Theses supervised by Yrd. Doç. Dr. Mustafa Otrar

90 theses · Yeditepe University

Master'sOpen AccessTR

Ortaöğretim öğretmenlerinin eğitimde çokkültürlülüğe bakışının demografik değişkenler bağlamında incelenmesi (Sancaktepe ilçesi örneği)

Bu araştırma İstanbul İli Sancaktepe İlçesindeki devlet ve özel farklı türde ortaöğretim kurumlarında çalışan öğretmenlerin öğrencilerinin farklılıklarına nasıl yaklaştıklarını araştırıp değerlendirilme amacıyla yapılmıştır. Araştırmada tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmanın örneklemi, 2014-2015 eğitim-öğretim yılında İstanbul İli Sancaktepe İlçesinde bulunan farklı türdeki ortaöğretim okullarında görev yapmakta olan 285 öğretmenden oluşmaktadır. Araştırmada ortaöğretim öğretmenlerinin çokkültürlülük tutumunu belirlemek için Jojeph G. Ponterotto (1998) önderliğinde bir grup araştırmacı tarafından geliştirilen, Yazıcı vd. (2009) tarafından Türkçe'ye uyarlanan Öğretmenlerin Çok Kültürlü Tutum Ölçeği (ÖÇTÖ) kullanılmıştır. Demografik özellikler için de araştırmacı tarafından hazırlanan Kişisel Bilgi Formu uygulanmıştır. Toplanan veriler, SPSS programına girildikten sonra; yüzde, frekans hesaplamaları ve tabloları ile Ki-kare (Chi-Square) analizi kullanılmış ve yorumlanmıştır. Araştırmanın bulguları değerlendirildiğinde ortaöğretim öğretmenlerinin eğitimde çokkültürlülüğe yüksek oranda olumlu bakış açısına sahip oldukları görülmüştür. Ki-kare (Chi-Square) analizi sonucunda örneklem grubundaki öğretmenlerin eğitimde çokkültürlülük tutumlarıyla ilişkili görüşlerinin anketteki bazı maddeler için cinsiyet ve öğrenim durumu değişkenlerine göre istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık gösterdiği saptanmıştır. Yaş, mesleki kıdem ve okul türü değişkenlerine göre farklılık anlamlı bulunmamıştır. Anahtar Kelimeler : Öğretmen, Kültür, Çokkültürlülük, Çokkültürlü Eğitim, Farklılık.

Demografik değişkenlerEğitimKültür+4
Demet Sağlam
Yeditepe University · Institute of Educational Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Eğitim Fakültesi ve Fen Edebiyat Fakültesi'nde okuyan öğrencilerin öğretmenlik mesleğine ilişkin tutumlarının incelenmesi (Kocaeli örneği)

Öğretmenlik mesleğine yönelik tutum, öğretmenlik mesleğinin başarısı açısından anahtar kavramlardan biridir. Öğretmenlik mesleğine yönelik tutumların mesleki başarılar ile ilişkili olduğu, mesleği iyileştirmek amacı ile öğretmen adaylarının öğretmenlik mesleğine yönelik tutumlarının belirlenmesinin önemi vurgulanmaktadır. Öğretmenlik mesleğine yönelik tutumların belirlenmesi öğretmen yetiştirme programlarının değerlendirilmesi düzenlenmesi açısından da önem taşımaktadır. Farklı fakülte mezunu öğretmen adaylarının öğretmenlik mesleğine yönelik tutumlarının belirlenmesi ve programların değerlendirilmesinde yararlı olabilecektir. Bu doğrultuda, bu çalışmanın amacı Eğitim Fakültesi'nde ve Fen Edebiyat Fakültesi'nde öğrenim gören öğrencilerin öğretmenlik mesleğine yönelik tutumlarının belirlenmesi ve öğrencilerin öğretmenlik mesleğine yönelik tutumlarının çeşitli değişkenler ışığında araştırılmasıdır. Bu amaç doğrultusunda evren içinden seçkisiz (random) örnekleme yöntemi ile seçilen Kocaeli Üniversitesi Eğitim Fakültesi'nde öğrenim gören 164 ve Fen Edebiyat Fakültesi'nde öğrenim gören 100 öğrenci örneklem grubu oluşturmaktadır. Katılımcılara araştırmacı tarafından hazırlanan Kişisel Bilgi Formu ve Üstüner (2006) tarafından hazırlanan 34 soruluk Öğretmenlik Mesleğine Yönelik Tutum Ölçeği uygulanmıştır. Elde edilen veriler SPSS 15 analiz programı ile analiz edilmiştir. Analizler sonucunda Eğitim Fakültesi ve Fen Edebiyat Fakültesi öğrencilerinin öğretmenlik mesleğine yönelik olumlu tutumlara sahip olduğu görülmüştür. Değişkenlere göre yapılan analizlerde Eğitim Fakültesi öğrencilerinin Fen Edebiyat Fakültesi öğrencilerine göre daha yüksek tutum puanlarına sahip olduğu görülmektedir. Öğrencilerin okudukları bölümü tercih sıralarının istatistiki farklılığa neden olduğu, okudukları bölüme ilk sıralarda yer veren öğrencilerin daha yüksek tutum puanlarına sahip olduğu ortaya konmuştur. Ayrıca araştırma bulguları öğrencilerin öğretmenlik mesleğini seçme nedenlerinin de öğretmenlik mesleğine yönelik tutumlarını etkilediği, mesleği sevdiği için seçen öğrencilerin daha yüksek tutum puanlarına sahip olduğunu göstermektedir. Analiz bulguları ışında cinsiyet, sınıf seviyesi anne eğitim durumu ve baba eğitim durumu değişkenlerine göre öğrencilerin öğretmenlik mesleğine tutumları arasında anlamlı bir farklılık olmadığı görülmektedir.

Aday öğretmenlerEğitim fakülteleriFen-edebiyat fakültesi+5
Kübra Doğan Genç
Yeditepe University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaöğretim öğretmenlerinin yapılandırmacı öğrenme ortamlarına yönelik görüşlerinin incelenmesi: İstanbul ili Ümraniye ilçesi örneği

Bu araştırmanın amacı, ortaöğretim öğretmenlerinin yapılandırmacı öğrenme ortamlarına yönelik görüşlerini belirlemektir. Araştırma 2014-2015 eğitim öğretim yılında, İstanbul İli Ümraniye İlçesi'nde, 5 ortaöğretim okulundan 281 öğretmenin katılımıyla gerçekleştirilmiştir. Veri toplamak amacıyla anket formlarından yararlanılmıştır. Araştırmanın nicel verilerinin analizinde iki bağımsız değişkenli t-testi ve tek yönlü varyans analizi (ANOVA) kullanılmıştır. Elde edilen bulgulara göre, yapılandırmacı öğrenme ortamları ile ilgili öğretmen görüşleri öğretmenlerin cinsiyetine, okulda fen laboratuarı bulunmasına göre değişmezken, bazı alt boyutlara ilişkin görüşleri okul türü, öğretmenlerin mesleki kıdemi, okul memnuniyeti, akıllı tahta ve tablet kullanımı ile öğrencilerin derse hazır gelmeleri durumlarına göre farklılık gösterdiği tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Yapılandırmacı öğrenme, ortam, ortaöğretim, öğretmen görüşleri

Lise öğretmenleriOrtaöğretim okullarıYapılandırmacı öğretim yöntemi+1
Fahrettin Karagöz
Yeditepe University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaokul öğretmenlerinin rehberlik ve psikolojik danışma faaliyetlerine yönelik tutumlarının incelenmesi (Ünye İlçesi örneği)

ORTAOKUL ÖĞRETMENLERİNİN REHBERLİK VE PSİKOLOJİK DANIŞMA FAALİYETLERİNE YÖNELİK TUTUMLARININ İNCELENMESİ (ÜNYE İLÇESİ ÖRNEĞİ) ETHEM TAMTÜRK Yüksek Lisans Tezi, Eğitim Yönetimi ve Denetimi Ana Bilim Dalı Danışma: Yrd. Doç. Dr. Mustafa OTRAR Nisan-2016, 82 sayfa Bu araştırma ortaokul öğretmenlerinin rehberlik ve psikolojik danışma faaliyetlerine yönelik tutumlarını belirlemek amacıyla yapılmıştır. Bu araştırmanın evreni Ordu ili Ünye ilçesinde bulunan devlet ortaokullarında görev yapan öğretmenlerden, örneklem ise oransız küme örneklem yolu ile seçilen okullarda görev yapan 250 öğretmenden oluşmaktadır. Uygulamalar 2014-2015 eğitim öğretim yılında gerçekleştirilmiştir. Araştırma ile ilgili veriler "Rehberlik ve Psikolojik Danışma Faaliyetlerine Yönelik Öğretmen Tutumları ölçeği (Abbasoğlu, 2014)" ve kişisel bilgi formu kullanılarak toplanmıştır. İki bölümden oluşan ölçeğin birinci bölümünde kişisel verilere, ikinci bölümünde ise öğretmen tutumlarını ölçen 17 adet değerlendirme ifadesine yer verilmiştir. Araştırma sonucunda geliştirici etki ve akademik ilgi alt boyutu puanlarının yaş değişkenine göre grupların sıralamalar ortalamaları arasındaki fark istatistiksel olarak anlamlı bulunmamıştır. Rehberlik hizmetlerine katılım alt boyutu puanlarının kıdem değişkenine göre, grupların sıralamalar ortalamaları arasındaki fark istatistiksel olarak anlamlı bulunmazken akademik ilgi alt boyutu puanlarının kıdem değişkenine göre, grupların sıralamalar ortalamaları arasındaki fark istatistiksel olarak anlamlı bulunmuştur. Öte yandan rehberlik hizmetlerine katılım alt boyutu puanlarının eğitim düzeyi değişkenine göre, geliştirici etki, akademik ilgi ve rehberlik hizmetlerine katılım alt boyutu puanlarının, okulun algılanan imkânları değişkenine göre, geliştirici etki, akademik ilgi ve rehberlik hizmetlerine katılım alt boyutu puanlarının okuldaki psikolojik danışman sayısı değişkenine göre, geliştirici etki alt boyutu puanlarının cinsiyet değişkenine göre grupların ortalamaları arasındaki fark istatistiksel olarak anlamlı bulunmamıştır. Araştırma sonunda bulgular bağlamında araştırmacılara ve uygulayıcılara yönelik çeşitli önerilerde bulunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Rehberlik, psikolojik danışma, tutum, öğretmen, ortaokul.

Ortaokul öğretmenleriPsikolojik danışmaPsikolojik danışmanlık+4
Ethem Tamtürk
Yeditepe University · Institute of Educational Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

İlkokul öğretmenlerinin rehberlik hizmetlerine yönelik tutumları ile okul iklimi algıları arasındaki ilişki incelenmesi

Gerçekleştirilen bu çalışmada ilkokul öğretmenlerinin rehberlik hizmetlerine yönelik tutumları ile okul iklimi algıları arasındaki ilişkinin incelenmesi amaçlanmıştır. İlişkisel tarama deseni kullanılarak gerçekleştirilen bu çalışmada Kocaeli ili Gölcük ilçesinde görev yapan 299 ilkokul öğretmeninin görüşüne başvurulmuştur. Verilerin toplanması amacıyla "Rehberlik Hizmetlerine Yönelik Tutum Ölçeği" ve "Okul İklimi Ölçeği" kullanmıştır. Araştırmada veriler Kruskall Wallis testi, Mann Whitney U testi, T testi, ANOVA ve Pearson Momentler Korelasyon katsayıları kullanılarak çözümlenmiştir. Araştırma sonucunda elde edilen bulgulara göre, rehberlik hizmetlerinin geliştirici etkileri ile ilgili algılar açısından 25 – 29 yaş grubu lehine anlamlı farklılık olduğu görülmüştür, 40-44 yaş aralığındaki ilkokul öğretmenlerinin yakından kontrol davranışlarına yönelik algılarının diğer yaş gruplardaki öğretmenlere göre yüksek olduğu gözlenmiştir. Meslekteki deneyimi 1-5 yıl arasında olan öğretmenlerin yüksekten bakma davranışlarının kendilerinden tecrübeli öğretmenlere göre daha fazla olduğu bulunmuştur. Elde edilen bir diğer bulgu sonucunda rehberlik etkinliklerine katılım açısından kadın öğretmenlerin daha olumlu görüş belirttikleri belirlenmiştir. Elde edilen bir diğer bulguya göre kadın öğretmenlerin erkek öğretmenlere göre davranışları engelleme ve işe dönüklük konularında daha fazla ön planda oldukları sonucuna varılmıştır. Ayrıca. Rehberlik hizmetlerine yönelik tutum ile okul iklimi algılarının alt boyutlar açısından genel olarak ilişkili olduğu belirlenmiştir. Bu bulgular ilgili alan yazın ışığında tartışılmıştır. Anahtar Kelimeler: Rehber öğretmen, rehberlik hizmetleri, okul iklimi, sınıf öğretmeni, sınıf rehber öğretmeni.

Mesleki rehberlikOkul iklimiRehber öğretmenler+7
Gül Aygün
Yeditepe University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Okul öncesi öğretmenlerinin fen öğretimine yönelik tutumları ile öz yeterlilik düzeyleri arasındaki ilişkinin incelenmesi (İstanbul ili Ataşehir ilçesi örneği)

Bu araştırma okul öncesi öğretmenlerinin fen bilgisi öğretimine yönelik tutumları ile öz-yeterlik düzeyleri arasındaki ilişkiyi değerlendirmek amacı ile yapılmıştır. Araştırma İstanbul ili Ataşehir ilçesi içerisinde yer alan, özel ve devlet anaokulunda çalışan 250 okul öncesi öğretmeni ile gerçekleştirilmiştir. Veriler 2014-2015 eğitim öğretim yılı güz yarı yılında bu araştırmada, demografik bilgileri elde etmek fen öğretimi öz yeterlik inançlarının belirlenmesinde Riggs ve Enochs (1990) tarafından geliştirilmiş ve Özkan, Tekkaya ve Çakıroğlu (2002) tarafından Türkçeye uyarlanmış olan "Fen Öğretimi Öz-Yeterlik İnancı Ölçeği" ve fen öğretimine yönelik tutumlarının belirlenmesinde ilk olarak 1986 yılında Thompson ve Shrigley's tarafından ilköğretim öğretmenlerine yönelik olarak geliştirilip Cho, Kim ve Choi (2003) tarafından ise okul öncesi öğretmen adaylarına adapte edilip Çakmak (2006) Türkçeye uyarlanmış olan "Fen Öğretimine Yönelik Tutum Ölçeği"(FÖYTÖ) ve araştırmacı tarafından geliştirilen "Anket Formu" kullanılarak toplanmıştır. Araştırma sonuçları, okul öncesi öğretmenlerinin fen bilgisi öğretimi öz-yeterlik ölçeğinin kişisel öz-yeterlik ve sonuç beklentisi alt boyutlarında inançlarının iyi seviyede olduğunu göstermiştir. Ayrıca analiz sonuçları okul öncesi öğretmenlerinin fen bilgisi öğretimine yönelik pozitif tutum geliştirdiklerini ve kişisel öz-yeterliliklerinin iyi yönde olduğunu göstermiştir. Bunlara ek olarak okul öncesi öğretmenlerinin fen öğretimine yönelik tutumları ve öz-yeterlilikleri ile okul öncesi öğretmenlerinin sonuç beklentileri ve fen öğretimine yönelik tutumları arasında pozitif yönde istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Ayrıca fen dersini etkili bir şekilde öğretebileceğine inanan öz-yeterliliği yüksek öğretmenlerin fen öğretimine yönelik pozitif bir tutum geliştirdikleri söylenebilir. Anahtar Kelimeler: Fen Eğitimi,Okul Öncesi Fen Eğitimi,Öz-Yeterlik İnancı, Tutum.

Fen bilgisi öğretimiOkul öncesi öğretmenlerTutumlar+2
Yağmur Melis Orkunoğlu
Yeditepe University · Institute of Educational Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaöğretim öğrencilerinin siber zorbalık ve internet saldırganlık düzeyleri ile sosyal medyaya ilişkin tutumlarının incelenmesi: Çekmeköy örneği

Bu araştırmanın amacı, ortaöğretim öğrencilerinin sosyal medya tutumlarının siber zorba davranışlarda bulunma ve maruz kalma durumları ile ilişkisinin incelenmesidir. Araştırma örneklemini, 2014-2015 eğitim-öğretim yılında Milli Eğitim Müdürlüğüne bağlı özel ve resmi ortaöğretim kurumlarında eğitim gören 779 öğrenci oluşturmaktadır. Araştırmanın bulguları değerlendirildiğinde, Sosyal Medya Tutum Ölçeği alt boyut ve toplam puanları ile Siber Zorbalık ve İnternet Saldırganlığı Tarama Ölçeği alt boyutları arasındaki ilişkiyi belirlemek amacıyla yapılan Pearson Çarpım Momentler Korelasyon Analizi sonucunda, Sosyal Medya Tutum Ölçeği toplam puanı ile Siber Zorbalık ve İnternet Saldırganlığı Tarama Ölçeği alt boyutları arasında pozitif yönlü anlamlı ilişki bulunmuştur. Sosyal Medya Tutum Ölçeği alt boyutlarından Sosyal Yetkinlik ve Paylaşım İhtiyacı ile Siber Zorbalık ve İnternet Saldırganlığı Tarama Ölçeği alt boyutlarından Siber Zorbalık Mağduru Olma ve Siber Zorba Olma arasında pozitif yönlü anlamlı ilişki bulunmuştur. Sosyal Medya Tutum Ölçeği Sosyal İzolasyon alt boyutu ile Siber Zorbalık ve İnternet Saldırganlığı Tarama Ölçeği alt boyutlarından Siber Zorbalık Mağduru Olma ve Siber Zorba Olma arasında negatif yönde anlamlı ilişki bulunmuştur. Yapılan bu araştırma sayesinde ortaya çıkan ilişkiler detaylı şekilde analiz edilerek çözüm ve korunma yolları konusunda önerilerde bulunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Sosyal Medya Tutumu, Siber Zorbalık, Siber Kurban Olma, İnternet Teknolojileri Kullanımı

Lise öğrencileriSaldırganlıkSiber zorbalık+5
Aslı Ümmetler İlhan
Yeditepe University · Institute of Educational Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Bütüncül beyin öğretiminin etkililiği konusunda öğretmen görüşleri (Bilfen okulları örneği)

Bu araştırma, öğretmenlerin Bütüncül Beyin Öğretimi Tekniğinin etkililiğine dair görüşlerinin akademik-disiplin, sınıf yönetimi ve sosyal alanda olmak üzere çok boyutlu olarak incelenerek varsa öğretmenlerin bu tekniğin kullanımdaki yetersizliklerinin ve nedenlerinin belirlenmesine katkıda bulunmak üzere gerçekleştirilmiştir. Bu çalışma, öğretmenlerin Bütüncül Beyin Öğretimi Tekniği ile ilgili düşüncelerini ve yeterlilik düzeylerini belirlemek üzere daha önce yapılmış bir araştırma bulunmaması açısından da ayrıca ehemmiyet arz etmektedir. Tekniğin önemine dikkat çekerek konuyla ilgili farkındalığı arttırmak da hedeflenmiştir. Bu araştırmada ilkokullarda görev yapan öğretmenlerin Bütüncül Beyin Öğretimi Tekniğinin etkililiğine dair görüşlerinin göreve, yaşa, kıdeme ve öğrenim durumu bakımından istatistiki olarak anlamlı seviyede bir farklılaşma bulunup bulunmadığının belirlenmesi hedeflenmiştir. Araştırma evreni, 2014-2015 Eğitim-Öğretim yılında istanbul Anadolu Yakasında MEB'e bağlı BİLFEN İlkokullarında çalışan 16 yönetici, 130 sınıf öğretmeni, 66 branş öğretmeni olmak üzere 212 kişiden oluşmaktadır. Evrenin tamamına ulaşılmıştır. Kullanılan ölçme aracı 2 kısım içermektedir. İlk kısım katılımcıların demografik durumlarını resmetmek üzere hazırlanmış öğretmenlerin görevini, yaşını, kıdemini, öğrenim durumunu belirlemeye yönelik oluşturulmuş olan Kişisel Bilgi Formu'dur. İkinci bölüm ise Bütüncül Beyin Öğretimi Tekniğinin etkililiği konusunda öğretmen görüşlerini öğrenmek için, "Bütüncül Beyin Öğretimi Tekniğinin akademik alana etkisine ilişkin", "Bütüncül Beyin Öğretimi Tekniğinin disiplin ve sınıf yönetimi alanına etkisine ilişkin", "Bütüncül Beyin Öğretimi Tekniğinin sosyal alanına etkisine ilişkin" algılarını ölçmeye yönelik 46 sorudan oluşmaktadır. Anket, literatür taraması yapılarak, 5'li likert modeline uygun olarak "Hiç" (1), "Çok az" (2), "Orta düzeyde" (3), "Büyük oranda" (4) ve "Tamamen"(5) seçenekleri eklenerek oluşturulmuştur. Araştırma sonuçlarına göre, Yüksek Lisans mezunu öğretmenler Bütüncül Beyin Öğretimi Tekniğinin etkililiği hususunda daha yüksek beklentilere sahiptir. Öğrencileri yakından gözlemleme imkânı olan sınıf öğretmenleri, yöneticiler ve branş öğretmenlerine göre tekniği daha etkili bulmaktadırlar. 11-15 yıl kıdemi olan öğretmenler ve 30 yaş üstü öğretmenler tekniği diğerlerine göre daha etkili bulmaktadırlar.

Beyin odaklı öğretimBütüncül eğitimEtkililik+4
Ayça Duran
Yeditepe University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2017
00
Master'sOpen AccessTR

İlkokul öğretmenlerinin değişime karşı dirençleri ile kişilik özellikleri arasındaki ilişkinin incelenmesi

Araştırmanın yapılma amacı, ilkokul öğretmenlerinin değişime karşı gösterdikleri direncin, kişilik özellikleriyle olan ilişkinin incelenmesidir. Veriler İstanbul İli Beykoz İlçesinde bulunan devlet ve özel ilkokullarda görev yapmakta 136 kadın ve 64 erkek olmak üzere toplam 200 öğretmenden toplanmıştır. Veriler kişisel bilgi toplama formu ve iki ayrı ölçek ("Kişilik Özellikleri Ölçeği (Sıfat Tarama Listesi)", "Değişime Karşı Direnme Nedenleri Ölçeği") kullanılarak elde edilmiştir. Ölçekler uygulandıktan sonra ulaşılan bilgiler kodlanarak bilgisayarda SPSS yazılımı yardımıyla çözümlenmiştir. İlkokul öğretmenlerinin değişime dirençlerinin cinsiyet, medeni durum, alan, öğrenim durumu, bulunduğu okulda çalışma süresi ve kıdem değişkenlerine göre farklılaşmadığı bulunmuştur. Okul türüne göre, devlet/resmi okulda görev yapan öğretmenlerin okulların kapasite eksikliğinden kaynaklanan direniş düzeylerinin özel okulda görev yapan öğretmenlere göre daha yüksek olduğu, yaş değişkeni açısından 20-30 yaş arasındaki öğretmenlerin yeni görev rol ve sorumlulukları alma isteksizliğinden kaynaklanan direniş düzeylerinin diğer yaş gruplarına göre daha yüksek olduğu sonucu bulunmuştur. İlkokul öğretmenlerinin kişilik özelliklerinin yaş, öğrenim durumu ve kıdem değişkenlerine göre farklılaşmadığı sonucuna varılmıştır. Cinsiyet değişkeni açısından erkeklerin kendini suçlama düzeylerinin kadınlara göre daha yüksek olduğu sonucu bulunmuştur. Medeni durum değişkeni açısından farklılık şefkat, uyarlık, otokontrol, kişisel uyum ve ideal benlik alt boyutlarında evlilerin lehine, bağımsızlık ve saldırganlık alt boyutlarında ise bekârların lehine anlamlı bulunmuştur. Okul türü değişkeni açısından uyarlık ve otokontrol alt boyutlarında farklılık devlet/resmi okulda görev yapan öğretmenlerin lehine özgüven ve erkeksi alt boyutlarında ise özel okulda görev yapan öğretmenlerin lehine anlamlı bulunmuştur. Alan değişkeni açısından başatlık alt boyutunda sınıf öğretmenlerinin lehine bir sonuç bulunmuştur. Bulunduğu okulda çalışma süresi değişkeni açısından gösteriş alt boyutunda farklılık 1-5 yıl arasında çalışanların lehine bulunmuştur. Kişilik özellikleri ölçeği kadınsı alt boyutu ile değişime direnç ölçeği bilgi eksikliğinden kaynaklanan direnişler alt boyutu arasında negatif yönde, kişilik özellikleri ölçeği yaratıcılık alt boyutu ile değişime direnç ölçeği değişimden zarar görme korkusundan kaynaklanan direnişler alt boyutu arasında pozitif yönde anlamlı ilişki bulunmuştur. Sonuç olarak, ilkokul öğretmenlerin kişilik özelliklerinin değişime direnç göstermelerinde kısmen de olsa etkili olduğu görülmüş, özellikle kişilik özelliklerinin eğitimin önemli bir parçası olan değişim ve değişime direnç üzerindeki etkileri kapsamlı olarak tartışılmıştır. Anahtar Sözcükler: Değişim, Değişime Direnç, Kişilik

DeğişimDeğişime dirençEğitim psikolojisi+4
Ayça Nur Uysal
Yeditepe University · Institute of Educational Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Mesnevi'de üst düzey düşünme becerilerinin geliştirilmesi için faydalanılabilecek metaforların incelenmesi

Bu araştırmanın amacı Mesnevi'de üst düzey düşünme becerilerinin geliştirilmesi için faydalanabilecek metaforların incelenmesidir. Araştırmada; üst düzey düşünme becerileri olarak; eleştirel düşünme, yaratıcılık ve yaratıcı düşünme, problem çözme, karar verme ve üstbiliş becerileri esas alınmıştır. Esas alınan becerilerin geliştirilmesinde kullanılan stratejiler: ?Eleştirel Düşünme Stratejileri?, ?Yaratıcılığı Geliştirmek İçin 25 Yol?, ?Genel Sorun Çözme Stratejileri?, ?Karar Verme Stilleri?, ?Karar Verme Stratejileri? ve ?Üstbiliş Stratejileri? şeklinde alanyazından seçilmiştir. Daha sonra; 4017 beyitten oluşan Mesnevi'nin I. Cildi üzerinde Çağdaş Metafor Teorisi ve Metafor Belirleme Usulü (MBU) yöntemlerine uygun olarak metafor belirleme işlemleri yapılmıştır. Metafor sayısını sınırlamak amacıyla ?Metinler arası Tutarlılık? da aranmıştır. Yapılan çalışmaların sonucunda 119 metaforda karar kılınmıştır. Metaforların hedef alanları belirlenmiş, dilsel metaforlar / metaforik dilsel ifadeleri yazılmıştır. Bu aşamadan sonra; 119 metaforun her biri üst düzey düşünme becerileri açısından değerlendirilmiş ve metafor kullanımı nedeniyle ortaya çıktığı ve kullanıldığı varsayılan stratejiler tespit edilmiştir. Metaforların stratejilerin ortaya çıkması ve kullanılmasında varsayılan etkisi, bağlantı ifadeleri ile gösterilmiştir. Sonuç olarak; Mesnevide yer alan metaforları kullanarak üst düzey düşünme becerilerinin geliştirilebileceğini doğrulayan bulgulara ulaşılmıştır. Ayrıca, bulgular bağlamında, Mesnevi'nin bu amaçla nasıl kullanılabileceği konusunda bazı öngörülerde ve eğitimcilere yönelik bazı önerilerde de bulunulmuştur.

Bilişüstü beceriDüşünmeDüşünme stilleri+5
Kevser Yıldırım
Yeditepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2013
00
Master'sOpen AccessTR

Tek ebeveynli olan ve olmayan ergenlerin atılganlık düzeyleri ile benlik saygılarının incelenmesi: İstanbul ili Sancaktepe örneği

Araştırmanın amacı, tek ebeveynli olan ve olmayan ergenlerin atılganlık düzeyleri ile benlik saygılarının incelemektir. Bu doğrultuda araştırmamız boşanma, ayrılık ve ebeveyn kaybı gibi nedenlerle tek ebeveyni ile yaşamak zorunda kalan öğrenciler ile tam ve bütünlüğünü koruyan ailede yaşayan öğrencilerin, atılganlık düzeylerinin ve benlik saygılarının farklılaşıp farklılaşmadığını, aralarındaki ilişkilerin ne düzeyde olduğunu belirlemeyi ve farklılaşmayı-ilişkileri belirleyen nedenleri bulgulamak hedeflenmiştir.Araştırma, 2012-2013 Eğitim-Öğretim yılında İstanbul ili Sancaktepe İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü'ne bağlı 15 farklı ortaokulda 6. 7. ve 8. sınıfta öğrenim gören 435 öğrenci üzerinde yürütülmüştür. Bu öğrencilerin 251'i kız, 184'ü ise erkektir. Öğrencilerin 223'ü tek ebeveynli, 212'si ise ebeveyn birlikteliği devam eden öğrencilerden oluşmaktadır.Araştırmada, öğrencilerin benlik ve benlik saygılarını ölçmek için Piers-Harris (1964)'in Benlik Kavramı (Öz Kavram) Ölçeği, öğrencilerin atılganlık düzeylerini ölçmek için ise Topukçu (1982)'nun Atılganlık Envanteri, demografik özellikler için ise araştırmacı tarafından hazırlanan kişisel bilgi formu kullanılmıştır.Piers-Harris Benlik Kavramı (Öz Kavram) Ölçeği 80 maddeden oluşmakta ve 6 alt boyutu bulunmaktadır. Bu alt boyutlar; Mutluluk-Doyum, Kaygı, Popülarite-Sosyal beğeni- Gözde olma, Davranış ve Uyma-Konformite, Fiziksel görünüm, Zihinsel ve Okul Durumudur.Topukçu (1982)'nun Atılganlık envanteri ise 45 maddeden oluşmakta ve alt boyutları bulunmamaktadır.Araştırmadan elde edilen veriler, SPSS 15.0 programı kullanılarak analiz edilmiş ve yorumlanmıştır. Araştırmada demografik değişkenlerin yüzde ve frekans dağılımları çıkarılmış, verilerin normalliği denetlenerek buna uygun parametrik ve non-parametrik analiz teknikleri kullanılmıştır. Araştırmada non-parametrik analiz tekniklerinden Kruskal Wallis-H testi kullanılmış, farklılığın anlamlı bulunması durumunda ise farklılıkların hangi gruplardan kaynaklandığını belirlemek amacıyla Mann Whitney U testi uygulanmıştır. Yine normal dağılım göstermeyen grupların farklılığını belirlemede de Mann Whitney U testi kullanılmıştır. Araştırmada parametrik analiz tekniklerinden ise Tek Yönlü Varyans Analizi (ANOVA) kullanılmış, farkın anlamlı çıkması durumunda ise farklılıkların hangi gruplardan kaynaklandığını belirlemek için Post-hoc tekniklerinden LSD ve Tamhane's T2 Testi tercih edilmiştir. Yine farklılıkları belirlemek amacıyla parametrik analiz tekniklerinden biri olan Bağımsız Gruplar T Testi kullanılmıştır. Gruplar arasındaki ilişkileri belirlemede ise Pearson Çarpım Momentler Korelasyon analiz tekniği kullanılmıştır.Araştırmanın bulguları değerlendirildiğinde, Benlik (Öz Kavram) Ölçeği alt boyutları ile Atılganlık Envanteri toplam puanları arasındaki ilişkiyi belirlemek amacıyla yapılan Pearson Çarpım Moment Korelasyon Analizi sonucunda; Benlik (Öz Kavram) Ölçeği mutluluk ve doyum, kaygı, popülarite (sosyal beğeni), konformite(davranış ve uyum),fiziksel görünüm, zihinsel ve okul durumu alt boyut puanları ile atılganlık envanteri toplam puanları arasında pozitif yönde anlamlı ilişkiler bulunmuştur. Ayrıca Benlik (Öz Kavram) Ölçeği toplam puanları ile Atılganlık Envanteri toplam puanları arasında pozitif yönde anlamlı ilişkiler bulunmuştur.Anahtar Kelimeler: Benlik, Öz Benlik, Benlik Saygısı, Öz Benlik Saygısı, Öz Saygı, Öz Kavram, Atılganlık, Çekingenlik, Tek Ebeveynlilik, Parçalanmış Aile, Boşanma, Ebeveyn Kaybı

AileAtılganlıkBenlik saygısı+6
Mesut Demirbilek
Yeditepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2013
00
Master'sOpen AccessTR

İşitme engelli öğrencilerin öğrenilmiş güçlülük ile umutsuzluk düzeyleri arasındaki ilişki

Bu araştırma, İşitme engelli öğrencilerin öğrenilmiş güçlülük düzeyleri ile umutsuzluk düzeyleri arasındaki ilişkinin incelenmesi amacıyla yapılmıştır.Çalışma evreni 2012?2013 eğitim öğretim yılında İstanbul ilinde bulunan İşitme Engeller Ortaokulları, İşitme Engelliler Özel Eğitim Meslek Liseleri ve Tuzla İlçesinde bulunan Meslek Liselerinde Okuyan İşitme Engelli Kaynaştırma öğrencilerdir. Örneklem bu evren içinden araştırmaya katılan 258 öğrencidir.Araştırma ile ilgili veriler Öğrenilmiş Güçlülük Ölçeği ile Umutsuzluk Ölçeği ve Kişisel Bilgi Formu ile toplanmıştır. Ölçeklerden elde edilen veriler kodlanarak bilgisayar ortamında SPSS paket programı yardımıyla çözümlenmiştir. Ölçeğin birinci bölümüyle ilgili verilere ilişkin frekans ve yüzde dağılımı alınmış, öğrencilerin tutumlarının belirlenmesine yönelik olarak aritmetik ortalama ve standart sapma, tutumlar arasında farklılığı ortaya koyabilmek için ikili karşılaştırmalarda t testi, ikiden fazla değişken gruplarının karşılaştırılmasında ise tek yönlü varyans analizi kullanılmıştır. Görüşler arasında anlamlı bir farklılık olup olmadığı ?=0.05 anlamlılık düzeyinde test edilmiştir.Araştırmadan elde edilen bulgular şunlardır;1.İşitme engelliler ortaokulu ve meslek liselerindeki işitme engelli öğrencilerin umutsuzluk düzeylerinin ortalamalar seviyesinde olduğu, cinsiyet, baba eğitim durumu, işitme kaybı, değişkenine gruplar arasındaki anlamlı farklılıklar bulunmamıştır.2.İşitme engelli öğrencilerin annelerinin eğitim durumu, ekonomik durum, okul türü, sınıf değişkenlerine göre anlamlı farklılık görülmüştür.3.İşitme engelli öğrencilerin öğrenilmiş güçlülük düzeylerinin ortalamalar seviyesinde olduğu, cinsiyetlerine, sınıflarına, işitme kaybına göre anlamlı farklılık bulunurken, anne ve baba eğitim durumuna ailenin gelir durumuna göre öğrenilmiş güçlülüklerinde anlamlı bir farklılık bulunmamıştır. 4.Umutsuzluk ölçeği ile öğrenilmiş güçlülük ölçeği arasındaki ilişkiler istatistiksel olarak negatif yönde anlamlıdır. Yani umutsuzluk arttıkça öğrenilmiş güçlülük azalmaktadır.Anahtar Sözcükler: Özel eğitim, İşitme Engeli, Öğrenilmiş Güçlülük, Umutsuzluk.

Engelli çocuklarUmutsuzlukÖzel eğitim+4
Adnan Etci
Yeditepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2013
00
Master'sOpen AccessTR

Zihinsel engelli bireye sahip annelerin çocuklarını kabullenişleri ile umutsuzluk düzeylerinin incelenmesi

Bu araştırmanın genel amacı; engelli çocuğa sahip olan annelerin engelli çocuklarını kabullenme veya reddetme davranışlarına ait algısına ve umutsuzluk düzeyleri arasındaki ilişkinin incelenmesi ve bunları yordayıcı olabilecek çeşitli değişkenleri incelemektir. Bu araştırma ile Zihinsel Engelli çocuklara sahip annelerin durumları hakkındaki bilgiler araştırmacı tarafından geliştirilen anket formu ile, Ebeveyn Kabul-Red Ölçeği (PARQ) doğrultusunda; sıcaklık ve sevgi, saldırganlık ve kin, ilgisizlik ve ihmal ve ayrıştırılmamış reddetme alt boyutları aracılığıyla annenin engelli çocuğunu kabullenme veya reddetme davranışına ait algısının ve Beck Umutsuzluk Ölçeği doğrultusunda ?gelecekle ilgili duygular ve beklentiler?, ?motivasyon kaybı? ve ?umut? alt boyutları aracılığıyla umutsuzluk düzeylerinin belirlenmesi amaçlanmıştır.Araştırmanın çalışma grubunu 2011-2012 yılında İstanbul ili Sancaktepe ilçesinde bulunan resmi veya özel eğitim kurumuna devam eden zihinsel engelli bireye sahip 243 çocuk annesi oluşturmaktadır.Araştırma bulgularında; zihinsel engelli bireye sahip annelerin çocuklarını kabullenme veya reddetme davranışına ait algısı çocuğun yaşı, cinsiyeti, ailedeki çocuk sayısı, ailenin gelir düzeyi değişkenlerine göre farklılaşmadığı, annenin yaşı, annenin eğitim durumu, destek eğitimden faydalanma ve destek eğitimden memnuniyet değişkenlerine göre farklılaştığı görülmüştür. Annelerin yaşı ilerledikçe, eğitim düzeyleri arttıkça, destek eğitimden faydalandıkça ve almış oldukları destek eğitimden memnuniyet duydukça zihinsel engelli çocuklarını daha çok kabullendikleri görülmüştür. Zihinsel engelli bireye sahip annelerin umutsuzluk düzeyleri çocuğun yaşı, cinsiyeti, çocuğun 2. Engel durumu, aileni geliri değişkenleri açısından anlamlı farklılık göstermezken annenin eğitim düzeyi, zihinsel özür düzeyi, ailedeki çocuk sayısı, annenin yaşı, destek eğitim alma ve destek eğitimden memnuniyet değişkenlerinde anlamlı farklılıklar olduğu görülmüştür. Zihinsel engelli bireye sahip annelerin eğitim düzeyleri arttıkça, çocuklarının zihinsel özür düzeyi düştükçe, ailede bulunan çocuk sayısı azaldıkça, annelerin yaşı yükseldikçe, destek eğitimden faydalandıkça ve çocukları için almış oldukları bu destek eğitimden memnuniyetleri arttıkça geleceğe daha umutlu baktıkları görülmüştür.

Ana-çocuk ilişkisiEbeveyn kabul veya reddiEngelli çocuklar+6
Ahmet Eş
Yeditepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2013
00
Master'sOpen AccessTR

İşitme engelli okullarında çalışan öğretmenlerin empati eğilimleri ile sınıf yönetim becerileri arasındaki ilişki

Bu araştırma, İşitme engelli okullarında çalışan öğretmenlerin empatik eğilimleri ile sınıf yönetim becerileri arasındaki ilişkinin incelenmesi amacıyla yapılmıştır.Çalışma evreni 2012?2013 eğitim öğretim yılında İstanbul ilinde bulunan işitme engelli okullarında çalışan yönetici ve öğretmenlerdir. Örneklem bu evren içinden araştırmaya katılan 174 öğretmendir.Araştırma ile ilgili veriler ?Empatik Eğilim Ölçeği ve Sınıf Yönetim Becerileri Ölçeği

EmpatiEmpatik eğilimEngelli kişiler+7
Özgür Zilan Söylemez
Yeditepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2013
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaokul ve lise öğrencilerinin sosyal medyaya ilişkin tutumlarının incelenmesi: Çekmeköy örneği

Bu çalışma öğrencilerin sosyal medyaya ilişkin tutumlarını incelemek amacıyla gerçekleştirilmiştir.Araştırmanın ilk aşamasında sosyal medyaya ilişkin tutumları ölçen bir ölçme aracı geliştirmek amacıyla oluşturulan 95 madde uzman görüşüne sunulmuş ve kapsam geçerliği işlemlerinin ardından ilgili maddeler ölçekten çıkarılmıştır. Oluşan 75 maddelik taslak ölçek 302 öğrenciye uygulanmıştır. Ölçeğin yapı geçerliğini saptamak amacıyla yapılan temel bileşenler ana lizi ile faktör analizi sonucunda 4 faktörlü (paylaşım ihtiyacı, sosyal yetkinlik, sosyal izolasyon ve öğretmenlerle ilişki), toplam varyansın %52.650'sini açıklayan ve 23 maddeden oluşan ölçek elde edilmiştir. Güvenirlik (iç tutarlık) için yapılan analizlerde ölçeğin tümü için Cronbach aT=.85 hesaplanmıştır. Alt boyutlar için alpha katsayıları Cronbach amin=.79 ile Cronbach amax=.81 arasında değişmektedir. Öte yandan madde-toplam ve madde-kalan korelasyonları anlamlı ve maddelerin ayırt edici olduğu saptanmış ayrıca faktörler arasında korelasyonların anlamlı olduğu belirlenmiştir. Yine güvenirlik için ölçek üç hafta arayla aynı gruba uygulanmış ve test-tekrar test korelasyon katsayısı da pozitif yönde anlamlı bulunmuştur (r=.83; p<.001). Elde edilen bu bulgular ölçeğin geçerli ve güvenilir olduğunu kanıtlar niteliktedir.Araştırmanın ikinci aşamasında ortaokul ve lise öğrencilerinin sosyal medyaya ilişkin tutumları incelenmiştir. Çalışma İstanbul ili Çekmeköy ilçesinde öğrenim gören 735 öğrenci üzerinde gerçekleştirilmiştir. Örneklem grubundan elde edilen SMTÖ (Sosyal Medya Tutum Ölçeği) toplam puanları ve alt boyutlardan alınan puanlar demografik değişkenlere göre karşılaştırılmıştır. Araştırma sonucunda öğrencilerin sosyal medyaya ilişkin tutumlarının olumlu olduğu sonucuna varılmıştır. Yine araştırma sonucunda elde edilen bulgulara göre; öğrencilerin sosyal medyaya ilişkin tutumlarının ortaokul veya lisede öğrenim görme, okul türü, sınıf düzeyi, algılanan gelir düzeyi, sosyal medya sitelerine üye olup olmama, sosyal medyayı kullanma süresi, kullanma sıklığı, harcanan ortalama süre ve en çok kullanılan sosyal medya sitesi değişkenine göre anlamlı bir farklılık göstermekte olduğu saptanmıştır.Anahtar Kelimeler: Sosyal Medya, Öğrenci, Tutum, Tutum Ölçeği

Lise öğrencileriOrtaokul öğrencileriSosyal medya+4
Ferhat Süleyman Argın
Yeditepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2013
00
Master'sOpen AccessTR

İlköğretim okullarında görev yapan öğretmenlerin örgütsel kültürleri ile işe yabancılaşmaları arasındaki ilişkinin incelenmesi (Ataşehir ilçesi örneği)

Bu araştırma, ilköğretim okullarında görev yapan öğretmenlerin örgütsel kültürleri ile işe yabancılaşmaları arasındaki ilişkiyi ortaya koymak üzere yapılmıştır. Bu araştırmada ilköğretim okullarında görev yapan öğretmenlerin örgütsel kültür ölçeğiyle güç, rol, başarı, destek boyutu ile işe yabancılaşma algılarının güçsüzlük, anlamsızlık, yalıtılmışlık ve okula yabancılaşma boyutlarında öğretmenlerin cinsiyeti, medeni durumu, kıdemi, öğrenim durumu, okul türü, branşı, kurumu, kurum kıdem değişkenlerine göre istatistiksel olarak anlamlı düzeyde bir farklılık olup olmadığı, örgütsel kültürleri işe yabancılaşma arasında anlamlı ilişki bulunup bulunmadığı incelenmiştir. Bu araştırmanın evreni İstanbul İli, Ataşehir İlçesinde bulunan resmi ve özel ilköğretim okullarında, branş ve sınıf öğretmenlerinden oluşmaktadır. Ekonomik kaynaklar ve zaman kısıtlığı nedeniyle tüm evrene ulaşmak yerine, evrenden örnekleme yoluna gidilmiştir. Örnekleme modeli olarak da tesadüfi oransız küme örnekleme modeli kullanılmıştır. Ataşehir'de 35 resmi okul, 7 özel okul bulunmaktadır. Örneklem seçiminde oransız küme yöntemiyle 35 resmi okuldan kura ile 10 okul, 7 özel okuldan kura ile 2 okul belirlenmiştir. Seçilmiş olan resmi ve özel kurumlarda toplam 12 okulda bulunan tüm öğretmenlere uygulaması amaçlanmıştır. Bu okullarda bulunan 216 öğretmenden 200 öğretmene ancak ulaşılmış, altı ölçek formu farklı nedenlerle (boş bırakılan maddeler gibi) değerlendirme dışında çıkarılmıştır. Örneklemi oluşturan öğretmenlere, Kişisel bilgi formuyla, öğretmenlerin işe yabancılaşma düzeylerini ölçmek amacıyla 38 maddeden oluşan, Elma (2003) tarafından geliştirilen ?İlköğretim Öğretmenlerinin İşe Yabancılaşması Ölçeği? 37 madde ve 4 alt boyuttan oluşan ve istatistiki açıdan gerçek uygulamaya uygun olduğu belirlenen'' Örgütsel Kültür Ölçeği'' Yavuz Kara'nın izniyle kullanılmıştır.

Örgüt kültürüÖğretmenlerİlköğretim okulları+2
Saadet Açıkel
Yeditepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2013
00
Master'sOpen AccessTR

İlköğretim II. kademe öğrencilerinin sosyal görünüş kaygıları ile benlik saygıları arasındaki ilişkinin incelenmesi

Bu araştırmada, İstanbul İli Üsküdar İlçesi ilköğretim ikinci kademede öğrenim görmekte olan öğrencilerin sosyal görünüş kaygıları ile benlik saygısı düzeyleri arasındaki ilişkinin incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırma ilişkisel tarama modellerinden karşılaştırma türü tarama modelinde bir çalışmadır. Çalışma, 2011-2012 eğitim-öğretim yılında İstanbul İli Üsküdar İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü?ne bağlı 4 kamu okulu ve 3 özel okulda ikinci kademede öğrenim gören 516 öğrenci üzerinde gerçekleştirilmiştir. Araştırmaya katılan öğrencilerin 270?i kız, 245?i erkektir. Araştırmada veri toplama aracı olarak ?Piers Harris Çocuklar İçin Öz-Kavramı Ölçeği?, ?Sosyal Görünüş Kaygısı Ölçeği? ve araştırmanın bağımsız değişkenleri hakkında veritoplamak amacıyla araştırmacı tarafından düzenlenen ?Anket? kullanılmıştır.Araştırmadan elde edilen veriler SPSS 17.0 programı kullanılarak analiz edilmiş ve yorumlanmıştır. Bulguların analizinde frekans ve yüzde dağılımları kullanılmış, ayrıca gruplararası farkı belirlemede Tek Yönlü Varyans Analizi (ANOVA), Bağımsız Gruplar t Testi, Kruskal Wallis-H Testi; hangi gruplar arasında farklılık olduğunu belirlemede Post-hoc LSD tekniği ve Mann Whitney-U Analizi; gruplar arasındaki ilişkiyi belirlemede ise Pearson Çarpım Moment Korelasyon Analizi uygulanmıştır.Araştırmadan elde edilen bulgular ışığında, İlköğretim II. Kademe öğrencilerinin benlik saygısı alt faktör ve toplam puanları ile sınıf, cinsiyet, sosyoekonomik düzey, baba eğitim düzeyi, anne eğitim düzeyi, kardeş sayısı, kaçıncı kardeş olduğu, okul türü, ünlüleri takip etme, marka giyinme, magazin programı izleme, kilo alma korkusu, spor yapma, müzik aleti çalma, sosyal paylaşım sitelerinin aktif kullanıcı olma, internette geçirilen süre, sürekli oynanan video oyunları, akademik düzey değişkenlerine göre anlamlı farklılık bulunmuştur. Benlik saygısı ile yaş değişkeni arasında anlamlı farkbulunmamıştır.Sosyal görünüş kaygısı puanları ile anne eğitim düzeyi, kilo almaktan korkma, spor yapma, akademik başarı değişkenlerine göre anlamlı farklılık bulunmuştur. Sosyal görünüş kaygısı puanları ile yaş, sınıf, cinsiyet, sosyoekonomik düzey, baba eğitim düzeyi, kardeş sayısı, kaçıncı kardeş olduğu, okul türü, ünlü kişilerin takibi, marka ivgiyinme, magazin programı izleme, müzik aleti çalma, sosyal paylaşım sitelerinin aktif kullanıcı olma, internette geçirilen süre, video oyunları oynama değişkenlerine göre anlamlı bir farklılık göstermediği bulunmuştur.Piers Harris çocuklarda öz kavramı ölçeği alt boyut ve toplam puanları ile Sosyal Görünüş Kaygısı Ölçeği toplam puanları arasındaki ilişkiyi belirlemek amacıyla yapılan Pearson Çarpım Moment Korelasyon Analizi sonucunda, Piers Harris çocuklarda öz kavramı ölçeği toplam puanları ile Sosyal Görünüş Kaygısı Ölçeği toplam puanları arasında; Piers Harris çocuklarda öz kavramı ölçeği alt boyut puanları ile Sosyal Görünüş Kaygısı Ölçeği toplam puanları arasında istatistiksel olarak negatif yönde anlamlı bir ilişki olduğu saptanmıştır.Anahtar Kelimeler: Benlik saygısı, benlik, sosyal görünüş kaygısı

Benlik kavramıBenlik saygısıSosyal görünüş kaygısı+2
Fatma Işıkol Özge
Yeditepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2013
00
Master'sOpen AccessTR

Özel eğitim okullarını denetleyen eğitim denetmelerinin mesleki rehberlik görevleri ve iş başında yetiştirme rollerine ilişkin öğretmen görüşleri

Özel eğitim okulları ve bünyesinde özel alt sınıf bulunan ilköğretim okullarında çalışmakta olan öğretmenlerin özel eğitim okullarını denetleyen eğitim denetmenlerinin mesleki rehberlik ve iş başında yetiştirme rollerine ilişkin görüşleri hakkında bilgi edinmek araştırmanın amacını oluşturmaktadır.Araştırmanın örneklemini İstanbul İli Anadolu yakasında bulunan 26 tane okuldan küme örnekleme yöntemiyle random olarak seçilen 121 özel eğitim öğretmeni, 233 diğer öğretmenlik gruplarından oluşturmaktadır.Karan tarafından geliştirilen ÖZDİGO Ölçeği araştırmada verilerin toplanması amacıyla kullanılacak olup iki bölümden oluşmaktadır. Kullanılan "ÖZDİGO" Ölçeği (Özel Eğitimde Denetime İlişkin Görüş Ölçeği ) birinci bölümde araştırmaya katılan öğretmenlerin çeşitli değişkenlere ilişkin kişisel bilgileri yer almıştır. Ölçeğin ikinci bölümünde ise özel eğitim okullarını denetleyen eğitim denetmenlerinin mesleki rehberlik ve iş başında yetiştirme rollerinin öğretmenlerce algılanışını belirlemek üzere sorulan sorular bulunmaktadır.Elde edilen veriler, araştırmanın amaçları doğrultusunda çözümlenmiştir. Araştırmada kullanılan istatistiksel çözümlemelerde anlamlılık düzeyi 05 olarak kabul edilmiştir. Araştırma verilerin istatistiksel çözümlenmesi "SPSS 17.00 for Windows" paket programı kullanılmıştır. Bu istatistiksel işlemler ile ilgili sonuçlar, araştırmanın bulgular ve yorum bölümünde tablolar halinde verilmiştir.Araştırmanın sonucunda elde edilen bulgular şunlardır.1.Araştırmayakatılan öğretmenlerin bazı demografik değişkenlere göre özel eğitimde mesleki rehberlik ve iş başında yetiştirme görevlerini gerçekleştirmeleri incelendiğinde; öğretmenlerin cinsiyetleri, yaşları, en son bitirdiği eğitim programı, öğretmenlikteki mesleki deneyimi, sorumlu oldukları sınıfların bulunduğu kademeler, mezun oldukları branşları, sınıflarında bulunan özel eğitim öğrencilerinin özür türleri ve çalıştıkları kurumların özellikleri arasında anlamlı bir farklılık bulunmamıştır.2.Özelgereksinimli öğrencilere nasıl eğitim verileceğine ilişkin eğitim alanlar ile almayanlar arasında özel eğitim okullarını denetleyen eğitim denetmenlerinin mesleki rehberlik ve işbaşında yetiştirme rollerinin algılanışı arasında anlamlı bir farklılık bulunmuştur. Özel eğitim alanında hiç bir eğitim almayanlar denetimdeki mesleki yardım ve rehberlik çalışmalarına daha olumsuz bakarlarken, özel eğitim alanında eğitim alanlar ise yapılan mesleki yardım ve rehberlik çalışmalarına daha olumlu bakmışlardır. Çünkü hiçbir eğitim almayan grubun çok fazla bilgiye ihtiyacı vardır ve yapılan mesleki yardım ile rehberlik onların bilgi gereksinimlerini karşılayamadığı için onları tatmin etmemektedir.3.Özel gereksinimli öğrencilere yönelik eğitim alan grupların ise hangi yollarla bu eğitimleri aldıkları araştırılmış ve gruplar arasındaki farklılık anlamlı bulunmuştur. Buna göre özel eğitim alanından mezun olanların bitirilen fakültede alınan özel eğitim dersi ile bilgi sahibi olanlardan, hizmet içi eğitim alanlardan ve diğer yollarla kendini geliştirenlerden daha fazla mesleki rehberliğe ve iş başında yetiştirilmeye ihtiyaç duyulduğu görülmektedir. Bunun sebebi ise kişinin alanda bilgi sahibi olduğu için kendi öğretmenliğinin yeterliliğini daha iyi tahlil edebilmesine, eksik yanlarını daha net bilmesine ve hangi yönlerden desteklenmesi gerektiğinin farkında olmasına bağlanabilir. Diğer yollarla kendi kendini geliştiren, özel eğitim okullarında çalışarak tecrübe kazanan, alanda yazılmış kitapları okuyup bilgi sahibi olan gurubun ise tüm gruplar arasında en az rehberliğe ve iş başında yetiştirilmeye ihtiyaç duyması bizlere aslında neyi bilip neyi bilmediğini, neye ihtiyaç duyduğundan emin olmadığını, bu sebeple yardım alma isteğinin azlığını açıklayabilir. Yine özel eğitime yönelik hizmet içi eğitim alan grubun bitirilen ya da devam edilen fakültede özel eğitim dersi alan grup ile diğer yollarla özel eğitim hakkında bilgi sahibi olan gruptan daha fazla mesleki yardım ve rehberliğe ihtiyaç duyması yukarıdaki sebeplere bağlanabilir.4.Bir öğretim yılında denetmenlerin kaç kez öğretmenlere rehberlik yaptığına ilişkin soruya araştırmaya katılan öğretmenlerden nerdeyse 1/3'ü hiç yanıtını vermiştir. Hiç diyen 111 öğretmenin soruya ilişkin görüşü düşündürücüdür. Oysa ki, ilgili yönetmelik bir öğretim yılının başında, sonunda ve gerekli görüldüğü hallerde rehberlik çalışmalarının yapılmasını söylemektedir. Soruya 87 öğretmen bilmiyorum yanıtını vermiştir. Bunun da sebebininkendilerine az sayıda veya hiç rehberlik yapılmamış olduğundan soruya cevap veremedikleri düşünülebilir. Buradan da öğretmenlerin özel eğitim okullarını denetleyen eğitim denetmenlerinin rehberliğini yetersiz bulduğu sonucu çıkarılabilir.

DenetimDenetçilerEğitim denetimi+6
Öznur Makal Güner
Yeditepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2013
00
Master'sOpen AccessTR

Görme engelli öğrenci annelerinin yılmazlık özelliklerinin incelenmesi: İstanbul ili örneği

Araştırmanın amacı, ilköğretim görme engelli öğrencilerin annelerinin yılmazlık özeliklerinin çeşitli değişkenlere göre incelemektir. Araştırma beş bölümden oluşmaktadır. Bunlar; Giriş, Kurumsal Açıklamalar, Yöntem, Bulgular ve Yorum, Sonuç Tartışma ve Öneriler şeklindedir.Araştırma, 2011-2012 eğitim-öğretim yılında İstanbul İli Üsküdar İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü'ne bağlı Türkan Sabancı Görme Engelliler İlköğretim Okulu ve Sarıyer'e bağlı "Veysel Vardar Görme Engelliler İlköğretim Okulunda" öğrenim gören öğrencilerin annelerine uygulanmıştır. Araştırma 305 anne üzerinde yürütülmüştür.Araştırmada anket ve "Anne Yılmazlık Ölçeği uygulanmıştır. Anne Yılmazlık Ölçeği'nin geçerlilik ve güvenilirlik çalışması yapılmıştır.Yapılan ankette, araştırma grubunu oluşturan annelerin demografik özelliklerini (yaş, eğitim durumu, algılanan gelir düzeyi, çocuğun cinsiyeti, çocuğun ikinci bir engelinin olup olmaması, ailede başka bir engellinin bulunup bulunmaması, anne-babanın birlikte olup olmaması) betimleyici frekans ve yüzde dağılımları çıkarılmış, sonra ölçeğin toplam puanları için aritmetik ortalama () ve standart sapma (ss) değerleri saptanmıştır. Öte yandan, karşılaştırma analizleri için yeterli dağılımın oluşmadığı değişkenler için anlamlı birleştirmelerle gruplar birleştirilmiştir. Örneklem içerisinde normal dağılım özelliği göstermeyen gruplar için non-parametrik teknikler, normal dağılım özelliği gösteren dağılımlar içinse parametrik analiz teknikleri kullanılmıştır.iiAnne Yılmazlık Ölçeğinin orijinali Kaner ve Bayraklı (2010) tarafından zihin engelli çocukları olan anneler için geliştirilmiştir ve orijinalinde ölçeğin sekiz alt boyutu bulunmaktadır. Bu alt boyutlar; İyimserlik-Yaşama Bağlılık, Mücadelecilik, ÖzYetkinlik, Sosyal Destek, Başarıya-Amaca Güdülenme, Yeniliklere Açık Olma, Riskleri Öngörme, Sosyal Yeterlik'tir. Orijinal ölçeğin geliştirilmesi sürecinde görme engelli çocuk anneleri olmadığından ölçeğin faktör yapısına sadık kalarak bu grup için geçerlik ve güvenirlik işlemleri de gerçekleştirilmiştir. Yapılan analizler sonucunda ölçeğin Cronbach's alpha katsayısı αT=.95 olarak; yarılama yöntemi ile de Guttman ve Spearman değerleri de G=,91; S=,91 olarak hesaplanmıştır. Öte yandan Pearson korelasyonu ile yapılan analizlerde madde- toplam ve madde-kalan korelasyonları anlamlı ve bağımsız grup t testi ile yapılan (alt- üst %27) analizlerde maddelerin ve faktörlerin ayırt edici olduğu saptanmış ayrıca faktörler arasında korelasyonların anlamlı olduğu belirlenmiştir. Yine güvenirlik için ölçek üç hafta arayla aynı gruba uygulanmış ve test-tekrar test korelasyon katsayısı da pozitif yönde anlamlı bulunmuştur (rmin=.965; rmax=.997; p<,001). Elde edilen bu bulgular ölçeğin geçerli ve güvenilir olduğunu kanıtlar niteliktedir.Araştırmanın bulgularına göre, görme engelli çocuğa sahip annelerin yılmazlık düzeylerini etkileyen faktörler için özellikle gelir düzeyi ve ailede başka bir engelli olmasının etkililiği söz konusudur. Diğer taraftan, cinsiyet ve yaş faktörlerinin ebeveynin sürekli kaygı ve yaşam doyumları üzerinde etki sahibi olmadığı saptanmıştır. Katılımcı annelerin 106'sı ailede başka bir engellinin daha bulunduğunu, 180'i ise(%62,9) ailede başka bir engellinin daha bulunmadığını ifade etmişlerdir ve başka bir engellinin varlığı annenin yılmazlık düzeyini olulmsuz etkilediği anlaşılmaktadır. Annelerin yılmazlık düzeylerini etkileyen gelir düzeyi ve sosyal destek göz önünde bulundurularak onlara gerekli desteğin sağlanaması ve bireysel gelişimleri adına eğitim programlarının varlığı önem taşımaktadır.Anahtar Kelimeler: Yılmazlık, Anne Yılmazlık, Görme Engellilik, Özel Eğitim

Ana-baba tutumuAnnelerEngelli kişiler+4
Fatma Taşdemir
Yeditepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2013
00
Master'sOpen AccessTR

Sınıf öğretmenlerinin değer tercihleriyle kaynaştırmaya yönelik tutumları arasındaki ilişinin incelenmesi

Bu araştırma, sınıf öğretmenlerinin değer tercihleriyle kaynaştırmaya yönelik tutumları arasındaki ilişkinin karşılaştırılması planlanmıştır. Araştırma; Giriş, İlgili Literatür, Yöntem, Bulgular, Tartışma ve Yorum, Sonuç ve Öneriler olmak üzere altı ana bölümden oluşmaktadır. Literatür bölümünde değerler ve kaynaştırma üzerine kapsamlı alan taraması yapılmıştır. Araştırmanın örneklemi 2012-2013 eğitim-öğretim yılında İstanbul ili Pendik ilçesindeki resmi ilkokullarda görev yapan sınıf öğretmenleri oluşturmaktadır. Örneklemi oluşturan öğretmenlerin 211 tanesi erkek, 328 tanesi kadın öğretmenler olmak üzere toplam 539 öğretmenden oluşmuştur. Araştırmada veri toplamak amacıyla Kişişel Bilgi Formu , Kaynaştırmaya Yönelik Tutum Ölçeği (yazar tarafından geliştirilen) ve Schwartz Değerler Ölçeği kullanılmıştır. Elde edilen verilerin değerlendirilmesinde, SPSS 15,0 paket programı kullanılmıştır. Verilerin analizi bağımsız grup t testi, tek yönlü varyans analizi(ANOVA), post-hoc Scheffé testi, non-parametrik Kruskal Wallis-H testi, Mann-Whitney-U testi, Pearson Çarpım Moment Korelasyon analizi kullanılmış olup, manidarlık p>0,05 düzeyinde sınanmıştır. Araştırma ile okullardaki öğretmenlerin değer tercihleri ile kaynaştırmaya yönelik tutumlarının birbirini etkileyip etkilemediği araştırılmış ve bu amaca ilişkin bulgular cinsiyet, yaş, medeni durum, mesleki kıdemi, mezun olunan bölüm, sınıftaki öğrenci sayısı, sınıftaki kaynaştırma öğrenci sayısı, özel eğitim alma durumu, özel eğitimi aldıkları yer, engelli öğrenciyle ve engel türüne göre çalışma, kaynaştırma eğitimi verme, kaynaştırma eğitimi verme süresi, engelli çocuk sahibi olma değişkenleri açısından ortaya konmuştur. Son olarak; Değer tercihleri ile kaynaştırma tutumları arasındaki ilişkiyi belirlemek amacıyla yapılan analizler sonucunda öğretmenlerin değer tercihleri ile kaynaştırmaya yönelik tutumları arasında istatistikî olarak anlamlı farklılıklar bulunmamıştır. Anahtar Kelimeler: Değer Tercihi, Kaynaştırma Eğitimi, İlkokul

Tuba Soyyiğit
Yeditepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2013
00
Master'sOpen AccessTR

İlkokul öğretmenlerinin sınıf yönetimi becerileri ile örgüt kültürü arasındaki ilişki: Maltepe ilçesi örneği

Bu araştırmada ilkokul öğretmenlerinin sınıf yönetimi becerileri ile örgüt kültürü arasındaki ilişkinin incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırma İstanbul İli, Maltepe İlçesinde, 34 ilköğretim okulunda çalışan 294 öğretmenle yapılmıştır. Araştırmada tarama modeli kullanılmıştır. İstanbul Maltepe ilçesinde bulunan toplam 34 ilköğretim okulunda Kara (2006) tarafından geliştirilen Örgüt Kültürü Ölçeği

Hilal Uç
Yeditepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2013
00
Master'sOpen AccessTR

Öğretmen algılarına göre meslek liselerindeki örgüt sağlığının incelenmesi: İstanbul ili Kartal ilçesi örneği

Bu araştırmanın amacı öncelikle meslek liselerindeki örgüt sağlığını belirlemektir. Eğitim örgütleri insan merkezli ve hizmet üreten kurumlardır. İnsan ve hizmetin ağırlıklı olduğu eğitim örgütlerinin yönetiminde uygun ve tutarlı kararlar alınması, yöneticilerin yönetime ilişkin bilgi ve becerileri kadar örgüt sağlığının olumlu düzeyde sağlanmasıyla da ilgilidir. Örgüt sağlığı örgütün, etkili liderliğe sahip olması, kendi içinde bir bütünlük taşıması, iç ve dış çevresiyle etkin bir etkileşimde bulunması, belli bir kimliğinin olması ve sağlıklı bireyler yetiştirerek zaman içerisinde büyüme ve gelişmesini devam ettirmesidir. Örgüt sağlığı okulların sahip oldukları iklimi, kültürü ve etkiliği yansıtması bakımından okul yöneticilerine okullarına yönelik bilgi verebilmesi bakımından önemlidir. Örgüt sağlığı değişim ve yenileşme içinde bakılması gereken kriterlerdendir. Bu nedenle okul yöneticileri zaman zaman okulların örgüt sağlığına bakıp okullarında işlemeyen alt sistemleri görüp onları geliştirmeye çalışabilir.. Eğer değişim düşünülüyorsa öncelikle bunun hangi boyutlarda olması gerektiğinin belirlenmesi gerekir. Bu boyutları belirlemek için de örgüt sağlığı ölçütlerinden yararlanılması gereklidir. Bu araştırmanın amacı; İstanbul ili Kartal ilçesindeki meslek liselerinde görev yapan idareci ve öğretmenlerinin okullarındaki örgütsel sağlık boyutları (örgütsel liderlik, örgütsel bütünlük, çevresel etkileşim, örgütsel kimlik ve örgütsel ürün) hakkındaki görüşlerini tespit etmek, öğretmenler, idareciler ve okul müdürü arasında yaşanan sorunların okul sağlığına etkisini ortaya çıkarmak, yaşanan sorunların giderilmesini sağlamak ve okulun örgüt sağlığı yönünden her konuda iyi bir örnek teşkil etmesini sağlamaktır. Örgüt sağlığının boyutları ile ilgili öğretmen görüşlerini tespit etmek için Altun?un (1997) Örgüt Sağlığı Ölçeği kullanılmıştır. Örgüt sağlığının beş boyutu ile ilgili katılımcı gözlem yoluyla veriler toplanmıştır. İstanbul ili Kartal ilçesindeki meslek liselerinde görev yapan idareci ve öğretmenlerinin okullarındaki örgütsel sağlık boyutları (örgütsel liderlik, örgütsel bütünlük, çevresel etkileşim, örgütsel kimlik ve örgütsel ürün) hakkındaki görüşleri tespit edilmiştir. Anahtar Sözcükler : Örgüt Sağlığı, Okul Sağlığı

İsmail Kıvrak
Yeditepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2013
00
Master'sOpen AccessTR

Özel eğitim okullarında çalışan kadrolu, emekli ücretli ve ücretli öğretmenlerin mesleki aidiyet duygularının değerlendirilmesi

Bu araştırmanın amacı, özel eğitim okullarında görevli kadrolu, emekli ücretli ve ücretli öğretmenlerin mesleki aidiyet duygularını çeşitli değişkenler açısından incelemek ve statüye bağlı oluşabilecek farklılıklara yönelik bazı çıkarımlar sunmaktır. Tarama modelinde olan bu araştırmada, özel eğitim okulu öğretmenlerinin mesleki aidiyet duyguları, araştırmanın bağımlı değişkenini oluşturmuştur. Mesleki aidiyet üzerinde etkisi araştırılan statü, yaş, cinsiyet, medeni durum, eğitim durumu, meslekte çalışma süresi, branş, okul türü, özel eğitim alanında hizmet içi eğitim alma durumu, mesleği isteyerek seçip seçmeme durumu ve bulunulan okulda çalışma süresi değişkenleri ise, araştırmada bağımsız değişken olarak kullanılmıştır. Ayrıca araştırmaya katılan öğretmenlerin kadrolu, emekli ücretli ve ücretli öğretmen olarak mesleki aidiyetlerini etkileyen görüş ve önerileri araştırılmıştır. Araştırmanın örneklemini, İstanbul?un Anadolu ve Avrupa yakalarından seçilen 89 özel eğitim okulunda görevli 935 öğretmen oluşturmuştur. Araştırmanın alt problemlerinin çözümlenmesi amacıyla ilişkisiz örneklemler için t-testi ve tek yönlü varyans analizi (ANOVA) kullanılmıştır. Araştırmanın sonuçları, araştırmaya katılan öğretmenlerin mesleki aidiyetlerine ilişkin, görev yapılan okuldaki çalışma süresi değişkenine göre istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık yoktur. Bununla birlikte, öğretmenlerin mesleki aidiyet duyguları; statü, yaş, cinsiyet, medeni durum, eğitim durumu, meslekte çalışma süresi, branş, okul türü, özel eğitim alanında hizmet içi eğitim alma durumu ve mesleği isteyerek seçip seçmeme durumu değişkenlerine göre anlamlı farklılıklar göstermiştir. Son olarak bu bulgular ışığında mesleki aidiyet ve statü ayrımına yönelik, ileride yapılabilecek bilimsel araştırmalara dair öneriler sunulmuştur.

Ferhat Şahin
Yeditepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2013
00
Master'sOpen AccessTR

Farklı lise türlerindeki öğrencilerin rehberlik servisi ve psikolojik danışmanlara ilişkin metaforik algılarının karşılaştırılması: Tuzla ilçesi örneği

Bu tezin yapılış amacı farklı lise türlerindeki öğrencilerin, psikolojik danışman ve rehberlik servisine ilişkin algıladıkları metaforları karşılaştırmaktır. Çalışma evreni 2012?2013 eğitim öğretim yılında İstanbul ilinde Tuzla İlçesinde bulunan farklı lise türlerinde okuyan 12. sınıf öğrencileridir. Örneklemimiz küme örneklem yolla belirlenen okullardan rastlantısal olarak seçilen 247 öğrencidir. Araştırma ile ilgili veriler ?Rehberlik Hizmetleriyle İlgili Metaforik Algılar Anketi? ve ?Kişisel Bilgi Formu? ile toplanmıştır. İki bölümden oluşan anketin birinci bölümünde kişisel bilgilere, ikinci bölümde, metaforik algılamaların belirlenmesine yönelik psikolojik danışman, rehberlik hizmetleri, rehberlik etkinlikleri, rehberlik odası ile ilgili açık uçlu 4 sorudan oluşmaktadır. Anketlerden elde edilen veriler kodlanarak bilgisayar ortamında SPSS paket programı yardımıyla çözümlenmiştir. Söz konusu verilere ilişkin frekans ve yüzde dağılımı hesaplanmış, cinsiyete ve okul türüne ilişkin betimleyici analizler yapılmıştır. Araştırmadan elde edilen bulgular şunlardır: 1. Öğrencilerin psikolojik danışmana ilişkin çoğunlukla olumlu metaforik algıları kullandıkları, ancak rehberlik hizmetleri, rehberlik etkinlikleri ve rehberlik odasına ilişkin olumsuz metaforik algılarının olduğu; 2. Erkek öğrencilerin psikolojik danışmanı, kız öğrencilere oranla daha olumlu algıladıkları ve daha olumlu metaforik algılar taşıdıkları; 3. Anadolu Lisesinde okuyan öğrencilerin, Meslek Lisesinde okuyanlara göre rehberlik ve psikolojik danışma hizmetlerine ilişkin metaforik algılarının daha olumlu olduğu, 4. Meslek Lisesinde okuyan öğrencilerin, rehberlik ve psikolojik danışma etkinliklerine ilişkin metaforik algılarının Anadolu Lisesindekilere oranla daha olumlu olduğu; 5. Anadolu Lisesindeki öğrencilerin meslek lisesindekilere göre rehberlik ve psikolojik danışma odasına ilişkin metaforik algıları daha olumlu olduğu bulunmuştur. Anahtar Sözcükler: Rehberlik, Psikolojik Danışma, Metafor,

Emel Doğan
Yeditepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2013
00

Other supervisors