Theses supervised by Doç. Dr. Ali Özdemir
12 theses · Manisa Celal Bayar University, Dokuz Eylül University, Anadolu University
İş tatmini faktörlerini belirlemeye ve analiz etmeye yönelik olarak çalışanların çevrimiçi değerlendirmeleri kullanılarak metin madenciliği ve yapay zeka tabanlı bir yöntem geliştirilmesi
Bu tez çalışması iş tatmini faktörlerini belirlemeye ve analiz etmeye yönelik olarak çalışanların çevrimiçi değerlendirmelerinin makine öğrenmeye dayalı analizini elde etmek amacıyla gerçekleştirilen çalışmalar hakkında bilgi vermektedir. Çalışanların şirketleri hakkındaki yorumlar tr.indeed.com'da yayınlanan toplam 59 farklı şirketten elde edilen toplam 3370 adet çevrimiçi değerlendirme elde edilerek makine öğrenme yöntemlerine dayalı analizleri gerçekleştirilmiştir. Ayrıca makine öğrenme tekniklerinin sınıflandırmada yüksek performans elde edebileceği ve büyük veri setleri ile etkin ve ölçeklenebilir bir şekilde çalışabileceğini göstermek amacıyla www.kaggle.com kaynağından daha büyük bir veri seti elde edilmiştir. Google, Amazon, Netflix, Facebook, Apple ve Microsoft şirketlerinde çalışan kişilerin şirketleri hakkında yaptıkları çevrimiçi değerlendirmelerden oluşan toplam 67529 yorum analiz edilmiştir. Metin belgesindeki özniteliklerin belirlenmesinde terim varlığı, terim sıklığı ve terim frekansı-ters belge frekansı temel temsil yöntemleri ile birlikte 1-gram, 2-gram, 3-gram modelleri dikkate alınarak üç farklı ağırlıklandırma şeması kullanılmıştır. Makine öğrenme tabanlı analizler için beş farklı denetimli öğrenme algoritması kullanılmıştır: NB, DVM, LR, KNN ve RF. Ayrıca belirtilen makine öğrenme yöntemlerinin yanı sıra DWEOL, CBWE, BMAE ve BGWEDU topluluk öğrenme yöntemleri kullanılarak derin öğrenme tabanlı modeller olan CNN, RNN, LSTM ve GRU modelleri ile karşılaştırmalı analizleri yapılmıştır. Bu analizler yapılırken kullanılan kelime yerleştirme tabanlı modeller; word2vec (skip-gram modeli), word2vec (CBOW) modeli, fastText (skip-gram) modeli, fastText (CBOW) modeli ve GloVe modelleridir. Farklı modeller kullanılarak analizleri yapılan veri setleri için farklı temsil yöntemlerinin doğruluk, kesinlik, geri çağırma ve F-ölçütü ölçütleri kullanılarak karşılaştırmalı olarak değerlendirilmiştir.
Çok kriterli karar verme sürecinde dinamik programlama uygulaması
İşletmeler, günümüz rekabet koşullarında işletmeyi ayakta tutabilmek için kar elde etmek zorundadırlar. İşletmelerin, karı arttırmak için çeşitli politikalarla karar verip eldeki kaynakları en etkin şekilde kullanmaları gerekmektedir. Karar verme, işletmeler için çok önemli ve karmaşık bir süreçtir. Alternatiflerin ve kriter sayılarının artması; kriterler arasından seçim yapacak olan karar vericinin işini de zorlaştırmaktadır.Bu çalışmada, işletmenin bu kriterleri doğrultusunda en uygun envanter planının belirlenmesi amaçlanmıştır. Bu plan, sayısal ve sayısal olmayan birden fazla kriteri barındıran çok kriterli karar verme probleminin dinamik programlama modeline eklenmesiyle elde edilmiştir. Dinamik yapıdaki envanter planlaması problemi için dinamik programlama yaklaşımıyla optimal sonuç elde edilebilmekte ve maliyet minimizasyonu ile karda artış sağlanabilmektedir.
Sağlık hizmetlerinde risk yönetiminin çalışan güvenliğine etkisi ve bir uygulama
Sağlık hizmetlerinde hasta güvenliği kavramı ne kadar önemli ise çalışan güvenliği kavramı da o denli önemli bir kavramdır. Sağlık hizmeti sunumu esnasında sağlık çalışanlarının kendilerini çalıştıkları kurumda huzurlu ve güvende hissetmeleri, sağlık bakım hizmeti düzeylerini pozitif anlamda etkilemektedir. Dolayısıyla sağlık hizmetlerinde çalışan güvenliği, üzerinde titizlikle durulması gereken konuların başında gelmektedir. Daha verimli ve performansı yüksek çalışmayı amaç edinen sağlık kurum/kuruluşları, çalışanları için riski minimize edilmiş bir çalışma ortamı oluşturmaya özen göstermelidir. Bu tez çalışması karmaşık yapıda, emek yoğun ve çeşitli meslek grubundaki çalışanların eşgüdümlü çalışmalarıyla hizmet üreten hastane işletmelerindeki risk yönetimi ile çalışan güvenliği etkileşiminin belirlenmesi amacıyla gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın birinci bölümünde sağlık işletmelerinin genel yapısı, ikinci bölümünde Türkiye?de sağlık hizmetlerinin yapısı ve çalışan güvenliği, son bölümünde ise araştırma ile ilgili analiz ve sonuçlara yer verilmiştir.Araştırma sonucunda risk yönetimi ile çalışan güvenliği faktörleri arasında pozitif yönlü ve güçlü bir ilişkinin mevcut olduğu görülmüştür. Sağlık kurumlarında başarılı bir risk yönetim süreci, sağlık çalışanlarının güvenliği ve sağlığını olumlu yönde etkileyecektir. Anahtar Kelimeler: Çalışan Güvenliği, Risk Yönetimi, Sağlık Hizmetleri.
Yeniden üretim sistemlerinin stok kontrolünde hedef programlama uygulaması
Küreselleşmenin etkisinde sınırların kalkması ve işletmelerin sınırları aşarak Dünya'nın her yerinde faaliyetlerini sürdürmeye başlamasıyla derinleşen rekabet, hızlı ve isabetli karar almayı işletmeyi ayakta tutan bir süreç haline getirmiştir. İşletmeler bu söz konusu kararları alırken, işletmenin içinden ve dışından bir çok değişkeni hesaba katmalı ve işletmeye en fazla katma değeri sağlayacak olan kararı almalıdır. Son yıllarda işletmeler bu kararları alırken kalitatif ve kantitatif karar verme tekniklerinden faydalanmaktadırlar. Faydayı ön planda tutan işletmeler, geçmiş deneyimlerinden yararlanarak kendilerine uzun vadede başarıyı getirecek olan bazı gerçekçi hedefler koymak zorundadır. Bu hedefleri koyarken karşılaşılacak bir çok belirsizlik ve işletmenin göz önünde bulundurması gereken bir çok kısıt vardır. İşte bu belirsizlik ortamında işletmenin koyduğu gerçekçi hedefleri doyuma ulaştırması ve bu bilgiler ışığında geleceğini şekillendirmesi gerekmektedir. Bu da Çok Amaçlı Karar Verme metotlarından Hedef Programlama ile mümkündür. Bu tez çalışmasında otomotiv yedek parça sektöründe faaliyet gösteren, Sismak Otomotiv A.Ş.'nin LES yeniden üretim sistemi ürün portföyünden, üç ürün için üç dönemlik stok kontrol politikası hedef programlama ile modellenmiş ve çözülmüştür. Çözüm sonucunda ulaşılan değerler ile işletmenin kendisine koyduğu hedefler karşılaştırılarak yorumlanmıştır. Anahtar Kelimeler: Stok Yönetimi, Stok Kontrol, Tersine Lojistik, Yeniden Üretim, Hedef Programlama
Üretim planlaması problemine robust optimizasyon yaklaşımı ve bir uygulama
Son zamanlarda işletmelerin içinde bulundukları çevre koşullarının değişkenliği artmıştır. Bu değişkenlik belirsizliği de beraberinde getirmiştir. Gelecekle ilgili kararlar verilip, planlar yapılırken belirsizliğin göz önünde bulundurulması kural haline gelmiştir. Bu nedenle stokastik programlama, bulanık mantık, simülasyon ve robust optimizasyon gibi yöntemlerin kullanıldığı çalışmaların sayısı giderek artış göstermiştir. Sayılan yöntemlerden robust optimizasyon, gelecekte karşılaşılabilecek olası durumları problemin modellenmesi aşamasında göz önünde bulundurarak verilerdeki belirsizlikten çok az düzeyde etkilenen sonuçlar üreten bir tekniktir. Üretim planlamasının temel alt süreçlerinden biri olan lot büyüklüğü belirleme, en basit anlamda hangi üründen, ne zaman, ne kadar üretileceğine karar verilmesidir. Lot büyüklüğü belirleme problemlerinin modellenmesi ve çözümü üretim sürecinin, ele alınan parametre ve değişkenlerin yapısına bağlı olarak farklılık göstermektedir. Bu tez çalışmasında, parametre ve talep belirsizliği altında, kapasite kısıtlı iki aşamalı, çok ürünlü lot büyüklüğü belirleme problemi için senaryo tabanlı robust optimizasyon modelinin oluşturulması ve uygulanması amaçlanmıştır. Bu amaçla İzmir'de faaliyet gösteren bir tekstil firmasının üretim planlama problemi modellenerek çözülmüş, robust modelin sonuçları ile deterministik senaryoların sonuçları karşılaştırılmıştır. Robust yöntem, daha yüksek maliyetli ancak gelecekte karşılaşılabilecek farklı senaryoların çoğunluğunda büyük ölçüde olurlu ve optimale yakın sonuçlar verecek, sağlam bir üretim planı sunmuştur. Robust modelin daha yüksek maliyetli olmasının sebebi, optimal maliyet değerinden sapmaların ve olurluluktan sapmaların ceza maliyetinin toplam beklenen maliyet üzerine eklenmesi ile açıklanmıştır. Robust model parametrelerinin duyarlılık analizleri sonucunda modelin sağlamlığından ödün verilerek daha düşük maliyetli, daha az sağlam robust planların oluşturulabileceği gösterilmiştir. Bu tez, robust optimizasyonun üretim planlamasında uygulanması ile ilgili Türkiye'de yapılan ilk çalışma olup, bundan sonra yapılacak çalışmalar için örnek ve kaynak teşkil etmektedir.
Çok ürünlü sezonluk hazır giyim perakendeciliğinde dinamik fiyatlandırmayla gelir optimizasyonu
Bu çalışmanın amacı, perakendecilik sektöründe faaliyet gösteren hazır giyim firmalarında talep tahmin modeline ve çeşitli oranlarda etkili olan stok maliyetlerine bağlı olarak dinamik fiyatlandırma yoluyla optimal fiyatların belirlendiği gelir optimizasyon modeli kurmak ve çeşitli kaynaklardan temin edilen ürünlerden maksimum gelir elde edecek şekilde optimal envanter düzeylerinin belirlenmesini sağlamaktır. Bu amaç doğrultusunda firmanın satış verilerinden yararlanılarak lojistik regresyon analiziyle talep tahmin modeli kurulmuştur. Talep tahmin modelinden elde edilen talep oranlarına, satış fiyatlarına, satılan ürün miktarlarına ve üç aşamalı olarak belirlenen satış sezonlarında farklı oranlarda etkili olan stok maliyetlerine bağlı olarak sekiz farklı durum senaryosu için gelir optimizasyon modelinden elde edilen sonuçlar değerlendirilmiştir. Ayrıca firmanın farklı kaynaklardan temin edilen ürünleri için belirlenen ilk dört durum senaryosuna göre maksimum gelir sağlayacak optimal envanter düzeyleri belirlenmiştir. Bu çalışma talebin zamandan bağımsız olarak envanter düzeylerinden ve satış fiyatlarından etkilendiği sınırlı bir zaman periyodunda sezonluk ürün satışı yapan firmalar için sezon sonuna doğru değişen oranlarda etkili olan stok maliyetlerine göre maksimum gelir sağlayacak envanter düzeylerinin ve kaynak seçimlerinin belirlenmesi konusunda önemli bir katkı sağlayacaktır. Anahtar Kelimeler: Gelir Optimizasyonu, Hazır Giyim Perakendeciliği, Dinamik Fiyatlandırma.
Çok amaçlı dinamik programlama modelinin ulaştırma sorunlarına uygulanması
İşletmelerin birbiriyle çatışan birden fazla amaç ile karar vermesi gerektiğinde dikkate alınan matematiksel bir model olan çok amaçlı karar verme kantitatif karar verme tekniklerinden biridir. Söz konusu tekniğin kullanımında süreçte birden fazla amaç veya bir amacın çözümü için birden fazla seçenek karşımıza çıkmaktadır. Modelde hedef, çeşitli etkileşimleri göz önünde bulundurup, değer alabilen amaçların birleşimi ile arzu edilen düzeylere erişimi sağlamak ve bu sayede karar vericinin karşısına "en iyi" seçeneği sunmaktır. Geleneksel en kısa yol problemlerinin geliştirilmiş bir şekli olan çok amaçlı en kısa yol problemi genel olarak çatışan iki veya daha fazla amaca ilişkin etkin yollar setinin bulunmasını sağlar. Çok amaçlı en kısa yol problemlerinin çözümünde kullanılan algoritmalardan biri olan Dinamik Programlama, probleme tek bir aşamada çözüm aramak yerine ana problemi daha küçük alt problemlere ayırarak, her yeni alt problem için bir çözüm üreterek ana problemi çözüme ulaştırır. Bu çalışmada bir firmanın ulaştırma sorununda ikiden fazla amacı olması sebebiyle çok amaçlı dinamik programlama modeli ile karar vericinin optimum yolu belirlemesine yardımcı öneri geliştirilmiştir. Anahtar Kelimeler: karar verme, çok amaçlı karar verme, en kısa yol problemi
Müşteri ilişkileri yönetiminin etkinliğinin ölçülmesinde veri zarflama analizi uygulaması
Yoğun rekabetin yaşandığı günümüzde, müşteri memnuniyetinin sağlanması müşteri odaklı yönetim anlayışı ile gerçekleştirilir. Müşteri odaklılık, müşteri sadakatini, toplam müşteri memnuniyetini, sürekli iyileştirmeyi ve şikayet yönetimini etkin biçimde uygulamaya yönelik bir yönetim anlayışıdır. Müşteri İlişkileri yönetimi ise uzun vadede değer elde edebilmek amacıyla müşterileri seçme ve yönetmeye yönelik bir pazarlama stratejisidir. İşletmelerin değişen dünya ve artan rekabet koşulları karşısında kârlılıklarını sürdürebilmeleri için kaynaklarını etkin ve verimli bir şekilde kullanarak, en az girdi ile en fazla çıktıyı elde etmeleri gerekmektedir. Veri Zarflama Analizi (VZA), benzer mal ve hizmet üreten ekonomik karar birimlerinin göreli etkinliklerinin ölçülmesi amacı ile geliştirilmiş doğrusal programlama esaslı bir yöntemdir. Bu çalışmada gıda sektöründe faaliyet gösteren bir işletmenin etkinliğinin veri zarflama analizi yöntemi ile ölçülmesi amaçlanmıştır. Modellerin çözümünde Veri Zarflama Analizinin doğrusal programlama modeli olarak çözümünü sağlayan yazılımlarından olan QM For Windows kullanılmıştır. Yapılan çalışma sonucunda girdi odaklı CCR modeline göre 15 adet karar verme biriminden 5 tanesi etkin olarak bulunmuştur. Ayrıca etkin bulunmayan karar verme birimlerinin etkin olabilmeleri için referans kümeleri bulunmuş olup, etkin olunması için hedefler belirlenmiştir. Anahtar Kelimeler: müşteri ilişkileri yönetimi, veri zarflama analizi, etkinlik
İşletmelerin tahminleme sürecinde bulanık doğrusal regresyon analizi ve lojistik regresyon analizinin uygulanması
Son yıllarda artan rekabetçi ortamda ve küresel ekonominin yarattığı etkiler sonucunda, işletmeler için yaşamlarını devam ettirmek ve fark yaratabilmek adına en önemli araçlardan birisi de geleceğe yönelik tahminlerde bulunmak ve stratejilerini buna göre belirlemek olmuştur. Bu bağlamda işletmeler riskleri en aza indirgemek için, birçok uygulama alanında yer bulan tahminleme yöntemlerinin ve istatistiksel analizlerin kullanılmasına yönelmektedirler.Sebep sonuç ilişkisine dayanan, bağımlı ve bağımsız değişkenler arasındaki ilişki biçimi regresyon olarak ifade edilmektedir ve istatistiksel analizlerde sıklıkla kullanılmaktadır. Bulanık Doğrusal Regresyon Analizi ise karar verme sürecinde, sistem yapısından kaynaklanan belirsizlikleri de dikkate alarak hem nitel hem de nicel değişkenlerin modele alınmasını sağlayan bir problem çözme tekniği kullanarak klasik regresyon analizine alternatif bir yöntem olmaktadır. Diğer bir regresyon tekniği olan Lojistik Regresyon Analizi ise sonuç değişkeninin iki veya çok düzeyli kategorik değişken olması, 0 ve 1 gibi kesikli değerler alması durumunda kullanılmaktadır. Bağımlı değişken üzerinde açıklayıcı değişkenlerin etkileri olasılık olarak elde edilerek, bu faktörlerin olasılık olarak belirlenmesi sağlanmaktadır.Bu tez çalışmasında Bulanık Regresyon Analizi ve Lojistik Regresyon Analizi bir tahmin yöntemi olarak teorik olarak incelenmiş ve bu kapsamda bankaların sektör paylarının tahminlenmesine yönelik, her iki analiz yöntemi ile modeller oluşturularak bir uygulama yapılmıştır ve elde edilen sonuçlar yorumlanmıştır.
Hastane işletmelerinde örgüt iklimi ve tükenmişlik etkileşimi
Günümüzde küreselleşme ile birlikte işletmeler varlıklarını sürdürebilmek ve yoğun rekabet ortamında ayakta kalabilmek için yeni yönetim yaklaşımları geliştirmek ve uygulamak zorunda kalmışlardır. Örgütlerin üzerinde yoğunlukla durdukları üretimin arttırılması, hizmet kalitesinin yükseltilmesi ve verimliliğin sağlanması gibi konuların yanında insan unsurunun daha fazla önem kazanmasıyla birlikte, sağlıklı ve mutlu çalışanlardan oluşan örgütler oluşturmak daha da önemli hale gelmektedir.Bulundukları örgütte olumlu veya olumsuz gelişen bütün olaylardan etkilenen çalışanlar için değer gördükleri, yaptıkları işten tatmin oldukları, ilerleme ve gelişimlerine olanak sağlayan, olumlu örgüt iklimine sahip işletmeler başarı sağlamak, verimli ve etkili olmak açısından bulundukları pazarda diğer işletmelerden bir adım daha önde yer almaktadırlar. Bu nedenle işletmeler, örgüt iklimi ve tükenmişlik gibi örgüt psikolojisi alanında yer alan konulara önem vermektedirler.Örgütte hissedilen psikolojik ortam olarak tanımlanan örgüt iklimi çalışanların örgüt içindeki davranışlarını, beklenti ve becerilerini etkilemektedir. Tükenmişlik ise iş performansı, verimlilik, etkililik ve işten ayrılmak da dahil olmak üzere iş yerinde çalışma yaşamını tehdit eden, enerji, idealizm ve amacın kaybolmasıdır.Bu tez çalışması karmaşık yapıda, emek yoğun ve çeşitli meslek grubundaki çalışanların eşgüdümlü çalışmalarıyla hizmet üreten hastane işletmelerindeki örgüt iklimi ve tükenmişlik etkileşiminin belirlenmesi amacıyla gerçekleştirilmiştir.
Çok kriterli karar verme problemleri için toplulaştırma tekniği önerisi
Çok kriterli karar verme teknikleri farklı alanlarda ortaya çıkan problemlerin çözümünde kullanılmaktadır. Karşılaşılan karar problemleri seçim, sıralama ve sınıflama olmak üzere üç grupta toplanmaktadır. Bu üç farklı yapıdaki problemlerin çözümünde yararlanılabilecek çok sayıda çok kriterli karar verme tekniği bulunmaktadır. Ancak, bu tekniklerle elde edilen sonuçlar birbirinden farklılaşabilmektedir. Bu noktada hangi teknik ile elde edilen sonucun en iyi sonuç olduğu belirsizdir. Bu nedenle problemin yapısına uygun farklı çok kriterli karar verme teknikleri ile çözümler elde edilmesi ve son aşamada bu çözümlerin toplulaştırılmasıyla nihai bir çözüme ulaşılması gittikçe artan bir yaklaşımdır. Farklı çok kriterli karar verme teknikleriyle elde edilen çözümlerin toplulaştırılmasında kullanılan teknikler toplulaştırma teknikleri olarak adlandırılmaktadır. Bu çalışmada, sıralamaların toplulaştırılması amacıyla Referans Alternatif Temelli Toplulaştırma Tekniği (RAT) geliştirilmiştir. RAT'ın temel amacı, bir problem için kullanılan farklı çok kriterli karar verme teknik sonuçlarının toplulaştırılmasıdır. RAT; kullanım kolaylığı, ek bir teknik veya puanlamaya ihtiyaç duymaması ve tam sıralama problemini büyük oranda ortadan kaldırması bakımından diğer toplulaştırma tekniklerinden farklılaşmaktadır. Analizler sonucunda RAT'ın, diğer toplulaştırma teknikleri ile %99,93 oranında uyumlu sonuçlar verdiği görülmüştür. Bununla beraber RAT ile sonuçların ortalama %1,2'sinde tam sıralama elde edilemediği, karşılaştırılan diğer tekniklerde ise bu oranının en az %82 olduğu görülmüştür. RAT 830.000 örnek üzerinden uygulanmış ve sonuçlar Borda, Copeland, Dodgson ve Kemeny toplulaştırma teknikleriyle karşılaştırılmıştır. Bununla beraber daha önce toplulaştırma tekniklerinin kullanıldığı 21 çalışma RAT ile tekrar çözümlenmiş ve sonuçlar karşılaştırılmıştır. RAT'ın çok kriterli karar verme alanına önemli katkılar sağlayacağı, sosyal tercihler ve grup karar verme gibi alanlarda da başarılı bir şekilde uygulanabileceği düşünülmektedir.
Bağımsız Devletler Topluluğu ülkelerinin küresel rekabetçilik durumunun WASPAS yöntemiyle değerlendirilmesi
Bu tez çalışmasında BDT'ye üye olan 7 ülkenin 2010-2013 yılları için Küresel rekabetçilik durumu ÇKKV tekniği olan WASPAS kullanılarak incelenmiştir. Ülkelerin değerlendirilmesinde kullanılan veriler, Dünya Ekonomik Forumu tarafından yıllık olarak yayınlanan Küresel Rekabet Edebilirlik Raporunda yer alan Yönetici Görüşleri anketinden sağlanmıştır. Küresel Rekabetçiliği en çok etkileyen kriterlerin hangileri olduğunu belirlemek amacıyla nesnel ağırlıklandırma yöntemlerinden olan CRITIC kullanılarak kriterlere ilişkin ağırlık değerleri belirlenmiştir. BDT'ye üye 7 ülkenin küresel rekabetçilik durumları, 40 kriter ele alınarak, EXCEL 2013 ile analiz edilmiştir. Elde edilen ülke sıralamalarına göre 2010 ve 2011 yılları için Azerbaycan ilk sırada yerini alırken, 2012 ve 2013 yılları için ilk sırada Kazakistan konumlanmıştır.