Sinop University
Discipline

Su Ürünleri Avlama ve İşleme Teknolojisi Anabilim Dalı

Sinop University

52

Archived Theses

0

DOIs Assigned

0%

DOI Rate

Discipline

50 Theses
Master'sOpen AccessTR

Farklı muhafaza sürelerinde derin dondurucuda depolanarak sıcak dumanlanan gökkuşağı alabalığı (Oncorhynchus mykiss) filetolarında kalite değişimlerinin belirlenmesi

Bu çalışmada, taze (K: kontrol) ve derin dondurucuda (-18oC) 6 ay (A) ile 12 ay (B) boyunca depolanmış gökkuşağı alabalıkları (Oncorhynchus mykiss, Walbaum 1792) sıcak dumanlanmıştır. Sıcak dumanlanan gökkuşağı alabalıkları bozuluncaya kadar buzdolabında (4±1°C) muhafaza edilmiş ve derin dondurucuda depolanma süresinin raf ömrüne etkisi kimyasal (TVB-N, TBA, pH,), mikrobiyolojik (TMAB, TPAB, TMK, TKB) ve duyusal analizler (renk, koku, tat, tekstür, genel beğeni) ile tespit edilmiştir. K, A ve B gruplarında deneme başında sırasıyla 15,41±0.25, 22,99±0,68 ve 25,84±0,12 mg/100 g olarak tespit edilen TVB-N değerleri, deneme sonunda (K, A ve B için; 14. 9. ve 3. günde) sırasıyla 36,56±0,35, 36,80±0,33 ve 36,63±0,58 mg/100g olarak tespit edilmiştir. Deneme başında K, A ve B gruplarında sırasıyla 0,62±0,05, 0,71±0,01 ve 1,75±0,02 malonaldehit/kg olarak belirlenen TBA miktarları, deneme sonunda 8,55±0,01, 8,35±0,1 ve 8,19±0,01 malonaldehit/kg olarak belirlenmiştir. K, A ve B gruplarının deneme başında ölçülen pH değerleri ise, 5,93±0,04, 5,47±0,02 ve 6,02±0,01 iken, deneme sonunda bu değerler 16. günde 6,11±0,01, 13. günde 6,24±0,02 ve 7. günde 5,96±0,06 olarak tespit edilmiştir. Derin dondurucuda depolama süresinin TVB-N, TBA ve pH değerleri üzerine etkisi önemli bulunmuştur (p<0.05). K, A ve B gruplarındaki TMAB sayıları, deneme başında 1,63±0,02, 2,29±0,03 ve 2,3±0,02 logkob/g iken, deneme sonunda 6,33±0,08, 6,31±0,07 ve 6,29±0,05 logkob/g olarak tespit edilmiştir. Bu artışlarda depolama süresinin etkisi önemli bulunmuştur (p<0.05). Duyusal kontrol yöntemlerinden tüm kriterler (renk, koku, tat, tekstür ve genel beğeni) ile belirlenen raf ömrü K grubunda 15, A grubunda 12 ve B grubunda ise 5 gün olarak tespit edilmiştir. Bu verilere göre 6 ay derin dondurucuda depolanmış alabalıkların işlenerek tüketilmesinin uygun olacağı, 12 ay depolanan ürünlerin işlenmesinin ise raf ömrü açısından uygun olmayacağı düşünülmektedir

Bayram Köstekli
Sinop University · Institute of Graduate Studies in Science
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Sinop ilinde avlanan barbunya balığının (Mullus barbatus ponticus Ess. 1927) av kompozisyonu ve üreme biyolojisinin araştırılması

Bu çalışmada Sinop bölgesinde avlanan barbunya balığının (Mullus barbatus ponticus Ess. 1927) yaş kompozisyonu, boy kompozisyonu, ağırlık kompozisyonu, boy ağırlık ilişkisi, kondisyon faktörü, büyüme parametreleri, ölüm oranları ve üreme yaşı ve zamanının belirlenmesi amaçlanmıştır. Araştırma süresince dip trolü ve uzatma ağlarıyla Sinop bölgesinde avlanan ve karaya çıkarılan balıklardan 1276 adet birey örneklenmiştir. Örneklenen bireylerin yaşları 1-4 arasında değişmekte, eşey dağılımları %63.79 dişi, %34.56 erkek ve %1.65 cinsiyeti belirlenemeyen bireyden oluşmaktadır. Örneklenen balıkların %38.94'ü yasal avlama boyu olan 13cm'nin altında bulunmuştur. Popülasyonu oluşturan tüm bireylerin büyüme parametreleri, L∞=18.70cm, K=0.36 ve t0=-1.56 yıl olarak hesaplanmıştır. Tüm bireyler için ölüm oranları, M= 0.805 yıl-1, F= 0.69 yıl-1, Z= 1.495 yıl-1 ve E=0.46 olarak hesaplanmıştır.

Bülent Yılmaz
Sinop University · Institute of Graduate Studies in Science
2017
00
DoctorateOpen AccessTR

Dondurarak kurutma teknolojisinin alabalık (Oncorhynchus mykiss, Walbaum 1792) kıymasına uygulanabilirliği ve kalite özellikleri üzerine etkisinin belirlenmesi

Bu araştırmada dondurarak kurutma teknolojisinin alabalık (Oncorhynchus mykiss Walbaum, 1792) kıymasına uygulanabilirliği ve işlem aşamalarında kalite özelliklerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Örnek grupları; taze alabalık kıyması, dondurularak kurutulmuş alabalık kıyması ve dondurularak kurutulduktan sonra rehidre edilmiş alabalık kıyması olarak oluşturulmuştur. Örnek gruplarında %ham protein, %ham yağ, %nem ve %ham kül analizleri, Tiyobarbitürik asit (TBA), pH, rehidrasyon oranı, su aktivitesi (aw), renk ve tekstür profil analizleri (TPA) ile aminoasit, yağ asidi, vitamin, mineral ve duyusal analizler gerçekleştirilmiştir. Taze alabalık kıyması, dondurularak kurutulmuş alabalık kıyması ve dondurularak kurutulduktan sonra rehidre edilmiş alabalık kıymasında, ham protein, ham yağ, nem ve ham kül değerleri sırasıyla; %20.25±0.04, %10.75±0.03, %67.54±0.29 ve %1.38±0.03; %66.41±0.02, %23.53±0.02, %2.11±0.01 ve %5.20±0.05; %34.03±0.59, %14.00±0.06, %50.01±0.00 ve %1.96±0.20 olarak belirlenmiştir (p<0.05). Örnek gruplarında su aktivitesi değerleri taze, dondurarak kurutulmuş ve rehidre örneklerde sırasıyla; 0.96±0.00 mg/kg, 0.19±0.02 mg/kg ve 0.97±0.00 mg/kg olarak ölçülmüştür (p<0.05). Renk analizi değerlerine göre taze alabalık kıyması, dondurularak kurutulmuş alabalık kıyması ve rehidre edilmiş alabalık kıymasının, L değerleri sırasıyla; 57.16±0.20, 77.34±0.72 ve 74.00±1.41 olarak belirlenmiştir. a* değerleri aynı gruplarda sırasıyla -0.46±0.23, 3.41±0.21 ve 1.63±0.37 iken, b* değerleri 20.79±0.36, 27.79±0.68, 29.64±0.36 olarak ölçülmüştür (p<0.05). Tekstür profil analizi (TPA) değerleri sertlik, yapışkanlık, elastikiyet, kırılganlık, bağlayıcılık, esneklik, sakızımsılık ve çiğnenebilirlik açısından incelenmiştir. Bunun yanı sıra örnek gruplarında; TBA miktarı, rehidrasyon oranı, aminoasit (p<0.05), yağ asidi, vitamin (D, E, B1) (p<0.05), mineral (Mg, Na, P, Ca) (p<0.05), analizleri ve duyusal analizler gerçekleştirilmiştir.

Bengünur Çorapcı
Sinop University · Institute of Graduate Studies in Science
2017
00
DoctorateOpen AccessTR

Ohmik ısıtma işleminin balık ezmesi kalite parametreleri üzerindeki etkilerinin belirlenmesi

Bu araştırmada, dumanlanmış gökkuşağı alabalığından (Oncorhynchus mykiss, Walbaum, 1792) üretilen ezmelerin, ohmik ve geleneksel ısıtma sonrasında buzdolabı koşullarında kalite parametrelerindeki değişimleri incelenmiştir. Ohmik ısıtma işlemi 50Hz çalışma frekansında ve 5V/cm voltaj gradyanında, geleneksel ısıtma ise cam kavanozlara yerleştirilen ürünlerin sıcaklığı 98±1˚C olan su banyosunda bekletilmesiyle gerçekleştirilmiştir. Her iki ısıtma işlemi ürün soğuk nokta sıcaklığı 78°C olduğunda sonlandırılmıştır. Daha sonra balık ezmeleri paketlenerek, 4±1°C'de raf ömrü sona erinceye kadar depolanmıştır. Depolama boyunca ezmelerin kalite özellikleri fiziksel, kimyasal, mikrobiyolojik ve duyusal analiz yöntemleri ile periyodik olarak kontrol edilmiştir. Ayrıca ezmelerin ısıtılması sırasında kullanılan iki yöntemin teknolojik açıdan değerlendirmesi de yapılmıştır. Depolama süresince ohmik yöntemle ısıtılmış ezmelerin TVB-N değerleri 12.19-20.58 mg/100g, TBA değerleri 0.60-1.07 mg malondialdehit/kg aralığında değişim gösterirken, geleneksel yöntemle ısıtılmış ezmelerin TVB-N değerleri 15.90-22.60 mg/100g, TBA değerleri 0.65-1.55 mg malondialdehit/kg aralığında değişim göstermiştir. Depolama süresine ve ısıtma yöntemine bağlı olarak TVB-N ve TBA değerlerinin anlamlı bir değişim gösterdiği belirlenmiştir (p<0.05). Isıl işlem öncesi ezmelerin L*, a* ve b* renk değerleri sırasıyla 69.90±0.06, 3.69±0.06 ve 21.34±0.06 olarak belirlenmiştir. Isıl işlem sonrası L* ve a* değerlerinin arttığı, b* değerlerinin ise 20.89-21.36 aralığında değişim gösterdiği saptanmıştır. Ohmik ve geleneksel ısıtma sonrası ezmelerin toplam bakteri sayısı (TBS) sırasıyla 2.28±0.02 ve 2.32±0.02 log kob/g olarak, toplam maya-küf sayısı(TMK) ise sırasıyla 2.14±0.06 ve 2.28±0.02 log kob/g olarak belirlenmiştir. Ohmik ve geleneksel ısıtma sonrası ezmelerin TBS ve TMK arasında istatistiksel olarak anlamlı (p>0.05) bir farklılık olmadığı görülmüştür. Ohmik ısıtma ile üretilen ezmelerin duyusal özelliklerinin daha çok beğenildiği, depolama sırasında ise duyusal özelliklerinde hızlı kalite kayıpları gerçekleştiği saptanmıştır. Ohmik ısıtma uygulanan ezme örnekleri depolamanın 20. gününde, geleneksel yöntemle ısıtılmış ezme örnekleri ise depolamanın 32. gününde duyusal özellikler yönünden tüketilemez olarak belirlenmiştir. Ohmik ısıtma sırasında balık ezmelerin elektrik iletkenliği 0.97-2.02 S/m arasında değişim göstermiştir. Balık ezmelerinin 78°C'ye ulaşılabilmesi için geleneksel ısıtmada 1172.5±83.5 sn. gerekli iken, ohmik ısıtmada 497±23 sn. yeterli olmuştur. Isıl işlem sonunda ısıtma sistemlerinin enerji verimliliği ohmik ısıtma için % 89.89 ve geleneksel ısıtma için % 9.25 olarak gerçekleşmiştir. Ohmik ısıtma sistemi, geleneksel ısıtma sistemine göre birim miktarda harcanan enerji miktarını % 90 azaltarak, enerji tasarrufu sağlamıştır.

Cem Aydın
Sinop University · Institute of Graduate Studies in Science
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Kocaeli ilinin balık tüketimi ve tüketici kararlarını etkileyen faktörlerin araştırılması

Bu çalışmada, Kocaeli ili merkez ilçelerinde yaşayan bireylerin su ürünleri tüketim davranışlarının değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Çalışma, Ağustos – Eylül 2017 tarihleri arasında, 626'sı kadın, 174'ü erkek olmak üzere 800 birey ile yüz yüze görüşme tekniği kullanılarak 32 soru içeren anket uygulaması yapılmıştır. Çalışmada elde edilen bulgular incelendiğinde, bireylerin %46.62'sının kırmızı eti, %34.78'inin beyaz eti ve %18.60'ının ise balıketini tercih ettikleri belirlenmiştir. Ankete katılan bireylerin %65.24'ü kışın, %28.15'i ise sonbaharda ağırlıklı olarak balık tükettiklerini belirtmişlerdir. Su ürünleri tüketimine cinsiyet, yaş, meslek grubu, gelir seviyesi ve öğrenim durumu gibi kriterlerin etki ettiği gözlemlenmiştir. Katılımcıların balık satın alırken %40.41'i tazelik, %37.66'sı hijyen, %19.43'ü ekonomik olmasına dikkat etmektedirler. En çok tüketilen balık türünün hamsi (%71.55), en çok tercih edilen pişirme yönteminin yağda kızartma (%46.74) olduğu belirlenmiştir. Bireylerin çoğunlukla (%27.59) aylık gelirinin 1500-2000 TL olduğu, genel olarak (%85.75) avcılık ile elde edilen ürünlerin tüketimini tercih ettikleri, piyasada balığı kolaylıkla temin edebildikleri (%89.24) ve balık çeşitlerini yeterli buldukları (%77.42) belirlenmiştir. Katılımcıların (%94.27) balıketini doyurucu buldukları, balık satın alırken su ürünleri av yasakları hakkında bilgi sahibi oldukları (%70.25) tespit edilmiştir. Araştırmada balığın taze olarak tüketildiği ve işlenmiş balık ürünleri tüketiminin az (%6.18) olduğu belirlenmiştir.

Sevilay Baydede
Sinop University · Institute of Graduate Studies in Science
2018
00
DoctorateOpen AccessTR

Farklı paketleme tekniklerinin hamsi (Engraulis encrasicolus L., 1758) marinatı üzerine uygulanabilirliği ve kalitelerinin incelenmesi

Bu çalışma, Üniversite-Sanayi işbirliği ile su ürünleri işleme sektörünün sorunlarına veya taleplerine çözüm bulma amacıyla gerçekleştirilmiştir. Bu nedenle, tüketici talepleri doğrultusunda, mevcut çalışmanın yürütüldüğü su ürünleri işleme tesisinde yapılan ürünlere (vakum paketli marine ve dumanlanmış ürünler) ek olarak yeni ürün gamı oluşturulmuş (Modifiye Atmosfer Paketli) ve elde edilen bu ürünlerde, paketleme yöntemlerinin (Vakum, MAP) etkileri karşılaştırılmıştır. Mevcut çalışmada, hamsi balığı kullanılarak 3 farklı ürün oluşturulmuş (Sade marinat, Sıcak ve Soğuk dumanlanmış marinat) ve bu ürünler kendi içlerinde farklı paketleme yöntemleri kullanılarak ambalajlanmıştır (Vakum ve MAP: % 60 CO2+% 40 N2). Toplamda 6 farklı grup (A: Vakum paketli sade marinat, B: MAP'lı sade marinat, C: Sıcak dumanlanıp vakum paketlenmiş marinat, D: Sıcak dumanlanıp MAP uygulanmış marinat, E: Soğuk dumanlanıp vakum paketlenmiş marinat, F: Soğuk dumanlanıp MAP uygulanmış marinat) belirlenmiş ve 2±2oC'de, 10 ay boyunca muhafaza edilmiştir. Depolama süresi boyunca her ayın belirli bir gününde, fiziko-kimyasal, mikrobiyolojik ve duyusal analizler yapılarak, ürünlerin kaliteleri incelenmiştir. Ürünlerin raf ömrü ise duyusal analiz sonucunda tespit edilmiştir. Yapılan, ağır metal, histamin ve PAH analizi sonuçlarına göre, tespit edilen değerlerin ulusal ve uluslararası standartlara göre belirtilen limitlerin çok altında olduğu belirlenmiştir. Biyokimyasal analiz sonuçlarına göre elde edilen ürünlerin, yüksek besleyici değere sahip olduğu, yapılan marinasyon ve dumanlama işlemi sonrasında bile balık etinin besin değerini koruduğu belirlenmiştir. Bunun yanında tüm ürünlerin, insan sağlığı için son derece önemli olan, omega-3 yağ asitleri ve esansiyel amino asitler bakımından da zengin olduğu tespit edilmiştir. Kimyasal analiz sonuçlarına göre tüm ürünlerin, TBARs, TVB-N ve pH değerlerinin, depolama süresi boyunca tüketilebilir sınır değeri geçmediği belirlenmiştir. Yapılan mikrobiyolojik analiz sonucuna göre, taze örnekte Toplam Psikrofil Aerob Bakteri sayısı 2,35±0,05 logkob/g, Toplam Mezofil Aerob Bakteri sayısı ise 2,77±0,03 logkob/g olarak hesaplanmıştır. Depolama süresi boyunca, tüm analizlerde (Toplam Aerob Bakteri, Toplam Anaerob Bakteri, Toplam Maya-Küf, Toplam Koliform, Toplam Laktik Asit Bakteri, Staphylococcus aureus), belirlenen mikroorganizma sayısı, tespit edilebilir sınır değerin altında (<10 kob/g) kalmıştır. Ayrıca hiçbir üründe, patojen mikroorganizmaya (Salmonella spp., Listeria monocytogenes, Escherichia coli O157-H7) rastlanılmamıştır. Duyusal analiz sonuçlarına göre, tüm ürünler, panelistler tarafından yüksek beğeni almış, en beğenilen ürün ise sıcak dumanlanmış marinat grubu olmuştur. Mevcut çalışma, ürünlerin duyusal açıdan kalitelerini kaybettikleri ay sonlandırılmıştır. 2±2oC'de muhafaza edilen ürünlerin raf ömrü; A grubu için 9 ay, B grubu için 8 ay, C grubu için 10 ay, D grubu için 8 ay, E grubu için 6 ay ve F grubu için 5 ay olarak belirlenmiştir. Fakat kalite standartları, tüketici beğenisi, depolama ve nakliye şartları da göz önünde bulundurularak, tespit edilen raf ömrünün, belirtilen koşullarda 1 ay daha erken olması tavsiye edilmektedir. Bu çalışma Üniversite-Sanayi işbirliği ile yürütülmüş ve tüketici tercihi dikkate alınarak yeni bir ürün gamı oluşturulmuştur. Firma tarafından üretilerek tüketici beğenisine sunulan MAP'lı marine ürünlerin (sade, sıcak-soğuk dumanlanmış), seri üretime geçilmesi ile Türkiye'de bu alanda bir ilk gerçekleşmiştir.

İrfan Keskin
Sinop University · Institute of Graduate Studies in Science
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Karadeniz'de sömürülen ve sömürülmeyen beyaz kum midyesi, Chamelea gallina (L.,1758), av sahaları stoklarının karşılaştırılması

Bu çalışmada, Eylül-2017 ile Kasım-2018 tarihleri arasında İstanbul-Kocaeli-Sakarya illerinin Karadeniz kıyısında bulunan avcılık sahalarındaki (sömürülmüş ve sömürülmemiş av sahaları) beyaz kum midyesinin (Chamelea gallina L,. 1758) stokları karşılaştırılmıştır. Araştırmada beyaz kum midyesi miktar, eski sahada (sömürülen alan) 140,5 ± 55,59 kg/km², yeni sahada (sömürülmemiş alan) 448,7 ± 189.21 kg/km² ve toplamda ise 217,5 ± 107,08 kg/km² olarak tahmin edilmiştir. Derinliklere göre yapılan hesaplamalarda sömürülmüş sahadaki en yüksek biyokütle miktarının 176,7±55.92 kg/km² ile 15-20 m derinliklerde, sömürülmemiş sahada ise 448,7±189,21 kg/km² olarak 5-10 m derinliklerde olduğu belirlenmiştir (p<0,05). Araştırmanın yürütüldüğü sömürülmüş sahada 13384,93 ± 3259,58 kg, sömürülmemiş sahada 156180,16± 39646,66 kg ve toplam alanda ise 169565,09 ± 42906,25 kg beyaz kum midyesi stoku olduğu tahmin edilmiştir. Çalışma süresince elde edilen beyaz kum midyesi boy ortalamaları 18,00 ± 2,48 mm olarak hesaplanmıştır. Boy frekans dağılımı en çok 18-20 mm boy gurubunda yoğunlaştığı belirlenmiştir. Avlanan beyaz kum midyelerin, sömürülmüş sahada stoğun %53,7'sinin ve sömürülmemiş sahada ise stoğun % 4,1'inin yasal av boyundan (17 mm) küçük olduğu belirlenmiştir.

Zafer Türkmenoğlu
Sinop University · Institute of Graduate Studies in Science
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Buzdolabı koşullarında (+4°c) depolanan dumanlanmış karides marinatının raf ömrünün belirlenmesi

Bu çalışmada, karides etine dumanlama ve marinasyon işlemi uygulanarak su ürünleri tüketimine alternatif bir ürün geliştirilmeye çalışılmıştır. Elde edilen dumanlanmış marine ürünün buzdolabı koşullarındaki kalitesini ve raf ömrünü tespit etmek amacıyla her ayın belirli bir gününde fiziksel, kimyasal, mikrobiyolojik ve duyusal analizler yapılmıştır. Çalışmada, İstanbul-Tuzla balıkçı barınağından temin edilen pembe derin su karidesleri (Parapenaeus longirostris Lucas 1846) kullanılmıştır. Temin edilen karideslerin baş, kabuk ve iç organları çıkarıldıktan sonra, temizlenmiş ve sıcak dumanlama işlemi (30ºC'de 20 dakika ön kurutma, 60ºC'de 10 dakika) uygulanmış ardından marinasyon işlemi (%1 alkol sirkesi+%2.2 tuz+‰0.4 sitrik asit, 2 gün) uygulanmıştır. Elde edilen ürünler, buzdolabı koşullarında 10 ay boyunca muhafaza edilmiştir. Besin kompozisyonu sonuçlarına göre dumanlanmış karides marinatının denemenin başındaki protein, yağ, kül ve nem miktarı sırasıyla %18.56, %4.17, %1.07 ve %66.24 olarak tespit edilmiştir. İnsan sağlığı için son derece önemli olan omega-3 yağ asitleri elde edilen marine üründe yüksek miktarda bulunurken, EPA ve DHA içeriği sırasıyla %5.26 ve %4.49 olarak belirlenmiştir. Yapılan kimyasal analiz sonuçlarına göre taze karides etinin kalitesinin yüksek olduğu belirlenmiştir. Marine ürünün TBA, TVB-N ve pH değeri sırasıyla 0.32 mg MDA/kg, 9,72 mg/100 g ve 2.87 olarak bulunmuş ve depolama süresi boyunca tüketilebilir sınır değerleri aşmadığı belirlenmiştir. Mikrobiyolojik analiz sonuçlarına, göre taze karideste tespit edilen TMAB sayısı 1.54 logkob/g iken yapılan marinasyon+dumanlama işlemi ile bu değer 10 kob/g altına düşmüş ve depolama süresi boyunca paketlenmiş ürünün toplam mezofil ve psikrofil aerob bakteri, toplam maya küf ve toplam koliform bakteri sayısı <10 kob/g olarak tespit edilmiştir. Dumanlanmış marine ürünler, panelistler tarafından yüksek beğeni almış ve çalışma duyusal analiz sonuçlarına göre sonlandırılmıştır. Buzdolabı koşullarında 10 ay muhafaza edilen ürünlerin, depolamanın 8. ayında kalitesini kaybetmeye başladığı belirlenmiş, tüketici için belirlenen raf ömrü ise 7 ay olarak tespit edilmiştir. Sonuç olarak elde edilen ürünün yüksek besleyici değere sahip olduğu ve su ürünleri pazarına alternatif bir ürün oluşturabileceği kanısına varılmıştır.

Asiye Eyuboğlu
Sinop University · Institute of Graduate Studies in Science
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Muğla Milas'taki bir su ürünleri işleme tesisine iş sağlığı ve güvenliği yönetim sisteminin uygulanması

Bu çalışmada; Muğla Milas'ta bulunan bir su ürünleri işleme tesisinin işleyişi açısından iş sağlığı ve güvenliği ile ilgili ortaya çıkabilecek tehlike ve riskler analiz edilerek, kabul edilebilir seviyelerde tutabilmek için alınması gereken önlemler belirlenmiştir. Araştırma alanı olarak; Muğla Milas'ta bulunan su ürünleri işleme tesisi seçilmiştir. Risk analizi çalışması L tipi Matris Metodu kullanılarak yapılmıştır. Bu çalışma sonucunda tehlikeler ve riskler tespit edilmiş, risk seviyelerinin kabul edilebilir seviyelere gelebilmesi için gerekli önlemler belirlenmiştir. Çalışma kapsamında toplam 166 adet tehlike tespit edilmiştir. Bunlardan 89 tehlikenin tolere edilemez risk seviyesinde olduğu, 77'sinin önemli risk seviyesinde olduğu belirlenmiştir. Düzenleyici ve önleyici faaliyetler ile bu risk seviyeleri katlanılabilir risk seviyesine düşürülmüştür.

Emirhan Tütüncü
Sinop University · Institute of Graduate Studies in Science
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Clarias gariepinus Burchell, 1822 (Karabalık)'ın Asi nehri havzasındaki balıkçılığının ve bazı biyolojik parametrelerinin incelenmesi

Bu çalışmada Clarias gariepinus'un Asi Nehri'ndeki balıkçılığının ve bazı biyolojik özelliklerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Çalışma iki aşama olmak üzere Aralık 2018-Mart 2019 arasında Hatay ilinde bulunan Asi Nehri'nde gerçekleştirilmiştir. İlk aşamada, balıkçılar, perakendeciler ve tüketiciler ile yüz yüze görüşülerek anket çalışması yapılmıştır. İkinci aşamada ise, pinter ile aylık balık örneklemesi yapılmıştır (N=185). Dişi-erkek oranı 1:1,06 olarak hesaplanmıştır. Elde edilen bireylerin boy dağılımı 20,47 cm ile 62,46 cm arasında değişmiştir. Boy-ağırlık ilişkisindeki b değerleri dişi ve erkekler için sırasıyla 2,98 ve 2,83 olarak hesaplanmış olup, izometrik büyüme tespit edilmiştir. Örneklerin yaşı 1-4 arasında dağılım göstermiştir. von Bertalanffy büyüme parametreleri dişiler için L∞=58,5 cm, K=0,51 1/yıl, t0=-0,11 ve erkekler için L∞=68,3 cm, K=0,35 1/yıl, t0= -0,23 olarak hesaplanmıştır. Bu çalışma sonucunda bu bölgedeki ticari balıkçılık üzerinde denetim ve araştırma faaliyetleri beklenen düzeyde yeterli olmadığı söylenebilir.

Zeynel Abidin Gözler
Sinop University · Institute of Graduate Studies in Science
2019
00
DoctorateOpen AccessTR

Karadeniz'de kullanılan farklı ağ göz açıklığına sahip fanyalı uzatma ağlarının seçiciliklerinin farklı modellerle belirlenmesi

Bu çalışma, Sinop bölgesinde balıkçılar tarafından yoğun olarak kullanılan 32 mm, 36 mm ve 40 mm ağ göz açıklığına sahip fanyalı uzatma ağları ile Eylül 2015 - Ağustos 2016 tarihleri arasında gerçekleştirilmiştir. Bu bölgede fanyalı uzatma ağları ile yapılan avcılıkta hedef türlerden olan Barbunya balığı (Mullus barbatus) ve Mezgit balığı (Merlangius merlangus) aynı zamanda bu bölgede daha önce seçicilik hesaplamaları yapılmayan Solea solea, Arnoglossus laterna ve Pegusa lascaris gibi yassı balıkların farklı iki seçicilik hesaplama yöntemi olan SELECT (Share each length-class's catch total) ve Holt (1963) metodu kullanılarak seçicilik parametreleri hesaplanmıştır. Buna ek olarak araştırmada kullanılan fanyalı uzatma ağlarınına yakalanan balıkların boy-ağırlık ilişkisi incelenmiştir. Araştırma boyunca fanyalı dip uzatma ağları ile avlanan bazı balık ve yengeç türlerinden oluşan toplam 429,498 kg ürün elde edilmiş, toplam avlanan ürün miktarının 326,125 kg'ını bazı balık türleri oluştururken, 103,373 kg'ını ise yengeç türlerinin oluşturduğu belirlenmiştir. Araştırmada kullanılan 32 mm, 36 mm ve 40 mm göz açıklığına sahip ağlar ile Holt meotu kullanılarak hesaplanan optimum yakalama boyları sırasıyla Mullus barbatus için, 14,82 cm, 16,67 cm ve 18,53 cm, Merlangius merlangus için, 13,67 cm, 15,38 cm ve 18,80 cm, Solea solea için 11,90 cm, 13,40 cm ve 14,90 cm, Pegusa lascaris için, 11,50 cm, 13,00 cm ve 14,40 cm, Arnoglossus laterna için, 12,20 cm, 13,70 cm ve 15,30 cm olarak hesaplanmıştır. SELECT medotu kullanılarak hesaplanan optimum yakalama boyları ise sırasıyla Mullus barbatus için, 14,41 cm, 16,21 cm ve 18,02 cm, Merlangius merlangus için, 13,79 cm, 15,51 cm ve 17,24 cm olarak hesaplanmıştır. Solea solea için, 12,22 cm, 13,75 cm ve 5,28 cm, Pegusa lascaris için 11,40 cm, 12,82 cm ve 14,25 cm, Arnoglossus laterna balığı için, 12,16 cm, 13,68 cm ve 15,20 cm olarak hesaplanmıştır.

Balık avlama yöntemleri
Ferhat Büyükdeveci
Sinop University · Institute of Graduate Studies in Science
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Sinop kıyılarında deneysel sepet tasarımlarının av verimi ve av kompozisyonuna etkisi

Su ürünleri avcılığında kullanılan sepetlerin şekli ve ağız konumunun av verimi ve tür kompozisyonu üzerindeki etkisini ele alan bu çalışmada, kare ve silindirik şekilli sepetlerde üstten ve yandan olmak üzere iki ayrı yöne açılan giriş denenmiştir. Dört sepetlik iki set ile ayrı ayrı yapılan paralel denemeler sonucunda 2 yengeç ve 13 balık türünden oluşan toplam 1412 birey yakalanmıştır. Araştırma süresince en çok 293 birey Labridae ailesi üyeleri avlanırken bunu sırasıyla 160 birey ile Blenniidae ailesi üyeleri ve 148 birey ile Eriphia verrucosa izlemiştir. Avlanan su ürünleri içerisinde yöre halkı tarafından besin olarak tüketilen türlerin oranı yaklaşık %70 civarındadır. Elde edilen sonuçlara göre uygun şekilde tasarlanmış sepetlerin Karadeniz'de pavurya (Eriphia verrucosa), izmarit balığı (Spicara maena), kayabalığı (Gobius spp.), isparoz (Diplodus annularis) ve eşkine (Sciaena umbra) avcılığında kullanılabileceği söylenebilir.

Kıyı balıkçılığı
Utku Samet Öksüz
Sinop University · Institute of Graduate Studies in Science
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Karadeniz Bölgesinde bulunan işleme tesislerinde çalışanların sosyo-ekonomik durumlarının incelenmesi ve tükenmişlik faktörünün etkisi

ÖZET KARADENİZ BÖLGESİNDE BULUNAN İŞLEME TESİSLERİNDE ÇALIŞANLARIN SOSYO-EKONOMİK DURUMLARININ İNCELENMESİ VE TÜKENMİŞLİK FAKTÖRÜNÜN ETKİSİ Bu çalışmanın amacı Karadeniz Bölgesi'nde yer alan su ürünleri işleme tesislerinde çalışan kişilerin sosyo-ekonomik durumlarını ve tükenmişlik düzeylerini belirlemektir. Bu amaçla Sinop ve Samsun illerinde faaliyet gösteren 7 adet su ürünleri işleme tesisinde çalışan toplam 102 çalışana iki ayrı anket formu uygulanmıştır. Su ürünleri işleme tesislerinde çalışan toplam 102 çalışanın sosyo-ekonomik durumlarını belirlemek amacıyla kullanılan ilk ankette katılımcıların yaş, cinsiyet, eğitim durumu, evlerinin mülkiyet durumu, oturduğu konutun ısınma şekli… vb. gibi birtakım sosyo-ekonomik verilerini belirlemeye yönelik toplam 24 soru yer almıştır. Çalışanların tükenmişlik düzeyini belirlemeye yönelik soruların yer aldığı ikinci anket formunda ise katılımcıların tükenmişlik düzeylerini ve nedenlerini belirlemeye yönelik toplam 34 soru yer almıştır. Anket formlarından elde edilen veriler SPSS 22.0 programına aktarılarak istatistiksel analizleri gerçekleştirilmiştir. Çalışmada verilerin istatistiksel analizinde anlamlılık düzeyi p<0,05 olarak kabul edilmiştir. Analiz sonrasında elde edilen bulgular tablolaştırılarak yorumlanmıştır. Çalışma sonucunda Karadeniz'de faaliyet gösteren su ürünleri işleme tesislerinde çalışan bireylerin aylık gelir düzeylerinin asgari ücret düzeyinde olduğu, eğitim düzeylerinin düşük seviyede olduğu, katılımcıların maaşlarından memnun oldukları, genç yaş grubunda yoğunlaştıkları, bireylerin çoğunun işçi pozisyonunda çalıştıkları ve kitap ve gazete okuma alışkanlıklarının bulunmadığı tespit edilmiştir. Sonuç olarak su ürünleri işleme tesislerinde çalışan bireylerin sosyo-ekonomik düzeylerinin düşük düzeyde olmasına rağmen, işlerinden ve aylık gelirlerinden memnun olduğu söylenebilir. Anahtar Kelimeler: Su ürünleri, sosyo-ekonomik durum, tükenmişlik, su ürünleri işleme tesisi, Karadeniz Bölgesi

Selahattin Çoban
Sinop University · Institute of Graduate Studies in Science
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Gökkuşağı alabalığı (Oncorhynchus mykiss, Walbaum 1972) filetolarında modifiye atmosfer ve oksijen emici etiketin ürün kalitesi üzerine etkileri

Bu çalışmada unlu gıdalarda ve diğer paketlenmiş gıda ürünlerinde kullanılan oksijen emici etiket (Fresh Care)'in buzdolabı koşullarında (+4ºC)'de muhafaza edilen gökkuşağı alabalıklarında (Oncorhynchus mykiss, Walbaum 1972) raf ömrüne etkisi araştırılmıştır. Araştırma başlangıcında ham protein, ham yağ, nem ve ham kül analizleri yapılmış ve değerler sırası ile 19.16± 0.08, 10.32±0.08, 68.37±0.10, 1.75±0.14 bulunmuştur. Kimyasal kalitenin belirlenmesi ile ilgili olarak araştırmanın ilk günü, TVB – N, TBA, su aktivitesi yapılmış ve değerler sırasıyla; 13.90±0.41mg/100g, 0.75±0.05 mgMDA/kg, 0.97±0.02 olarak bulunmuştur. Duyusal analizlere bakıldığında kotrol grubu ( S ) depolama süresince diğer gruplara göre ( V, M, M+E ) göre daha düşük duyusal puan aldığı görülmüştür. TVB – N miktarı depolamaya bağlı olarak artış göstermiş, oksijen emici etiketli grup da ( M+E ) diğer gruplara göre ( S, V, M ) gruplara göre daha düşük artış belirlenmiştir. TVB – N miktarı S grubu 6. gün 37.20±0.99mg/100g, Vgrubu 19. gün 36.48±0.91mg/100g, M grubu 27. günde 36.27±0.61 mg/100g, M+E grubu 32. günde 38.06±0.55 mg/100g' a ulaştığı gözlemlenmiştir. Depolamaya bağlı olarak artan TBA grubundaki değişim S grubu 6. gün 0,75±0.05 mgMDA/kg, V grubu 19. gün 1.31±0.02 mgMDA/kg, M grubu 27. gün 1.57±0.01 mgMDA/kg, M+E grubu 32. gün 1.17±0.01 mgMDA/kg değerleri belirlenmiştir. Depolamanın başında tüm gruplarda düşük mezofilik aerobik bakteri sayısı depolama süresince tüm örneklerde artış göstermiştir. S grubu 6. gün 6.17±0.03 logkob/g, V grubu 19. gün 6.33±0.01 logkob/g, M grubu 27. gün 6.38±0.12 logkob/g, M+E grubu 32. gün 6.40±0.07 logkob/g tespit edilmiştir. Toplam psikrofilik bakteri sayıları S grubu 6. gün 6.08±0.04 logkob/g, V grubu 19. gün 6.50±0.20 logkob/g, M grubu 27. gün 6.15±0.15 logkob/g, M+E grubu 32. gün 6.14±0.03 logkob/g olarak belirlenmiştir. Elde edilen veriler incelendiğinde MAP ile paketlenen ürünlerin MAP+E göre tüketilebilir sınır değerini daha erken aştığı aralarındaki farkın istatiksel olarak önemli olduğu bulunmuştur(p<0.05). Oksijen emici etiketin paketlenmiş su ürünlerinde duyusal, kimyasal kalite üzerinde olumlu etki ettiği görülmüştür. Anahtar kelimeler: Gökkuşağı alabalığı, oksijen emici etiket, modifiye atmosferde ambalajlama, kalite, raf ömrü

Nuri Tunçtaş
Sinop University · Institute of Graduate Studies in Science
2019
00
DoctorateOpen AccessTR

Modifiye atmosfer ile paketlenen alabalık (Oncorhynchus mykiss walbaum, 1792) köftesinde mikrobiyal transglutaminaz enziminin ürün kalitesi üzerine etkisi ve endüstriyel kullanım olanaklarının araştırılması

Bu araştırmada, Gökkuşağı alabalığından (Oncorhynchus mykiss Walbaum, 1792) iki farklı oranda mikrobiyal transglutaminaz (MTGaz) enzimi [(A Grubu: %0.5 MTGaz), (B Grubu: %1 MTGaz)] ilave edilerek üretilen köfteler, modifiye atmosfer paketleme (MAP) (60/40:CO2/N2) ile paketlenerek 2±2°C'de 24 gün boyunca depolanmıştır. Farklı konsantrasyonlarda kullanılan MTGaz enziminin köfte üzerindeki etkileri (besin kompozisyonu, fiziksel, kimyasal, mikrobiyolojik, duyusal analizler ve mekanik testler) incelenmiştir. %1 oranında kullanılan (B Grubu) enzimin mikrobiyal fauna üzerinde daha yüksek inhibisyon etkisinin olduğu, hem çiğ hem de pişmiş üründe su ve pişirme kaybını azaltıcı etkide olduğu tespit edilmiştir (p<0.05). Köfte formunda istenilen reolojik özelliklerin de artan enzim konsantrasyonu ile önemli ölçüde iyileştiği tespit edilmiştir (p<0.05). Besin bileşimi, yağ asitleri ve amino asit kompozisyonları ile renk, pH, su aktivitesi (aw) ve tiyobarbütirik asit reaktif maddeleri (TBARs) sonuçları açısından enzim konsantrasyonunun etkisi önemli bulunmamıştır. Duyusal, kimyasal ve mikrobiyolojik analiz sonuçları bakımından alabalık köftelerinin raf ömrü, kontrol grubunda 18 gün, A ve B gruplarında ise 21 gün olarak tespit edilmiştir. Toplam Psikrofil Aerob Bakteri (TPAB), Toplam Uçucu Azotlu Bileşikler (TVB-N) ve duyusal analiz verileri ile oluşturulan TOPSIS (Technique for Order-Preference by Similarity to Ideal Solution) makul çözüme yakınlık ve sıralama tekniğine göre, A grubunun (%0.5 enzim ilaveli) tercih edilebilirlik açısından ilk sırada olduğu brlirlenmiştir. Sonuç olarak, tüketime hazır bu ürününde MTGaz enzimi ve MAP'ın birlikte kullanımı neticesinde gıda güvenliğine uygun olarak maksimum koruma sağlanmıştır.

Mikrobiyal enzimlerModifiye atmosfer ambalajlamaSu ürünleri
Can Okan Altan
Sinop University · Institute of Graduate Studies in Science
2020
00
DoctorateOpen AccessTR

Karadeniz'in Sinop kıyılarındaki Cetacea türlerinin bolluk ve dağılımlarının tahmini

Bu çalışmada, deniz memelilerinin populasyon büyüklüğünün belirlenebilmesi için yaygın olarak kullanılan doğrusal kesit yöntemi ile Karadeniz'in önemli balıkçılık merkezlerinden Sinop bölgesinde dağılım gösteren Cetacea (balinalar, yunuslar ve muturlar) türlerinin mevsimsel bolluk ve dağılımlarının tahmini gerçekleştirilmiştir. Gemi ile gözlem çalışmaları 2019 Mayıs – 2020 Mart tarihleri arasında mevsimsel olarak yürütülmüştür. Araştırmada, Karadeniz'de yaşayan üç Cetacea türünün de Sinop bölgesinde dağılım gösterdiği belirlenmiş ve populasyon büyüklükleri mutur (Phocoena phocoena relicta) için 1058 birey (CV=%19,25, %95 CI= 725-1542), afalina (Tursiops truncatus ponticus) için 188 birey (CV=%21,67, %95 CI= 123-239) ve tırtak (Delphinus delphis ponticus) için 311 birey (CV=%16,77, %95 CI= 123-427) olarak tahmin edilmiştir. Tahmin edilen bolluk değerlerinin mevsimler arasındaki değişiminin önemli olduğu ve ilkbahar mevsiminde her üç türün de populasyon büyüklüğünde artış görüldüğü belirlenmiştir. Mutur ve afalinanın yıl boyu Sinop bölgesinde dağılım gösterdiği tespit edilmiştir. Bunun yanında tırtağın ise kış mevsiminde bu bölgeyi tamamen terk ettiği tahmin edilmektedir. Araştırma sonuçlarına göre, Sinop'un muturların kışlama alanlarından biri olduğu; bunun yanında ilkbahar mevsiminde her üç tür için beslenme, çiftleşme ve yavrulama faaliyetleri açısından önemli bir bölgeyi temsil ettiği düşünülmektedir. Yapılan bu araştırma, Karadeniz'in Türkiye sularındaki Cetacea türleri üzerine gerçekleştirilen ilk mevsimsel doğrusal kesit çalışmasıdır.

Deniz biyolojisiDeniz memelileriKaradeniz+1
Uğur Özsandıkçı
Sinop University · Institute of Graduate Studies in Science
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Gravlaks yöntemiyle hazırlanan palamut balığının (Sarda sarda, Bloch 1793) +4±1 oc 'deki muhafazası; fiziksel, kimyasal ve mikrobiyolojik yönden incelenmesi

Tuzlama, marinasyon, soğuk dumanlama gibi ısıl işlem uygulanmadan işlenen su ürünlerine olan ilgi her geçen gün artmaktadır. Yarı işlenmiş su ürünleri olarak da adlandırılan bu ürünler, tüketiciler tarafından yoğun lezzet ve aroma içermeleri nedeniyle tercih edilmektedir. Bu çalışmada ülkemizde sıklıkla salamura ya da kuru tuzlanarak (lakerda) işlenen palamut balığından, İskandinav ülkelerinde somon balığına uygulanan gravlaks işlemi ile yeni ürün eldesi amaçlanmıştır. Taze palamut balığı fileto çıkarıldıktan sonra, tuz, şeker, karabiber, kişniş ve dereotu karışımında +4oC'de72 saat kürlenmiştir. Kürleme işlemi sonrası palamut gravlakslar streç (A grubu) ve vakum (B grubu) paketlenerek +4oC'de 24 gün süresince muhafaza edilmiş ve analizler gerçekleştirilmiştir. Çalışmada kullanılan taze palamudun ham protein, ham yağ, ham kül, nem ve karbonhidrat içeriği sırasıyla; 23.10, 19.54, 1.19, 55.77 ve 0.39 g/100g olarak tespit edilmiştir. Gravlaksın tuz ve asit içeriği %2.86 ve %0.58 dir. Gravlaksın ham protein, ham yağ içeriği taze palamut ile benzer bulunmuştur (p>0.05). Taze palamut balığının TVB-N miktarı 20.66 mg/100g'dir. Her iki grupta da depolama süresince TVB-N içeriklerinde dalgalanmalar olsa da maksimum limit değer 24. günde aşılmamıştır. TBARs değişimleri de depolama süresince dalgalanma göstermiş ve en yüksek 3.50 mgMDA/kg olarak bulunmuştur. Palamut gravlaksın paketleme öncesi toplam mezofil aerob bakteri, toplam psikrofil aerob bakteri, toplam maya küf, toplam koliform bakteri ve S. aureus sayıları sırasıyla 3.68, 3.08, 2.21, 2.17 ve <0.30 Logkob/g'dır. Depolama süresince her iki grubun toplam mezofil anaerob bakteri ve E. coli yükü <0.30 Logkob/g olarak belirlenmiştir. Çalışmanın "genel kabul edilebilirlik" duyusal puanı ve "mikrobiyojik analizler"i göz önünde tutulduğunda grupların raf ömrü; streç paketli A grubu için 15, vakum paketli B grubu için ise 21. gün olarak verilebilir.

Melike Vurat
Sinop University · Institute of Graduate Studies in Science
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Levrek balığının raf ömrü ve besin komposizsyonu üzerine kombine işleme (sıvı duman ve sous vide) tekniklerinin etkisi

Bu araştırmada, Akdeniz'de yetiştiriciliği yapılan levrek balığının (Dicentrarchus labrax Linneaus, 1758) besin kalitesi ve raf ömrü üzerine sıvı duman ve sous vide (vakum paketlenmiş ürünü sıcak su içerisinde pişirme) teknolojisinin kombine kullanımının etkisi araştırılmıştır. Sıvı duman, tuz ve ayçiçek yağı ile aroma ve lezzet kazandırılan levrek filetoları vakum paketlenerek sous vide uygulamasına hazır hale getirilmiştir. Tüm grupların süre değişkeni sabit tutularak (20 dakika) farklı sıcaklıklarda [60°C'de (X Grubu), 65°C'de (Y Grubu) ve 70°C'de (Z Grubu)] sous vide işlemi gerçekleştirilmiştir. Pişirme işleminin ardından gruplar, +2°C'de 44 gün boyunca depolanarak her 4 günde bir fiziksel, kimyasal, mikrobiyolojik ve duyusal analizler gerçekleştirilmiştir. 0. günde Y grubunun ham yağ ve ham protein içeriklerinin diğer gruplardan daha yüksek tespit edilmesine karşın, depolama sonunda Z grubunun ham yağ içeriği ile X grubunun ham protein içeriği daha yüksek belirlenmiştir (p<0,05). Tüm gruplarda EPA ve DHA miktarı pişirmenin etkisiyle bir miktar artış göstermiştir. Taze balığın TVB-N değeri 13,33 mg/100g olarak tespit edilmiş ve depolama sonunda en düşük TVB- N değeri Z grubunda (24,41 mg/100g) belirlenmiştir. Yüksek sıcaklıkta pişirmenin TBARs ve TVB-N miktarını azalttığı, ayrıca mikrobiyal gelişimi de yavaşlattığı gözlemlenmiştir. Depolama süresince yapılan mikrobiyolojik analizlerin sous vide pişirilen sıvı duman aromalı levrek balıklarının raf ömrünün belirlenmesinde belirteç analiz olduğu; 60 °C ve 65 °C de 20 dk pişirilen aromalandırılmış levrek balığı filetolarının raf ömrünün 28 gün, 70oC de 20 dk pişirilen Z grubunun ise raf ömrünün 32 gün olduğu tespit edilmiştir.

Su ürünleri
Rukiye Köklü
Sinop University · Institute of Graduate Studies
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Orta ve Doğu Karadeniz'deki çaça balığı (Sprattus sprattus (L. 1758)) stoklarının değerlendirilmesi

Bu araştırmada, Orta ve Doğu Karadeniz'deki çaça balığı (Sprattus sprattus (L. 1758)) stokları akustik yöntem ile izlenmiş ve bilimsel olarak kabul görmüş güncel stok değerlendirme modelleri XSA ve SAM ile stokun durumu özetlenmiştir. Elde edilen sonuçlara göre von Bertalanffy büyüme parametreleri 2016-2022 yılları ortalaması L∞=13,40 cm, k=0,43, t0 = -1,370 olarak bulunmuştur. İlk üreme boyu dişiler için 5,99 cm, erkek bireyleri için ise 5,74 cm olarak tahmin edilmiştir. Örneklenen balıkların içerisinde 5,74 cm'den küçük balıkların oranı %0,65 olarak belirlenmiştir. Akustik yöntemle elde edilen veriler incelendiğinde ortalama balık boyları 2016, 2017, 2018, 2019, 2021 ve 2022 yılları için sırasıyla 7,1±1,95 cm, 7,6 ±2,22 cm, 5,8±1,41 cm, 6,9±1,31 cm, 7,2±1,82 cm ve 6,9±1,63 cm olarak belirlenmiştir. Çaça balığı stoklarının 1 mil2 deki biyokütleleri yıllara göre sırasıyla 1,24 ton/nm2, 2,03 ton/nm2, 3,28 ton/nm2, 14,11 ton/nm2, 1,4 ton/nm2 ve 0,76 ton/nm2 olarak tahmin edilmiştir. Modellerin çıktıları incelendiğinde 2022 yılında XSA ve SAM'a göre sırası ile yumurtlayan stok (SSB) 100 994 ile 80 615 ton, stoka katılım 81 761 452 ile 56 543 214 adet ve avcılık baskısı Fbar 0,42 ile 0,8 yıl-1 olarak hesaplanmış, XSA'e göre stoktan yararlanma referans seviyesinde, SAM'a göre ise stokların kullanımı referans seviyesinin (Ebar) üzerine çıkmıştır. 2016-2022 yılları süresince avcılığa bağlı olarak SSB'de ve avlarda dalgalı düşüşler yaşanmış, çaça balığının yaşam periyodu boyunca her 5 yılda bir döngüsel salınım yaptığı görülmüştür. Bu durum ekolojik parametreler ve balıkçılık faaliyetleri kapsamında stokun kendini yenileme periyodu olarak değerlendirilebilir. Ancak, son yıllardaki stok durumu ve avlanma dikkate alındığında, stoktan yararlanma oranı referans seviyesinin altında tutulmalıdır.

Salih İlhan
Sinop University · Institute of Graduate Studies in Science
2024
00
DoctorateOpen AccessTR

Mor soğan (Allium cepa L.) kabuğu kullanılarak geliştirilen ph duyarlı akıllı etiketin soğuk muhafaza koşullarında depolanan gökkuşağı alabalığı (Oncorhynchus mykiss) kalitesinin tespitinde kullanımının araştırılması

Bu çalışmada; mor soğan kabuğundan elde edilen antosiyaninlerin absorbsiyon yöntemiyle doğal bir polimer olan selüloz kâğıda (Whatman no: 1 filtre kâğıdı) immobilize edilmesiyle pH değişimine duyarlı akıllı etiket tasarlanmıştır. Etiketler, gökkuşağı alabalığı (Oncorhynchus mykiss Walbaum, 1792) filetosunun farklı kısımlarını içeren (K grubu: kuyruk, O grubu: orta, B grubu: baş) paketlere entegre edilerek 20 gün süresince atmosfer paketleme yapılarak buzdolabı koşullarında (4 ºC) muhafaza edilmiştir. Akıllı etiketler ile depolama süresince balık gruplarında meydana gelen bozulma göstergeleri ve kalite değişimlerinin gerçek zamanlı olarak hızlı ve etkin bir şekilde takibinin yapılabilmesi amaçlanmıştır. Depolama süresince tüm balık gruplarında meydana gelen kalite değişiklikleri, fiziksel (paket içi gaz ölçümü, renk, aw, balık eti su kaybı), kimyasal (pH, TVB-N) ve mikrobiyolojik (TMAB, TPAB, TMK, TK, laktik asit bakteri ve Pseudomonas spp.) analizler ile değerlendirilirken balık paketlerinde kullanılan akıllı etiketlerde meydana gelen değişiklikler de (ΔE, WI, RI ve YI) tespit edilmiştir. Bu analizlerden elde edilen veriler duyusal test (taze ve pişmiş) puanları ile birlikte değerlendirilmiştir. Depolama süresince atmosferik hava ile paketlenen örneklerin TVB-N, pH değerinde ve TPAB, TMAB ve Pseudomonas spp. sayılarında önemli artış gözlemlenmiş (p<0,05) ve buna bağlı olarak da indikatör renklerinde önemli değişiklikler tespit edilmiştir. Depolama süresince balık örneklerinin koku ve lezzet puanları ile paketlerdeki akıllı etiketlerin kırmızılık (a*) ve WI değerlerinde önemli düşüşler görülmüştür (p<0,05). K, O ve B gruplarına ait paket içi CO2 miktarında meydana gelen artışların istatistiksel olarak önemli olduğu saptanmıştır (p<0,05). Ayrıca akıllı etiketlerde depolama süresince tespit edilen renk değişimleri ile TVB-N, pH, TPAB sonuçları ve koku puanları arasında güçlü bir korelasyon olduğu tespit edilmiştir (p<0,01). Gerçekleştiren analizler sonucunda K grubu örneklerinin 10. günden, O grubu örneklerinin 11. günden ve B grubu örneklerinin ise 9. günden itibaren bozulmaya başladığı üretilen akıllı etiketlerin bozulma anlarına göre renk değişimleri gösterdiği tespit edilmiştir.

AlabalıklarDuyusal kaliteEt kalitesi+3
Bayram Köstekli
Sinop University · Institute of Graduate Studies in Science
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Karadeniz kıyılarında dip trol ağlarına tesadüfen yakalanan kıkırdaklı balıkların bazı populasyon özellikleri

Kıkırdaklı balıklar, bazı türleri nesli gittikçe azalan, bazı türleri ise koruma altında bulunan, tüm dünya okyanusları ve denizlerinde olduğu gibi, Türkiye denizlerinin ekosisteminde ve besin zincirinde oldukça önemli bir yeri olan deniz canlılarıdır. Bu çalışma, Karadeniz'in Samsun ve Sinop kıyılarında 2023-2024 ve 2024-2025 av sezonlarında ticari balıkçı gemileri ile denize çıkılarak, dip trol ağlarına kazaen hedef dışı tür olarak yakalanan kıkırdaklı balık türlerinin balıkçılık biyolojisi ve populasyon dinamiği ele alınmıştır, Araştırma süresince gerçekleştirilen 174 dip trol ağı çekimi sonunda Karadeniz'de yaşayan dikenli vatoz (Raja clavata Linnaeus; 1758), rina balığı (Dasyatis pastinaca Linnaeus; 1758) ve mahmuzlu camgöz köpek balığı (Squalus acanthias Linnaeus; 1758) türlerinin kıkırdaklı balıklar olarak av aracına tesadüfen yakalandığı tespit edilmiştir. Dikenli vatoz ve rina balığının pozitif allometrik büyüme, mahmuzlu camgöz köpek balığının ise negatif allometrik büyüme gösterdiği belirlemiştir. Çalışma sonunda elde edilen verilerden, türlerin Von Bertalanffy Büyüme Denklememi (VBBD) parametreleri (L∞, K, to), ölüm oranları (Z, M, F) ve sömürülme oranları (E) tahmin edilmiştir. Türler için L∞, K, to değerleri sırasıyla 187,3 cm, 0,207 yıl-1, -2.47 yıl-1; 277 cm, 0,069 yıl-1, -2,89 yıl-1, 152,9 cm, 0,16 yıl-1, -2,18 yıl-1olarak hesaplanmıştır. Türlerin stoktan yararlanma (sömürülme) oranlarının oldukça yüksek olduğu saptanmıştır E değerleri sırasıyla 0,69, 0,61 ve 0,81 olarak tahmin edilmiştir. Araştırma sonuçları bu türler üzerine yapılan diğer araştırma bulguları ile karşılaştırılmıştır. Ayrıca dip trol ağına tesadüfî olarak yakalanan kıkırdaklı balık türlerinin korunması, sürdürülebilirliği, istemdışı avcılığının minimum düzeye indirilmesi ve uygulanabilecek metodolojiler konularında bazı önerilerde bulunulmuştur.

Karadeniz
Görkem Çavuş
Sinop University · Institute of Graduate Studies
2025
00
DoctorateOpen AccessTR

Beymelek lagün gölünde çipura balığının (Sparus aurata L., 1758) bazı populasyon parametrelerinin tahmini

Bu çalışmada, 30 Ekim 2006 ve 9 Mayıs 2007 tarihleri arasında Beymelek Lagün Gölü'ndeki çipura balığının (Sparus aurata L., 1758) farklı avcılık yöntemlerine göre boy-ağırlık kompozisyonları, boy-ağırlık ilişkileri, yaş kompozisyonları, büyüme parametreleri, ölüm oranları ve populasyon büyüklüğü incelenmiştir. Parametrelerin tahmininde boy-ağırlık ölçümleri, pullardan yapılan yaş tayinleri ve markalama yöntemleri kullanılmıştır.Av sezonu içinde lagün gölünden yapılan örneklemeler sonucunda, 51707 adeti ticari avcılık ve 7083 adeti dalyancılıktan olmak üzere toplam 58790 adet çipura yakalanmıştır. Çipura balıkların ticari av ve dalyancılık olmak üzere boy verilerinin sırasıyla 17.8?37.5 cm ve 17.8?42.2 cm aralığında, ağırlıklarının ise 81?768 g ve 73?1206 g arasında değiştiği tespit edilmiştir. Pullara ait yaş okumalarından 0-V yaş grupları arasındaki bireylerin sırasıyla I, II ve III yaş grubunda yoğunlaştığı belirlenmiştir.Büyüme parametrelerinin ve populasyon büyüklüğünün markalamayla tespiti amacıyla yapılan çalışmada 400 adet balık markalanmıştır. Markalanarak göle bırakılan balıklardan 44 adeti ticari avdan ve 21 adedi dalyancılıktan olmak üzere 65 adet (%16.25) balık tekrar geri yakalanmıştır.Von Bertalanffy Büyüme parametreleri markalama verilerinden Gulland-Holt Yöntemi ile L? = 33.42 cm, K= 0.474, t0 = -0.3347, pullara ait yaş okumalarından Ford-Walford Yöntemi ile L? = 61.66 cm, K = 0.146, t0 = -1.6995 olarak hesaplanmıştır. Büyüme performansları markalama verilerinden ve pullara ait yaş okumalarından sırasıyla 6.272 ve 6.319 olarak tespit edilmiştir.Ölüm oranlarının hesaplanmasında, Anlık Ölüm Katsayısı, Markalama verilerinden 0.454, Yaşama Oranı %63.5, boy kompozisyonu verilerinden Beverton - Holt Yöntemi ile 0.856, Yaşama Oranı %42.49, Av Eğrisi Yöntemine göre pullardan hesaplanan yaş kompozisyonu verilerinden 0.801, Yaşama Oranı %44.90 ve Boy verilerinden 0.788, Yaşama Oranı %45.46 olarak bulunmuştur. Doğal Ölüm Katsayıları, Tekrar Yakalama Verilerinden ve Von Bertalanffy Büyüme Denklemi Parametrelerinden sırasıyla 0.38 ve 0.26 olarak hesaplanmıştır. Markalama verileri kullanılarak Beymelek Lagün Gölü'ndeki çipuralara ait populasyon büyüklüğü 357200 olarak tespit edilmiştir.

Çetin Sümer
Sinop University · Institute of Graduate Studies in Science
2009
00
DoctorateOpen AccessTR

Balık tazeliğinin balık unu kalitesi üzerine etkisi

Sinop ilinde kurulu bulunan 3 fabrikada 8 saat arayla hammaddeden numuneler alınarak TVB-N ve TBA analizleri yapılmış ve 4 farklı tazelik grubu oluşturulmuştur. Hammaddenin işlenmeye başlamasından 90 dk sonra kurutma ünitesi çıkışından balık unu numuneleri alınmıştır. Farklı tazelikteki balıklardan farklı kurutma sıcaklıkları uygulanarak üretilen balık unlarında kaliteyi belirlemek amacıyla ham protein, ham yağ, ham kül, nem, aminoasit, yağ asit kompozisyonu, histamin miktarı ve renk değişimleri incelenmiştir.Balık ununda yapılan; ham protein oranının (sırasıyla; %75.58, 74.09, 72.53, 69.65) hammadde bayatladıkça azaldığı belirlenmiştir. Ham yağ (sırasıyla; %7.81 ? 0.099, 8.91 ? 0.252, 10.04 ? 0.175, 11.94 ? 0.190) ve nem oranının (sırasıyla: % 4.17 ? 0.207, 4.74 ? 0.322, 5.12 ? 0.252, 6.08 ? 0.535) hammadde bayatladıkça arttığı tespit edilmiştir.Ortalama esansiyel aminoasit miktarları en taze örnekten bayata doğru sırasıyla % 34.42 ? 0.186, % 33.71 ? 0.272, % 32.27 ? 0.074 ve % 30.49 ? 0.468 belirlenmiş, hammadde bayatladıkça elde edilen balık unundaki esansiyel aminoasitlerin oranının azaldığı bulunmuştur. Hammadde bayatladıkça elde edilen üründe esansiyel olmayan aminoasit değerlerinin (sırasıyla %; 41.20 ? 0.290, 40.36 ? 0.267, 40.27 ? 0.282, 39.16 ? 0.188) azaldığı ve farkın istatistiki olarak önemli olduğu belirlenmiştir (p<0.05).Balık ununda histamin biyojen aminin (sırasıyla; 119.54 ? 27.15, 525.56 ? 74.963, 1113.35 ? 151.229, 4078.28 ? 1026.447 ppm) hammadde bayatladıkça arttığı bulunmuştur.Fabrikalardaki tazelik gruplarında toplam doymuş yağ asitleri değeri sırasıyla % 34.80 ? 0.169, % 34.46 ? 0.147, % 33.87 ? 0.158 ve % 33.95 ? 0.216 olarak bulunmuş ve hammadde bayatladıkça azaldığı belirlenmiştir. Tekli doymamış yağ asit oranları (sırasıyla%;19.71 ? 0.224, 21.21 ? 0.088, 21.20 ? 0.324) incelendiğinde bayat gruplarda daha yüksek bulunmuştur. Hammadde bayatladıkça balık ununda çoklu doymamış yağ asit oranı (sırasıyla; % 33.47 ? 0.356, % 32.65 ? 0.338, % 31.32 ? 0.536, % 30.28 ? 0.757) azalmıştır. Hammadde de TBA değeri arttıkça tazelik gruplarında EPA ve DHA miktarının azaldığı belirlenmiştir. ?? 3, ?? 6 ve ? 3'ün ? 6'ya oranı hammaddenin tazelik değeri bayatladıkça azaldığı tespit edilmiştir.Çalışmanın sonucunda hammadde tazeliğinin ve işleme metodunun balık unu kompozisyonunu etkilediği tespit edilmiştir. Yüksek kaliteli balık unu üretmek için fabrikalara evaporatör sistemi kurulması ve hammaddelerin taze olarak işlenmesi gerekmektedir.Anahtar Kelimeler: Balık unu kompozisyonu, kalite, balık tazeliği, histamin, renk

Barış Bayraklı
Sinop University · Institute of Graduate Studies in Science
2009
00
Master'sOpen AccessTR

Buzdolabında depolanan hamsi (Engraulis Encrasicholus, L., 1758) balığının raf ömrüne biberiye (Rosmarinus officinalis L.) ekstraktının etkisi

Bu çalışmada doğal antioksidan olarak kullanılan biberiye (Rosmarinus officinalis L.) ekstraktının buzdolabı koşullarında (4±1ºC) depolanan hamsi (Engraulis encrasicholus, L., 1758) balıklarında kullanımının etkisi araştırılmıştır. Demleme yöntemiyle elde edilen biberiye ekstraktında, iç organları çıkarılmış ve çıkarılmamış hamsi balığı yarım saat süre ile bekletilmiş ve buzdolabı koşullarında 4±1ºC'de depolanmıştır. Depolama süresinde duyusal, kimyasal ve mikrobiyolojik analizlerle raf ömrü belirlemeye çalışılmıştır.Araştırma başlangıcında ham protein, ham yağ, nem ve ham kül oranı sırasıyla %19.13±0.72, %3.80±0.4, %74.00±1 ve %1.10±0.10 olarak bulunmuştur. Duyusal analizlere bakıldığında kontrol grubunda (CK, NK) depolama süresince diğer gruplara (CB, NB) göre daha düşük duyusal puanlar aldığı görülmüştür. Kimyasal analizlerden, TVB-N miktarı depolamaya bağlı olarak artış göstermiş, biberiye ekstraktında bekletilen (CB, NB) gruplarda kontrol grubuna (CK, NK) göre daha düşük artış belirlenmiştir. TVB-N değerinin CB grubu için 15. gün 35.71±0.32 mg N/100 g, CK grubu için 11. gün 36.04±0.13 mg N/100 g, NB grubu için 13. gün 38.35±0.29 mg N/100 g, NK grubu için 11. gün 35.84±0.49 mg N/100 g' a ulaştığı belirlenmiştir. Depolama boyunca TBA değerlerinde CB grubunda 15. gün 8.70±0.36 µg MDA/g, CK grubunda 9. gün 8.14±0.04 µg MDA/g, NB grubunda 13. gün 8.72±0.52 µg MDA/g, NK grubunda ise 11. gün 8.80±0.12 µg MDA/g olarak belirlenmiştir. Depolamaya bağlı olarak artan TMA değeri CK grubunda 13. gün 8.87±0.07, CB grubu 7. gün 7.58±1.28, NK grubu 11. gün 7.34±0.87, NB grubu 11. gün 11.00±1.19 değerine ulaşmıştır. Depolamanın başlangıcında 6.43±0.08 olarak belirlenen pH değeri, depolamanın son günü olan 15. gün CK, CB, NK ve NB gruplarında sırasıyla, 6.07±0.08, 6.68±0.03, 6.54±0.10 ve 6.49±0.12 olarak tespit edilmiştir. Depolama başlangıcında tüm gruplarda düşük mezofilik aerobik bakteri sayısı gözlenirken bu sayı depolama süresince tüm örneklerde artış göstermiştir. Depolamanın 13. gününde CK, CB, NK ve NB gruplarında mezofilik aerobik bakteri sayıları sırasıyla 6.36, 6.98, 6.57, 6.95 log cfu/g olarak belirlenmiştir. Depolamanın 13. gününde CK, CB, NK ve NB gruplarında psikrofilik bakteri sayıları sırasıyla 5.18, 4.81, 5.98, 4.61 log cfu/g olarak belirlenmiştir.

Su ürünleri
Aysun Gargacı
Sinop University · Institute of Graduate Studies in Science
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Kekik uçucu yağı uygulamasının soğuk koşullarda muhafaza edilen hamsinin kalitesi üzerine etkisi

Bu çalışmada baş ve iç organları çıkarılmış hamsilere Origanum vulgare L.subsp. hirtum uçucu yağı uygulanmış ve bu uygulamanın raf ömrü üzerine etkisi çalışılmıştır. Temizlenmiş balıklar kilitli buzdolabı poşetine konulmuş ve üzerlerine % 0.01 (w/v) oranında Origanum vulgare L.subsp. hirtum uçucu yağı pipetlenerek kilit mekanizması kapatılmış ve 4±1oC'deki buzdolabında deney grubu olarak muhafaza edilmiştir. Kontrol grubu balıklarına aynı işlemler uygulanmış olup Origanum uçucu yağı ilave edilmemiştir. 16 günlük depolama periyodu boyunca kimyasal, duyusal ve mikrobiyolojik analizler yapılmıştır.Depolama başlangıcında 6.09±0.03 olan pH değeri 16.günde 6.83±0.02 değerine ulaşmıştır. TVB-N değeri başlangıçta 2.470±0.045 mg N/100g olarak tespit edilmiş olup, kontrol grubunda 38.643±0.538 mg N/100g değeriyle 8.gün, deney grubu ise 38.010±0.702 mg N/100g değeriyle 16. gün limit değerleri aşarak raf ömrünü tamamlamıştır.Mikrobiyolojik analiz olarak Toplam Mezofilik Aerobik Bakteri, Toplam Psikrofilik Aerobik Bakteri, Toplam Koliform, E.coli, S.aureus, Toplam Maya ve Küf sayımı yapılmıştır. İlk gün Toplam Mezofilik Aerobik Bakteri sayısı 2.120±0.085 log10 kob/g, Toplam Psikrofilik Aerobik Bakteri sayısı 2.457±0.076 log10 kob/g olup, balık etinin mikrobiyolojik yükü düşük bulunmuştur. Kontrol grubu Toplam Mezofilik Aerobik Bakteri ve Toplam Psikrofilik Aerobik Bakteri sayısı açısından 8. gün, deney grubu ise 16. günde limit değerleri aşmıştır.Depolamanın 6. gününde kontrol grubu 2.85±0.00 puan, 12. gününde de deney grubu 2.78±0.05 puan alarak duyusal açıdan ?kabul edilemez? olarak değerlendirilmiştir. Baş ve iç organları çıkarılan hamsiler 6. güne kadar, baş ve iç organları çıkarılıp kekik yağı uygulanan hamsiler 14. güne kadar güvenle tüketilebilir.Bu araştırma sonuçları, Origanum vulgare L.subsp. hirtum uçucu yağının 4 0C'de hamsi filetolarının raf ömrünü uzattığını ve duyusal olarak Origanum'un balık etinde kullanılabilirliğini göstermiştir.

Hamsi balığıOriganum vulgareYağlar-uçucu
Gökay Taşkaya
Sinop University · Institute of Graduate Studies in Science
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Doğal ve yapay renklendiriciler uygulanarak buzdolabı koşullarında muhafaza edilen sıcak dumanlanmış zargana balığının (Belone belone euxini Günther, 1866) bazı kalite kriterlerinin tespiti

Bu çalışmada, zerdeçal (Curcuma longa L.) ve sunset yellow FCF katkılı salamuralara tabi tutulup, sıcak dumanlanan zargana balıkları (Belone belone euxini, Günther 1866) buzdolabı koşullarında muhafazaya alınmış, kimyasal, mikrobiyolojik ve duyusal tazelik kontrol yöntemleri uygulanarak raf ömrünün tespiti amaçlanmıştır.Buzdolabı koşullarında bozuluncaya kadar depolanan sıcak dumanlanmış zargana balıklarındaki bazı kalite özellikleri üzerine, depolama süresinin, zerdeçal ve sunset yellow FCF kullanımının etkisi kimyasal, mikrobiyolojik ve duyusal tazelik kontrol yöntemleri ile belirlenmiştir.Soğuk depolama boyunca, Toplam Uçucu Bazik Azot Miktarı (TVB-N), Tiyobarbitürik Asit Miktarı (TBA), Toplam Mezofilik Aerobik Bakteri Sayısı, Toplam Psikrofilik Aerobik Bakteri Sayısı, Toplam Maya ve Küf Sayısı Değerleri artış göstermiştir. Bu artışlarda depolama süresinin, zerdeçal ve sunset yellow FCF'nin kullanımının etkisi önemli bulunmuştur (p ? 0.05).Depolama süresi boyunca pH Değerleri ve Tuz Miktarları üzerine depolama süresinin, zerdeçal ve sunset yellow FCF kullanımının etkisi önemli bulunmuştur (p ? 0.05).Duyusal tazelik kontrol yöntemlerinden görünüş, koku, tat (lezzet), doku (tekstür) ve tuzluluk puanları üzerine zerdeçal ve sunset yellow FCF kullanımının etkisi önemli bulunmuştur (p ? 0.05).Duyusal tazelik kontrol yöntemleri esas alınarak buzdolabı koşullarında muhafaza edilen sıcak dumanlanmış zargana balığının raf ömrü 17 gün olarak tespit edilmiştir.Anahtar kelimeler: Zargana (Belone belone euxini), sıcak dumanlama, zerdeçal (Curcuma longa), sunset yellow FCF, raf ömrü

Su ürünleri
Özgül Özer
Sinop University · Institute of Graduate Studies in Science
2010
00
DoctorateOpen AccessTR

Farklı modifiye atmosfer koşullarında paketlenen ve buzdolabı sıcaklığında depolanan levrek balığının (Dicentrarchus labrax, Linnaeus 1758) fiziksel, kimyasal ve mikrobiyolojik yönden incelenmesi

Çalışmada, levrek balıkları (Dicentrarchus labrax, L. 1758) baş ve iç organları çıkarılıp, hava, MAP (%75 CO2 + %25 N2, %60 CO2 + %40 N2, %30 CO2 + %30 O2+ %40 N2) ve vakum ile paketlenerek buzdolabı sıcaklığında (2.9oC ? 0.02) 40 gün depolanmıştır.Depolama süresince, MAP ve vakum paketlemenin balık eti mikrobiyal florası, fiziksel ve kimyasal değişikleri üzerine etkili olduğu tespit edilmiştir. Artan CO2 oranının TVB-N, TBA, TMA ve bakteriyel gelişimi sınırlandırdığı, %75 ve %60 CO2 içeren gaz karışımları ile depolamanın, oksijen içeren karışımlar ve vakum paketlemeye oranla daha etkili olduğu buna karşın yağ oksidasyonunun önlenmesinde en etkili yolun vakum paketleme olduğu bulunmuştur. Kimyasal kalite tespit analizlerinin, vakum ve CO2'ce zengin modifiye atmosfer koşullarında paketlenen balık etleri için yeterli olmadığı, bu analizlerin mikrobiyolojik ve duyusal analizlerle desteklenmesi gerektiği belirlenmiştir. Baş ve iç organları çıkarılarak soğukta muhafaza edilen levrek balıkları için en uygun paketleme tekniğinin modifiye atmosfer paketleme olduğu ve paketleme için en uygun gaz karışımı oranın %75 CO2 + % 25 N2 olduğu tespit edilmiştir.Tüm analiz sonuçları değerlendirildiğinde, baş ve iç organları çıkarılmış levrek balığının; hava, %75 CO2 + %25 N2, %60 CO2 + %40 N2, %30 CO2 + %40 N2 + %30 O2 ve vakum şartlarında ?en iyi kalitede tüketilebilir? olduğu günler sırasıyla; 4., 28., 28., 16., 20. gün iken, ?tüketilemez? olduğu günler sırasıyla; 8., 32., 32., 20., 24. gündür.Çalışmamız sonucunda hava ile paketlenen levrek balığının 8. günde bozulmuş olduğu buna karşın vakum uygulamanın balığın raf ömrünü 3 kat, MAP uygulamanın ise yaklaşık 4 kat artırdığı saptanmıştır.

Bakteriler-aerobikBakteriler-anaerobikBesin değeri+6
Demet Kocatepe
Sinop University · Institute of Graduate Studies in Science
2010
00
DoctorateOpen AccessTR

Sinop kıyılarında jelimsi organizmaların mide içeriği ve bazı populasyon parametrelerinin mevsimsel değişimi

Karadeniz'in Sinop kıyılarında Ocak 2008-Aralık 2008 tarihleri arasında yürütülen bu çalışmada jelimsi organizmalardan Aurelia aurita, Mnemiopsis sp., Beroe ovata ve Pleurobrachia pileus türlerinin mevsimsel dağılımı, aylık bolluk ve biyomas değerleri ile bazı populasyon parametreleri belirlenmiş, ayrıca araştırma süresince A. aurita, Mnemiopsis leidyi ve Beroe ovata türlerinin mide içeriği de incelenmiştir.Araştırmada Sinop açıklarında belirlenen 3 istasyondan ve şehir içi mendireği kıyılarından aylık olarak örnekleme yapılarak toplam 236 adet A. aurita, 205 adet M. leidyi ve 105 adet B. ovata bireyinin mide içeriğine bakılmıştır.A. aurita ve M. leidyi'nin ana besin gruplarını baskın olarak Copepoda (%41.7 ve %31.7) ve Mollusca'dan (%21.2 ve %29,6) oluştuğu tespit edilmiştir. A. aurita mide içeriğinde balık yumurta ve larvasının sayısal ve bulunma frekansı oranları %0.8 ve %2.1 hesaplanırken, M. leidyi için bu değerler %0.9 ve %1 olarak tespit edilmiştir. B. ovata'nın zooplankton ile beslenmediği belirlenmiştir.Çalışmada vertikal ve horizontal çekimler sonucunda elde edilen jelimsi organizma miktarlarının istasyonlar arasında istatistiksel açıdan fark göstermediği bulunmuştur (p>0.05). Türlerin mevsimlere bağlı olarak bolluk ve biyomasında farklılıklar gözlenmiştir. Vertikal çekimlerde ortalama jelimsi organizmanın 16.30n/m2 ve 79.90g/m2, horizontalde ise bu değerlerin 0.13n/m3 ve 1.56 g/m3 olduğu bulunmuştur.Vertikal çekimlerde maksimum jelimsi organizma bolluk ve biyomas miktarları 56 n/m2 (ağustos) ve 360 g/m2 (nisan) belirlenmiştir. Horizontalde maksimum bolluk ve biyomas değerleri mart ayında 1.72 n/m3 ve 21.96 g/m3 olarak tespit edilmiştir.Araştırmada 1025 adet A. aurita, 980 adet M. leidyi, 99 adet P. pileus ve 213 adet B. ovata olmak üzere toplam 2317 bireyin boy ve ağırlık ölçümleri yapılmıştır. Türlere ait ortalama boylar sırasıyla 7.6 ? 0.1203 cm, 3.2 ? 0.060 cm, 0.8 ? 0.0173 cm, 3.5 ? 0.0956 cm; genel ortalama ağırlıklar ise 32.3 ? 1.1661 g, 7.3 ? 0.250 g, 0.7 ? 0.0178 g, 4.4 ? 0.3355 g olarak hesaplanmıştır.Türlerin maksimum ve minimum boy uzunlukları A. aurita için: 28 cm ve 1 cm, P. pileus için: 2.1 cm ve 0.2 cm, B. ovata için: 9.5 cm ve 0.7 cm ve M. leidyi için: 10.8 cm ve 0.2 cm olarak tespit edilmiştir. Maksimum ve minimum ağırlıklar ise A. aurita için: 270 g ve 0.2 g, P. pileus için: 1.5 g ve 0.2 g, B. ovata için: 34 g ve 0.5 g ve M. leidyi için: 63 g ve 0.1 g olarak ölçülmüştür.Jelimsi organizma türlerine ait boy-ağırlık ilişkisi denklemi A. aurita için W=0.2895L2.1653, P. pileus için W=0.0757L0.7642, B. ovata için W=0.2508L2.1311, M. leidyi için W=0.7905L1.6406 olarak bulunmuştur.Sonuç olarak, dört jelimsi organizmanın aylara ve mevsimlere bağlı olarak farklı dağılım ve yoğunluğa sahip olduğu, mide içeriği açısından da A. aurita ve M. leidyi `nin beslenme tercihlerinin zooplankton ile balık yumurta ve larvası olduğu ortaya konmuştur. Bu türlerin hem ergin pelajik balıkların besinine ortak olmaları hem de balık yumurta ve larvaları ile beslenmeleri balık stokları üzerinde olumsuz etkilere neden olduğu ve konunun Karadeniz balıkçılığını olumsuz yönde etkilediği düşünülmektedir.

Zekiye Birinci Özdemir
Sinop University · Institute of Graduate Studies in Science
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Antalya körfezi karides tuzak balıkçılığı potansiyeli üzerine bir ön çalışma

Ekonomik değeri yüksek su ürünleri arasında yer alan derin su karidesleri, genellikle dip trolleri ile avlanmaktadır. Bu tez çalışması kapsamında karides avcılığında, alternatif bir av aracı olarak ülkemizde ilk kez "Yarı Yüzen Karides Tuzakları" denenmiştir. Çalışma, Akdeniz Üniversitesi'ne ait R/V Akdeniz Su araştırma gemisi ile Antalya Körfezi Kemer Koca Burun (36°35'42''N - 30°35'16''E) ile Selimiye Feneri (36°45.928'N - 31°23.092''E) arasında gerçekleştirilmiştir. Mayıs-Kasım 2023 tarihlerinde 45 ile 550 m derinlik aralığında toplam 22 avcılık operasyonu gerçekleştirilmiştir. Yarı yüzen karides tuzaklarında en fazla av veren türler olarak Plesionika edwardsii ve Plesionika narval tespit edilmiştir. Parapenaeus longirostris ve Plesionika heterocarpus türleri de tuzaklar ile yakalanmış olsa da hedef tür olmaktan uzaktırlar. Antalya Körfezi için önemli derin deniz türlerinden olan ve kırmızı karides olarak isimlendirilen Aristeus antennatus ve Aristeomorpha foliacea türlerinin tuzaklara girişi gözlenmemiştir. Karides türleri için en yüksek birim çabaya düşen av miktarı (CPUE) 320 g tuzak-1 gün-1 olarak hesaplanmıştır. Gerçekleştirilen örneklemelerde hedef dışı av oranı oldukça düşük tespit edilmiştir. Ayrıca avcılık operasyonu sonunda güverteye alınan tuzaklardan elde edilen hedef ve hedef dışı türlerin canlı oldukları gözlenmiştir. Kısıtlı imkânlar ile gerçekleştirilen bu tez çalışması ile ülkemizde ticari olarak uygulanmayan tuzak balıkçılığı ile ilgili kıymetli deneyimler kazanılmıştır. Yarı yüzen karides tuzaklarının Antalya Körfezi'nde küçük ölçekli balıkçılarca kullanılma potansiyelinin olduğu ve ekosistem yaklaşımlı sürdürülebilir balıkçığa katkı sağlayacağı düşünülmektedir. Ancak bu balıkçılık yönteminin etkinliğini arttırmak için bu çalışma ile elde edilen ön verilerin daha kapsamlı çalışmalar ile desteklenip geliştirilmesi önem arz etmektedir.

Su ürünleri
Şahin Topçu
Akdeniz University · Institute of Graduate Studies in Science
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Mürekkep balığı (Sepia officinalis) mürekkebi kullanılarak imitasyon havyar üretim olanaklarının araştırılması

Bu çalışmada mürekkep balığı işleme atığı olan mürekkep kullanılarak imitasyon havyar üretimi amaçlanmıştır. Mürekkep balığının işlenmesinden sonra geride kalan değerli bir biyoaktif madde olan mürekkep balığı mürekkebi içermektedir. Mürekkep balığının siyah renkli ve doğal su ürünleri aromasını içeren mürekkebinin havyar benzeri ürün üretimi için ideal bir boya maddesi olacağı düşünülerek bu çalışma gerçekleştirilmiştir. Çalışmada mürekkep balığı mürekkebi ve yine su ürünleri kaynaklı bir polisakkarit olan aljinat kullanılarak piyasada yaygın bulunan, en yakın özellikte havyar benzeri ürün üretim yöntemleri araştırılmıştır. Havyarlarda tat oluşumu açısından önemli olan ve havyarların sertlik-yumuşaklık gibi tekstürel özelliklerini doğrudan etkileyen tuz (NaCl) konsantrasyonu ve sodyum aljinat konsantrasyonu, pH değeri, imitasyon havyarların renklendirilmesinde ve aroma verilmesinde kullanılan mürekkep konsantrasyonu kritik parametreler olarak değerlendirilmiştir. Lumpfish havyarın parlaklık, sertlik ve yüksek duyusal genel beğeni kazanması hedef alınarak imitasyon havyar üretim koşullarının optimizasyonu cevap yüzey metodu (response surface methodology, RSM), central composite design deneme deseni kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Ekonomik değeri olmayan ve çevre için sorun çıkartabilecek mürekkep balığı işleme atıklarından Lumpfish havyara alternatif ve katma değeri yüksek ürün elde edilmeye çalışılmıştır. Lumpfish havyarın sertlik (N), parlaklık (L*) ve duyusal genel beğeni parametreleri hedeflendiğinde optimum imitasyon havyarın üretim koşulları; NaCl 2.004 g/100 mL, sodyum aljinat 1.254 g/100 mL, 8.12 pH, MFI 1.387 g/100 mL olarak belirlenmiştir. Optimum koşullarda havyar üretimi yapılmış ve ticari olarak satışa sunulan lumpfish havyarı ile birlikte buzdolabı koşullarında (4±1°C'de) 30 gün depolanmıştır. Depolamanin 30. gününde lumpfish havyari için 23.8±0.05 mg/100 mL TVB-N, 0.65±1.91 TEAC antioksidan aktivite ve 7.24±0.39 Log kob/g toplam psikrofil aerobik bakteri degerleri bulunmustur. Imitasyon havyarda ise 14±0.15 mg/100 mL TVB-N, 1.45±1.76 TEAC antioksidan aktivite ve 6.96±0.10 Log kob/g toplam psikrofil aerobik bakteri degerleri belirlenmistir. Optimal lumpfish havyar benzeri ürününün MFI ve sodyum aljinat içeriği nedeniyle TVB-N artışını yavaşlatmasının yanısıra antioksidan aktivite ve antimikrobiyal özelliklere sahip olduğu gözlemlenmiştir. Kalite analizleri, optimal imitasyon havyar ürünün kalitesini koruduğunu ve daha uzun raf ömrüne sahip olduğunu ortaya koymuştur. Ayrıca, istatistiksel olarak iki havyar arasında görünüş açısından önemli bir fark olmadigi gözlenmiştir. Optimal lumpfish havyar benzeri ürün MFI mürekkebi nedeniyle daha yüksek proteine sahiptir. Yüksek biyoaktif bileşenine rağmen, gıda işleme atığı olarak görülen mürekkep balığı mürekkebi, hammadde olarak gıda endüstrisi zincirine dahil edilme potansiyeline sahiptir. Balık yumurtasından havyar üretimi yerine alternatif havyar üretimi, su ürünleri yetiştiriciliğinin sürdürülebilirliği için bir fırsat sunmaktadır. Ekonomik olarak daha düşük maliyetli optimal lumpfish havyar benzeri imitasyon havyar ticarileştirilebilir niteliktedir.

Balık yumurtasıCevap yüzey yöntemiMürekkep balığı+3
Gizem Nazlı Ural
Akdeniz University · Institute of Graduate Studies in Science
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Farklı asit ve tuz konsantrasyonlarında hazırlanan balık marinatının olgunlaşma sırasındaki fizikokimyasal değişimlerinin incelenmesi

Marinatlar asit ve tuz ile olgunlaştırılan sınırlı raf ömrüne sahip ürünlerdir. Asetik asit ve tuz, bakteri ve enzimlerin etkisini geciktirmek, balık etinin tat, doku ve yapısal özelliklerini geliştirmek amacı ile kullanılmaktadır. Marinatların olgunlaşma olarak adlandırılan yenilebilir hale gelmesi oldukça komplike fizikokimyasal değişimlerin bir sonucudur. Bu çalışmada marinatın olgunlaşması sırasında meydana gelen fizikokimyasal değişimlerin incelenmesi ve olgunlaşma mekanizmasının açıklanması amaçlanmıştır. Çalışmada materyal olarak gökkuşağı alabalığı (Oncorhynchus mykiss) kullanılmıştır. Fileto haline getirilen balıklar sofra tuzu ve asetik asit kullanılarak 4 farklı konsantrasyonda hazırlanan marinat çözeltisine bırakılmıştır. Bu konsantrasyonlar şu şekilde oluşturulmuştur: A=%8 tuz, %2 asetik asit; B=%8 tuz %4 asetik asit; C= %12 tuz %2 asetik asit; D= %12 tuz %4 asetik asit. Balıklar 1 / 1.5 balık / çözelti oranında çözeltilere bırakılmış ve 4°C'de saklanmıştır. Marinatın olgunlaşması sırasında 6 saat aralıklarla 48 saat boyunca hem balık hem de çözelti örnekleri alınarak analizler gerçekleştirilmiştir. Çiğ balık analizleri ile karşılaştırılarak olgunlaşma sırasındaki fizikokimyasal değişimler incelenmiştir. Tuz tayini, asitlik tayini ve pH ölçümleri hem balık ve çözeltide gerçekleştirilirken, pişirme kaybı, renk ölçümleri, tekstür ölçümleri, serbest amino asit tayini ve duyusal analizler balık etinde yapılmıştır. Marinatın olgunlaşması sırasında balık dokusuna asetik asit ve tuz nüfuz ederken etteki konsantrasyonları artmış çözeltideki konsantrasyonlarıu ise azalmıştır. A grubunun ilk 6 saatte çözeltisinde asitlik düzeyi hızla düşmüş, balık etinde ise hızla artmıştır. Daha sonraki saatlerde ise önemli bir değişim gözlenmemiştir. B grubunun çözeltisinde asitlik düzeyi ilk 12 saatte hızla düşmüş, balık etinde ilk 6 saatte artmıştır. Daha sonraki saatlerde ise önemli bir değişim gözlenmemiştir. C grubunun çözeltisinde asitlik düzeyindeki değişim istatistiksel olarak önemli bulunmazken, balık etinde ise ilk 6 saate artış göstermiş daha sonra önemli değişim saptanmamıştır. D grubunun çözeltisinde 6 saat sonra düşmüş ve bu değer 30 saate kadar önemli bir değişim göstermemiştir. Ancak 30. saatten sonra önemli düşüş göstermiştir. D grubunun balık etindeki asitlik değeri ise ilk 6 saate kadar artmış daha sonra ise bir önemli bir değişim gözlenmemiştir. Çözeltideki ve etteki asitlik düzeyleri A ve B grubunda 24 saatte C ve D grubunda 30 saatte dengeye ulaşmıştır. Tüm gruplarının çözeltisinde tuz düzeyi ilk 6 saatte hızla düşmüş daha sonraki saatlerde düşmeye devam etmiş, balık etinde ise olgunlaşma işlemi boyunca sürekli önemli artmıştır. Çözeltideki ve etteki tuz miktarı A ve D grubunda 36 saatte, B ve C grubunda 42 saatte dengeye ulaşmıştır. Marinatın olgunlaşması sırasında etteki pH değerleri azalırken, çözeltinin pH değerleri artmıştır. Olgunlaşma süresince çözeltilerin A, B, C ve D gruplarının pH değerlerinde ilk 6 saatte keskin bir artış tespit edilmiştir. Olgunlaşmanın kalan sürelerinde ise pH değerlerinde önemli bir değişim saptanmamıştır. Ette en düşük pH değerleri B ve D grubunda belirlenirken en yüksek pH değerleri A ve C grubunda belirlenmiştir. En yüksek pişirme kayıpları A grubunda belirlenmiş olup, diğer gruplar arasında önemli bir farklılık bulunmamıştır. A, B ve C gruplarında ilk 12 saatte, D grubunda ilk 6 saatte, artış saptanmış olup, kalan saatlerde önemli bir değişim gözlenmemiştir. Marinatın olgunlaşması sırasında ilk 6 saatte tüm grupların L* değerlerinde önemli artış saptanmıştır. Olgunlaşmanın 6. Saatinden sonra L* değerlerinde önemli bir değişim saptanmamıştır. Gruplar arasında en yüksek L* değerleri B grubunda en düşük değerler C grubunda belirlenmiştir. Çiğ balıkta a* değeri marinat çözeltisine bırakılmasından sonra önemli derecede azalmış olup, bu azalma marinat çözeltisinde bekletme süresince devam etmiştir. Çiğ balıkta b* değeri marinat çözeltisine bırakılmasından sonra önemli derecede artmış olup, bu artış marinat çözeltisinde bekletme süresince devam etmiştir. Tuz konsantarasyonu %12 olan grupların daha yüksek sertlik değerlerine sahip olduğu belirlenmiştir. Balık etinin A ve D çözeltilerine bırakılmasından 36 saat sonra, B ve C çözeltilerine bırakıldıktan 42 saat sonra en yüksek sertlik değerlerine ulaşmıştır. Balık etinin marinat çözeltisine bırakılmasından 6 saat sonra esneklik değerleri azalmış daha sonraki saatlerde ise önemli bir değişim göstermemiştir. Uygulama grupları ve marinat çözeltisinde bekleme sürelerinin bağlılık, sakızımsılık ve çiğnenebilirlik değerleri üzerinde önemli bir etkisi saptanmamıştır. Balık eti elastikiyeti üzerinde uygulama gruplarının önemli bir etkisi gözlenmezken, çözeltilerde bekleme süresinin önemli etkisi olduğu belirlenmiştir. Toplam serbest amino asit içeriği bakımından gruplar arasında ve olgunlaşma süresince önemli bir farklılık saptanmamıştır. Balık etinde 30 saat sonra tüm gruplar marinat için uygun tekstüre ulaşmıştır. Balık etinin duyusal renk özellikleri incelendiğinde 24 saat sonra marinata özgü beyaz renge ulaşılmış olup 48 saate kadar bu beyaz renk değişmemiştir. 24. Saatten sonra yürütülen asitlik ve tuz tadı analiz sonuçlarına göre marinata özgü tipik asit tadına 30 saatte, tuz tadına B ve C gruplarında 36 saattte, A ve B gruplarında 42 saatte ulaşılmıştır. Bu sonuçlarla marinasyonda olgunlaşma sürecinde balık etinde meydana gelen değişimler bilimsel olarak ortaya konulmuş olup, en iyi duyusal özelliklere sahip marinat üretimi için uygun konsantrasyonların belirlenmesinde yol gösterici olacaktır.

AlabalıklarAsitlerFizikokimyasal özellikler+3
Yusuf Kürşad Öğretici
Akdeniz University · Institute of Graduate Studies in Science
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

Balık yağı-astaksantin mikroemülsiyonlarında doğal emülgatör olarak çöven bitkisi (Gypsophila bicolor) saponinlerinin kullanım olanaklarının araştırılması

Bu tez çalışmasında, öncelikli olarak, pek çok fonksiyonel özelliğe sahip bir bileşik olan astaksantinin karides atıklarından elde edilip, yine fonksiyonel bir bileşik olan balık yağında dağıtılarak suda çözünür hale getirilmesi amaçlanmıştır. Bu amaçla da tamamen doğal yapılı bir emülsiyon sistemi oluşturmak için çöven kökü saponinlerinin, kullanım olanakları araştırılmıştır. Son yıllarda temiz etiketli ve doğal içerikli gıda sistemlerine artan tüketici talebi doğrultusunda, saponin emülsiyonları üzerine yapılan çalışmalar artmaktadır. Bu çalışmalar küresel ölçekte özellikle sabun ağacına (Quillaja saponaria) yoğunlaşmış olup, ülkemizde de benzer özelliklere sahip olan çöven kökleri özellikle lokum ve helva sanayinde yaygın olarak kullanılmaktadır. Çalışma kapsamında, öncelikle kırmızı karides (Aristaeomorpha foliacea) işleme atıklarından astaksantin ekstrakte edilmiştir. Elde edilen astaksantin içeren yağlı ekstrakt, balık yağı (uskumru yağı) ile seyreltilerek astaksantinin yağ içinde dispersiyonu sağlanmıştır. Astaksantin-balık yağı karışımı, çöven bitkisi (Gypsophila bicolor) kökü saponinleri (I), soya lesitini (II) ve tween-80 (III) yardımı ile emülsifiye edilmiştir. Çöven kökü saponinleri eldesinde, astaksantin ekstraksiyonunda ve emülsiyonların oluşturulmasında, ultrasonik destekli ekstraksiyon tekniği uygulanmıştır. Doğal ve sentetik yapılı, farklı emülgatör maddeler kullanılarak hazırlanan astaksantin-balık yağı emülsiyonları oda sıcaklığında (25±1ºC) ve buzdolabı sıcaklığında (4±1ºC) 30 gün depolanmıştır. Depolama süresince 0., 10., 20. ve 30. günlerde emülsiyonların reolojik, fizikokimyasal ve oksidatif özellikleri karşılaştırılmıştır. Depolama sıcaklığının, depolama süresinin ve kullanılan emülgatör tipinin, emülsiyonların depolama süresince stabilitesi üzerine etkilerini belirlemek amacıyla emülsiyon stabilite indeksi, ısı stabilite indeksi, partikül boyutu, viskozite, bulanıklık ve renk ölçümleri, optik mikroskop analizi, peroksit ve antioksidan aktivite tayini, yağ asidi profili ve astaksantin konsantrasyonu belirlenmiştir. Çalışmada kullanılan karideslerin atık miktarı %57,59±0,66 olarak belirlenmiştir. Atıklardan elde edilen ekstrakt verimi ise 100 g kuru maddede 17,0±0,8 g olarak bulunmuştur. Emülsiyonların ısı stabilite indeksleri incelendiğinde, 70°C'den itibaren emülsiyonlar arasında farklılık görülmeye başlanmış, test edilen değerler aralığında, tween-80 emülsiyonunun ısı stabilitesi daha yüksek bulunurken, lesitin emülsiyonunun sıcaklığa karşı en hassas emülsiyon olduğu tespit edilmiştir. Emülsiyonların depolama stabiliteleri incelendiğinde beklenildiği üzere soğukta muhafazada, emülsiyonların daha kararlı olduğu belirlenmiştir. Depolama süresi uzadıkça, emülsiyon stabilitesi azalmıştır. Oda sıcaklığında depolamada, tween-80 emülsiyonu diğer emülsiyonlara kıyasla istatiksel açıdan daha kararlı iken, buzdolabı sıcaklığında depolamada tween-80 ve saponin emülsiyonları arasında istatistiksel açıdan önemli bir fark bulunmamıştır. Bu da özellikle gıda ve ilaç sistemlerinde sentetik bir emülgatör yerine doğal emülgatör olarak çöven kökü saponini kullanımını teşvik edebilir. Emülsiyonların renk stabilitesi incelendiğinde, örneklerin sahip olduğu renkte, solmadan kaynaklanan L* değerinde artış ve a*, b* değerlerinde azalış görülmüştür. Bu azalışın ise oda sıcaklığında depolanan emülsiyonlarda daha fazla olduğu tespit edilmiştir. Emülsiyonların bulanıklık değerleri incelendiğinde, 0. gün verilerinde örnekler arasında istatistiksel açıdan önemli derecede farklılıklar görülmüştür. Tween-80 emülsiyonu diğer emülsiyonlara kıyasla daha berrak ölçülmüş ve depolama süresince bulanıklık değeri artmıştır. Lesitin emülsiyonunun bulanıklık değeri en yüksek ölçülmüş ve depolama süresince bu değer giderek azalmıştır. Depolama süresince emülsiyonların partikül boyutu artmış, buna bağlı olarak da viskozite de artış gözlemlenmiştir. Pek çok emülsifiye sistemde olduğu gibi, çalışmadaki tüm emülsiyonlar kayma hızındaki artışla birlikte viskozite de azalış gösteren psödoplastik akış sergilemiştir. Tüm sonuçlar incelendiğinde çöven kökü saponinlerinin stabil emülsiyon oluşturmada kullanımı umut vadetmektedir.

AstaksantinMikroemülsiyon
Tuğçe Aygün
Akdeniz University · Institute of Graduate Studies in Science
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Antalya merkez ilçelerinde bulunan su ürünleri satım yerlerinde çalışanların sanitasyon konusundaki bilgi düzeylerinin tespiti

Bu araştırmada, Antalya ili merkez ilçelerinde üç farklı noktada kurulan semt pazarlarında (Altınova Sinan Pazarı, Çarşamba Pazarı, Uncalı Pazarı) bulunan su ürünleri satım yerlerinde çalışanların hijyen ve sanitasyon konusundaki bilgi düzeyi tespiti amaçlanmıştır. Bu araştırmada, seçilmiş olan semt pazarları, Antalya merkez ilçelerinde olmakla birlikte gerek sosyo-kültürel gerek ise ekonomi dağılımı olarak birbirinden farklı noktalardadır. Her semt pazarda 30 su ürünleri çalışanı olmakla birlikte toplamda 90 personele sosyo-demografik özellikleri, mikroorganizmalarla ilgili bilgi tespiti, besinlerin satıldığı ortam ve çevre hijyeni bilgi tespitine yönelik sorular yöneltilmiş, çalışanların kıyafet ve tezgah görünümleri ile ilgili izlenimler değerlendirilmiştir. Değerlendirme sonucu alınan anket cevapları SPSS-2017 program yardımı ile istatistikleri yapılmıştır. Her pazarın kendi içinde farklı formlarda karşılaştırılmaları yapılmıştır. Bu araştırmada, temel olarak su ürünleri satım tezgahlarında çalışan toplamda 89 personelin, sosyo-demografik özelliklerine bakıldığı zaman %28,90'ı 18-25 yaş, %32,20'si 26-35 yaş aralığında, %25,60'ı 26-45 yaş aralığında ve %13,30'u ise 46 yaş üzerinde olduğu %85,60'ı erkek, %14,40'ının kadın olmasının yanı sıra %72,20'si evli ve %27,80'i bekardır. Çalışanların %8,90'ı ilkokul, %34,40'ı ortaokul, %47,80'i lise, %8,90'ı üniversite mezunu, %40'ı 1-5 yıl, %32,20'si 6-11 yıl, %14,40'ı 12-15 yıl ve %13,30'u 16 yıl ve üzeri olarak aynı işi devam ettirdiği saptanmıştır. Çalışanların eğitim durumuna göre hijyen ve sanitasyon bilgi düzeyi değerlendirildiğinde, mikroorganizmalar için gerekli ortam şartlarının tamamını bilenler %31,10 iken besin zehirlenmelerinin tamamını cevaplayanların oranı da %36,70 olarak belirlenmiştir. Bu araştırma sonucunda, ele alınan semt pazarlarındaki çalışanlardan elde edilen sonuçlar değerlendirildiğinde; su ürünleri çalışanlarının farklı sorulara verdiği cevaplar ile sanitasyon hakkındaki bilgi düzeyleri belirlenmiştir. Çalışanların eğitim durumu ve meslek sürelerinin verilmiş olan cevaplarla karşılaştırıldığında olumlu yönde katkı sağlamakla birlikte satım alanlarının açık ve ortak satım alanı içinde bulunması da dış faktörlerin satılan ürünün hijyen ve sanitasyonunu olumsuz yönde etkilediği tespit edilmiştir. Buradan elde edilen sonuçların ileride yapılacak olan sanitasyon alanındaki çalışmalara kaynak olacağı düşünülmektedir.

Mustafa Burak Kazancı
Akdeniz University · Institute of Graduate Studies in Science
2020
00
DoctorateOpen AccessTR

Orta Karadeniz bölgesinde ortasu trolü ile avlanan balık stoklarının tahmin edilmesi

Bu araştırma 2009-2010 avcılık sezonunda Orta Karadeniz Bölgesi'nde yürütülmüş olup; bölgede ortasu trolleriyle avlanan pelajik türlerden Hamsi (Engraulis encrasicolus L., 1758), Çaça (Sprattus sprattus L., 1758) ve İstavrit (Trachurus mediterraneus S., 1868) balıklarının stok büyüklüğü tahminleri yapılmıştır. Bu amaçla; Taranan Alan Yöntemi (TA) ve Boya Dayalı Sanal Populasyon Analizi (LVPA) ile söz konusu türlerin stok büyüklükleri tahmin edilmiştir. Ayrıca Boya Dayalı Thomson ve Bell Yöntemi (LTB) ile maksimum ürün elde edebilmek için stoklara uygulanması gereken optimum av gücü belirlenmiştir.TA yöntemi ile her bir tür için çalışma sahasında ve Türkiye kıyılarında bulunduğu tahmin edilen avlanabilir biyokütle miktarları sırasıyla Hamsi için 260.289±109.111 ton ve 1.573.583±659.631 ton; Çaça için 145.979±28.684 ton ve 882.523±173.410 ton; İstavrit için ise 16.027±4.474 ton ve 96.893±27.047 ton olarak hesaplanmıştır.LVPA kullanılarak elde edilen stok büyüklüğü miktarları Hamsi, Çaça ve İstavrit için sırasıyla 961.399 ton, 196.255 ton ve 77.104 ton olarak tahmin edilmiştir. LBT yöntemi ile MSY'nin elde edilmesi için stoklara uygulanması gereken optimum av gücü hesaplamalarında Hamsi ve Çaça için mevcut avcılık baskısının %63'ü ve %71'i İstavrit için ise %116'sı uygulanarak sürdürülebilir avcılığın sağlanabileceği belirlenmiştir. Ayrıca; hesaplanan yeni avcılık baskısının uygulanmasıyla elde edilecek ürün miktarlarının; Hamsi için 190.320 ton, Çaça için 53.912 ton ve İstavrit için 13.823 tona yükseleceği tahmin edilmiştir. Sezon sonunda denizde canlı kalan balık miktarının ise; Hamsi için 681.250 ton, Çaça için 102.209 tona yükselirken İstavrit için 41.780 tona düşeceği tahmin edilmiştir.

Orta Karadeniz bölgesi
Ercan Erdem
Sinop University · Institute of Graduate Studies in Science
2012
00
DoctorateOpen AccessTR

Sinop bölgesinde dip trolü avcılığının derinlik ve bazı meteorolojik kriterlere göre av verimi ve kompozisyonunun araştırılması

Bu çalışma trol avcılığına etki eden faktörleri belirlemek ve av veriminin bu faktörlerle nasıl değiştiğini, bölgede avlanan hedef tür ve ıskartaların av miktarlarının nasıl şekillendiğini belirlemek amacıyla 2009-2010 avcılık sezonunda Sinop İli İnceburun mevkiinde avcılık yapan iki ticari dip trolü teknesiyle yapılmıştır.Avcılık sezonu boyunca 40 gün denize çıkılmış ve 195 av operasyonu gerçekleştirilmiştir. Bu operasyonlarda toplam 22063,8 kg toplam av elde edilmiş, elde edilen avın %99,18'ini kemikli balıklar, %0,55'ini kıkırdaklı balıklar, %0,14'ünü yumuşakçalar, %0,11'ini memeliler ve %0,03'ünü eklem bacaklılar oluşturmuştur. Toplam avın %71,1'i ekonomik olarak değerlendirilmiş, %28,9'u ıskarta olarak denize iade edilmiştir.Araştırma avcılığın aylar itibariyle değişim gösterdiğini, Eylül ayında maksimum olan toplam CPUE değerinin (70,59 kg/s), Nisan ayında minimum değere düştüğünü göstermiştir. Iskarta oranları aylar itibariyle dalgalı bir seyir göstermiş, Ocak ayında maksimum değerine (31,04 kg/s) ulaşmıştır. Ancak sezon sonuna doğru ekonomik av CPUE değeri ile ıskarta CPUE değerleri arasındaki oran ıskarta yönünde artış göstermiştir.Araştırma boyunca avcılık yapılan derinlikler 0-40, 40-50 ve 50 kulaç üzeri derinlikler olarak sınıflandırılmış, en yüksek av miktarı 50 kulaçtan daha derin av sahalarında (14201,3 kg), en düşük av miktarı ise 0-40 kulaçlar arası derinliklerde (2428,5 kg) görülmüştür. CPUE değerleri açısından en verimli derinlik yine 50 kulaçtan derin av sahaları olmuş (122,69 kg/s) ancak en verimsiz derinlik 40-50 kulaçlar arası av sahaları (58,54 kg/s) olmuştur. Ekonomik av (122,69 kg/s) ve ıskarta (35,62 kg/s) en yüksek CPUE değerine 50 kulaçtan daha derin av sahalarında ulaşırken, ekonomik türler en düşük avı 0-40 kulaç arasında (41,96 kg/s), ıskarta ise 40-50 kulaçlar arasında (14,89 kg/s) vermiştir.Değişik hava durumlarının av miktarları üzerindeki etkilerinin karşılaştırılması sonucunda, kapalı havaların hem toplam av miktarı değerleri hemde CPUE değerleri açısından daha verimli olduğu görülmüştür. Ekonomik av ve ıskarta oranları açısından da aynı sonuçlar elde edilmiştir.Farklı yönden esen rüzgarların avcılık üzerindeki etkisi araştırmanın diğer bir parametresi olup toplam av miktarları açısından en verimli rüzgar yönü karayel (5013,2 kg), CPUE değerleri açısından en verimli rüzgar yönü poyraz (58,65 kg/s), hem toplam av miktarı hemde CPUE değerleri açısından en verimsiz rüzgar yönü ise lodos (218 kg toplam av, 28,13 kg/s CPUE) olmuştur. Ekonomik olarak değerlendirilen türlerin avlandığı rüzgar yönleri toplam av miktarlarına benzer sonuçlar vermiş, ıskarta ise en yüksek toplam av ve CPUE değerini gündoğrusu rüzgarında, en düşük toplam av değerini lodos ve CPUE değerini ise yıldız rüzgarında vermiştir.

DerinlikKaradeniz
Hakan Aksu
Sinop University · Institute of Graduate Studies in Science
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Strech film ve vakum paket ile paketlenerek buzdolabı koşullarında (4oC) muhafaza edilen gökkuşağı alabalığı (Oncorhynchus mykiss, Walbaum 1792) pastırmasının kalite değişimlerinin karşılaştırılması

Bu çalışmada, Samsun ili civarındaki bir alabalık çiftliğinden temin edilen, gökkuşağı alabalıkları, Sinop Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi Avlama ve İşleme Teknolojisi laboratuvarına, getirilmiş ve balık pastırması yapılmıştır. Balık pastırmaları 2 farklı gruba ayrılarak (I. grup (S): strech filmle kaplamış, II. grup (V): vakum paketle paketlenmiş) 4oC'de muhafaza edilmiş, depolama süresi boyunca, besin kompozisyonu ile birlikte kimyasal, mikrobiyolojik ve duyusal kalite kriterleri karşılaştırılarak raf ömrünün belirlenmesi amaçlanmıştır.Besin kompozisyonunun belirlenmesi amacıyla; balık pastırmasının depolamanın başladığı ilk gün nem, ham protein, ham yağ ve ham kül analizleri yapılmış ve bu değerler sırasıyla; %40.57, %31.48, %19.24, %9.13, depolama sonu ise, S grubu (62. gün) için sırasıyla, %37.66±0.78, %33.93±0.67, %16.84±0.33, %10.66±0.20, V grubu (77. gün) için ise sırasıyla, %42.21±0.26, %28.53±0.39, %24.99±0.45, %8.55±0.17 olarak bulunmuştur.Kimyasal kalitenin tespiti için depolamanın ilk günü, balık pastırmalarında TBA, TVB-N, pH, su aktivitesi (aw) ve tuz analizleri yapılmış, bu değerler sırasıyla; 4.86±0.06 mgMDA/kg, 24.54±0.36 mg/100g, 6.33±0.01, 0.83±0.00, %10.73±0.15, depolama sonrası S grubu (62. gün) için bu değerler sırasıyla; 5.81±0.07 mgMDA/kg, 35.26±0.64 mg/100g, 6.13±0.01, 0.84±0.00, % 8.29±0.07, depolama sonrası V grubu (77. gün) için ise bu değerleri sırasıyla; mgMDA/kg 5.78±0.06, 35.46±0.51 mg/100g, 5.99±0.01, 0.86±0.00, %9.63±0.17 olarak tespit edilmiştir.Mikrobiyolojik analizlerle ilgili olarak Toplam Mezofilik Aeob Bakteri Sayımı (T.M.A.B), Toplam Psikrofilik Aerob Bakteri Sayımı (T.P.A.B), Maya-Küf ve Toplam Koliform grubu bakteri Sayımına bakılmış, depolamanın ilk günü, balık pastırmalarında bu değerler sırasıyla; 4.48±0.01 logkob/g, 3.94±0.00 logkob/g, 4.88±0.01 logkob/g, 1.60±0.00 logkob/g, depolama sonrası S grubu (62. gün) için bu değerler sırasıyla 5.83±0.01 logkob/g, 5.30±0.02 logkob/g, 5.91±0.01 logkob/g, 2.18±0.03 logkob/g, depolama sonrası V grubu (77. gün) için ise bu değerleri sırasıyla; 5.95±0.00 logkob/g, 5.28±0.02 logkob/g, 5.87±0.01 logkob/g, 2.34±0.02 logkob/g olarak tespit edilmiştir.Duyusal olarak, görünüş, koku, tat ve tekstür açısından 10 puan üzerinden değerlendirilen balık pastırmaları, depolamanın ilk günü sırasıyla; 9.6±0.24, 9.80±0.20, 9.40±0.40, 8.80±0.37, depolama sonrası S grubu (62. gün) için bu değerler sırasıyla; 7.60±0.24, 7.40±0.24, 5.80±0.20, 6.40±0.24, V grubu (77. gün) için ise bu değerleri sırasıyla, 5.20±0.20, 6.00±0.00, 6.80±0.20, 6.00±0.00 olarak panelistler tarafından puan verilmiştir.Elde edilen bulgular incelendiğinde, Strech film ile paketlenen ürünlerin, vakum paket ile paketlenen ürünlerden daha erken tüketilebilir sınır değeri aştığı ve aralarındaki farkın istatistiksel olarak önemli olduğu bulunmuştur (p<0.05). Fakat vakum pakette, çemenin sulanmasının, ürünü mikrobiyal yük ve duyusal açıdan etkilediği görülmüş, kimyasal açıdan daha uzun süre muhafaza edilse de, duyusal ve mikrobiyal kalite açısından çemenli ürünlerin paketlenmesi pek uygun bulunmamıştır.Anahtar Kelimeler: Gökkuşağı alabalığı, balık pastırması, vakum paket, strech film, raf ömrü, soğuk muhaza

Balık pastırmasıGökkuşağı alabalığıRaf ömrü+1
İrfan Keskin
Sinop University · Institute of Graduate Studies in Science
2013
00
Master'sOpen AccessTR

Karadeniz'de 2008-2012 su ürünleri avlama sezonunda yapılan ihlallerin incelenmesi

2008-2012 yılları arasında Sahil Güvenlik Komutanlığının Kocaeli-Kefken ile Artvin-Hopa sınırları arasında su ürünleri avcılığı faaliyetlerinde gerçekleştirilen kontroller sonucunda elde edilen veriler kullanarak su ürünleri avlama yasaklarına yönelik ihlaller incelenmiştir. Dünya nüfusunun giderek artmasına paralel olarak gıda ihtiyaçlarında aynı paralelde artmakta sınırlı olan karasal üretimden dolayı denizlerden bu ihtiyacın giderilmesi yönelik ilgi giderek artmaktadır. Bu yönüyle ülkemizin su ürünleri kaynaklarının sürdürülebilirliğini sağlamak amacıyla var olan avlak sahaların korunması geliştirilmesi son derece önem ihtiva etmektedir. Yapılan çalışmada 2008-2012 yılları arasında 2/1 numaralı ticari amaçlı su ürünleri avcılığını düzenleyen tebliği baz alınarak balıkçıların bu süreç içerisinde av yasaklarına yönelik yaptıkları ihalelerin çeşitli açılardan analizleri yapılarak çözüm önerilerine ve ülkemizin Avrupa Birliği uyum projesi kapsamında balıkçılık faslına katkı sağlaması amaçlanmıştır. Karadenizin farklı bölgelerinde farklı avlanma teknelerinin ihlal sayı ve çeşitlerinin birbirlerinden farklı olduğu görülmüş bunlar arasında bölgeler arasında farklılıklar gözlenmiştir. 4 yıllık av sezonu içinde toplam 234 adet trol teknesine cezai işlem uygulanmış, bunlardan 116 âdetin Orta Karadenizde uygulanmış olması ve 175 gırgır teknesinden 80 nin Doğu Karadeniz?de cezai işlem uygulanması bölgesel olarak avcılık faaliyetlerinde değişkenlik olduğunu göstermektedir. İhlallerin sayılarının azaltılabilmesi için eğitim faaliyetleri yanı sıra Sahil Güvenlik Komutanlığının ve diğer ilgili kurum ve kuruluşlarının da kontrol ve denetim faaliyetlerini organize bir şekilde sürdürmelerinde yarar vardır. Anahtar kelimeler: Karadeniz, Su Ürünleri, Avlanma Yasakları, 2/1 numaralı Tebliği

KaradenizSu ürünleri
Yekta Tanış
Sinop University · Institute of Graduate Studies in Science
2013
00
Master'sOpen AccessTR

Modifiye atmosfer paketleme uygulanan midyelerin (Mytilus galloprovincialis, L. 1819) buzdolabı koşullarında raf ömrü

Çalışmada, kabuklarından ayrılıp, bysuss ipliklerinden temizlenen midyeler (Mytilus galloprovincialis, L. 1819) MAP ve (%75CO2+%25N2) vakum ile paketlenerek 4±20Cde 21 gün boyunca muhafazaya alınmıştır. Depolama süresince fiziksel, kimyasal, duyusal ve mikrobiyolojik analizler yapılarak midyelerin raf ömrünün tespiti amaçlanmıştır. Tüm analiz sonuçlarına göre vakum paketlemenin MA ile paketlemeye göre midye eti kalitesi üzerinde daha etkili olduğu ancak vakum grubunda ağırlık kaybının basınçtan dolayı daha fazla olduğu tespit edilmiştir. TVB-N, TMA-N, TBA ve duyusal analiz ile toplam psikrofil ve toplam mezofil bakteri sonuçları birbirleri ile uyumlu bulunarak MA ile paketlenen grubun 15. gün, vakum ile paketlenen grubun 21. gün tüketilemez olduğu tespit edilmiştir. Toplam koliform bakteri yükü her iki grupta da depolama süresince sınır değerler arasında kalmıştır. Midyenin tüketilebilir olduğu günler MAP grubu için 12 gün, vakum grubu için 18 gün olarak tespit edilmiştir. Anahtar kelimeler: Midye (Mytilus galloprovincialis, L. 1819), modifiye atmosfer paketleme (MAP), vakum paketleme, raf ömrü, soğuk muhafaza

Rabia Tuğba Onay
Sinop University · Institute of Graduate Studies in Science
2013
00
Master'sOpen AccessTR

Sinop yöresinde avlanan mezgit (Merlangius merlangus) ve barbunya (Mullus barbatus) balıklarının bazı üreme özelliklerinin belirlenmesi

Haziran 2010 ? Mayıs 2011 tarihleri arasında avlanan mezgit balığı ve Mayıs 2010 ? Nisan 2011 tarihleri arasında avlanan barbunya balığı için Orta Karadeniz Bölgesi Sinop açıklarında yürütülen bu çalışmada, ekonomik balık türlerinden mezgit (Merlangius merlangus) ve barbunya (Mullus barbatus) balıklarının boy, ağırlık ve cinsiyet kompozisyonu, boy-ağırlık ilişkisi, kondisyon faktörü gibi populasyon özellikleri ile gonadosomatik indeks ve ilk üreme boyu gibi bazı üreme özellikleri incelenmiştir. Mezgit balığının ortalama boyu 14.4±0.06 cm (8.3?23.3), ortalama ağırlığı 22.53±0.25 g (5.7?82.9) bulunmuş, dişi: erkek oranı 1.4:1 olarak hesaplanmıştır. Boy ile ağırlık arasında W=0.0137L2.7504 şeklinde ilişki olduğu belirlenmiştir. Kondisyon faktörü kış aylarında (Kasım ? Mart) daha yüksek bulunmuştur. Mezgit balıklarında ilk üreme boyunun 13.9 cm olduğu ve yoğun olarak Ocak ayında ve Mayıs ? Haziran aylarında yumurtladıkları saptanmıştır. Barbunya balığının boyunun ortalama 13.0±0.03 cm (8.3?16.9), ağırlığının ortalama 20.97±0.14 g olduğu ve dişilerin erkeklerden daha büyük oldukları tespit edilmiştir. Dişi: erkek oranlarının 2.44:1 olduğu gözlenmiş, boy?ağırlık ilişkisi W= 0.384L2,448 olarak bulunmuştur. Dişilerde ortalama 0.9316±0.0125, erkek bireylerde ise 0.9265±0.0190 olarak hesaplanan kondisyon faktörünün erkek bireylerde yaz aylarında yüksek olduğu bulunmuştur. Aylık olarak GSI değerleri incelenen barbunya balıklarının, Ağustos ayında yumurtladıkları ve ilk üreme boyunun 13.5 cm olduğu belirlenmiştir. Mezgit ve barbunya balıkları için 14 cm?lik boy yasağı konulması önerilmiştir. Anahtar Kelimeler: Orta Karadeniz, Barbunya, Mezgit, Popülasyon parametreleri, Büyüme

Hande Reşat
Sinop University · Institute of Graduate Studies in Science
2013
00
Master'sOpen AccessTR

Karadeniz'de algarna ile avlanan deniz salyangozu (Rapana venosa)'nun boy seçiciliğinin belirlenmesi

Bu çalışmada Karadeniz'de farklı göz açıklığına sahip (64 mm, 72 mm ve 80 mm) algarnalar ile avlanan deniz salyangozu (Rapana venosa)'nun boy seçiciliği belirlenmiştir. Araştırma 2013 yılının Mayıs ve Haziran aylarında Sinop ilinin batısındaki kıyılarda yürütülmüştür. Araştırmada örtü torba yöntemi kullanılarak toplam 30 algarna çekim yapılmış ve toplam 76 kg deniz salyangozu avlanmıştır. Deniz salyangozunun ortalama boy, ağırlık, yükseklik ve genişlik değerleri sırasıyla 75.59±0.38 mm, 94.34±1.43 g, 57.32±0.42 mm ve 44.54±0.28 mm olarak hesaplanmıştır. Torbada kullanılan göz açıklıklarına ait %50 seçicilik boyu (L50) ve seçicilik aralığı (SR) değerleri sırasıyla 64 mm torba için, 57.10 mm ve 4.22 mm, 72 mm torba için 63.52 mm ve 6.31 mm, 80 mm torba için 66.64 mm ve 4.27 mm olarak belirlenmiştir. Araştırmada 80 mm lik torbaya sahip algarnanın %50 seçicilik boyunun 72 mm ve 64 mm algarnalardan daha yüksek olduğu tespit edilmiştir. Ancak türün ilk üreme boyu olan 40 mm dikkate alındığında, yasal olarak kullanılan av aracının mevcut özellikleri ve 72 mm lik torba ile avcılığının devam etmesinin deniz salyangozunun sürdürülebilirliği açısından uygun olduğu söylenebilir.

Baykal Arıdeniz
Sinop University · Institute of Graduate Studies in Science
2014
00
Master'sOpen AccessTR

İyonize radyasyon işlemi uygulanarak dondurulan palamut balığının (Sarda sarda Bloch, 1793) saklama süresinin araştırılması

Bu çalışmada, palamut balıkları (Sarda sarda Bloch, 1793) farklı dozlarda ışınlanıp (3 ve 5 kGy) paketlenerek dondurulmuş ve 12 ay süre ile -20±2oC'de depolanmıştır. Depolama süresince ışınlama işleminin balık eti mikrobiyal faunası, fiziksel ve kimyasal değişiklikleri üzerine etkili olduğu belirlenmiştir (p<0.05). Artan ışınlama dozunun (5 kGy) mikrobiyal yüke (mezofil ve psikrofil aerobik bakteri) ve duyusal parametrelere (tekstür ve genel) daha yüksek derecede olumlu etki gösterdiği belirlenmiştir (p<0.05). aw, TMA-N, TVB-N, TBARs ve koku parametrelerinin ışınlanan gruplarda (3 ve 5 kGy) kontrol grubuna göre daha iyi sonuçlar verdiği tespit edilmiştir (p<0.05). Bununla birlikte, farklı dozda ışınlama yapılan gruplar (3 ve 5 kGy) arasında önemli bir fark tespit edilmemiştir (p>0.05). pH ve lezzet parametreleri bakımından ise tüm gruplar benzer sonuçlar vermiştir (p>0.05). Çalışma sonunda, ışınlama işlemi yapılarak (3 ve 5 kGy) dondurulan palamut balıklarının raf ömrünün uzadığı, kontrol grubunun 9. ay sonunda bozulduğu, uygulanan her iki dozun ürünün fiziksel ve kimyasal özelliklerinde benzer etki gösterdiği, duyusal ve mikrobiyal açıdan ise balık üzerinde pek çok yönde daha fazla olumlu etki göstermesi bakımından 5 kGy dozun kullanılmasının daha uygun olacağı saptanmıştır.

Can Okan Altan
Sinop University · Institute of Graduate Studies in Science
2014
00
DoctorateOpen AccessTR

Geleneksel yöntemle palamut (Sarda sarda), balığı konservesi üretimi ve biberiyenin (Rosmarinus officinalis), kalite üzerine etkisi

Bu çalışma; palamut (Sarda sarda)balığından yapılan ev tipi konservelere doğal antioksidan ilavesiyle raf ömrünün arttırılması ve kalite parametrelerinin belirlenmesi amacıyla yapılmıştır. Çalışmada, Sinop balıkçı tezgâhlarından satın alınan balıklar, domates sosu, antioksidan etkisi olduğu bilinen biberiye ve sıvıyağ kullanılmıştır. Oda sıcaklığında 510 gün boyunca depolanan domates soslu palamut balıklarının bazı kalite parametrelerine ve depolama süresine, biberiye bitkisinin etkisi, duyusal, fiziksel, kimyasal ve mikrobiyolojik tazelik kontrol yöntemleri ile belirlenmiştir. Konserve işlemi öncesi palamut balıklarında besin bileşimi analizleri yapılmıştır. Ham protein, ham yağ, nem ve kül değerleri sırasıyla, %23.125 ± 1.062, %2.783 ± 0.339, %72.717 ± 0.652 ve %1.150 ± 0.212 olarak tespit edilmiştir. Depolama boyunca, Toplam Uçucu Bazik Azot Miktarı (TVB-N), Tiyobarbitürik Asit Sayısı (TBA), pH, Su Aktivitesi (aw), Toplam Aerobik Mezofilik Bakteri Sayısı (TAMB), Toplam Maya ve Küf Sayısı (TMK) sayısı hesaplanmıştır. TBA, ph, aw ve mikrobiyolojik analizler değerlendirildiğinde her iki grup da depolama süresi boyunca tüketilebilirlik sınır değerlerini aşmamıştır. Ancak biberiye ilaveli grubun kontrol grubundan çok daha iyi sonuçlar verdiği tespit edilmiştir. TVB-N analizi sonucunda 510 gün boyunca biberiye ilaveli grubun bozulmadığı ancak kontrol grubunun 450. günden itibaren tüketilemez olduğu saptanmıştır. Duyusal analizde ise kontrol grubunun 465. günde 4. sınıf ürün olduğu tespit edilmiş, aynı gün ise biberiye ilaveli grup 2. sınıf ürün olarak belirlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Palamut (Sarda sarda), biberiye (Rosmarinus officinalis), konserve

Aysun Gargacı
Sinop University · Institute of Graduate Studies in Science
2014
00
Master'sOpen AccessTR

Orta Karadeniz'de (Samsun-Yakakent, Ordu-Akçay) avlanan çaça (Sprattus sprattus phalericus Risso, 1826) balığının avlanabilir biyokütle tahmini

Bu çalışmada Ocak – Mayıs 2014 dönemlerini kapsayan periyotta Samsun kıyısal bölgesinde dağılım gösteren çaça (Sprattus sprattus phalericus (Risso, 1826)) balığının avlanabilir stok büyüklüğü tahmini yapılmıştır. Çalışmada yöntem olarak "Taranan Alan Yöntemi" kullanılmıştır. Araştırma 40 metre derinlik konturu orta nokta kabul edilerek söz konusu derinliğin altındaki ve üstündeki su kesimlerinin her biri için birim alandaki avlanabilir çaça miktarı ve 2.508,395 km2 olarak hesaplanan Samsun kıyısal bölgesindeki avlanabilir çaça stok büyüklüğü tahmin edilmiştir. Buna göre birim alan başına düşen çaça miktarı 40 metreden sığ derinliklerde 40.018,76 ± 10.852,61 kg/km2, 40 metreden derin kesimlerde 27.758,77 ± 4.242,07 kg/km2 ve tüm çalışma sahasında 33.602 ± 6.017,46 kg/km2 olarak belirlenmiştir. Araştırmanın yürütüldüğü Samsun kıyısal bölgesindeki çaça stokunun 84.287 ± 15.094 ton olduğu tahmin edilmiştir. Çalışma süresince elde edilen çaça balıklarının boy ortalamalarının 7,08 ± 0,02 cm olduğu ve boy frekans dağılımının en çok 7-7,4 cm boy grubunda yoğunlaştığı belirlenmiştir. Boy frekans dağılımı derinliklere göre incelendiğinde, 40 metreden sığ sulardaki çaça balıklarının 7 – 7,4 cm boy sınıfında, 40 metreden derin sulardaki çaça balıklarının ise 6,5 – 6,9 cm boy sınıfında yoğunlaştıkları görülmüştür.

AvlanmaBiyokütleÇaça balığı
Uğur Özsandıkçı
Sinop University · Institute of Graduate Studies in Science
2015
00
Master'sOpen AccessTR

İstanbul ilindeki bir gırgır teknesinin 2013–2014 avlanma sezonundaki av miktarı ve av kompozisyonunun belirlenmesi

Bu araştırma 2013–2014 av sezonunda Marmara Denizi'nde 26 m boyunda ve 480 Hp gücündeki gırgır teknesinde yürütülmüştür. Bir av sezonu boyunca sürdürülen bu çalışmada İstanbul boğaz girişi – Tekirdağ hattı boyunca toplamda 48 gün avcılık operasyonunda bulunulmuş ve 122 ağ sarımı yapılmıştır. Avcılığın gerçekleştiği yerler, av derinlikleri, av verimi, denize açılış-dönüş saati, ağ atım-çekim saati, hava-deniz-rüzgâr durumu değerlendirilmiştir. Katılımı sağlanan 122 ağ sarımının % 25'i 24 m' nin altında, % 31,5' i 24 – 28 m arasında, % 29' u 28 – 32 m arasında, %10,5'i 32 – 36 m arasında ve % 4' ü 36 – 40 m arasında gerçekleştirilmiştir. Türlere göre av oranları incelendiğinde, toplam avcılık içeresindeki en büyük pay % 64,8 ile istavrit balığına aittir. Bunu % 30,5' lik oran ile çinekop balığı, % 4,2 ile sardalya balığı, % 0,4 ile lüfer balığı ve son olarak % 0,1 ile diğer (palamut, kırlangıç, torik ve kalkan vs.) oluşturmuştur. Avcılığın gerçekleştiği bölgelerdeki avlanma miktarına ve bölgelere göre dağılım oranına bakıldığında, 11 bölgede gerçekleşen avcılığın en fazla yoğunlaştığı bölge % 37 ile Ataköy açıklarıdır. Toplamda 387,638 ton olan avcılığın 143,5 tonluk kısmı bu bölgede gerçekleştirilmiştir. Avcılık miktar ve oranının ay bazında incelenmesiyle en fazla av miktarının 95 ton (% 25) ile Ekim ayında gerçekleştiği saptanmıştır. Toplam avın aylara göre birim çabadaki av miktarları (CPUE) incelendiğinde, en yüksek değer Eylül ayında 686,4 kg/saat/sarım olarak hesaplanmıştır. Bunu sırasıyla, Ekim (644,1 kg/saat/sarım), Kasım (433,2 kg/saat/sarım) Şubat (393,9 kg/saat/sarım), Nisan (356,0 kg/saat/sarım), Ocak (346,1 kg/saat/sarım) Aralık (328,8 kg/saat/sarım) ve Mart ayı değerleri (224,1 kg/saat/sarım) takip etmektedir. Ağ sarımı başına düşen ortalama birim av gücü ise 422,3 kg olarak tespit edilmiştir.

Balık avcılığıGırgır balıkçılığıGırgır tekneleri
Yunus Paşaoğlu
Sinop University · Institute of Graduate Studies in Science
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Sinop bölgesi'nde Pavurya (Eriphia verrucosa Forskal, 1775)'nın bazı biyolojik parametrelerinin araştırılması

Bu çalışma, Sinop bölgesinde dağılım gösteren Pavurya (Eriphia verrucosa)'nın bazı biyolojik parametrelerinin belirlenmesi amacıyla Temmuz 2013-Haziran 2014 tarihleri arasında Sinop iç liman ve Akliman bölgesinde yürütülmüştür. Çalışma kapsamında populasyonu temsil edecek şekilde 4 farklı (50-56-60-64 mm) göz açıklığına sahip fanyalı uzatma ağları ile avcılık yapılmıştır. Toplamda 459 adet dişi (%34.3), 879 adet erkek (%65.7) olmak üzere 1338 adet birey elde edilmiştir. Cinsiyet oranı 1:0.52 (E:D) olarak tespit edilmiştir. Bireylerin ortalama karapaks genişliği (CW) ve karapaks uzunluğu (CL) sırasıyla dişi bireylerde 61.05±1.07 mm, 44.35±0.78 mm, erkek bireylerde 69.80±0.32 mm, 51.29±0.23 mm ve ortalama ağırlık (W) sırasıyla dişi ve erkek bireylerde 87.42±4.35 g ve 131.40±1.69 g olarak hesaplanmıştır. Karapaks genişliği-ağırlık ilişkisi dişi, erkek ve tüm bireyler için sırasıyla W = 0.0012 CW 2.6946 (r² = 0.90), W = 0.0005 CW 2.9258 (r² = 0.91) ve W = 0.0003 CW 3.0068 (r² = 0.92), karapaks uzunluğu-ağırlık ilişkisi ise W = 0.0027 CL 2.7015 (r² = 0.91), W = 0.0013 CL 2.9165 (r² = 0.91) ve W = 0.001 CL 2.9674 (r² = 0.92) olarak hesaplanmıştır. Yumurtalı dişi bireylere Haziran, Temmuz ve Ağustos aylarında rastlanılmıştır. Fekondite 3574-154319 adet/birey arasında ve ortalama fekondite 70893±7791 adet/birey, ortalama yumurta çapı 565.29±8.26 µm olarak tespit edilmiştir. Tüm bireylere ait ortalama kondisyon faktörü maksimum 38.21±0.90 olarak Ocak ayında minimum 34.24±0.25 olarak Ağustos ayında tespit edilmiştir. Anahtar kelimeler: Karadeniz, Sinop, Yengeç, Pavurya, Eriphia verrucosa

Biyolojik özelliklerEriphia verrucosa
Sefer Çelik
Sinop University · Institute of Graduate Studies in Science
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Sarımsağın (Allium sativum, L.) antioksidan etkisinin sıcak dumanlanmış ithal uskumru (Scomber scombrus L., 1758)'nun kalite parametrelerine etkisi

Bu araştırmada, ülkemizde satışa sunulan dondurulmuş ithal uskumrunun (Scomber scombrus L. 1758) kalite parametrelerinin belirlenmesi ve sıcak dumanlama teknolojisine uygunluğu araştırılmıştır. Bu amaçla çözündürüldükten sonra tütsü salamurasına doğal antibiyotik ve antioksidan olan sarımsak (Allium sativum, L.), katılmış ve katılmamış iki grup uskumru balığı dumanlanmıştır. Elde dilen ürünler vakum ambalaj yapılarak buzdolabı koşullarında depolanmıştır. Böylelikle sarımsağın antioksidan etkisinin, dumanlanmış uskumru balığının kalite parametreleri üzerine etkisinin ortaya konması hedeflenmiştir Çalışmada kimyasal, mikrobiyolojik ve duyusal tazelik kontrol yöntemleri uygulanarak depolama süresi ve sarımsak kullanımının etkisi belirlenmiştir. İstatistiki değerlendirme sonucunda; TVB-N, TBA, TMAB değerleri üzerine dumanlama süresinin ve grupların etkisi önemli (p<0.05) bulunmuştur. TPAB, Toplam Maya-Küf değerleri, pH üzerine dumanlama süresi ve gruplar arasındaki fark önemsiz (p> 0.05) bulunmuştur. Depolama boyunca kimyasal kalite parametreleri; TVB-N değeri K grubunda 43. gün, S grubunda 67. günde tüketilebilirlik sınır değerini aşmıştır. TBA ve pH değerleri her iki grupta da sınır değerini aşmadığı tespit edilmiştir. Mikrobiyolojik parametreler; TMAB değeri K grubunda 43. günde, S grubunda 70. günde tüketilebilirlik sınır değerini aşmıştır. TPAB ve Toplam Maya-küf değeri depolama boyunca her iki grupta da sınır değerini aşmamıştır. Toplam coliform bakteriye ise rastlanılmamıştır. Duyusal değerlendirme sonuçlarına göre; görünüş, koku, doku sırasıyla K grubunda 40, 43 ve 40. günlerde, S grubunda 70, 67 ve 67. günlerde tüketilebilirlik sınır değerinin altına düşerken, tat da ise her iki grupta da sınır değerinin altına düşmediği tespit edilmiştir. Araştırma sonucunda sıcak dumanlanmış sade uskumru balığı 43 gün, sarımsak ilaveli uskumru balığı 67 gün güvenilebilir bir şekilde tüketilebileceği belirlenmiştir.

Allium sativumAntioksidanlarSarımsak+1
Zafer Hakan Kalaycı
Sinop University · Institute of Graduate Studies in Science
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Karadeniz bölgesi su ürünleri işleme tesisi çalışanlarının bazı demografik özelliklerinin incelenmesi

Bu çalışmada, Karadeniz Bölgesinde bulunan illerde faaliyet gösteren su ürünleri işleme tesislerinde çalışanların, sosyo-ekonomik yapıları incelenmiş, toplumsal ve ekonomik açıdan verilerinin ortaya koyulması amaçlanmıştır. Coğrafi bölgede yer alan 18 ilin 7'sinde Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığından üretim izni olan toplam 37 işletme bulunmaktadır. Bölgede anket çalışması yapılan iller Trabzon, Giresun, Ordu, Samsun, Sinop, Kastamonu ve Zonguldak olmuştur. Bu işletmelerden aktif olarak faaliyet gösteren 28 işletmede anket katılımı sağlanmıştır. 28 işletmenin 5 tanesi balık unu ve yağı işletmesi, 4 tanesi salyangoz işleme tesisidir (2'si aynı zamanda balıkta işlemektedir). Söz konusu işletmelerde 532 anketör ile her biri 24 sorudan oluşan anket doldurulmuştur. Çalışanların %63,91'lik kısmını erkekler oluşturmaktadır. Çalışanların yaş grupları dağılımında, %36,65'lik oranla 31-40 yaş aralığı en yüksek oranı oluşturmuştur. Eğitim durumlarına bakıldığında, %38,91'lik oranda ortaöğrenim mezunlarının en yüksek oranı oluşturduğu görülmüştür. Çalışanların %99,62'sinin sosyal güvencesinin bulunduğu, bunların da tamamının SSK güvencesi türünde olduğu belirlenmiştir.

Akuakültür
Muhammet Ali Altun
Recep Tayyip Erdogan University · Institute of Graduate Studies in Science
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Levrek etinin sulu çözeltideki elektriksel direnç özelliklerinin kalite ölçümünde kullanılabilirliği

Günümüzde gıda analizlerinde çabuk, ucuz, pratik ve doğru sonuçlar veren yöntemler geliştirilmeye çalışılmaktadır. Bu çalışmada, levrek balığı etinin bozulma derecesi ile elektriksel direnci arasındaki ilişki incelenmiştir. Balık çiftliğinden sağlanan örnekler aynı koşullarda yetiştirilmiş ve aynı gün hasat edilmiştir. Örneklerin elektriksel iletkenliği üç farklı model ile, elektriksel direnci ise LCRmetre ile ölçülmüştür. Tüm sonuçlar TVB-N (Toplam Uçucu Bazik Azot) analizi sonuçlarıyla karşılaştırılmış ve korelasyonlar ortaya konmuştur. Bu prosedür ile pratik ve uygun bir metodun uygulanabilirliğinin araştırılması hedeflenmiştir.

Elektriksel dirençLevrek balığı
Merve Taslak
Ege University · Institute of Graduate Studies in Science
2015
00
DoctorateOpen AccessTR

Yasadışı trol balıkçılığının engellenmesinde anti-trol resif tasarım ölçütlerinin belirlenmesi üzerine çalışmalar

Bu tezde, İzmir Körfezi'nde yasadışı trol avcılığını engellemek için bir "örnek olay" çalışması yapılmıştır. Bu amaçla, bazı anti-trol tasarım ölçütlerine göre yapay resif tasarımı ve yasa dışı avcılığın yoğun olarak yapıldığı iki bölge için anti-trol resif sahası planlanmıştır. Yasadışı trol avcılığının yoğun olduğu örnek bir saha belirlenirken, bölgedeki coğrafi özellikler (derinlik, dalga hareketleri vb.), yasal balıkçılık faaliyetleri, balıkçı teknelerinin ve av araçlarının özellikleri (motor gücü, kapılar arası mesafe vb.), üretim, nakliye ve atılması gibi proje aşamaları da saptanmıştır. Bu örnek olay çalışmasında, İzmir Orta Körfezi'nde iki farklı anti-trol yapay resif sahası seçilmiş ve iki bölge için toplam 6.808 adet resif bloğu ön görülmüştür. Bloklar arası mesafe 25 ile 200 m arasında değişmekle beraber, yerleştirme derinliği 27 ila 47 m su derinliklerindedir. Örnek projenin tamamlanma süresi 9 ay, toplam maliyeti ise 8.046.856 TL (3.350.019 USD) olarak belirlenmiştir. Bu tez kapsamında oluşturulan örnek olay çalışması, bu bölgede yoğun olarak sürdürülen yasadışı avcılık faaliyetlerine engel olarak, diğer paydaşların ( Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı'na bağlı birimler, Sahil Güvenlik, yerel belediyeler ve sivil toplum kuruluşları) yasadışı avcılıkla sürdürdükleri mücadeleye yardımcı olacaktır.

Balık avcılığıBalık avlama yöntemleriTrol
Mesut Ulugöl
Ege University · Institute of Graduate Studies in Science
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de on metre ve üzeri balıkçı gemilerinde geri-alım programının değerlendirilmesi

Canlı deniz kaynaklarının sürdürülebilir kullanımını sağlamak amacıyla ulusal ve uluslararası ölçekte birçok uygulama hayata geçirilmektedir. Balık stokları ile avcılık kapasitesi arasında dengeyi sağlamak, aşırı avcılığı önlemek ve sürdürülebilir balıkçılık amacıyla T.C. Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı (GTHB) 2012 yılında bir tebliğ yayınlamış ve balıkçı gemilerinde geri-alım programı başlatılmıştır. İlk olarak, 12 metre ve üzerindeki balıkçı gemilerini kapsam içine alan Bakanlık, gönüllülük esasına dayalı olarak başvuruların alındığı program sonucunda, 2013 sonu itibarıyla toplam 62 milyon TL ödeme yaparak 364 balıkçı gemisini filodan çıkarmıştır. Daha sonra gelen talepler üzerine desteklemenin kapsamı genişleterek 2013 yılında ikinci bir geri-alım programı başlatılmıştır. Bu çalışma; GTHB'nin 2013/4463 sayılı Kararına istinaden yürürlüğe giren 2013/25 Numaralı "Balıkçı Gemisini Avcılıktan Çıkaranlara Yapılacak Destekleme Tebliği" kapsamında su ürünleri ruhsat teskeresine sahip on metre ve üzerindeki balıkçı gemisi sahiplerine, gemilerinin avcılıktan çıkarılması karşılığında, gemi boyuna destekleme ödemesi yapılmasına yönelik politikasını değerlendirmektedir. Alımı gerçekleşen 446 balıkçı gemisi arasından, tabakalı örnekleme yöntemi kullanılarak belirlenen 207 balıkçı gemisi sahibi ile 2014 yılında telefon anketi yapılmış ve programın sonuçları değerlendirilmiştir. II. program ile toplam 51 milyon TL ödeme yaparak 446 balıkçı gemisi filodan çekilmiştir. En fazla gemi alımı Marmara (%44), en az gemi alımı da Akdeniz Bölgesinden (%19) yapılmıştır. En fazla 10-20 metre arası balıkçı gemisi (440 gemi), en az da 21-30 metre arası balıkçı gemisi (6 gemi) geri-alımı gerçekleşmiştir. 31 metre ve üzeri balıkçı gemisine sahip olan kişiler programa başvuruda bulunmamıştır. Devredilen gemilerin sadece %9'u trol veya gırgırdır. Balıkçı gemilerini devreden kişilerin %28'si ikinci bir gemiye sahiptir ve geri-alım programı ile atıl ya da karsız çalışan ikinci gemilerini vermişlerdir. Programdan yararlanan balıkçıların %62'si balıkçılık sektöründe çalışmaya devam edeceğini bildirmiştir. Ankete katılan gemi sahiplerinin %27'si geri-alım programından aldıkları destekleme ile yeni bir gemi alma eğilimindedir. Yeni bir gemi almayı planlayan gemi sahiplerinin 66'sı 10 metreden küçük, 6'sı da trol ve gırgır avcılığı yapmak için büyük bir gemi alacaklarını /aldıklarını ifade etmiştir. Sonuç olarak; geri-alım programı son yıllarda GTHB'nın balıkçılık yönetimi adına gerçekleştirdiği en önemli uygulamalardan biridir. Ancak programa büyük gemilerin rağbet etmemesi, gemisini veren her 4 balıkçıdan birinin zaten ikinci bir gemi sahibi olması ve atıl olan gemisini programa vermesi, benzer oranda balıkçının programdan aldıkları parayla ikinci bir gemi alma eğiliminde olması gibi saptamalar, yöneticilerce dikkate alınmalıdır. Bununla birlikte, geri-alım programlarından mümkün olan en yüksek faydayı sağlamak için ilgili küresel deneyimlerden yararlanmak balıkçılık yönetim otoritesi tarafından mutlaka dikkate alınması gereken en temel yaklaşımdır. Bu yaklaşım en azından gelecek geri-alım programlarında takip edilmelidir.

Balıkçı tekneleriBalıkçılıkBalıkçılık politikaları+1
Betül Ekmekci
Ege University · Institute of Graduate Studies in Science
2015
00