Theses supervised by Doç. Dr. Halil Ekşi

66 theses · Yeditepe University

Master'sOpen AccessTR

İlköğretim ikinci kademe öğrencilerinin zorbalık eğilimleri ile problemli internet kullanımları arasındaki ilişki

Okullarda zorbalığın görülme sıklığı ile ilgili haberler son yıllarda fazlalaşmakta ve birçok öğrencinin de bu olaylarda yer aldığından şüphe duyulmamaktadır. Zorbalığın, artan korku ve güvensizlikten, travmatik ve stres gibi sağlık şartlarına kadar, öğrenciler üzerinde kısa ve uzun dönem etkileri vardır Zorbalık, okullarda çocukların iyi durumda olmalarından sorumlu olan tüm kişilerin dikkatini, ilgisini gerektiren önemli bir konu olarak ortaya çıkmaktadır.Zorbalık, şehir ve kırsalda, zengin ve fakir bölgelerde bütün okul tiplerinde bulunmaktadır. Özellikle ilköğretim ikinci kademede aile, arkadaş ve diğerleri ile ilişkiler farklılaşmakta, gelişen beden yapısı ile birlikte duygusal yönden de değişimler olmaktadır. Bu dönemde olumlu ve olumsuz ilişkilerden etkilenmeler oldukça kolay olmaktadır.Saldırgan öğrenciler, ciddi şiddet olayları suçlusu olma yönünde özellikle risk altındadırlar ve onlar ileride zorbalık davranışlarında bulunacak çocuklar yetiştirmeye daha yatkınlardır.Teknolojiyi kullanma, zaman yönetiminde tecrübe, bilgiye ulaşma yollarını kavrama gibi artılar da kazandırabilir. Burada dikkat edilmesi gereken nokta, yaşam tarzında her şeyi yerli yerinde ve ölçüsünde yapmanın daha faydalı olduğunun hatırlanmasıdır. Bu tezde okullarımızdaki ilköğretim ikinci kademe öğrencilerinin zorbalık davranışları ve sorunlu internet kullanımının katkısı araştırılmıştır.

Gülsen Coşkun
Yeditepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2008
00
Master'sOpen AccessTR

Endüstri meslek liselerinde eğitim gören öğrencilerin öğrenme stilleri, sınav kaygı düzeyleri ve akademik başarıları arasındaki ilişki (Kocaeli ili, Gebze ilçesi örneği)

Bu araştırma öğrencilerin öğrenme stilleri, sınav kaygıları ve akademik başarıları arasındaki ilişkiyi incelemek amacıyla yapılmıştır. Araştırma beş ana bölümden oluşmaktadır. Bunlar; Giriş, İlgili Literatür, Yöntem, Bulgular ve Yorum ile Sonuç Tartışma ve Öneriler şeklindedir.Bu araştırmanın evreni 2007-2008 eğitim öğretim yılında Kocaeli ili, Gebze ilçesindeki Anadolu Teknik, Teknik Lise ve Endüstri Meslek liselerinde eğitimini sürdüren öğrencilerdir. Örneklem grubu ise bu öğrenciler arasından seçilen 658 öğrencidir.Araştırmada öğrencilerin öğrenme stillerini belirlemek için Marmara Öğrenme Stilleri Ölçeği (MÖSÖ), sınav kaygısı düzeylerini belirlemek için Sınav Kaygısı Envanteri (SKE) ve akademik başarıları içinde ilköğretim diploma notları, 9. sınıf , 10. sınıf ve 11. sınıf not ortalamaları kullanılmıştır. Ayrıca demografik değişkenler için de araştırmacı tarafından Kişisel Bilgi Formu hazırlanmıştır.Araştırmada demografik değişkenlerin yüzde ve frekansları çıkarılmıştır. Ayrıca öğrencilerin öğrenme stilleri, sınav kaygı ve akademik başarıları düzeyleri test edilmiş, bu sürekli değişkenlerin demografik değişkenlere göre farklılaşıp farklılaşmadığının analizi yapılmış ve sürekli değişkenlerin kendi aralarındaki ilişkiye bakılmıştır. Elde edilen veriler bilgisayarda SPSS for Windows 13.0 yardımıyla istatistiksel teknikler kullanılarak çözümlenmiş ve yorumlanmıştırAraştırma sonucunda, MÖSÖ dokunsallık ve sebat alt boyutları ile SKE kuruntu alt boyutu puanları arasında ve MÖSÖ işitsel alt boyutu ile akademik başarı puanları arasında istatistiksel açıdan negatif yönde anlamlı bir farklılık bulunmuştur. Ayrıca MÖSÖ'nün aydınlatma ve işitsel dışındaki tüm alt boyutlar arasında ve SKE'nin tüm alt boyutları arasında istatistiksel açıdan pozitif yönde anlamlı bir farklılık bulunmuştur.Hem öğretmenler hem de öğrenciler öğrenme stilleri konusunda bilinçlendirilmelidir. Öğrencilerin sınavları algılama şekilleri değiştirilerek sınav kaygıları azaltılmalıdır.Anahtar Kelimeler : Öğrenme Stilleri, Sınav Kaygısı

Akademik başarıSınav kaygısıÖğrenme yöntemleri
Habip Zengin
Yeditepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2008
00
Master'sOpen AccessTR

Endüstri meslek liselerinde öğrenim gören öğrencilerin eğitsel kulüplere bakışı (Kocaeli ili Gebze ilçesi örneği)

Bu araştırma ile öğrencilerin eğitsel kulüpler hakkındaki görüş ve düşüncelerinin ortaya çıkarılması amaçlanmıştır. Araştırma; Giriş, İlgili Literatür, Yöntem, Bulgular ve Yorum ile Sonuç Tartışma ve Öneriler olmak üzere beş ana bölümden oluşmaktadırAraştırmanın evreni Kocaeli ili, Gebze ilçesindeki endüstri meslek liselerinde eğitime devam eden öğrencilerden oluşmaktadır. Araştırmada tarama modeli kullanılmıştır. Bu araştırmada kullanılan anket araştırmacı tarafından geliştirilmiştir.Araştırmada ankete verilen cevapların ve demografik değişkenlerin yüzde ve frekansları çıkarılmış ayrıca demografik değişkenlerle anket maddelerine verilen cevapların çaprazlaması yapılmıştır. Elde edilen veriler bilgisayarda SPSS for Windows ver: 15.0 yardımıyla istatistiksel teknikler kullanılarak çözümlenmiş ve yorumlanmıştırÖğrencilerin eğitsel kulüplere bakışı bu araştırma sonunda ortaya konmuştur. Olumlu görüşe sahip öğrenciler oransal olarak eğitsel kulüpler hakkında olumsuz düşünen öğrencilere göre daha baskındır. Ancak sayı olarak eğitsel kulüplerin faydasız ve gereksiz olduğunu düşünen öğrencilerin sayısı da azımsanamayacak kadar çoktur.Bilişim, biomedikal, radyo tv, vb. gibi daha başarılı öğrencilerin bulunduğu bölümlerdekilerin, yaşı diğerlerinden büyük olan ve eğitsel kulüp kapsamında daha önce bir faaliyette bulunmuş öğrencilerin eğitsel kulüplere bakışı diğer öğrencilere göre daha olumludur.

Arif Koçinalı
Yeditepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2008
00
Master'sOpen AccessTR

Alternatif enerji kaynakları eğitim programının ilköğretim 7.sınıf öğrencilerinin problem çözme becerileri ve başarı düzeylerine etkisi

Bu çalışmanın amacı, alternatif enerji kaynakları eğitim programının ilköğretim 7.sınıf öğrencilerinin problem çözme becerilerine ve başarı düzeyine etkisini incelemektir.Araştırma 2009-2010 öğretim yılının birinci yarıyılında İTÜ Geliştirme Vakfı Özel Natuk Birkan İlköğretim Okulunda toplam 24 öğrenci ve iki grup üzerinde yürütülmüştür. Grupların oluşturulmasında Fen Bilgisi dersinde uygulanan yazılı sınavdan aldıkları notlar ve okuldaki öğretmenlerle yapılan görüşmelerden elde edilen bilgiler etkili olmuştur. Bu sınıflar deney ve kontrol grupları olmak üzere atanmıştır. Deney grubundaki öğrenciler Fen bilgisi dersini problem çözme becerileri yaklaşımı ile işlerken kontrol grubundaki öğrenciler ise geleneksel yaklaşımlarla işlemişlerdir. Araştırmada öğrencilere, Problem Çözme Ölçeği ve Başarı Testi uygulanmıştır.Ölçekler öğrencilere çalışmadan önce ön-test, çalışmadan sonra da son-test olarak uygulanmıştır. Araştırmadan 6 hafta sonra da başarı testi, öğrencilere kalıcılık testi olarak uygulanmıştır. Araştırmadan elde edilen verilerin çözümlenmesinde Mann Whitney U testi ve Wilcoxon İlişkili Grup testi kullanılmıştır. Araştırma sonunda aşağıdaki bulgular elde edilmiştir.1. Problem çözme becerileri yaklaşımının uygulandığı deney grubu ile geleneksel yaklaşımın uygulandığı kontrol grubunun ön test ve son test sonuçlarına göre öğrencilerin başarı düzeyleri arasında anlamlı bir fark bulunmamıştır.2. Problem çözme becerileri yaklaşımının uygulandığı deney grubu ile geleneksel yaklaşımın uygulandığı kontrol grubunun ön test ve son test sonuçlarına göre öğrencilerin problem çözme becerileri arasında anlamlı bir fark bulunmamıştır.3. Problem çözme becerileri yaklaşımının uygulandığı deney grubu ile geleneksel yaklaşımın uygulandığı kontrol grubu arasında öğrencilerin başarılarını ölçmek için yapılan başarı testi ön testinden elde edilen puanlara göre iki grup arasında uygulama öncesi anlamlı bir fark bulunamamıştır. Başarı testi, son testinden elde edilen bulgulara göre öğrencilerin başarılı deney grubu lehine anlamlı bir fark elde edilmiştir.4. Problem çözme becerileri yaklaşımının uygulandığı deney grubu ile geleneksel yaklaşımın uygulandığı kontrol grubu arasında öğrencilerin kalıcılık düzeylerini ölçmek için yapılan test sonucunda deney grubu lehine anlamlı bir fark bulunmuştur.

Alternatif enerji kaynaklarıBaşarı düzeyiEğitim programları+5
Attilla Ergin
Yeditepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Medyanın Türk aile yapısına olan etkisinin ilköğretim öğretmenlerine göre algılanmasının incelenmesi

Günümüzde kitle iletişim araçlarının toplumlar üzerindeki etkisi eskiye nazaran daha fazla tartışılmaktadır. Bilinenin aksine medya diğer ismiyle kitle iletişim araçlarının kısa vadedeki etkisi pek fazla değildir. Özellikle medya denilince aklımıza gelen televizyonun etkisinin kısa vadede pek de fazla olmadığı, izleyenler üzerinde ?kolonya kokusu? etkisi kadar geçici etki bıraktığı anlaşılmıştır. Bilim adamları ve uzmanlar medyanın uzun vadede etki ettiğini savunmakta ve araştırmalarını da buna göre düzenlemektedirler. Elde edilen bulgular toplumun her katmanında medyanın uzun vadede bireylerin sosyalleşmesinde, dil gelişiminde, bakış açılarında, meslek seçimlerinde, giyim kuşam tercihlerinde,alışveriş tercihlerinde, eğlence kültürlerinde, eş seçiminde ve aile hayatlarında kalıcı etkiler yaptığı tespit edilmiştir.Bir ailede anne(kadın), baba(erkek) ve çocuklar bulunmaktadır. Bu üç farklı kategorideki insanlar ayrı ayrı etkilenmektedirler. Toplumun yapı taşını oluşturan aile bireylerinin medyanın bu etkisinden ayrı ayrı etkilenip davranışlarını etkilemesi karşımıza toplumsal bir metafor çıkarmaktadır.Medyanın olumlu ve olumsuz mesajları onu takip edenler tarafından hiçbir sorguya ve eleştirel bakışa maruz kalmadan insanlarca benimsenmektedir. Böylece binlerce yılda oluşmuş sosyolojik kodlar fark etmeden değişmekte ve farklı tanımlar kazanmaktadır. Bu değişimin farkına varıp değerlerinden ödün vermemek için direnen ve bu bozulmayı başkalarının da dikkatini çekmesine çalışan ?muhafazakar? bir kitle ister istemez oluşacaktır. Kendi değer ve moral yargılarını korumak, yeni nesle aktarmak ve böylece kültürün aktarımını sağlayacak bu kitle tarih boyunca hep öğretmenler olmuştur. Öğretmenlerin iyi bir medya okur yazarı olması birçok yabancı unsurdan gelen Türk kültür yapısına uymayan imajları fark etmesi, bu imajların okul ortamında tartışılarak yeni neslin uyanık hale getirilmesi Türk eğitim felsefesinin, eğitimin genel ilkelerini oluşturmaktadır. Özellikle ilköğretim öğretmenlerin medyanın bu olumsuz imajlarını ne kadar fark ettiği ne kadar etkisi altında kaldığını, aile kurumunu tanımlarken medyanın imajlarından ne kadar etkilendiğini araştırdığımız bu çalışmamızda medyanın ailenin tanımı üzerindeki etkisine, ailedeki rol paylaşımı üzerindeki etkisine, eşlere arasındaki ilişkilerin düzenlenmesinde, ailenin dışındaki yakın akrabalarla olan ilişkilerin düzenlenmesinde etkisinin olduğu anlaşılmıştır.

AileAile yapısıKitle iletişim araçları+5
Mehmet Özdemir
Yeditepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2009
00
Master'sOpen AccessTR

Lise öğretmenlerinin etik liderlik ve sosyal adalet algıları arasındaki ilişki (İstanbul Avrupa Yakası örneği)

Araştırmada lise öğretmenlerinin etik liderlik ile sosyal adalet algıları arasındaki ilişki incelendi. İlişkisel tarama modellerinden ?karşılaştırma? türünde bir çalışmadır. Bu amaçla 84 maddeden oluşan Turhan (2007)tarafından geliştirilen ?Etik Liderlik Davranışları ve Sosyal Adalet Algısı ölçeği? kullanılmıştır.İstanbul'un Avrupa yakasındaki 30 lisede 250 öğretmenden anket yoluyla veri toplandı. Araştırmada yüzde, frekans, aritmetik ortalama, t testi, ANOVA , post-hoc Scheffe (anlamlı farklar) testi ve Pearsons' korelasyon analizi kullanıldı. Tüm istatistiksel hesaplamalarda anlamlılık düzeyi 05 olarak kabul edilmiştir.Araştırma sonuçlarına göre; öğretmenlerin, genel olarak etik liderlik algıları olumlu yöndedir. Demografik özelliklerinde istatistiksel olarak anlamlı farklılaşmalar bulunmuştur. Etik liderliğin tüm alt boyutları ile sosyal adaletin algılanması arasında anlamlı ve pozitif bir ilişki olduğu saptanmıştır. Sosyal adalet algısını en çok etkileyen davranış yöneticilerin sosyal sorumluluk davranış biçimidir. Sosyal adalet algısını en az etkileyen davranış ise yöneticilerin etik okul kültürü ve iklimi oluşturma davranışıdır. Ancak genel olarak etik liderliğe ilişkin 7 davranış biçiminin de, öğretmenlerin okullarında sosyal adaleti algılama düzeylerine güçlü bir şekilde etki ettiği söylenebilir.Anahtar Kelimeler: Etik Liderlik, Sosyal Adalet.

Adalet algısıEtikEtik liderlik+6
Muharrem Özdemir
Yeditepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2009
00
Master'sOpen AccessTR

İlköğretim kurumlarında görev yapan öğretmenlerin aile değerlerinin incelenmesi (İstanbul ili Avrupa yakası örneği)

Bu araştırmada öğretmenlerin aile değerleri tespit edilmeye çalışılmıştır. Araştırma Giriş, İlgili Literatür, Yöntem, Bulgular, Sonuç ve Öneriler olmak üzere beş ana bölümden oluşmaktadır. Literatür bölümünde; aile, değer ve aile değerleri alt boyutları konularında alan taraması yapılmıştır.Araştırmanın evrenini 2008-2009 Eğitim Öğretim yılında İstanbul ili Avrupa Yakasında tabakalama yöntemi ile belirlenen Küçükçekmece, Başakşehir ve Bakırköy ilçelerinde görev yapan ilköğretim okullarında çalışan sınıf ve branş öğretmenleri oluşturmaktadır. Öğretmenlerin çalıştığı resmi okullar kümeleme metoduyla belirlenmiştir. Anket çalışması 107 kadın, 126 erkek olmak üzere toplam 233 kişiye uygulanmıştır. Araştırmada on dört maddelik bir bilgi formu ve Aile Değerleri Ölçeği (ADÖ) kullanılmıştır. Verilerin analizi için tek yönlü varyans analizi (ANOVA), post-hoc Scheffe ve LSD testleri uygulanmış, manidarlıklar minimum .05 düzeyinde sınanmış, diğer manidarlık düzeyleri ayrıca belirtilmiş ve bulgular araştırmanın amaçlarına uygun olarak tablolar halinde sunulmuştur.Araştırmada öğretmenlerin aile değerleri, aile değerleri ölçeği alt boyutlarına göre sınanmıştır. Öğretmenlerin yaş, cinsiyet, mesleki kıdem, medeni durum, çalışma şekli, eş durumuna göre aile değerlerine bakış açıları incelenmiş ve sonuçlar çıkarılmıştır. Bunun sonucunda cinsiyetler arasında önemli farklar ortaya çıkmıştır.

AileAile içi ilişkilerDeğerler+6
Serkan Özkan
Yeditepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2009
00
Master'sOpen AccessTR

Köy ilköğretim okullarında yönetim ve sorunları (İstanbul ili örneği)

Bu arastırmada, İstanbul iline baglı köy ilkögretim okullarında görev yapan okul müdürlerinin okul yönetiminde karsılastıkları sorunlar ve bu sorunların nedenlerinin ortaya konması amaçlanmıstır. Çalısma, İstanbul ilinde, 65 köy ilkögretim okulu müdürü üzerinde gerçeklestirilmistir. Arastırmada tarama modeline yer verilmis, veri toplama aracı olarak da yazar tarafından gelistirilen anket formu kullanılmıstır. Köy ilkögretim okulları müdürlerinin algılarına göre; Köy ilkögretim okullarında köylerin sehir merkezlerine uzak ve tarifeli araç sayısının yetersiz olmasından kaynaklanan ulasım sorunu vardır. Köy İlkögretim okullarında egitim araç gereç eksiklikleri, yeterli ölçüde egitim odalarının bulunmaması, çok amaçlı salon ve anasınıfı uygulaması için yeterli fiziki mekânın olmamasından kaynaklanan sorunlar vardır. Köy ilkögretim okullarında kadrolu ögretmen eksikligi büyük ölçekli bir sorun; ögretmenlerin ulasım ve barınma konusunda yasadıkları sorunlar ise orta dereceli bir sorundur. Köy ilkögretim okullarında, ögrenciler için yeterli sosyal ve kültürel etkinlikler düzenlenememesi, ögrencilerin rehberlik ve psikolojik danısmanlık hizmetlerinin yeterince karsılanamaması büyük ölçekli bir sorundur. Köy ilkögretim okullarında, idari islerde okul müdürüne yardımcı memur ve yardımcı hizmetli sayısı oldukça yetersizdir. Köy ilkögretim okullarında, ögrenci velilerinin okul veli toplantılarına ve okul aile birligi çalısmalarına katılmada isteksiz olmaları büyük ölçekli bir sorundur. Köy ilkögretim okullarında velilerin ve köy yönetiminin okula maddi katkıları orta düzeyde gerçeklesmesinden dolayı okulun kırtasiye giderleri, bakım onarım giderleri, ücretli hizmetli personel maasları vb. temel harcamaların karsılanmasında büyük ölçüde sorun yasanmaktadır. Anahtar Kelimeler: Egitim Yönetimi, Egitim Yönetiminin Sorunları, lkögretimde Yönetim

Eğitim yönetimiKöy eğitimiKöyler+5
Şakir Gülder
Yeditepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2007
00
Master'sOpen AccessTR

Öğretmen ve yöneticilerin varoluşçu okul yönetimine yaklaşımlarının incelenmesi (İstanbul ili örneği)

Öğretmen ve Yöneticilerin Varoluşçu Okul Yönetimine Yaklaşımlarının İncelenmesi (İstanbul İli Örneği)Gittikçe karmaşıklaşan dünyamızda insanların eğitimlerinde sadece hayata atılmalarında ihtiyaç duydukları akademik veya teknik becerileri öğrencilere kazandırmanın yeterli olmadığı anlaşılmaktadır. Öğrencilerin duygusal ve insani yönden de kendilerini gerçekleştirmelerine, kendi kararlarının sorumluluklarını almaya, özgür bireyler olmaya ihtiyaçları olduğu dikkate alınmalıdır. Okulda geçen zamanların gittikçe arttığı düşünülürse, eğitim gördükleri okuldaki yönetici ve öğretmenlerin öğrencilerin kendilerini gerçekleştirmeleri çabasına olan yaklaşımları çok önemli hale gelmektedir.Bu araştırma, resmi orta öğretim kurumlarında görev yapan yönetici ve öğretmenlerin, öğrenciyi merkeze alan, hümanist/varoluşçu eğitim felsefesi çerçevesinde Varoluşçu Okul Yönetimi yaklaşımına ilişkin algılarını belirlemeyi amaçlamaktadır. Varoluşçu Okul Yönetimi Envanteri' ile yönetici ve öğretmenlerin `Bireysel Varoluş', `Örgütsel Varoluş' ve `Olumsuz Dünya' alt boyutlarına yaklaşımları ve demografik özelliklerine göre algılamalarında bir farklılaşma olup olmadığı araştırılmıştır.Araştırma verileri İstanbul'un dört ilçesindeki resmi ortaöğretim kurumlarında görev yapan 44 yönetici ve 120 öğretmene anket uygulanması sonucu elde edilmiştir. Elde edilen veriler, değişkenlerin normal ve normal olmayan dağılımlarına uygun olarak istatistikî analizlere tabi tutularak raporlaştırılmıştır. Araştırmada, bağımsız gruplar t-testi, parametrik olmayan Mann-Whitney U testi, tek yönlü varyans analizi (ANOVA) ve tek yönlü varyans analizinde anlamlı farklılaşma bulunduğu durumlarda post-hoc LSD testi uygulanmıştır.Araştırma sonucunda, yöneticilerin tüm alt boyutlarda öğretmenlere göre varoluşçu okul yönetimine daha olumlu yaklaştıkları, yine ileri yaşta olan yönetici ve öğretmenlerin daha genç yaşta olanlara göre varoluşçu okul yönetimi olumlu yaklaşım gösterdikleri bulunmuştur.

Sanem Duru Öcal
Yeditepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2007
00
Master'sOpen AccessTR

Matematik dersinde toplam kalite yönetimi uygulamalarının öğrencilerin akademik başarısı ve derse karşı tutumlarına etkisi

Toplam Kalite Yönetimi (TKY) anlayışının eğitim kurumlarında benimsenmesi, istenilen niteliklerde bireyler yetiştirmede doğru atılmış adımların başında gelmektedir. Böyle bir adım atma anlamına gelebilecek bu çalışmanın amacı, sınıf ortamında TKY prensiplerine göre öğretim yapmanın öğrencilerin akademik başarılarına ve matematik dersine karşı tutumlarına olan etkisini incelemektir.Birinci bölümde, alan yazınında yapılan tarama sonucunda erişilen kuramsal bilgiler yanında araştırmanın problemi, amacı ve önemine yer verildi.İkinci bölümde ise, araştırmanın yöntemi ayrıntılı bir şekilde anlatıldı. Öğrencilerin matematik dersine karşı tutumlarını belirlemek için bir tutum ölçeği ön-testi uygulanarak, durum değerlendirmesi yapıldı. Aynı zamanda hem geleneksel öğretimin yapılacağı kontrol grubunun, hem de TKY prensiplerine göre öğretimin yapılacağı deney grubunun birinci döneme ait akademik başarılarını incelenerek arada anlamlı fark olmadığı görüldü. Bir yarıyıl boyunca deney grubunda TKY prensiplerine göre öğretim yapıldı, kontrol grubunda ise geleneksel yöntemle öğretim yapıldı. Uygulama sonucunda her iki gruba tekrar tutum ölçeği son-testi uygulanarak arada anlamlı bir farkın oluşup-oluşmadığına bakıldı. Ayrıca uygulamadan sonra öğrencilerin akademik başarıları da değerlendirilmeye alındı.Üçüncü bölümde ise bulgulara yer verildi. Uygulama sonunda matematik derslerinde TKY prensiplerine göre öğretim yapmanın, öğrencilerin akademik başarılarını etkilemediği, fakat derse karşı tutumlarında olumlu değişmeler meydana getirdiği bulgusuna erişildi.

Akademik başarıDerslerMatematik başarısı+6
Ömer Açıkyürek
Yeditepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2007
00
Master'sOpen AccessTR

Öğretmenlerin değer yönelimleri ile iş tatmini arasındaki ilişki

Bu araştırmayla öğretmenlerin değer yönelimleri ile iş tatminleri arasındaki ilişkinin ortaya çıkması amaçlanmıştır. Araştırma; Giriş, İlgili Literatür, Yöntem, Bulgular ve Yorum ile Sonuç, Tartışma ve Öneriler olmak üzere beş ana bölümden oluşmaktadır. Araştırmanın evrenini İstanbul ili, Anadolu yakasındaki devlet ve özel okullarda çalışan 325 sınıf ve branş öğretmeni oluşturmaktadır. Araştırmada tarama modeli kullanılmıştır. Ayrıca bu araştırmada; Demografik değişkenlerin toplanmasına yönelik kişisel bilgi formu, Schwartz değerler ölçeği ve Minnesota iş tatmin ölçeği yer almaktadır. Araştırmada; non parametrik teknikler, parametrik analiz teknikleri, bağımsız grup t-testi, tek yönlü varyans analizi (Annova), non parametrik Kruskal Wallis testi, non parametrik Mann Whitney-U testi, Pearson Çarpım Moment korelasyon analizleri kullanılmış olup manidarlıklar 0.5 düzeyinde sınanmıştır. Öğretmenlerin değer yönelimleri, demografik özellikleri ile iş tatmini arasındaki ilişkinin var olduğu bu araştırmanın sonuçlarıyla ortaya konmuştur. Araştırma sonuçları ilgili daha önce yapılan araştırma sonuçlarıyla karşılaştırılmış ve tartışılmıştır.

Değer algısıDeğer yargısıDeğerler+5
Evrim Yapıcıkardeşler
Yeditepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2007
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaöğretim öğrencilerinin algıladıkları öğretmen yakınlığı ile güdülenme düzeyleri arasındaki ilişki: İstanbul ili örneği

Bu araştırmada, ülkemizde ortaöğretim düzeyindeki öğrencilerin algıladıkları öğretmen yakınlık davranışlarının düzeylerinin okul türüne, branşlara, öğrencinin cinsiyetine, öğretmenin cinsiyetine, anne eğitim düzeyine ve baba eğitim düzeyine göre farklılaşıp farklılaşmadığı ve bu yakınlık algısının öğrencilerin güdülenmeleri ile ilişkisi incelenmiştir. Araştırmanın örneklemini İstanbul ili ortaöğretim okullarında okuyan 385 erkek (%51.6), 261 bayan (%48.4) olmak üzere toplam 746 öğrenci oluşturmuştur. Öğrencilere öğretmen yakınlık davranışları ölçeği ve derse yönelik güdülenme düzeylerini belirlemek üzere güdü ölçeği uygulanmıştır. Araştırmada; non-parametrik teknikler, parametrik analiz teknikleri, bağımsız grup t testi, tek yönlü varyans analizi (ANOVA), post-hoc Scheffé, Tamhane's T2 testleri, nonparametrik Kruskal Wallis testi, Pearson Çarpım Moment Korelasyon analizleri kullanılmıştır. Öğretmen yakınlık algıları ile güdülenme arasında ilişkinin olduğu bu araştırmanın sonuçları ile ortaya konmuştur. Öğretmen yakınlık ölçeğinde öğrencilerin verdiği cevaplardan aritmetik ortalaması en yüksek olan maddeler ?8. Öğretmenim benim kişilik özelliğimle alay eder?, ?3. Öğretmenim sınıfta benim gururumu kırıcı espriler yapar?, ?5. Öğretmenim yanlış yaptığımda sınıfta benim ismimi yüksek sesle söyleyerek beni utandırır?, ?şeklinde olmuştur. Aynı şekilde öğrencilerin verdiği cevaplardan aritmetik ortalaması en düşük olan maddeler ise ?10.Öğretmenim ben hasta olduğumda eve telefon açıp ?geçmiş olsun? der?, ?32.Öğretmenimiz bizler oyun oynarken yanımıza gelerek oyuna (basketbol, futbol vb.) katılır?, ?9.Öğretmenim benimle ilgilenerek nasıl olduğumu sorar?, şeklinde olmuştur. Anne eğitim düzeyi yükseldikçe öğrencilerinin algıladıkları öğretmen yakınlık davranışlarında da artış olduğu da belirlenmiştir. Öğrencilerinin algıladıkları öğretmen yakınlık davranışlarının ortaöğretim türüne ve sınıf mevcuduna göre de değişiklik gösterdiği görülmüştür. Aynı zamanda sınıf mevcudunun azlığı öğrencilerin güdülenmeleri üzerinde de etkili olmuştur. Sonuçlar bu bulgular ışığında tartışılmıştır. Anahtar kelimeler: Öğrenci, Öğretmen yakınlığı, Güdülenme

MotivasyonOrtaöğretimOrtaöğretim kurumları+5
Gülden Aktaş
Yeditepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2007
00
Master'sOpen AccessTR

Müzik öğretmenlerinin örgütsel stres kaynakları ve başaçıkma tarzları

Bu çalışmanın amacı; müzik öğretmenlerinin işlerinde etkilendikleri stres faktörleri, bu faktörleri hangi düzeyde algıladıkları ve stresle başaçıkma da kullandıkları yöntemleri, müzik öğretmenlerinin algısına göre belirlemektir. Bu çerçevede ayrıca çeşitli sosyo-demografik değişkenlerin cinsiyet, yaş, kıdem, mezuniyet gibi... Değişkenlerle bağıntısı da ortaya konulmuştur. Örneklemi oluşturan bireylerin 54'ü, 21-30 yaş grubunda, 82'si, 31-40 yaş grubunda, 44'ü 41-50 yaş grubunda, 24'ü de 51 ve üstü yaş grubunda olduklarını ifade etmişlerdir. Örneklemi 204 müzik öğretmeni oluşturmuştur. Araştırma verileri, "Kişisel Bilgi Formu" "Stresle Başaçıkma Tarzları Ölçeği (SBTÖ)" ve "Stres Kaynakları Anketi" ile elde edilmiştir. Araştırmanın verileri, yüzdelikler, t" testi, anova ve Tukey test teknikleri ile çözümlenmiştir. Araştırmada 36 maddelik stres faktörleri anketi ile Folkman ve Lazarus (1980) tarafından geliştirilen, Türkçe adaptasyonu Şahin ve Durak (1994) tarafından gerçekleştirilen "Ways Coping Inventory"; Stresle Başaçıkma Ölçeği' (SBTÖ ) nin kısaltma, geçerlik ve güvenirlik çalışması Şahin ve Durak (1995) tarafından yapılan 30 maddelik Stresle Başaçıkma Tarzları Ölçeği kullanılmıştır. İyimser Yaklaşım (İY; Optimistic), Kendine Güvenli Yaklaşım (GY, Self-Confident), Çaresiz Yaklaşım (ÇY, Helpless), Boyun Eğici Yaklaşım (BY, Submissive) ve Sosyal Desteğe Başvurma (SD, Seeking of Social Support) Araştırmada elde edilen sonuçları şu şekilde sıralamak olanaklıdır: Araştırmada müzik öğretmenlerinin iş stres faktörleri (ücret yetersizliği, işin sıkıcı olması, iş ortamının sıkıcı olması, iş ortamının gürültülü olması, çalışma saatinin uzunluğu ve kötü olması, işimde benden ne beklendiğinin açık olmaması, iş yükünün ağır olması, yöneticilerin teşvik etmemesi, önemli karar verme zorluğu, çalışırken kullanılacak araç ve gereçlerin yetersizliği, yapılan işte yeteneklerin tam olarak kullanılamaması, iş ortamındaki huzursuzluk, iş arkadaşları ile geçimsizlik, üstlerle anlaşmazlık, astlarla anlaşmazlık iş arkadaşlarıyla anlaşmazlık, iş arkadaşları ile ortak ilgilerinin bulunmaması iş ile kişiliğiniz arasında uyumsuzluk bulunması iş arkadaşları ile politik görüş farklılığı, meslektaşların koyduğu kurallara uyma zorunluluğu, mesleğin statüsünün düşük olması...) belirlenmiştir. Katılımcıların bu faktörlere karşı başaçıkma yöntemlerini düşük düzeyde kullandıkları görülmektedir. Bununla beraber, resmi okullarda görev yapan ve daha kalabalık sınıfları yönlendiren öğretmenlerin kendilerine daha çok güvendikleri; orta öğretim düzeyinde ve 31-40 yaş grubunda olan müzik öğretmenlerinin ise stresle başaçıkma da iyimser başaçıkma tarzını kullandıkları görülmüştür. Müzik öğretmenlerinin stresle başaçıkma tarzları ile cinsiyet, medeni durum, öğrenim düzeyi, kıdem, sportif ve kültürel faaliyetlere katılma, okul müdürünün etkinliklere yaklaşımı arasında anlamlı ilişki bulunmamıştır. Çalışma bulguları, ilgili literatür ışığı altında tartışılmış ve önerilerle son bulmuştur. Anahtar kelimeler: Stres faktörleri, stresle başaçıkma, müzik öğretmenleri

Başa çıkmaBranş öğretmenleriMüzik+7
Melika Çelik
Yeditepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2006
00
Master'sOpen AccessTR

Kapsamlı okul iklimini değerlendirme ölçeğinin (öğrenci formu) Türkçe dilsel eşdeğerlik güvenirlik ve geçerlik çalışması

Bu tez 1982 yılında Michigan Üniversitesi'ne Amerikan Ulusal Ortaokul OrtaklığıMüdürlüğü tarafından yaptırılan, (Comprehensive Assessment of School EnvironmentCASE) Kapsamlı Okul İklimi Değerlendirme (KOİD) Ölçeği'nin Türkçe'ye uyarlanmasıüzerinedir. Çalışma bir kaç aşamada yürütülmüştür; ölçeğin Türkçe'ye çevrilmesi, ölçeğinTürkçe formunun dilsel eşitlik, güvenirlik ve geçerlik çalışmaları yapılmıştır.Çeviri aşamasında, orjinal İngilizce ölçek Boğaziçi Üniversitesi İngilizce Öğretmenliğidördüncü sınıf öğrencilerine Türkçe'ye tercüme ettirilmiştir. Bu tercümeler incelenerekgeçici bir Türkçe form oluşturulmuştur. Türkçe form dil konusunda doktora düzeyinde biruzman tarafından geri çeviri yöntemiyle tekrar İngilizce'ye çevrilmiştir.Bu formlar üzerinde yapılan çalışmalarla sorunlu görülen maddeler tekrar ele alınıpdeğerlendirilmiş ve Türkçe forma ulaşılmıştır. Orjinal ölçekte 76 madde bulunmasınarağmen ABD'de ki çok kültürlülük bizde olmadığı için ırkçılıkla ilgili 5 madde çıkartılaraktoplam 71 maddeye ulaşılmıştır. Bu form Sabancı Üniversitesi Bireysel ve AkademikGelişim Merkezi öğretim elemanı Nancy Karabeyoğlu tarafından kontrol edilmiştir.Formun Türkçe'si ise Türk Dili konusunda uzman bir kişi tarafından dil bilimi açısındandeğerlendirilmiştir.Formların toplanmasıyla elde edilen veriler ve öneriler göz önüne alınarak Türkçe ölçeğeson biçimi verilmiş, bu işlemin ardından özgün ölçekle Türkçe ölçek arasındaki eşdeğerliğinin kontrolü için ölçeğin önce İngilizce ve Türkçe formları ikişer hafta araylaRobert Kolej lise üçüncü sınıf öğrencilerinden oluşan otuz bir kişilik bir gruba (Örneklem1) uygulanmıştır. Yapılan eşleştirilmiş grup t testi sonucunda dilsel eşdeğerlik açısındananlamlı bir sonuç elde edilmiştir.Çalışmanın güvenirlik bölümünde formun iç tutarlılığını saptamak için, İstanbul Avrupayakasında bulunan beş farklı lisede 381 öğrenciye (Örneklem 2) ölçek uygulanmıştır.Çalışmanın geçerliğini sağlamak için Örneklem 2 grubundan tesadüfi örneklem ile seçilen46 öğrenciye Sınıf Ortamı Ölçeği uygulanmıştır.Bu aşamalarda Pearson çarpım moment korelasyon analizleri ve bağımsız grup t testikullanılmıştır. Elde edilen veriler bilgisayarda ?SPSS for Windows ver.13.0 programındaçözümlenmiş, manidarlığı .05 düzeyinde sınanmış, diğer manidarlık düzeyleri ayrıcabelirtilmiş ve bulgular araştırmanın amaçlarına uygun olarak tablolar halinde sunulmuştur.Yapılan bu analizler ölçeğin Türkiye koşullarında kullanılabilecek, dilsel eşdeğerliğesahip, geçerli ve güvenilir bir ölçek olduğunu göstermektedir.

Faika Yelda Acarbay
Yeditepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2006
00
Master'sOpen AccessTR

İlköğretim ikinci kademe öğretmenlerinin sınıf iklimi algılarının çok boyutlu olarak incelenmesi

Tezin konusunu eğitim yönetimi ve denetimi üzerine ekolojik bir çalışma alanıolan sınıf iklimi oluşturmaktadır. Araştırmada sınıf ikliminin öğrenme sürecindeki rolüve öneminin ortaya konması, ilköğretim ikinci kademe öğretmenlerin sınıf iklimi altboyutlarına ait algılarının çok boyutlu incelenmesi amaçlanmıştır.Araştırma ilköğretim ikinci kademe öğretmenlerinden İstanbul Anadoluyakasındaki 262 branş öğretmeni kapsanarak yürütülmüştür. Araştırmada ölçme aracıolarak ilişki ve de kişisel geliştirme ve oryantasyon ile sistem koruma ve geliştirmeboyutlarındaki katılım, arkadaşlık, öğretmen desteği, iş odaklılık, rekabet, düzen veorganizasyon, kuralların açıklığı, öğretmen kontrolü ve de yaratıcılık alt boyutlarınıkapsayan Sınıf İklimi Ölçeği kullanılmıştır.Araştırmada öğretmen algılarının demografik değişkenlere göre kişiselgeliştirme ve oryantasyon boyutunda daha fazla farklılaştığı ayrıca, alt boyutlardankuralların açıklığı ile düzen arasında (olumlu), yaratıcılık ile öğretmen kontrolü arasında(olumsuz) korelasyon bulunmuştur.Sınıf ikliminin bilhassa onun kişisel geliştirme ve oryantasyon boyutundakikonularının öğretmenlere hizmet içi eğitim şeklinde verilmesi ve bu alanda ülkemizdekiaraştırmaların artırılması önerilmektedir.Anahtar kelimeler: Sınıf iklimi, Ekoloji, Hizmet içi Eğitim, Düzen, Yaratıcılık

Hande Sağlam
Yeditepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2006
00
Master'sOpen AccessEN

Leadership in education in terms of coaching

This article is focused on the concept of leadership and coaching on education which have received considerable attetion around the world in recent years. With the increasing recognition on coaching as an effective leadership training, there have been several needs for reliable documents and resesarch to use.It is believed that personal experiences influence leadership style. Instructional coaches and leaders can play effective roles in improving and guiding a person's leadership skills.In terms of the coaching and leadership contribution to leadership development, it is believed that there can be an effective improvement on people's potential. Building awareness on the existing potential, coaching can guide in a dynamic and interactive way during the process. There can be a sustainable change on behavioral aspects.

EducationCoachingLeadership+1
Filiz Dağ
Yeditepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessTR

İlköğretim okulu müdürlerinin öğretmen performanslarını geliştirmek için kullandıkları yöntemler üzerine nitel bir araştırma

Araştırmanın, ilköğretim okulu müdürlerinin öğretmenlerin performansını artırmak için kullandıkları yöntemleri incelemek üzere nitel bir araştırmadır. Bu amaçla ilköğretim müdürleri ile mülakat yöntemi kullanılarak yapılmıştır. Araştırmada, ilköğretim okullarında görevli olan öğretmenlerin performanslarını etkileyen faktörler düşünülerek görüşme soruları hazırlanmıştır. Bu faktörler çevresel, aile ve iş ortamındaki ilişkiler olarak değerlendirilmiştir. İlköğretim okulu müdürlerinin bu performans düşüklüğünü minimum düzeyde olması için hangi yöntemleri kullandıklarına yönelik bir araştırma yapılmıştır. Araştırmada verileri elde etmek için ses kayıt cihazı kullanılmıştır. Ses kayıt cihazının kullanılmasında bir müdür dışında diğer müdürler için bir sorun teşkil etmemiştir. Bu müdür ile yapılan görüşmede not alma yöntemi kullanılmıştır.Araştırmada, ilköğretim okulu müdürlerinin öğretmen performansları arttırmak için kullandıkları yöntemleri öğrenmek için açık uçlu sorulardan oluşan ?ilköğretim okulu müdürlerinin öğretmenlerin performanslarını arttırmak için kullandıkları yöntemler mülâkat formu? kullanılmıştır. Ses kayıt cihazı ile 5 saat 38 dakika 57 saniyelik görüşme yapılmıştır. Not alma yöntemi uygulanan okul müdürü ile 55 dakikalık görüşme yapılmıştır.Araştırmada, 15 ilköğretim müdürü ile görüşme yapılmıştır. Yapılan görüşme analizlerinde ilköğretim okulu müdürlerinin öğretmen performanslarını arttırmak için öğretmenin çalışmaları için destek oldukları, morallerini yüksek tutmak için sıcak bir çalışma ortamı yaratma, ödüllendirme yöntemlerini kullandıkları tespit edilmiştir.Anahtar Kelimeler: Performans, motivasyon, ilköğretim, yönetim, iletişim, örgüt, örgüt kültürü

Eğitim yönetimiMotivasyonMüdürler+8
Hülya Güven
Yeditepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessTR

İlköğretim okullarında görev yapan öğretmenlerin a tipi kişilik özellikleri ile iş doyumları arasındaki ilişki

Bu araştırma resmi ilköğretim okullarında görev yapan öğretmenlerin A tipi kişilik özellikleriile iş doyumları arasındaki ilişkinin ortaya konmasına yöneliktir.2008-2009 öğretim yılları içerisinde Şanlıurfa ili merkez ,Siverek ve Viranşehir ilçelerindebulunan ilköğretim okullarında yapılmıştır. Araştırmanın örneklemini 15 ilköğretim okulundagörev yapan 283 öğretmen oluşturmaktadır.Araştırmada işyeri, idare, okuldaki öğretmenler arasındaki ilişkiler, ücret, yönetim tarzı,öğretmenin başarısı boyutlarında; öğretmenlerin yaş, cinsiyet, medeni durumları, mezunoldukları bölüm, hizmet süreleri, ünvanları, çalışma şekilleri, aylık gelirleri, diğeröğretmenlerle ilişkilerine göre iş doyum düzeyleri saptanmaktadır.Araştırmada veri toplama aracı olarak Kişilik Ölçek Anketi, Rathus ve Nevid (1989)tarafından, bireylerin A tipi yada B tipi kişilik özelliklerine sahip olup olmadıklarınıbelirleyebilmek için üç ayrı kaynaktan yararlanılarak hazırlanan bir soru listesindenesinlenilerek, Dr. Ayşegül Durak Batıgün ve Dr. Nesrin H.Şahin tarafından geliştirilmiştir. İşdoyumu ölçeği ise araştırmacılar tarafından konu ile ilgili çeşitli literatürün ve listelerintaranması yoluyla hazırlanmıştır. Beşli derecelemeye göre düzenlenen ölçekler toplam 57madde ve 18 alt boyuttan oluşmuştur. Araştırmanın çözümlenmesinde SPSS paket programıkullanılmıştır. Araştırmada yer alan gruplar arasındaki farklılıkların belirlenmesi için?ilişkisiz grup t testi'', ?ANOVA? ve ?LSD? testi sonuçları'' tekniklerinden yararlanılmıştır.Yapılan istatistikler sonucunda şu bulgular elde edilmiştir:1- Öğretmenlerin iş doyumu düzeylerinin yaşlarına ve kıdemlerine göre anlamlı farkgörülmüştür. Yaşı ve kıdemi fazla olan öğretmenlerin iş doyumu düzeylerinin daha genç vemeslekte daha yeni olan öğretmenlere göre daha fazla olduğu görülmüştür. Buna göre,öğretmenlerin yaşlarının dolayısıyla kıdemlerinin artmasıyla iş doyumlarının da arttığısonucuna varılabilir.2- Öğretmenlerin medeni durumları,mezun oldukları fakülte,çalışma şekillerinin iş doyumlarıüzerinde önemli farklılık bulunmuştur.3- A tipi kişiliğe sahip olan öğretmenlerin daha çok ekonomik doyuma önem verdikleribulunmuştur.Araştırmanın amacını gerçekleştirmek üzere yapılan çalışmalar sonucunda ilköğretimokullarında görev yapan A tipi kişilik özelliklerine sahip öğretmenlerin iş doyumu arasındaanlamlı bir ilişki bulunmuştur. A tipi kişilik özelliklerine sahip öğretmenlerin yaşları arttıkçaöğretmenlerin iş doyumu düzeyleri de artmaktadır.

A/B tipi davranış örüntüsüKişilik özellikleriÖğretmenler+3
Uğur Öktem
Yeditepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2009
00
Master'sOpen AccessTR

Endüstri meslek lisesi öğrencilerinin saldırganlık düzeylerinin çok boyutlu olarak incelenmesi

Bu araştırmanın öncelikli amacı belirli sınırlılıklar içerisinde endüstri meslek lisesi öğrencilerinin saldırganlık düzeylerini değişik boyutlarıyla ortaya koyabilmektir. Araştırmada, geçerlilik ve güvenirlik çalışması araştırmacı tarafından yapılmış, İpek İlter (Kiper) tarafından geliştirilmiş ve 30 maddeden oluşan ?Saldırganlık Envanteri? (Kiper, 1984) ve araştırmacı tarafından yanıt formunun başına yerleştirilmiş, deneklerin demografik özelliklerini (cinsiyetleri, yaşları, sınıfları, okul türleri, branşları, anne babalarının mesleki ve öğrenim durumu) gösteren soru kağıdı kullanılmıştır. Elde edilen verilerin istatistiksel analizinde demografik değişkenler gruplanarak, saldırganlık ölçeği alt boyut puanlarına ilişkin aritmetik ortalamalarında farklılık olup olmadığını belirlemek üzere, ilişkisiz t-test, tek yönlü varyans analizi (anova),tamamlayıcı post hoc LSD testi, non parametrik Mann whitney-U ve Kruskal wallis istatistiksel teknikleri uygulanmış ve SPSS paket programı kullanılmıştır.Araştırmada elde edilen sonuçlar şu şekilde sıralanabilir; Anadolu Teknik Lisesi öğrencileri, Endüstri Meslek Lisesi öğrencilerine nazaran yıkıcı saldırganlık davranışını daha fazla ortaya koymaktadır. Kız öğrencilerin, erkek öğrencilere nazaran edilgen saldırganlık davranışını daha fazla ortaya koydukları görülmektedir.14-16 yaş arasındaki öğrencilerin aritmetik ortalamaları ile 17-20 yaş arasındaki öğrencilerin aritmetik ortalamaları arasında istatistiki açıdan anlamlı bir farklılaşma bulunamamıştır. Saldırganlık davranışı bu iki yaş grubu arasında anlamlı şekilde farklılaşmamaktadır.Deneklerin sınıf değişkenine göre saldırganlık özelliklerini belirlemek için yapılan analizler sonrasında, meslek liselerinde okuyan 9.sınıf, 10.sınıf ve 11.sınıf öğrencilerin aritmetik ortalamaları arasında istatistiksel açıdan anlamlı bir farklılığa rastlanmamıştır.Deneklerin ailesindeki kişi sayısına göre saldırganlık özelliklerini belirlemek için yapılan analizler sonrasında, ailede yaşayan kişi sayısının ve kardeş sayısının, öğrencilerin saldırganlık davranışının farklılaşmasına istatistiksel olarak etki etmediği görülmüştür.Öğrencilerin anne baba eğitim ve iş durumunun saldırganlık davranışının farklılaşmasına istatistiksel olarak etki etmediği görülmüştür. Ailesiyle birlikte yaşamayan öğrenciler, ailesiyle birlikte yaşayan öğrencilere nazaran daha atılgan davranış ortaya koymaktadır.Sosyal güvenliklerinin olmadığını ifade eden öğrencilerin, sosyal güvenliklerinin olduğunu ifade eden öğrencilere göre daha atılgan davranış ortaya koydukları söylenebilir. Ekonomik seviyesi kötü olan öğrencilerin iyi olan öğrencilere nazaran yıkıcı saldırganlık davranışında daha fazla bulunmaktadır.2007-2008 eğitim öğretim yılında Bursa ili merkez ilçelerindeki Anadolu teknik lise, teknik lise ve endüstri meslek liselerinde eğitim gören öğrenciler araştırmanın evrenini oluşturmuştur. Araştırmada kümeleme örnekleme metodu kullanılmıştır. Bursa ili merkez ilçelerindeki endüstri meslek liselerinde okuyan ve kümeleme örnekleme metodu ile seçilen 248 öğrenciye anket uygulanmıştır.

İlkay Yılmaz
Yeditepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2008
00
Master'sOpen AccessTR

Meslek lisesi öğretmenlerinin bakış açısı ile okul yöneticisinin etik ilkelere uyma düzeyi

Bu araştırmanın amacını, meslek lisesi okul müdürlerinin okuldaki işlerinde ve davranışlarında hoşgörü, adalet, sorumluluk, dürüstlük, demokrasi ve saygı gibi etik davranış ilkelerine ne ölçüde uygun davrandıklarının meslek dersi öğretmenlerinin görüşlerine göre belirlenmesi, incelenmesi, değerlendirilmesi ve sorgulanması ve ilgililere bir okul müdüründe bulunması gereken etik ilkelerin neler olması gerektiğini açıklaması oluşturmaktadır.Araştırma Bursa ili Osmangazi, Nilüfer, Yıldırım Merkez ilçelerindeki 11 endüstri meslek lisesinde çalışan 338 meslek dersi öğretmeni üzerinde gerçekleştirilmiştir.Veri toplama aracı olarak, Prof. Dr. İnayet Pehlivan Aydın'ın lise müdürlerinin etik davranışlarının incelenmesi için geliştirilmiş olduğu anket kullanılmıştır. Araştırmada kullanılan anket, iki bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde anketle ilgili genel açıklamalar ve araştırmaya katılan öğretmenlere ilişkin bilgi formu; ikinci bölümde ise meslek lisesi müdürlerinin etik davranışlarını değerlendirmeye yönelik 79 soru yer almaktadır. Araştırmada kullanılan anketten elde edilen verilerin çözümlenmesi için ise SPSS programı kullanılmıştır.Meslek lisesi müdürlerinin etik ilkelere uyma düzeyleri; öğretmenlerin cinsiyetlerine, meslekteki hizmet sürelerine ve görev unvanlarına göre farklılık göstermemektedir. Ancak görev yapmakta oldukları okuldaki çalışma sürelerine göre farklılık vardır. 21 yıl- üstü grubundaki öğretmenler 1-10 yıl grubundaki öğretmenlere göre müdürleri daha etik bulduğu ortaya çıkmıştır. Meslek dersi öğretmenleri saptanan etik ilkelere müdürlerin genellikle uygun davrandıklarını ifade etmişlerdir.Anahtar kelimeler : Etik, meslek dersi öğretmenleri.Aralık 2008 Oğuz SELİMOĞLU

Oğuz Selimoğlu
Yeditepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2008
00
Master'sOpen AccessTR

Karakter eğitimi programlarının değerlendirilmesi

Bu araştırmada, karakter eğitimi ve etkili karakter eğitimi programlarının tanıtılmasının yanında, bu programların etkililiğinin değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Bu çalışma, literatür tarama yoluyla elde edilen bilgilerden oluşmaktadır.Karakter eğitimi, en genel anlamıyla, örtük veya açık müfredat aracılığıyla, yetişen yeni nesle, duyarlılık, dürüstlük, doğruluk, sorumluluk, kendine ve başkalarına saygı gibi temel insanî değerleri kazandırma, değerlere karşı duyarlılık oluşturma ve onları davranışa dönüştürme konusunda yardımcı olma gayretinin ortak adıdır. Bu çalışmada, karakter eğitiminin tarihsel gelişim süreci ve temelleri, karakter eğitimini etkileyen kuramlar ve karakter eğitimindeki yaklaşımlar yer almaktadır. Aynı zamanda, genelde Amerika Birleşik Devletlerinde uygulanan etkili karakter eğitimi programları, kullandıkları stratejilerle tanıtılmaktadır. Bu çalışmada ayrıca, dünyaca kabul görmüş, karakter eğitimi programlarını değerlendirme aracı olan Karakter Eğitimi Kalite Standartlarının tam çevirisine yer verilmiştir.Çalışmanın son kısmında, karakter eğitimi programlarının etkiliğini inceleyen çalışmalara ve kritiklere yer verilmiştir. Bu çalışmalar değerlendirildiğinde, karakter eğitimi programlarının çok büyük bir çoğunluğunun, öğrencilerin davranışı ve akademik başarı üzerine, istatistiksel olarak pozitif anlamlı bir etkiye sahip olduğu sonucuna varılmıştır. Çalışma, önerilerle sona ermektedir.Anahtar sözcükler: Karakter eğitimi, değerler eğitimi, ahlak eğitimi, etkililik.

Ahlak eğitimiKarakter eğitimi
Ferhat Uysal
Yeditepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2008
00
Master'sOpen AccessTR

Sınıf öğretmenlerinin yansıtıcı düşünme eğilimleri ile sürekli kaygı düzeyleri arasındaki ilişki

Bu araştırmayla, sınıf öğretmenlerini yansıtıcı düşünme eğilimi ile sürekli kaygı düzeyleri arasındaki ilişkinin ortaya çıkması amaçlanmıştır. Araştırma; Giriş, İlgili Literatür, Yöntem, Bulgular ve Yorum ile Sonuç, Tartışma ve Öneriler olmak üzere beş ana bölümden oluşmaktadır.Tarama modelinin kullanıldığı araştırma, İstanbul ili Üsküdar ilçesinde resmi ve özel okullarda görev yapan 101 bayan 45 erkek öğretmen üzerinde gerçekleştirilmiştir. Bu araştırmada Yansıtıcı Düşünme Eğilimi Ölçeği ile Sürekli Kaygı Düzeyi Ölçeği kullanılmıştır.Araştırmada bağımsız grup t-testi, Tek Yönlü Varyans Analizi (Anova), Mann Whitney-U testi, Kruskal Wallis-H testi, Post Hoc LSD testi, Pearson Çarpım Moment korelasyon analizleri kullanılmış olup manidarlık 0.05 düzeyinde sınanmıştır. Elde edilen veriler bilgisayarda SPSS for Windows ver: 15.0 yardımıyla istatistiksel teknikler kullanılarak çözümlenmiş ve yorumlanmıştır.Katılımcıların cinsiyet, yaş, branş, okul türü, kıdem, okul kıdemi, yayın takibi, mezuniyet özelliklerinin yansıtıcı düşünme ve sürekli kaygı düzeylerini ne şekilde etkilediği tespit edilmiştir.Araştırmadan elde edilen bulgulara göre, katılımcıların yansıtıcı düşünme eğilimleri alt boyutlarından en yüksek puanı ?sorgulayıcı ve etkileyici öğretim? alt boyutlarından alırken, en düşük puanı ise ?sürekli ve amaçlı düşünme? alt boyutundan aldıkları tespit edilmiştir.Araştırma sonuçlarına göre bayan öğretmenlerin erkek meslektaşlarına göre daha yüksek bir yansıtıcı düşünme eğilimi gösterdikleri belirlenirken, sınıf öğretmenlerinin de branş öğretmenlerine göre daha yüksek yansıtıcı düşünme eğiliminde olduğu görülmüştür.Ayrıca okul türü, kıdem, düzenli yayın takibinin de yansıtıcı düşünme eğilimi alt boyutlarının bazılarında anlamlı farklılık oluşturduğu bulunmuştur.Çalışmada kullanılan, öğretmenlere ait değişenlerin onların sürekli kaygı düzeyleri üzerinde etkili olmadığı görülmüştür.Araştırmanın yansıtıcı düşünme eğilimi ve sürekli kaygı arasındaki ilişki kısmında ise, sürekli kaygının, yansıtıcı düşünme eğiliminin ? Açık Fikirlilik?, ?Öğretim Sorumluluğu ve Bilimsellik?, ?Araştırmacılık? ve ?Öngörülü ve İçten Olma? alt boyutları ile anlamlı seviyede ters yönde ilişkili olduğu tespit edilmiştir.Anahtar Kelimeler: Yansıtıcı Düşünme, Sürekli Kaygı

KaygıKaygı düzeyiKruskal-Wallis testi+6
Göksal Aslan
Yeditepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2009
00
Master'sOpen AccessTR

Eğitimde yerinden yönetim yaklaşımı (Bursa ili örneği)

Yaşanan hızlı, hızlı olduğu kadar da çok yönlü olan değişim ve dönüşüm faaliyetleri, özellikle yönetim anlayışındaki yapılanmayı yeniden sorgulamayı gündeme getirmiştir. Küreselleşme ve bilgi toplumuna geçiş sürecinde eğitime ayrılan kaynakları daha etkili ve verimli kullanarak eğitim hizmetlerinde kaliteyi arttırma ve bu hizmetlerden yararlananların memnuniyetini sağlama isteği de eğitim yönetiminde yeni yaklaşımların gündeme gelmesini zorunlu kılmıştır.Böyle bir zorunluluktan hareketle, globalleşme ve küreselleşme süreci de dikkate alınarak gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerin birçoğunda olduğu gibi, ülkemizde de, genel yönetim içerisinde kamunun rolünü yeniden tanımlama ihtiyacı doğmuştur. Yapılan tartışmalar neticesinde bazı kamu hizmetleri sivil toplum kuruluşlarına devredilirken, merkezi yapılar yerine yerinden yönetim anlayışı hakim hale gelmektedir. Merkezi yönetimden yerinden yönetime geçisin tartışıldığı bir ortamda, eğitim yönetiminde yönetim erkinin nerede ve nasıl kullanılması gerektiğinin sorgulanması kaçınılmaz bir sonuç olarak karşımıza çıkmaktadır. Belirtilen bu realite nedeniyle "Eğitimde Yerinden Yönetimi Yaklaşımı?nın uygulanabilirliği konusunda araştırma yapılmaya ihtiyaç duyulmuştur.Araştırmada tarama modeli kullanılmıştır. Giriş, İlgili Literatür, Yöntem, Bulgular, Sonuç, Tartışma ve Öneriler olmak üzere 5 ana bölümden oluşmaktadır.Araştırmanın örneklemi iki aşamalı basit tesadüfi örneklem metodu kullanılarak belirlenmiştir. 2007-2008 eğitim-öğretim yılı 2. döneminde Bursa ilinden seçilen 15 farklı okulunda görev yapmakta olan 72 yönetici ve 179 öğretmen katılmıştır. Veriler yazar tarafından geliştirilmiş anket sorularından toplanmıştır. ?Kişisel Bilgi?, ?Yapı ve İşleyiş? ve ?Yetki Devri? bölümlerinden (72 önermeden) oluşmaktadır. Anket; Mahmut BOZAN ve Fatma BARKÇİN tarafından geliştirilen anket sorularından faydalanılarak oluşturulmuştur.Araştırma için gerekli verileri topladıktan sonra, bilgisayara aktarılan veriler üzerinde gerekli istatistiksel çözümlemeler için SPSS (The Statistical Packet for The Social Sciences) paket programından yararlanılmıştır. Anılan paket programdan yararlanarak; Yöneticilerin kişisel özelliklerinin ve görüşlerinin belirlenmesinde frekans (f), yüzde (%) ve çapraz tablo tekniği kullanılmıştır.Araştırma sonucunda okul yöneticileri ve öğretmenlerin görüşleri; MEB'in yapı ve işleyişinin aşırı merkeziyetçi bir yapıda olduğuna her bakımdan katılmışlardır. Eğitim -öğretim programlarının hazırlanması, kadrolu öğretmen ataması, taban ücret ve ekders ücretlerinin belirlenmesinde, büyük onarımlar için ayrılan ödeneklerin dağıtımında, ayrıcalıklı program uygulanan okullar için finansman farkının ödenmesinde, öğretmenlerin hizmet öncesi ve hizmet içi eğitim faaliyetlerini finansmanında MEB merkez teşkilatının yetkili kalması, diğer yetkilerini taşra teşkilatlarına devretmesi yönünde görüş bildirmişlerdir.Anahtar kelimeler : Eğitim, Eğitim Yönetimi, Yerinden Yönetim, Yetki Devri, Yerelleşme, Eğitimde Yeni Yaklaşımlar, Yerel Yönetimler, Adem-i Merkeziyetçilik.

EğitimEğitim yönetimiYerelleşme+2
Yasir Geçit
Yeditepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2008
00
Master'sOpen AccessTR

Endüstri meslek liseleri elektrik elektronik teknolojileri alanında uygulanmakta olan modüler öğretim yöntemi ile geleneksel öğretim yönteminin öğretmen görüşleri çerçevesinde karşılaştırılması

Mesleki ve teknik eğitim kurumları teknolojik gelişmelerle orantılı olarak piyasanın ihtiyaç duyduğu kalifiye elemanı yetiştirmekle görevlidirler. Özellikle modern teknolojinin yakalanması, teknolojiye adaptasyon ve teknolojiye yön verilmesi mesleki teknik eğitimin yetiştireceği kişilere yaratıcılık, problem çözme ve bilgi donanımını el becerisiyle kullanma yeteneği verilmesiyle sağlanır.Mesleki ve teknik eğitim sanayileşmenin ve ülke kalkınmasının lokomatifi durumunda olduğundan, mesleki eğitim programlarının beklentilere cevap verecek şekilde olması gerekmektedir.Bu bağlamda öğrencilerin ilgi, istek ve yetenekleri doğrultusunda eğitim imkânı sağlanması ve sektörel gelişmelerin öğretim programlarına yansıtılması amacıyla mesleki ve teknik eğitim kurumlarında modüler öğretime başlanmıştır.Modüler öğretim sisteminin amacı, öğrencilerin isteklerine bağlı olarak alan/dal seçimini yaparak okul sonrası istihdam imkânı bulacakları eğitimlerinin verilmesi ve öğretmenlerin de teknolojiyi yakından takip ederek öğrenci merkezli eğitimle sektörün ihtiyaçlarını karşılayacak öğrenciler yetiştirmelerini sağlamaktır.Araştırma konusu hakkında geniş çaplı bir literatür taraması yapılmış ve dikkat edilecek hususlar belirlenmiştir. Mesleki eğitim, Avrupa Birliği ve eğitim, mesleki eğitimde geleneksel öğretim yöntemi ve modüler öğretim yöntemi araştırılmıştır.Araştırma anketi öğretmenlere uygulanmış ve yorumlanmıştır. Uygulanan anketlerin SPSS (Statistical Packet Social Sciences) programında istatistikleri çıkartılmış ve beklentilere ilişkin belli sonuçlar elde edilmiştir.

Osman Karadeniz
Yeditepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2008
00

Other supervisors