Prof. Dr. Emine Orhaner danışmanlığındaki tezler
15 tez · Gazi University
Avrupa Birliği turizm destek politikaları ve Türkiye turizm politikalarına yön verenlerin algıları üzerine bir uygulama
Avrupa Birliği turizm destek politikalarının genelde Türk turizm sektörüne ve özelde ise konaklama işletmelerine ilişkin etkilerinin, turizm sektöründe yer alan kamu ve özel sektör temsilcileri tarafından nasıl algılandığının belirlenmesi ve söz konusu tarafların algıları arasında varsa farkın istatistiksel olarak anlamlı olup olmadığının ortaya konulması bu tezin amacını oluşturmuştur. Tez, Avrupa Birliği turizm destek politika uygulamalarını Türkiye'deki politika uygulamaları ve düzenlemelerle ya da diğer ülkelerle karşılaştırmaktan öte, sektördeki mevcut politika ve düzenlemeleri ortaya koyarak ve ilgili tarafların algısını ölçmeye odaklanmıştır. Bu amaçla, Türkiye'de turizm politikalarına yön veren Kültür ve Turizm Bakanlığı çalışanları ile turizm sektörünün doğrudan içinde olan turizm konaklama işletmecilerini temsilen turizm meslek örgütü üyelerine yönelik anket çalışması yapılmıştır. Anket çalışması, Bakanlık çalışanlarından 308, turizm meslek örgütü üyelerinden 85 kişinin katılımıyla toplam 393 kişiyle gerçekleştirilmiştir. Anketlerden elde edilen veriler, istatistik paket programı yardımıyla çeşitli analizlere tabi tutulmuştur. Analiz sonuçlarından elde edilen bilgiler açıklamalı tablolarla verilmiş, araştırmaya katılanların demografik özellikleri, sıklık ve oransal olarak ortaya konulmuştur. Ayrıca, yapılan analiz sonuçlarına göre normal dağılım göstermeyen parametrik olmayan bağımsız değişkenlere Mann Whitney U testi uygulanmıştır. Araştırmada farkın istatistiksel olarak anlamlılığı için p < 0,05 olarak alınmıştır. Araştırma sonucunda, Bakanlık çalışanlarının ve meslek örgütü üyelerinin Avrupa Birliği turizm destek politikalarının genel olarak, turizm sektörüne ve konaklama işletmelerine olumlu etkide bulunacağını düşündüklerini ortaya koymuştur. Diğer taraftan, meslek örgütü üyelerinin bu konuda daha olumlu bir algıya sahip olduğu tespit edilmiştir. Ancak,
Türkiye'de kapanmış bankalar ve kapanma nedenleri
Bu araştırmanın amacı, Türk Bankacılık tarihinde Osmanlı döneminden bu yana kapanmış olan yerli bankaları belirleyerek, bu bankaların kapanma nedenlerini dönemsel değişimler ve yurtdışındaki banka kapanmaları ile karşılaştırmalı olarak incelemektir.Araştırmada yerel ticari bankalar ve yatırım bankaları incelenmiş, yabancı sermayeli bankalar araştırma evrenine dahil edilmemiştir. Yapılan çalışmada tarama yöntemi kullanılmış ve kapanan bankaların kapanma nedenleri ve şekilleri tarihsel süreç içerisinde betimlenmiştir. Bunun için ilk olarak bankacılık tarihi bankaların kapanmalarına göre dönemlere ayrılmış ve bu dönemlerde kapanan bankalar, bankacılık sektöründeki ekonomik ve yasal gelişmelere paralel olarak değerlendirilmiştir. Daha sonra yurt dışında, özellikle gelişmiş ülkelerde yaşanan banka kapanmaları nedenleri ile birlikte araştırılarak, Türk Bankacılık Sektörü ile bir karşılaştırma yapılmıştır.Elde edilen bulgulara göre Türkiye'de kapanmış olan bankaların kapanma nedenleri ve kapanma şekilleri tablolaştırılarak sunulmuştur. Bu bulgular Bankacılık Tarihinde araştırma için yapılmış olan bölümlendirmeye uygun olarak ve yurt dışındaki örnekleriyle karşılaştırılarak değerlendirilmiştir. Son olarak bank kapanmalarındaki dönemsel farklılıklar ortaya konularak, farklılıkların nedenleri yorumlanmıştır.Araştırma sonuçlarına Türk Bankacılık sektöründe banka kapanmaları, yurt dışında olduğu gibi ekonomik kriz dönemlerinde yoğunlaşmaktadır. Ekonomik krizler tarafından tetiklenen finansal risklerin yanı sıra, özellikle 1980 sonrasında yöneticilerin ve banka sahiplerinin kötü niyetli ve hatalı işlemlerinin banka kapanmalarına neden olduğu saptanmıştır. Verilerin sınırlı olduğu veya hiç olmadığı 1930 yılı öncesinde kapanan bankalarla ilgili daha detaylı araştırma yapılmasına dair öneriler sunulmuştur.
Ortaöğretimde eğitim amaçlı internet kullanımı: Tekirdağ ili örneği
Bu çalışmanın amacı, ortaöğretimde eğitim amaçlı internet kullanımının ne durumda olduğunu belirlemektir.Bu araştırmada betimsel yöntem yani anket (survey) modeli kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu Tekirdağ il merkezinde bulunan ortaöğretim kurumlarında öğrenim gören 400 öğrenci oluşturmaktadır. Yapılan analizlere göre ulaşılan temel sonuç internetin öğrencinin eğitimine çeşitli yönlerde katkı sağladığıdır.Araştırmada eğitimde internet kullanımı çeşitli boyutlarda ele alınmıştır. Öğrencilerin genel olarak internete karşı tutumları okul başarılarını etkilemediği ya da olumlu etkilediği yönündedir. İnternetin okul başarısını olumlu etkilediğini düşünenlerin öğretim ve öğrenmeye katkısına yönelik daha olumlu bir yaklaşım geliştirdikleri saptanmıştır. Öğrencilerin çoğunluğunun interneti ödev ve sohbet amaçlı kullandıkları saptanmıştır. Ödev amaçlı kullananların internetten okul yaşantısında daha fazla yararlandıkları saptanmıştır. İnternetin kişisel gelişim dahilinde olan öğrencinin kültürel gelişimi ve soysal iletişimine katkı sağladığı saptanmıştır. Öğrencilerin internetteki bilgiye karşı olumlu tutum geliştirdikleri ve internet üzerinde ihtiyaç duyulan bilgiye erişmede yeterli oldukları yönünde görüş bildirdikleri saptanmıştır.Anahtar kelimeler: İnternet, Eğitimde İnternet Kullanımı, Ortaöğretim
KOBİ'lere kredi tesisi aşamasında banka çalışanlarının karşılaştığı problemler ve çözüm önerileri
Bu araştırmanın amacı, KOBİ'lere kredi tesisi aşamasında banka çalışanlarının karşılaştıkları problemleri tespit etmek ve bu problemler üzerinden her iki taraf için çözüm önerileri geliştirmektir. Araştırma modeli betimsel olup, mevcut durumu ortaya koymak üzere bir anket çalışması hazırlanmıştır.Araştırmanın evreni Kamu Bankalarının Ankara'daki şubeleridir. Araştırmada örneklem hacmi %95 güvenirlik seviyesinde 164 olarak bulunmuştur. Elde edilen veriler SPSS 15.0 programına aktarılarak istatistiki analize tabi tutulmuştur.Araştırma bulguları KOBİ'lerin kayıt dışı işlemlerinin kredibiliteyi etkileyen en önemli faktör olduğunu, banka çalışanlarının mali verileri iyi olan KOBİ'lerden de teminat istediklerini, banka çalışanlarının işletmeye ait evrakları zamanında ve tam bir şekilde temin edemediklerini, işletme sahip veya yöneticisinin kredi ve finans konusundaki eksikliklerinin kredilendirme sürecini olumsuz etkilediğini göstermektedir.Bu bulgular ışığında KOBİ'lerin düzgün bir mali kayıt sistemine geçmeleri, işletme sahibi veya yöneticisinin eğitim seviyesi düşük olsa bile kredi ve finans konularında bilgi sahibi olması, KOBİ'lerin kredi ihtiyacı oluşmadan önce çevresinde bulunan banka şubeleri ile çalışmaya başlamalarının, KOBİ'lerin ve banka çalışanlarının işlerini kolaylaştıran unsurlar olarak öne çıkmaktadır.Anahtar Kelimeler: Kredibilite, KOBİ, Teminat
Cep telefounu kullanım tercihlerini etkileyen faktörler: Üniversite öğrencilerini üzerine bir araştırma
Araştırmada kullanıcıların cep telefonu kullanım tercihlerini etkileyen faktörler, Gazi Üniversitesi Ticaret ve Turizm Eğitim Fakültesi esas alınarak incelenmiştir. Araştırmanın evrenini, Gazi Üniversitesi Ticaret ve Turizm Eğitim Fakültesi öğrencileri oluşturmaktadır. Araştırmada öğrenci örneklemi %95 güven aralığında %5 hata payı ile 338 olarak hesaplanmıştır. Anketle toplanan veriler istatistik programı ile analiz edilmiştir.Çalışma sonucunda, kullanıcıların kişilik yapılarının ve cinsiyeltlerinin cep telefonu kullanım amaçlarını, kullanma sıklıklarını, servis kullanım tercihlerini ve cep telefonu kullanmadan geçirebilecekleri süreyi etkilediği görülmüştür. Bu bağlamda gsm hat sunucularının ve cep telefonu kullanıcılarının kişilik yapılarını ve cinsiyetlerini dikkate olarak ürün, kampanya vb. sunumlar yapmaları önerilmektedir.
Türk bankacılık sektöründeki iç kontrol sistemi uygulamalarının banka personeli tarafından değerlendirilmesi
Bankacılık sektörüne toplumumuzdaki her kesimden insanın ihtiyacının bulunması ve sektörde yaşanan olumsuzlukların toplumun genelini etkilemesi sebebiyle, Bankalarımızda istikrarın ve güvenin temin edilmesi, faaliyetlerin tam ve güvenli olarak sürdürülmesi etkin bir iç kontrol sisteminin kurulması gerekliliğini ortaya çıkarmıştır.Bu araştırmanın amacı; Türk Bankacılık Sektörü'ndeki iç kontrol sistemi uygulamalarının banka personeli tarafından değerlendirilmesi sonrasında, iç kontrol sistemine etki eden faktörler ortaya çıkarılarak, bankalarımızdaki iç kontrol sisteminin daha etkin bir yapıya kavuşturulmasının sağlanması için önerilerde bulunulmasıdır.Araştırmanın evrenini, Türk Bankacılık Sektöründe faaliyet gösteren Kamu Sermayeli Mevduat Bankaları, örneklemini ise evren içerisindeki X Bankasının Türkiye genelinde görev yapan iç kontrolörleri ile iç kontrolörler dışındaki çalışanlar arasından seçilen banka personeli oluşturmaktadır.Çalışmada öncelikle literatür taramasında elde edilen bilgiler ışığında; iç kontrol ile ilgili genel bilgiler, iç kontrol sistemi ile ilgili uluslararası kabul gören ilkeler, iç denetim ile iç kontrol arasındaki farklılık ve iç kontrol sistemine ilişkin yasal düzenlemeler teorik bir çerçevede incelenerek, bankacılığımızdaki iç kontrol sistemi uygulamalarına ilişkin bilgiler paylaşılmıştır.Yapılan anket uygulamaları sonrasında ise; iç kontrolörlerin tecrübeli banka personeli arasından seçilmesi gerektiği, kontrol kültürünün oluşturulması amacıyla banka çalışanlarının sürekli ve düzenli bir eğitim programına tabi tutulmaları gerektiği, iç kontrolörler tarafından düzenlenen raporların şubenin/personelin performans kriterlerinde kullanılmasının iç kontrol sisteminin etkinliğini artıracağı gibi sonuçlara ulaşılarak, elde edilen sonuçlar doğrultusunda bankalarımızdaki iç kontrol sisteminin daha etkin bir yapıya kavuşturulmasının sağlanması için önerilerde bulunulmuştur.Anahtar Kelimeler: Banka, Kontrol, Kontrol Kültürü, İç Kontrolör, Banka Personeli
Hizmet içi eğitim faaliyetlerinin öğretmen görüşlerine göre değerlendirilmesi, Konya ili örneği
Bu çalışmada öğretmenlerin hizmet içi eğitime katılma sıklıkları, en çok hangi konularda eğitim almak istedikleri ve katılınmış eğitimlere bakışlarının belirlenmesi amaçlanmıştır.Çalışmada betimsel araştırma yöntemi kullanılmıştır. Konya İl Milli Eğitim Müdürlüğü'nde çalışan öğretmenler bu çalışmanın evrenini oluşturmaktadır. Zaman yetersizliği ve maddi güçlük gibi en önemli iki nedeninden dolayı Meram İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü ve Beyşehir İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü'nde çalışan öğretmenlerden yansız olarak örneklem oluşturulmuştur.Araştırmada verileri elde etmek için anket hazırlanmıştır. Anketler öğretmenlere okullarda verilmiş, okulda geri toplanmıştır. Cevaplanılmış anketler ilgili bilgisayar programları kullanılarak işlenmiş ve analiz edilmiştir.Araştırma sonunda elde edilen bulgulara göre öğretmenlerin hizmet içi eğitimin genel amacını bildiği düşünülmektedir. Hizmet içi eğitimle ilgili yasa ve yönetmelikleri bilen öğretmen sayısı azdır. Eğitim alınmak istenen konu hakkında tercih edilen seçeneklerle kıdem yılı arasında ilişki olduğu gözlenmiştir. Eğitimde verilen konuların doğru konular olduğunu düşünen öğretmenlerin katıldıkları hizmet içi eğitim faaliyetine daha yüksek not verdiği de görülmüştür.
Ulaştırma maliyetlerinin dış ticarete etkisi üzerine bir araştırma
Bu araştırmada; dış ticaret şirketlerinin yurt dışı taşımacılıkta katlanmış oldukları maliyetler ele alınmıştır. Ülkeler arası ticaretin daha da önem kazandığı günümüzde ulaştırma maliyetlerinin dış ticaret üzerindeki etkilerini ortaya çıkarmak araştırmanın genel amacını oluşturmaktadır.Araştırmaya 50 şirket katılmıştır. Bu şirketler ülkeler arası ticarette sundukları ürünün kalitesi ve yaptıkları satış miktarlarıyla sektörlerinde adından söz ettirebilecek düzeye sahip, çoğunlukla da 1976-2000 yıllarında kurulmuş şirketlerdir. Söz konusu yıllar ülkemizin sanayileşme ve dış piyasalara açılma konusunda hızlı bir ivmeye sahip olduğu yıllardır.Yapılan araştırma neticesinde ulaştırma giderlerinin ürün fiyatlarını ortalama % 5-10 civarında artırdığı, söz konusu fiyat artışının ürünlerin satışını zorlaştırdığı belirlenmiştir. Rekabetin had safhada olduğu dış piyasada çok küçük bir fiyat artışı ihracata konu mallara olan talebi daha büyük oranlarda azaltmaktadır. Dolayısıyla şirketlerin, dış piyasada rekabet edebilme şansını yakalayabilmeleri için fiyat artışına neden olan ulaştırma maliyetlerini minimize etme yoluna gitmeleri gerekmektedir. Ulaştırma maliyetlerini minimize edebilmek daha ucuz taşıma türü seçimiyle mümkündür. Bunun için; öncelikle demiryolu ağının geliştirilmesi, demiryolu ile ulaşımın mümkün olmadığı kıyı bölgelerde denizyolu ile taşıma yapılabilmesinin mümkün kılınması, bu sayede en pahalı ulaşım türü olan karayolu ulaşımının etkisinin azaltılması gerekmektedir.
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nda çalışanlara verilen hizmet içi eğitimler üzerine bir araştırma
Bu araştırmanın amacı, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası çalışanlarının hizmet içi eğitim programlarından elde ettikleri memnuniyet düzeyini ortaya koymak ve katılımcıların eğitim programlarına ilişkin görüşlerini tespit etmektir. Araştırma modeli betimsel olup, mevcut durumu ortaya koymak üzere bir anket çalışması hazırlanmıştır.Araştırmanın evreni TCMB İdare Merkezi Birimleri ve şubelerdir. Araştırmada örneklem hacmi %95 güvenirlik seviyesinde 185 olarak bulunmuştur. Elde edilen veriler SPSS 16.0 programına aktarılarak istatistiki analize tabi tutulmuştur.Araştırma bulguları hizmet içi eğitim alan çalışanların motivasyonlarının ve kendilerine güvenlerinin arttığını, kariyerlerinin ve iş yaşamlarının olumlu yönde etkileneceğine inandıklarını, buna karşın yükselme şanslarının artacağını düşünmediklerini, eğitim programlarının sayıca yetersiz olduğunu, eğitim için başka bir şehre gitmekten rahatsız olmadıklarını, memnuniyet düzeyinin unvana, birime ve öğrenim düzeyine göre değiştiğini göstermektedir.Bu bulgular ışığında hizmet içi eğitim programlarına katılımın doğru zamanda sağlanması ve katılım sıklığının artırılması, bazı eğitim programlarının değişik yerlerde düzenlenmesi, her bir unvan grubu ve birim için zorunlu olan eğitim programlarının saptanması önem arz etmektedir. Bunun yanında eğitim programları hazırlanırken öğrenim düzeyinin göz önünde bulundurulması, ihtiyaç duyulan alanlarda uzaktan eğitim programlarının yaygınlaştırılması, eğitim programlarının sayıca çoğaltılması eğitim faaliyetlerinin verimliliğini artıracak unsurlar olarak öne çıkmaktadır.
Üniversitelerde arşiv bürolarının verimliliği üzerine bir araştırma
Araştırmada üniversite arşiv bürolarında çalışanlarla yöneticiler arasındaki iletişim ile işten ayrılma ve işe devamsızlık arasındaki ilişki incelenmiştir. Araştırmanın evrenini Ankara'daki dört üniversitede (Gazi Üniversitesi, Hacettepe Üniversiyesi, Başkent Üniversitesi, Bilkent Üniversitesi ve Orta Doğu Teknik Üniversitesi) görev yapmakta olan arşiv çalışanları ve yöneticiler oluşturmaktadır. Veri toplama aracı olarak anket hazırlanmış ve 111 arşiv çalışanından oluşan örneklem grubuna uygulanmıştır. Araştırmada elde edilen veriler istatistiksel analizlerle (c2) çözümlenmiştir. Araştırmada anlamlılık düzeyi 0,05 olarak kabul edilmiştir.Araştırmanın sonucunda;1) Çalışanların sadece %18,7'sinin işinden memnun olmadığı gözlenmiş ve bu çoğunluğun %52,1'inin işlerini yaparken kendini stres altında hissetmediği, işinin sağlığının bozulmasına neden olmadığı, işi yüzünden uykusuzluk çekmediği, işine gelirken isteksizlik duymadığı ve işinden ayrılmak istemediği gözlenmiştir.2) Çalışma arkadaşlarıyla iletişimi ölçmek amacıyla hazırlanan sorularda; çalışanların %21,8'i arkadaşlarının yaklaşımını dostça bulmakta ancak %48'i işle ilgili bilgileri arkadaşları istedikçe iletmektedir. Bu da çalışanların birbirleri ile iyi ilişki içinde bulunduklarını fakat yatay iletişimde eksiklik bulunduğunu göstermektedir.3) Çalışan-yönetici arasındaki iletişimi ölçmek amacıyla hazırlanan sorularda ise yöneticilerin %13,3'ü dışında geri kalanı, çalışanıyla kişisel olarak ilgilendiğini belirtmektedir. Ancak çalışanların bu soruya cevapları farklı olmuştur. Onlara göre yöneticilerin %2'si çalışanın kişisel sorunuyla ilgilenmektedir. Bu da demektir ki yöneticiler demokratik değildirler ve yukarıdan aşağı iletişimde eksiklikler bulunmaktadır.4) Bu olumsuz durumlara rağmen çalışanların %52,1'i işinden ayrılmak istememektedir. İşinden ayrılmak isteyenlerin de nedenleri arasında birinci sırada ücret, (%15,6), ikinci sırada yönetici ile ilişkiler (%10,4) gelmektedir. Aynı soru yöneticilere sorulduğunda ise %60'ı ?işten ayrılanların çoğunun işine biz son veriyoruz?demiştir. Buna göre gönülsüz işten ayrılmaların çoğunlukta olduğu sonucu çıkarılabilir. Yani personel devir hızı yüksektir.5) Çalışanların devamsızlık durumlarını irdelemek amacıyla sorulan soruya ise hem çalışanlar (%43,8) hemde yöneticiler (%33,3) birbirine yakın cevaplar vermişlerdir. Ancak yöneticilerin % 13,4'ünün de genellikle hep aynı kişiler oluyor şıkkını işaretlediği göz önünde bulundurulursa tatminsiz olanların işlerinden ayrılmak yerine düzenli olarak devamsızlık yaptıkları ve yöneticilerinin de dikkatini çektikleri sonucu çıkartabilir.
Balanced scorecard (dengelenmiş puan kartı) ile altı sigma'nın bütünleştirilmesi ve Milli Savunma Bakanlığında bir uygulama
Bu çalışmada, Balanced Scorecard ve Altı Sigma uygulama süreçlerinin bütünleştirilerek yeni bir model önerisi oluşturulması ve bu model önerisi çerçevesinde uygulanan bir Altı Sigma projesinin örgütün stratejik amaç ve hedeflerine etkilerinin ortaya koyulması amaçlanmaktadır. Tez, Balanced Scorecard ve Altı Sigma hakkında temel bilgileri, bir model önerisini ve model önerisinin uygulanmasına yönelik bir araştırmayı kapsamaktadır. Tezin ilk iki bölümünde Balanced Scorecard ve Altı Sigma hakkında temel bilgiler verilmiş; üçüncü bölümde, bütünleştirilmiş model önerisi oluşturulmuştur. Dördüncü bölümde ise, model önerisinin Kara Kuvvetleri Komutanlığına bağlı bir Ana Bakım Merkezinde uygulanmasına yönelik araştırmaya yer verilmiştir. Araştırmanın uygulanması sonucunda, örgütün kritik bir sürecinde uygulanan bir Altı Sigma projesinin, örgütün stratejik amaçlarına ve hedeflerine etkileri görülmüştür. Ancak model önerisi uygulanmadan önce, stratejik planlama sürecinin tamamlanmış olması gerekmektedir. Bunun yanı sıra, örgütün stratejik amaçları da, Altı Sigma'da kritik kalite özelliklerine dönüştürülmeli ve kritik kalite özellikleri model önerisinin dört boyutuna göre sınıflandırılmalıdır. Ayrıca, Altı Sigma'da süreç sigma sayısı da model önerisinin dört boyutuna göre hesaplanmalıdır. Altı Sigma projesindeki geri bildirim bilgisinin operasyonel mi yoksa stratejik mi olduğu da değerlendirilmelidir.
KOBİ kapsamına giren konaklama işletmelerinin finansal teşviklerden yararlanma düzeyleri ve 100 yataktan küçük seçilmiş işletmelerde anket uygulaması
Günümüzde Türkiye'nin gelişmişlik düzeyini artırmak açısından ve ülkenin Avrupa Birliği'ne entegrasyon sürecinde KOBİ'ler büyük önem arz etmektedirler. Aynı zamanda turizm, ülke ekonomisine döviz kazandırma, istihdam yaratma ve kendi yapısı dolayısıyla bünyesinde entegrasyon işlevini barındıran sektör olarak kabul edilmektedir.KOBİ'lerin en önde gelen finansal sorunlarının hafifletilmesi amacıyla devlet tarafından çeşitli finansal teşviklerin uygulanması öngörülmektedir. Bu bağlamda KOBİ kapsamına giren konaklama işletmeleri ve konaklama işletmelerinin yararlanabildikleri finansal teşvikler ile bu işletmelerin sözü geçen teşviklerden yararlanma düzeyleri araştırma konusunu teşkil etmektedir. Bu çalışmada finansal teşviklerden yararlanma düzeyinin hangi değişkenlere bağlı olduğu ve konaklama işletmelerinin finansal teşvikler hakkında farkındalığını ortaya koymak amaçlanmıştır. Söz konusu amaç çerçevesinde Antalya ilinde faaliyette bulunan 76 KOBİ niteliğinde olan konaklama işletmelerinin sahibi veya yöneticileri ile yüz yüze görüşerek anket uygulanmıştır. Araştırma sonucunda KOBİ kapsamına giren konaklama işletmelerinin sahipleri ya da yöneticilerinin finansal teşvikler hakkında farkındalıklarının ve faydalanma düzeylerinin düşük çıktığı saptanmıştır. Araştırmada ayrıca finansal teşviklerden yararlanma düzeyinin yöneticilerin sayısı ve eğitim düzeyine bağlı olduğu belirlenmiştir.
Türk Telekom A.Ş.'nin sunduğu hizmetlerin bilinirliğinin incelenmesi
Teknolojik gelişmeler, telekomünikasyon sektöründe baş döndürücü değişiklikler yaşanmasına neden olmuştur. Bu değişimler; ekonomik, politik, sosyal ve kültürel alanlardaki gelişmelerin temelini oluşturmuştur.Türk Telekom A.Ş. bu değişikliklerden doğrudan etkilenmiş; şirketin % 55 blok hissesi, 14 Kasım 2005 tarihinde Oger Ortak Girişim Grubuna devredilmiştir. Türk Telekom A.Ş. geçirdiği özelleştirme ve halka arz süreçleri sonucunda köklü yapısal değişiklikler yaşamıştır.Özel bir şirket olarak yoluna devam eden Türk Telekom A.Ş.'de yeni bir dönem başlamıştır.Türk Telekom A.Ş.'nin sunduğu hizmetlerden sabit telefon hizmeti, Arayan Numaranın Görünmesi (CLIP) Özelliği, 145 Dial-Up Erişimi, ADSL Internet Erişimi, Kablosuz Internet Erişimi (TTwinet), TT Sesli Mesaj, TT Aile Kart ve Web - Email - Sunucu Barındırma Depolama ve Yedekleme ile Türk Telekom A.Ş.'nin önümüzdeki dönemde sunacağı hizmetlerden TT VPN , VDSL ? 2 , IPTV ve Videofon'un müşteri ve iç müşteri tarafında bilinirlikleri incelenmiştir. Ayrıca Türk Telekom A.Ş.'nin kampanya ve reklamlarının bilinirliği ile iç müşterilerin hizmetler hakkında hangi kanallardan bilgilendirildiği araştırılmıştır.Bu araştırma sonuçlarına göre; ankete katılanların hizmetler hakkındaki ortalama bilgi puanlarının cinsiyete, yaşa, iş tecrübesine ve ünvana göre farklılık göstermezken eğitim düzeyine göre farklılık gösterdiği belirlenmiştir. Müşteri anket grubunun %22.1'inin hala, Türk Telekom A.Ş. ve PTT'nin aynı hizmetleri sunduğunu düşündüğü saptanmıştır.
Müşteri ilişkileri yönetimi (CRM)ve Türkiye'de bankacılık sektöründe CRM uygulamalarında eğitimin rolü
Mü-teriyle uzun vadeli, karl/ ili-ki kurmak ve ili-kinin devaml/l/8/n/ sa8layaraksad/k mü-teri yapmak i-letmeler için her devirde geçerli bir amaçt/r. Teknoloji ile birlikteyeni ekonomide bu amaç için izlenecek yolun belirlenmesinde önemli geli-meler olmu-tur.Bunun sonucunda mü-teri ili-kilerini daha verimli ve etkin yönetmek, birebir ili-kikurabilmek kolayla-/p h/zlanm/-t/r. Bu sayede çok fazla say/da mü-teriyle birebir ili-kikurma olana8/ elde edilmi-tir. Ancak mü-teri art/k bilgiye daha kolay eri-ebildi8i içinkararlar/nda daha seçici olmu- ve beklentiler yükselmi-tir.Özellikle e-i- modellerinde mü-teriye sunulan alternatiflerin artarak, h/zl/ ve kolaybir biçimde sunulmas/ mü-terinin kendisi için en uygun ürün ve hizmeti talep edebilmesiyoluyla mü-teri tatmin seviyesini de8i-tirmektedir. Teknoloji kullan/m/ sayesinde mü-teritemas noktalar/ndan (Ma8aza, -ube, web sitesi, ça8r/ merkezi, ATM'ler, kredi kart/kulland/klar/ harcama noktalar/) mü-teriler hakk/nda veri toplamak kolayla-m/-t/r. Toplananverileri, veri madencili8i uygulamalar/yla analiz ederek etkin bir pazarlama stratejisi izlemekmümkün hale gelmi-tir. Önceleri çok say/da mü-teriyle birebir ili-ki kurabilmek maliyet vezamanlama aç/s/ndan pek mümkün de8ilken yeni teknolojilerle mümkün hale gelmi-tir.Bu ara-t/rma ile bankac/l/k sektöründe Mü-teri ,li-kileri Yönetiminin uygulamas/n/nve e8itimin bu alandaki öneminin ortaya ç/kar/lmas/ amaçlanm/-t/r. Üç bölüm olarakplanlanan ara-t/rman/n ilk bölümünde Mü-teri ,li-kileri Yönetimine yönelik kavramlaraaç/kl/k getirilerek konunun detaylar/ hakk/nda bilgiler sunulmaya çal/-/lm/-t/r ,kincibölümde ise bankac/l/k ve CRM'in bankalarda uygulanmas/na ve e8itimine ili-kin bilgilereyer verilmi-tir. Konuyla ilgili alan ara-t/rmas/n/n yer ald/8/ üçüncü bölümde ise, Mü-teri,li-kileri Yönetimine yönelik olarak haz/rlanan anket ile ilgili analiz ve bulgulara yerverilmi-tir.Ara-t/rma sonucunda bankalar/n genellikle Mü-teri ,li-kileri Yönetimi uygulamalar/konusunda dan/-manl/k hizmeti ald/8/, özel bir otomasyona ihtiyaç duyduklar/ ve özel CRMyaz/l/m/ kullan/lmakta olduklar/ ortaya ç/km/-t/r. Mü-teri ,li-kileri Yönetimi üzerineçal/-anlar bu alanda bir e8itim alm/-lard/r. Ayr/ca çal/-anlara banka taraf/ndan hizmet içie8itim verilmektedir. Mü-teri ,li-kileri Yönetimi evrelerinden en çok ?mü-teri edinme?evresinin önemsendi8i ve bankac/l/k sektöründe Mü-teri ,li-kileri Yönetiminin daha çokuygulama alan/ bulmakta oldu8unu söylemek mümkündür. Mü-teri ,li-kileri Yönetimininürün ve hizmet çe-itlili8inde art/- meydana getirmesi ve bu uygulamalarda e8itimin büyükönem ta-/mas/ ara-t/rma kapsam/nda ortaya ç/kan sonuçlar aras/nda yer almaktad/r.
Türkiye'de bireysel bankacılık hizmetleri eğitiminin müşteri davranışlarına etkisi
HI ÖZET Bireysel bankacılık, bankaların doğrudan doğruya kişilere yönelik sundukları bankacılık hizmetleridir. Finans sektöründe rekabetin yoğun yaşandığı alanlardan biri olarak, ürün yelpazesinde ve işlevselliğinde bireysel bankacılık, her geçen gün yeni oluşumlarla karşımıza çıkmaktadır. Bireysel bankacılık ürün ve hizmetleri, başta kredi kartları ve tüketici kredileri olmak üzere, satış noktasından elektronik fon transfer hizmetleri, ATM'ler, telefon bankacılığı, ev / ofis bankacılığı, wap bankacılığı ve giderek önemini artıran internet bankacılığından oluşan hizmetlerdir. Bu hizmetlerin bireyler tarafından etkin bir şekilde kullanılabilmesi, hem bireye hem de bankacılık sektörüne büyük yarar sağlayacaktır. Bankaların kendilerini tanıtmaya ve müşterilerini tanımaya yönelik çalışmalar halkla ilişkiler kapsamında yapılan çalışmalardır. Bankaların rekabet gücünü artırmaları, daha fazla tanınabilmeleri ve ürünlerini pazarlayabilmeleri için bireysel bankacılık eğitimine ve halkla ilişkilere önem vermesi gereklidir. Bireysel bankacılık hizmetleri eğitiminin, bu hizmetlerin kullanımına etkisini tespit etmek için anket çalışması yapılmıştır. Bu çalışma ile banka müşterisinin ve banka çalışanının bireysel bankacılık alanındaki eğitim düzeyleri öğrenilmeye çalışılmıştır. Araştırma, bireysel bankacılık hizmetleri alanında müşterilerin eğitilmesinin, bu hizmetlerin kullanım oranlarını yükselteceğini göstermiştir. Sonuç olarak; bankalar, bireylerin istek, öneri ve eleştrileri doğrultusunda hizmetler geliştirmek, bu hizmetlerden nasıl yararlanılacağı konusunda insanları bilgilendirmek ve bu hizmetlerin yaygın bir şekilde kullanılmasını sağlamak için çalışmalar yapmalıdırlar. Bu sayede bankalar, rekabet ortamından payını alabilecek ve karlılığını artırabilecektir.