Theses supervised by Doç. Dr. Arzu Taşdelen Karçkay
11 theses · Akdeniz University
Ortaokul öğrencilerinde aile ilişkileri, dijital oyun bağımlılığı ile psikolojik ve duygusal iyi oluş arasındaki ilişkinin incelenmesi
Gelişen teknoloji ile birlikte yaşamın çeşitli alanlarında farklılıklar meydana gelmektedir. Geleneksel oyunlar yerini yeni dijital oyunlara bırakırken, aile ilişkilerinin dinamiği de günümüz teknolojisi etrafında şekillenmektedir. Tüm bu değişimin merkezinde yer alan çocukların, psikolojik ve duygusal iyi oluş düzeyleri de değişmektedir. Bu nedenle mevcut tez çalışmasının amacı çocuklarda aile ilişkileri, dijital oyun bağımlılığı ile psikolojik ve duygusal iyi oluş arasındaki ilişkinin incelenmesidir. Araştırmanın çalışma grubunu 2023–2024 eğitim-öğretim yılında Antalya'da öğrenim gören 287'si kız, 394'ü erkek olmak üzere toplam 681 beşinci, altıncı ve yedinci sınıf ortaokul öğrencisi oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplama araçları olarak Kişisel Bilgi Formu, Çocuklar İçin Aile İlişkileri Ölçeği, Dijital Oyun Bağımlılığı Ölçeği ve Stirling Çocuklar İçin Duygusal ve Psikolojik İyi Oluş Ölçeği kullanılmıştır. Veriler SPSS 20 paket programı ve Hayes Process Macro programı kullanılarak analiz edilmiştir. Araştırmadan elde edilen sonuçlara göre, dijital oyun bağımlılığı destekleyici aile ilişkileri ve psikolojik ve duygusal iyi oluş değişkenleri ile negatif; engelleyici aile ilişkileri ile pozitif ilişkili olduğu bulunmuştur. Öğrencilerin destekleyici aile ilişkileri engelleyici aile ilişkileri ile negatif; psikolojik ve duygusal iyi oluş ile pozitif ilişkilidir. Engelleyici aile ilişkileri ile psikolojik ve duygusal iyi oluş değişkenleri negatif ilişkili olduğu bulunmuştur. Paralel çoklu analiz sonuçları destekleyici ve engelleyici aile ilişkilerinin, dijital oyun bağımlılığı ile psikolojik ve duygusal iyi oluş arasındaki ilişkiye aracılık ettiğini göstermiştir. Ayrıca dijital oyun bağımlılığı, destekleyici ve engelleyici aile ilişkileri psikolojik ve duygusal iyi oluş üzerindeki değişimin yaklaşık %41'ini açıklamaktadır. Bu bağlamda dijital oyun bağımlılığı ve aile ilişkilerinin psikolojik ve duygusal iyi oluş üzerinde yordayıcı rolü ortaya konmuştur.
Okul psikolojik danışmanlarının mental iyi oluşlarının yordayıcısı olarak iş yaşam dengesi ve kariyer uyumu
Bu çalışmanın amacı, okul psikolojik danışmanlarının iş-yaşam dengesi ve kariyer uyumunun mental iyi oluş üzerindeki yordayıcı rolünü incelemektir. Bu araştımada, iş-yaşam dengesi ile mental iyi oluş arasındaki ilişkide kariyer uyum yeteneğinin (kariyer keşfi ve kariyer planlaması) aracılık rolünü inceleyen bir model test edilmiştir. Araştırma soruları Hayes Süreci Makro modelinde Model 4 ile ele alınmış ve Hayes makro bootstrap yöntemine dayalı olarak analizler yapılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu kamu ve özel okullarda görev yapan 345 okul psikolojik danışmanı oluşturmuştur. Araştırmada veri toplama aracı olarak Kişisel Bilgi Formu, Warwick-Edinburgh Mental İyi Oluş Ölçeği-Kısa Formu, İş-Yaşam Dengesi Ölçeği ve Kariyer Uyum Ölçeği kullanılmıştır. Analiz sonuçları, tüm çalışma değişkenleri arasında pozitif ve anlamlı ilişkiler olduğunu göstermiştir. Paralel çoklu aracılık analizinin sonuçları, kariyer keşfi ve kariyer planlamasının, iş yaşam dengesi ve mental iyi oluş arasındaki ilişkiye aracılık ettiğini göstermektedir. Ayrıca iş-yaşam dengesi, kariyer planlaması ve kariyer keşfi, mental iyi oluş üzerindeki değişimin yaklaşık %47,35'ini açıklamaktadır. Bu bağlamda iş-yaşam dengesi ve kariyer uyumunun mental iyi oluş üzerinde yordayıcı rolü bulunmaktadır.
Üniversite öğrencilerinde bilişsel davranışçı yaklaşım temelli çevrimiçi akademik motivasyon psikoeğitim programının akademik motivasyon ve akademik erteleme üzerindeki etkisi
Bu araştırmada, bilişsel davranışçı yaklaşım temelli geliştirilen çevrimiçi akademik motivasyon psikoeğitim programının üniversite öğrencilerinin akademik motivasyon ve akademik erteleme değişkenleri üzerindeki etkisi incelenmiştir. Araştırma deney ve kontrol gruplu ön test, son test ve izleme testi ölçümlü 2x3'lük desen türünde olan deneysel bir çalışmadır. Çalışma; programa katılım için başvuruda bulunan 230 birey arasından seçilen, 2020-2021 eğitim öğretim yılında Akdeniz Üniversitesi'nin çeşitli fakülte ve bölümlerinde öğrenimine devam eden, farklı sınıf düzeylerinde olan ve araştırmaya gönüllü olarak katılmayı kabul eden öğrencilerle gerçekleştirilmiştir. Çalışma grubunu seçkisiz yolla atanan, deney grubunda 10 ve kontrol grubunda 10 olmak üzere toplam 20 üniversite öğrencisi oluşturmaktadır. Çalışmaya yardımcı olması amacıyla 5 kişilik pilot grup oluşturulmuştur ancak öğrencilerin ölçek sonuçları çalışmaya dahil edilmemiştir. Deney grubuna araştırmacı tarafından geliştirilen 5 oturumluk psikoeğitim programı uygulanırken kontrol grubuna herhangi bir program uygulanmamıştır. Grup oturumları haftada bir gün uygulanmış ve her bir oturum ortalama 90 dakika sürmüştür. Veri toplama araçları olarak Katılımcı Bilgi Formu, Akademik Motivasyon Ölçeği, Akademik Erteleme Ölçeği, Bilgilendirilmiş Onam Formu ve Süreç Değerlendirme Formu çevrimiçi bir şekilde kullanılmıştır. Araştırmanın verileri nicel ve nitel yöntemler kullanılarak elde edilmiştir. Nicel veriler, deney ve kontrol grubunda yer alan öğrencilere Akademik Motivasyon ve Akademik Erteleme Ölçekleri ön-test, son-test ve programın bitiminden bir ay sonra izleme testi uygulanarak elde edilmiştir. Nicel verilerin analizinde Mann-Whitney U Testi, Friedman Testi ve Wilcoxon İşaretli Sıralar Testi kullanılmış ve değişkenler için etki büyüklüğü değerleri hesaplanmıştır. Nitel veriler ise son oturumdan bir hafta sonra öğrencilerden Süreç Değerlendirme Formu ile elde edilmiştir. Nitel veriler, içerik analizi ile analiz edilmiştir. Araştırmada elde edilen bulgular incelendiğinde çevrimiçi akademik motivasyon psikoeğitim programı sonrasında üniversite öğrencilerinin akademik motivasyonlarının arttığı, akademik erteleme davranışlarının ise azaldığı gözlenmiş ve bu değişimlerin izleme ölçümüyle de devam ettiği belirlenmiştir. Hem nicel hem de nitel bulgular göz önünde bulundurulduğunda programın etkili çıktığı söylenebilmektedir. Sonuçlar, kuramsal bilgiler ve yapılan araştırmalar bağlamında değerlendirilip tartışılmış, daha sonra yapılacak çalışmalar için önerilerde bulunulmuştur.
Üniversite öğrencilerinde bilişsel esneklik, üst bilişler ve psikolojik esneklik arasındaki ilişkilerin incelenmesi
Bu araştırmanın genel amacı üniversite öğrencilerinde bilişsel esneklik, üst bilişler ve psikolojik esneklik değişkenleri arasındaki ilişkileri ortaya koymaktır. Bu genel amaç kapsamında önce psikolojik esneklik değişkeninin cinsiyete göre durumu ve yaş ile ilişkisi ortaya konmuştur. Daha sonra da bilişsel esneklik ve üst bilişler değişkenlerinin psikolojik esneklik değişkenini yordama durumu ortaya konmuştur. Araştırmanın deseni nicel desenlerden yordayıcı korelasyonel desendir. Araştırmanın çalışma grubu Türkiye'deki üniversitelerin hazırlık, ön lisans, lisans ve lisansüstü programlarında kayıtlı 511 öğrencidir. Çalışma grubuna kolay ulaşılabilir örnekleme yoluyla ulaşılmıştır. Araştırmada veri toplama araçları olarak Kişisel Bilgi Formu, Bilişsel Esneklik Envanteri, Üstbiliş Ölçeği-30 ve Çok Boyutlu Psikolojik Esneklik Envanteri'nin psikolojik esneklik boyutu kullanılmıştır. Veri toplama araçları, araştırmaya katılmaya gönüllü olan kişilere araştırmacı tarafından çevrim içi olarak uygulanmıştır. Verilerin analizinde ilişkisiz örneklemler için t testi, Spearman-Brown korelasyon analizi ve aşamalı çoklu doğrusal regresyon analizi kullanılmıştır. Veri analizinden önce yapılan Pearson korelasyon analizi sonucunda bilişsel esneklik ve üst bilişler değişkenleri arasında negatif ve düşük, istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki olduğu; bilişsel esneklik ve psikolojik esneklik değişkenleri arasında pozitif ve orta, istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki olduğu; üst bilişler ve psikolojik esneklik değişkenleri arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki olmadığı bulunmuştur. Veri analizi sonuçlarına göre psikolojik esneklik değişkeninin cinsiyete göre istatistiksel olarak anlamlı bir biçimde farklılaşmadığı; psikolojik esneklik değişkeni ve yaş arasında pozitif ve düşük, istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki olduğu; bilişsel esneklik ve üst bilişler değişkenlerinin toplam puanlarının psikolojik esneklik değişkenini istatistiksel olarak anlamlı bir biçimde yordadığı; bilişsel esneklik değişkeninin "alternatifler" ve "kontrol" alt boyut puanlarının ve üst bilişler değişkeninin "bilişsel farkındalık" ve "kontrol edilemezlik ve tehlike" alt boyut puanlarının psikolojik esneklik değişkenini istatistiksel olarak anlamlı bir biçimde yordadığı ama üst bilişler değişkeninin "olumlu inançlar", "bilişsel güven" ve "düşünceleri kontrol ihtiyacı" alt boyut puanlarının psikolojik esneklik değişkenini istatistiksel olarak anlamlı bir biçimde yordamadığı bulunmuştur. Araştırmanın bulguları, ilgili alan yazını bağlamında incelenmiştir. Psikolojik esneklik ve yaş ilişkisinin örneklem büyüklüğünden etkilenebileceği; farklı esneklik türlerinin aslında benzer yapılar olabileceği; üst biliş olarak adlandırılan bazı yapıların da aslında farklı yapılar olabileceği tartışılmıştır. Araştırma, araştırmacılara ve uygulayıcılara yönelik önerilerle sonlandırılmıştır. Anahtar kelimeler: bilişsel esneklik, üst bilişler, psikolojik esneklik, üst biliş
Aile ilişkileri ölçeği kısa formu: Türkçe'ye uyarlama geçerlik ve güvenirlik çalışması
Bu çalışma Fok vd. tarafından 2014 yılında Moos ve Moos'un (1994) Aile Ortamı Ölçeğinin İlişki Boyutu referans alınarak uyarlama çalışması yapılan, "Aile İlişkileri Ölçeği-Kısa Formu (AİÖ-KF)" nin Türkçe 'ye uyarlanması amacıyla yapılmıştır. Ölçeğin psikometrik özelliklerini sınamak amacı ile üç farklı aşama takip edilmiştir. Araştırmanın çalışma grubunu, ölçeğin yapı geçerliğini sınamayı amaçlayan Doğrulayıcı faktör analizi için 808 öğrenci, ölçüt geçerliği için 205 öğrenci ve test tekrar test güvenirliği için 168 lise öğrencisi oluşturmaktadır. Ölçüt geçerliği için katılımcılara arka arkaya AİÖ-KF, Warwick-Edinburgh Mental İyi Oluş Ölçeği Kısa Formu (WEMİOÖ-KF), Ergenler İçin İnternet Bağımlılığı Ölçeği ve Aile Yaşam Doyumu Ölçeği uygulanmıştır. Ölçeğin yapı geçerliliğini test etmek amacıyla doğrulayıcı faktör analizi tek faktörlü ve iki faktörlü modeli karşılaştırılarak yapılmıştır. Ölçüt geçerliği için benzer ölçek korelasyon analizleri yapılmıştır. Güvenirlik çalışması kapsamında Cronbach Alpha, yarıya bölme ve test tekrar test değerleri hesaplanmıştır. Bununla birlikte çalışmada AİÖ-KF puanlarının cinsiyet demografik değişkenine göre farklılaşıp farklılaşmadığını test etmek amacı ile bağımsız grup t testi analizinde yararlanılmış ve sonuçları incelenmiştir. Yapı geçerliği için gerçekleştirilen doğrulayıcı faktör analizi ve model karşılaştırma analiz sonuçları AİÖ-KF'nin üç faktörlü orijinal yapısının yeterli uyum değerlerine sahip en uygun model olduğunu göstermiştir. Ayrıca, AİÖ-KF ve Ergen İnternet Bağımlılığı Ölçeği arasında istatistiksel olarak anlamlı negatif yönlü, WEMİOÖ-KF arasında istatistiksel olarak anlamlı pozitif yönlü bir ilişki ve Aile Yaşam Doyum Ölçeği arasında istatistiksel olarak anlamlı pozitif yönlü bir ilişki bulunduğu görülmüştür. AİÖ-KF 'nin uyum boyutu ile, Ergen İnternet Bağımlılığı Ölçeği arasında istatistiksel olarak anlamlı negatif yönlü WEMİOÖ-KF arasında istatistiksel olarak anlamlı pozitif yönlü ve Aile Yaşam Doyum Ölçeği arasında istatistiksel olarak anlamlı pozitif yönlü bir ilişki olduğu sonuçlarına ulaşılmıştır. İfade edebilme boyutu ve Ergen İnternet Bağımlılığı Ölçeği arasında istatistiksel olarak anlamlı negatif yönlü, ifade edebilme ve WEMİOÖ-KF arasında istatistiksel olarak anlamlı pozitif yönlü; ifade edebilme ve Aile Yaşam Doyum Ölçeği arasında istatistiksel olarak anlamlı pozitif yönlü bir ilişki olduğu görülmüştür. Çatışma boyutu ve Ergen İnternet Bağımlılığı Ölçeği arasında negatif yönlü istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki, WEMİOÖ-KF arasında pozitif yönlü istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki ve Aile Yaşam Doyum Ölçeği arasında pozitif yönlü istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki olduğu bulunmuştur. Ölçeğin Cronbach Alpha güvenirlik katsayısı .92 olarak hesaplanmıştır. Cronbach Alpha katsayısının belirlenmesiyle birlikte maddelerin iki yarı arasındaki korelasyon değerleri hesaplanmış ve güvenilir bir ölçüm aracı olup olmadığı değerlendirilmiştir. Elde edilen korelasyon değerinin .70 üzerinde .86 olduğu görülmüş ve AİÖ-KF Türkçe formunun güvenilir olduğu tespit edilmiştir. İlgili ölçek için yapılan test tekrar test sonuçlarına göre ölçek genel puanları arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki olduğu görülmüş ve iki ölçüm arasındaki korelasyon değeri 0,984 olarak hesaplanmıştır. Dolayısıyla ölçeğin zamana karşı tutarlı olduğu tespit edilmiştir. Cinsiyet demografik değişkenine göre ölçeğin uyum ve çatışma boyutlarından alınan puanlar anlamlı düzeyde farklılık göstermekte; ifade etme boyutu ise anlamlı düzeyde farklılık göstermemektedir. AİÖ-KF'den alınan toplam puanlara göre de cinsiyet değişkeni arasında anlamlı farklılık bulunmuştur. Araştırmada elde edilen bulgular ölçeğin, ergenlerin aile ilişkilerinin değerlendirilmesi için yararlanılabilecek geçerli ve güvenilir bir ölçek olduğunu göstermektedir.
COVID-19 salgın sürecinde lise öğrencilerinde akran ilişkileri ve internet bağımlılığının incelenmesi
Bu araştırma, lise öğrencilerinde akran ilişkilerinin internet bağımlılığına etkisinin ne kadar ve ne yönde olduğunu araştırmak ve literatürde bu konulara yönelik araştırmalara katkı sağlamak amacıyla gerçekleştirilmiş betimsel bir çalışmadır. Araştırmanın örneklem grubunu, 2020-2021 Eğitim- Öğretim yılı 1. döneminde Antalya İli Kumluca İlçesi'n de bulunan fen lisesi, sosyal bilimler lisesi,spor lisesi, anadolu liseleri, imam hatip liseleri ve meslek liselerinin 9., 10., 11. ve 12. sınıfında aktif olarak kayıtlı olan 435 (256 kadın, 179 erkek) öğrenciden oluşmaktadır. Araştırmada öğrencilerin internet bağımlılık düzeyini ölçmek için İnternet Bağımlılığı Ölçeği (İBÖ) ve akran ilişkilerini belirlemek amacıyla Akran İlişkileri Ölçeği (AİÖ) kullanılmıştır. Öğrencilerin bireysel değişkenlerine ilişkin verileri belirlemek amacıyla araştırmacı tarafından geliştirilen Kişisel BilgiFormu (KBF) kullanılmıştır. Araştırma verileri çoklu regresyon ve lojistik regresyon kullanılarak analiz edilmiştir. Çalışmadan elde edilen bulgulara göre, eğitim öğretim dışında başka amaçlarla internete bağlanan öğrencilerde, eğitim öğretim amacıyla internete bağlananlara göre internet bağımlılığı gelişme riski daha yüksek bulunmuştur. Akran ilişkileri ölçeği alt boyutlarından akranlar arası yardımlaşma oranı az olanlarda, akranlar arası yardımlaşma fazla olanlara göre; akranlar arası çatışma fazla olanlarda, akranlar arası çatışma az olanlara göre internet bağımlılığı riski daha yüksek bulunmuştur. Araştırmada cinsiyet, yaş düzeyi, okul türü, anne baba birliktelik durumu, internet bağlanırken kullanılan cihaz türüne göre internet bağımlılığı risk düzeyinin farklılaşmadığı bulunmuştur. Araştırma bulguları alanyazın ışığında tartışılmış ve yorumlanmıştır. Bundan yola çıkılarak araştırmacılara ve uygulayıcılara önerilerde bulunulmuştur. Anahtar Sözcükler: İnternet Bağımlılığı, akran ilişkileri, lise öğrencileri
Ergenlerde sosyal medya bağımlılığı, aile yaşam doyumu ve psikolojik iyi oluş ilişkisinin incelenmesi
Araştırmanın temel amacı, ergenlerde psikolojik iyi oluş, sosyal medya bağımlılığı, aile yaşam doyumu ilişkisinin incelenmesi ve sosyal medya bağımlılığı ve psikolojik iyi oluş ilişkisinde aile yaşam doyumunun aracılık rolünü test etmektir. Araştırmada aynı zamanda ergenlerde psikolojik iyi oluşun cinsiyet, sınıf, anne-baba birlikteliği, Facebook, Youtube, İnstagram, Twitter, Whatsapp kullanım sıklığına göre anlamlı bir şekilde farklılık gösterip göstermediğinin incelenmesi de amaçlanmaktadır. Araştırmanın çalışma grubunu 2020-2021 eğitim öğretim yılı bahar döneminde Antalya İl Milli Eğitim Müdürlüğüne bağlı Antalya İmam Hatip Anadolu Lisesi, Aksu Fen Lisesi, Adem Tolunay Anadolu lisesi, Antalya Anadolu lisesi öğrencileri oluşturmaktadır. Çalışma grubu 205 kız, 376 erkek toplam 581 lise öğrencisinden oluşturmaktadır. Verilerin toplanmasında 'Kişisel Bilgi Formu', 'Ergenlerde Sosyal Medya Bağımlılığı Ölçeği', 'Aile Yaşam Doyumu Ölçeği' ve 'Psikolojik İyi Oluş Ölçeği' kullanılmıştır. Araştırmadan elde edilen veriler SPSS ve AMOS programında test edilmiştir. Araştırma verilerinin analizinde; t-Testi ve ANOVA , kullanılarak analiz edilmiştir. Araştırmada, çalışma modeli yapısal eşitlik modeliyle test edilmiş ve kabul edilebilir uyum değerler içinde doğrulanmıştır. Araştırma bulgularına göre, ergenlerde psikolojik iyi oluş ; cinsiyete, anne-baba birlikteliğine, sınıfa , Facebook kullanım sıklığına , Youtube kullanım sıklığına , İnstagram kullanım sıklığına , Twitter kullanım sıklığına ve Whatsapp kullanım sıklığına göre anlamlı bir farklılık göstermemektedir. Sosyal medya bağımlılığının, psikolojik iyi oluş ile ilişkisinde ise aile yaşam doyumunun kısmi aracılık rolü olduğu bulgular arasında yer almıştır.
Lise öğrencilerinde öznel iyi oluş ve öz şefkat arasındaki ilişki
Araştırmanın amacı lise öğrencilerinde öznel iyi oluş ile öz şefkat arasındaki ilişkinin incelenmesidir. Araştırmanın evrenini lise öğrencileri, çalışma grubunu Antalya ili Metin Çiviler Anadolu Lisesi, Baraj Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi, Antalya Barosu Mesleki, Teknik Anadolu Lisesi, Aldemir Atilla Konuk Anadolu Lisesi, Akdeniz Anadolu Lisesi ve Muhittin Mustafa Böcek Anadolu Lisesi'nde öğrenim gören 9., 10., 11. ve 12. sınıf öğrencilerinden gönüllü öğrenciler oluşturmaktadır. Araştırma 2018-2019 eğitim öğretim yılında 337'si kız, 312'si erkek olmak üzere 649 lise öğrencisiyle gerçekleştirilmiştir. Araştırma verileri "Ergen Öznel İyi Oluş Ölçeği", "Öz Şefkat Ölçeği" ve "Kişisel Bilgi Formu" kullanılarak toplanmıştır. Araştırma verilerinin analizinde t-testi, tek yönlü varyans analizi (ANOVA) ve Aşamalı Regresyon Analizi kullanılmıştır. Araştırma bulgularına göre öznel iyi oluşun olumlu duygular alt boyutunda okullar arasında anlamlı farklılık olduğu belirlenmiştir. Gelir durumu algılarına göre, ailesini orta gelirli algılayan öğrencilerin öznel iyi oluş puanlarının, düşük gelirli algılayan öğrencilerin puanlarından yüksek olduğu ve aile ile ilişkilerde doyum alt boyutunda ailesini orta ve yüksek gelirli algılayan öğrencilerin puanlarının, düşük gelirli algılayan öğrencilerin puanlarından yüksek olduğu belirlenmiştir. Ayrıca olumlu duygular, yaşam doyumu ve önemli diğerleri ile ilişkiden doyum alt boyutlarında ailesini orta gelirli algılayan öğrencilerin puanlarının, düşük gelirli algılayan öğrencilerin puanlarından yüksek olduğu saptanmıştır. Algılanan akademik başarıya göre, kendini başarılı ve orta düzeyde başarılı algılayan öğrencilerin puanlarının öznel iyi oluş, aile ile ilişkilerde doyum, olumlu duygular, önemli diğerleri ile ilişkiden doyum alt boyutları ve öz şefkat puanlarının, başarısız olarak algılayan öğrencilerden yüksek olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Yaşam doyumu alt boyutunda kendini orta düzeyde algılayan öğrencilerin puanlarının, başarısız olarak algılayan öğrencilerden yüksek olduğu belirlenmiştir. Öz şefkat ile öznel iyi oluş, yaşam doyumu ve olumlu duygular alt boyutları arasında orta düzeyde pozitif ilişki, öz şefkat ile aile ile ilişkilerde doyum ve önemli diğerleri ile ilişkilerde doyum alt boyutları arasında pozitif yönde zayıf bir ilişki olduğunu söylenebilir. Öznel iyi oluştaki toplam varyansın %23'ünü öz şefkat, %2'sini gelir durumu algısı ve %1'ini algılanan akademik başarı açıklamaktadır. Anahtar Kelimeler: Öznel İyi Oluş, Öz Şefkat, Lise Öğrencileri
Ergenlerde akademik yılmazlığın yordayıcıları olarak algılanan sosyal destek ve öz yeterlik algısı
Bu araştırma, algılanan sosyal destek, öz yeterlik algısı ve cinsiyetin ergenlerin akademik yılmazlıklarını yordama gücünü ortaya koymak amacıyla yapılmıştır. Araştırmada demografik bir özellik olan cinsiyete de yordayıcı değişken olarak korelasyon analizinde yer verilmiştir. Ayrıca cinsiyet ile akademik yılmazlık arasındaki ilişki incelenmiş, ergenlerin sahip olduğu akademik yılmazlığın cinsiyete dayalı olarak anlamlı bir değişim gösterip göstermediğine bakılmıştır. Araştırma, yordayıcı korelasyonel araştırma olarak tasarlanmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu, 2018-2019 eğitim-öğretim yılında Antalya ili Muratpaşa, Döşemealtı ve Konyaaltı ilçelerinde bulunan 2 Meslek Lisesi, 3 Anadolu Lisesi, 1 Sosyal Bilimler ve 1 de Fen Lisesi olmak üzere toplam 7 lisenin 10 ve 11. sınıflarında eğitim gören öğrencileri oluşturmaktadır. Söz konusu okul ve sınıflarda 1070 öğrenciye ulaşılmış, bu öğrencilerden risk tablosuna işaretleme yapan 677 öğrenci seçilerek örnekleme son hali verilmiştir. Araştırma verilerinin toplanması için öğrencilere; "Akademik Yılmazlık Ölçeği", "Algılanan Sosyal Destek Ölçeği" ve "Öz Yeterlik Algısı Ölçeği" uygulanmıştır. Elde edilen verilerin çözümlenmesinde Aşamalı Çoklu Regresyon Analizi ve Bağımsız Örneklemler İçin t Testi analizi kullanılmıştır. Yapılan Çoklu Regresyon Analizi sonucunda ergen öğrencilerin yılmazlıklarının akademik öz yeterlik algısı, sosyal öz yeterlik algısı, cinsiyet ve algılanan sosyal destek tarafından manidar olarak yordandığı görülmüştür. Söz konusu dört değişkenin birlikte akademik yılmazlığın yaklaşık %34'ünü açıkladığı ortaya konulmuştur. Bunun yanı sıra, ergenlerde akademik yılmazlığın cinsiyete bağlı olarak anlamlı şekilde değişim gösterdiği ve erkeklerin akademik yılmazlıklarının kızlara göre daha yüksek olduğu anlaşılmıştır.
Ergenlerde problemli internet kullanımı ile bilinçli farkındalık ve öz düzenleme arasındaki ilişkilerin incelenmesi
Bu çalışmanın öncelikli amacı ergenlerin bilinçli farkındalık ve öz düzenleme puanlarının problemli internet kullanımındaki yordayıcı rolünün incelenmesidir. Araştırmada ayrıca problemli internet kullanımı, bilinçli farkındalık ve öz düzenlemenin cinsiyet, sınıf düzeyi, internet kullanım saati, interneti hangi araçla kullandıkları ve internet kullanım amacı değişkenleri ile ilişkilerinin incelenmesi de amaçlanmıştır. Araştırmanın evrenini Antalya'da öğrenim gören lise öğrencileri oluşturmaktadır. Araştırmanın çalışma grubunu ise Muratpaşa, Kepez ve Konyaaltı ilçelerinden seçilen 5 Anadolu Lisesi oluşturmaktadır. Veri toplama araçları seçilen okullarda 2018-2019 eğitim-öğretim yılı bahar döneminde, çalışmaya katılmak için gönüllü olan öğrencilere uygulanmıştır. Bu araştırmanın çalışma grubu 247 kız, 238 erkek olmak üzere toplam 485 lise öğrencisinden oluşmaktadır. Araştırma verileri toplanırken Problemli İnternet Kullanımı Ölçeği-Ergen, Bilinçli Farkındalık Ölçeği, Öz Düzenleme Ölçeği ve Kişisel Bilgi Formu kullanılmıştır. Araştırma sonucunda ergenlerin bilinçli farkındalık ve öz düzenleme puanlarının problemli internet kullanımı puanlarının yarısından fazlasını yordadığı belirlenmiştir. Ergenlerin problemli internet kullanımı puanlarının; cinsiyet, internet kullanım saati, interneti hangi araçla kullandıkları ve internet kullanım amacı değişkenlerine göre anlamlı bir biçimde farklılaştığı bulunmuştur. Ergenlerin bilinçli farkındalık puanlarının internet kullanım saati, interneti hangi araçla kullandıkları ve internet kullanım amacına göre anlamlı bir biçimde farklılaştığı belirlenmiştir. Ergenlerin öz düzenleme puanlarının ise internet kullanım saatine ve interneti kullanım amacına göre anlamlı bir biçimde farklılaştığı görülmüştür.
Ergenlerde akran ilişkileri ve okul iklimi arasındaki ilişkinin incelenmesi
Bu araştırmanın temel amacı ergenlerin akran ilişkileri ve okul iklimi arasındaki ilişkinin incelenmesidir. Ayrıca, ergenlerin akran ilişkileri ve okul iklimi algıları; cinsiyet, yaş ve sınıf düzeyi değişkenlerine göre farklılaşıp farklılaşmadığı incelenmiştir. Araştırmanın çalışma grubu lise çağında eğitim gören 477 kişiden oluşmaktadır. Araştırmada, Akran İlişkileri Ölçeği ve Okul İklimi Ölçeği kullanılmıştır. Akran İlişkileri Ölçeği 22 maddeden oluşan Birliktelik, Çatışma, Yardım, Koruma ve Yakınlık olarak isimlendirilen 5 alt boyutu olan 5'li likert tipinde bir ölçektir. Okul İklimi Ölçeği 5'li likert tipinde, kaynakların kullanımı, düzen ve disiplin, anne baba katılımı, okul binası, öğrenciler arası ilişkiler, öğrenci-öğretmen ilişkisi olmak üzere 6 alt boyutu olan bir ölçektir. Araştırma verilerinin analizinde t testi, korelasyon anova ve çoklu regresyon teknikleri kullanılmıştır. Araştırmada akran ilişkileri düzeylerinin alt boyut ve genel ölçek bazında cinsiyet ve yaşlarına göre farklılıkları incelendiğinde en belirgin farklılık cinsiyet değişkeninde ortaya çıkmıştır. Yapılan analizler kız öğrencilerin akran ilişkileri ölçeği yardım alt boyutu, koruma alt boyutu, yakınlık alt boyutu ve genel akran ilişkileri düzeylerinin erkek öğrencilere göre daha yüksek olduğu tespit edilmiştir. Araştırma sonucunda akran ilişkileri ile okul iklimi arasında pozitif yönlü ve düşük düzeyli ilişkili olduğu tespit edilmiştir. Hiyerarşik regresyon sonucunda cinsiyet, yaş ve okul ikliminin akran ilişkilerini anlamlı bir şekilde yordadığı görülmüştür. Anahtar Kelimeler: Ergen, Akran İlişkileri, Okul İklimi.