Theses supervised by Prof. Dr. Azmi Yalçın
23 theses · Çukurova University
Tarihsel gelişimi içinde insan kaynakları yönetimi anlayışı, amaçları ve fonksiyonları üzerine Çukurova bölgesinde faaliyet gösteren işletmelerde bir araştırma
İşletmeler günümüz rekabet ortamında insan gücünün etkin ve etkili kullanılmasının yolunun insan kaynakları yönetimine verilen önemden geçtiğini farklı aşamalardan geçerek anlamıştır. Bugün mevcut yönetim anlayışında insanın sadece bir üretim girdisi olarak görüldüğü klasik yönetim zihniyetinden çok uzaklaşılmış, işgücü olarak insanın işletmelerin yaşayan soluk alıp veren bir parçası olduğu ve eğer o iyi ve sağlıklı olmazsa işletmelerin de başarılı olamayacağı anlaşılmıştır.Bu çalışmada insan kaynakları yönetiminin geçtiği süreçler yazın taraması yapılarak tartışılmıştır. Çalışmanın birinci bölümünde insan kaynakları tarihini teşkil eden personel yönetimi zihniyeti ve dönemi incelenmiştir. Çalışmanın ikinci kısmında personel yönetiminden insan kaynakları yönetimine geçişin dinamiklerine yer verilmiştir. Teorik olarak incelemenin son bölümünde insan kaynakları yönetimi tüm yönleri ile ele alınmıştır.Teorik incelemenin ardından, Çukurova Bölgesinde faaliyet gösteren işletmelerin insan kaynakları yöneticileri ile bölgenin insan kaynakları uygulamaları haritası çıkarılmaya çalışılmıştır. Bu nedenle çalışmanın uygulama kısmının keşifsel olduğu ve mevcut durumu tanımlamaya yönelik olduğu söylenebilir.Çalışma sonucunda işletmelerin insan kaynakları yönetimi uygulamalarının eğitimli ve genellikle genç ve kadınlar tarafından yerine getirildiği görülmektedir. Çalışmada insan kaynakları yöneticilerinin hemen hemen tüm insan kaynakları fonksiyonlarını kullanmakla beraber henüz gerek kriz nedeniyle gerekse bütçe nedeniyle tam olarak kurumsallaşamadığı işletmeden işletmeye farklılık gösterdiği görülmüştür.
Üst yönetim ekibi üyeleri özelliklerinin işletme performansı üzerine etkisi: Türk işletme grupları üzerine bir araştırma
Bu çalışmada, İMKB kote kurucu aile holding iştiraklerinin üst yönetim ekibi demografik özelliklerinin işletme performansı üzerindeki belirleyicilikleri araştırılmaktadır. İşletme açısından hayati öneme sahip stratejik kararları alan üst yöneticilerin demografik özellikleri onların bilişsel yapılarını oluşturarak verecekleri karar ve uygulamalarda belirleyici rol oynarlar. Söz konusu özelliklerin ekip içerisindeki dağılımları ekip ve işletme boyutunda performans üzerinde etkindir. Daha önce yapılan araştırmalarda belirli demografik özellikler kullanılırken bu araştırmada Türk işletme gruplarının üst yöneticilerinde geçerli olabilecek demografik özelliklerin tamamı kullanılmıştır. Regresyon analizi sonuçları, ekip içerisinde aile üyesinin de yer aldığı üst yöneticilerin meydana getirdiği heterojen yapının performansı olumlu olarak etkilediğini ortaya koymaktadır. Çalışma sonuçları iki açıdan önem taşımaktadır. Birincisi, farklı büyüklüğe sahip aile işletmelerinde bilinenin aksine aile üyelerinin üst yönetim ekibinde yer almasının performansı artırması yönetim bilimi açısından önemli bir bulgudur. İkincisi ise sonuçların Türk işletme grupları açısından taşıdığı önemdir. Başarılı bir performansa sahip olmak isteyen işletme sahiplerinin üst yönetim ekiplerini oluştururken dikkate almaları gereken özellikler araştırmada elde edilen bulgular sonucunda ortaya konmaktadır.
Kurumsal itibara olası tehditler ve bu tehditlere karşı alınabilecek önlemler: Şişecam Fabrikaları'nda bir uygulama
Kurumların en önemli varlığı olarak nitelendirilen itibar, kurumun sosyal paydaşlar nezdinde nasıl algılandığını ifade eden değerler bütünüdür.Günümüzün küresel rekabet ortamında, teknolojinin hızla gelişmesinin etkisiyle tüketiciler birbirine benzeyen ürün ve hizmetler arasında seçim yapmakta zorlanmakta, kurumlar rakipleri arasında güçlenmek için yenilikçi yaklaşımlarla kendini geliştirmelidir. Kurum itibarına yönelik tehditler faaliyet gösterilen sektöre, kurumun yapısına, bulunduğu bölgeye yani konumuna ve bunun gibi birçok faktöre bağlı olarak değişmektedir. Çalışma şartlarının isçi ve çevre sağlığına zarar vermesi, ürün ve hizmetlerde hata ve eksikliklerin olması, ürünün beklenmedik etkilerinin sorun yaratması, etik olmayan davranışların ortaya çıkması, kurumun çevreye zarar vermesi kurum itibarı için sayılabilecek bazı tehditlerdir.Bu tez çalışması, giderek tanınmaya başlayan kurumsal itibar kavramının tanımını, kapsamını, boyutlarını, ve kurumsal itibara yönelik tehditleri, kurumsal itibar yönetimi sürecini, literatür taramasıyla elde edilen bilgiler ışığında açıklamayı hedeflemektedir. Araştırmanın uygulama kısmında ise Şişecam Topluluğundan seçilen sanayi işletmelerinde kurumsal itibar yönetimi uygulamaları araştırılmak üzere orta ve üst düzey yöneticilere araştırma anketi elektronik ileti yoluyla gönderilmiştir. Sonuçlara göre kurumsal itibar yönetimi adıyla olmasa da olumlu kurum itibarının korunması için birçok faaliyet yürütülmektedir.
Dönüşümcü liderlik ile örgütsel bağlılık, iş tatmini ve işten ayrılma niyeti arasındaki ilişkilerde örgütsel adaletin rolü: İSO işletmelerinde bir araştırma
Ortak bir vizyon sunan, astlarına yön veren ve harekete geçiren dönüşümcü liderlerin işgörenlerin tutum ve davranışları üzerindeki etkilerinin hangi mekanizmalar aracılığıyla ortaya çıktığı yazında sıkça tartışılan konulardandır. Bu çalışmada dönüşümcü liderliğin, astların iş tatmini, örgütsel bağlılığı ve işten ayrılma niyeti üzerindeki etkisinde örgütsel adaletin aracı değişken olduğu varsayılmaktadır.Bunun için Türkiye'de İstanbul Sanayi Odası tarafından belirlenen en büyük 200 işletmedeki ikinci düzey yöneticiler örneklem hedefi olarak belirlenmiş ve 286 yöneticiden anket yoluyla elde edilmiş verilerden yararlanılmıştır. Öncelikle araştırma modelinde yer alan değişkenlerin faktör yapısını tanımlayabilmek amacıyla keşfedici faktör analizi ve doğrulayıcı faktör analizi yapılmıştır. Değişkenler arasındaki ilişkilerin belirlenmesi amacıyla yapısal eşitlik modellemesi ile çoklu paralel aracılık etkisi analizleri gerçekleştirilmiştir. Yapısal eşitlik modellemesi ile dağıtım, işlem, etkileşim ve bilgi adaleti olmak üzere örgütsel adaletin dört boyutunun dönüşümcü liderlik ile iş tatmini, işten ayrılma niyeti ve örgütsel bağlılık arasındaki aracılık etkisi incelenmiştir. İş tatmini üzerinde dağıtım, etkileşim ve bilgi adaletinin, örgütsel bağlılık üzerinde etkileşim ve bilgi adaletinin, işten ayrılma niyeti üzerinde ise işlem adaletinin önemli değişkenler olduğu görülmüştür. Dönüşümcü liderlik örgütsel adaletin bütün boyutları ile güçlü bir şekilde ilişkilendirilmiştir. Aynı zamanda dönüşümcü liderliğin iş tatmini, örgütsel bağlılık ve işten ayrılma niyeti üzerinde dağıtım, işlem, etkileşim ve bilgi adaletinin kısmi aracılık etkisi olduğu görülmüştür.
Kent rekabetçiliğinde kümelenme stratejisinin olumlu etkisi ve kümelerin kent rekabetçiliği algısı: Kent rekabetçiliği ve Diyarbakır mermer kümesi örneği
Son yıllarda küreselleşme ile birlikte ülkeler arasındaki sınırların hızla ortadan kalkması ve ulaşım alanıyla iletişim alanındaki teknolojik gelişmelerin ivme kazanmasıyla rekabetçilik kavramı dünya gündeminin ilk sıralarında yer almaya başladı. Aynı zamanda, yapılan birçok araştırmada, küresel ölçekteki ekonomik büyümenin yadsınamaz bir gerçek olduğu ve bu büyümenin daha çok yerel düzeydeki süreçlerin mekânsal yansımasının bir sonucu olarak ortaya çıktığı vurgulanmaktadır. Başka bir ifadeyle, belli coğrafi bölgelerde, belli endüstriyel faaliyetlerle ilgili yığılmaların, başarılı rekabetçi kümelenmeler oluşturması daha geniş alanlardaki rekabetin temelini oluşturmaktadır. Rekabetçilik ve ekonomik kalkınma ile birlikte, kentler giderek daha fazla anahtar bir mekânsal ölçek halini almaya başlamışlardır. Kentler kendi aralarında rekabet avantajını kazanmak ve ekonomik faaliyet paylarını yükseltmek için mücadele etmektedirler. Ekonomik faaliyetlerin kümelenmesi, kentlerin sürdürülebilir rekabet avantajı kazanabilmeleri için en önemli unsurdur. Bu çalışma kent rekabetçiliğinde kümelenme stratejisinin fayda etkisini ve kümelerin, kent rekabetçiliği kavramını nasıl algıladıklarını, Diyarbakır özelinde mermer kümelenmesi örneği ile ortaya çıkarmayı amaçlamaktadır.
Kişilik, örgütsel bağlılık ve iş tatmini arasındaki ilişkilerin incelenmesi: İstanbul'da faaliyet gösteren iki ticarî bankada bir araştırma
İnsanı anlamak ve onu organizasyon süreçlerine etkin olarak dâhil etmek günümüz işletmelerinin temel problemlerindendir. Bu problemi çözen organizasyonların verimliliklerinin de artacağı ortadadır. Kişilik çalışmaları bu problemi çözme ve insanı anlama bağlamında atılmış önemli bir adımdır. Son yıllarda kişiliği belirleme ve ölçme anlamında yapılan çalışmalar artmış ve oldukça mesafe katetmiştir. Geliştirilen kişilik özellikleri modelleri içerisinde Beş Faktör Modeli, geçerli ve güvenilir olduğunun bilimsel olarak kanıtlanmış olması nedeniyle büyük oranda kabul görmüştür (Hough & Öneş, 2001). Kuramın kişilik özelliklerini en iyi tanımlama ve belirleme yöntemi olduğu konusunda genel bir fikir birliği bulunmaktadır (Digman, 1990; Hogan, Hogan & Roberts, 1996). Diğer taraftan örgütsel davranışlar içerisinde önemli bir yer tutan iki kavram olan iş tatmini ve örgütsel bağlılık da yine organizasyonda insan davranışlarının sonuçlarını ortaya koyan önemli iş çıktılarıdır. Bir tarafta işletmeler için verimlilik ve kalite artış ya da azalışı sağlaması nedeniyle, hem çalışanlar hem de işletmeler açısından özel bir öneme sahip olan iş tatmini, diğer tarafta çalışanın çalıştığı örgütün hedeflerini benimsemesi ve o örgüt içinde varlığını sürdürmeyi istemesi anlamına gelen ve örgütteki bütün çıktıları az ya da çok düzeyde etkileyen örgütsel bağlılık kavramı olmak üzere, her iki davranış da organizasyonlar için özel önemi olan kavramlardır. Bu çalışmada, örneklemi oluşturan banka çalışanları arasında, kişilik bileşenlerinin (iç uyum, hırs, sosyallik, uzlaşılabilirlik, tedbirlilik, yeniliğe açıklık ve öğrenmeye açıklık), iş tatmini ve örgütsel bağlılık (duygusal bağlılık, devamlılık bağlılığı ve normatif bağlılık) üzerine etkilerinin incelenmesi amaçlanmıştır. Ayrıca cinsiyet, yaş ve öğrenim düzeyi gibi çalışanların demografik özelliklerinin etkilerinin ölçülmesi de çalışma amacı kapsamındadır. Geliştirilen araştırma hipotezleri, anket yöntemiyle sağlanan veriler ve istatistik programı kullanılarak analiz edilmekte, elde edilen bulgular ve değerlendirmeler ışığında çalışmanın örgüt kuramına yaptığı katkı tartışılmakta, bundan sonraki çalışmalara ışık tutabilecek bir takım öneriler geliştirilerek iş dünyasının çalışmanın sonuçlarından nasıl yararlanabileceği üzerinde durulmaktadır. Anahtar Kelimeler: Kişilik, kişilik ölçeği, iş tatmini, örgütsel bağlılık.
Yıldırma, iş stresi, tükenmişlik, iş tatmini ve işten ayrılma niyeti arasındaki ilişkiler: Görgül bir araştırma
Bu çalışma yıldırmanın çalışanların tutum ve davranışları üzerindeki etkilerini önerilen bir model ile belirlemeyi amaçlamaktadır. Söz konusu bu modelde yıldırmanın iş stresi, tükenmişlik, iş tatmini ve işten ayrılma niyeti ile ilişkileri ele alınmaktadır. Çalışmada kullanılan veri anket yöntemiyle elde edilmiştir. Bu doğrultuda İstanbul Sanayi Odası'nın düzenli olarak her yıl tespit etmekte olduğu Türkiye'nin Birinci 500 Büyük Sanayi Kuruluşu (İSO 500) içerisinde yer alan öncü firmalarda 457 çalışan ile anket yapılarak araştırma gerçekleştirilmiştir. Çalışmada bulgulara ulaşmak amacıyla açımlayıcı faktör analizi, doğrulayıcı faktör analizi, korelasyon analizi ve yapısal eşitlik modeli kullanılmıştır. Elde edilen analiz sonuçları araştırma hipotezlerini destekler nitelikte bulunmaktadır. Buna göre yıldırmanın iş stresi, tükenmişlik, iş tatmini ve işten ayrılma niyetini yordadığı görülmüştür. Ayrıca iş stresi ile tükenmişlik, iş tatmini ve işten ayrılma niyeti arasındaki ilişkilerin yanı sıra tükenmişliğin iş tatmini ve işten ayrılma niyeti üzerindeki doğrudan etkileri de ortaya konulmuştur. Bu bulgulara ek olarak yıldırma ile iş tatmini ve işten ayrılma niyeti arasındaki ilişkilerde iş stresinin, tükenmişliğin ve her iki değişkenin ardışık olarak kısmi aracılık etkisinin olduğu belirlenmiştir. Araştırmada ulaşılan bulgular ve model uyum iyiliği testleri doğrultusunda araştırma modeli desteklenmiştir. Çalışmada elde edilen bu sonuçlar alan yazın bağlamında tartışılmaktadır.
Türkiye'de imar planı yapmaya yetkili kurumların kurumsal itibarı
Planlama, doğası gereği, hedeflerin belirlenmesi ve bu hedeflere ulaşmak için belirlenen politikaların uygulamaya konulması süreçlerinden oluşan geleceğe yönelik bir araçtır. Ekonomik, sosyal, kültürel, çevresel, teknolojik birçok boyuta sahip olan imar planları, birbirinden farklı grupların çıkarları arasında denge sağlamayı ve esasında kamu yararı gözetmeyi hedeflemektedir. Kapsamlı etki alanı sebebiyle, imar planlama süreci geniş bir katılım gerektirmektedir. Birçok ülkede olduğu gibi, Türkiye'de de imar planı yapma yetkisi devletin farklı kademelerinden kurumlar arasında paylaştırılmış, böylece katılımı yüksek etkin bir planlama sistemi hedeflenmiştir. Bu çalışma ülkemizde imar planı yapmaya yetkili kurumların, hazırladıkları imar planları üzerinden kurumsal itibarlarını ölçümlemeyi amaçlamaktadır. Kurumsal itibar, küreselleşen dünyada, hem özel hem de kamu sektöründe tüm kurumların titizlikle korumaya çalıştıkları önemli bir değerdir. Buradan hareketle, kurumların farklı çıkar grupları nezdindeki kurumsal itibarlarının, hazırladıkları imar planlarının başarısına ilişkin önemli bir gösterge olacağı varsayılmıştır. İmar planlarının etkisinde olan çıkar grupları büyük bir çeşitlilik göstermektedir. Çalışmamızda kurumsal itibar araştırması yapılırken, imar planları ile en fazla etkileşim halinde olan kurumsal yapıların temsilcileri hedeflenmiştir. Bu çalışmanın, gerek kurumsal itibar gerekse imar literatürüne katkı sağlaması ve imar planı yapmaya yetkili kurumlar ve politika yapıcılar için planlama sürecinin iyileştirilmesi yönünde yol gösterici olması umut edilmektedir.
Yabancı uyruklu akademisyenlerin birey-çevre uyumu: İşe yönelik tutumlarda kültürel adaptasyonun rolü
Bu çalışmanın amacı birey-çevre uyumu, kültürel adaptasyon iş tatmini, yaşam tatmini ile işten ayrılma niyeti arasındaki doğrudan ve dolaylı ilişkileri ortaya koymaktır. Bu amaç doğrultusunda konu ile ilgili yapılmış olan önceki çalışmalar incelenerek araştırma modeli oluşturulmuş ve araştırma hipotezleri geliştirilmiştir. Çalışma kapsamında geliştirilen bu hipotezlerin sınanması amacıyla kullanılan veri anket yöntemi kullanılarak toplanmıştır. Bu doğrultuda, Türkiye'deki kamu ve vakıf üniversitelerinde görev yapan 415 yabancı uyruklu akademisyene anket uygulanmıştır. Araştırma bulguları, çalışmanın amacına uygun şekilde keşfedici faktör analizi, korelasyon analizi ve hiyerarşik regresyon analizi kullanılarak elde edilmiştir. Yapılan analizler sonucu elde edilen bulgular araştırma hipotezlerini büyük ölçüde desteklemektedir. Buna göre, birey-çevre uyumunun kültürel adaptasyon, iş tatmini, yaşam tatmini ve işten ayrılma niyeti gibi çalışan tutumlarını yordadığı yapılan korelasyon analizi sonucu ortaya konulmuştur. Aynı şekilde, kültürel adaptasyonun da iş tatmini, yaşam tatmini ve işten ayrılma niyetinin anlamlı birer yordayıcısı olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca yapılan hiyerarşik regresyon analizi sonucunda, birey-çevre uyumu ile yaşam tatmini ve işten ayrılma niyeti arasındaki ilişkide kültürel adaptasyonun kısmi aracı rolü olduğuna dair bulgular elde edilirken, birey-çevre uyumu ile iş tatmini arasındaki ilişkide kültürel adaptasyonun aracılık rolünün bulunmadığı ortaya konulmuştur. Son olarak, elde edilen bu sonuçlar konu ile ilgili literatürde yer alan çalışmalar bağlamında tartışılarak, gerek örgütler gerekse gelecekte yapılacak çalışmalar için bir takım öneriler sunulmuştur.
Liderlik tarzlarının özel okullarda çalışan öğretmenlerin iş tatminleri ve motivasyonları üzerindeki etkileri: Görgül bir araştırma
Motivasyon, çalışanların dolayısıyla da örgütlerin başarısını etkileyen en önemli unsurlar arasında yer almaktadır. Çalışanların motivasyonunu artırmada farklı faktörler söz konusu olmakla birlikte, liderlik tarzlarının motivasyona etkisi çeşitli çalışmalarda ortaya konulan bir etmen olarak karşımıza çıkmaktadır. Yapılan araştırmalarda liderlik tarzlarının motivasyon ile olan ilişkisinin farklı örneklemlerde ele alındığı görülmektedir. Benzer şekilde çalışanların işlerinden duydukları tatmin veya tatminsizlik düzeyleri de liderlik tarzlarına bağlı olarak ortaya çıkabilmektedir Literatürde dönüştürücü liderle çalışmanın iş tatmini ile pozitif ilişkisi olduğunu yer almaktadır. Çalışmanın amacı, Türkiye'de özel eğitim seköründe dönüştürücü, etkileşimci ve hizmetkar liderlik tarzlarının çalışanların motivasyonları ve iş tatminleri üzerindeki etkisini ortaya koymaktır. Böylece liderlik tarzları ile motivasyon ve iş tatmini arasında literatürde yer alan ilişkinin Türkiye'de özel eğitim sektörü örnekleminde test edilerek literatüre katkı sağlanması da hedeflenmiştir. Liderlik tarzları ile motivasyon ve iş tatmini arasındaki ilişki kurulan regresyon analizleri ile test edilmiş ve sonucunda dönüştürücü ve hizmetkar liderlik davranışlarının motivasyon ve iş tatmini üzerinde etkisi olduğu ancak etkileşimci liderlik tarzının iş tatmini üzerinde etkili olmakla beraber motivasyon üzerinde etkili olmadığı bulunmuştur. Anahtar kelimeler: Dönüştürücü (Transformational) Liderlik, Etkileşimci (Transactional) Liderlik, Hizmetkâr (Servant) Liderlik, Motivasyon, İş Tatmini.
Psikolojik dayanıklılık ve örgütsel yabancılaşma arasındaki ilişki: Birey-örgüt uyumu, birey-iş uyumu, işten ayrılma niyeti ve algılanan örgütsel desteğin düzenleyicilik rolü (Perakende sektörü örneği)
Araştırmada örgütsel yabancılaşma ile psikolojik dayanıklılık arasındaki ilişkinin ortaya konulmasının yanında birey-örgüt uyumu, birey-iş uyumu, işten ayrılma niyeti ve algılanan örgütsel desteğin düzenleyicilik etkisinin anlamlı olup olmadığının saptanması hedeflenmiştir. Araştırmaya bu bağlamda Adana, Mersin, Gaziantep, Kahramanmaraş, İstanbul, Ankara, İzmir, Trabzon, Denizli, Bursa ve Şanlıurfa illerinde Tekstil ve Gıda perakendeciliği üzerine faaliyet gösteren özel bir firmada çalışan 1053 birey katılmıştır. Verilerin toplanmasında Yetişkinler için Psikolojik Dayanıklılık Ölçeği, Örgütsel Yabancılaşma Ölçeği, Birey-Örgüt Uyumu Ölçeği, Birey-İş Uyumu Ölçeği, Eisenberger'in Algılanan Örgütsel Destek Ölçeği ve İşten Ayrılma Niyeti Ölçeği kullanılmıştır. Verilerin analizinde Bağımsız Örnekler T-testi, ANOVA ve Hiyerarşik Regresyon Analizi kullanılmıştır. Araştırma sonucunda psikolojik dayanıklılık değişkeninin örgütsek yabancılaşma üzerindeki etkisinin negatif yönde anlamlı olduğu gözlenmiştir. Buna ek olarak birey-örgüt uyumu, birey-iş uyumu, algılanan örgütsel destek ve işten ayrılma niyeti değişkenlerinin aracı olan tüm değişkenlerin psikolojik dayanıklılık ile örgütsel yabancılaşma arasındaki düzenleyicilik etkisinin anlamlı olduğu gözlenmiştir.
Örgütlerde bireysel düzeyde hesap verebilirliğin öncülleri ve ardılları
Bu çalışmanın temel amacı, örgütlerde bireysel düzeyde hesap verebilirliğin öncülleri, ardılları ve düzenleyici değişkenlerini içeren bir model önermek ve modeli test etmektir. Bu kapsamda, bireysel düzeyde hesap verebilirliğin öncülleri olarak bireylerin politik yetisi ve öz-izleme yetisi önerilmiştir, ardılları olarak ise, bireylerin iş tatmini, işe bağlı gerginlikleri, duygusal emekleri ve bağlamsal performansları ele alınmıştır. Ayrıca önerilen modelde bireysel düzeyde hesap verebilirlik ve ardılları arasındaki ilişkilerde algılanan örgütsel destek ve örgüt kültürünün bir boyutu olan sıkılık durumunun düzenleyici değişken olarak etkisinin olup olmadığı araştırılmıştır. Bu doğrultuda Adana Şehir Eğitim ve Araştırma Hastanesi çalışanlarından anket yöntemiyle veri toplanmış ve nicel analiz yöntemlerinden güvenilirlik ve geçerlilik analizleri, keşfedici faktör analizi, doğrulayıcı faktör analizleri, korelasyon analizi, t- testi ANOVA ve yapısal eşitlik modellemesi yöntemlerinden biri olan yol analizi yapılmıştır. Elde ediler bulgular doğrultusunda, araştırma hipotezlerini destekler nitelikte sonuçlar olduğu gibi bazı hipotezlerimizi destekler nitelikte sonuçlar çıkmamıştır. Analiz sonuçlarına göre, politik yeti kavramı ile kişisel sunumu düzenleyebilme becerisinin (öz-izleme yetisinin sadece bir boyutunun) bireysel düzeyde hesap verebilirliği yordadığı görülmüştür. Bireysel düzeyde hesap verebilirliğin ise iş tatminini negatif yönde etkilediği, işe bağlı gerginliği, duygusal emeğin boyutlarını ve bağlamsal performansı ise pozitif yönde etkilediği saptanmıştır. Bu sonuçlara ek olarak, bireysel düzeyde hesap verebilirlik ve iş tatmini; bireysel düzeyde hesap verebilirlik ve bağlamsal performans; bireysel hesap verebilirlik ve duygusal emeğin boyutlarından sadece sahte duygular ile arasındaki ilişkilerde algılanan örgütsel desteğin düzenleyici değişken etkisi bulgulanmıştır. Ancak, bireysel düzeyde hesap verebilirlik ve diğer ardıllar (işe bağlı gerginlik, derinlemesine eylem, gizlenen duygular) arasındaki ilişkilerde düzenleyici değişken etkisinin olmadığı görülmüştür. Benzer şekilde, bireysel düzeyde hesap verebilirlik ve bütün ardılları (iş tatmini, işe bağlı gerginlik, derinlemesine eylem, gizlenen duygulari sahte duygular, bağlamsal performans) arasındaki ilişkilerde örgütlerin sıkılık durumunun istatiksel açıdan bir düzenleyici değişken etkisi olmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Araştırmada önerilen model yol analizi ile test edilmiş ve anlamsız olan sadece bir yol (öz-izleme yetisinin diğerlerinin davranışlarına karşı duyarlılık boyutu) modelden çıkarılarak model tekrardan test edilmiş ve model uyum iyiliği testleri doğrultusunda model desteklenmiştir. Araştırma neticesinde ortaya konulan sonuçlar, alan yazın çerçevesinde değerlendirilmiş ve ilerde yapılacak çalışmalara önerilerde bulunulmuştur.
Hizmetkâr liderliğin örgütsel vatandaşlık davranışı üzerine etkisinde lider-üye etkileşiminin aracı rolü: Adana'da faaliyet gösteren kâr amacı gütmeyen kuruluşlar üzerine bir uygulama
Günümüzde teknolojinin gelişmesi ve küreselleşme sonucunda artan rekabet, örgütler için çevresel belirsizlik yaratmakta, değişimin hızı ve sürekliliği ise, örgütlerin hayatta kalabilme gücünü zayıflatmaktadır. Örgütlerin rekabet yoğun, belirsizliklerle dolu ve sürekli değişen çevrede faaliyetlerine devam edebilmesi ve mevcudiyetini koruyabilmesi için etkili bir liderliğe sahip olması şarttır. Liderlik; geleceği önceden sezmek, vizyon belirlemek, çalışanları anlamak ve onları etkileyerek performanslarını yüksek tutmak gibi hayati örgütsel faaliyetleri ele alan bir süreçtir. Bu bağlamda çalışmada, hem yazına hem de uygulayıcıların bilgi birikimine katkı sağlamak amacıyla günümüzün koşullarında etkili olan hizmetkâr liderliğin, zorlu rekabet koşulları altında örgütsel süreçleri destekleyerek örgütlere rekabet avantajı sağlayan ve örgütsel performansı olumlu olarak etkileyen, gönüllü çalışan davranışlarından örgütsel vatandaşlık davranışı üzerindeki etkisi ele alınmaktadır. Araştırmada gözetilen bu etkide, çalışan ile lider arasındaki ilişkinin niteliğini ele alan lider-üye etkileşiminin aracı rolü incelenmektedir. Araştırma modeline göre; lider, astlarının ihtiyaçlarını öncelik haline getirerek, astlarının gelişimini gözeterek, astlarını tanıyarak, seviyelerini, hedeflerini ve ihtiyaçlarını öğrenerek ve onlarla nitelikli etkileşimler geliştirerek, onlarda karşılık verme isteği ve sorumluluk duygusu uyandıracak; liderin olumlu yaklaşımı ve astlarıyla kurduğu nitelikli etkileşimler neticesinde astların rol ötesi, örgütsel vatandaşlık davranışları sergilemelerine neden olacaktır. Araştırma, Adana'da faaliyet gösteren kâr amacı gütmeyen kuruluşlarda çalışan 191 kişinin katılımıyla gerçekleştirilmiştir. Katılımcılara yapılan anketlerin 18'inin hatalı veya eksik doldurulması nedeniyle 173 anket değerlendirmeye alınmıştır. Yapılan analizler sonucunda, hizmetkâr liderliğin örgütsel vatandaşlık davranışını olumlu yönde etkilediği, lider-üye etkileşiminin modele dâhil edilmesiyle bu etkinin anlamlılığını kaybettiği sonucu elde edilmiştir. Bu sonuç, hizmetkâr liderliğin, örgütsel vatandaşlık davranışı üzerinde etkisinde lider-üye etkileşiminin tam aracılık rolü olduğunu göstermektedir. Yapılan analizler sonucunda çalışmadaki tüm hipotezler desteklenmiştir. Anahtar kelimeler: Hizmetkâr liderlik, örgütsel vatandaşlık davranışı, lider-üye etkileşimi, kâr amacı gütmeyen kuruluşlar
KOBİ'lerde dinamik yetenekler ve stratejik yönelimlerin performans üzerine etkileri: İmalat işletmelerinde bir araştırma
Bu çalışma, Türkiye'de faaliyette gösteren KOBİ'lerin finansal performansını araştırmak üzere tasarlanmıştır. Dinamik yetenekler ve stratejik yönelimlerin firma performansına etkilerini incelemek bu çalışmanın temel amacıdır. Daha bütünsel bir bakış açısı sağlamak adına, belirli çevresel özelliklerin (sektörel koşulların uygunluğu ve heterojenlik) performansla ilişkisi de test edilmiştir. Araştırmanın verileri Adana ilinde faaliyet gösteren 326 küçük ve orta ölçekli işletmelerden temin edilmiştir. Veriler incelenen şirketlerin yöneticilerinden yapılandırılmış anketler yoluyla toplanmıştır. Elde edilen bulgular, dinamik yeteneklerin KOBİ'lerin performansını olumlu yönde etkilediğini göstermektedir. İncelenen üç stratejik yönelimden sadece birinin, pazar yöneliminin, firma performansının anlamlı ve olumlu bir tahmin edicisi olduğu kanıtlanmıştır. Diğer iki stratejik yönelim, girişimcilik yönelimi ve teknolojik yönelim ile performans arasındaki ilişki anlamsızdır. Bunların dışında, sektörel koşulların uygun olduğu bir çevrede faaliyet yürütmenin firma performansını olumlu etkilediği gözlemlenmişken, çevresel heterojenliğin performans üzerinde herhangi bir anlamlı etkisinin olmadığı sonucuna varılmıştır. Araştırmanın performansla ilgili olarak hem organizasyonel hem de çevresel faktörleri aynı anda ele alması noktasında yazına katkı sunması beklenmektedir. Ayrıca çevresel değişikliklere daha hızlı yanıt verilebilmesi için kaynak ve yetkinlikleri yeniden yapılandırma konusunda yöneticilere rehberlik etmesi beklenmektedir. Anahtar kelimeler: KOBİ, performans, dinamik yetenekler, stratejik yönelimler, çevresel heterojenlik, sektörel koşulların uygunluğu
Vizyoner liderliğin örgütsel bağlılık üzerindeki etkisinde iş-yaşam dengesinin aracı rolü: Çukurova Bölgesi'nde faaliyet gösteren bankalar üzerine bir araştırma
Küreselleşmenin etkilerinin yoğun olarak hissedildiği sektörlerden biri olan bankacılık sektörü, hem ekonomik gelişime vermiş olduğu destek hem de sahip olduğu yüksek istihdam potansiyeli nedeniyle tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de önemli bir yere sahiptir. Günümüz iş dünyasında örgütlerin başarılı olabilmeleri ve rekabet üstünlüklerini koruyabilmeleri için en önemli kaynaklarından biri olan insan kaynağının örgütsel bağlılığı ve kendini geliştirebilmesi çok önemlidir. Bunu sağlayabilmek için örgütlerin vizyon, bilgi ve empati sahibi liderlere ve ayrıca, iş-yaşam dengesini sağlıklı bir şekilde kurabilmiş çalışanlara ihtiyaçları vardır. Bu çalışmada modern liderlik türlerinden vizyoner liderliğin örgütsel bağlılık üzerindeki etkisi incelenmiş olup, iş-yaşam dengesinin söz konusu ilişkideki aracılık rolü araştırılmıştır. Vizyoner liderliğin örgütsel bağlılık üzerindeki etkisini ve iş-yaşam dengesinin bu ilişkideki aracılık rolünü test etmek üzere bankacılık sektöründe bir uygulama yapılmış ve 450 banka çalışanından anketler vasıtasıyla veriler elde edilmiştir. Verilerin analiz edilmesi neticesinde elde edilen bulgulara göre; vizyoner liderliğin örgütsel bağlılık üzerinde olumlu etkisinin olduğu ve vizyoner liderliğin örgütsel bağlılık üzerindeki etkisinde iş-yaşam dengesinin kısmi aracılık etkisi bulunduğu sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar kelimeler: Liderlik, vizyoner liderlik, iş-yaşam dengesi, örgütsel bağlılık
Hizmetkâr liderliğin örgütsel vatandaşlık davranışı üzerine etkisinde lidere güvenin aracı rolü: Çukurova Bölgesi Büyükşehir Belediyeleri üzerine bir uygulama
Yerel yönetimler arasında şehirlerin içinde bulunduğu sorunların çözümü ve bu şehirde yaşayan bireylerin ihtiyaçlarının karşılanması aşamasında en önemli kuruluşların başında belediyeler gelmektedir. Belediyelerin verdikleri hizmetlerin yerine getirilmesinde, çalışanların işle ilgili tanımlarının dışında ekstra rol alan, kendilerince gönüllü olarak davranışlar ortaya koyan, olumlu katkı ortaya koyabilen işgörenlere ihtiyaç duyulmaktadır. Bu davranışların meydana gelmesinde liderlerin gösterdiği tavır ve davranışlarının önemi azımsanamayacak kadar büyük bir öneme sahiptir. Çalışanlara değer veren, onlarla empati kurabilen, çalışanların çıkarlarını gözönünde bulunduran bir lider, bu özellikleriyle hem kurum içerisinde örgütsel vatandaşlık davranışlarının sergilenmesine, hem de çalışanlarının lidere olan güveninin artmasına sebep olacaktır. Bu araştırmanın amacı son dönemlerde popüler bir liderlik tarzı olan hizmetkâr liderliğin örgütsel vatandaşlık davranışı üzerine etkisinde lidere güvenin aracı rolünün Çukurova Bölgesi Büyükşehir Belediyeleri çalışanları üzerindeki etkilerini ortaya koymak, hizmetkâr liderlik ile örgütsel vatandaşlık arasındaki ilişkide lidere güvenin aracılık etkisini gösterip göstermediğini tespit etmektir. Bu kapsamda Çukurova Bölgesi Büyükşehir belediyelerinde, toplam 591 adet anket uygulanmıştır. Araştırmadan elde edilen sonuçlara göre hizmetkâr liderlik ile örgütsel vatandaşlık davranışı arasında, hizmetkâr liderlik ile lidere güven arasında ve örgütsel vatandaşlık davranışı ile lidere güven arasında pozitif bir ilişki olduğu tespit edilmiştir. Hizmetkâr liderlik ile örgütsel vatandaşlık davranışı arasındaki ilişkide lidere güvenin kısmi aracılık rolüne sahip olmadığı tespit edilmiştir. Anahtar kelimeler: Hizmetkâr liderlik, örgütsel vatandaşlık davranışı, lidere güven, yerel yönetimler
Örgütsel güvenin örgütsel sapma üzerindeki etkisi: Örgütsel sinizmin aracı rolü
Tez çalışmasında örgütsel güven ve örgütsel sapma arasındaki ilişki ve bu süreçte örgütsel sinizmin aracılık etkilsi araştırılmıştır. Araştırma için 2021-2022 döneminde Adana Organize Sanayi Bölgesinde faaliyet gösteren Türkiye'nin 500 büyük sanayi kuruluşu içerisinde yer alan 16 işletmede çalışan 294 mavi yakalı üretim çalışanı ile kesitsel bir anket çalışması yapılmıştır. Teoriye dayalı modelleri test etmek üzere yapısal eşitlik modellemesi uygulanmıştır. Sonuçlar, örgütsel güvenin örgütsel sapma ve örgütsel sinizm ile anlamlı ve ters yönde; örgütsel sinizm ile örgütsel sapmanın anlamlı ve aynı yönde ilişkiye sahip olduğunu göstermiştir. Ancak, örgütsel güven ve örgütsel sapma arasındaki ilişkide örgütsel sinizmin dolaylı etkisinin anlamlı olmadığı bulgulanmıştır. Çalışmanın sonuçları kavramlar açısından literatüre dikkate değer katkılar sunmakla birlikte politika yapıcı ve karar vericiler için önemli bir rehber niteliğindedir. Anahtar kelimeler: Örgütsel güven, örgütsel sapma, örgütsel sinizm, yapısal eşitlik modellemesi, aracı rol
Dönüşümcü liderliğin iş tatminine etkisinde işveren markasının aracılık rolü: Çukurova bölgesinde bir araştırma
Bu çalışma, dönüşümcü liderliğin iş tatminine etkisinde, işveren markasının aracılık rolünü araştırmak üzere hazırlanmıştır. Bu araştırmaya yön veren araştırma sorusu Çukurova bölgesindeki özel hastane çalışanlarında algılanan dönüşümcü liderlik tarzının özel sağlık çalışanlarının iş tatminlerine olan etkisinde, işveren markasının aracılık rolü olup olmadığı şeklinde olmuştur. Dönüşümcü liderlik, iş tatmini ve işveren markası değişkenlerinin birbirleriyle olan ilişkileri incelenmiş ve işveren markasının aracılık rolü üzerine bir model oluşturulmuştur. Mevcut çalışmada, çalışanların iş tatmin düzeylerinde dönüşümcü liderlerin etkisini ortaya koymak amaçlanmıştır. Aynı zamanda bu etkide, işveren markasının aracılık rolünün ne olduğunu ortaya koymak amaçlanmıştır. Araştırmada Çukurova bölgesinde bulunan özel hastaneler bünyesinde çalışan 402 sayıda sağlık personelinden hem çevrimiçi anket formu hem de yüzyüze anket formu aracılığı ile veri toplanmıştır. Araştırmanın ortaya koyduğu bulgular incelendiğinde, dönüşümcü liderliğin, iş tatminini olumlu yönde etkilediği görülmektedir. Bu sonucun yanısıra, dönüşümcü liderliğin işveren markasını da olumlu yönde etkilediği sonucuna varılmıştır. Bu sonuca ek olarak işveren markasının, iş tatminini olumlu yönde etkilediği tespit edilmektedir. Ortaya konulan bütün bu sonuçların doğrultusunda, dönüşümcü liderliğin iş tatminine etkisinde işveren markasının bir aracılık rolü olduğu görülmektedir. Mevcut araştırmanın; dönüşümcü liderlik, iş tatmini ve işveren markası değişkenlerinin birarada olduğu nadir çalışmalardan olması bakımından, literatüre katkılarda bulunması beklenmektedir. Anahtar kelimeler: Dönüşümcü liderlik, iş tatmini, işveren markası, Çukurova bölgesi, özel hastane çalışanları.
Yerel yönetimlerde stratejik plan algısı ve stratejik plan uygulamalarının değerlendirilmesi üzerine bir araştırma
Bu araştırma, yerel yönetimlerde görev alan çalışanların stratejik plan algıları ve stratejik planlama uygulamalarını değerlendirmeleri arasındaki ilişkiyi incelemeyi amaçlamaktadır. Çalışma kapsamında, Türkiye'nin çeşitli bölgelerindeki yerel yönetimlerde çalışan 425 personele anket uygulanmıştır. Çalışmada, stratejik planlama algısı ile stratejik planlama uygulamalarının değerlendirilmesi arasındaki ilişki detaylı bir şekilde ele alınmış, çalışanların yaş, cinsiyet, eğitim durumu, medeni durum, çalışma süresi gibi demografik özelliklerinin yanı sıra stratejik planlama eğitimi alıp almamalarına göre nasıl farklılaştığını tespit etmeye odaklanmıştır. Araştırma sonuçları, stratejik planlama algısı ile bu algının stratejik planlama uygulamalarını değerlendirme üzerindeki etkisi arasında anlamlı ilişkiler olduğunu ortaya koymuş, yaş, kurumda çalışma süresi ve toplam iş tecrübesi gibi demografik özelliklere göre farklılık gösterdiğini göstermiştir. Bu bulgular, yerel yönetimlerde stratejik planlama süreçlerinin etkinliğini artırmak için çalışanların algılarının ve demografik özelliklerinin dikkate alınması gerektiğini vurgulamaktadır. Çalışma, literatürde eksikliği hissedilen bu alanda önemli katkılar sunmakta ve yerel yönetimlerde stratejik planlamanın daha etkili bir şekilde uygulanabilmesi için önemli rehberlik sağlamaktadır.
The impact of transformational leadership on employees' innovative work behavior: A case study of SMEs in Uganda
In order to address the challenges of innovation faced by SMEs in resource-constrained countries like Uganda, it is crucial to adopt a leadership style that can inspire and motivate employees to utilize their knowledge, abilities, and skills towards delivering high-quality products and services. Transformational leadership, with its emphasis on inspiring and motivating employees, is particularly suited for this purpose. However, it is unfortunate that many managers of SMEs in Uganda lack the necessary leadership style and traits, which has resulted in a high failure rate for these businesses. Therefore, the aim of this research was to explore the influence of transformational leadership on innovative work behavior among employees, focusing on four dimensions of transformational leadership. Data was collected from 250 employees of 25 SMEs operating in the Food and Beverage sector in the Kampala Central Region of Uganda. The data was analyzed using the Statistical Package for the Social Sciences (SPSS). The analysis included reliability test using Cronbach Alpha coefficient to assess the internal consistency of the data, Pearson correlation coefficient to examine the inter-correlation between the observed variables and regression analysis to investigate the impact of the four constructs of transformational leadership on innovative work behavior. The results revealed a significant influence of transformational leadership on innovative work behavior in SMEs in Uganda. Keywords: Transformational Leadership, Innovative Work Behavior, Small and Medium Enterprises, Leadership
Servis yöneticilerinin ego durumları ile yönettikleri servislerin başarı performansları arasındaki ilişkinin incelenmesi
Bu çalışmanın amacı dayanıklı tüketim mallarının yetkili servis ağında faaliyet gösteren işletmelerde işletme yöneticilerinin ego durumları ile işletme başarı performansı arasında anlamlı bir ilişki olup olmadığını incelemektir. Araştırmanın evrenini bir markanın tüm Türkiye'de faaliyet gösteren yetkili servislerin yöneticileri ve yönetici gibi aktif olarak serviste görev yapan servis sahipleri oluşturmuştur. Araştırma örneklemini anketi yanıtlamayı kabul eden 174 servis oluşturmuştur. Verilerin toplanmasında ESQ-R "Ego Durumları Ölçeği" ve "Yetkili Servis Şikâyet Oranı" kullanılmıştır. Verilerin değerlendirilmesi SPSS 24.0 programı ile gerçekleştirilmiştir. Çalışmanın sonunda yetkili servis yöneticilerinin ego durumları ile başarı performansı arasında anlamlı bir ilişki bulunamamıştır.
The mediating role of corporate social responsibility in the impact of organizational culture on individual creativity
Organizational culture has been felt at almost whole processes of organizations in terms of both external stakeholders and employees, in addition to their relations with each other. In the last decades, organizational culture has been accepted as a factor that has effect on sustainability and competitiveness of institutions. However, it is not sole factor for competitiveness and sustainability. There are many other elements playing role such as employee's individual creativity and corporate social responsibility. Presence of innovative employees with necessary organizational circumstances and corporate social responsibility are important for organizations to have competitive advantage and to increase effectiveness in organizations. Literature releases that in terms of competitiveness and sustainability, organizations with strong culture in addition to corporate social responsibility activities and employees with individual creativity, have more capability for compliance to and pursuit of external changes. The aim of this study was to investigate and provide empirical evidence about the impact of organizational culture on employee's individual creativity with the mediating role of corporate social responsibility. The research was realized in the mining industry of Adana province's the last three least developed districts which are Aladağ, Saimbeyli and Feke. According to the analyzes, organizational culture has statistically significant effect on both individual creativity and corporate social responsibility. Furthermore, corporate social responsibility has statistically significant effect on individual creativity and has mediating role in the impact of organizational culture on individual creativity. Lastly, gender-neutral expressions were chosen within the scope of this study in favor of gender equality. For example, the term "businessperson" was preferred instead of the term "businessman" or the expression "she/he" was preferred instead of the expression "he.". Key Words: Organizational culture, corporate social responsibility, individual creativity, mediating role.
Sağlıklı ve sağlıksız işletmelerde örgütsel bağışıklığın rolü: Bir sanayi işletmesinde uygulama
Bu doktora tezi, Türkiye, Adana bölgesinde konuşlanan otomotiv sektörünün önde gelen kuruluşlarından birisinde uygulanmıştır. Araştırmanın temel amacı, örgütsel bağışıklık/örgüt sağlığının demografik değişkenler karşısında nasıl bir farklılaşma gösterdiğini ortaya koymaktır. Bu farklılaşmayı göstermek için analizler yapılmıştır. Psikometrik çalışmalarda yani ölçek veya anket kullanılarak katılımcıların kesitsel olarak tutum, davranış, algı ve kaygılarını ölçmek gerçekleştirilen çalışmalarda doğrulayıcı faktör analizi yapmak veya ilişkileri gösteren bir yapısal model kurmak daha doğru sonuçlar vermektedir. Bu nedenle, örgütsel DNA profili ölçeği kullanılarak verilen hipotezler test edilmiştir. Hipotezlerde belirtilen yapı ve liderlik, örgütsel DNA profili ölçeğindeki yapı alt boyutuna, adaptasyon karar vericiler alt boyutuna, entelektüel sermaye bilgi alt boyutuna ve entegrasyon ise motive ediciler alt boyutuna karşılık gelmektedir. Tezde, örgütsel bağışıklık ve örgüt sağlığını oluşturan yapı, karar vericiler, bilgi ve motive ediciler gibi temel unsurların çalışanların demografik özellikleriyle olan ilişkisi ele alınmaktadır. İlk olarak bu unsurlar ile çalışanların yaş, cinsiyet, eğitim durumu, görevleri ve kurumda çalışma süreleri gibi demografik değişkenler arasında genel bir ilişki olup olmadığı sorgulanmaktadır (H1). Daha sonra bu faktörlerin, cinsiyet (H2), eğitim durumu (H3), çalışma süresi (H4), görev (H5) ve yaş gruplarına (H6) göre farklılaşıp farklılaşmadığı değerlendirilmektedir. Böylece hem örgütsel yapının bağışıklık ve sağlık düzeyiyle nasıl bir etkileşim gösterdiği hem de çalışanların demografik özelliklerinin bu algıyı ne yönde etkilediği anlaşılmaya çalışılmaktadır. Sonuçların analizi ve yorumlanması, araştırma modelinin ve türetilen hipotezlerin biri hariç – yaş gruplarına (H6) göre farklılaşıp farklılaşmadığı – diğer hipotezlerin kabul edildiğini, örgütün sağlıklı bir örgüt olduğunu, örgütsel sağlığın çok çeşitli yönlerini göstermektedir. Örgütlerin sağlıklı ve verimli bir şekilde çalışmasına yardımcı olan unsurları vurgulamaktadır. Anahtar Kelimeler: Örgütsel Bağışıklık, Örgütsel Sağlık, Örgütsel DNA Profili, Demografik Değişkenler