Theses supervised by Doç. Dr. Nazan Kaytez

14 theses · Çankırı Karatekin Üniversitesi

Master'sOpen AccessTR

Ergenlerin duygu düzenleme ve iletişim becerilerinin incelenmesi

Bu araştırmada ergenlerin duygu düzenleme ve iletişim becerilerinin farklı değişkenler açısından incelenmesi ve duygu düzenleme ile iletişim becerileri arasındaki ilişkinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Araştırmanın örneklemini Ankara il merkezinde bulunan Milli Eğitim Bakanlığına bağlı özel ve devlet liselerinde öğrenim görmekte olan, basit rastgele örnekleme yöntemi ile seçilen 13 ile 17 yaş arasında toplam 500 ergen oluşturmaktadır. Araştırma verileri "Kişisel Bilgi Formu", "Duygu Düzenleme Ölçeği" ve "İletişim Becerileri Ölçeği" ile toplanmıştır. Verilerin analizinde t-Testi, ANOVA ve Pearson Korelasyon testi kullanılmıştır. Araştırma sonucunda ergenlerin duygu düzenleme becerileri ile cinsiyet, kardeş sayısı, ebeveynlerin medeni durumu, kendini algılama durumu, hobi ve iletişim kurabilme durumu arasında anlamlı bir farklılık bulunurken (p<.05), iletişim becerileri ile cinsiyet, yaş, sınıf düzeyi, lise türü, kendini algılama durumu, hobi ve iletişim kurabilme durumu arasında anlamlı bir farklılık bulunmuştur (p<.05). Ayrıca ergenlerin duygu düzenleme becerileri artıkça iletişim becerilerinin de arttığı belirlenmiştir.

Duygu düzenlemeErgenlerİletişim becerisi
Aysun Turan
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Health Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Okul öncesi dönemde çocuğu olan ebeveynlerin çocuklarının oyunlarına katılımları ile çocukların gelişim düzeylerinin incelenmesi

Araştırmada 3-6 yaş aralığında çocuğu olan ebeveynlerin çocuklarının oyunlarına katılımları ile çocukların gelişim düzeylerinin incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırmanın örneklemini Çankırı'da ikamet eden 237 çocuk ve 328 ebeveyn oluşturmaktadır. Araştırma verileri "Aile-Çocuk Bilgi Formu", "Oyuna Katılım Ölçeği" ve "Denver II Gelişim Tarama Testi" ile toplanmıştır. Araştırma sonucunda annelerin çocuklarının oyunlarına katılımı ile çocuğun doğum sırası, annenin yaşı, annenin eğitim durumu, annenin çocuğuyla günlük oyun oynama süresi, annenin oyunun çocuğun gelişimine katkı sağladığını düşünmesi, annenin çocuğuyla özgün oyun tasarlaması ve ailenin gelir düzeyi arasında, babaların çocuklarının oyunlarına katılımı ile sahip olunan çocuk sayısı, çocuğun doğum sırası, babanın yaşı ve babanın çocuğuyla günlük oyun oynama süresi arasında, çocukların gelişim düzeyleri ile anne-babanın yaşı, anne-babanın eğitim durumu, annenin çalışma durumu, annenin oyunun çocuğun gelişimine katkı sağladığını düşünmesi, annenin çocuğuyla özgün oyun tasarlaması ve ailenin gelir düzeyi arasında anlamlı bir farklılık olduğu bulunmuştur. Ayrıca ebeveynlerin çocuklarının oyunlarına katılımları ile çocukların gelişimleri arasında anlamlı bir ilişki olduğu, ebeveynlerin çocuklarının oyunlarına katılımlarının çocukların gelişim düzeyini yordadığı sonucuna ulaşılmıştır.

Ana-babaAnne katılımıBaba katılımı+6
Gülsün Deveci Kahraman
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Health Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

3-6 yaş arasında çocuğu olan annelerin erken ebeveynlik tutumları ile çocukların psikososyal durumları arasındaki ilişkinin incelenmesi

Araştırmada Erken Ebeveynlik Tutumları Ölçeği'nin Türkçeye uyarlanarak geçerlik ve güvenirlik çalışmasının yapılması ve 3-6 yaş arasındaki çocukların psikososyal durumları ile annelerin erken ebeveynlik tutumlarının çeşitli değişkenlere göre incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırmanın evrenini Van İl Milli Eğitim Müdürlüğü'ne bağlı anaokullarında eğitim alan 3-6 yaşları arasında çocuğu olan anneler oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemini ise bu okullar arasından basit rastgele örnekleme yöntemi ile seçilen beş anaokulunda çocuğu eğitim alan 266 anne oluşturmuştur. Araştırma verileri "Kişisel Bilgi Formu" , "Erken Ebeveynlik Tutumları Ölçeği" ve "3-6 Yaş Çocuklar için Psikososyal Durum Değerlendirme Ölçeği" ile toplanmıştır. Verilerinin analizinde t testi, ANOVA, Pearson Korelasyon testi kullanılmıştır. Türkçeye uyarlaması yapılan ölçeğin yapı geçerliğini incelemek için açımlayıcı faktör analizi ve doğrulayıcı faktör analizi yapılmış, güvenirliğini belirlemek için Cronbach's Alpha katsayısı hesaplanmıştır. Araştırma sonucunda erken ebeveynlik tutumları ölçeğinin Türk kültürü için geçerli ve güvenilir bir ölçme aracı olduğu belirlenmiştir. Ayrıca araştırmada annelerin erken ebeveynlik tutumları ile yaş, eğitim durumu, eş eğitim durumu, çalışma durumu, sahip olunan çocuk sayısı, çocuğun yaşı, doğum sırası ve ebeveynlik algısı arasında anlamlı farklılık olduğu belirlenmiştir (p<.05). Çocukların psikososyal durumları ile doğum sırası, sahip olunan çocuk sayısı, annelerin ebeveynlik algısı ve çocuğun mizacını tanımlama durumu arasında anlamlı farklılık olduğu saptanmıştır (p<.05). Ayrıca 3- 6 yaş çocuklar için psikososyal durum öçeği ile erken ebeveynlik tutumları ölçeğinin erken öğrenme alt boyutu arasında negatif yönde anlamlı ilişki olduğu belirlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Erken ebeveynlik, Psikosoyal durum, Ebeveyn tutumları, Ölçek uyarlama.

Ana-babaAna-baba tutumuAnneler+3
Umutcan Gören
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Health Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Okul öncesi dönemde çocuğu olan annelerin duygu düzenleme becerileri ile çocukların duygularını ifade edebilme düzeylerinin incelenmesi

Duygular, doğumdan itibaren anne ile çocuk arasında bağ kurmada önemli rol oynamaktadır. Çocukların duygularını ifade edebilmesinde birçok faktör etkilidir. Bu faktörlerden birisinin de annelerin duygularını düzenleyebilme becerilerinin olduğu düşünülmektedir. Bu araştırmanın amacı, annelerin duygu düzenleme becerileri ile çocukların duygularını ifade edebilme düzeylerinin incelenmesidir. Araştırmanın evrenini, çocuğu Şanlıurfa ili Karaköprü ve Haliliye İlçe Milli Eğitim Müdürlüğüne bağlı anaokullarında okul öncesi eğitimi alan çocukların anneleri oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemi ise kolayda örnekleme yöntemi ile belirlenen yedi anaokulunda eğitim gören 342 çocuğun annesi oluşturmaktadır. Veri toplama aracı olarak "Kişisel Bilgi Formu", "Ebeveyn Duygu Düzenleme Ölçeği" ve "Çocuk Duygu İfade Ölçeği-Anne Formu" kullanılmıştır. Veriler Mann Whitney-U Testi, Kruskall Wallis- H Testi ve Spearman Korelasyon Testi ile analiz edilmiştir. Araştırma sonucunda Ebeveyn Duygu Düzenleme Ölçeği ile çocuğun yaşı, çocuğun doğum sırası, çocuk sayısı, anne-eş yaşı, anne-eş eğitim düzeyi, anne çalışma durumu, anne ve çocukların duygu paylaşma durumları arasında anlamlı bir farklılık bulunurken(p<.05), Çocuk Duygu İfade Etme Ölçeği ile çocuğun yaşı, çocuğun doğum sırası, kardeş sayısı, anne-baba yaşı, anne-baba eğitim düzeyi, anne çalışma durumu, anne ve çocukların duygu paylaşma durumları arasında anlamlı bir farklılık bulunmuştur (p<.05). Ayrıca Ebeveyn Duygu Düzenleme Ölçeğinin annenin çocuğun duygularından kaçınması alt boyutu ile Çocuk Duygu İfade Etme Ölçeğinin mutlu alt boyutu arasında negatif yönde; öfke alt boyutu arasında pozitif yönde bir ilişki olduğu, Ebeveyn Duygu Düzenleme Ölçeğinin annenin çocuğun duygularına yönelimi alt boyutu ile Çocuk Duygu İfade Etme Ölçeğinin mutlu alt boyutu arasında pozitif yönde bir ilişki olduğu, Ebeveyn Duygu Düzenleme Ölçeğinin x annenin çocuğun ve kendi duygularını kabulü alt boyutu ile Çocuk Duygu İfade Etme Ölçeğinin mutlu alt boyutu arasında pozitif yönde; üzgün, korkmuş ve öfkeli alt boyutları arasında ise negatif yönde anlamlı bir ilişki olduğu belirlenmiştir.

Halime Akkuş
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Health Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Ergenlerin çocukluk deneyimleri, mutluluk anıları ve kimlik gelişim düzeylerinin incelenmesi

Araştırmada ergenlerin çocukluk deneyimleri, mutluluk anıları ve kimlik ‎gelişim düzeylerinin incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırmanın evreni Samsun il merkezinde bulunan Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı liselerde öğrenim gören ergenler oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemini ise tabakalı rastgele örnekleme yöntemiyle seçilen liselerin 11. ve 12. sınıflarında öğrenim gören toplam 286 ergen oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak "Kişisel Bilgi Formu", "Çocukluk Dönemi Mutluluk/Huzur Anıları Ölçeği", "Çocukluk Deneyimleri Ölçeği ve "Kimlik Gelişiminin Boyutları Ölçeği)" kullanılmıştır. Verilerin analizinde Mann Whitney U testi, Kruskal Wallis H testleri ve Spearman Korelasyon testi kullanılmıştır. Araştırma sonucunda ergenlerin Çocukluk Deneyimleri Ölçeği'nden aldıkları puanların kardeş sayısı, okul türü, büyükanne-baba ile yaşama durumu, anne-baba eğitim düzeyi ve anne-baba medeni durumuna göre; Çocukluk Dönemi Mutluluk/Huzur Anıları‎ Ölçeği'nden aldıkları puanların kardeş sayısı, baba eğitim düzeyi ve okul türüne göre; Kimlik Gelişiminin Boyutları Ölçeği'nden aldıkları puanların ise okul türü, baba eğitim düzeyi ve büyükanne-baba ile sık vakit geçirme durumuna göre anlamlı bir farklılık gösterdiği bulunmuştur Ayrıca Çocuk Deneyimleri Ölçeği'nden alınan puanlarla kimlik gelişiminin boyutları ölçeğinin içsel yatırımda bulunma, seçeneklerin genişlemesine araştırılması, içsel yatırımlar özdeşleşme, seçeneklerin derinlemesine araştırılması alt boyutları arasında anlamlı negatif yönde zayıf düzeyde bir ilişki, seçeneklerin saplantılı araştırılması arasında ise pozitif yönlü zayıf bir ilişki bulunmaktadır. Yine Çocukluk Dönemi Mutluluk Huzur Ölçeği'nden alınan puanlarla kimlik gelişiminin boyutları ölçeğinin içsel yatırımda bulunma, seçeneklerin genişlemesine araştırılması, içsel yatırımlar özdeşleşme, seçeneklerin derinlemesine araştırılması alt boyutları arasında anlamlı pozitif yönlü zayıf bir ilişki olduğu belirlenmiştir.

Mine Burcu Buyruk
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Health Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Okul öncesi öğretmenlerinin özel yetenekli çocuklara ilişkin algıları ile duygusal zekâ düzeylerinin incelenmesi

Araştırmada, Özel Yetenekli Çocuklara İlişkin Algı Ölçeğinin geliştirilip geçerlik-güvenirlik çalışmasının yapılması, okul öncesi öğretmenlerinin özel yetenekli çocuklara ilişkin algıları ile duygusal zeka düzeylerinin incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırmanın evrenini, Burdur İl Milli Eğitim Müdürlüğü'ne bağlı bağımsız anaokulları, anasınıfları ve özel anaokullarında görev yapmakta olan okul öncesi öğretmenleri oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemini ise bu öğretmenler arasından araştırmaya gönüllü olarak katılmayı kabul eden toplam 312 öğretmen oluşturmuştur. Araştırmada veri toplama aracı olarak "Kişisel Bilgi Formu", "Özel Yetenekli Çocuklara İlişkin Algı Ölçeği" ve "Rotterdam Duygusal Zeka Ölçeği" kullanılmıştır. Araştırma sonucunda Özel Yetenekli Çocuklara İlişkin Algı Ölçeğinin geçerli ve güvenilir olduğu, okul öncesi öğretmenlerinin, özel yetenekli çocuklara ilişkin algıları ile cinsiyet, yaş, medeni durum, çocuk sahibi olma durumu, eğitim durumu, mesleki kıdem durumu, çalışılan yaş grubu, sınıf mevcudu, özel yetenekli çocuklarla çalışma durumu, özel yetenekli çocuklarla ilgili eğitim alma durumu arasında; duygusal zekaları ile cinsiyet, medeni durum, çocuk sahibi olma durumu, eğitim durumu, mesleki kıdem durumu, çalışılan yaş grubu, sınıf mevcudu, özel yetenekli çocuklarla çalışma durumu, özel yetenekli çocuklarla ilgili eğitim alma durumu arasında anlamlı bir farklılık olduğu bulunmuştur (p<.05). Ayrıca okul öncesi öğretmenlerinin özel yetenekli çocuklara ilişkin algıları ile duygusal zeka düzeyleri arasında pozitif yönde anlamlı bir ilişki olduğu bulunmuştur. Anahtar Kelimeler: Özel Yetenek, Duygusal Zeka, Okul Öncesi Öğretmeni, Ölçek Geliştirme.

Emine Burçin Köse
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Health Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Dijital oyunların 5-6 yaş grubu çocuklara etkileri ile çocukların akran oyun davranışlarının incelenmesi

Araştırmada dijital oyunların 5-6 yaş grubu çocuklara etkileri ile çocukların akran oyun davranışlarının farklı değişkenler açısından incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırmanın örneklemini Çankırı il merkezinde bulunan Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı anasınıf ve anaokullarında eğiitm alan 5-6 yaş çocukların ebeveynleri (n=300) oluşturmaktadır. Araştırmanın verileri "Kişisel Bilgi Formu", "Erken Yaşlarda Dijital Oyunların Etkileri Ölçeği" ve "Penn Etkileşimli Akran Oyun Ölçeği-Ebeveyn Formu" ile toplanılmıştır. Araştırma verilerinin analizinde t-Testi, tek yönlü varyans analizi (ANOVA) ve pearson korelasyon katsayı testi kullanılmıştır. Araştırma sonucunda dijital oyunların erken çocukluktaki etkilerinin çocuğun cinsiyeti, yaşı, kardeş sayısı, doğum sırası, okul öncesi eğitime devam süresi, oyun tercihi, ebeveynlerin öğrenim düzeyi, çocukların ve ebeveynlerin dijital oyun oynama durumu, ebeveynlerin tablet/cep telefonu/bilgisayar gibi elektronik cihazlarla günlük geçirdiği süre değişkenine göre anlamlı farklılık göstermektedir (p<.05). Çocukların akran oyun davranışları ile çocuğun cinsiyeti, doğum sırası, oyun tercihi, okul öncesi eğitime devam süresi, çoğunlukla oyun oynanan kişi, ebeveyn öğrenim düzeyi, çocukların ve ebeveynlerin tablet/cep telefonu/bilgisayar gibi elektronik cihazlarla günlük geçirdikleri süre, ebeveynlerin dijital oyun oynama durumu arasında anlamlı bir farklılık gösterdiği bulunmuştur (p<.05). Ayrıca "Erken Yaşlarda Dijital Oyunların Etkileri Ölçeği'nin eğlenme alt boyutu ile Penn Etkileşimli Akran Oyun Ölçeği'nin "oyunun bozulması" ile "oyundan kopma" alt boyutları arasında pozitif yönlü ve anlamlı, Erken Yaşlarda Dijital Oyunların Etkileri Ölçeğinin öğrenme alt boyutu ile Penn Etkileşimli Akran Oyun Ölçeği'nin oyun etkileşimi alt boyutu arasında pozitif yönlü ve anlamlı, Erken Yaşlarda Dijital Oyunların Etkileri Ölçeğinin fiziksel, sosyal ve duygusal alt boyutları ile Penn Etkileşimli Akran Oyun Ölçeğinin oyun etkileşimi alt boyutu arasında negatif yönlü ve anlamlı bir ilişki, "oyunun bozulması" ile "oyundan kopma" alt boyutları arasında ise pozitif yönlü ve anlamlı bir ilişki bulunmuştur (p<.05).

Aynur Özcan
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Health Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Okul öncesi öğretmenlerinin değerler eğitimine ve çocuk haklarına yönelik tutumlarının incelenmesi

Araştırmada okul öncesi öğretmenlerinin değerler eğitimine ve çocuk haklarına yönelik tutumlarının incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırmanın evrenini Çankırı ili merkez ve ilçelerinde bulunan MEB'e bağlı; resmi/özel anaokulları, ve anasınıflarında görev yapan okul öncesi öğretmenleri oluşturmaktadır. Araştırmada örneklem seçimine gidilemiş ve tüm öğretmenlere ulaşılmaya çalışılmıştır. Bu doğrultuda veri toplama araçlarını eksiksiz dolduran ve araştırmaya gönüllü olarak katılan toplam 150 okul öncesi öğretmeni araştırmanın örneklemini oluşturmuştur. Araştırmanın verileri "Kişisel Bilgi Formu", "Değerler Eğitimine İlişkin Tutum Ölçeği" ve "Çocuk Haklarına İlişkin Tutum Ölçeği" ile toplanmıştır. Araştırma verilerinin analizinde Mann Whitney U, Kruskal Wallis ve Spearman Korelasyon testi kullanılmıştır. Araştırma sonucunda okul öncesi öğretmenlerinin değerler eğitimine ilişkin tutumlarının çalışılan kurum, değerler eğitimi ve çocuk haklarına ilişkin eğitim alma, programda yer verilen değerler eğitimini yeterli bulma, sınıf içi etkinliklerde değerler ve çocuk hakları eğitimine yer verme sıklığına göre; çocuk haklarına yönelik tutumlarının ise çalışılan kurum, değerler ve çocuk hakları ile ilgili eğitim alma, programda yer verilen değerler eğitimini yeterli bulma, sınıf içi etkinliklerde değerler ve çocuk hakları eğitimine yer verme sıklığına göre anlamlı farklılık gösterdiği bulunmuştur (p<.05). Ayrıca okul öncesi öğretmenlerinin değerler eğitimi ile çocuk hakları arasında pozitif yönde anlamlı bir ilişki olduğu belirlenmiştir (p<.05).

Fatma Manici Öztürk
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Health Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Ergenlerin zorbalıkla başa çıkma stratejileri ile arkadaşa bağlanma düzeylerinin incelenmesi

İnsan yaşamı boyunca belli gelişim dönemlerinden geçmektedir. Bu dönemlerden birisi de ergenlik dönemidir. Ergenlik döneminde aileye olan bağlılık azalmakta ve arkadaşlık ilişkileri ön plana çıkmaktadır. Ergenlik döneminde arkadaşlık ilişkilerini etkileyen birçok faktör bulunmaktadır. Bunlardan birisi de akran zorbalığıdır. Araştırmada ergenlerin zorbalıkla başa çıkma stratejileri ile arkadaşa bağlanma düzeylerinin incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırmanın evrenini, Van ili Erciş Milli Eğitim Müdürlüğüne bağlı liselerde eğitim gören ergenler oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemi ise kolayda örnekleme yöntemi ile belirlenen altı lisede eğitim gören toplam 325 ergen oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak "Kişisel Bilgi Formu", "Zorbalıklarla Başa Çıkma Stratejileri Ölçeği", "Ergenler İçin Arkadaşa Bağlanma Ölçeği" kullanılmıştır. Veriler t-Testi, tek yönlü ANOVA ve Pearson Korelasyon testi ile analiz edilmiştir. Araştırma sonucunda Zorbalıkla Başa Çıkma Stratejileri Ölçeği ile ergenin cinsiyeti, eğitim gördüğü okul türü, sınıf düzeyi, ebeveynlerin medeni durumu, anne-baba tutumu, okul başarısı, yakın arkadaşa sahip olma, zorbalığa uğrama ve zorbalıkla ilgili yaşantı durumu arasında anlamlı bir farklılık bulunurken (p<.05), Ergenler İçin Arkadaşa Bağlanma Ölçeği ile cinsiyet, okul türü, anne tutumu, sosyo-ekonomik düzey ve yakın arkadaşa sahip olma durumu arasında anlamlı bir farklılık bulunmuştur (p<.05). Ayrıca Zorbalıklarla Başa Çıkma Stratejileri Ölçeği ile Ergenler İçin Arkadaşa Bağlanma Ölçeği arasında anlamlı bir ilişki olduğu belirlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Arkadaşa Bağlanma, Ergen, Zorbalık,

Mahmut İnan
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Health Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Özel öğrenme güçlüğü olan ve olmayan çocukların okul ile ilgili korkularının ve başarı algılarının karşılaştırılması

ÖZEL ÖĞRENME GÜÇLÜĞÜ OLAN VE OLMAYAN ÇOCUKLARIN OKUL İLE İLGİLİ KORKULARININ VE BAŞARI ALGILARININ KARŞILAŞTIRILMASI ÖZET YILMAZ, Vildan Büşra. Özel Öğrenme Güçlüğü Olan ve Olmayan Çocukların Okul İle İlgili Korkularının ve Başarı Algılarının Karşılaştırılması, (Yüksek Lisans Tezi), Çankırı, 2025. Araştırmada özel öğrenme güçlüğü olan ve normal gelişim gösteren çocukların okul ile ilgili korkularının ve başarı algılarının karşılaştırılması amaçlanmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu 63 özel öğrenme güçlüğü olan ve 93 normal gelişim gösteren 3. ve 4. sınıfta öğrenim gören çocuklar oluşturmaktadır. Araştırma verileri "Kişisel Bilgi Formu", "İlkokulda Korku Ölçeği" ve "Başarı Algısı Ölçeği" ile toplanmıştır. Araştırma sonucunda özel öğrenme güçlüğü olan ve olmayan çocukların korku düzeyleri arasında anlamlı bir farklılık bulunmazken, başarı algılarının duyussal alt boyutunda anlamlı bir farklılık gösterdiği bulunmuştur (p<.05). Özel öğrenme güçlüğü olan çocukların Başarı Algısı Ölçeği'nden aldıkları puanlar okula gitmeyi sevme, ders çalışmayı sevme ve okulda yakın arkadaşa sahip olma durumuna göre anlamlı bir farklılık gösterirken, özel öğrenme güçlüğü olmayan çocukların sınıf düzeyi, okul algısı, okula gitmeyi sevme ve ders çalışmayı sevme durumuna göre anlamlı bir farklılık göstermektedir (p<.05). Özel öğrenme güçlüğü olan çocukların İlkokulda Korku Ölçeği'nden aldıkları puanlar cinsiyet, sınıf düzeyi ve okula gitmeyi sevme durumuna göre anlamlı bir farklılık gösterirken, özel öğrenme güçlüğü olmayan çocukların sadece baba yaşına göre anlamlı bir farklılık göstermektedir (p<.05). Özel öğrenme güçlüğü olan ve olmayan çocukların korku ve başarı düzeyleri arasında düşük düzeyde pozitif yönlü anlamlı bir ilişki olduğu belirlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Özel öğrenme güçlüğü, Okul korkusu, Başarı algısı.

Vildan Büşra Yılmaz
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Health Sciences
2025
00
Master'sOpen AccessTR

4-6 yaş arasında çocuğu olan annelerin riskli oyuna izin verme düzeyleri ile çocukların öz-düzenleme becerilerinin incelenmesi

Araştırmada 4-6 yaş arasında çocuğu olan annelerin riskli oyuna izin verme düzeyleri ile çocukların öz-düzenleme becerilerinin çeşitli değişkenler açısından incelenmesi ve annelerin riskli oyuna izin verme düzeyleri ile çocukların özdüzenleme becerileri arasındaki ilişkinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Araştırmanın örneklemini çocuğu Karabük il merkezinde bulunan Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı anaokullarına devam eden toplam 318 anne oluşturmuştur. Araştırma verileri "Kişisel Bilgi Formu", "Riskli Oyunlara İzin Verme Ölçeği" ve "4-6 Yaş Çocuklarına Yönelik Öz-düzenleme Becerileri Ölçeği" ile toplanmıştır. Araştırma verilerinin analizinde t-testi, tek yönlü varyans analizi (ANOVA), pearson korelasyon katsayısı ve doğrusal regresyon analizi kullanılmıştır. Araştırma sonucunda annelerin riskli oyuna izin verme düzeyleri ile annenin yaşı, anne-baba eğitim durumu, çocuk sayısı, annenin çalışma durumu, çocuğu ile oyun oynama sıklığı, çocukken riskli oyun oynama durumu, çocuğun doğum sırası, yaşı ve okul öncesi eğitim kurumuna devam etme süresi arasında, çocukların öz-düzenleme becerileri ile anne eğitim durumu, annenin çocuğu ile oyun oynama sıklığı ve çocuğun sıklıkla oyun oynadığı yer arasında anlamlı bir farklılık (p<.05) olduğu bulunmuştur. Araştırma sonucunda annelerin riskli oyuna izin verme düzeyleri ile baba yaşı, çocuğun cinsiyeti ve sıklıkla oyun oynadığı yer arasında, çocukların öz-düzenleme becerileri ile anne yaşı, baba yaşı, baba eğitim durumu, çocuk sayısı, annenin çalışma durumu, annenin çocukken riskli oyun oynaması, çocuğun cinsiyeti, doğum sırası, yaşı ve okul öncesi eğitim alma süresi arasında anlamlı bir farklılık bulunmamıştır. Ayrıca annelerin riskli oyuna izin verme düzeyleri ile çocukların öz-düzenleme becerileri arasında pozitif yönlü bir ilişki olduğu, annelerinin riskli oyuna izin verme düzeylerinin çocukların öz-düzenleme becerilerini yordadığı belirlenmiştir.

AnnelerOyunlarRisk algılaması+4
Hatice Çevirme
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Health Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Okul öncesi dönem 5-6 yaş çocuklarının prososyal davranışları ile rekabet stilleri arasındaki ilişkinin incelenmesi

Bu araştırmada, okul öncesi dönem çocuklarının prososyal davranışları ile rekabet stilleri arasındaki ilişkinin incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırmanın evrenini Çankırı il merkezinde bulunan Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı resmi anaokulu ve anasınıflarında eğitim görmekte olan 5-6 yaş grubundaki çocuklar oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemi ise bu okullar arasından seçkisiz örnekleme yöntemiyle seçilen 5-6 yaş grubundaki toplam 314 çocuk oluşturmaktadır. Araştırmada veriler, "Kişisel Bilgi Formu", Bağcı ve Öztürk Samur (2015) tarafından geliştirilen "Çocuk Prososyallik Ölçeği" ve Uyanık Balat, Akman, Arslan Çiftçi (2017) tarafından geliştirilen "Okul Öncesi Rekabet Ölçeği" ile toplanmıştır. Veriler normal dağılım gösterdiği için verilerin analizinde t- testi, ANOVA ve Pearson Korelasyon testi kullanılmıştır. Araştırma sonucunda, çocukların prososyallik davranışları, cinsiyet, çocuğun yakın arkadaşı olma durumu, anne-baba eğitim düzeyi ve çocuğun sınıf içinmdeki genel durumuna göre anlamlı farklılık gösterirken, rekabet stilleri annenin yaşı çocuğun yaşı, çocuğun okula devam süresi ve çocuğun sınıf içindeki genel durumuna göre anlamlı bir farklılık göstermektedir. Ayrıca, Çocuk Prososyallik Ölçeği ile Okul Öncesi Rekabet Ölçeği'nin göreve yönelik rekabet ve baskınlığın konumu hiyerarşisi alt boyutları arasında pozitif yönde bir ilişki olduğu, çocukların prososyal davranışlarının rekabet stillerinin (göreve yönelik rekabet ve baskınlığın korunumu hiyerarşisi) anlamlı bir yordayıcısı olduğu belirlenmiştir.

Okul öncesi çocuklarPrososyal davranışRekabet+2
Serkan Doğan
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Health Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Özel yetenekli çocuklar ve normal gelişim gösteren çocukların mükemmeliyetçilik ile akran ilişki düzeylerinin incelenmesi

Bu çalışmanın amacı özel yetenekli çocuklar ile normal gelişim gösteren çocukların mükemmeliyetçilik ile akran ilişki düzeylerinin çeşitli değişkenler açısından incelemesi ve mükemmeliyetçilik düzeyleri ile akran ilişkileri arasındaki ilişkinin belirlenmesidir. Araştırmanın evrenini, Ankara il merkezindeki Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı okulların 5, 6, 7, 8. sınıflarında öğrenim gören BİLSEM öğrencileri ile normal gelişim gösteren çocuklar oluşturmuştur. Araştırmaya tipik durum örnekleme yöntemi ile seçilen normal gelişim gösteren çocuklar (n=220) ve özel yetenekli çocuklar (n=133) olmak üzere toplam 353 çocuk dahil edilmiştir. Araştırma verileri "Kişisel Bilgi Formu", "Çocuk ve Ergen Mükemmeliyetçilik Ölçeği" ile "Akran ilişkileri Ölçeği" ile toplanmıştır. Verilerin analizinde ilişkisiz örneklemler t- testi, Mann Whitney U testi, İki Yönlü Varyans Analizi (iki yönlü ANOVA), Kruskal Wallis H testi ve Spearman Korelasyon Katsayısı testi kullanılmıştır. Araştırma sonucunda özel yetenekli çocuklar ile normal gelişim gösteren çocukların mükemmeliyetçilik davranışlarının benzerlik gösterdiği, akran ilişkilerinde ise sadece kendini açma alt boyutunda özel yetenekli çocukların yüksek puan aldıkları belirlenmiştir. Özel yetenekli 6. ve 7. sınıf çocukların kendine yönelik mükemmeliyetçilik puanlarının normal gelişim gösteren çocuklardan, normal gelişim gösteren 5. ve 8. sınıf çocukların kendine yönelik mükemmeliyetçilik puanlarının ise özel yetenekli çocuklardan yüksek olduğu, görülmektedir. Tek çocuk olan ve bir kardeşi olan özel yetenekli çocukların kendini açma boyutundan aldıkları puanların, tek çocuk olan ve bir kardeşi olan normal gelişim gösteren çocuklardan, anne baba tutumunu otoriter ve mükemmeliyetçi algılayan normal gelişim gösteren çocukların ise sadakat boyutundan aldıkları puanların özel yetenekli çocuklardan yüksek olduğu bulunmuştur. Ayrıca, özel yetenekli çocuklarda mükemmeliyetçilik ile akran ilişkileri arasında negatif ya da pozitif yönlü bir bulguya rastlanmazken normal gelişim gösteren çocukların sosyal kaynaklı mükemmeliyetçilik davranışları ile akran ilişkileri sadakat boyutu puanları arasında pozitif yönlü bir ilişki tespit edilmiştir.

AkranAkran ilişkileriMükemmeliyetçilik+4
Ferit Arslan
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Health Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Normal gelişim gösteren çocukların özel gereksinimli akranlarına yönelik tutumları ve zorbalık düzeylerinin incelenmesi

Özel gereksinimli çocuklar gelişimsel özelliklerinden dolayı topluma uyum sağlamakta ve akranlarıyla iletişim kurmakta zorlanabilmektedirler. Bu süreçte normal gelişim gösteren çocukların özel gereksinimli akranlarına yönelik tutumları önemli rol oynamaktadır. Normal gelişim gösteren çocukların özel gereksinimli akranlarına yönelik tutumlarını etkileyen birçok faktör bulunmaktadır. Bu faktörlerden birisin de normal gelişim gösteren çocukların zorbalık düzeylerinin olduğu düşünülmektedir. Bu araştırmanın amacı, normal gelişim gösteren ortaokul sekizinci sınıf öğrencilerinin, özel gereksinimli akranlarına yönelik tutumlarının ve zorbalık düzeylerinin incelenmesidir. Araştırmanın evrenini, Çankırı il merkezinde bulunan MEB'e bağlı ortaokullara devam eden sekizinci sınıf öğrencileri oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemini ise basit rastgele yöntem ile seçilen beş ortaokulda öğrenim gören toplam 365 (230 kız ve 135 erkek) sekinci sınıf öğrencisi oluşturmaktadır. Verilerin analizinde, Mann Whitney-U Testi, Kruskal Wallis-H Testi ve Spearman Korelasyon testi kullanılmıştır. Araştırma sonucunda Akran Zorbalığı Ölçeğinin zorba alt boyutu ile değişkenler arasında anlamlı bir farklılık bulunmazken (p>.05), kurban alt boyutu ile anne eğitim durumu ve aile yapısı değişkenleri arasında anlamlı farklılık bulunmuştur (p<.05). Chedoke-Mcmaster Engelli Çocuklara Yönelik Tutumlar Ölçeğinin acıma alt boyutu ile cinsiyet, baba eğitim durumu, aile yapısı, ailede özel gereksinimli birey olma durumu, özel gereksinimli arkadaşa sahip olma değişkeni arasında, kaçınma alt boyutu ile çevrede özel gereksinimli birey olma durumu değişkeni arasında anlamlı bir farklılık bulunmuştur (p<.05). Chedoke-Mcmaster Engelli Çocuklara Yönelik Tutumlar Ölçeği'nin zorbalık alt boyutu ile Akran Zorbalığı Ölçeği'nin etkileşim ve kabullenme, kaçınma ve benzer olma alt boyutları arasında negatif yönde bir ilişkiye rastlanmıştır. Yine Chedoke-Mcmaster Engelli Çocuklara Yönelik Tutumlar Ölçeği'nin kurban alt boyutu ile Akran Zorbalığı Ölçeği'nin kaçınma ve benzer olma alt boyutları arasında negatif yönde bir ilişki bulunmuştur.

Kaynaştırma eğitimiMağdurTutumlar+4
Nil Gülnar
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Health Sciences
2022
00

Other supervisors