Theses supervised by Prof. Dr. Ali Erkılıç

29 theses · Çukurova University

Master'sOpen AccessTR

Çukurova'da karpuz fusarium solgunluğu etmeni, Fusarium oxysporum f.sp. niveum, ırklarının ve bu ırklara karşı karpuz çeşitlerinin reaksiyonlarının belirlenmesi

Adana ve Mersin illeri Ülkemizin önemli karpuz üretim merkezlerindendir. Karpuzun en önemli hastalıklarından biri Fusarium oxysporum f. sp. niveum neden olduğu Fusarium solgunluğudur.Karpuz ekim alanlarında Fusarium solgunluğu ırklarının ve bölgemizde yoğun olarak yetiştirilen karpuz çeşitlerinin bu ırklara verdikleri reaksiyonların belirlenmesi amacı ile 2006 yılı yapılan arazi çalışmaları sonucunda elde edilen 25 adet izolat ile yürütülmüştür. Yapılan patojenite çalışmalarında bu izolatların Sugar Baby karpuz çeşidinde hastalık oluşturduğu belirlenmiştir. İzolatların ırklarının belirlenmesi amacı ile yapılan çalışmalarda Adana ve Mersin illerinden toplanan 25 izolatın 14'ü ırk 2, 7'si ırk 1 ve 4'ü de ırk 0 olarak belirlenmiştir.Çukurova bölgesinde yoğun olarak yetiştirilen 23 adet karpuz çeşidinin, Fusarium ırklarına karşı reaksiyonlarının belirlenmesi amacı ile yapılan çalışmalar sonucunda tüm çeşitlerin ırk 2'ye karşı hassas olduğu, Emperor çeşidinin (HŞ=%33,3) ırk 0'a, Blade çeşidinin (HŞ=%75,0) ırk 1'e karşı en hassas çeşitler olduğu saptanmıştır. Ortalama hastalık şiddetinin %30,6 (Galactica) ile %68,1 (Blade) arasında olduğu bulunmuştur.

Fusarium solgunluğuIrkKarpuz
Tahsin Ay
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2008
00
Master'sOpen AccessTR

Çukurova bölgesi nar plantasyonlarında fitopatolojik sorunların belirlenmesi ve hasat sonu hastalıklarına karşı bazı fungisit uygulamalarının etkinliğinin araştırılması

Bu çalışma, 2007 yılında Adana'nın Seyhan, Yüreğir, Kozan, İmamoğlu, Yumurtalık ve İçel'in Tarsus ilçelerinde nar plantasyonlarında yürütülmüştür. Sörvey yapılan 26 nar bahçesinde çiçeklenme dönem,nde ortalama %4.2 oranında gövde çürümesi, çiçeklenme sonrası ve hasat öncesi dönemlerde meyve çürüklüğü ise, sırasıyla %4.4 ve 11 olmuştur. Gövdeden izolasyonlarda %22.4'lük oranla en fazla izole edilen Alternaria cinsi funguslar olmuştur. Bunu %19.8 ile Fusarium, %16.5 ile Basidiomycetes sınıfı funguslar ve %15.9 ile Rhizoctonia izlemiştir. Meyvelerden yapılan izolasyonlarda ise, . Botrytis cinsi %30.8 izole edilme oranına sahipken, bunu Alternaria, Aspergillus ve Penicillium cinsi funguslar, sırasıyla %21.1, 20.7 ve 15.3 oranlarında izlemişlerdir. Çok az oranlarda ise Fusarium ve Mucor gibi türler de izole edilmiştirBahçe döneminde armure, rovral ve folicure uygulamalarının meyve çürümesi üzerine etkinliği %60.5-71.1 arasında değişmiştir. Bu uygulamaların yapıldığı meyveler 3 ay depolandığında, fungisitlerin meyve çürümesi üzerine etkinliği %60.3-69.5 arasında olmuştur.Hasat sonrası fruitgard ve benomyl'in tek başına ve augmentin ile kombinasyonlarının yer aldığı püskürtme ve daldırma uygulamaları kontrole göre meyve çürümesini azaltmışlardır. Kimyasal uygulamaları, 3 ay süreyle 7 ? C'de depolanan hicaz nar meyvelerinde çürüme oranını %41.2-61.8 azaltmışlardır. Meyvelerin depolanması sırasında ağırlık kaybı 3 ay sonunda %5.9'a kadar yükselmiştir. Depolama süresi ve ağırlık azalması arasında linear bir ilişki gözlenmiştir.

Hatice Çetin
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2008
00
DoctorateOpen AccessTR

Çukurova bölgesi buğday ekim alanlarında kök, kökboğazı ve sap çürüklüğü hastalığının durumu, bazı buğday çeşitlerinin hastalığa karşı reaksiyonları, farklı gübreleme pratikleri ve fungisit uygulamalarının hastalık gelişimine etkileri

Bu çalışmada, Çukurova Bölgesi buğday ekim alanlarında kök, kökboğazı ve sap çürüklüğü hastalığının durumu ortaya konularak bu hastalıkta rolü olabilen Fusarium türleri belirlenmiştir. Bunun yanında, bu türler içerisinde, patojenik karakterdeki F. culmorum'un neden olduğu hastalığa karşı bazı ekmeklik buğday çeşitlerinin reaksiyonları, farklı gübre ve fungisit uygulamalarının hastalık gelişimine etkileri araştırılmıştır. İki yıllık sörvey çalışması ile 135 farklı tarlada, hastalık çıkışı %8-100, hastalık şiddeti %2-33.4 oranları arasında değişim göstermiş ve örnek alınan alanların tamamında hastalığın var olduğu tespit edilmiştir. Hastalıklı bitki örneklerinden Fusarium culmorum, F. equiseti, , F. oxysporum F. semitectum ve F. verticilloides türleri izole edilmiş ve Fusarium cinsinin dokulardaki fungal flora içerisinde %29.4'lük oranla en sık rastlanan cins olduğu görülmüştür. Denemeye alınan 12 farklı buğday çeşitinde hastalığa karşı kayda değer ve istikrarlı bir tolerans gözlenememiştir. Saksı denemelerinde, taban gübresi olarak kalsiyum amonyum nitrat (CAN) veya üçonbeş (15.15.15)'in, yirmi yirmi (20.20.0)'ye tercih edilmesiyle sap çürüklüğü gelişimi azalmıştır. Üstten yapılan gübrelemelerde amonyum nitrat uygulanan bitkilerdeki hastalık şiddeti üre uygulananlara göre daha düşük seviyede kalmıştır. Tohumlara uygulanan fungisitlerden raxil (tebuconazole), hastalık gelişimini %47.8'lere varan oranda azaltarak en yüksek etkiyi göstermiştir. Bundan başka yeşil aksama 2 kez uygulananlardan flamenco (fluquinconazole) %96.3'e ulaşan oranlarda etkili olmuş ve bunu sırasıyla folicur (tebuconazole) ve duett (epoxyconazole+carbendazim) adlı fungisitler (%93.9 ve %91) izlemiştir. Tarla denemesinde ise tohum ilaçlamaları arasında istatistiksel bir fark görülmemiş ancak bitkilerin tabandan CAN ve üstten amonyum nitrat ile beslendiği ve yeşil aksamdan iki kez folicur ile ilaçlandığı kombine uygulamalar en başarılı sonucu vermiştir.

Davut Soner Akgül
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2008
00
DoctorateOpen AccessTR

Patates siğil hastalığı etmeni (Synchytrium endobioticum (Schilb) Perc.)'nin biyolojisi, hastalık epidemiyolojisi ve mücadele olanaklarının araştırılması

2006?2008 yılları arasında, 3 yıl süre ile yürütülen, inokulum seviyesinin yıllara ve ürün desenine göre değişikliklerinin incelendiği sörvey çalışmalarında ürün deseni ile sporangium seviyesindeki artış ve azalış oranları arasında herhangi bir uyum gözlenmemiştir. Patates çeşitlerinden %11.1 (Jelly, en duyarlı) ve %26.2 (Binella, en dayanıklı) arasında hastalık şiddeti göstermiştir. Denemede 45-70 ºC arasında değişen 6 farklı sıcaklık ve sıcaklıklara göre değişen sürelerde tutulan bulaşık toprak örneklerinde, 60ºC'de 204 saat, 65ºC'de 34 saat ve 70ºC'de 8 saat sürede %100 sporangium ölümü gerçekleşmiştir. Ayçiçeği%74 ve Çavdar %73 oranında sporangium ölümü gerçekleştirmiş ve bölgede patatese alternatif olarak önerilebilecek bitkiler olarak öne çıkmıştır. Synchytrium endobioticum sporangiumlarının topraktaki canlılığı üzerine , formaldehit %93.8-97.5 oranıyla en etkili uygulama olmuştur. Kontrolle karşılaştırıldığında, fungusitlerin hastalık oluşumu üzerine etkileri %25.2 ila 62.5 arasında değişmiştir. Ancak etki oranlarında rakamsal olarak önemli farklar olmasına karşın, istatiksel olarak tüm uygulamalar birbirinden farksız görülmüştür. Synchytrium endobioticum'un hastalık oluşturması üzerine etkilerini belirlemek amacıyla Formaldehit, Metam sodium, Dazomet ve bitki besin elementlerinden ürenin 4 konsantrasyonunun denendiği çalışmada, en etkili uygulama, metam sodyumun 60 ve 80 g /m2 dozları olmuştur.

Biyolojik mücadelePapillomavirüslerPatates+1
Hale Günaçtı
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Turunçgil anaç ve çeşitlerinin turunçgillerde zamklanma hastalığına (Phytophthora citrophthora) karşı reaksiyonlarının ve bazı fungisitlerin infeksiyon oluşumu üzerine etkilerinin belirlenmesi

Bu çalışmada, 33 turunçgil çeşidi ve 14 turunçgil anacının Phytophthora citrophthora'ya karşı duyarlılıkları testlenmiştir. Ayrıca fosetyl-Al, metalaxyl, oxadixyl ve cymoxanyl'in in vitro'da patojenin miseliyal gelişmesine ve kütdiken limon fidanlarında hastalık oluşumu üzerine etkileri araştırılmıştır.Mandarin çeşitleri içerisinde en duyarlı ortanique, en dayanıklı ise Napolitiana olmuştur. Portakal çeşitlerinde ise erkenci navel gurubu portakallardan Navelina ve Fukumoto en yüksek duyarlılık gösterirken, Washington Navel ve Valensia'da daha az infeksiyon gelişimi olmuştur. Limon çeşitlerinden Kütdiken çok yüksek düzeyde duyarlılık göstermiştir. Altıntoplar'da ise kırmızı çeşitlerinden Star Ruby ve Rio Red diğer çeşitlere oranla daha duyarlı olmuştur. Anaçlarda genel olarak infeksiyon gelişmesi az olmasına karşın, Meksika laymı ve Orlando tangelo en duyarlı, Turunç ise en dayanıklı bulunmuştur.In vitro'da patojenin miseliyal gelişmesi üzerine en yüksek etkiyi metalaxyl gösterirken, bunu surasıyla fosetyl-Al, oxadixyl ve cymoxanyl izlemiştir.Fungisitlerin P. citrophthora'nın kütdiken limon fidanlarında hastalık oluşturması üzerine etkilerinin denendiği çalışmada, patojen inokulasyonundan 1 hafta once fungisit uygulanması en yüksek etkiyi göstermiştir. Bu uygulamada fosetyl-Al ve metalaxyl infeksiyon oluşumunu tamamen engellerken, oxadixyl ve cymoxanly'de çok az infeksiyon gelişimi olmuştur. Fungisitlerin patojen inokulasyonu ile birlikte uygulanması durumunda fosetyl-Al %100, inokulasyondan 1 hafta sonra uygulanması durumunda ise %96 düzeyinde yüksek bir etki elde edilmiştir.

Birgül Deryaoğlu
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Karpuzda Fusarium solgunluğuna (Fusarium oxysporum f.sp. niveum) karşı mikorizal funguslar ve abiyotik uyarıcıların etkilerinin belirlenmesi

Bu çalışmada, mikorizal funguslar (Glomus etunicatum, G. fasciculatus, G. mosseae, G. intraradices ve Gigaspora margarita) ve dayanıklılık teşvik edici bazı kimyasalların (Salisilik Asit-SA, DL-ß-amino-n-butirik asit-BABA ve asibenzolar-s-methyl-ASM) karpuzda solgunluk etmeni Fusarium oxysporum f.sp. niveum'a (FON) etkileri araştırılmıştır.Mikorizal funguslar karpuz köklerine %66.7-100 oranında kolonize olmuşlardır. Bitki gelişimini en fazla teşvik eden mikorizalar Gigaspora margarita ve G. etunicatum olmuştur. G. fasciculatus ve G. mosseae bitki gelişmesini çok az arttırırken, G. intraradices'in hiçbir etkisi olmamıştır.Mikorizal funguslar, FON'un hastalık oluşturmasını %48.4-58.1 oranında engellemiş ve en etkili mikoriza Gigaspora margarita olmuştur.In vitro'da FON'un miseliyal gelişmesi üzerine SA'nın etkisi olmamış, ASM ve BABA ise 1000ppm'de miseliyal gelişmeyi sırasıyla, %13 ve 25 oranında engelleyebilmiştir.Dayanıklılık teşvik edici kimyasalların FON'un hastalık oluşumu üzerine etkilerini araştırmak amacıyla, saksıda yetiştirilen karpuz bitkilerine püskürtme (500 ve 1000ppm) ve sulama suyu (100 ve 200g/kg toprak) şeklinde uygulamalar yapılmıştır. Püskürtme ve sulama suyu ile uygulamalarda ASM hastalık oluşumunu en fazla engellemiştir. ASM püskürtme uygulamasında infeksiyonları %61.3-64.5, sulama suyu uygulamasında ise %67.7-77.4 oranında engellemiştir. SA ve BABA'nın etkinliği ASM'ye oranla daha düşük olmuştur.

Abiyotik faktörlerArbüsküler mikoriza fungusFusarium solgunluğu+2
Zahide Çınar
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Turunçgillerde kahverengi yaprak leke hastalığı etmeni Alternaria alternata f.sp. citri izolatlarına karşı turunçgil tür ve çeşitlerinin reaksiyonlarının belirlenmesi

Bu çalışmada, turunçgil kahverengi leke hastalığı etmeni Alternaria alternata f.sp. citri izolatlarına karşı turunçgil çeşitlerinin reaksiyonları spor süspansiyonu ve miseliyal toksin kullanılarak belirlenmiştir.Çukurova Bölgesi'nde yetiştiriciliği yapılan ve bölgeye yeni giren 33 turunçgil çeşidi fungusun 13 farklı izolatına karşı testlenmiştir.Mandarin çeşitleri içerisinde Robinson, Dancy, Minneola Tangelo, Fortuna ve Lee duyarlı bulunurken, Fremont, Hernandina, Klemantin dayanıklılık göstermiştir. Portakal ve limon çeşitleri genel olarak dayanıklı bulunmuştur. Altıntop çeşitleri içerisinde Rio Red ve Star Ruby patojenin spor süspansiyonuna, Henderson ise toksinlerine çok duyarlı olmuşlardır.In vivo denemelerde mandarin çeşitleri içerisinde Dancy, Fortune, Nova ve Minneola Tangelo çok duyarlı, Robinson orta derecede duyarlı ve Ortanique az duyarlı bulunmuş, diğer çeşitlerde ise herhangibir infeksiyon gelişimi olmamıştır. Portakal çeşitleri içerisinde sadece 4 çeşitte (Cara Cara, Moroblood, Valensiya Mildknight ve Valensiya) az duyarlılık gözlenmiş, diğer çeşitlerde infeksiyon gelişmemiştir. Denemeye alınan 4 limon çeşidinden hiçbirisinde infeksiyon gelişmemiş. Altıntop çeşitleri içerisinde en duyarlı çeşit Rio Red olmuştur. Bunu orta düzeyde duyarlılık gösteren Star Ruby izlemiştir. Henderson düşük düzeyde duyarlılık göstermiştir.

İffet Şire
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Patateste farklı sklerot düzeylerinin Rhizoctonia solani infeksiyonlarındaki rolünün ve hastalıkla mücadelede yumru ilaçlamalarının etkinliğinin araştırılması

Bu çalışmada, Rhizoctonia solani'nin inokulum tipi ve yoğunluğunun infeksiyon gelişmesi açısından önemi araştırılmıştır. Ayrıca bazı kimyasalların hastalık oluşumu üzerine etkileri araştırılmıştır. Farklı sklerot düzeylerinde en duyarlı çeşit Marfona, en dayanıklı Vangogh olmuştur. En fazla gövdeyi Granola oluştururken, en az gövdeyi Vangogh çeşidi oluşturmuştur. Farklı inokulum tiplerinde Granola, Latona ve Marfona istatistiksel olarak fark gözlenmemiştir. In vitro'da patojenin miseliyal gelişimine en yüksek etkiyi Rizolex gösterirken, bunu sırasıyla Celest, Maxim, Dynasty ve Vitavax, Pomarsol Forte izlemiştir. Farklı inokulum tiplerinde, sklerotlu yumruya uygulanan daldırma yönteminde en yüksek etkiyi Celest gösterirken, bunu sırasıyla Dynasty, Rizolex, Maxim ve Vitavax izlemiştir. Yine en düşük etkiyi Pomarsol Forte göstermiştir. Yapay inokulum uygulamaları hastalık oluşumunu engellemede başarısız olmuştur.

Emine Gelebek Çapar
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Turunçgillerde kahverengi yaprak leke hastalığı etmeni Alternaria alternata f.sp. citri izolatlarına karşı bazı fungisitlerin etkinliğinin ve direnç oluşumunun belirlenmesi

Bu çalışmada 4 farklı fungisit grubundan 7 fungisitin Alternaria alternata f.sp. citri'nin 12 izolatı üzerinde in vitro'da patojenin miseliyal gelişmesi üzerine etkileri ve direnç durumları araştırılmıştır. Iprodione, proxymidone, propiconazole ve propineb etkili maddeli fungisitler, patojenin koloni gelişmesini en iyi etkileyen fungisitler olmuştur. Özellikle izolat 17-1'de, iprodione'da 5ppm'den sonra gelişim gözlenmemiş, etki oranı %100'e çıkmıştır. Ancak bu fungisitlerin bir üretim sezonu içerinde çok sık kullanılması direnç probleminin gelişmesine neden olmuştur.Metiram-komplex, trifloxystrobin ve kresoxim-methyl'in ise miseliyal gelişme üzerine kayda değer etkilerinin olmadığı görülmüştür. Sonuçlar, direnç problemine neden olan iprodione, propiconazole, proxymidone ve propineb etkili maddeli fungisitlerle beraber ilaçlama programına, farklı etkili maddeye sahip fungisitlerin dahil edilmesi ve bir sezon içerisinde çok sık kullanılmaması gereğini göstermiştir.Anahtar Kelimeler: Alternaria alternata f.sp. citri, Minneola tangelo, kimyasal

Funda Yüksel
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Çiftlik gübresinin ve farklı dikim yöntemlerinin biberde kökboğazı yanıklığı (Phytophthora capsici leonian.)hastalığına etkisinin araştırılması

Bu çalışmada biberde kök ve kökboğazı yanıklığına neden olan Phytophthora capsici?ye karşı 2 farklı sulama sisteminin ve çiftlik gübresinin 3 farklı dozunun etkisi araştırılmıştır. Karık sulamadaki hastalıklı bitki oranı, tava sulamadakine oranla daha az olmuş ve istatistiksel olarak farklılık göstermişlerdir. Ancak bitki dikiminden sonraki yaklaşık 1 aylık süre sonunda sulama sistemleri arasındaki istatistiksel farklılık ortadan kalkmış ve sulama sistemleri hastalık oluşumu açısından benzer etkiyi göstermiştir. Gübre uygulamaları hastalık oluşumu açısından istatistiksel olarak hiçbir fark göstermemiştir. Aynı zamanda kontrol ile de hastalık oluşumu açısından bir farklılık ortaya çıkmamıştır. Bu çalışma aynı alanda 2 kez tekrarlanmış ve benzer sonuçlar alınmıştır. Deneme alanındaki topraklardan yapılan izolasyonlar sonucunda en yaygın fungusların Penicillium, Alternaria, Aspergillus ve Rhizopus türleri olduğu görülmüştür. Özellikle Rhizopus spp. gübre uygulamasıyla 20-30 kat bir artış göstermiştir.

Basınçlı sulama sistemleriDolmalık biber
Miyaser Yıldız
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2013
00
Master'sOpen AccessTR

Turunçgillerde bazı fungisit ve yaprak gübresi uygulamalarının fillosfer mikoflorası üzerine etkilerinin belirlenmesi

Bu çalışmada, turunçgillerde yaygın kullanımı olan bazı fungisit (Bakır hidroksit, Difenoconazole+Propicanozole, Iprodione, Mancozeb, Metiram ve Propineb) ve yaprak gübrelerinin (Çinko, Fosfor, Magnezyum, Mangan, Potasyum ve Üre) fillosfer mikoflorası üzerine akut ve uzun sureli etkileri araştırılmıştır. Yapılan izolasyonlarda, çoğunlukla Cryptococcus spp. (Beyaz maya) ve Sporobolomyces spp. (Pembe maya), daha az miktarlarda ise Cladosporium spp. ve Aureobasidium spp. elde edilmiştir. Tüm fungisitler uygulandıktan 6 gün sonra populasyonda azalma başlamıştır. Mancozeb ve Bakır hidroksit, mikoflorayı en fazla etkileyen fungisitler olmuştur. Bunların uygulandığı dönemde fungal populasyon 50 kat civarında azalmıştır. Bu fungisitlerin etkisi, uygulandıktan sonra 6 ay devam etmiştir. Fungal populasyon üzerine Iprodione ve Difenoconazole+Propicanozole?un önemli bir etkisi olmamıştır. Metiram ve Propineb?in etkileri ise uygulama kesildikten 2 ay sonra ortadan kalkmıştır. Yaprak gübreleri, başlangıçta fungal populasyonu olumsuz etkiliyor gibi görülse de tekrarlanan uygulamalarda mikofloranın artışına katkı sağlamıştır. Özellikle Çinko ve Fosfor içeren yaprak gübreleri Sporobolomyces spp.?nin populasyonunu önemli düzeyde arttırmıştır

Selda Kozak
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2013
00
Master'sOpen AccessTR

Mersin ili turunçgil paketleme evlerinde Penicillium digitatum izolatlarının bazı fungisitlere karşı duyarlılıklarının belirlenmesi

Bu çalışmada, Mersin ili turunçgil paketleme evlerinde Penicillium türlerinin popülasyonu belirlenmiş ve elde edilen 36 P. digitatum izolatının fludioxonil, imazalil ve thiabendazole'e duyarlılıkları araştırılmıştır. Paketleme evlerinde en yüksek Penicillium popülasyonu ürün girişinde elde edilmiştir. Paketleme evlerinde yaygın olan türün Penicillium digitatum olduğu görülmüştür. Fludioxonil in vitro'da P. digitatum izolatlarının miseliyal gelişmesini 1 ppm'in altında engelleyerek en etkili fungisit olmuştur. In vitro etkinlik denemesinde imazalil'e iki, thiabendazole'e ise yedi P. digitatum izolatı dirençli olmuştur. Valensiya portakal meyvelerinde P. digitatum'un hastalık oluşturmasını imazalil ve thiabendazole benzer şekilde engellemiş, fludioxonil'in ise etkisi çok düşük olmuştur. Fungisitlerin meyve çürüklüğü üzerine etkileri duyarlı P. digitatum izolatında, dayanıklı izolata oranla daha yüksek olmuştur. Duyarlı P. digitatum izolatında imazalil ve thiabendazole'e karşı direnç oluşumu ortaya çıkmazken, fludioxonil'de ikinci aktarmada direnç oluşmuştur. Sonuçlar paketleme evlerinde fungisit karışımlarının kullanılmasının direnç oluşumunu engellemede önemli olabileceğini göstermiştir.

Gönül İnan
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Yeni kurulan turunçgil bahçelerinde fungal patojenlerin belirlenmesi ve çeşit duyarlılıklarının saptanması

Bu çalışma yeni kurulan turunçgil bahçelerinde fungal patojenlerin belirlenmesi ve turunçgil çeşitlerinin duyarlılıklarının araştırılması amacı ile yürütülmüştür. Bu amaç ile bölgemize yakın zamanda girmiş ve yaygın tesis olanağı bulabilecek 24 adet turunçgil çeşidinin turunçgil bahçelerinde üretimini kısıtlayan Alternaria alternata f.sp. citri, Phytophthora citrophthora ve Phoma tracheiphila olmak üzere bu üç önemli turunçgil patojenlerine olan hassasiyetleri belirlenmiştir. Yürütülen çalışmalarda turunçgil tür ve çeşitleri A. alternata f.sp. citri izolatlarına karşı farklı duyarlılık seviyeleri göstermiştir. In vitro testlerde A. alternata f.sp. citri izolatlarına en duyarlı tür mandarin olmuştur. Limon çeşitleri A. alternata f.sp. citri izolatlarına en dayanıklı çeşit olmuştur. In vivo testlerde Phoma tracheiphila'ya en duyarlı tür limon olmuştur ve bunu altıntop izlemiştir. Mandarin ve portakal çeşitlerinde ise hastalık oluşumu az da olsa gözlenmiştir. Phytophthora citrophthora duyarlılıkları açısından değerlendirildiğinde portakal ve mandarin çeşitleri patojene dayanıklılık göstermiş ve çok az bir infeksiyon gelişim alanı olmuştur. Altıntop ve limon çeşitlerinin hepsinde infeksiyon gelişimi önemli düzeyde gerçekleşmiştir.

Serhan Emin Avcı
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Çilekte Rhizoctonia kök çürüklüğü (Rhizoctonia solani)'ne karşı bazı bitki aktivatörlerinin etkilerinin araştırılması

Çilekte Rhizoctonia solani'nin neden olduğu siyah kök çürüklüğü hastalığına karşı kök ve yapraktan uygulanan bitki aktivatörlerinin (Salisilik asit, Acibenzolar S-Methyl, Messenger, ISR 2000, Crop Set ve Fosetyl-Al) etkisi serada saksı denemeleriyle araştırılmıştır. Adana ve Niğde'de çilek fidesi üretim alanları incelenerek çilek çeşitlerindeki (Festival, Fortuna, Kabarla, Rubygem, Sabrina, Sahara ve Sweet Ann) kök hastalıklarının oranları ortaya konulmuştur. Niğde'deki fide üretim alanlarında kök çürüklüğü gösteren bitkilerden yapılan izolasyonlarda, Alternaria, Aspergillus, Fusarium, Phytophthora ve Rhizoctonia cinslerine ait funguslar %90 oranında izole edilmişlerdir. İnfekteli çilek köklerinden yapılan izolasyonlarda Rhizoctonia türleri %50.7 oranı ile en fazla izole edilen fungus grubu olmuştur. Bunu %29.5 ile Fusarium türleri izlemiştir. Niğde ve Tuzla-Adana'daki fide üretim alanlarında ortalama infekteli kök oranı Adana'da %17.5 iken Niğde'de %3.9 olarak bulunmuştur. Bitki aktivatörlerinin Rhizoctonia solani'nin miseliyal gelişimine olan etkileri incelendiğinde, Salisilik Asit ve Aliette 700 ppm'in üzerindeki konsantrasyonlarda patojen gelişimini baskılarken diğer bitki aktivatörleri patojene herhangi bir etkide bulunmamıştır. Bitki aktivatörlerinden Salisilik asit, BION ve Aliette kök daldırma uygulamasında hastalığı %47-65 arasında baskılarken, yeşil aksama uygulamasında, Messenger ve Aliette hastalığı %59-64 arasında baskılamıştır. Hem kök daldırma hem de yeşil aksam uygulamasında Aliette uygulaması başarılı bulunmuştur. Sonuçta, çilekte Rhizoctonia solani'nin neden olduğu kök çürüklüğü hastalığının entegre mücadelesinde bitki aktivatörlerinin kullanılabileceği bu çalışmayla gösterilmiştir.

Mustafa Aysan
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2018
00
DoctorateOpen AccessTR

Limon ağaçlarında uçkurutan hastalığına (Phoma tracheiphila Kanc. & Ghik.) karşı mikorizal funguslar ve dayanıklılık teşvik edicilerin etkinliğinin belirlenmesi

Bu çalışmada, limon ağaçlarında Phoma tracheiphila'nın neden olduğu Uçkurutan hastalığına karşı, Salisilik asit (SA), DL-β-amino-n-butirik asit (BABA), Acibenzolar -S- methyl (ASM) ve Fosetyl-Al dayanıklılık teşvik edici kimyasalları ve Glomus caledonium, Glomus clarium, Glomus etunicatum, Glomus fasciculatum, Glomus intraradices ve Glomus mosseae mikorizal funguslarının hastalık oluşumu ve bitkideki fenolik bileşikler üzerine etkinleri değerlendirilmiştir. Farklı limon çeşitlerinin Phoma tracheiphila'ya duyarlılığının belirlendiği çalışmada, Kütdiken duyarlı; Enterdonat ve Mayer çeşitleri ise dayanıklı olarak belirlenmiştir. Dayanıklılık teşvik edici kimyasallardan Fosetyl-Al, in vitro koşullarda patojenin miseliyal gelişimini 600 ppm dozda tamamen engellemiştir. In vivo'da ise hastalık gelişimine % 40 oranında etki ederek diğer kimyasallara göre en etkili kimyasal olmuştur. Bu kimyasalın sadece hesperidin miktarı üzerinde etkili olduğu görülmüştür. Bunun yanında, ASM, patojen varlığında çalışmada değerlendirilen tüm fenolikler üzerinde en etkili kimyasal olarak bulunmuştur. Glomus fasciculatum uygulaması, limon fidanları üzerinde hastalık oluşumu üzerine % 60 oranında etki etmiştir. Ayrıca bu fungus, patojen varlığında, incelemesi yapılan tüm fenolik bileşiklerin miktarında en yüksek artışa neden olmuştur. Bu nedenlerle Phoma tracheiphila ve fenolikler üzerinde en etkili mikorizal fungus olarak değerlendirilmiştir. Genel olarak değerlendirildiğinde, Phoma tracheiphila'nın neden olduğu Uçkurutan hastalığının önlenmesine yönelik ümitvar sonuçlar elde edilmiştir. Bu konuda yapılacak olan yeni çalışmalarda, mikorizal fungus ve dayanıklılık teşvik edici kimyasal interaksiyonlarının da incelenmesi bu hastalık ile mücadelede yeni bir yaklaşım sunabilecektir.

Selda Kozak Özdemir
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Adapazarı ve Osmaniye illerinde ıspanak mildiyösü (Peronospora farinosa f.sp. Spinaciae) yaygınlığının saptanması ve patojenin ırklarının belirlenmesi

Peronospora farinosa f. sp. spinaciae'nın neden olduğu ıspanak mildiyösü hastalığı birçok üretim yapılan arazide, sonbahar ve ilkbahar dönemlerinde sık ekimin yapıldığı tarlalarda yaygın olarak görülmektedir. Bu çalışmada ıspanak yetiştiriciliği yapılan bölgeler; özellikle Adapazarı ve Osmaniye illerinde bu hastalığın ırk tespitleri araştırılmıştır. 2017 yılı itibari ile Dünya genelinde tespit edilen ıspanak mildiyösü hastalığının 16 ırkı olduğu bilinmektedir. Türkiye'de şimdiye kadar ıspanak yetiştiriciliği yapılan bölgelerde hangi ırklarının zarar yaptığı ve hastalık şiddeti tespit edilmemiştir. Bu çalışmada 2015 – 2016 yılı sonbahar ve kış ıspanak üretim sezonlarında, Adapazarı / Pamukova ve Osmaniye / Kadirli bölgelerinde 205 tarladan örnekleme yapılmıştır ve ırk tespiti amacı ile ayırtedici çeşitlerle denemeler kurulmuştur. 2015 – 2016 döneminde tarlalarda yapılan sörveyler sonucunda hastalık oranı Kadirli'de % 9, Pamukova'da %13 ve toplamda %12 olarak tespit edilmiştir. Adapazarı / Pamukova'da 2015 yılında yapılan deneme sonuçlarına göre ıspanak mildiyösününün 12. ırkı tespit edilmiştir. Osmaniye / Kadirli'de 2015 yılında yapılan deneme sonuçlarına göre ıspanak mildiyösünün 8. ırkı tespit edilmiştir. Toprak kökenli olan ıspanak mildiyösü hastalığının mücadelesinde tek bir mücadele yöntemi yerine farklı mücadele stratejilerinin birlikte kullanıldığı entegre mücadele programlarının uygulaması bu çalışmada birkez daha tespit edilmiştir. Bölgelerde tespit edilen ıspanak mildiyösü ırklarına karşı dayanıklı çeşitlerin tercih edilmesi hastalığın mücadelesi için ümit verici olmuştur. Bu çalışma SYNGENTA Firması tarafından desteklenmiştir.

Tolga Tabur
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2018
00
Master'sOpen AccessEN

Nevşehir ili fasulye alanlarında kök çürüklüğüne neden olan patojenlerin saptanması

Bean (Phaseolus vulgaris L.) is a main crop that provides an essential source of protein for human nutrition. This study was conducted with the aim of determining fungal pathogens which cause root rot on bean plants in Yazıhüyük and Suvermez villages which are the largest producers of bean in Nevşehir province, Turkey. The survey was conducted at the vegetation period of 2018. According to the distribution of fungal pathogens of the surveyed fıelds, the highest isolates obtained from bean cultivation areas were Fusarium with an average rate of 62.5%. Followed by Rhizoctonia with an average rate of 27.5%, while Rhizopus was an average rate of 4.8%. Alternaria was obtained an average rate of 2.4%. Followed by Penicillium at an average rate of 2.1%. The least isolate was Epicoccum with an average rate of 0.7%. The isolates with the highest virulence (Y1A, Y1B and Y8) were found to belong to Fusarium oxysporum, Fusarium solani and Rhizoctonia solani isolates respectively, which were used in pathogenicity test. As the results of pathogenicity tests, on all bean varieties, the disease severity rate of F. oxysporum was determined as varying from 48.3% - 91.7%. The Average rate of disease severity caused by F. oxysporum isolate to all bean varieties was calculated as 72.8%. The isolate of F. solani, rates of disease severity was determined as varying from 33.3% - 95.0%. Average rate of disease severity of F. solani isolate to all bean varieties was calculated as 70.6%. While R. solani AG-4 isolate was calculated as the lowest with an average rate of 49.4% in all tested bean varieties. Key Words: Phaseolus vulgaris, Fusarium spp., root rot, pathogenicity

Abdullahı Isaq Omar
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Adana ili yerfıstığı alanlarında sclerotium rolfsii'nin yaygınlığının belirlenmesi ve mücadele olanaklarının araştırılması

Bu çalışmada Adana ili yerfıstığı ekiliş alanlarında gövde çürüklüğü etmeni olan Sclerotium rolfsii'nin yaygınlığının belirlenmesi ve mücadele olanaklarının araştırılması için sörvey çalışmalarıyla beraber bazı bitki aktivatörlerinin (Crop-Set, ISR 2000, Messenger, Fosetyl-Al), kimyasalların (fluazinam) ve Trichoderma harzianum preparatlarının Sclerotium rolfsii'nin miselyal gelişimine ve hastalık oluşumuna etkileri in vitro ve in vivo olarak incelenmiştir. Yapılan sörveylerde incelenen bütün alanlarda hastalık belirtileri görülmüştür. Sörvey alanlarında hastalık belirtileri gösteren yerfıstığı bitkilerinin gövdelerinden yapılan izolasyonlar sonucunda SR-1, SR-2, SR-3 ve SR-4 izolatları elde edilmiştir. Fluazinam SR-2, SR-3, SR-4 izolatlarının sklerot oluşumunu %100 oranında engellemiştir. Bitki aktivatörlerinin ve biyolojik preparatların patojenin miselyal gelişimine etkisi sınırlı olmuştur. ISR 2000, 600 ppm'den itibaren patojenin gelişimini azaltırken Fosetyl-Al ancak 1000 ppm'de etki gösterebilmiştir. Sera denemelerinde ise % 50 hastalık oranı ile T-22 (20 mg), Trianum (20 mg) ve Fosetyl-Al en başarılı uygulamalar olarak tespit edilmiştir. Çalışmada kullanılan tek fungisit olan fluazinam, %25 hastalık oranı ile oldukça düşük etki göstermiştir. Sonuç olarak bu çalışma ile biyolojik ajanların ve bitki aktivatörlerinin, yerfıstığında gövde çürüklüğü etmeni olan Sclerotium rolfsii'nin alternatif mücadelesinde kullanılabileceği gösterilmiştir.

Yahya Keleş
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Adana ili domates yetiştiriciliğinde fusarium solgunluğu'nun yaygınlığının belirlenmesi ve mücadele olanaklarının araştırılması

Bu çalışmada, Adana ili Yüreğir ve Karataş ilçelerindeki domates üretim alanlarında Fusarium oxysporum f.sp. lycopersici (FOL)'nin neden olduğu Fusarium Solgunluk Hastalığının tespiti yapılmıştır. Bu patojene karşı fungisitlerin (Hymexazole ve Fluazinam), biyolojik preparatların (T-22 Planter Box ve Trianum) ve dayanıklılığı teşvik ettiği bilinen bitki aktivatörlerinin (Messenger, Crop-Set, Isr-2000, Fosetyl-Al) in vitro çalışmalarla miseliyal gelişmeye etkisi ve serada saksı denemeleriyle hastalık oluşumuna etkisi araştırılmıştır. İncelenen alanlarda hastalığın yaygınlığı Karataş ilçesinde %29.2 Yüreğir ilçesinde % 49.7 bulunmuştur. Fungisitlerin FOL'ün miseliyal gelişmesine olan etkileri incelendiğinde fluazinam 1 ppm gibi düşük bir konsantrasyonda patojenin gelişmesini % 62 oranında engellerken hymexazole ancak 100 ppm' de %63'lük bir etkiye ulaşabilmiştir. Uçucu antibiyotik ve ikili kültürde uygulanan biyolojik preparatlar FOL'ün miseliyal gelişmesini %9.8 ile %37.2 arasında değişen oranlarda engellemişlerdir. Bitki aktivatörlerinden yalnızca fosetyl-al konsantrasyon artışına bağlı olarak FOL'ün miseliyal gelişmesini engellemiş 700 ppm'den sonra ise bu engelleme sabit olarak kalmıştır. Patojenin miseliyal gelişmesini engellemedeki etkisi açısından tüm uygulamalar arasında fosetyl-al başarılı bulunmuştur. Fungisit, bitki aktivatörü ve biyolojik preparatların FOL'ün hastalık oluşturması üzerine etkileri incelendiğinde ise her iki fungisit fluazinam ve hymexazole ayrıca aktivatörlerden messenger en düşük hastalık index değerini göstermiştir. İletim demetlerinde patojenin ilerleme hızını en iyi engelleyen hymexazole ve fosetyl-al olmuştur. Bu uygulamaların da etkinliği sırasıyla %80 ve %83 olarak belirlenmiştir. Sonuç olarak fungisitlerle birlikte fosetyl-al uygulamasının Fusarium Solgunluğu ile mücadelede etkili olabileceği kanısına varılmıştır.

Fatma Bircan Puhur
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Patateslerde kök boğazı nekrozu ve siyah siğil hastalığı (Rhizoctonia solani)'nın kimyasal ve biyolojik yollarla mücadele olanaklarının araştırılması

Bu tez çalışmasında, bazı fungisit (fludioxonil, flutolanil, fluxapyroxad, penflufen+prothiconazole ve tolclophos-methyl+thiram), bitki aktivatörü (Messenger, Crop-Set, Isr-2000, Aliette) ve biyolojik preparatların (T-22 Planter Box, Trianum-P, Cedriks, Serenade) patateslerde Kök Boğazı Nekrozu ve Siyah Siğil Hastalığı'na neden olan Rhizoctonia solani'nin miseliyal gelişmesi üzerine etkileri belirlenmiş ve mikro parsel denemeleriyle hastalık oluşumu üzerine etkileri araştırılmıştır. Fungisitlerlerden tolclophos-methyl+thiram ve flutolanil in vitro'da 5 ppm'den itibaren miseliyal gelişmeyi %100 engellerken fluxapyroxad hiçbir konsantrasyonda tam inhibisyon gösterememiştir. Bitki aktivatörlerinde ise en iyi etki 1000 ppm'de %31.5 engelleme ile Aliette'de görülürken Messenger ve Crop-set tamamen etkisiz bulunmuştur. İkili kültür, uçucu antibiotik ve sıvı ortamda antibotik üretimi teknikleriyle uygulanan Trichoderma harzianum preparatları, miseliyal gelişmeyi %3.8 ile %66.9 arasında değişen oranlarda sınırlandırmıştır. İkili kültürde uygulanan bakteriyel preparatlarda ise Pseudomonas fluorescens %82.9 engelleme oranıyla Bacillus subtilis'e göre daha başarılı bulunmuştur. Kimyasallar ve biyolojik preparatların Rhizoctonia solani'nin hastalık oluşturması üzerine etkileri incelendiğinde ise fungisitlerden tolclophos-methyl+thiram, bitki aktivatörlerinden fosetyl-al ve biyolojik preparatlardan Pseudomonas fluorescens en başarılı uygulamalar olarak belirlenmiş ve bu uygulamalar sırasıyla %51.6, %59.7 ve %48.6 oranında hastalık oluşumunu engellemişlerdir. Sonuç olarak, tolclophos-methyl+thiram, Aliette ve Pseudomonas fluorescens gibi hastalığı önlemede dikkate değer oranda başarılı bulunan fungisit, bitki aktivatörü ve biyolojik preparatlar ile uygun mücadele programlarının oluşturulmasının bu patojenle mücadelede yararlı olacağı görüşüne varılmıştır.

Aysel Zübeyde Erdevil
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Silifke çilek alanlarında fungal sorunların saptanması ve botrytis cinerea izolatlarının bazı fungisitlere duyarlılığının belirlenmesi

Mersin ilinin Silifke ilçesinde 2019 yılında gerçekleştirilen bu çalışmada, hasat döneminde çilek alanlarında sorun olan fungal patojenler ve Botrytis cinerea izolatlarının bazı fungisitlere in vitro'da duyarlılıkları belirlenmeye çalışılmıştır. 1 ve 2 yaşındaki çilek bitkilerinin bulunduğu tarla ve sera alanlarında sorun olan fungal patojenler, patojenlerin hastalık oranları ve kuru bitki oranları belirlenmiştir. Farklı üretim alanlarından toplanan 20 Botrytis cinerea izolatı fluazinam, imazalil, fenhexamid, cyprodinil+fludioxonil ve pyrimethanil etkili maddelerini içeren fungisitlere in vitro'da duyarlılıkları açısından testlenmiştir. Çalışma alanlarında belirlenen örnekleme noktalarında Botrytis cinerea (kurşuni küf), Mycosphaerella fragariae (yaprak leke hastalığı) ve Sphaerotheca macularis (külleme) etmenleri yaygın olarak belirlenmiştir. Çilek üretim alanlarında kök çürüklüğü gösteren bitkilerden yapılan izolasyonlar sonucunda Rhizoctonia, Cylindrocarpon, Fusarium, Alternaria, Aspergillus, Macrophomina, Penicillium, Cladosporium, Trichoderma, Rhizopus, Mucor cinslerine ait funguslar tanılanmıştır. Duyarlılık düzeylerini belirlemek amacıyla test edilen Botrytis cinerea izolatlarının probit analizleri sonucu hesaplanan ED50 değerlerine göre dağılımı sonucunda cyprodinil+fludioxonil ve fluazinam'a oldukça duyarlı oldukları görülmüştür. Fenhexamid uygulamasında izolatların tamamının bu fungisite duyarlı olduğu belirlenmiştir. Imazalil'de duyarlılık azalışlarının başlamasıyla izolatlar dayanıklılık kazanmıştır. Pyrimethanil uygulamasında ise izolatların tamamının yüksek derecede dayanıklılık kazandığı ortaya çıkmıştır. Sonuç olarak, Botrytis cinerea izolatlarının cyprodinil+fludioxonil, fluazinam ve fenhexamid'e dayanıklılık kazanmadıkları ancak bu fungisitlere duyarlılık azalışlarının görülmesi giderek sorun yaratabilecek dayanıklılık düzeylerinde artışların yaşanabileceğini işaret etmektedir.

Sıddıka Uysal
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Çukurova soğan ( Allium cepa L. ) yetiştiriciliğinde fungal sorunların saptanması ve yaygın türlerin bazı fungisitlere duyarlılığının belirlenmesi

Adana ilinde 2019-2020 yılında gerçekleştirilen bu çalışmada, fide, baş bağlama ve hasat dönemine yakın soğan alanlarında sorun olan fungal patojenlere yönelik sörvey çalışması gerçekleştirilmiştir. Sörvey alanlarından laboratuvara getirilen infekteli bitkilerden elde edilen altı adet fungusun (Stemphylium globuliferum, Stempyhlium vesicarium, Botrytis cinerea, Fusarium equiseti, Alternaria infectoria, Penicillium glabrum) bazı fungisitlere in vitro ortamında duyarlılıkları belirlenmeye çalışılmıştır. Sörveyler sonucunda Phytium Kök Çürüklüğüne bağlı etmenlere önemsiz derecede rastlanılmış ve diğer sörveylerde sırasıyla Peronospora destructor, Botrytis spp. ve Puccinia porri fungal patojenleri ön plana çıkmıştır. Üretim alanlarındaki infekteli bitkilerden izole edilen izolatların fosetyl-Al, mancozeb+metalaxyl-M, mancozeb+mandipropamid, mancozeb, mancozeb+dimethomorph, maneb, ametoctradin+dimethomorph, bakır sülfat+cymoxanil kimyasalları in vitro'da duyarlılıkları açısından testlenmiştir. Yapılan denemede probit analizleri sonucundaki ED50 değerlerine göre, fosetyl-Al kimyasalında, Fusarium equiseti ve Botrytis cinerea türleri, mancozeb+metalaxyl-M'da, Botrytis cinerea ve Stemphylium globuliferum türleri, mancozeb+mandipropamid fungisitinde Botrytis cinerea, mancozeb ve maneb fungisitlerinde Stemphylium globuliferum, mancozeb+dimethomorph fungisitinde Botrytis cinerea, Alternaria infectoria ve Stemphylium globuliferum türlerinde, ametoctradin+dimethomorph kimyasalında Fusarium equiseti türünde ve bakır sülfat+cymoxanil'de Stemphylium vesicarium ve Fusarium equiseti türlerinin miseliyal gelişmesi üzerinde düşük etki saptanmıştır. Çalışma sonucunda soğan üretim alanlarında sorun olan fungal patojenler için üreticilerin bilinçlendirilmesi gerektiği düşünülmektedir. Soğan Mildiyösünden sonra gelen ve infeksiyona neden olan diğer fungal patojenler için ileride oluşturulacak mücadele programları için bir yön oluşturulmaya çalışılmıştır.

İrem Karatop
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Endomikorizal fungusların domateste fusarıum solgunluğu (Fusarium oxysporum f.sp.lycopersici)'na karşı kullanılma olanaklarının araştırılması

Çalışmamızda domates bitkisinde solgunluğa neden olan Fusarium oxysporum f.sp. lycopersici'ye karşı mikorizal fungus türler Funneliformis mossaea, Glomus cloidum, Glomus etunicatum, Glomus coledonium, Glomus intraradices, Rhizophagus clorus, Glomus fasciculatum ve 3 adet ticari preparat (Symbion VAM, Endoroots, Myco UP)'ın domateste; farklı mikorizal fungusların kök kolonizasyonuna etkisi, bitki gelişimine etkisi, Fusarim solgunluğuna karşı hastalık oluşumu üzerine etkisi, fenolik bileşiklerdeki değişimler incelenip hastalık oluşumu araştırılmıştır. Domates bitkisinde mikoriza+FOL uygulamasında %80 etki gösteren mikorizal tür Glomus clodium olurken, kullanılan ticari preparatlar arasında %28-36 oranında değişkenlik göstermiş olup kontrol bitkisiyle fark gözlenmemiştir. Diğer yandan kök kolonizasyonu açısından en fazla kolonizasyon %92,4 oranında Glomus coledium'da tespit edilmiştir. Bitki boyu, yeşil ve kök kuru ağırlıkları açısından bakıldığında üretimi yapılan mikorizal türler arasında Glomus intraradices'in etkisi ile artış gözlenirken ticari preparatlarda bu artış Symbion VAM'da saptanmıştır. Farklı mikorizal türlerin 3 farklı inokulasyon uygulanmıştır ve en iyi kolonizasyon tohuma ekim uygulamasında gözlenmiştir. Fenolik bileşikler açısından bakıldığında ise hastalığa karşı savunma mekanizmasında Funnelliformis mosseae (839𝜇g)'da artış saptanmıştır.

Şeyma Bağrıaçık
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Domates rizosferindeki fungusların domatesteki solgunluk etmeni Fusarium oxysporum f.sp. lycopersici'ye karşı antagonistik etkilerinin araştırılması

Domateste FOL'ün hastalık oluşturmasını engellemeye yönelik olarak yürütülen bu çalışmada, domates rizosferinden 29 fungus türü izole edilmiştir. En yüksek popülasyonu Aspergillus türleri oluştururken (%52.0) bunu Mortierella (%14.3) ve Penicillium (%6.1) türleriyle takip etmiştir. Aspergillus ve Penicillium türlerinin hepsi in vitro'da FOL'ün miseliyal gelişmesini değişen oranlarda engellemişlerdir. Bu fungusların hepsi PDA besi yerinde inhibisyon zonu oluştururken bazıları miseliyal gelişme bazıları da uçucu ve uçucu olmayan antibiyotikleriyle ön plana çıkmıştır. Trichoderma türleri çok düşük oranda elde edilmiş olmasına rağmen in vitro'da miseliyal gelişme hızı, uçucu ve uçucu olmayan antibiyotik üretimleriyle FOL'ü baskılama özelliği göstermişlerdir. FOL'ün domates bitkilerinde hastalık oluşturmasını A. flavus, P. griseofulvum ve T. aggressivum sırasıyla %26.3, 31.6 ve 21.1 oranlarında engellemişlerdir. Hastalık oluşumunu en iyi engelleyen fungus %78.9 etki oranıyla T. brevicompactum olmuştur.

AntagonizmDomatesFusarium oxysporum+1
Esra Tunabaş
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2022
00

Other supervisors