Kütahya Dumlupınar University
Anabilim Dalı

Jeoloji Mühendisliği Anabilim Dalı

Kütahya Dumlupınar University

1.049

Arşivlenen Tez

11

DOI Atanmış

1%

DOI Oranı

Anabilim Dalı

50 Tez
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Kızılbük-Değirmisaz (Tavşanlı/Kütahya) arasındaki kömürlü neojen sahasının neotektonik incelemesi

Bu çalışma Kütahya Değirmisaz-Kızılbük köyleri arasındaki alanda Neojen birimlerinin stratigrafik ve yapısal özelliklerini ortaya çıkarmak için yapılmıştır. Çalışma alanındaki temel kayaçlar, Geç Kretase yaşlı Dağardı Melanjı oluştururken, üzerine Erken-Orta Miyosen yaşlı çakıltaşları, kiltaşları ve marnlardan oluşan Taşbaşı Formasyonu, onun üzerine ise Orta-Geç Miyosen yaşlı kömür ara düzeyli marnlar, kiltaşları ve kömür parçalı çakıltaşlarından oluşan Kızılbük Formasyonu gelmektedir. Stratigrafik istif Kuvaterner'e ait çakıl, kum, kil boyutundaki gevşek malzemeden oluşan alüvyon ile son bulmaktadır. Çalışma alanında Orta-Geç Miyosen yaşlı Kızılbük Formasyonu'nu kesen, KD-GB uzanımlı doğrultu atımlı fayların egemen olduğu Değirmisaz Havzası tanımlanmıştır. Bu havza, faylarla sınırlanmış, gözlemlenebilen dokanaklarla tanımlanmış kapalı bir havza özelliği taşımaktadır. Bölgede bulunan fayların karakterleri çoğunlukla doğrultu atımlı faylar olup, normal faylar da gözlenmiştir. Kızılbük Formasyonu içerisinde yaklaşık eksen gidişi KD-GB yönünde olan açık senklinal kıvrımlarının varlığı gözlenmiş, bu durumda sıkışma tektoniğine işaret etmiştir. Üst Miyosen'den Kuvaterner'e kadar faylanmaların devam ettiği zaman diliminde, KD-GB uzanımlı olan Değirmisaz Havzası'nda, alüvyon çökelleri ile faylar ilişkilendirilmiştir. Neojen yaşlı kaya birimlerinde tabaka eğimleri, Kızılbük Formasyonu'nda değişiklik gösterirken, Taşbaşı Formasyonu'nda güneydoğu olarak gözlenmiştir. Eğim yönü, eğim miktarı ve doğrultu değerlerine göre yapılan gül diyagramlarına göre, birimlerin genel eğim yönünün KB ve GD yönünde yoğunluk kazandığı görülmektedir. Anahtar Kelimeler: Değirmisaz, Kızılbük, Neojen, Neotektonik.

Ayşe Akçay
Kütahya Dumlupınar University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2017
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Sinop çevresindeki paleojen istifinin planktonik foraminifer biyostratigrafisi ve ortamsal yorumu

İnceleme alanı, Batı Karadeniz Bölgesi'nde yer alan Sinop iline bağlı Gerze ve Merkez ilçelerini kapsamaktadır. Bu çalışma, bölgede geniş yayılım gösteren Erken- Geç Paleosen yaşlı Akveren ve Atbaşı Formasyonları olarak tanımlanan birimlerde gerçekleşmiştir. Kampaniyen yaşlı Cankurtan Formasyonu üzerinde uyumlu olarak yer alan Akveren Formasyonu' nu Geç Paleosen – Erken Eosen yaşlı Atbaşı Formasyonu uyumlu olarak üzerlemektedir. Atbaşı Formasyonu üzerinde Orta Eosen yaşlı Yenikonak Formasyonu uyumsuz olarak yer almaktadır. Bu çalışmada Akveren ve Atbaşı Formasyonlarına ait 3 stratigrafik kesit ölçülerek bu kesitlerden 18 adet örnek derlenmiş, örnekler laboratuarda Knitter yöntemi ile yıkanarak içerdikleri planktonik foraminiferler ayıklanmıştır. Bu bol ve iyi korunmuş planktonik foraminiferlerden 11 cins, 40 tür tanımlanarak ayrıntılı biyostratigrafik çalışmalarla Daniyen, Selandiyen ve Tanesiyen yaşını veren üç biyozon ve bu biyozonlara ait dört alt biyozon belirlenmiştir. Bu biyozonlar; Daniyen'de Parasubbotina pseudobulloides Zonu (P1) ile bu zona ait Subbotina triloculinoides Altzonu (P1b) ve Globanomalina compressa-Praemurica inconstans Alt zonu (P1c); Selandiyen'de Morozovella angulata-Igorina pusilla Zonu (P3) ve biyozona ait Morozovella angulata Altzonu (P3a) ve Igorina albeari Altzonu (P3b); Selandiyen-Tanesiyen'de ise Globanomalina pseudomenardii Menzil Zonu olarak tanımlanmıştır. İncelenen birimlerin litolojik özellikleri ve içermiş olduğu planktonik foraminiferlerin çok bol olması (%99), derin denizel bir çökelme ortamını işaret etmektedir.

Kuzey Anadolu bölgesiPaleontolojiPaleosen
Hatice Tuğlu
Kütahya Dumlupınar University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2017
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Yüksek hızlı demiryollarında jeolojik-jeoteknik çalışmalar ve tünel uygulamaları

Bu tez içeriğinde, yüksek hızlı demiryollarının projelendirilmesi ve yapımında jeolojik – jeoteknik çalışmalar incelenmiştir. Bu çalışmaların en yoğun olarak yapıldığı tünel uygulamaları, çalışmanın ana konusudur. Proje öncesi, sahadaki araştırmalar ve labaratuar çalışmaları irdelenmiştir. Tünellerin projelendirilme ve yapım aşamaları ayrıntılı olarak incelenmiştir. Tünel açma yöntemleri incelenerek, Ankara - İstanbul Yüksek Hızlı Tren Projesinde uygulanan NATM (New Austria Tunneling Methot) Yeni Avusturya Tünel Açma yöntemi tüm yönleriyle ele alınmıştır. Bu tez çalışması, Ankara-İstanbul 2.Etap Yüksek Hızlı Tren Projesi Vezirhan – İnönü kesiminde, açılmış olan tünellerin, jeolojik ve jeoteknik yapısını incelemek, tünellerde karşılaşılan kayaç birimlerinin minerolojik- petrografik yapısını ortaya koyarak, tünel açımında belirlenen kaya kütle sınıflamasını ve tahkimat - iksa metodu ile ilişkisini belirlemek amacıyla hazırlanmıştır.

Kenan Oğul
Kütahya Dumlupınar University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2017
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Kütahya ve Köprüören Ovalarındaki yüzey ve yeraltısularındaki ağır metal kirliliğinin incelenmesi

Çalışma, Kütahya ve Köprüören Ovalarının yüzey ve yeraltısularının ağır metal kirliliğinin ve bu kirleticilerin ne derece etkin olduğunun belirlenmesi amacıyla yapılmıştır. Çalışmaya literatür derlemesi ve öncül arazi çalışmaları ile başlanmıştır. Arazide belirlenen lokasyonlar GPS cihazı ile koordinatları alınarak CBS tabanlı yazılımlarla harita takımlarına aktarılmış ve lokasyonların dağılımları gözlemlenmiştir. Sonraki aşamada ise bu lokasyonlarda bulunan yüzey ve yeraltısularından fiziksel ölçümler ve örnekleme yapılmıştır. Elde edilen verilerle yörenin hidrojeoloji ve elektriksel iletkenlik (EC) haritaları oluşturulmuştur. Örnekleme yapılan numunelerin major iyon ve iz element derişimlerinin tespiti için kimyasal analizler gerçekleştirilmiştir. Analiz sonuçlarına göre major iyon dağılım haritaları oluşturularak suların jeokimyasal özellikleri ve ovalardaki dağılımı tespit edilmiştir. Buna göre, yörenin yeraltısularının kimyasal fasiyesinin karbonatlı kayalarca denetlendiği görülmüştür. İz element derişimlerinin yüksek ppb değerlere ulaştığı sular, yörenin bazı kesimlerinde insan kaynaklı kirleticilere, bazı kesimlerinde ise jeojenik kökenli kirleticilere maruz kaldığını gösterir. Her iki ovada Arsenik(As) değerleri L1, L2, L6, L7, L11, L30, L32, L36, L37, L43 nolu lokasyonlarda 10 ppb üzeri değerlerdedir ve sınır değerleri aşmaktadır. Kurşun(Pb) konsantrasyonları L2 lokasyonunda 10 ppb değer üzerinde olup sınır değerleri aşmıştır. Demir(Fe) konsantrasyonları L34 ve L35 noktalarında 200 ppb üzerindedir ve sınır değerleri aşmıştır. Antimon(Sb) konsantrasyonları L2, L11, L30, L32 lokasyonlarında 5 ppb üzerindedir ve sınır değerleri aşmıştır. Çinko(Zn) konsantrasyonları L10, L15, L25, L29, L30, L35, L36 lokasyonlarında 100 ppb değer üzerindedir ve sınır değerleri aşmıştır. Mangan(Mn) konsantrasyonları L9 lokasyonunda 50 ppb'den fazladır ve sınır değerleri aşmıştır. Bu suların içme suyu olarak kullanımına uygunluğu Ulusal ve Uluslararası Kalite Standartlarına göre tespit edilmiştir. Ayrıca, bu suların tarımsal sulamaya uygun olup olmadığı da tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Doğal Kirlilik, İz Element, Kirlilik, Köprüören, Kütahya, Yeraltısuyu

Meral Özcan
Kütahya Dumlupınar University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2018
00
DoktoraAçık ErişimTR

Ürgüp formasyonu (Nevşehir) karasal çökellerinin fasiyes ve paleoekolojik özellikleri

Miyosen'de Avrasya ve Afro-Arabistan plakalarının çarpışması ile İç Anadolu Bölgesinde yaygın olarak volkanik etkinlikler meydana gelmiştir. Bu volkanik alan Türkiye'deki en büyük volkanik alanlardan biri olan Orta Anadolu Volkanik Alanı olarak bilinmektedir. Tez çalışmasının amacı, İç Anadolu Bölgesinde yer alan Ürgüp (Nevşehir) ve çevresindeki Neojen yaşlı akarsu ve gölsel çökellerinin jeolojisi, jeokimyası ve çökelme ortamının ortaya çıkarılmasıdır. Örneklerin mineralojik ve jeokimyasal özelliklerine polarizan mikroskopisi, X-ışınları kırınımı, taramalı elektron mikroskopisi ve X-ışınları floresans ve duraylı izotop analizleri (δ13C, δ18O) ile incelenmesiyle ilgili sonuçlara ulaşılmıştır. Ürgüp Formasyonu birçok ignimbirit, andezitik bazalt ve akarsu-göl çökellerinden meydana gelmektedir. İgnimbiritler, andezitik lavlar, tüfler, çamurtaşları, kalişler, dolomitler ve dolomitik kireçtaşlarının varlığı ve onların litofasiyes özellikleri volkanik alandaki akarsu ve sığ göl ortamlarını göstermektedir. Fasiyes ve fasiyes toplulukları sedimantolojik özelliklerine göre (sedimanter yapılar, tane boyu, geometri, dokanak ve fosil içeriği) belirlenmiştir. Fasiyes toplulukları göl, volkanik-volkanoklastik ve akarsu olmak üzere üç sınıfa ayrılmıştır. Bu ortamlarda feldispat, kuvars, kalsit, opal-CT, amfibol mineralleri egemendir, bunlara simektit ve illit eser olarak eşlik etmektedir. Karbonat örneklerindeki duraylı oksijen, karbon izotopları ve jeokimyasal analiz değerleri bunların oluşumu süresince kurak koşulların egemen olduğunu göstermektedir. Bu özellik küresel Messiniyen (geç Miyosen) tuzluluk krizi ile ilişkilendirilebilir. Ayrıca analizlerden elde edilen veriler, Miyosen-Pliyosen geçişi süresince iklim ve bitki örtüsündeki değişimleri de göstermektedir.

Kararlı izotoplarLitofasiyeslerNevşehir-Ürgüp+1
Ersel Göz
Kütahya Dumlupınar University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Kırıkkale-Keskin-Çelebi demir cevherleşmesinin oluşumu

Kırıkkale - Çelebi demir cevherleşmesi, İç Anadolu bölgesinde, Kırıkkale il merkezinin yaklaşık 65 km güneyinde, Çelebi ilçesi sınırlarında, J30-b2 ve J31-a1 paftaları arasında bulunmaktadır. Kırşehir Masifi içinde yer alan çalışma alanının büyük bir bölümünde, Paleozoyik yaşlı çoğunlukla mermerlerden ve yer yer amfibol şist merceklerinden oluşan Bozçaldağ Formasyonuna ait metamorfik birimler yüzeylemektedir. Metamorfikleri kesen Üst Kretase-Tersiyer yaşlı Orta Anadolu Granitoyidleri ile tüm bu birimleri örten Miyosen-Pliyosen yaşlı İç Anadolu Grubu'na ait sedimanter kayaçlar çalışma alanı içinde oldukça sınırlı bölgelerde gözlenmektedir. Bu çalışmada, haritalama, jeokimya, sondaj, mineraloji ve petrografi çalışmaları ile alterasyon ve cevher yan kayaç ilişkileri üzerine veriler üretilerek Çelebi demir cevherleşmesinin oluşum koşullarına yönelik yaklaşımlar ortaya konulmaya çalışılmıştır. Çalışma alanı içerisinde, Bozçaldağ Formasyonuna ait mermerler ile Orta Anadolu Granitoyidleri'nin dokanaklarında skarn zonu (ekzoskarn) gelişmiştir. Ancak yoğun olarak Maden Sırtı ve Çardak Tepe mevkilerinde, mermerler içerisinde masif manyetit damarları şeklinde gözlenen cevherleşmelerde skarn zonu (endoskarn) oldukça sınırlı gözlenmiştir. Maden Sırtı ve çevresinde gözlenen masif manyetit damarlarının genel doğrultusu KD/90° konumlu ve kesikli olarak 1-2 km devam ederken Çardak Tepe mevki cevherleşmesinin genel doğrultusu ise KB/90° konumlu ve yine kesikli olarak yaklaşık 1 km boyunca devam ettiği gözlenmiştir. Yapılan çalışmalar, Çelebi demir cevherleşmesinin Orta Anadolu Granitoidleri ile Bozçaldağ Formasyonunun dokanaklarında, kontak metomorfizma sonucunda geliştiğini desteklemektedir. Cevherleşmelerin, granitoidlerin sokulumu esnasında, mermerlerin kırık-çatlaklarında akışkanların uygun ortam bulup çökelmesiyle, masif manyetit damarlarını oluşturması sonucunda meydana geldiğini düşündürmektedir.

Demir cevheriKırıkkale-ÇelebiSkarn zonu
Deniz Genç
Kütahya Dumlupınar University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2021
00
DoktoraAçık ErişimTR

İscehisar (Afyon) yöresindeki volkanik kayaçların petrolojisi ve petrojenezi

Bu çalışmada, Anatolid-Torid blokunun bir parçası olan Afyon Zonu'nda bulunan Afyonkarahisar iline bağlı İscehisar ilçesi ve yakın cevresinde yüzeyleyen Karakaya Volkanikleri'nin mineralojik-petrografik ve jeokimyasal özellikleri incelenmiş, volkanizmanın kökeni ve oluşumunda etkili olan süreçlere açıklık getirilmeye çalışılmıştır. İnceleme alanının temelini Çobanlar şisti ve İscehisar Mermerleri oluşturmaktadır. Bunun üzerinde ise Seydiler İgnimbriti uyumsuz olarak yer almaktadır. Karakaya Volkanitleri Seydiler ignimbritlerini üzerlemektedir. Geç Miyosen-Erken Pliyosen yaşlı Gebeceler Formasyonu'na ait çakıltaşı, kumtaşları ve yöredeki en genç birimi olan Kuvaterner yaşlı alüvyon tüm birimleri uyumsuz olarak örtmektedir. İnceleme alanındaki volkanik ürünler, bazaltik trakiandezit, trakiandezit türü kayaçlar ve riyolitik piroklastitlerden oluşmaktadır. Mineralojik–petrografik incelemeler sonucunda, kayaçlarda yaygın olarak plajiyoklaz, piroksen, biyotit ve opak mineral birliktelikleri saptanmıştır. Mineral kimyası çalışmalarına göre; olivin, sadece bazaltik trakiandezit bileşimindeki kayaçlarda gözlenirken, kuvars, riyolitik piroklastiklere ait örneklerde bulunmaktadır. Trakiandezit bileşimindeki örneklerde plajiyoklazlar andezin, labrador ve bitovnit bileşiminde gözlenirken, klinopiroksenler diyopsit, ojit bileşimindedir. Kayaçlarda porfirik, hipokristalin porfirik, vitrofirik, glomeroporfirik ve trakitik dokular gözlenmektedir. Jeokimyasal incelemeler sonucunda, bölgedeki volkanik kayaçların bazaltik trakiandezit, trakiandezit, Seydiler İgnimbriti'nin ise riyolit bileşiminde oldukları ve hem alkali, hem de kalkalkali özellik gösterdikleri belirlenmiştir. Majör ve iz elementlerin SiO2 ile oluşturulan değişim diyagramlarından elde edilen trendler, bu volkanik kayaçların oluşumunda fraksiyonel kristalleşme sürecinin etkili olduğunu göstermektedir. Karakaya Volkanitleri'nin LIL element (Ba,Rb, Sr ve LREE) içeriklerinin, HFS elementlerine (Nb, Hf, Ta, Zr,Ti) göre yüksekolması, Nb/La < 1.3 ve yüksek Th/Nb (0,33-2,74) oranları,, bölgedeki kayaçların oluşumunda fraksiyonel kristalleşmenin yansıra magma karışımı, dalma-batma ve kabuksal kirlenme süreçlerinin de etkili olduğu söylenebilir.

İrem Aksoy
Kütahya Dumlupınar University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2019
00
DoktoraAçık ErişimTR

Gerede havzasından Ankaraya içme suyu aktarımında mühendislik jeolojisi çalışmaları

Bu çalışma, Ankara İçme Suyu Projesi'ni örnek göstererek, çizgisel mühendislik yapısı projelerinde geçki seçiminin önemini vurgulamaktadır. Zamanlama, maliyet, duraylılık- güvenlik ve çevre etki değerlendirme mühendislik projelerinin hemen her aşamasında göz önünde tutulması gereken ana konulardır. Mühendislik projelerinin değiştirilebilir nitelik taşıması özellikle zaman, maliyet ve çevre açısından yadsınılamaz önem taşımaktadır. Genel jeoloji, hidrojeoloji ve mühendislik jeolojisi modelleri, güvenilebilir bir jeoteknik modelin ortaya çıkarılmasında temeli oluştururlar. Her modelin güvenilirliği bir öncekinden geçer. Modellerin ortaya çıkarılabilmesi için yukarıda verilen sıranın korunması gerekmektedir. Yukarıda değinilen mühendislik ilkeleri ve yaklaşımları, konu içerisinde verilen gerçek örneklerden de anlaşılabileceği gibi daha uygun tasarımın gerçekleştirilmesinde mühendisi yetkin kılar. Gerede havzası suyunun Ankara'ya aktarılması için bu çalışmada önerilen E5 (boru hattı) seçeneği 19601ı yulardan beri çalışılan Köroğludağı (tünel) seçeneğine göre yukarıda değinilen 4 ana konu açısından küçümsenemez üstünlükler sağlamaktadır. E-5 boru hattı boyunca ayrıntılı süreksizlik çalışmaları yapılıp, karşılaşılacak birimlerin mühendislik özellikleri ve açılacak boru kanalı yamaçlarında devrilme, kamatipi ve düzlemsel kayma analizleri kinematik yöntemle incelenmiştir. Köroğludağı seçeneğinde bulunan Işıklı Tünelleri'nde gerilmeler oranının değişmesinin tünel tasarımına etkisi sonlu elemanlar yöntemi ile araştırılmıştır. E-5 seçeneği tünelleri ortadan kaldırmakta ve içme suyu projesi olmasına rağmen ikincil enerji olanağı sunmaktadır. Hiç bir noktasına ulaşım sorunu yoktur. Çevre etki değerlendirmesi açısından sorun içermemektedir

AnkaraGerede HavzasıHidrojeoloji+2
Tamer Yiğit Duman
Çukurova University · Fen Bilimleri Enstitüsü
1998
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Kahramanmaraş (Afşin-Göksun-Kavşut-Kömürköy ve Ağboyun köyü mahallesi) arasında yer alan bölgenin jeolojik petrografik ve barit cevherleşmesi bakımından incelenmesi

oz YÜKSEK LİSANS KAHRAMANMARAŞ(AFŞİN-GÖKSUN-KAVŞUT- KÖMÜRKÖYVE AĞBOYUN KÖYÜ MAHALLESİ) ARASINDA YER ALAN BÖLGENİN JEOLOJİK PETROGRAFİK VE BARİT CEVHERLEŞMESİ BAKIMINDAN İNCELENMESİ. ŞAHIN TAŞKIN ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ JEOLOJİ MÜHENDİSLİĞİ ANABİLİM DALI Danışman : Prof. Dr. Mesut ANIL Yılı: 1998, Sayfa: 66 Jüri : Prof. Dr. Fikret İŞLER Prof. Dr. Atike NAZİK İnceleme alanı Doğu Toroslann güney kesiminde(Afşin-Göksun_Kavşut- Çamdere-Kömürköy-Ağboyun Köyü) arasında yer alan bölgeden oluşmaktadır. Yapılan çalışmada yörenin jeolojik,petrografik ve barit cevheleşmesi yönünden incelenmesi amaçlanmıştır. Keban -Malatya birimi dört formasyona ayırtlanmıştır. Bunlar alttan üste doğru sıra ile Yoncayolu formasyonu, Çayderesi formasyonu, Alıçlı formasyonu ve Kaletepe formasyonudur.Birincil ve ikincil Kurşun -Çinko-Barit cevherleşmeleri Engizek karbonat platformları içinde yer alan Malatya Metamorfitleri içindeki kırık, çatlak fay aralıkları erime boşlukları ve karstik yapılar içinde düzensiz olarak yataklanmıştır. Anahtar KelimelerBarit, Erime boşluğu, Metamorfitler, Hidrotermal barit damarları.

BaritCevherleşmeJeolojik özellikler+2
Şahin Taşkın
Çukurova University · Fen Bilimleri Enstitüsü
1998
00
DoktoraAçık ErişimTR

İskenderun baseni kantitatif basen analizi ve modellemesi

oz DOKTORA TEZİ iskenderun baseni kantttatif basen ANALİZİ VE MODELLEMESİ REMZİ AKSU ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ JEOLOJİ MÜHENDİSLİĞİ ANABİLİM DALI Danışman : Prof.Dr. Cavit DEMİRKOL Yıl: 1999, Sayfa: 126 Jüri : Prof.Dr. Cavit DEMİRKOL (Başkan) Prof.Dr. İ. Erdal KEREY (Üye) Doç.Dr. Ulvi Can ÜNLÜGENÇ (Üye) Doktara tezi olarak hazırlanan bu çalışmanın amacı; İskenderun Baseni güney kesiminin "Kantitatif Basen Analizi" yöntemiyle değerlendirilerek hidrokarbon potansiyelinin belirlenmesidir. Orta Miyosen'de oluşmaya başlayan İskenderun Baseni'nde kaynakkaya, rezervuar ve örtü kayaları sırasıyla Köpekli (Menzelet), Karaisalı (Horu) ve Cingöz (Kızıldere) formasyonlanyla temsil edilir. Köpekli formasyonu yeryer örtü kaya da olabilmektedir. Olgunlaşmanın güneybatıya doğru arttığı basende anakaya ile hazne kaya yanal ve düşey geçişli olduğundan stratigrafik kapanlar da yapısal kapanlar kadar önemlidir. Petrol penceresi 3200-5250 metreler arasındadır. Maksimum petrolün türediği en erken zaman Alt Pliyosen (5 Mabp), en geç ise günümüz (0 Mabp) olup türüm zamanı batıdan doğuya doğru gençleşmektedir. Hidrokarbon türümü ile organik maddenin olgunlaşması arasında uyumlu bir bağıntı yoktur. İskenderun Baseni'nin ısınma hızı (heating rate) yüksek olup maksimum petrolün (peak oil) türediği olgunlaşma değeri (0.7-0.8) %Ro aralığından düşüktür. Anahtar Kelimeler: İskenderun Baseni, Kantitatif Basen Analizi, Modelleme.

Hatay-İskenderunHidrokarbonlarKantitatif analiz+1
Remzi Aksu
Çukurova University · Fen Bilimleri Enstitüsü
1999
00
DoktoraAçık ErişimTR

Orta Toroslarda Büyükeceli (Gülnar)-Yeşilovacık (Silifke) dolayının tektono-stratigrafi birimleri ve bölgenin yapısal evrimi

oz DOKTORA TEZİ ORTA TOROSLAR'DA BÜYÜKECELİ (GÜLNAR) - YEŞİLOVACIK (SİLİFKE) DOLAYININ TEKTONO-STRATİGRAFİ BİRİMLERİ VE BÖLGENİN YAPISAL EVRİMİ Jüri Selim ÖZALP ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ JEOLOJİ MÜHENDİSLİĞİ ANABİLİM DALI Danışman : Prof. Dr. Cavit DEMİRKOL Yıl: 1999, Sayfa: 167 Prof.Dr. Cavit DEMİRKOL (Başkan) Prof.Dr. Erdal KEREY (Üye) Doç.Dr. Ulvi Can ÜNLÜGENÇ (Üye) Orta Toroslar'da; Silifke, Anamur ve Gülnar ilçeleri arasında kalan alanda yürütülen bu çalışmada; Neojen istifine temel oluşturan birimlerde; stratigrafi, kaya türü, metamorfizma, yapısal özellikler açısından birbirinden farklı havzaları temsil eden ve birbiriyle tektonik ilişkili iki tektonik birlik ayırtlanmıştır. Bunlar "Geyikdağı Birliği" ile ilk kez bölgede bu çalışmayla ortaya konan "Görbiyesdağı Birliği"dir. Görbiyesdağı Birliği, inceleme alanı içerisinde Üst Kretase yaşlı Sipahili formasyonu ile temsil edilirken, Geyikdağı Birliği kendi içerisinde Ovacık Tektonik Dilimi ve Araca Tektonik Dilimi olmak üzere iki tektonik dilimi içermektedir. Ovacık Tektonik Dilimi içerisinde; Orta-Üst Kambriyen yaşlı Işıklı, Üst Kambriyen-Ak Ordovisiyen yaşlı Ovacık, Alt Silüriyen yaşlı Eğripınar ve Hırmanlı, Üst Silüriyen-Alt Devoniyen yaşlı Karayar, Alt Devoniyen yaşlı Sığırcık, Orta Devoniyen yaşlı Büyükeceli, Üst Devoniyen yaşlı Akdere, Üst Permiyen yaşlı Kırtıldağı ve Orta-Üst Triyas yaşlı Kuşyuvasıtepe formasyonları yüzeylemektedir. Araca Tektonik Diliminde ise; İnfra-Kambriyen yaşh Emirgazi, Üst Devoniyen yaşlı Akdere, Alt Karbonifer yaşlı Korucuk, Üst Permiyen yaşlı Kırtıldağı, Üst Triyas yaşlı Murtçukuru, Ak Jura yaşlı Yanışlı, Orta Jura-Ak Kretase yaşlı Tokmar ve Üst Kretase-Üst Paleosen yaşlı Hayvandağı formasyonları yüzlek vermektedir. Ayrıca Üst Kretase yaşlı Ofiyohtli Kanşık tektonik dokanaklı olarak bölgede gözlenmektedir. Görbiyesdağı ve Geyikdağı birliklerindeki birimler, örtü çökellerini oluşturan Alt Miyosen yaşh Tepeköy ve Çavuşlar ile Orta Miyosen yaşh Mut formasyonları tarafından açısal uyumsuzlukla üzerlenmektedir. Bölgedeki en genç birimleri oluşturan Kuvaterner yaşh oluşuklar tüm birimleri açısal uyumsuzlukla örtmektedir. Geç Triyas'ta etkin olan Erken Alpin orojenezi süresince Ovacık Tektonik Dilimi Araca Tektonik Dilimi üzerine itilmiştir. Erken Paleosen-Erken Eosen zaman aralığında etkin olan Orta Alpin orojenezi süresince ise kuzeydeki Görbiyesdağı Birliği güneydeki Geyikdağı Birliği üzerine bindirmiştir. Bu çalışma sonucunda elde edilen yapısal verilere göre, bölgenin genel olarak yaklaşık kuzeybatı-güneydoğu yönlü sıkıştırma kuvvetlerinin etkisinde kaldığı ve buna bağlı olarak kuzeydoğu-güneybatı gidişti bindirme ve ters faylar ile kıvrım eksenlerinin geliştiği belirlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Orta Toroslar, Silifke, Tektono-Stratigrafi, Yapısal Evrim.

Mersin-Gülnar-BüyükeceliMersin-Silifke-YeşilovacıkTektonostratigrafi+1
Selim Özalp
Çukurova University · Fen Bilimleri Enstitüsü
1999
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Çamardı (Niğde) yöresi tersiyer (eosen) istifinin bentik foraminifer topluluğu

Çalışma alanı, Ecemiş Fay Kuşağı içerisinde Çamardı İlçesi'nin kuzey ve kuzeydoğusunda yer almaktadır. Çamardı ve yakın civarındaki stratigrafik istif temelde Paleozoyik yaşlı Niğde metamorfitleri ile başlayıp daha sonra Mesozoyik ve Senozoyik yaşlı karbonat kayaçlanyla devam etmektedir. Bu çalışma, kireçtaşı, kumtaşı, çakıltaşı, kumlu-killi kireçtaşı, ardalanmasından oluşan Kaleboynu formasyonu içerisinde gerçekleştirilmiştir. Yapılan araştırmada, 2 stratigrafik kesit ölçülerek, bu kesitlere ait bol fosilli ve ayrışmış tabakalardan 11 örnek alınmıştır. Bu örneklerden 191 adet ince kesit yapılmıştır. Bu ince kesitlerin mikroskopik incelemesi sonucunda sistematik olarak Alt-Orta Lütesiyen'i karakterize eden 6 cins ve 15 tür tayin edilmiştir. Bu türlerden Alveolina cattosa, A. afif. obtusa, A. obtusa, A. pinguis, A. levantina, A. frumentiformis, A. stercusmuris, Asterigerina rotula, LocJâıartia alveolata, Nummulites praediscorbimıs Alt Lütesiyen'i belirtmektedir. N. beaumonti, N. millecaput, N. praeaturicus ve Discocyclina cf. harrisoni ise Orta Lütesiyen tabakaları içerisinde yer almaktadır. Ayrıca tayin edilen bu bentik foraminiferlere dayanılarak Alt Lütesiyen için SBZ 13 biyozonu, Orta Lütesiyen içinse SBZ 14 ve SBZ 15 biyozonlan ayırtlanmıştır. İnceleme alanınındaki birimlerin litolojik özellikleri ve bentik foraminifer içeriklerinin değerlendirilmesi sonucu resifâl ortamda çökeldiği gözlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Bentik, biyostratigrafi, biyozon, Lütesiyen, Çamardı.

BiyostratigrafiEosenNiğde-Çamardı+1
Feyza Akgünlü
Çukurova University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2003
00
DoktoraAçık ErişimTR

Doğu Toroslarda devoniyen karbonifer sınırının Brachiopod faunasına dayalı incelenmesi

Bu çalışma, Doğu Toroslarda Saimbeyli (Adana) ilçesine bağlı Naltaş ve Himmeüi Köyü yörelerinde görülen Devoniyen-Karbonifer geçişi ve geçişi belgeleyen brachiopod faunasının incelenmesi ile ilgilidir. Bu amaçla stratigrafik, paleocoğrafik ve paleontolojik incelemeler yapmak üzere seçilen üç yerdeki ölçülü stratigrafik kesitte örnek alımı yapılmıştır. Alman toplam 141 örnekten elde edilen brachiopod örnekleri tanımlanmış ve onların biyostratigrafik konumlarına dayanarak D-C sınırı belirlenmiştir. Paleontolojik incelemeler sonucu 3 1 cins ve 36 brachiopod türü belirlenmiş, sistematik olarak tanımlanmış ve fotoğraflanmıştır. Schizophoria, Leptagonia, Mesoplica, Whidbornella, Araratella, Cleiothyridina ve Eohrachythyris cinslerine ait 7 yeni tür tanımlanmıştır. Anahtar Kelimeler : Brachiopod, Toroslar, D-C geçişi, Devoniyen ve Karbonifer. I

BrachiopodlarDevoniyenKarbonifer+1
Gonca Eroğlu Nalcıoğlu
Çukurova University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2003
00
DoktoraAçık ErişimTR

Aydıncık (İçel) yöresinin tektono-stratigrafisi ve jeolojik evrimi

öz DOKTORA TEZİ AYDINCIK (MERSİN) YÖRESİNÎNTEKTONO-STRATİGRAFİSİ VE JEOLOJİK EVRİMİ Hayati KOÇ ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ JEOLOJİ MÜHENDİSLİĞİ ANABÎLİM DALI Danışman : Doç. Dr. Ulvi Can ÜNLÜGENÇ Yıl: 2003, Sayfa: 284 Jüri : Prof. Dr. Cavit DEMİRKOL : Prof. Dr. Selim İNAN : Doç. Dr. Erol ÖZER : Doç. Dr. Kemal GÜRBÜZ Orta Toroslar'da Aydıncık ve civarının tektono-stratigrafisini ortaya koymak ve Toros kuşağının jeolojik evrimine katkı koymayı amaçlayan bu çalışmada; Tersiyer çökelleriyle örtülen, stratigrafi, kaya türü, yapısal özellikler açısından birbirinden farklı havzaları temsil eden, birbirleri ile tektonik ilişkili iki tektonik birlik ve bunları açısal uyumsuzlukla üzerleyen karbonat istifi tanımlanmıştır. Bu birlikler güneyde yer alan "Geyikdağı Tektonik Birliği" ve kuzeyde yer alan Aladağ Tektonik Birliği" dir. Bunları üzerleyen karbonat istifi bu çalışmada "Mesozoyik Çökelleri" olarak incelenmiştir. Geyikdağı Tektonik Birliği içerisinde, İnfra-Kambriyen-Üst Permiyen zaman aralığında çökelmiş bulunan 1 1 formasyon ayntlanmıştır. Bunlar tabandan itibaren; Sipahili, Hüdai, Çaltepe, Eğripmar, Hırmanlı, Karayar, Sığırcık, Büyükeceli, Akdere, Korucuk ve Kırtıldağı formasyonlarıdır. Aladağ Tektonik Birliğinde ise; Orta Devoniyen-Alt Triyas yaş konağı arasında çökelen 4 formasyon ayırtlannuştır. Bu birimler yaşlıdan gence doğru; Gölboğazı, Dikenlidere, Dumlugöze ve Mediova formasyonlarıdır. Bu iki tektonik birlik, başlıca karbonatlardan oluşan Mesozoyik istifleri tarafından açısal uyumsuzlukla üzerlenmektedir. Bütün bu birimler, Üst OHgosen-?Alt Miyosen yaşlı Derinçay, Alt-Orta Miyosen yaşlı Mut formasyonları tarafından açısal uyumsuzlukla örtülmektedirler. Çalışma alanında Triyas döneminde Aladağ Tektonik Birliği Geyikdağı Tektonik Birliği üzerine kuzeyden itilmiştir. Geç Kretase ve sonrası dönemde Alpin Orojenezine bağlı olarak bölge yoğun bir tektonizma geçirmiş olup, her iki tektonik birliklerin ve Mesozoyik çökellerin birbirleri ile olan dokanaklan çoğu yerde faylı ve yer yer de kendi içlerinde bindirmeli, kıvrımlı ve ekayh yapılar kazanmışlardır. Bu çalışmada edinilen yapısal veriler, bölgenin genel olarak KB-GD yöndeki sıkıştırma kuvvetlerinin etkisinde kaldığı ve buna bağlı olarakta KD-GB gidişli bindirme ve ters faylar ile kıvrım eksenlerinin geliştiğini göstermektedir. Çalışma alanındaki veriler, bölgenin İnfra-Kambriyen-Kambriyen dönemi boyunca çökelim alanı olduğu, Ordovisiyen döneminde ise bir yükselim alanı olarak gözlenmektedir. Orta-Geç Paleozoyik süresince ise bölge karbonat platformu niteliğini kazanmıştır. Geç Triyas 'tan önce bir sıkışma rejiminin etken olduğu, Geç Triyas'ta da Geç Paleozoyik karbonat platformunun riftleştiği görülmektedir. Bölgede Jura-Kretase süresi boyunca karbonat platformu halinde olup, Geç Kretase ve sonrası dönemde Afrika-Avrasya yaklaşımına bağlı, kompresyonel tektonik rejim etkisiyle bölgede güneye doğru bindirmelerin geliştiği belirlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Orta Toroslar, Aydıncık, Geyikdağ Tektonik birliği, Aladağ Tektonik birliği, tektono-stratigrafi.

Jeolojik evrimMersin-AydıncıkOrta Toroslar+2
Hayati Koç
Çukurova University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2003
00
DoktoraAçık ErişimTR

Zonguldak-Devrek Bartın yol ayrımı ve tünel güzergahlarının mühendislik jeolojisi incelemesi

Zonguldak-Devrek Bartın Yol Ayrımının Mühendislik Jeolojisi İncelemesi adlı çalışma ile 35 km'lik bir hattın mühendislik jeolojisi çalışılmış; biri 900 m, diğeri ise 800 m uzunluğunda iki tünel gereksinimi çıkmıştır. Ayrıca 10 adet alt geçit ve 34 adette sel geçidin yapılması zorunludur. Tüneller, ani topoğrafik değişimlerin gözlendiği arazilerde çizgisel mühendislik yapılarının en önemli bileşenini oluştururlar. Mühendislik Projelerinde genel jeoloji, hidrojeoloji, morfolojik özellikler ve mühendislik jeolojisi modelleri güvenilir bir jeoteknik modelin ana bileşenlerini oluştururlar. Yapılan çalışmalar ile Üzülmez tünelinin Karbonifer yaşlı birimlerde, Sapça tünelinin ise Kretase yaşlı birimde açılacağı görülmüştür. Tünel güzergahları boyunca yapılan arazi çalışmalarından tünellerin yeraltısu seviyesinin üzerinde açılacağı anlaşılmıştır. Mühendislik jeolojisi çalışmaları ile tünel güzergahları boyunca 1/2000 ölçekli ayrıntılı mühendislik jeolojisi harita ve boy kesitleri hazırlanmıştır. Ayrıca yol hattı boyunca eğim haritası hazırlanmıştır. Tünel tasarımlarında RMR ve Q ampirik yöntemleri kullanılmış, tünellerin orta-zayıf kalite kaya sınıfı içinde açılacağı görülmüştür. Analitik yaklaşımlarda ise Phase2 (4.05) bilgisayar programı kullanılarak, yerinde gerilmelerin etkisi ve kaya kütle özelliklerine göre gerilme-deformasyon analizleri ve kazı-destek etkileşimi incelenmiştir. Birimlerin indeks özellikleri belirlenmiş, tek eksenli basma dayanımı ile schmidt sertlik değeri arasında doğru orantılı bir ilişki belirlenmiştir. Anahtar Kelimeler:Mühendislik jeolojisi, tünel tasarımı, kaya sınıflaması, gerilme- deformasyon, kazı-destek etkileşimi

BartınDeformasyonGerilme+5
Hidayet Tağa
Çukurova University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2003
00
DoktoraAçık ErişimTR

Tünel kazı deformasyonlarının modellenmesi

oz DOKTORA TEZİ TÜNEL KAZI DEFORMASYONLARININ MODELLENMESİ Ahmet ÖZBEK ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ JEOLOJİ MÜHENDİSLİĞİ ANABİLİM DALI Danışman: Yrd.Doc.Dr. Altay ACAR Yıl: 2004, Sayfa: 206 Jüri :Yrd.Doç.Dr. Altay ACAR Jüri.Doç.Dr. Hasan ÇETİN Jüri :Yrd.Doç.Dr. Sedat TÜRKMEN Jüri :Prof.Dr. Ilyas YILMAZER Jüri :Prof.Dr. Aziz ERTUNÇ Mühendislik jeolojisinin önemli uygulama alanlarından birisi de yer altında tünel ve benzeri boşlukların açılmasıdır. Zayıf kayaçlar içerisinde açılan tünellerde, kaya kütlesinin heterojenliği, yüksek deformasyon ve düşük dayanım özelliği tünel duraylılığı ve tünel performansını etkileyen en önemli parametrelerdir. Başarılı bir tünelcilik için kaya kütle yapısı ve kaya kalitesinin iyi-kısa süreli tahminleri gerekmektedir. Tünel ve benzeri mühendislik uygulamalarında, güvenlik, ekonomiklik ve uygulanabilirliğin sağlanabilmesi için ampirik (RMR ve Q), analitik (Phases2 2D) ve ölçüm-gözleme dayalı (Yeni Avusturya Tünelcilik Yöntemi (NATM)) sistemler geliştirilmiştir. Diyojen (Sinop) tüneli yaklaşık 2 km uzunluğunda olup, fliş fasiyesi (kumtaşı-kiltaşı ardalanmalı), konglomera ve kireçtaşı olistolitlerinden oluşan sedimanter birimler içinde açılmıştır. Kırkgeçit- 1 (Pozantı) tüneli 503 m uzunluğunda olup, mikrogabro, bazalt, tüf, aglomera ve biyomikritik kireçtaşı içinde açılmıştır. Her iki tünel açımında NATM sistemi uygulanmış. Diyojen tünelinde konverjanmetreler (sadece deformasyon büyüklüğü belirlenir) kullanılarak yapılan konverjan ölçümlerinde en yüksek konverjan değeri KM.36+651'de 95 mm olarak ölçülmüştür. Kırkgeçit-1 tünelinde 3D optik ölçüm sistemi kullanılarak (deformasyonlann hem büyüklüğü hemde yönü belirlenebilir) yapılan yerdeğiştirme ölçümlerinde en yüksek yerdeğiştirme vektörü değeri sol tüp'te 150. m'de 6 mm olarak ölçülmüştür. Her iki tünel RMR-Q sistemine göre genelde zayıf, orta ve yer yer de iyi dayanımlı kaya grubunu temsil etmektedir. Phases2 2D programı kullanılarak yapılan analitik çözümlemelerde tünel desteklemesi yapılmadan önce Diyojen tünelinde en yüksek yerdeğiştirme değeri KM.3 5+400 - 36+040'ta tavan için 7 mm, taban köşe noktalarında 9 mm, KM.36+040 - KM.36+480'de tünel yan duvarlarında 13.2 mm olarak belirlenmiştir. Kırkgeçit-1 tünelinde en yüksek yerdeğiştirme değeri KM.20+100 - 20+225'de tavan için 1 mm, taban köşe noktalarında 3.5 mm, KM.20+225 - KM.20+530'da tünel yan duvarlarında 6.9 mm olarak belirlenmiştir. NATM tünelcilik yöntemi kaya kütle kalitesi hakkında iyi-kısa süreli tahminler yapılmasına olanak sağlar. Bundan dolayı, her iki tünel için en uygun sınıflama sistemi olarak değerlendirilmiştir. Ancak bu sistemin uygulanmasında hızlı ve doğru değerlendirme yapabilecek yetişmiş elemanlara gereksinim duyulacağı unutulmamalıdır. Anahtar Kelimeler: Tünel, Konverjan, Yerdeğiştirme, Kaya Kütle Sınıflama Sistemi

Ahmet Özbek
Çukurova University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2004
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Kohezyonlu zeminlerde kayma düzlemleri boyunca oluşan rotasyon

ÖZYÜKSEK LİSANS TEZİKOHEZYONLU ZEMİNLERDE KAYMA DÜZLEMLERİBOYUNCA OLUŞAN ROTASYONBülent DERİNÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİFEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜJEOLOJİ MÜHENDİSLİĞİ ANABİLİM DALIDanışman : Doç. Dr. Hasan ÇETİNYıl: 2005, Sayfa: 58Jüri : Doç. Dr. Hasan ÇETİNProf. Dr. Aziz ERTUNÇDoç. Dr. Mustafa LAMANYüksek Lisans tezi olarak hazırlanan bu çalışmada, özel olarak hazırlanmışkilli zemin örneklerinden yaptırılan ince kesitler kullanılmıştır. Bilgisayar ortamındazemin örneklerinin tane, boşluk ve diğer bileşenlerinin yönlenmeleri ölçülmüş vemikro dokuda (fabrik) değişikliğe neden olan en büyük asal gerilme ile ilişkikurulmaya çalışılmıştır. Çalışmada, zemin taneleri ve boşluk yönlenmeölçümlerinden elde edilen açılar gül diyagramlarıyla değerlendirilerek rotasyonuntane yönlenmesi ve maksimum asal gerilme (σ1) yönü üzerindeki etkisini belirlemekamaçlanmıştır.Zemin mekaniğine konu olan zeminlerin mühendislik ve yapısal özellikleri;doğrudan doğruya tane karakteristikleri, tanelerin konumları ve taneler arasındaoluşan kuvvetler tarafından kontrol edilirler. CU (Hızlı) ve CD (Yavaş) deneyleri ilezemin bileşenleri tek tek incelenerek her bir ince kesitten 600-1100 arasında tane,boşluk ve kil domain ölçümü alınmıştır. CorelDRAW programında tanelerin,boşlukların ve kil domainlerinin uzun eksenleri çizilerek yatay ve düşey düzlemlerleyaptıkları açılar bulunmuştur. Açılar gül diyagramı formatında düzeltilerek dipsprogramında rotasyonu belirlemek için gül diyagramları çizilmiştir. Her yenilmemiktarında ince kesitlerin uygun yerlerinden zemin dokularının fotoğraflarıalınmıştır.CU (Hızlı) ve CD (Yavaş) deneylerinde tane bileşenlerinin düşeyle 0-100arasında açı yapan bileşen yüzdelerinin, tane bileşenlerin düşeyle yapmış olduklarıortalama açı değerleri ile orantılı bulunmuş ve rotasyonun gerçekleştiğidoğrulanmıştır. Rotasyonun tane yönlenmesi ve maksimum asal gerilme yönüüzerindeki etkisi belirlenmiştir.Anahtar Kelimeler : Rotasyon, Yönlenme, Asal Gerilme , Zemin Dokusu

Bülent Derin
Çukurova University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2005
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Keypez-Nişanıt-Domuzdere-Kitiz (Afşin-Kahramanmaraş) dolayının jeolojisi

ÖZYÜKSEK LİSANS TEZİKEYPEZ-NİŞANIT-DOMUZDERE-KİTİZ (AFŞİN-KAHRAMANMARAŞ)DOLAYININ JEOLOJİSİMetin BEYAZPİRİNÇÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİFEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜJEOLOJİ MÜHENDİSLİĞİ ANABİLİM DALIDanışman: Prof. Dr. Cavit DEMİRKOLYıl: 2006 Sayfa: 79Jüri: Prof. Dr. Cavit DEMİRKOLProf. Dr. Ulvi Can ÜNLÜGENÇYrd. Doç. Dr. Alican KOPİnceleme alanı; Afşin İlçesi (Kahramanmaraş) yakın batısında, Keypez-Nişanıt-Domuzdere-Kitiz köyleri arasında kalan alanı kapsamaktadır. İnceleme alanında allokton veotokton konumlu kaya türü toplulukları yer almaktadır. Allokton birimler; Geç Maastrihtiyenöncesinde bölgeye nap şeklinde yerleşmiş olan Göksun ofiyoliti, Binboğa metamorfitleri veEsence granitoyidleridir. Otokton birimler ise; Maastrihtiyen-(?) Paleosen yaşlı Haramiformasyonu, Geç Paleosen-Geç Eosen yaşlı Seske formasyonu, (?) Geç Miyosen-Pliyosenyaşlı Ahmetçik formasyonu ile Kuvaterner örtü birimleridir. Tüm bu kaya türü topluluklarıayrıntılı şekilde çalışılarak jeolojik özellikleri ortaya konmuş; Seske formasyonu ileYoncayolu formasyonu üye düzeyinde ayırt edilmiş ve inceleme alanının 1/25.000 ölçekliayrıntılı jeolojik haritası yapılmıştır.Anahtar Kelimeler: Allokton, Otokton, Göksun ofiyoliti, Binboğa metamorfitleri, Seskeformasyonu.I

Metin Beyazpirinç
Çukurova University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2005
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Ceyhan (Adana) dolayı yapı taşı potansiyelinin değerlendirilmesi

ÖZYÜKSEK LİSANS TEZİCEYHAN (ADANA) DOLAYI YAPI TAŞI POTANSİYELİNİNDEĞERLENDİRİLMESİGaye SEVDİNLİÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİFEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜJEOLOJİ MÜHENDİSLİĞİ ANA BİLİM DALIDanışman : Yrd.Doç.Dr. Altay ACARYıl: 2005, Sayfa: 134Jüri : Yrd.Doç.Dr. Altay ACARProf. Dr. Aziz ERTUNÇDoç.Dr. Suphi URALBu araştırmada Ceyhan (Adana) bölgesindeki yapı taşı blok potansiyelitartışılırken buna yönelik olarak Bakü-Tiflis-Ceyhan Deniz Terminali'nde anroşmanolarak kullanımları değerlendirilmektedir. Bazalt ve kireçtaşları değerlendirme içinseçilmiştir. Bu amaç için, laboratuar deneyleri yapılarak, anroşman olarakkullanılacak kayaçların fiziksel ve mekanik özellikleri tanımlanmıştır. Bununyanısıra bu tip kayaçların farklı çevresel koşullardaki davranışı belirlenmeyeçalışılmıştır. Sonuçlar daha sonra şartnamelerle karşılaştırılarak uzun dönemlistabilite ve en uygun kayaç kullanımı belirlenmiştir.Anahtar Kelimeler: Ceyhan, anroşman, bazalt, kireçtaşı, kaya bloğu.I

Gaye Sevdinli
Çukurova University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2005
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Divriği-Pınargözü (Sivas), Hekimhan (Malatya), Attepe (Kayseri) ve Feke (Adana) demir cevherleşmelerindeki hematitlerin karşılaştırmalı jeokimyasal incelenmesi

ÖZYÜKSEK LİSANS TEZİDİVRİĞİ - PINARGÖZÜ (SİVAS), HEKİMHAN (MALATYA),ATTEPE (KAYSERİ) ve FEKE (ADANA) DEMİRCEVHERLEŞMELERİNDEKİ HEMATİTLERİNKARŞILAŞTIRMALI JEOKİMYASAL İNCELENMESİEbru ATAÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİFEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜJEOLOJİ MÜHENDİSLİĞİ ANABİLİMDALIDanışman : Yrd. Doç. Dr. Mustafa AKYILDIZYıl:2005, Sayfa:95Jüri : Yrd. Doç. Dr. Mustafa AKYILDIZProf. Dr. Servet YAMANDoç. Dr. Suphi URALFarklı kökensel oluşuma sahip Karakuz (Hekimhan/Malatya), B-Kafa(Divriği/Sivas), Dumluca (Sivas), Pınargözü (Çetinkaya/Sivas), Feke (Adana), Attepe(Yahyalı/Kayseri) bölgelerinde bulunan demir yatak ve zuhurlarına ait hematit örneklerijeokimyasal açıdan incelenerek benzerliklerinin ve farklılıklarının ortaya çıkarılmasıamaçlanmıştır. Hematit cevher örnekleri üzerinde ana, iz ve nadir toprak elementianalizleri yapılmıştır. Fe2O3 konsantrasyonu Feke dışındaki örneklerde çok yüksek olup,birbirine yakınken, Feke örneklerinde çok düşük olup işletme tenörünün altındakalmaktadır. İz element beraberlikleri incelendiğinde Feke örneklerinde Zr, Ta, Sr, Sc, Vve Ba iz elementleri, Karakuz örneklerinde As, Na, Ca, Bi yüksek değerler verirkenPınargözü demir yatağından alınan örneklerde Sb, Sr, Fe, W, Mo ve Sn değerleri diğerörneklerden yüksek olarak belirlenmiştir. NTE analiz sonuçlarına göre, genel olarakeğriler birbirine benzer şekiller sunarken, Attepe yatağını temsil eden eğri farklıdır.Karakuz ve Attepe yataklarını temsil eden eğrilerde pozitif Eu ve negatif Ce anomalilerihidrotermal kökenli yatakları karakterize etmektedir. Negatif Ce ve Eu anomalilerinekarşılık pozitif La ve Nd anomalileri skarn tipi yatakları karakterize eder. Au hemenhemen bütün yataklarda gözlenmekte olup, en çok 9,6 ppm ile Divriği B-Kafa `da tespitedilmiştir.Anahtar Kelimeler: Hematit, NTE, İz elementler

Ebru Ata
Çukurova University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2005
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Niğde masifi temel kayalarının anizotropik dayanım ve deformasyon özelliklerinin incelenmesi

ÖZYÜKSEK LİSANS TEZİNİĞDE MASİFİ TEMEL KAYALARININ ANİZOTROPİKDAYANIM VE DEFORMASYON ÖZELLİKLERİNİN İNCELENMESİYusuf Recep BAYRAKÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİFEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜJEOLOJİ MÜHENDİSLİĞİ ANABİLİM DALIDanışman: Yrd.Doç.Dr.Tolga ÇANYıl: 2005, Sayfa: 113Jüri: Yrd.Doç.Dr.Tolga ÇANProf.Dr. Aziz ERTUNÇDoç.Dr.Candan GÖKÇEOĞLUKayalarda anizotropi, kayacın sahip olduğu yönlü fabrik ve mikroyapı veyamevcut süreksizliklerin etkisi sonucunda farklı yönlere göre değişik dayanım vedeformasyon davranışları göstermesi olarak tanımlanmaktadır. Yüzey ve yeraltı kazılarıile yapı temeleri gibi mühendislik uygulamalarında kaya anizotropisi stabilite üzerindeönemli rol oynamaktadır. Bu çalışmada, Orta Anadolu Kristalen Kompleksi'nin birparçasını oluşturan, Niğde Masifi içerisinde yer alan metamorfik kayaların (amfibolşist,kalkşist, kuvarsmikaşist, metagabro) fiziksel özellikleri ile foliasyon düzlemlerinin farklıyönelim açılarına göre dayanım anizotropisi ile statik ve dinamik deformasyonanizotropisi özellikleri araştırılmıştır. 224 adet karot örneği üzerinde 0, 30, 60 ve 90derecelik foliasyon yüzeylerine göre toplam 890 adet laboratuvar deneyi yapılmıştır.Dayanım anizotropisi tek eksenli basınç ve dolaylı çekme dayanımı deneylerinden, statikdeformasyon anizotropisi özellikleri elastisite modülü değerlerinden, dinamikdeformasyon anizotropisi özellikleri ise sonik hız deneyinden elde edilmiştir. Buna göre,anizotropi düzlemleri göz önüne alınarak elde edilen elastik sabitlere göre, bütünbirimlerde transversal anizotropi davranışı belirlenmiştir. İncelenen kaya gruplarınıntamamında U tipi dayanım anizotropisi özelliği gözlenmiştir. Dayanım anizotropisioranlarına (Rc) göre kuvarsmikaşistlerin 5.14, diğerlerinin ise 2.07 ile 3.81 arasındadeğiştiği ve sırasıyla yüksek ve orta derece aniozropi gösterdiği saptanmıştır. Son olaraktek eksenli basınç, statik ve dinamik elastisite modülü ve basınç dalga hızları arasındayüksek korelasyon katsayılarına sahip ilişkiler elde edilmiştir.Anahtar kelimeler: transversal anizotropi, anizotropi oranı, tek eksenli basınçdayanımı, elsatisite modülü, sonik dalga hızı.

Yusuf Recep Bayrak
Çukurova University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2005
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Coğrafi bilgi sistemleri ve istatistiksel analiz teknikleri ile Kumluca havzası (gd Bartın) heyelan duyarlılık değerlendirilmesi

ÖZYÜKSEK LİSANS TEZİCOĞRAFİ BİLGİ SİSTEMLERİ VE İSTATİSTİKSEL ANALİZTEKNİKLERİ İLE KUMLUCA HAVZASI (GD BARTIN) HEYELANDUYARLILIK DEĞERLENDİRMESİTolga MAZMANÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİFEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜJEOLOJİ MÜHENDİSLİĞİ ANABİLİM DALIDanışman: Yrd.Doç.Dr.Tolga ÇANYıl: 2005, Sayfa: 110Jüri: Yrd.Doç.Dr.Tolga ÇANProf.Dr. Aziz ERTUNÇDoç.Dr.Candan GÖKÇEOĞLUBu çalışmada, Bartın ilinin güneydoğusunda ve Bartın Çayı'nın anakollarından birini oluşturan Kumluca havzasının (340 km2) heyelan duyarlılıkdeğerlendirmeleri, coğrafi bilgi sistemleri ve çok değişkenli istatistiksel analizyöntemleri birlikte kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Çalışma alanı heyelanlardanoldukça olumsuz yönde etkilenmektedir. 1985 ve 1998 yılları arasında Kumlucabeldesi ve Kozcağız ilçesinde heyelan olayları nedeniyle afet kapsamı içine alınantoplam konut sayısı 370 adet olup, bunların 256 tanesi çalışma alanı içindeyeralmaktadır. 1998 yılı sonrası havzada heyelandan dolayı oturulamayacak halegelen konut sayısı ise 58 adettir. Heyelanların oluşumunda önemli rol oynayanjeolojik faktörler, topoğrafik faktörler, çevresel faktörler, arazi çalışmaları ve bölgeile ilgili yapılmış önceki çalışmalara göre değerlendirilip CBS ortamındasayısallaştırılmıştır. Heyelan duyarlılık haritası, bölgenin heyelan envanter haritası veheyelanları hazırlayıcı faktörlerin mantıksal regresyon analizi iledeğerlendirilmesiyle üretilmiştir. İsatistiksel değerlendirmelerde havzanın yamaçbirimi haritası oluşturularak değerlendirilmiştir. Çalışma alanının heyelan duyarlılıkharitası % 20 olasılık aralığında olmak üzere, çok düşük, düşük, orta, yüksek ve çokyüksek duyarlı olmak üzere beş zona ayrılmış olup çalışma alanının % 27'sininyüksek ve çok yüksek duyarlı bölgelerde bulunduğu görülmüştür. Performansanalizleri sonucunda da çalışma alanındaki heyelanların %77'sinin yüksek ve çokyüksek duyarlı bölgelerde yer aldığı görülmüştür. Üretilmiş olan heyelan duyarlılıkharitasının bölgede ileriye dönük yerleşim planlamalarında duraysızlıklarla ilgilisorunların azaltılması ve önlenmesi konusunda önemli katkı sağlayabileceğidüşünülmektedir.Anahtar kelimeler: Coğrafi bilgi sistemleri, sayısal yükseklik modeli, heyelanduyarlılığı, mantıksal regresyon, heyelan envanteri.I

Tolga Mazman
Çukurova University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2005
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Güneydoğru-Beğre (Doğanşehir-Malatya) arasında yüzeyleyen tektonomagmatik birimlerin petrografisi ve jeokimyası

ÖZYÜKSEK LİSANS TEZİGÜNEDOĞRU-BEĞRE (DOĞANŞEHİR-MALATYA) ARASINDAYÜZEYLEYEN TEKTONOMAGMATİK BİRİMLERİNPETROGRAFİSİ VE JEOKİMYASIFatih KARAOĞLANÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİFEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜJEOLOJİ MÜHENDİSLİĞİ ANA BİLİM DALIDanışman : Doç. Dr. Osman PARLAKYıl : 2005, Sayfa: 121Jüri : Doç. Dr. Osman PARLAKProf. Dr. Fikret İŞLERProf. Dr. Mesut ANILMalatya iline bağlı Doğanşehir ilçesinin hemen batısında yer alan çalışmaalanı yaklaşık 190 km2'lik bir alanı kapsamaktadır. Bu çalışmada çalışma alanındayüzeyleyen değişik litolojiler haritalanmış, Doğanşehir granitoyidi ile Beritmetaofiyoliti ayrıntılı incelenmiş ve bölgesel jeoloji içerisindeki konumları ortayakonmuştur.Çalışma alanında Palezoyik-Mesozoyik yaşlı Pütürge ve Malatyametamorfikleri, Üst Kretase yaşlı Berit metaofiyolit ve Doğanşehir granitoyidi, OrtaEosen yaşlı volkano-sedimanter Maden karmaşığı ve Tersiyer-Kuvaterner yaşlısedimanter birimler haritalanmıştır. Berit metaofiyoliti tip yerinde düzenli bir ofiyolitistifi sunmasına karşın, çalışma alanında birim ultramafik kayaçlardan ve şistserilerinden oluşmaktadır. Bu şist serileri Berit metaofiyolitinin granülit fasiyesindenepidot fasiyesine değin ters metamorfizma geçirdiğini göstermektedir.Doğanşehirgranitoyidi amfibollü gabro, diyorit, kuvars-diyorit, tonalit, granodiyorit, mafikdayklar ve felsik dayklardan oluşmaktadır. Granitoyid, değişik şekil ve boyutlardamafik magmatik anklavlar (MME) içermektedir. Doğanşehir granitoyidi I-tipi kalk-alkalen bir magma özelliği göstermektedir. Arazi ve jeokimyasal veriler Doğanşehirgranitoyidinin aktif kıta kenarında oluşan bir volkanik yay granitoyidi (VAG)olduğunu göstermektedir.Anahtar Kelimeler: Doğanşehir Granitoyidi, Berit Metaofiyoliti, Volkanik AdaGranitoyidi, Doğu Anadolu, Ters MetamorfizmaI

Fatih Karaoğlan
Çukurova University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2005
00
DoktoraAçık ErişimTR

Türkiye'nin kıyı çizgisi değişimleri ile bunların çevre ve mühendislikteki etkileri

Havadan Fotoğraf Alımı, Uzaktan Algılama (UA) teknolojisi, yer gerçeği hakkında bilgi toplama konusunda önemli bir yer tutarken; Coğrafi Bilgi Sistemi (CBS) teknolojisi bu bilgilerin sistematik bir şekilde bilgisayar ortamında depolanarak (GIS) işlenmesi, sorgulanması, analizi ve sunulması olanaklarını sağlamaktadır. UA ile toplanan verilerin işlenerek bilgiye dönüştürülmesi esnasında gereken yer gerçeği ve gerekli yerdeki örnekleme bilgileri, CBS'den alınabilir. Bu nedenle UA, veri işleme bilgileri CBS 'ye; CBS' de bilgiyi güncelleştirmek için UA'ya gereksinim duymaktadır. Böylece iki teknolojinin entegrasyonu ihtiyacı ortaya çıkmaktadır. Bu çalışmada prensip olarak CBS ve UA teknolojilerinin entegrasyonundan yararlanılarak sonuçlara gidilmiştir. Türkiye kıyılarına ait son 40-50 yıla ait hava fotoğrafları, çizgisel ve sayısal veriler ile uydu görüntülerinden yararlanarak, sediment taşımını sonucu kıyı, kıyı kenar çizgisi değişimi, delta evrimi (paleocoğrafyası), yıllara göre PROGRADATTON (Karanın denize doğru ilerlemesi) ve RETROGRADATION (Denizin karalar istikametinde ilerlemesi, kıyı erozyonu) yüzdeleri ve miktarların alan olarak (yıllık ortalama, yıllar arası toplam, tüm deltada toplam) tespiti Türkiye'de ilk kez bu çalışmada ortaya konulmaktadır. Anahtar Kelimeler: Progradasyon, Retrogradasyon, Paleocoğrafik Evrim.

Coğrafi bilgi sistemleriKıyılarProgradasyon+2
H. Yılmaz Bal
Çukurova University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2000
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Gözpınarı-Deveboyu-Esence yöresi (Göksun-Kahramanmaraş)'nin jeolojisi ve petrografisi

Kahramanmaraş iline bağlı Göksün- Afşin ilçeleri arasında yeralan inceleme alanında yapılan jeolojik, petrografik ve jeokimyasal çalışmalarda bölgede yeralan ofiyolitik ve granitoidik kayaçlann detaylı incelemeleri yapılmış ve bölgesel jeoloji içerisindeki konumlan ortaya konmuştur. Bu çalışmalar sonrasında Üst Kretase yaşlı Yüksekova ofiyoliti ve Esence granitoidi, Pliyosen yaşlı Ahmetçik formasyonu ve Kuvaterner yaşlı Alüvyon birimleri ayırtlanmıştır. Yüksekova ofiyoliti tabandan itibaren ultramafik kümülatlar, gabroyik kümülatlar, levha dayk kompleksi ve volkanik kayaçlardan oluşan düzenli bir istife sahiptir. Bu ofiyolitler Esence granitoidi (Mafîk Mikrogranüler Enklav (MME) içeren granodiyorit ve aplitik dayk içeren, arenalaşma gösteren mikrogranodiyoritler) tarafından kesilmektedir. Esence granitoidi I tipi subalkalen ve kalkalen karakterde ve Çarpışma sonrası (Post- COLG) bir granitoiddir. Anahtar Kelimeler: Yüksekova ofiyoliti, Esence granitoidi, Mafik Mikrogranüler Enklav (MME), Aplitik dayk, Arenalaşma.

GranitoidlerKahramanmaraş-GöksunOfiyolit+1
Tamer Rızaoğlu
Çukurova University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2000
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Namrun güneyi (Çapar-Parmakkurdu arası) ofiyolit diliminin jeolojisi ve petrografik incelemesi

öz YÜKSEK LİSANS TEZİ NAMRUN GÜNEYİ (ÇAPAR-PARMAKKURDU ARASI) OFİYOLİT DİLİMİNİN JEOLOJİSİ VE PETROGRAFİK İNCELEMESİ MineTEKBAŞ ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ JEOLOJİ MÜHENDİSLİĞİ ANABİLİM DALI Danışman : Prof. Dr. Fikret İŞLER Yü: 2000, Sayfa : 72 Jüri : Prof. Dr. Mesut ANEL : Yrd. Doç. Dr. Osman PARLAK Mersin ili 25 km kuzeybatısında Gözne-Çapar-Parmakkurdu yöreleri arasında Mesozoyik ve Senozoyik yaşlı 8 ayrı birim yüzlek verir. Mesozoyik ünitenin en alt birimini Demirkazık kireçtaşı (JkDk), oluşturur. Jura - Kretase yaşlı Demirkazık kireçtaşı üzerine tektonik dokanakla Mağmatik kompleks adını verdiğimiz birim gelir. Üst Kretase yaşlı bu kompleks yapı litik tüf, dasitik tüf, diyabaz, spilit, kuvarslı keratofir, diyorit gibi farklı kaya gruplarından oluşmaktadır. Daha üstte ise yine tektonik dokanakla serpantinit, radyolarit ve kireçtaşı bloklarından oluşan Fındık karmaşığı olarak ayırtlanan birim gelir. Mersin ofiyoliti olarak ayırtlanan birim ise Fındık karmaşığı üzerine tektonik dokanak ile yerleşmiştir. Mersin ofiyoliti arazide mavi, yeşil renklerdeki ultrabazik kayaçlarla karakteristiktir. Senozoyik yaşta ünitenin en alt birimini kırmızımsı kahve renkli ince taneli malzeme ile ofiyolit elemanlı çakıltaşlanndan oluşan Gildirli Formasyonu oluşturur. Gildirli formasyonu, Mersin ofiyoliti üzerine uyumsuz olarak yerleşmiştir. Gildirli formasyonu üzerine kumlu, siltli, killi kireçtaşlı, marnlı ve fosil içerikli Kaplankaya formasyonu gelir. Gildirli ve Kaplankaya formasyonları uyumlu dokanağa sahiptir. Karaisalı kireçtaşı olarak ayırtlanan birim yer yer karstik özellikli olup fosil içeriği mevcuttur. Renk; arazide karstlaşmış seviyelerde sarımsı, diğer kesimlerde ise gri renklidir. Karaisalı kireçtaşı, Kaplankaya formasyonu ile geçişli, kendi üzerine gelen Kuvatemer yaşlı genç alüvyonlarla uyumsuzdur. Anahtar kelimeler: Mağmatik kompleks, Fındık karmaşığı, Mersin ofiyoliti, Gözne, Mersin I

Mersin-NamrunMesozoyikOfiyolit+1
Mine Tekbaş
Çukurova University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2000
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Coğrafi bilgi sistemlerinin Burdur yerleşim alanına uygulanması

Coğrafi Bilgi Sistemleri (CBS), coğrafik verilerin gösterimi, toplanması, depolanması ve bir kaynak oluşturması için bilgisayar destekli bir sistemdir. CBS, software, hardware ve verilerin birlikte kullanımıdır. CBS teknolojisi, kaynak yönetimi, planlama gelişimi ve bilimsel araştırmalarda kullanılabilir. Bazı uygulama alanları, jeoloji, ziraat, arazi kullanımı ve coğrafi konulardır. Uzaktan Algılama (UA) objelerle fiziksel temasta bulunmadan herhangi bir uzaklıktan yapılan ölçümlerle yeryüzü hakkında bilgi edinme bilim ve sanatıdır. UA yöntemleriyle geniş alanların kısa zamanda analizi yapılabilmektedir. Kilometrelerce uzunluğundaki fay zonlan haritalanabilmekte, arazide izlenemeyen çok küçük faylar ya da kırık sistemleri gözlenebilmektedir. CBS ve UA tekniklerinin bir arada kullanımı oldukça yararlı sonuçlar doğurmaktadır. Günümüzde zaman ve iş gücünün önemi düşünülürse bu iki sistemin bir arada kullanımının artan önemini reddetmek mümkün değildir. Bu çalışmada CBS'nin Burdur ili yerleşim alanına uygulanması amaçlanmıştır. Bu amaçla bölgenin 1/5000 ölçekli şehir, mühendislik jeolojisi, hidrojeoloji, eğim ve sıvılaşma haritaları sayısallaştırılmıştır. Ayrıca Uzaktan Algılama teknikleri kullanılarak uydu görüntüsü üzerinden bölgenin jeolojik haritası yapılarak sayısallaştırılmıştır. Aynı şekilde uydu görüntüsü kullanılarak bölgenin kırık sistemleri incelenmiştir. Sayısal veri haline dönüştürülen ve ayrı katmanlar halinde oluşturulan bütün haritalar, Arc View programında üst üste çakıştırılmıştır. Bu haritalar üzerinde amaca yönelik olarak sorgulamalar yapılarak bölgenin yerleşime uygunluk haritası çıkarılmıştır. Anahtar Kelimeler: Coğrafi Bilgi Sistemleri, Sayısallaştırma, Uzaktan Algılama

BurdurCoğrafi bilgi sistemleriSayısallaştırma+2
Öznur Karaca
Çukurova University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2001
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Adana Çimento Fabrikası'nın hammadde malzemesinin jeoteknik özellikleri

Oz YÜKSEK LİSANS ADANA ÇİMENTO FABRİKASININ HAMMADDE MALZEMESİNİN JEOTEKNİK ÖZELLİKLERİ HANDE BELLIKLI Çukurova Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü Jeoloji Anabilim Dalı Danışman : Doç. Dr. Hasan ÇETİN Yıl: 2000, Sayfa: 39 Jüri : Yrd.Doç.Dr. Ergül YAŞAR Yrd.Doç.Dr. Tolga ÇAN Bu çalışma Adana Çimento Fabrikasının hammadde malzemesinin jeoteknik özelliklerini içermektedir. Adana Çimento Sanayinin (AÇS) hammaddesini kireçtaşı ve marn oluşturmaktadır. Çimento yapımında önemli rol oynayan hammadde malzemesinin litolojik özellikleri AÇS'nin çimento üretiminde büyük avantajlar sağlamaktadır. Bu çalışma ile A.Ç.S.'de çimento yapımında kullanılan belli başlı kireçtaşı ve marn hammaddelerinin kaliteli çimento üretimi için gerekli jeoteknik analizlerin gerçekleştirilmesi amaçlanmıştır. Söz konusu kayaçların dayanım parametrelerinin tayinine yönelik tek eksenli basınç ile nokta yük deneyleri yapılmıştır. Ayrıca bu kayaçların yıpranma özelliklerinin tayini için yıpranma deneyleri yapılmıştır. Çalışmada ayrıca kayaçların mineralojik ve jeokimyasal bileşimlerinin belirlenmesine yönelik yapılan X-Ray analizleri ile belirlenen titrasyon sonuçlarına göre hammadde ocağının kuzey kesimlerinin kireç standartları yüksek çıkmıştır. Sonuçta jeoteknik açıdan önem taşıyan bu deneyler sonucunda kayaç sınıflamalarına gidilmiştir. Elde edilen sonuçlar üretilen çimentonun kalitesini doğrudan etkilemektedir. Anahtar Kelimeler: Titrasyon, çimento hammaddesi, jeoteknik özellikler, X-Ray

Adana Çimento FabrikasıJeoteknik özelliklerTitrasyon+2
Hande Bellikli
Çukurova University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2001
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Yeraltında termal enerji depolama tekniklerinde belirleyici koşulların incelenmesi

oz YÜKSEK LİSANS TEZİ YERALTINDA TERMAL ENERJİ DEPOLAMA TEKNİKLERİNDE BELİRLEYİCİ KOŞULLARIN İNCELENMESİ Bekir TURGUT ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ JEOLOJİ MÜHENDİSLİĞİ ANABİLİM DALI Danışman : Doç. Dr. Şaziye BOZDAĞ Yıl : 2002, Sayfa:89 Jüri : Doç. Dr. Şaziye BOZDAĞ : Doç. Dr. Hasan ÇETİN : Prof. Dr. Halime PAKSOY Bu çalışmanın amacı, yeraltında termal enerji depolaması (UTES) teknikleri arasında ekonomik ve teknolojik uygulanabilirlik bakımından en ideal olan, akiferde termal enerji depolaması (ATEŞ) ve yeraltı kanallarında termal enerji depolamasında (BTES) belirleyici koşulların ortaya konmasıdır. Söz konusu bu iki teknikte, termal enerjinin depolama alanı yeraltı olduğundan, hedef bölgenin jeolojik ve hidrojeolojik özellikleri önem kazanmaktadır. Bu nedenle UTES tekniklerinde yöntem ve kapasite belirlenmesi, belirlenen yöntemin güvenli ve ekonomik olarak tasarlanıp uygulanabilmesi, detaylı bir jeolojik ve hidrojeolojik araştırma gerektirmektedir. Bu amaçla bahsi geçen iki parametrenin detayları ile ortaya konmasına yönelik 2 adet inceleme alanı seçilmiş ve bu alanlarda açılan araştırma kuyuları aracılığı ile her iki yöntem için gerekli olan jeolojik ve hidrojeolojik bulgular ortaya konmuştur. Anahtar Kelimeler: yeraltında termal enerji depolama, akiferde termal enerjidepolama, yeraltı kanallarında termal enerji depolaması, jeolojik ve hidrojeolojik parametreler

AkiferlerDepolamaTermal enerji
Bekir Turgut
Çukurova University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2002
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Gülek-Çamalan (Tarsus) alanının stratigrafisi

91 ÖZET FBE 90-S7 nolu proje kapsamında Ç. ü. Araştırma Fonu tarafından desteklenen bu çalışma, Ç. ü. Fen Bilimleri Enstitüsü, Jeoloji Mühendisliği Anabilim Dalı'nda Yüksek Lisans Tezi olarak hazırlanmıştır. Çalışma alanı Tarsus (içel) ilçesinin yaklaşık 40-50 km kuzeybatısında yeralıp Gülek-Çamalan dolayında yakalaşık 155 km-'lik bir alanı kapsamaktadır. Bu inceleme sırasında 1/S5.000 ölçekli Kozan N33 el topoğrafik paftasından yararlanılmıştır. Araştırma; saha, laboratuvar ve büro çalışmaları şeklinde sürdürülmüştür. Saha çalışmaları başlıca jeolojik harita alımı, stratigrafik kesit ölçümü ve numune derlenmesi; laboratuvar- çalışmaları ise ince kesit tanıtımları, boyama yöntemi ile kalsit-dolomit ayırdı ve kırıntılı numunelerin yıkanarak tanımlanması; büro çalışmaları ise teknik çizimler ve rapor yazımı şeklinde gerçekleştirilmiştir, inceleme alanında kronostratigrafik açıdan Mesozoyik ve Senozoyik yaşlı altı kayastratigrafi birimi haritalanmıştır. üst Triyas-Krstase yaşlı, gri-kahverenkli kireçtaşı ve dolomitik kireçtaşı yapılışlı Demirkazık formasyonu çalışma alanının temelini oluşturmaktadır-. Birimin mikritik yapılışlı olması ve içerdiği Miliolidae, Thaumatoporella ve fllgae gibi fosillere göre sığ' denizel olan ortamın daha sonra üst seviyelerdeki sarımsı renkli, pelajik foramlı, çövtlü rnikritik kireçtaşları ile derinleşmiş olduğ'unu ifade etmektedir. Birimin tavan dokana'g'ını açısal uyumsuz olarak Lizer1eyen Tersiyer yaşlı Gildirli foruasyonu 0luşturmaktadır. Bölgede Kretase-0ligosen evresinde çökelen it lostratigrafi birimleri bulunmamaktadır. Senozoyik' te, Tersiyer istifi Oligosen--ftlt Miyosen yaşlı, karasal nitelikli, sarı, kırmızımsı pembe renkli, çakı İtası, kumtaşı ve çamurtaşı ardalanmasından oluşan Gildiriiformasyonu ile başlamaktadır. Mesozoyik temel üzerine açısal uyumsuz olarak gelen birimin tavan dokanağ'ı ise Kaplankaya formasyonu ile uyumludur. Kaplanakaya formasyonu sarımsı92 gri, gri kumtaşı, kumlu kireçtaşı, silttaşı ve marn yapılışlı olup sığ' deniz-plaj ortamında çökelmiştir. Birimin üzerine Alt -Orta Miyosen yaşlı resif karbonatlarından oluşan Karaisalı formasyonu yanal ve düşey geçişlidir. Karaisalı formasyonu bol mercan, fllgae, lamellibranş ve küçük boyutlu ekinid içermektedir. Bu birimin üzerine derin denizel nitelikli, yeşilimsi gri şeyi ve marnlardan oluşma, Alt-Orta Miyosen yaşlı Güvenç formasyonu yanal ve düşey geçişili olarak gelmektedir. Birimin tavan dokana'g'ı çalışma alanı sınırları içerisinde gözlenmemektedir. Tersiyer istifinin tavanını alt birimler üzerine açısal uyumsuz olarak gelen, karasal nitelikli, kırmızımsı- pembe yukarı doğru tane boyu küçülen çakıl taşlarının dönemli ardalanımından oluşan Pliyosen yaşlı Gülek çakı İtası oluşturmaktadır. Çalışma alanında Demirkazık (üst Tr i yas-Kretase ), Gildirli (01 igosen-fllt Miyosen), Kaplankaya (filt-Orta Miyosen) ve Karaisalı (ftlt-Orta Miyosen) formasyonlarından ölçülen do'çfrult u-eg'im de'g'er 1 er ine göre kontur ve gül diyagramları yapılmıştır. Buna göre Demirkazık formasyonunda KB-GD yönlü, Gildirli formasyonunda K-G yönlü, Kaplankaya formasy onunda KB-GD yönlü ve Karaisalı formasyonunda da yine KB-GD yönlü deformasyon kuvvetlerinin etkisi gözlenmektedir. Bu nedenle inceleme alanında genel olarak KD-GB uzanımmlı, eğim atimli normal faylar ile Demirkazık formasyonunda D-B uzan imli kıvrımlar gelişmiştir. Haritalanan alan içinde ekonomik degere sahip madenler ve cevherleşmeler bulunmamaktadır. Ancak Demirkazık ve Karaisalı formasyonları T. C. D. D. tarafından balast malzemesi olarak, T. C. K. tarafından ise mıcır malzemesi olarak kullanılmaktadır. Ayrıca yine Karaisalı formasyonu, toz kireç ve çimento hammaddesi olarak kullanılmaktadır. Bundan başka bazı araştırıcılar inceleme alanı ve yakın dolayında petrolün gömülü tepe ve stratigrafik kapanlarda bulunabileceğini belirtmişlerdir.

Mersin-Tarsus-GülekMersin-Tarsus-ÇamalanStratigrafi
Selim Özalp
Çukurova University · Fen Bilimleri Enstitüsü
1992
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Gümüşler (Niğde) jeolojisi ve petrografisi

ÖZET Çalışma alanı, Niğde ilinin yaklaşık Kuzey doğusunda, yeralan Gümüşler yöresinde yaklaşık 140 km ilk alam kapsamaktadır. Çalışma bölgenin 1/25,000 ölçekli Jeoloji haritasının yapımı ve arazide mostra veren birimlerinden sistematik olarak numune alımı şeklinde başlatılmış daha sonra laboratuvarda kayaç el örneklerinin 1nce-kes1t yapımı yapılan 1nce-kesitlerin polarizan mikroskopta, mineralojik, petrografik incelemeler şeklinde sürdürülmüştür. Büroda gerekli çizimler, diyagramlar oluşturulmuş ve sonuçta Yüksek Lisans tezi olarak bu rapor hazırlanmıştır. inceleme alanında Mesozoylk (üst kretase) Mermer, gnays + şist + kuvarsit, Gabro ile bu birimlere Intrüzyon yapan Granodiyorit ve damar kayaçları, Senozoylk olarak. Pliyosen yaşlı tüf tespit edilmiştir. inceleme alanında en eski birim, temeli oluşturan metamorflk kütledir. Sırasıyla mermer, gnays, $1st, Kuvarsit olarak sıralanır. Mikroskop çalışması sonucu mermerlerin çoğunluğunun saf karbonnatlardan oluştuğu daha az bir kısmının ise kuvars ve muskovit g1b1 silikat karışımı gösterdiği gözlenmiştir. Mermerlerle ardalanmalar sunan bazen mermerler içinde bulunan Gnays + $1st + Kuvarsit olarak adlandırılır. Metomorfik birimler ise arazi ve mikroskop gözlemlerimize göre killi pelitik, pelitik kayaçlar, safsilisli kumtaşı ve volkano sedimanterlerin metamorfizması sonucu olduğu kanısına varılmıştır. Gabrolk özellik taşıyan kayaçlar 1se bazı yerlerde amfibolitözelliği taşıdığı gözlenmektedir. Bütün bu kayaçlar Granodiyorit ve buna bağlı damar kayaçları tarafından kesilmiştir. Bu birimlerin üzerine diskordan olarak pliyosen yaşlı tüfler gelmiştir. Metamorfik magmatik kökenli birimlerin, aynı yönlü deformasyon kuvvetleri altında kaldığı yapılan gül diyagramları sonucu tespit edilmiştir. Çalışma alanında Ekonomik olarak ömrünü tamamlamış bir çok cevherleşmesinin yanında zuhurlarına yeni bir çok cevher rastlanmış fakat ekonomik olmadığı için işletme yapılmamıştır.

MineralojiNiğde-GümüşlerPetrografi
Hasan Büyükgıdık
Çukurova University · Fen Bilimleri Enstitüsü
1992
00
DoktoraAçık ErişimTR

Bahçe-Haruniye (Adana) dolayındaki ofiyolitik serinin petrografisi, jeokimyası ve bu seriye bağlı kromik yataklarının metalojenezi

Adana-Bahçe-HaruniyeJeokimyaKromit+2
Ender Sarıfakıoğlu (kısakürek)
Çukurova University · Fen Bilimleri Enstitüsü
1993
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Tarsus-Adana-Gaziantep otoyolu (TAG) tünel 2-tünel 4 arasının mühendislik jeolojisi

99 ÖZET Bu çalışmada, Tarsus-Adana-Gazlantep (TAG) otoyolunun en tartışmalı bölümü olan Nur Dağı geçişindeki 4 km'lik kesimi de içine alan Kızlaç bölgesinin mühendislik jeolojisi ayrıntılı olarak araştırılmıştır. Yaklaşık l ve 1.5 km uzunluğunda iki tünelin yer aldığı bu bölgenin genel jeolojisi, yapısal jeolojisi, litolojik birimlerin mühendislik özellikleri ve üç boyutlu dağılımları, hidrojeolojik özellikleri ve ana duraysızlık sorunları araştırılmıştır. Çalışma bölgesinin stratigrafisi sunulmuş ve birimler anlatılmıştır. Çalışma alanında bölgesel metamorfizma geçirmiş Devoniyen (?) yaşlı Kaman metakırıntılı üyesi bulunur. Bu birimler detay olarak çalışılmış ve alt üyelere ayrılarak incelenmiştir. Birimlerin tanımlamaları yapılırken mühendislik özellikleri sürekli göz önünde tutulmuştur. Mühendislik jeolojisinde yüzey yapıları (dolgu, yarma, köprü vb.) için oldukça önemi bulunan Kuvaterner yaşlı birimlerin mühendislik özellikleri yüzey ve yeraltı jeolojisi ile belirlenmiştir. Devoniyen yaşlı birimTer sıkıştırma kuvvetlerinin yönünde (üst Kretase -Alt Tersiyer bindirme fazı) genelde KB'ya eğimli tek yönlü yapı kazanmışlardır. Metakırıntilılarda sistozite genellikle etken sıkıştırma kuvvet yönüne dik olarak gelişmiştir. Sistozite tabakalanma ile kesildiği için, ayrıca tabakalanma da metamorfizma ile kaynaştığından bu tür süreksizlikler kaya kalitesi üzerinde pek fazla etkili değildir. Çalışma alanındaki yapısal unsurlar incelenip görsel olarak (harita, kesit, şekil resim) verilmeye çalışılmıştır. ı Mühendislik jeolojisi ve hidrojeolojik yönden bu yapısal unsurların bölgedeki etkileri araştırılmıştır. Eklem takımları, sistozite ve tabakalanma sistemleri mühendislik veri tutanaklarına işlenmiştir.100 Yerinde ve laboratuarda elde edilen veriler denettirilerek en yaygın değ-iştirgelerin (parametrelerin) bulunması sağlanmıştır. özellikle yarma ve tünel kazılarında karşılaşılabilecek sorunlar ve çözümleri belirlenmeye çalışılmıştır. Farklı iki seçenekten, kuzey yamaçta (Kızlaç) heyelan sorunları olan bir alandan geçmenin çok büyük maddi sorunlar yaratacağı, 3 yıl gibi uzun ve yoğun bir zemin araştırmasından sonra anlaşılmıştır. Böylece, sadece yüzey jeolojisi çalışmalarına göre hazırlanmış olan blok gösterimler ve enkesitler, daha sonra yapılan bu araştırmalarla doğrulanmıştır. Güney yamaçta ise (Çürçek) büyük bir heyelan gibi görünen, gerçekte kalınlığı 15 metreyi geçmeyen duraysız bir kütle ve yüaen blok diye yorumlanan birbirinden bağımsız ana kaya yüzleklerinin gerçek durumu süreksizlik araştırmalarıyla ortaya konmuştur. Daha sonra yapılan sondaj çalışmalarıyla da bu sonuç doğrulanmıştır. Güney seçenek bütün bu çalışmalar sonunda otoyol inşaatı için yetkililerce uygun bulunmuştur. Tünel 3b'nin doğu ve batı giriş-çıkış ağızlarındaki yarmalarda ve tünel tavan ve yan yüzeylerinde kinematik incelemeler yapılarak düzlemsel kayma, kama tipi kayma, devrilme ve kopma durumları incelenmiştir. Tortul birimlerin metamorflamasının mühendislik jeolojisi üzerindeki olumlu etkileri ayrıca verilmeye çalışılmıştır. Yapısal jeolojinin, bölgenin hidrojeolojisini nasıl etkilediği ayrıntılı gözlemlerle açıklanmaya çalışılmıştır. Yaklaşık olarak bölgenin KB'ya eğimli tek yönlü yapı sunmasının YAS'nün beslenme alanın (batı yamaçlar için) yağış alanından daha büyük olmasına neden olduğu ortaya Çıkarılmıştır. Etken kayma alanlarında yeraltı suyunun Önemi incelenirken menfez, köprü vb. mühendislik yapılarının olduğu derelerde taşkın hesaplamaları yapılarak bu yapıların boyutlandırılmasında nasıl kullanıldığı irdelenmiştir.

Mühendislik jeolojisiOtoyollarTarsus-Adana-Gaziantep otoyolu
Tamer Yiğit Duman
Çukurova University · Fen Bilimleri Enstitüsü
1993
00
DoktoraAçık ErişimTR

Ankara su temin projesi Gerede-Çamlıdere derivasyonu ışıklı tüneli jeoteknik incelemesi

VIII ÖZ: Bu inceleme, Çukurova Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü Jeoloji Mü hendisliği Anabilim Dalında doktora tezi olarak hazırlanmıştır.Çalışmalar 1991-1994 yılları arasında gerçekleştirilmiştir. Ankara Su Temin Projesi Işıklı Tüneli alternatif güzergahlarında yapılan bu çalışma ile kaya kütlesi sınıflamaları ve tünel güzergahlarına uygulamaları ile destek tipleri incelenmiş, tünel güzergahlarının jeolojik ve jeoteknik koşulları ortaya konularak alternatiflerin karşılaştırmaları yapılmıştır.

AnkaraDerivasyon tüneliJeoteknik+1
Eray Özgüler
Çukurova University · Fen Bilimleri Enstitüsü
1994
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Anadolu otoyolu Gümüşova-Gerede kesimi Elmalık tüneli mühendislik jeolojisi

VII ÖZ : inceleme alanı Bolu Dağı'nın kuzeyinde, aktif Kuzey Anadolu Fay Hattı yakınlarında bulunmaktadır. Bu çalışma ile, Anadolu Otoyolu'nun Bolu Dağı kesiminde yapılmakta olan Elmalık Tüneli 'nin yeralacagı bölgenin genel jeolojik durumu, mühendislik jeolojisi çalışmaları ve tünelin yapımında uygulanan "NATM" (Yeni Avusturya Metodu tie Tünel Açma) tekniklerinin incelenmesi amaçlanmıştır. Bölgede yüzey leyen en yaşlı kayaçlar büyük olasılıkla Prekambriyen'de oluşmuş kristalli temel kayalarıdır. Kristalli temel genellikle granit, granodiyorit, kuvarslı diyorit, bazalt, andezit gibi kayalardan oluşmaktadır. Daha sonra Devoniyen'de metamorfik tortul serileri ve Kretase devrinde kireçtaşı, kumtaşı, marn ve arjilitlerin ardalanmalı tabakalarından oluşan fliş tipi sedimanter kayaçlar çöke İmiş tir. Bölgenin "Kuzey Anadolu Fayı" yakınlarında bulunuşu, bütün kayaçlar m, tektonik hareketlerin yoğun etkisinde kalmasına neden olmuş ve kaya kütleleri kil matriksi içine gömülmüştür. Tünel güzergahı süreksizlik verilerine (tabakalarıma yönelimi, şistozite, eklemler ve kayma yüzeyleri) dayanarak, yapısal açıdan beş farklı homojen bölgeye ayrılmıştır.

Anadolu otoyoluElmalık tüneliMühendislik jeolojisi
Aylin Koçkar Gürbüz
Çukurova University · Fen Bilimleri Enstitüsü
1994
10
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Tekir-Tarsus bağlantısı geçki seçenekleri

Tekir-Tarsus ve Mersin arasında 140 km uzunluğunda otoyol ve bağlantıları yapılmaktadır. Söz konusu otoyol, aktif olan Ecemiş fayını yer yer kesmekte, kimi zaman ona paralel uzanmaktadır. Bu incelemede Tekir-Tarsus bağlantısının ayrıntılı mühendislik jeolojisi çalışmaları yapılmıştır, özellikle, yaklaşık 3 km uzunluğunda olan büyük boyutlu bir kaymanın bulunduğu bölgenin; genel jeolojisi, yapısal jeolojisi, ayırtlanan litolojik birimlerin mühendislik özellikleri ve alansal dağılımları, hidrojeolojik özellikleri, ana duraysızlık sorunlarım yaratan jeoteknik modeller araştınlmıştır. Diğer bölümlerde açılan yarmaların etkisiyle etkinleşen fosil kaymaların ve yeni oluşan duraysızlık sorunlarının mekanizmaları açıklanmaya çalışılmış, sonuçlan incelenmiş, etkin mühendislik çözümleri üretilmiş ve otoyolun daha sağlıklı, daha ekonomik olması için farklı geçki seçenekleri karşılaştınlmıştır. Yapılan bu çalışmayla, otoyol geçirişinin ve bileşenlerinin, projenin ilk aşamasında belirlenmesinde, jeolojik ve jeoteknik araştırmaların küçümsenmeyecek ölçüde önem taşıdığı ve otoyol yapım maliyeti ile süresini 1/5 oranında düşürdüğü sonucuna varılmıştır.

Mühendislik jeolojisiOtoyollar
Yasemin Leventli
Çukurova University · Fen Bilimleri Enstitüsü
1995
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Emirler-Çavuşlu (Mersin) dolayının jeolojisi ve arazi kullanım potansiyeli

77 ÖZET Yüksek Lisans (Master) tezi olarak hazırlanan bu çalışma ile Mersin'in kuzeyinde Emirler-Çavuşlu (Mersin) dolaylarında yaklaşık 210 km-2lık bir alanın ayrıntılı jeoloji incelemesi yapılarak, şehir alanlarının planlamasında etken olabilecek morfolojik ve jeolojik unsurlar, yerleşme ve tarım alanlarına elverişliliği bakımından toprak cinsleri, kayaların fiziksel ve kimyasal özellikleri, yapı malzemesi kaynaklan, eğim haritası, birimlerin mühendislik özellikleri ve Landsat TM uydu görüntülen GIS ortamında değerlendirilerek şehirleşmeye uygun alanlar belirlenmiştir İnceleme saha çalışmaları ile başlamış, laboratuvar çalışmalarıyla devam etmiş ve büro çalışmalarıyla sona ermiştir. Saha çalışmalarında, jeolojik haritalama, heyelan haritalaması ve numune derlenmesi yapılmışta". Laboratuvar çalışmalarında, şehirleşmeye yönelik arazı kullanım potansiyel haritalarının hazırlanması için, hazırlanan ve derlenen haritalar ile topografik haritalar ARCMNFO'da sayısallaştırıldıktan sonra Erdas Raster GIS ortamına aktarılarak bir veri tabam oluşturulmuştur. Ayrıca derlenen örnekler üzeninde paleontolojık çalışmalar yapılmıştır. Büro çalışmasıyla, arazi ve laboratuvar incelemeleri sonucunda elde edilen verilerin ışığı altında tez yazım, çizim ve düzenleme işlemleri yapılmıştır. Çalışma alanında Mesozoyik ve Senozoyik yaşlı yedi litostratigrafi birimi ayırtlanarak haritalanmıştır. Temeli Geç Kretase yaşlı, radyolarit, serpantin, kireçtaşı blokları, amfibolit ve flış karekterlı birimlerden oluşan Fındık melanjı oluşturur Bunun üzerinde diskordan olarak Tersiyer yaşlı (Burdigalıyen-Langhiyen), boz-gn renkli çakıllı kumtaşı, kumtaşı, kumlu- çakıllı orta kalın tabakalı kireçtaşı yapılışlı Kaplankaya formasyonu yer almaktadır. Kaplankaya formasyonu ile yanal ve düşey geçiş sunan Burdigaliyen-Langhiyen yaşlı Karaisalı formasyonu ise, başlıca resifal nitelikli, algH, mercanh, akı dokulu, kireçtaşlarından oluşmuş olup karstik yapıdadır Langhiyen-Serravaliyen yaşh, sılttaşı-kumtaşı aratabakalı, şeyl yapılışlı Güvenç formasyonu, bunun üzerine ise dıskordan olarak Üst Miyosenin Tortoniyen katını temsil eden, başlıca san renkli, orta-kalın tabakalı, iyi boylanmış, kumtaşı, siltli-killi kumtaşı yapılışlı Kuzgun formasyonu yer almaktadır Tersiyer birimleri üzerine diskordan olarak geniş alanlar kaplayan kalıcı ve alüvyon gelmektedir.78 Çalışma alanında, Tersiyer birimlerinden ölçülmüş doğrultu ve eğimler ile gül diyagramları ve nokta kontur diyagramları oluşturulmuştur Bu diyagramlar ile bölgeyi etkileyen kuvvetlerin konumlan ve sonuçlan araştırılmıştır. Buna göre Tersiyer birimleri kuzeybatı-güneydoğu yönlü kuvvetlerden etkilenmişdir Yapılan çalışmalardan birisini de çalışma alanındaki heyelanların arazi gözlemleri ve hava fotoğraflarından yararlanılarak haritalanması oluşturmuştur Ayrıca çalışma alanındaki kayaçların ve zeminlerin jeoteknik özelliklen araştırılmış, yapı malzemesi alanları belirlenmiş, inceleme alanına ait zemin sınıflama haritası oluşturulmuştur. Sayısallaştırılan topografik haritadan Erdas Raster GIS ortamında eğim haritası oluşturularak, inceleme alam eğim guruplanna göre sımflandınlmış ve arazinin kullanım şekli belirlenmiştir. Çalışma alanına ait Köy Hizmetlerinden sağlanan toprak haritasında I, II., III., ve IV. yetenek sınıfına ait toprak gurupları, şehirleşmeye uygun olmayan alanlar olarak değerlendirilmiştir Bu çalışma ile kentsel gelişmeye uygun alanların seçiminde jeolojik ve jeomorfolojik bilgilerden objektif olarak yararlanıldığında, yanlış seçimlerden kaynaklanan çevre sorunlarının önlenebileceği görülmüştür.

Arazi kullanımıMersin-Emirler-Çavuşlu
Hidayet Tağa
Çukurova University · Fen Bilimleri Enstitüsü
1995
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Viyadük temellerinin yerleşimine etki eden jeolojik ve jeoteknik faktörlerin incelenmesi

69 ÖZET Yüksek lisans tezi olarak hazırlanan bu çalışmada Adana iline bağlı Bahçe ile Kömürler ilçesi arasındaki Kızlaç Köyü' nün 1.5 Km batısında yer alan TAG (Tarsus- Adana-Gaziantep) Otoyolu' nun m. Kesimi Nur Dağı kesişjminde Km 207+000-207+500 istasyonları arasındaki metakuvarsitler üzerine inşa edilen Viyadük-4 köprü yapısı temellerini, temel tasarımında önemli bir yer tutan jeolojik ve jeoteknik faktörleri dikkate alarak yamaç durayhlığı, oturma ve taşıma kapasitesi yönünden incelenmiştir. Jeoteknik tasarımda kaya temellerinin gerek teoride gerekse pratikte zemin temellerine göre farklılıklar göstermesi, analitik ve ampirik açıdan ele alınarak yapılan incelemesinde jeolojik faktörlerin temel tasarımlarım etkilediği çok açıktır. Çalışma sahası olarak belirlenen alanda elde edilen verilere göre temel tasarımlarının yapıldığı bu çalışmada, otoyollarda büyük sanat yapısı olarak kabul edilen viyadük gibi inşaat projelerinin temellerinin yerleşeceği alanda yamaç molozu ve anakaya litolojisine göre üç ana temel grubu belirlenmiştir. Bunlar sırasıyla, yüzeysel olarak kabul edeceğimiz, sömel temel, derin temel olarak da kazıklı ve soketli temellerdir. Bu temel tasarımlarında, kayacın deformasyon ve mukavemet parametreleri kullanılmıştır. Temellerdeki oturma çok küçük miktarda hesaplanırken, özellikle yamaç molozunun yer aldığı alanlarda stabilite sorunu gündeme gelmiştir. Yapılacak temel yapılarının özellikle yamaç hareketlerinden korunması için ıslah yöntemleri kısaca bu araştırmada ele alınmıştır. Ana kayadaki süreksizliklerin kontrolü altında gelişecek deplasmanlar için ankraj uygulaması bu inceleme kapsamında tartışılmıştır.

KayaçlarOtoyollarTemel+1
Nilda Acar
Çukurova University · Fen Bilimleri Enstitüsü
1996
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Toprakkale-İskenderun otoyolu Payas-İskenderun alanının stratigrafisi

Çalışma alanı, Amanos dağlarının batı yamacında yer alıp, batıda yapısal denetimli bir çöküntü havzası olan İskenderun Körfezi ile sınırlandırılmıştır. Bu çalışma ile Payas - İskenderun alanının detay stratigrafi incelemesi yapılmıştır. Haritalama alanında farklı stratigrafik ve yapısal konuma sahip kayastratigrafi birimleri ayırtlanarak haritalanmıştır.Çalışma alanında temeli, karbonat yapılışlı yer yer dolomitik, sığ deniz ortamında çökelmiş Mesozoyik (Geç Triyas - Kretase) yaşlı Demirkazık formasyonu ve bölgeye Geç Kretase'de yerleşen Kızıldağ Ofiyoliti ile temsil edilen kayastratigrafi birimleri oluşturur. Karbonatlı kayaçlar oldukça geniş yayılımlı, baskın olarak otokton olmakla birlikte yer yer de ofiyolitli seri içinde büyüklü küçüklü allokton kütleler halinde gözlenirler. Başlıca serpantinitler ile temsil edilen ofiyolitik kayaçlar yer yer aşırı ayrışmalı, ezilmiş, bol çatlaklı ve kırıklı bir yapı gösterir.Mesozoyik temeli oluşturan Demirkazık formasyonu ile Kızıldağ Ofiyoliti, denizel kökenli sileks - cort bantları içeren, erime boşluklu kireçtaşlarından oluşan Lutesiyen yaşlı AImacık formasyonu tarafından açısal uyumsuzlukla üzerlenir. Birim sileksli kireçtaşı, kumtaşı - kiltaşı ardalanmasından oluşan kırıntılı çökellerin oluşturduğu sığ denizel ortamı simgeleyen Miyosen yaşlı Kuzgun formasyonu tarafından açısal uyumsuzlukla üstlenir.Çalışma alanının en genç birimini Kuvaterner Alüvyonu oluşturmaktadır. Alüvyon çalışma alanında geniş birikinti konileri ve yamaç yelpazeleri şeklinde oldukça kalın sayılabilecek bir istif oluşturmaktadır. Bu düzeyler bölgenin güneybatı kesimlerinde oldukça geniş bir yayılım sunmaktadır.İnceleme alanı sınırları dahilinde yapımı devam eden Toprakkale -İskenderun Otoyol çalışmaları sırasında Sarıseki beldesinin doğusundan geçen güzergahta Demirkazık formasyonu içinde bir dizi paleo-heyelan alanlarına rastlanmıştır.Otoyol çalışmaları esnasında bu kesimlerde açılacak olan yarmaların adı geçen paleo - heyelanları yeniden harekete geçireceği jeoteknik çalışmalarla saptanmış ve bir dizi önlem projesi hazırlanmıştır.Çalışma alanının jeoloji haritasının yanı sıra, genelleştirilmiş stratigrafi kesiti, stratigrafik korelasyon çizelgesi, jeoloji enine kesitler ve gül diyagramları hazırIanmıştır.

Mustafa Aydın Özer
Çukurova University · Fen Bilimleri Enstitüsü
1996
00
DoktoraAçık ErişimTR

Ankara ili-Tuzgölü arasında neotetis'in kuzey kolunun evrimi (Haymana-Tuzgölü basenlerinin stratigrafileri ve jeoteknik evrimleri)

Çalışma alanı Ankara ili güneyinde, yeralmakta olup, batıdan Temelli ve Haymana ilçeleri, güneyden Kulu ilçesi ile Tuzgölü, doğudan ise Kızılırmak ve Bala ilçesi ile sınırlanmış yaklaşık 4050 km2 lik bir alanı kaplamaktadır. Sözkonusu alanda Sakarya kıtası ile Kırşehir kıtası ve bunlar arasında yeralan Neotetis okyanusunun çarpışma zonu ile bunlara ait birimler ve yapılar yeralmaktadır. Bölgenin stratigrafisinin ayrıntılı olarak incelenmesi sonucunda, çalışma alanının kuzeydoğu-güneybatı yönünde ve yaklaşık olarak ortasından geçen ve Samsam grubuna ait bazik-ultrabazik kayalar ve bazik volkaniklerden oluşan bir kuşağın kuzeybatısında ve güneydoğusunda birbirinden farklı iki temele sahip iki stratigrafik topluluğun varlığı saptanmıştır. Bunlardan Samsam ofiyolitik kuşağının kuzeybatısındaki topluluk Sakarya Kıtası'na ait bir temel ve bunun üzerinde yeralan Liyas-Orta Eosen zaman aralığına ait çökellerden oluşmaktadır. Güneydoğusundaki topluluk ise Kırşehir metamorfik temeli üzerinde Üst Kretase ile Orta-Üst Eosen zaman aralığına ait çökellerden ibaret olup her iki topluluğu ve ofiyolitik kuşağı ortak örten Üst Eosen-Pliyosen zaman aralığına ait karasal çökeller belirlenmiştir. Kuzey-kuzeybatıdaki Sakarya ve güney-güneydoğudaki Kırşehir kıtaları arasında Liyas'dan itibaren açılmaya başlıyan Neotetis okyanusunun kuzey kolunun, Üst Kretase'den itibaren kapanmaya başladığı ve buna bağlı olarak da sedimanter ve ofıyolifli melanj ile yay volkanizmasının geliştiği gözlenmektedir. Daha sonra, sıkışmaya bağlı olarak gelişen melanjın ve yay volkanizmasının yükselmesine bağlı olarak arada Samsam yükselimi oluşmuş ve bunun kuzeybatısı ile güneydoğusunda iki farklı çökel ortamının (Haymana ve Tuzgölü basenlerinin) geliştiği tesbit edilmiştir. Daha sonra Orta-Üst Eosen döneminde iki kıtanın birbirlerine doğru yaklaşmaları ve çarpışmalarına bağlı olarak artan sıkışma nedeniyle ters faylar ve şaryajlar gelişerek Haymana baseni kendi içerisinde parçalanmıştır. Bu dönemde Tuzgölü yöresinde deformasyon henüz başlamamış olup kuzeydeki deformasyonun bu alandaki etkisi bol kırıntılı malzeme gelişi ve çökel istifteki sığlaşma ile sınırlıdır. Üst Eosen döneminde sıkışmanınXVIII devamına bağlı olarak Haymana baseni çökel topluluğu Samsam ofiyolitik topluluğu ile birlikte Tuzgölü baseni çökel topluluğu üzerine şarye olmuşlardır. Bunu takip eden Üst Eosen-Orta Miyosen döneminde Haymana yöresinde yükselme ve hızlı bir aşınma izlenirken, güneyde Tuzgölü yöresinde açık denizle ilişkisi kesilen kapalı karasal çökel ortamlarının varlığını devam ettirdiği saptanmıştır. Üst Miyosen-Pliyosen döneminde Haymana yöresinin de aşınması ile peneplen halini alan bölge genelinde gölsel (karasal) bir ortamın yaygın olarak varlığı belirlenmiştir. Sonuçta bölgede üç farklı temel ve bunlar üzerinde gelişen çökel istiflerinin varlığı saptanmış ve bunların, bu günkü konumlarını bir dizi yapısal olaylar sonucunda kazandıkları ve büyük tektonik hatlar boyunca bir araya geldikleri belirlenmiştir. Anahtar Kelimeler : Haymana-Tuzgölü Basenleri, Neotetis'in kuzey kolu, Tektono-stratigrafi, Tektonik, Jeotektonik evrim

Ankara-HaymanaJeoteknik özelliklerStratigrafi+1
A.aziz Dellaloğlu
Çukurova University · Fen Bilimleri Enstitüsü
1997
00
DoktoraAçık ErişimTR

Trakya havzası oligosen yaşlı deltayik istifinin yeraltı verileri kullanılarak ayrıntılı sedimantolojik incelenmesi

Bu çalışma Çukurova Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü Jeoloji Mühendisliği Anabilim Dalı'nda doktora tezi olarak 1995 ile 1997 arasında gerçekleştirilmiştir. Trakya Havzası kuzeybatısındaki deltayik sedimanların yeraltı verileri kullanılarak ayrıntılı sedimantolojik çalışması bu tezin ana konusunu oluşturmaktadır. Trakya Havzası istifinin sedimantolojik özelliklerinin belirlenmesi ve bu tezin ana konusunun çalışılması için gerekli olan arazi çalışmaları ise 1995 yaz aylarında gerçekleştirilmiştir. Trakya Havzası, Türkiye'deki en geniş Tersiyer havzalarından birini oluşturmaktadır. Paleontolojik ve sedimantolojik veriler sedimantasyonun ve basen şekillenmesinin güneybatıdan bir ana transgresyonla Orta-Geç Orta Eosen'de başladığını göstermektedir. Sedimantolojik çalışmalar, Havza'nın oluşumu sırasında iki ana sediman depolanma sisteminin varlığını ortaya koymaktadır. Birincisi Eosen sonuna dek süren, Keşan grubu sedimanları (yaklaşık 3500 m kalınlıkta) ile temsil edilen ve daha çok türbiditik akıntılarla oluşmuş denizaltı yelpazesi ve türbiditik depolanması, ikincisi ise Oligosen boyunca çökelimini sürdüren deltayik karakterli Yenimuhacir grubu sedimanlarının (yaklaşık 2600 m kalınlıkta) depolanmasıdır. Depolanma karakteri, çökmenin çökelmeden daha fazla olması nedeniyle oluşan derin deniz koşullarında türbiditik olarak sürmüş; bu dengenin tersine dönmesiyle oluşan sığ deniz koşullarında ise deltayik depolanma başlamıştır (McCave and Swift, 1976). Stratigrafik dizilimde Keşan grubu (Orta-Üst Eosen) ile Ergene grubu (Pliyosen) sedimanları arasında yer alan ve çalışmanın çatısını oluşturan deltayik karakterli Yenimuhacir grubu, başlıca Mezardere, Osmancık ve Danışmen formasyonlarından oluşmuştur. Delta istifi, Kuzeybatı Trakya'daki 37 kuyunun GR- SONIC loğları incelenerek 13 çökelim dönemine ayrılmıştır. En incesi 21 m ve en kalını 523 m olarak saptanan bu çökelim dönemlerinin, Osmancık formasyonu üst seviyesinde yer alan ve incelenen kuyuların çoğunda gözlenen bir tüf seviyesi datum alınarak stratigrafik korelasyonları gerçekleştirilmiştir. Bunun sonucunda deltanınVIII gelişim yönünün kuzey, kuzeybatı ve batıdan güney, güneydoğu ve doğuya doğru olduğu ortaya konulmuştur. Belirlenen 13 çökelim döneminin GR loğu kullanılarak litolojik dökümü yapılmış ve her dönemin kum oranları belirlenmiştir. Bu oranların ve her dönemin kalınlık gelişmelerinin incelenmesi sonucu çalışma alanında stratigrafik kapan olabilecek ve potansiyel içeren olasılı yeni arama alanları belirlenmiştir (Weimer, 1976). Anahtar Kelimeler : Trakya Havzası Kuzeyi, Oligosen Delta, Batıdan Doğuya ilerleme Yönü, Log, Litolojik Döküm, Kum ve Kalınlık Haritaları, Sedimantoloji.

Kuyu loglarıSedimantolojiTersiyer havzası+2
M. Zihni Aksoy
Çukurova University · Fen Bilimleri Enstitüsü
1997
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Alanya ilçesi (Antalya) katı atık depolama alanının jeoteknik incelemesi

ÖZYÜKSEK L SANS TEZALANYA LÇES (ANTALYA) KATI ATIKDEPOLAMA ALANININ JEOTEKN K NCELEMESVeli Emre AKKURTÇukurova ÜniversitesiFen Bilimleri EnstitüsüJeoloji Mühendisliği Anabilim DalıDanışman : Doç.Dr. Şaziye BOZDAĞYıl: 2006, Sayfa:42Jüri : Doç. Dr. Şaziye BOZDAĞ: Prof. Dr. Hasan ÇET N: Doç. Dr. Ergül YAŞARYapılan bu çalışma, Antalya ili Alanya ilçesi Yumru dağında düzensiz olarakkullanılan deponi alanının düzenli depolama açısından uygunluk değerlendirmesininyapılmasını amaçlamaktadır. Bu amaç doğrultusunda 20 adet sondaj kuyusu açılmış veLugeon deneyleri yapılmıştır. Ayrıca bu birimler üzerinde RQD ölçümleri yapılmış vesüreksizlik ölçümleri alınmıştır.Bu çalışmalara göre deponi alanının süreksizlik yapıları ve karstik boşluklar içerençok geçirimli birimden oluştuğu belirlenmiştir. Deponi alanı ve yakın civarında akifer özellikgösterecek bir birim bulunmamakta ve yer altı suyu içermemektedir.Dolomitik kireçtaşlarının taşıma gücünün belirlenmesi için kayaç numuneleriüzerinde laboratuar deneyleri yapılmıştır. Elde edilen sonuçlara göre birimin izin verilebilirtaşıma basıncının 47,88-37,27 kg/cm2 arasında değiştiği belirlenmiştir.ncelemeler sonucunda geçirimliliğin çok yüksek olduğu inceleme alanı içinsızdırmazlığın tam olarak sağlanabilmesinin mümkün olmadığı belirlenmiş ve bu alanınındüzenli depolama açısından uygun olmadığı tespit edilmiştir.Anahtar Kelimeler: Düzenli Depolama, Katı Atık, Sızıntı Suyu, Zemin ve Kaya Mekaniği.I

Veli Emre Akkurt
Çukurova University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2006
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

100. Yıl Heyelanı (Adana) jeolojik-jeoteknik incelemesi

Bu çalışma 2005-2006 öğretim yılında Çukurova Üniversitesi Fen BilimleriEnstitüsü Jeoloji Mühendisliği Anabilim Dalında Yüksek Lisans Tezi olarakhazırlanmıştır.Aralık 2001 ve Ocak 2002 tarihlerinde 100. Yıl Bölgesi batı kesimindeoluşan heyelan bu çalışmanın konusunu oluşturmaktadır.Çalışmaya önce arazide başlanmış, heyelanın detay haritası yapılarakboyutları ortaya çıkarılmıştır. Daha sonra laboratuvar çalışmaları için gerekliörselenmiş ve örselenmemiş numuneler alınarak heyelanın içinde geliştiği HandereFormasyonu'nun jeoteknik özellikleri bulunmuştur. Arazide elde edilen veriler ilelaboratuar çalışmaları sonucunda elde edilen veriler değerlendirilerek büroçalışmaları için gerekli veriler sağlanmıştır. Büro çalışmaları bilgisayar çizimleriyledesteklenerek heyelanların oluşum mekanizması, çevreye olan etkisi ve heyelanlarakarşı alınacak önlemler araştırılmıştır.Sonuçlar heyelanların meydana gelmesinde 2001 Aralık ve 2002 Ocakaylarında mevsim normallerinin üzerinde aşırı yağışlar nedeni ile birimlerin suyadoygun hale gelmesi sonucu boşluk suyu basıncının artmasına bağlı olarak efektifbasıncın azalması yanında kayan kütle üzerindeki altere olmuş kiltaşı birimininvarlığı, tabaka doğrultu ve eğim yönünün de önemli rol oynadığını göstermiştir.Anahtar Kelimeler : Heyelan, Handere Formasyonu, Boşluk suyu basıncı,Efektif basınç.I

Elif Erdeve
Çukurova University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2006
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Altınözü (Antakya) ve yakın civarının tektono-stratigrafisi

ÖZYÜKSEK LİSANS TEZİALTINÖZÜ (ANTAKYA) VE YAKIN CİVARININTEKTONO-STRATİGRAFİSİMustafa KAVUZLUÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİFEN BİLİMLERİ ENSİTÜSÜJEOLOJİ MÜHENDİSLİĞİ ANA BİLİM DALIDanışman Prof. Dr. Ulvi Can ÜNLÜGENÇYıl: 2006, Sayfa: 82Jüri Prof. Dr. Ulvi Can ÜNLÜGENÇProf. Dr. Cavit DEMİRKOLDoç. Dr. Erol ÖZERTektono-stratigrafik amaçlı olarak incelenen çalışma bölgesi, Hatay iliningüneydoğusunda yer alan Altınözü ve Karbeyaz kasabaları arasında kalan alanıkapsamaktadır. İnceleme alanında temelde, bölgeye Üst Kretase'de tektonik olarakyerleşen allokton konumlu Kızıldağ ofiyolitleri bulunmaktadır. Tektonitlerden oluşanKızıldağ Ofiyoliti, Üst Kretase yaşlı ve otokton konumlu olan, başlıca kireçtaşı, killikireçtaşı ve marnlardan oluşan Kaleboğazı formasyonu tarafından uyumsuzluklaüzerlenmektedir. Kireçtaşı, çörtlü kireçtaşı ve kumlu kireçtaşlarından oluşan Alt-OrtaEosen yaşlı Okçular formasyonu ise açısal uyumsuzlukla Kaleboğazı formasyonunuüzerlemektedir. Başlıca konglomeralardan oluşan Akitaniyen-Burdigaliyen yaşlıBalyatağı ve onunla uyumlu olan ve başlıca resifal nitelikli kireçtaşlarından oluşanSofular formasyonları, Okçular formasyonunu üzerinde açısal uyumsuz olarakgözlenmektedir. Sofular formasyonunun üzerine kumtaşı, killi kireçtaşı, kiltaşı vemarnlarla temsil edilen Orta Miyosen yaşlı Tepehan formasyonu uyumlu ve geçişliolarak gelmektedir. Kumtaşı, killi kireçtaşı, marn ve kiltaşlarından oluşan ÜstMiyosen yaşlı Nurzeytin formasyonu ise Tepehan formasyonunu ile uyumlu vegeçişli bir dokanağa sahiptir. İnceleme alanındaki en genç birim olan Kuvaterneryaşlı alüvyonlar ise bütün yaşlı birimler üzerinde açısal uyumsuzlukla yeralmaktadır. Bölgede yüzeyleyen birimler yakın civarlarda yer alan doğrultu atımlıAmanos, Doğu Anadolu ve Ölü Deniz faylarınca etkilenerek konumlarınıkazanmışlardır. Mevcut yapısal özellikler dikkate alındığında, Hatay bölgesindekietkin gerilme rejiminin Geç Kuvaterner'de doğrultu atımlı rejimden açılma rejiminedoğru değiştiği gözlenmektedir. İnceleme alanında gözlenen ve ölçülen yapısalunsurların değerlendirilmesi sonucu, bölgede KD-GB uzanımında bir açılmarejiminin etkisi altında kaldığı görülmektedir.Anahtar Kelimeler: Altınözü, Tektono-stratigrafi, Açılma tektoniği, Ölü Deniz Fayı

Mustafa Kavuzlu
Çukurova University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2006
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Kırka (Eskişehir) bor yatakları çevresindeki biyojeokimyasal anomalilerin araştırılması

ÖZYÜKSEK LİSANS TEZİKIRKA (ESKİŞEHİR) BOR YATAKLARI ÇEVRESİNDEKİBİYOJEOKİMYASAL ANOMALİLERİN ARAŞTIRILMASISemiha ZORLUÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİFEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜJEOLOJİ MÜHENDİSLİĞİ ANABİLİM DALIDanışman :Yrd. Doç. Dr. Mustafa AKYILDIZYrd. Doç. Dr. Zeynep ÖZDEMİR (İkinci danışman)Yıl :2006, Sayfa: 132Jüri :Yrd. Doç. Dr. Mustafa AKYILDIZYrd. Doç. Dr. Zeynep ÖZDEMİRProf. Dr. Servet YAMANProf. Dr. Hüseyin ÇELEBİYrd. Doç. Dr. Ayfer ALKAN TORUNKimya sanayinden uzay ve havacılık sanayine kadar pek çok alandakullanılan ve stratejik öneme sahip borun yeni yataklarının bulunabilmesi amacıylaKırka (Eskişehir) Bor Madeni ve çevresinde doğal olarak yetişen Gypsophilaperfoliata L., Pinus nigra Arn, Chrysopogon gryllus (L.) Trin., Juniperus oxicedrusL. subsp., Juniperus foetidissima Willd., Apera intermedia Hackel, Quercus trojanaP.B. Webb, Puccinellia intermedia (Schur) Janchen, Alyssum sibiricum Wılld,Genista aucheri Boiss ve Euphorbia hirsuta L., bitki türleri ve üzerinde yetiştikleritopraklardan örnekler alınmıştır. Bitki ve toprak örneklerinin B, Li, Sr, Cu, Zn, Mn,Ni ve Co içerikleri saptanarak biyojeokimyasal anomalileri incelenmiştir. Bitkilerdebulunan element içeriği ile topraklarda bulunan element içeriği karşılaştırılarakbelirtgen (indikatör) bitkiler saptanmıştır. Yapılan değerlendirme sonucunda; P.intermedia (Schur) Janchen (n=17, r=0,7274) ile G. aucheri Boiss bitki türlerinindalları (n=26, r=0,7934) ve P. nigra Arn. bitki türünün yaprağı (n=16, r=0,6805) Biçin, G. aucheri Boiss bitki türünün dalı (n =18, r=0,6214), J. oxicedrus L. subsp.bitkisinin hem dalı (n=24, r=0,7267) hem de yaprağı (n=20, r=0,8293) ve P. nigraArn. bitki türünün yaprağı (n=19, r=0,6655) Li için, J. oxicedrus L. subsp. bitki türü(n= 16, r=0,6824) ile E. hirsuta L. bitki türünün yaprağı (n=14, r= 0,7511) ve P.nigra Arn. bitki türünün dalı (n=16, r = 0,8567) Sr için, G. perfoliata L. bitki türünündalı (n=13, r=0,7915) Mn için belirtgen bitki olarak saptanmıştır. Ancak bitkitürlerinin içerdiği Cu, Zn, Ni ve Co içerikleri ile topraktaki içerikleri arasındaistatistiksel anlamda doğrusal bir ilişki saptanamamıştır.Anahtar kelimeler: Biyojeokimya, B, Li, Sr, Mn, belirtgen bitki, Kırka (Eskişehir)I

Semiha Zorlu
Çukurova University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2006
00
DoktoraAçık ErişimTR

Zemin granülometrisinin ön konsolidasyon basıncı ve zemin hafızasına etkisi

ÖZDoktora TeziZEMİN GRANÜLOMETRİSİNİN ÖN KONSOLİDASYON BASINCI VEZEMİN HAFIZASINA ETKİSİMustafa FENERÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİFEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜJEOLOJİ MÜHENDİSLİĞİ ANABİLİM DALIDanışman : Prof. Dr. Hasan ÇETİNYıl:2006, Sayfa 107Jüri : Prof. Dr. Hasan ÇETİN (Başkan): Prof. Dr. Aziz ERTUNÇ (Üye): Prof. Dr. Mustafa LAMAN (Üye): Prof. Dr. Kamil KAYABALI (Üye): Yrd. Doç. Dr. Hakan GÜNEYLİ (Üye)Doktora tezi olarak hazırlanan bu çalışmayla zemin granülometrisinin (tanedağılımının) ön konsolidasyon basıncı ve zemin hafızası üzerine etkisi incelenmiştir.Bu amaç için laboratuvarda farklı kum ve kil oranlarına sahip 10 adetkarışım hazırlanarak kalıplara alınmış, suya doygun ortamda 0,028 kgf/cm2'likgerilme oluşturacak yükler (sürşaj yükü) oniki ay süreyle bekletilerek deneydekullanılacak yapay zemin numuneleri oluşturulmuştur.Hazır hale gelen herbir karışımın ön konsolidasyon basıncını dolayısıylahafıza özelliğini belirleyebilmek için tek bir kalıptan alınan toplam 15 adet numuneödometre deney cihazına örselenmeden yerleştirilmiş ve herbir numuneye 2,86kgf/cm2'lik gerilme oluşturabilecek ön yüklemeler farklı sürelerde (0 sn, 1 sn, 3 sn, 6sn, 15 sn, vs.,) uygulanarak oluşturulan bu ön gerilmelerin doku vasıtasıyla zemininhafızasına kaydedilmesi sağlanmıştır. Daha sonra zeminin dokusuna kaydedilenefektif gerilmeleri (ön konsolidasyon basınçlarını) belirleyebilmek için numunelerüzerinde standart konsolidasyon deneyleri yapılmıştır. Aynı işlem diğer kalankarışımlar için de ayrı ayrı tekrar edilmiş ve bu amaç için toplam 126 adet deneyyapılmıştır. Ayrıca permeabilite ile zemin hafızası arasındaki ilişkinin varlığınıortaya koyabilmek için karışımların permeabilite katsayıları belirlenmiştir.Deneylerden elde edilen veriler kullanılarak Casagrande yöntemiylenumunelerin sahip oldukları ön konsolidasyon basınç değerleri hesaplanmış ve eldeedilen değerlerin karşılaştırılmasıyla zemin granülometrisinin zemin hafızasıüzerindeki etkisi araştırılmıştır.Anahtar Kelimeler; Zemin Granülometrisi, Zemin Hafızası, Ön KonsolidasyonBasıncıI

Mustafa Fener
Çukurova University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2006
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Erzurum merkezli Doğu Anadolu bölgesinde yakın alan depremleri için sismik dalga sönüm oranı hesaplaması

ÖZYÜKSEK LİSANA TEZİERZURUM MERKEZLİ DOĞU ANADOLU BÖLGESİNDEYAKIN ALAN DEPREMLERİ İÇİN SİSMİK DALGA SÖNÜMORANI HESAPLAMASIUfuk AYDINÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİFEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜJEOLOJİ MÜHENDİSLİĞİ ANA BİLİM DALIDanışman : Yrd. Doç. Dr. Altay ACARYıl 2006, Sayfa 68Jüri Yrd. Doç. Dr. Altay ACARDoç.Dr.Suphi URALÖğr.Gör.Dr.Hatice KARAKILCIKBu çalışmada Erzurum Atatürk Üniversitesi Deprem Araştırma MerkezMüdürlüğüne ait Erzurum istasyonu kayıtlarından seçilmiş 44 adet deprem verisikullanılmıştır. Doğu Anadolu bölgesinde meydana gelmiş yakın alan deprem verileriile elastik dalgaların soğurma miktarının tespiti yapılmıştır. Bu çalışmada elastik Pdalgası yatay bileşeni kullanılmıştır. Bu çalışmada amaç seçilen bölgede kaliteFaktörü hesaplamasının yapılmasıdır. Çalışmada Atatürk Üniversitesi DepremAraştırma Merkez Müdürlüğüne ait Magnitüd formülü için bazı değişikliklerönerilmiştir.Anahtar kelimeler:Doğu Anadolu Bölgesi, Sismik dalga, Kalite faktörü, SoğurmaI

Ufuk Aydın
Çukurova University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2006
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Çamlıyayla (Mersin) ve Güneydoğu'sunun jeolojik ve tektonik incelemesi

ÖZYÜKSEK LİSANS TEZİÇAMLIYAYLA (MERSİN) VE GÜNEYDOĞU' SUNUNJEOLOJİK VE TEKTONİK İNCELEMESİAyşe KAYAÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİFEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜJEOLOJİ MÜHENDİSLİĞİ ANABİLİM DALIDanışman : Prof. Dr. Cavit DEMİRKOLYıl : 2006, Sayfa : 44Jüri : Prof. Dr. Cavit DEMİRKOLProf. Dr. Ulvi Can ÜNLÜGENÇYrd. Doç. Dr. Alican KOPÇalışma alanı, Mersin ilinin 30 km kuzeyinde yer alan Çamlıyayla (Namrun)ilçesi ve ilçenin güney kesimindeki yaklaşık 110 km2 lik alanı kapsar. Bu çalışmada 6ayrı kaya stratigrafi birimi ayırt edilmiştir.İnceleme alanının temelini Alt-Orta Triyas zaman aralığında sığ denizel birortamda çökelmiş olan Dişdöken formasyonu oluşturmaktadır. Bu birim üzerineaçısal uyumsuz olarak Jura-Kretase yaşlı Demirkazık formasyonu gelir. Daha üstteise tektonik dokanakla peridotit, serpantinit, gabro, radyolarit ve kireçtaşıbloklarından oluşan Fındık karmaşığı olarak ayırtlanan birim bulunmaktadır.Tersiyer yaşlı birimin en alt kesimini kumlu, siltli, killi kireçtaşlı, marnlı,fosil içerikli ve sığ denizel ortamda çökelmiş Alt-Orta Miyosen yaşlı Kaplankayaformasyonu oluşturur. Kaplankaya formasyonu Mesozoyik yaşlı birimler üzerineaçısal uyumsuz olarak bulunmaktadır. İnceleme alanında Kaplankaya formasyonu ileyanal ve düşey yönde geçişli bir ilişki sunan, Orta Miyosen yaşlı ve bol fosil içerikliresifal kireçtaşları Karaisalı formasyonu olarak tanıtılmıştır.İnceleme alanındaki en genç çökelleri karasal Kuvaterner yaşlı alüvyonlaroluşturmaktadır.Anahtar Kelimeler: Stratigrafi, Mesozoyik, Senozoyik, Çamlıyayla, Mersin.I

Ayşe Kaya
Çukurova University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2006
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Okçular (Kovancılar/Elazığ ) alanının stratigrafisi

ÖZYÜKSEK L SANS TEZOKÇULAR (KOVANCILAR / ELAZIĞ) ALANININSTRAT GRAF SSadi YÜKSEKÇUKUROVA ÜN VERS TESFEN B L MLER ENST TÜSÜJEOLOJ MÜHEND SL Ğ ANAB L M DALIDANIŞMAN: Prof.Dr. Cengiz YET ŞYıl: 2006 Sayfa:47Jüri: Prof.Dr. Cengiz YET ŞProf.Dr. Atike NAZ KYrd.Doç.Dr. Murat NCEÖZKovancılar-Okçular bölgesinde, Geç Kretase, Orta Eosen-Oligosen, ErkenMiyosen ve Geç Miyosen-Pliyosen yaşında kayaç birimleri yüzeylemektedir. GeçKretase yaşlı Elazığ mağmatitleri diyorit, gabro gibi derinlik, bazalt-dasitik bazaltgibi yüzey kayaçlarından oluşmuştur. Orta Eosen-Oligosen yaşlı Kırkgeçitformasyonu konglomera, kumtaşı, kumlu-killi kireçtaşı ve algli kireçtaşı ile temsiledilir ve Elazığ mağmatitleri üzerinde açılı uyumsuzlukla bulunur. Kırkgeçitformasyonu üzerine uyumsuz olarak Erken Miyosen yaşlı, algli ve mercanlıkireçtaşından oluşmuş Alibonca formasyonu, bununda üzerine Geç Miyosen-Pliyosen yaşlı Karabakır formasyonu Solhan tüfü, Karadağ bazaltı ve Çaybağıkireçtaşı üyeleri açısal uyumsuzlukla gelmektedir. Kuvaterner yaşlı alüvyonlar isedaha yaşlı birimleri açısal uyumsuzlukla üzerler.Anahtar kelimeler: Stratigrafi, Kırkgeçit, Alibonca, Karabakır, Elazığ.

Sadi Yüksek
Çukurova University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2006
10
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Adana bölgesindeki killi zeminlerin hassasiyet özelliği

ÖZYÜKSEK LİSANS TEZİADANA BÖLGESİNDEKİ KİLLİ ZEMİNLERİN HASSASİYET ÖZELLİĞİBarış KAYHANÇukurova ÜniversitesiFen Bilimleri EnstitüsüJeoloji Mühendisliği Anabilim DalıDanışman : Prof. Dr. Hasan ÇETİNYıl: 2006, Sayfa: 103Jüri : Prof. Dr. Hasan ÇETİN (Başkan)Prof. Dr. Aziz ERTUNÇ (Üye)Prof. Dr. Mustafa LAMAN (Üye)Bu çalışma 2005-2006 öğretim yılında Çukurova Üniversitesi Fen BilimleriEnstitüsü Jeoloji Mühendisliği Anabilim Dalında Yüksek Lisans Tezi olarakhazırlanmıştır.Adana bölgesinde bulunan dört farklı killi zeminin hassasiyet özelliğininaraştırılması bu tezin çalışma konusunu oluşturmuştur. Bunun için bu zeminlerdenörselenmemiş ve örselenmiş numuneler alınmış ve serbest basınç deneyleriyapılmıştır. Bu deneylerden elde edilen örselenmemiş ile örselenmiş serbest basınçdayanım değerleri birbirine oranlanarak her bir zemine ait hassasiyet derecesibelirlenmiştir. Ayrıca bu zeminleri sınıflamak için kıvam, tane boyu ve özgül ağırlıkdeneyleri de yapılmıştır.Adana bölgesindeki killi zeminlerin hassasiyet derecesi belirlenerek, depremgibi dinamik koşullarda dayanımdaki düşüş veya artışa bağlı olarak zeminin taşımagücünde nasıl bir durum meydana gelebileceği ortaya koyulmuştur.Anahtar Kelimeler: Hassasiyet, killi zemin, tek eksenli örselenmemişdayanım, tek eksenli örselenmiş dayanım, taşıma gücü.

Barış Kayhan
Çukurova University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2006
00