Theses supervised by Dr. Öğr. Üyesi Semih Serkant Aktuğ

26 theses · Siirt University

Master'sOpen AccessEN

Erbil bölgesinde sürdürülebilir endüstrinin istihdam yaratma üzerine etkisi

The sustainable industry is a response to a set of crises. It aims at achieving sustainable economic development through environmentally friendly projects and using new technologies in the field of renewable and clean energies. It calls for greening existing industries, creating new sustainable industries and changing unsustainable patterns of consumption besides reducing the intensity of energy use, resource consumption, and production through waste recycling. In this context, countries pursue to envision the launching of an economy based on the transition strategy to taking into account five principal axes: energy sources whose stocks threatened with depletion. The economic crisis and the use of investments as a means of sustainable industrial development, greenhouse gas mitigation policies and job creation, and the strong conviction that a new model of sustainable development based on change consumer behavior and marketing models at present and in the future.

Economic policiesEconomic developmentIndustrialization+5
Qahar Jabbar Shekha
Siirt University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Bölgesel ekonomik kalkınmada sivil toplum kuruluşlarının önemi: Hakkari ili örneği

21. yüzyılda kalkınma kavramı bütün dünyanın neredeyse ortak sorunu haline gelmiştir. Günümüzde sıkça dile getirilen kalkınma kavramı 21. yüzyılda ortaya çıkan bir kavram olmayıp bireylerin varoluşundan bu yana toplumsal bir sorun olarak karşımıza çıkmaktadır. Devletler kalkınma problemini çözmek için çeşitli politikalar üretmişlerdir. Özellikle İkinci Dünya Savaşının yıkıcı etkisinden sonra devletlerin kalkınmasında sivil toplum kuruluşlarının önemi göz ardı edilmeyecek kadar yüksektir. Son dönemlerde teknoloji ile birlikte globalleşen dünyada insanların daha fazla etkileşime geçtiği sivil toplum kuruluşlarının önemi günden güne artmaktadır. Bu tez çalışmasında, bölgesel kalkınmada sivil toplum kuruluşları (STK)'nın rolü ortaya konulmaya çalışılmıştır. Çalışmada uygulanan anket sonucunda; Hakkari ilinin kalkınması için Hakkari ilinde bulunan sivil toplum kuruluşlarının tanıtım reklam politikalarının doğru ve etkin kullanılmadığı, bundan dolayı şehrin imaj sorununun olduğu, bazılarının halkın çıkarlarını öncelemeyen ve Hakkari ilinin temel sorunlarını göz ardı eden bir anlayışa evrildikleri dile getirilmiştir. Hakkari ilinde kalkınmanın gerçekleşebilmesi için Hakkari'de bulunan bütün sivil toplum hareketlerinin beraber hareket etmesi ve sivil toplum kuruluşlarının etkinlik sahasının genişletilmesi, halkın refah seviyesini yükseltecek sosyoekonomik projeler meydana getirmesi, devletin güçlü kurumlarından daha fazla destek bekledikleri sonuçları ortaya çıkmaktadır.

Bölgesel kalkınmaBölgesel kalkınma ajanslarıEkonomik kalkınma+3
Bereket Akay
Siirt University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Bölgesel kalkınmada turizmin rolü ve önemi; Siirt örneği

Günümüzde ulusal veya bölgesel kalkınmanın gerçekleştirilmesi, ülke ekonomileri için vazgeçilmez öneme sahiptir. Bölgesel kalkınmanın gerçekleştirilmesi için bölgeler arası dengesizliklerin giderilmesi veya en aza indirilmesi, bütün ülkeler için olduğu gibi, ülkemiz için de büyük önem arz etmektedir. Türkiye'de kalkınma önündeki büyük engellerden biri, bölgesel dengesizliklerin var oluşudur. Bölgelerarası dengesizliği gidermede turizm, Türkiye'nin bu bakımından zengin bir coğrafyada olması hasebiyle, oldukça önemli bir politika aracı olarak öne çıkmaktadır. Bu çalışmada, Türkiye'de bölgesel kalkınmada turizmin önemi ve rolü, beş yıllık kalkınma planlamasında turizm teşvikleri, Siirt ilinin turizm potansiyeli ve Siirt ilinde turizm çeşitliliği üzerinde değerlendirmeler yapılmıştır. Yapılan saha çalışmasındaki bulgular, özellikle Siirt ilinin turizm çeşitliliği bağlamında önemini bir kez daha gözler önüne sermektedir. Bununla birlikte, Siirt ilinde turizm sektörünün potansiyelini yansıtmamasında pay sahibi olan sektörel sorunların yanı sıra şehirdeki altyapı sorunlarının giderilmesiyle, bölgede turizm sektörünün canlanacağı değerlendirilmektedir. Bu çalışmanın temel amacı, Siirt ilinin kalkınmasında kullanılabilecek turizm politika önerileri sunmaktır.

Bölgesel kalkınmaEkonomik etkiEkonomik kalkınma+5
Bilal Efetürk
Siirt University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de mantar endüstrisinin e-ticaretle yarattığı gelir ve istihdam etkileri

Ülkemizin önemli bir gelir kaynağı haline gelebilecek mantar yetiştiriciliği, uygun ortam oluşturulduğunda yıl boyunca ürün alınan karlı bir tarım alanı olabilecektir. E-ticaret, küreselleşen dünyada geleneksel pazarlama yöntemlerinin dışında daha fazla kitleye satış imkânı sunmayı kolaylaştıran bir yapıya sahiptir. E-ticaret, mantar endüstrisinin ürünlerinin gelir ve istihdamını olumlu yönde etkileyecektir. Bu çalışmada; Türkiye'de mantar endüstrisinin e-ticaret ile yarattığı gelir ve istihdam etkilerinde ithalatı, ihracatı, ekonomisi, üretim ve pazarlamadaki rolü, üretiminde karşılaşılan sorunlar ve çözüm önerileri hakkında çalışılmıştır. Bölgeler arası mantar endüstrisinin gelişmişlik farkları, devlet desteklerinde yer alan kalkınma ajansları üzerine çalışılmıştır. Bu amaç doğrultusunda Türkiye'de mantar endüstrisinin e-ticaret ile yarattığı gelir ve istihdam etkileri hakkında genel olarak ve işletmelere yönelik bir alan çalışması yapılarak mantarın e-ticaret ile piyasada yarattığı gelir ve istihdam etkileri incelenmiştir.

Ekonomik etkiElektronik ticaretGelirler+5
Şeymanur Acar
Siirt University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Günümüzde bölgesel kalkınmada alternatif bir model olarak neo-Haldunculuk

İbn Haldun; keşfedilmeyi bekleyen bir hazine, çağını aşan olağanüstü bir yetenek, parlak bir zekâ, insanlık için bir umut ve daha fazlası. Çok yönlü bir düşünür olması, onun tarih ve tarih felsefesi başta olmak üzere, siyaset bilimi, sosyoloji ve iktisat, gibi pek çok disiplin içerisinde kendisine yer bulmasına yol açmıştır. Kendinden önce ve sonra yaşamış pek çok düşünürle kıyaslanmıştır. Onun görüşlerine A. Smith'te olduğu kadar Petty, Ricardo, Malthus, Marx ve hatta Keynes'te de rastlamak mümkündür. En önemli İslam klasikleri arasında yer alan Mukaddime, iktisadi açıdan zengin ve yoğun bir içeriğe sahiptir. İktisadi, ticari ve mali konularda ayrıntılı bilgiler sunar; meslekler ve sanatlar hakkında ayrıntılı bilgiler aktarır. İktisadın dinle, devletle, siyasetle ve ahlakla ilişkisi üzerinde durur. Birçok iktisat tarihçisi tarafından iktisadın kurucusu olarak kabul edilmiştir. Ona göre ekonomik farklılıklar büyük oranda coğrafya ve iklim koşullarına bağlıdır. Toplumsal farklılıkları belirleyen ise iktisadi faaliyetler ve geçim yollarıdır. İbn Haldun'un düşünce sisteminin merkezini umran ilmi oluşturur. Umranın en önemli ayağı ise asabiyettir. Onun kalkınma modeli çok değişkenli ve dinamik bir yapıya sahiptir. Mukaddime'de doğrudan bölgesel kalkınmadan bahsetmez, ancak buna dair ipuçları verir. İktisadi bakımdan gelişmiş ve gelişmemiş şehirlerden bahseder ve bunları birbirleriyle kıyaslar.

Bölgesel kalkınmaEkonomik kalkınmaKalkınma+2
Mücahit Kumandaveren
Siirt University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de kalkınma-güvenlik bağının iç güvenlik bağlamında analizi

Bu çalışma, Soğuk Savaş'ın bitimi ile birlikte kalkınma ve güvenlik politikalarının birbirlerine yakınsamasının ortaya çıkardığı kalkınma-güvenlik bağının, iç güvenlik bağlamında terör örneği üzerinden analizini ele almaktadır. Kalkınma ve güvenlik konuları hem bireylerin hem de devletlerin daima öncelikleri arasında yer almıştır. 1980'lerden bu yana Uluslararası Kalkınma Birliği içerisinde gelişen kalkınma-güvenlik bağı yaklaşımının ana fikri, güvenliği gelişmekte olan ve az gelişmiş ülkelerde kalkınmanın gerçekleştirilmesi için ön koşul olarak saymasıdır. Gelişmekte olan bir ülke olarak Birleşmiş Milletler ve OECD kurucu üyesi Türkiye'nin, kalkınma-güvenlik bağı ilişkisi ise 1990 yılında gelişmeye başlamış ve bu süreç günümüze kadar devam etmiştir. Bu süreçteki öncelikli kalkınma konusu ekonomik güvenlik iken ikincil kalkınma konusu ise iç güvenliktir. Ekonomik güvenlik garantili temel bir gelirin, belirli bir ücret karşılığında veya "sosyal güvenlik" yoluyla elde edilmesi iken; iç güvenlik, bir ülkenin sınırları içerisindeki bireylerin vücut bütünlüğüne ve anayasal haklarına karşı herhangi bir saldırı ve tehlikenin olmamasını ve ülkenin kamu düzeninin kolluk eliyle sağlanmasını ifade etmektedir. Ekonomik güvenliğin, kalkınma planlarından hareketle 1990 yılından günümüze kadar olan sürecinde "sosyal güvenlik" sorunları ön plana çıkarken; iç güvenlikte "terör" sorunu ön plana çıkmıştır. Terör, sadece iç güvenlik sorunu değil aynı zamanda kalkınmanın da bir sorunudur. Türkiye'de kalkınma-güvenlik bağını iç güvenlik bağlamında belirli örnekler üzerinden değerlendirmek mümkündür. Bu çalışmada terör örneği değerlendirilecektir.

Bölgesel kalkınmaEkonomik kalkınmaGüvenlik+5
Mehmet Akif Bektaş
Siirt University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de fıstık üretimi, pazarlaması, sorunları ve çözüm önerileri

Çalışmada, antepfıstığının bölgesel, ulusal ve uluslararası düzeyde, sektörlere ait raporlar, akademik çalışmalar, bu alanla ilgili faaliyet gösteren Sivil Toplum Kuruluşlarının çalışmaları taranmıştır. Literatür tarama sonuçları öncelikle ulusal ve uluslararası veriler ve istatistikler arasında değerlendirilerek tespitler ortaya konmuş ve bu veriler ışığında bölgesel ve ulusal mevcut durumları yansıtacak şekilde çalışmanın raporu oluşturulmuştur. Güneydoğu Anadolu bölgesinde ikamet eden bölge halkının yetiştirmiş olduğu fıstığa üretim anlamında gerekli ve yerinde teşvikler yapılarak geçimlerini sağlamalarını desteklemek adına ne gibi çalışmalar yapılacağına değinilmiştir. Bununla birlikte Dünyada ve ülkemizde fıstığa geniş bir pencereden gözlem yapılarak bölgesel ve küresel pazara yatırımların nasıl yapılacağı ve marka ve tescil işlemlerine yönelik çalışmaların devam ettirilmesinin ne denli gerekli olduğunun önemi vurgulanmıştır. Daha geniş kapsamıyla Antep fıstığı üretimi yapan çiftçilerin bilinçlendirilmesine yönelik eğitim ve seminer faaliyetleri düzenlenmesinin faydalı olacağı ayrıca gelecek vaat eden bu bitkinin yerel kalkınmada ve dünya çapında marka haline gelebilmesinin sağlanması amacıyla birçok devlet kurum ve kuruluşları tarafından gerekli desteklerinde zamanında verilmesinin önemli olduğunun altı çizilmiştir. Fıstığın sadece kuruyemiş olarak satışa sunulmasının dışında daha birçok farklı alanda ülkemizde ve dünyada fıstığın faydalarına değinilmiş ve hangi alanlarda kullanılırsa küresel pazarda tutundurulabileceğinin önemi vurgulanmıştır. Dünyada ve ülkemizde fıstık üretimi yapan çiftçilerin, araştırma ve geliştirme yatırımlarını umursamayan, yenilikçi olmayan misyonu ve vizyonu olmayan ve gelecek vaat etmeyen bir tarım anlayışının fazla yol kat edemeyeceği anlatılmıştır. Ülkemizde gelecek vaadi olmayan elit şirketleri korumanın yanlış olduğu ve gelecekte çok daha faydalı olacak girişimcilere kucak açılmasına ve destek verilmesine ilişkin çalışmalar yapılmasının daha doğru bir yol olacağı anlatılmıştır. Bununla birlikte fıstığın üretim ve pazarlama alanında karşılaşılabilecek sorunlara ve bunlara aranan çözümlere de yer verilmiştir. Bu çalışmalar ışığında fıstığın devlet desteği ve teşvikleri, sulama imkanları ve sulamanın önemi, eğitim ve sertifika, fidan üretimi, anaç fıstıkların önemi, bahçe tesisi ve markalaşma gibi sorunlar aşıldığında ileri seviyede fıstık yetiştiriciliğine geçileceği sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Tarım, Fıstık, Üretim, Pazarlama, Sorunlar ve Çözümler.

Beceri ve bilgi değerlendirme anketiBesin analiziFıstık+4
Selim Gözalan
Siirt University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

İnternet bankacılığı hizmet kalitesinin müşteri bağlılığına etkisi: T.C. Ziraat Bankası A.Ş. uygulaması Bitlis ili örneği

Teknolojik gelişmeleri takip eden ve hızlı bir şekilde uygulamaya alan hizmet sektörlerinin başında bankacılık sektörü gelmektedir. Sektörde hizmet veren birçok bankanın olması ve bu bankalarda benzer ürünlerin bulunması rekabeti artırmaktadır. Rekabetin yoğun olduğu bu sektörde müşteri memnuniyetini sağlayan bankalar birçok avantaj kazanmaktadır. Bankalar veri tabalarında oluşan bilgilere dayanarak müşterileri segmentlere ayırmakta ve müşteriye uygun ürün belirleyerek satışlarını gerçekleştirmektedir. Müşteri ile satış süresi boyunca iletişimde olan müşteri ilişkileri personelleri; müşterinin taleplerini, şikayetlerini dikkate alarak en kısa süre içerisinde geri dönüş sağlamakta ve böylece müşteri memnuniyetini artırmış olmaktadırlar. Bankalar şubede verdikleri hizmet dışında şube dışında da alternatif dağıtım kanalları(internet bankacılığı, pos, atm, mobil bankacılık vb.) ile hizmet sunmaktadırlar. Alternatif dağıtım kanalları ile müşterilere yer ve zaman sınırı olmaksızın şubede sunulan işlemlerin büyük bir bölümü sağlanmaktadır. Müşterilerin bu hizmetlerden teknolojik araçları kullanarak yararlanması, kendilerine maliyet avantajı kazandırdığı gibi işlemlerinin güvenilirliğinin sağlanması açısından da işletmeye olan güveni artırmaktadır. Müşterinin işlemlerini düşük maliyet ve güvenle yapması, bankalara olan memnuniyeti de sağlamaktadır. Bu tezde, alternatif sunum kanallarından yoğunlukla kullanılan internet bankacılığı uygulaması üzerinde çalışılmıştır. Bu kapsamda özel olarak T.C.Ziraat Bankası A.Ş.'nin internet bankacılığının hizmet kalitesinin müşteri memnuniyeti ve müşteri bağlılığına etkisi incelenmiştir. Araştırma sonucunda hizmet kalitesi ile müşteri memnuniyeti arasında pozitif yönde bir bağlılık bulunduğu tespit edilmiştir. Bankalar hizmet kalitelerini artırarak müşteri memnuniyetini ve müşteri bağlılığın oluşmasını sağlayabilirler. Anahtar Kelimeler: İnternet Bankacılığı, Müşteri Bağlılığı, Müşteri Memnuniyeti, Hizmet Kalitesi

BankacılıkBankacılık sektörüBitlis+6
Hilal Üzgen
Siirt University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Bölgesel kalkınmada coğrafi işaretler açısından kamu kurumlarının eğilimi ve rolü Siirt örneği

Coğrafi işaretler, bir ülkenin sınırlı alanlarına has ve beşerî şartlarına bağlı olarak ortaya çıkan nadir ürünler olarak ifade edilmektedir. Coğrafi işaretler bu anlamda hukuki yaptırımları olan, ürünü, üreticiyi ve tüketiciyi koruyan bir sistem kurmaktadır. Türkiye'de ve çeşitli ülkelerde 2000'li yıllarda önemi günden güne artmaya başlayan coğrafi işaret uygulamalarının ekonomik açıdan ihmal edilen öneminin ele alındığı bu çalışmada; coğrafi işaretlerin kırsal ekonominin kalkınmasındaki yeri üzerinde durulmuştur. Araştırmada Siirt ili örneği üzerinde durulurken TR3 bölgesine de değinilmiştir. Coğrafi işaretlerin çeşitli ülkelerin ekonomileri üzerindeki etkileri incelendiğinde; coğrafi işaret ile tescillenmiş ürünlerin, varlıkların ekonomik anlamda getirisi ile yaratılan katma değer ve istihdamı artırarak bölgesel ve kırsal kalkınmayı olumlu yönde etkisi sayesinde gelişmiş ülke ekonomilerinde vazgeçilmez bir öneme sahip olduğu görülmektedir. Ülkemizde coğrafi işaret girişiminin henüz gerekli ilgiyi görmemiş olması ve çalışma alanı açısından henüz etkili bilinçlendirme çalışmalarının eksik kalması nedeniyle, dünya piyasalarına kolaylıkla girebilecek bölgesel tarımsal ve endüstri ürünlerinin piyasa içerisinde istenilen yeri edinemediği görülmüştür.

Bölgesel kalkınmaCoğrafi işaretlerEkonomik kalkınma+4
Kamuran Güler
Siirt University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Tüketici tercihlerinin davranışsal iktisat bağlamında incelenmesi: Erzurum mobilya alışverişleri örneği

Araştırmada Erzurum ilinde yaşayan bireylerin davranışsal iktisat kuramları bağlamında satın alma tercihlerini etkileme durumlarının incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırmada davranışsal iktisat kurmalarından zihinsel muhasebe, batık maliyet hatası, sınırlı rasyonellik, çerçeveleme etkisi, bedavanın etkisi, sürü davranışı, tuzak etkisi yaklaşımlarının etkinliği incelenmiştir. Araştırmada araştırmacı tarafından hazırlanan 7 adet senaryo yer almakta olup, araştırmaya katılım gösteren tüketicilerin bu senaryoları değerlendirerek kendileri için karar olacak bir seçeneği işaretlemeleri istenmektedir. Araştırmanın evrenini Erzurum il merkezinde ikamet eden 18 yaşından büyük bireyler oluşturmaktadır. Araştırmada örnekleme dahil olma koşullarını sağlayan en 393 kişiye ulaşılmıştır. Araştırmanın örnekleme hacmine ulaşılmasında kolayda örnekleme yöntemi kullanılmıştır. Araştırmanın verilerinin toplanmasında araştırmacı tarafından hazırlanan anket formu kullanılmıştır. Anket formu online anket platformunda hazırlanıp anket linki katılımcılara çeşitli iletişim kanalları (WhatsApp, e-posta, Messenger vb.) ile gönderilmiştir. Araştırmanın verileri %95 güven düzeyinde analiz edilmiştir.

Davranışsal ekonomiErzurumMobilya+3
Şenol Ayhan
Siirt University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Davranışsal iktisat perspektifinde bireylerin satın alma eğilimleri: Siirt Üniversitesi örneği

Pek çok farklı faktörden etkilenerek karar vermek durumunda kalan günümüz tüketicisi, irrasyonel kararlar alamamaktadır. Dolayısıyla iktisada yeni bir bakış açısı getiren davranışsal iktisat, tüketicilerin rasyonel kararlar veremeyeceğini, kararlarında ise ancak sınırlı ölçüde rasyonel olabileceklerini ileri sürmektedir. Bu araştırmada öncelikle iktisat ve psikoloji arasındaki bağlantılar, geleneksel ve davranışsal iktisattaki rasyonellik, davranışsal iktisadın tarihsel gelişim süreci ve karar verme mekanizmaları, karar vermedeki gizli hatalar, tüketici davranışını etkileyen faktörler ve tüketici davranış kalıpları ele alınmaktadır. Uygulama kısmında ise Siirt Üniversitesi'nde çalışan idari ve akademik personellere anket yapılarak davranışsal iktisat çerçevesinde tüketicilerin mal ve hizmet satın alırken; yaş, cinsiyet, eğitim durumu, aylık gelir, çocuk sayısı ve mesleğe göre satın alma kararlarının farklılaşıp farklılaşmadığı, hangi durumlarda rasyonel hangi durumlar da irrasyonel karar aldıkları incelenmiştir. Yapılan istatistiksel analizler sonucunda tüketicilerin satın alma davranışlarında her ölçüte göre farklılık arz ettiği ortaya çıkmıştır. Tüketicilerin çoğunlukla irrasyonel bazen de rasyonel davrandıkları sonucuna varılmıştır.

Abdullah Demir
Siirt University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Bölgesel kalkınmada tarım sektörünün önemi: Siirt ili örneği

Tarım, insanların ekosistemlerini yönetmeleri ve evcilleştirilmiş türlerin biyolojik döngülerini kontrol etmelerini ifade eden bir süreçtir. Tarım sayesinde toplumlar için yararlı yiyecekler ve diğer kaynaklar üretilebilir. Toprağın ekimi ile ilgili tüm know-how ve aktiviteleri, doğal çevre üzerindeki tüm çalışmaları belirler, canlıları (bitkiler, hayvanlar) yetiştirmeyi ve toplamayı mümkün kılar. Dünyanın dört bir yanındaki kırsal alanlarda tarım, baskın arazi kullanımını ve kırsal alanların yaşayabilirliğinin önemli bir bileşenini temsil etmektedir. Tarım ve ilgili faaliyetler kırsal yaşamın temel dokusunu oluşturur. İstihdam ve iş fırsatları, altyapının ve çevrenin kalitesi açısından kırsal bölgelerin genel durumuna önemli ölçüde katkıda bulunur. Bununla birlikte, ekonomik olarak gelişmiş ülkelerin çoğunda, tarım çeşitlendirilmiş bir kırsal ekonominin nispeten küçük bir kısmını oluşturmaktadır ve buna ek olarak, tarımın ulusal zenginlik ve istihdam oranı açısından önemi, çoğu bölgede azalmaktadır. Bu durum, ülkelerde kırsal kalkınmada tarımın potansiyel rolünü azaltmaz, ancak istihdam ve ekonomik ilerleme için kalıcı beklentiler sunabilecek alternatif ekonomik faaliyetlerin katkısı da dahil edilmelidir. Bu çalışma bağlamında bölgesel kalkınma sürecinde Siirt ilinde tarım sektörü inceleme konusu yapılmıştır. Siirt ilinde tarım son derece önemli bir sektör olarak değerlendirilmekle birlikte, bu önemin yeterli ölçüde kullanılamadığı anlaşılmaktadır.

Bölgesel kalkınmaEkonomik etkiEkonomik kalkınma+6
Menal Aktaş
Siirt University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Siirt ilinin kentsel yoksulluk olgusu: Bir alan araştırması

Yoksulluk kavramı daha çok hanelerin gelir düzeyi hangi seviyede olursa olsun, Dünyada ve Türkiye'de bütün insanların karşı karşıya kaldığı ekonomik unsurlardan biridir. Günümüzde yoksulluk gerek gelişmiş gerekse gelişmekte olan ülkelerde geri kalmış tüm ülkeleri de içine alan küresel bir boyut kazanmıştır. Yaşanılan ekonomik krizler yoksulluk kaynaklı toplumsal çatışmalara ve toplumda ayrışmaların ortaya çıkmasına yol açmıştır. Yoksulluğun giderek çeşitli türlere ayrılması ve küreselleşmesi ile birlikte kentleşme proseslerin sürat kazanması sonucunda kentsel yoksulluk göç ile birlikte daha belirgin olmaya başlamıştır. İnsanların gereksinimlerinin sadece ekonomik olarak değil de kültürel ve sosyal ihtiyaçlarının da karşılanması olarak değerlendirilmeye başlanmıştır. Bundan dolayı yoksulluk ülkemiz açısından değerlendirilmekle beraber Siirt'in kentsel yaşayış üzerindeki etkileri de inceleme konusunu oluşturmuştur. Bu çalışmanın birinci bölümünde kuramsal ve kavramsal açıdan yoksulluk kavramı ve yoksulluk türleri açıklanmıştır. Bölüm devamında ayrıca yoksulluğun ortaya çıkmasında etkili olan faktörler de açıklanmıştır. Çalışmanın ikinci bölümünde ise Dünyada ve Türkiye'de yoksulluğun görünümü, yoksullukla mücadele ve Türkiye'de gelir dağılımı ve türleri detaylı bir şekilde açıklanmıştır. Araştırma kapsamında ülkemizde yoksullukla mücadele politikalarının, yoksullukla mücadelede ne kadar etkin bir şekilde yoksulların ihtiyaçlarına cevap verdiği üzerinde durulmuştur. Yoksullukla mücadele politikaları konusunda katılımcılarla birlikte konunun uzmanı olan fertlerle de derinlemesine görüşmeler yapılmıştır. Araştırmada katılımcıların yoksullukla mücadelenin sadece ayni yardımlarla sürdürülemeyeceğini, bunun yanında uzun dönemde gelir getirici meslek edindirme kurslarının daha faydalı olacağı vurgulanmıştır. Yoksullara yapılan sosyal yardımların yaşamlarını bağımlı halde ayni yardımlarla sürdüremeyeceklerini, daha çok nakdi ve ihtiyaçları baz alınarak yardımların yapılması gerektiği vurgulanmıştır. Araştırmanın üçüncü ve son bölümünde daha çok uygulamalı ve yoksulluğa ilişkin mücadele politikaların belirlenmesi, nasıl uygulanması gerektiği konusunda bilgi ve görüşleri olan fertlerle nitel veri toplama aracı olan araştırmacının hazırladığı yarı yapılandırılmış derinlemesine görüşme formu kullanılmış 12 katılımcı, 4 uzman ile görüşülmüştür. Araştırma kapsamında elde edilen bulgular neticesinde yoksulların düzenli olmayan bir gelire sahip oldukları, bu düzensiz gelir ile kendi yaşamlarında yarattığı belirsizlik ve gerginlikler hayat tarzlarını ve aile içi huzursuzluklarına da sebep olduğu sonucuna varılmıştır. Bu değerlendirmeler ışığında yoksullukla mücadele politikaları detaylı olarak ele alınmış ve konuya ilişkin sonuç ve öneriler somut olarak sunulmuştur.

KentlerKentsel sorunlarKentsel yaşam+4
Mehmet Aydın Beştaş
Siirt University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Bölgesel kalkınmada hayvancılık destekleme projelerinin değerlendirilmesi: Siirt ili örneği

Dünya üzerindeki ülkelerdeki gibi ülkemizde de hayvancılık sektöründeki gelişmeleri sağlayan etkileyici çalışmalardan bir tanesi kalkınmaya yönelik olan yatırıma destek nitelikli teşviklerdir. Her bölgenin ve yörenin gerek coğrafi gerek sosyo- ekonomik açıdan kendine has yapıları olmaktadır. Bu bölgelere has olan yapıları bölgesel kalkınmaya yönelik sağlanan yatırım uygulamalarında muhtelif problemleri beraberinde getirebilmektedir. Siirt ilinde hayvancılık alanında faaliyetlerine devam eden işletme sahiplerinin desteklemelerden hangi ölçüde yarar sağladıkları ve bu konu ile alakalı karşılaştıkları sorunlar Siirt ili Merkez, Şirvan, Eruh, Kurtalan, Pervari, Tillo, Baykan ilçeleri ve bağlı köylerde hayvan yetiştiricisi olan işletme sahipleri ve bölgesel kalkınma amaçlı hayvancılığa yapılan desteklemelerden yararlanan işletme sahipleri tesadüfi olarak seçilmiş olup anket yöntemi kullanılarak tespit edilmeye çalışılmıştır. Bu çalışma, Siirt ilinde mevcut hayvancılığın genel durumunu ve problemlerinin belirlenmesi, destekleme projelerinin analiz edilmesi, bilhassa hayvancılık sektöründe teşvik amaçlı destek alan işletme sahiplerinin desteklemelerden kaynaklı yaşadıkları problemlerin tespit edilmesi ve bu sorunların çözüme kavuşturulması maksadıyla yapılmıştır.

Bölgesel kalkınmaDestekleme politikalarıDevlet desteği+3
Cengiz Kurtak
Siirt University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Baraj ve hidroelektrik santralleri dışsallıkları: Siirt örneği

Gelişmekte olan ülkelerin en önemli ihtiyaçlarından biri hiç kuşkusuz enerji gereksinimidir. Enerji gereksinimleri çeşitli enerji kaynaklarından karşılanabilmektedir. Ancak günümüz dünyasında ülkeler enerji ihtiyacını, daha ekonomik ve daha çevreci anlayışla elde etme politikasıyla hareket etmektedir. Yenilenebilir bir enerji kaynağı olan baraj ve hidroelektrik santralleri (HES) enerji ihtiyacını karşılamak isteyen ülkeler için ön plana çıkmaktadır. Nitekim ülkemizde de son yıllarda daha çok su enerjisi üzerine yatırımlar yapılmaktadır. Bu yatırımların bir kısmı Siirt ilinde gerçekleşmektedir. Bu çalışmanın amacı Siirt ilinde yapılmış ve yapımı devam eden baraj ve HES projelerinin ortaya çıkaracağı dışsal etkilerin incelenmesidir. Bilindiği gibi baraj ve HES projelerinin yapım ve işletme süresince ekonomik, sosyal, kültürel, çevresel vb etkiler ortaya çıkma durumu söz konusudur. Bu tez çalışmasında, Siirt ilinde yapılmış ve yapımı devam eden baraj ve HES projelerinin olası dışsal etkilerin belirlenmesi amacıyla, yüz yüze anket ve derinlemesine görüşme çalışmaları yapılmıştır. Elde edilen anket analiz verileri ve derinlemesine görüşme değerlendirmesinde baraj ve HES projelerinin hem negatif hem de pozitif dışsal etkileri saptanmıştır.

BarajlarDışsallıkEkonomik kalkınma+5
Fırat Erdemci
Siirt University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de yazılı basının kalkınma üzerindeki etkileri: 1990-2015 dönemi

Bu tezin amacı, Türkiye'de Kalkınmanın Planları kapsamında makro ekonomik hedeflerin ulusal yazılı basında sunumunu araştırmaktır. Bu araştırma yapılırken yazılı basının kalkınmaya yapmış olduğu katkıyı daha iyi anlayabilmek için öncelikle yazılı basın unsuru gazeteler, iletişim, kamusal alan, kalkınma, bölgesel kalkınma ve bu alanların kavramsal analizi ile özelliklerinin neler olduğu açıklanmaya çalışılmıştır. Kalkınmanın tarihsel gelişimi ve günümüzdeki uygulamaları hakkındaki bilgiler ile ulusal yazılı basının kalkınma planları makro ekonomik hedeflerinin ulusal yazılı basında nasıl yer aldığıdır. Ulusal yazılı basın bünyesinde yer alan üç adet ulusal gazetemiz (Cumhuriyet, Hürriyet, Türkiye) 1990-2015 yılları aralık alınarak; ana sayfalarında yer alan ekonomi haber ve göstergeleri ve Kalkınma Planları hedeflerinin karşılaştırmalı analizi ve içerik analizi yapılarak; kalkınma ve yazılı basın arasındaki ilişki ortaya konmuş olup; kalkınmanın geri dönütleri noktasında ekonomi bilimine katkı sağlamak hedeflenmiştir. Bu araştırma sonucunda ekonomik göstergeler konusunda kalkınma planları ile yazılı basında yer alan göstergelerin haber kaynakları ve makro ekonomik değerlerinin tutarlılık göstermediği tespit edilmiştir. Enflasyon, büyüme ve işsizlik rakamları yazılı basın unsuru gazetelerin haber kaynakları olan ulusal ve uluslararası haber ajans ve derecelendirme kuruluşlarınca farklı değerlerin ortaya çıktığı tespit edilmiştir. Kalkınma için yazılı basın ve raporların önemli oldukları görülmüştür. Anahtar Kelimeler: Kalkınma, Kalkınma Planları, Yazılı Basın, Gazeteler

Avrupa Bölgesel Kalkınma FonuBölge ekonomisiEkonomik kalkınma+7
Fatih Kekeç
Siirt University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Batman Üniversitesi'nin bölgesel kalkınmadaki rolü

Üniversiteler, toplumun ekonomik ve sosyal altyapısını oluşturan; ulusal düzeyde eğitim, öğretim, kültürel ve bilimsel düşünce kuruluşları gibi çeşitli işlevleri yerine getiren kurumlardır. Üniversite hedefleri arasında bilginin üretimi, korunması, iletilmesi ve yaygınlaştırılması yer alır. Üniversite eğitiminin amacı; bilgi çağında evrensel değerlere sahip, sorgulayan, akılcı ve bilimsel düşünen, üreten, geliştiren ve sorumlu etik değerleri koruyan bireyler yetiştirmektir. Çok partili sisteme geçişle birlikte yükseköğretimin ülke genelinde dengeli dağılımı temel ilkelerden biri olarak kabul edilmiş ve bu doğrultuda üniversitenin bulunduğu bölgeye sosyo-ekonomik katkılar başlamıştır. 1990'lı yıllardan bu tarafa araştırılmış ve incelenmiştir. Bu çalışmanın amacı;Batman Üniversitesi öğrencilerinin sosyo-ekonomik özelliklerini, günlük alışkanlıklarını, belirli alanlardaki tutumlarını, çeşitli harcama kalemlerinin miktarını ve Batman Üniversitesi öğrencilerinin Batman iline yapmış oldukları katkıları ortaya çıkarmak; Batman ili esnafının ise üniversiteye ve üniversite öğrencilerine bakış açılarını açıklamaktır.Anket, Batman Üniversitesi Merkez Yerleşkesi ve Batı Raman Yerleşkesinde öğrenim gören 587 öğrenciye ve 450 Batman esnafına kapalı ve açık soru yöntemi kullanılarak yapılmıştır. Anket yoluyla elde edilen veriler SPSS.21 paket programı kullanılarak analiz edilmiştir. Araştırma sonucunda Batman Üniversitesi ve Batman Üniversitesi öğrencilerinin Batman ili ekonomisine katkıları nicel olarak hesaplanmıştır.

BatmanBölgesel kalkınmaEğitim ekonomisi+4
Şenol Söztaş
Siirt University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessEN

Analysis of non-auditory effects of industrial noise on worker productivity – Case study of Erbil Steel Company

Sound is among the significant environmental factors for people's health, it has an important role in both physical and psychological injuries, and it affects individuals' performance and productivity. The aim of this study was to determine the effect of exposure to high noise levels on the performance and rate of error in manual activities. The industrial noise in Erbil Steel Company in Erbil city-Iraq is a concern for workers, possibly due to the negative effects of industrial noise, and industrial noise affects the decision-making process in producing companies. Furthermore, the effects on worker productivity are one of the significant external costs. The productivity is subjected to decrease in the workplace due to machines' noise in addition to the costs to prevent or reduce industrial noise caused by machines. The increased number of machines made workers' life painful and worrisome especially in the nearby machines, and hence it is accompanied by health and economic risks on the worker. Non-auditory effects of noise were studied among 120 workers from Erbil Steel Company. Statistical analyses of the responses gathered were analysed and reported. Descriptive statistics was carried out using SPSS version 20 and graphs were plotted using Microsoft Excel 2016. The statistical analysis showed that that there is so much noise at Erbil Steel Company and that company workers are at a higher risk of being disturbed by noise at work. The effect of noise on the productivity of workers at Erbil Steel Company was quite high based on responses from the selected workers.

Industry businessesNoiseProductivity+3
Ramzı Farıs Ahmed Ahmed
Siirt University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessEN

The impact of fluctuation of oil revenue on real exchange rate and the structural imbalances of Iraqi economy

This thesis analyses the extent to which a boom in a particular export commodity sector (i.e., oil) affects the real exchange rate and competitiveness in the rest of the economy: This problem has been analyzed in the early stage by with the so-called 'Dutch-disease'. As a result, the booming sector (oil sector) the country's currency appreciates, thereby reducing the competitiveness of the country's traditional export sector in the international market. This thesis examines whether Dutch Disease is present in Iraq in the light of having not study about Dutch Disease phenomena. It evaluates the impact of growing oil revenues on non-oil sectors of the Iraqi economy. It produces some empirical evidence for the explanation non-tradable goods and contraction of the tradable goods sector due to the booming oil sector and appreciating real exchange rate and made tradable goods sector become uncompetitive for export. The main findings from this thesis that the Iraqi economy was subject to have the Dutch disease phenomena during the boom. Some of the indications of the disease, remarkably the increase of relative prices, the real exchange rate appreciation, contraction tradable goods sector and expansion of nontraded goods output were applicable. The study uses annual time series data sourced from home and international agencies from 1997 to 2016. Finally, The dissertation discusses briefly some policy measures that will help avoid the issue of appreciation real exchange rate and changing the structure of economy out of tradable goods to non-tradable goods sector.

Economic structureGross domestic productDutch disease+7
Soran Zaher Abdullah Abdullah
Siirt University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessEN

The analysis of relationship between inflation and foreign exchange rates in the Northern region of Iraq for the period (2008 - 2016)

This study purpose is to examine the relationship between the inflation and foreign exchange rates of the major currencies namely (US dollar, Euro, Turkish lira) money supply and gross domestic product (GDP) in the NRI during the period (2008-2016). It is notable that the region suffers from the high inflation rate and fluctuations in foreign exchange rates after the fall of the former Iraqi regime in 2003. The study results indicated that there are long-run relationships between inflation rate and foreign exchange rates, money supply and gross domestic product (GDP) in the region during the same period because of the result of a vector error correction model parameter positive and significant. The study also showed that there are long-run relationships between the exchange rate of the US dollar, against the dinar to the inflation in the region during the period indicated. While the study found a long-run relationship between the exchange rate of the US dollar against the Iraqi dinar and inflation in the NRI during the period (2008-2016). Besides, there is an adverse long-run relationship between the exchange rate of the Euro against the dinar and inflation in the NRI during the period (2008-2016). While the study also found an adverse long-run relationship between the exchange rate of the Turkish lira against the dinar and inflation in the NRI during the period (2008-2016). However, there is an adverse long-run relationship between GDP and inflation during the period (2008-2016). This relationship is not statistically significant according to the t-test, and it does not differ from zero. In addition, the study realizes an adverse long-run relationship between money supply and inflation during the period (2008-2016). This relationship is not statistically significant according to the t-test, and it does not differ from zero. The relationship between the money supply and the inflation rate is not significant because the NRG during the period 2014 till now in money supply depends on revenues of oil exported independently which means it does not depend on the money supply in the Iraqi economy.

DollarExchange rateInflation+5
Farhang Abdulkareem Elıas Aqrawı
Siirt University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessEN

The effeect of oil price on economic growth of Iraq for time period (1995 – 2017)

Iraq represents a good case study to examine the effect of oil price, because most of its earning dependence on exporting crude oil. Iraq is one of the major oil exporting countries. Generally, the national income depends on crude oil. Oil revenue in Iraq covers 90 percent of Iraqi government's budget and also Iraqi economy could be effect by would economic during economic problems. Thus, increasing oil crude oil price can effect on economic growth in Iraq. So it is crucial to use other resource instead of oil revenue as a new strategy to gain national revenue. The main objective of this study is to examine the effects of oil price and oil production value on economic growth. Annual growth rate, compound growth rate and correlation coefficient can be used to estimate of the data. The data is annual data which were converting a period of 21 years from 1995-2017. As a result, Economic growth is one of the most important sources of economic transformation because it reflects the community's ability to increase productive capacity and optimal investment and also sustainability requirement includes a diversified economy on the face of shocks, dynamically adopts technology and head accumulation human money, competitively can gain relative advantages compared to the other. Thus, it operates within stable, stable economic policies and economic development and there were positively statistically significance between oil price and GDP, oil production value and GDP.

Economic growthEconomic effectEconomic development+4
Hawar Rafaat Star Star
Siirt University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessEN

The obstacles in front of the fdi in the agricultural sector of the Northern region of Iraq an economic study of the period 2006-2016

The growth in agricultural sector measured as vital in achieving sustainable development and a significant reduction in poverty in developing countries, so, equally developmental and agricultural economists view productivity growth in the agricultural sector as significant if the agricultural output is to growth at a sufficiently rapid rate to tackle poverty. Thus, FDI considered as a significant source of economic growth in both developed and developing countries. KRG, as most of the other countries, planned to make a friendly investment environment to attract FDI as much as possible toward its region to enhance development acceleration. However, this study evaluates the main obstacles or factors that deter foreign investors from investing in the region's agricultural sector. It assesses the key reasons why FDI has not increased in the region significantly over the past ten years particularly during 2006-2016, besides analysis the foreigners reluctant to invest in the region's agricultural sector. It also investigates the total investment during past ten years by the region's board of investment and the share of FDI both entire and agriculture sector in this investment flow.

Foreign direct investmentsIraqNorthern Iraq+2
Mahır Rashıd Hama Hama
Siirt University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessEN

The role of fiscal and monetary policies in achieving economic stability in Turkey and Brazil during the period 2000-2015

This purpose of this study is to clarifying the impact and relationships between some macroeconomic variables in the field of fiscal and monetary policies and achieving economic stability away from the external shocks that affect both the aggregate supply and the demand of Turkey and Brazil during the period 2000-2015. However, economic stability policies include controlling both consumer price index, and unemployment to certain limits, as well as achieving the goal of continuously reducing inflation and reducing the unemployment rate to normal. A stable environment is fundamental to the efficiency of an economy. While the issue of stability can divide into three specific economic objectives: real output growth, full employment, and price stability. These objectives are interrelated and interdependent. Without full employment, the potential output in an economy will not fully realize. However, price fluctuations may lead to uncertainties. The research hypothesis is that developing countries that have reached rates of economic growth and maintain an acceptable level of economic stability, which is characterized by a low rate of inflation or close to the regular rate of unemployment. The most significant findings of the study, the fiscal and monetary policies impact on achieving economic stability in Turkey and Brazil, However, fiscal and monetary policies can use to achieve long-term economic stability if the increase in the money supply is equal to the growth of net national product without the use of policies based on expansion and contraction.

BrazilEconomic stabilityFiscal policies+2
Alı Sabrı Taher Taher
Siirt University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessEN

Political economy of oil production in Iraq during 2006-2016

The primary purpose of this study is to examine the political economy of oil production in Iraq during 2006-2016. While, the challenges to increasing oil production in Iraq broadly remain, so, Iraq has made incredible progress over the last decade, mostly amid challenging situations should note that while contests to since 2014. However, there are still difficulties to overcome, which should play a significant role to solve for the new government and leadership in Iraq and the KRI following the recent 2018 elections. The study found that Iraq's oil production curve in recent years has remarkably specified the positions, even if not mainly at the levels estimated in earlier, more positive forecasts. Iraq has developed the world's fourth-largest oil exporter. Moreover, the second major producer in OPEC organization, with production above 4.1 million bpd for the first time in 2015, of the amount produced in this period, almost 3.5 million b/d produced in southern Iraq under the central government in Baghdad. While challenges continue to achieving the aims of increased oil production and revolving gas from probable to production, there is considerable opportunity for Iraq's resources to produce revenue and pay to broad-based economic development, if managed appropriately. As both Iraq and the KRI headed into an election year, impending new governments both in Iraq and at the helm of the KRG should seize this as an opportunity to target investment to specific projects that contribute to long-term economic development goals.

Economic developmentIraqPetroleum+2
Zavar Salah Alı Alı
Siirt University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00

Other supervisors