191
Arşivlenen Tez
0
DOI Atanmış
0%
DOI Oranı
Anabilim Dalı
E-spor izleme motivasyonu, ilgilenim, ürün yerleştirmeye yönelik tutum, satın alma niyeti ve hatırlama arasındaki ilişki
Bu araştırmanın amacı, e-spor müsabakaları izleyen bireylerin izleme motivasyonları, ilgilenim ürün yerleştirmeye yönelik tutum, satın alma niyeti ve marka hatırlama düzeyleri arasındaki nedensel ilişkileri incelemektir. Verilere araştırmanın örneklemi kapsamında Türkiye'de e-spor müsabakalarını çevrimiçi izleyen, 342 seyirciden ulaşılmıştır. Veri toplama araçları; motivasyon, ilgilenim, ürün yerleştirmeye yönelik tutum, marka hatırlama, satın alma niyeti ölçeği ve demografik bilgiler olmak üzere altı bölümden oluşmaktadır. Bu bağlamda SPSS programına kaydedilen veriler AMOS programı aracılığıyla ölçüm ve yapısal olmak üzere YEM iki aşamalı yaklaşımı ile analiz edilmiştir. Öncelikle araştırma yapılarına ilişkin ölçüm modeli kurulmuş ve modelin ampirik veri ile uyumu test edilmiştir. Ölçüm modelinin doğrulanmasının ardından araştırma hipotezlerine ilişkin yapısal model test edilmiştir. Yapılan analizler neticesinde araştırma kapsamında öne sürülen bütün hipotezler kabul edilmiş, motivasyonun ilgilenim ve ürün yerleştirmeye yönelik tutumu doğrudan etkilediği ortaya konmuş, ilgilenim ve ürün yerleştirmeye yönelik tutumun marka hatırlama ve satın alma niyeti üstünde etkisi olduğu tespit edilmiştir. Araştırma kapsamında elde edilen sonuçlar gelişen literatürde önemli bir boşluğu doldurmasının yanı sıra yapılacak olan yeni araştırmalar için öncü niteliğindedir. Son olarak araştırma sonuçları e-spor profesyonellerine marka stratejilerini geliştirirken kullanabilecekleri önemli bilgiler sağlamıştır. Anahtar Sözcükler: E-spor İzleme Motivasyonu, İlgilenim, Ürün Yerleştirmeye Yönelik Tutum, Marka Hatırlama, Satın Alma Niyeti
Kadınların taraftarlık düzeyi ve sporu seyretme güdüleri arasındaki ilişkinin incelenmesi
Bu araştırma, sporun toplumsal çerçevesinde kadın taraftarların destekledikleri takım ile özdeşleşme düzeyinin belirlenmesi ve seyirci olarak onları müsabakaları izlemeye güdüleyen içsel ve dışsal güdü faktörlerini demografik değişkenler kapsamında incelemek amacıyla yapılmıştır. Çalışma, genel tarama modellerinden biri olan anlık tarama yaklaşımı ve ilişkisel tarama modeline göre dizayn edilmiştir. Araştırmanın çalışma evreni Batı Karadeniz ve Marmara bölgesinde bulunan kadın taraftarlar dan oluşmuştur. Örneklem grubu ise; seçkisiz örnekleme yöntemlerinden biri olan basit seçkisiz örnekleme yöntemi ile seçilen toplam 542 katılımcıdan oluşmuştur. Çalışmada veri toplama aracı olarak; Taraftarın takımına olan bağlılığını ölçmek için, Wann ve Branscombe (1993) tarafından geliştirilen ve Günay ve Tiryaki (2003) tarafından Türkçe geçerlik ve güvenirlik çalışması yapılan tek boyutlu, 7 soru dan oluşan ve Cronbach's alfa iç tutarlık katsayısı 0.96 olan "Spor Taraftarı Özdeşleşme Ölçeği" kullanılmıştır. Sporu seyretme güdülerini ölçmek için, Polat ve Yalçın (2020) tarafından geliştirilen 45 sorudan oluşan ve Cronbach's alfa iç tutarlık katsayısı 0,93 ile 0,96 olan, "Spor seyircileri için dışsal güdü ölçeği (SSİDGÖ-9 alt boyut) ve spor seyircileri için içsel güdü ölçeği (SSİİGÖ-7 alt boyut)" kullanılmıştır. Toplanan veriler normal dağılım özelliği gösterdiği için istatistiksel çözümlemelerde Parametrik Hipotez testlerinden Pearson Korelasyon analizi, t-testi, ANOVA ve MANOVA ile, Tukey Post Hoc analizleri kullanılmıştır. Elde edilen bulgular sonucunda; kadın taraftarların sporu seyretme güdüleri ve özdeşleşme düzeyleri ile yaş, medeni durum, eğitim düzeyi, mesleği, spor yapma sıklığı, sporu seyretme sıklığı, takip ettikleri brans, tv yayın abonelikleri, sahip oldukları çocuk sayısı, taraftarı oldukları takım ve satın alma davranışları arasında istatistiksel olarak anlamlı farklılıklar tespit edilmiştir.
Spor teşkilatlarında çalışan personelin örgütsel vatandaşlık davranışlarının incelenmesi
Bu araştırmanın amacı spor teşkilatlarında çalışan personelin örgütsel vatandaşlık düzeylerinin incelenmesidir. Betimsel ve ilişkisel tarama modeli ile basit tesadüfi örnekleme yöntemi kullanılarak gerçekleştirilen araştırmanın evrenini spor teşkilatları çalışanları oluştururken örneklemini ise, Adana, Ankara, Balıkesir, Bilecik, Bolu, Çanakkale, Edirne, Isparta, İzmir, Kırıkkale, Muş, Nevşehir, Osmaniye, Tokat, Uşak ve Zonguldak illerinde Gençlik ve Spor Bakanlığına bağlı olan kurumlarda çalışan 513'ü kadın 398'e erkek olmak üzere toplam 911 çalışan oluşturmaktadır. Araştırma kapsamında veri toplama aracı olarak Podsakoff, MacKenzie, Moorman ve Fetter (1990) tarafından geliştirilen, Bitmiş, Sökmen ve Turgut (2014) tarafından Türkçe uyarlaması yapılan örgütsel vatandaşlık davranışı ölçeği kullanılmıştır. Elde edilen verilerin analizinde SPSS 26.0 kullanılmıştır. İstatistik programında yapılan incelemeler sonucunda örgütsel vatandaşlık ölçeğinde yer alan alt boyutlara ilişkin puan ortalamalarının normal dağılım göstermediği tespit edilmiş ve ikili grup karşılaştırmalarında Mann-Whitney U Testi, ikiden fazla grubun karşılaştırmalarında Kruskal-Wallis Testi'nden yararlanılmıştır. Kruskal- Wallis testinden anlamlı farklılığın tespit edildiği durumlar ise ikili karşılaştırmaların gözlemnebilmesi için Bonferroni düzeltmesi yapılmıştır. Toplam 911 Gençlik ve Spor İl Müdürlüğünde çalışan toplam 911 personelin katılım sağladığı bu araştırmada sonuç olarak; Spor teşkilatı çalışanlarının mesleki hizmet sürelerinin arttıkça örgtüsel vatandaşlık davranışlarının da arttığı tespit edilirken, bu kurumlarda çalışan personellerin örgütsel vatandaşlık davranışları sözleşmeli ya da kadrolu olarak çalışma şekiline göre değişmediği sonucuna ulaşılmıştır.
Üniversitelerde spor eğitimi alan öğrencilerin hizmet kalitesi algılarının incelenmesi
Bu araştırma Türkiye'de spor eğitimcisi yetiştiren üniversitelerin, spor bölümlerinde okuyan öğrencilerinin memnuniyet derecelerinin ölçülmesi, bu kurumların kalite düzeylerinin tespiti ile iyileştirmeye açık olan alanlarının belirlenmesi ve önceki yıllardan günümüze kalite standartlarında değişiklik olup olmadığını belirlemek amacıyla yapılmıştır. Çalışma nicel araştırma modellerinden biri olan genel tarama yaklaşımı ve ilişkisel tarama modeli ile yapılmıştır. Araştırmanın çalışma evreni Ege, Marmara, Karadeniz ve Anadolu bölgelerinde bulunan üniversitelerin spor eğitimi veren bölümlerinde okuyan öğrencilerinden oluşmuştur. Örneklem grubu ise; rastgele örnekleme yöntemi ile seçilen 297 kadın, 450 erkek toplam 747 öğrenciden oluşmuştur. Çalışmada veri toplama aracı olarak; Milli Eğitim Bakanlığı, Eğitim Araştırma ve Geliştirme Daire Başkanlığınca geliştirilmiş, Yanık ve Sunay (2007) tarafından üniversite öğrencilerine yönelik yeniden uyarlanmış 14 alt boyut ve 45 sorudan oluşan ve güvenirlik katsayısı (α=0, 99) olan ''Öğrenci Memnuniyeti Anketi'' kullanılmıştır. Ölçek araştırmanın amacı doğrultusunda 13 alt boyut ve 39 sorudan oluşacak şekilde yeniden düzenlenmiştir. Verilerin çözümlenmesinde, Parametrik Hipotez testlerinden Pearson Korelasyon analizi, t-testi ve ANOVA kullanılmıştır. Sonuç olarak; 2. öğretimde okuyan öğrenciler 1. öğretimde okuyan öğrencilere göre okullarını güvenlik alt boyutunda yetersiz bulmuşlardır. Spor Yöneticiliği bölümünde okuyan öğrencilerin Beden Eğitimi Öğretmenliği ve Antrenörlük bölümünde okuyan öğrencilere göre kalite algıları daha yüksek çıkmıştır. Akademik not ortalaması düşük olan öğrencilerin memnuniyetsizlik düzeyleri daha yüksek çıkmıştır. Ege-Marmara bölgelerinde bulunan üniversitelerde okuyan öğrencilerin Karadeniz ve Anadolu bölgelerinde okuyan öğrencilere göre hizmet kalitesi algı düzeyleri daha yüksek bulunmuştur. ANAHTAR KELİMELER: Eğitim, Kalite, Toplam Kalite Yönetimi (TKY), Hizmet Kalitesi, Üniversite, Üniversite Öğrencisi, Spor Bilimleri Fakültesi
Akdeniz Üniversitesi Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu öğrencilerinin iletişim beceri düzeyleri ile atılganlık düzeylerinin incelenmesi
Bu çalışma; Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu öğrencilerinin, iletişim beceri düzeyleri ile atılganlık düzeylerinin incelenmesi amacıyla yapılmıştır. Araştırmaya 2013-2014 eğitim öğretim döneminde Akdeniz Üniversitesi Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulunun, beden eğitimi ve spor öğretmenliği, spor yöneticiliği, antrenörlük eğitimi ve rekreasyon bölümlerinin değişik sınıflarında öğrenim gören 229 kadın ve 191 erkek olmak üzere toplam 420 öğrenci katılmıştır. Araştırmada tarama modeli kullanılmıştır. Verilerin toplanması amacı ile araştırmada, kişilerarası ilişkilerde atılganlığın ölçülmesi amacıyla Spencer Rathus tarafından (1973) geliştirilip, Nilüfer Voltan Acar tarafından Türkçeye çevrilerek, geçerlilik ve güvenilirlik çalışması yapılan, Rathus Atılganlık Envanteri ve öğretmen adaylarının algılanan iletişim becerilerini değerlendirmek için, Korkut (1996) tarafından geliştirilen, daha sonra üniversite öğrencilerine uyarlanan İletişim Becerilerini Değerlendirme Ölçeği (İBDÖ) kullanılmıştır. Araştırmanın verileri Akdeniz Üniversitesi Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu dersliklerinde olasılıksız örnekleme yöntemiyle seçilerek, araştırmaya gönüllü olarak katılan öğrenciler ile yüz yüze görüşülüp, kâğıt kalem tekniği kullanılarak toplanmıştır. Elde edilen verilerin değerlendirilmesi bilgisayar ortamında Statistical Package for Social Science for Windows (SPSS) 21 paket programı kullanılarak yapılmıştır. Analiz ve değerlendirmelerde, sosyo-demografik ve mesleki özellikleri tespit etmeye yönelik olarak sayı ve yüzde analizlerinden, istatistiksel farklılık çıkarımlarına erişebilmek için T-test ve Anova testlerinden yararlanılmıştır. Sonuç olarak, elde edilen bulgular doğrultusunda beden eğitimi ve spor yüksekokulu öğrencilerinin atılganlık düzeylerine ilişkin olarak cinsiyet, yaş, anne-babanın eğitim düzeyi, ikamet edinilen yer, spor yapma sıklığı, spor türü, gelir düzeyi ve ilgi alanı değişkenleri açısından istatistiksel bakımdan anlamlı düzeyde farklılaşma saptanmıştır. İletişim becerisi düzeyi açısından incelendiğinde ise, yaş, anne-baba eğitim düzeyi, ikamet edilen yer, spor türü, takım ya da bireysel spor yapma durumu, gelir durumu ve ilgi alanı değişkenleri açısından istatistiksel anlamda anlamlı düzeyde farklılaşma saptanmıştır. Anahtar Kelimeler: Atılganlık, iletişim becerisi, beden eğitimi ve spor, öğrenci.
Üniversite öğrencilerinin spor pazarlaması açısından sosyal medya kullanımlarının incelemesi
Bu çalışmanın amacı üniversite öğrencilerinin spor pazarlaması açısından sosyal medya kullanımlarının incelenmesidir. Bu çalışmanın evreni Akdeniz Üniversitesinde öğretim görmekte olan ve 2014-2015 Bahar döneminde Seçmeli Beden Eğitimi derslerine katılan 3665 üniversite öğrencisinden oluşmuştur. Örneklem büyüklüğünü n= Nt2pq / d2 (N-1) + t2 pq formülünden yararlanılmıştır (Sumbuloglu & Sumbuloglu, 1995). Bu formüle göre p (bir olayın görülme olasılığı) ve q (bir olayın görülmeme olasılığı) en yüksek örneklem değerini verecek 0.5 değerine göre alınmıştır. Tablo t değeri α=0,05 için 1.96 olarak alınmıştır. Formüldeki d ise sapma miktarını verecek şekilde 0.05 olarak alınmıştır. Bu formülle elde edilen örneklem büyüklüğü n= 348 olarak hesaplanmıştır uygun nitelikte görülen 461 anket çalışmanın örneklemini oluşturmuştur. Veri toplama aracı olarak üç bölümden oluşan bir anket formu kullanılmıştır. Anketin birinci bölümünde demografik bilgiler ve kulüp resmi Facebook sayfalarını takip etme düzeyi ilgili sorular bulunmaktadır. Anket formunun ikinci bölümde, Atali ve Coknaz (2014) tarafından geliştirilmiş olan ve taraftarların tuttuğu kulübün resmi Facebook sayfasını takip etmeye yönelik tutumlarını ölçen 29 maddelik ölçek kullanılmıştır. Ölçek, "Bilgi, Takip ve Destek", "Paylaşma", "İletişim Kurma" ve "Kulübe Gelir Sağlama" olmak üzere dört alt boyuttan oluşan 5'li Likert ölçeğidir. Yapı geçerliği için uygulanan faktör analizinde varyansı %66,188 oranında açıklayan 4 faktör elde edilmiştir. Doğrulayıcı faktör analizinde de doğrulanan ölçeğin mevcut çalışmada güvenirlik katsayıları hesaplanmış α .75-.89 arasında bulunmuştur. Anketin son bölümünde ise, kulüplerin resmi Facebook sayfalarıyla ilgili taraftarların düşüncelerini inceleyen ve hem literatüre hem de alanda uzman olan kişilerin görüşlerine dayanarak araştırmacı tarafından hazırlanan 11 adet anket sorusu yer almaktadır. Bulgulara göre taraftarlar özellikle bilgi, takip ve destek amacıyla resmi Facebook sayfasını takip etmektedir. Özellikle 3-4 yıldır Facebook sayfasını takip edenlerin sayfalarla ilgili daha olumlu düşüncelere sahip olduğu görülmektedir. Sayfaları daha olumlu değerlendiren taraftarların ise her 4 boyutta da puanlarının daha yüksek olduğu görülmektedir.
Futbol seyircilerinde taraftarlık özdeşleşme düzeyi ve sponsorluğun değerlendirilmesi
Bu çalışmanın amacı PTT 1. Lig maçlarına katılan futbol seyircilerinde taraftarlık özdeşleşme düzeyinin ve sponsorluk algısının incelenmesidir. Tez çalışmasının evrenini Antalya merkezinde Akdeniz Üniversitesi Yerleşkesinde bulunan ve Antalyaspor maçlarının oynanmakta olduğu stadyuma seyirci olarak katılan bireyler oluşturmaktadır. Evren sayısı bilinmediğinden örneklem formülü kullanılarak (𝑛 = 𝑡 2𝑝𝑞/𝑑 2 ) = 385 sayısı elde edilmiştir. Veri kayıplarına karşın en az 500 kişilik bir örneklem kullanılmış, 395 adet anket çalışmaya uygun nitelikte bulunmuştur. Veri toplama aracı olarak 3 bölümden oluşan bir anket formu kullanılacaktır. Birinci bölümde katılımcılara ait demografik bilgiler ve katılımcıların maçlara katılım biçimleri ve sıklıklarının irdelendiği sorular bulunmaktadır. Anket formunun ikinci bölümünde Wann ve Branscombe (1993) tarafından geliştirilen ve Günay ve Tiryaki (2003) tarafından dilimize uyarlanan Spor Seyircisi Özdeşleşme Ölçeği kullanılmıştır.Ölçeğin iç tutarlık katsayısı çalışmamızda α=.894 olarak bulunmuştur. Anket formunun üçüncü bölümünde Speed and Thompson (2000) tarafından geliştirilmiş olan "Sponsorship Questionnaire (SQ)" ilk madde havuzu kullanılmıştır. Sponsorluk Değerlendirme Ölçeği adıyla bilinen ve Türk diline adaptasyonu Alay (2004) tarafından yapılan ölçeğin içtutarlık katsayılar çalışmamızda α = 683-868 arasında bulunmuştur. Bulgular incelendiğinde ise taraftar özdeşleşme düzeyi ile etkinlik, sponsorluk ve ürünle ilgili değerlendirmeleriyle ilgili toplam 11 alt boyuttan 9'unda pozitif yönde anlamlı korelasyon olduğu görülmüştür. Spo rkulüpleri açısından önemli olan bir bulguya göre taraftarlık özdeşleşme düzeyi ile etkinliğe yönelik sevgi/bağ (r=0.406, p<0.001). ,etkinliğin statüsü(r=0.337, p<0.001) arasındaki korelasyonların yüksek olduğu görülmektedir. Sponsorlukla ilgili değerlendirmelere bakıldığında katılımcıların gerek etkinliğe yönelik tutumları, gerek sponsora yönelik tutumları ve gerekse ürüne yönelik tutumlarını gösteren 11 adet alt boyutun tümü arasında anlamlı korelasyonlar olduğu tespit edilmiştir. Bu sonucun sponsorlar açısından elde edilen önemli bulgusu ise bütün bu alt boyutların ürün kullanımı ile anlamlı korelasyona sahip olmasıdır. Ürün kullanımını en olumlu etkileyen faktör sırasıyla ürünü benimseme (r=.643, p<0.001), sponsor-etkinlik uyumu (r=.476, p<0.001), ürünle ilgilenme (r=.456, p<0.001), sponsorluk yapma sıklığı ve seçiciliği (r=.447, p<0.001) ve de sponsorun samimiyetidir (r=.423, p<0.001). Buradan da görülüyor ki sponsora yönelik olumlu algılarla ürün kullanımı arasında pozitif yönde bir ilişki bulunmaktadır. Anahtar Kelimeler: Futbol seyircisi, tarafdarlık özdeşleşmesi, sponsorluk değerlendirmesi.
Futbol seyircilerinde taraftarlık özdeşleşme düzeyi ve etkinliğin kalite algısının incelenmesi
Bu çalışmanın amacı futbol seyircilerinde taraftarlık özdeşleşme düzeyinin ve etkinliğe yönelik kalite algılarının Akdeniz Üniversitesi Yerleşkesinde bulunan ve Antalyaspor maçlarının oynanmakta olduğu stadyuma seyirci olarak katılan bireylerde incelenmesidir. Tez çalışmasının evrenini Antalya merkezinde Akdeniz Üniversitesi Yerleşkesinde bulunan ve Antalyaspor maçlarının oynanmakta olduğu stadyuma seyirci olarak katılan bireyler oluşturmaktadır. Evren sayısı bilinmediğinden örneklem formülü kullanılarak (n=t^2 pq/d^2) = 385 sayısı elde edilmiştir. Veri kayıplarına karşın en az 500 kişilik bir örneklem kullanılmıştır. 500 anketin toplam 471'i çalışmaya uygun nitelikte bulunmuştur. Veri toplama aracı olarak Wann ve Branscombe (1993) tarafından geliştirilen ve Günay ve Tiryaki (2003) tarafından dilimize uyarlanan Spor Taraftarı Özdeşleşme Ölçeği ve Ko, Zhang, Cattani ve Pastore (2011) tarafından geliştirilmiş olan ve Türk kültürüne uyarlaması Şimşek (2013) tarafından yapılan etkinliğin kalite algısı ölçeği kullanılmıştır. İstatistiksel analizde ise Mann Whitney U, Kruskal Wallis testlerinden, Spearman Korelasyon Analizinden yararlanılmıştır. Araştırmanın bulguları incelendiğinde katılımcıların taraftar özdeşleşme düzeyi ile etkinliğin kalite algısına yönelik değerlendirmeleri arasındaki korelasyon incelendiğinde taraftar özdeşleşme düzeyi ile etkinliğin kalite algısı ölçeklerinin alt boyutları arasında pozitif yönde anlamlı korelasyonların olduğu görülmektedir. Buna göre taraftar özdeşleşme düzeyi arttıkça etkinliğin kalitesine ilişkin görüşlerin de daha olumlu hale geldiği söylenebilmektedir. Taraftarlık özdeşleşme düzeyinde erkeklerin daha yüksek skorlar elde etiği, etkinliğin kalite algısında da çevre ve oyun alt boyutlarında ve de ölçeğin genel ortalamasında erkek seyircilerin daha yüksek ortalamalara sahip olduğu görülmüştür. Buna göre erkeklerin hem destekledikleri takıma hem de izledikleri etkinliğe yönelik daha olumlu tutumlara sahip olduğu söylenebilmektedir. Özdeşleşme düzeyi yükseldikçe bireylerin gerek karşılaşmaların yapıldığı stadyum ortamı ve çevresine, gerek oyuncuların becerilerine, sunulan eğlence ve diğer aktivitelere gerekse diğer bireylerle olan etkileşime yönelik algıları da daha olumlu hale gelmektedir. Bu olumlu bakış, karşılaşmalara daha çok katılma, takımların lisanslı ürünlerine daha çok talep gösterme ve sponsorluk faaliyetlerine yönelik farkındalığın artması ile sonuçlanabilecektir. Bireylerin sosyalleşmesine katkı sağlayan ve spor endüstrisine ekonomik girdiler sunan kulüplerin özdeşleşme konusunun üzerinde önemle durması gerekmektedir. Anahtar Kelimeler: Taraftarlık, Kalite, Futbol.
Yerel yönetimlerde spora yönelik rekreasyon hizmetleri ve büyükşehir belediyelerinin rekreasyonel faaliyetlere olanyaklaşımlarının değerlendirilmesi
Türkiye'de rekreasyon olgusu son yıllarda gerek akademik anlamda gerekseinsanlarımızın ilgisi anlamında büyük bir ivme kazanmıştır. Bu ivmede yerel yönetimlerinpayı yadsınmayacak boyuttadır. Bu tezin yapılmasındaki amaç, yerel yönetimlerin görev veyükümlülüklerinin analizini yapmak ve rekreasyonel faaliyetlere bakış açılarını ortayakoymaktır.Bu amaçlara yönelik yapılan çalışmanın birinci bölümünde; yönetim biliminin tanımıve özellikleri, yönetim kuramları, fonksiyonları ve Türkiye'nin yönetim yapısı genelözellikleri ayrıntılı incelenmiştir. İkinci bölümde zaman kavramı, boş zaman kavramı verekreasyon kavramları incelenmiştir. Üçüncü bölümde yerel yönetimlerdeki spora yönelikrekreasyon hizmetleri konusunda yapılan yasal düzenlemeler ve uygulama süreçleriincelenmiştir. Dördüncü ve son bölümde ise Türkiye deki büyükşehir belediyelerininrekreasyonel faaliyetlere olan yaklaşımlarını belirlemeye yönelik bir alan araştırmasıyapılmıştır.Araştırmada veri toplama tekniği olarak anket yöntemi kullanılmıştır. AraştırmaTürkiye deki 5 büyükşehir belediyesine uygulanmıştır. İstatistiksel değerlendirmeler frekans(f), yüzde dağılımları (%) teknikleri kullanılarak, SPSS 16.0 paket istatistik programındayapılmıştır.Araştırmanın sonuçlarına göre; yerel yönetimlerde rekreasyonel aktivite düzenlenirkentesis ve bütçe sıkıntısı yaşanmamasına rağmen, ilgili kişilerin rekreasyon konusunda eğitimalmamış olması ve eğitim düzeylerinin lisenin ötesine geçmemesi düşündürücüdür.
Bir rekreasyon faaliyeti olarak basketbol maçlarına katılımı etkileyen faktörler (BEKO basketbol ligi Antalya örneği)
İş ve yaşamla ilgili zorunluluk ve görevler yerine getirildikten sonra kalan ve bireylerin özgürce kullanım hakkına sahip oldukları boş zaman, topluma rahatlama, eğlenme ve kişilik geliştirme olarak yansımaktadır. Son yıllarda hızla artan teknolojik gelişmelerin en önemli yararlarından birisi de iş başında harcanan zamana göre boş zamanın % 25 artmasıdır.Boş zamanın insan hayatına bu kadar büyük oranlarda artmış olması, insanların bu zamanlarını değerlendirmek , kendi gelişimlerini sağlamak için rekreatif etkinler programlamaya başlamıştır .Rekreatif etkinlikler aktif ya da pasif, tek başına ya da grupla, genç-yaşlı, erkek-kadın, kapalı veya açık alanlarda herhangi bir zamanda yapılabilecek etkinlikler olduğundan dolayı insanların dinlenme, eğlenme ve gelişmelerini sağlayan ve kapsam alanı sınırsız her bireye her zaman ve her yerde hitap edebilecek etkinliklerdir. Böylece, etkinliklere katılım yoluyla bireyler kendilerini ifade edebilme, gizli güçlerini ortaya çıkarma ve geliştirme, yaratıcılığını artırma ve beden ve ruh sağlığını koruma imkânına sahip olur. Bu sebeplerden dolayı boş zamanları değerlendirebilecekleri programlar ortaya koymak ülkemiz açsından da bir zorunluluktur.Boş zamanlarını spor karşılaşmalarını izleyerek rekratif bir etkinlikle geçiren bireylerin o spor karşılaşmasında sunulan hizmetin algılanmasını sağlamak için , spor kulüplerinin , seyircilerin beklediği ve arzuladığı hizmeti sunmak gibi sorumlulukları,tezde vurgulanmıştır.Ülkemizde basketbola artan ilgi;beyaz gölge dizisinin ülkemizde yayınlanması ve daha sonra balkan şampiyonasında alınan şampiyonluk ile başlamış ve daha ileriki yıllarda Efes pilsen spor kulübünün Avrupa da Koraç kupası finali oynaması, daha sonra 1996 yılında Koraç kupasını ülkemize getirmesi 2000 yılında oynamış oldukları Final Four ve 2002 Avrupa şampiyonasının ülkemizde düzenlenmesi bu turnuvada aldığımız Avrupa ikinciliği ile beraber basketbolcularımızın dünyanın en önemli organizasyonlarından NBA de ve Avrupa da oynuyor olması ve en son olarak 2010 Dünya basketbol şampiyonasının yine ülkemizde düzenlenecek olması basketbolun popülaritesini arttırmıştır.Basketbol ülkemizde futboldan sonra en çok seyirciye sahip branş olarak karşımıza çıkmaktadır. Federasyonların, kulüplerin ve sponsorların basketbola artan bu izleyici kitlesinin ilgisinin kaybolmaması için basketbol müsabakalarına izleyici kitlesini kaybetmemek ve bu sayıyı fazlalaştırmak için öneriler sunulmuştur.
Kick Boks Federasyonu'nun idari ve mali yapısının incelenmesi
Tezimizde Türkiye Kick Boks Federasyonu, idari ve mali açıdan incelenmiştir. Ayrıca okuyucuya Kick Boksla ilgili genel bilgiler verilmiştir.Çalışmamızın birinci, ikinci ve üçüncü bölümlerinde, okuyucunun Kick Boks ve alt branşları hakkında görüş sahibi olmasını sağlayacak genel bilgiler, tarihsel gelişim ve Kick Boksun tanıtımı ile yaygınlaştırılması açısından yapılan etkinlikler ve sayısal bilgiler verilmiştir. Ayrıca, Türkiye Kick Boks Federasyonu'nun bağlı olduğu uluslararası kuruluş olan WAKO hakkında kısa bir bilgilendirme yapılmış ve yabancı ülke örneğine yer verilmiştir.Tezimizin dördüncü bölümünde, Türkiye Kick Boks Federasyonu'nun idari yapısı incelenmiştir. Çalışmamızın beşinci bölümde ise, federasyon bütçesi ile gelir ve giderlerinin konu edildiği mali yapı hakkında bilgi verilmiştir. Federasyonun ekonomik açıdan daha güçlü olabilmesi için yapılan ve yapılabilecek olan çalışmalar üzerinde durulmuştur.Sonuç bölümünde, Kick Boksun tanıtımı ve yaygınlaştırılması çalışmaları ile Türkiye Kick Boks Federasyonu'nun idari ve mali yapısındaki aksaklıklar ve çözüm önerileri sunulmuştur.
Kamu kuruluşlarında çalışan engelli bireylerin serbest zaman engellerinin ve tatmin düzeylerinin incelenmesi : Antalya merkez örneği
Bu çalışmanın amacı; kamu kuruluşlarında çalışan engelli bireylerin serbest zaman engellerinin ve tatmin düzeylerinin (Antalya-Merkez Örneği) incelenmesidir. Araştırma, 2011 yılında Antalya merkezinde kamu sektöründe çalışan engelli bireyleri kapsamaktadır. Veri toplama aracı dört bölümden oluşan bir anket formu olup, anketin birinci bölümünde katılımcılara ilişkin demografik bilgiler yer almaktadır. İkinci bölümde ise engelli bireylerin rekreatif etkinliklere katılımlarıyla ilgili sorular bulunmaktadır. Üçüncü bölümde ise Alexandris ve Carroll (1997) tarafından geliştirilen ve Karaküçük ve Gürbüz (2006) tarafından Türk diline uyarlanan ?Boş Zaman Engelleri Ölçeği? kullanılmıştır. Anketin dördüncü bölümünde ise Beard ve Ragheb (1980) tarafından geliştirilen ve Karlı vd. (2008) tarafından Türk kültürüne uyarlanan ?Serbest Zaman Tatmin Ölçeği? kullanılmıştır. Sonuç olarak; katılımcıların %41,5'i rekreasyonun tanımını bilirken, %58,5'i rekreasyonun tanımı ile ilgili bilgiye sahip olmadığı saptanmıştır. Katılımcıların serbest zaman engelleri düzeylerine bakıldığında ?Sosyal Ortam ve Bilgi Eksikliği? en yüksek ( =3,07±0,56) öneme sahip engeli teşkil ederken, ?İlgi Eksikliği? en düşük ( =2,63±0,66) öneme sahip engeli teşkil etmektedir. Engelli bireylerin serbest zaman tatmin düzeylerine göre ise en yüksek ortalamaya sosyal boyut ( =2,72±1,01), en düşük ortalamaya ise rahatlama boyutu ( =1,21±0,54) sahiptir.
Kamu hizmeti olarak rekreasyon etkinlikleri kapsamında Gençlik Hizmetleri ve Spor İl Müdürlükleri Batı Akdeniz Bölgesi Gençlik Merkezleri analizi
Çalışma hayatındaki gelişmeler nedeniyle çalışma saatleri azalmış, çalışanların serbest zamanları artmıştır. ?nsanlar serbest zamanlarını; fiziksel ruhsal ve zihinsel sağlıklarını korumak/iyileştirmek, sosyalleşmek, kişisel beceri ve yeteneklerini ile yaratıcı güçlerini geliştirmek ve iş verimini artırmak amacıyla çeşitli aktivitelerle değerlendirmektedirler. Bu faaliyetler yetişkinliğe adım atmak üzere olan gençler için daha da önem kazanmaktadır. Gençler; enerjileri, heyecanları ve girişimcilikleri ile ülkeler için itici güç durumundadır. Gençlerin serbest zamanlarını olumlu aktivitelerle geçirmeleri, topluma aktif bireyler olarakkatılmaları, zararlı alışkanlıklardan uzak kalmaları, sonraki yaşlarında daha da anlamlı hale Ülkemizin geleceğinde büyük sorumluluklar almaya hazırlanan gençlerimizin rekreatif faaliyetlerle kendilerini daha iyi yetiştirmelerini, kendileri ve çevreleriyle uyum içinde olabilmelerini sağlayıcı tedbirler alınmaktadır. Bu kapsamda kamu hizmeti olarak rekreasyon etkinliklerini düzenlemek üzere Gençlik ve Spor Bakanlığına bağlı, taşra teşkilatında Gençlik Hizmetleri ve Spor ?l Müdürlükleri bünyesinde ?Gençlik Merkezleri? bulunmaktadır. Bu tez çalışmasında Gençlik Hizmetleri ve Spor ?l Müdürlükleri, Batı Akdeniz BölgesiGençlik Merkezleri ve bu gençlik merkezlerinin genel durumları, faaliyetleri ve üye gençlerin gençlik merkezinden beklentileri işlenmiştir. Birinci bölümde zaman, serbest zaman ve rekreasyon kavramları analiz edilmiştir. ?kinci bölümde gençlik, gençlik sorunları, ülkemizde gençlik profili, incelenmiştir. Üçüncü bölümde; Gençlik ve Spor Bakanlığı ve bakanlık birimleri ile Batı Akdeniz bölgesi Gençlik Merkezleri incelenmiştir. Dördüncü bölümde ise Antalya, Burdur ve Isparta Gençlik Merkezlerine üye gençlerin gençlik merkezlerini değerlendirmelerine yönelik alan araştırması yapılmıştır. Araştırmada veri toplama tekniği olarak anket yöntemi kullanılmıştır. Araştırma Batı Akdeniz Bölgesi olarak adlandırılan Antalya, Burdur ve Isparta ?llerindeki Gençlik Merkezlerine üye gençlere uygulanmıştır. ?statistiksel değerlendirmeler frekans (f), yüzde dağılımları (%), karşılaştırmalı tablo analizi (ki kare) teknikleri kullanılarak, SPSS 15.0 paket istatistik programında yapılmıştır. Araştırmanın sonuçlarına göre gençlik merkezlerinin fiziki yapılarının yetersiz olduğu, gençlik merkezindeki personelin gençlerle iletişiminin oldukça iyi olduğu tespit edilmiştir. Gençlik Merkezine üye gençlerin büyük çoğunluğunun serbest zamanlarını kısıtlayan en önemli faktörün okul/dersleri olduğu belirlenmiştir.Anahtar Kelimeler : Gençlik, Gençlik Merkezi, Rekreasyon, Batı Akdeniz.
Suya dayalı rekreasyon ve Antalya ilinde suya dayalı rekreasyon alanında faaliyet gösteren işletmelerin profillerini belirlemeye yönelik bir uygulama
Bu çalışmanın amacı; suya dayalı rekreasyon kavramının incelenmesi ve Antalya ilinde suya dayalı rekreasyon alanında faaliyet gösteren işletmelerin profillerinin belirlenmesidir.Araştırmanın evreni; 2010 yılı Antalya Kültür ve Turizm İl Müdürlüğü verilerine göre, Antalya il sınırları içerisinde 286'sı su üstü, 130'u sualtı, 36'sı rafting ve 2'si kano alanlarında olmak üzere toplam 340 suya dayalı rekreasyon işletmesinden oluşmaktadır. Bu çalışmanın örneklemini, tesadüfi örnekleme yapılarak Antalya Merkez, Lara-Kundu, Kadriye, Kiriş-Çamyuva, Kaş, Beşkonak ve Beldibi'nde suya dayalı rekreasyon alanında faaliyet gösteren işletmeler arasından rasgele çalışmaya dâhil olmak isteyen 122 suya dayalı rekreasyon işletmesi oluşturmaktadır.Veri toplama aracı araştırmacı tarafından oluşturulan bir anket formu olup, işletme sahiplerine ve/veya yöneticilerine, işletmenin faaliyet gösterdiği yeri ve süreyi, sundukları suya dayalı rekreatif ürünler ile işletmelerin sahip oldukları donanımı ve insan kaynağı özellikleri belirlemeye yönelik 22 sorunun yer aldığı bu amaç için geliştirilen anket uygulanmıştır. Çalışmada kullanılan anket formunun başarısını ve anlaşılırlığını denetlemek amacıyla ?anket pilot uygulaması? yapılmıştır. Anket uygulaması ile elde edilen veriler Statistical Package for the Social Sciences (SPSS 18.0) istatistik programına girilerek frekans (f), yüzde (%), ortalama ( ) gibi tanımlayıcı istatistiksel yöntemler kullanılmıştır.Sonuç olarak; suya dayalı rekreasyon işletmelerinin 175,000 TL ile 1,046,970 TL arasında yatırım maliyeti ile bürokratik ve finansal bazı zorluklar içerisinde kuruldukları; çoğunluğunun 11 yıl ve üzerinde bir süredir suya dayalı rekreasyon sektöründe faaliyet göstererek alanda uzmanlaştıkları; müşterilerin en çok Rusya Federasyonu, Almanya, İngiltere, Hollanda ve İran İslam Cumhuriyetinden geldikleri; paraşüt, deniz motosikleti, şişme gurubu etkinlikleri ve tekne turunun hem katılımcı sayısı hem de gelir açısından işletmeler için önemli oldukları; 122 işletmede toplam 467 kişinin çalıştığı ve çoğunluğunun yabancı dil konuşabildiği; kaptan ve cankurtaran olarak çalışanlar gerekli bütün mesleki belgelere sahipken, eğitmen olarak çalışanların %26,7'sinin eğitmen belgesine sahip olmadığı; işletmecilerin yarıdan fazlasının sektörün gelecekte daralacağı beklentisine sahip oldukları tespit edilmiştir.
Açık alan rekreasyonu, doğa sporları yapan bireylerin bu sporları yapma nedenleri: Antalya örneği
Bu tez çalışması ile açık alan rekreasyonunun incelenmesi, Antalya ili ve yakın çevresinde doğa sporlarından doğa yürüyüşü, dağcılık ve kaya tırmanışı aktivitelerine katılan bireylerin bu aktivitelere katılma nedenleri ve katılımlarından elde ettikleri faydaların bazı demografik değişkenlere göre karşılaştırılması ve katılımcıların profillerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Bu amaçla hazırlanan anket, 2010?2011 yılında Antalya ve çevresinde doğa yürüyüşü (n=205), dağcılık (n=114) ve kaya tırmanışı (n=101) yapan toplam 420 bireye uygulanmıştır. Anket uygulaması ile elde edilen veriler Statisticsal Package for the Social Sciences18.0 (SPSS 18.0) istatistik paket programı kullanılarak analiz edilmiştir. Verilerin değerlendirilmesi aşamasında ise, frekans (f) yüzde (%) ortalama ( ) ve standart sapma (Ss) gibi tanımlayıcı istatistiksel yöntemler ve normal dağılım ve homojenlik koşulları yerine gelmediği için Non-parametrik testlerden Kruskal Wallis Varyans Analizi (?) ve Mann-Whitney U (Z) testi kullanılmıştır. Aktivite katılımcılarının demografik değişkenleri ile etkinliklere katılma nedenleri ve elde ettikleri faydalar arasında ilişkinin olup olmadığı sorgulanmıştır. Analiz sonucunda gruplar arasında fark çıktığında bu farkın hangi gruplardan kaynaklandığını bulmak için Post-Hoc testlerinden Bonferroni düzeltmesi kullanılmıştır. Sonuçlar 0.05 anlamlılık düzeyinde değerlendirilmiştir.Bu bireylerin doğa yürüyüşü, dağcılık ve kaya tırmanışı aktivitelerini yapma nedenleri, elde ettikleri faydalar, etkinliklere katılım sıklıkları, kimlerle katıldıkları, ayırdıkları bütçe gibi konular saptanıp değerlendirilmeye çalışılmıştır.Çalışma sonucunda doğa yürüyüşü, dağcılık ve kaya tırmanışı yapan bireylerin, çoğunlukla erkek ve bekâr olduğu; doğa yürüyüşü yapanların yaş ortalamasının yaş=43,75, çoğunluğun emekli ve %41,5'inin 1001?2000 TL gelir elde ettiği, dağcılık yapanların yaş ortalamasının yaş=40,94, çoğunluğun serbest meslek sahibi ve %30,7'sinin 1001?2000 TL gelir elde ettiği, kaya tırmanışı yapanların yaş ortalamasının yaş=29,77, çoğunluğun öğrenci olduğu ve 0?1000 TL gelir elde ettiği; her branşta çoğunluğun lisans mezunu olduğu, sigara ve alkol kullanımının az olduğu, aktivitelere katılımın beş yıldan az zamandır olduğu, daha çok arkadaşlar ile birlikte aktivitelere katıldıkları; kaya tırmanışı ve dağcılık yapanların çoğunluğunun bu konuda eğitim aldıkları ve aktivite sırasında güvenlik önlemleri aldıkları, ilgi alanı olması, doğayla bütünleşme, yeni beceriler edinme ve onları kullanma, sıkıntı ve stres atmak, sağlığı olumlu yönde etkileme nedenleriyle bu aktivitelere katıldıkları; etkinliğe katılımlarından kendilerini daha mutlu, daha sağlıklı ve güçlü hissettikleri, kendilerine güvenlerinin arttığı, kendilerini rahatlamış ve tazelenmiş hissettikleri, yeni şeyler öğrenip, yeni kişilerle tanıştıkları gibi faydalar elde ettikleri sonuçlarına ulaşılmıştır.
Beden eğitimi öğretmenlerinin rekreatif aktivitelere katılım durumları, psikolojik iyilik halleri ve yaşam tatminlerinin incelenmesi: Antalya merkez örneği
Bu çalışmanın amacı Antalya merkezinde Devlet okullarında Beden Eğitimi Öğretmeni olarak çalışan bireylerin rekreatif aktivitelere katılımlarının, psikolojik iyilik düzeylerinin ve yaşam tatminlerinin birbirleriyle ve demografik değişkenlerle ilişkili olarak ortaya konmasıdır. Çalışmanın evrenini Antalya merkezinde Milli Eğitim Bakanlığı?na Bağlı olarak Devlet okullarında çalışan 323 Beden Eğitimi Öğretmeni oluşturmaktadır. Yüz yüze anket yöntemiyle gerçekleştirilen çalışmaya 267 öğretmen gönüllü olarak katılmış ve %83?lük bir geri dönüş oranı elde edilmiş katılımcıların yaş ortalaması= 35,64 ± 7,52?dir. Veri toplama aracı dört bölümden oluşan bir anket formudur. Anketin birinci bölümünde katılımcılara ilişkin demografik bilgiler yer almaktadır. İkinci bölümde ise rekreatif aktivitelere katılımla ilgili sorular bulunmaktadır. Bu sorular oluşturulurken literatür ve uzman kişilerin görüşlerinden faydalanılmıştır. Üçüncü bölümde çalışmaya katılan beden eğitimi öğretmenlerinin yaşam tatmininin belirlenmesi amacıyla Diener vd. (1985) tarafından geliştirilmiş olan ?Yaşam Tatmini Ölçeği? kullanılmıştır. Ölçeğin Türk kültürüne adaptasyonu Köker (1991) ve Yetim (1991) tarafından yapılmıştır. Veri formunun dördüncü bölümünde ise Ryff (1989) tarafından geliştirilmiş olan ve Akın tarafından (2008) Türk kültürüne uyarlanmış olan psikolojik iyilik ölçekleri kullanılmıştır. Araştırmaya katılan beden eğitimi öğretmenlerinin %52,4?ü kadın %76,0 oranında evli, %37,5 oranında çocuksuz, algıladıkları gelir düzeyi ise %64,0 oranında iyi seviyededir. Katılımcıların rekreatif aktivitelere katılım düzeyleri ile ilgili bulgular incelendiğinde; rekreatif aktivitelere ağırlıklı olarak haftada 6-10 saat arasında katılmakta, haftalık katılım sıklığı da 1-2 kez %43,4 oranında ya da 3-4 kez %43,1 oranında gerçekleşmektedir. Katılımcıların sportif, sosyal ve kültürel aktivitelere katılım şekline bakıldığında sportif ve sosyal aktivitelere ağırlıklı olarak aktif katıldıkları sportif aktivitelere %77,2 oranında ve sosyal aktivitelere %50,9 oranında kültürel aktivitelere ise %83,1 oranında ağırlıklı olarak pasif katılımı tercih ettikleri görülmektedir. Yaşam tatmini rekreatif aktivitelere katılım süresi ve katılım sıklığı yüksek gruplarda daha yüksek bulunmuştur. Psikolojik iyilik ise rekreatif aktivitelere katılım süresi yüksek grupta daha yüksek bulunmuştur. Sportif ve sosyal aktivitelere aktif katılan gruplarda yaşam tatmini düzeyi pasif katılan gruba oranla daha yüksek bulunmuştur. Anahtar Kelimeler: Boş Zaman, Rekreasyon, Beden Eğitimi Öğretmeni, Psikolojik İyilik, Yaşam Tatmini.
Ağrı İbrahim Çeçen Üniversitesi öğrencilerinin iş bulma ve gelecek kaygısı algılarının karşılaştırılması
Küresel bir sorun haline gelen işsizlik ve işsizliğin beraberinde getirmiş olduğu geleceğe dair kaygının genç yetişkinleri olumsuz yönde etkilediği görülmektedir. Özellikle ülkemizde genç nüfus oranının fazlalığı yükseköğretimde eğitimine devam eden ve mezun gençlerin sayısını hızla artması genç işsizliğini artırmakta dolayısıyla bu durum üniversite öğrencilerinin iş bulma kaygılarını ve gelecek kaygısı algılarını etkilemektedir. Ülkelerin sosyo ekonomik kalkınmalarında en önemli göstergelerden biri eğitimli insan gücüdür. Bu gücün doğru ve aktif kullanılmaması gelecek nesillerin sürekli bir kaygı halinde olmasına sebep olmaktadır. Bu doğrultuda Ağrı İbrahim Çeçen Üniversitesinin Spor Bilimleri Fakültesi İslami ilimler Fakültesi ve Yabancı Diller Yüksekokulunda öğrenim görmekte olan öğrencilerinin iş bulma kaygısı ve gelecek kaygı algıları incelenmiştir. Bu araştırmada, mevcut durumu ortaya çıkartmayı amaçlayan betimsel taramaya (survey) ve ilişkisel taramaya yönelik bir yöntem kullanılmıştır. Ağrı İbrahim Çeçen Üniversitesinin öğrencileri evren olarak kabul edilmiş, bu evreni temsil etmesi için Spor Bilimleri Fakültesi, İslami ilimler Fakültesi ve Yabancı Diller Yüksekokulundan 408'i kadın, 263'ü erkek öğrenci olmak toplam 671 öğrenci gönüllülük esasına göre örnekleme alınmıştır. Araştırmada öğrencilere "Kişisel Bilgi Formu", "Gelecek Kaygısı Ölçeği" ve "İş Bulma Kaygısı ölçeği" uygulanmıştır. Veriler SPSS 26 istatistik Paket programında analiz edilmiş, katılımcıların iş bulma kaygısı ile gelecek kaygısı algıları değerlendirilmiştir. Çalışmanın istatiksel analizlerinde parametrik testler kullanılmıştır. Elde edilen verilerin analizinde betimsel istatistikler (frekans, yüzdelik dağılım); Katılımcıların iş bulma kaygısı ve gelecek kaygısı düzeyleri ile cinsiyet, yaş, ekonomik durum, fakülte, sınıf, bölüm ve iş beklentisi değişkenleri arasındaki farklılıkları belirlemek amacıyla Bağımsız Örneklem T Testi, Tek Yönlü Varyans Analizi (ANOVA) ve anlamlı çıkan farkın hangi gruplardan kaynaklandığını belirlemek için ise Post-Hoc analizlerinden Gabriel çoklu karşılaştırma testi yapılmıştır. Anahtar Kelimeler: Kaygı, İş Bulma Kaygısı, Gelecek Kaygısı, İşsizlik, Genç İşsizliği
Atletizm sporcularında spora bağlılık, sporcu kimlik algısı ve psikolojik dayanıklılık arasındaki ilişkinin başarı düzeylerine ve yarışma dallarına göre incelenmesi
.Bu araştırmanın temel amacı atletizm sporcularında spora bağlılık, sporcu kimlik algısı ve psikolojik dayanıklılık arasındaki ilişkinin başarı düzeylerine ve yarışma dallarına göre incelenmesidir. Bu amaç doğrultusunda tabakalı örnekleme yöntemi kullanılarak atletizm spor branşının çeşitli dallarından (atma, atlama, koşu ve yürüyüş) yetişkin sporcular (n=265) çalışmaya dâhil edilmiştir. İlişkisel tarama modelinde gerçekleştirilen bu çalışmada katılımcıların ilgili alanlarda görüşlerinin alınması adına veri toplama aracı olarak katılımcılara toplam 4 ayrı form yöneltilmiştir. Bunlar; "Demografik Bilgi Formu", "Sporcu Bağlılık Ölçeği", "Sporcu Kimliği Ölçeği" ve "Kısa Psikolojik Dayanıklılık Ölçeği". Bu veri toplama araçlarıyla elde edilen ham veriler SPSS (26. versiyon) yazılımı kullanılarak analiz edilmiştir. Analiz tekniklerinden ise tanımlayıcı istatistiklere ek olarak t-testi, ANOVA ve korelasyon analizlerinden faydalanılmıştır. Analiz sonuçlarına göre spora bağlılık değişkenine ilişkin sportif başarı ve yaş değişkenlerinde anlamlı sonuçlar elde edilmiştir. Sporcu kimliği değişkeni ilişkin sportif başarı, atletizm dalı ve yaş değişkenlerinde anlamlı sonuçlar elde edilmiştir. Psikolojik dayanıklılık sonuçlarına göre ise cinsiyet, sportif başarı ve yaş değişkenlerine ilişkin anlamlı sonuçlar elde edilmiştir. Son olarak korelasyon analizi sonuçlarına göre atletizm sporcularında spora bağlılık, sporcu kimlik algısı ve psikolojik dayanıklılık değerleri arasında şiddeti ve yönü farklılık göstermekle birlikte ilişki olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Atletizm, Spora Bağlılık, Sporcu Kimliği, Psikolojik Dayanıklılık
Kadın atletizm sporcuları ile sedanter kadınların sosyal fizik kaygıları ve beden bölgelerinden memnuniyet düzeyleri açısından karşılaştırılması
.Bu araştırmanın temel amacı kadın atletizm sporcuları ile sedanter kadınların sosyal fizik kaygıları ve beden bölgelerinden memnuniyet düzeyleri açısından karşılaştırılmasıdır. Bu amaç doğrultusunda tabakalı örnekleme yöntemi kullanılarak atletizm spor branşının çeşitli dallarından (atma, atlama, koşu ve yürüyüş) yetişkin sporcular ve evrenden kolayda örnekleme yöntemi kullanarak sedanter yetişkin kadınlar çalışmaya dâhil edilmiştir. İlişkisel tarama modelinde gerçekleştirilen bu çalışmada katılımcıların ilgili alanlarda görüşlerinin alınması adına veri toplama aracı olarak katılımcılara toplam 3 ayrı form yöneltilmiştir. Bunlar; "Demografik Bilgi Formu", "Sosyal Görünüş Kaygısı Ölçeği" ve "Beden Bölgelerinden ve Özelliklerinden Hoşnut Olma Anketi". Bu veri toplama araçlarıyla elde edilen ham veriler SPSS (26. versiyon) yazılımı kullanılarak analiz edilmiştir. Analiz tekniklerinden ise tanımlayıcı istatistiklere ek olarak t-testi, ANOVA ve korelasyon analizlerinden faydalanılmıştır. Analiz sonuçları, sporculuk durumuna bağlı sedanter kadınların sosyal görünüş kaygılarının daha yüksek olduğunu ve atletizm sporcularının beden bölgelerinden daha çok memnun olduklarını göstermiştir. Eğitim durumuna bağlı sosyal görünüş kaygısı düzeylerinde farklılık olmadığı fakat beden bölgelerinden memnuniyet hususunda ağırlıklı olarak ortaokul ve lise düzeyindekilerin üniversite düzeyindekilere oranla daha yüksek puan aldığı bulunmuştur. Algılanan aylık ortalama gelir düzeyine bağlı gelirini yüksek düzeyde algılayanların sosyal görünüş kaygılarının daha yüksek olmasıyla birlikte beden bölgelerinden daha yüksek düzeyde memnun oldukları saptanmıştır. Yaş ile sosyal görünüş kaygısı arasında düşük düzey negatif yönlü ilişki olduğu gibi beden bölgelerinden memnuniyet açısından da yönü ve şiddeti değişmekle birlikte ilişkiler olduğu sonucuna erişilmiştir. Son olarak sosyal görünüş kaygısı ile beden bölgelerinden memnuniyet arasındaki ilişki incelendiğinde negatif yönlü orta düzey bir ilişki olduğu bulunmuştur. Anahtar Kelimeler: Atletizm, Kadın, Sosyal Fizik Kaygısı, Beden Bölgesinden Memnuniyet
Sportif haberler bağlamında Yeşil Gireson Gazetesi tahlili (1928 – 1950): Fihrist–resim ve seçilmiş metinler
İndeks ve fihrist, akademik dünyanın çalışma alanlarından biridir. Karmaşık olguların tasnifi ve raf sistemi, bilgiye ulaşım ve kullanım kolaylığının yanında, büyük bir zaman tasarrufu sağlamaktadır. Sosyal Bilimler'de sıklıkla başvurulan indeks ve fihrist çalışmaları, Spor Bilimleri alanında maalesef rağbet görmemektedir. Bu çalışmanın gerekçesi, bu boşluğa bir nebze de olsa katkı sağlamaktır. Bu bağlamda araştırmanın amacı; Erken Cumhuriyet Dönemi'nde Giresun'da yayımlanan "Yeşil Gireson Gazetesi"nin 1928 yılının 142. sayısı ile 1950 yılının 1155. sayıları arasındaki toplam 952 nüshanın sportif temalar açısından indeks ve fihrist yöntemine tabi tutulmasıdır. Bu kapsamda elde edilen veriler akademik alanda ilk defa beş farklı kategoriye tabi tutularak; "Kronolojik Sıraya Göre Spor Haberleri", "Konularına Göre Spor Haberleri", "Yazarlarına Göre Spor Haberleri", "Seçilmiş Metinlere Göre Spor Haberleri" ve "Resimlerine Göre Spor Haberleri" olarak tasnif edilmiştir. Taramalar sonucunda 715 spor haberi tespit edilmiştir. Başlık ve metin analizi sonucunda haberler "Atıcılık", "Atletizm", "Basketbol", "Binicilik", "Bisiklet", "Boks", "Futbol", "Güreş", "Kayak", "Kulüpçülük", "Olimpiyatlar", "Satranç", "Spor Bayramı", "Su Sporları", "Tenis", "Voleybol" ve "Diğerleri" şeklinde sınıflandırılmıştır. Elde edilen verilere göre; su sporları, atletizm, satranç, voleybol ve futbol dışında kalan branşların Giresun iliyle doğrudan ilişkili olmadığı saptanmıştır. Üç devir (Türkiye İdman Cemiyetleri-Türk Spor Kurumu-Beden Terbiyesi Genel Müdürlüğü) ve bir kültür hamlesine (Halkevleri) denk gelen bu dönemde yükselen bir sportif yoğunluk ve çeşitlilik söz konusudur. Ancak futbol, dünyanın her yerinde olduğu gibi Giresun'da da en popüler spor durumundadır. Yaklaşık 350 futbol ve doğrudan kulüpleri ilgilendiren 160 haber bunu kanıtlamaktadır. 1929'dan 1950 yılına kadar özellikle her mayıs ayında Giresun'da yapılan spor bayramlarının aktarıldığı haberler ise Cumhuriyet rejimin makbul vatandaş yetiştirme projesinin Giresun'da sorunsuz devam ettiğini göstermektedir. 715 spor haberinin 693'u imzasız, sadece 22'nin yazarlı olduğu saptanmıştır. Yazarlar bazen rumuz, bazen kurum kimliği, bazen de doğrudan bizzat kendi ismini kullanarak okuyucunun karşısına çıkmıştır. Dönemin ruhunu yansıtan 24 spor haberi, orijinal metinlerine dokunulmadan dördüncü bölümde aynen aktarılmıştır. İnceleme sonucunda çalışmamızı sınırlayan tarih aralığında toplam 30 spor fotoğrafı tespit edilmiştir. Analizler sonucunda fotoğrafların büyük bir kısmının Giresun'da yapılan spor bayramlarına ait olduğu saptanmıştır. Bu araştırmada nitel araştırma yöntemi ve bu kapsamda tarihsel araştırma metodu kullanılmıştır. Anahtar Sözcükler: Spor, Spor Basını, Giresun, Yeşil Gireson Gazetesi
Spor bilimleri öğrencilerinin toplumsal cinsiyet tutumlarının incelenmesi
Amaç: Bu çalışma, sporda toplumsal cinsiyet ayrımcılığıyla ilgili geçerli ve güvenilir bir ölçek geliştirmek amacıyla gerçekleştirilmiştir. Yöntem: Nicel araştırma yöntemiyle yürütülen çalışma, DeVellis'in (2003) ölçek geliştirme süreçlerini izlemiştir. Türkiye'deki spor bilimleri öğrencileri evren kabul edilerek, kolayda örnekleme yöntemiyle 492 lisans öğrencisinden (261 erkek, 231 kadın) veri toplanmıştır. 43 maddelik soru havuzu oluşturulmuş, uzman görüşleriyle kapsam geçerliği sağlanmış, açımlayıcı ve doğrulayıcı faktör analizleriyle ölçeğin yapısı doğrulanmıştır. Bulgular: Sporda Toplumsal Cinsiyet Ölçeği (STCÖ), 12 maddeden oluşan üç faktörlü (Fırsat Eşitsizliği, Stereotip Yargılar, Eşitlik Algısı) bir yapıya sahiptir. Ölçeğin toplam açıklanan varyansı %62,558, Cronbach Alpha katsayıları 0,785-0,802 arasındadır. Faktör yükleri (0,551-0,842) ve uyum indeksleri (RMSEA: 0,076; CFI: 0,923) ölçeğin geçerlilik ve güvenilirliğini desteklemektedir. Sonuç: Bu çalışma, spor bilimleri öğrencilerinin toplumsal cinsiyet tutumlarını ölçmek için geçerli ve güvenilir bir ölçek geliştirerek, hem Türkiye'de hem de uluslararası literatüre katkı sağlayacağı düşünülmektedir. STCÖ'nün üç faktörlü yapısı, toplumsal cinsiyet tutumlarının çok boyutlu doğasını yansıtmakta ve sporun eşitlikçi dönüşümüne katkı sağlama potansiyeli taşımaktadır. Anahtar Kelimeler: Toplumsal cinsiyet, spor bilimleri, ölçek geliştirme, cinsiyet eşitliği, stereotip.
Beden eğitimi öğretmenlerinin resim ve müzik öğretmenleri ile liderlik tipleri ve iletişim becerilerinin karşılaştırılması
Bu araştırmanın amacı, beden eğitimi öğretmenlerinin liderlik tipleri ve iletişim becerilerinin, resim ve müzik öğretmenleri ile karşılaştırılmasıdır. Araştırmanın örneklemi, 2024-2025 eğitim-öğretim yılı süresince Ağrı ilinde görev yapan 56 Beden Eğitimi, 67 Resim ve 58 Müzik öğretmeninden oluşmaktadır. Katılımcıların seçimi sürecinde, seçkisiz tabakalı örnekleme yöntemi tercih edilmiştir. Bu yöntem araştırma problemi üzerinde etkili olabilecek önemli faktörlerin bulunduğu ve sınırları belirlenmiş bir evrende alt tabakalar veya alt grupların var olduğu durumlarda kullanır (Büyüköztürk, Çakmak, Akgün, Karadeniz ve Demirel, 2008). Bu nedenle öğretmenler "branş" değişkeni üzerinde tabakalandırılmıştır. Resim ve müzik öğretmenlerinin sayısının azlığı bu değişkenler üzerinde yapılacak analizleri zorlaştıracağından orantılı bir şekilde örneklem büyüklüğü belirlenmiştir. Ölçek doldurma, eksik doldurma gibi yaşanabilecek olası veri kaybının önüne geçmek için örneklem sayısı fazla tutulmuştur. Araştırma kapsamında, Kişisel Bilgi Formu, Sınıf İçi Öğretmen Liderlik Ölçeği ve İletişim Becerilerini Değerlendirme Ölçeği kullanılarak veri toplanmıştır. Sınıf İçi Öğretmen Liderlik Ölçeği Eriş tarafından, İletişim Becerilerini Değerlendirme Ölçeği ise Korkut tarafından geliştirilmiştir. Araştırma sürecinde toplamda 181 öğretmenden veri alınmış ve her iki ölçekte de veri kaybı yaşanmamıştır. Elde edilen veriler, SPSS programına aktarılmış ve istatistiksel analizlerle değerlendirilmiştir. Kişisel bilgi formu ile elde edilen veriler frekans ve yüzdelik oranlar ile sunulmuştur.Araştırma bulgularına göre, resim, müzik ve beden eğitimi öğretmenlerinin sınıf içi liderlik tipleri arasında branşa göre anlamlı bir fark bulunmamaktadır. Ayrıca, bu öğretmenlerin iletişim becerileri arasında da belirgin bir farklılık olmadığı tespit edilmiştir. 2025, 117 sayfa Anahtar Sözcükler: Liderlik, Liderlik Tipleri, İletişim, İletişim Becerileri
The image of women athletes in the media in historical process
In this thesis, we attempt to understand and explain to what extent the claims that the media treats female athletes as sexual objects and exploits them in some way reflect the truth, in what ways the media sexualizes female athletes, and the reactions of female athletes to the sexual objectification implemented by the media, based on available information and documents. In this qualitative thesis study, which was designed based on a limited number of previous studies examining the coverage of female athletes in the media, document analysis, and literature review were used as data collection tools. To access the documents to be examined, an advanced search was conducted in the databases of the YÖK National Thesis Center, SOBİAD, WoS, EBSCO, Scopus, JSTOR, ScienceDirect, Cochrane Library, ACM Digital Library, Embase, DOAJ, Historical Abstracts, SciFinder Scholar, CORE, ASC, ERIC (via ProQuest), Sociological Abstracts and Google Scholar. In the searches, the keywords 'woman', 'athlete', 'media', 'gender', 'sexuality', 'sexual object', 'sexualization' and 'objectification' were used individually and in combination in Turkish and English. The scientific sources reached in these scans and the covers and contents of online nonscientific journals, newspapers, and television channels frequently cited in these sources were included in the scope of the research. The documents included were read, understood, analysed, evaluated and a synthesis was reached. It was concluded that female athletes were openly subjected to systematic gender discrimination and sexual objectification by the media, that quantitative media coverage was insufficient compared to male athletes, that female athletes were mostly sexualized through sportswear and visuals, and that female athletes and women's sports were trivialized. It was understood that some female athletes approved of the media's sexualization actions with the expectations of popularity and sponsorship, while others strongly opposed it. To prevent sexual objectification, the media and sports organizations should include positive representations of female athletes. Young women's skills in questioning and criticizing sexualized images should be developed through gender equality and media literacy education. Sexual objectification should also be opposed socially. The reasons for the media's dependence on sexualized female bodies should be further examined and discussed.
Antrenör sporcu ilişkisinin sporcuların spora bağlılık düzeylerine olan etkisinin incelenmesi
Bu çalışmanın amacı, antrenör sporcu ilişkisinin sporcuların spora bağlılık düzeylerine olan etkisini incelenmektir. Araştırmada, nicel araştırma modellerinden biri olan tarama (survey) modeli kullanılmıştır. Çalışmaya aktif olarak spor yapan 256 erkek ve 186 kadın olmak üzere toplamda 442 sporcu katılmıştır. Veri toplamak amacıyla araştırmacı ve uzman görüşü ile oluşturulan kişisel bilgi formu, Spora Bağlılık Ölçeği (Sırgancı, vd.,2019) ve Antrenör-Sporcu İlişkisi Envanteri (Altıntaş vd.,2012) kullanılmıştır. Sporcuların antrenörleriyle ilişkilerini değerlendirmek ve spora bağlılık düzeylerini incelemek amacıyla toplanan verilerin analizine geçilmeden önce normallik dağılımları ve betimsel istatistikleri incelenmiş. Değişkenlerin normalliği çarpıklık ve basıklık değerlerine göre değerlendirilmiştir. Elde edilen bulgular kapsamında değişkenler arasındaki ilişkileri ve grup düzeyinde ortaya çıkan farkları belirlemek amacıyla parametrik test yöntemleri kullanılmıştır. Verilerin normal dağılım gösterdiği varsayımı doğrultusunda grup karşılaştırmaları için bağımsız örneklemler t-testi ile tek yönlü varyans analizi (ANOVA), değişkenler arasındaki ilişkilerin incelenmesi için ise Pearson korelasyon katsayısı analizi tercih edilmiştir. Antrenör sporcu ilişkisinin spora bağlılığa etkisinin tespitinin yapılabilmesi için de çoklu doğrusal regresyon kullanılmıştır. Analizlerde anlamlılık düzeyi .05 olarak esas alınmış ve etki büyüklükleri de değerlendirilmiştir. Elde edilen bulgulara göre; tüm değişkenler arasında istatistiksel olarak anlamlı ve pozitif yönlü ilişkiler saptanmıştır (p < .01). Antrenör-sporcu ilişkisi ne kadar güçlü ve olumlu ise sporcuların spora yönelik motivasyonel bağlılıklarının da o derece yüksek olabileceğini göstermektedir.
Rekreasyonel amaçlı doğa sporlarının turizmde kullanılması Antalya Köprülü Kanyon rafting uygulaması
ÖZETGünümüz yaşantısının vazgeçilmezlerinden biri haline gelen sportif faaliyetlerekatılım olgusu şehirde ve şehir dışında uygulama alanları bulmuş ve kişilerin yaşamlarınaolan olumlu etkisi ile dikkat çekmeye başlamıştır. Ayrıca rekreasyonel amaçlı sportifaktivitelerin günümüzde giderek birer turizm çeşidi haline gelmeleri ve turizmin derekreasyonel faaliyetler içinde yer alması turizmin çeşitlendirilmesi anlamında olumlu katkılarsağlamaktadır.Bu çalışmada, zaman, yaşam zamanı içerisinde bireylerin kendileri içinkullanabildikleri boş zaman, boş zamanlarını kendi istedikleri ve en verimli şekilde kullanımıolarak rekreasyon, spor ve doğa sporları, bu kavramların rekreasyon ve turizm içerisinde nasılbir rol üstlendiği, turizm ile rekreasyon arasındaki ilişkiler ve günümüzde rekreasyonel amaçlıdoğa sporlarının turizm olayı içerisinde nasıl kullanıldığına dair bir örnek uygulamaincelenmiştir. Rafting faaliyeti hizmeti sunan işletme yöneticileri ile yapılan görüşmelerdeuygulanan anket neticesinde alınan bilgiler analiz edilmiştir.Uygulama alanı olarak belirlenen Köprülü Kanyon Milli Parkı'nda faaliyette bulunanişletmelerin ağırlıklı olarak rafting hizmeti sundukları, tüm işletmelerin sezonda ortalamaolarak 350.000 civarında turist getirdikleri ve bu turistleri faaliyet sırasında sigortaladıkları,ağırlıklı olarak Türk rehber bulundurdukları, turistlere verilen malzemelerin Avrupa güvenlikstandartlarına uygun olduğu ve çalışma sezonlarının ortalama olarak 7-8 aylık bir çalışmasezonları olduğu belirlenmiştir.Ayrıca alanda faaliyette bulunan işletmelerin sorun ve sıkıntıları, önerileri vebeklentileri araştırılmış ve bu rekreasyonel amaçlı doğa sporları uygulaması olan raftingfaaliyetinin ve Köprülü Kanyon Milli Park'ının nasıl daha iyi, daha verimli ve ülke yararınaolabilecek şekilde organize edilebileceği ile ilgili öneriler de bulunulmuştur.Anahtar Kelimeler: Rekreasyon, Turizm, Spor, Doğa Sporları, Rafting
Antalya kentsel alanda spor sponsorluğunun tüketici davranışları üzerindeki rolü ve etkisi
Rekabet ve serbest piyasa ekonomisinin geçerli olduğu günümüz ticaret koşullarında firmalar, reklamcılık, pazarlama ve halkla ilişkiler çalışmalarının verimliliğini ve kitleler üzerindeki etkilerini arttırmak için, örgütsel iletişim kanallarını en verimli şekilde kullanmak amacındadırlar. Sponsorluk, son yıllarda örgütsel iletişim kanalları arasında firmaları, rakiplerinden ayıran, kurumsal imaj sağlayan ve kitleler üzerinde istendik etkiler yaratabilen son derece etkin bir yere sahiptir.Dünya genelinde olduğu gibi, ülkemizde de spor olgusu artık bir sektör haline gelmiş ve finansal kaynakların da çeşitlenmesi ile spor sektörü, yalnız spor severlerin değil aynı zamanda işletmelerin de ilgi gösterdikleri bir alan haline gelmiştir. Spor, kültür, sosyal aktivite ve bilim gibi çok geniş bir alanda uygulanım imkanına sahip olan sponsorluk çalışmaları, özellikle spor alanında kendine geniş bir yer sağlamıştır. Spor sektörü kitlelere kolay ulaşabildiği, kitleler üzerinde etkin bir yere sahip olduğu içindir ki; firmalar reklamcılık, pazarlama ve halkla ilişkiler faaliyetlerini spor organizasyonlarında yer alarak yapmaktadırlar. Ürün tanıtımı, marka ve kurum imajı yaratma, tutundurma stratejilerinin bir parçası haline gelen spor sponsorluğu yapılmasının altındaki nedenler, işletmelerin sosyal sorumluluk faaliyetlerini gerçekleştirme çabaları olduğu gibi, kitleler üzerinde kendi ürünlerini tercih etme etkisi yaratmaktır.Hazırladığımız bu tez çalışmasında, ülke genelinde yapılan spor sponsorluğu uygulamaları ile işletmelerin, Antalya ili kentsel alandaki tüketici davranışları üzerindeki rolü ve etkisi sorgulanmıştır. Spor sponsorluğunun ülkemizdeki yeri ve önemi incelenmiş, sponsorluğun teşvik edilmesi için düzenlenen yasal çerçeveler incelenmiş ve Antalya kentsel alanda yaşayan 432 kişiye anket uygulaması yapılmıştır. Araştırmamızın bel kemiğini oluşturan anket uygulaması ile tüketicilerin demografik, yapısal ve olgusal profili çıkartılmış, tüketici davranışlarının ortaya konması için de anket verilerinden faydalanılarak tüketicilerin demografik özelliklerine göre, spor sponsorluğu çalışmalarının tüketicilerin ürün tercih etme ve satın alma hareketlerini ne yönde etkilediği ortaya konmuştur.
Antalya ilinde bulunan spor yöneticilerinin toplam kalite yönetimine bakış açılarına ilişkin bir araştırma
Sporun ekonomik ve siyasi bir güç olduğu, yönetim stratejilerinin rekabet ve serbestpiyasa ekonomisinin her basamağında geçerli olduğu günümüz ticari koşullarında spor kurumve kuruluşları yönetimlerinin her aşamasında verimliliklerini ve kitleler üzerindeki etkileriniarttırmak için, yönetim stratejilerini en verimli şekilde kullanmak amacındadırlar. ToplamKalite Yönetimi, son yıllarda kurumsal kimlik ve sistem yönetimi çalışmalarında gelişmesağlayan ve yönetim basamaklarında olumlu etkiler üretebilen, etkin bir güce sahiptir.Global dünyada olduğu gibi, ülkemizde de spor olgusu ekonomik bir sektör halinegelmiş ve yönetimsel çeşitlenmesi ile spor sektörü, spor yöneticileri tarafından idare edilen biralan haline gelmiştir. Spor, ekonomi, sağlık ve yönetim gibi çok geniş bir alandauygulanabilen Toplam Kalite Uygulamaları ise özellikle yönetimsel süreçlerde önemli birköşe taşı olmuştur. Planlama, uygulama, kontrol ve düzeltme stratejilerinin bir parçası olduğuToplam Kalite Yönetimi kurumların yönetim faaliyetlerini gerçekleştirmelerinde kolaylıksağlamaktadır.Hazırlanan bu çalışmada, Antalya ili spor kurum ve kuruluşlarında çalışmakta olanspor yöneticilerinin Toplam Kalite Yönetimine bakış açıları üzerine bir araştırma yapılmış veAntalya ilinde yaşayan 70 kişiye anket uygulaması yapılmıştır. Araştırmanın en önemli kısmıolan anket uygulaması ile Spor Yöneticilerinin demografik, yapısal ve olgusal profiliçıkartılmış, bakış açısının ortaya konması için de anket verilerinden faydalanılarak SporYöneticilerinin demografik özelliklerine göre, Toplam Kalite Uygulamaları çalışmalarınınyönetim sürecini hangi şekilde etkilediği ortaya çıkmıştır.Ankete katılan bireylerin görev yaptıkları kuruluşların büyük çoğunluğunda kaliteyönetim sisteminin uygulanmadığı dolayısıyla ilimizde mevcut bulunan spor kulüplerininToplam Kalite Yönetimi yapmadıklarını ortaya çıkartmıştır. Ankete katılan kamu ve özelsektörde çalışan bireylerin tamamına yakınının cinsiyetlerine göre kalite tabanlı bir değişimve yenilenme konusunda kendilerini hazır hissettikleri belirlenmiştir.Ankete katılan kamu ve özel sektörde çalışan bireylerin cinsiyetlerine göre çalıştıklarıkurum/kuruluş'un kamuda büyük oranda, özel sektörde daha düşük bir oranda temel politikave hizmet stratejisi konusunda yeterli olmadığını düşünmektedirler.Ayrıca bayan spor yöneticilerinin yeniliklere ve hizmet pazarlamasına erkekmeslektaşlarından daha açık oldukları açık bir şekilde görülmektedir
Rekreasyon faaliyetlerinin yönetim ve organizasyonu.Antalya bölgesindeki beş yıldızlı otel işletmelerine yönelik bir uygulama
İnsan hayatındaki hızlı değişimler, onların boş zamanlarını değerlendirme faaliyetlerine verdikleri önemi giderek arttırmaktadır. Düzenli ve artan gelire kavuşan bireyler, bir taraftan artan sosyal güvenceler sayesinde tasarruflarını bireysel ihtiyaçlarına daha çok harcar hale gelirken, diğer taraftan artan boş zaman kullanım eğilimleri turizm ve benzeri olgulara katılmayı artırmıştır. Günümüzde rekreasyonel aktivitelere katılımın önemli bir formu olarak değerlendirilen turizm faaliyetlerinin, otel işletmeleri içerisindeki uygulaması animasyon programları şeklindedir. Bu tez çalışmasının birinci bölümünde zaman ve boş zaman kavramlarının analizi, boş zaman ve rekreasyon ilişkisi, rekreasyonel faaliyetlerin sınıflandırılması ve rekreasyon faaliyetlerinde liderlik konuları işlenmiştir. İkinci bölümde turizm kavramı ve rekreasyon turizm ilişkisi, rekreasyon ve turizm faaliyetlerine oluşan talebin artış nedenleri, turizm işletmelerinde rekreasyon faaliyetlerinin uygulanması ve animasyon, rekreasyon ve animasyon faaliyetlerinin yönetimi, rekreasyon ve animasyon faaliyetlerinin organizasyonu konuları alt başlıkları ile birlikte derinlemesine incelenmiştir. Üçüncü bölümde ise Antalya bölgesindeki beş yıldızlı otellerin rekreasyon faaliyetlerinin yönetim ve organizasyonunu belirlemeye yönelik alan araştırması yapılmıştır. Araştırmada veri toplama tekniği olarak anket yöntemi kullanılmıştır. Araştırma Antalya bölgesindeki 60 adet beş yıldızlı otele uygulanmıştır. İstatistiksel değerlendirmeler frekans (f), yüzde dağılımları (%) teknikleri kullanılarak, SPSS 11.0 paket istatistik programında yapılmıştır. Araştırmanın sonuçlarına göre, beş yıldızlı otellerin çoğunda rekreasyon aktivitelerinin işletmesi otel dışından profesyonel şirketler tarafından yapılmaktadır. Rekreasyon aktivitelerini yönetim ve organizasyonunu sağlayan yöneticilerin çoğunun rekreasyon eğitimi aldıkları belirlenmiştir. Araştırmaya katılan işletmeler rekreasyon aktivitelerinde genel yönetim ve organizasyon ilkelerine bağlı, profesyonel olarak faaliyet göstermektedirler.
Sosyal ağ sitelerinde sergilenen taraftar bağlılığı ile spor takımı lisanslı ürün satın alma niyeti arasındaki ilişkide nefretin ve aşkın rolü
Bu çalışmanın amacı, sosyal ağ sitelerinde sergilenen taraftar bağlılığı ve spor takımı lisanslı ürün satın alma niyeti arasındaki ilişkinin ve bu ilişkide taraftarın desteklediği takımın ezeli rakibine karşı nefretinin ve desteklediği takıma yönelik aşkının aracı rolünün incelenmesidir. Çalışmanın örneklemi seçkisiz olmayan örnekleme yöntemlerinden kriter örnekleme yöntemine göre belirlenen 941 (305 kadın, 636 erkek) üniversite öğrencisinden oluşmuştur. Veri toplama aracı olarak; Sosyal Ağ Sitelerinde Sergilenen Taraftar Bağlılığı (SASSTB) ölçeği, Taraftar Aşkı ve Nefreti ölçeği, Spor Takımı Lisanslı Ürün Satın Alma Niyeti (STLÜSAN) ölçeği ve araştırmacılar tarafından uygulanan demografik bilgiler formu kullanılmıştır. Toplanan verilerin analizinde yapısal eşitlik modellemesi uygulanmıştır. Hipotezler IBM SPSS 26 da Hayes Process Macro analizi ile sınanmıştır. Sonuç olarak bu çalışmada dijital mecralarda sergilenen takım bağlılığının takım ürün ve hizmetlerini satın alma niyetinde anlamlı bir yordayıcı olduğu ve taraftarların takımına duyduğu aşk ile ezeli rakibine duyduğu nefretin bu yordama ilişkisine pozitif katkı sağladığı ortaya konulmuştur.
Yerel yönetim spor çalışanlarının mobbing algı düzeylerinin çatışma yönetimi stratejilerine etkisi
Bu araştırma, yerel yönetimlerde çalışan personelin mobbing algı düzeylerini ve çatışma yönetimi stratejilerinde kullandıkları yöntemleri belirlemek, çeşitli sosyo-demografik özelliklere göre mobbing algılarını ve çatışma yönetimi stratejilerini incelemek ve mobbing ile çatışma yönetimi stratejileri arasındaki ilişkiyi belirlemek amacıyla yapılmıştır. Çalışma nicel araştırma modellerinden biri olan genel tarama yaklaşımı ve ilişkisel tarama modeli ile yapılmıştır. Araştırmanın çalışma evrenini Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Gençlik ve Spor Hizmetleri Dairesi Başkanlığın'da görev yapan 1075 personel oluşturmaktadır. Örneklem grubu ise; rastgele örnekleme yöntemi ile seçilen 105 kadın, 156 erkek toplam 261 personelden oluşmuştur. Çalışmada veri toplama aracı olarak; Karaahmet ve arkadaşlarının (2013) Türkçeye uyarladığı "Olumsuz Davranışlar Ölçeği" ve Gümüşeli (1994) tarafından Türkçeye uyarlanan Habib (2006) tarafından geliştirilen"Çatışma Yönetimi Stratejileri Ölçeği" kullanılmıştır. Verilerin çözümlenmesinde parametrik hipotez testlerinden Pearson Korelasyon, T-testi, ANOVA ve Çoklu Doğrusal Regresyon Analizi kullanılmıştır. Sonuç olarak; personellerin algıladıkları mobbing düzeyleri "orta düzey altında" olduğu, cinsiyet, medeni durum, çalıştıkları birim, mezun oldukları fakülte ve belediyede ki görev değişkenleri açısından istatiksel olarak anlamlı farklılıklar bulunmuştur. Çatışma yönetimi stratejilerinde ise personeller en çok "bütünleştirme" en az ise "kaçınma" stratejisini tercih ettikleri ve cinsiyet, medeni durum, mezun oldukları fakülte, kurumdaki görev ve görev süreleri, kadro durumları arasında istatiksel olarak anlamlı farklılıklar bulunmuştur. Personellerin yaş kriterleri ve yöneticilerinden aldıkları sosyal destek ile mobbing arasında negatif yönde düşük düzeyde ilişki olduğu, arkadaşlarından aldığı sosyal destek ve yaş kriterleri ile çatışma yönetimi stratejileri arasında pozitif yönde düşük düzeyde bir ilişki olduğu saptanmıştır. Mobbingin, çatışma yönetimi stratejilerini olumsuz ve anlamlı olarak yordadığı tespit edilmiştir.
Spor yöneticilerinin zihinsel dayanıklılık ve duygusal zeka düzeylerinin karar verme stillerine etkisi
Bu çalışma spor yöneticilerinde zihinsel dayanıklılık ve duygusal zekâ düzeylerinin karar verme stillerine olan etkisinin belirlenmesi ve bazı demografik değişkenlerle olan ilişkilerinin ortaya koyulması amacı ile gerçekleştirilmiştir. Çalışmada likert tipi anket yönteminden yararlanarak veri toplanmıştır. Dört bölümden oluşan anket formunun ilk bölümünde demografik bilgi formu yer almaktadır. İkinci bölümde ise Sheard, Golby ve Van Wersch (2009) tarafından geliştirilen, Altıntaş ve Koruç (2016) tarafından Türkçeye uyarlanarak geçerlik güvenirlik çalışması yapılan Sporda Zihinsel Dayanıklılık Ölçeği bulunuyorken, üçüncü bölümde 1998 yılında Schutte ve arkadaşları tarafından geliştirilen, 2017 yılında Tatar, Tok ve Saltukoğlu tarafından Türkçe uyarlaması, geçerliliği ve güvenirliliği yapılan Asıl Form Schutte Duygusal Zekâ Testi yer almaktadır. Son bölümde ise orijinali Mann ve arkadaşları (1998) tarafından geliştirilen ve Deniz (2004) tarafından Türkçeye uyarlanarak geçerlik ve güvenirlik çalışması yapılan Melbourne Karar Verme Ölçeği yer almaktadır. Araştırmanın verileri Gençlik ve Spor Bakanlığı İl ve İlçe teşkilatlarında idari görevlerde yer alan personellerden gönüllü olan 219 katılımcıdan elde edilmiştir. Öncelikle yüz yüze görüşme ile veri toplanmış olmakla beraber, uzak mesafede bulunan il ve ilçelerden Google Formlar ve e-posta yolu ile veriler elde edilmiştir. Araştırma sonucunda cinsiyet değişkeni ile zihinsel dayanıklılık alt boyutları ve duygusal zekâ düzeyi; karar verme stilleri ile yaş değişkeni ve çalışma süresi değişkeni arasında anlamlı ilişkiler tespit edilmiştir. Ayrıca zihinsel dayanıklılık duygusal zekâ ve karar verme stilleri ilişkili bulunurken, duygusal zekâ ile karar verme stilleri arasında da anlamlı ilişkiler tespit edilmiştir.
Mücadele sporcularının salgın hastalığa yakalanma kaygısı ve korku düzeylerinin araştırılması: COVID 19 örneği
Covid-19 ortaya çıktığı 2020 yılından itibaren yaşamın pek çok alanını etkileyen bir hastalıktır. Bu nokta Covid-19 salgını başladığından bu yana, spor ve ilişkili etmenleri de etkilemiş ve bu noktada olumsuz çıktılar sağlamıştır. Verilen bilgilerden hareketle hazırlanan bu çalışmanın amacı aktif mücadele sporcularının salgın hastalıklara (covid-19) yakalanma kaygısı ve korkusunun sporcular üzerindeki etkilerinin koronavirüs Covid-19 pandemisi örneği kapsamında araştırılmasıdır. İlgili amaç doğrultusunda 502 katılımcı özelinde anket veri toplama yöntemiyle yürütülen çalışmada katılımcıların Covid-19 korkularını ve kaygılarını ölçmeye ilişkin olarak Covid-19 Korkusu Ölçeği ve Koronavirüse Yakalanma Kaygısı Ölçeği kullanılmıştır. Araştırmada toplanan verilerin analizi sonucunda ulaşılan sonuçlar şu şekilde sıralanabilir: Katılımcıların cinsiyet, medeni durum, branş, millilik, eğitim, Covid-19 olma ve aşı olma durumlarıyla Covid-19 korkuları arasında anlamlı bir ilişki saptanmıştır. Katılımcıların kaygı düzeyleriyle cinsiyet, medeni durum ve spora yapma süresi, millilik, Covid-19 olma, aşı olma ve kronik rahatsızlık arasında anlamlı bir ilişki saptanmıştır. Tüm bu sonuçlar paralelinde çalışmamızda COVİD-19 yakalanma kaygısı ve korkusu arasında, bireysel kaygı ve sosyalleşme arasında, sosyalleşme kaygısı ile Covid-19 korkusu aralarında pozitif yönlü ve anlamlı ilişkiler belirlenmiştir. Hazırlanan çalışmanın ileriki araştırmalara, ilgili literatüre katkı sağlayacağı düşünülmektedir. Ayrıca araştırma kapsamında ulaşılan sonuçlar rekabetçi sporculara, en iyi şekilde yarışmaya devam edebilmeleri için kendilerini hastalıklardan nasıl koruyacakları konusunda daha fazla bilgi verilmesi gerektiğini göstermektedir. ANAHTAR KELİMELER: Kaygı, Korku, Covid-19
Spora katılımın üniversite öğrencilerinin dijital bağımlılığına etkisi
Bu araştırma, spora katılımın üniversite öğrencilerinin dijital bağımlılığına etkisini belirlemek amacıyla yapılmıştır. Araştırma amacı doğrultusunda genel tarama modellerinden biri olan kesit alama yaklaşımına göre yapılmıştır. Bu araştırmanın örneklemi aynı zamanda araştırmanın çalışma evrenini oluşturmaktadır. Kolayda örneklem yöntemiyle seçilen Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi Gölköy Kampüsünde 2023-2024 eğitim öğretim dönemine devam eden 562 öğrenci araştırmanın örneklemini oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak; Ahmet KESİCİ ve Nazenin Fidan TUNÇ'un 2018' de üniversite öğrencilerine yönelik olarak geliştirdikleri "Dijital Bağımlılık Ölçeği" formu kullanılmıştır. Araştırma sonucunda, öğrencilerin spora katılım durumlarının dijital bağımlılıkları üzerinde ektisinin olduğu belirlenmiştir. Genel olarak değerlendirildiğinde, spor yapan öğrencilerin dijital bağımlılıklarının spor yapmayanlara göre daha düşük düzeyde olduğu tespit edilmiştir.
Spor tesislerinde çevresel sürdürülebilirlik uygulamalarının incelenmesine yönelik bir durum çalışması
Günümüzde çevresel sorunlar gün geçtikçe artmakta ve çözüm arayışı dünya gündemini meşgul etmektedir. Bu nedenle çevresel sürdürülebilirlik (ÇS) çalışmaları akademik ilgiyi haketmektedir. Bu araştırma spor tesislerinde ÇS uygulamalarının incelenmesi amacı ile yapılmıştır. Araştırmada nitel araştırma yöntemi desenlerinden betimsel durum çalışması kullanılmıştır. Araştırmaya Türkiye'de uluslararası Leadership in Energy and Environmental Design (LEED) sertifikasına sahip beş spor tesisi dahil edilmiştir. Araştırma verileri yarı yapılandırılmış görüşme tekniği ile araştırmaya dahil edilen spor tesislerinin yönetici-çalışan (15 katılımcı) ve hizmet alan kullanıcılarından (5 katılımcı) elde edilmiştir. Yapılan tematik analiz sonucunda spor tesislerini çevresel sürdürülebilirlik uygulamalarına yönlendiren nedenlerin kurumsal kararlar ve liderlik, çevre bilinci, pazarlama ve halkla ilişkiler, ekonomik ve ticari konular, uluslararası zorunluluklar ve önceki tecrübeler olduğu görülmektedir. Atık yönetimi ve enerji tasarrufu başta olmak üzere çeşitli çevresel sürdürülebilirlik uygulamaları yapılmaktadır. Uygulamalar sırasında kaynak yetersizliği, çalışan ilgisizliği, iletişim, sporcu kaynaklı zorluklar, alışkanlıkların değişmesi ile ilgili zorluklar, kullanıcı tepkileri gibi sorunlar yaşandığı tespit edilmiştir. Spor tesisleri gelecekte de çevre bilinci oluşturma, sürdürülebilirlik stratejileri geliştirme, çevre etkinlikleri düzenleme, kaynak ve atık yönetimi, insan kaynakları ve iş birliği faaliyetlerine devam etmeyi planlamaktadır.
Spor bilimleri fakültesinde okuyan öğrencilerin çatışma yönetim stilleri ile iletişim becerileri arasındaki ilişki
Bu araştırmada, Spor Bilimleri Fakültesinde okuyan öğrencilerinin çatışma yönetimi stilleri ile iletişim becerileri arasındaki ilişkiyi daha yakından incelemek amaçlanmıştır. Araştırmaya Spor Bilimleri Fakültesinde okuyan 421 öğrenci katılmıştır. Araştırmada veri toplama aracı anket tekniğinden yararlanılmıştır. Verilerin analizinde, yüzde, frekans, t test, Kruskal Wallis H testi ve Pearson ve Sperman kullanılmıştır. Araştırma sonucunda öğrencilerin çatışma yönetim stiller alğıları incelendiğinde, sırasıyla yönetici rekabet stilini, uyum stilini, kaçınma stilini, uzlaşma stilini ve iş birliği stilini kullandıkları bulunmuştur. Çatışma yönetimi stilleri alt boyutları ile tanımlayıcı istatistiklere bakıldığında sadece yönetici rekabet boyutu ile cinsiyet, düzenli spora katılım, iletişim ile ilgili ders/kurs alma ve babanın eğitim düzeyi değişkenleri arasında anlamlı fark olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Öğrencilerin İletişim becerileri algılarında en çok iletişim ilke ve temel becerilerini tercih ettikleri görülmektedir. İletişim becerilerine ilişkin alt boyutlar ve tanımlayıcı istatistikler incelendiğinde sadece iletişim ilke ve temel becerileri alt boyutu ile iletişim ile ilişkili ders/kurs alma ve düzenli spora katılım alt boyutları arasında anlamlı fark olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Son olarak iletişim becerileri alt boyutları ile çatışma yönetim stillerine ait alt boyutlar arasındaki ilişki incelendiğinde ise her iki ölçeğin de tüm alt boyutlarının birbirleri ile pozitif yönde anlamlı ilişkisi olduğu sonucuna varılmıştır. ANAHTAR KELİMELER: Çatışma, Çatışma Yönetimi, İletişim, İletişim Beceriler
Beden eğitimi öğretmenlerine göre okul yöneticilerinin etik liderlik davranışlarının örgütsel bağlılık ve yaşam doyumuna etkisi
Bu araştırmanın amacı; okul yöneticilerinin etik liderlik davranışlarının, beden eğitimi ve spor öğretmenlerinin örgütsel bağlılık ve yaşam doyumuna etkisini incelemektir. Bu çalışma kapsamında, 2015-2016 eğitim-öğretim döneminde Türkiye'nin farklı illerindeki Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı resmi okullarda görev yapan beden eğitimi ve spor öğretmenleri araştırma evrenini oluşturmaktadır. Araştırma kapsamında kolayda örnekleme yöntemi tercih edilerek, online anket (147) ve yüz yüze görüşme (289) yöntemi ile 176 kadın, 259 erkek olmak üzere toplam 436 beden eğitimi ve spor öğretmeninden veriler elde edilmiştir.Verilerin analizinde tanımlayıcı istatistiklerin yanı sıra, değişkenler arasındaki ilişkilerin tespitine yönelik Korelasyon Analizi ile katılımcıların Etik Liderlik ve Örgütsel Bağlılık düzeylerinin Yaşam Doyumu üzerine etkisini belirlemek amacıyla Regresyon Analizinden yararlanılmıştır.
Sporda dikkat ve imgelemenin zihinsel dayanıklılık üzerine etkisi
Bu çalışmanın amacı imgelemenin sporcu zihinsel dayanıklılığına etkisinde dikkatin aracılık rolünü incelemektir. Çalışma hipotezinin sınanmasında yöntem olarak Yapısal Eşitlik Modeli tercih edilmiştir. Çalışma grubunu seçkisiz olmayan örnekleme yöntemlerinden ölçüt örnekleme yöntemine göre belirlenen 522 lisanslı sporcu oluşturmaktadır. Çalışmada veri toplama aracı olarak "Sporcu Dikkat Ölçeği" (Önal ve ark, 2024), "Sporcu Zihinsel Dayanıklılık Envanteri" (Altıntaş ve Bayar- Koruç, 2016) ve "Sporda İmgeleme Envanteri" (Kızıldağ ve Tiryaki, 2012) kullanılmıştır. Elde edilen veriler tanımlayıcı istatistik, normallik, korelasyon, bağımsız örneklemler t testi, doğrulayıcı faktör analizi, yapısal eşitlik model ve aracılık analizleri ile analiz edilmiştir. Verilerin analizi sonrasında sporda imgelemenin sporcu zihinsel dayanıklılığını anlamlı düzeyde yordadığı, sporcu dikkatinin ise bu etkide anlamlı olarak aracı rolünün olduğu bulgusuna ulaşılmıştır. Sonuç olarak sporda imgelemenin sporcuların hem dikkatini hem de zihinsel dayanıklılıklarını geliştirdiği bu gelişimde de dikkatin anlamlı bir aracı değişken olarak rol oynadığı sonucuna ulaşılmıştır.
Spor-fitnes merkezlerinde algılanan hizmet kalitesinin değerlendirilmesi
Bu araştırmanın amacı, spor-fitnes merkezi üyelerinin hizmet kalitesi algı düzeylerinin bazı kişisel özellikleri açısından değerlendirilmesidir. Araştırma genel tarama modellerinden olan kesit alma yaklaşımı doğrultusunda düzenlenmiştir. Araştırmanın örneklem grubu aynı zamanda araştırmanın çalışma evrenini oluşturmaktadır. Bolu il merkezinde faaliyet gösteren 9 ayrı spor-fitnes merkezinden kolayda örneklem yöntemiyle seçilen 198 üye araştırmanın örneklemini oluşturmaktadır. Araştırma verilerinin toplanmasında Yılmaz UÇAN'ın (2007) geliştirdiği "Spor- Fitnes Merkezlerinin Algılanan Hizmet Kalitesi Ölçeği" formu kullanılmıştır. Araştırma sonucunda, katılımcıların cinsiyeti, tesis kullanım saati, katılım amacı ve haftalık kullanım gün sayısının hizmet kalitesi algıları üzerinde etkili olduğu belirlenmiştir.
Obezite ile mücadelede fiziksel aktiviteye yönelik sosyal pazarlama programının geliştirilmesi: BAİBÜ örneği
Küresel boyutta bir halk sağlığı sorunu olan obezite hızla artmakta ve bu soruna çözüm önerisi getirmesi bakımından sosyal pazarlamaya programlarının geliştirilmesi önem arz etmektedir. Bu çalışmada hareketsiz çalışma koşullarından kaynaklı obezite riski yüksek kampüs çalışanlarının, fiziksel aktiviteye yönelik algıladıkları engel, fayda ve motivasyon öğeleri doğrultusunda fiziksel aktiviteye yönelik bir sosyal pazarlama programının geliştirilmesi ve bu sayede obezite ile mücadeleye katkı sağlanması amaçlanmıştır. Araştırma BAİBÜ Gölköy Kampüsü'nde yapılmıştır. Araştırmada karma yöntem desenlerinden açımlayıcı sıralı desen kullanılmıştır. Araştırma verileri Egzersiz Davranış Değişim Basamakları (EDDB) anketi, kişisel bilgi formu ve yarı yapılandırılmış görüşme ile toplanmıştır. Nicel aşamada kolayda örnekleme yöntemi ile ulaşılabilen toplam 330 akademik ve idari personel yer almıştır. Nitel aşamada ölçüt örnekleme yöntemi kullanılarak BKİ'ye göre, aşırı kilolu/obez sınıflamasında ve EDDB'ye göre, eğilim ve hazırlık basamağında olanlar araştırmaya dahil edilmiştir. BKİ hesaplamalarına göre 330 personelden; %17,3'ü obez, %47,3'ü aşırı kiloludur. EDDB'ye göre personelin %36,35'i eğilim ve %18,48'i hazırlık basamağındadır. Bu ölçütlere uygun 20 gönüllü katılımcı nitel aşamanın örneklemini oluşturmuştur. Nicel veriler SPSS 15 programı ile nitel veriler ise tematik analiz yöntemi ile analiz edilmiştir. 20 katılımcının mesaideki ortalama oturma süresi 4,8 saat bulunmuştur. Eğilim ve hazırlık basamağında yer alan katılımcıların fiziksel aktiviteye yönelik ortak katılım engelleri; iklim şartları, tesisler, psikolojik engeller ve durumsal engeller olduğu tespit edilmiştir. Fizyolojik ve mental sağlık algılanan ortak faydalardır. Eğilim basamağındakiler için iş verimliliği de fayda olarak algılanmıştır. Her iki basamağın motivasyon unsurlarında organizasyonlar, kolaylaştırıcı düzenlemeler, yönlendiriciler, fiziksel aktivite alanları ortak temalar olup, bu temalar altındaki kodlar eğilim ve hazırlık basamağında değişiklik göstermiştir. Çalışmanın sonunda fiziksel aktiviteye yönelik algılanan fayda, engel ve motivasyonlar temelinde hedef kitlenin özelliklerine uygun bir sosyal pazarlama programı geliştirilmiş ve önerilmiştir.
Kişilik özellikleri ve takım sargınlığı etkileşiminin sporcu doyumuna olan etkisinin incelenmesi
Bu çalışmada sportif başarı ve performans açısından önemli olduğu düşünülen kişilik özellikleri, grup sargınlığı ve sporcu doyumu değişkenleri ile çalışılmıştır. Yapılan araştırmada kişilik özellikleri ile grup sargınlığı etkileşiminin sporcu doyum düzeyine olan etkisinin açıklanması amaçlanmıştır. Bu amaç doğrultusunda yapılan araştırmada araştırmacı tarafından oluşturulan demografik bilgi formu ile takımdan ve kulüpten elde edilen doyumu tespit etmek amacıyla iki soru kullanılmıştır. Yine kullanılan ölçekler arasında; beş temel kişilik özelliğini ölçmek için Gosling ve arkadaşları (2003) tarafından geliştirilen, geçerlilik ve güvenilirlik çalışmaları Atak (2013) tarafından yapılan, 10- Maddelik Kişilik Özellikleri Ölçeğinden yararlanılmıştır. Söz konusu ölçek dışa dönüklük, deneyime açıklık, yumuşak başlılık, sorumluluk ve duygusal dengelilik olmak üzere 5 alt boyuttan oluşmaktadır ve alt boyutların iç tutarlılık katsayıları sırası ile .86, .83, .81, .84 ve .83' tür. Takım sargınlığını ölçmek için Carron ve arkadaşları (1985, 1987) tarafından geliştirilen, Öcel ve Aydın (2006) tarafından Türkçe' ye uyarlanan, grubun görev çekiciliği, grubun sosyal çekiciliği, grubun görevde bütünleşmesi ve grubun sosyal bütünleşmesi olmak üzere 4 alt boyuttan oluşan Takım Sargınlığı Ölçeği kullanılmıştır. Ölçek alt boyutlarınun iç tutarlılık katsayıları sırası ile .73, .69, .76 ve .73' tür. Çalışmaya Bolu ve Düzce İllerinde amatör futbol takımlarında oynayan 143 erkek sporcu gönüllü olarak katılmıştır. Yüz yüze görüşme tekniği ile veriler toplanmıştır. Araştırmada oransız küme örnekleme yöntemi kullanılmıştır. Araştırmanın sonucunda takım sargınlığı alt boyutlarından grubun sosyal bütünleşmesi ile kişilik özellikleri alt boyutlarından sorumluluk ve yumuşak başlılık alt boyutları; grubun sosyal çekiciliği ile dışa dönüklük, sorumluluk, duygusal dengelilik ve yumuşak başlılık; grubun görev çekiciliği ile sorumluluk ve yumuşak başlılık grubun görevde bütünleşmesi ile dışa dönüklük, sorumluluk ve duygusal dengelilik arasında düşük düzeyde pozitif yönde ilişkiler tespit edilmiştir. Ayrıca sporcu doyumu ile takım sargınlığının tüm alt boyutları arasında ve kişilik özellikleri alt boyutlarından dışa dönüklük ve yumuşak başlılık arasında düşük düzeyde pozitif yönde ilişki olduğu ortaya konulmuştur. Kişilik özellikleri ve takım sargınlığı etkileşiminin sporcu doyumunun %23' ünü açıkladığı sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Kişilik özellikleri, takım sargınlığı, sporcu doyumu
Üniversite öğrencilerinin serbest zamanlarında fiziksel etkinliklere katılımlarını etkileyen faktörlerin incelenmesi "Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi örneği"
Bu çalışmanın amacı, üniversite öğrencilerinin serbest zamanlarında fiziksel etkinliklere katılımlarını etkileyen faktörlerin düzeylerinin çeşitli değişkenler açısından incelenmesidir. Araştırmanın örneklemini, Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi'nin merkez yerleşkesindeki (Gölköy Kampüsü) fakülte ve yüksekokullarda öğrenim gören gönüllü 627 lisans öğrencisi oluşturmaktadır. Araştırma verileri internet üzerinden katılım yoluyla elde edilmiştir. Veri toplama aracı olarak "Orta Doğu Teknik Üniversitesi öğrenci, akademik ve idari personelin serbest zamanlarında fiziksel etkinliklere katılma/katılmama nedenleri" ölçeği (Özbey 1994) kullanılmıştır. Araştırmadan elde edilen bulgulara göre, katılımcıların %62,4'ünün serbest zamanlarında fiziksel etkinliklere katıldıkları ve zaman alt boyutunda daha yüksek, aile baskısı-kaygı alt boyutunda ise daha düşük puana sahip oldukları görülmüştür. Yine araştırma sonuçlarına göre, örneklem grubunu oluşturan üniversite öğrencilerinin yaşları ile zaman alt boyutu arasında pozitif ve düşük düzeyde, farkındalık alt boyutu arasında negatif ve düşük düzeyde ve beceri-yetenek alt boyutu arasında ise negatif ve yüksek düzeyde anlamlı bir ilişki tespit edilmiştir. Araştırma sonuçları genel olarak değerlendirildiğinde ise, öğrenciler yaş, gelir düzeyi, fakülte, sınıf, katılım zamanı, katılım şekli ve katılım türü değişkenleri açısından serbest zaman fiziksel etkinliklerine katılımda istatistiksel olarak anlamlı farklılıklara sahiptir: Fakülte grupları arasında "sosyal bilimlerde okuyan öğrenciler", sınıf grupları arasında "hazırlık ve birinci sınıf öğrencileri", maddi durumda "düşük gelire sahip olan öğrenciler", katılım durumuna göre "bireysel etkinliklere katılan öğrenciler", katılım türüne göre "arkadaşlarıyla katılan öğrenciler" ve katılım zamanına göre "hafta sonu katılım sağlayan öğrenciler" farklılığı oluşturan gruplar olmuştur. Üniversiteye yeni başlayan öğrencilerin uyum süreci, derslerin yoğunluğu, öğrencilerin mesleki ve gelecek kaygıları, etkinliklerin ve tesislerin yetersizliği ile tesislerin kullanım zaman dilimlerinin kısıtlılığı, araştırmaya katılan öğrencilerin serbest zamanlarında fiziksel etkinliklere katılmalarını etkilediği sonucuna ulaşılmıştır.
Rekreasyon yönetiminde sürdürülebilirlik: 12 Dev Adam Basketbol Okullarına yönelik bir durum çalışması
Araştırmanın amacı, Türkiye Basketbol Federasyonu alt yapı faaliyetleri kapsamında yer alan 12 Dev Adam Basketbol Okullarının, 2002'den günümüze gelmiş olması ve gelecekte yine devam edebilmesi için katılımcıların yönetsel süreçlere ilişkin görüş, deneyim ve gözlemlerinin değerlendirilmesidir. Araştırmada, nitel araştırma deseni seçilmiştir. Araştırma desenini "durum (örnek olay) araştırması" ve "fenomenoloji (olgubilim)" yaklaşımları oluşturmuştur. Bir durum çalışması türü olan "bütüncül tek durum deseni" kullanılmış ve veri toplama yöntemi olarak ise "görüşme yöntemi" seçilmiştir. Katılımcı (örneklem) seçiminde, "amaçlı örnekleme" yöntemlerinden "ölçüt örneklem" yöntemi kullanılmıştır. Türkiye Basketbol Federasyonu alt yapı faaliyetlerinde eğitim projesi kapsamında ve 2002-2018 yılları arasında uygulanan "12 Dev Adam Basketbol Okulları" projesinin yönetiminde, uygulanmasında "en az üç yıl görev alarak deneyimli olması" ölçütü göz önünde bulundurularak; toplam 4 uzman yönetici ve antrenör, "12 DABO" programlarına ait görüşleri alınmak üzere katılımcı olarak seçilmiştir. Verilerin analizi için betimsel ve içerik analiz yöntemleri kullanılmıştır. Araştırma bulguları dört genel tema altında analiz edilmiştir. Bunlar, 1.Amaç ve Kazanım, 2.Yapı, 3.Süreç ve 4.Programın Sürdürülebilirliği şeklinde ifade edilmiştir. Araştırma sonucunda, 12 Dev Adam Basketbol Okullarının sürdürülebilirliği ile ilgili tesislerin lokasyonu, ulaşılabilirliği, uygunluğu, sayısı, antrenörlerin uzmanlık geçmişi olan kişilerden seçilmesi, antrenman planlarının akademik eğitime engel olmadan planlanması, antrenör ve öğrencilerin motive edici unsurların oluşturulması, paydaşlarla iş birliği, yenilikçi bir yapı ile sürdürülebilirliğin sağlanacağı sonucuna varılmıştır. Anahtar Kelimeler: Rekreasyon Yönetimi, Sürdürülebilirlik, Basketbol
Futbol seyircilerinin maça katılım kararını etkileyen değişkenlerin incelenmesi
Futbolun kitleleri etkileyen özelliği ve endüstri haline gelmiş olması futbol kulüpleri için seyircilerin maça katılım kararlarına etki eden faktörlerin anlaşılmasının önemini arttırmaktadır. Bu çalışmada, futbol seyircilerinin bazı demografik özelliklerinin maça katılım kararları üzerindeki etkisinin değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Araştırmanın evrenini Boluspor seyircileri oluşturmaktadır. Örneklemini ise 2018 -2019 futbol sezonunda Boluspor'un oynadığı iç saha maçına gelen bu evren içerisinden rastgele seçilen 400 kişilik gönüllü seyirci grubu oluşturmaktadır. Veri toplama aracı olarak "Seyirci Katılım Kararı Ölçeği (SKKÖ)" kullanılmıştır (Gençer ve Aycan, 2008). Bu ölçek; Fiziksel Çevre, Rakip Takım, Tutulan Takım, Programın Uygunluğu, Maçın cazibesi ve Toplumsallaşma Fırsatı olmak üzere 6 alt boyuttan meydana gelmiştir. 24 ifadeden oluşan ölçek maddelerinin değerlendirilmesi 5'li likert tipi (5= "tamamen", 4= "oldukça", 3= "biraz", 2= "çok az", 1= "hiç") şeklindedir. Araştırma sonucunda, seyircilerin yaşları, eğitim seviyeleri, gelir düzeyleri, maça katılım sıklıkları, taraftar derneğine üyelik durumları, kombine üyelik durumları ve taraftarlık düzeylerinin maça katılım kararlarında farklı etkilerinin olduğu tespit edilmiştir. Anahtar kelimeler: Futbol Endüstrisi, Futbol Taraftarı, Futbol Müsabakaları, Seyirci Katılım Kararı.
Bisikletçilerin sporcu bağlılıklarının incelenmesi
Bu araştırmanın amacı, 2017 yılında düzenlenen bisiklet yarışlarına katılan lisanslı bisiklet sporcularının sporcu bağlılıklarının incelenmesine yanıt arayan bir çalışmadır. Araştırmanın evrenini, Türkiye Bisiklet Federasyonu faaliyet takvimine göre hakemlerin yönettiği yarışlar olarak düzenlenen, Türkiye'deki altı farklı yarış organizasyonuna katılan 406 bisikletçidir. Veri toplama araçları sporcuların branşlarına olan bağlılıklarını belirlemek amacı ile (Kara, Kelecek ve Aşçı 2015) tarafından Türkçeye uyarlaması yapılan Sporcu Bağlılık Ölçeği kullanılmıştır. Ayrıca, demografik bilgi toplamak amacıyla araştırmacı tarafından oluşturulan kişisel bilgi formu yer almaktadır. Bu anket soruları ve bilgi toplama formu 2017 yılında altı farklı bisiklet organizasyonu olmak üzere yarıştan bir gün önce düzenlenen sporcu kayıtları sonrasında rastgele seçilen bisikletçilere gönüllü olarak uygulanmıştır. Yapılan analiz sonuçlarına göre; bisikletçilerin sporcu bağlılığı alt boyutları cinsiyet değişkeni "dinçlik" alt boyutunda (p<0,05) erkeklerin, kadınlara göre daha yüksek puan aldıkları görülmüştür. Bisikletçilerin, medeni durumlarına göre incelendiğinde, bekârlar istatistikî olarak (p<0,05) evlilere göre "adanmışlık" boyutunda daha yüksek puan aldığı tespit edilmiştir. Bisikletçilerin eğitim durumuna göre sporcu bağlılık ölçeğinin "güven" (p<0,05), adanmışlık (p<0,05), "dinçlik" (p<0,05) alt boyutlarında, üniversite eğitimi görmüş kişiler ve ortaöğretim mezunları arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark bulunmuştur. Bu fark üniversite eğitimi görmüş kişiler lehinedir. "Coşku" alt boyutunda ise fark bulunmamıştır. Öte yandan, bisikletçilerin sosyoekonomik statüsü ile sporcu bağlılık alt boyutları arasındaki analiz sonuçlarına göre bireylerin sosyo-ekonomik statüleri "Güven" "Adanmışlık" "Dinçlik" "Coşku" bisiklet bağlılık alt boyutlarında istatistiksel olarak anlamlı fark tespit edilememiştir. Bisikletçilerin, bisiklet seviyeleri değişkenine göre ölçek alt boyutlarının değerlendirildiğinde "güven" alt boyutunda düşük seviyeyi işaretleyen bisikletçilerle yüksek ve çok yüksek seviyedeki bisikletçiler arasında istatistiksel olarak anlamlı fark bulunmuştur (p<0,05). Ayrıca, orta seviye bisikletçilerde yüksek ve çok yüksek arasındaki fark anlamlıdır. Bisikletçilerin bisiklet yılı, spor yılı, yarışma sayısı ile sporcu bağlılık alt boyutları arasındaki ilişki incelediğinde, bisikletçilerin, bisiklet yılı ile "güven" (r=0,11) ve "coşku" (r=0,12) arasında düşük düzeyde anlamlı ilişki saptanmıştır. Spor yılı ile bağlılık alt boyutları arasında anlamlı ilişkiye rastlanmamıştır. Yarışma sayısı ile "güven" boyutunda (r=0,14) düşük düzeyde pozitif yönde anlamlı ilişkiye rastlanmıştır. Sonuç olarak, elde edilen araştırma bulguları ışığında sonuçlar özetlendiğinde; cinsiyet, medeni durum, eğitim durumu, bisiklet sporu yapma yılı, spor yapma yılı, yarışma yılı ve katılımcıların sosyoekonomik düzey değişkenleri, sporcu bağlılığını belirlemede önemli rol oynadığı söylenebilir.
Akademik ve yönetsel bakış açısıyla espor
Gelişen teknoloji ile hayatımıza dahil olan oyun konsolları ve video oyunları 1980'li yıllardan itibaren giderek popülerliğini arttırmıştır. Video oyunlarına gösterilen bu ilgi ve alaka oyun sektörünün gelişimine neden olmuş ve "espor" olarak adlandırdığımız kavramın ortaya çıkmasına sebep olmuştur. İzleyici ve katılımcı sayının günden güne artmasının yanı sıra birçok spor kulübü ve şirketin bu alana yatırımlar yapması esporun bir spor türü olup olmadığı hakkındaki tartışmaları yoğunlaştırmıştır. Bu çalışmanın amacı espor ile ilgilenen akademisyenler ve espor alanında çalışan yöneticilerin bakış açısı ile esporun değişik yönlerden inceleyerek bir durum tespiti yapmaktır. Araştırma nitel araştırma desenlerinden olgubilim (fenomenoloji) desenine göre tasarlanmış ve veri toplama yöntemi olarak "yarı yapılandırılmış görüşme" yaklaşımı kullanılmıştır. Espor yeni bir alan olmasına karşın yakaladığı büyük gelişme ivmesiyle çoğu geleneksel sporu geride bırakmıştır. Teknolojinin gelişmesi, internetin kullanımın yaygınlaşması, federasyonları ve liglerin kurulması ile giderek profesyonelleşmiş ve uluslararası bir hale gelmiştir. Çalışmada elde edilen bulgular doğrultusunda spor olma şartlarının çoğunu karşılayan espor, spor olma konusunda vadettiği potansiyel ile dikkat çekmektedir. Fakat yeni ve henüz oturmamış bir yapıya sahip olması sebebiyle eksik noktalarının giderilmesine yönelik adımlar atılması gerekmektedir.
Spor tesislerinde hizmet kalitesinin değerlendirilmesi
İnsanların spor yapabilmeleri ve bu faaliyetlerin artmasıyla birlikte sporun yararları ve diğer yönleriyle ele alındığı çalışmaların artması, spor hizmet merkezlerinde üyelere sunulan hizmetin kalitesinin kişilerin algılarına göre farklılık gösterip göstermediğinin araştırılması ve gerekli görülen iyileştirme tedbirlerinin alınması, bu çalışmanın amacını oluşturmaktadır. Araştırma evren ve örneklemini İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin iştirak şirketi olan İstanbul Spor Etkinlikleri İşletmeciliği Ticaret A.Ş (Spor İstanbul)'ye bağlı spor tesislerinden faydalanmakta olan rastgele seçilmiş 400 kişilik grup oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak iki bölümden oluşan anket formu kullanılmıştır. Veri toplama aracının ilk bölümünde kullanıcıların yaş, cinsiyet, medeni durum, öğrenim durumu, gelir, spor merkezine gitme amacı, spor yapmak için kat edilen mesafe, üyelik süresi, haftalık kullanım sıklığı, merkezde geçirilen süre, en çok bulunulan saatler bilgilerinden oluşan kullanıcı bilgi formu kullanılmıştır. Veri toplama aracının ikinci bölümünde Uçan (2007) tarafından geliştirilen "Spor-Fitness Merkezlerinin Algılanan Hizmet Kalitesi Ölçeği" kullanılmıştır. Ölçek 31 madde beşli derecelendirme (1= Hiç katılmıyorum, 5= Tamamen katılıyorum) ile cevaplanan ifadelerden oluşmaktadır. Ölçekteki 7 madde (1-7) "Fiziksel Çevre Kalitesi", 3 madde (8-10) "Ortam Koşulları Kalitesi", 3 madde (11-13) "Egzersiz Alet Ekipman Kalitesi", 3 madde (14-16) "Program Kalitesi", 10 madde (17-26) "Etkileşim Kalitesi", 5 madde (27-31) "Çıktı Kalitesi" alt boyutlarını oluşturmaktadır. Araştırma sonucunda; kullanıcıların eğitim seviyeleri yükseldikçe ve yaşları arttıkça hizmet kalite algısının düştüğü görülmüştür. Kadınların erkeklere göre hizmet kalite algısının daha düşük olduğu bulunmuştur. Evli kullanıcıların bekar kullanıcılara göre "ortam kalitesi" ve "etkileşim kalitesi" boyutunda hizmet kalite algısının daha yüksek olduğu ortaya çıkmıştır. Gelir düzeyi yükseldikçe hizmet kalite algısı düştüğü sonucu bulunmuştur. Spora gelme amaçları arasında kullanıcıların öncelikli olarak "fiziksel görünümü iyileştirmek" (% 40,8) ve "sağlık durumunu iyileştirmek" (%23,8) amacıyla spor tesislerini kullandığı belirlenmiştir. Ulaşım mesafesinin artması hizmet kalite algısını düşürdüğü sonucuna ulaşılmıştır. Kullanıcıların üyelik süreleri arttıkça "fiziksel çevre kalitesi" ve "ortam kalitesi" algılarının azaldığı sonucu ortaya çıkmıştır. Spor tesislerini haftada daha fazla kullanan kullanıcıların genel anlamda hizmet kalitesi algılarının daha yüksek olduğu bulunmuştur. Spor salonlarında daha fazla vakit geçiren bireylerin "çıktı kalitesi" alt boyutunda hizmet kalite algılarının daha yüksek olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Akşam saatlerindeki hizmetlere yönelik kalite algısının diğer saatlere göre daha düşük olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Spor, Tesis, Hizmet kalitesi.
Sporun lise öğrencilerinin sanal bağımlılık düzeyine etkisinin incelenmesi
Bu çalışmanın amacı, sporun lise öğrencilerinin sanal bağımlılık düzeyine etkisinin incelenmesidir. Araştırmanın örneklemini 2018-2019 eğitim öğretim yılı bahar döneminde Bolu İlinde bulunan 10 farklı lisede eğitim öğretim gören 430 lise öğrencisi oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplama araçları olarak, Savcı, Ercengiz ve Ferda (2016) tarafından geçerlik güvenirlik çalışması yapılan Sosyal Medya Bozukluğu Ölçeği, Noyan ve arkadaşları (2015) tarafından geçerlik güvenirlik çalışması yapılan Akıllı Telefon Bağımlılığı Ölçeği, Irmak ve Erdoğan (2016) tarafından geçerlik güvenirlik çalışması yapılan "Dijital Oyun Bağımlılığı Ölçeği" kullanılmıştır. Araştırmanın sonucunda; sporun sosyal medya bağımlılığı, dijital oyun bağımlılığı ve akıllı telefon bağımlılığı üzerinde anlamlı düzeyde etkisinin olduğu belirlenmiştir.
Bisiklet kullanımının yaygınlaştırılmasında "Ulusal bisiklete binme politikalarını oluşturan faktörlerin" incelenmesi (Türkiye örneği: Spor yöneticilerinin görüşleri)
Araştırmanın amacı "Bisiklet kullanımının yaygınlaştırılmasında, ulusal bisiklete binme politikalarını oluşturan faktörler ile ilgili Türkiye'de aktif olarak bisiklet sporu yapmış, halen ulusal ve uluslararası bisiklet organizasyonlarında görevli bisiklet sporu yöneticisi katılımcıların, bisiklet kullanımının yaygınlaştırılmasında Ulusal Bisiklete Binme Politikalarını Oluşturan Faktörlere yönelik görüşlerinin değerlendirilmesidir. Araştırmada nitel araştırma yöntemi seçilmiştir. Araştırma desenini "fenomenoloji (olgubilim)" yaklaşımı oluşturmuştur. Veri toplama yöntemi olarak ise "görüşme yöntemi" seçilmiş ve "yarı yapılandırılmış görüşme formu" kullanılmıştır. Araştırmanın katılımcı (örneklem) seçiminde, "amaçlı örnekleme" yöntemlerinden "ölçüt örneklem" yöntemi kullanılmıştır. Araştırmada toplam 6 katılımcı ile görüşme yapılmıştır ve nitel analiz yöntemlerinden "betimsel analiz" yöntemi ile "içerik analizi" yöntemleri kullanılmıştır. Araştırmanın bulgularında; katılımcıların, 1. Alt problem olan; "bisikletle tanışma ve kullanma süreçlerine" ilişkin ifadelerinde; a) çocukluk, b) gençlik ve c) yetişkinlik dönemlerine ait ana temalar ve alt temalar ortaya çıkarılmıştır. Bunlar; a) Çocukluk Dönemi: bisiklet kullanmak b) Gençlik Dönemi: yarışmak, kulüp kurmak ve yönetmek, c) Yetişkinlik Dönemi: spor ve uluslararası organizasyon yönetimi. 2. Alt problem olarak: katılımcıların "bisikletin doğası" ile ilgili metaforik (mecazi) tanımlar ortaya çıkarılmıştır. Bunlar; a) Tutku ve Olay (Yaşa bakmaksızın devam etmek) b) İsviçre Çakısı (Her işinizi yapabilir) c) Ağaç (Doğal ve sağlığa yararlı olması) d) Şeytan Arabası (Bisiklete beceri ile düşmeden binebilme) şeklindeki metaforik benzetmelerdir. 3. Alt problemde ise; katılımcıların bisiklet kullanımının yaygınlaştırılmasında ulusal bisiklete binme politikalarını oluşturan faktörlere ilişkin görüşleri ortaya çıkarılmıştır. Bunlar ile ilgili temalar; 1.Eğitim (Eğitim Programları, Eğitmen ve Ders Niteliği), 2. Sağlık (Obezite ve Hareketli Yaşam), 3. Çevre Farkındalığı (Çevreyi Korumak ve Çevreye Duyarlı Şehir), 4. Örgütsel Yapılar (Siyasi Politika), 5. Yasal Çerçeve (Vergi İndirimi, Teşvik ve Cezalar), 6. Spor ve Rekreasyon (Bisiklet Yarışları ve Rekreatif Amaçlı Bisiklet), 7. Bisiklet Turizmi (İç ve Dış Turizmi Güçlendirmek), 8. Kültürel Uyum (Aile ve Toplumsal Yapı, Yaşanılan Çevre/ortam), 9.Ekonomik Bütçe (Finans Kaynakları), 10. Amaç Farkındalığı (Hedef Belirleme ve Stratejik Planlama), 11. Ulaştırma Sistemi (Bisiklet Yol Yapımı ve Güvenlik) şeklinde kodlanmıştır. Araştırmada sonuç olarak; bisikletin kullanımını yaygınlaştırmak için öncelikle çocukluk döneminde çocukların ebeveynleri ve okul öncesi eğitimciler tarafından bisiklet ile tanıştırılmasının ve yetişkinlik dönemine kadar bisiklet farkındalığının oluşturulmasının önemi katılımcılar tarafından altı çizilerek vurgulanmıştır. Ayrıca kısa ve uzun dönem somut hedeflerin oluşturulduğu, bisiklet kullanımını teşvik edici, yaygınlaştırıcı, katılımcı ve koordinatör bir "ulusal bisiklete binme politikasının" olması gerekliliğine dikkat çekilmiştir. Anahtar kelimeler: Spor, bisiklet, bisiklet kullanımını yaygınlaştırma, ulusal bisiklete binme politikası
Yeşil tüketim yolunda doğa sporları ve etkinlikleri
Bu çalışma, doğa sporcularının yeşil ürün satın alma niyetini belirlemek amacıyla yapılmıştır. Bu doğrultuda doğa sporcularının kişisel çevresel normlarının, çevresel tutumlarının ve çevresel kaygılarının yeşil ürün satın alma niyetine etkisi belirlenmeye çalışılmıştır. Elde edilen sonuçlar doğrultusunda doğa sporlarının yeşil tüketim üzerine etkisi belirlenerek, doğaya yakınlığın yani doğa sporları yapmanın yeşil tüketimi arttırma yönünde öncü olmasını sağlayabilecek bazı strateji ve öneriler belirlenmesi amaçlanmıştır. Çalışmada, gözlenen ve gözlenemeyen (gizil) değişkenler arasındaki nedensel ilişkilerin sınanmasında kullanılan Yapısal Eşitlik Modeli yöntemi kullanılmıştır. Çalışmanın örneklem grubunu, Türkiye'deki lisanslı doğa sporcuları (n=396) oluşturmaktadır. Örneklem seçimi, olasılıklı örnekleme yöntemlerinden tabakalı örnekleme yöntemi ile yapılmıştır. Çalışma verileri, araştırmacı tarafından Türkçe' ye uyarlanan dört farklı ölçek ve kişisel bilgilerin yer aldığı demografik bilgi formu aracılığı ile yüz yüze ve e-posta yoluyla toplanmıştır. Ölçeklerin Türkçe uyarlamasında açımlayıcı faktör analizi ve doğrulayıcı faktör analizi yöntemlerinden yararlanılmıştır. Doğa sporcularının kişisel bilgilerine ilişkin analizlerde frekans, yüzde ve aritmetik ortalama gibi tanımlayıcı istatistiklerden yararlanılmıştır. Açımlayıcı faktör analizi ve tanımlayıcı istatistiki bilgileri için SPSS 25.0 paket programı, doğrulayıcı faktör analizi ve yapısal model testi için AMOS 24.0 paket programı kullanılmıştır. Araştırmada, ilk olarak ölçüm modeli ve yapısal model test edilmiştir. Modele ilişkin analiz sonuçları (p değerleri ve model uyum değerleri), modelde yer alan tüm yolların anlamlı olduğunu, modelin verilerle uyumlu olduğunu ve modelin doğrulandığını göstermiştir. Analiz sonuçlarında doğa sporcularının kişisel çevresel normlarının, yeşil ürün satın alma niyetlerini, çevresel tutumlarını ve çevresel kaygılarını; çevresel tutumlarının ve çevresel kaygılarının yeşil ürün satın alma niyetini olumlu ve anlamlı etkilediği görülmüştür. Ayrıca doğa sporcularının kişisel çevresel normları ile yeşil ürün satın alma niyeti arasındaki ilişkide çevresel tutumun ve çevresel kaygının aracılık rolü nedensellik ve çağdaş yaklaşım ilkelerine göre test edilmiş ve her iki yaklaşıma göre kısmi aracılık rolü olduğu görülmüştür. Tüm analiz sonuçları, önerilen yeşil ürün satın alma niyeti modelinin doğrulandığını kanıtlamıştır. Sonuç olarak elde edilen veriler, doğa sporcularının kişisel çevresel normlarının, çevresel tutumlarının ve çevresel kaygılarının yeşil ürün satın alma niyetine etkisi olduğunu göstermiştir. Geçmiş dönemlerde kişisel norm, çevresel tutum, çevresel kaygı ve doğa sporlarına katılım ile ilgili yapılan çalışma sonuçları ve bu çalışmada elde edilen sonuçlar göz önüne alındığında, doğa sporlarına katılımın yeşil ürün satın alma niyetini etkileyen önemli bir etken olduğu düşünülmektedir.
Geleneksel spor ve espor seyircilerinin izleyici profilleri ve tercih nedenlerinin karşılaştırılması
Bu araştırmada futbol ve eSpor izleyicilerinin veya bunları bir aktivite olarak yerine getiren bireylerin sahip oldukları motivasyonlar hakkında bilgi edinilmesi ve bu iki tür spora olan seyirci bakış açılarının ve izleyici motivasyon düzeylerinin farklılık gösterme durumlarının incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırmada ayrıca seyircilerin ister futbol ister eSpor branşlarının takipçisi olsunlar motivasyon unsurlarının ve düzeylerinin çeşitli özelliklere göre farklılaşma durumlarının tespit edilmesi amaç edinilmiştir. Araştırmanın evrenini fiziki spor olan futbol ile eSpor olarak yaygınlaşmış olan League of Legens (LOL) ve FIFA'dan birisine yakın ilgi duyan, izleyicisi olan ve takip eden, 18 yaşından büyük bireyler oluşturmaktadır. Araştırmaya futbol, FIFA ve LOL branşlarından sadece birisine daha fazla ilgi duyan ve bu branşa yönelik seyirci faaliyetlerinde bulunan ve 18 yaşından büyük bireylerin dahil edilmesine karar verilmiş olup, üç branş için eşit sayıda olacak şekilde toplamda 450 kişiye ulaşılmıştır. Araştırmada elde edilen verilerin toplanması ve değerlendirilmesi için nicel araştırma yöntemi kullanılmıştır. Araştırmada üç branştan birisinin yakın takipçisi olan bireylerin spor motivasyonlarının tespit edilebilmesi için, Pizzo ve ark. (2018) tarafından hazırlanan "Sporda Seyirci Motivasyonları Ölçeği" uzman görüşü alınarak Türkçe'ye uyarlanıp, güvenirlik çalışması gerçekleştirilmiştir. Veriler Online anket sitesinde hazırlanan form linkinin çeşitli sosyal medya platformlarında, forumlarda yayınlanmasının akabinde toplanmıştır. Araştırmada elde edilen verilerin analizinde IBM SPSS 20 istatistik programı kullanılmıştır. Futbol, FIFA ve LOL branşlarının seyircilerinin demografik özelliklerine, sporcu ve seyirci olma ile ilgili alışkanlıklarına ve video oyun alışkanlıklarına ait dağılımlar yüzde ve frekans olarak gösterilmiştir. Araştırmada her branşta yer alan seyircilerin spor motivasyon ölçeğinde yer alan motivasyon motiflerinden aldıkların puanlar ortalama ve standart sapma ile belirtilmiştir. Araştırmada üç branşın seyircilerinin motivasyon motiflerinin onların çeşitli özelliklerine göre farklılaşma durumlarının incelenmesinde bağımsız örneklemeler için t testi ve tek yönlü varyans analizi kullanılmıştır. Üç ve üçten fazla gruba sahip değişkenler için yapılan tek yönlü varyans analizi sonucunda anlamlı çıkan değişkenler için farklılaşan grupların tespitinde post hoc testlerinden Tukey testi kullanılmıştır. Araştırmadaki verilerin analizinde %95 güven düzeyi dikkate alınmıştır. Araştırmanın ana amaçlarından birisi olan branşlara göre seyirci motivasyonlarının birbirinden farkının belirlenmesi için yapılan analiz sonucunda "sosyal fırsatlar", "rol model", "bilgi edinme" ve "fiziksel çekicilik" motiflerinde istatistiksel bakımdan anlamlı bir farklılığın olduğu tespit edilmiştir. Buna göre futbol branşı seyircisinin FIFA ve LOL branşı seyircilerine göre futbolu (kendi branşını) sosyal fırsatları sebebiyle daha az tercih ettikleri, buna karşın futbolun eSpor branşlarına göre kendisi için daha fazla rol model oluşturduğu, futbol branşı seyircisinin yine eSpor seyircisine göre sporun fiziksel çekiciliğini daha fazla hissettikleri tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Motivasyon, Seyirci, Spor, eSpor