
101
Archived Theses
0
DOIs Assigned
0%
DOI Rate
Discipline
Implementation of the Russian smart power in Central Asia
Three decades later after collapsing of the Soviet Union, its successor Russia still remains a strong influencing political power in Central Asia. It is a matter of fact that some of these countries wield crucial mineral wealth and the others have a huge electricity production potential that attracts attention of other political players. Its strategic transit routes as well as its location near Afghanistan draw the interests of big geopolitical powers, namely US, European Union, India and China. Factually one cannot ignore the close religious, cultural, and language ties of these ethnically Turkic people of Kazakhstan, Kyrgyzstan, Uzbekistan, Turkmenistan with Türkiye and Persian ties of Tajikistan with Iran which make both Türkiye and Iran highly interested in the states of Central Asia. However, none of the aforementioned countries have an as strong an influence as Russia does in that region. This article discusses about how Russia implements its smart power worldwide in general and in the Central Asian states in particular.
Eğitim bilişim ağında (EBA) yer alan soruların Türkçe öğretim programıyla karşılaştırılması
EBA, MEB'in eğitimde teknolojiyi yaygınlaştırmak için başlattığı FATİH Projesi'nin uygulama alanlarından biridir. EBA'ya ait genel ağ sitesinde derslere ait konu anlatım kaynakları, sorular, videolar, ses dosyaları yer almaktadır. EBA sisteminde öğretmen ve öğrencilerin kullanabileceği çok sayıda soru bulunmaktadır. Bu soruların bir kısmı çoktan seçmeli sorulardan oluşurken bir kısmı da açık uçlu sorulardan oluşmaktadır. Bu araştırmanın amacı, EBA genel ağ sitesinde yer alan ortaokul düzeyindeki soruların incelenmesi ve TDÖP ile uyumluluğunun ortaya konulmasıdır. Araştırmada öncelikle Fatih Projesi, EBA, dil ve teknoloji ilişkisi, TDÖP gibi konulardan söz edilmiş daha sonra EBA'da Türkçe dersine ait üniteler ve bu ünitelerin alt başlıklarında yer verilen sorular ele alınmış ve bu sorular TDÖP'teki kazanımlarla karşılaştırılmıştır. Anahtar Kelimeler: Eğitim Bilişim Ağı (EBA), FATİH projesi, Öğretmen, Öğrenci, Türkçe Dersi Öğretim Programı.
1928 yılında yayımlanan "Kız ve Erkek Çocuklara Kıraat Kitabı" ile "2016-2017 Türkçe Ders Kitabı"ndaki metinlerin tema ve metin türleri yönünden karşılaştırılması
Tarihsel süreç içerisinde Türkçe eğitimi değerlendirildiğinde, Cumhuriyet'in kurulmasıyla birlikte ana dili eğitimi çalışmalarının hız kazandığı ve bu alanda devrim niteliği taşıyacak çalışmaların yapıldığı görülmektedir. Her şeyden önce denilebilir ki, Osmanlı dönemindeki din merkezli eğitim politikası, Cumhuriyet'in kurulması ile birlikte yerini millî ve laik bir eğitim politikasına bırakmıştır. Cumhuriyet döneminde bu maksatla eğitim toplantıları (Heyet-i İlmiye, Eğitim Şurası, Maarif Kongresi vs.) yapılmış, Tevhid-i Tedrisat Kanunu çıkarılmış, öğretim programları yeniden düzenlenmiştir. Bu dönemde, Türkçe Öğretim Programları ile belirlenen hedeflerin öğrenciye kazandırılmasında temel araç konumunda olan ders kitaplarının programa uygun şekilde hazırlanması için gösterilen çabalar günümüzde de devam etmektedir. Eğitimde izlenen strateji ve yöntemlerin sürekli geliştirilmesi, materyallerin niteliklerini de değiştirmiştir. Bu çalışma, 1928 yılında okuma becerisinin kazandırılmasına yönelik olarak hazırlanan Kız ve Erkek Çocuklara Kıraat Kitabı ile 2016-2017 eğitim-öğretim yılında okutulmak için hazırlanmış olan 1. Sınıf Türkçe Ders Kitabı'nda yer alan metinlerin Türkçe Dersi Öğretim Programı'nda yer alan temalar ve türler bakımından incelenerek karşılaştırılmasından oluşmaktadır. Bu nedenle çalışma nitel bir çalışma olup doküman metodu kullanılarak içerik analizi yapılmıştır. Her iki ders kitabındaki metinler, tematik açıdan zengin ve eğitsel değerleri yüksek metinlerdir. Kız ve Erkek Çocuklara Kıraat Kitabı'ndaki metinlerin, bir kısmının türünün özelliğini taşımadığı, Türkçe Ders Kitabı'ndaki metinlerin türünün özelliklerini yansıtan metinler olduğu sonucuna varılmıştır. Anahtar Sözcükler: 1. sınıf, ilk mektep, Kız ve Erkek Çocuklara Kıraat Kitabı.
Sosyal bilgiler dersi 'İpek yolunda Türkler' ünitesindeki kavram yanılgıları ve öğretmenlerin öğrencilerin kavram yanılgıları ile ilgili farkındalıklarının tespiti
Öğrenciler ilköğretime başladıktan sonra hayatlarında ilk defa bazı kavramlarla karşılaşmaktadırlar. İlk kez karşılaşılan bu kavramların anlaşılmasında güçlük çekilmekte, bu kavramlar birbirine karıştırılabilmekte veya kavramlarla ilgili yanılgılara düşülmektedir. Sosyal bilgiler dersinde de karşılaşılan en önemli sorunlardan biri kavram yanılgılarıdır. Bu araştırmanın amacı, Sosyal Bilgiler Dersi "İpek Yolunda Türkler" ünitesindeki kavram yanılgılarını belirlemek ve öğretmenlerin, öğrencilerin bu kavram yanılgılarıyla ilgili farkındalıklarını tespit etmektir. Bu tezin teorik kısmında sosyal bilgiler kavramı, sosyal bilgiler dersi ve tarihsel gelişimi, kavram tanımı, kavram yanılgısı ile ilgili bilgiler verilmiştir. Araştırmanın konusu ile ilgili teorik çalışma ile birlikte literatür çalışması yapılmıştır. Geçerlilik ve güvenirlik analizleri sonucunda da son şekliyle oluşturulan 16 sorudan oluşan başarı testi, ünite bitiminde uygulanmış ve ünite hedeflerine ulaşma bu test sonuçlarına göre değerlendirilmiştir. Bununla birlikte 15 sorudan oluşan anket öğretmenlere uygulanarak öğrencilerin kavram yanılgıları ile ilgili öğretmenlerin görüşü alınmıştır. Araştırmadaki veriler 2017–2018 eğitim-öğretim yılında, Diyarbakır ilinin merkez Kayapınar ilçesinde sosyoekonomik düzeyleri açısından farklılık gösteren altı ortaokulunda 375 sosyal bilgiler 6. sınıf öğrencisi ve ilçede görev yapan 58 sosyal bilgiler öğretmeni ile gerçekleştirilen çalışma sonucunda elde edilmiştir. Araştırmada toplanan bilgilerin incelenmesi ve tüm istatistiksel çözümlemelerde SPSS (Statistical Package for the Social Sciences) 22.0 programından yararlanılmıştır. Yapılan veri analizlerinden ve istatistiksel çözümlemelerden sonra şu sonuçlara ulaşılmıştır: Öğrencilerin kavram yanılgısı başarı puanları, cinsiyet değişkenine ve sosyal bilgiler dersine yönelik tutum değişkenine göre anlamlı farklılık göstermemektedir. Öğrencilerin kitap okuma alışkanlığına göre kavram yanılgısı başarı puanları kitap okumayı sevenlerin lehine anlamlı farklılık göstermektedir. Anne eğitim durumuna ve baba eğitim durumuna, anne mesleğine ve baba mesleğine göre kavram yanılgısı başarı puanları anlamlı farklılık göstermektedir. Öğrencilerin kavram yanılgısı başarı puanı ve ders başarı notu arasında orta, pozitif yönde anlamlı ilişki bulunmaktadır. Öğretmenlere uygulanan anket sonucunda öğretmenlerin, öğrencilerin sahip oldukları kavram yanılgılarının yeterince farkında olmadıkları tespit edilmiştir.
Sosyal bilgiler öğretmen adaylarının tartışmalı konuların öğretimine ilişkin görüşlerinin incelenmesi
Eğitimin, istenen vatandaş tipini yetiştirmek için, gereken bilgi, beceri ve değerlerin öğrenciye kazandırılması işlevini yerine getirmek noktasında, Sosyal Bilgiler dersi, büyük rol oynamaktadır. Tartışmalı konular, Sosyal Bilgiler dersinin temel hedefi olan, üst düzey düşünme becerileri gelişmiş ve sorgulamayı içselleştirmiş bireyler yetiştirmek için oldukça kullanışlı ve etkili bir araçtır. Sosyal Bilgiler dersinin, elindeki bu işlevsel ve etkili aracı, eğitimde en iyi şekilde kullanması gerekmektedir. Bu noktada, öğretmen adaylarının, tartışmalı konuların Sosyal Bilgiler öğretiminde kullanılmasına ilişkin görüşlerinin belirlenmesi ve bu görüşlerinin sınıf, cinsiyet ve gelir düzeyi değişkenleri açısından değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Araştırmada, betimsel tarama ve durum çalışması yöntemlerinin bir arada kullanıldığı karma yönteme başvurulmuştur. Betimsel tarama yönteminde veriler, anket; durum çalışması yönteminde ise, yarı yapılandırılmış görüşme tekniği kullanılarak toplanmıştır. Alagöz (2014) tarafından geliştirilen, "Sosyal Bilgiler Öğretmeni Adaylarına Yönelik Tartışmalı Konular Ölçeği", Fırat Üniversitesi, Sosyal Bilgiler öğretmenliği bölümündeki 222; araştırmacı tarafından oluşturulan görüşme formu, 25 Sosyal Bilgiler öğretmen adayına uygulanmıştır. Anketlerden elde edilen verilerin analizinde SPSS 17.0 paket programı; görüşmelerden elde edilen verilerin analizinde ise betimsel analiz yöntemi kullanılmıştır. Bulgular, tablolar halinde ve yorumlanarak sunulmuştur. Anket sonuçları, öğretmen adaylarının, tartışmalı konuların Sosyal Bilgiler öğretiminde kullanılmasına ilişkin görüşlerinde, cinsiyet, sınıf ve gelir düzeyi değişkenlerine göre, anlamlı bir farklılaşmanın olmadığını göstermiştir. Görüşme sonuçları; öğretmen adaylarının, toplumsal sorunlar, güncel konular, eğitim, siyaset, cinsiyet, din, ekonomi, spor, demokrasi, adalet ve öğretmen atamaları konularını, tartışmalı konular olarak gördüklerini; büyük çoğunluğunun tartışmalı konuların Sosyal Bilgiler öğretiminde kullanılmasına ve bireylere tartışma ve sorgulama hakkı verilmesine olumlu yaklaştığını göstermiştir. Öğretmen adaylarına göre, tartışmalı konuların sınıf ortamında konuşulması esnasında, öğretmenin güven veren, cesaretlendiren, demokratik, kontrollü, hoşgörülü ve tarafsız bir tutuma sahip olması gerekmektedir. Öğretmen adaylarının tamamı tartışmalı konuların öğretiminde farklı tekniklerin kullanılması gerektiğini belirtmişlerdir. Tartışmalı konuları tartışmaya yönelik kişisel yaklaşımlarında, olumsuz görüşe sahip öğretmen adayları; gruplaşma ve dışlanma korkusunu, özgür bir ortam olmamasını ve kendilerini ifade edemeyişlerini bu görüşlerinin nedenleri arasında sıralamışlardır. Öğretmen adayları, tartışmalı konuların sınıfta tartışılması esnasında sınıf düzeninin bozulabileceğini, zaman yönetimi ve iletişim sorunlarının yaşanabileceğini, ancak kuralların belirlenmesi, öğretmenin kontrolü, etkili süreç yönetimi, tecrübesi, karşılıklı saygı ve herkese eşit zaman verilmesiyle bu problemlerin çözüleceğini belirtmiştir.
Osman Şevki'nin ''Yeni Usul Talim-i Kıraat (ikinci kısım)'' kitabı ile ''2018-2019 Türkçe ders kitabı''ndaki metinlerin temaları yönünden karşılaştırılması
Bu çalışmada Selanik Terakki Mektebi adlı özel bir okulda öğretmenlik yapmış olan Osman Şevki'nin usulü cedit anlayışıyla kaleme aldığı Yeni Usul Talim-i Kıraat isimli eserin ikinci kısmı üzerinde durulmuştur. Söz konusu eserin Türkçe öğretimindeki yeri belirlenmeye çalışılmış ve bu amaçla eser, eski yazıdan yeni yazıya aktarılmıştır. Çalışma, Yeni Usul Talim-i Kıraat (İkinci Kısım) ile 2018-2019 eğitim-öğretim yılında okutulmak üzere hazırlanmış Ortaokul 5. sınıf Türkçe Ders Kitabı'nda yer alan metinlerin Türkçe Dersi Öğretim Programında yer alan temalar bakımından incelenerek karşılaştırılmasından oluşmaktadır. Nitel bir çalışma olduğu için doküman inceleme yöntemi kullanılmış, içerik analizi yapılmıştır. Ders kitaplarını oluşturan metinler, barındırdığı temalar yönünden çeşitlilik arz etmektedir. Bu çeşitlilik metinlerde kullanılan konularda da kendini göstermektedir. Anahtar Kelimeler: Kıraat kitabı, Osman Şevki, Tema, Türkçe Öğretim Programı, Yeni Usul.
Sosyal bilgiler öğretmen adaylarının bilgi okuryazarlık düzeylerinin çeşitli değişkenler açısından incelenmesi
Günümüzde teknolojik gelişmelerin hız kazandığı ve bilgi kaynaklarının sürekli artış gösterdiği dünyada, bilgi okuryazarlığına verilen önem sürekli artmaktadır. Bilgi aktarımında en önemli rolün öğretmenlere ait olduğu düşünüldüğünde, öğretmenlik mesleğini seçen bireylerin bilgi okuryazarlık düzeyinin belirlenmesinin ne derece önemli olduğu anlaşılmaktadır. Bu kapsamda araştırma, sosyal bilgiler öğretmen adaylarının bilgi okuryazarlığı düzeylerinin çeşitli demografik değişkenlere (cinsiyet, sınıf ve mezun olunan okul) göre incelenmesini amaçlamaktadır. Araştırma, 2015-2016 Eğitim – Öğretim yılında Fırat, İnönü ve Adıyaman Üniversitelerinde öğretimi devam eden öğretmen adaylarından ulaşılabilenler ile sınırlıdır. Araştırma kapsamında belirlenen üniversitelerde okuyan öğretmen adaylarından ölçek yoluyla gerekli veriler elde edilmiştir. Araştırmada veri toplama aracı olarak, Adıgüzel (2011) tarafından oluşturulan "Bilgi Okuryazarlığı Ölçeği" ve araştırmacılar tarafından problemlere uygun olarak geliştirilen kişisel bilgi formu kullanılmıştır. Elde edilen veriler, Betimsel istatistikler, T-testi ve Anova testleri ile analiz edilmiştir. Analiz sonuçlarına göre öğretmen adayları bilgi kaynaklarını ve türlerini belirleyerek, bilgi paylaşımına önem vermektedir. Ayrıca bilginin gerekliliği üzerinde düşünen öğretmenler, bilgi teknolojisindeki gelişmeleri yakından takip ederek bilgi okuryazarlığı deneyimini kazanmaktadır. Edindikleri bilgiyi neden-sonuç ilişkisi içerisinde analiz eden öğretmen adayları, bilgi paylaşımı, bilgi gizliliği ve güvenliği konusuna dikkat etmektedir. Araştırma sonuçlarına göre öğretmenlerin bilgiyi elde ederken veya paylaşırken etik değerlere ve yasal kurallara dikkat ettikleri sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Bilgi, Okuryazarlık, Öğretmen adayları, Sosyal Bilgiler
Gagne'nin öğretim etkinlikleri modeline göre hazırlanan öğretim yazılımının sosyal bilgiler dersinde öğrencilerin akademik başarı ve tutumlarına etkisi
Bu çalışmada, Gagne'nin Öğretim Etkinlikleri Modeline Göre Hazırlanan Öğretim Yazılımının Sosyal Bilgiler Dersinde Öğrencilerin Akademik Başarı ve Tutumlarına Etkisi incelenmiştir. Araştırmada ön test – son test kontrol gruplu yarı deneysel desen kullanılmıştır. Çalışma 2015-2016 eğitim öğretim yılının bahar yarıyılında Elazığ ili merkez ilçesi Esra Zafer Eşref Yıldırım ortaokulunda yedinci sınıflar üzerinde yürütülmüştür. Araştırmada veri toplama aracı olarak yaşayan demokrasi ünitesi ile ilgili hazırlanmış 25 adet çoktan seçmeli soru ile Beşir ve Akengin (2010) tarafından hazırlanan sosyal bilgiler dersine yönelik tutum ölçeği kullanılmıştır. Araştırmada, deney grubundaki öğrencilere Yaşayan Demokrasi ünitesindeki içerik Gagne'nin öğretim etkinlikleri modeline göre hazırlanan öğretim yazılımı ile kontrol grubundaki öğrencilere ise aynı ünite mevcut yöntem ile işlenmiştir. Araştırma öncesinde her iki grubu da sosyal bilgiler dersinin yaşayan demokrasi ünitesi ile ilgili hazırlanmış olan başarı testi ve tutum ölçeği ön test olarak verilmiş ve araştırma sonlandırıldıktan sonra aynı veri toplama araçlarının son testleri her iki gruba verilerek araştırılma sonlandırılmıştır. Araştırmadan elde edilen verilerin analizinde SPSS 21 istatistik programı kullanılmıştır. Verileri değerlendirirken betimleyici istatistik ve MANCOVA analizi uygulanmıştır. Araştırma sonucunda tutum toplam puanlarında istatistiksel olarak anlamlı bir fark görülmezken, başarı testine göre Gagne'nin öğretim etkinlikleri modeline göre hazırlanan öğretim yazılımının kullanıldığı deney grubu ile mevcut öğretim yönteminin kullanıldığı kontrol grubu arasında istatistiksel olarak anlamlı farklılıkların olduğu görülmüştür [F (1,52)= 35.272 p= .012]. MANCOVA analizi gruplar arasında anlamlı farklılığın olduğunu göstermektedir. Bu nedenle hangi gruplar arasında anlamlı farklılığın olduğunu öğrenmek için yapılan ANCOVA sonucunda deney grubunun düzeltilmiş ortalamasının 19.69'dan 20.46'ya kontrol grubunun düzeltilmiş ortalamasının ise 19.40'dan 18.74'e gerilediği görülmüştür. Bu sonuç Gagne'nin öğretim etkinlikleri modeline göre hazırlanan öğretim yazılımının deney grubunda başarıyı artırdığını göstermektedir. Sonuç olarak Gagne'nin öğretim etkinlikleri modeline göre hazırlanan öğretim yazılımı, sosyal bilgiler dersi yaşayan demokrasi ünitesinde öğrenci başarısının artmasına katkı sağlarken öğrencilerin derse olan tutumlarında istatistiksel olarak herhangi bir etki oluşturmamıştır. Anahtar Kelimeler: Gagne, Öğretim etkinlikleri modeli, Öğretim yazılımları,Sosyal bilgiler
Ortaokul öğrencilerinin sosyal bilgiler dersine yönelik tutum ve davranışlarının incelenmesi
Ortaokul öğrencilerinin sosyal bilgiler dersine yönelik tutum ve davranışlarını incelemeyi amaçlayan bu araştırmada temel nitel araştırma modeli uygulanmıştır. Araştırma evrenini Isparta Şarkikaraağaç ilçesinde bulunan 12 ortaokulda görevli 18 sosyal bilgiler öğretmeni ve bu ortaokullarda öğrenim gören 1200 öğrenci oluşmaktadır. Araştırmada çalışma grubunu 2023- 2024 eğitim öğretim yılı Isparta Şarkikaraağaç ilçesindeki ortaokullar arasından maksimum çeşitleme örneklemesiyle seçilen 9 ortaokulda görevli 10 sosyal bilgiler öğretmeni ve bu ortaokullarda öğrenim gören 30 gönüllü öğrenci oluşturmaktadır. Araştırma verileri araştırmacılar tarafından geliştirilen yarı yapılandırılmış 'Öğretmen Görüşme Formu' ve 'Öğrenci Görüşme Forumu aracılığıyla elde edilmiştir. Veri toplama sürecinde görüşmeler öğretmenlerin ve öğretmenlerin serbest zamanlarında gerçekleştirilmiştir. Görüşme sırasında öğretmenlerin tercihine bağlı olarak ses kaydı veya not alma yöntemiyle veri toplanmıştır. Öğrenci görüşmelerinde ise araştırmacı tarafından not alma yöntemiyle veri toplanmıştır. Araştırmada toplanan veriler, nitel araştırma prosedürüne de uygun olarak, içerik analizi ve betimsel analizle çözümlenmiştir. İçerik analizi başlatılmadan önce verilerin bilgisayar ortamına aktarımı sağlanmış, katılımcılara kodlar verilmiştir. İçerik analizi kapsamında kodlama, kategorileştirme ve temalaştırma süreçleri izlenmiştir. Betimsel analiz kapsamında bulgular doğrudan alıntılarla desteklenmiştir.
Yabancılara Türkçe öğretiminde ders günlüğü kullanımının öğrenenlerin yazma becerisine etkisi
Yabancılara Türkçe alanına ilişkin yapılan alanyazın incelemesinde yazma becerisini geliştirmeye yönelik yapılan araştırmaların sınırlı sayıda yapıldığı görülmektedir. Farklı sebeplerle Türkiye'ye gelen, üniversiteler bünyesindeki Türkçe Öğretim Merkez'lerinde öğrenim gören, yabancı uyruklu öğrenenlerin yabancılar için Türkçe yazma becerilerinin geliştirilmesi oldukça önemlidir. Yapılan bu çalışma ile yabancılara Türkçe öğretiminde ders günlüğü kullanımının öğrenenlerin yazma becerisi üzerindeki etkisinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu 2022-2023 eğitim öğretim yılı bahar döneminde Burdur Mehmet Akif Üniversitesi Türkçe Öğretim Merkezi'nde Türkçe öğrenen B2 düzeyindeki YTB sınıflarında yer alan 20 yabancı öğrenen oluşturmaktadır. Araştırmada nicel araştırma yöntemlerinden tek gruplu ön test son test yarı deneysel desen kullanılmıştır. Araştırmada veri toplama aracı olarak Büyükikiz (2011)'in geliştirmiş olduğu "Yazılı Anlatım Dereceli Puanlama Anahtarı" ve "Kişisel Bilgi Formu" kullanılmıştır. Ayrıca bu araştırmada, yazılı anlatım puanlama anahtarının güvenirliğinin incelenmesi amacıyla cronbach's alpha güvenirlik analizi yapılmış ve rubliğe ait ölçümlerin 0.70 üzerinde olduğu görülmüştür. Araştırmada kullanılan "Yazılı anlatım dereceği puanlama anahtarı" ve "Kişisel bilgi formundan" elde edilen bulgular bu araştırmada SPSS (statistical package for social sciences) for Windows 22ile analiz edilmiştir. Araştırmada veri dağılımının normalliğine karar vermek için Shapiro-Wilk, normal dağılımın diğer varsayımları olan basıklık ve çarpıklık değerlerinden yararlanılmıştır. Bağımsız iki grup karşılaştırmasında Man Whıtney-U test bağımlı gruplar karşılaştırılmasında Wilcoxon test kullanılmıştır. Araştırmada elde edilen sonuçlara göre Türkçeyi yabancı dil olarak öğrenen öğrenicilerin ön test son test puanları arasında son test lehine olumlu bir artış olduğu, öğrenenlerin içerik özellikleri, biçimsel özellikleri ve yazım ve noktalama boyutları ön test son test puanları arasında son testin lehine bir artış olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca araştırmada öğrenenlerin yazma becerisi ön test son test puanlarının cinsiyet göre farklılık göstermediği sonucuna ulaşılmıştır.
Göç ve göçmenlik konulu çocuk edebiyatı eserlerinin söz varlığı açısından incelenmesi
Bu çalışma, göç ve göçmenlik konulu çocuk edebiyatı eserlerinde yer alan söz varlığı ögelerini ve kullanım sıklıklarını incelemek amacıyla gerçekleştirilmiştir. Uzman görüşüyle belirlenen yedi çocuk edebiyatı eseri detaylı bir şekilde incelenmiş ve eserlerde kullanılan söz varlığı ögeleri (atasözleri, deyimler, terimler, ilişki sözleri, argo sözler ve ikilemeler) ile bu ögelerin kullanım sıklıkları belirlenmiştir. Kitaplar, betimsel analiz yöntemiyle çözümlemiştir. Verilerin analizi için sıklık ve yüzdelik hesaplamaları yapılmıştır. Çalışmada "Türkçenin Söz Varlığı" ana kategori olarak belirlenmiş; "atasözleri", "deyimler", "ikilemeler", "terimler", "ilişki sözleri" , "doldurma sözler" ve "argo sözler" alt kategoriler olarak ele alınmıştır. İncelenen eserler, söz varlığı açısından taranarak, alt kategorilere göre alfabetik sıraya göre sınıflandırılmıştır. Her kitap için söz varlığını oluşturan dilsel ögelerin sıklık ve yüzdelerinin belirtildiği tablolar oluşturulmuştur. Bu tablolar, kullanım sıklıkları bağlamında yorumlanmıştır. Bu çalışmanın sonucunda toplamda 2889 söz varlığı ögesine ulaşılmıştır. İncelenen kitaplardaki söz varlığı ögelerinin kullanım sıklığına bakıldığında; en çok deyimlerin (948) kullanıldığı, ikinci sırada ikilemelerin (866), üçüncü sırada terimlerin (694), dördüncü sırada doldurma sözlerin (248), beşinci sırada ilişki sözlerinin (96), altıncı sırada argo sözlerin (28) ve son sırada ise atasözlerinin (9) yer aldığı tespit edilmiştir. Bu bulgulardan hareketle, incelenen göç ve göçmenlik konulu yedi çocuk edebiyatı eserinin zengin bir söz varlığına sahip olduğu söylenebilir. Söz varlığı zengin kitaplarlar sayesinde, ana dili Türkçe olan çocuklar ile hedef dili Türkçe olan çocukların dil becerileri gelişir ve Türkçeyi daha iyi anlama ve ifade etme fırsatı yakalarlar. Çocuklar, kendilerine uygun edebi eserlerle karşılaştıklarında, kahramanlarına öykünerek onlarla özdeşim kurma eğilimindedirler. Kendilerini bu kahramanların yerine koyarak olayları ve durumları hayal dünyalarında canlandırmaya çalışırlar. Özdeşim kurdukları karakterlerin duygularını da deneyimleyerek empati geliştirmeyi öğrenirler. Kitaplar, çocuklara iyi ve kötü durumların hayatın bir parçası olduğunu, hepsinin insanlık durumuna ait olduğunu öğretir. Yalnız olmadıklarını fark etmeleri onlara daha güçlü hissettirir. Bu kitaplar, çocuk okurların sözcük dağarcığını artırmanın yanı sıra göç ve göçmenlik gibi soyut kavramlar hakkında farkındalık oluşturmalarına ve sosyal ile kültürel konulara dair anlayışlarını derinleştirmelerine yardımcı olabilir.
Akıcı okuma stratejilerinin altıncı sınıf öğrencilerinin sesli okuma durumlarına etkisi
Okuma, modern hayatın ayrılmaz bir parçasıdır. Bilgi edinmenin en kolay yollarından biridir. Bu sebeple iyi seviyede okuyabilen kişiler bilgiye daha kolay ulaşabilmektedirler. Fakat bütün insanlar aynı hızda ve doğru okuma yapamamaktadırlar. Hızlı ve doğru okumak özellikle öğrenciler için oldukça önem arz etmektedir. Bu çalışma ortaokul öğrencilerinin daha hızlı ve daha doğru okuyarak daha başarılı olabilecekleri düşünülerek yapılmıştır. Bu araştırmada akıcı okuma stratejilerinin altıncı sınıf öğrencilerinin sesli okuma durumlarına etkisinin incelenmesi amaçlanmıştır. Öğrencilerle akıcı okuma stratejileri kullanılarak hızlı ve doğru okuma durumları incelenmiştir. Çalışmada eşli okuma, arkadaşla okuma, koro okuma, yankılayıcı okuma ve rehberli okuma teknikleri kullanılmıştır. Çalışma Antalya ili, Konyaaltı ilçesi sınırlarında bulunan bir ortaokulda gerçekleştirilmiştir. Bu çalışma yarı deneysel bir çalışmadır. "Eşitlenmemiş ön test-son test kontrol gruplu desen" kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Araştırma ortaokul 6.sınıfta okumakta olan 50 öğrenciden oluşmaktadır. Öğrencilerin 24'ü deney grubu 26'sı kontrol grubu olarak belirlenmiştir. Öğrencilerin akıcı okuma durumlarını belirlemek için araştırma öncesinde ön test, araştırmanın sonunda ise son test uygulanmıştır. Araştırmaya katılan öğrencilerin akıcı okuma durumlarını belirlemek için (Rasinski, 2004, akt. Baştuğ, 2012) tarafından belirlenen okuma hızı ve doğru okuma yüzdesi formülleri kullanılmıştır. Araştırmadaki sesli okuma hatalarının akademik başarı ve cinsiyet değişkeni bakımından incelenmesinde, öğrencilerin doğru okuma ve hızlı okuma durumlarının karşılaştırılmasında T-Testi kullanılmıştır. Yapılan uygulama 10 haftada tamamlanmıştır. Araştırmanın sonuçları incelendiğinde eşli okuma, arkadaşla okuma, koro okuma, yankılayıcı okuma ve rehberli okuma tekniklerinin öğrencilerin akıcı okuma durumlarına olumlu etki gösterdiği belirlenmiştir. Araştırma beş bölümden oluşmaktadır. Birinci bölüm; giriş, ikinci bölüm kuramsal çerçeve başlığı altında okuma, okuma türleri, sesli okuma hataları, akıcı okuma, akıcı okuma stratejileri gibi araştırmanın kapsamında gerekli olan bilgiler, üçüncü bölüm; yöntem, dördüncü bölüm; bulgular, beşinci bölüm; sonuç ve önerilerden oluşmaktadır.
Çevre temalı çocuk kitapları üzerine ekoeleştirel bir inceleme
Günümüzde kendisini doğanın bir parçası değil sahibi olarak gören insanların doğaya karşı tutum ve davranışlarının yol açtığı çevre problemleri bugün tüm insanlığın çözüm bekleyen en önemli sorunlarıdır. Yapılan çeşitli faaliyetlerin yanı sıra insan hayatının ve kültür yaşamının da vazgeçilmez parçası olan edebiyatın da bu sorunlara ekoeleştiri aracılığı ile eğildiği görülmüştür. Dünya edebiyarına mal olmuş pek çok eserin yanı sıra çocuklar için yazılmış eserlerde de artık çevre sorunlarını görmek mümkün hale gelmiştir. Bu doğrultuda çocuk edebiyatı alanının da özellikle ortaokul seviyesindeki öğrencilerin çevreye karşı olumlu tutum ve davranış geliştirmeleri için bir seçenek olduğu ortaya çıkmıştır. Çocuk edebiyatı ürünlerinin içerisindeki bazı ifadelerin ise çocuklarda doğaya karşı olumsuz tutum yani ekofobik bir tutum geliştirmelerine yol açabileceği düşünülmüş ve bunların tespit edilmesinin gerekliliği görülmüştür. Bu araştırmada çevre temalı çocuk kitaplarının ekoleştirel bağlamda incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırmada nitel araştırma yöntemi kullanılmış ve veriler doküman incelemesiyle toplanmıştır . Araştırmanın veri kaynağını ortaokul düzeyine uygun olarak 2010-2023 tarihlerinde yazılmış çevre temalı 20 çocuk kitabı oluşturmuştur.Araştırmanın verileri içerik analizi töntemiyle çözümlenmiştir. İçerik analizinin kategorilerinin belirlenmesinde iklim değişikliği, çevre kirliliği, doğal afetler, bitki florası ve bozulması, hayvan faunası ve bozulması, su kirliliği, hava kirliliği, pandemi, ekofobik unsurlar, nüfus ve antropojenik hareketler ölçüt olarak belirlenmiş ve bu ifadelerin geçtiği cümleler tespit edilmiştir. Bu doğrultuda çevre temalı çocuk kitaplarında en sık rastlanan çevre problemi bitki florası ve bozulması olurken onu devamında hayvan faunası ve bozulması, nüfus ve antropojenik ögeler ve ekofobik unsurlar olarak devam etmiştir. Sonuç olarak incelenen tüm kitaplarda ekoeleştirel unsurlara rastlanılmıştır. Ayrıca kitaplarda geçen ve ekofobiye yol açabilecek ifadelerin de tespiti sağlanmıştır.
Ahmet Kabaklı'nın eserlerinde sevgi izleği ve ortaokul Türkçe ders programı ile uygunluğu
Bu çalışmada nitel desende doküman analizi yöntemi ile Ahmet Kabaklı'nın hayatı, edebî şahsiyeti ve eserleri incelenmiş, incelenen eserlerinde yer alan sevgi izlekli bölümler belirlenmiş, ilgili bölümler alt tema başlıkları altında verilmiştir. Değerler eğitiminde önemli ve büyük bir yere sahip olan "sevgi" diğer pek çok değerin aksine örtük programda yer almakla kalmayıp Ortaokul Türkçe Dersi Öğretim Programı'nda ana izlek olarak yer almıştır. Ortaokul Türkçe Dersi Öğretim Programı'nın 6. ve 8. sınıflara ait bölümlerinde görülen sevgi izleği 6. sınıfta dördüncü, 8. sınıfta ise birinci izlek olarak yer almaktadır. Altıncı sınıf Türkçe dersi programında "aile sevgisi, vatan sevgisi, ana dili sevgisi" alt temaları; sekizinci sınıf Türkçe dersi programında " aile sevgisi, bayrak sevgisi, dil sevgisi, okul sevgisi, Atatürk sevgisi, insan sevgisi" alt izlekleri bulunmaktadır. Ahmet Kabaklı'nın incelenen eserlerinde yer alan sevgi izlekleri Ortaokul Türkçe Dersi Öğretim Programı'nda yer alan sevgi izleğinin alt izlekleri ile uyumludur. Bu izlekleri barındıran bölümler millî ve manevi değer taşımaktadır. Yazarın hayalini kurduğu Müslüman Türk gençliğinin hayata geçirilmesi için bir kaynak niteliğindedir.
Ortaokul 5. sınıf Türkçe ders kitabındaki metinlerde bulunan zıt anlamlı kelimeler ve bu kelimelerin programdaki kazanımlarla uyumu
Bu araştırmanın amacı 5. Sınıf Türkçe Ders Kitabı'ndaki metinleri anlam bilimi yöntemleriyle inceleyip metinlerin içeriğindeki zıt anlamlı unsurları tespit etmek ve bu metinlerin 2015 yılında yayımlanan Türkçe Dersi Öğretim Programı ile uygunluğunu belirlemektir. Araştırmada ilk olarak dil, ana dili, söz varlığı, anlam gibi konulara değinilmiş daha sonra 5. Sınıf Türkçe Ders Kitabı'ndaki metinler, sözcük anlam bilimi açısından incelenerek içeriğindeki zıt anlamlı unsurlar çözümlenmiştir. Metin içindeki göstergelerin anlam özellikleri belirlenip bu zıt anlamlı göstergelerin kullanım sıklıkları tespit edilmiştir. Son olarak tespit edilen zıt anlamlı unsurlar ve bunların kullanım sıklıkları baz alınarak, bulunan zıt anlamlı kelimelerin Türkçe Dersi Öğretim Programı'ndaki kazanımlarla uyumu belirlenmeye çalışılmıştır. Araştırma, 5. Sınıf Türkçe Ders Kitabı'ndaki metinlerin Türkçe Dersi Öğretim Programı'nda sadece 5. sınıf kazanımları içinde yer alan okuma/söz varlığı alanındaki kazanımlarla uyumluluğunu belirleme açısından önemlidir.
Pakize Özcan'ın eserlerinin değerler eğitimi açısından incelenmesi
Bu tez çalışmasında, Pakize Özcan'ın eserleri değerler eğitimi açısından incelenmiştir. Değerlerin belirlenme aşamasında ortaokul Türkçe ders kitaplarından yararlanılmıştır. Türkçe ders kitapları aracılığıyla araştırmada kullanılmak üzere 44 değer belirlenmiştir: sakınılması istenen davranışlar, geçmişe duyulan özlem, çağdaş ve demokratik olma, dayanışma ve birliktelik, cesur olma, vatanseverlik, sabırlı olma, çalışkan olma-çaba gösterme, diğerkâmlık, duyarlı olma, barış, sevgi, adalet ve eşitlik, eğitimin önemi, aile birliğine verilen önem, yaşanılan çağa eleştiri, başkalarına zarar vermeme, sorumluluk, edebî bilinç, arkadaşlık-dostluk, saygı, yardımseverlik, şefkatli ve merhametli olma, öz güven, güven, çevreyi ve diğer canlıları koruma, dürüstlük, gerçeği arama, umutlu olma, özgürlük, kadının toplumdaki yeri, temiz olma, kendini tanıma, komşuluk ilişkileri, toplumsal inanışlar, şehir ve köy yaşamı, sağlıklı olmaya önem verme, hoşgörü, alçak gönüllü olma, bilimsellik, misafirperverlik, sanata ve sanatçıya duyarlılık, tarihe duyarlılık ve kültürel miras. Belirlenen bu değerler içerisinde sanata ve sanatçıya duyarlılık, tarihe duyarlılık, kültürel miras adlı değerlere, eserlerde rastlanılmadığından dolayı, eserler geriye kalan 41 değer açısından incelenmiştir. Anahtar Sözcükler: Pakize Özcan, Değerler Eğitimi, İnceleme.
Turizm konularının öğretiminde sosyal bilgiler öğretmenlerinin görüşleri (Burdur-Bucak ilçe örneği)
Çalışmanın amacı, Burdur İl Bucak İlçesinde görev yapan, Sosyal Bilgiler öğretmenlerinin Sosyal Bilgiler öğretim programında yer alan yer alan turizm konularının öğretimine ilişkin görüşlerini belirlemektir. Sosyal Bilgiler öğretmenlerinin turizm dair görüşlerinden yola çıkarak Sosyal Bilgiler ders kitabında turizm dair konulara yer verilme durumunu ve öğrencilere turizm konularını öğretirken hangi yöntem ve tekniklerin kullanıldığına yönelik bilgi edinilmeye çalışılmıştır. Araştırma kapsamında Burdur İlinin, Bucak İlçesinde MEB'e bağlı okullarda görev yapan, alanı amaçlı örnekleme yöntemiyle seçilen 21 Sosyal Bilgiler öğretmenin görüşleri incelenmiştir. Veriler yarı yapılandırılmış görüşme formu aracılığı ile toplanmış ve temel içerik analiz yöntemi ile çözümlenmiştir. Araştırma bulgularına göre öğretmenler gezmek, görmek, dinlenmek, eğlenmek düşünmekte, turizmin en fazla ekonomik faydasını ele almakta, eğitsel ve birey boyut yönüne sınırlı değinmektedir. Öğretmenlerin lisans döneminde turizm dersi almadığına, turizm öğretimin öğretmenler bilgi aktarımı olarak görülmüştür. Sosyal Bilgilerde turizm eğitimini ülkenin tarihi ve doğal güzelliklerinin öğretimi, ders kitabının içerisinde turizm konularının yetersizliği, turizm eğitiminde gezi gözlem metodunun kullanılması ile turizm öğretimin yakından uzağa yapılması gerektiği tespit edilmiştir.
2022 yılı çok satan ortaokul düzeyi çocuk edebiyatı romanlarını anlamak için bilinmesi gereken sözcük sayılarının belirlenmesi
Çocuk edebiyatı ürünlerinin, çocukların bilişsel, duyuşsal, sosyal ve dil gelişim süreçlerine doğrudan ve önemli katkılar sağladığı bilinmektedir. Bu tür eserler, çocukların dilsel becerilerini desteklerken aynı zamanda metinlerin doğru anlaşılabilmesi için belirli bir sözcük dağarcığına sahip olmayı da gerektirmektedir. Çocukların metinlerde karşılaştıkları bilinmeyen sözcüklerin anlamını bağlamdan çıkarabilmeleri için kitaplardaki sözcüklerin büyük çoğunluğunu önceden biliyor olmaları önem taşımaktadır. Bu araştırmanın amacı, ortaokul düzeyine yönelik çocuk edebiyatı romanlarında yer alan sözcükleri belirlemek; bu eserleri anlayabilmek için sıklık sözlüklerinde yer alan ilk kaç sözcüğün bilinmesi gerektiğini ortaya koymak ve incelenen kitaplar arasında sözcük kullanımı bakımından niceliksel farkları saptamaktır. Araştırmanın evrenini, 2022 yılı içerisinde Türkiye'de yayımlanan ortaokul düzeyi çocuk edebiyatı romanları oluşturmaktadır. Örneklem ise çok satanlar arasından seçilmiş 10 ortaokul düzeyi romandan meydana gelmektedir. Bu kitaplar şunlardır: Abartma Tozu (Şermin Yaşar), Charlie'nin Çikolata Fabrikası (Roald Dahl), Dedemin Bakkalı (Şermin Yaşar), Haritada Kaybolmak (Vladimir Tumanov), Kaplan ve Cambaz (Susanna Tamaro), Kraliçeyi Kurtarmak (Vladimir Tumanov), Küçük Prens (Antoine de Saint-Exupéry), Martıya Uçmayı Öğreten Kedi (Luis Sepúlveda), Matilda (Roald Dahl) ve Uçan Sınıf (Erich Kästner). Bu çalışma, çocuk edebiyatı romanlarını anlamak için gerekli sözcük sayısına ilişkin betimleyici bir değerlendirme sunmayı amaçladığından içerik analizi yöntemi tercih edilmiştir. Kitaplarda geçen sözcüklere ilişkin sıklık listeleri oluşturulmuş; bu listelerdeki sözcükler Yazılı Türkçenin Kelime Sıklığı Sözlüğü (Göz, 2003) ile Türkçe Sıklık Sözlüğü: Öğrenenler İçin Temel Sözcük Bilgisi (Aksan, Aksan, Mersinli ve Demirhan, 2017) eserlerindeki sözcüklerle karşılaştırılmış ve kapsama oranları belirlenmiştir. Araştırmanın sonucunda incelenen tüm kitaplardan toplam 159.614 sözcük elde edilmiştir. Göz'ün sıklık sözlüğündeki sözcüklerin tamamını bilen bir çocuğun, kitaplarda geçen sözcüklerin %94,4'ünü; Aksan ve arkadaşlarının sıklık sözlüğündeki sözcüklerin tümünü bilen bir çocuğun ise metinlerin %81,8'ini anlayabileceği saptanmıştır. 2022 yılı çok satan ortaokul düzeyi çocuk edebiyatı romanlarını anlayabilmek için Göz'ün sıklık sözlüğündeki ilk 8000+ sözcüğün ve Aksan vd.'nin sıklık sözlüğündeki ilk 5000+ sözcüğün bilinmesinin gerekli olduğu belirlenmiş; elde edilen bulgular doğrultusunda çeşitli öneriler geliştirilmiştir.
Türkçe öğretmeni adaylarının akademik yazma becerilerine yönelik görüşleri üzerine bir inceleme
Bu araştırma, Türkçe öğretmeni adaylarının akademik yazma becerilerine ilişkin görüş ve deneyimlerini incelemek amacıyla gerçekleştirilmiştir. Akademik yazma, öğretmen adaylarının mesleki, kişisel ve akademik gelişimlerini destekleyen temel becerilerden biri olarak kabul edilmekte ancak bu alandaki yeterliliklerin çeşitli etkenlere bağlı olarak değişkenlik gösterdiği görülmektedir. Araştırma kapsamında, adayların akademik yazmaya yönelik algıları, süreçte karşılaştıkları zorluklar, kullandıkları yöntem ve stratejiler ile etik farkındalık düzeyleri gibi çok boyutlu temalar ele alınmıştır. Çalışma, nitel araştırma desenlerinden durum çalışması doğrultusunda yürütülmüştür. Veriler, akademik yazmaya ilişkin görüşleri belirlemeye yönelik hazırlanmış bir görüş formu temel alınarak toplanmıştır. Bu form, araştırmanın amacına uygun olacak şekilde ek sorularla genişletilmiş ve beş alan uzmanının görüşü alınarak son hâline getirilmiştir. Araştırmanın çalışma grubunu, 2023-2024 akademik yılında beş farklı üniversitenin Türkçe öğretmenliği lisans programına kayıtlı ve araştırmaya gönüllü olarak katılan 4. sınıf toplam 230 öğretmen adayı oluşturmaktadır. Elde edilen veriler içerik analizi yöntemiyle çözümlenmiştir. Araştırma sonucunda öğretmen adaylarının akademik yazma kavramına ilişkin algılarında yüzeysel bir yaklaşımın baskın olduğu, bilimsel yayın takibi ve kaynak kullanımı konusunda düşük düzeyde farkındalığa sahip oldukları belirlenmiştir. Ayrıca adayların büyük çoğunluğunun akademik yazma sürecini biçimsel kurallar üzerinden değerlendirdiği, yapısal unsurlar ve etik ilkeler konusunda sınırlı bilgiye sahip olduğu görülmüştür. Dijital kaynak kullanımı yaygın olmakla birlikte dijital okuryazarlık ve yapay zekâ uygulamaları konusundaki yeterliliklerin gelişime açık olduğu tespit edilmiştir. Araştırma bulguları doğrultusunda, öğretmen adaylarının akademik yazma becerilerini geliştirecek uygulamalı etkinliklere, yapısal ve etik farkındalık eğitimlerine ve dijital araştırma okuryazarlığına yönelik programlara ihtiyaç duydukları sonucuna ulaşılmıştır.
Öğrenci öğretmen etkileşimine dayalı okuma etkinliklerinin duyuşsal okuma becerilerine etkisi
Bu çalışma, öğrenci-öğretmen etkileşimine dayalı okuma etkinliklerinin öğrencilerin duyuşsal okuma becerilerinden okuma ilgisi ile okur özyeterliği üzerinde bir etkisinin olup olmadığını incelemek amacıyla yapılmıştır. Çalışmada, araştırmacının da çalışma sürecine katıldığı eylem araştırması modeli kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu, 6. sınıfta öğrenim gören 12 öğrenci oluşturmuştur. Öğretmen-öğrenci etkileşimine dayalı on dört haftalık bir okuma etkinliği planlanmıştır. Çalışmanın ilk haftasında ön test, son haftasında ise son test uygulanarak yapılan etkileşimli okuma etkinliklerinin etkisi belirlenmek istenmiştir. Çalışmanın verileri, Dökmen (1994) tarafından geliştirilen "Okuma İlgisi Ölçeği" ile Ülper, Yaylı ve Karakaya (2003) tarafından geliştirilen "Okur Özyeterlilik Ölçeği" ile toplanmıştır. Okuma İlgisi Ölçeği beşli Likert tipinde hazırlanan 20 maddeden oluşmuştur. Okur Özyeterlik Ölçeği ise beşli Likert tipinde hazırlanan 36 maddeden oluşmuştur. Okuma İlgisi Ölçeğinin Alfa güvenirlik katsayısı .870, Okur Özyeterlik Ölçeğinin Alfa güvenirlik katsayısı ise .945 olarak bulunmuştur. Verilerin çözümlenmesi, SPSS (24.0) programı ile yapılmıştır. Verilerin çözümlenmesinde, frekans, yüzde, aritmetik ortalama, standart sapma, İlişkili t Testi, Wilcoxon İşaretli Sıralar Testi kullanılmıştır. Çalışmadan elde edilen bulgular, öğrenci öğretmen etkileşimine dayalı okuma etkinliklerinin öğrencilerin okuma ilgilerinde ve okur özyeterliklerinde anlamlı bir artışa yol açtığını göstermiştir. Çalışma sonuçlarına göre öğrenci öğretmen etkileşimine dayalı okuma etkinliklerinin başka öğrenciler üzerinde de uygulanması, öğretmenlerin öğrenci ilgi ve isteklerine yanıt vermeleri ve çalışma konusuyla ilgili daha fazla araştırma yapılması önerilmiştir.
Sosyal bilgiler öğretmen adaylarının öğretmenlik mesleğine yönelik tutumlarının incelenmesi (Burdur ve Isparta ili örneği)
Bu çalışmada ilk olarak sosyal bilgiler öğretmen adaylarının mesleklerini özdeşleştirdikleri metaforlar incelenmiştir. Öğretmen adaylarının bölümlerini seçmelerindeki etkili olan nedenler araştırılmıştır. Öğretmenlik mesleğine dair kaygı ve tutumları, atama sorununa ilişkin görüşleri alınarak araştırmaya dahil edilmiştir. Araştırmanın amacı; Burdur Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi'nde ve Süleyman Demirel Üniversitesi (Isparta)' nde öğrenim gören birinci ve dördüncü sınıf sosyal bilgiler öğretmen adaylarının öğretmenlik mesleğine karşı metaforik algılarının ve öğretmenlik mesleğine yönelik tutumlarının belirlenmesidir. Bu amaçla oluşturulan görüşme formu öğretmen adaylarına elden ulaştırılmıştır. Araştırmada kullanılan görüşme formu iki kısımdan oluşmaktadır. İlk kısımda üniversite, cinsiyet, yaş, sınıf düzeyi bilgilerini ölçen kişisel bilgi formu yer almaktadır. İkinci kısımda bir metafor sorusu ve beş açık uçlu sorudan oluşan bir form kullanılmıştır. Araştırmada nitel araştırma yöntemi kullanılmıştır. Verilerin analizi, nitel araştırma veri analizi tekniklerinden olan betimsel analiz ve içerik analizi tekniği ile çözümlenmiştir. Araştırmanın metafor sorusunun analizinde içerik analizi yöntemi kullanılmıştır. Bu yöntemle incelenen metaforlar dokuz farklı kategoride toplanarak detaylı bir şekilde incelenmesi sağlanmıştır. Araştırmada katılımcılara yöneltilen beş açık uçlu soru ise betimsel analiz yöntemiyle incelenmiştir. Öğretmen adaylarının her soru için vermiş oldukları cevaplar incelenerek kategorilere ayrılmıştır. Kategorilere ayrılan görüşler detaylı şekilde incelenerek verilerin analizi sağlanmıştır. Araştırmanın sonucu araştırmanın amacına göre belirlenen ana temalar ve bulgulardan elde edilen sonuçlar doğrultusunda yapılandırılmıştır. Bulgulardan elde edilen sonuca göre araştırma grubundaki tüm sosyal bilgiler öğretmen adayları özdeşleştirmiş oldukları metaforlar ile öğretmenlik mesleğinin kutsallığına ve önemine vurgu yapmışlardır. Öğretmen adaylarının büyük çoğunluğu bölüme kendi istekleri dahilinde geldiğini belirtmişlerdir. Bölüme kendi isteğiyle gelen öğretmen adaylarının mesleklerine yönelik daha olumlu tutumlar içerisinde olduğu gözlemlenmiştir. Öğretmen adaylarının büyük çoğunluğu mesleklerine yönelik en büyük kaygılarının atanma problemi olduğunu belirtmişlerdir. Özellikle dördüncü sınıf öğretmen adayları mesleklerine yönelik daha olumsuz tutumlar içerisindeyken birinci sınıf öğretmen adaylarının mesleklerine yönelik daha az olumsuz tutum içerisinde olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Sınıf düzeyi değişkeni açısından anlamlı farklılıklara rastlanırken üniversite değişkeni açısından anlamlı farklılıklara rastlanılmamıştır.
Ortaokul sosyal bilgiler ders kitaplarında Türklerde fetih ve gaza konusunun incelenmesi
Bu çalışmanın amacı Sosyal Bilgiler Ders Kitaplarında fetih ve gaza kavramlarının nasıl ele alındığını ortaya koymaktır. İlkokulda genel anlamda tarih bilgileri ve tarih bilincinin, Sosyal Bilgiler derslerinde oluşturulmaya çalışıldığı görülmektedir. Gaza geleneğinin, özellikle Osmanlı toplumunun sosyo-ekonomik yaşamında önemli olduğu görülmektedir. Cihad ise, İslam ile beraber oluşan bir kavramdır. Cihad, bir araya getirilen manevi ve maddi tüm kuvvetleri, yüksek gayeye erebilmek için, iyi niyetle Allah yolunda kullanmak demektir. Cihad metodunun tespit edilmesi için, o an etkin olan şartlar tayin edilmekte, bu şartlarda en etkin ve uygun metoda karar verilmektedir. İslamiyet'le beraber ortaya çıktığı görülen fetih olgusu da Müslümanların, dinlerini yaymak için gerçekleştirecekleri siyasi ve askeri faaliyetlere nitelik kazandıran bir kavram olmuştur. Çalışmada nitel araştırma yöntemlerinden doküman incelemesi yönteminden yararlanılacaktır. Doküman incelemesi, mevcut kayıt ya da belgelerin, veri kaynağı olarak sistemli incelenmesi olarak ifade edilmektedir. Bu kapsamda 5., 6. ve 7. Sınıf Sosyal Bilgiler Ders kitapları incelenmiştir. Yapılan inceleme sonucunda 5. Sınıf ders kitabında fetih ve gaza konusuna rastlanmamıştır. Bunun yanında 6. Sınıf ders kitabında Hz. Muhammed ve Dört Halife döneminde gaza ve fetih konuları ele alınırken; 7. Sınıf ders kitabında Selçuklu ve Osmanlı Devleti'nin ele alındığı görülmüştür. Çalışmada öncelikle eğitim, öğretim, ders kitapları ve öğrenme kuramları kavramsal olarak değerlendirilmiştir. Ardından fetih ve gaza kavramları ele alınmış ve Türk tarihinde fetih ve gazanın önemi vurgulanmıştır. Ardından 5., 6. ve 7. Sınıf ders kitaplarında fetih ve gaza konusunun geçtiği her sayfa görüntü olarak aktarılmış ve yorumlanmıştır.
Yabancı dil olarak Türkçe öğrenen öğrencilerin günlük yaşamda bilmeleri gereken sözcük sayılarının belirlenmesi
Dil ve sözcük kavramlarını birbirinden ayrı düşünmek olanaksızdır. Sözcükler, bireylerin karşısındakini anlamak ve kendilerini anlatmak için kullandıkları en temel iletişim aracıdır. Günlük yaşamın sürdürülebilmesi için sözcüklere her zaman gereksinim duyulur. Dil öğreniminin zeminini sözcükler oluşturur. Öğretim süreci ilerlerken adım adım dilbilgisi ve anlama-kavrama basamakları izlenir. Bu çaba dil öğretimi noktasında sağlam bir temelin atılması içindir. Türkçenin yabancı dil olarak öğretiminde de işlevsel bir sözcük öğretiminin gerçekleşmesi için bu konu üzerinde özenle ve titizlikle durulmalıdır. Yabancılara Türkçe öğretiminde kullanılacak sözcükler ve sözcük öbekleri belirlenmeden önce öğrencinin gereksinimleri ve hazırbulunuşluk durumu göz önüne alınarak gerekli araştırmalar yapılmalıdır. Alanyazında sözcük öğretimi, sözvarlığı, sözcük sıklığı üzerine yapılmış çalışmalar vardır ancak benzeri araştırmalar yapılmış olsa da yabancı uyruklu birinin Türkiye'de yaşamını sürdürebilmesi için hangi günlük yaşam sözcüklerine hangi ortamlarda gereksinim duyacağı üzerine henüz yeterli sayıda araştırma bulunmamaktadır. Bu çalışmanın amacı; yabancı dil olarak Türkçe öğrenmekte olan öğrenciler için hedef sözcük belirlemek, günlük yaşam alanlarında geçen temel sözcüklerin neler olduğunu ve sayıca ne kadar olduğunu derlemek ve yabancı dil olarak Türkçe öğrenen bir kişinin derlenen sözcükleri anlamak için sıklık sözlüklerindeki kaç sözcüğü bilmesi gerektiğini belirlemektir. Araştırma Antalya ve Burdur illerinde yapılmıştır. Araştırmanın örneklemini belirlenen il merkezlerindeki alışveriş, beslenme/barınma, gezi/eğlence, kamu kurumları ve özel kuruluşlar, sağlık/kişisel bakım ve ulaşım ana ulamları kapsamına giren günlük yaşam alanlarında bulunan ilgili kişiler (doktor, bankacı, terzi, manav, kasiyer, şoför vb.) oluşturmaktadır. Çalışmada katılımlı gözlem ve doküman çözümlemesi yöntemlerinden yararlanılmıştır. Araştırmacı tarafından öncelikle saha çalışması yapılmıştır. Günlük yaşamı sürdürebilmek için bireylerin gereksinim duyduğu alanlar belirlenmiş, belirlenen alanlardan ses kaydı alınarak veriler toplanmıştır. Toplanan veriler bilgisayar ortamına aktarılmıştır. Ses kayıtlarının dökümleri bilgisayarda Microsoft Word dosyaları olarak kayıt altına alınmıştır. İlgili dosyalarda gerekli düzenlemeler yapıldıktan sonra bir ses havuzu oluşturulmuştur. Elde edilen ses havuzundaki sözcüklerin sıklıkları "Simple Concordance 4.0.9" programı yardımıyla belirlenmiştir. Sıklıkları belirlenen sözcüklerin bir listesi oluşturularak Göz (2003) ve Aksan vd. (2017) sıklık sözlüklerindeki yerlerine bakılmıştır. Sonuçlar her ortam için ayrı ayrı bulgulanmıştır. Elde edilen bulgulardan hareketle günlük yaşamdan derlenen toplam farklı sözcük sayısı 2137 olarak saptanmıştır. Ulamlara göre dağılımına bakıldığında ise, alışveriş ortamlarından derlenen toplam farklı sözcük sayısı 869, beslenme ve barınma ortamlarından derlenen toplam farklı sözcük sayısı 263, gezi ve eğlence ortamlarından derlenen toplam farklı sözcük sayısı 966, kamu kurumlarından ve özel kuruluşlardan derlenen toplam farklı sözcük sayısı 348, sağlık ve kişisel bakım ortamlarından derlenen toplam farklı sözcük sayısı 899 ve ulaşım ortamlarından derlenen toplam farklı sözcük sayısı da 463'tür. Elde edilen bulgular ilgili araştırmalarla karşılaştırıldıktan sonra yabancı dil olarak Türkçe öğrenen kişilerin derlenen sözcükleri bilebilmesi için Göz (2003)'ün sıklık sözlüğündeki ilk 16.000+ Aksan vd. (2017)'nin sıklık sözlüğündeki ilk 4000-5000+ sözcüğü bilmeleri gerektiği sonucuna ulaşılmıştır. Çalışmanın sonunda ise elde edilen bulgulardan hareketle çeşitli önerilerde bulunulmuştur. Anahtar Sözcükler: Sözcük, Sözcük Sıklığı, Yabancılara Türkçe Öğretimi
8. sınıf T.C. İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük dersi uzaktan öğretim sürecinin öğretmen görüşüyle değerlendirilmesi (Burdur ili örneği)
2019 yılında Çin'in Vuhan kentinde ortaya çıkan COVİD-19 salgını dünyamızı etkisi altına almış ve küresel çapta pandemi ilan edilmiştir. İnsanın olduğu her alanı etkilediği gibi eğitim alanını da etkilemiştir. Dünyadaki birçok ülkede, yaşanan salgın hastalık sebebiyle yüz yüze eğitime ara vererek uzaktan eğitim sistemine zorunlu geçiş yapılmıştır. Uzaktan eğitim sistemine hızlı bir şekilde geçilmesi birçok problemi beraberinde getirmiş olup derslerin işlenişini oldukça etkilemiştir. Bu çalışma, 8. Sınıf T.C. İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük dersinin uzaktan öğretim sürecinin öğretmen görüşüyle değerlendirilmesi amacıyla Burdur'daki devlet ortaokullarında 2022-2023 eğitim-öğretim yılında görev yapmakta olan 21 sosyal bilgiler öğretmeni ile gerçekleştirilmiştir. Çalışmada nitel araştırma yöntemi kullanılmıştır. Çalışmanın verileri yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılarak toplanmıştır. Veriler içerik analizi kullanarak çözümlenmiş, tablolaştırma suretiyle frekansları verilerek sunulmuştur. Çalışmada elde edilen sonuçlara göre; sosyal bilgiler öğretmenlerinin 8. Sınıf T.C. İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük dersinin uzaktan öğretimle işlenmesine yönelik görüşlerinin çoğunun olumsuz olduğu belirlenmiştir. Derse katılan öğrenci sayısının az olması, öğrencinin derse olan ilgisinin azalması, öğrenci kontrolünün sağlanamaması ve altyapı sorunları gösterilmektedir. Olumlu görüşler az olmakla birlikte; uzaktan eğitimle eğitimden uzak kalınmadığı, derslerin daha rahat bir ortamda işlendiği ve teknolojiye daha çok yer verildiği ifade edilmiştir. Ders işleme sırasında altyapı sorunları ve teknolojik aletlerin olmaması ya da eksik olmasından dolayı en büyük problemin teknoloji kaynaklı yaşandığını belirtmişlerdir. Sosyal bilgiler öğretmenleri, ölçme değerlendirme yapamadıklarını, uzaktan eğitimin sınav yapmaya imkan sunmadığını belirtilmişlerdir. Sosyal bilgiler öğretmenleri, yaşanan sorunlara çözüm olarak genel ağ sıkıntılarının çözülmesi, kullanılan uygulamaların daha erişilebilir olması gerektiğini dile getirmişlerdir.
Dil Devrimi'nin basına yansımaları (Resimli Uyanış dergisi incelemesi 1928-1935)
Dil, insanlar arasında anlaşmayı sağlayan çok yönlü bir araç olmakla birlikte toplumu oluşturan bireylerin ortak kültürünü ve birikimini gelecek nesillere aktarmaktadır. Dünya üzerinde yer alan her dil, gelişim ve değişim sürecinden geçmektedir. Türk dili de yüzyıllardır bu değişimi yaşamaktadır. Dilde değişime ve gelişime yönelik çalışmalar Osmanlı Devleti'nin son dönemlerinde de görülmektedir. Osmanlı Devleti'nde yazı dili ile konuşma dili arasındaki farklılıklar, Arapça ve Farsçanın Türkçe üzerindeki yoğun etkisi, dilin yapısında oluşan bozulmaların önüne geçmek için Milli Edebiyat akımıyla dilde sadeleştirme çalışmaları başlamıştır. Cumhuriyetin ilanıyla bu süreç hız kazanmıştır. Dil çalışmalarının kabul görmesi ve kullanım alanı bulması için halkla işbirliği içinde olmak gerekmektedir. Dil Devrimi, Türk dilinin var olduğu günden bu yana yaşamış olduğu en köklü toplumsal değişim süreçlerinden biridir. Bu sürecin yönlendirilmesi, kontrol edilmesi ve çalışmaların izlenmesi devlet politikası halinde yürütülmüştür. Dil Devrimiyle birlikte basın yayın organlarına büyük sorumluluk düşerken çalışmaların halka duyurulması, sürecin takibi, dergiler ve gazeteler üzerinden yapılmıştır. Basın yayın organlarının hem yayınlarında kullandıkları dilde hem de içerikte yenilik yaşadıkları görülmüştür. Cumhuriyetten önce yayın hayatına başlayan Servet-i Fünun dergisinin 1928 yılında "Uyanış" adını alması buna örnektir. Dergiler Türk dili ve edebiyatının gelişimine katkı sağlamakla birlikte yayınlandıkları dönemin sosyokültürel yapısına yönelik haberleri de yansıtmaktadır. Dolayısıyla dergiler Dil Devrimi sürecinin ilerleyişine büyük oranda etki etmiştir. Servet-i Fünun (Resimli Uyanış) dergisi, 1928-1935 yılları arasında yayınlanan 416 sayıdaki dönem basınının Dil Devrimi sürecine ne düzeyde katkı sunduğuna dair bir örneklem ortaya konulmuştur. Derginin Dil Devrimini bilimsel ve teknik açıdan desteklediği görülürken analiz edilen yayınlar kronolojik olarak çalışmada yer bulmuştur. Dergide kullanılan sözcüklerin öz Türkçe karşılıklarına sıkça yer verildiği görülmüştür. Çalışmada Dil Devrimine yönelik aydınların görüş ve eleştirileri geniş ölçüde yer almaktadır. Anahtar Kelimeler: Basın, Dil Devrimi, Resimli Uyanış Dergisi
Sosyal bilgiler öğretmen adaylarının problem çözme becerilerinin incelenmesi
Bireyin yaşam boyu karşılaşacağı problemlere nasıl yaklaşacağı ve karşılaştığı problemleri nasıl çözeceği, büyük ölçüde aile ve okul ortamında edindiği bilgi ve becerilere bağlıdır. Ailede anne-baba, çocuklarına problemlerle başa çıkma konusunda örnek oluşturur ve onlara rehberlik eder. Okulda ise öğretmen, hem resmi müfredatın gerektirdiği etkinliklerle hem de sınıf içi ve dışı uygulamalarla öğrencilerinin problem çözme becerilerini destekler. Sosyal bilgiler dersi, öğrencilere problem çözme becerileri kazandırmaya yönelik önemli bir fırsat sunmaktadır. Bu nedenle sosyal bilgiler öğretmenleri, öğrencilerine bu konuda etkili ve doğru bir şekilde yardımcı olabilmelidir. Bunun için de öğretmenlerin kendilerinin de problem çözme becerilerine sahip olmaları gerekmektedir. Bu çalışmanın amacı, sosyal bilgiler öğretmen adaylarının problem çözme becerilerinin durumunu belirlemektir. Çalışma karma araştırma yönteminin alt desenlerinden açıklayıcı desen ile yürütülmüştür. Çalışmanın nicel boyutunda ilişkisel tarama modeli tercih edilmiştir. Veriler baskın olarak nicel boyutta toplanmıştır. Nitel boyut ise nicel boyutun sonuçlarını açıklamak ve yorumlamak üzere tasarlanmıştır. Araştırmanın çalışma grubu 2022-2023 akademik yılında Türkiye'deki farklı üniversitelerde sosyal bilgiler öğretmenliği bölümünde eğitim gören gönüllü öğretmen adaylarıdır. Veri toplama araçları olarak, nicel boyut için Kişisel Bilgi Formu ve Problem Çözme Envanteri kullanılmıştır. Nitel boyut için ise araştırmacı tarafından oluşturulmuş yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır. Nicel veriler, yüz yüze ve çevrimiçi yöntemlerle gönüllülük esasına göre toplanmış ve SPSS programı ile analiz edilmiştir. Nitel veriler görüşmelerle toplanarak betimsel analiz yöntemiyle çözümlenmiştir. Araştırmanın nicel sonuçları nitel verilerden doğrudan alıntılar yapılarak desteklenmiştir. Araştırma sonuçları, sosyal bilgiler öğretmen adaylarının problem çözme becerilerinin yüksek olduğunu ve bu becerinin çeşitli değişkenlerde ve kullanılan ölçeğin bazı alt boyutlarında anlamlı bir şekilde farklılaştığını göstermiştir.
Sosyal bilgiler eğitiminde kültürel ve mekânsal özelliklerin öğrencilerin değer oluşumundaki etkisi
Bu araştırmanın amacı beşinci sınıf öğrencilerinin sosyal bilgiler öğretim programında yer alan vatanseverlik, hoşgörü, tarihsel mirasa duyarlılık, dayanışma, doğal çevreye duyarlılık, yardımseverlik, çalışkanlık, misafirperverlik, adillik, sorumluluk değerlerini kazanım düzeyleri üzerinde yaşadıkları ilin, cinsiyetlerinin, okudukları okulun, anne ve babalarının öğrenim durumlarının ve mesleklerinin etkisini belirlemektir. Buna bağlı olarak elde edilen sonuçlar il bazında karşılaştırılarak değerlendirilmiştir. Araştırma nicel araştırma yöntemi olan tarama modeli ile yapılmıştır. Araştırmada kullanılan veri toplama aracı iki kısımdan oluşmaktadır. İlk kısımda öğrencilerin yaşadıkları il, cinsiyet, okudukları okul, baba öğrenim durumu, baba mesleği, anne öğrenim durumu ve anne mesleği değişkenlerinin bulunduğu kişisel bilgi formu yer almaktadır. İkinci kısmında Keskin (2008) tarafından geliştirilmiş Değerler Eğitimi Ölçeği bulunmaktadır. Araştırmanın çalışma grubunu 2019-2020 yılında Ağrı il merkezinde bulunan üç ortaokul ve Burdur il merkezinde bulunan üç ortaokulda öğrenim gören tesadüfi yöntem ile seçilmiş 500 öğrenci oluşturmaktadır. Araştırmada kullanılan kişisel bilgi formu ve ölçek öğrencilere uygulanmış ve elde edilen veriler düzenlenerek SPSS 26.0 İstatistik Paket programı ile analizi yapılmıştır. Analiz sonucunda her iki ilde yapılan uygulamada cinsiyet değişkeni açısından kız öğrencilerin lehine bir farklılık görülmüştür. Okudukları okul değişkenine göre değerlendirildiğinde Burdur il merkezinde yer alan okulların Ağrı il merkezinde yer alan okullara göre değerleri kazanım düzeyleri daha yüksektir. Baba öğrenim durumu değişkenine göre Ağrı'da yaşayan öğrencilerin değerleri kazanım düzeyleri baba öğrenim durumları arttıkça yükselmekteyken, Burdur'da yaşayan öğrencilerin değerleri kazanım düzeyleri anlamlı bir farklılık göstermemektedir. Anne öğrenim durumu değişkenine göre Ağrı'da yaşayan öğrencilerin anne öğrenim durumları yükseldikçe tarihsel mirasa duyarlılık ve çalışkanlık değerlerini kazanım düzeyleri yükselmekteyken, Burdur'da yaşayan öğrencilerin değerleri kazanım düzeylerinde bir farklılık görülmemektedir. Baba mesleği değişkenine göre Ağrı'da yaşayan öğrencilerin yardımseverlik, dayanışma, misafirperverlik, adillik, çalışkanlık, doğal çevreye duyarlılık, sorumluluk ve vatanseverlik değerlerini kazanım düzeyleri farklılaşmaktayken, Burdur'da yaşayan öğrencilerin dayanışma, tarihsel mirasa duyarlılık, adillik, değerlerinin kazanım düzeyleri farklılık göstermektedir. Anne mesleği değişkenine göre Ağrı'da yaşayan öğrencilerin dayanışma, adilik, doğal çevreye duyarlılık, sorumluluk ve vatanseverlik değerlerinin kazanım düzeyleri farklılık göstermekteyken, Burdur'da yaşayan öğrencilerin değerleri kazanım düzeyleri farklılık göstermemektedir. Karşılaştırılan Ağrı ili ve Burdur ili arasında öğrencilerin değerleri kazanım düzeyleri bütün değişkenler açısından araştırmada yer alan değerler üzerinde anlamlı bir farklılık ortaya çıkarttığı görülmüştür.
Sosyal bilgiler ders kitabında Osmanlı tarihi öğretiminin ünite kazanımları açısından değerlendirilmesi (2019-2020 yılı kitap örneğine göre)
Bu araştırma ilköğretim okullarında Sosyal Bilgiler Ders kitabında yer alan "Türk Tarihinde Yolculuk" adlı ünitenin Osmanlı tarih öğretiminin nasıl yapıldığını, bunu yaparken de ders kitabında yer alan metinleri, okuma parçalarını, soru cümlelerini analiz tabi tutulmuştur. Bunların yanında resim, fotoğraf, minyatür, gravür, tarih şeridi, gibi görselleri de içerik, metin analizine tabi tutulmuştur. Türkiye'de tarih öğretimi öğrencilerin ilköğretime başlamasıyla birlikte verilir. Tarih öğretiminde farklı kaynaklardan yararlanılmaktadır. Öğretmen ve öğrenciye yardımcı temel kaynaklardan biri de ders kitaplarıdır. Ders kitaplarında program ve içeriğin hazırlanmasında öğrencinin bilişsel ve zihinsel gelişiminin yanında eğitim bilimlerinin temel alındığı öğretim faktörleri de dikkate alınmalıdır. Sosyal bilgiler ders kitapları Osmanlı tarihi öğretimi açısından değerlendirmeye tabi tutulmuştur. Osmanlı tarihi ile ilgili bölümler incelenirken 2019-2020 yılları arasında kullanılan ders kitabı kullanılmıştır. Araştırmamızda şu hususlara yer verilmiştir. Eğitim bilimleri ile ilgili Akademik kaynaklar, tarih öğretimi ile ilgili akademik kaynaklar ve bu alanda yapılmış çalışmalar, makaleler incelenmiştir. Talim Terbiye Kurulunun belirlediği hususlara dikkat edilmiştir. Bütün bu çalışmalara bağlı olarak Sosyal Bilgiler ders kitaplarının 7. Sınıf düzeyinde tarih öğretimi açısından uygunluğu ele alınacaktır. Anahtar Kelimeler: Sosyal Bilgiler, Osmanlı Tarihi Öğretimi, Görsel Ögeler, Öğretim, Öğrenme.
Sosyal bilgiler öğretmen adaylarının mekânsal okuryazarlık düzeylerinin belirlenmesi (MAKÜ örneği)
Mekânsal okuryazarlık bireylerin içerisinde bulundukları mekânın özelliklerinin farkına varabilme, mekânı daha iyi okuyup anlamlandırabilme, elde ettiği bilgileri etkin şekilde kullanabilme ve gerektiğinde bu bilgileri başkalarına düzgün bir şekilde aktarabilme becerisidir. Bu çalışma sosyal bilgiler öğretmen adaylarının mekânsal okuryazarlık düzeylerinin belirlenmesi amacıyla 2020-2021 eğitim-öğretim yılında Burdur Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi Eğitim Fakültesi, Türkçe ve Sosyal Bilgiler Eğitimi Bölümü, Sosyal Bilgiler Eğitimi Anabilim Dalı'nda öğrenim gören 91 öğretmen adayı ile gerçekleştirilmiştir. Çalışma kapsamında nitel araştırma yöntemi kullanılmıştır. Çalışmanın verileri, veri toplama sürecinin Covid-19 pandemi sürecine denk gelmesi ve bu süreçte üniversitelerin uzaktan eğitime geçmesi nedeniyle online olarak yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılarak toplanmıştır. Öğretmen adaylarına uzman görüşü alınarak hazırlanmış 19 açık uçlu soru sorulmuştur. Veriler içerik analizi kullanılarak analiz edilmiştir. Çalışmadan elde edilen sonuçlara göre; sosyal bilgiler öğretmen adaylarının mekânsal kavramları doğru cevaplama düzeyleri sınıf kademelerine göre artmaktadır. Öğretmen adayları mekânsal okuryazarlık becerisi kazanma koşulu olarak gezi-gözlem yapma ve coğrafya bilgisine sahip olmayı görmektedir. Öğretmen adayları mekânsal okuryazarlık becerisini geliştirmek için kullanılabilecek yöntemleri okuma-araştırma yapma, gezi ve gözlem yapma şeklinde belirtmişlerdir. Öğretmen adayları mekânsal okuryazarlık becerisini mekânı anlama ve yorumlama, mekânı analiz etme becerisi şeklinde tanımlamışlardır. Öğretmen adayları mekânsal okuryazarlık becerisinin gündelik yaşantılarında ihtiyaç duyulduğu zaman, seyahat ederken, adres bulmakta kullanılabileceğini belirtmişlerdir. Mekânsal okuryazarlık becerisine sahip bireyin özellikleri öğretmen adayları tarafından gezmeyi-gözlem yapmayı sever, coğrafya bilgisi yüksek, mekânsal bilgi düzeyi yüksek şeklinde ifade edilmiştir. Öğretmen adaylarının çoğunluğu kendisini mekânsal okuryazarlık becerisine sahip bir birey olarak görmektedir. Öğretmen adaylarına göre mekânın okunmasında-anlamlandırılmasında yararlanılabilecek başlıca yetenek (araç ve gereç) haritadır. Öğretmen adaylarının büyük çoğunluğu harita, atlas, akıllı telefon uygulamaları, Google Earth ve CBS'nin mekânsal okuryazarlık becerisi kazandırmada etkili olduğunu düşünmektedir. Öğretmen adayları gündelik yaşantılarında gerçekleştirdikleri gezi ve seyahatlerde harita, akıllı telefon uygulamaları, pusula vb. mekânsal araçları kullanmaktadır. Öğretmen adayları mekânsal düşünme becerisini mekânı algılama, mekâna bağlı düşünme şeklinde tanımlarken, eleştirel mekânsal düşünme becerisini mekâna eleştirel bakma, mekânı ayrıntılı şekilde analiz etme şeklinde tanımlamaktadır. Öğretmen adayları mekânsal düşünme becerisi ve eleştirel mekânsal düşünme becerisinin, mekânsal okuryazarlık becerisi kazandırmada önemli olduğunu belirtmiştir. Öğretmen adaylarının büyük çoğunluğu lisans düzeyinde aldıkları eğitimin mekânsal okuryazarlık becerisi kazandırmada etkili olduğunu düşünmektedir. Lisans eğitimi süresince mekânsal araçların kullanımı ve bu konudaki yeterliliğe ilişkin öğretmen adayları arasında ciddi farklar bulunmaktadır. Öğretmen adayları mekânsal okuryazarlık becerisine sahip bireyler yetiştirilmesi açısından sosyal bilgiler dersini sosyal bilgiler coğrafya ilişkisi, disiplinlerarası yaklaşıma sahip ve öğrenme temeli oluşturur gibi nedenlerle önemli ve gerekli görmektedir. Öğretmen adayları mekânsal okuryazarlık becerisinin sosyal bilgiler dersinde yeryüzü şekilleri, harita bilgisi konularının öğretilmesinde kullanılabileceğini belirtmiş, mekânsal okuryazarlık becerisini sosyal bilgiler dersi öğretim programındaki insanlar, yerler ve çevreler, kültür ve miras, birey ve toplum öğrenme alanları ile ilişkilendirmiştir. Öğretmen adayları mekânsal okuryazarlık becerisinin sosyal bilgiler dersindeki yerini sosyal bilgiler dersinin amaçlarına ulaşmak için gereklidir şeklinde ifade etmiştir. Öğretmen adayları sosyal bilgiler dersinde mekânsal okuryazarlık becerisine sahip bireyler yetiştirilmesi için gezi ve okul dışı öğrenme ortamlarını kullanılabilecek uygulama ve yöntemler olarak ifade etmiştir.
Sosyal bilgiler öğretmen adaylarının eleştirel düşünme eğilimleri ile akademik okuryazarlık düzeyleri arasındaki ilişkinin incelenmesi
Bu araştırmada, sosyal bilgiler öğretmen adaylarının eleştirel düşünme eğilimleri ile akademik okuryazarlık düzeyleri arasındaki ilişkiyi incelemek temel amaçtır. Nicel araştırma yöntemine uygun olarak gerçekleştirilen araştırmada, ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmanın örneklemi, İllerin ve Bölgelerin Sosyo-Ekonomik Gelişmişlik Sıralaması Araştırması (SEGE-2017) temel alınarak bu raporda oluşturulan 6 kademedeki her bölgeden 2 üniversite olmak üzere tesadüfi örnekleme yöntemi ile belirlenmiştir. Bu doğrultuda araştırmanın örneklemi, Türkiye'de Sosyal Bilgiler Öğretmenliği lisans programına sahip olan 12 üniversiteden, tabakalı örnekleme yöntemiyle seçilen 1106 sosyal bilgiler öğretmen adayından oluşmaktadır. Araştırmanın verileri, "Eleştirel Düşünme Eğilimi Ölçeği", "Akademik Okuryazarlık Ölçeği" ve araştırmacı tarafından hazırlanan Kişisel Bilgi Formu ile toplanmıştır. Araştırma verilerinin analizinde; betimsel istatistikler, bağımsız örneklem t testi, Tek Yönlü Varyans Analizi (ANOVA), Pearson momentler çarpımı korelasyonu ve basit doğrusal regresyon analizi kullanılmıştır. Araştırmada elde edilen sonuçlara göre, sosyal bilgiler öğretmen adaylarının eleştirel düşünme eğilimi toplam puanları ile akademik okuryazarlık düzeyi toplam puanları arasında pozitif yönlü ve anlamlı bir ilişki olduğu tespit edilmiş ve öğretmen adaylarının eleştirel düşünme eğilimleri, akademik okuryazarlık düzeylerinin %36.8'ini yordadığı görülmüştür.
Yabancı dil olarak Türkçe öğretiminde kullanılan ders kitaplarının eleştirel okuma ölçütlerine göre değerlendirilmesi
Bu araştırma Yunus Emre Enstitüsü Yedi İklim Türkçe Öğretim Seti B1, B2 ve C1 seviye ders kitapları ile Gazi Üniversitesi Yabancılar İçin Türkçe B1, B2 orta düzey ve C1 ileri düzey ders kitaplarında bulunan okuma metinlerine ait etkinliklerde, araştırmacı tarafından geliştirilen "Yabancı Dil Olarak Türkçe Öğretiminde Kullanılan Ders Kitapları İçin Eleştirel Okuma Ölçütleri" tespit edilerek, araştırmada kullanılan ders kitaplarında bu ölçütlerin kullanıldığı etkinliklere yer verilme oranı ile eleştirel okuma becerisini geliştireceği belirlenmiş etkinliklerde hangi ölçütlerin kullanıldığını tespit etme amacıyla yapılmıştır. Araştırma kapsamı Gazi Üniversitesi Yabancılar İçin Türkçe ve Yunus Emre Enstitüsü tarafından hazırlanmış olan Yedi İklim Türkçe Öğretim Seti B1, B2 ve C1 seviye ders kitaplarında yer alan okuma metinlerine ait etkinlikler ve bu etkinliklerden elde edilmiş verilerle sınırlandırılmıştır. Araştırmada nitel araştırma yöntemlerinden olan doküman analizi kullanılmıştır. Araştırmacı tarafından geliştirilmiş "Yabancı Dil Olarak Türkçe Öğretiminde Kullanılan Ders Kitapları İçin Eleştirel Okuma Ölçütleri" araştırmanın veri toplama aracını oluşturmaktadır. Araştırma ile veri toplama aracının güvenirliği, içsel tutarlılık olarak adlandırılarak kodlayıcılar arasındaki görüş birliğini kavramsallaştıran Miles ve Huberman 1994 modeliyle sağlanmıştır. Araştırma sonucu elde edilen bulgulara göre, incelenen ders kitapları değerlendirildiğinde B1 ve B2 orta düzey ders kitaplarına ait okuma metinleri etkinliklerinde eleştirel okuma becerisini geliştiren ölçütlerin bulunduğu etkinlikler ve belirlenen bu etkinlikler ölçüt çeşitliliği bakımından yetersiz olduğu tespit edilmiştir. En yüksek ölçüt çeşitliliği Yunus Emre Enstitüsü Yedi İklim C1 seviye ders kitabındaki okuma metinlerine ait etkinliklerde bulunmuş ve onu takiben Gazi Üniversitesi Yabancılar İçin Türkçe C1 ileri düzey ders kitabının yer aldığı görülmüştür. Bu doğrultuda B1 ve B2 seviye ders kitaplarına oranla ileri seviye ders kitaplarında yabancı dil olarak Türkçe öğretiminde kullanılan ders kitapları için eleştirel okuma ölçütlerinin kullanım çeşitliliğinin yüksek oluşu tutarlı ve istendik bulunmuştur.
Çocuk kitaplarına yansıyan akran zorbalığı üzerine bir inceleme
Bu çalışmada çocuk kitaplarına yansıyan akran zorbalığı farklı yönleriyle incelenmiştir. Akran zorbalığına dair temel bilgiler edinildikten sonra araştırmanın amacı bağlamında yayınevlerinin internet adresleri taranmış ve akran zorbalığı konulu 20 kitap belirlenmiştir. Bu kitapların on tanesi çeviri kitap, on tanesi de Türk Edebiyatı'na ait yerli kitaplardan oluşmaktadır. Araştırmanın temel veri kaynağını çocuk kitapları oluşturmaktadır, bu sebeple araştırmamızda nitel araştırma yöntemlerinden içerik analizi kullanılmıştır. Araştırma bulguları alanyazın taramasıyla oluşturulan kontrol listesi aracılığıyla elde edilmiştir. Araştırmada kontrol listesinde bulunan maddelerin kitaplarda tekrarlanma frekanslarına bakılmıştır. Bu doğrultuda tüm kitaplarda zorbalıkla ilgili bulgulara rastlanmıştır. Zorbalığın en çok geçtiği kitap Benim Adım Jack kitabıdır (f=12). İncelelenen kitaplarda en sık rastlanan zorbalık türü sözel zorbalık (f=62) olurken, en az rastlanan zorbalık türü siber zorbalıktır(f=3). Zorbalığı gerçekleştirenlerin cinsiyete göre dağılımlarına bakıldığında 15 kitapta erkekler, 3 kitapta kızlar zorbalık yapmıştır. Bu durum zorbalık yapılanların cinsiyeti açısından ele alındığında 13 kitapta erkeklere, 6 kitapta kızlara zorbalık yapıldığı görülmektedir. Zorbalığın en çok okulda yapıldığı görülmüştür. Zorbalık yapan çocukların yaş grupları incelendiğinde zorbalık yapanların en çok 7-12 yaş grubunda(f=15) olduğu görülmüştür. Zorbalık yapılan çocukların yaş grupları incelendiğinde en çok 7-12 yaş grubunda(f=15) yer aldığı görülmüştür. Zorbalık yapan çocukların en belirgin özelliği empati yapamamalarıdır (f=17). Zorbalık yapılan çocukların en belirgin özelliği fiziksel olarak zayıf yapıda olduklarıdır (f=6). Zorbalık yapan çocukların üst sosyo-ekonomik düzeydeki ailelerin çocukları olduğu(f=4) görülmüştür. Zorbalık yapılan çocukların alt sosyo-ekonomik düzeydeki (f=5) ailelerin çocukları oldukları görülmüştür. Zorbalık yapılan çocukların en çok yardım isteme stratejisine başvurdukları belirlenmiştir. Zorbalık yapan çocukların ailelerinin ilgisiz ve baskıcı aile tutumu ortaya koyduğu (f=2) belirtilmiştir. Zorbalık yapılan çocukların ailelerin güven verici ve destekleyici aileler (f=7) oldukları belirtilmiştir. İncelenen tüm kitaplarda yer alan akran zorbalığı bulguları çocukların yaş ve gelişim seviyesine uygundur. Kitaplar sayesinde akran zorbalığı olgusu tüm çocuklara sezdirilebilir. Çocukların böyle bir durum karşısında ne yapması gerektiğinin kitaplarda yer alması zorbalıkla mücadele açısından önemlidir. Akran zorbalığıyla ilgili farkındalık oluşturmak için özel amaçla yazılmış çocuk kitaplarının sayısı arttırılmalıdır. Bu alanda yazılmış kitapların çocuklarla buluşması akran zorbalığıyla mücadele için önemlidir.
Çocuklar İçin Felsefe Eğitimi Programı'nın (P4C) ortaokul öğrencilerinin sözlü iletişim becerilerine etkisi
Bu araştırmanın amacı, Çocuklar İçin Felsefe Eğitimi Programı'nın ortaokul öğrencilerinin sözlü iletişim becerilerine etkisini incelemektir. Araştırmanın çalışma grubunu 2021-2022 eğitim öğretim yılında Bilecik ili Osmaneli ilçesinde bir devlet okulunda öğrenim gören 7. sınıf düzeyindeki 57 öğrenci oluşturmaktadır. Deney grubunda 28, kontrol grubunda 29 öğrenci yer almaktadır. Araştırmada İletişim Becerileri Envanteri ve Kişisel Bilgi Formu veri toplama aracı olarak kullanılmıştır. Öğrencilerin ve ebeveynlerinin demografik bilgilerine Kişisel Bilgi Formu ile ulaşılmıştır. Yarı deneysel desenlerden ön test-son test eşleştirilmiş kontrol gruplu desenin kullanıldığı araştırmada bir deney ve bir kontrol grubu olmak üzere iki grup vardır. Toplam 10 hafta süren çalışmada ilk hafta deney ve kontrol grubundaki öğrencilere ön test olarak İletişim Becerileri Envanteri uygulanmıştır. Sonraki 8 hafta boyunca haftada iki ders saati olmak üzere deney grubundaki öğrencilere, araştırmacı tarafından Çocuklar İçin Felsefe Eğitimi Programı uygulanmıştır. Kontrol grubundaki öğrencilere ise herhangi bir müdahalede bulunulmamış, öğrenciler olağan ders işlemelerine devam etmişlerdir. Çalışmanın son haftasında, deney ve kontrol grubundaki öğrencilere İletişim Becerileri Envanteri son test olarak uygulanmıştır. Çalışmanın verileri parametrik test yöntemlerinden, bağımsız gruplar t-Testi, bağımlı gruplar t-Testi, tek yönlü ANOVA ve Post-Hoc testlerinden Tukey kullanılarak analiz edilmiştir. Araştırmada deney ve kontrol gruplarının ön test ve son test puanlarının karşılaştırılması amacıyla yapılan bağımsız gruplar t-Testi sonucuna göre; deney ve kontrol gruplarının ön test puanları arasında anlamlı bir fark olmadığı, son test puanları arasında ise anlamlı bir fark olduğu bulunmuştur. Araştırmanın bulgularına göre, Çocuklar İçin Felsefe Eğitimi Programı ortaokul öğrencilerinin sözlü iletişim becerilerine olumlu etki yapmaktadır. Anahtar Kelimeler: Çocuklar İçin Felsefe, Sözlü İletişim, Türkçe Öğretimi.
Sosyal bilgiler eğitiminde okul dışı öğrenme ortamlarının kullanımına dair öğretmen görüşleri (Isparta ili örneği)
Bu araştırmanın amacı Sosyal Bilgiler Öğretmenlerinin okul dışı öğrenme ortamlarını kullanma durumunu belirlemeye çalışmaktır. Bu çalışmada nitel araştırma yöntemi kullanılmıştır. 2020-2021 eğitim-öğretim yılında Isparta'da Sosyal Bilgiler Öğretmenliği yapan devlet ve özel okullarda çalışan öğretmenler bu araştırmanın çalışma grubunu oluşturmaktadır. Çalışma grubu merkeze bağlı ortaokullarda görev yapan 40 sosyal bilgiler öğretmenini kapsamaktadır. Sosyal bilgiler öğretmenlerinin okul dışı öğrenme ortamlarının kullanım durumları ile ilgili bilgi toplamak amacıyla görüşme formu hazırlanmıştır. Hazırlanması aşamasında uzman görüşlerine başvurulmuştur. Araştırmanın verileri ''Görüşme Formu'' ile toplanmıştır. Toplanan verilerin analizinde Betimsel analiz, verilerin çözümlenmesinde ise frekans ve yüzde kullanılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre sosyal bilgiler öğretmenlerinin genel olarak okul dışı etkinlikler düzenledikleri görülmektedir. Öğretmenlerin okul dışı etkinlik düzenlemelerine ilişkin görüşleri cinsiyetlerine göre değişkenlik göstermektedir. Erkek öğretmenler kadın öğretmenlere göre daha fazla okul dışı etkinlik gerçekleştirmektedir. Çalışmada elde edilen diğer bir bulgu da öğretmenlerin okul dışı etkinlik düzenlemelerine ilişkin görüşleri kıdemlerine göre de farklılık göstermekte olup, ''11-25'' yılını tamamlamış öğretmenlerin daha fazla okul dışı etkinlik yaptığı belirlenmiştir. Sosyal bilgiler öğretmenlerinin okul dışı öğrenme ortamlarına derslerde daha çok yer vermeleri konusunda önerilerde bulunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Okul Dışı Öğrenme, Sosyal Bilgiler Eğitimi, Sosyal Bilgiler Öğretmenliği
Sosyal bilgiler öğretmen adaylarının harita okuma becerilerine oryantiring uygulamalarının etkisi
Bu araştırmada, Sosyal Bilgiler öğretmen adaylarının harita okuma becerilerine oryantiring uygulamalarının etkisinin belirlenmesi amaçlanmaktadır. Araştırmanın karma desene göre hazırlanmış olup karma desenin nicel boyutunda yarı deneysel desen modellerinden Sontest Eşleştirilmiş Kontrol Gruplu Desen modeli tercih edilmiştir. Karma desenin nitel boyutunda ise durum deseninden yararlanılmıştır. Çalışmanın kapsamında yer alan katılımcılar 2021-2022 eğitim-öğretim yılında Sosyal Bilgiler Eğitimi Anabilim Dalı'nda 2. sınıfta öğrenim görmekte olan 49 Sosyal Bilgiler öğretmen adayından oluşmaktadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak "Oryantiring Harita Okuma Becerileri İçin Bir Puanlama Anahtarı" adlı dereceli puanlama anahtarı ve "Yarı Yapılandırılmış Görüşme Formu" kullanılmıştır. "Oryantiring Harita Okuma Becerileri İçin Bir Puanlama Anahtarı" adlı kullanılan ölçekten elde edilen puanlarda deney ve kontrol grupları arasında anlamlı bir fark olup olmadığını belirlemek amacıyla Mann-Whitney U testi yapılmıştır. Gerçekleştirilen analiz sonucuna göre, deney ve kontrol gruplarına ait sıra ortalamaları arasında anlamlı bir fark olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Analiz süreci R programı "stats" paketi kullanılarak yürütülmüştür. Araştırma sonuçlarına göre harita tutma, yön, nirengi, konum, işaret ve sembolleri tanıma, uzaklığı ölçek ve pusula ile hesaplayabilme, yeryüzü şekillerini tanıyarak hedefe ulaşabilmede ve zamanı yönetme boyutlarında deney grubu lehine anlamlı bir farklılıklar olduğu sonuçlarına ulaşılmıştır. Sosyal Bilgiler öğretmen adaylarının oryantiring uygulamalarındaki harita becerilerinde (harita tutma, yön, nirengi ve konum bilgileri) deney grubu sıra ortalamasının kontrol grubu sıra ortalamasından yüksek olduğu görülmüştür. Sosyal Bilgiler öğretmen adaylarının oryantiring uygulamaları sürecinde (işaret ve sembolleri tanıma, uzaklığı ölçek ve pusula kullanarak hesaplayabilme) beceri düzeylerinde deney grubu sıra ortalamasının kontrol grubu sıra ortalamasından yüksek olduğu tespit edilmiştir. Sosyal Bilgiler öğretmen adaylarının oryantiring uygulamaları sürecinde yeryüzü şekillerini tanıyarak hedeflere ulaşabilmelerinde deney grubu sıra ortalamasının kontrol grubu sıra ortalamasından yüksek olduğu sonucu elde edilmiştir. Sosyal Bilgiler öğretmen adaylarının oryantiring uygulamalarını verilen süre içerisinde tamamlamalarında deney grubu sıra ortalamasının kontrol grubu sıra ortalamasından yüksek olduğu sonuçlarına ulaşılmıştır. Ayrıca yarı yapılandırılmış görüşme formundan ulaşılan sonuçlara göre, öğrencilerin oryantiring uygulamalarını beceriler üzerinde bilgilerin kalıcı ve eğlenceli hale getirilmesi hususunda etkili olduğu yönünde görüş bildirdikleri görülmüştür. Nitekim ulaşılan bu sonuçlara göre eğitim süreci içerinde uygulamalı olarak oryantiring etkinliğinin kullanılması geleneksel eğitime nazaran anlamlı etkiye sahip olduğu çalışma kapsamında görülmektedir.
Yabancılara Türkçe öğretiminde kullanılan hikâye kitaplarının kültürel ögelere ve okuma kazanımlarına göre incelenmesi (PIKTES Salih Hikâye Dizisi ve YEE Çocuk Hikâyeleri Serisi)
Yabancılara Türkçe öğretiminde kullanılan hikâye kitapları, öğrencilere sadece dil becerilerini değil aynı zamanda Türk kültürünü anlamalarına ve dilin kullanımındaki kültürel farklılıkları kavramalarına yardımcı olur. Bu hikâye kitaplarının CEFR'de yer alan kazanımlara sahip olması da, dil öğretiminde hedeflere ulaşmada son derece önemlidir. Bu araştırmada, Diller İçin Avrupa Ortak Başvuru Metni (CEFR) A1 ve A2 seviyelerindeki okuma kazanımları ile kültürel ögelerin, hikâye kitaplarında kullanımı incelenmiştir. Araştırmanın ana problemi, "Yabancılara Türkçe öğretimi için hazırlanan hikâye kitapları (Yunus Emre Enstitüsü Çocuk Hikâyeleri ve PIKTES Salih Hikâye Dizisi), Diller için Avrupa Ortak Başvuru Metni A1 ve A2 seviyesindeki okuma kazanımlarını ve kültürel ögelerini ne ölçüde içermektedir?" sorusuna odaklanmaktadır. Bu araştırmanın önemi, hem öğrencilere yeni bir okuma kaynağı sunmak, hem de hikâyeler aracılığıyla kültür öğretiminin etkin bir şekilde gerçekleştirilmesine katkı sağlamaktır. Araştırma, nitel araştırma yöntem kullanılmıştır ve doküman incelemesi yöntemiyle analiz edilmiştir. Toplanan veriler içerik çözümlemesi yöntemiyle incelenmiştir. İncelenen hikâye setlerindeki kültürel öge aktarımı ve okuma kazanımlarının sıklıkları değerlendirilmiştir. Araştırmanın sonucuna göre, her iki seri de Türk kültürüne ait kültürel unsurların çoğunu içermekte ve çocukların kültürel farkındalıklarının geliştirilmesine katkıda bulunmaktadır. Her iki kitap setinde de en çok bulunan kültürel öge günlük yaşam olarak tespit edilmiştir. PIKTES Salih Hikâye Serisi (A1 – A2) hikâye kitaplarında toplam 130 adet, YEE Çocuk Hikâyeleri Dizisi (A1 – A2) hikâye kitaplarında toplam 272 kültürel öge yer almaktadır. Hikâye kitaplarında kültürel ögelerin dağılımının eşit olmadığı göze çarpmaktadır. Her iki sette belirli kazanımların daha çok vurgulandığı ve diğer kazanımlara daha az yer verildiği sonucuna ulaşılmıştır. Yabancılara Türkçe öğretiminde öğrencilere yönelik uygun materyal seçimi, özellikle dil öğrenimi ve kültürel farkındalığın geliştirilmesi açısından önemlidir. Bu araştırma, Türkçe öğrenen yabancı öğrencilere daha etkili ve kültürel açıdan zengin bir materyal sunarak dil ve kültür öğretimine katkı sağlayacaktır.
Çocuk edebiyatı yapıtlarının çocuk haklarına dair sözleşme kapsamında incelenmesi
Hukuk disiplini içerisindeki alanlardan en önemlisi ve hassası, yetişkin bireylere hayati nitelikteki bağımlılığıyla birlikte kendi haklarını bilme veya tartışma yeterliliğine sahip olamadığı için savunmasız olan çocuklar için ortaya konmuş çocuk hukuku alanıdır. Hak tanımı bağlamında hukuk alanının yanı sıra, çocuğa hakkının öğretilmesi veya çocuğun hakları konusunda bilinçlendirilmesi noktasında eğitim alanına da büyük sorumluluklar düşmektedir. Bu doğrultuda ilgili araştırma çerçevesinde, uzman görüşleri ile belirlenen, toplamda 20 adet roman ve hikâye türündeki edebi eser elde edilmiştir. Birleşmiş Milletler Çocuk Haklarına Dair Sözleşme kapsamındaki maddelere ilişkin ifade, anlam, sezgi veya cümle içerip içermediğine yönelik olarak doküman incelemesi yöntemi ile incelenmiştir. İlgili eserlerde tümdengelimsel nitel analiz yöntemi ile MAXQDA analiz aracı üzerinde kodlanarak elde edilen bulgular, sözleşme maddelerini olumlu ve olumsuz kurgular ile destekleyen ifade sayılarını da içerecek şekilde detaylı tablolar şekiller ile sunulmuştur. İlgili sonuçlar incelendiğinde, ilgili metinlerin tamamında; yaşama hakkına dair toplamda 409, korunma hakkına dair 282, katılım hakkına dair 156, gelişme hakkına dair ise toplamda 150 ifade olduğu tespit edilmiştir. Öte yandan, metinlerin tamamı değerlendirildiğinde 515 bulgunun çocuk haklarını olumlu kurgular ile desteklediği, 482 bulgunun ise olumsuz kurgular ile desteklediği görülmüştür. İlgili sonuçlara göre, çocuk haklarını destekleyici nitelikteki ifadelerin kullanım sıklığı ile aksi şekilde çocuk haklarını olumsuz kurgular ile destekleyen ifadelerin kullanım sıklığının birbirine oldukça yakındır. Bu durum çocuk edebiyatı alanındaki yazar, eğitimci, yayıncı gibi tarafların; çocuk haklarını destekleyici ve çocukların doğru bir şekilde yönlendirilmesi adına etkin nitelikte eserlerin ortaya konması bağlamında gerekli dikkate, ilgiye ve donanıma sahip olmaları gerektiği sonucunu ortaya koymaktadır.
Mavisel Yener'in "Dolunay Dedektifleri" roman serisinin kök değerler açısından incelenmesi
Değerler toplumun rehberi niteliğindedir. Bu sebeple değerlerini benimsemiş, içselleştirmiş ve yaşam biçimi haline getirmiş bireyler toplum düzeninin sağlanması için oldukça önemlidir. Değerler eğitimi ile alakalı 2017 yılında, Millî Eğitim Bakanlığı bir yenileme çalışması yapmıştır. Bakanlık tarafından yayımlanan çalışmada öğretim programlarına "kök değerler" başlığı altında "adalet, dostluk, dürüstlük, öz denetim, sabır, saygı, sevgi, sorumluluk, vatanseverlik, yardımseverlik" kavramlarından oluşan on kök değer eklenmiştir. Bu araştırmanın amacı Türk çocuk edebiyatında önemli bir yere sahip olan Mavisel Yener'in kaleme aldığı altı kitaplık Dolunay Dedektifleri serisini kök değerler açısından incelemektir. Araştırma kapsamında: "Dolunay Dedektifleri-1/ İz Peşinde, Dolunay Dedektifleri-2 / Dehşet Mektuplar, Dolunay Dedektifleri-3 / Mumya Dükkânı, Dolunay Dedektifleri-4 / Korkunç Satranç, Dolunay Dedektifleri-5 / Ölüler Ormanı, Dolunay Dedektifleri-6 / Yarasa Yarışları" olmak üzere altı kitapta nitel araştırma yöntemlerinden doküman analizi yöntemi kullanılmıştır. Kitaplar detaylı şekilde okunduktan sonra içerikleri kök değerleri barındırma durumlarına göre analiz edilmiştir. Her kitap için frekans ve yüzdelik oranının gösterildiği kök değerler tablosu hazırlanmıştır. Kitapların başlığı altında çalışmanın geçerliğini artırması amacıyla tespit edilen değerleri içeren bölümlerden alıntılar yapılmıştır. Araştırma sonucunda altı kitabın her birinde on kök değerin tamamının varlığına ulaşılmıştır. En çok işlenen kök değerlerin saygı, sorumluluk, sevgi; en az işlenen kök değerlerin ise sabır, vatanseverlik ve dürüstlük kök değeri olduğu saptanmıştır. Buna göre Dolunay Dedektifleri serisinin çocuğun seviyesine uygun, çocuk edebiyatı ilkelerini karşılayan, değerler eğitimi sürecinde kullanılabilecek materyaller olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Çocuk Edebiyatı, Değerler Eğitimi, Kök Değerler, Mavisel Yener.
Sosyal bilgiler değerler öğretiminde edebi ürünlerin kullanılması: Montaigne'in denemeler örneği
Birlik ve beraberlik duygusu içerisinde var olan toplumların temel ögesi sahip oldukları değerlerdir. Bu çalışmanın amacı Sosyal Bilgiler Dersi Öğretim Programı'nda belirlenen 18 değeri, Montaigne'nin kaleme aldığı Denemeler eseri içerisinde yer alma durumunu incelemek ve yorumlamaktır. Bu çalışmada nitel araştırma yöntemlerinden doküman analizi kullanılmıştır. Yazılı materyallerin incelenerek hedeflenen olgularla ilgili bilgi edinme süreci, doküman incelemesi olarak adlandırılır. Araştırmanın veri kaynağını Michel De Montaigne'nin yazdığı Denemeler isimli eseri oluşturmaktadır. Çalışma verilerinin çözümlenmesi aşamasında içerik analizi yöntemi kullanılmıştır. İçerik analizindeki temel hedef, veri setinin tanımlanması ve içindeki gerçek anlamların keşfedilerek yorumlanmasıdır. Bu bağlamda Sosyal Bilgiler Dersi Öğretim Programı değerleri açısından Denemeler eseri incelenmiştir. Bulgular kısmında Sosyal Bilgiler Dersi Öğretim Programı ve Denemeler eserindeki ortak değerler yorumlanmıştır. Araştırma sonucunda Denemeler eserinin, Sosyal Bilgiler Dersi Öğretim Programı değerlerinin tamamını içerdiği tespit edilmiştir. Eserde en çok adalet ve dürüstlük değerine yer verildiği ve onu takiben sırasıyla özgürlük, bilimsellik, estetik, vatanseverlik, çalışkanlık, aile birliğine önem verme, saygı, yardımseverlik, sevgi, sorumluluk, tasarruf, eşitlik, barış, duyarlılık, bağımsızlık ve dayanışma değerleri saptanmıştır. Çalışma sonucunda en fazla adalet ve dürüstlük değerinin saptanması Montaigne'nin Toulouse Üniversitesinde hukuk eğitimi alması ile ilişkilendirilmiştir. Öte yandan deneme türü içten ve samimi bir edebi türdür. Bu türün yaratıcısı olarak Montaigne eserinde kendini tanımaya çalışarak dürüstlüğe önem vermiştir. Özgürlük, bilimsellik ve estetik değerlerinin eserde yoğun olarak işlenmesi Montaigne'nin aydınlanma çağı şahsiyetlerinden biri olması açışından yorumlanmıştır. Araştırmanın öneriler kısmında Denemeler eserinin Sosyal Bilgiler değer öğretiminde kullanılabileceğine dair önerilerde bulunulmuştur.
Çocuklar için Felsefe (P4C) uygulamalarının ortaokul 5. sınıf öğrencilerinin yaratıcı ve eleştirel düşünme eğilimleri üzerine etkisi
Bu araştırmada Çocuklar İçin Felsefe (P4C) uygulamalarının ortaokul beşinci sınıf öğrencilerin eleştirel ve yaratıcı düşünme eğilimleri üzerine etkisinin incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırmada bilimsel araştırma yöntemlerinden karma yöntem, araştırma desenlerinden açımlayıcı sıralı desen kullanılmıştır. Araştırmanın nicel boyutunu ön test-son test kontrol gruplu yarı deneysel desen, nitel boyutunda ise öğrenci gözlemleri ve araştırmacının sürece dair tuttuğu notlardan oluşturulan gözlem günlükleri yer almaktadır. Deneysel uygulamalar ortaokul beşinci sınıf düzeyinde öğrenim görmekte olan 40'ı deney, 40'ı kontrol grubunda olmak üzere 80 ortaokul beşinci sınıf öğrencisi ile yürütülmüştür. Nitel verilerin toplandığı katılımcı grubunu ise deney grubunu oluşturan ortaokul beşinci sınıf öğrencileri arasından amaçlı örnekleme yöntemlerinden ölçüt örnekleme yöntemi ile seçilmiş 16 öğrenciden oluşmuştur. Araştırmada deney grubunda bulunan öğrencilerle 8 hafta süren Çocuklar İçin Felsefe (P4C) uygulamaları yapılmış, aynı süreçte kontrol grubu öğrencileriyle herhangi bir uygulama sürecine gidilmemiş, öğrenciler Türkçe Öğretim Programı çerçevesinde ortaokul beşinci sınıf müfredatına devam etmişlerdir. Araştırmada veri toplama aracı olarak Eleştirel Düşünme Eğilimi Ölçeği ile Yaratıcı Düşünme Eğilimi Ölçeği deney ve kontrol grubuna ön test ve son test olarak uygulanmıştır. Araştırmanın nitel verileri yarı yapılandırılmış görüşme formu ile toplanmıştır. Araştırmanın nicel verilerinin çözümlenmesinde Jamovi analiz programı kullanılmış, ölçek uygulamaları sonucunda her iki gruptan da elde edilen verilerin analizinde Tekrarlı Ölçümler için Varyans Analizi (Repeated Measures ANOVA) uygulanmıştır. Ölçeklerin alt boyutlarının gruplar arasında anlamlı farklılık gösterip göstermediğini saptamak için bağımsız örneklem t-testi kullanılmıştır. Nitel veriler ise içerik analizi yapılarak çözümlenmiştir. Araştırmanın nicel sonuçlarına göre gruplar arası anlamlı bir farklılık gözlemlenmezken, grup içi değerlendirmelerde anlamlı bir fark elde edilmiştir. Nicel verilerin ardından toplanan nitel veriler de analiz edilerek yorumlama yapıldığında, Çocuklar İçin Felsefe (P4C) Uygulamalarının çocukların yaratıcı ve eleştirel düşünme eğilimlerini pozitif yönde geliştirdiği sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Çocuklar İçin Felsefe, Eleştirel Düşünme, P4C, Türkçe Eğitimi, Yaratıcı Düşünme
8. sınıf T.C. İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük Dersi Öğretim Programı'nda yer alan coğrafi unsurların mekânsal düşünme becerisine katkısı-öğretmen görüşleri (Isparta ili örneği)
Bu araştırmanın amacı, Isparta ilinde görev yapan sosyal bilgiler öğretmenlerinin 8. sınıf T.C. İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük Dersi Öğretim Programı'nda yer alan coğrafi unsurların mekânsal düşünme becerisine katkısına ilişkin görüşlerini belirlemektir. Öğretmen görüşlerinden yola çıkılarak programda yer alan coğrafi unsurların mekânsal düşünme becerisine katkısı tespit edilmeye çalışılmıştır. Araştırma için nitel araştırma desenlerinden, betimsel araştırma yöntemleri arasında yer bulan durum çalışması modelinden yararlanılmıştır. Araştırma kapsamında Isparta il merkezinde devlet okullarında görev yapan 20 sosyal bilgiler öğretmeninin görüşleri incelenmiştir. Araştırma verileri, görüşme ve doküman incelemesi yöntemlerinden yararlanılarak elde edilmiştir. Yarı yapılandırılmış görüşme formları ve yüz yüze görüşme tekniği ile toplanan veriler, MAXQDA programı kullanılarak içerik analizi ve betimsel analiz yöntemleri ile çözümlenmiştir. Doküman incelemesi yoluyla elde edilen veriler içerik analizine tabi tutulmuştur. Bulgular incelendiğinde öğretim programında problem çözme becerisinden bahsedilmiş ancak problem çözme becerileri içerisinde diğerlerini de kapsayıp pratik çözümler getiren mekânsal düşünce becerisinin yer almadığı, mekânsal düşünceyi geliştirecek olan coğrafi unsurların kazanımlarda yeteri kadar yer almadığı veya sınırlı sayıda ve coğrafyadan bağımsız olarak yer aldığı, coğrafi unsura yönelik herhangi bir açıklama oluşturulmadığı, coğrafi bağlam verilmeden öğrencinin değerlendirmesi beklendiği; öğretmen görüşleri bakımından ise mekânsal düşünmenin T.C. İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük dersi açısından önemli olduğu, mekânsal düşünmeye 8. sınıf T.C. İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük Dersi Öğretim Programı'nda yeteri kadar yer verilmediği, programda coğrafi unsurlara mekân adı ve siyasi terimler olarak yer verildiği, öğretim programında yer alan coğrafi unsurların mekânsal düşünme becerisini kullanıma yönelik etkilerinin olduğu tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Coğrafya, Coğrafi Unsur, Mekân, Mekânsal Düşünce, Tarih.
İkinci dil olarak Türkçe öğrenenlerin konuşma kaygıları üzerine bir inceleme
Konuşma, doğumdan sonra kazanılan ve sürekli gelişen bir beceridir. İnsanlar arasındaki en etkili iletişim aracıdır. İnsanın kendini ifade etmesini sağlayan konuşma becerisi birçok farklı nedenden dolayı kişide kaygı oluşturabilir. Bu kaygı bireyin yaşamını hem günlük hem akademik yaşamda yani her alanda olumsuz etkilemektedir. Bu yüzden bu kaygının eğitim ortamlarında daha fazla göz önünde bulundurulması gerekmektedir. Bu çalışma, çeşitli üniversitelerin TÖMER kurumlarında ikinci dil olarak Türkçe öğrenen yabancı uyruklu öğrencilerin Türkçe konuşurken ne düzeyde kaygı yaşadıklarını araştırmayı amaçlamaktadır. Araştırmanın amacı, ikinci dil olarak Türkçe öğrenen öğrencilerin konuşma kaygılarını çeşitli değişkenler açısından (cinsiyet, yaş, eğitim durumu, kur düzeyi vb.) incelemektir. Bu araştırma tarama modeli kullanılarak tasarlanmıştır. Bu amaçla Young (1990) tarafından geliştirilmiş, Yılmaz (2018) tarafından Türkçeye uyarlanmış "Türkçeyi İkinci Dil Olarak Öğrenenlerin Konuşma Kaygılarının Kaynakları Ölçeği" öğrencilere uygulanmış ve elde edilen veriler doğrultusunda çalışma grubu hakkında bilgi edinilmeye çalışılmıştır. Çalışma grubunu Burdur Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi, Isparta Süleyman Demirel Üniversitesi ve Mersin Üniversitesi bünyelerinde bulunan TÖMER öğrencileri oluşturmaktadır. Bu üniversitelerde Türkçe öğrenimi gören B2 ve C1 düzeylerinde olan 130 öğrenciye ölçek uygulanmıştır. Araştırmanın verileri SPSS for Windows 22 programı kullanılarak analiz edilmiştir. Sonuç olarak elde edilen bulgular değerlendirildiğinde, ikinci dil olarak Türkçe öğrenenlerin %53.49'unun konuşurken kaygılandığı görülmektedir. Türkçeyi ikinci dil olarak öğrenenlerin konuşma kaygılarının kaynakları ölçeği ifadelerine verilen katılım puanları kişilerin cinsiyet ve kur düzeyine göre istatistiksel olarak anlamlı bir fark göstermemektedir. Çalışmada asıl anlamlı farklılığın olduğu değişkenler üniversite dışı Türkçe eğitimi alma, günlük hayatta Türkçe kullanma ve genel kaygı durumudur. Bu değişkenlerde anlamlı farklılıklar görülmektedir.
2022 yılında çok okunan gençlik romanlarını anlamak için bilinmesi gereken sözcük sayılarının belirlenmesi
Ailede başlayan sözcük öğretimi ile birlikte çocukların küçük yaşta edebi eserlerle karşılaştırılması çocuğun dinleme becerisini kullanarak sözcük dağarcığını geliştirmesine olanak sağlamaktadır. Bu süreç, çocuğun okul döneminde okumaya başlamasıyla birlikte, Türkçe ders kitapları aracılığıyla dört temel dil becerisinin (dinleme, konuşma, okuma, yazma) geliştirilmesini hedeflemektedir. Çocukların dil bilgisi becerileri yanında sözcük bilgilerinin yeterli düzeye çıkarılması gerekmektedir. Bütün bunları gerçekleştirirken çocuğun nitelikli edebi eserlerden meydana gelen çocuk edebiyatından yararlanılması sağlanmalıdır. Çocuk edebiyatındaki eserler çocuğa okuma kültürünün yanında okuma sevgisini de geliştirici yönde olmalıdır. Çocuklarda okuma kültürünün gelişmesi için gerçek hayattan hikâye, roman türünde yazılı metinler; çocukların hayal güçlerini geliştirici yönde, iletişim becerilerine olumlu katkı sağlayan eserlerden yararlanılması gerekmektedir. Çocukların ve gençlerin; çocuk edebiyatındaki eserleri ve Türkçe ders kitaplarındaki metinleri anlamaları için sözcüklerin büyük çoğunluğuna hâkim olmaları gerekmektedir. Bu eserlerde geçen sözcüklerden, anlamı bilinmeyen sözcüklere çocukların maruz kalmaması için çocuk edebiyatındaki eserlerin içinde yer alan büyük çoğunluktaki sözcüklerin bilinmesi gerekmektedir. Çocukların, eserlerdeki bilinmeyen sözcükleri de eserdeki bağlama göre tahmin etmesi beklenmektedir. Bu sebeple çocuğun sözcük dağarcığının gelişmiş olması gerekmektedir. Bu araştırmanın amacı; çocuğun okuduğu edebi eserleri anlayabilmesi için sıklık sözcüklerindeki ilk kaç sözcüğü bilmesi gerektiğini saptamaktır. Araştırmanın evreni 2022 yılında Çok Satanlar Listesinde yer alan Gençlik Kitapları olarak belirlenmiştir. Araştırmanın örneklemini, toplam 10 çocuk edebiyatı eseri oluşturmaktadır. Bu eserler şunlardır: Portakal Çiçekleri (Özgür Balpınar), Dünyanın Bütün Kedileri (Çetin Öner), Momo (Michael Ende), Çöplük (Andy Mulligan), Annemin Kelimeleri (Sarah Weeks), Bunun Adı Findel (Andrew Clements), Çizgili Pijamalı Çocuk (John Boyne), Kiraz Ağacı (Paula Peretti), Patlamış Mısır Sevenler Sinemaya Koşsun (Mavisel Yener) ve Limon Kütüphanesi (Jo Cotterill). Bu çalışmada, Gençlik Edebiyatındaki eserleri anlamak için bilinmesi gereken sözcüklerin sayısı hakkında betimleme yapılacağı için tarama deseni yeğlenmiştir. Bu listedeki sözcükler ''Yazılı Türkçenin Kelime Sıklığı Sözlüğü'' (Göz,2003) ve "Türkçe Sıklık Sözlüğü: Öğrenenler için Temel Sözcük Bilgisi" (Aksan, Aksan, Mersinli ve Demirhan, 2017) adlı sıklık sözcükleri ile karşılaştırılmış ve bu listedeki sözcüklerin kaç oranlarında kapsadıkları saptanmıştır. 2022 Yılı Çok Satanlar listesinde yer alan Portakal Çiçekleri - Özgür Balpınar adlı romanda 6.968 sözcük çeşidi; Dünyanın Bütün Kedileri- Çetin Öner adlı romanda 1.683 sözcük çeşidi; Momo- Michael Ende adlı romanda 8.876 sözcük çeşidi; Çöplük- Andy Mulligan adlı romanda 8.672 sözcük çeşidi; Annemin Kelimeleri- Sarah Weeks adlı romanda 6.946 sözcük çeşidi; Bunun Adı Findel- Andrew Clements adlı romanda 4.272 sözcük çeşidi; Çizgili Pijamalı Çocuk- John Boyne adlı romanda 5.778 sözcük çeşidi; Kiraz Ağacı- Paula Peretti adlı romanda 5.075 sözcük çeşidi; Patlamış Mısır Sevenler Sinemaya Koşsun- Mavisel Yener adlı romanda 614 sözcük çeşidi; Limon Kütüphanesi-Jo Cotterill adlı romanda 6.989 sözcük çeşidi olmak üzere toplam 10 romanda 21.004 sözcük çeşidi saptanmıştır. Araştırmanın sonunda Gençlik Romanlarını anlayabilmek için Göz'ün sıklık sözlüğündeki ilk 14000+ ve Aksan vd.'nin sıklık sözlüğündeki 5000+ sözcüğün bilinmesi gerektiği saptanmış ve elde edilen bulgulardan hareketle önerilerde bulunulmuştur.
Tercüme-i Nüzhetü'l-Kulûb (vr. 188a-308b) giriş-dil incelemesi-metin-dizin
Tercüme-i Nüzhetü'l-Kulûb, 1650'den önce Bitlis Bey'i Abdal Han bin Ziyaeddin Han için tercüme edilmiş bir eserdir. Varak sayısı en fazla olan bölüm olması ve o dönemdeki değişik coğrafyalar hakkında verdiği bilgiler (yerleşim yerlerinin enlem ve boylamları, yetişen bitkiler ve meyveler, iklim şartları, insanlarının fiziksel ve psikolojik yapıları, gelir kaynakları v.b.) yönünden kayda değer ayrıntılar ihtiva eden önemli bir eserdir. Çalışmamızın konusu, XVII. yüzyılda Farsçadan Türkçeye tercüme edilen Tercüme-i Nüzhetü'l-Kulûb adlı eserin coğrafya bölümünün tetkikidir. Barındırdığı dil malzemesi itibariyle XVII. yüzyıl Türkçesine katkıda bulunabilecek bir eser olması açısından önemli bir yapıttır. Türk dilinin izlediği seyir ancak bu tarz eserlerin fonetik ve morfolojik yapılarının ayrıntılı tespitiyle mümkün olabileceği aşikârdır. Bu yönüyle eserin, bu yüzyıldaki dil gelişimi hakkında fikir vermesi açısından faydalı olacağı inancındayız. Eser; giriş, dil incelemesi, metin ve dizin bölümlerinden oluşmuştur. Giriş bölümünde; eserin orijinal kaynağı ve müellifi, tercümenin mütercimi ve yazılış tarihi hakkkında bilgi verilmeye çalışılmıştır. Tez üzerine yapılan akademik çalışmaların yanısıra tezin kapsamı ve nasıl hazırlandığı üzerinde durulmuştur. Dil İncelemesi bölümünde; çalışmamızın özünü oluşturan eserin dil incelemesi yer almaktadır. Metnin dil özellikleri, yazım, ses ve biçim bilgisi bölümlerinden oluşturulmuş olup dönemin dil özelliklerini yansıtacak örneklerle bu alana katkıda bulunulmaya çalışılmıştır. Metin bölümünde; elde bulunan Osmanlıca nüsha çeviri yazıya aktarılmıştır. Aktarma işlemi yapılırken silik olup okunamayan yanlış harekelendirilmiş veya yanlış yazılmış kelimeler için eser Farsça aslıyla kıyaslanmak suretiyle düzeltme yapılmış ve dipnotta belirtilmiştir. Özellikle metnimizde yüzden fazla yer ismi bulunmaktadır. Aynı özel ismin yer yer farklı yazım şekilleri bulunmaktadır. Doğru yazım şeklini tespit etmek için metinde geçen yer isimlerinin tümü, özel isimlerinden ise bazıları Farsça aslıyla bire bir karşılaştırılarak okunmuştur. Dizin bölümünde; eserde yer alan kelimeler genel adlar dizini ve özel adlar dizini olmak üzere iki ayrı başlık altında sınıflandırılmıştır. Özel adlar dizini kendi içinde kişi adları, eser adları, yer adları, ulus ve kabile adları dizini olarak bölümlere ayrılmıştır. Sonuç bölümünde; tezin geneliyle ilgili ulaşılan sonuçlara maddeler halinde yer verilmiştir. Kaynakça bölümünde; yararlanılan kaynakların ismi alfabetik sıra gözetilerek oluşturulmuştur. Eserin elde mevcut olan nüshasının tıpkıbasımından örnek birkaç sayfa ile çalışma sonuçlandırılmıştır. Anahtar Kelimeler: Tercüme-i Nüzhetü'l-Kulûb, Dil bilgisi, XVII. yüzyıl Osmanlı Türkçesi, Tenkitli metin
Tarama sözlüğü'nde yapım ekleri ve fiilimsiler (a-d)
Tarama Sözlüğü'nde Yapım Ekleri ve Fiilimsiler (A-D) Tarama Sözlüğü'nde Yapım Ekleri ve Fiilimsiler (A-D) adlı yüksek lisans tez çalışmamızda zengin bir ek sistemine sahip olan Türkçenin isimden isim, fiilden isim, isimden fiil, fiilden fiil ve fiilden fiilimsi yapım ekleri fonksiyonlarına göre incelenmiştir. İncelemede 170 yapım eki tespit edilmiştir. Bu durum Türkçenin 13. ve 19. yy. arasında zengin bir ek varlığına sahip olduğunu göstermektedir. Bu çalışmada ekler, fonksiyonlarıyla birlikte verilmeye çalışılmıştır. Tarama Sözlüğü'nde kullanılan eklerin bir kısmı günümüzde fonetik olarak bazı değişikliklere uğramış olsa da eklerin tamamına yakını aynı fonetik yapıyla korunmaktadır. Bu çalışmanın Tarama Sözlüğü Ekler cildine katkı sağlayacağı ve diğer eksikliklerin de kalan ciltlerin incelenmesiyle giderilebileceği açıktır. Anahtar kelimeler: Eski Anadolu Türkçesi, Tarama Sözlüğü, Yapım ekleri, Fiilimsiler.
Ortaöğretim kurumlarında bilgisayar ve bilgisayarlı teknolojilerin kullanım durumlarının coğrafya eğitimine etkisi (Diyarbakır örneği)
Cumhuriyetin ilk yıllarından bugüne kadar eğitim ve öğretimde niteliğin ve niceliğin gelişmesi için çalışılan Diyarbakır'da, her alandan ve her kademeden öğretim kurumu bulunmaktadır. Yıllar içerisinde öğretim programları pek çok kez değişmiştir ve 2005 yılından itibaren okullarımızda öğrenci merkezli bir program olan "Yapılandırmacı Öğretim Programına" geçilmiştir. Bu programın işleyişi nedeni ile bilgisayar ve bilgisayarlı teknolojiler de önem kazanmıştır. Coğrafya dersi ise görsel ve işitsel teknolojilerin kullanımına ihtiyaç duyulan derslerin başında gelmektedir. Bu teknolojilerin coğrafya eğitimine katkısını Diyarbakır özelinde tespit etmek amacı ile bu çalışma yapılmıştır. Diyarbakır merkez ilçelerinde bulunan ortaöğretim kurumlarında yürütülen çalışmaya ortaöğretim kurumlarının 35 tanesinde görev yapan 50 öğretmen ve bu eğitim kurumlarında öğrenim gören 674 öğrenci katılmıştır. Çalışmanın veri toplama tekniği ankettir. Öğretmenler ve öğrenciler için ayrı ayrı anket hazırlanmıştır. Elde edilen veriler genel betimsel tarama yöntemine uygun olarak değerlendirilmiştir. Sonuçlar yüzde ve frekanslar eşliğinde tablolara ve grafiklere dönüştürülerek sunulmuştur. Bulgulara göre öğretmenlerin çalıştığı okulların büyük kısmında bilgisayar ve bilgisayarlı teknoloji bulunmaktadır. Bu teknolojilerin bulunduğu okullarda görev yapan öğretmenlerin, bilgisayar ve bilgisayarlı teknolojileri kullanma bilgi ve becerilerinin yeterli olmadığı bulgusu elde edilmiştir. Öğrencilerin günlük hayatlarında ve okullarında bulunan bilgisayar ve bilgisayarlı teknolojileri kullanım bilgilerinin iyi olduğu tespit edilmiştir. Coğrafya derslerinde bu teknolojilerin kullanılmasını hem öğretmenler hem de öğrenciler gerekli görmektedirler ve mevcut koşulların değiştirilmesini istemektedirler.
Türkçenin yabancı dil olarak öğretiminde B1 düzeyinde kelime öğretimi
Bu çalışmanın amacı, Türkçenin yabancı dil olarak öğretiminde kaynak olarak kullanılan Ankara Üniversitesi TÖMER Yeni Hitit 2 Yabancılar İçin Türkçe, Gazi Üniversitesi TÖMER ve İstanbul DİLMER Yabancılar İçin Türkçe B1 düzeyi ders kitaplarındaki kelime öğretimi etkinliklerini belirlemek ve değerlendirilmektir. Betimsel analiz yönteminin kullanıldığı çalışma tarama modeline uygun olarak desenlenmiştir. Schmitt'in kelime öğretim stratejileri ışığında, araştırmada incelenen kitaplardaki kelime öğretim etkinlikleri ve okuma metinlerinden hareketle, söz varlığının karşılaştırmalı bir boyutta ortaklık veya bir bütünlük sağlayıp sağlamadığına yönelik bir tahlil yapılmıştır. Söz konusu amaç çerçevesinde, Türkçenin yabancı dil olarak öğretimi alanında yaygın olarak kullanılan Ankara Üniversitesi TÖMER Yeni Hitit 2, İstanbul Üniversitesi DİLMER ve Gazi Üniversitesi TÖMER Yabancılar İçin Türkçe (B1) düzeyi ders kitapları örneklem olarak alınmış ve Schmitt'in (1997) belirlediği 15 farklı kelime öğretimi tekniği açısından incelenmiştir. Araştırma sürecinde incelenen ders kitapları seçkisiz atama (random sampling) yöntemiyle belirlenmiştir. Her iki ders kitabının kelime öğretim teknikleri karşılaştırılmış, kelime öğretim yaklaşımları ve etkinlik türleri değerlendirilmiştir. Ayrıca, alanyazında yoğun olarak kullanılan bu üç kitaptaki ortak temalar kapsamında kelime öğretimine yönelik etkinlikler ile soyut ve somut kelime hazinesi oranları AOÖÇ'de belirtilen yönergeler doğrultusunda karşılaştırmalı olarak değerlendirilmiştir. Elde edilen sonuçlara göre, Türkçenin yabancı dil olarak öğretiminde, A1 ve A2'de (temel seviye) öğretilecek konular AOÖÇ'de belirtilen yönergeler doğrultusunda ele alındığı zaman, ortak konular ders kitaplarında bütünlük arz etmektedir. Bu seviyede yaklaşık olarak 2000 kelimenin öğretildiği söylenebilir. B1'de (orta seviye) ise, bu durum farklılık göstermektedir. Öğrenci, orta seviyeden itibaren, bu çalışma doğrultusunda tespit edildiği üzere, soyut kavramlar, kalıp sözler ve deyimlerle karşılaşmaktadır. Bu yüzden, öğrencinin, orta seviyeden itibaren soyut ifadelerle karşılaşarak, kültürün derinliklerine doğru bir ilerleme kaydettiğine ilişkin bir çıkarımda bulunulabilir. Ulaşılan sonuçlar göz önüne alındığında, A1'de yeterli kelime haznesine sahip olmayan bir öğrenici, seviyeye uygun olmayan metinlerle karşılaştığında, sıkılabilir ve bu da motivasyon eksikliğine yol açabilir. Bu nedenle, öğrenicinin seviyesine uygun kelimelerin yer aldığı metinlerle karşılaşması önem arz etmektedir. Bu bağlamda olay ve durum hikâyeleri, öğrenicinin kelime öğrenmesini kolaylaştıran bir unsur olarak değerlendirilebilir. Orta seviye okuma kitaplarında, hayata yönelik gündelik konuşmalar, kalıp söz ve ifadeler, kişiler ve olay örgüsü gibi unsurlar, öğrencinin merakını artırıp, kelime öğrenimini kolaylaştırarak, kelime hazinesinin zenginleşmesi yönünde bir katkı sağlayacaktır. Kelime öğretiminde kullanılan okuma metinleri, metin altı soruları ve etkinliklerinin niteliği üzerine çalışmalar yapılmalıdır. Ders kitaplarındaki kelime öğretimi etkinlikleri kelime sıkılığı çalışmalarıyla uygunluk arz edecek şekilde kurgulanmalıdır. Özellikle Türkçenin yabancı dil olarak öğretiminde oluşturulacak ders araç-gereçlerindeki okuma metinlerinde yeni kelime öğretiminden daha çok önceden öğrenilen kelimelerin pekiştirilmesine ya da kullanımına yönelik çalışmalara da yer verilmelidir. Türkçenin yabancı dil olarak öğretiminde temel-orta-ileri düzeyler için belirlenen temalara göre geçmişten günümüze kadar hazırlanan ders kitaplarındaki okuma metinlerinin ve metin altı sorularının, Schmitt'in kelime öğretimi etkinliklerine yönelik belirlemiş olduğu tekniklerin göz önünde bulundurularak yapılandırılmasının Türkçeyi yabancı dil olarak öğrenenleri olumlu yönde etkileyeceği öngörülmektedir. Anahtar Kelimeler: Türkçenin yabancı dil olarak öğretimi, kelime öğretimi, kelime edinim teknikleri.
Ortaokul (5-8. sınıflar) Türkçe dersi öğretim programı ve ders kitaplarında 'metin türü farkındalığı
Çalışmanın amacı, ortaokul (5-8. Sınıflar) Türkçe derslerinde, öğrencilerde geliştirilmesi beklenen 'metin türü farkındalığı'nın yerini ortaya koymaktır. Bu bağlamda, 2018 yılı Türkçe Dersi Öğretim Programı (TDÖP), 'metin türü farkındalığı' açısından incelenmekte ve 'metin türü farkındalığı'nın ortaokul (5-8. Sınıf) Türkçe dersi ders kitaplarına metin ve etkinlikler/sorular boyutuyla nasıl yansıdığı değerlendirilmektedir. TDÖP'de 'metin türü farkındalığı'nı esas alan kazanımlar ve Programın sınıflara göre hangi türden metinlere yer verdiği dikkate sunulmaktadır. Türkçe ders kitaplarında yer alan metinlerin türlere göre dağılımı ve 'metin türü farkındalığını' esas alan etkinliklerin/soruların, öğrenme alanlarına göre dağılımı ele alınmakta; etkinlikler/sorular 'metin türü farkındalığı çerçevesinde değerlendirilmektedir. Araştırmanın kapsamını TDÖP ve 2018-2019 eğitim-öğretim yılında okutulan MEB yayını ortaokul (5-8. Sınıf ) Türkçe dersi ders kitapları oluşturmaktadır. Nitel araştırma özelliği gösteren çalışmamızda döküman analizi yöntemi kullanılmaktadır. Çalışmanın sonucunda, TDÖP'de metin çeşitliliğine önem verildiği ve kazanımların bu çeşitliliği destekler nitelikte olduğu gözlemlenmiştir. Ortaokul (5-8. Sınıflar) Türkçe dersi ders kitaplarında yer verilen metinlerde de tür çeşitliliğine ve metin türlerinin sınıf seviyelerine uygunluğuna dikkat edilmiştir. 'Metin türü farkındalığı'nı esas alan etkinliklere/sorulara da ders kitaplarında çokça yer verilmiş ve öğrenme alanlarına göre dağılımı yapılmıştır. 'Metin türü farkındalığı'nı esas alan etkinliklerin/soruların, öğrenme alanlarına göre dağılımına bakıldığında; yazma ve okuma öğrenme alanlarına daha fazla yer verilirken konuşma ve dinleme/izleme öğrenme alanlarıyla ile ilgili daha az sayıda etkinliğe/soruya yer verildiği görülmüştür. 'Metin türü farkındalığı'nı esas alan ii etkinliklerin/soruların, bilgi ve kavrama düzeyinde kalmayıp uygulama ve analiz basamaklarına da çıktığı söylenebilir.
A research on reading strategies used by gifted and talented students
Abstract The study aimed to determine, classify and evaluate the pre-reading, reading and after reading strategies of students who are labeled as "gifted" or "talented" in the literature. During the literature review process, while Google Scholars, database of National Thesis Center of Council of Higher Education and printed books on the related subjects were used for Turkish sources, database of Education Resources Information Center (ERIC) was used for foreign sources. 40 students of Çiğli Karşıyaka Aydoğan Yağcı Bilim ve Sanat Merkezi participated in the research. The students were handed an interview form which then used to determine the reading strategies used by students. These strategies were divided into four categories; environment, mental, physical, both mental and physical and then each were divided again into sub-categories of pre-reading, reading and after reading. 81 category was determined then encoded and their usage ratios were calculated. The study concluded with recommendations to the fellow researchers and related institutions for gifted and regular students in the light of the data obtained thanks to the research. Key words: gifted, talented, reading skill, strategies, reading strategies
Study of multiple intelligence in terms of efficiency in Turkish study books
The aim of this study was to investigate secondary 5-6-7 and 8th in terms of Turkish course and intelligence fields located in the Multiple Intelligence Theory in the activities of the workbook. Qualitative research methods of the "Descriptive Analysis" used in this study was conducted in the 2015-2016 academic year, students in secondary classes and the books it work. In the study, the Ministry of Education, the Board of Education and the Presidency 5-6-7 Grade 8 students prepared lessons and workbooks (8 books) were examined. Said unit topics activities, examined the extent to which they include eight different intelligence, supported by tables and graphs. All these investments at the end of the name in the book, each unit in the absence of activities for all intelligence, is folded on top of some intelligence space on some issues, some intelligence that neglected the area, even has been observed that no location given Keywords: Multiple Intelligences, Turkish Language Teaching Program event