmesi gerektiği tespit edilmiştir. Anahtar sözcükler: Yabancı Dil Olarak Türkçe Öğretimi, Avrupa Ortak Çerçeve Metni, Yunus Emre Enstitüsü Türkçe Öğretim Seti, Kültür Aktarımı
Aytül Akal'ın çocuk kitaplarının eğitsel iletiler açısından incelenmesi
Bu araştırmanın amacı, Aytül Akal'ın çocuk kitaplarını eğitsel iletiler açısından incelemektir. Araştırmanın yöntemi nitel araştırma yöntemlerinden doküman(belge) incelemesidir. Araştırmada örneklem seçiminde rastgele örneklem türü kullanılmıştır. Bundan hareketle Aytül Akal'ın 8 masal, 8 öykü ve 8 roman kitabı rastgele örneklem metoduyla seçilmiştir. Sonraki süreçte doküman incelemesi ilkeleri temel alınarak öncelikle incelenen kitaplarda eğitsel iletiler tespit edilmiş ve bu eğitsel iletiler sunuluş biçimlerine göre ve amaçlarına göre tasnif edilmiştir. İncelenen kitaplarda tespit edilen eğitsel iletiler sunuluş biçimlerine göre "Doğrudan Aktarılan İletiler (Açık İletiler)"ve "Dolaylı Yoldan Aktarılan İletiler (Örtük İletiler)" şeklinde sınıflandırılmıştır. Sunuluş biçimlerine göre dolaylı/doğrudan aktarılan iletiler şeklinde tasnif edilen iletiler amaçlarına göre ise 1.Kişisel Gelişimi Destekleyen Eğitsel İletiler, 2.Toplumsal Gelişimi Destekleyen Eğitsel İletiler, 3.Ulusal Düşüncenin Gelişimini Destekleyen Eğitsel İletiler, 4.Çevre Bilinci Gelişimini Destekleyen Eğitsel İletiler, 5. Evrensel Düşüncenin Gelişimini Destekleyen Eğitsel İletiler biçiminde gruplandırılmıştır. Aytül Akal'ın incelenen 24 kitabının cümle ve paragraflarında toplam 230 eğitsel ileti tespit edilmiştir. Bu iletilerden 181 tanesi örtük ileti olup dolaylı aktarım yoluyla okuyucuya aktarılmıştır. Tespit edilen iletilerden 49 tanesi ise açık ileti olup doğrudan aktarım yoluyla okuyucuya aktarılmıştır. Yazarın kitaplarında en çok tespit edilen eğitsel ileti grubu "Kişisel Gelişimi Destekleyen Eğitsel İletiler"dir. Söz konusu kitaplarda en az tespit edilen eğitsel ileti grubu ise "Ulusal Düşüncenin Gelişimini Destekleyen Eğitsel İletiler"dir. Aytül Akal, kaleme aldığı eserlerinde yarattığı karakterler, işlediği konu, seçtiği anlatım biçimi ve yapıtlarında cümle ve paragrafların içinde sindirdiği iletilerle çocuk okurların ve eğitimcilerin dikkatini çekebilmiş bir yazardır. Yazarın yapıtlarında işlediği konular günlük hayatta yaşadığımız herhangi bir olay veya durum olabilmektedir. Akal, ailemizden birini veya çevremizdeki herhangi bir kişiyi anımsatan karakterlerini, mizahi bir anlatımla okuruna sunar. Yazar, yapıtlarının olay örgüsünde sosyal hayatımızda yaşadığımız herhangi bir çatışma durumundan hareketle okuruna çeşitli yaşam alanlarına yönelik eğitici iletiler sunmaktadır. Bundan hareketle yazarın çocuk kitaplarının içerdikleri zengin eğitsel iletiler dolayısıyla çocuk okurların karakter gelişiminde ve değerler eğitiminde ebeveynler ve eğitimciler tarafından kullanılabileceği düşünülmektedir. Anahtar Kelimeler: Aytül Akal, Eğitsel ileti, Çocuk edebiyatı, Çocuk kitabı.
Ortaöğretim 5. sınıf sosyal bilgiler dersi ülkem, kültürüm ve tarihim ünitesinin öğretiminde sanal müze kullanımının öğrenci başarısı üzerindeki etkisi: Anadolu Medeniyetleri Müzesi örneği
Sosyal bilgiler öğretiminde müze kullanımı, soyut konuların somutlaştırılması açısından önemli bir role sahiptir. Yapılandırmacı anlayışa göre şekillenen yeni eğitim anlayışında; öğrencilerin bilgileri ezberlemesi değil zihninde kurdukları ilişkiyle anlamlandırması amaçlanmaktadır. Müzelerin eğitimde kullanımı bu amaca hizmet etmektedir. Müzeler aracılığıyla öğrencilere, işlenen dönemle alakalı eserler gösterilerek konu somutlaştırılır. Ayrıca öğrencilere, olayların geçtiği dönemin atmosferi yansıtılmaya çalışılır. Böylece öğrenci tarihsel empati yeteneği kazanır ve var olan kalıp bilgilerinin yanına farklı yorumlar eklemeye başlar. Yenilenen eğitim anlayışında yapılandırmacılık ve yaparak yaşayarak öğrenme kavramları ön plana çıkmaya başlamıştır. Bu kapsamda eğitimde müze kullanımı artmıştır. Fakat gelişen teknolojinin yanında küresel salgının da etkisiyle, eğitimde sanal müze gezileri otantik müze gezilerine nazaran daha çok tercih edilmeye başlamıştır. Sanal müzeler aracılığıyla öğrencilere, sınıftan ayrılmadan müzeleri gezme imkânı sunulmaktadır. Böylece hem otantik müze gezisinde ortaya çıkan tehlikeler ortadan kalkmakta hem de maddi engeller en aza indirilmektedir. Bu da eğitimde fırsat eşitliğini doğurmaktadır. Yapılan araştırmada sanal müzelerin, Ortaöğretim 5.sınıf sosyal bilgiler dersi Ülkem, Kültürüm ve Tarihim ünitesinin öğretiminde kullanımının öğrenci başarısı üzerindeki etkisi incelenmiştir. Çalışmanın amacı; eğitimde sanal müze kullanımının başarıya olan etkisini ortaya koymak ve sanal müzelerin olumlu yönlerine vurgu yapmaktır. Araştırmada ''Öntest-Sontest Kontrol Gruplu Desen '' kullanılmıştır. Araştırma, 2021-2022 eğitim öğretim yılı Manisa ili Merkez Efendi Ortaokulu'nda öğrenim gören 5-A ve 5-C sınıfındaki öğrenciler üzerinde gerçekleştirilmiştir. Araştırmaya deney (20) ve kontrol (20) grubu olmak üzere toplam 40 öğrenci katılmıştır. Deney grubuna sanal gezi yaptırılırken kontrol grubuna düz konu anlatımı uygulanmıştır. Uygulama yapılmadan önce 5. Sınıf Ülkem, Kültürüm ve Tarihim ünitesi incelenmiştir. Yapılan inceleme sonucunda sanal müze gezisinin Anadolu Medeniyetleri Müzesi'ne yapılmasına karar verilmiştir. Böylece tez konusunun uygulama alanı Anadolu Medeniyetleri Müzesi olmuştur. Veri toplama aracı olarak, araştırmacı ve sınıf öğretmeni tarafından müfredata uygun olacak şekilde başarı testi geliştirilmiştir. Başarı testinin uygulanması sınıf öğretmeni ve araştırmacı tarafından yürütülmüştür. Her iki gruba da aynı başarı testi uygulanmıştır. Veri toplama aracından elde edilen veriler SPSS programıyla analiz edilmiştir. Elde edilen sonuçlar, bağımlı – bağımsız gruplar için kullanılan t-testi analizi ile değerlendirilmiştir. Araştırma sonucunda deney ve kontrol grubu öğrencilerinin son-test başarı puanları arasında anlamlı bir fark bulunmuştur. Bu fark, sanal müze gezisi kullanılarak yapılan öğretimin başarı artışında daha etkili olduğunu göstermektedir. Anahtar Kelimeler: Müze, Sanal Müze, Sosyal Bilgiler Dersi, Ülkem Kültürüm ve Tarihim
Geri bildirim olarak çoklu değerlendirme yaklaşımının Türkçe öğrenen yabancı öğrencilerin yazma becerisine etkisi
Bu araştırmanın temel amacı, çoklu değerlendirme yaklaşımının Türkçe öğrenen yabancı öğrencilerin yazma becerisine etkisini belirlemektir. Çalışmanın evrenini, Türkçeyi yabancı bir dil olarak öğrenenlerin tümü oluşturmaktadır. Örneklemi ise, 2017-2018 eğitim öğretim yılında Gaziantep Üniversitesi Türkçe Öğretimi Uygulama ve Araştırma Merkezinden (TÖMER) kontrol ve deney grubu olarak seçilen C1 düzeyi yirmi yedi öğrenci oluşturmaktadır. Araştırmada ölçme aracı olarak kompozisyon konuları, kişisel bilgi formu ve yazılı anlatım dereceli puanlama anahtarı kullanılmıştır. Ölçme süreci sonunda elde edilen verilerin analizinde kullanmak üzere belirlenen istatistiksel yöntem olarak t-testi, ANCOVA ve KOVARYANS analizi kullanılmıştır. Yapılan analizler sonucunda iki grup arasında deney grubu lehine istatistiksel olarak anlamlı farklar ortaya çıkmıştır. Tüm çalışma genel olarak değerlendirildiğinde çoklu değerlendirme yaklaşımı çerçevesinde yapılan uygulamaların Türkçe öğrenen yabancı öğrencilerin yazma becerisi üzerinde anlamlı etkilerinin olduğu yapılan incelemeler sonucunda anlaşılmıştır.
Sosyal bilgiler dersi programındaki enerji içerikli sosyo-bilimsel konulara ilişkin öğrenci bilgi düzeyleri
Bu araştırmada İlköğretim (4.-8. sınıf) Sosyal Bilgiler Dersi Öğretim Programındaki enerji başlığı altında öğretilen enerji kaynaklarından güneş enerjisi, hidroelektrik enerjisi, termik enerji, rüzgâr enerjisi, nükleer enerji ve jeotermal enerji konuları hakkında öğrenci bilgi düzeylerini ortaya çıkarmak amacıyla veriler, toplanmıştır. Bu veriler, 2015-2016 eğitim öğretim yılında toplanmıştır. Araştırmada örneklem olarak Kırşehir il merkezi ve ilçelerindeki 28 devlet okulunda öğrenim görmekte olan 1350 sekizinci sınıf öğrencisi, seçkisiz örnekleme yöntemlerinden tabakalı örnekleme yöntemi ile seçilmiştir. Araştırmada nicel araştırma yöntemlerinden tarama modeli kullanılmıştır. Öğrenci bilgi düzeylerini ortaya çıkarmak için araştırmacı tarafından geliştirilen "Enerji Konulu Başarı Testi" ve "Kişisel Bilgi Formu" uygulanmıştır. Başarı testi ve kişisel bilgi formundan toplanan veriler, SPSS programında analiz edilmiştir. Araştırmada başarı testinden elde edilen puanlarda kız öğrencilerin erkek öğrencilere göre daha başarılı olduğu görülmüştür. Bu başarı testinden öğrencilerin en az 2, en çok 31 puan aldığı görülmektedir. Öğrencilerin ailelerindeki birey sayısı arttıkça başarı testinden elde ettikleri puanların düştüğü ortaya çıkarılmıştır. Anne eğitim durumu değişkeninde annesi lisans ve lise mezunu olan öğrenciler diğer öğrencilere göre daha yüksek başarı puanları elde etmiştir. En düşük başarı puanları ise annesi doktora eğitimli ve okuryazar olmayan öğrenci gruplarında tespit edilmiştir. Baba eğitim durumu kontrol edildiğinde ise babası lisans, lise ve önlisans mezunu olan öğrenciler diğer öğrencilere göre daha yüksek başarı puanları elde etmiştir. En düşük başarı puanları ise sırasıyla okuryazar olmayan babalar ile doktora eğitimli babaya sahip öğrencilerin aldığı tespit edilmiştir. Aile gelir durumuna göre geliri yüksek olan öğrenciler, düşük olanlara göre testte daha başarılı olmuşlardır. Öğrencilerin enerji kaynaklarına yönelik fikirlerinin oluşmasını etkileyen etmenler arasında en fazla medya tercih edilmiş ve fikirlerinin oluşmasını etkileyen etmen tercihi medya olan öğrenciler testten daha başarılı olmuştur. Çevre sorunlarına karşı duyarlılık durumlarına göre çevreye duyarsız olanlar, başarı testinden olumsuz sonuçlar elde etmiştir. Güneş enerjisi, rüzgâr enerjisi, jeotermal enerjisi ve hidroelektrik santraline ilişkin risk algısı konusunda risk yok diyenler ile kararsızım ve risk var diyenler arasında risk yok diyenler lehine anlamlılık tespit edilirken; nükleer enerjisi de risk var diyenler lehine anlamlılık tespit edilmiştir. Termik santrale ilişkin risk algıları arasında istatistikî olarak anlamlı düzeyde fark bulunmamıştır. Enerji santrallerinin kurulumuna ilişkin öğrenci görüşleri ele alındığında en fazla kurulmaması gerektiği görüşü nükleer enerji santraliyken bunu sırayla termik enerji santrali, hidroelektrik santrali, jeotermal enerji santrali, rüzgâr enerji santrali ve güneş enerji santrali öğrenciler tarafından ifade edilmiştir.
Sosyal bilgiler öğretmenlerinin Cumhuriyet kadını kavramına ilişkin görüşleri
Bu araştırma, Sosyal Bilgiler Öğretmenlerinin "Cumhuriyet kadını kavramına ilişkin görüşlerinin" belirlenmesi amacı ile yapılmıştır. Kadınlar, toplumun vazgeçilmez bireyleridir. Çünkü kadın, annelik vasfının tek sahibidir. Bu özelliğe sahip olan kadın toplumun tüm alanlarında da aynı şekilde değer görmelidir. Geçmişten günümüze bir değerlendirme yaptığımızda, toplumda yaşanan; sosyal, siyasi, dini ve kültürel değişimler kadının durumunda da değişikliklere yol açmıştır. Bu değişim, Cumhuriyetin ilanı ile tüm alanlarda olumlu yönde adım adım ilerler. Cumhuriyetin ilanı ile birlikte yapılan inkılâplar, kadınlar yararına ciddi gelişmeleri beraberinde getirmiştir. Sosyal Bilgiler öğretmenlerinin "Cumhuriyet kadını kavramına ilişkin görüşlerinin" belirlenmesini hedefleyen bu çalışmada nitel araştırma yöntemi kullanılmıştır. Açık uçlu sorular ve yarı yapılandırılmış görüşme formu ile öğretmen görüşleri alınmış olup, elde edilen veriler içerik analizine tabi tutulmuştur. Araştırmanın çalışma grubunu; 2015-2016 eğitim-öğretim yılında Adana ili, Çukurova ilçesinde görev yapan toplam 48 Sosyal Bilgiler Öğretmeni oluşturmaktadır. Yarı yapılandırılmış görüşme formları incelendiğinde; Sosyal Bilgiler öğretmenlerinin cinsiyet ve mesleki kıdemleri farklı olsa da; cumhuriyet kadını kavramının kadına çağdaş modern özgür ve eşitlik kazandırdığını belirtmişlerdir. Cumhuriyetin ilanı ile kadınların toplumda birçok alanda haklara sahip olduğunu medeni bir kadın imajının yansıtıldığını belirtmişledir. Ayrıca öğretmenler, Sosyal Bilgiler ders ve kılavuz kitaplarının konu ve kazanımlarında, kadınlara yeterli ölçüde yer verildiği görüşündedirler. Cumhuriyet kadınının toplumdaki yerini yorumlarken eşitliğin ve hak kavramlarının önem kazandığını vurgulamışlardır. Sosyal Bilgiler öğretmenlerinin Cumhuriyet kadınının toplumdaki yeri hakkındaki görüşlerine bakıldığı zaman, kadının erkekle eşit olması ve hak sahibi olması gerektiği görüşleri öne çıkmaktadır. Böylece cumhuriyetin ilanı ile beraber oluşan cumhuriyet kadını profilinin tanımı, sahip olduğu hakları ve bu haklarla beraber kadının toplumdaki yerinin neler olduğunu saptamak için kadın ve erkek Sosyal Bilgiler öğretmenlerinin bu konuyla ilgili görüşleri değerlendirilmiştir.
Öğretmen adaylarının Kırşehir çevresindeki tarihi yerlere olan ilgi ve farkındalıkları
Yerel tarihi, belirli bir bölgede bir coğrafi sınır içerisinde geçmişten günümüze kadar yaşayan insanların oluşturdukları ortak kültür olarak tanımlamamız mümkündür. Her topluluğun kendine has bir kültürü vardır ama birbirlerinden de etkilenebilirler. Belirli yerlerde yaşamış ve onlardan sonra da yaşamaya devam eden topluluklar o bölgeye has bir kültür oluşturur. Yaşam şekilleri, savaşları, barışları, cenaze törenleri, sanat eserleri ve tarihi yapıları gibi o kültürün somut ve soyut kalıntılarını meydana getirir. Bu şekilde de o bölgenin yerel tarihini oluşturur. Bu araştırmanın amacı; öğretmen adaylarının Kırşehir ve yakın çevrelerindeki tarihi yerlere ilişkin sahip oldukları ilgi ve farkındalık düzeylerini belirlemektir. Bu araştırmanın evrenini; 2017-2018 eğitim öğretim yılında Kırşehir Ahi Evran Üniversitesi Eğitim Fakültesi'nde öğrenim gören öğretmen adayları, örneklemini ise aynı dönem ve fakültedeki Sınıf, Sosyal Bilgiler ve Türkçe Eğitimi Anabilim Dalı 1-4. sınıf öğretmen adayları oluşturmaktadır. Araştırmada karma (mixed) yöntemler kullanılmıştır. Nicel verilerin elde edilme sürecinde tarama yöntemi, nitel verilerin elde edilmesinde ise olgubilim (fenomenoloji) deseni kullanılmıştır. Araştırma kapsamında nicel verilerin analizinde yüzde (%) tabloları, korelasyon analizi (pearson), tek yönlü varyans analizi (ANOVA), regresyon analizi ve bağımsız gruplar için t-testi kullanılmıştır. Nitel verilerin analizinde görüşme formu için içerik analizi ve frekans hesabı yapılmıştır. Sonuç olarak; öğretmen adaylarının yakın çevrelerinde olduğunu bildikleri tarihi yerlerin başında şehrin merkezinde en işlek caddenin ortasında olan Cacabey Medresesi olup bunu sırasıyla Ahi Evran-ı Veli Külliyesi izlemektedir. Sonrasında yine ana yol üzerinde olan ve yolcu otobüs durağı olarak ta anılan ve kullanılan Âşık Paşa Türbesi gelmektedir. Bunların yanında Kaman Kalehöyük , Kırşehir Kalehöyük, Mucur Yeraltı Şehri ve Kesikköprü de en çok bildikleri yerler arasında yer almaktadır. Cemele Kalesi, Lale Camii, Kepez Yeraltı Şehri, Hacıbey Konağı ve Çarşı Camii gibi tarihi yerleri ise az bildiklerini ifade etmişlerdir. Öğretmen adayları bulundukları yerlerdeki tarihi eserler hakkında bilgi edinirken özellikle o yerler hakkında araştırma yapma, broşür/tabela inceleme, ders öğretmenlerinden faydalanma gibi yollara başvurmaktadırlar. Kırşehir ve çevresindeki tarihi yerlere olan ilgi ve farkındalık düzeyleri öğretmen adaylarının cinsiyete göre anlamlı bir farklılık göstermezken diğer değişkenlere göre anlamlı farklılık göstermektedir.
Ortaokul 6-8. sınıf Türkçe dersi basılı öğretim materyallerinin dinleme/izleme yöntem ve teknikleri bakımından incelenmesi
Yapılandırmacı yaklaşımla hazırlanan Türkçe Dersi 6-8. Sınıflar Öğretim Programı'nda dinleme becerisi, ayrıntılı bir şekilde ele alınmış ve Türkçe ders kitaplarındaki her temada en az bir dinleme metnine yer verilmesi zorunluluğu getirilmiştir. Dinleme metinlerinin işlenişinde kullanılabilecek yöntem/tekniklere de programda değinilmiştir. 6-8. SınıflarTürkçe Öğretim Programı'nın dinleme yöntem/teknikleri bölümünde yedi tür dinleme yöntem/tekniğinden bahsedilmiştir. Bu yöntem/teknikler katılımlı dinleme, katılımsız dinleme, not alarak dinleme, kendini konuşanın yerine koyarak (empati kurarak) dinleme, yaratıcı dinleme, seçici dinleme ve eleştirel dinlemedir. Bu çalışmada, 6-8. sınıflar Türkçe dersi öğretmen kılavuz kitaplarında yer alan dinleme metinlerinde hangi yöntemlere ve tekniklere yer verildiği tespit edilmiş, bu yöntem ve tekniklerin hangi metinlerle birlikte uygulandığı, hangi tür metinlerin yer aldığı ve sözcük sayıları üzerinden de metinlerin uzunluğu, kısalığı üzerinde durulmuştur. Çalışmada her sınıf seviyesi için biri Bakanlık ikisi özel yayınevi kitabı olmak üzere üçer öğretmen kılavuz kitabında yer alan dinleme metinleri incelenmiştir. Nitel tarama araştırması olan bu çalışmanın verileri, doküman incelemesi yoluyla toplanmış ve betimsel analiz yöntemiyle analiz edilmiştir.Çalışma neticesinde,6-8. Sınıflar Türkçe Öğretim Programı'nda yer alan dinleme yöntem ve tekniklerinin her birine başvurulduğu ve bu yöntem ve tekniklerin öğretim programındaki uygulama yönergelerine uygun şekilde kullanıldığı saptanmıştır.Çalışmada incelenen 55 dinleme metninde 11 farklı metin türü kullanıldığı tespit edilmiştir. Dinleme / izleme metinlerinde en kısa metnin 77, en uzun metnin de 2245 sözcük olduğu anlaşılmıştır.